Giriş

АДЫГЭБЗЭР ЗРАТХ ЗРАДЖ ХЬЭРФХЭРb>p> ADIGE DİLİNİ OKUMAK YAZMAK İÇİN KULLANILAN HARFLERfont>p>   1- МАКЪ ЗЕШЭХЭР - SESLİ HARFLERb>p> А а  ---  аb>td>   Е е  ---- е b>td>   И и  --- ib>td>    У у --- ub>td>   Ы ы  ---- ıb>td>   О о  --- ob>td>   Э э --- (a-e) b>td> tr> tbody> table> Bu sesli harflerden а - е - и - у sözcük veya hece başında veya tek başlarına okunurken а -- ğa    е -- ye      и -- yı      у -- w   şeklinde okunurlar.font>p> 2- МАКЪ ДЭКlУАШЭХЭР - SESSİZ HARFLER b> Sessiz harfler okunurken söylenirken bu dilde anlamsız bir ses olan - ы - sesi getirilerek okunurlar. Yani bı cı çı dı gibi. Гуэгъу зиlэ хьэрфхэр - Aynı çıkışı olan harflerfont>  font>p> Макъ жьгъыжьгъхэр Gür sessizlerb>td> Макъ дэгухэр Basık sessizlerb>td> Макъ пlытlахэp Ezik sessizlerb>td> tr> Б б b>td> - bıtd> П п b>td> - pıtd> Пl пl b>td> - p'ı td> tr> Д дb>td> - dıtd> Т тb>td> - tıtd> Тl тl b>td> - t'ıtd> tr> Г г b>td> - gıtd> К кb>td> - kıtd> Кl кl b>td> - k'ıtd> tr> Л л b>td> - lıtd> Лъ лъb>td> - l'hıtd> Лl лl b>td> - l'ıtd> tr> Жь жь b>td> - j'ıtd> Щ щ b>td> - ş'ıtd> Щl щl b>td> - ş'ıtd> tr> В в b>td> - vıtd> Ф ф b>td> - fıtd> Фl фlb>td> -  f'ıtd> tr> Гу гу b>td> - guıtd> Ку куb>td>  - kuıtd> Кlу кlу b>td> - k'uıtd> tr> Дз дз b>td> - dzıtd> Ц ц b>td> - tsıtd> Цl цl b>td> - ts'ıtd> tr> Дж джb>td> - cıtd> Ч ч b>td> - çıtd> Чl чl b>td> - ç!ıtd> tr> З з b>td> - zıtd> С сb>td> - sıtd> Сl сl b>td> - s'ıtd> tr> Х х b>td> - 'hıtd> Ху хуb>td> - 'huı td>     tr> Хъ хъ b>td> - k'hı td> Хъу хъуb>td> - k'huıtd>     tr> Ж ж b>td> - jı td> Ш ш b>td> - şıtd>     tr> Гъ гъ b>td> - ğı td> Гъу гъу b>td> - ğuıtd>     tr> Къ къ b>td> - qıtd> Къу къу b>td> - quıtd>     tr> Кхъ кхъ  b>td> - k'ıtd> Кхъу кхъу b>td> - k'uıtd>     tr> tbody> table> Гуэгъу зимыlэ хьэрфхэр   Tek çıkışlı harflerb>p> М м -- mıb>td>   Н н -- nıb>td>   Р р -- rıb>td>   Хь хь -- khıb>td> tr> tbody> table>    Макъ зешэрэ макъ дэк!уашэрэ къэзгъэлъагъуэ хьэрфхэр. Sesli ve sessiz harf birlikte gösteren harfler. b> Я я -- иа -- seslerinin bileşimi ya diye okunur. Ю ю -- иу --sesi bileşimi yu diye okunur.font>p> Макъ къэзымгъэлъагъуэ хьэрфхэр - Ses göstermeyen harfler l b>-- Başına geldiği sesli harfleri kesik kısa okutur, sonuna geldiği sessiz harfi ezik okutur. Ezdiği sessizler yukarıda gösterilmiştir. Kesik kısa okuttuğu harfler de lэ -- Kısa (a,e) lу -- kısa lа -- kesik a lы -- kesik ı lе -- kısa e ь -- зыгъэщабэ -- Yumuşatan ъ -- зыгъэбыдэ -- Sertleştiren Bu üç işaret harfler arasında dolaşır fakat tek başlarına bir ses ifade etmezler. Bu dilde olmayan Arapça'daki terimlerde kullanılan aynı harfi de Гl гl -- işareti ile gösterilir. Bir Kısım Temel Yaklaşımlar b> Harfler, okuma yazma, dil öğretimi birlikte yürütülmek durumunda olduğundan verilen harflerle ilgili sözcük örnekleri sunulmaya çalışılacaktır. Dilin ses dili olması nedeniyle seslerin doğru telaffuzları çok önemlidir. Seslerdeki telaffuz farklılıkları sözcüğün cümlenin anlamını tamamen değiştirir. Bu nedenle telaffuzlara dikkat edilmesi gerekir. Biz her ne kadar Latin karşılıklar yazdıysak da sesler öğreticilerden alınmalıdır. Sözcük veya cümle ezberleme yerine seslerin sözcükteki işlevlerinden hareket edilirse daha başarılı olunacağı kanaatindeyim. Bir sesin türevi olan binlerce sözcüğü ezberlemek yerine seslerin işleyişine dikkat edilirse daha kolay ve konuşabilmek mümkün hale gelir. Bu dilde fiiller iki yapılıdır . Birincil olarak Eylemi gerçekleştirmek için yapılan hareketin bir adı vardır. Fiilin ismi olduğundan bu fiil de aynı isim sıfat zamir gibi çekimlenir. Bu fiilin isminin ve gerçekleşen eylemin çekimlenmeleri de farklı bir yapı arzeder. Fiilin ismi ve sonuç eylemi aynı yazılım olabileceği gibi farklı yazılımla ifade ediliyor da olabileceği gibi bazı fiil isimlerinin sonuç eylemi de sadece davranışa yansıdığı için eylemin göstergesi dilde ifade bulmayabilir. Örneğin bayılmak bir eylemin adıdır fakat eylem sonucu sadece davranışa yansıdığı için eylem sonuç çekimlenmesi oluşmaz. Oturma eylemi ve oturuyor olmak ayrı yapılarla işletilir. Yeme eylemi ve yiyor olmak ayrı yapılar gerektirir. Kısaca fiilin adı ve eylemi arasındaki fark görülmelidir. Bir eylem gerçekleştirmede fiilin isminin çekimlenmesinde şahısların р halinde olmaları nedeniyle сэ уэ ар дэ фэ ахэр şeklinde oluştuğunu, bir eylemin çekimlenmesinde bir şey yapmak olunca konu bahsimiz o yani ар olacağından şahıslar da сэ уэ абы дэ фэ абыхэм şeklinde ve şahıslar м haline girdiği açıktır. Bu önemli farklılığı umarım herkes biraz gayretle anlayacaktır. font>p>  p>+''+nan+''+Kaffed

Önsöz

Adığe Dilini Öğrenmekp> Adıge dilini öğrenip konuşabilmenin ilk şartı sesleri iyi tanımak, iyi telaffuz etmek ve onları yazabilmek olarak ifade edilebilir. Adıge dilinin bir ses dili olması itibariyle  en ufak bir ses değişikliği sözcüğün cümlenin anlamını değiştirir. Bu durum önümüzdeki en büyük handikaptır. Sözcüğün cümlenin anlamı değiştiğinde çok komik gülünç durumlar oluşur. Bu durum dinleyicilerin kahkahalarının kendi istemleri dışında dışa vurumlar ile sonuçlanır. Böyle bir duruma düşmemek için konuşmacı başka dilde konuşmayı tercih eder. Hayatın en ufak detaylarını dahi ifade yeteneği olan dil böylece kenara itilmiş ve kolay şifre dillerine yerini bırakmış olur. Anlamsız kök kelimelerden oluşan robot diller revaç bulur. Şifreler ezberlendiğinde artık sorun bitmiştir. Şifreler insanı yönlendirmez insan şifreleri yönlendirir. Ona istediği emirleri verir ve o emirlere uygun davranış bekler. Adıge dilinde ise olay tam tersi istikamettedir. Dil hayatın kendisidir.  Ona uygun davranış göstermesi için insanı yönlendirir. O başlı başına hayatı öğretendir. Gösterilecek tüm davranışlar ses ve kelimeler yoluyla insan beynine nakşedilir. Her olay ve durum karşısında tutunulacak, tutum izlenecek yol ses ve sözcüklerden çıkar. İnsan olmak, çevrenin farkında olup onları tanımak, hayatla barışık olmak onun doğasından gelir. Güven, temizlik, dürüstlük, zarafet gibi erdemler dilin yaptırımı olarak ortaya çıkar. Bu dil insanı, insanlığın kabul ettiği ortak değerlere saygıya ve onlara yönelmeğe çağırır. Evrensel değerler onun esin kaynağıdır.  Хэ nin aldığı karar onun бзэ sidir.  İşte XABZE  odur. Kök kelime dillerin etkisi altında öğrenilen Adıge dili de etkisini yitirir. Dili bildiği halde mesajları alamaz, günün şartları ve yaşadığı toplum kurallarına  uyum sağlar. Sıkıntı da buradan doğar. Dil bildiği halde saygısızdır, başkasının hukukunu çiğner, verdiği sözün arkasında durmaz. Korku ve ar gereği ortadan kalkar. Zamanın şartları da onu makul gösterince de dilin hiçbir şeyin  çözümü olmadığı düşüncesini ortaya atar. Kısır döngü dili her gün biraz daha paslanmaya doğru iter. Hâlbuki bu dilin ortaya koyduğu  UNAFE  sistemi insanlığın uğruna  kan akıttığı savaşlar verdiği katılımcı insani değerler  oluşturma biçiminden başka birşey değildi. İnsanlar  eğer UNAFE yapmayı öğrenirlerse bir gün  medeni olmayı, medeni insan olarak yaşamayı da öğreneceklerdir. Evrensel insani değerlerde buluşma noktası doğal sesler ve bu doğal seslerin oluşturduğu sınırsız kombinezonlar dili  ve  o dilin düşünme sisteminde yer alması ile oluşacaktır. Geleceğin  duygu, düşünce ve paylaşım dilinde buluşmak için geç kalınmamasını önerirken mübalağa ettiğimi düşünmüyorum. Bu dil ses anlam, eğlem işlev ilgisi oluşturan ses dilidir. Öğrenim biçimi de ona göredir. Kök kelime dilleri sistemi ile öğrenimi zordur. Sesler birer sözcük olduğundan çok sesli sözcüklerin anlatımları da içerisindedir. Genel kabuller noktasında seslerin anlamları özümsenirse dil kolaylıkla öğrenilebilir. İlhan Aydemirp>+''+nan+''+Kaffed

Anadil Konulu Özlü Sözler

Dil, halkın yaşam felsefesini ve ideolojisini içeren, insanlık tarihinin farklı çağlarını ve farklı özelliklerini saklayan bir örtü gibidir. / Dirmit Gulyap> li> Eğer yaşamımızı çocuklarımızda ve genç kuşaklarda sürdürebilirsek ölüm bizim için bir son değildir. Onlar bizdir artık; bedenlerimizse yaşam ağacındaki solgun yapraklardır sadece... / Nietzschep> li> Düşünceyi yaratan ve ileri götüren dildir. Ancak dilini oluşturan, yükselten bir toplum gerçek bir düşünce etkinliği gösterebilir. / W.V.Humboldtp> li> Dilim benim ses bayrağım. / Adıge Atasözüp> li> Kullanıldıkça eskimeyen tek şey dildir./ Adıge Atasözüp> li> “Bu dünyada hayatta kalabilmek için beyaz adamın dilini öğrenmeliyiz, ama sonsuza kadar yaşamak için kendi dilimizi bilmemiz gerek.” / Darry Babe Wilson (Amerikan yerlisi)p> li> “Dün gece bir rüya gördüm. Size anlatamam. Çünkü Ubıhçaydı…” / Tevfik Esençp> li> “… Yüreğim fazla dayanmaz biliyorum. İçime atsam olmuyor, dilime vuruyor. Anadilimle anlatmak istiyorum, unutmayı ve unutulmayı…” / Tevfik Esençp> li> Bir dil az sayıda insan tarafından konuşulduğu için değil, bilenler o dili konuşmadığı için yok olur. / Bask deyişip> li> Dilsiz Ulus Ölüdür/ Adıge Atasözüp> li> Dili olmayanın milleti yoktur. / Adıge Atasözüp> li> Anadilini kaybeden köksüz ağaca benzer. / Abhaz Atasözüp> li> “Kainatın hakimine Anadilime olan sevgimi paylaşacağım nesil vermesi için dua ediyorum.” / Neğume Şorap> li> “Dil yiterse yokoluruz, kanı olan sakınsın.” / Adıge şairi Beşştoque X’ebasp> li> ul>  +''+nan+''+Kaffed

14 Mart Adıge Dili ve Edebiyatı Günü

İlk Adıgece alfabenin yayımlandığı günü biliyor musunuz? 14 Mart 1853.  14 Mart, Bersey Wumar tarafından Tiflis’te ilk Adıge Alfabesi’nin yayımlanışının yıldönümü, Adıgecenin (tekrar) yazılı hale geldiği bir dönüm noktası... Günümüzde Ubıhca gibi yokolma tehlikesiyle karşı karşıya olan Adıgece, Adıge halkının binlerce yıllık deneyim ve kültürünün ürünü. Tüm insanlığın önemli bir varlığı olan Adıgecenin korunması ve geliştirilmesi için 14 Mart, 10 Nisan 2000 tarihinden beri Adıge Cumhuriyeti’nde Adıge Dili ve Edebiyatı Günü olarak kutlanıyor.p>  +''+nan+''+Kaffed

Halkımızın Bayramı

  Adıge dili Adıge ulusunun köküdür, yaşamıdır, yaşantısıdır, canıdır.p> “Dil yiterse yokoluruz, kanı olan sakınsın” yüreğimize ulaşan bu sözler Adıge şairi Beşştoque X’ebas tarafından cemiyete yapılan bir çağrıdır.p> Tarihe bakıtığımızda Adıge dilinin en eski dillerden birisi olduğunu görürüz, bizim dilimiz kadar ses açısından zengin başka dil yoktur dersek abatrmış olmayız. İşte bu zenginliği korumak ulusun her ferdi için bir görevdir. Bu kadar çok sesi olan bir dili harflerle ifade edebilmek için insan için küçümsenmeyeck bir iştir. Eski kayıtlarda görüldüğüne göre Adıge dili ile yazılmış ilk kitap 14 Mart 1853 yılında Adıge aydını Bırsey Wumar tarafından yayınlandı. O günden bu güne 150 yıldan fazla zaman geçti. Bu gün Adıge dilinde ilk kitabın yayınlandığı 14 Mart tarihini Adıge dili günü olarak kutluyoruz.p> 14 Mart tarihinin Adıgey yazı dili ve edebiyatı günü olarak kutlanması konusunda 2000 yılında Adıgey cumhuriyeti karar aldı.p> 5 yıl sonra Karaçay–Çerkes Devlet Başkanı Mustafa Batdıyev bu kendi cumhuriyetinde de bu günün kabulünü ve kutlanmasını mümkün kılacak kararı imzaladı.p> Anadilin geliştirilmesinin ve yetişen nesile öğretilmesinin önemli bir sorun olarak gören DÇB 2003 yılında Adıge dili gününün Adıgelerin yaşadığı tüm ülkelerde kutlanması yönünde karar aldı.p> Kutlamalar kararlaştırıldığı gibi dünyada Adıgelerin yaşadığı tüm ülkelerde kutlanır hale geldiğinde kendiliğinden uluslararası bir nitelik kazanacaktır.  Rusya Federasyonu içerisinde yer alan cumhuriyetlerimiz içerisinde bu günün hakettiği değeri bulmadığı, gerektiği şekilde kutlanmadığı tek cumhuriyet KBC’dir.p> Beklentimiz gecikmeden bu yönde gereken yasal düzenlemenin yapılması yönündedir.p> Adıge dili günü, Adıge gazetelerinin zaman zaman ortaklaşa yayınladıkları sayılardan birisinin çıkışına denk geldi. Ortak kutlanan dil gününde ortak yayınlanan bir gazete sayısı güzel bir tesadüftü.p> Anadilimiz konusunda Neğume Şora’nın şu sözünden etkilenmemek mümkün değildir “ kainatın hakimine Anadilime olan sevgimi paylaşacağım nesil vermesi için dua ediyorum”p> Ulusun tüm bireyleri ana dilimizi muhafaza edip geliştirmek için yapabileceklerimizin hepsini yapıp yapmadığımızı bir kez daha sorgulamalıdır.p> Şu soruyu bir kez daha kendimiz soralım “Neğume Şora’nın kendisinin devamı olarak hayal edip yakardığı nesil olabildik mi?” DİL YİTERSE Dil yiterse millet biter. Çok zeka gerektirmiyor ki, Bu kadarcık anlayıp, Yaşarsan yeter. Dil tarih ile yoğrulup, Halkın kan, can kattığıdır. Dil korunsun istemeyen Düşmanın yarattığıdır. ... Beşştoque X’ebasfont>p>       Jılase Maritefont> Adıge Psalhe Gazetesip> Çev: Ergun Yıldızp>+''+nan+''+Kaffed

Ne Durumdasın Adığecem

  Adıgecenin sorunları son yıllarda en fazla uğraşılan ulusal problemlerin başında yeralıyor. Bu amaçla yapılanlar da az değil. Adıgecenin devlet dili olması için yasa çıkarıldı. Dili korumak ve geliştirmek, bu amaçla gerekli politik çalışmaları yürütmek üzere bilimadamları, devlet görevlileri, öğretmenlerden oluşan ve Cumhurbaşkanına bağlı olarak görev yapan bir kurul oluşturuldu. 14 Mart Adıge Dili ve Yazısı Günü olarak belirlendi ve her yıl cumhuriyetimiz genelinde kutlanıyor. Eğitim ve öğretim alanında çalışanlar da az işler başarmadılar. Genel şartların çalışmalarımızı desteklemeyip aksine kösteklediği günümüzde dilimizi yine de bir bütün olarak koruyabilmişsek yapılan bu çalışmaların yararsız olduklarını söylemek mümkün olmuyor.   Adıgece için yapılanları azımsayamayız. Buna örnek olarak çalışmakta olduğum enstitünün yaptığı çalışmalardan sözetmek istiyorum. Adıgece üzerine enstitümüzde son birkaç yılda yapılan çalışmalar hiç de az değil. Bilimadamlarımızdan Zekoğu Vucujuk, Meretiko Kasım ve Tharkaho Yunus birlikte “Adıge Dilinin Yapısal Özellikleri” adlı kitabı yayımladılar. Ayrıca Zekoğu Vucujuk “Adıgecenin Gramatiği”, Meretiko Kasım “Coğrafi Yer Adları Sözlüğü”, Tharkaho Yunus “Adıge Dilinin Üslup Kuralları”, Gis Nuh “Adıge Dillerinin Karşılaştırmalı Analizi” adlı kitaplarını yayımladılar. Tutaris Mariyet, Tevu Nuriyet, Tiguj Gossim ve Atajih Sayhat’ın kitapları da yayımlanmak üzere sıra beklemektedir.   Bu kitapların yanısıra en çok önem verdiğimiz bir başka konu ise sözlük çalışmalarıdır. Enstitümüzün Adıge Dili bölüm başkanı Tharkaho Yunus’un uzun yıllar üzerinde çalıştığı ve geçen yıl yayımlanan “Rusca-Adıgece Sözlük”ün sürekli aranıp soruluyor olması ve ikinci cildinin de merakla beklenmesi bu alanda duyulan ihtiyacın bir göstergesidir. Birkaç yıldır enstitümüzün üzerinde çalıştığı açıklamalı Adıgece sözlüğün birinci cildi de bu yıl redaksiyona hazır olacaktır. Orfografik sözlük de daha önce yayımlananlardan daha büyük ve zenginleştirilmiş olarak yayıma hazırlanmaktadır.   Birilerince sanıldığı ve söylenildiği gibi bu sözlüklerle ilgili çalışmalar bir sır ve gizlilik içinde yapılmayıp, yayıma hazır hale geldiğinde tüm ilgili bilimadamlarının görüşlerine başvurulacaktır.   Bunlar çalışmalarımızın bir bölümüdür. Adıgecenin korunması ve geliştirilmesi için yaptığımız bir başka çalışma da sözlü edebiyat ürünlerimiz üzerinedir. Önceden yayımlanmış olsun veya olmasın, enstitümüz arşivinde çok sayıda sözlü edebiyat ürünü derlemeleri mevcuttur. Bunları birkaç kitap halinde yayımlamak için çalışmaları başlatmış bulunuyoruz. Bu eserleri, binlerce yıl içerisinde yaratmış olan ulusumuza bir daha yokolmamak üzere kazandırmak amacındayız. Herşeyin istediğimiz gibi yürümediği, parasal sıkıntıların kitaplarımızın yayımını geciktirdiği doğrudur. Buna rağmen masallarımızın yeraldığı birinci kitabı yayımlamış bulunuyoruz.   Adıgecenin güzellik ve zenginliğini Nart şarkılarından, halk masallarımızdan, öykü ve atasözlerimizden ve diğer sözlü edebiyat ürünlerimizden daha iyi ne gösterebilir? Biz yaşlı kuşakların bu ürünleri büyüklerimizden dinleyebilmek için geçirdiğimiz uykusuz geceleri anımsamamız ve bunu genç kuşaklara anlatmamız gerekir. Bu nedenle de çıkarmakta olduğumuz bu kitapların her ailede, her okulda ve dileyen herkesin elinin altında bulundurabilmesini arzu ediyoruz.   Bu kitapların anlam ve değeri, dilin anlam ve değerinin de üstüne çıkmaktadır. Adıgeliğimizi, insani değerlerimizi kaybediyoruz diye sürekli yakınıyoruz. Tüm Adıgelerin varlığından gurur duydukları gelenek ve görenekleri, aile ve toplum ilişkileri, saygı ve Adıgelik gibi kavramlar en geniş ve ayrıntılı olarak sözlü edebiyat ürünlerimizde mevcuttur ve tüm bunlar Adıge dilinde söylenmiş ve günümüze aktarılmıştır. Bu nedenle dil kaybedildiği anda bu değerler de kaybedilmiş olacaktır. Adıgece ve sözlü edebiyat ürünleri birlikte varolmadıkca ulusal düşüncenin özü, tavır ve davranış şekillerimiz ve dış görünüşümüz de korunamaz. Burada Adıgeceyi bilmeden Adıgeliği, onun gelenek ve göreneklerinin yaşatılabildiğini söyleyenlerimiz çıkabilir. Adıge kökenli veya başka uluslardan olup bu durumda olanlar da az değildir. Aynı şekilde Adıgeceyi iyi bildiği halde Adıgeliğe, onun gelenek ve göreneklerine önem vermeden yaşayanlar da vardır ve bu durumdakiler de günümüzde az değildir. Ancak bu durumlar istisna teşkil etmekte olup, yukarıdaki saptama temel ulusal sorunlarımızdan birini oluşturmaktadır.   Burada kitabın öneminin de özellikle altını çizmek istiyorum. İnsanlığın asırlar içerisinde yarattığı uygarlık günümüze kitaplar sayesinde ulaşmıştır. Bugün bizim yayımlamakta olduğumuz kitaplar da aynı şekilde asırlar aşarak gelecek kuşaklara ulaşacaktır. Buna rağmen kitap günümüzde çok zor bir durumdadır. Kitaplar bırakınız dar gelirli insanların, orta gelir gurubunun dahi satın alamayacağı bir durumdadır. İş, aile ve çocuklar için gerekli olan kitaplar yüzlerce hatta binlerce ruble tutarındadır. Bu durum yayımcılığa büyük darbe vurmaktadır. Kitabı serbest pazar ekonomisi dediğimiz olayın insafına bırakmak mümkün olmayıp ona devlet desteği daima gereklidir. Günümüzde kitap için yaptığımız masrafı onun satışından elde etmek mümkün değildir. Bu nedenle kitaba gerekli devlet desteği sağlanmadığı takdirde, tüm uluslardan insanlarımızın eğitimi ve yetiştirilmeleri olumsuz etkilenecek ve bundan ülkemiz büyük kayıplara uğrayacaktır.   Amaç şikâyet ve yakınmak olursa değinilecek konu çoktur. Örneğin Adıgece konuşamayan insanlarımız tabiiki dilsiz olmayıp bir başka dilde konuşmaktadırlar. Bu dil bizim için dün olduğu gibi bugün de Rusçadır. Peki Adıgecenin sorunları çoğaldıkça Rusçayı suçlamaya kalkışmak doğru mudur? Bizim başka uluslarla olan iletişimimiz de bu dilden olmaktadır. Bu durumu zaman, tarih ve yaşam koşulları bizim için zorunlu kılmıştır. Ayrıca birkaç dil bilmek çağımız insanı için aranan önemli bir özelliktir. Çocuklarını Adıgece okutmak istemeyen anne ve babalara da rastlamıyor muyuz? Onlar “Kuban’ı veya Labe’yi geçtiğinde Adıgece kime lazımdır” demiyorlar mı? Onların içinden “Ben çocuğumu istediğim dilde okutma hakkını anayasadan alıyorum” diyenlerin de çıkması mümkündür.   Bu durumda Adıgecenin sorunları çözümsüz müdür ve dilimizin durumu gerçekten kötü müdür? Cevap tabiki “Hayır!” Dilimizi açık, güzel ve akıcı bir şekilde konuşabilen insanlarımız, gençlerimiz de dahil olmak üzere az değildir. Bu durum sadece köyler için değil şehirlerde yaşayanlar için de geçerlidir. Adıgece yayımlanan kitap, dergi ve gazetemiz, Adıge dilinde çalışan radyo, televizyon ve tiyatromuz mevcuttur. Eğitim ve öğretim alanında çalışanlar da tüm güçlüklere rağmen geri adım atmıyorlar. Yakınıp, elimiz kolumuz bağlı oturmak asla doğru değildir. Sorunların çözümünden sorumlu devlet organ ve görevlileri de mevcut olmakla birlikte en büyük sorumluluk Adıge Xase’lere (STK) düşmektedir, çünkü dilimizin sağlıklı olması ulusal bilincimizle, dil bilincimizle ilgilidir. Her kişiye, her aileye, dilini önemsemeyen her insana ulaşma imkanı Xase’lerdedir. Gerektiğinde bu durumları bir ulusal sorun haline getirip gerekli çalışmaları yapabilecek olanlar yine onlardır.   Burada en çok göz önünde tutulması gereken kurum ailedir. Ulusal bilinç ve dil bilinci ailede başlamazsa, temel ailede atılmazsa, kreş ve okullarda güçlendirilmezse, anne ve babalar, nene ve dedeler bu olaya katkı sağlamazlarsa başka güvenecek ne kalacaktır? Bu alanda köy Xase ve yönetimlerinin, ailelerin güçlerini iyi anlamak için İsrail’de mevcut iki Adıge köyü Kfar-kama ve Reyhaniye’nin tecrübelerine bakmak yeterlidir. Bu ülkeden Hatikoy Recep ve Acumiz Şumaf’ın 2 Şubat tarihli Adıge Makh gazetesinde yayımlanan mektuplarında: “İsrail’de iki köyde yaşamakta olan 3500 Adıgeden anadilini bilmeyen ve konuşamayan bir tek kişi yoktur” denmektedir.   Bu iki köyün bu alandaki başarılarından çıkarılacak çok ders vardır.     Mamiy Ruslanspan> Yazar, Filoloji Bilimleri Doktoruspan>p> Çeras Tembot,span>p> Sosyal Bilimler Araştırma Enstitüsü Direktor Yardımcısıspan>p> Çev: İbrahim Çetaop>+''+nan+''+Kaffed

Atasözleri / Bölüm 3

  АДЫГЭ ПСАЛЪЭЖХЭР Ещанэ Пычыгъуэ Бланэ щалъху йокlуэлlэж. Дауэ делэгу щыlэщи, зауэ делэгу щыlэкъым. Ди унэжь пхъэжь мафlэ. (Уи дей хуэдэ щыlэкъым, жыхуиlэщ.) Дыгъужьыр бгъашхэ пэтми, мэзымкlэ маплъэ. Дыlуохьэри даукl, дыlуокlри дауб.(Зауэм щыlухьэкlэ, къэрабгъэщ жаlэу зрамыгъэубын щхьэкlэ, зыкърагъэукlыу зэрыщытам псэлъэжьыр къыхэкlащ.) Джатэ и щlагъ нанэ щыlэкъым. Дзэм иуфэкъа лъахэрэ мацlэр зыпхыкlа хадэрэ. Дзэм хамэ хэткъым. Дзыгъуэ пэтрэ и гъуэ щылlыхъужьщ. Ем щыгъуэ бжьэдыгъур зэшщ. (Бжьэдыгъу – адыгэм ящыщ зы лъэпкъщ.) Зауэ джэгурэ дауэ джэгурэ щыlэкъым. Зауэм и кlэр хьэдагъэщ. Зауэфlрэ дауэфlрэ щыlэкъым. Истамбылыжьым имыкlыр щlолlэ, икlар йолlыхь. (Уэкъуоу и псалъэу жаlэ. Уэкъуоу – джэгуакlуэшхуэу, акъылыфlэу щытащ.И пщым истамбылакlуэхэм яхэту здришати тыркухэм я зэхэтыкlэр игу иримыхьу яхуэусэри къэкlуэсэжащ. Лlэжыхукlи и хэкум щыпсэужащ.) Къигъэ нэхърэ игъыкl. Лlыгъэ щlапlэ лlы икlуадэркъым.(Кlуэдами, лlыгъэ лlэужь къегъанэ, и цlэ къонэ, жыхуиlэщ.) Мафlэм сахуэ ещlри дзэм шхахуэ ищlыркъым. Мысостхэ ямейр ягъэфl, я фlыр яшхыж. (Мысостхэ – къэбэрдеипщхэм ящыщ зы лъэпкъыу щытащ.) Нэlиб нэмэз, егъэзыгъэ тхьэрыlуэ. (Залымыгъэкlэ нэмэз ирагъэщlырти, псэлъэжьыр абы къытекlащ.) Парипых уихуэ.(Парипыхыр щlыпэцlэщ.Балкъ lуфэрэ Псыхъурей къуажэ щlыбымрэ я зэхуакурщ. Къэрэкъэщкъэтау зауэм щыгъуэ къэбэрдейм къытеуауэ щыта тургъутхэр Парипых деж къэбэрдейхэм хьэлэч зэрыщащlыгъам псэлъэжьыр къытекlащ.) Сотей зэхуэдипlалъэщ. Тамтаракъей ухъу. Тамтаракъей и махуэр къыпхукlуэ.(Адыгэхэм Тамтаракъей (Тмутаракань) Пщыгъуэр зэрызэхакъутэгъам псэлъэжьыр къытекlащ.(Еплъ Нэгумэ Ш.Б.«Адыгэ народым и тхыдэ», н. 120.) Туб хьэсэ гуэшым уахэмытамэ, уабазэхэкъым. Уэфlым и ужьыр уэлбанэщ. Уи нэ къеlэм и псэ еlэж. Укъыщалъхуари зы махуэщ, ущылlэжьынури зы махуэщ. Урысрэ Бахъсэнрэ зымыбгынэр хэкум жылагъуэу къинэжьынщ. Хамэ хэку сыщытхъэ нэхърэ си хэкужь сыщылlэ. Хамэ ущие тхьэмахуэщ, хабзэ хьэху махуищщ. Хамэр гъэшэраши унэр гъэшэрыуэ. Хамэхьэр къохьэри унэхьэр иреху. Хэкужьыхьэ лъэщщ. Хьэндыркъуакъуэрэ пэт « сызыхэс псыр куууащэрэт » жеlэ. Шэм зэхэгъэж ищlыркъым.p>+''+nan+''+Kaffed)

Atasözleri / Bölüm 2

  АДЫГЭ ПСАЛЪЭЖХЭР Етlуанэ Пычыгъуэ Атэкъынэр зи вэкъэпс, къэсыр зытеухь. (Атэкъынэ – гуэншэрыкъ лъэпс) Бацэжь и щlагъ лlыхъужь къыщlокl. Бацэр ибэщ, бзур и бынщ. (Тхьэмыщкlэм, бын и куэдщ, жыхуиlэщ.) Бацэхэплъ нэплъэжыгъуэ егъуэт. Бгъэр бгъэкlэ ягъасэ, блымыр блымкlэ къагъуэт. Бей жей езэгъыркъым. Бейм и хьэ удз ехъу. Бейм я гугъу ящlурэ тхьэмыщкlэм я уэздыгъэ мэс.• Бжэн щlакъуэ тегушхуэгъуафlэщ. Бжыхьэпэ уэфlрэ пщы lупэфlэгъурэ. (Туми дзыхь яхуэпщl хъунукъым,жыхуиlэщ.) Бзу кхъуей фlэкlа ямыlэ щыlэкъым. Бзум худрапхъей и унэ щlэлъкъым. Вырэ цlэрэ зэпокъу. Гуащэрэ пэт, къаз деху. Данэр лъапэкlэ зэрехуэ. (Зэщыхуэпыкlауэ къэзыкlухь цlыхубзым хужаlэу щытащ.) Делэр бейм я гуэшэгъущ. (Бейм здигъэгуэшэну щогугъу, жыхуиlэщ.) Дунейр ижэнэтщ. (Тхъэуэ мэпсэу, жыхуиlэщ.) Дунейр и хьэдрыхэщ. Дымыгъуэкъым, дыгущэкъым, ди унэ щхьэ кlапэ дагъэкlэ дымыирэ? (Щыкlам ауаныщlу хужаlэ.) Джатэрыпщ нэхърэ пщы lущабэ. Жылэм я мыгъуэ я гъуощ. Жьы къыщlэпщэркъым, псы къыщlэуэркъым. Жьыр и гупэу мэпсэу. (Гугъехьым пэщlэту мэпсэу, жыхуиlэщ.) Зэрабзыр иlэ щхьэкlэ къырабзэ иlэкъым. Зэрыгъэпщыркъым, зэрыгъатхъэркъым. (Лыфlыгъэ зэпэзыубыдаитым хужаlэ). Зэхуэдитl зэдзейщ. Зеиншэ шэгъуафlэщ. Зи вакъэ зэврэ зи гъавэ мащlэрэ. Зи деур мащlэм и духьэр кlэщщ. Зи lэгу нэщlым и нэгу щlыlэщ. Зимыlэм бдзы кlыхьри бдзы кlэщlри хуохъу. Зимыlэххэ къызэщэри зил къыщэщ къызэтэщ. Зипщ пэмылъэщ и фыз и табыщэгъущ. (И фызым ионыкъуэкъу, иозауэ, жыхуиlэщ.) Зы выр шхэмэ, зы выр мэгурым. Зы лlыр джэдыгуибгъурэ либгъур джэдыгуншэу. Зы хьэнэф зы хьэнэф и пщыжщ. Зылъэмыкl lэфракlэ и lыхьэщ. Зым и мыгъуэ, зым и махуэщ. Зыхуащlэ нэхърэ зыщlэф. Зыхуэхъур быхъуу мэтыс. И дунейр дэгъэзеигъуэу ехь. (Гугъу ехьу мэпсэу, жыхуиэщ.) И дзыгъуэ лъынэ къокl. (Хуэщlауэ, тхъэуэ мэпсэу, жыхуиlэщ.) И кlэтий и вакъэпсу мэпсэу. И мэлыхъуэ баш пкlэм дридзеижащ. (И мылъкур lэщlэкlуэдэжащ, жыхуиlэщ.) И хьэри и кхъуэри зэрошх. (Гукъеуэншэу, тхъэуэ мэпсэу, жыхуиlэщ.) И щэ и ныбэ ихуэжыркъым. И щэ къовэ.(Къулейм хужаlэ.) Ибэ бэшэкlщ. Изрэ ныкъуэрэ зэрыщlэркъым. Къаным и нэ уезыгъэбор былымщ. Къызыхих ныкъуэ хъуркъым. Къыптекlуэ лъэшщ. Къратыр и lусщ, есыхьыр и мафlэщl. (Зыри зылъэмыкl хьэрычэтыншэм хужаlэ.) Къуалэр лы щигъуэтым щохъуарзэ, уэркъыжьыр блым щигъуэтым щопсых. Кlэкъинэ lэфlщ. Лэгъупыр нэкlэ къегъавэ. (Нэсауэ къулейуэ мэпсэу, жыхуиlэщ.) Лъэкlамэ, зыкъригъэлъхунтэкъым. (Щхьэхынэ lейм хужаlэ.) Лъхукъуэлl нысэ зыгъэ-зыщlщ, дыжь джэдыгур зы щlымахуэщ. Молэ мин зы мащэ, факъырэ щий зы lэнэ. Молэм «жытlэр фщlэи, тщlэр фымыщlэ» жыхуаlэм хуэдэщ. (Мыхъумыщlэ зымыдапхъэм езым щищlэм деж ауаныщlу хужаlэ.) Мыгъуэм и кlапсэр бейм егъэлажьэ. Мыгъуэр мыгъуэщlкъым, ищlыр тэджыжкъым. Мыунэ-мыунэхъу, жэщ хъумэ пхъэдыгъу. «Нанэ и лlыу, дадэ и lунэ» жиlэурэ зэригъэуlуащ. (Гугъу дехьурэ ерагъыу зэригъэпэщащ, жыхуиlэщ.) Насып зимыlэм и дзэр хъудырым lуещыкl. Насып зиlэм шыlэ иlэщ. Насыпыншэм магъшэм тесми хьэ къодзакъэ. Насыпыр щагуэшым дурэшым дэсащ. Нэгъуеипщ нэхъей, и закъуэ мэшхэж. Ныбэщlэубзэ lуэхутхьэбзащlэщ. Пшагъуэр, дыгъужьыр, уэркъыжьыр, ялыхь, сумыгъэлъагъу – жиlащ. Пщы зыфlэпщым пщылl къыпфlещ. Пщы зи щпэлъагъум тхьэ щохъу. Пщым и шхын шындырхъом къекlэцl. (дэнэ кърахми къыхуэмыгъуэту хъунукъым, жыхуиlэщ.) Пщым и щlыб джатэ щагъэдалъэ. Тхьэмыщкlагъэм сынокlуэ жиlэркъым. Тхьэмыщкlэ динщlэкъущ. Тхьэмыщкlэм и псалъэ тlэу жыlэщ. Тхьэмыщкlэм и фэр lувщ. (Гугъехь куэд и фэм докl, ешэч, жыхуиlэщ.) Тхьэмыщкlэм тхьэр хуэлъэщ. Тхьэмыщкlит зэгъусэмэ, бей хуэдэу мэпсэу. Тхьэр тебгащ, бгыр теуащ. Уаерэ пщаерэ куэд якlуркъым. Уэрэдус пщыпсэlухщ. Уэркъ хабзэр дэгъэзеигъуэкlыхьщ. Уэркъым и жьэ и щопщщ, ипщ хуэдэр и джатэщ. Уэсэпс тхьэгъум зегъэшри, гъэш зимыlэр тхьэмыщкlэщ. Удафэр фэм йокl. «Уи адэр шхын щхьэкlэ лlащ» жаlэу щрахъуэным, «Игъуэту лlа?» - къажриlащ. Уи lэшхылъэ нэбдзыфlэмэ, унэфl япхъу къыуатынщ. Уипщ хьэхуэгъу-щыхуэгъу умыщl. Улlэу упсэурэ нэхърэ, утхъэу урелlэ. Урыс тхьэмыщкlэ и кхъуэлу зэрегъэзахуэ. Факъырэ пэщмэн.(Тхьэмыщкlэ пагэм хужаlэу щытащ.) Хабзэр сщэ щхьэкlэ, ирабзэр сlэщэлъкъым. Хъанхэ я щlыб джатэ щагъэдалъэ. Хьэзабыр хьэмбытlу ешэч. Цlэ бжьакъуэм фlэсщ. Щхьэ къуийм и лажьэ щхьэ псэум ищэркъым. lэгу нэщl lэщl джафэщ.  +''+nan+''+Kaffed

Atasözleri / Bölüm 1

  АДЫГЭ ПСАЛЪЭЖХЭР Езанэ Пычыгъуэ Абрамывэ вагъэгъэкlуэдщ.   Адакъэрэ пэт джэджьер егъашхэ. Адыгэр уэшщ, урысыр пхъэпсщ. Адыгэшрэ лlы бэшэчрэ. Алыхьыр ещlэ, ящllамэ ешх. (Мылажьэу шхэм ауаныщlу хужаlэ.) Апреым (мэлыжьыхьым) и бгъум гуахъуэр пкlэм драдзеиж. Апрелым (мэлыжьыхьым) и блым мэкъу lэмбатибл хуэгъэтылъ. Аргъынэ кlыхьыр и жагъуэщ. шынакъ кlы гъуанэр и щlасэщ. Аргъуейр пхъэlэщэм щlэщlа вы бжьакъуэм тести «довэ» жиlащ. Армум хиса жыгыр мэгъу. Армур мэз кlуэмэ, арэфым жьитl гуэту къешэ. Бавэ нэхърэ бэв. Баlуэ нэхърэ бащlэ. (Куэд жызыlэ нэхърэ куэд зылэжь, жыхуиlэщ.) Бэр зэщlэхъаемэ, щlыр къагъэхъей. Бжьэ зыдэсым фо дещlэ. Бжьыхьэ бейщ. Бзурэ пэт абгъуэ ещl. Былымыр икlи хъугъуейщ, икlи хъумэгъуейщ. (Хъугъуейщ – къэгъуэтыгъуейщ) Вы зимыlэм шкlэ щlещlэ. Выгъашхэрэ пэт пхъэ къешэ. Выгъашхэри зобзеиж. (Зы lуэху гуэр зымыщlапхъэ щыlэкъым, жыхуиlэщ.) Выжь и мэхуапщlэ выщlэ и уасэщ. Выр жьы хумэ, шкlэм хаутlыпщхьэж. Гуащэтешэрэ пэт унэ епхъэнкl. Гуэн нэщl нэхърэ хадэ нэщl. Гуэн нэщl щыlэщи, хадэ нэщl щыlэкъым. Гуэн щхьэкlэ, нэщlщ, жьыщlа щхьэкlэ, фlейщ. Гур щыкъутэм щащlыж. Гъатхэ дыгъэм кlагъуэскlэ уегъэскlри, бжьыхьэ дыгъэм тхъупс къыптрекlэ. Гъатхэ уафэр гъуанэщ. Гъатхэ унэ гъуанэщ. Гъэ мэкъумэш пэтрэ яух. Гъэм и зы махуэм щlымахуэм уегъашхэ. Гъэмахуэм гупкlэ жьауэри унэщ. Гъэмахуэм къыумылэжьа щlымахуэм бгъуэтыжыркъым. Гъэмахуэм lэжьэ щlыи, щlымахуэм гу щlы. Гъэфlым умыгъуэта гъейм бгъуэтыжыркъым. Гъей нэхърэ пщей. Гъуагъэми гъущэу. (Мэкъумэш къехьэлlэжьыгъуэу уэшх щыхуэмей зэманым жаlэ) Дыгъэр къепс щхьэкlэ, лъыпсыр къыпож. Дыжэф пцlанэ хъуркъым. Дышэр и lэм къыпощ. Дзыгъуэ пэтрэ щlымахуэм хуогъэтlылъэ. Дзыгъуибгъу зэдеlэмэ, кхъуей кlадащхьэ трач. Емызэш мэшыбэ ещlэ. Емыкъум еплъи дэзышым еуэ. Емыса лэгъупэжь хъуркъым. Жэм къэшэхуи вы шэхун хэкlыж. (Ар лъхуэнщи вы хъун къилъхунщ, жыхуиlэщ.) Жэмым ишх и гъэшщ. Жыхафэр щхьэцыпэкlэ епхъэнкl. (Зи псэ емыблэжу унагъуэм lуэху щызыщlэ нысэм хужаlэ.) Жэщырыдэ махуэрыдыхьэшх. (lуэхур щимычэзум зылэжьым ауаныщlу хужаlэ.) Жылэр зыгъашхэр шхын щхьэкlэ малlэ. (Зи гугъу ищlыр пщафlэрщ.) Зэдэпщlэ щlэхщи, зэдэшхэ lэфlщ. Зэхэшэ шэбэщ. Зэхьэзэхуэ мэунэри зэижитl мэунэхъу. Зэшыбэ бэхьщ.(Зэкъуэш куэдым куэд къалэжь, жыхуиlэщ.) Зи бэ пщlэм уриlэзэщ. Зы гъэм шкlэщ, етуанэм жэмщ. Зы махуавэр зы махуэшхкъым. Зы тхьэрыкъуэф lэнэ зэдытешхыкlащ. (Губгъуэм зэдитащ, щызэдэлэжьащ, жыхуиlэщ.) Зыбзым пабжьэм хедзэри зыдым къыхехыж. Зыгъалlи къакlуэ жаlакъым. (Щичэзум лажьэ, щичэзуми зыгъэпсэху, жыхуиlэщ.) Зымышхыжын и мэкъумэш щlэкlэщ. Зымыщlэм щlакlэ и lусщ. Зыщl нэхърэ еплъ нэгъ lэзэщ. И гуащlэ хьэпlацlэм яхуехъумэ. (Гугъу зезымыгъэхьым ирегиеу хужаlэ.) И хъер мащlэм, и гумэщl бэщ. (Хъер мащlэ фlэкl къызыпымыкlыу гуащlэ куэд зытекlуадэ lуэхум хужаlэ.) Илъэс lуэху къэщтэжыгъуейщ. Къэкlуэгъуафlэ кlуэжыгъуафlэщ (Гугъуехьыншэу къыпхэхъуар кlуэдыжыгъуафlэщ, жыхуиlэщ.) Къэкlуэгъуэ джадэ нэхърэ кlуэжыгъуэ джадэ. Къэт кlыхь, къэхь мащlэ. Къебыбажьэ нэхърэ къежьэуашхэ. (Къебыбажьэ-къелъэтажьэ. Уэшхыр псынщlэу къежьэу зэуэ щхьэщыкl нэхърэ щlым пкърыхьэу хуэм-хуэмурэ къешхым нэхъыфlщ жыхуиlэщ.) Кlыщ уэщыишэщ. Лэжыгъэмкlэ уашхэщ, щхэнкlэ дыгъужьщ. Лlы и къуэгъурэ вы и гъуррэ. Лlым и нэхъ мыгъуэм  lуэхугъуибгъу зэпеч. Мастэ бейщ. Мастэкlэ  lэшэщ, шатэкlэ бзаджэщ. Махуэ еуэм зегъазэри кхъуей зыхузыр тхьэмыщкlэщ. (Нэхъ  lуэху тыншыр нэхъ гугъуехьу зылъытэм ауаныщlу хужаlэ.) Мэкъуауэгъуэ щlалэ дэгущ. Мэкъуауэгъуэжьым гум жьы дрегъэху. Мыбзэф и лэныстэ мэбзакъуэ. Мыдэф и  lуданэ кlыхьщ. Мыхьэжэф и щхьэлыкъуэкl  къопкl . (Щхьэлыкъуэкl - lэщхьэл мывэр зэрагъэкlэрахъуэ къущ.) Мыщхьэх дахащlэщ. Набдзэ ищl  фlэщlурэ нэр ирищlащ. Нанэ хьэлlамащlэм, дадэ кlэрыщlэнщ. Насыпыр пщэдджыжьым ягъуэщ. (Жьыуэ укъэтеджу уи  lуэху яужь уихьэн хуейщ, жыхуиlэщ,) Нэ илъагъу нэ ещlэж. Нэм фlэбэр  lэбэм еух. Нэр делэщ,  lэр бланэщ. Нэрыlэзэ  lэпэзадэ. Ныкъуэцlалэ-ныкъуэтхьэщ . (Икlэм намыхъэса  lуэхум хужаlэ.) Нысэшхуэ и мастэу егъэбакъуэ. Псэукlэмыщlэ – уэкъулэ щlрейщ. Псэуным лъакъуибгъу щlэтщ. Пхъэlэщ вийм зэдащтэмэ, щlыгулъ къагъазэ. Пщэдеи махуэщ, къэунэхури мазэщ. (Щхьэхынэм и зэман гъэкlуэкlэщ. Ауаныщlу къапсэлъ.) Пыэзэфэхь махуэщ. (lуэху щlэным и гуащlэгъуэщ, жыхуиlэщ.) Пlастэгъажьэ зиужьыжащ. (Зи lуэху щlэкlэм зиужьам хужаlэ.) Сэтэнейр къэщхьэлъэмэ гъунэ иумылъыж. «Си хьэ цlыху хъуащэрэт!» - щlыжаlэ махуэщ. (Лэжьэгъуэм и гуащlэгъуэ махуэм хужаlэ.) Си хьэщlэ нэхърэ си щlэн. (Хьэщlэм сехьэулеилlэ нэхърэ, си lуэху зыгъэзащlэмэ нэхъыфlщ, жыхуиlэщ.) Тэнымрэ дэнымрэ зэхуэдэщ. (Утэми ухэдэми – тум щыгъуэми ущыуэнкlэ хъунущ, жыхуиlэщ.) Уэгъуэм ихьар уэлбанэм къехьыжри, уэлбанэм ихьар уэгъуэм къихьыжыркъым. Уэлбанэ махуэр щlэпытхъщ, фызым я тхъэгъуэр къэбгъавэщ. Уэсэпс хуабэ мэшгъэкlщ. Уэфlрэ уэлбанэрэ я хьэкъ зэтенэркъым. Удэмэ – lуданэ, убзэмэ – бзыхьэхуэ. Удз къыхэш, уэтэр шэж. Уеплъу ущыс нэхърэ уисми еlуб. Уеуэмэ – мэкъущ, уемыуэмэ, къурэщ. Узэгугъур къогугъуж. Улажьэмэ, лыжь пшхынщ, умылажьэмэ, лажьэ бгъуэтынщ. Улажьэу ушхэжын нэхъыфl щыlэкъым. Хамэlэр lэгъэзагъэ щхьэкlэ, гугъэзагъэкъым. Хамэlэ lэгъэпсэху щхьэкlэ, гу гъэпсэхукъым. «Хэт бей?» щыжаlэм, «мастэ бейщ» жаlащ. Хыумылъхьэ къыхэпхыжыркъым. (Щlым тепсэмэ, къытохыж жыхуиlэщ.) Хуэмыху и lуэху блэкlыркъым. Хъуэжэ лыщlэ къищтэри лыщlакlуэ ежьэжащ. Хьэмтетыгъуэ гъаблэ щыlэкъым. Хьэрычэтым берычэт хэлъщ. Шэмыгъапцlэ жэшщ. (гъэмахуэ жэщ кlэщым хужаlэ.) Шылэм и кlэм зеукlыж. Щакlуэр зэузэбзмэ, бэжэбз къехь. Щхьэхынэр теджмэ, псыбафэр куэд мэхъу. Щынащхьэ плъагъумэ гъэмахуэщи, lэтащхьэ плъагъумэ щlымахуэщ. Щlым зы ептмэ, щэ къыуетыж. Щlыр вакъапхъэ-вакъапхъэу зэхэлъщ. Щlыр кlийуэрэ къокlуэ, гъэр гъыуэрэ мэкlуэж. Щlыщэ мэш бэвщ. «Яхуэмышхын сщlынщ», - жиlэри ямышхыфын ищlащ. lэмбатищэ нэхърэ зы гъущагъэ. lэтэр эмбатэ щхьэкlэ мэфыж. (Зы мащlэ нумыгъэсу къанэмэ, пщlа псори мэкlуэдыж, жыхуиlэщ.) lэхъуэгъуэтегъэкl. (Зэмыгугъуу ящlэ lуэхум хужаlэ.) lэщlагъэ зиlэ lэужь иlэщ. lуэху зи lуэху lуэху lуощlэри, шхын зи lуэху щхын lуощlэ. lуэху мыублэ блэ хэсщ. lуэху пщlыр lуэху мэхъу. lуэху щlэкlэ зымыщlэр lуэху щlэным егъалlэ. lуэхум игъэлlа щыlэркъым. lуэхур жыlэгъуафlэ щхьэкlэ, щlэгъуафlэкъым.p>+''+nan+''+Kaffed)

Çerkes Müziğinin Dünü Bugünü

Adıge ülkesinin güzelliğinin sadece yüksek dağlar, bereketli geniş ovalar, gür ormanlar ve akarsulardan kaynaklanmadığını, bu ülkeyi güzelleştirilen, zenginleştirilen önemli bir unsurun burada yaşayan insanlar olduğunu, geçtiğimiz yüzyıllarda ülkemizi ziyaret eden gezginlerin yazdıklarından anlamamız mümkünüdür. Bu mekan ve burada yaşayan insanların güzelliği ile uyumlu büyük bir Çerkes kültürünün bu topraklarda yaşadığını, sözünü ettiğimiz gezginler önemle dile getirmişlerdir. Tabi ki bu gezginler sıradan insanlardeğillerdi. Çoğu yüksek tahsilli ve bilgili insanlardı. Çerkes halkının el sanatlarını, danslarını gördüklerinde, müziğini dinlediklerinde, bu sanatlardaki güzelliği ve estetiği anlayabilecek ve anladıklarını da çok iyi bir şekilde anlatabilecek insanlardı.   Emidio Dortelli D'Askoli 1624-1634 yıllarında, Count Jean Potocki 1797 yılında yurdumuzda (Adıgey) bulunmuş, Taitbout de Margny 1818-1824 yıllarında ülkemizi gezmiş; Frederic Dubois de Montpereux 1833 yılında, James Stanislaus Bell 1837-1839 yıllarında Çerkesler'le birlikte yaşamış gezginlerdir. İsmini saydığımız bu gezginler Avrupa'nın değişik ülkelerinden Adıgey'e gelmiş eğitimli insanlardı. Adıgey'i gezen gezginler sadece bu ismini saydığımız Avrupalı gezginlerden ibaret değildir. Rusya'nın bir çok yüksek tahsilli insanı da Adıge kültürü ile tanışmıştır. Bunlar arasında Rus ordusunda görev yapan yüksek rütbeli bir asker olan General İ. Blaramberg, N. Dubroving, L. Lopatinski ve başkaları da bulunmaktadır. Yukarıda adlarını saydığımız gezginlerin aldığı notlardan da anlaşılacağı gibi Adıgeler büyük bir kültür ev zengin bir folklora sahiptir. Geçmiş uzak yüzyılların birikimini ateşli ve fırtınalı yıllarını  aşıp günümüze ulaşan güzellikleri kendi gözlerimizle de görmüyor muyuz? Bu güzellikleri yaratan sanatçılar gerçekte sanatlarını üzerinde icra ettikleri ürünlerinin sadece işe yarar birer el yapımı araç-gereç olarak kullanılmasından çok; onların görünüşleri itibariyle de estetik birer sanat eseri olmalarını amaçlamışlardır. Değişik müzelerde bulunan farklı çizgi ve motiflere süslenmiş altın ve gümüş silahlar, her eserdeki farklı çizgi ve süslemeleri ile el yapımı eserler bizim bu sözlerimizi kanıtlamaktadır. 19.yy.ın ilk yarısında yaşamış ünlü ve eğitimli bir Adıge olan Han Ceri'nin notları bu düşüncelerimizi pekiştirmektedir.Han Ceri bir yazısında şöyle der; "İran, Türkiye ve diğer Asya ülkelerinde çok güzel el yapımı silahları üstün ve benzersiz şekilde süslenmiştir. "p> 17.yy.da yaşamış M.Peyssonnel de bu konuda şunları söylemiştir;"Adıgeler'in el yapımı kumaşlarını görünce bunların Fransa'da üretildiğini sandım." Bu sözler Adıgeler'in yüzyıllar önce bile dünya görüşleri ve düşünceleri ile Avrupa'nın en ileri halklarından geri kalmadığı, onlarla aynı düzeyde oldukları düşüncesini uyandırır. Yaşayış tarzlarının büyük bir kültürle bezendiğini anlatır.p> Adıgeler'in zengin kültürü müzik kültürlerine de yansımıştır. Müzik, Adıge halkının yoldaşı olmuş, acısını paylaşmış, sevincine ortak olmuştur. Halkın tarihinin  ve tecrübelerinin yüzyıllar boyunca toplumun yaşadığı olayların yeni nesle ulaştırılmasında en önemli araç olarak ortaya çıkmıştır. 1869 yılında Terske Vedomost'da yayımlanan "Adıge Şarkılarının Karakteristiği" adlı makalede bu konuda şöyle yazmaktadır: "Adıge halkının, şarkılarından başka hiç bir kültürel değeri olmasa da halkın yaşantı ve varlığını yalnız bu şarkılardan anlamamız mümkündür" Bu sözlere katılmak imkansızdır. Adıge halkının tarihi ve kültürel varlığı, düşüncesi, idealleri ve dünya görüşü şarkılarına gerektiği şekilde yansımıştır.p> Güzel huylu ve derin bir toplumsal terbiyeye sahip olan bir kızın, ismi unutulmasın ve herkes onu örnek alsın diye adı şarkılara konu edilir., esin kaynağı olurdu."Hatramme Ya Paq" adlı şarkı bu tür şarkılara bir örnektir. Bu şarkı Nethuace köyünde bestelenmiştir. Hatram ailesinin Paq ismindeki güzel huylu kızı için methiyeler içeren şarkı, günümüze kadar ulaşan toplumsal içerikli eski bir şarkıdır. Bu şarkının sözlerinden bir kaç satır alalım: Hatramların güzel kızı Paq --- Tahta takunyayla gezinir--- Misafirhanesi dolu olan Paq--- Altın işlemeli elbise giyinir--- Parmakları iğneye şarkı söyletir--- O İstanbul tüfeği gibi hızlıdır--- Teni kuştüyü yumuşaklığında--- Geyik boyunlu güzel Paq'ın---Olgun kızdır benim güzel Paq'ım. Genç olsun, yaşlı olsun herkes isminin şarkıya konu olmasını en güzel hediye olarak kabul ederdi. Adıge insanı için en onursuz davranış olan korkaklık olgusu ile birlikte şarkılara konu olmak kadar utanç verici bir şey daha olamazdı. Adıgeler, mertlik ve kahramanlığın gerekli olduğu yerde korkaklık göstererek şarkılara konu olmak ve korkaklıkla birlikte anılmak kadar onursuz bir durumun olamayacağını düşünürler.                      Onurlu bir Adıge, kahramanlığın gerektiği zamanlarda korkmadan karalı bir şekilde, olaya sırtını dönmeden, gerektiğinde olayların içinde olmaya her an için hazır olmalıdır. Adıge tarihinde bu tür davranışlara verilecek örnekler çoktur:  1843 yılında Kafkas Savşları sırasında Pşıze ve Labe ırmaklarının birbirine karıştuğı yerde bulunan Hatğujukuaye Köyü yakınlarında Adıge Süvari Birlikleri ile düşman süvarileri karşı karşıya gelirler.  Bu savaş Ferze deresine yakın bir yerde olduğu için savaşın adı da Ferzepe Zavo (Ferze Önü Savaşı) diye anılır. Savaş sona erdiğinde ağıtlar yakılır. Bu ağıtlardan biride Ferzepe Wored'dir. Bu şarkı savaşta kahramanlık gösterenlerin anısına bestelenmiştir. Bu savaş sırasında Çeçanekho Ç'emguye, Hatğujukuaye köyünde değildi. O sıralar İstanbul'da bulunmaktaydı. Amacı İstanbul'da mal mülk edinip oraya yerleşmekti. Döndükten sonra savaşa bulunamayışının kendi elinde olmayan bir takım nedenlerden kaynaklandığını, bu yüzden savaşın ansına bestelenen şarkıda kendi ismine yer verilmemesini üzüntü ile karşıladığını bir toplantıda dile getirdiğinde :"Sen İstanbul'da gününü gün ederken adının şarkıda anılması mümkün mü?" cevabını alır. Bu söz Çeçanekho Ç'emguye'nin oldukça zoruna gider. Kısa süre içinde 30 atlı toplar ve Pşıze ırmağının diğer tarafındaki düşmanla savaşarak onu ortadan kaldırır. Çeçanikho'nun gösterdiği bu kahramanlık daha önce bestelenmiş olan şarkıya şu şekil geçer: Kır atın ne güzel dans ediyor--- Ferzepe Savaşını arzuluyor---Habe önünde kanı su gibi akıtıyor.p> Adıgeler'in dünya görüşleri berrak bir düşünce ile birlikte şarkılarında gerekli olan yeri alır. Özgürlüğü korumanın akla ve cesarete ihtiyaç duyduğunu, bunun esin kaynağının da gerçek hümanizm olduğunu Adıge şarkılarını dinlediğinizde iliklerinize kadar duyumsarsınız. Zaman zaman ülkemizi ziyaret eden müzik bilgisine sahip gezginlerin dikkatlerini ilk önce çeken müzik kültürümüz olmuştur. Böylelikle bestelerinde Adıge müziğine yer vermiş müzisyenler de vardır. Dünyaca ünlü Rus müzisyen ve bestecilerden M. Glinke, M. Balakirev, A. Alyabev gibiler ve daha birçokları Adıge şarkı ve bestelerini biliyor ve eserlerinde kullanıyorlardı. Örneğin; M. Glinke 1823 yılında Kafkasya'ya gelmiş, Adıge müziği ile tanışmıştı. Onun yaptığı "Çerkesler'in Marşı" adlı beste Adıge müziğini, melodisini ve bestelerini çok beğendiğini ispatlar nitelliktedir. Bu kompozitör opera niteliğinde yazdığı en uzun şiiri olan "Ruslan ile Lyudmile" de Adıge müziği ve melodisinden faydalanmıştır. Kompozitör A. Alyabev'in 1832 ile 1839 yıllarında Kafkasya'da bir süre kaldıktan sonra yazdığı bestelerinden ikisi "Kabardey Yi Wored" (Kabardey Şarkısı), "Adıge Wored" (Çerkes Şarkısı) adını taşır. M. Balakirev 1862-1863 ve 1869 yıllarında Kafkasya'yı ziyaret etmiş, Adıgeler'le birlikte yaşamış, şarkılarını dinlemiş ve derlemeler yapmıştı. Bu derlemelerden faydalanarak piyano için büyük bir beste yapmıştı. Avrupa'da da bilinen bu bestenin adını kompozitör Balakirev, İslamey olarak belirlemişti. Adıge ülkesine gelip şarkılarımızı dinleyen, kültürümüzü gören gezginlerin anlattıklarına göre, altın işlemeli silahları, el sanatları ve diğer sanat eserlerini ortaya çıkaran sanatçıların, bestecilerinin ve saz ustacılarının derin anlam ve bunun zengin mirası diğer bir çok halklara ilham kaynağı olmuştur.p> Adıge kültüründen söz ederken müzik kültürümüzün temelini şarkıların oluşturduğunu vurgulamakta yarar vardır. Çünkü şarkılar Adıgeler için sadece bir eğlence ve zaman öldürme aracı değil, derin anlamı olan sanatsal bir uğraş idi. Bebek beşikte iken annesinin ninnisini ile (bu müziğe Adıgeler "Beşik Şarkısı" anlamına gelen "Guşewored" derler), yürümeye başladığında ise, babasının misafirhanesinde (Haçeş) söylenen kahramanlık şarkılarıyla ve eğitim amaçlı diğer şarkı türleriyle hayata hazırlanırdı. Sözler derin felsefi, düşünsel değerler taşır, yurtseverlik, kahramanlık, saygı ve insan sevgisi yeni yetişen gençlere Adıge woredleri ile aşılanırdı. Peki kimdi bu kadar güzel sözler söyleyip onlara bu kadar güzel besteler yapan insanlar? Bu sorunun cevabını vermek o kadar kolay değil elbette.  Basit bir cevap vermek gerekirse onlar iyi birer Kamılepşe, Sıç'epşınewo ve Woredio idiler. Ancak belge eksikliğ nedeniyle bu tür ustalardan ismini sayabileceğimiz kişi bir kaç kişiyi geçmez. Herkes bilirki, Adıgeler özgürlük savaşları yüzünden tarih boyunca eğitim öğretime pek zaman bulamamışlardır.    Bu nedenle tarihimizde meydana gelmiş, pek çok sosyo-kültürel olay belgelere geçmemiştir. Halkımızın geçtiği yüzyıllarda yaşadığı savaşlar yüzünden başına gelen olamadık işler Adıge kültürünün gelişimini olumsuz yönde etkilemiştir. Stavropol'da bulunan lisede öğretmenlik yapan Kusikov 1860 yılında Adıge kültürü ile ilgili yazdığı makalelerde şöyle der: "Dağlılar özgürlüklerini kaybettiklerinde korkarım ki yavaş yavaş ulusal kimliklerini de kaybedeceklerdir.Bu uzun zaman alabilir. Ancak kimlik kaybının farkına vardıklarında geçmiş yüzyıllardaki kültürel yaşantıyı canlandıracak bir çok eserin ortadan yok olduğunu anlayacaklar. Buda ulusun tarihinde boşlukların dolmasına neden olacaktır. "p> Han Ceri'nin ilgi alanlarından biride Adıge Müzik folkloru idi. Bu ilgisini 19. yy’ın 30'lu yıllarında şu şekilde dile getirdi: "Yüreğimi burkan bir şey vardır ki oda; Adıge halkının yaşadığı savaş v felaketle yüzünden birer birer yok olmasıdır; bu yüzden o güzelim şarkılarımızın yavaş yavaş unutulmaya yüz tutmasıdır." Han Ceri'ninde dediği gibi, savaş ve felaketlerin kültürel alanda meydana getirdiği yıkımı tamir etmek olanaksızdır. Adıge kültürünün canlandırılması doğrultusunda yıllarca hiç bir çalışma yapılmamıştır. Kültürel çalışmalar ancak 1922  yıllarında Adıge ülkesinin özerklik statüsüne kavuşmadan sonra yapılmaya başlandı. O zamanlar Adıge kültürünün benzersiz mirasını toplamak ve belgelemek bir görev olarak ele alındı.p> 1925 yılında oluşturulan Etnografik Müzik Araştırma Grubu bu amaçla göreve başladı. Bu, Adıge kültürünün müzik alanındaki mirasını derlemek için atılan ilk adımdı. Sonraları bu tür araştırma grupları çoğalarak çalışmalarını yoğunlaştırdı. Köylerde müzik derlemeleri yapan bu grupların elemanları müzik eğitimi almış kişilerdir. Bu eğitimli müzisyenlerden biride Mihail Gnesin idi. Bu ünlü profesör araştırma grubunda  çalışmalarını tamamladıktan sonra, "Adıge Woredxer" (Çerkes Şarkıları) adlı bir makale yazdı. Aşağıdaki cümleler bu makalelerden alınmıştır: "Çerkesler'in müzik kültürü ilginç bir yapı arz eder. O ulusun sahip olduğu büyük bir müzik kültürünün varlığını kanıtlar." Gnesin, Adıgeler'in müzik sanatına profesyonelce yaklaşmalarının Adıge kültürünü daha  da geliştireceğine inanıyordu.. Nitekim böyle oldu ve her geçen gün müzik kültürümüzde ulaştığı düzey bunun kanıtıdır.p> Herkes bilir ki bugün büyük bir kültüre sahip olmanın kuralı o ülkede sanatçıların iyi bir sanat eğitiminden geçmesine bağlıdır. Bunun farkında olan Adıge Özerk Yönetimi 1953 yılında bir grup genci müzik eğitimi alma gayesiyle Petersburg'daki konservatuvara göndermiştir. Bu genç grup 1959 yılında konservatuvarı bitirdikten sonra yüksek tahsilli bir ses sanatçısı olarak ülkemize dönmüşlerdir. Adıge halkının onlara olan güvenini boşa çıkarmadan kültürümüzün zenginleşmesine katkıda bulunmuşlardır.   td> Rusya'daki başarılı şarkıcılar listesinde adı geçen Samegu Gonağu, Şeo Roze'yi Peneşu Raye'yi ve ismini sayamadığımız diğer ünlü sanatçıları Adıgeler'den hemen hemen bilmeyen yoktur. Bu sanatçıların her biri Adıge kültürü açısından birer ekol olarak tarihe geçmişlerdir. Bu sanatçıların kimi sahneyi seçmiş, kimide kendini gençlerin müzik eğitimine adamıştır. Peneşu Raye ve Ahcego Şeban 1960 yılında açılan Adige Müzik Okulu' nda görev almışlardır. Bu iki sanatçı bir çok gence örnek olarak onların müzik sanatına bağlanmalarını sağlamışlardır. Onlardan etkilenerek müzik hayatına atılan bir çok sanatçı günümüzde bir çok başarılar elde ederek Adıge Müziğinin gelişmesine katkıda bulunmaktadır. Bu genç sanatçılardan en ünlüsü Lhetseriko Kime, Maykop Sanat Okulu'nda öğretim görevlisi olarak çalışmaktadır.   td> tr> tbody> table>   tr> tbody> table>   td> Aynı okulun eski müdürü olan piyano hocası Henehu Adam şimdi Adıge Cumhuriyeti Kültür Bakanlığı görevini yürütmektedir. Besteci ve ses sanatçısı olan Anzereko kardeşlerden Çeslav ve Viyaçeslav gençlere müzik eğitimi vermektedirler. Aynı şekilde Ç'iç His de müzik hocalığı yapmaktadır. Besteci Nehaye Aslan İslamey Dans ve Müzik Grubunun başkanlığını yürütmektedir. Ses sanatçılığı dalındaki yarışmalarda dünya birinciliği kazanan genç sanatçı Şaguç Marine, Saint Petersburg'daki opera tiyatrosunda görev yapmaktadır. Hala orta ve yüksek düzey müzik tahsilli yapan bir çok Adıge genci değişik okullarda eğitimini sürdürmektedir. Bu gençler Adıgey'in yeni kuşak müzisyenliğini temsil etmektedirler. Önümüzdeki yıllarda onların önde gelen görevlerinden biride Adıge müzik kültürünün tarihini araştırmak olacaktır. Çünkü müzik ve folklorumuz bir çok kısımdan oluşan araştırmaya muhtaç bir özellik taşır. td> tr> tbody> table> Bu kısımları şöyle sıralayabiliriz: Nart Woredleri--- Konulu Woredler--- Kahramanlık Woredleri--- İş Woredleri--- Şaka-Alay Woredleri--- Yaralı ve hastaları tedavide kullanılan Woredler--- Ağıtlar-Ğıbze Woredleri--- Dans ve diğer Woredler...p> Adıge kültürünü zenginleştiren farklı konulardaki woredlerin farklılığı sadece melodi ve sözlerden kaynaklanamaz. Aynı zamanda müzik aletlerinin farklılığı açısından da kısımlara ayrılır: Bjemıy, Kamıl, Sırın, Sıç'epşın, Pşınakheb, Pşınet'arku, Epepşı, Pheç'iç', Şot'ırıp', Adıge Pşın, Nakıre. İsmini saydığımız bu müzik aletleri günümüze kadar gelmiştir. Ancak artık kullanılmayan bir çok müzik aletide bulunmaktadır. Bütün bu müzik aletlerinin ayrı ayrı hikayeleri vardır. Bunların bir kaçından kısaca bahsetmek gerekirse: Adıgeler'in çok değer verdiği ve herkesin çok severek dinlediği müzik aletleri Kamılepş, Sıç'epşın ve Pheç'iç'tir. Adıge müzik kültüründe Kamılepş'in herzaman için belirgin b,r yerinin olduğu herkesçe bilinir. Bu çalgı eskiden düğünlerin en gözde çalgısı idi. Bunu kanıtlayan bir çok örnek bulunur. Tevçoj Tzığo, en ünlü şiirlerinden olan "Mefeko Vurıbiy" adlı şiirinde Kamılepş'den şöyle söz eder: Kamılepş'ler yarışır Yırtılırcasına çalınır Ceguak'olar canlanır Vokalistler bağırır Hatıyak'o kızları oyuna çıkar sanırsın ki düğün yeni başlıyor. Tevçoj Tzığo bu şiirinde Kamılepş'in önemini ve bu çalgıyı çalan sanatçının değerini vurgulamış olur. Kamıl böylelikle Adıge müzik aletlerinin başını çeker. Bilim adamlarının söylediklerine göre, Kamıl enstrümantal değer olarak Adıgeler'e toplayıcılık döneminden sonra gelen çobanlık döneminin ileri zamanlarında girmiştir. Onlar, Kamıl'ı icat edip Adıgelere kazandıranın çobanlar olduğunu iddia ederler. O, adını bir bataklık bitkisi olan Kamıl'den (Saz) alıyor olsa da; sonraki yüzyıllarda bu çalgının daha da mükemmelleştirilmesi ve uzun süreli kullanımının mümkün kılınması için odundan ve metalden yapılması, gümüş gibi değerli madenlerle de süslenmeye başlanması gündeme gelmiştir. Adıgeler’in bunca sevdikleri Kamıl, ne yazik ki, uzun zamandır kullanılmamaktadır. Bunun nedeni Adıgeler’in 19. yy.ın ikinci yarısından itibaren Pşıne'yi kullanmaya başlamalarıdır. Günümüzde düğünlerin yegane çalgısı Adıge Pşınesi ise de, Kamıl, Adıge düğünlerinin yüzyıllar boyunca yükünü taşımış ulusal bir çalgıdır. Değişik Adıge enstrümanlarından oluşan orkestrayı kurma çalışmalarına başladığımızda Kamıl, Pşınekeb ve Apepşın'ı orkestraya katmayı ve bu enstrümanları müzik kültürümüze yeniden kazandırmayı ilk görevimiz saydık. Bu görevimizi başarıyla gerçekleştireceğimizi kanıtlayacak bir çok grup ortaya çıkarmış bulunuyoruz. Söz gelimi, Kozet ve Tehutemıkuaye köylerinin folklar gruplarından bugün Kamıl, dans müziğinin icrasında başarıyla kullanılmaktadır. Başarılı Kamıl ustası Şevopç'eko Adam Tehumıkuaye Kültür Evi'nde bu çalgıdan müziğimizde en iyi şekilde faydalanmanın yollarını aramış ve bulmuştur. Ç'irğ Yuri de Kamıl'ı en iyi kullanan müzisyenlerden biridir. Kozet köyü ve Kültür Evi folklar grubu başkanı Pçıhalıko Madine, Kamıl'ı çalmanın en kolay yollarını öğrenmiş ve en ünlü Kamıl ustaları arasına girmiştir. Bütün bu olaylar Adıgelerin Kamıl'ı unutmayacakları konusunda umutlandırmaktadır. Şevepç'eko Adam, Ç'irğ Yuri ve Pçıhalıko Madine ileride yetişecek Kamıl ustalarına örnek olacak en iyi sanatçılardır. Daha öncede dile getirdiğimiz gibi, Şıç'epşıne de Adıgelerin çok değer verdiği bir müzik aletidir. Bu enstrümanında müzik kültürümüzde önemli bir yeri vardır. Halkın bu enstrümana çok büyük değer verdiğini çok kaliteli Şı'çepşınelerin üretilmesinden ve çok değerli Şı'çepşıne ustalarının her zaman yetişmiş olmasından anlıyoruz. Pheç'ıç' Adige müzik aletlerinin en eskisidir. Adıgeler her zaman için Pheç'ıç'e değer vermişlerdir. O, düğünlerin neşesine neşe katar, müzikten duyulan hazzı doruğa çıkaran bir enstrümandır. Ancak Pheç'ıç'ın önemini yalnız bu sözlerle anlatmak yetersiz kalır. Pşınavo'nun (Pşıne Sanatçısı) çaldığı müziğin inceliklerine vurgu yaparken müziğin derli toplu, net hale gelmesini sağlar. Pşıne ile çalınan müzik, özellikle dans müziği Pheç'ıç' olmadığı sürece insana pek haz vermez. Yüzyıllardır halkın bestelediği dans müziklerinde Pheç'ıç'in de sesini duymak mümkündür. Nasıl ki ezginin içinden bir kaç notayı aldığımızda bestenin bütünlüğünü bozmuş oluyorsak Pheç'iç'siz Yislaiy, Zefak'o, Zığelhat ve Vuic'ın bütünlüğünü ve estetiğini bozmuş oluruz. Kheşo woredi (dans müziği) Pşıne ve Pheç'iç' ile birlikte dinlerken kulak zevkimizi okşayan ve ruhumuzu dinlendiren müzik gençlerin kanını kaynatırken, yaşlı birini de gençleştirmektedir. İşte Pheç'iç'in gücü ve yeteneği burada ortaya çıkar. Başka bir deyişle, müzik kültürümüzün özünde şarkı notaları ile birlikte müzik aletlerinin güzel bir uyumu vardır. Adıge müziğinde, folklorumuz içinde bulunan bir çok ögeyi kullanarak, müziğin değişik dallarında eserler veren sanatçılarda yetişmiştir. Meşbaşe İshak'ın "Bzıykho Zawo" (B'zıyko Savaşı) adlı romanından faydalanılarak operaya (piyano için) Nehoye Ruslan tarafından bir çok besteler yapılmıştır. Natho Canhot'ın woredleride insanlar tarafından çok beğenilir. Anzeriko kardeşlerden Çeslav ve Viyaçeslav'ın bestelerine herkes hayran kalıyor. Ç'iç' His ve Bısıç Murat'ın Woredleri ve besteleri de aynı şekilde beğeniyle dinleniyor. Ancak Adıge müzik kültürümüzün zirvesinde bulunan ve en çok ismini anacağımız sanatçı hiç kuşkusuz Thabısım Vumar'dır. Dünyada Adige'yim deyipte bu büyük bestecimizin ismini duymamış ve onun güzel bestelerini dinlememiş hemen hemen kimse yoktur. Bugün dileğimiz klasik eserlerden Adıge Woredijler müzik kültürümüzün geçmişteki aynasıdır. Yüzyıllar önce yaşayan atalarımızın sesidir. Tıpkı bunlar gibi Thabısım Vumar'ın woredleri de günümüz Adıgeler'inin sesi olarak gelecek yüzyıllara seslenecek, insanlar bu müziklerle atalarını tanıyacaklardır. Daha önce sözünü ettiğim besteci, müzik eğitimcisi ve ses sanatçılarımızın yetiştireceği gençler, yarının müzik kültürünü omuzlayıp geliştirecek, gelecek yüzyıllara taşıyacaktır. Adıge Eğitim Enstitüsü Müzik Fakültesi, Maykop Sanat Okulu, çocuklara yönelik müzik okulu olan "20-Y Adıge Cumhuriyeti Okulu'nda" çalışanlar Adıge müziğinin geleceğini aydınlatmanın, sağlamlaştırmanın mücadelesini vermektedir. Bugün yapılan bütün çalışmalar Adıge müzik kültürünün hayatımızdaki önemini daha da arttırıp geliştirerek, müziğimizin dünya kültüründe yer edinip, bir elmas gibi parlamasını sağlayacak çalışmalardır. Tl'ıhkuıç Anzavur Kaynak: Kafkasya Yazıları Çeviren: Adnan CANKILIÇ          p>      +''+nan+''+Kaffed