KBC Üniversite Eğitimi Alacak Öğrencilere Yeni Olanaklar Sağlıyor

Kabardey Balkar Cumhuriyeti'nde Üniversite Eğitimini Yapacak Öğrencilere Yeni Olanaklar Sağlanıyor   Dünya Çerkes Birliği’nden Federasyonumuza gönderilen mektup ile KBC’de Üniversitelerde okuyacak öğrencilere tanınacak yeni olanaklar konusunda bilgi verilerek, diasporadaki  hemşerilerimize de iletmemiz istenmiştir. KBC’de okuyan ve okumak isteyen öğrencilerimizi ilgilendiren bu mektubu sizlerle paylaşmaktan memnuniyet duyuyoruz. Mektup metni şöyledir. Sayın Cihan Candemir Kafkas Dernekleri Federasyonu “KAFFED” Başkanı Ankara, Türkiye   Sayın Başkan, 5 Haziran 2010 tarihinde DÇB’nin destekleriyle, Kabardey-Balkar Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Arsen Kanoko’nun başkanlığında, bu yıl KBC Devlet Üniversitesini ve KBC Devlet Ziraat Akademisini bitirecek hemşeri öğrencilerle bir toplantı yapılmıştır. Toplantıya üniversitelerdeki master ve doktora öğrencileri de katılmıştır. Cumhurbaşkanı, mezun olacak tüm öğrencilere Cumhuriyette kalmaları halinde sürekli ikamet imkanı sağlamayı teklif etmiştir. Aynı zamanda kalıcı olarak yerleşeceklerin konut sahibi olabilmesi için mortgage kredisi temininde yardımcı olunacağını söylemiştir. Sayın Kanokov, alınacak konutun mortgage kredisinin %50’sinin özel bir fondan karşılanacağı sözünü vermiştir. Cumhurbaşkanı, yaşamlarını Moskova veya Adıgey Cumhuriyeti’nde sürdürmek isteyenlere de iş bulma konusunda yardım sözü vermiştir. Toplantı sırasında, üniversitelerini bitirdikten sonra KBC’de kalmak ve yaşamlarını sürdürmek isteyen öğrencilerin isimleri belirlenmiştir. Ayrıca, kalıcı öğrencilerle, Cumhurbaşkanlığı yönetimi ve Ekonomi ve Ticaret Bakanlığı bünyesinde koordinasyonu sağlayacak yapılanma belirlenmiştir. Toplantı gündemin içinde,  KBC Devlet Üniversitesi (KBSU) ve KBC Devlet Ziraat Akademisi (KBSAA) bünyesinde okuyacak yabancı ülke hemşeri öğrencileri kotası sorunu görüşülmüştür. Mevcut sorunlar hakkında bilgi verilen Sayın Kanokov, Rusya Eğitim Bakanlığındaki ilgili kurumlara gerekli mektupları yazarak, KBC üniversitelerine daha fazla yabancı ülkelerde yaşıyan hemşeri öğrenci kotası talep etmek,  sözünü vermiştir. Ayrıca problemin kısa zamanda çözümü için değişik çözüm alternatifleri düşünülmesini istemiştir. Cumhurbaşkanı, yabancı ülkelerde yaşıyan hemşeri öğrenciler için 100 kişilik sürekli bir kontenjan temin etmeyi arzuladığını ifade etmiştir. Sayın Cihan Candemir, bu bilgileri size size memnuniyetle iletiyor ve Türkiye’de yaşayan Çerkes diasporası ile paylaşmanızı diliyoruz. K.M. Azhakhov Dünya Çerkes Birliği Başkanı nanKaffed

Açılım tartışmaları konusunda KAFFED’in bildirisi

Son günlerde hükümetin inisiyatifi ile başlatılan “AÇILIM” çalışmaları Federasyonumuzca dikkatle takip edilmekte ve değerlendirilmektedir. Bu gün itibarıyla gelinen noktayı değerlendirmeyi ve düşüncelerimizi kamuoyu ile paylaşmayı Kafkas Dernekleri Federasyonu olarak önemli tarihi bir görev addediyoruz. Hükümet’in başlatmış olduğu “AÇILIM” çalışmalarının içeriğini tam olarak anlamamış olmakla beraber, seçilen çalışma yönteminden, “AÇILIM” paketinin (adıyla birlikte),  fikir olarak tartışmaya açıldığı anlaşılmaktadır. Paketin içeriğinin ise mevcut siyasi partiler, sivil toplum örgütleri ve toplum önderlerinden gelecek fikirler çerçevesinde zaman içinde doldurulması yönünde bir çalışmanın Sayın İçişleri Bakanı tarafından yürütüldüğü şeklinde bir görünüm mevcuttur. Ancak gerek konunun tartışmaya açılış biçimi, gerekse bu güne kadar yapılan görüşmelerden, hükümetin, yeterli ön çalışmayı yapmadan ve gerekli yol haritasını çıkarmadan, belirli bir tarih öncesinde inisiyatif almak için taktiksel bir çıkış yaptığı endişesini taşımaktayız. Bu gözlemimizi öncelikle belirtmekte yarar görüyoruz. Bu şekilde bir taktiksel yaklaşım kamuoyunu çıkacak sonuca hazırlamak açısından yararlı görülebilir. Ancak gelinen noktadaki tartışmaların içeriği ve üslubunun, “paket ile amaçlanan ülke birlik ve bütünlüğünün güçlendirilmesi” yerine, ayrışma endişelerini ön plana çıkartmış olması, “paket”in geleceği açısından karamsarlık vericidir. Gelinen aşamada yapılması gerekenler bizce şunlardır: 1-  Acilen “AÇILIM” paketinin adı amacına uygun şekilde konulmalıdır. Ülkemizde bu güne kadar uygulanan yanlış politikalar yüzünden acı çekmiş, baskı görmüş, birçok insan vardır. Paket’i bir etnik kimlik ile adlandırmak yanlıştır ve ülke birlik ve bütünlüğüne büyük zarar verecektir. Bizce “AÇILIM” kavramı, Türkiye’nin, ülke geleceğine yönelik olarak “Demokratik Açılım”ı ifade etmeli, adıyla ve içeriğiyle Türkiye’de yaşayan tüm vatandaşları etnik, dinsel veya cinsel kimlikleri ile kapsamalı, Güçlü bir Türkiye’nin geleceğini garantiye alan “TOPLUMSAL BARIŞ” projesi olmalıdır.p> 2-  Ülkemizde yaşayan tüm kesimleri barıştıracak, Devlet ile vatandaşı barıştıracak bir projenin yaşama geçmesi için, sonucun Türkiye Büyük Milleti Meclisi’nden fikir birliği ile çıkması kaçınılmazdır. Çıkacak proje TBMM’de mevcut tüm siyasi partilerce benimsenmiş olmalı ve desteklenmelidir. Bu konuda Başbakan ve Cumhurbaşkanı’na büyük görev düşmektedir. Konu siyasi bir polemik ve siyasi rant malzemesi olmaktan çıkarılmalıdır.  Tüm parti başkanlarıyla görüşmeler bizzat Başbakan tarafından yürütülmeli, Cumhurbaşkanı uzlaştırıcı rolünü üstlenmelidir. İçişleri bakanlığınca yürütülen teknik ve istişari çalışmalar ise tüm etnik, dinsel ve diğer kesimleri kapsamalı, görüşleri alınmalı, sorunları dinlenmelidir.p> 3-  “PAKET” içerik olarak ana hatlarıyla şu konuları kapsamalıdır:p> A-Türkiye’de yaşayan tüm etnik, dinsel, cinsel ve diğer grupların, kimliklerini ifade koruma ve geliştirme özgürlüğünü eşit şekilde sağlamalıdır. Bu özgürlüklerin kullanılabilmesi için tüm engeller kaldırılmalı, devlet desteği sağlanmalıdır. B-Anayasamız ve Evrensel İnsan Hakları içerisinde yer alan bireysel özgürlüklerin kullanılmasını engelleyen tüm engeller kaldırılmalıdır. Bireysel özgürlükler güvence altına alınırken, devletin üniter yapısını güçlendirecek olan, tarih boyunca oluşmuş birlikte yaşama, kaderde ve tasada birlik olma bilincini besleyecek, saygı ve hoşgörü ortamı geliştirilmelidir. Devlete bu konuda düşecek görevler tanımlanmalıdır. C- Ortak, eşit, özgür bireylerin güçlü bir vatandaşlık bilincini oluşturmak, gerçek anlamda demokratik bir yasal çerçeve oluşturmak nihai hedef olmalıdır. Federasyonumuz kurulduğu günden beri yukarıda ifade ettiğimiz düşünceleri savunmaktadır. Bu düşüncelerimiz, Federasyonumuzun “ilkeleri” ile somutlaştırılmıştır. İçişleri Bakanı’nın henüz Federasyonumuz ile ve benzer STK’lar ile henüz görüşmemiş olması büyük eksikliktir. Ancak zaman içerisinde, şayet hükümetimiz projenin hayata geçirilmesinde samimi ise, bu eksikliğin de giderileceğini umuyoruz. Kafkas Dernekleri Federasyonu olarak, ülkemizin birlik ve bütünlüğünü sağlayacak, Türkiye’yi güçlü bir dünya ülkesi haline getirmek için kanayan yaraları iyileştirecek, her çalışmayı önemli görüyor, bu çerçevede “AÇILIM” paketinin başarıya ulaşması için temsil ettiğimiz toplumumuz adına üzerimize düşenleri yapmayı görev addediyoruz. Tüm kamuoyuna saygılarımızla. KAFKAS DERNEKLERİ FEDERASYONU  nanKaffed

Maykop Devlet Teknoloji Üniversitesinde var olan fakülte ve bölümler

MAYKOP TEKNOLOJİ ÜNİVERSİTESİ FAKÜLTELER  td> tr> TEKNOLOJİ li> ul> td> tr> ÇEVREBİLİMLERİli> ul> td> tr> TIP li> ul> td> tr> MÜHENDİSLİK-EKONOMİli> ul> td> tr> FİNANS-EKONOMİ li> ul> td> tr> YENİ SOSYAL TEKNOLOJİLERli> ul> td> tr> YÖNETİMli> ul> td> tr> ZİRAİ TEKNOLOJİLERli> ul> td> tr> ULUSLAR ARASI EĞİTİMli> ul> td> tr> EKONOMİ VE HUKUKİ BİLGİ SİSTEMLERİli> ul> td> tr>   tr> MAYKOP TEKNOLOJİ ÜNİVERSİTESİ BÖLÜMLER  td> tr> HUKUKli> ul> td> tr> TİCARİ BİLİMLERli> ul> td> tr> ZİRAAT MÜHENDİSLİĞİli> ul> td> tr> TEKNOLOJİK MAKİNA VE EKİPMANli> ul> td> tr> BİTKİSEL GIDALARli> ul> td> tr> İNŞAATli> ul> td> tr> TARLA BİTKİLERİli> ul> td> tr> TARIMSAL ÜRETİMLERİ GELİŞTİRME VE ÜRETİM TEKNOLOJİLERİli> ul> td> tr> ZOOTEKNİK (EVİL HAYVANLARIN YETİŞTİRİLMESİ)li> ul> td> tr> TOPRAK YÖNETİMİ VE ENVANTÖRÜli> ul> td> tr> GIDA ÜRETİM VE SATIŞ TEKNOLOJİSİli> ul> td> tr> YÖNETİM li> ul> td> tr> DEVLET VE YEREL YÖNETİMLERli> ul> td> tr> TANITIM VE HALKLA İLİŞKİLERli> ul> td> tr> KÜTÜPHANE VE BİLGİ FAALİYETLERİli> ul> td> tr> BİLGİ GÜVENLİĞİli> ul> td> tr> SERVİSli> ul> td> tr> TURİZMli> ul> td> tr> ORMANCILIKli> ul> td> tr> PEYZAJ MİMARLIĞIli> ul> td> tr> AYDINLANMA ENDÜSTRİSİ ÜRÜNLERİ TEKNOLOJİSİli> ul> td> tr> TEKNOLOJİK GÜVENLİKli> ul> td> tr> UYGULAMALI BİLGİSAYAR BİLİMLERİli> ul> td> tr> OTEL VE YİYECEK İÇECEK SERVİSİli> ul> td> tr> PETROL VE GAZ İŞLETMELERİli> ul> td> tr> TAŞIMACILIK İŞLETMESİ-MAKİNE VE SİSTEM İŞLETMELERİli> ul> td> tr> TAŞIMACILIK TEKNOLOJİLERİli> ul> td> tr> EKONOMİli> ul> td> tr> TIPli> ul> td> tr> ECZACILIKli> ul> td> tr> tbody> table>  nanKaffed

Sıkça Sorulanlar

  tr> Hazırlık okuyacak öğrenciler ne zaman gidecekler?p> Hazırlık sınıflarının 1 Ekim 2011'da açılıyor olması nedeni ile öğrencilerimiz, Eylül'ün son haftası içerisinde gideceklerdir.    Nasıl gideceğiz?p> Burslu ve paralı gidecek tüm öğrenciler kendilerine bildirilecek olan Eylül'ün son haftası içerisindeki bir günde saat 18.00 de Ankara’da federasyon genel merkezinde bir araya geleceklerdir. Burada kendilerine birçok konuda detaylı bilgiler sunulacak ve tüm soruları yanıtlanacaktır. Vizeleri alınmış pasaportları kendilerine dağıtılacak olan öğrenciler saat 24.00 de aynı otobüsle İstanbul’a hareket edecekler ve oradan da Nalçik'e uçacaklardır.  Uçak fiyatları ne kadar?p> Uçak fiyatları değişken olmakla birlikte şuandaki gidiş-dönüş uçak bileti fiyatı Nalçık için 350$ dır. Uçak biletimi nasıl almalıyım?p> Giderken tek yönlü gidiş alıp oradan gelirken gidiş dönüş ve dönüş tarihi belli olduğu için dönüşü kapalı alınmalıdır. Aksi takdirde uçak bileti bulmakta zorluk çekilecektir. Uçakta ne kadar bagaj götürebilirim?p> 20 kg kadar bagaj 5 kg da elinizde çanta götürebilirsiniz. Bu kg aşıldığında her bir kg için 7 dolar ödemek durumunda kalırsınız. Yanınıza gereksiz eşya almamanızı tavsiye ediyoruz. Özellikle yanıma almam gereken bir şey var mı?  p> İki adet nevresim takımı, özel eşyalar, Rusca-Türkce-Rusca fono sözlük, Rusca fiil ve gramer kitabı vs. Öğrencimize nasıl para göndereceğiz?a>p> Öğrenci velilerinin, Nalçik'te okuyacak çocuklarına istediklerinde para gönderebilmeleri için aşağıdaki işlemleri gerçekleştirmeleri gerekmektedir: * Herhangi bir Garanti Bankası şubesinden, vadesiz TL. hesabı açtırılacak,p> (Türkiye'deki bankalar arasında muhabir banka olarak sadece Garanti Bankası'nın kartları ile Nalçik'teki bankamatiklerde işlem yapılabilmektedir.)p> * Bu hesaba ilişkin iki adet bankamatik kartı (Para Kart) talep edilecek,p> * Alınan "Para Kart"lardan birisi öğrenciye verilecek, diğeri velide kalacak,p> (Böylece veli elindeki kartla Türkiye'deki Garanti Bankası ATM'lerinden para yatırabilecek, öğrenci de parasını oradan alabilecek. Bankadan aldığımız bilgiye göre, para gönderirken herhangi bir havale masrafı alınmıyor, ancak sadece aradaki kur farkından doğan küçük farklar olabiliyor. Yani buradan yatıracağınız Türk Lirasını, öğrenci oradan ruble olarak çekeceği için, iki para birimi arasındaki kur farkı yansıyacaktır...)p>   Not: Lütfen başkaca sorularınız varsa bize iletin... info@kaffed.orgstrong>td> tr> tbody> table>nanKaffed

Yurtdışı Yükseköğretim Diplomaları Denklik Yönetmeliği

BİRİNCİ BÖLÜM  p> Amaç, Dayanak ve Başvuru Usulleri  p> Amaç  p> MADDE 1 – (1) Bu Yönetmeliğin amacı, yurtdışındaki yükseköğretim kurumlarından alınmış ön lisans, lisans, yüksek lisans diplomalarının denklik işlemlerinde uyulacak usul ve esasları düzenlemektir. p> Dayanak  p> MADDE 2 – (1) Bu Yönetmelik, 2547 sayılı Kanunun 7 nci maddesinin (p) bendine dayanılarak hazırlanmıştır. p> Başvuru usulü ve aranacak belgeler  p> MADDE 3 – (1) Denklik başvurusu şahsen ya da posta yolu ile Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına yapılır. p> (2) Diploma denklik başvurusunda bulunanlar, eksiksiz doldurulmuş başvuru formu ile birlikte, dilekçelerine aşağıdaki belgeleri eklemek zorundadır:  a) Nüfus cüzdanı fotokopisi (Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarasını havi),  b) (Değişiklik R.G: 19/06/2010-27616) Gerekli görülmesi halinde bir önceki eğitim-öğretime ilişkin diploma ya da mezuniyet belgesinin aslı veya noter ya da Türk Dış Temsilcilikleri tarafından onaylı sureti, c) Yurtdışından alınan lise diplomalarının yurtdışında Eğitim Müşavirliklerinden veya Ataşeliklerinden, yurt içinde İl Milli Eğitim Müdürlüklerinden alınacak lise denklik belgesi aslı,  ç) Denkliği talep edilen diploma ya da mezuniyet belgesinin aslı,  d) Denkliği talep edilen diploma ya da mezuniyet belgesinin noter veya Türk Dış Temsilcilikleri tarafından onaylanmış tercümesi,  e) Öğrenim süresi içinde alınmış olan tüm derslerin notlarını ve ders saatlerini gösteren not çizelgesi aslı (offical transkript), Avrupa Birliğine üye ülkelerden alınan diplomalar için Diploma Eki aslı (supplement),  f) Not çizelgesinin noter veya Türk yurtdışı temsilcilikleri tarafından onaylanmış tercümesi,  g) Mezun olunan yükseköğretim kurumuna başka bir yükseköğretim kurumundan transfer edilen dersleri gösterir not çizelgesi (offical transkript) aslı veya Türk Dış Temsilcilikleri tarafından onaylanmış tercümesi,  ğ) Üniversite eğitimi sırasında kullanılan pasaport aslı veya Türk Dış Temsilcilikleri ya da noter tarafından onaylanmış giriş-çıkış tarihlerini ve işlem gören sayfaları havi okunaklı pasaport sureti,  h) Yurtdışındaki yükseköğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerden, denklik başvurularında öğrenime başladıkları yıla ait lisans programları için ilgili alan türünde 185,000, önlisans programları için 160,000 puan aldıklarını gösterir ÖSS sonuç belgesi veya muadil sayılan SAT 1 (minimum 1000 puan), ACT (minimum 21 puan), Abitur, Fransız Bakaloryası, GCE A Level Sertifikası (minimum 2 ders), Uluslararası Bakalorya (International Baccalaureat IB), Avusturya Matura Diploması (Matura Reifezeugnis), İtalya Maturita Diploması (Diploma di Maturita).  (3) İkinci fıkranın (h) bendinde sayılan belgelerin, hangi ülkelerde yükseköğrenime başlayacak öğrencilerden istenmeyeceği, Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenerek, öğrenci seçme ve yerleştirme sistemi yükseköğretim programları ve kontenjanları (ÖSYS) kılavuzunda ilan edilir.  (4) Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları ile Türkiye Cumhuriyeti ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olmak üzere çift vatandaşlık hakkına sahip olup orta öğrenimlerini Türkiye’de tamamlayanlardan, öğrenci seçme ve yerleştirme sistemi yükseköğretim programları ve kontenjanları (ÖSYS) kılavuzunda yer alan yurtdışındaki üniversitelerde öğrenim gören ve diploma denklik talebinde bulananlardan yükseköğretime başlanılan yıl itibariyle öğrenci seçme ve yerleştirme sınavı (ÖSYS) sonuç belgesi istenir.  Yabancı uyrukluların denklik başvurusunda aranacak belgeler  p> MADDE 4 –  (Değişik:R.G.:28/11/2007-26714)p> (1) Yabancı uyrukluların önlisans, lisans ve yüksek lisans diplomalarına denklik başvurusunda bulunabilmeleri için;  a) Türkiye’de üç aydan fazla ikamet izni bulunup, çalışma izni almak üzere Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına müracaat eden yabancı uyruklulardan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve ilgili kurumlarca denklik belgesi talebinde bulunulmuş olması,  b) Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığına  geçmek üzere başvuruda bulunanların bu hususu belgelemiş olması,  c) Bir yükseköğretim kurumunda yabancı uyruklu öğretim elemanı sıfatıyla ders vermek üzere sözleşme yapılmış ve sözleşmeleri vize edilerek onaylanmış olması  koşulları aranır.  İKİNCİ BÖLÜM  p> Denklik İşlemleri, Usul ve Esasları  p> Diploma denklik komisyonu p> MADDE 5 – (1) Diploma Denklik Komisyonu, Yükseköğretim Kurulu Başkanı tarafından görevlendirilen Yükseköğretim Genel Kurulu Üyelerinin birinin başkanlığında ve Yükseköğretim Genel Kurulu tarafından seçilen öğretim üyeleriyle birlikte en az üç kişiden oluşur. Komisyon gerektiğinde Başkanlığın onayını almak suretiyle alt komisyonlar kurabilir. p> Diploma denklik talebinin değerlendirilmesi  p> MADDE 6 – (1) Denklik başvurusunda bulunanlara başvurunun alındığına dair başvuruyu takiben en geç 1 ay içinde tarih-sayı içeren alındı belgesi verilir. Başvuruda eksik belgeler var ise tamamlanması istenir. p> (2) Yönetmelikte öngörülen belgelerle yapılan diploma denklik başvurularının ön incelemesi denklik birimi elemanları tarafından, incelenmesi Diploma Denklik Komisyonunca yapılır. Komisyon tarafından hazırlanan rapor Yükseköğretim Genel Kurulunda görüşülerek karara bağlanır. Genel Kurulun kararını müteakiben karar gereği en geç 1 ay içinde yerine getirilir.  İnceleme ve değerlendirme usul ve esasları  p> MADDE 7 – (1) Başvurular bireysel olarak aşağıda belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde incelenir: p> a) Belgelerin orijinal olup olmadığı, üzerinde kazıntı, silinti ve benzeri tahrifatın bulunup bulunmadığı,  b) Belgelerin başvuran kişiye ait olup olmadığı,  c) Diplomayı veren yükseköğretim kurumunun ve eğitimin yapıldığı programın öncelikle faaliyet gösterdiği ülke yetkili makamlarınca diploma vermeye yetkili bir kurum olarak tanınması, akreditasyon ya da kalite güvencesi kuruluşları tarafından akredite edilmiş olması ve Yükseköğretim Kurulu tarafından tanınması halinde; denkliği talep edilen yükseköğretim programının eğitim düzeyi, mezuniyet için gereken ulusal kredi ve/veya ECTS toplamı, kazanılması gereken bilgi, beceri ve yeterlilikler açısından Türk yükseköğretim programına eşdeğer olup olmadığı.   (2) Diploma Denklik komisyonunca gerekli görülmesi halinde diplomanın uluslar arası düzeyde veya ikili anlaşmalarla tanınan bir üniversiteden alınmış olmasına rağmen mezuniyet diploması ve diğer belgelerinin gerçek olup olmadığı, eğitim programının türü, niteliği, düzeyi konusunda tereddüte düşüldüğü durumlarda; başvuru sahibinden, ilgili yükseköğretim kurumundan veya ilgili ülke yetkili makamlarından 3 üncü maddede belirtilen belgeler dışında bilgi/belge istenebilir.  (3) Yapılan inceleme sonucunda;  a) Yurtdışındaki yükseköğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerin programlarında; programın müfredatı ile ilgisi olmayan ve Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Temel İlkeleri ile 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 4 üncü ve 5 inci maddelerinde belirtilen amaç ve ilkelerine aykırı dersler bulunması halinde, alınan diplomalara denklik verilmez.  b) Belgelerin orijinal olmadığı, üzerinde tahrifat yapıldığı ve belgelerin kişiye ait olmadığı tespit edildiğinde denklik işlemi yapılmaz ve bu kişiler hakkında yasal işlem yapılmak üzere Cumhuriyet başsavcılıklarına suç duyurusunda bulunulur.  c) Önlisans denklik işlemleri kabul veya ret şeklinde karara bağlanır. Kabul edilenlere denklik belgesi verilir.  ç) (Değişik:RG-16/9/2008-26999) Diplomanın alındığı kurumun tanınmış bir kurum olduğu, eğitimin yapıldığı programın benzeri Türk yükseköğretim programına denk olduğu, eğitim düzeyi ve öğrenim alanı açıkça tespit edilenlere "lisans denklik" belgesi verilir. Eğitim düzeyi önlisans düzeyinde olduğu tespit edilenlere "önlisans denklik" belgesi verilir. Mezun olunan lisans  programının Türkiyedeki eşdeğer programa göre zorunlu derslerinde eksiklik tespit edilenlere;  Kurulumuzca yerleştirilecekleri Türkiyedeki bir üniversitede bu dersleri almaları ve başarılı olduğunu belgelemeleri sonucunda denklik belgesi verilir. p> d) (Değişik:RG-07/05/2009-27221) Mezun olunan lisans programının  eğitim düzeyi ve içeriği konusunda bilimsel gerekçeleri gösterilmesi kaydıyla tereddüt hasıl olduğunda, başvuru sahibi usul ve esasları Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen "seviye tespit sınavına" tabi tutulur. p> 1)  Bu sınav,  öğrenim süresince kazanılması gereken en az bilgi düzeyinin tespitine yönelik olup başarılı olabilmek için gereken puan en az 50 'dir . Sınav sayısı kısıtlaması yoktur. Seviye tespit sınavları Yükseköğretim Kurulunca belirlenecek  tarihlerde yılda en az bir kez uygulanır.  2)  Eczacılık alanındaki diplomaların denklik işlemlerinde 18/12/1953 tarihli ve 6197 sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanun hükümleri göz önünde bulundurulur. 3) Öğretmenlik alanında alınan diplomalar değerlendirilirken, alan bilgisi yeterli görülen ancak öğretmenlik formasyon eğitimi üzerinde bilimsel gerekçeleri gösterilmesi kaydıyla tereddüt hasıl olan diplomalar için, ilgili alanda diploma denklik belgesi düzenlenerek  bu belgenin üzerine "Bu belge sahibi adına yukarıda belirtilen alanda öğretmenlik belgesi düzenlenebilmesi için, ilgilinin  öğretmenlik meslek bilgisi alanında yapılan seviye tespit sınavında başarılı olması gerekmektedir." şeklinde şerh konulur. Öğretmenlik meslek bilgisi alanında yapılan seviye tespit sınavı sonucunda başarılı olabilmek için gereken puan, yüz üzerinden en az 50’dir. Başarılı olanların denklik belgelerinde yer alan bu şerh kaldırılarak öğretmenlik alanını da içeren yeni bir denklik belgesi verilir.  4) Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti dışındaki yurtdışı üniversitelerin Yabancı Dil ve Edebiyat, bu dillerin öğretmenlik programları ile Mütercim-Tercümanlık programlarından alınan diplomaların  denklik işlemi, mezun olunan program ülkenin ana dili ile aynı değil ise başvuru sahibinin ilgili yabancı dilde KPDS sınavından yüz üzerinden en az 70 puan alması veya uluslararası geçerliliği bulunan sınavlardan eşdeğer kabul edilen puan almış olması şartı aranır.                 e) Diploma alınan kurumun tanınması halinde denkliği talep edilen yükseköğretim programının eğitim düzeyi, mezuniyet için gereken ulusal kredi ve/veya ECTS toplamı, kazanılması gereken bilgi, beceri ve yeterlilikler açısından Türk yükseköğretim programına eşdeğer görülmeyenlerin diploma denklik talebi, gerekçesi belirtilmek suretiyle reddedilir.   Uzaktan eğitim   p> MADDE 8 – (1) Uzaktan eğitim programlarından alınan diplomalar; diploma alınan yükseköğretim kurumunun faaliyet gösterdiği ülkenin yetkili kuruluşu ve Kurulumuzca tanınan bir akreditasyon kuruluşu tarafından akredite edilmiş olması, bir üst eğitime girişte kabul edilmesi, program kredilerinin 1/3’ünden fazlasının sanal ortamda verilmemesi, program kredi toplamının, o ülkedeki eşdeğer örgün öğretim programı kredi toplamına uygun olması şartları aranarak, bireysel olarak değerlendirildikten sonra kabul edilir veya reddedilir.               (2) Program kredilerinin 1/3 ten fazlası veya tamamı sanal ortamda alınan diplomalar ise, o yükseköğretim kurumunun ve programının, usul ve esasları Yükseköğretim Genel Kurulu tarafından belirlenecek bir yöntemle değerlendirilmesi sonucunda kabul edilir veya reddedilir.”      p> Evrakların teslimi  p> MADDE 9 – (1) Denklik işleminin kabulü ya da reddi halinde ilgiliye evrak asılları başvuru sırasında belirlenen tercih doğrultusunda elden ya da posta yolu ile teslim edilir. Elden alınacak belgeler başvuru sahibinin bizzat kendisine ya da noter veya Türk Dış Temsilcilikleri tarafından düzenlenmiş vekaletname ibrazı halinde başvuru sahibinin vekiline teslim edilir.p> (2) Başvuru sırasında Yükseköğretim Kuruluna verilen onaylı suret ve onaylı tercüme belgeleri başvuru sahibine iade edilmez ve Yükseköğretim Kurulunca incelemeye esas belge olarak dosyasında saklanır. ÜÇÜNCÜ BÖLÜMp> Çeşitli ve Son Hükümler  p> Uygulanacak diğer kurallar  p> MADDE 10 – (1) Bu Yönetmeliğin uygulanmasında ortaya çıkan tereddütlerin giderilmesi ile ilgili olarak Yükseköğretim Genel Kurulu yetkilidir.p> Yürürlükten kaldırılan yönetmelik  p> MADDE 11 – (1) 14/7/1996 tarihli ve 22696 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yurtdışı Yükseköğretim Diplomaları Denklik Yönetmeliği yürürlükten kaldırılmıştır. p> Lisans denklik tamamlama eğitimi  p> GEÇİCİ MADDE 1 – (1) Bu Yönetmeliğin yürürlük tarihinden önce lisans denklik tamamlama eğitimine başvurmuş ve eğitime devam edenlere ilişkin işlemler, 14/7/1996 tarihli 22696 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yurtdışı Yükseköğretim Diplomaları Denklik Yönetmeliğinin 7 nci maddesi hükümlerine göre sonuçlandırılır. p> Yürürlük  p> MADDE 12 – (1) Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer. p> Yürütme  p> MADDE 13 – (1) Bu Yönetmelik hükümlerini Yükseköğretim Kurulu Başkanı yürütür.    p>               td> Yönetmeliğin Yayımlandığı Resmî Gazete’nin  p> td> tr> Tarihip>   td> Sayısı  p>   td> tr> 11/5/2007     td> 26519     td> tr> Yönetmelikte Değişiklik Yapan Mevzuatın Yayımlandığı Resmî Gazete’ninp> td> tr> Tarihi  p> td> Sayısıp> td> tr> 1.           td> 28/11/2007 td> 26714 td> tr> 2.       td> 16/9/2008 td> 26999 td> tr> tbody> table>   td> tr> tbody> table> td> tr> tbody> table>  Kabardey Balkar Devlet Üniversitesi ve Adıgey Devlet Üniversitesi'nin Türkiye'deki denkliği konusunda YÖK'ün bilgi edinme sayfasından verilen cevaplar aşağıdaki gibidir. ********************************* From: Yükseköğretim Kurulu Denklik Birimi <denklik@yok.gov.tr> Subject: 29 Haziran 2009 23:38:00 tarihli talebiniz hakkında To: info@kafkasfederasyonu.org Date: Tuesday, June 30, 2009, 8:45 PMp> Rusya Federasyonu’nda bulunan “Kabartay Balkar Devlet Üniversitesi” Kurulumuzda bulunan uluslararası kataloglarda yer almaktadır. Ancak bu husus, adı geçen Yükseköğretim Kurumlarından alınacak bütün diplomalara Kurulumuzca denklik verileceği anlamı taşımamaktadır. Ortaöğrenimlerini Türkiye de tamamlayıp 2009-2010 eğitim-öğretim yılında yükseköğrenimlerini yurtdışında yapmak isteyenlerin ÖSS na girerek ilgili alan türünde ön lisans programları için 145 ve üzerinde, lisans programları için 165 ve üzerinde puan almış olmaları gerekmektedir. SAT 1 (minimum 1000 puan), ACT (minimum 21 puan), Abitur-Lise (Almanya için), Fransız Bakaloryası-Lise, GCE A Level Sertifikası (minimum 2 ders), Uluslararası Bakalorya (International Baccalaureat) ve Matura belgelerinden birine sahip olanlar ÖSS de 165 puan almış olma koşulunu yerine getirmiş sayılırlar. Yurtdışındaki Yükseköğretim Kurumlarından, alınacak diplomaların denklik işlemi 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 2880 sayılı kanunla değişik 7/p maddesi ile 11.05.2007 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan “Yurtdışı Yükseköğretim Diplomaları Denklik Yönetmeliği” hükümleri uyarınca yapılmaktadır. Diploma denklik başvurusunda aranacak belgeler ile inceleme ve değerlendirme usul ve esasları Yurtdışı Yükseköğretim Diplomaları Denklik Yönetmeliğinde belirtilmiş olupwww.yok.gov.tr internet adresinden ilgili yönetmeliğe ulaşabileceğiniz hususunda bilgilerinizi rica ederim. Yükseköğretim Kurulu Denklik Birimi Bu mail otomatik olarak gönderilmiştir. Lütfen bu maili cevaplamayınız.p> ********************************* To: info@kafkasfederasyonu.org Subject: 06 Temmuz 2009 17:55:00 tarihli talebiniz hakkında From: denklik@yok.gov.tr Date: Mon, 6 Jul 2009 20:28:42 +0300 Rusya Federasyonu’nda bulunan “Adige Devlet Üniversitesi” Kurulumuzda bulunan uluslararası kataloglarda yer almaktadır. Ancak bu husus, adı geçen Yükseköğretim Kurumlarından alınacak bütün diplomalara Kurulumuzca denklik verileceği anlamı taşımamaktadır. Ortaöğrenimlerini Türkiye de tamamlayıp 2009-2010 eğitim-öğretim yılında yükseköğrenimlerini yurtdışında yapmak isteyenlerin ÖSS na girerek ilgili alan türünde ön lisans programları için 145 ve üzerinde, lisans programları için 165 ve üzerinde puan almış olmaları gerekmektedir. SAT 1 (minimum 1000 puan), ACT (minimum 21 puan), Abitur-Lise (Almanya için), Fransız Bakaloryası-Lise, GCE A Level Sertifikası (minimum 2 ders), Uluslararası Bakalorya (International Baccalaureat) ve Matura belgelerinden birine sahip olanlar ÖSS de 165 puan almış olma koşulunu yerine getirmiş sayılırlar. Yurtdışındaki Yükseköğretim Kurumlarından, alınacak diplomaların denklik işlemi 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 2880 sayılı kanunla değişik 7/p maddesi ile 11.05.2007 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan “Yurtdışı Yükseköğretim Diplomaları Denklik Yönetmeliği” hükümleri uyarınca yapılmaktadır. Diploma denklik başvurusunda aranacak belgeler ile inceleme ve değerlendirme usul ve esasları Yurtdışı Yükseköğretim Diplomaları Denklik Yönetmeliğinde belirtilmiş olupwww.yok.gov.tr internet adresinden ilgili yönetmeliğe ulaşabileceğiniz hususunda bilgilerinizi rica ederim. Yükseköğretim Kurulu Denklik Birimi Bu mail otomatik olarak gönderilmiştir. Lütfen bu maili cevaplamayınız.p>nanKaffed

Dönenler Anlatıyor / Ruşen Guser

Merhaba. Bize kendinizi kısaca tanıtır mısınız?p> Adım Ruşen Güser 1967 Kayseri (Aşağı Kızılçevlik-Mekeney) doğumluyum. Ne zaman ve nasıl döndünüz Kafkasya’ya?p> 2005 yılı ekim ayında kesin dönüş yaptım. Aslında çok öncelerden anayurduma dönmeyi kafama koymuştum ama, o zamanlar bu benim için uzak bir hayalden ibaretti. Gidiş gelişler başladıktan sonra bu hayalimin gerçekleşebileceğine olan inancım arttı. Aralıklarla 1995-2005 arasında hem bölgeyi tanımak hem de ziyaret amaçlı birkaç kez gelip gittim. Rahmetli anneme bakmakla yükümlü olduğum için gelişim biraz gecikti. Fakat sonunda anavatanımı buldum. Buraya döndükten sonraki yaşamınızı kısa başlıklar halinde özetlerseniz bize ne anlatabilirsiniz?p> Ben buraya dönmeden önce, daha önceki geliş gidişlerimden edindiğim bilgiler doğrultusunda tüm evraklarımı hazırlayıp öyle geldim. Ayrıca ailemi de birlikte getirdim ve döner dönmez hemen resmi başvurumuzu yaptık. Yani siz tek başınıza gelmediniz?p> Hayır ben Türkiye'de evlendim, buraya da eşimle birlikte döndük, kızımız o zaman 1,5 yaşındaydı. Peki, nedir sizi buraya getiren, gerçekten merak ediyorum. Türkiye'de olmayıp burada olan şey nedir ?p> En sade biçimi ile ifade edecek olursam beni buraya çeken ana neden; sokakta, çarşıda, pazarda ana dilimi duyabiliyor konuşabiliyor olmaktır. Yani ana dilimin hayatın içerisinde kullanıldığı ata toprakları benim için cezp edici oldu. Bunu kısa ziyaretlerimde fark etmemiştim ama, dönüp yerleştikten sonra, burada çocuk eğitiminin çok daha fazla önemsendiğini, çocuğun bir birey gibi değer bulduğunu gördüm. Çocuğun burada yetişecek olması da ayrı bir cazibe haline geldi benim için. Dönmek istediğinizde karşı çıkanlar, sizi yadırgayanlar oldu mu?p> Tahmin ettiğinizden çok daha fazla kişi benim bu kararımı şaşkınlıkla karşıladı. Hatta bu gün bile acı acı hatırlarım; bir kişi ana yurda döneceğimi duyduğu zaman bana “Senin iyi bir tedaviye ihtiyacın var" demişti. Fakat kararımı uygulamış olmaktan hiç pişmanlık duymadım. Bu gün geriye dönüp baktığımda en doğru adımı attığımı görüyorum.   Şu anda ne iş yapıyorsunuz ?p> Ben Türkiye'de iken muhasebeci olarak çalışıyordum, şu anda metal ofis mobilyaları imalatı yapıyorum. Peki zor olmadı mı mesleğiniz dışında bir başka işe başlamak?p> Açıkçası şu andaki işim daha ağır, fakat bundan bir şikayetim yok, çalıştık ve iyi bir düzen oturttuk çok şükür. Ayrıca vatanda yaşıyor olmanın verdiği manevi huzur ortamında bu işin zorluğunu bile hissetmiyorum, bunu samimiyetimle söylüyorum. Buraya gelmek isteyen insanların iş konusunu fazlaca abartmalarına gerek yok bence. Anayurduma döneceğim diyen bir insan, çalışıp terleyerek emeği ile yaşamak isterse burada mutlaka tutunur. Ben 20 yıldan fazla muhasebecilik yaptım, bu gün bu işi yapıyorum ve vatanımda olmanın verdiği huzur işimin zorluğunu hissettirmiyor bile. Türkiye ile burasını kıyaslarsanız sizin için yaşam kalitesi açısından ne değişti?p> Benim yaşamım Türkiye’de de fena değildi, iyi kazanıyordum fakat açık konuşursam bütün yaşamım işten ibaretti. Evlendiğimin ikinci günü işime döndüm, artık gerisini siz tahmin edin. Orada evli kaldığımız süre içerisinde eşimle sadece bir kez yemeğe çıktım, tiyatroya sinemaya hiç gitmedik, kısaca söylersek iyi kazanıyor olmama rağmen iyi yaşadığımı söyleyemeyeceğim. Sürekli bir koşturmacanın, yaşama telaşının ortasında geçti tüm zamanım. Burada ise, sosyal açıdan çok daha rahat bir yaşam kurduk kendimize, haftanın bir iki akşamı ailemle dışarıda yemeğe çıkabiliyorum, ayda en az bir kez tiyatroya gidebiliyorum. Yani uzatmadan söylersem her türlü açıdan burada daha rahat ve daha serbest yaşıyoruz. Serbest demişken şunu da eklemek isterim: Türkiye'de bir kadının, bir çocuğun sokağa rahat çıkması ve günlük yaşama rahatça karışması neredeyse imkansız gibi; mutlaka bir huzursuz eden, bir taciz eden, bir istismar eden oluyor. Burada o tür şeylere hiç rastlamadım bu güne kadar, kadınlar çok daha hür ve rahat, çocuklar çok daha şefkat ve ilgi görüyor.   İlk geldiğinizde uyum sorunu yaşadınız mı?p> Ben kendi adıma yaşamadım, eşim ilk zamanlarda dil konusunda biraz zorluk çekti. Fakat şu anda o tür problemlerimiz kalmadı, Adigebzesi zayıf olan eşim çok rahat çok rahat ana dili ile konuşur düzeye geldi, ayrıca Rusça'sını da ilerletti ve şu anda her iki lisanla iletişim kurabiliyor. İş dışında genellikle nelerle ilgilisiniz, nasıl zaman geçirirsiniz, yerli insanlarla aranız nasıl?p> İş dışındaki zamanımı öncelikle aileme ayırıyorum. Bunun dışında söylediğim gibi tiyatro, sinema, hafta sonları günlük geziler ve piknik yapıyoruz. Ayrıca mümkün olduğunca okumaya ve mesleki konularda bir şeyler araştırmaya çalışıyorum. Buradaki insanlarla çok iyi dostluklar kurduk, ailece görüştüğümüz pek çok arkadaşımız oldu, her geçen gün de çevremizle ilişkilerimiz ve dostluğumuz gelişerek devam ediyor. Kabardey’in her tarafını gördünüz mü ?p> Aşağı yukarı her tarafını gördüm. Vatanımız olduğu için söylediğimi sanmayın ama cennet gibi her köşesi. Fakat bir küçük şikayetim var; ben iyi bir balıkçıyım, özellikle de turna balığı. Türkiye'de buna zaman bulamıyordum, burada ise zamanım var fakat turna balığı yok. Balıkçılar beni anlarlar, diğer balıklar turna avının yerini tutmuyor ( gülerek anlatıyor) Burada size en çok ilginç ve şaşırtıcı gelen ne oldu?p> Sırasıyla sayayım; buradaki trafik düzeni bu gün bile hala alışamadığım ilginç farklılıklardan bir tanesidir. Bir başkası ise; bir mağazada, dükkânda satın almak istediğiniz bir ürünün aynısı yoksa satıcı sizinle uzun boylu ilgilenmiyor bile,“bende yok” deyip işine dönüyor. Türkiye'de bir mağazaya girdinizse ne yapar eder size bir şey satmaya çalışırlar. Bir de; uzun yaylanın kıraç arazisinden çıkıp buradaki yemyeşil ortama girdiğimde bir süre çok tuhaf geldi bana, açıkçası bir ormanın içerisinde yaşıyormuşum duygusuna kapıldım, bir kuşatılmışlık hissi yaşadım. Bir şey daha söyleyeyim ister inanın ister inanmayın; 4 yıldır iş yapıyorum, parasını sonradan almak üzere yaptığım işlerden para tahsil edemediğim tek bir iş olmadı bu güne kadar. Ben onlara dürüst davrandığım sürece onlar da bana dürüst davranıyorlar. Oysa ticaret konusunda orada iken duyduklarım nedeniyle veresiye iş yapmakta oldukça tereddüt etmiştim ilk dönemlerde. Aslında çok basit ama benim için çok önemli bir ayrıntı da, insanların temizlik ve giyimlerine olan özenleri. Burada günlük tıraş olmamış bir erkek göremezsiniz. Dişlerini fırçalamayan veya ter kokan, fakir olsun zengin olsun kıyafetleri kirli bir kişi göremezsiniz bunu abarttığımı da sanmayın, çünkü gerçekten öyle. Herkes bürokrasiden şikayet ediyor, sizce durum nasıl?p> Bu konuda biraz duygusal davranıyoruz gibime geliyor. Burada da pürüzler var, çeşitli sorunlar da olabilir fakat ne olursa olsun işleyen bir devlet mekanizması var ve biz bu yapı içerisinde kendimize ayrıcalık istiyoruz, dolayısıyla sorun da buradan kaynaklanıyor. Sistem kendi yurttaşları için neyse bizim için de o aslında, bize özel bir zorluk çıkartıldığını sanmıyorum. Benim Türkiye’de Bulgaristan’dan, Yugoslavya’dan gelmiş ve 14 yıldır pasaport alamamış arkadaşlarım oldu, onlarla kıyaslarsanız burada her şey çok daha kolay. Söylediğim gibi biz biraz duygusal davranıyor ve sorunları abartıyoruz bence. Çok özel bir soru sormak istiyorum, istemezseniz yanıtlamayın, hiç pişman oldunuz mu döndüğünüze.p> Asla. Hiç bir zaman bu tür bir pişmanlık yaşamadım. Fakat şunu da söylemem gerek; annemin ve babamın mezarı orada, çocukluğum gençliğim orada geçti, dolayısıyla acı tatlı anılar var. Zaman zaman geçmişe yolculuk yaptığım ve o günleri andığım oluyor ama bu asla bir pişmanlık biçiminde değil. Pişman olmak bir yana, ben vatanıma döndüm huzur buldum, kendimi buldum diyebilirim. Türkiye’ye gidip geliyor musunuz, ailenizle ilişkiniz nasıl?p> Türkiye'ye en son iki yıl önce gittim. Fakat ailemle ilişkimi hiçbir zaman kopartmadım, sık sık görüşürüz, artık iletişim diye bir sorun yok internet çıkalı beri.. Diasporadaki durumumuzu nasıl görüyorsunuz?p> Diasporada yaşayan kardeşlerimiz gücenmesin ama bir dönem Almanya’da yaşayan gettolaşmış Yahudilere benzetiyorum ben onların durumunu. O Yahudiler kültürel manada ne tam Yahudi ne de tam Almandı, diasporadaki kardeşlerimiz de şu anda aynı durumda bana göre. Ne tam olarak Türk, ne de tam olarak Çerkesler, kültürel manada bir aşınmışlık söz konusu. Diaspora için önemli bulduğum bir başka konu da yabancılarla evlilik konusudur. Bizim bir genç kızımız veya bir delikanlımız yabancı ile evlendiğinde onu kaybediyoruz maalesef. Çünkü bu insanımız kendi değerlerini yitiriyor, kendi kimliğini yitiriyor ve özünden uzaklaşıyor, dolayısıyla ondan gelen nesil de yok oluyor ister istemez. Bu elbette yoruma açık bir konu, fakat bizim bireyler olarak kendi kültürümüzü, ulusal varlığımızı ve değerlerimizi muhafaza etme yükümlülüğümüz var. O nedenle bu tür evlilikler yapan insanları çok iyi düşünmeye ve ulusuna karşı sorumlu davranmaya davet ediyorum. Eğer biz 40-50 milyonluk bir nüfusa sahip olsaydık bu konuşmayı yapmıyor olacaktık şu anda, ne ben bu sözleri söylerdim ne de bireylerimiz bu tür bir yükümlülük altında olurlardı. Fakat biz yok olmakta olan bir halkız ne yazık ki. Diasporadaki insanlarımıza ne mesaj vermek istersiniz son olarak?p> Ben, her Çerkes buraya dönsün, mutlaka herkes gelmelidir demiyorum. Herkesin koşulları farklı olabilir, kimilerinin imkanları elvermeyebilir, bunları anlıyorum. Fakat yüreğinde vatan özlemi olan, kültürel manada kendisini ait hisseden ve burada yaşamak isteyen her kardeşimi anayurduna dönmeye davet ediyorum. Orada yaşayabilen her insan burada da bir yaşam kurabilir. Bizim köklerimiz burada olduğu gibi geleceğimiz de buradadır, o nedenle diasporada kimliksizleşmekten, değerlerini yitiriyor olmaktan şikayet eden herkesin sığınağıdır vatan. Yok olmadan vatanınıza dönün diyorum kısaca. Teşekkür ediyoruz Sayın Ruşen Güser.p> Ben teşekkür ederim. PERİT+''+nan+''+Kaffed

Dönenler anlatıyor… Adnan Huade

  Merhaba. Bize kendinizi kısaca tanıtır mısınız?p> İsmim Adnan Huade ,1964 Biga ilçesi Aşağıdemirci Köyü doğumluyum. Ne zaman ve nasıl döndünüz Kafkasya’ya ?p> 1989 yılı aralık ayında Adıgey’e döndüm. Bir süre H’alhequey Köyü'nde akrabalarımda kaldıktan sonra Adıge Kale Şehri'ne yerleştim. Buraya döndükten sonraki yaşamınızı kısa başlıklar halinde özetlerseniz bize ne anlatabilirsiniz ? Adıgey Cumhuriyeti'ne ilk dönen kişi benim. Aslında benden önce dönen birisi var ama hikayesi biraz uzun isterseniz anlatabilirim. Lütfen kısaca anlatın. Nazım Hikmet'le aynı dönemde yaşamış ve onun fikir arkadaşlarından Ahmet Tezcan isimli bir kişi, o dönemin siyasi baskıları nedeni ile birkaç arkadaşı ile birlikte Türkiye'den Sovyetler Birliği'ne kaçmış. Türkiye'deki kökeni Sinoplu olan bu kişi, birkaç yıl Sovyetlerin başka bölgelerinde yaşadıktan sonra, aslının Adıge olması nedeni ile Maykop'a yerleşme talebinde bulunmuş ve izin çıkmış. O da gelip yerleşmiş, bir Adıge bayanla da evlenip çoluk çocuk sahibi olmuş, kalan hayatını Maykop’ta yaşamış. Ben onunla tanıştığımda epeyce yaşlanmış bir anti komünistti. Yani komünistlikle suçlandığı için kaçtığı ülkede gördükleri onu zamanla değiştirmiş, hatta ilk karşılaştığımızda bize şaka yollu “burada ne işiniz var” diye takılmıştı. Ne yazık ki artık hayatta değil Mevla rahmet eylesin.Kısaca hikayesi budur. Peki, size dönelim tekrar Ben döndükten sonra ilk iş olarak, Krasnodar Şehri'nde bir üniversitenin yabancılar fakültesinde Rusça dil eğitimine başladım ve bir dönem öğrenim gördüm, dil öğrendim. Peki neden döner dönmez Rusça eğitimi ?p> Çünkü anadilimi zaten çok iyi biliyordum, daha geniş bir çevreye açılabilmek için Rusça bilmek gerektiğini düşünerek öncelikle bu adımı attım. Yaklaşık iki yıl sonra Krasnodar’da tanıştığım Nalçik’li bir Kaberdey ile evlendim. Dane ve Sawsur adlarında iki çocuğum var. 1991 yılında Sovyetlerin yıkılmasıyla rahat ticaret yapma ortamı oluştu. Ben de ilk yıllarda birbirinden değişik bir çok iş yaptım, son 13 yıldan bu yana halı ticareti işini yapıyorum. Şu anda Maykop, Novorosisk, Krasnodar, Rostov, Stavropol, Pyatigorsk şehirlerinde bayilerimiz var. Önümüzdeki nisan ayı itibariyle de Nalçik'te açılıyor. Durum fena değilmiş ?p> Pek o kadar da iyi değil, kriz olmasa şu anda 15-16 mağazaya ulaşmış olmayı planlıyorduk. Her neyse, iş konuşunda durum böyle şu an. Peki niye bu iş yaptığınız şehirlerden birisinde değil de Adıge Kale’de yerleştiniz ?p> Bu şehir Adıge yoğunluklu bir yer olduğu için, özellikle çocukların yetişmesi açısından tercih ettik. Açıkçası çocuklarımızı tam bir Adıge ortamında yetiştirelim diye, imkanları daha iyi olan büyük şehir okullarında eğitimden de mahrum ettik. Aslında bizim aklımıza önce Maykop geliyor. Adıge Kalede Adıgece birinci dildir. Yani her yerde her işinizi Adıgece görebilir, istisnalar dışında herkesle Adıgece iletişim kurabilirsiniz. Bu şehir ,1969 yılında Krasnodar suni gölünün yapılması sırasında bölgeden boşaltılan Adıge köylerinin bir arada yerleştirilmesiyle oluşmuş bir şehir. Bunu olumlu veya olumsuz nasıl anlamak lazım bilmiyorum, fakat  zoraki köy yaşamından kopartılan insanların oluşturduğu bir yarı kentli Adıge topluluğu ve kültürü oluşmuş kendiliğinden. Bir şehirde olmanıza rağmen, yarı feodal ilişkiler hemen gözünüze çarpıveriyor. Artık çocuklarım da büyüdü ve temel kültürü aldılar, benim de işlerim nedeniyle Krasnodar'a sık gidip gelme zorunluluğum kalmadığı için bu yıl içerisinde Maykop'a taşınmak niyetindeyim. Maykop Adıgey'in başkenti, burada durum nasıl sizce ?p> Benim gelip yerleştiğim zamanlarda Maykop'taki Adıge nüfusu 10 bini bulmuyordu. Adıgey'in cumhuriyet statüsü kazanmasıyla birlikte, zaten şehirlere olan doğal göç Maykop lehine gelişti ve şu anda bu şehirde Adıge nüfusu 30 bini geçti. Artık Maykop Adıgelerin bir çok anlamda en önemli kentlerinden birisidir. Başkent olması nedeniyle de politik, kültürel ve sosyal alanda her türlü faaliyetin merkezidir. Ben de bu merkezde olmak ve bu faaliyetlerin de daha çok içerisinde bulunmak istiyorum. Peki aradan geçen yirmi yıldan sonra kendinizi kim olarak tanımlıyorsunuz ?p> Kendimi dün ulusal temellere dayanan bir dönüşçü olarak tanımlıyordum, bu gün ise kendimi dönmüş bir ulusalcı olarak tanımlıyorum. Bunu biraz açar mısınız ?p> Aslında kişisel olarak dönüşçü niteliğini yitirdim ben, çünkü döndüm ve bu mesele kapandı. Ben artık buralıyım ve asıl mücadele burada. Bunun adı ulus olma, var olma, ayakta kalma mücadelesidir ve ben bunu diasporada dönüşçü olma mücadelesinden çok daha zorlu görüyorum. Ne yani diasporada dönüşçü olmayı hafife mi alıyorsun ?p> Dönüşçü olma fikrinin özeti; diline kültürüne geleceğine, geçmişine, en önemlisi de vatanına sahip çıkma bilinci ve kararlılığıdır. Bu kararlılığı gösterebilen kişi  mutlaka dönüp vatanına yerleşir. Hayatı boyunca diasporada yaşayıp göz göre göre asimile olmayı sindiremez. Ben bu aşamayı geçtim, geldim yerleştim vatanıma. Fakat bu mücadelenin bittiği anlamına gelmiyor, tam aksine daha çetin bir mücadelenin sizi beklediğini anlıyorsunuz içerisine geldiğiniz ortamda. Vatanınıza sahip çıkmak, halkınızı güçlü kılmak, kültürünüzü hakim kılmak ve geleceğinize sahip çıkmak istiyorsanız ulus olmak zorundasınız. Ulus olmak için de bizim önümüzde yürünmesi gereken daha çok uzun bir yol var. Asıl mücadele de işte bu süreçtedir. İçerisine geldiğiniz ortama uyum sağlamakta zorluk çektiniz mi, ayrıca siz Sovyetlerin son yıllarını da yaşamışsınız ? Öyle bir uyum sıkıntısı yaşamadım. Sovyetlerin son yıllarını gördüm evet, insanlar şekeri, tuzui çayı, kibriti karne ile alıyorlardı ama benim öyle bir sıkıntım olmadı. Burada ortalama bir yaşam sürebilmek için aylık kazanç ne kadar tahmini olarak ?p> Ortalama bir yaşam sürmek için 500 – 600 dolar civarında bir geliriniz olması gerekir. Peki ortalama bir insanın bu parayı kazanma şansı ne kadar ?p> Eli iş tutan bir adamın yevmiyesi ortalama bin ruble civarındadır, yani günde 40 dolar falan. Tabii kalifiyesine göre bu miktar değişir, iki üç katı fazla da kazanabilirler. Geçim konusunda net bir şey söyleyemem, bu herkese göre değişir. Çok kazanıp çok harcar, çok kazanır az harcar ne bileyim herkesin bir idare biçimi vardır. Adıgeyde kaç tane köy var, durumları nasıl ?p> Adıgeyde 50 civarında Adıge köyü var. Bunlar genellikle tarım ve hayvancılıkla geçinirler. Herkesin kendisine ait 3 dönüme yakın bahçesi var, kolhoz ve sovhozların dağılmasıyla da çalışanların hepsi 25-30 dönüm toprağa sahip oldular. Bu çalışanların hepsi bütün köylüyü kapsıyor mu ?p> Bu paylaşım nasıl oldu bilmiyorum ama, hemen hemen bütün köylüler toprak sahibi oldular. Ancak her köylü toprağını işleyecek durumda değil, zamanla o küçük parçaları satın alanlar büyük toprak sahiplerine dönüşecek ki bu şimdiden başladı bile. Türkiye’deki akrabalarınızla ve ailenizin geri kalanı ile ilişkileriniz nasıl?p> Gayet iyi, her yıl bir iki defa gider gelirim. Yeğenlerimden bir tanesi burada okudu ve mezun oldu. Şu anda Rostov'daki mağazalara bakıyor. Annem de buraya geldi ve 6-7 ay kaldı burada, gayet de memnun geri döndü. Bu gün vatanınızda yaşıyorsunuz, diasporada yaşamak ile arasındaki fark sizce nedir ?p> Böyle bir kıyas söz konusu bile olamaz,Türkiye'deki iki haftalık ziyaretlerimde bile sıkılıyorum ve bir an önce geri dönmek istiyorum. Anayurt ve diaspora hep birlikte olmak üzere halkımızın geleceğini nasıl görüyorsunuz ?p> Ben halkımızın geleceğini anayurdumuzun geleceğinde görüyorum.Yani insanlarımız ne kadar anayurduna sahip çıkar döner mücadele eder, güç verirlerse yarınlara olan umudumuz o kadar artar. Aksi durumda diasporanın yok olması zaten kaçınılmazdır, anayurtta da toprağın sahibi asıl halk olmamıza rağmen hiçbir zaman söz sahibi asıl halk olamayız. Diasporaya son olarak ne söylemek istersiniz ?p> İnsanlarımıza bir kez daha çağrı yapıyorum; Vatanınıza dönün ! Dönmeyecekseniz bile, her zaman her yerde her olayda Çerkes ulusal çıkarlarını öncelikli tutun, uzaklarda olsanız da bu ulusun bir bireyi olduğunuzu ve geleceğinden sorumlu olduğunuzu unutmayın. Teşekkür ederiz sayın Adnan Huade.p> “PERIT”  Anayurda dönenler derneği / Nalçik+''+nan+''+Kaffed

KBCÜ’de Alanlar ve Uzmanlıklar

Bölüm Adıtd> Alanlartd> Uzmanlıktd> Verilen lisans, sertifika, akreditasyontd> tr> Fizik ve Matematik Bilimleritd> Matematik   Matematik lisans diploması  tr> Matematik   Matematik master diploması  tr> Matematik Matematik Matematikçi  tr> Uygulamalı matematik ve bilişim   Uygulamalı Matematik ve Bilişim lisans diploması tr> Uygulamalı matematik ve bilişim   Uygulamalı Matematik ve Bilişim master diploması tr> Uygulamalı matematik ve bilişim Uygulamalı matematik ve bilişim Matematikçi, Sistem programcısı tr> Uygulamalı matematik ve bilişim Uygulamalı   bilişim Bilişimci tr> Fizik   Fizik lisans diploma tr> Fizik   Fizik master diploma tr> Fizik Fizik Fizikçi tr> Fizik Tıbbi fizik Fizikçi tr> Radyofizik Mikroelektronik ve yarı-iletken aygıtlar Fizikçi, Mikroelektronikçi tr> Doğa Bilimleritd> Kimya     tr> Kimya     tr> Kimya Kimya Kimyager tr> Biyoloji Biyoloji Biyolog tr> Coğrafya Coğrafya Coğrafyacı tr> Beşeri Bilimlertd> Tarih   Tarih master diploması tr> Tarih   Tarih lisans diploması tr> Tarih Tarih Tarihçi, Tarih Öğretmeni tr> Hukuk Hukuk Avukat tr> Filoloji   Filoloji lisans diploması tr> Filoloji   Filoloji master diploması tr> Filoloji Filoloji Filolog, Öğretmen tr> Beden Eğitimi Beden Eğitimi ve Spor Beden Eğitimi ve Spor Uzmanlığı tr> Sosyal Hizmetlertd> Sosyal Hizmetler   Sosyal Hizmetler lisans diploması tr> Sosyal Hizmetler   Sosyal Hizmetler master diploması tr> Sosyal Hizmetler Sosyal Hizmetler Sosyal Hizmetler Uzmanlığı tr> Eğitim ve Pedagojitd> Teknoloji eğitimi Teknoloji ve ticari girişimcilik Teknoloji ve ticari girişimcilik Öğretmenliği tr> Pedagoji Pedagoji ve ilköğretim metodolijisi İlköğretim ve Sınıf Öğretmenliği tr> Halk Sağlığı Hizm.td> Halk sağlığı hizmetleri Tıp Doktorluk tr> Halk sağlığı hizmetleri Ağız sağlığı ve hastalıkları Doktorluk tr> Kültür ve Sanattd> Sanat ve elişleri Sanat ve elişleri Sanat ve Elişi Sanatçısı tr> Ekonomi ve yönetimtd> Ekonomi Vergiler ve vergilendirme Ekonomist, Vergilendirme Uzmanı tr> Ekonomi   Ekonomi lisans diploması tr> Ekonomi   Ekonomi master diploması tr> Ekonomi Ticari hesaplama, analiz ve denetleme Ekonomist tr> Yönetim   Yönetim lisans diploması tr> Yönetim   Yönetim master diploması tr> Yönetim Organizasyon yönetimi Yönetici tr> Hizmetler Sektörütd> Hizmetler Sosyal-Kültürel Hizmetler ve Turizm Hizmet ve Turizm Uzmanı tr> Metalurji, Makine yap. ve Malz. işleme td> Makina yap., mühend. ve tasarımı Mühendislik tekniği Mühendis tr> Elektronik Radyo  Mühendisliği ve İletişimtd> Elektronik ve mikroelektronik   Teknik ve Teknoloji lisans diploması tr> Elektronik ve mikroelektronik   Teknik ve Teknoloji master diploması tr> Elektronik ve mikroelektronik Miroelektronik ve katı hal elektroniği Mühendis tr> Radyo Mühendisliği   Mühendis tr> Nanoteknoloji Organizasyon yönetimi Mühendis tr> Bilişim ve Bilgisayar Mühendisliğitd> Bilişim ve Bilgisayar Mühendisliği Bilgi İşlem Sistemleri Otomasyonu ve Yönetimi Mühendis tr> Gıda İşleme Tekn. ve Tüketim Mallarıtd> Gıda Mühendisliği Gıda Üretim Makinaları ve Aygıtları Mühendis tr> İnşaat ve Mimarlıktd> İnşaat Endüstri ve İnşaat Mühendisliği Mühendis-Mimar tr> Çevre Org. ve Korunmasıtd> Çevre Koruma Çevre Koruma ve Kaynakların Kullanımı Mühendis-Ekolog tr> tbody> table>nanKaffed

KAFFED Anadil Projesi

  KAFFED ANADİL PROJESİ İLE İLGİLİ BİLGİLENDİRMEp>   Yapılan yasal değişikliklerin sonunda Türkiye’de derneklerimizin ana dil kursları açmalarına izin verilmiştir. Bunun sonucu olarak da Federasyonumuz  “Adıge ve Abhaz Dillerinin Öğretimi İçin Alt Yapı Oluşturulması”  adlı bir projeyi uygulamaya koymuştur.   BU PROJE KAPSAMIN DA:p>   1- Anadil öğrenimine talep artırılması için bilinçlendirme çalışmaları yapılacaktır.p>   Dernekler özellikle kadınlara ve gençlere anadilin aile içerisinde konuşulmasının önemi konusunda bilinçlendirme çalışmaları yapacaklardır. Aynı şekilde federasyonun ve derneklerin WEB sitelerinde ve yayın organlarında da bu konuya ağırlıklı olarak yer verilecektir. Dernekler 2006 yılın da yapacakları tüm etkinliklerde anadilin önemini de işleyeceklerdir. Bu kapsamda ana dilin önemini anlatan 2.000 afiş bastırılarak derneklere gönderilecektir. 2- “Yeni Dünya düzeninde tehlike altındaki diller bağlamında Kafkas Dillerinin durumu”  üzerine geniş katılımlı bir konferans düzenlenecektir.p>   Anadil kurslarında öğretmenlik yapacakların eğitiminden önce düzenlenecek bu konferansta ulusal politika yapıcılarının, medyanın, diğer sivil toplum kuruluşlarının, akademik çevrelerin bilgilenmeleri sağlanacak ve bu sayede kültürel farklılığın korunması konusunda farkındalık artırılacaktır.     3- Kurslarda kullanılacak olan materyallerin seçilmesi, hazırlanması ve bastırılması gerçekleştirilecektir.p>   Bu materyaller aşağıdaki gibidir:p>   a- Alfabe b- Gramer kitabı c- Sözlük d- Deyimler ve atasözleri kitabı e- Okuma kitabı f- Kursta kullanılacak CD, VCD, Kaset v.b.p>   4- Bu kurs da Adıge ve Abhaz dillerinde öğretmenlik yapacakların yetiştirilmesi gerçekleştirilecektir.p>   a- Yetiştirilecek öğretmenlerde aranacak özellikler.p>   a1- Ana dillerini iyi biliyor olmaları (Adıge - Abhaz). a2- Öğretmenlik yapabilecek okullardan mezun; değilse 4 yıllık üniversite mezunu olmaları. a3- Kiril alfabesini biliyor olmaları (bilmeyenlerin kursların başlama tarihine kadar öğrenmeleri).p>   b- Dernekler bu özelliklere sahip öğretmen adaylarını Mart ayı sonuna kadar belirleyerek genel merkeze bildireceklerdir.p>   c- Öğretmen adaylarının projedeki sayıdan fazla olması halin de federasyonumuzun ana dil komisyonu belirleyeceği kıstaslar çerçevesinde eleme yapacaktır.p>   d- Açılacak iki ayrı sınıfta 25 Adıge, 15 Abhaz öğretmen yetiştirilecektir. Öğretmenlere seçilen materyalleri nasıl kullanacakları ve hangi metotlar ile öğrencilere anadil öğretecekleri kavratılacaktır.p>   e- Öğretmenlerin yetiştirileceği kursun süresi net 30 gün olacaktır.p> f- Öğretmen adaylarının yol yemek konaklama giderleri proje kapsamında federasyonumuzca karşılanacaktır.p>   5- Öğretmenlerin yetiştirileceği bu kurslarda görev alacak iki akademisyenden biri Abhazya’dan diğeri ise Adıgey Cumhuriyeti ya da Kabardey-Balkar Cumhuriyeti’nden davet edilecektir.p>   a- Davet edilecek akademisyenlerde aranacak özellikler: p>   a1- Adıgece için gelecek eğiticinin Adıgey Adıgecesi ve Kabardey Adıgecesini iyi bilmesi ve eğitim sırasında her iki diyalektin benzerliklerini ve farklılıklarını vurgulayarak bir arada verebilmesi,p>   a2- Aynı şekilde Abhazca için gelecek eğiticinin de Apsuva ve Aşua-Aşkharuva( Abazin) diyalektlerinin ikisini de bilmesi ve eğitim sırasında her iki diyalektin benzerliklerini ve farklılıklarını vurgulayarak bir arada verebilmesi,p>   a3- Alanında öğretmenlik tecrübesine sahip olması,p>   a4- Pedagoji eğitimi almış olması,p>   a5- Türkiye koşullarını biliyor olması ve uyum probleminin olmaması,p>   a6- İletişim ve insan ilişkilerinin iyi olması,p>   a7- Yeni eğitim metotlarına açık olması,p>   a8- Anadil öğretiminin diasporadaki toplumumuz açısından önemini kavramış olmaları,p>   b- Davet edilecek akademisyenlerden beklentiler ve program:p>   b1-Akademisyenlerin öğretmenlerin eğitiminde kullanacakları materyalleri incelenmek üzere materyallerin seçimi toplantısından önce federasyonumuza göndermeleri,p>   b2- En geç Mart ayı sonuna kadar karşılıklı belirlenecek bir tarihte Türkiye’ye gelerek 3-5 gün süre ile federasyonumuzun oluşturduğu anadil komisyonu ile birlikte kullanılacak materyalleri tespit etmeleri,p>   b3- Öğretmenlerin eğitimi kursları için tespit edilen tarih 17 Temmuz 18 Ağustos 2006 tarihleri arasıdır,p>   b4- Gelecek akademisyenlerin kurs hazırlıklarını yapmak üzere kursların başlama tarihinden 5 gün önce gelmeleri ve kurs sonrasında gerekli raporlamaları yapmak üzere de kurstan sonra 3-5 gün kalmaları gerekmektedir. Dolayısıyla Türkiye’de kalma süreleri maksimum 40 gündür,p>   b5- Kafkasya’dan gelecek akademisyenlerin konaklama, yemek, yol vb tüm masrafları ve ücretleri proje kapsamın da federasyonumuz tarafından karşılanacaktır.p>   6- Bu çalışmalar devam ederken derneklerimizin kurs açmalarını kolaylaştırmak açısından hazırlanacak müfredat programı ve materyallerin MEB Talim ve Terbiye Kuruluna onaylattırılması işlemleri de tamamlanacaktır.p>   Amaç bütün bunlar tamamlandıktan sonra yetiştirilen öğretmenlerimizin derneklerine döndüklerinde mutlaka anadil kurslarını açmalarıdır+''+nan+''+Kaffed

KAFFED’in Gürcistan’ın Güney Osetya’yı İşgali Nedeniyle Yayınladığı Bildiri

Federasyonumuzun tüm basın yayın ve uluslararası kuruluşlara göndermiş olduğu "Gürcistan'ın Güney Osetya'yı İşgali" konulu bildirisi ektedir.p>     GÜRCİSTAN’IN GÜNEY OSETYA’YI İŞGALİ NEDENİYLE YAYINLADIĞIMIZ BİLDİRİDİR   Değerli Basın Mensupları ve Türkiye Kamuoyuna duyurulur!   Oset halkı binlerce yıldan beri kendi topraklarında yaşıyor.p> İddia edildiği gibi başka bir ülkenin topraklarında değil!p> Kısaca tarihi geçmişe bakacak olursak şunları görüyoruz: -   1917 Ekim Devrimi’nden sonra SSCB oluşturulur iken, Osetya bir bütün olarak Rusya Federasyonu içinde, Abhazya ise egemen bir devlet olarak bu oluşumda yer almıştır. -   Stalin’in iktidara gelişi ile bu coğrafyadaki sorunlar da başlamıştır. Günümüzde halen devam etmektedir. -   Gürcü kökenli Stalin, Gürcistan’ın topraklarını genişletmek amacıyla önce Osetya’yı, Güney ve Kuzey olarak ikiye bölmüş ve Güney Osetya’yı Gürcistan topraklarına katmıştır. -   Bu da yetmemiş, yüzyıllardır bağımsız bir devlet olan Abhazya’yı da, egemenliğini kaldırarak özerk cumhuriyet statüsüyle Gürcistan’a bağlamıştır. Gürcistan yönetimi, SSCB’nin 1990 yılında dağılmasına kadar geçen süreçte Oset ve Abhaz halklarını yok etmek için, acımasız bir asimilasyon politikası uygulamıştır. SSCB’nin dağılmasını takiben Gürcistan parlamentosu, SSCB öncesi Gürcistan Anayasası’na dönme kararı alarak, bağımsızlığını ilk ilan eden devlet olmuştur. Gürcistan’ın dönmeyi tercih ettiği bu eski anayasa, Gürcistan topraklarına Stalin’in sonradan kattığı Abhazya ve Güney Osetya’yı kapsamıyor, dolayısıyla Gürcistan’ın bağımsızlık kararı onları bağlamıyordu. Bunun üzerine Abhazya parlamentosu da Gürcistan gibi yaparak, SSCB öncesindeki kendi anayasasına dönme kararı aldı ve bağımsızlığını ilan etti. Güney Osetya ise referandum yaparak, halkının güçlü iradesiyle bağımsızlık kararı aldı. Stalin’in hediyesi olan bu iki bölgenin kendi kaderlerini tayin etme hakkını, Gürcistan gibi bağımsızlıktan yana kullanmasını sindiremeyen Şevardnadze yönetimi, 1991 yılında Güney Osetya, 1992 yılında da Abhazya topraklarını işgal etti. On binin üzerinde insanın hayatını kaybettiği bu işgaller, Kuzey Kafkasya ve diasporalardaki tüm Çerkeslerin yoğun desteği sonucu, Gürcistan’ın hezimeti ile son buldu. Savaşarak, kan dökerek sorunların çözülemeyeceğini hala anlamayan, geçmişten ders almayan, Amerika’nın okutup, yetiştirip, bir gül devrimi ile iktidara getirdiği Gürcü lider Saakaşvili, koltuğuna oturduğu ilk günden başlayarak, her gün yaptığı savaş çığırtkanlığını, önceki gece Güney Osetya’ya girerek hayata geçirmiş oldu. Maalesef bu işgal aynı zamanda tüm Kafkasya’yı, hatta dünyayı da sonu belli olmayan bir kaosun ve savaşın içine çekmiştir. Sonuç olarak;p> Şu anda Güney Osetya Gürcistan yönetiminin işgali altındadır. Bebekler öldürülmekte, anneler, babalar, yaşlılar, masum sivil halk, Gürcistan yönetimi tarafından bilinçli bir şekilde linç edilmektedir. Dünyanın gözü önünde bir halk yok edilmektedir, etnik temizlik yapılmaktadır. Gürcistan’ın Güney Osetya’yı işgali, Türkiye diasporasında yaşayan milyonlarca Çerkes kökenli insanımızı, en az orada, sıcak savaşın içinde olan soydaşlarımız kadar etkilemiş, yaralamıştır. Kafkas Dernekleri Federasyonu olarak, Türkiye Çerkes diasporası adına diyoruz ki; - Güney Osetya ve Abhazya, ayrılıkçı bölgeler değil, bağımsız birer cumhuriyettir, - Dünyadaki tüm işgaller gibi, bu işgal de kabul edilemez, - Halkların kendi iradeleri ile aldıkları bağımsızlık kararları, savaşla yok edilemez, - Yaşadığımız ülke Türkiye tarafından bizlerden toplanan vergilerle eğitilen ve eline teçhizatı verilen Gürcistan ordusunun silahı, şimdi kendi vatandaşı olan Çerkeslerin oradaki kardeşlerine yönelmiştir. Türkiye Cumhuriyeti’nin en kısa zamanda bu hatasını telafi etmesini, Gürcistan’a bu defa savaş değil, barış eğitimi vererek, Güney Osetya’dan çekilmesi yönünde ikna etmesini bekliyoruz. - Tüm uluslararası demokrasi ve insan hakları kuruluşlarını,  acilen bu vahşete son vermek üzere göreve çağırıyoruz. - Dünya ülkeleri ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından Kosova’nın bağımsızlığının kabulüne gösterilen duyarlılığın, Güney Osetya ve Abhazya’nın bağımsızlığının tanınması için de gösterilmesini talep ediyoruz. Kafkas Dernekleri Federasyonu ve bağlı 56 dernek, tüm gücüyle Güney Oset ve Abhaz halkının yanındadır. Nereden gelirse gelsin, onların bağımsızlığına yönelik her türlü tehdide karşı Türkiye’de, Kuzey Kafkasya’daki cumhuriyetlerimizde ve diğer ülkelerde yaşayan tüm Çerkeslerle birlikte, sonuna kadar tek bilek, tek yürek olarak Güney Osetya ve Abhazya halkıyla birlikte hareket edeceğimizi bildiririz. Yaşasın Güney Osetya ve Abhazya’nın bağımsızlığı!.. KAFKAS DERNEKLERİ FEDERASYONUp>  nanKaffed