Geçtiğimiz hafta gerçekleşen KAFFED Olağanüstü Genel Kurulu iki gündem ile toplandı. Gündemlerden ilki KAFFED Genel Başkanı’nın istifa etmesi sonucu yerine yeni bir Genel Başkanın seçilmesi diğeri ise DÇB ile ilişkiler konusuydu. Benim dikkatimi çeken ise; Kongre sabahında Ankara Çerkes Derneği'nin ve Olağanüstü Genel Kurul’un yapılacağı Tes-İş sendikasının önü insanlarla doluydu. Lakin bu insanların içinde genç diyebileceğimiz insan sayısı bir elin beş parmağını geçmeyecek şekildeydi. Peki bu durumun sebebi nedir? Gelecekte derneklerimizin ve kurumlarımızın devamlılığını sağlayacak gençlerimizin bu sürece ilgi duymamalarının altında ne yatıyor? Derneklerimizin ve kurumlarımızın gençlerin gözündeki durumu bunun bir sebebi olabilir mi? Yoksa derneklerimiz ve kurumlarımız gençleri yeteri kadar bu süreçlere dâhil etmiyor mu? Ya da gençlerin artık derneklerimize ve kurumlarımıza karşı güveni mi kalmadı? Bir genç olarak bu soruları sorma ihtiyacı duyuyorum. Gençler olarak tecrübesizliğimiz, kusurlarımız, ilgisizliğimiz ve daha sayamayacağım kadar çok eksiklerimiz olabilir. Ama bu sürecin tek sorumlusu biz gençler miyiz? “Yaşlısı olmayan toplumun genci olmaz’’ diyoruz. Sormak istiyorum “Genci olmayan toplumun ileride yaşlısı olur mu? ” “En büyük sorunlarımızdan biri Thamadelerimiz ve gençlerimiz arasındaki kopukluktur” desek yanılmış olmayız. Küreselleşen bir dünyada yaşıyoruz ve haliyle küresel bir kültür düzenine uyum sağlamaya çalışıyoruz. Bize öğretilen ve öğrenmeye çalıştığımız kültürümüzü tam anlamıyla öğren(e)miyoruz. Bu konuda Thamadelerimiz ve gençlerimiz arasındaki bağlantıyı sağlayacak yegâne güç derneklerimiz ve kurumlarımız oluyor. Derneklerimiz ve kurumlarımız; Thamadelerimiz ve gençlerimiz arasındaki bağı güçlendirdiği takdirde biz gençlerin toplumumuz için daha çok çalışacağına eminim. Ayrıca değinmek istediğim hususlardan biri de, dernek ve kurumlarımızda yanlış bir durum söz konusu olduğunda biz gençlerin bu durumun sebebi olarak gördüğümüz dernek ve kurumlarımızın yöneticilerine verdiğimiz tepkilerdir. Derneklerimiz veya kurumlarımızda takdir etmediğimiz, beğenmediğimiz işler olduğu zaman tepki olarak derneğe gitmeme yolunu seçiyoruz. Bazı durumlar için kimilerine göre bu davranış doğru bir tutum olarak görülebilir; lakin bu davranış karşısındaki tepkimiz ile kurumumuza karşı hatalı bir davranış gerçekleştirmiş oluruz. Bu durumda kişilere sinirlenip derneklerimizin ve kurumlarımızın işlevselliğinin ortadan kalkmasına yol açıyoruz. Bu durumu ortadan kaldırmak adına bahaneler üretmek yerine, taleplerimizin ve isteklerimizin yapılması adına daha yapıcı ve tutarlı olmalıyız. Çünkü dernek ve kurumlar bizlerin ikinci evleridir; böyle kalacağını ümit ederek küsmekten ve vazgeçmekten daha fazlasını yapmalıyız. Bir diğer sorunumuz gençlerimizin yeteri kadar örgütlü ol(a)maması. Bunun en temel sebeplerinden biri kültürden yavaş yavaş kopmaya başlamamız diye düşünüyorum. Kültüründen kopan gençlerin o kültürü yaşatmak adına herhangi bir gayesi olmasını bekleyemeyiz. Gençlerimizin benliklerinden soyutlanmasının nedeni toplumumuz adına yapılan etkinliklerin yetersiz oluşu, gençlerin talep ve isteklerinin tam anlamıyla karşılık bulmaması bu süreci daha da hızlandırıyor. Bunun neticesi olarak biz gençler asimile olmayla karşı karşıya kalıyoruz. Bu durumu aşmak için derneklerimiz ve kurumlarımızın gençlerine önem vermeleri, toplumumuz için alınacak karar ve uygulamalarda biz gençlerin fikir ve düşüncelerine de yer verilmesi gereklidir diye düşünüyorum. “Umut yaşamın kardeşidir” demiş büyüklerimiz. Biz de umut ediyoruz derneklerimizin ve kurumlarımızın biz gençlere daha fazla önem vereceğini… Böylece biz gençlerin de bu süreçlere daha yoğun ilgi ve katılım sağlayacağımız yarınlara diyorum.nanYunus Emre Turhan
KAFFED Türkiye Rusya Parlamentolararası Dostluk Grubu Başkanı Baybatur ile Görüştü
KAFFED Genel Başkanı Yıldız Şekerci ve Kafkas İş Adamları Derneği (KAFİAD) Başkanı Yusuf Kamil Taymaz Manisa Milletvekili ve Türkiye-Rusya Parlamentolararası Dostluk Grubu Başkanı Murat Baybatur ile görüştü. 12 Nisan 2019 Cuma günü gerçekleşen görüşmede kurumlarımızın yürüttüğü çalışmalar konusunda görüş alış verişinde bulunuldıu. Adigey Cumhurbaşkanı Kumpıl Murat ve beraberindeki heyetin23-26 Nisan 2019 tariheleri arasında Türkiye'ye gerçekleştireceği resmi ziyaret ile ilgili hazırlıklar detaylı şekilde ele alındı. Sayın Baybatur, Türkiye'ye Adigey Cumhuriyeti'nden Cumhurbaşkanı düzeyinde ilk defa gerçekleştirilecek olan ziyaretin amacına ulaşması için her türlü desteği vereceğini ve organizasyonlarla ilgili tüm kurum ve kuruluşlarla gerekli temasları sağlayacağını belirtti. nanKaffed
KAFFED Çankaya Belediye Başkanı Taşdelen ile Görüştü
KAFFED Genel Başkanı Yıldız Şekerci ve Yönetim Kurulu üyeleri KAFİAD Genel Başkanı Yusuf Taymaz ile birlikte Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen’i ziyaret etti. Heyetimiz yerel seçimlerde yeniden seçilen Alper Taşdelen’i tebrik etti. Sayın Taşdelen, bundan evvel olduğu gibi yeni dönemde de KAFFED ve bağlı derneklerle işbirliğini arttırarak sürdürme kararlılığını belirtti. KAFFED Genel Başkanı Yıldız Şekerci, 23 Nisan 2019 tarihinde Türkiye’ye resmi bir heyet ile gelecek olan Adigey Cumhurbaşkanı Kumpıl Murat’ın programı hakkında bilgi vererek, Çankaya Belediyesi ile kardeş kent olan Maykop’un birlikte yapabileceği projeleri aktardı.nanKaffed
Adıgey Cumhurbaşkanı Kumpıl Murat Türkiye’ye Geliyor
Cumhurbaşkanı Kumpıl Murat ve heyeti 23-26 Nisan 2019 tarihleri arasında Türkiye’de olacak. Kafkas Dernekleri Federasyonu (KAFFED) Adıgey Cumhurbaşkanı Kumpıl Murat’ı, 18-19 Şubat 2019 tarihlerinde Adıgey Cumhuriyeti’ne düzenlemiş olduğu ziyarette Kafkas İş adamları Derneği (KAFİAD) ve Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) ile ortak bir program çerçevesinde Türkiye’ye davet etmişti. Davetimizi kabul eden Cumhurbaşkanı Kumpıl Murat ve beraberindeki üst düzey yöneticilerden oluşan heyet resmi temaslar için 23 Nisan 2019 tarihinde Ankara’ya gelecek. Bu kapsamda Ankara’da TBMM Başkanı Mustafa Şentop ve Çerkes milletvekillerinin yanı sıra Rusya’nın Ankara Büyükelçiliği ile de görüşmeler yapılacak. KAFFED; Cumhurbaşkanı Kumpıl Murat’ı Ankara, Düzce ve İstanbul’da düzenlenecek programlarda halkla buluşturacak. Kumpıl Murat ve heyetinin temaslarının detayları netleştikçe kamuoyu ile paylaşılacak. KÜLTÜR ŞÖLENİ Adıgey Cumhuriyeti’nin dünyaca ünlü dans ve müzik grupları Nalmes ve İslamey 26 Nisan Cuma akşamı İstanbul’da sahne alacaklar. Kültür Şöleni Çerkes Kültür Evi Derneğimiz tarafından Beylikdüzü ilçesinde gerçekleştirilecek. ADIGEY FEDERAL CUMHURİYETİ Adıgey Federal Cumhuriyeti Çerkeslerin Anavatanıdır. Türkiye ile Rusya’nın 2019 yılını Kültür ve Turizm yılı ilan etmesi dolayısıyla Adıgey Cumhuriyeti de Türkiye ile Rusya arasında bir köprü görevi üstleniyor. Rusya Federasyonu’nun Karadeniz’e açılan ticari kapısı olan Adıgey, ticaret, turizm, sanayi, kültür ve eğitim alanlarında iş birliği fırsatları da sunuyor. Yaklaşık 300 sene süren savaşların ardından 1864 Çerkes Soykırım ve Sürgünüyle topraklarından sürülen Çerkesler’in dünyada en fazla nüfusunun yaşadığı ülke Türkiye. Türkiye Çerkesleri, sürüldükleri topraklarla ve anavatandaki akrabaları ile bağlarını hiç koparmadı ve geliştirmeye devam ediyor. Cumhurbaşkanı Kumpıl Murat'ın programına ilişkin detaylar kesinleştikçe KAFFED web sayfası www.kaffed.org ve sosyal medya hesaplarından duyurulacak.p> -------------------------- Адыгэ Республикэм и ЛIышхьэу КъумпIыл Мурат ыкIи игъусэщт купыр Мэлылъфэгъум 23-26 рэ мафэхэм Тыркуем щыIэщтых.div> Кавказ Хасэмэ Я Федерацие ( КАФФЕД) зэхищэгъэ IофзэхэщэкIо купыр Мэзаим и 18-19 рэ мафэхэм Адыгэим щыIагъэх ыкIи Адыгэ Республикэм и ЛIышхьэу КъумпIыл Мурати IукIагъэх. Кавказ IофзэхэщэкIо Хасэм (КАФИАД) хэт купыр Тыркуем щыгъэпсыгъэ IэкIыб Къэралыгъо Экономикэ ЗэпышIэныгъэ Комитетымрэ (ДЕИК) зэгурыIохэзэ рахъухьагъэ програмым тетэу Адыгэ Республикэм и ЛIышхьэу КъумпIыл Мурат Тыркуем къырагъэблэгъагъ. КъумпIыл Мурат ыкIи ащ кIыгъущт гъэIорышIакIохэр къэралыгъо IофзэдэшIэныгъэм –зэпышIэныгъэм ехьылIагъэу Тыркуем и Iэшъхьэтетмэ аIукIэнхэу Мэлылъфэгъум 23 –рэ мафэм Анкара къэкIощтых. Анкара дэт Парламентым итхьаматэ Мустафа Щентопи, Адыгэ депутатхэми, Урысие посольствэм илIыкIошъхьи IукIэщтых. Анкара, Дюзджэ ыкIи Истанбул щырагъэкIокIыщт программхэм къекIолIэщт тилъэпкъэухэмрэ зэрэлъэгъущтых. Мы зэкIэми КАФФЕД кIэщакIо афэхъущт. Культурэм ЕхьылIагъэу МэфэкI-Зэхахь Дунаем зэлъашIэрэ Адыгэ Кэралыгъом и къэшъокIо ыкIи орэдыIо ансамбльэхэу Нальмэсымрэ Исламейрэ Мэлылъфэгъум 26-рэ мафэм ипчыхьэ пчэгум зыкъыщагъэлъэгъощт. Мы культур мэфэкI-зэхахьэр Истанбул –Бейликдюзу районым дэт Адыгэ Культур Унэ Хасэм зэрищэщт. Адыгэ Республикер Тыркуемрэ Урысиемрэ зэдащтэзэ 2019 –рэ илъэсыр культур ыIи туризм илъэсэу хагъэунэфыкIыгъ. Ащ къыхэкIэу Адыгэ Кэралыгъор, Тыркуемрэ Урысиемрэ азыфагу лъэмыджэу хъунэу тыщэгугъы. Тыркуем ис Адыгэхэри яхэку, ячIыгу, яунэкъощхэр зыкIи ащыгъупщагъэп, азыфагу илъ блэгэныгъэ-зэпышIэныгъэр кIаныгъэп ыкIи лъагъэкIутэ зэпыт. Ащ дыпытэу Адыгеими сатыу шIын, туризм, индустри, культур ыкIи гъэсэныгъэмкIэ амалышIухэри иIэх. Адыгэ Республикэм и ЛIышхьэу КъумпIыл Мурат ипрограм ехьылIагъэ мэкъэгъэIунхэр КАФФЕД-ым и вэб-сайт www.kaffed.org къыщатыщт.div> div>nanKaffed
Adıgey Cumhuriyeti’ne Dönüş İmkanları
Federasyonumuzun 2019 yılını Anavatanla ilişkiler ve Dönüş yılı ilan ettiği daha önce açıklanmıştı. Konuyla ilgili Federasyonumuz bünyesinde Yönetim Kurulu Üyemiz Adnan ARSLAN koordinatörlüğünde oluşturulan Dönüş ve Anavatanla İlişkiler Çalışma Grubu anavatanımızdaki Cumhuriyetler ile temasları sürdürmektedir. Bu çerçevede Adigey Cumhuriyeti’nden alınan bilgileri kamuoyu ile paylaşıyoruz. Federasyonumuz konu ile ilgilenenlere destek vermeye her zaman hazırdır. 2019 yılı için Adıgey Cumhuriyeti’ne tanınan vatandaşlık ve oturum izni kotası 600 dür. Temmuz, Ağustos aylarından sonra genellikle kota dolmaktadır. Kota sadece Çerkes kökenlilere tahsis edilmemiş olup dünyanın her tarafından gelenler kotadan yararlanabilmektedir. Çerkes diasporası olarak kotanın içerisinden mümkün olan en yüksek payı almamız anavatan diaspora ilişkileri açısından önemlidir. İzlenecek yollar; Her ayın ortalarında toplanan komisyona oturum başvurusu yapmak istediğinizin dilekçesi, komisyon gününden 1 gün öncesine kadar verilmelidir, komisyondan bir gün sonrasında evrakların toplanmasına başlanılır ve yaklaşık 15 gün sürer.p> Önemli not : Evrakların hazırlanmasından, vatandaşlığın alımına kadar olan bütün süreçte; özetle “Milli Komite” diyebileceğimiz, Shalaho Asker’in başında olduğu kuruma bağlı olan, Repatriantlarin Adaptasyon Merkezi (RAM), dönenlerin yanındadır. RAM, genişletilmiş kadrosuyla başvuru yapanın destekçisi ve sorunlarının çözümünde yardımcı olacaktır. Milli Komite ve RAM sayesinde, bugüne kadar olan bütün başvurulara olumlu cevap verilmiştir. (istisnai evrak hata ve sahtekarlığı dışında) Bu kurumlar, Adıgey dışında hiç bir federatif milli bölgede yoktur.p> İlk oturum başvurusu yapacak kişinin Türkiye’den getireceği evraklar :p> 1- Savcılık temiz kağıdı (adli sicil kaydı) apostilli 2- Evliler için evlilik durum belgesi apostilli 3- Nüfus kayıt örneği 4- En az 5 yıllık pasaport (yeşil pasaport kesinlikle olmuyor, olanların bordo pasaport çıkarması gerekiyor.) 5- 18 yaşından küçük çocuklar için doğum kayıt örneği apostilli, Rusya federasyonun da toplanacak evraklar:p> 1- Başvuru anketi 2- Türkiye’den gelen evrakların çevrilmesi ve noter onayı (ortalama 50 dolar) 3- Sağlık raporları alınacak (ortalama 150 dolar) 4- Rusça dil sınavına girilip sertifika alınacak (sadece oturum izni için özel ve minimum RVP-geçici oturum düzeyinde, ortalama 80 dolar) 5- Başvuru harcı (ortalama 25 dolar) 6- 4 adet fotoğraf, R.F. GİRİŞp> Migration Card veya Giriş Kartı :Gümrükte pasaport polisi tarafından verilen giriş belgesi,p> Bir adrese kaydolmak :Pasaport, vize ve giriş kartıyla başvurup, herhangi bir adrese kaydolmak.p> RVP Geçici Yaşam Kaydı : Evraklar hazırsa hemen başvurulabilir.3 yıllığına verilir ve uzatılmaz, R.F. içinde yaşama ve çalışma hakkını verir. Başvuruya 6 ay içinde cevap verilir. p> Vid Na Jitelstva (Mavi Pasaport) (Sürekli oturum belgesi): Seçme, seçilme ve askerlik dışında R.F. 5 yıllığına verilir. Uzatılabilir , Rusya vatandaşının bütün haklarına sahiptir. Başvuruya 6 ay içinde cevap verilir.p> R.F. Vatandaşlığı : Rusya’da 5 yıl ikametten sonra verilir. Başvuruya 6 ay içinde cevap verilir. Vatandaşlık alımına kadar olan toplam süre yaklaşık 5.5 – 6 yıldır.p> OTURUM İZNİ, VATANDAŞLIK BAŞVURUSU KONULARIYLA İLGİLİ ADIGEY-MAYKOP’ TA BİR EVİNİZ VAR.p> Federasyonumuz oturum izni ve vatandaşlık başvurusu konularında sizlere destek sağlayacak olup, ayrıca vatana gidenlerin ikamet ve evrak işlemlerinde; Federasyonumuzun işbirliği ile Adıgey-Maykop’ ta bulunan Lemij derneğimiz sizlere yardımcı olacaktır. Konuyla ilgili Lemij derneğimizin işlettiği Tıj İlkay Dönüş Yolu Misafirhanesinin açıklaması aşağıda sunulmuştur. Tıj İlkay Dönüş Yolu Misafirhanesi olarak Adigey’e yerleşim ve vatandaşlık işlemlerini yürütenler için tüm aşamalarda izlenmesi gereken prosedürlerin ve benzer durumları deneyimlemiş kişilerin karşılaştıkları zorlukların aşılmasında ve evrak işlemlerinin takibinde bir veri merkezi olarak yardımcı olabilmek bizim için büyük bir mutluluk kaynağı. Bu amaçla faaliyet gösterirken uygun fiyatlı konaklama ihtiyacını karşılamak, yerleşimcilerin adaptasyon süreçlerini destekleyici dil öğrenimi ve sosyal-kültürel faaliyetleri organize etmek, Maykop’ u ziyaret eden Kafkasyalılar için kendilerini evlerinde hissedebilecekleri nezih ve sosyal bir konaklama ortamı sağlamak Tıj İlkay Dönüş Yolu Misafirhanesi'nin kuruluş amacıdır. - Maykop’ a kesin dönüş yapmış ve orta vadeli barınma ihtiyaçlarını (3-6 ay kadar süreyle) karşılamak isteyen, - Oturum izni işlemlerini yürütmeleri nedeniyle Maykop’a belirli aralıklarla seyahat eden ve Adıgey’ i ziyaret etmek isteyen misafirlerimizin konaklama ihtiyaçlarını 3 katlı ve 28 yatak kapasiteli misafirhanemiz ile uygun fiyatlar ve kendi kültüründen insanlarla bir arada olabilecekleri, güvenli, konforlu, sıcacık ve güler yüzlü bir ev atmosferinde karşılıyoruz. Amaçladığımız tüm bu faaliyetleri misafirhanemizdeki konaklama hizmetinden elde ettiğimiz gelirler ve destekçilerimizin katkılarıyla finanse etmekteyiz. Konaklama ücretlerimiz kazanç elde etme amacı olmadan belirlenmektedir. Konaklama ücretlerimiz 3 kategoride tanımlanmıştır; 1 - Turistik amaçlı ziyaretler ✈✈✈;p> Adıgey'i ziyaret etmek isteyen konuklarımız için Maykop turistik konaklama fiyatlarına oranla daha uygun fiyatlar sunuyoruz. Odalarımız çift kişiliktir. Çift kişilik odada; Tek Kişi Konaklama Ücreti : 1000 ruble İki Kişi Konaklama Ücreti : 1800 ruble 2 - Oturum izni başvurusu ve periyodik giriş-çıkışlar p> Oturum izni başvurusu yapmak üzere Maykop'ta bulunan ya da oturum izni sahibi olup periyodik giriş-çıkış yapma zorunluluğu bulunan kişiler için konaklama hizmetini, turistik amaçlı ziyaretler için belirlenen fiyatın altında sunuyoruz. Odalarımız çift kişiliktir. Çift kişilik odada; Tek Kişi Konaklama Ücreti : 800 ruble İki Kişi Konaklama Ücreti : 1400 ruble 3 - a. Adıgey'de yaşamak üzere dönüş yapmış kişilerp> b. Öğrenciler (Öğrenci Belgesi ibraz edilmelidir)p> c. 1 aydan uzun süreli konaklama yapmak isteyen konuklarımız için;p> İlk iki kategoriden daha uygun fiyatlarla konaklama imkanı sunuyoruz. Odalarımız çift kişiliktir. Çift kişilik odada; Tek Kişi Konaklama Ücreti : 500 ruble İki Kişi Konaklama Ücreti : 800 ruble Ayrıntılı bilgi için +7 918 221 28 40 numaralı telefon üzerinden Whatsapp aracılığıyla ya da Facebook (facebook.com/tijilkaymisafirhanesi/) ve Instagram (instagram.com/tij.ilkay.misafirhanesi.maykop/) hesaplarından "Mesaj Gönder" butonu ile misafirhanemizle iletişime geçebilirsiniz.p>nanKaffed
Kafa Karışıklığı
7 Nisan 2019 Tarihli, yeni bir Genel Başkan seçimi ve Dünya Çerkes Birliğinin (DÇB) yapısının değerlendirilmesi konulu, iki gündemle yapılan Olağanüstü Genel Kurul öncesinde, 6 Nisan 2019’da yapılan İstişare Toplantısında, DÇB üyeliğinin sürdürülüp sürdürülmemesi ve diğer konular hakkında çok sayıda konuşmacı söz alarak görüşlerini bildirmişlerdir. Bu konuşmalarda gerek DÇB içindeki işleyiş, gerek Kafkas Dernekleri Federasyonu (KAFFED) ile DÇB ilişkileri, gerekse KAFFED’in iç işleyişi hakkında pek çok görüş ve sorun bildirilmiş, her iki kurumun yöneticileri de eleştirilmiştir. KAFFED ile ilgili olarak, toplantıda dile getirilen sorunları aşağıdaki başlıklar altında özetlemek mümkündür: 1. Kurumsallaşmada yetersizlik, 2. Örgütlenme eksiklikleri, 3. Koordinasyon eksiklikleri, 4. Karar alma mekanizmalarının yetersizliği, 5. Sorun çözme yöntemlerinin geliştirilmemiş olması, 6. Stratejik planlama olmaması, 7. Şeffaflık olmaması, 8. Yeterli düzeyde profesyonel yetkinlikte görevlendirme yapılamaması, 9. Disiplin sorunları, 10. İletişim kopuklukları. Söz konusu sorunları farklı ölçeklerde, hemen her kurumda görmek mümkün olmakla birlikte, KAFFED gibi kısa olmayan bir geçmişe sahip bir kurumda, bu yoğunlukta sorun bildirimi olması çarpıcıdır. Toplantıda, sorunlar, yönetim kademelerindeki kişilerin tutum ve davranışları ile ilişkilendirilerek, kişi odaklı eleştiriler gündeme getirilmişse de, kişiler üzerinden tartışarak kalıcı bir çözüm ve kurumsal gelişmenin sağlanamayacağı açıktır. Bilindiği gibi kurumlar belirli bir amacı gerçekleştirmek üzere, unsurlarının bir araya gelerek oluşturdukları örgütlerdir. Kurumların başarısı da oluşumunda yer alan unsurların/kişilerin ortak amaca ulaşmada, en çok katkıyı sağlayabilecekleri örgütlenmeyi sağlayabilmeleri ile ilişkilidir. Doğru bir örgütlenme yapısı ile yukarıda sıralanan, sorunların en aza indirilmesi mümkündür ve bunun bilimsel yöntemleri de vardır. Söz konusu sorunların çözümlerini, yine sorunların kaynağında aramak gerekmektedir ve kanımca pek azı yönetim kademelerindeki kişilerle ilgilidir. KAFFED özelinde sorunların kaynağı, KAFFED’in örgütlenme yapısındadır. Bilindiği gibi KAFFED’in temel örgütlenme dokümanları resmi olarak “Tüzüğü” ve gayrı resmi olarak da “İlkeleridir”. Söz konusu tüzük, KAFFED’in amacını ve bu amacı gerçekleştirmek için oluşturulması gereken yönetim organlarını, oluşturulma biçimlerini, yetkilerini, vb. belirleyen kurucu derneklerin bir tür iç uzlaşma/sözleşme dokümanıdır. KAFFED’in amaçlarında başarıya ulaşabilmesi, bu sözleşmenin başarılı olarak düzenlenmesine ve yürütülmesine diğer bir deyişle gerekli organizasyonu oluşturabilmesine doğrudan bağlıdır. Bu organizasyon yapısı yetersiz ise, sorunlar üretecek, çözümler güçleşecek, kişiler suçlanacak, yöneticilerin bireysel çabaları ile sağlanacak başarılar sınırlı kalacak, sürekli olamayacak ve tartışmaların da sonu gelmeyecektir. KAFFED hakkında toplantıda dile getirilen sorunların ana kaynağının da organizasyon eksikleri olduğunu söylemek mümkündür. Nitekim başarılı bir organizasyonun mevcut olması halinde bu sorunların çok azının konuşuluyor olması ve hem toplumun hem de kurumların enerjisinin ve zamanının organizasyon yapısının ürettiği sorunları çözmeye uğraşmak yerine, amaçlarına yönlendirilmesi mümkün olabilirdi. Mevcut organizasyonun nasıl sorun üretebildiğini anlamak için, organizasyonun temel dokümanlarına göz atmak yeterli. Örneğin, KAFFED’in Tüzük ve İlkeleri üzerinde kısa bir gezinti yaptığımızda şu sonuçlarla karşılaşıyoruz. Tüzük içinde Çerkes sözcüğünü aradığımızda sıfır sonuçla karşılaşıyoruz, yani bu sözcük 14 sayfa tutan Tüzükte hiç geçmiyor. Kafkaslı kelimesi ise 4 kez kullanılmış. Aynı taramayı 3 sayfalık İlkelerde yaptığımızda Çerkes sözcüğünün 11 kez kullanıldığını, ancak burada da Kafkaslı sözcüğünün, hiç kullanılmadığını görüyoruz. Abaza, Abhaz, Adige, Çeçen, Oset, Ubıh sözcükleri ise her iki dokümanda da geçmiyor. Bu farklılığın sebebi ne olabilir? Yasal sınırlamalar mı? İki dokümanın farklı konjonktürlerde hazırlanmış olması mı? En temel tanımlar üzerinde uzlaşma sağlanamamış olması mı? Bunun yanına bir de derneklerde son yıllarda yoğunlaşan kimlik tartışmalarını, yeni kurum oluşumlarını ekleyelim. Bu durumda toplumun ve yöneticilerin kafalarının karışmaması mümkün mü? Konuyu, bu yazının hedefleri arasında olmaması ve KAFFED ve üye derneklerin politikaları ile ilgili olması nedeniyle burada noktalayıp, tüzüğün diğer maddelerine geçelim. Tüzüğe biraz daha yakından baktığımızda ise oldukça ilginç bir durumla karşılaşıyoruz. Burada sadece bir örnek vermek isterim; Tüzüğün 13, 14, 15, 16 ve 20. Maddelerini incelediğimizde, Onur Kurulu üyelerinin delege olması gerektiğini, KAFFED Başkanının dernek üyesi olması şartının getirildiğini, ancak, Yönetim Kurulunun, Denetleme Kurulunun ve Uluslararası Kuruluş delegelerinin kimler arasından seçileceğinin tanımlanmadığını, bu organlar için hiçbir koşul belirlenmediğini görüyoruz. Yani KAFFED Tüzüğü, herhangi bir kişinin, KAFFED’i yönetmesine, denetlemesine ve temsil etmesine izin verir nitelikte. Bunun sonucunda da, dernek üyesi olmayanlar, hiçbir dernek faaliyetine katılmamış ve topluma katkı sağlamamış olanlar, geliştirilecek politikalar, toplumsal sorunlar, çözüm yolları ve çalışma usulleri hakkında bilgisi ve birikimi olmayanlar, KAFFED Yönetiminde kolaylıkla yer alabilirler. Nitekim, uygulamada, akrabalık, komşuluk, arkadaşlık ilişkilerinin KAFFED Yönetimine girmekte ölçek olabildiği, bu yüzden, sorumlulukların yönetimdeki birkaç kişi üzerine yığıldığı ve faaliyetlerin etkinliğini zafiyete uğrattığı da bir gerçek. Bu durumun en önemli sonucu ise, KAFFED politikalarının belirlenmesinde, dernekler aracılığı ile toplumun demokratik katılımına yeterli imkan sağlanmaması, derneklerle ilişkisiz/iletişimsiz bir üst yönetimin ortaya çıkabilmesi ve KAFFED’in faaliyetlerini etkin şekilde yürütememesidir. Nitekim geçmişte bunun örnekleri ve sıkıntıları görülmüştür. Bir örnek de uygulamadan seçelim. Toplantıda ilgili yöneticilerin verdikleri bilgilerden kısaca aktarıyorum: KAFFED Yönetim Kurulu DÇB ile ilişkilerini askıya alıyor, ancak Türkiye’den daha önce DÇB Yönetim Kurulu Üyeliğine seçilmiş olan 3 kişi, kendilerinin DÇB Genel Kurulu tarafından görevlendirilmiş olmaları ve DÇB Genel Kuruluna karşı sorumlu oldukları gerekçesiyle, toplantılara katılıyorlar. KAFFED’in kararı da fiilen uygulanamamış oluyor. Bu durum KAFFED Üyesi bazı derneklerin itirazlarına, yöneticilerin suçlanmalarına ve büyük tartışmalara neden oluyor. Ancak, verilen bilgiye göre, DÇB yönetim kademelerine seçilebilmek için üye derneklerin delegesi olmak gerekmediği gibi, KAFFED veya üyesi derneklerden DÇB delegasyonuna ve yönetim kademelerine seçilen kişilerin KAFFED’e karşı sorumluluklarını belirleyen bir kurallar seti, düzenlemesi de yok. Bu durumda, çözümü kişileri suçlamakta değil, bu sorunu üreten organizasyon(lar)da aramak gerekiyor. O halde çözüm nedir? Çözüm, KAFFED’in organizasyonunu tüm yönleriyle ele alarak yeniden kurgulamaktan geçiyor. Organizasyonlar ihtiyaçlara ve zamana göre sürekli güncellenmesi gereken, yaşayan yapılardır ve dokümanlarının da (tüzük, yönetmelik, talimatname, vb.) aynı şekilde güncellenmeleri gerekir. Çözüm, KAFFED’in organizasyonunun (yönetim organlarının, organlarının çalışma usul ve esaslarının, iş süreçlerinin, görevlerin, yetkilerin ve sorumlulukların) güncel ihtiyaçlara göre, profesyonel bir yaklaşımla yeniden tanımlanması ve faaliyetlerin bu çerçevede yürütülmesinden geçmektedir. Böylece yöneticiler, organizasyonun ürettiği sorunlarla boğuşmak yerine, kurumun amaçlarına yönelik faaliyetlere odaklanarak topluma daha yararlı olma fırsatını bulabilirler. Muzaffer Dinçer Ankara Çerkes Derneği ÜyesinanMuzaffer Dinçer
KAFFED Olağanüstü Genel Kurulu Gerçekleştirildi
Kafkas Dernekleri Federasyonu Olağanüstü Genel Kurulu Genel Başkan seçimi ve Dünya Çerkes Birliği (DÇB) ile ilişkiler gündemleri ile Ankara’da gerçekleştirildi. Genel Kurula İyi Parti Genel Başkan Yardımcısı Hasan Seymen ve Abhazya Cumhuriyeti Türkiye Daimi Temsilcisi Vadim Harazia da katılarak birer konuşma yaptılar. Genel Başkanlığa Yıldız Şekerci seçildi. Dünya Çerkes Birliğinden ayrılma oylamasında ise 36 çıkma 63 çıkmama yönünde ve 3 de çekimser oy kullanıldı. DÇB ile ilişkilerin tüm yönleri ile detaylı bir şekilde tartışıldığı toplantıda, farklı görüş ve yaklaşımların hem toplumumuzla paylaşılması hem de farklı görüş sahibi toplumumuz mensuplarının birbirlerini dinlemesi anlamında verimli bir toplantı gerçekleştirildi. Ülkenin farklı bölgelerinden gelerek katkıları ile kurumumuza güç veren tüm Dernek yöneticilerimize ve delegelerimize teşekkür ediyoruz. p> ---------------------------------- КАФФЭД - Анкарам дэт Кавказ Хасэмэ Я Федерацие и Совет ыкIи иделегациехэр мэлылъфэгъум и 7-м щызэIукIагъэх. Федерацие тхьаматэм ихэдзын телэжьагъэх ыкIи Хасэ Тхьаматэу Рахъо Илдыз Щекерджи хадзыгъ. КАФФЭД - Дунае Адыгэ Хыасэмрэ Федерациемрэ азыфагу илъ проблемхэмэ атегушIагъэх. Уставэм къызэритхэу къекIолIагъэмэ япчъагъэ екъун фэдиз зэрэщымытым къыхэкIэу зэIукIэм унашъо ыщтэшъугъэп. Арэу щытми зэIукIэм хэлэжьагъэмэ нахьыбэр Кавказ Хасэмэ Я Федерацие, Дунае Адыгэ Хасэм зэрэхэтын фаер къаIуагъ ыкIи къыкIагъэтхъыгъ. --------------------------------- КАФФЕД –м Зимычэзу и Зэхуэсыр ящlащ. Кафкас Хасэхэм и Федерацэм (КАФФЕД) Зимычэзыу и Зэхуэсыр 07-04-2019 махуэм Федерацэм и унафэщl хэхыныгъэмрэ, Дунейпсо Адыгэ Хасэмрэ (ДАХ) Каффедым я зэпыщlэныгъэхэм теухуа зэпсэлъэныгъэхэмкlэ Анкара щекlуэкlащ. Каффед –м и Тхьэмадэ нэхъыщхьэу Рахъо Ильдыз Шекерджи хахащ. КАФФЕД: Дунейпсо Адыгэ Хасэ (ДАХ) –мрэ Кафкас Хасэхэм и Федерацэм (КАФФЕД) -мрэ я зэпыщlэныгъэхэм теухуа Чэнджэщ зэпсэлъэныгъэхэри ящlащ. Унафэ къащтэн папщlэ цlыху бжыгъэ, ирикъун хуэдиз делегацэ зэхуэсым къызэремыкlуэлlам къыхэкlкlэ къекlуэлlахэм я гупсысэр къащlэным щхьэкlэ lэ яlэтыри, нэхъыбэм, «Дунейпсо Адыгэ Хасэ (ДАХ) -м КАФФЕД –ыр къыхэмыкlыжым нэхъ къащтэу» къагъэлъэгъуащ. {gallery}/haber/federasyon/2019/190407_Olaganustu_GK{/gallery}p>nanKaffed
Adıgey Cumhuriyeti’ne Dönüş için Devlet Programı
Adıgey Cumhuriyeti tarafından yürürlüğe konulan ve vatana dönüş olanağı sağlayan Devlet Programına ilişkin resmi duyurunun tercümesini aşağıda inceleyebilirsiniz. Konuya ilişkin Federasyonumuz Dönüş ve Anavatanla İlişkiler Çalışma Grubu tarafından da başvuruculara yardımcı olunacaktır. "12 Mart 2019 tarihli ve 61 numaralı Adıgey Cumhuriyeti Bakanlar Kurulu Kararı ile 2019-2021 yılları için “Yurtdışında ikamet eden soydaşların Adıgey Cumhuriyeti'ne gönüllü olarak yerleştirilmesine yardım” programı olan Adıgey Cumhuriyeti devlet programı ( bundan böyle program olarak adlandırılacaktır ) onaylanmıştır. Programın amacı, Adıge diasporasının soyundan olanlar da dahil olmak üzere, yurtdışında yaşayan soydaşlar arasından nitelikli personelin gönüllü olarak yerleşimini sağlamak, aynı zamanda Rusya Federasyonu topraklarında yasal olarak geçici veya sürekli ikamet eden yabancı ülke vatandaşı olan soydaşların yanı sıra Rusya Federasyonu topraklarına acil olarak toplu halde gelip ve Rusya Federasyonu topraklarında mülteci olarak kabul edilenler veya Adıgey Cumhuriyeti'nin sosyo-ekonomik gelişimi için güncel bilimsel ve teknolojik problemlerle uğraşan uzmanlar ve bilim adamları da dahil olmak üzere Rusya Federasyonu topraklarında geçici sığınma hakkı alanların yerleşimini sağlamak. Programın uygulanmasının sağlayacakları: Adıgey Cumhuriyeti topraklarına 120 soydaşın (Devlet Programı kapsamında 30 katılımcı ve onların 90 kişilik aile fertleri ) yerleştirilmesini sağlamak. Yıllara göre: 2019 yılı için - 20 soydaş (Devlet Programı kapsamında 5 katılımcı ve onların 15 kişilik aile fertleri) 2020 yılı için - 40 soydaş (Devlet Programı kapsamında 10 katılımcı ve onların 30 kişilik aile fertleri) 2021 yılı için - 60 soydaş (Devlet Programı kapsamında 15 katılımcı ve onların 45 kişilik aile fertleri) Yerleşim bölgesi “ Krasnogvardeyskiy Bölgesi ” dir. Bu gün itibariyle ilçede 7 köy ve 23 yerleşim alanı bulunmaktadır. Ana yerleşim yeri yerleri : Krasnogvardeyskoe Köyü; Hatukay Köyü; Beloe Köyü; Elenovskoe Köyü; Bolşesidorovskoe Köyü; Sadovoe Köyü; Ulyap Köyü. İlçenin merkezi olan Krasnogvardeyskoe Köyü, Ust-Labinsk şehrine 15 km uzaklıkta olup, bölge, önemli trafik akışlarının kesiştiği noktada, Krasnodar Eyaleti sınırda yer almaktadır. Belediye sınırları içerisinden, federal ve cumhuriyet için öneme sahip ulaşım yolları geçmektedir: Karayolları Maykop-Ust-Labinsk-Korenovsk, Maykop-Bjedughabl-Krasnodar. İlçe nüfusu 31 637 kişidir (Krasnodar Eyaleti ve Adige Cumhuriyeti Federal Devlet İstatistik Servisi verilerine göre). İlçenin 1 hastanesi (Adıgey Cumhuriyeti Devlet Bütçeli Sağlık Kurumu “ Krasnogvardeyskiy İlçesi Merkez Hastanesi ” ), 10 sağlık ocağı ve 6 tıbbi polikliniği vardır. Bölgedeki genel eğitim sisteminde, 16 genel eğitim kuruluşu bulunmaktadır. Okul öncesi eğitim sisteminde 14 belediye okul öncesi eğitim kurumu bulunmaktadır. İlçenin ekonomik kalkınmasının temeli tarım ve sanayi olup, Krasnogvardeyskiy İlçesi'nde faaliyet gösteren yaklaşık 800 bireysel girişimci ve köylü çiftliği kayıtlıdır. Kişisel iştiraki çiftliklerin kurulması ve köylü çiftliklerinin geliştirilmesi için ilçe topraklarında arazilerin verilmesi, Rus mevzuatına uygun olarak (Rusya Federasyonu Toprak Kanunu) yürütülmektedir. Ayrıca bölgede başarıyla faaliyet gösteren ve gelişen işletmeler: Ltd. Şti Krasnogvardeyskiy Süt Fabrikası, Ltd. Şti “Dias”, Ltd. Şti “ Sodrujestvo”, tuğla fabrikaları ve diğer birçok üretim tesisi. 1 Ocak 2018 itibariyle, Krasnogvardeyskiy Bölgesi İstihdam Merkezinde kayıtlı işsiz vatandaş sayısı 170 kişidir. Gereksinim duyulan iş kolları: tıbbi psikolog; kadın doğum uzmanı; çocuk doktoru - şehir (bölge), acil çocuk doktoru; sağlık ocağı çocuk doktoru; sağlık ocağı doktoru; fizik tedavi; sağlık ocağı fiziatri doktoru; teknoloji mühendisi (süt ürünleri); otomatik işlem kontrol sistemleri için mühendis; eğitimci – psikolog; kimya ve biyoloji öğretmeni; yabancı dil öğretmeni; matematik öğretmeni; öğretmen -defektolog. “ Krasnogvardeyskiy Bölgesi ” yönetimi, kendi yetkisi dahilinde “ Yurtdışında Yaşayan Soydaşların Rusya Federasyonu'na Yerleştirilmesine Yardım Etmeye Yönelik Tedbirler ” adlı Devlet Programı katılımcıları için geçici konut bulmada yardım etmeye hazırdır. Belirtmek gerekir ki, Krasnogvardeyskiy bölgesinde, serbest meslek sahibi nüfus sayısında artış vardır. Devlet programının katılımcıları ve aileleri için, okul öncesi eğitim organizasyonlarında çocukların kabulünün mevcut sırası açısından, Adıgey Cumhuriyeti'nde yaşayan Rusya Federasyonu vatandaşları ile eşit şartlarda okul öncesi eğitim hizmetlerine erişim sağlayacaktır. Adıgey Cumhuriyeti devlet otoriteleri ve “ Krasnogvardeyskiy Bölgesi ” belediyesi, Adıgey Cumhuriyeti'ne yerleşmek isteyen soydaşların yerleştirilmesinde kapsamlı yardım sağlamaya hazırdır. Programın uygulanmasından sorumlu yetkili organ - Adıgey Cumhuriyeti Ulusal İşler, Yurtdışında Yaşayan Soydaşlar ve Basından Sorumlu Komite. Programa katılacak vatandaşların seçimi için kriterler: Soydaşın, Adige Cumhuriyeti işgücü piyasasında talep edilen bir mesleğe (uzmanlığa) sahip olması; Hızlı uyum sağlamak için yeterli düzeyde Rusça (sözlü veya yazılı) bilmek; Önceki iş faaliyetini gösteren belgeler. Uyuşturucu bağımlılığı ve bulaşıcı hastalıkların varlığının ya da yokluğunun doğrulanması, yapılacak tıbbi muayene ile belirlenecektir. Yabancı ülkelerde tıbbi veya eczacılık eğitimi almış kişilerin belgelerini göz önüne alırken ve Rusya Federasyonu'nun tıbbi faaliyetlerine veya eczacılık faaliyetlerine kabul edilmek için başvuruda bulunurken, eğitimini sağlık alanında, yüksek tıp ve eczacılık eğitimi almış uzmanların kalifiye şartlarına uygunluğu 8 Ekim 2015 tarih ve 707n numaralı Rusya Federasyonu Sağlık Bakanlığı tarafından onaylanan “ sağlık ve ilaç sektöründe çalışacak, “Sağlık ve Tıp Bilimleri ” hizmetinde bulunacak kişilerin yeterlilikleri” doğrultusunda belirlenecektir. İletişim:p> Adıgey Cumhuriyeti Ulusal İşler, Yurtdışında Yaşayan Soydaşlar ve Basından Sorumlu Komite.p> Adres : 385000, Maykop Şehri, Krestyanskaya Caddesi, 236p> Telefon : (8772) 52-10-16p> komnac01@rambler.rup> “ Krasnogvardeyskiy Belediyesi ” Yönetimip> Adres : Adıgey Cumhuriyeti, Krasnogvardeyskiy Belediyesi, Krasnogvardeyskoe Köyü,p> Çapaeva Sokak, 93 Telefon : 8 (87778) 5-34-61p> radnet2005@mail.ru"nanKaffed
Derneklerimiz, KAFFED ve DÇB
Uzun zamandır gündemde olan ve DÇB ile ilişkilerin değerlendirilmesi tartışması sürüyor. KAFFED zaten DÇB üyesi olduğundan, dondurulmuş da olsa, mevcut üyeliğin devamı konusunda KAFFED Yönetim Kurulu`nun yazısı dışında olumlu bir yazıya pek rastlanamıyor. Benzeri durum KAFFED`in değerlendirilmesi için de geçerli. Samimi, ancak yine de bir çözüm önermeyen eleştirilerin varlığı yadsınamaz. Ancak eleştiriler çoğunlukta ve öncelikle KAFFED düşmanları olmak üzere, diyaspora olamayanlar ve geri planda çözümsüzlük içerisinde görevsizliğin doğacağı umudunda olanlar olmak üzere devam eden bir nakarattır gidiyor. Tamamının bir tek ortak noktası bulunuyor: bir çözüm önermeden, KAFFED`in çözümsüz olduğu! Toplumumuzun DÇB ve KAFFED`e de olabileceğinden çok görev yüklediğini ve değerlendirmelerin bu “görevlere” göre şekillendiğini söylemek mümkün. Yok olma noktasına yaklaşmış bir toplumun bu beklentiler içerisinde olması da normal. Öncelikle DÇB`nin kurucusu olarak KAFFED`in değerlendirilmesi gerekiyor. KAFFED de aşağı yuları DÇB tüzüğünde “tüm dünya Çerkesleri” olarak yazılı görevler Türkiye çapına indirgenirse KAFFED`in görevleri haline geliyor denilebilir. KAFFED kendisini oluşturan bileşenleri yani Derneklerimiz kadar aktif ve kararlı olabiliyor. Maalesef bu konuda karnemiz pek iyi değil. Bir “Devlet” programını gerçekleştirmesi gereken KAFFED, amatör kadrolar tarafından yönetilen, imkanlarını ve imkansızlıklarını hepimizin bildiği Derneklerimizin kadroları tarafından destekleniyor ve yönetiliyor Derneklerimiz ve KAFFED yönetim kadroları sürekli değişiyor, tabanlarına ve genel kurullarına bilgi aktarma ortamı oluşamıyor. Uzun zaman KAFDER ve KAFFED yönetimlerinde bulunan arkadaşlarımızdan bir iki defa geldikten sonra hiç gelmeyen, ancak genel kurullarda en sert eleştirileri yapan, kurulan profesyonel kadroları yaşatacak imkanları desteklemeyen, profesyonel kadroların iptaline ses çıkarmayan, Nart dergisinin kapanışını kabullenen, maddi imkanlar konusunda destek taahhüdünde bulunup yapmayan ancak Yönetim Kurullarında görev almamayı seçip sadece internet ortamında eleştiri yolunu seçen bir durumdan bahsetmek zorundayız. KAFFED`e biçilmiş olan görevler için ne bütçe gerekir, hiç düşündünüz mü? KAFFED`e biçilmiş görevlerin profesyonel kadrolar olmaksızın yürütülebileceğini düşünebiliyor musunuz? Bölgenizden KAFFED yönetimine göndermiş olduğunuz arkadaşlarınızı madden ve manen ne kadar destekleyebildiniz, yapılması gerekenleri ne kadar sorgulayabildiniz? Tarafınızdan seçilen kaç KAFFED delegesinin layıkıyla toplumu temsil edebildiğini ve Genel Kurullara katılabildiğini düşünüyorsunuz? Tabi benzeri sorular Derneklerimiz için de geçerli oluyor. KAFFED, toplum tabanımız ve derneklerimiz ne kadar destekliyorsa o kadardır! KAFFED`in bu desteklerden birazcık daha fazla olabilmesi yönetimlere seçilen amatör arkadaşlarımızın kişisel maddi imkânlarını zorlamasıyla gerçekleşmektedir. Tabi bu maddi yük yönetime aday bulmayı da zorlaştırmaktadır. KAFFED e yüklenen görevleri öncelikle doğru bir empatiyle kendimizi, derneklerimizi değerlendirerek sorgulamalıyız. Özetle, biz ne kadar isek KAFFED te o kadardır. DÇB bizleri sürmüş olan imparatorluğun psikolojisini tamamen atamamış, henüz kapitalizme bile tam anlamıyla uyum sağlayamamış, bu anlamda gelişkin bir demokrasinin varlığından bahsedilemeyecek Rusya Devleti içerisinde bulunuyor. DÇB ile ilgili bir benzetmenin konunun anlaşılmasında yardımcı olacağını düşünüyorum: Türkiye Cumhuriyetinin olmadığı, Türk nüfusunun tarihi anayurdunun Yunanistan`da kaldığı, burada 2-3 coğrafyada benzeri nüfuslarla Özerk Cumhuriyetlerde Türk kökenlilerin yaşamakta olduğu, Merkezi Yunanistan`da olan Dünya Türkleri Federasyonu Yunanistan`da ne kadar etkili çalışabilirse DÇB de Rusya`da o kadar etkili çalışabiliyor veya benzeri bir örgüt o kadar etkili çalışabilecektir. DÇB’ye bir bina mı alabildik, elektrik, suyunu mu ödeyebildik? Yoksa kolayımıza geldiği için bu görevi çok şikayetçi olduğumuz devlet ricaline mi bıraktık? DÇB Yönetim ve Başkan seçiminden memnun değilken, Başkan ve Delegelerimizi madden destekleyip, oralarda uzunca zaman kalmalarını sağlayıp bu kulis çalışması yapmalarını mı sağladık, yoksa Genel Kurula 2 gün öncesi gidebilen ekibimiz “Başkan adayınız var mı?” diye sorulduğunda “maalesef yok” cevabını mı vermek zorunda mı kaldı ? Ki bu son Genel Kurul`un, hep birlikte beğenmediğimiz Hauti`nin üçüncü defa seçileceği Genel Kurul olduğunu düşünecek olursak ve bu Genel Kurul`a bir Başkan adayımız olmadan ve tarafımızdan hiçbir Yönetim Kurulu çalışması yapılmadan gidildiği düşünülürse kabahati kendimizde mi, Hauti`de mi aramalı? Derken olaylar gelişti ve Yaşar Aslankaya`nın deportu üzerine Hauti kabahatli görüldü. Ağırlıklı olarak bu nedenle DÇB ile olan ilişkiler askıya alındı. Yaşar Aslankaya`nın Genel Başkanlık`tan istifası ile Genel Kurula gidiyoruz. İçinde olduğumuz Olağanüstü Genel Kurul çözümü bir yıl önce Başkan`a teklif edildi. Yani bu başkan ve belki de yönetimden de kurtulmak için bir olağanüstü genel kurula gitsek ve yönetimi yenilesek önerisi hayata geçirilebilseydi iyi olurdu. Bu çözüm önerisini maalesef mevcut başkanımız kabul etmeyerek ortamı gergin yönetme yolunu seçti. Eğer DÇB yönetimi için olağanüstü Genel Kurula gidilseydi muhtemelen çoktan mevcut başkan değişmiş olacak ve herkese olumlu yönde, KAFFED in gücü, yapıcı yaklaşımı, toparlayıcılığını öne çıkaran, bir mesaj verilmiş olacaktı. Neden olağanüstü genel kurul önerisi kabul edilmeyip gerilimin arttırılması yolu seçildiği, bunun arkasında hangi düşüncenin yattığı, bir misyona mı hizmet ettiği henüz bilinmiyor. Anavatana dönüş yapma konusunda biz ne yapıyoruz, DÇB den ne bekliyoruz. DÇB (Yunanistan örneğini unutmadan) pasaport süresini azaltamaz, vize uygulamasını değiştiremez. Birisi şunu açıkça yazabilir mi? Kim dönmek istiyor ve DÇB den ne bekliyor ? Yakın tarihte internete düştü. Adiğey Cumhurbaşkanı “dönenlere yardım edileceği” açıklamasını yaptı. İşte budur. Bunu yapması gereken yer resmi yöneticilerdir ve gerekeni yapmıştır. Şimdi şikayeti bırakıp bu açıklamaya karşın dönecekler listesi oluşturma görevimiz bulunmaktadır. Buyurun yapınız, hep birlikte yapalım. Gelelim Xase lere. DÇB nin üyesi olan, her yönetim kuruluna üye veren Xase`lerle birlikte neden Olağanüstü Genel Kurula gidemedik? Bunu beceremeden nasıl olup da DÇB üyesi olan Xase`lerin DÇB den ayrılması ve yeni bir şemsiye altına girmeleri beklenebilecek? Biz DÇB den ayrılacak olursak DÇB den ayrılmayan Xase’ler ne olacak? DÇB’den ayrılmamız durumunda Ürdün, Avrupa, ABD`den olan üyeler devam mı edecekler, ayrılacaklar mı? DÇB`nin yerine kurulacak örgütsel yapının farkı ne olacak? Farklı yönetim şekli ve farklı başkanlar oluşturabilmek için neler yapmaya hazırız vb… DÇB Genel Kurullarına Xase ler ve diğer ülkelerden üyeler ile birlikte iyi hazırlanıp, yeni başkan, yeni Yönetim Kurulu oluşturmak daha doğru olmaz mı? Bu sorunun cevabı herhalde “daha iyi olur” şeklinde olacaktır… Çünkü zaten yeni kurulacak olan kurum yönetimi bu şekilde yapılamayacaksa mevcuttan ne farkı kalacak? Bu yapılabilecekse neden mevcut kurum içerisinde yapılamaz? Soruların cevaplarını hep birlikte düşünmeden ve atacağımız adımdan sonrasını planlamadan yola çıkmayalım… Şamil JANE Bursa Çerkes Kültür Derneği Başkanı div>nanKaffed
Dünya Çerkes Birliği (DÇB) İle Olmaz
Rusya Federasyonu yasalarına göre 1991 yılında Nalçik’te kurulan DÇB’nin kuruluş amaçları arasında, Çerkes kültürü ve dilinin korunması ve gelişimine olanak sağlanması, Çerkesce için tek ve standart bir yazı dilinin oluşturulması, Çerkeslerin karşılaştığı siyasi ve ekonomik sorunlara çözüm aranması,Diaspora Çerkeslerinin Kafkasya’ya dönmesine yardımcı olunması,Uluslararası Çerkes organizasyonları arasındaki iş birliğinin artırılması konuları yer almaktaydı. Ancak özellikle son 19 yılda gelinen noktada bu temel amaçların göz ardı edildiği, kimi zaman ise tam tersi eylem ve söylemlere imza atıldığı bilinen bir gerçektir. Böylelikle DÇB Çerkes kültürü ve toplumuna hizmet eden bir kurum olmaktan çıkmış, özellikle son 5 yılda tartışmalı ve kabul edilmesi güç eylemlere imza atmıştır. Toplumumuzun faydasına olduğunu hiçbir şekilde söyleyemeyeceğimiz bu tartışmalı söylem ve eylemlerden bazıları şu şekilde sıralanabilir ; -DÇB Yönetimleri tarafından,Çerkes halkının 300 yılı aşan özgürlük savaşının yok sayılarak Kabardey’in Rusya’ya sözde “GÖNÜLLÜ” katılımının 450. ve 460. yıldönümü kutlamalarının(!) organize edilmesi, ul> - DÇB’nin “Anadilimizi Rusya Federasyonu koruyor” şeklindeki anlaşılamaz beyanındaki ısrarı bir yana, , Anavatanda anadilde eğitimin seçmeli ders haline getirilmesi konusunda duyarsız kalması, ul> - DÇB’nin ‘’DÇB ve kendine bağlı tüm kurumlar Rusya Federasyonu yanlısıdır (!)’’ beyanı ul> -Çerkes halkının sorunlarını dile getirmek için uluslararası faaliyetlerde bulunan aktivistlerin aşırılıkçı olarak tanımlanması ve bunlarla mücadele için Rusya Federasyonu’ndan fon talebinde bulunulması. ul> -Tsipine Aslan, Aslan Jukov, Suadin Pşukov, Kazbek Gekkiev, Timur Kuaşev gibi kişilere yönelik suikastlara ses çıkarılmaması; ul> - DÇB’nin 2014 Soçi Kış Olimpiyatlarına destek vermesi ul> -Türkiye ile Rusya Federasyonu arasında 2015 yılında yaşanan “uçak düşürme krizi” sürecinde Anavatanda oturma izni almış olan kişilerin bu izinlerinin iptali ve Anavatana seyahat edenlerin keyfi olarak alınmamaları gibi gelişmeler karşısında hiçbir tepki gösterilmemesi ul> -2016 yılında, DÇB Başkanının, 21 Mayıs anma törenlerine katılmak üzere Anavatana giden kafilenin sınırdan geri çevrilmesiyle ilgili olarak verdiği demeçte dernek başkanlarının da içinde bulunduğu kafileden “provokatör” olarak bahsetmesi. ul> -21 Mayıs Sürgün ve Soykırımını anmak amacıyla köyünde geleneksel bir anma faaliyetinde bulunan Ruslan Guaşev’in, “izinsiz gösteri yaptığı” gerekçesiyle idari para cezasına çarptırılması ve buna karşılık olarak başladığı açlık grevinin Diasporada oldukça ses getirmesine ve toplumun her kesimi tarafından tepki gösterilmesine rağmen, DÇB tarafından görmezden gelinmesi; ul> 10 -2018 yılında 9.sunu düzenlediğimiz ve 40.000’den fazla insanımızın katıldığı Uluslararası festivalimize anavatandan davetli olarak katılacak sanatçıların katılımlarını engellemeye yönelik DÇB girişimlerip> Önceki yıllarda da defaatle kamuoyu ile paylaştık. Son olarak KAFFED genel kurulunda da dile getirdiğimiz üzere atılacak en önemli adım, ‘ama’sız ‘fakat’sız DÇB üyeliğinin sonlandırılmasıdır. Bu noktada üyeliğin devam etmesinin zaruri olduğunu düşünenlerce bazı sorular gündeme getirilmektedir. Anavatanla ilişkilerimiz zarar görür mü?li> ol> Anavatanla ilişkilerimizde DÇB’nin olumlu yönde hiçbir katkısı olmadığı gibi, DÇB elindeki gücü ve yetkiyi, diasporanın ve üye Xase’lerin kontrol edilmesi, aykırı ses çıkaran yöneticilerinin tasfiye edilmesi için kullanmaktadır. Diğer yandan gerek Rusya gerekse anavatan ile olan ilişkilerimizin büyükelçilik, cumhurbaşkanlıkları, bakanlıklar, üniversiteler gibi doğrudan kurumlar aracılığıyla yürütülebileceği de göz ardı edilemez. Anavatandaki üniversitelere öğrenci gönderme imkânsızlaşır mı?li> ol> Anavatandaki üniversitelerde okuyacak öğrencileri Rusya Federasyonu’nun Türkiye Büyükelçiliği bünyesinde yer alan bir ajans belirlemektedir. Bu süreçte yapılan mülakata KAFFED temsilcisi de katılmaktadır. DÇB’nin Anavatanda bulunan üniversitelere öğrenci gönderme konusunda yetkisi ve dahli bulunmamaktadır. DÇB ile ilişkilerin askıya alındığı dönemde de KAFFED Anavatana üniversite öğrenimi için öğrenci göndermiş, ayrıca Anavatandan gelen öğrencileri Türkiye’de misafir etmiştir. Kaldı ki DÇB üyesi olmayan Federasyonlar hatta dernekler de eğitim konusunda çeşitli organizasyonlar yapabilmektedir. Anavatana dönüş yapanlar yeni sorunlarla yüz yüze gelebilir mi?li> ol> Kuruluş amaçlarında yer almasına rağmen 2000 yılından bu yana dönüş ile ilgili DÇB’nin hiçbir somut çalışması olmadığı aşikar olup, iki ülke arasında yaşanan uçak krizinde anavatana dönüş yapmış soydaşlarımızın yaşadığı zorluklara karşı sergilenen umursamaz tutum bu anlamda fikir verebilir. Kaffed üyelikten ayrılırsa yerini başka oluşumlar doldurur mu?li> ol> Bu söylem, DÇB yöneticileri tarafından KAFFED-DÇB ilişkileri dondurulduğu sırada tehdit unsuru olarak kullanılan en önemli argüman olup pratikte bir karşılığı bulunmamaktadır. KAFFED’in yıllar içinde oluşturduğu kurumsal hafızası, birikimi, kapasitesi ve ilişki ağı göz önüne alındığında, KAFFED kendi gücünün farkına varmalı, bu ve benzeri tehditlere boyun eğmemelidir. Dolayısıyla KAFFED’siz bir DÇB’nin varlığını sürdürebilmesi mümkün değildir. Üyelikten ayrılmak yerine kurum içinde kalarak DÇB ıslah edilebilir mi?li> ol> Gerek değişen KAFFED yönetim kurulları gerekse DÇB yönetim kurullarının, DÇB bünyesinde kalınarak kurumun Çerkes halkı yararına değişebileceği yönündeki düşünce ve tutumlarının sonuçsuz kaldığı son 19 yıl içinde açık biçimde görülmüştür. Her ne kadar kuruluş amacı ve çalışmaları bir noktaya kadar doğru ve umut verici olsa da sonuç itibariyle KAFFED’in dolayısıyla toplumumuzun geleceği için bize ayak bağı olmaktan öteye gitmeyen bu kurumdan ayrılma zamanı gelmiştir. Kayseri Kafkas Derneği DelegasyonunanKaffed