Gençliğin Dinamizmi

Sinop’un Ordu köyündenim, Smırpha sülalesindenim, Abhazım. Balıkesir Edremit’te Kafkas Dernekleri Federasyonu tarafından üçüncüsü düzenlenen KAFFED Gençlik Çalıştayı’na Manisa Çerkes Kültürü Derneği Gençlik Komisyonu Üyesi olarak katıldım. Bu çalıştayda yeni düşünceler üretebilmek ve mevcut sorunlara çözüm bulabilmek adına ülkenin dört bir yanından gelen soydaşlarımla bir arada olmak bana mutluluk ve güven verdi. Gördüm ki hepimiz aynı amaç için oradaydık. Gençliğin gücünü, gücümüzü bir kez daha hissettim. 25-26 Eylül’de gerçekleştirdiğimiz çalıştayda birçok konuyu ve görüşleri yeniden dile getirdik. Diğer iki çalıştayda da belirttiğimiz problemlerin bir kısmının çözüme kavuştuğunu; bazı sorunların ise hala çözülmediğini gördüm. Çözüme kavuşmayan sorunların dernek büyüklerimizle ve ilgili şehirlerin ÜNİKAF ’larıyla bir arada iş birliğiyle çözüme kavuşabileceğini düşünüyorum. Ortak bir paydada buluşulduğunda çözüme kavuşmayan herhangi bir sorun kalmayacaktır. Önceki çalıştaylarda tüm katılımcıların söz hakkı almamaları ve kendilerini ifade etme konusunda çekimser olmaları dikkatimi çekmişti. Fakat şu an görüyorum ki her birimiz o kabuğu kırmışız ve birbirimize derman olacak çözüm önerileri sunuyoruz. Bu çalıştayda sorunların çözüme kavuşabilmesi adına tetikte bekleyen bir gençlik dinamizmi gördüm. Bu da beni çok umutlandırdı. Umutlanmamın bir diğer sebebi ise önceki çalıştaylara nazaran bu çalıştayın daha sistematik, daha çözüm odaklı bir çalışma olmasıydı. Umuyorum ki mevcut sorunların altından hep beraber kalkacağız. Sonuç olarak toparlamak gerekirse şayet, düşünceler üretip düşüncelerini gerçekleştirmeye çalışan biz gençlere böylesine özgürce bir ortam hazırlandığı için teşekkür ederim. Ayrıca naçizane bir şeyi daha eklemek istiyorum. Bugün Anzaklar Çanakkale’ye gelip atalarının mezarlarını nasıl ziyaret ederek onları anabiliyorlarsa bizim de artık Kefken sahillerine karanfil bırakmak yerine anavatana (Çerkesya’ya, Abhazya’ya) gidip atalarımızı orada anabilmeliyiz, uğruna canlarını verdikleri toprakları ziyaret etmeliyiz. Umuyorum ki bu düşüncem 21 Mayıs 2022’de gerçekleşir. Bizi misafir eden Güney Marmara Gençliğine, KAFFED’e, organizasyonda emeği geçen tüm soydaşlarıma, katılan arkadaşlarıma ve büyüklerimize sonsuz şükranlarımı sunuyorum. nanSmırpha Elif Sevim Oral

Atalarımıza Layık Olamıyoruz !

Balıkesir’in Edremit ilçesinde 25-26 Eylül 2021 tarihlerinde gerçekleştirilen üçüncü KAFFED Gençlik Çalıştayında farklı illerden gençlerle tanışma ve fikir alışverişinde bulunma imkanına sahip olduk. Konuşmalar sırasında çoğu konuda ciddi eksikliklerimiz olduğunu tekrar görmüş olduk ancak gençlerin çözüm üretme istekleri umut vericiydi. Çerkes halkı olarak senelerdir yaşadığımız sorunlar amaç ve strateji eksikliğimizin semptomlarıdır. Bu eksiklik giderilmezse sorunlara her gün yenileri de eklenecektir. Amacımızı belirleyip üzerinde çalışmalı ve yüksek sesle dile getirmeliyiz. Diasporada yüzyıllar boyu farklı toplumlar arasında kültürümüzü korumaya çalışmak bizim amacımız olamaz. Vatana geri dönüş ve Çerkesya’da birliğin tekrar kurulması asıl amacımız olmalı. Bu büyük amaç unutulup sadece küçük amaçlar konuşulduğu sürece geleceğimiz tehlike altındadır. Amaç ve yöntem belirlendikten sonra hedefe uzun da sürse zor da olsa ulaşılacaktır. Aynı dağın zirvesine ulaşmak için farklı yollar denenebilir. Zirveye ilk kimin ulaştığı değil ulaşılması önemlidir. Farklı yollardan ilerleyenlerin birbirinin önünü kesmeye çalışması sadece halkımıza zarar verir. Bireysel ve grupsal çıkarları için halkımızın geleceğini riske atanlara Çerkes Halkı engel olmalıdır. Tüm siyasi ve stratejik hareketlerin açıktan yapılması beklenemez ancak yaşanan süreçler boyunca halkı doğru bilgilendirmek gerekli. Profesyonel olmayan hareketlerde bulunup sonradan sürecin dedikodu malzemesi haline dönüşmesine izin verilmemeli. Yapılan toplantı ve görüşmeler süreç sonunda tarafların imzasını veya onayını taşıyan yazılı bir belgeye dönüştürülmelidir. Federasyon diasporadaki halkımıza önderlik edebilecek yeterliliğe getirilmeli. Bunun için Çerkes Halkı’nın federasyona olan güven, destek ve katılımları arttırılmalı. Bu da federasyonun halkımızın asıl amacına hizmet etmesiyle, tüzüğünü buna göre güncellemesiyle, halkımızın önüne gelecek vizyonu koymasıyla, yürütülen süreçlerde fikir alışverişinde bulunmasıyla, bu süreçlerde gerektiği kadar şeffat davranmasıyla ve verdiği sözlerin arkasında durmasıyla sağlanabilir. Gençlerin, yaşça büyüklerinden beklentilerinden belki en önemlisi tecrübelerini gençlere objektif olarak aktarmalarıdır. Gençlerin geçmişte yaşanan olayları ve denenen yolları tam olarak bilmeleri ve dönemin koşullarını anlamaları mümkün değildir. Büyükler ve şu ana kadar emek sarf etmiş insanlar deneyimlerini anı olarak anlatmak yerine üzerine analizler yaparak anlatmalılar. Yapılan girişimlerin neden başarılı veya başarısız olduğu gençler tarafından iyi analiz edilmeli ve aynı hatalar tekrarlanmamalı. Şu an yaşanan problemlerin büyük çoğunluğu yıllardır çözülemiyor. Bu uzun süreli sorunlar karşısında ilk akla gelen çözüm fikirleri genelde aynıdır ve daha önce denenmiştir bu yüzden farklı fikirler ve bakış açılarının üretilmesi gerekli. Sorunlara farklı çözümler ve bakış açıları üretilmesi için bölgesel ve genel beyin fırtınası yapılacak ortamlar oluşturulmalı. Beyin fırtınası yapılırken akla gelen fikirleri ‘saçma’ veya yanlış bile olsa söylemek gerekli. Bu tür meclislerde insanlar birbirlerini saçmalamakla itham etmemeli ve sürecin farkında olmalılar. Önemli olan fikirlerin hatalı olabilecek kısımları varsa bunları hızlıca düzeltmek ve fikirleri geliştirmektir. Ortaya atılan fikirleri daha tartışmadan ve gelişim sürecine sokmadan, bu fikirlerin gerçekleştirilemeyeceğini söylemek doğru bir tutum değil. Halkımız birbirini dinlemeyi ve anlamayı öğrenmeli. Çerkes Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun olan öğrenciler vatan ve eğer gerekliyse diasporayla gerçekleştirilecek görüşmelerde tercüman olarak yer almalı. Böylelikle hem gereksiz yanlış anlaşılmaların önüne geçilir hem de az da olsa mezunlara iş imkanı sağlanır. Gençleri bölüme yönlendirebilmek için iş imkanı sunmak, ‘’Tercih edin!’’ diyerek bölümün tercih edilmesini beklemekten daha mantıklı ve etkili olacaktır. Daha önceki nesillerde derneklere küsen ve bireysel faaliyet yürüten insanların uzaklaşmasının sebebi iyi analiz edilmeli. Bu insanlar tekrar kazanılmalı. Dünya’nın her tarafındaki Çerkes akademisyenler arasında iletişim ağları kurulmalı. Kaybedilen insanlar ve akademisyenler toplu faaliyetlere ve fikir üretme organizasyonlarına dahil edilmelidir. Gençlerden büyük beklenti içinde olmak normal ve gereklidir ancak gençlerin hepsinden bu beklenemez. 15-20 Yaşındaki gençleri ‘’İşleri, güçleri kaşen-şeşen’’ diye itham etmek sadece gençlerin halkımızdan uzaklaşmasına neden olacaktır. O yaştaki her insandan, çok daha büyük insanlar yeterince çaba sarfetmezken, halkı kurtarması veya dernekleri ayağa kaldırmasını beklenemez. Gençlerin derneklerden uzaklaşmasının nedenlerinden biri dernek başkanlarının ve yönetim kurullarının yetersiz olmasıdır. Dernek başkanları ve yönetim kurullarına yaşlarına ve statülerine bakılmaksızın federasyon tarafından Xabze, tarih ve güncel konularla ilgili seminerler verilmelidir.       Thamade’lerin gençlere her konuda örnek olabilecek ve belli özellikleri bir arada bulunduran kişiler olması gerekli. Bu özelliklerden sadece birine sahip diye o kişiler dernek başkanı seçilmemeli. Spesefik bir konuda üstün yeterliliği olan kişiler yönetim kurullarında o konu ile ilgili sorumluluğu almalıdır. Koltuklar kişisel statü için işgal edilmemeli. Dernekler veya federasyon projeleri için aidata ek olarak proje bazlı maddi kaynak toplayabilir. İnsanlar ne amaca hizmet edeceğini bildiği bir kampanya için daha kolay ve fazla miktarda bağış yapabilirler. Her etkinlikten veya toplantıdan önce katılımcılara ve ’misafirlere’ aksiyon veya durumun Xabze’ye göre nasıl yürütülmesi gerektiği anlatılmalı. Herkes haklarını ve sorumluluklarını bilmeli. Böylelikle katılımcıların işleyiş konusundaki eksik veya farklı bilgileri sorun yaratmaz. Ortaya çıkabilecek tartışmalar ve kırgınlıklar yaşanmadan engellenebilir. Toplantı ve çalıştaylar düzenlenirken plan ve programı iyi ayarlanmalı. Organizasyonun detayları katılımcılarla daha önceden paylaşılmalı ve hazırlık yapılması istenmeli. Seçilen konu başlıkları daha dikkatli seçilmeli böylece uzun süre aynı cümlelerin farklı kişiler tarfından söylenmesinin önüne geçilir ve diyalogların akıcılığı arttırılır. Hazırlanan plan ve programlarda son dakika değişikliğine gidilmemeli eğer gidilmek zorunda kalındıysa katılımcılara açıklama yapılmalı. Yorgunluk aktif katılımı azaltacağı için çalıştaydan önceki gece konaklama imkanı sağlanmalı veya sağlandıysa katılımcılar haberdar edilmeli. İmkanlar sorulunca değil sorulmadan katılımcılara aktarılmalı. Federasyonun, Ünikaf’ların ve derneklerin gençlik çalıştaylarını daha da ciddiye alıp temsiliyet konusuna özen göstermesi gerekiyor. Federasyonun gençlik çalıştaylarında daha fazla temsilci ile toplantı boyunca yer alması gerekiyor. Gençlerin soru ve sorunlarına daha uygun bir yaklaşımla karşılık verilmeli. Birimler daha önceden bildirmeleri gereken isim listelerini son günlerde federasyona iletmemeliler. Temsilci olarak gelen kişilerin konular hakkında yeterli bilgiye ve hitabet yeteneğine sahip olması tartışma ortamını sağlayacaktır. Bu kadar emek ve zaman harcanan bir çalıştaya konuya ilgisi ve bilgisi daha yüksek olan insanların katılmaması ya da tam katılmaması aslında çalıştaydan beklentinin düşük olduğunun göstergesidir. Eleştiri olmadan gelişim olmayacaktır. Katılımcı gençlerin belli bir kısmı eleştirilerini topluluk önünde açıkça dile getirme konusunda çekingen bir tavır takındılar. Küçük yaşlardan beri yüzlerce kişi önünde dans edebilecek özgüven verilen Çerkes gençlerine yüzlerce kişi önünde konuşabilecek, eleştiri yapabilecek özgüven de verilmeli. Çerkes gençleri olarak korkacak bir şeyimiz yok! “Bu dünyaya var olduğumuzu, yaşadığımızı ve hala yürek taşıdığımızı göstermeliyiz!” Birlikteysek Güçlüyüz!nanDaur Miraç Bedir

Pandemide Kaybettiğimiz Nesilleri Geri Kazanmalıyız

Balıkesir/Edremit’te 25-26 Eylül tarihleri arasında gerçekleşmiş olan Kafkas Dernekleri Federasyonu (KAFFED) III. Gençlik Çalıştayı’nda Mersin Kafkas Kültür ve Yardımlaşma Derneğini temsilen bulundum. Bu iki günün ilk günü daha çok farklı illerden gelen soydaşlarımızı tanımak ve onlarla kaynaşmakla geçti. Çeşitli etkinliklerle hep birlikte güzel vakit geçirdik. Sonrasında ÜniKaf toplulukları ile olan iletişimsel problemlere değindik. Biz gençlerin görüşlerini her anlamda dinleyip anladıklarına inandığımız, farklı görüşlerin rahatlıkla ifade edilebildiği konuşma ortamı meydana getirilip sağlıklı bir tartışma ortamı yaratıldı. Aynı zamanda Çalıştayımızın ana teması pandeminin bize yönelik artı ve eksileri ile ilgili idi. Çalıştayımızın ikinci gününde ise gruplar halinde bu konuları ayrıntılı şekilde tartışma fırsatı bulduk. Her gruptan iki temsilci olacak şekilde tartışma sonrası elde edilen görüşleri katılımcılarla ve Federasyon yöneticileri ile paylaştık. Ben de temsilcilerden biriydim. Benim ve grubumun bu konular hakkındaki ortak fikri şu şekildeydi; 2 yıldır pandemiyle savaşıyoruz. İki yıl demek, koskoca iki nesil demek ve eğer ki biz o iki nesli içimize çekip “bir” olamazsak, onlara Çerkeslik hissiyatı kazandıramazsak maalesef ki kaybımız büyük olur. Bu yüzden pandemi sürecinde ne kadar olumsuz etkilenmeler meydana gelmiş olsa da bundan sonrasında bu açığı kapatacak şekilde davranmamız gerekiyor. Çerkeslik hissiyatı dediğimiz, Çerkes insanının içinden gelen aitlik, sorumluluk ve en güzeli, atalarımızın anılarından kalmış gurur duygusudur. Çerkes hissiyatı dediğimiz küçüklükten içimize işlemiş ve kanımıza karışmış olan temelinde “ti khabze” “ti bze”  (kültürümüz, dilimiz) olan hayat tarzımız. Bu hissiyatı sürdürebilmenin tek yolu çocuklarımıza aktarmaktan gemektedir. Asimile olmamanın tek umudu olan çocuklarımız derneklerimizde büyümeli. Biz gençler onlara yeri geldiğinde abi/abla, yeri geldiğinde eğitim hayatlarında yardım edecek öğretmenler ve mentörler olacağız. Onların ilerde her anlamda başarılı olmasını sağlamak üzere uzun vadeli planlar yapma sorumluluğunu almalıyız. Eğer çocukların derneklerimizde büyümelerini sağlarsak bir sonraki neslin de Çerkes olan bir yuvada/ ailede büyümesine vesile olmuş oluruz. Özetle III. Gençlik Çalıştayımızda yeri geldi birbirimizi eleştirdik, yeri geldi kendimizi eleştirdik ama elimizden geldiği ölçüde bu sorunların derinine inip  el birliğiyle çözümler aradık. Çalıştayımızda konuştuğumuz konular ve paylaşılan görüşlerin gerek bugünümüzü gerekse yarınımızı etkileyeceğini düşünerek konuşulanların uygulamaya geçmesini temenni ediyor ve tekrardan Gençlik Çalıştayı’nın düzenlenmesine önayak olanlara ve Türkiye’nin dört bir yanından vakit ayırarak katılan herkese teşekkürlerimi iletiyorum.nanNerit Cimuk

Hedefimiz Bir Sonraki Çalıştay’da Çok Daha Az Sorun Konuşmak

Kafkas Dernekleri Federasyonu (KAFFED) tarafından 25-26 Eylül tarihlerinde 3'üncüsü düzenlenen Gençlik Çalıştayına Ankara Yıldırım Bayazıt Üniversitesi Kuzey Kafkasya Kültür ve Araştırma Topluluğu’nu (AYBÜKAF) temsilen katıldım. Bir toplumun ilerleyebilmesi için sorunların ve çözümlerin özgürce konuşulması gerekir. Böyle bir ortamı bizlere sağlayarak Çerkes toplumunun sorunları hakkında daha bilinçli hâle gelmemize öncülük ettiği için KAFFED’e ve ev sahipliği için Edremit Belediyesi'ne teşekkür etmeliyiz.  Ve gelelim asıl meseleye; bu sorunlara çözüm üretmek... Çalıştaya katılan toplumumuzun temel sorunlarının farkına varmış 70'e yakın genç vardı ve birçoğunun çok güzel çözüm önerileri vardı. Herkes kendini çok açık şekilde ifade etti. ÜniKafların sorunları, Çerkes toplumunun yanlış tanınması, dernek üyelikleri vs. gibi sorunlarımızı ilk gün konuştuk. Genele baktığımızda çözülmeyecek sorunlar değil. Peki, neden yapmıyoruz bunu? Kimine göre maddi imkânsızlıklar, kimine göre toplumun yeterli özverisinin olmaması. Aslında bütün bunların bahane olduğunu hepimiz biliyoruz ve istesek çözüme kavuşturabiliriz. Genç yaşlı demeden hepimizin yapması gereken şeyler var. Çalıştay'da konuşulan bazı çözüm önerileri şunlardı; “Derneklerin üye sayısını arttırarak ufakta olsa alınan bağış ve aidatlarla maddi sorunları bir nebze azaltabiliriz. Üstelik resmi kayıtlarda üye sayımızın fazla olması devlet karşısında daha güçlü durabilmemizi sağlar. Yazılı tarih çalışmaları yaparak hem daha fazla kitleye ulaşır hem de gelecek nesillere daha rahat bu bilgileri aktarabiliriz. Devletin resmi ders kitaplarında Çerkes tarihi ve kültürünün yer almasını sağlayarak sesimizi her topluma ulaştırabiliriz.” gibi çözümler sunuldu. Yapılan bu çalıştayda konuşulanları daha fazla dikkate alarak, bahanelere sığınmadan ilk adımı atmalıyız. Daha fazla kaybedecek zamanımız yok. Bu kültür bizlere emanet. Bizden sonraki nesillere de en iyi şekilde miras bırakmalıyız. Yazımı tamamlarken iki gün boyunca her konuda bize yardımcı olan KAFFED ekibine çok teşekkür ederim. Her dediğimizi dikkatle dinleyerek bize ışık oldular. Bir dahaki Çalıştay'da çok daha az sorun konuşmak dileğiyle. Jemuka Merve Tatlı AybükafnanJemuka Merve Tatlı

Gençler “Kütür Devrimine” Hazırlanıyor

Bakmasını bilenler için toplumumuzda güzel şeyler de oluyor. Son günlerde yaşadığımız sıkıntılı olaylar, sanırım çoğumuzun ruhunu daralttı. p> Tablo, kara bulutlarla kararmışken imdada yine gençler yetişti!p> Aydınlandı etraf, yine ümitler yeşerdi, moraller düzeldi.p> Gençler, gençlik hep heyecan veriyor insana. Nasıl heyecan vermesin ki geleceğimiz, her şeyimiz onlar.p> Edremit’te yapılması planlanan KAFFED 3. Gençlik Çalıştayı duyurusunu sosyal medyada görünce duygulanmış, projeyi yüreğimle alkışlamıştım.p> Ne güzel, salgın nedeniyle ara verilen gençlik programları kaldığı yerden devam edecekti.p> Gençler buluşacak, geleceğimiz konuşulacak, beyin fırtınası oluşacaktı.p> Programa ben de davet edildim. Gitmemek, katılmamak, genç fikirlerle aydınlanmamak olmazdı.p> Ama olmaz dediğim oldu, zaman ve mesafe gözümü korkuttu. Ne yazık ki bu güzel programa katılamadım. Sosyal medya paylaşımlarından, konuştuğum tanıdık gençlerden, KAFFED sayfalarında yayınlanan gençlerin yazılarından anlaşılıyor ki dolu dolu bir çalıştay yaşanmış, gençler kültür devrimine hazırlanmış.p> GENÇLER ALKIŞI HAK ETTİp>  p> Çalıştaya katılan, programla ilgili duygu ve düşüncelerini ifade eden gençlerin KAFFED sayfalarında yayınlanan yazılarını dikkatle okudum.p> İnanın çok duygulandım, bir o kadar gururlandım. Kübra Alagöz, Yunus Aybars Duman, Mazenef Doğan, Abrek Sisalan, Mirac Albek Hızlıok, Nursima Tuna’nın yazdıklarını okuduktan sonra bu gençlik duygu ve düşünce şenliğine katılamadığım için bin pişman oldum.p> Sevgili gençler, ne kadar güzel anlattınız duygu ve düşüncelerinizi, ziyadesiyle duygulandırdınız okuyanları.p> Eminim sizi dinleyen, sizi okuyan herkes mesajınızı çok iyi alacak. Gelecek günler daha güzel olacak!p> Programa katılan gençleri, KAFFED yönetimini, programa emek veren herkesi, özellikle gizli kahramanları yürekten kutluyorum.p> İyi ki varsınız!   KULAK VERİLMELİ GENÇLEREp>  p> Gençler özetle diyor ki: Sesimizi duyun, biz geliyoruz!p> Biz coşkuluyuz, biz bu kültürü yaşatma azmindeyiz. Bize inanın!p> Bize güvenin!p> Bize imkân tanıyın! Bakın, o zaman neler neler olacak! Bakın o zaman kültür nasıl şahlanacak! Bakın o zaman toplum nasıl tek yürek, tek bilek olacak!   Yeter ki: Düşünceler olumlu,p> Söylemler sahici, Tavırlar samimi, Davranışlar tutarlı, Yaklaşımlar yapıcı olsun!p> Yeter ki samimi olunsun! Binler selam, kültür devrimine aday coşkulu gençlere!p> GENÇLERDEN YETİŞKİNLERE MESAJp>  p> Gençlerin endişeleri yok değil. Diyor ki gençler: Evet, biz gençlere inanmayanlar, bizi çocuk sananlar olabilir.p> “Biz büyüğüz, her şeyin en iyisini biz biliriz!” diyenler de olabilir.p> Ama biz, her şeye rağmen, duyarlı büyüklere inanıyor, bu toplumun sağduyusuna güveniyoruz.p> Ayrıca biz, bu kültüre hizmet etmenin en verimli çağının bu dönem olduğunu da çok iyi biliyoruz. Biz, bu kültürü yaşamaya, yaşatmaya kararlıyız!p> GENÇLİĞİMİZ YOKSA GELECEĞİMİZ DE YOK DEMEKTİR p>  p> Gençliğin dinamizminden, Gençlerin enerjisinden,p> Onların coşkusundan yararlanmayı bilmeyen hangi toplum dilini koruyabilmiş, kültürünü yaşatabilmiş? Tarihte bunun tek bir örneği var mı? Peki, gençleri ciddiye almayan,p> Gençlerin duygu ve düşüncelerini önemsemeyen, Onlara güvenmeyen toplumlar, yerinde saymaya, yok olmaya mahkûm değil mi?   GENÇLER, “OLMAZSA OLMAZIMIZ” p>  p> Gençlik, bir kültürün olmazsa olmazıdır. Eğer toplum, anadilini unutuyor, kültüründen uzaklaşıyorsa,p> Eğer sosyal hayatta kültürel ve sanatsal etkinlikler gün be gün azalıyorsa,p> Eğer kürsüler boş, salonlar ve sahneler sessizse,p> Toplum moralsiz ve ümitsizse,p> Akordeon ve kâfe gönülsüz, “xabze” tesirsizse orada gençlere imkân verilmiyor, onlara inanılmıyor demektir. Bu da ne demektir: Dil unutuluyor, kültür yok oluyor, toplum ölüyor, demektir.p> Bu da bir felakettir!   GENÇLER AKTİF GÖREVLERDE OLSUNp>  p> Eğer Çerkes toplumu kimliği ve kültürüyle sonsuza kadar yaşamak istiyorsa, Eğer Çerkes camiası, “Bir buçuk asırlık eza, cefa bitsin, bu toplum küllerinden doğsun!” diyorsa,p> O zaman hiç başka yolu yok, toplumun yetişkinleri, deneyimli büyükleri, gençleri daha fazla önemseyecek.p> Gençlere inanacak, onlara güvenecek,p> Onlara destek olacak, Onlarla yürüyecek, onlarla çalışacak, onlarla koşacak!   SELAM SİZE!p>  p> Bu kültürün ruhunu canlandırmak için bir kültür devrimine hazırlanıyor gençler.p> Nasıl mı? Okuyarak, araştırarak, aydınlanarak, kafa kafaya vererek, birlikte koşarak, tek yürek olarak, paylaşarak…p> Kültürde buluşabilen, ezberini bozabilen, düşünen, üreten, sorgulayan sevgili gençler!p> Biz yetişkinler, sizleri daha fazla önemsemek zorundayız. Sizlerle buluşmak, sizlerle yürümek zorundayız.p> Selam duyarlı gençlere inanan anlayışlı yetişkinlere!p> Binler selam, kültür devrimine aday coşkulu gençlere!nanYemuz Nevzat Tarakçı

Emektar Gençlerimiz Vatan Yolunda

Federasyonumuzun Nart Akademi, Meşealtı Toplantıları ve Gençlik Çalıştayları çalışmalarında aktif görev alan gençlerimiz Feyza Önal, Elifnur Demirhan ve Ömer Yenal Yıldız’ın da dahil olduğu grup Anavatan yolunda. Genel Başkan Yardımcımız Ünal Uluçay’ın sahibi olduğu Yamçı Turizm tarafından düzenlenen ve Genel Başkan Yardımcımız Adnan Arslan’ın koordinesinde organize edilen ziyarette Adıgey, Karaçay Çerkes ve Kabardey Balkar Cumhuriyetlerimiz ziyaret edilecek. Grup ayrıca 5 Ekim Adıgey Cumhuriyeti’nin Kuruluş Yıldönümü Etkinliklerine de katılacak. {gallery}/haber/federasyon/2021/211003_Anavatan_Gencler_Gezi{/gallery}strong>p>nanKaffed

Arada Bir Dinlenebilirlerse, Gençler Daha İyi İşler Başarır

“Gençlikte dünyayı, yaşlılıkta gençliği düzeltmeye çalışırız.” Gençlik… İnsanın gerekirse bütün dünyayı ve hatta kimseyi bulamadığında bizzat kendisini karşısına alabileceği, dünyayı değiştirebileceğine dair inanç ve cesaretle dolu olduğu yaşlar... Tüm bu gençlik enerjimize rağmen 21. yüzyılı tek kelime ile tanımlamam gerekse “kaygılar yüzyılı” derdim. İnsanlık olarak gelir eşitsizliği, iklim krizi, su ve gıda güvenliği, cinsiyet eşitsizliği gibi her bireyin üzerinde düşünmesi gereken global sorunlarımız var. Yaşadığımız coğrafyadaki ekonomik imkanların yetersizliği, evimize giderken yolda hissettiğimiz bu güvensiz ortam, işsizlik ve kutuplaşma ise günlük hayatımızı doğrudan etkileyen sorunlar. Tüm bunların yanında Çerkes gençleri olarak asimilasyon ve yok olma kaygısını da sırtımızda taşıyoruz. Bizler tüm bu kaygılar ile mücadele etmeye çalışırken, büyüklerin “Gençler derneğe neden gelmiyor?” diye sormak yerine belki de “Gençleri derneğe neden getiremiyoruz?” diye sorma vakti gelmiştir. Edremit’te yapılan KAFFED 3. Gençlik Çalıştayı’nda biz bu soruyu şöyle sorduk: Dernekler neyi yanlış veya eksik yaptığı için gençleri çekemiyor? Doğrusu, hiçbir şey söylemeyen sözleri tekrarlamaktan öteye geçmemiş önceki çalıştayları düşünerek Edremit’e pek de umutlu gitmemiştim. Ancak o iki günde Çerkeslik için kafa yoran ve emeklerini ortaya koymaktan çekinmeyen gençlerle tanıştım. Şahsım adına en büyük kazanım birlikte proje geliştirebileceğim akranlarımla tanışma fırsatı oldu. “İlk defa bu kadar eleştirmekten çekinmeyen, sözünü sakınmayan ve çözüm odaklı bir Çerkes gençliği gördüm” desem sanırım abartmış olmam. Mevcut kurumların çatısı altında proje üretmenin zorlukları yüzünden pes etmek yerine, bireysel olarak Çerkeslik adına bir şeyler üretmeye çalışan bir gençlikten bahsediyorum. Gençlerin sözünün öneminin olmadığı kurumlara aidiyet hissetmesini ve oraya emek vermesini beklemek takdir edersiniz ki mümkün değil. Çalıştay raporu yayınlandığında detaylarına vakıf olacaklardır ama dernek yönetimlerine fikir olması açısından birkaç tespit ve öneriyi yazıma da taşımak istiyorum. Öncelikle gençler dinlenilmek istiyor. Sözünün de sesinin de dernek çatısı altında değerli olduğunu hissetmek, hayalini kurduğu projeleri hayata geçirmek istiyor. Belki hata yapmak, hatasından ders çıkarmak ve yeniden yola düşmek istiyor. Gençlerin öğüt dinlemeye ve düzeltilmeye değil; tecrübelerle yolunun ışıtılmasına, sizler tarafından destek görmeye ihtiyacı var. Bu manevi desteğin ötesinde yaşadığı kaygılara ilişkin sözü olan bir kurum bekliyoruz. Derneklerin yalnızca kültür dernekçiliği misyonundan çıkıp gerek Türkiye’de gerekse dünyadaki fikirsel ve eylemsel gelişmeleri yakalayarak farklı sivil toplum kuruluşları ile işbirliği geliştirmesi, toplum üyelerinin güncel sorunlarına da çözüm üretmesi gerektiğini düşünüyoruz. Çalıştay raporunda buna ilişkin proje önerilerimizi de inceleyebileceksiniz. Günümüzde gençler değişimlere hızlı uyum sağlarken koşullara reaksiyon vermekten de çekinmiyor. Gençliğimizde geleceğimizi şekillendirecek güçlü bir potansiyelimiz var. Ancak bu gücü yönlendirebilmek için eski fikirleri ve uygulamaları değiştirme cesaretine sahip olmalıyız. Yazımı 2.500 yıl öncesinden günümüze dahi ışık tutabilen Platon’dan bir sözü alıntılayarak bitirmek istiyorum. “Arada bir dinlenebilirlerse, gençler daha iyi işler başarır.” Kendisi bu sözü “güç kazanmak için çalışmaya ara vermek” anlamındaki dinlenmeyi kastederek söylemiş. Ama biz gençlerin heyecanı yüksek, gücü yerinde. Enerjimizi toplumumuz için harcamaktan da çekinmiyoruz. Bizim tek ihtiyacımız dinlenmenin diğer anlamı olan önemsenmek ve anlaşılmak. Siz bizim sesimizi duyup dinlediğinizde birlikte başaramayacağımız hiçbir şey yok.   Nursima Tuna Göksun Çerkes Kültür Derneği nanNursima Tuna

2 Yıllık Hasret Balıkesir’de Çerkes Aşısı Vurularak Son Buldu

Türkiye Diasporası’ndaki Çerkes Gençleri ile KAFFED uzun bir aradan sonra Balıkesir/Edremit’te yeniden bir araya geldi. Aslına bakılacak olursa son yıllarda KAFFED, Çerkes gençlerine daha çok kulak kesilmeye başlamıştı. Nitekim gençlerle daha sağlıklı bir iletişim kurmak, onların düşüncelerini dinlemek amacıyla önce 2019 Ağustos’unda Kapadokya’da, ardından 2020 Şubat ayında Federasyonumuzun ve Ankara Çerkes Derneğimizin ev sahipliğinde Ankara’da Gençlik Çalıştayları düzenlendi. Bu çalıştaylarda Nart Akademi, Meşe Altı toplantıları vs. çeşitli projeler sunuldu ve yürürlülüğe konuldu. Federasyon tarafından hız kesmeden, gerçekleştirilecek III. bir çalıştayın adımları atılırken ne yazık ki tüm dünyada tesirini gösteren Covid-19 korona virüsü Mart ayından itibaren Türkiye’de de görülmeye başladı. Yeni koşullara ayak uydurmak pek kolay olmasa da zaman içerisinde pandemi artık “yeni normal” oldu ve buna göre aktiviteler, eğitim seminerleri, dil kursları vs. online olarak yapılmaya başlandı. 2021 yazından bu yanaysa özellikle, ülke genelinde aşı çalışmalarının artmasıyla birlikte sosyal yaşam yavaş yavaş tekrar kademeli olarak canlanmaya başladı. Normalleşme sürecini fırsat bilen KAFFED ise zaman kaybetmeden ülke genelinde gerçekleştirmiş olduğu çalıştayların bir yenisi için hazırlıklara yeniden başladı. Bu seferki adres Türkiye’deki Çerkes diasporasının yoğun yaşadığı şehirlerden biri olan Balıkesir’di. Naçizane ben de kendi üniversitem olan Yeditepe Üniversitesi’nin ÜniKaf topluluğu olan YeditepeKaf’ı temsilen Federasyonumuz tarafından düzenlenen bu çalıştaya katıldım. Çalıştayın ana konusu Covid-19 sürecinde Çerkes toplumunun ve kurumlarımızın yaşadığı sıkıntılar, ayrıca bu süreçteki tecrübeler de göz önüne alınarak gelecekte gerçekleştirilebilecek yeni fikirler ve projelerdi. Bütün bu pandemi boyunca hem derneklerimiz hem de ÜniKaf oluşumlarımızın yaşadığı sıkıntılar başta ekonomik olmak üzere hemen hemen aynıydı. Herhangi bir faaliyet gerçekleştirmek isteyen kurumlarımızın online olarak faaliyete geçtiğini arkadaşlarımızdan öğrenmiş olduk. Covid-19 un etkileri ana gündemli ilk günün sonunda mecliste de yer alan bir siyasi partinin soydaşımız olan Balıkesir İl Başkanı çalıştayımızı ziyaret etti ve Çerkeslerin de aktif siyasette kimlikleriyle yer almaları gerektiği üzerinde durdu. Yine aynı akşam aradan geçen uzun zamanın ardından genişçe bir düğün (ceug) düzenlendi. Çalıştayın ikinci günü ise katılımcılar dört farklı gruba bölündü ve beyin fırtınasında bulundular. Grup içerisinde konuşulanları oturumun ikinci bölümünde bir kız bir erkek olmak üzere ikişer sözcüyle katılımcılarla paylaştılar. Ben de dördüncü grubun sözcülerinden biriydim. Bizler özellikle bakanlıkların da ekonomik desteği sağlanarak bir çocuk kampı gerçekleştirilmesi gerektiğini savunduk. Burdaki asıl amaç çocukların küçüklükten itibaren sosyalleşmesi ve asli kurumlarımız olan derneklere ısındırılmasıdır. Bakanlığın fonlayamadığı noktalarda ise toplumumuz içerisinden bireylerin desteğinin bu projenin ekonomi ayağını büyük ölçüde rahatlatacağını düşündük. Bunun yanı sıra KAFFED’in önceden başlatmış olduğu benim de içerisinde bulunduğum KAFFED Girişim ve İstihdam Komisyonu’nun faaliyetlerini arttırması, gençlerin de bu çalışmaların yaygınlaştırılmasında destek olması gerektiğini vurguladık. Nihayetinde ekonomi yapılacak tüm bu faaliyetlerin en önemli kaynağı mahiyetindeydi. Ayrıca değindiğimiz konulardan biri de anavatan Çerkesya’da eğitim konusuydu. Maalesef  Türkiye’den giden gençlerimiz Rusça veya Çerkesce bilmedikleri için bölgeye gittiklerinde büyük oranda adaptasyon problemleri yaşamakta. Bu süreci atlatamayan gençler anavatanla ilgili yanlış intibalara kapılıyor ve Türkiye’ye geri döndüklerinde çevrelerindeki kişileri de bu yanlış fikirler doğrultusunda yönlendiriyor. Bu da anavatana dönmeyi düşünen insan sayımızı bir hayli azaltıyor. Sonuç olarak Federasyonumuzun anavatandaki gençlerin takibini en azından bir süreliğine daha etkili şekilde yapması büyük önem taşıyor. Ek olarak anavatanda okuyanların hepsine olmasa dahi başarılı öğrenciler için belirli bir burs ödeneği sağlanmasına dair önerilerimizi Federasyon yetkililerine ve sevgili arkadaşlarımıza sunduk. Son olarak toplumumuzun tanıtımı konusunda ise Çerkes ünlülerle Instagram, Twitter vs. gibi mecralarla iletişime geçerek özellikle önemli günlerimizde oluşturacağımız kamuoyu için destek talebinde bulunmayı önerdik. Ancak dışa dönük bu tanıtımları yaparken de başta kurumlarımızda olmak üzere bizi biz yapan değerlerin dejenarasyonuna yol açabilecek her türlü insan etkileşimini ve katılımını reddettiğimizi, dış kültürlerle manevi sınırların doğru çizilmesi gerektiğini belirttik. Toparlamak gerekirse uzun bir aradan sonra tekrar bir arada olmak bizleri ziyadesiyle mutlu etti. Birbirimizin ne kadar değerli olduğunu, birlikte ne kadar güzel ve güçlü olduğumuzu neredeyse 2 yıl süren pandemi sürecinin ardından çok daha iyi anlamış olduk. III. Gençlik Çalıştayını düzenleyen başta Federasyon Genel Başkanımız Yıldız Şekerci ve Yönetim Kurulu Üyelerine, ayrıca katılımlarıyla çalıştaya büyük destek olan gençlerimize teşekkür ediyorum. Bu Çalıştay, Covid-19’a karşı bizim  Çerkes aşımız oldu. Dileriz ki düzenlenen çalıştaylar ve diğer tüm çalışmalar Çerkes toplumuna bir nebze hayat olsun. WOREPSOV ADIGEXER, WOREPSOV ADIGABZER VE YAŞASIN ÇERKES KALMA MÜCADELEMİZ !nanShibzukho Mirac Albek Hızlıok

KAMUOYUNA AÇIKLAMA

“KAFFED Değişim Hareketi” Youtube Sayfasında 27 Eylül 2021 tarihinde yayınlanan “DÇB Genel Kurulu ve KAFFED’in Tutumu” adlı canlı yayının belli bir bölümüne Genel Başkanımız Yıldız Şekerci, yayında dile getirilen konulara açıklık getirmek için kendi talebi ile katılmıştır. Yayın konuklarından Hagajey Beslan’ın kendi geleneklerimize de medeni ve insani yaklaşıma da aykırı şekilde Genel Başkanımız Yıldız Şekerci’ye yönelttiği cinsiyetçi ifadeleri toplumumuzun vicdanlı tüm bireylerinde tepki ile karşılanmıştır. Seçilmiş bir Genel Başkana yöneltilen bu tavır tüm kademeleri ile Federasyonumuza ve bir yönü ile de toplumumuza haksız ve hadsiz bir tavır ve söylem olduğundan tepkisiz kalınmaması gerekiyordu. Konuya ilişkin tepkilerini “amasız ve fakatsız” olarak samimiyetle kamuoyu ile paylaşan ve bu ifadeleri kınayan başta Federasyonumuz üyesi Derneklerin Başkan ve Yöneticileri ile toplumumuzun tüm duyarlı bireylerine teşekkür ediyoruz. Konuyu temel insan hakları arasında yer alan kadın hakları bağlamının ve cereyan eden hadisenin ötesine ve dışına taşırarak haksız ve mesnetsiz isnatlarla toplumumuzun birliğini zedeleyecek noktalara taşımanın doğru olmadığını değerlendiriyoruz. Sosyal medyada Xabzemize uygun olmayan üsluplarla, doğru-yanlış ayırt etmeden, gerekli istişari ve demokratik mekanizmalarımızı işletmeden iç çatışma alanları açmanın toplumumuzun çıkarına olmadığı konusunda halkımızda genel bir mutabakat var. STK’larımızın ve bireylerimizin bu toplumsal uyarıları ve endişeleri göz önüne alarak daima birliğimizi güçlendirecek tutumları öncelemeleri gerekmektedir. Son zamanlarda yaşadığımız tecrübeler kadın hakları alanında hep birlikte daha fazla çalışmamız gerektiğini gösterdiği gibi aynı zamanda toplumumuzun kahir ekseriyetinin bu konuda oldukça duyarlı olduğunun da altını çizmiştir. Buradan hareketle katılımcı yöntemlerle tüm kurumlarımızda ve toplumumuzun genelinde bilinç artırıcı çalışmaları yoğunlaştırmamız ve karar mekanizmalarına kadın katılımını artırmamız, cinsiyetçi tavırlara karşı ortak bir tutum sergileyebilmemiz gelecekte benzer tutumların toplumumuzun önünü kesmesini önleyecektir. Kafkas Dernekleri Federasyonu Yönetim KurulunanKaffed

KAFFED 3. Gençlik Çalıştayı

Öncelikle etkinliği düzenleyen Güney Marmara Gençliği'ne ve  Kafkas Dernekleri Federasyonu’na emekleri  için teşekkür ediyorum. Etkinliğe Çerkesya Gençliği'ni temsilen katıldım. Benim bu iki günlük çalışmada gördüğüm, ÜNİKAF'lardan ve Derneklerden gelen genç arkadaşların Çerkes siyaseti üzerine yaptıkları münazaralarda "Çerkes"in ve anavatanımız "Adıge Xeku/Çerkesya"nın Rus tarihçilerin formüle ettikleri gibi Kuzey Kafkasya'daki tüm etnik kimlikleri ve/veya bütün Kuzey Kafkasya'yı kapsayacak şekilde yanlış kullanılmasıydı. Gerek tarih bilimi gerekse siyaset biliminin doğrularına göre "Çerkes-Adıge" halkı olduğu literatürde net şekilde ifade edilmiştir; fakat dünyada Çerkes nüfusunun en çok olduğu Türkiye'de kimliğimizin yanlış ifade edildiğinin göz önünde bulundurulması gerekliliğini söyleyerek; "Kafnet" projesi gibi, Kaffed tarafından bir "Kafkas Araştırma Enstitüsü" kurulması gerektiğini dile getirdim. Biz gençler, mücadelede toplumsal kararlar alarak ve politik gücü kitleler haline getirebilirsek geçmişte kaybettiklerimizi gelecekte kazanacağımıza inanarak zafere emin adımlarla ilerleyebiliriz. Bunun için, yüzlerce yıldır kardeşimiz ve komşumuz olan diğer Kuzey Kafkas halkları gibi, bizim tanımlarımız ve siyasetimiz de açık ve şeffaf olmalı. Biz Çerkesler (Adıgeler) de, kendi ulusallaşma sürecimize yoğunlaşmalıyız. Tanıdığım ve tanıştığım herkese selam ve saygılarımla.   Çerkesya Gençliği Hapepxı AbreknanHapepxı Abrek Sisalan