İstanbul’da İkinci Çerkes Soykırımı ve Sürgünü Anıtı

Çerkeslerin, 1864 yılında soykırıma uğramasının ardından sürgün edildikleri önemli bir destinasyon olan İstanbul’a kazandırılan ikinci Soykırım ve Sürgün Anıtı, Beylikdüzü Belediyesi ve Çerkes Kültür Evi Derneği İşbirliği ile İstanbul’da Yaşam Vadisi’nde açıldı. Anıtın kompozisyonunu Keramettin Dönmez yaparken, uygulatıcı sanatçı Tayfun Karadeniz ve heykeltıraş Müslüm Özcan özveriyle yürüttükleri çalışmalarla Çerkes halkının güçlü duruşunu temsil eden anıtı ortaya çıkardı. ANIT HAKKINDA… Eserin arka planında duran büyük taş sütun (3,5 metre) Kabardey Balkar Cumhuriyeti'nde bulunan Elbruz (Oşhamafe) dağını, üzerindeki armalar anavatanlarında katledilen, soykırıma ve sürgüne uğrayan halkımızı, aynı boy ve seviyede birlikte, yan yana görülen kadın ve erkek, Çerkes toplumunda kadın ve erkeğin birlikteliğini, artlarında kalan boşluk ise vatanlarından kopartılan insanların arkalarında bıraktığı büyük boşluğu temsil ediyor. Anıtın kitabesinde; ''1763-1864, 101 yıl süren Kafkas - Rus savaşlarında, vatanlarını savunurken toprağa düşen ve sürgün yollarında yaşamlarını yitiren atalarımızın anısına Beylikdüzü Belediyesi tarafından yaptırılmıştır'' yazıyor. RESMİ AÇILIŞ TÖRENİ 10 Ekim Pazar akşamı düzenlenen açılış törenine; Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, Kafkas Dernekleri Federasyonu (KAFFED) Genel Başkanı Yıldız Şekerci, Çerkes Kültür Evi Başkanı Ömer Çötok, STK temsilcileri, muhtarlar ve vatandaşlar katıldı. Açılışta konuşan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, “Türkiye’deki Çerkesler bizim has vatandaşlarımız, kardeşlerimiz, milletimizin ayrılmaz bir parçasıdır. Çerkes kardeşlerimizin bugün hâlâ taze olan acısını yürekten paylaşıyor, sürgünde hayatını kaybedenleri rahmetle anıyorum. Bu anıt, ortak geçmiş ve ortak geleceğimizin; daimi birlikteliğimizin bir nişanesi olarak, dilerim çok uzun yıllar burada var olmaya devam eder. Beylikdüzü’nün kültürel zenginliğini korumak, herkesin eşit, kardeşçe ve barış içinde yaşamasını sağlamak için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı. KAFFED Genel Başkanı Yıldız Şekerci ise; “21 Mayıs 1864 Çerkes soykırım ve sürgünü, bizim tarih ve kaderimizi bu kent ile bir kez daha bağlamıştır. Bugün önemli bir nüfus ile İstanbul’un yaşamına sosyal, ekonomik, kültürel, sanatsal ve sportif pek çok farklı alanda katkıda bulunuyoruz. İstanbul’a kazandırdığımız bu eserin, hem kimliğimizi ve kültürümüzü hem de sanatımızın gücünü dünyaya anlatacağına içtenlikle inanıyorum. Gerek derneğimizin, gerekse federasyonumuzun çalışmalarında her zaman güçlü desteklerini hissettiğimiz Beylikdüzü Belediyesi’ne teşekkür ediyoruz. Birlikteysek güçlüyüz.” dedi. Çerkeslerin yaşadığı soykırım ve sürgünün acısını bir daha hiçbir toplumun yaşamamasını dileyen Çerkes Kültür Evi Başkanı Ömer Çötok, “Tarihin en acımasız soykırım ve sürgününe maruz kalmış olan biz Çerkesler, kültürümüzü yaşatmak ve yaşadığımız coğrafyanın barışına katkı sunmak için mücadele ediyoruz. Soykırım ve sürgünün çok acımasız hatıraları hafızamıza kazınmış olsa da, hiçbir zaman inancımızı kaybetmeden varoluş mücadelemize devam edeceğiz” dedi. {gallery}/haber/federasyon/2021/211010_CKE_Anit_Acilisi{/gallery}strong>p>nanKaffed

İstanbul’da İkinci Çerkes Soykırımı ve Sürgünü Anıtı

Çerkeslerin, 1864 yılında soykırıma uğramasının ardından sürgün edildikleri önemli bir destinasyon olan İstanbul’a kazandırılan ikinci Soykırım ve Sürgün Anıtı, Beylikdüzü Belediyesi ve Çerkes Kültür Evi Derneği İşbirliği ile İstanbul’da Yaşam Vadisi’nde açıldı. Anıtın kompozisyonunu Keramettin Dönmez yaparken, uygulatıcı sanatçı Tayfun Karadeniz ve heykeltıraş Müslüm Özcan özveriyle yürüttükleri çalışmalarla Çerkes halkının güçlü duruşunu temsil eden anıtı ortaya çıkardı. ANIT HAKKINDA… Eserin arka planında duran büyük taş sütun (3,5 metre) Kabardey Balkar Cumhuriyeti'nde bulunan Elbruz (Oşhamafe) dağını, üzerindeki armalar anavatanlarında katledilen, soykırıma ve sürgüne uğrayan halkımızı, aynı boy ve seviyede birlikte, yan yana görülen kadın ve erkek, Çerkes toplumunda kadın ve erkeğin birlikteliğini, artlarında kalan boşluk ise vatanlarından kopartılan insanların arkalarında bıraktığı büyük boşluğu temsil ediyor. Anıtın kitabesinde; ''1763-1864, 101 yıl süren Kafkas - Rus savaşlarında, vatanlarını savunurken toprağa düşen ve sürgün yollarında yaşamlarını yitiren atalarımızın anısına Beylikdüzü Belediyesi tarafından yaptırılmıştır'' yazıyor. RESMİ AÇILIŞ TÖRENİ 10 Ekim Pazar akşamı düzenlenen açılış törenine; Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, Kafkas Dernekleri Federasyonu (KAFFED) Genel Başkanı Yıldız Şekerci, Çerkes Kültür Evi Başkanı Ömer Çötok, STK temsilcileri, muhtarlar ve vatandaşlar katıldı. Açılışta konuşan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, “Türkiye’deki Çerkesler bizim has vatandaşlarımız, kardeşlerimiz, milletimizin ayrılmaz bir parçasıdır. Çerkes kardeşlerimizin bugün hâlâ taze olan acısını yürekten paylaşıyor, sürgünde hayatını kaybedenleri rahmetle anıyorum. Bu anıt, ortak geçmiş ve ortak geleceğimizin; daimi birlikteliğimizin bir nişanesi olarak, dilerim çok uzun yıllar burada var olmaya devam eder. Beylikdüzü’nün kültürel zenginliğini korumak, herkesin eşit, kardeşçe ve barış içinde yaşamasını sağlamak için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı. KAFFED Genel Başkanı Yıldız Şekerci ise; “21 Mayıs 1864 Çerkes soykırım ve sürgünü, bizim tarih ve kaderimizi bu kent ile bir kez daha bağlamıştır. Bugün önemli bir nüfus ile İstanbul’un yaşamına sosyal, ekonomik, kültürel, sanatsal ve sportif pek çok farklı alanda katkıda bulunuyoruz. İstanbul’a kazandırdığımız bu eserin, hem kimliğimizi ve kültürümüzü hem de sanatımızın gücünü dünyaya anlatacağına içtenlikle inanıyorum. Gerek derneğimizin, gerekse federasyonumuzun çalışmalarında her zaman güçlü desteklerini hissettiğimiz Beylikdüzü Belediyesi’ne teşekkür ediyoruz. Birlikteysek güçlüyüz.” dedi. Çerkeslerin yaşadığı soykırım ve sürgünün acısını bir daha hiçbir toplumun yaşamamasını dileyen Çerkes Kültür Evi Başkanı Ömer Çötok, “Tarihin en acımasız soykırım ve sürgününe maruz kalmış olan biz Çerkesler, kültürümüzü yaşatmak ve yaşadığımız coğrafyanın barışına katkı sunmak için mücadele ediyoruz. Soykırım ve sürgünün çok acımasız hatıraları hafızamıza kazınmış olsa da, hiçbir zaman inancımızı kaybetmeden varoluş mücadelemize devam edeceğiz” dedi.nanKaffed

Yalova Çerkes Birliği Kültür ve Dayanışma Derneğimiz Genel Kurulunu Yaptı

Yalova Çerkes Birliği Kültür ve Dayanışma Derneğimiz 10 Ekim 2021 tarihinde Olağan Genel Kurulu'nu yaparak yeni Yönetimini seçti. Genel Kurulda yeniden İsmail Çınar Başkanlığında seçilen yeni Yönetim Kurulu'na başarılar diliyor, önceki Yönetim Kurulu üyelerimize de toplumumuza yaptıkları hizmetlerden dolayı teşekkür ediyoruz.p> p> Yönetim Kurulu  p> 1- İsmail ÇINAR                 2- Elif HERSEK                   3- Mustafa ŞENOL           4- Orbay TUNA           5- Ömer DEMİR 6- Özlem ÇAKIR 7- Riyasettin YILMAZ 8- Yasin Erdi TOSUN 9- Yasin EROL                     nanKaffed

Dışişleri Bakanlığı AB Toplantısına Katıldık

Türkiye ve AB Arasında Sivil Toplum Diyaloğu VI ve Sivil Toplum Destek Programı III'ün açılışı, 8 Ekim 2021 tarihinde İstanbul Conrad Otel'de yapılmıştır. Etkinlikte KAFFED'i Yönetim Kurulu üyesi Oya Hansu Çolak temsil etmiştir. Programda açılış konuşmalarını AB Ankara Temsilciliği Elçi Müsteşarı ve Misyonun Mali İşbirliği Başkanı Andre Lys ile Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Faruk Kaymakçı yapmışlardır. Büyükelçi Kaymakçı sivil toplumun kapasitesini ve Türkiye-AB arasında sivil toplum işbirliğini güçlendirmeyi hedeflediklerini belirttiği konuşması sırasında interaktif bir AB anketi de gerçekleştirmiş ve anket sonuçlarını katılımcılarla birlikte yorumlamıştır. Oya Hansu Çolak konuşmasından sonra Bakan Yardımcısı Büyükelçi Faruk Kaymakçı ile Dışişleri Bakanlığı İstanbul Temsilcisi Büyükelçi Murat Tamer'e Federasyonumuz ve çalışmalarımız hakkında bilgi vermiştir. {gallery}/haber/federasyon/2021/211008_AB_Toplanti{/gallery}strong>p>nanKaffed

Yönetim Kurulu Toplantısı

KAFFED Yönetim Kurulu, 7 Ekim 2021 tarihinde çevrimiçi ortamda toplandı. Yaklaşan Olağan Genel Kurul öncesi yapılması gereken çalışmalar değerlendirildi. Mali yapı hakkında Hakan Karuk sunum yaptı. Balıkesir Edremit’te yapılan ve 70 gencin katılım sağladığı 3. Gençlik Çalıştayı hakkında Sevinç Baykan Özden bilgi verdi. Hafta sonu İstanbul'da yapılacak Başkanlar Kurulu Toplantısı ve Beylikdüzü Yaşam Vadisi'nde açılacak 21 Mayıs Soykırım ve Sürgün Anıtı açılışı hakkında bilgilendirme yapıldı.nanKaffed

Yönetim Kurulu Toplantısı

KAFFED Yönetim Kurulu, 7 Ekim 2021 tarihinde çevrimiçi ortamda toplandı. Yaklaşan Olağan Genel Kurul öncesi yapılması gereken çalışmalar değerlendirildi. Mali yapı hakkında Hakan Karuk sunum yaptı. Balıkesir Edremit’te yapılan ve 70 gencin katılım sağladığı 3. Gençlik Çalıştayı hakkında Sevinç Baykan Özden bilgi verdi. Hafta sonu İstanbul'da yapılacak Başkanlar Kurulu Toplantısı ve Beylikdüzü Yaşam Vadisi'nde açılacak 21 Mayıs Soykırım ve Sürgün Anıtı açılışı hakkında bilgilendirme yapıldı.nanKaffed

Var Olma Mücadelesinin Zorlu Sınavı : Dikenini İndirmeyi Bilmeyen Kirpi

Alman filozof Arthur Schopenhauer, 1851’de yayınladığı ''Parerga ve Paralipomena: Kısa Felsefi Denemeler'' adlı eserinin 396. bölümünde şöyle der: “Soğuk bir kış sabahı çok sayıda kirpi, donmamak için birbirine bir hayli yaklaştı. Az sonra, oklarının farkına vardılar ve ayrıldılar. Üşüyünce, birbirlerine tekrar yaklaştılar. Oklar rahatsız edince yine uzaklaştılar. Soğuktan donmakla, batan okların acısı arasında gidip gelerek yaşadıkları ikilem, aralarındaki uzaklık, her iki acıya da tahammül edebilecekleri bir noktaya ulaşıncaya kadar sürdü.” Schopenhaeur, bu ünlü tezini ortaya attıktan on üç yıl sonra bir halk vatanından sürülecekti. Vatansız ve korunmasız kalmanın getirdiği o korkunç yalnızlık ve yabancılaşmayla birbirine sokulacaktı. Dedelerimiz ve ninelerimiz bunu başarmıştı. Oysa geçen bu bir buçuk asırlık süre, hepimizi dönüştürmüş, dikenleri olan kirpiler haline getirmişti. Haklıydık! Kendimizi korumamız gereken o kadar çok şey vardı ki! Asimilasyon, baskı, dili kaybetme korkusu, xabzeyi uygulayamayacağımız yabancı toplumlar, yabancı evlilikler… Biz, yerimizden, yurdumuzdan edildikten elli yedi yıl sonra Sigmund Freud, 1921’de yayınladığı ''Grup Psikolojisi ve Ego’nun Analizi'' adlı eserinde aynı konuyu dipnot olarak ekleyecekti. Freud, ana-oğul dışında tüm insan ve grup ilişkilerinde gözlenen çatışmayı açıklamaya çalışırken “Schopenhauer’in ünlü ‘Donan oklu kirpi’ benzetmesindeki gibi hiç kimse, komşusuna fazla yaklaşmaya katlanamaz.” diyecekti. Bu kavram; insan ilişkileri üzerine konuşulacak en önemli ikilemdir. Donmamak için sokulmak, dikenler yüzünden kan kaybetmek… Hangi ölümdür güzel olan? Kendimizi dışarıdan gelecek tehlikelere karşı korumaya çalışırken en yakınlarımıza da artık dikenlerimizin battığının farkında mıyız? Dikenlerimizi indirmeyi öğrenemezsek soğuktan donacağımızı ne zaman göreceğiz? KAFFED, bir Gençlik Çalıştayı yaptı; hani şu “Derneklere neden gelmiyor?” diye üzerine uzun uzun düşündüğümüz, “Nasıl yapsak da onları kazansak?” dediğimiz gençler, o çalıştayda bir araya geldi. Çalıştayın finalinde yazdıkları yazıları okurken “Gözümde canlanır koskoca mazi” şarkısı dilimin ucunda; umudum kesildiği yerden yeşermiş, filizlenirken buldum kendimi. Anlatıyorlar. Projelerini anlatıyorlar, “Var olacağız” diyorlar, “biz” diyorlar, yaşlarının gerektirdiğinden fazlasını omuzlarına alıp kendilerine dert ediniyorlar. Yaşıtları eğlenirken onlar bir araya gelip çözüm üretmeye, bir arada kalmaya, “çoğa karışan az” olup o çoğun içinde kaybolmamaya çalışıyorlar. Canım gençler… Var olma mücadelesinin taze nefesleri, hepsi birbirinden akıllı neferleri onlar. Kış kapıda. Donmamak için dikenlerimizi indirmeli, birbirimize sokulmalı ve hayatta kalmanın bir yolunu bulmalıyız. Ben yönümü gençlere çevirdim, oradan sızan ışıkla ısınacağım, oradan sızan ışıktan besleneceğim. Dikenlerimi çoktan söküp attım. Freud işine baksın. GENÇLERE NOT: Biyolojik saati saymazsak ben de yaşıtınızım, beni aranıza alın!nanAyça Atçı

Adıgey Cumhuriyetinin 30. Kuruluş Yıldönümünde KAFFED Heyeti Adıgey’de

Genel Başkan Yardımcımız Adnan Arslan ile İstanbul Kafkas Kültür Derneği Başkanı Yüksel Nuri Güneş bugün Adıgey'e dönüş yapmış Şewcen Gökhan, Jane Bülent, Mezıhokh Güven Özdil ve Silivri Kuzey Kafkas Kültür Derneği Yönetim Kurulu üyesi Arığ Onur ile biraraya geldi. Adnan Arslan daha sonra Adıge Xase'de çocukların güne özel tiyatro gösterisini izledi.  Yurt Dışında Yaşayan Soydaşlar ve Basından Sorumlu Komite Başkanı Şhalaho Asker ile vatandaşlık başvurularında yaşanan sorunlar ve atılacak kolaylaştırıcı adımlar, Adıge Xase Başkanı Tlemişok Ramazan ile de yürütülecek çevrimçi dil eğitimi programı ile gönderilen öğrencilerin sorunları ve burs imkanları değerlendirildi. {gallery}/haber/federasyon/2021/211005_Adigey{/gallery}strong>p>nanKaffed

Eskişehir Kuzey Kafkas Kültür ve Dayanışma Derneği’miz Olağan Genel Kurulunu Yaptı

Eskişehir Kuzey Kafkas Kültür ve Dayanışma Derneği'miz  03.10.2021 tarihinde Olağan Genel Kurulu'nu yaparak yeni Yönetimini seçti.p> Genel Kurulda yeniden Cihan Ertok Başkanlığında seçilen yeni Yönetim Kurulu'na başarılar diliyor, önceki Yönetim Kurulu üyelerimize de toplumumuza yaptıkları hizmetlerden dolayı teşekkür ediyoruz.p> p> Yönetim Kurulu div> div> 1- Tanaş’a Cihan Ertok 2- Tambi Rıdvan Tambova 3- Agrba Aydın Ağır 4- Habekir Cenk Sungur 5- Hej Enis Akdemir 6- Cukua Hadi Kızılkaya 7- Ketouka Haluk Yayman 8- Aduıpha Melike Palsü 9- Jilkua Ömer Şener 10- Pşıtatko Semih Şirin 11- Kobli Serap Erpek 12- Pşıhof Serkan Dozakçı 13- Darmıca Serkan Uzun 14- Duhu Şamil Seyhan 15- Yahult Şamil Şen 16- Wucuh Tuğba Önder 17- Temcanko Tuğçe Temircan 18- Kuadzba Vefa Koçhan 19- Huaj İlkay Birgül 20- Melboh Elifnur Demirhan 21- Lampir Cansu Yılmaz {gallery}/haber/federasyon/2021/211003_Eskisehir_KKKD_GK{/gallery}strong>div> nanKaffed

Gençlik Sahada Olmak İstiyor

KAFFED’in düzenlemiş olduğu lll. Gençlik Çalıştayı’na Orta Doğu Teknik Üniversitesi Kuzey Kafkasyalı Öğrenciler Topluluğu (ODTÜKAF) adına katıldım. Birçok farklı bölgeden gelmiş olan gençler ile Edremit'te güzel bir hafta sonu geçirdik. Çalıştayın ana konusu pandeminin getiri ve götürüleriydi. Temsilciler ilk gün, yerlisi olduğu bölgelerde pandemi döneminde neler yaşandığını anlattı. Ben de söz alarak Ankara’da Gazikaf'ın aktif faaliyetlerinden ve hemen hemen aynı kitleye sahip olduğumuz için Ankara'daki diğer kafların pandemi uykusunda olduğunu belirttim. Ayrıca dünya diasporasındaki Çerkeslerle online faaliyetler gerçekleştirdiğimiz Circassian Community’den bahsettim. Yeri gelmişken burada da bahsedeyim. Kendisi 200 üye sayısını devirmiş bir gençlik organizasyonu. Djarez, CYO gibi çeşitli organizasyonlarla iş birliği yaptığımız bu grupta İngilizce ve Çerkesçe münazaralar ve sohbet geceleri yapıyor, çeşitli kurslar ve webinarlar düzenliyoruz. İkinci gün ise gençler KAFFED yönetimini direkt adres olarak eleştirdi. Bana kalırsa etkinliğin en önemli kısmı burasıydı çünkü eleştiriler havada kalmadı, yapılan eleştiriler adresine vardı ve dönüt verildi. Gençlerimiz sorunlar ile sorunlara çözüm önerileri verildiği halde bir ilerleme görülmediğini ve bu durumun bizlerin yönetimlere olan güvenini sarstığını belirtti. Sadece fikirde kalan değil faaliyete geçmek isteyen birçok gencin olması beni çok sevindirdi. Umarım önümüzdeki etkinliklerde bu istekli gençlik bir araya gelir ve düşüncelerin ötesinde aksiyona hep birlikte geçeriz. nanSogur Jankat Sungur