Mahmudiye / Hajemikohable

Eski adı Kalehisar (Karahisar) olan ve 1880'li yıllarda, Sohum üzerinden gemi ile Karadeniz'i geçip, Samsun'da karaya çıkıp  ilerleye ilerleye şimdiki yerine gelip yerleşmiş Çerkeslerin kurduğu bir Abzeh köydür Hajemikohable. Çorum iline 45 km, Alaca ilçesine 20 km uzaklıktadır.p> EKONOMİp> Köyün ekonomisi çoğunlukla tarım ve hayvancılığa dayalıdır. Büyük ve küçükbaş hayvan yetiştiriciliği ve besicilik yaygındır. Arazisinde arpa, buğday, nohut ve fasulye gibi tarım ürünleri, elma, armut, erik dut, kayısı gibi meyveler yetişmektedir.  NÜFUSp> Köyümüz Çorum'un en büyük Çerkes köyüdür, fakat son 10 yılda daha eskiye nazaran dışarıya çok fazla göç olmuştur. Yoğunlukla Çorum, Ankara ve Kırıkkale illerine çok göç vermiş, bu da köy nüfusunu hemen hemen yarıya indirmiştir. Köy dışında başka illerde yaşayan ancak köyden kopmamış yaklaşık 100'e yakın hane bulunmaktadır. 10 yıl öncesine kadar 60 hane olan köy, bu gün kış aylarında 25 haneye kadar düşmektedir. Ancak, köy kent projesiyle köy dışında yaşayanlar tarafından köyümüze yazlık şeklinde şu an için 22 adet (20 tane daha yapılması proje aşamasında) ev yapılmaktadır.  Köy kent projesiyle yeni yapılan evler ve köyde yaz aylarında kalanlarla birlikte yazın köyümüz dolu hane sayısının tekrar 5055 civarında olması beklenmektedir. Yerleşim yerinin köy tüzel kişiliği alması ile birlikte köyün tüzel kişiliğini temsil etmesi için köy muhtarlık seçimleri de yapılmaktadır.  ALT YAPIp> Köyümüzün yol, içme suyu, kanalizasyon, elektrik, telefon, internet gibi gerekler açısından son yıllarda köy halkının çabaları ve devlet desteğiyle birlikte pek fazla sorunu kalmamıştır.  KÖYÜMÜZDE BULUNAN SÜLALELER  p> Meretıko, Avulh, Şaguj, Tuğ, Siug , Anzavur, Dzibe, Hatko, Hokon, Gube, Vuneruv, Çetav gibi Abzeh sülaleleridir. DİL BİLME ORANIp> Köyümüzde 2223 yaş ve üstü herkes  Adığece  konuşabilmektedir. ŞENLİKLERp> Köyümüzde, her yıl mayıs ayında geleneksel hale gelmiş "Köy buluşma günü ve Adığe Şenliği" adı altında geniş katılımın yaşandığı, gün boyu süren bir toplantı organize edilmektedir. Toplantımızın kesin tarihi internet aracılığı ile ve yurt genelinde derneklerimize davetiye gönderme şeklinde ilan edilmekte ve tüm hemşerilerimiz aileleri ile birlikte davet edilmektedirler. TARİHİ YAPILARp> Köyümüz tarihi yönden de oldukça zengindir.  Urartu ve Hitit dönemlerinde kale olarak kullanılan anıtsal yapının zirveye çıkan yolu üzerinde yapısal kalıntılar bulunur. Kaleye çıkış, yarıya kadar tarihi taş merdivenlerle mümkündür. Zirvede sunak ve eskiden taht olarak kullanıldığı tahmin edilen kayadan oyma yapılar mevcuttur. Bir rivayete göre, kalenin içine açılan mağara tünelden Hattuşa'ya yol gider. KALEHİSAR MEDRESESİp> Kalehisar Medresesi (Behramşah Medresesi)Anadolu Selçukluları döneminde Muradiye kasabası olan köyün şu an ne yazık ki yıkılmakta olan bir tarihi eseri de mevcuttur. Mahmudiye Köyü'nün 23 km. güneyinde Kaletepe Mevkii'nde bulunan bu medresenin bir külliyeye ait bölümlerden olduğu sanılmakta. Yapım tarihi belli olmamakla beraber, mimari üslubundan XIII.yüzyıl Selçuklu yapısı olduğu tahmin ediliyor. Külliyenin hamamı medresenin güneydoğusunda kalmaktadır. Kareye yakın planlı yapının bazı duvarları temele kadar yıkılmıştır. Han külliyenin batısında yer almakta olup, yalnız temelleri kalmıştır. Külliyeye ait türbe yapısı ise kuzeyde yer almaktadır. İki eyvanlı tipte, moloz taşla inşa edilen medrese kuzeygüney doğrultusunda kareye yakın bir planda yapılmıştır. Uzun giriş eyvanından üstü açık avluya geçilmektedir. Giriş eyvanının her iki yanında birer dershane odası, giriş ekseninde mihrap nişli ana eyvan ve her iki yanında birer oda yer almaktadır. Avlunun her iki tarafında, avluya açılan üçer oda bulunmaktadır. Avluda üzeri tonozlu revak kalıntıları görülmektedir. Yapının portaline ait hiçbir iz kalmamıştır.  NART DERGİSİ 82. SAYI {gallery captions=boxplus.caption}/nart/koy/mahmudiye{/gallery}+''+nan+''+Mustafa Gür

Suriyeli Adığe Gencimiz Eğitimine Nalçik’te Devam Edecek

Nalçık'de eğitimine devam edecek olan Suriyeli Adığe gencimiz 26.12.2012 tarihinde Atatürk Havalimanı'nda KAFFED Sosyal İşler Sekreteri ve Kriz masası üyesi Erdoğan Yaşar Bey tarafından karşılanarak, ihtiyaçları giderilmiş Krasnodar uçak bileti tarafımızca temin edilmiştir. Gencimiz Krasnodar üzerinden Nalçik'e gitmek üzere Sabiha Gökçen Havaalanı'ndan Krasnodar'a yolcu edilmiştir.   Kamuoyuna saygı ile duyurulur.   KAFFED SURİYE KRİZ MASASInanKaffed

Denge ve Denetleme Ağı Basın Toplantısı İstanbul’da Yapıldı

Denge ve Denetleme Ağı Basın Toplantısı İstanbul Ceylan Otel'de Yapıldı. Federasyonumuzunda içinde bulunduğu ve Genel Başkan Yardımıcısı Hasan Seymen tarafından temsil edildiği Denge ve Denetleme Ağı Basın  toplantısı Ceylan Otel'de Yapıldı. Toplantıya Fedrasyonumuzu temsilen Genel Başkan Yardımıcısı Hasan Seymen, Sosyal İşler Sekreteri Erdoğan Yaşar, İstanbul Bahçelievler Kafkas Derneği Başkanı Ahmet Gazi Saygılı ve Bahçelievler Derneği Yönetim Kurulu üyeleri katıldılar.p> nanKaffed

Suriyeli Çerkesler İçin 5 Ocak’ta RF Büyükelçiliği Önündeyiz

  Kafkas Dernekleri Federasyonu, Suriyeli Çerkesler için  5 Ocak tarihinde Rusya Federasyonu Büyükelçiliği önünde gerçekleştirilecek basın açıklaması için çalışmalara devam ediyor.  Sloganlar ve Dövizler belirlendi. Derneklerimize gönderilen bilgilendirme ve hazırlık yazısı ekteki gibidir.      Sayın Başkan 15 Aralık 2012 tarihinde gönderdiğimiz yazıda belirttiğimiz gibi, KAFFED Yönetim Kurulu, Suriye Kriz Masası ve DÇB Yönetim Kurulu üyelerimizin katılımı ile gerçekleştirilen toplantıda, ısrarla ve tekraren iletmemize rağmen somut ve tatminkar cevaplar alamadığımız taleplerimizin, Rusya Federasyonu Büyükelçiliği önünde yapılacak bir “BASIN AÇIKLAMASI” ile bir kez daha dile getirilmesine karar verilmiştir. 5 Ocak 2013 Cumartesi 15:00’de gerçekleştirileceğimiz “BASIN AÇIKLAMASI”nın, toplumumuz tarafından çok olumlu karşılandığını, her görüş ve kesimden insanlarımızın destek olmak  amacıyla Türkiye’nin her yerinden basın açıklamasını izlemeye geleceğini büyük bir memnuniyetle gözlemliyoruz.p> Kafkas Dernekleri Federasyonu tarafından yapılacak basın açıklamasına, bölgenizden de güçlü bir destek geleceğine, pek çok insanımızın izlemek ve güç vermek amacı ile, 5 Ocak 2013 Cumartesi 15:00’de Rusya Federasyonu Büyükelçiliği önünde olacağına inancımız tam.  Yönetiminizin de gerek 31 Aralık 2012 Pazartesi günü bölgenizde, gerek 5 Ocak 2013 Cumartesi günü Ankara’da bulunan Rusya Federasyonu Büyükelçiliği önünde yapılacak basın açıklamaları için gerekli hazırlıkları yaptığından eminiz.p> Değerli Başkan, Birlikte çıkaracağımız güçlü bir ses ile başta Suriye’de sıkışmış kardeşlerimiz olmak üzere Çerkeslerin anavatanlarına dönüşlerinin önündeki engellerin kaldırılmasına katkı sunmak amacıyla yapılacak basın açıklamasının, toplumumuza yaraşır şekilde organize edilebilmesi gayesi ile aşağıdaki konularda üyelerinizin bilgilendirilmesini ve yönetiminizce gerekli hazırlıkların yapılmasını rica eder, çalışmalarınızda başarılar dileriz.. Saygılarımla. Murat CANLI        Genel Sekreter 1.          Başta genç kardeşlerimiz olmak üzere, imkanlar dahilinde tüm insanlarımızın geleneksel Çerkes kıyafetleri ile katılımının, kalpak, şarkhon gibi, Çerkes kimliğini simgeleyen aksesuarların kullanımının teşvik edilmesi, 2.          Tüm insanlarımızın bayrakları ile katılımı, 3.          Birlikte ve güçlü bir ses çıkarmak amacıyla aşağıdaki slogan ve dövizlerin kullanılması, SLOGANLARp> td> DÖVİZLERp> td> tr> Ø  Susma Haykır, Savaşa Hayır td> Ø  Farkında Mısınız? Suriye'de Çerkesler de Ölüyor...! td> tr> Ø  Çerkesyanın Kapısı Çerkeslere Kapalı td> Ø  Anavatana Dönüş Hakkımız Engellenemez td> tr> Ø  Rusya, Kapını Çerkeslere Aç td> Ø  Suriye Çerkesleri Ateş Altında td> tr> Ø  Suriye Çerkesleri Anavatan Yolunda td> Ø  Susma Haykır, Savaşa Hayır td> tr> Ø  Çerkes Sürgünü Sona Erecek td> Ø  Çerkesyanın Kapısı Çerkeslere Kapalı td> tr> Ø  Bu Sesi Duy Rusya td> Ø  Rusya, Kapını Çerkeslere Aç td> tr> Ø  Suriye Çerkesleri Yanlız  Değildir td> Ø  Suriye Çerkesleri Anavatan Yolunda td> tr>   Ø  Çerkes Sürgünü Sona Erecek td> tr> tbody> table>   4.          En geç 1 Ocak 2013 Salı 16:00’ya kadar bölgenizden kaç otobüs, minibüs vs araç geleceğinin genel merkezimize bildirilmesi 5.          Sağlıklı, düzenli ve amacına ulaşacak bir Basın Açıklaması gerçekleştirmek amacıyla, bölgenizden yola çıkacak araçların hareket saatinin, genel merkezimizce bilahare duyurulacak toplanma yeri ve saatine uygun şekilde tespit edilmesi.  nanKaffed

Suriye’den Gelen Bir Aile Tokat’a Yerleştirildi

Suriye'den Gaziantep'e gelen dört kişilik Aile, Gaziantep Dernek Başkanı ve KAFFED Suriye Kriz Masası Üyesi Sayın Hakan Aydemir tarafından karşılanmış, misafir edilerek ihtiyaçları giderilmiştir. Ailenin yerleştirileceği ev ile ilgili olarak daha önce hazırlık yaptıkları bilgisini Kriz Masamıza bildiren Tokat  Dernek Başkanımız Sayın Handan Yeşilyurt ile irtibata geçilmiş olup ailemiz Tokat'ta misafir edileceği eve yerleştirilmek üzere 26.12.2012 tarihinde Tokat'a yolcu edilmişlerdir.   Kamuoyuna Saygı ile Duyurulur.   KAFFED SURİYE KRİZ MASASInanKaffed

Çerkes Derneği Çağdaş Hukukçular Derneği’ndeydi

Ankara Çerkes Derneği, Suriye’de yaşanan savaş nedeniyle Çerkeslerin yaşadığı zorlukları kamuoyuyla paylaşmak ve farkındalık oluşturmak amacıyla sivil toplum kuruluşları ile görüşmeler yapmaya devam etmektedir. Bu amaçla, 25.12.2012 tarihinde bir diğer görüşme Çağdaş Hukukçular Derneği’nde (ÇHD) gerçekleştirildi. Dernek Başkanı Yinal KOZOK, Genel Koordinatör Sibel PAK’ ın katıldığı toplantıda, Çağdaş Hukukçular Derneği’nde Ankara Şube Başkanı Murat YILMAZ ile görüşüldü. Görüşmede şu anda Suriye’de yaşanan olaylar, iki ateş arasında kalan Çerkeslerin yaşadığı zorluklar, Türkiye ve Anavatana sığınmak durumunda kalan insanların karşılaştığı sorunlar, bu sorunların çözümüne dair öneriler ve izlenilecek yollar Murat YILMAZ ile paylaşıldı, konuya dair fikirleri ve önerileri alındı. Görüşülen konulara dair gereken desteği sağlayacaklarını dile getiren YILMAZ, mağdur olan tüm insanlar gibi Çerkeslerin de haklarının savunulması gerektiğini ifade etti ve bu konuda yapılacak olan, toplantı, kampanya ve benzeri etkinliklere katılım sağlayacaklarını ifade etti. Kendisine konuya gösterdiği ilgi ve kurum olarak verdikleri destekten dolayı tüm kamuoyumuz adına teşekkür ediyoruz. Çerkes Derneği - AnkarananKaffed

5 Ocak’ta İstanbul’dan Ankara’ya Otobüs Kaldırılacak

KAFFED Yönetim Kurulu, Suriye Kriz Masası ve DÇB Yönetim Kurulu üyelerinin katıldığı toplantıda alınan karar gereği, Rusya Federasyonu’na iletilen taleplerimiz, bir kez de  Rusya Federasyonu Büyükelçiliği (Ankara) önünde tüm derneklerimizin katılımıyla, 5 Ocak 2013 Cumartesi, 15.00 de yapılacak bir “BASIN AÇIKLAMASI” ile daha yüksek bir sesle dile getirilecektir.p> Derneğimizce, Ankara'ya gidiş için ücretsiz otobüs ayarlanacaktır. Katılmak isteyenlerin 3 Ocak Perşembe akşamına kadar derneğe rezervasyon yaptırılması gerekmektedir.p>   Toplanma yeri           ; Dernek (Bağlarbaşı) Kesin hareket saati    ; 07.30  Basın Açıklaması adres : Rusya Federasyonu Büyükelçiliği, Karyağdı sokak, Çankaya / ANKARAnanKaffed

Geleneksel Adığe Koreografisi

Adığe Koreografi Sanatı Geç Antik’e kadar uzanır. Dansçıların seyirciler üzerinde özel bir etkiye sahipolduğunu fark eden Aristo "Poetika"da (Sanat Öğretisi) şöyle der: "Onlar ritmik hareketlerle karakterleri, ruhsal durumları ve eylemi tasvir ediyorlar." Adığe dansının ulusal karakteri ve bu milletin kendisine özgü olan özsaygısını içerdiğini vurguladı. Geleneksel Adığe Koreografi Sanatında bazı kurallar ve bireysel plastik şekille Adığe danslar birkaç çeşide ayrılabilir: Zefagh, Kabardey Kafe, İslamey, Kabardey İslamey, Zığetlat, Vuic, Tlhepeças. Antik Adığe danslarından biri Achekash en eski pagan döneminde bereket ve tarım tanrısı Thağelec onuruna düzenlenen dini bir ritüelle ilişkili olarak ortaya çıktı. "Achekashu" nun çevirisi Keçi dansıdır. Her kutlama vuicle bitirilirdi  Dairesel bir danstı. Bu dansta daire içerisinde birbirlerinin ellerini tutarak, belirli bir ritimde hareket ederek yürürlerdi. Diğer danslarda temas yasakdı. Vuic? Antik Adığe Dansları "Ulusal Adığe Dansları" kitabında Araştırmacı Ş. S. Şu; Kendini güneşin çocuğu sayan Adığeler güneş şekli gibi olan daireye büyüsel değer verirlerdi. Hemen hemen birçok sayıda ve farklı modern Adığe halk danslarında, güneşe doğru hareket tarzında dansın hareketi izlenir. Böylece nesilden nesile aktarılan kareografik figürlerde yansıtılan güneş kültü yankısı modern Adığe sanatına girmiştir. Adığe Khabze içerisinde insana, kendi duygu ve durumlarını gösterebilen Çerkesler'in dansı çok etkileyiciydi. Özellikle bu gençlerin kendilerini beğenen kızları davet edebildikleri eşli danslarda belirgindir. Gerçek hayatta olduğu gibi dansta da erkekler asil ve ölçülü, kadınlar ise zarif ve şıktı. Genç adam bir şövalye, genç kadın ise prenses idi. Adığe dansı iletişimi belirli düzeydeki birbirlerine bağlı gençlerin tanışma ve sosyalleşme biçimiydi. Örneğin, Zafagh kızla gencin ilk karşılaşmasıydı. Onun kareografik figürü, dansçıların yakınlaşma ve uzaklaşması mutlu bir gösteriydi. Bu dansın adı Türkçeye "karşılıklı gitmek " gibi çevirilir. İslamey en romantik danslardan biridir. Bu dansta çemberin etrafında birbirine büyük bir güvenle hareket ederek dans eden bir çift vardır.  Çerkes Profesyonel Çağdaş Plastik Sanatı alanında, bu temel dansların eski Çerkes figürlerinin güncel yorumuyla, Adıgey Devlet Akademik Halk Dansları Topluluğu "Nalmes" ortaya çıkıyor. Rusya Federasyonu ve Adıgey Cumhuriyeti devlet sanatçısı ve grubun sanat yönetmenliğini yapan Muhamed Kulov, internet portalı "Roskultura" için Adığe dansı hakkında konuştu. Baştan pagan bir karakter taşıyan dans, insanın ortaya çıkışıyla doğdu. İnsanlar profesyonel kareografik bir sanat olmada yeni yollar düşünmeye başladı, geliştirdi. Adığelerde putperest inanışlar ve şıble gibi dinsel karakter taşıyan ayin olarak yapılan ilk dansları da vardı. Şimdiki günde biz, koruduğumuz, savunduğumuz, yeni kompozisyonlar ve görüntüler oluşturduğumuz tarihsel dini danslar temelinde geliştirilen zengin bir kareografik kültüre sahibiz. Nalmes, 75 yıldır var olan Çerkes gençlerinin favori topluluğu olarak plastik sahne ve kostümler aracılığıyla geleneksel tarzda müzikal formlu danslarda, koreografilerde çok deneyim kazanmıştır. Topluluk turnelerle dünyanın hemen hemen her kıtasında bulundu. Fransa, İtalya, Çek, Türkiye, İsrail, Amerika, Japonya, Hindistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Libya ve Suriye vs. ziyaret etti. Tarih, ayin ve dini Çerkes dansları hakkında bilimsel bilginin yardımıyla inşa edilen "Nalmes"in oynadığı tüm oyunlar, bu yüzden eski orjinaline en yakındır. Topluluk kostümleri oluştururken Ulusal Adıgey Müzesi'nden malzemeleri kullanır.    NAFİSET SHKHALAKHO ÇEV: ŞAGUJ HALE AKTAS  NART DERGİSİ 82. SAYI       +''+nan+''+Nafiset Shkhalakho

Mez Karina Dağların yürekli, Adığe kızı: Mez Karina

  Yer: Everest Dağı  yükseklik: 8848 metre, dünyanın en yüksek noktası.p> Tarih: 21 Mayıs 2011 saat: 01:10 p> Kim gururlanmaz ki!   O yüksekliğe çıkmayı başarabilen dünyadaki sayılı dağcıların arasına girdi Karina, hem de 21 Mayıs'ta! Mez Karina, Nartkale'nin Germencik köyünden. 29 yaşında, güzel mi güzel ve çok sevimli, esprili bir dağcı, bir alpinist. Aslında KabardeyBalkar Cumhuriyeti Devlet Üniversitesi Ekonomi Fakültesi mezunu ve mesleği olan muhasebeciliğe dağcılığı tercih etmiş.   Dağcılığa nasıl başladın Karina?p> Babam teknik personel olarak dağ turizminde hizmet veren tesislerde çalışırken, ben de küçük yaşta dağlarla tanışmış oldum. Küçükken İngilizce tercümanlık yapmayı hayal ederdim, alpinist olmak gibi bir hayalim yoktu açıkçası.  Ailecek yaptığımız dağ gezintileri ile babamın biraz teşviği oldu aslında. Her ne kadar annem  endişelense de dağcı ruhu sardı beni yavaşça. Küçük yaşlarda dağlarla, kayakla tanışmış olsam da kendime "alpinist "diyebildiğim zaman aslında 1718 yaşlarımdır. Hobi olarak dağcılık yaparken bunu bir "iş" olarak yapmaya rehberlik ile başladım. Yani dağa tırmanacak turist gruplarına rehberlik yaparak.  Elbrus'a kaç kez çıktın? Ne kadar sürede çıkılabiliyor? Rehberlikten biraz sözeder misin?p> Elbrus'a (5.650 m) 100 den daha fazla kez çıktım. Rehber olarak turist dağcı grupları çıkarttım. Bu gruplar 56 kişiden 20 kişiye kadar değişik sayılarda oluyor. Bu tırmanışı ilk kez yapacak olanlar için 1 haftalık hazırlık süresi yeterli oluyor. Bazıları ise hiç hazırlanmadan da çıkabiliyorlar. Grubun kapasitesine ve hava koşullarına göre, çıkış+iniş 8 saat ile 14 saat arasında değişebiliyor. Yılda 5 binden fazla tırmanış oluyor Elbrus'a. Sayı bu kadar fazla olunca  tırmanışta ya da inişte karşılaşılan  olumsuzluklar da fazla oluyor haliyle. Hatta ölümle sonuçlanan durumlar da olabiliyor. Elbrus kadar yüksek olmasa da ondan çok daha zor tırmanışı olan Gürcistan'daki Uşba dağına da (4.700 m) çıktım. Bu zorlu dağa çıkmak alpinistler için prestijdir. Hatta bu zorlu çıkışı bilen alpinistlerin tüm dünya genelindeki katılımla kurdukları bir de "Uşba klübü" var. Hatta K2 kadar zor bir dağ diyebilirim. Genç ve üstelikte güzel bir bayan dağcı olarak rehberlik yapacağın turist dağcıların sana güvenmediklerini hissettiğin oldu mu? p> Tabi ki. Özellikle de erkek turistler güvenmediklerini bir şekilde belli ediyorlar. Ben de 5.000 metre tırmanışa kadar istedikleri şekilde düşünmelerine fırsat veriyorum ancak, bu yükseklikten sonra tırmanma koşulları o kadar çetin oluyor ki işte o zaman herkes yerinin farkına varıyor ve gücün kimde olduğunu gösteriyorum. Onlar da daha sonra saygı ve güvenlerini açıkça gösteriyorlar zaten. Tırmanışlarda ciddi tehlikeler yaşadın mı?p> Hava koşullarından dolayı bazen beraberimdeki insanlar için endişelendiğim zamanlar oldu. Başkalarının sorumluluğunu taşırken, onlar size güvenirken iş daha da zorlaşıyor. Aşırı fırtınalı havalarda görüş mesafesi sıfır oluyor. Endişelenmemek mümkün değil haliyle. Alpinizm gibi extrem sporları yapan insanlar da adrenalin tutkusu oluşuyor ve hep bu duyguyu yaşamak isterler diye duymuştum, gerçekten böyle mi, sende de var mı bu? Evet doğru. Bende de var.  Everest  8.848 metre ile dünyanın en yüksek noktası, çıkmaya nasıl karar verdin? p> Tamamen kendi irademle karar verdim. Herkes bilir, bu tırmanış pahalı ve çok zordur. Çok istersin ancak olanakların yoktur yapamazsın, ya da olanaklar vardır gözün yemez, yani istemezsin. Ben hem istedim hem tecrübem vardı hem de olanaklar oluştu. Bunlar bir araya gelmeden başarmak mümkün değil. Bir de insanların dağcılığa ilgilerini çekmek için zaten çarpıcı bir şey yapmak istiyordum bu gerçekleşti. Yalnız şunu da belirtmek isterim  bu zorlu tırmanışta sadece istek ve tecrübe de yeterli olmuyor bence. İnsanda "yüksekliği kaldırabilme potansiyeli" doğuştan olmalı diye düşünüyorum. Hem çok istemek hem de yapabileceğinin bilincinde olmak  lazım. Ayrıca bu zorlu tırmanış için 6 ay  1 yıl gibi bir hazırlık sürecini de göze alabilmek gerekli. Tabi ki finansmanı da. İşte tüm bu nedenlerle Everest'e fazla sayıda dağcı çıkamıyor. O yüksekliğe bizler ya rüyalarımızda ya da uçaklarla  çıkabiliyoruz, öylesi bile korkutmaya yetiyor insanı, sen korkmuyor musun Karina?p> Herkes gibi ben de korkuyorum. Bizim işimizde korkuyu sevenler ve korkudan korkanlar var. Çok emin değilim ama sanırım ben de korkuyu sevenlerdenim. Bazen tehlike karşısında organizma kendisini kitliyor, bazen de korkuyu yapay bir şekilde bertaraf ediyor ve işte o zaman büyük bir rahatlama doğuyor. Ben kendim için yoğun korkular yaşamıyorum. Ya benim yüzümden başkaları zarar görürse endişesi oluşuyor. Özellikle de grup rehberliği sırasında sorumluluğunu taşıdığım, bana güvenen insanlara sıkıntı yaşatmaktan korkuyorum. Herhangi bir dikkatsizliğin doğurabileceği sorunlardan ya da yanımdaki insanlarda oluşabilecek sağlık sorunları beni endişelendiriyor. Örneğin Everest'de bizim grubumuzda bir kişi gözümüzün önünde hayatını kaybetti. Ona yardım edemedik çünkü enjekte edilecek ilaç donmuştu. İşte böyle şeyler insanı çok etkiliyor ve korku yaratıyor. Everest'de pek çok dağcının kaldığını okuyoruz. Neden orada can verenler aşağıya indirilmiyor?p> Doğru. Hatta orada can veren dağcıları görerek tırmanıyorsun ve bu çok acı veriyor insana. Hatta bazılarının bu yüzden psikolojileri de bozuluyor.  Ben de onların orada kalmasının onlar açısından anlamlı olduğunu düşünüyorum. Aileleri illaki mezarlarına çiçek bırakabilsinler diye aşağıya taşınmaları gerekmemeli. Dağda  ölen kişiyi aşağıya indirmek hem çok sayıda insan gerektiren bir iş  hem de bu insanlar için de ciddi riskler taşıyan bir iş, ayrıca da çok maliyetli. Bu yüzden olsa gerek. Everest'e çıkış programını anlatır mısın? Nasıl hazırlık yaptın?p> O bölgede hazırlık  çalışmalarımız 1,5 ay sürdü. Hazırlık ve adaptasyon kapsamında önce Çangze adındaki 7.543 mt. yüksekliğindeki  dağa çıkıp indik. Bir süre sonra da Everest tırmanışımız başladı. Çamalungma adındaki en yüksek nokta olan 8.848 metreye 4 günde ulaştık. 10 kişilik bir grubumuz vardı. Ben grubun tek bayanı olarak 3 kişiden sorumlu olan bir rehber ile, diğer 7 kişide 1 rehberle olmak üzere hepimiz peşpeşe çıktık. Tırmanışımız 4 gün sürdü. Zirveye 4. gün, 45 derecede, 6,5 saatte, 21 Mayıs saat sabaha karşı 1'i 10 gece ulaştık. Herşey yolunda gitti ve planladığım gibi bu tarihe denk getirebildim. İnişi ise 1 günde yaptık. Yapmak zorundaydık da. Aksi halde oksijen yetersizliği organizmayı çok olumsuz etkilediği için insanı ölüme dahi götürebiliyor. Normal olarak gerçekleşmiş olan çıkış inişlerde bile bir süre sonra beyin hücreleri ölebildiği için, bazı dağcılar uzun süreler tedavi olmak zorunda kalmışlardır. İniş sonrası organizmanın uyumu için uyurken de düşük ayarda oksijen maskesi kullanmak gerekiyor. Dünyanın en yüksek noktasına çıktın. Bundan sonra ki hedefin nedir?p> Everest çıkışı ile benden beklentiler de arttı. Yani çıta yükseldi. Dolayısıyla benim sorumluluklarım da arttı. Everest en yüksek nokta ama daha zorları da var. Benim daha zorunu başarabileceğime inanan insan sayısı arttı. Bu da beni motive ediyor. Ayrıca internette de sosyal paylaşım gruplarında düşüncelerimi paylaştım ve çok kişi beni yüreklendirdi ve güç verdi. Önümüzdeki yıl Ocak ayında yani 2012’de Afrika'daki Klimanjaro dağına (5.895 m) tırmanacağım. Yüksekliği fazla değilse de çok zorlu bir tırmanış olacak.  Her dağ için, her tırmanış için tehlike vardır. Dağlar için senin daha önce nerelere tırmandığının bir önemi yoktur. O seni 2.000 metrede de yenebilir. Daha sonra ise Himalayalardan Pakistan'daki K2 zirvesine (8.611 m) tırmanmak istiyorum. Ailemin sorumluluğunu taşıdığım için şu anda biraz erteliyorum bunu. Çünkü K2 ye çıkmayı  son elli yılda başarabilen kadar da başaramayan insan var. Dünyada sadece 7 kadın zirveyi görmeyi başarabilmiş. Yedinci kadın ise ancak 7 yıllık bir mücadeleden sonra başarabilmiş. Bu dağın yüksekliği Everest'ten daha az olmasına rağmen teknik olarak kıyaslanamayacak kadar zor. Everest'e çıkış sana bağlı, oysa K2 de tamamen dağa teslim oluyorsun. Eğer ki o isterse seni kendine alıyor. Ancak kanımın beni oraya çektiğini hissediyorum. Çok zor ama yapılabilir de. Bence K2 kader çıkışıdır. Kaderimde varsa başarabilirim.  Oksijen maskesi kullanmadan da çıkış planları yapıyorum. 7.600 metreye kadar maskesiz çıktım. Kalan 400 metreyi de maskesiz çıkabileceğimi düşünüyorum. Yani Everest olmasa da 8.000 metrelik bir başka zirveye de maskesiz çıkmayı planlıyorum. Ayrıca  Sovyetler Birliği zamanında alpinistler arasında düşünülmüş olan ve halen geçerliliği bulunan "Karların Pars'ı" ünvanını haketmek istiyorum. Bu ünvan en az 7.000 metre yüksekliğinde ve belirlenmiş olan 5 dağa tırmanabilenlere veriliyor. Ben bunlardan birisi olan Tiyanşan dağına (7.010 m) çıktım. Diğerlerine de çıkmak istiyorum. Asıl önemli olduğuna inandığım bir başka proje de Spor Bakanlığımızın şimdi hayata geçirmeye hazırlandığı dağcılık okuludur. Benim talebimle gerçekleşiyor bu proje. Ben de orada eğitmenlik yapacağım. Çocukların, gençlerin bu konuya ilgi duymaları benim için çok önemli. Bizim dağlarımızın rehberliğini şu anda başka yerlerden gelen yabancılar yapıyorlar. Bu kadar işsizlik varken neden bizim gençlerimiz bu işi yapmasınlar. Kesinlikle  bizim insanımız yapmalı diye düşünüyorum. İşte bu nedenle onları yetiştirmek beni çok mutlu edecek. Daha çok insanımızın bu spora ilgi duymasını sağlamak asıl hedefim. Alpinist olmak sana ne gibi değerler kattı?p> Dağlar insanı yeniliyor, sağlık veriyor. Ayrıca dünyanın hemen heryerindeki dağcılarla güzel dostluklar kurabiliyorsun. Rehberlik yaparken insanların sana güvenmeleri, kendilerini sana emanet etmeleri insanın kendine olan güvenini tazeliyor.  Yani kendimi iyi hissediyorum.  Karina, seninle gurur duyuyoruz. Başardıkların için seni kutluyor, başarmak istediklerin için de şansın açık, kader de hep senden yana olsun diliyoruz. Nart Dergisi 82. sayı div>+''+nan+''+Gupse Altınışık

NART Dergisi 85. Sayısı Çıktı

NART Dergisi 15. yılında, 85. sayısı ve yeni tasarımı ile sizlerle... İşte 85. sayımızdan başlıklar:p> editörden dergimizin 15. yılı ve 85. sayısı / filiz kaplan p> uzman gözüyle osmanlı-çerkes ilişkileri ve çerkeslerin osmanlıya sürgünü / erdoğan boz  görüş - düşünce küllerinden doğmak / sezai babakuş görüş - düşünce oshamafe / kalmık sinejan federasyondan çerkes soykırım ve sürgünü 148. yılı anma etkinliği osmanlıda iz bırakanlar çerkes hasan vak’ası / zecekho ismail seçer gezi  vatana böyle de gidilir... / volkan yıldız gezi toprağını saklayan ülke / hasan okan işcan röportaj şenibe nejan / kıp gupse altınışık röportaj nahit serbes / k’ebişe filiz kaplan araştırma  adığe damgaları... / nafiset shkhalakho köylerimiz kamışcık köyü / ponej nadir yamaç Адыгэбзэм и Дырзэхэр  анэм и бзэр ар бзэ lэфlи / Бакъ Зерэ, профессор тщыщ гор  Хымэ хэгъэгум и1апл1 / Тэу Замир kültürümüz geleneğimiz kafkasya’da yerleşim biçimleri / rahmi tuna kitap geri dönüşçünün el kitabı - her yönüyle abhazya / bağ behice özveri farklılıklarımızla var olmak istiyoruz / KAFFED tek bir kitapta yaşam öyküsü ve anılarıyla özdemir özbay / beğ özgür çetinkaya nart çocuk masal - boyamap>     » Yıllık Abonelik (6 Sayı) :p>    Yurt İçi: 45 TLfont>p>    Avrupa: 45 Efont>UROb>p>    ABD :    70 USDfont>p>   » Yurtiçi ve yurtdışı fiyatlarımıza posta ücreti dahildir.p>   ABONELİK İÇİN HESAP NUMARALARIp> Ziraat Bankası Emek Şubesi ANKARAp>  TL. Hesabı IBAN NO:TR020001000765355861485001font>td> tr> Dolar Hesabı IBAN NO:TR720001000765355861485002font>td> tr> EURO Hesabı IBAN NO:TR450001000765355861485003font>td> tr> tbody> table> div>  p> Posta Çeki Hesap Numarasıp> 1911687p> » Havale ile yaptığınız ödemeleri  mail yada telefon ile bildiriniz...p> td> tr>   tr> Abonelik ile ilgili her türlü soru ve sorununuzu nartdergisi@kafkasfederasyonu.org adresine bildirebilir ayrıca  0 312 222 85 89 nolu telefonu arayabilirsiniz.font>p> td> tr> tbody> table>  nanNart Dergisi