Medet Önlü Davasında 8. Duruşma Görüldü

Medet Önlü cinayeti davasında 8. Duruşma 2 Mayıs'da Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Tutuklu sanıklar Murat Aluç ve Mehmet Akif Cömert’in hazır bulunduğu duruşmaya Medet Önlü’nün dostları ve Mazlumder Genel Başkanı Ahmet Faruk Ünsal, AK Parti Çorum Milletvekili ve TBMM İdare Amiri Salim Uslu da katıldı. Duruşmada Savcı, sanık Murat Aluç’un tasarlayarak öldürme suçundan “ağırlaştırılmış müebbet” ve “ruhsatsız tabanca bulundurmak” suçundan 1 yıldan 3 yıla kadar hapisle cezalandırılması, davanın sürüncemede kalmaması için yakalanamayan sanıklar Ezbulatov ve Peltek hakkındaki dosyanın ayrılması, diğer sanıkların ise beraatlarına karar verilmesi yönünde görüş bildirdi. Önlü ailesi vekili Avukat Erdal Doğan, katil ve ona yardım edenlerin cinayetten 24 sonra emniyetçe tespit edilmesine rağmen, olaydan iki gün sonra sanık Rızvan Ezbulatov’un Atatürk Havaalanı’ndan çıkarılarak gönderildiğini, sanık Murat Aluç’un yakalanmaması yönünde de bir direnç olduğunu gördüklerini, diğer sanık Ömer Peltek’in ise olayın üzerinden üç yıl geçmesine rağmen Türkiye’de olduğu bilindiği halde yakalanmadığını ifade etti. Doğan, diğer sanıklar M. Akif Cömert ile İbrahim Şimşek’in olaydaki rollerinin basit bir yardım-yataklık şeklinde değerlendirilemeyeceğini, sanıkların cinayette aktif bir rol aldıklarını ve bu nedenle sanıklara iddianamedeki gibi ceza verilmesini talep etti. Mahkeme heyeti, Ezbulatov ve Peltek hakkındaki dosyanın davanın sürüncemede kalmaması için ayrılmasına ve haklarındaki tutuklama kararlarının devamına karar verdi. 9. duruşma 13 Mayıs günü saat 14.00’de gerçekleşecek.  nanKaffed

Anneler Günü Kutlu Olsun!

Doğumdan ölüme kadar hayatın her anında varlıklarını hissetmek istediğimiz, bizi biz yapan en değerli varlığımız, başımızın tacı annelerimiz; Geleceğimizin teminatı, halkımızın varlığının güvencesisiniz. Aile ve toplum değerlerimizin yaşatılması ve geleceğe taşınmasında en önemli görev sizlerin. Geleceğimizin asıl mimarları sizlersiniz.Varlıklarınızla hayatımıza anlam kattınız. Anavatan ve diasporadaki tüm annelerimizin “Anneler Günü’nü kutluyor, her birine sağlık, mutluluk ve uzun ömürler diliyoruz. KAFKAS DERNEKLERİ FEDERASYONU   АНЭМ И ДЖЭ МАКЪp> td> ANNENİN ÇAĞRI SESİp> td> tr> Зэгуэр уи анэм и джэ макъ зэхэпхмэ td> Bir gün annenin çağrısını duyarsan td> tr> Ухэтси дэпым - td> Köz içinde bile olsan td> tr> Уэ зэщІэувыкІ! td> Dur da düşün! td> tr> Зэгуэр уи анэм и джэ макъ зэхэпхмэ td> Bir gün annenin çağrısını duyarsan td> tr> Ажалу щытми къуожьэр td> Ecel bile olsa seni bekleyen td> tr> КъызэплъэкІ! td> Dön de bir bak! td> tr> Зэгуэр уи анэм и джэ макъ зэхэпхмэ td> Bir gün annenin çağrısını duyarsan td> tr> Сэр ныкъуэ къихмэ сампІэм - td> Kılıç yarı çekikse bile kınından td> tr> Ар илъхьэж! td> Yerine koy! td> tr> Зэгуэр уи анэм и джэ макъ зэхэпхмэ td> Bir gün annenin çağrısını duyarsan td> tr> Шэ быутІыпщам - td> Attığın kurşunu td> tr> лъэщІыхьи къегъэгъэзэж! td> Yetiş de, geri çevir! td> tr> МафІэс, къугш лъалъэ, td> Yangın, zelzele-deprem, td> tr> Дунейр зыхьыж псыдзэ - td> sel olsa dünyayı alıp götüren td> tr> ЩымыІэ си анэ сызыубыдын. td> Olmaz anacığım beni tutabilen td> tr> Щызэхэсхам уэ къыбжьэдэкІауэ си цІэ td> Duyarsam adımı senin ağzından. td> tr> Ар схылъэкІынщ сэ, td> Bunu başarabilirim, td> tr> Сэ уэ сурибынщ. td> Zira senin evladınım ben. td> tr> Ауэ сыкъыщожалІэм щтэІэ-щтаблэу td> Ama koşup geldiğimde yanına korku-telaş içinde td> tr> Дапщэщи хуэдэу td> Her zamanki gibi td> tr> къызжеІж къужей td> Yalnızca şunu söyle: td> tr> «Сигу укъэкІауэ арат тІэкІу си щІалэ» td> “Seni biraz özlemişim yavrum”, td> tr> ГуфІэгъуэм си псэр хэткІухьынщ абдей. td> Mutluluktan erir oracıkta yüreğim. td> tr> Хьэуэ, семыжьэ е-ей, - td> Hayır, asla beklemiyorum, td> tr> Тхьэм имыухкІэ td> Allah yazmasın! td> tr> Къэхъуну я ужь дыдэу сыщебджэж. td> Beni son çağırışın hiç olmasın. td> tr> ИтІани къытезгъхазэу жызоІэж td> Yine dönüp tekrar diyorum ki; td> tr> Зэгуэр уи анэм и джэ макъ зэхэпхмэ td> Bir gün annenin çağrısını duyarsan td> tr> И пащхьэм псынщІэу нэси td> Hızla var da huzuruna td> tr> сыну щыж! td> Heykel olup çakıl! td> tr> БИЦІУ Анатолэstrong>p> td> BİTZU Anatole (çev. F.HUVAJ)strong>p>   td> tr> tbody> table>  nanKaffed

Valla Sen de Delisin Aleksandır

Taa Deli Petro zamanından, soğuk yüreklerine yerleşen "Çerkessiz Kafkasya" utkusunu gerçekleştirmek sana nasip oldu ha! Biliyor musun, buralarda da yapıyorlar benzer şeyleri... Örneğin, benim köyümdeki dağlarda yetişmiş binbir çeşit ağacı kesip, çam ekmeye kalktılar! Ne mi oldu? Çamlar kurudu. Yine diktiler. Büyümedi, beğenmedi toprağı ağaçcıklar. Eee, doğa üzerinde yaşayacak ağaca da, insana da kendisi karar verir Aleksandır. Bak, Afirika'dan menekşe geliyor buralara. Üç ay anca hayatta kalıyor çiçekcikler. Oysa vatanlarında oniki ay çiçekte... Hem de kocaman, rengarenk çiçekler. Şimdi sen, yattığın yeri zehirleyip gittin ya. Ama bak ülkende neler oldu, neler... Bize gelince, yeni topraklarımızda kök vermeye çalıştık. Ama dağlarımızı, denizlerimizi, derelerimizi, mis kokulu çiçeklerimizi, pamuk helve bulutlarımızı unutmadık, unutmayacağız da. Senden önce de, sonra da soykırımcılar görüldü bu gezegende, hala yaşayanlar da var. Onlar da zehirlediler girdikleri toprağı. Onbinlerce insan öldürdüler senin gibi. "Toprak, toprak" diye insanlığı kırıp geçirenlerin, toprağa doyamayıp sonunda gözünü toprak doldurması pek komik ama, toprağına göz dikenleri durdurmak, önlemek de sıcak insanların işi. Aydının, bilim adamının, yazarın, çizerin, entellektüelin. Öyle değil mi Aleksandır? Döneminde sen de N. Rozen'i dinleseydin, "Bu insanları topraklarından sürmek yanlış. Onları anlamak, gelenek göreneklerini öğrenmek, tanımak gerek" diyen adamı. Böyle mi olurdu... Bu trajediyi bunca insan yaşar mıydı Alaksendır? Soyun kırılsın soykırımcı (ee, kırıldı da, hanedan nerede?). İnsan haklarına saygılı, demokrat yüreği, bilim ve insan sevgisi dolu yeni insanlar gelsin (bir ara umutlandık da). Seni tarihin zehirli sayfalarına gömdüm Aleksandır. Yaşattığın soykırımın hesabını, faturasını da ülkenin -onca büyük yazar, çizer, bilim adamı çıkarmış ülkenin- şimdiki aydınlarına havale ediyorum. Bir gün kabul edip, gereğini yerine getireceklerine inanarak. Sen bizi tanımamışsın Aleksandır... Öyle kolay bitmeyiz biz. Ne filitler sıkıldı üstümüze, kaç kez kırıldı dallarımız. Ama ayaktayız. Nice Çarı çarçur etti bu millet. Şükür topraklarımızda bıraktığımız tohumlar adımızı yaşatıyor hala ve damaklarımızda hala toprağımızın tadı var.nanFidel Tanba

Vefat ve Başsağlığı

ACI KAYBIMIZ…   Camiamıza uzun yıllar emek vermiş değerli arkadaşımız, kardeşimiz, dostumuz Kenan Tavhan’ın vefatının derin üzüntüsü içerisindeyiz.   Kültürümüze ve geleneklerimize gönül vermiş, yaşamış ve geliştirmiş değerlerimiz arasında Kenan Tavhan’ın müstesna bir yeri vardı. Aramızdan çok erken ayrılarak, camiamızı büyük üzüntüye boğdu.   Merhuma Allah’tan rahmet, kederli ailesine ve camiamıza başsağlığı dileriz.   Kafkas Dernekleri Federasyonu  nanKaffed

Medet Önlü Davasında Sona Doğru

Medet Önlü cinayeti davasının 8. duruşması 2 Mayıs Pazartesi günü saat 10:00'da görülecek. 14 Nisan günü gerçekleşen 7. duruşmada Önlü ailesi mahkemeden karar vermesini talep etmişti. Savcının mütalaasını tamamladığı ve 2 Mayıs günü yapılacak olan duruşmada hakimin tetikçi Murat Aluç ile kendisine yardım ve yataklık eden Mehmet Akif Cömert ile İbrahim Şimşek hakkında kararını açıklayabileceği belirtiliyor. Mahkemenin bu duruşmada söz konusu sanıklar hakkında karar vermesi durumunda, davanın firari sanıkları Rizvan Ezbulatov ve Ömer Peltek'le ilgili kısmı ayrı görülmeye devam edilecek. 2 Mayıs Pazartesi günü saat 09:30'da Ankara Adliye Sarayı önünde toplanıp karar duruşmasına toplu olarak katılmak üzere Medet Önlü’nün dostlarını, tüm hemşerilerimizi ve yaşam hakkına duyarlı herkesi davet ediyoruz.nanKaffed

Tarihe Tanıklık Etmek İster misiniz?

İlkbaharın artık kendini iyice hissettirmeye başladığı şu günlerde “yakın uzaklar”dan “hüzünlü öyküsü” olan bir yeri tanıtmak istiyorum. En başta burası saklı kalmış bir koy, “öyküsü” olmasa belki kimseler haberdar olmayacaktı Babalı Koyu’ndan. Bu zamanda grinin esiri olmamış, insan elinin çok az değebildiği “bakir” kalabilmiş nadir yerlerden. Koy’a vardığınızda evvela hırçın Karadeniz’in dalgaları selamlıyor sizi. Genişçe bir koy ve dört bir yanı muhteşem kayalıklarla kaplı, çevresi orman... Önünüzde uzanan Karadeniz’e bakarken an geliyor büyüleniyorsunuz. Manzara alabildiğine muhteşem, hele ki güneş batmaya yakınsa bir de. Belli belirsiz bir şey ürpertiyor içinizi. Asırlar evvelinden gelen bir sesi duyuyorsunuz aniden... Çerkez analarının yaktıkları ağıtlar çınlıyor kulaklarınızda. Kafkas halklarının, Çarlık Rusya’sı tarafından 21 Mayıs 1864 tarihinde anavatanlarından sürgün edildiklerinde geldikleri yerlerden biridir Babalı Koyu. Aylar süren, bir taraftan Karadeniz’le, bir taraftan hastalıkla mücadele ettikleri zorlu yolculukta artlarında vatanlarını ve sevdiklerini bırakmışlardır. Sevdiklerini Karadeniz almıştır onlardan, anlatılanlara göre gece dolunay sırasında çıkarlar Babalı Koyu’na. Babalı Koyunun bu kadar özel olmasının sebebiyse koya ayak basar basmaz en çok kaybın bu koyda verilmiş olması ve kumsalın ucunda yer alan mağarada Atalarının yüzlerce kişi olarak aylarca sığınmalarıdır. Koy onları bağrına basmıştır adeta. Kaldıkları günler boyunca mağaranın duvarlarına Kiril alfabesi ile yazdıkları yazılar hâlen görülebilir. Kafkas vatandaşlarımız bu mağaranın müze statüsüne getirilmesini talep ediyorlar. “Kefken, uzun süredir Büyük Kafkas Sürgünü’nün sembolü haline geldi. İlk kez rahmetli Ömer Büyüka’nın yazıları ve şiirleri ile gündeme gelen bu kıyı, özellikle Abhazların çok büyük kayıplar verdiği bir yer olarak, daima hafızalarda yaşadı. Abhaz-Gürcü Savaşı sırasında Türkiye’ye gelen üç konuğun 21 Mayıs 1993 günü burayı ziyaret etmeleri ve bu ziyaretin Alaşara dergisinde yer alması, Kefken’i mekân olarak gündeme getiren en önemli etken oldu. Ondan sonraki yıllarda bazı Adige ve Abhaz gençleri buraya giderek bilgi edindiler ve derneklerin ilgisini bu bölgeye çektiler.” Türkiye deki Kafkas kökenli vatandaşlarımız her yıl 21 Mayıs akşamında atalarını anmak için Türkiye’nin dört bir yanından bu koya gelirler. Sürgünde yoğun bir şekilde Karadeniz kıyılarına çıkıldığı için Kafkasya'da bulunan Çerkez soydaşları ile birlikte karşılıklı olarak Karadeniz’e çelenk bırakırlar. İster Karadeniz kıyılarında ilkbahar güzelliğini görmek, yeşile ve maviye doymak için isterseniz asırlar öncesinde bir halkın yaşadıklarına tanıklık etmek için bu koyu ziyaret edebilirsiniz. Bu zamanlar sahilcilerin fazla olmaması açısından caziptir. Civarda birkaç tane pansiyon ve salaş çay bahçesi mevcut. Kocaeli’ye bağlı Kandıra ilçesine ulaştıktan sonra Cebeci yönüne devam ediyorsunuz. Koya girmeden önce Kandıra ilçesinin Karaağaç Köyü’nde bulunan soykırım anıtı ve Kafkas mezarlığını da ziyaret edebilirsiniz. 21 Mayıs tarihinde binlerle birlikte bu anma da bulunmak isterseniz. Kafkas Dernekleri Federasyonu ile http://www.kaffed.org/ irtibata geçebilirsiniz. Yazıma sürgünü anlatan Çerkez ağıtı Yistambilako (İstanbul Yolcuları) şarkısını paylaşarak son veriyorum... “Bütün gece yıldızları sayıyorum Saçlarımızın sayısınca insan kaybettik Bize verilen ad ‘İstanbul Yolcuları’ Gideceğimiz yeri bilmeden yola koyulduk” p> Kaynak: Bahar Saner, "Babalı Koyu/Kandıra-Kocaeli: Tarihe Tanıklık Etmek İster misiniz?", Köşe Bucak Dünya Dergisi, Nisan 2016, s. 67-68.p>nanBahar Saner

Balkanlarda Kafkas Rüzgârı

UNESCO tarafından dünya mirasları listesinde yer alan Ohrid kentinde düzenlenen festivale katılan Adana Çerkes Kültür Derneği Gençlik Halk Oyunları Ekibi Makedonya’da gönüllerde taht kurdu.   Makedonya’nın Ohrid şehrinde düzenlenen “5. Çocuk ve Gençlik Folklor Festivali”ne bu yıl Türkiye’den Adana Çerkes Derneği Gençlik Halk Oyunları ekibi katıldı. 22-24 Nisan tarihleri arasında yapılan festivalde Adana Çerkes Derneği ekibinin Sozrash hareketli dansları kadar otantik kıyafetleri ve kostümleri ile de büyük ilgi gördü. Festivale katılan 7 ekibin gösterileri içerisinde Adana Çerkes Kültür Derneği gösterisi izleyenlerce ayakta coşku ve alkışla izlendi.   Ohrid Festivali düzenleme komitesi Başkanı Milenko Andreski, “Adana Çerkes Derneği’ne Sozrash ekibine ve Başkanı İsmail Güneş’e katılımları için teşekkür ediyorum. Balkanlarda Kafkasya rüzgarları estirdiler. Büyük bir beğeni ile izledik. Kendilerini önümüzdeki yıllarda yeniden ağırlamaktan büyük mutluluk duyacağız” dedi.   Adana Çerkes Derneği Başkanı İsmail Güneş ise “Bu tür kültürel aktiviteler ülkeler arasında kalıcı köprüler kurmada büyük önem taşımaktadır. Aynı zamanda gençlerimizin uluslararası alanda bu tür faaliyetlerde yer alması hepimizin arzuladığı bir olay. Geleceğe bakışlarını değiştirmede ve vizyon kazanmada sanat ve kültür çok önemli bir role sahiptir" diye konuştu.   Gecenin sonunda katılımcılara plaketler sunulurken katılımcı ekipler bir sonraki yıl buluşmak üzere birbirlerine değişik hediyeler sundular.   Kaynakdiv>   {gallery}/haber/diaspora/2016/Adana-Makedonya-2604{/gallery}          nanKaffed

Vefat ve Başsağlığı – Şehit Özkan ÖZDEN

Tunceli’de teröristlerce yola tuzaklanan bombanın patlaması sonucu, Samsun İli Çarşamba İlçesi Orta Söğütlü Köyü'nden Adığe hemşehrimiz Jandarma Er Özkan ÖZDEN şehit olmuştur.   Şehidimizin cenazesinin, 23 Nisan Cumartesi Samsun Büyük Cami’de kılınacak İkindi namazına müteakip, askeri törenle Kıranköy Mezarlığı Askeri Şehitliği’nde toprağa verileceği bildirilmiştir.   Şehit hemşerimize Allah'tan rahmet, yakınlarına sabır, toplumumuza başsağlığı diliyoruz. Kafkas Dernekleri Federasyonu          nanKaffed

23 Nisan Çocuk Bayramı Kutlu Olsun!

Geleceğimiz, bugünkü çocuklarının doğru görüşü ve yorulmak bilmeyen çalışma azmi ile büyük ve parlak olacaktır. Tüm dünya çocuklarının 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını kutluyor, çocuklarımızın özgürge yaşayabileceği, kavgasız, savaşsız, sağlıklı,başarılı ve mutlu bir gelecek diliyoruz. Kafkas Dernekleri Federasyonu    nanKaffed

Çarşamba Çerkes Derneği Ziyareti

KAFFED Genel Başkanı Yaşar ASLANKAYA, Genel  Bşk. Yrd. Rahşan ERDOĞAN YILMAZ, Yönetim Kurulu Üyeleri  Recami BURSA, Haşim POLAT ve Nesren Şamil KANŞAT , 15.04.2016 Cuma akşamı, Çarşamba Çerkes Derneği’nin Haluj Gecesi etkinliğinde, Samsun ili, Çarşamba ilçesinde yaşayan ve o gece için Samsun’dan gelen Çerkesler ile bir araya geldiler. Samsun Kafkas Derneği Yönetim Kurulu eski başkanlarından Jülide ERDOĞAN ve Eyüp BALOĞLU ile Samsun Çerkes Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Sedat UYGUN’un da  yer aldıkları gecenin açılış konuşmasını yapan  Çarşamba Çerkes Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Cevat ERSAN, Çerkes toplumunun kimliğini yaşatabilmesi açısından kültürel faaliyetlerin önemini ve Çarşamba Çerkes Derneği’nin buna yönelik çalışmalarını anlattı. Cevat ERSAN’ın konuşmasının ardından kürsüye gelen KAFFED  Genel Başkanı Yaşar ASLANKAYA da, Çerkes toplumunun birlik ve beraberlik içerisinde, kimliğini ve kültürünü sonraki nesillere aktarabilmek adına daha kalıcı ve somut adımlar atabileceğini ifade etti. Yapılan çekiliş ve Çarşamba Çerkes Derneği Halk Dansları ekibinin dans gösterisi ardından, yoğun ilgi gören program, Samsun Çerkes Derneği gençliğinin de katıldığı mahalli düğün ile sona erdi. {gallery}/haber/diaspora/2016/Samsun-1504{/gallery}      nanKaffed