Saygıdeğer Basın Emekçileri; Çerkes Sürgününün 152. Yılı nedeniyle hazırladığımız anma programı konusunda bilgilerimizi sizlerle paylaşmak üzere burada bulunuyoruz. İlginize ve duyarlılığınıza teşekkür ederim. ÇERKES SÜRGÜNÜ Kuzey Kafkasyalılar, Rus imparatorlarının yüzlerce yıl süren saldırılarıyla büyük bir soykırıma uğradı. 21 Mayıs 1864'de Çarın muzaffer komutanı Grandük Mikhail’in, “Ya Rusya’nın içlerine dağıtılmayı kabul edersiniz, ya da ülkeyi terk edersiniz” ültimatomu ile kitleler halinde ülkelerinden atıldılar. 1859 - 1866 yılları arasındaki “Büyük Sürgün” döneminde Kafkasya’dan Adigeler ile Abazalar % 80 - 85 düzeyinde; Ubıhlar tamamıyla; Oset, Çeçen ve Dağıstanlılardan da ayrı ayrı % 5 - 10 oranlarında olmak üzere 1.500.000 den fazla insan anayurtlarını terk etmek zorunda bırakıldı. Taman, Tuapse, Anapa, Tsemez, Soçi, Adler, Sohum, Poti, Batum limanlarında gemilere “istif edilen” Kafkasyalılardan sağ kalanlar, Balkanlar’da Köstence, Burgaz, Varna; Anadolu’da İstanbul, Sinop, Samsun ve Trabzon limanlarına indirildi. Sürgünler “halifenin ülkesinde” hayata tutunma mücadelesi verirken, geride bıraktıkları topraklarına Slavlar, Kozaklar, Gürcüler, Ermeniler ve Rumlar yerleştiriliyordu. YENİ ÜLKE… Kafkas sürgünleri, Osmanlı Devleti’nin böylesine ani ve kitlesel göçlere hazırlıklı bulunmaması nedeniyle, çıkış limanlarında, yollarda ve ilk yerleşim yerlerinde fiziki uyumsuzluk, salgın hastalıklar, özellikle sıtma v.b. nedenlerle 500 bin civarında kayıp verdiler. Doktor Şerafettin Mağmumi’nin 1910 yılında yazdığına göre, Kafkasların yayla havasından gelmiş 74 bin insanın, sıcaklığıyla meşhur Çukurova’ya yerleştirilmesi sonucu bir-iki yılda sayıları 4 binlere düştü. Osmanlı yönetimi Kuzey Kafkasyalı mültecileri, - İmha tehdidi altında olmaları, - İslamlık sıfatı ve devletin toleransına olan güvenden kaynaklanan müracaatları, - Boş devlet arazilerinin imarı ve yeni üretim gruplarının ekonomiye katılması, - Gelen göçmenlerin muharebe güçlerinin üstünlüğü, - Sadakatlarından istifadeyle devlet otoritesi tanımayan konar-göçerlerin medenileştirilmesine sağlayacakları katkıyı... düşünerek kabul etmiştir. İSKAN Göçmenlerin vergilerden, askerlikten muaf tutulmasına, hemen çadır verilmesine, fakirlerin evlerinin devlet tarafından yapılmasına, çiftçilik için hayvan ve teçhizat teminine, tohumluk ve yemeklik verilmesine, asayişlerinin teminine… dair emirleri bildiren talimatnameler yazılmışsa da, ilerleyen zamanda gelen kitlenin devletin imkanlarını aşan bir sınıra dayanması sebebiyle, yardımlar sadece çok düşkünlere günlük tayın gibi durumlara dönüşmüştür. Kafkas sürgünleri yönetim tarafından belli bir plan dâhilinde iskân edildiler. Yerleşimlerde hem ülkenin seyrelen nüfus dokusunu sıkılaştırmak, hem Müslümanların azınlık olduğu bölgelerde İslam nüfusunu artırmak, hem de muharebe yeteneklerinden azami istifade edebilmeye dikkat ediliyordu. Sorunlu bölgelerde tampon olma, bataklıkları ıslah ve tarıma kazandırma, özellikle Marmara bölgesinde bozulmuş olan müslüman nüfus dengesini düzeltme ve ordunun asker ihtiyacını karşılamada Çerkes sürgünlerden olabildiğince faydalanılmaya çalışılmış, Suriye, Filistin ve Balkan hudut bölgelerine yerleştirilmiştir. Kafkas sürgünleri, Osmanlı İskan Politikaları doğrultusunda iki ana hat üzerinde yerleştirildiler: 1 - Sinop, Samsun, Çorum, Amasya, Tokat, Sivas, Yozgat, Kayseri, Kahramanmaraş çizgisini izleyen ilk yerleşim bölgesi Hatay’da Türkiye Cumhuriyeti topraklarından çıkarak bugünkü, Suriye ve Ürdün topraklarında devam etmektedir. Bu hattın çevresindeki Muş, Kars, Adana vb. illerde de Kafkas kökenlilere ait yerleşim yerleri bulunmaktadır. 2 - İkinci bir hat ise yine kabaca, Güney Marmara yöresindeki Çanakkale, Balıkesir, Bursa, Eskişehir, Bilecik, Kocaeli, Düzce illeri boyunca uzanmaktadır. Ayrıca Kütahya, Afyon, Konya, Aydın vb. illerde de yer yer küçük Kafkas köylerine rastlanmaktadır. YİNE SAVAŞ, YİNE SÜRGÜN… Geri dönmek ve anayurtlarını Rus bağımlılığından kurtarmak kararında olan Çerkes göçmenler, 1877 - 1878 harbinde, kendi atları ve silahları ile gönüllü olarak akın akın Anadolu ve Rumeli’deki cephelere koştular. Süvari güçlerinin neredeyse tamamını Kafkasyalı göçmenler oluşturdu. Ancak şansları yaver gitmedi. 14 yıl önce Balkanlara yerleştirilen Çerkesler de, 1878 yılının 3 Mart‘ında imzalanan Ayastefanos ve aynı yılın 13 Haziran’ında imzalanan Berlin anlaşmaları gereğince Suriye, Filistin ve Anadolu’ya nakledildiler. Balkanlarda iskan edilen Kafkas sürgünleri ikinci kez göç ettirilmiş oldu. TUTUNMA DÖNEMİ Zorunlu göçler Kuzey Kafkasya halkları için tam bir yıkım oldu. Yerleştirildikleri bölgelerde, devlet tarafından kendilerine gösterilen arazileri o güne kadar yayla, otlak v.d. şekillerde kullanmakta olan yerli halkla çatışmalara girmek zorunda kaldılar. Başlarını sokabilecekleri evlerini yapmak, verilen arazileri ıslah etmek, ekip dikmek, kendi ihtiyaçlarını görebilir hale gelmek yıllarını aldı. TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN KURULUŞUNDA KAFKASYALILAR Kafkasyalılar, Türkiye Kurtuluş Savaşı’nda da aktif rol aldılar. Erzurum Kongresinde belirlenen 9 kişilik Temsil Heyeti’nin 2 üyesi Kafkasyalıdır (Bekir Sami Bey ve Rauf Bey). Sivas Kongresi tarafından seçilen Heyet’i Temsiliye üyelerinin sayısı 16 kişidir ve bunların da 5’i Kafkasyalıdır. Amasya Mülakatı’nda hazır bulunan ve karara iştirak eden Mustafa Kemal Paşa, Hüseyin Rauf Orbay, Bekir Sami Kundukh, Salih Paşa ve Cemil Cahit Toydemir’den oluşan beş kişilik heyetten sadece Mustafa Kemal Paşa Kafkasyalı değildir. İki hükümet adına söz söyleyen 5 kişiden 4’nün Kafkasyalı olması, Kafkasyalıların Türk kurtuluş Savaşı’nın başlangıcında ne denli etkin bir destek verdiklerinin açık bir kanıtıdır. Savaş öncesi yapılan bu çalışmalar bir yana, İzmir’in İşgali ile başlayan gayri nizami savaşta da Çerkesler ön cephelerdeydi. Yunanlıların ilerlemesini durduran Ethem Salihliyi ele geçirdi. Ardından Anadolu’daki isyanları bastırdı. Ethem manevralarıyla düzenli ordunun oluşturulması için Ankara’daki hükümete zaman kazandırdı. Bu arada düzenli ordunun kuruluşu döneminde Ethem ve Ankara’daki hükümet arasında anlaşmazlıklar oldu. Bunun üzerine Ethem Bey 1921 Ocak ayı ortalarında Yunanlılardan bir geçiş koridoru isteyerek kuvvetlerini dağıttı. 1922 sonu ile 1923 yılı başlarında Ethem Bey’e ve Anzavur Ahmet’e destek verdiği öne sürülen 14 Çerkes köyünün halkı, suçlu-suçsuz, çoluk-çocuk, yaşlı-genç ayırımı yapılmadan cebren Doğu Anadolu’ya sürgün edildi. NÜFUS 1867 yılında 800 bin ila 1 milyon civarında bir nüfusun Osmanlı toprağında olması gerekir. 2007 yılında olması gereken Kuzey Kafkasyalı nüfus 6 milyon 500 bindir. Bunların yarısı asimile olmuş olsa Türkiye’deki Kuzey Kafkasyalı nüfusu en az 3,5 milyon olarak kabul etmek gerekir. Ve bu nüfusun (çoğu 40 yaş üstü) en az üçte birlik kısmı da dilini hala konuşabilmektedir. İç göç yaşayan Çerkesler, kent ortamında dillerini, geleneklerini ve sosyal hayatlarını devam ettiremediler. Yeni nesiller hızla ana dillerini unuttu. Sadece izole kırsal alanlarda kalanlar lisan ve kültürel kimliklerini koruyabildiler. Şehirleşen Kuzey Kafkasyalılar Türk lisan ve kültürünü benimsemektedir. Bu yüzden şehirli gençlik arasında lisanını bilenler artık istisnadır. KAFKAS KÜLTÜR DERNEKLERİ Türkiye Cumhuriyetindeki yasal örgütlenme olan Kafkas Kültür Dernekleri sayesinde Anavatan Kuzey Kafkasyadaki Çerkes Yönetim birimleri ve halkı ile iletişim güçlendirilmeye çalışılmakta, dil kursu, halk dansları eğitimi başta olmak üzere, Çerkes Geleneksel Yaşam Tarzı olan Khabze ile ilgili çalışmalar yapılmakta, Arşiv ve kütüphaneler oluşturulup, Çerkes Toplumunun varlığını sürdürebilmesi için gayret sarf edilmektedir. Her yıl geleneksel bir yas günü olarak anılmakta olan 21 Mayıs Çerkes Sürgünü anma etkinlikleri, bu yıl Mersin Özgecan Aslan Meydanında saat 20:00’da halkımıza açık bir organizasyon olarak gerçekleştirilecektir. Yaşadığımız acılar ve sebeplerinden ders çıkarılarak, dünyanın daha mutlu insanların yaşadığı bir yer haline geleceğine ilişkin ümitlerimizle, tekrar teşekkür ederim. Ş. Şamil KOÇ Mersin Kafkas Kültür ve Yardımlaşma Derneği Başkanı {gallery}/haber/diaspora/2016/Mersin-21-Mayis-Basin-Acklamasi-200516{/gallery} nanKaffed
Basın Açıklaması
Kamuoyuna duyuru 21 Mayıs Anma Törenleri'ne katılmak üzere Türkiye'den Kabardey Balkar Cumhuriyeti'nin başkenti Nalçik'e gitmek üzere yola çıkan soydaşlarımız vizeleri olmasina rağmen anavatana alınmamışlardır. Türkiye'den 18 Mayıs 2016 tarihinde karayolu ile yola çıkan 22 kişilik kafile Lars Sınır Kapısına sorunsuz ulaşmış fakat kontrollerde yaklaşık 20 saat bekletilmiştir. Kaffed Genel Merkezimiz gece saatlerinde durumdan haberdar olmuş ve Başkanımız ile Yönetim Kurulu üyelerimiz derhal Nalçik ve gerekli yerler nezdinde girişimlerde bulunmuştur. Ancak tüm girişimlere rağmen kafilenin giriş vizeleri iptal edilmiş ve kafile geri dönmek üzere yola çıkmıştır. Türkiye ve Rusya devletleri arasındaki krizin Çerkesleri etkilemesinin son noktası olan bu çirkin olay açıkca bir insan hakları ihlalidir. Hiçbir Çerkes bireyinin kendi Anavatınına girmesi engellenemez ve engellenmemelidir. Çerkeslere uygulanan her türlü baskının ve en son yaşanan olayın Rusya ve Türkiye nezdinde takipçisi olacağımızı, Çerkeslerin Anayurtları ile ilişkilerinin engellenmesine yönelik tüm tutum ve davranışlara her zaman karşı çıkacağımızı kamuoyuna duyururuz. Kafkas Dernekleri FederasyonunanKaffed
Genel Başkanımız TRT’ye Konuk Oluyor
Kafkas Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Yaşar ASLANKAYA “TRT Haber”e 20 Mayıs Cuma (bugün) saat 16.00'da konuk olacaktır. 21 Mayıs Çerkes Soykırım ve Sürgünü'nün 152. yıldönümü hakkında soruları cevaplandıracaktır.nanKaffed
21 Mayıs Tüm Türkiye’de Anılıyor
21 Mayıs Çerkes Soykırımı ve Sürgünü Türkiye'nin her yerinde yapılan çeşitli etkinlikler ile anılıyor. Etkinliklerin programlarını okuyucularımızın bilgisine sunuyoruz.p> Aksi belirtilmedikçe etkinlikler dernek merkezlerinde düzenlenmektedir. Etkinlikler konusunda ayrıntılı bilgiyi ilgili derneklerimizden alabilirsiniz. Derneklerimizin iletişim bilgileri için tıklayınız.p> Ankara, Kafkas Dernekleri Federasyonu 21 Mayıs saat 15:00, Basın Açıklaması, Rusya Federasyonu Büyükelçiliği Adana Çerkes Kültür Derneği 21 Mayıs saat 19:30, Konferans: Diasporada 152. Yıl, Moderatör: Y.Doç.Dr. İsmail Güneş, Konuşmacılar: Doç.Dr. Cahit Aslan, Dr. Jade Cemre Erciyes 21 Mayıs saat 21:05, Yirmibirsıfırbeş, Eşzamanlı Tiyatro Gösterimi, Nalçık Üniversitesi Tiyatro Topluluğu Antalya Çerkes Derneği 21 Mayıs saat 21:05, Yirmibirsıfırbeş, Eşzamanlı Tiyatro Gösterimi, Nalçık Üniversitesi Tiyatro Topluluğu Balıkesir Adığe - Çerkes Kültür Derneği 21 Mayıs saat 21:05, Yirmibirsıfırbeş, Eşzamanlı Tiyatro Gösterimi, Nalçık Üniversitesi Tiyatro Topluluğu Bandırma Kuzey Kafkas Kültür Derneği 21 Mayıs saat 21:05, Yirmibirsıfırbeş, Eşzamanlı Tiyatro Gösterimi, Nalçık Üniversitesi Tiyatro Topluluğu Bursa Çerkes Kültür Derneği 21 Mayıs saat 20:00, Şeyh Edebali Camii, Kur'an-ı Kerim okunması ve dua edilmesi 21 Mayıs saat 20:30, Konferans: "Soykırım ve Sürgün", Konuşmacı: Filiz Çelik 21 Mayıs saat 21:05, Yirmibirsıfırbeş, Eşzamanlı Tiyatro Gösterimi, Nalçık Üniversitesi Tiyatro Topluluğu Çerkes Derneği (Ankara) 17-21 Mayıs, Sürgünde Çerkes Ressamlar Buluşması, Çağdaş Sanatlar Merkezi 21 Mayıs saat 20:00, Anma Programı Çorum Kafkas Derneği 21 Mayıs İkindi Namazı, Mevlid Programı, Ulu Camii 21 Mayıs saat 17:30, Basın Açıklaması, PTT önü 21 Mayıs saat 17:30, Sessiz Yürüyüş (PTT önünden Pir Baba Parkı’na) 21 Mayıs saat 20:30, Kefken Anma Programı Gösterimi 21 Mayıs saat 21:05, Yirmibirsıfırbeş, Eşzamanlı Tiyatro Gösterimi, Nalçık Üniversitesi Tiyatro Topluluğu 21-22 Mayıs saat 11:00-20:00, Kan Bağışı, Pir Baba Parkı Düzce Adıge Kültür Derneği 20 Mayıs Akşam Namazı sonrası, Mevlid-i Şerif, Cedidiye Camii Eskişehir Kuzey Kafkas Kültür ve Dayanışma Derneği 21 Mayıs saat 15:30, Mevlid-i Şerif, Çarşı Camii 21 Mayıs saat 18.30, Sessiz Yürüyüş (Dernek önünden Zübeyde Hanım Kültür Merkezi’ne) 21 Mayıs saat 20:00, Anma Programı, Zübeyde Hanım Kültür Merkezi Göksun Çerkes Kültür Derneği 21 Mayıs saat 13:00, Mevlid-i Şerif, Temurağa Mahallesi Eski Camii Gönen Kafkas Kültür Derneği 21 Mayıs saat 20:30, Anma Programı Hamamözü Çerkes Derneği 21 Mayıs saat 21:05, Yirmibirsıfırbeş, Eşzamanlı Tiyatro Gösterimi, Nalçık Üniversitesi Tiyatro Topluluğu İnegöl Çerkes Adığe Kültür Derneği 21 Mayıs saat 21:05, Yirmibirsıfırbeş, Eşzamanlı Tiyatro Gösterimi, Nalçık Üniversitesi Tiyatro Topluluğu İskenderun Kafkas Kültür Derneği 21 Mayıs saat 17:00, Basın Açıklaması, İskenderun 4 nolu Belediye Gazinosu önü 21 Mayıs saat 21:05, Yirmibirsıfırbeş, Eşzamanlı Tiyatro Gösterimi, Nalçık Üniversitesi Tiyatro Topluluğu İstanbul Bahçelievler Kafkas Çerkes Derneği 21 Mayıs saat 21:05, Yirmibirsıfırbeş, Eşzamanlı Tiyatro Gösterimi, Nalçık Üniversitesi Tiyatro Topluluğu İstanbul Kafkas Kültür Derneği (Bağlarbaşı) 21 Mayıs saat 19:00, Tam'a Bahar Gelmeyecek Fotoğraf ve Belge Sergisi, Jiy'a Zafer Süren 21 Mayıs saat 21:05, Yirmibirsıfırbeş, Eşzamanlı Tiyatro Gösterimi, Nalçık Üniversitesi Tiyatro Topluluğu İzmir Çerkes Kültür Derneği 21 Mayıs saat 21:05, Yirmibirsıfırbeş, Eşzamanlı Tiyatro Gösterimi, Nalçık Üniversitesi Tiyatro Topluluğup> Kahramanmaraş Kafkas Kültür Derneği 21 Mayıs İkindi Namazı, Mevlid Programı, Dernek lokali Kayseri Kafkas Derneği 21 Mayıs saat 19:30, Anma Programı, Büyükşehir Belediyesi KSM (Kadir Has Kültür Merkezi) Kocaeli Kafkas Derneği 21 Mayıs saat 14:00, Anma Programı, Fevziye Parkı Büyük Çerkes Sürgünü Anıtı Mersin Kafkas Kültür ve Yardımlaşma Derneği 16 Mayıs saat 18:00, Çerkeslerin 152 Yıllık Acısı, Mercan Tv 21 Mayıs saat 20:30, Anma Programı, Özgecan Aslan Meydanı Reyhanlı Çerkes Derneği 21 Mayıs saat 21:05, Yirmibirsıfırbeş, Eşzamanlı Tiyatro Gösterimi, Nalçık Üniversitesi Tiyatro Topluluğu Sakarya Kafkas Kültür Derneği 21 Mayıs saat 19:00, Mevlid-i Şerif, Adliye Köyü Camii Samsun Çerkes Derneği 20 Mayıs Akşam Namazından sonra, Kelime-i Tevhid, Kılıçdede Camii 21 Mayıs saat 13:30, Söyleşi, Konuşmacı: Sefer Berzeg, Gazi Sahnesi 21 Mayıs saat 17:30, Yürüyüş ve Denize Karanfil Bırakma, Çiftlik caddesi-Sahil Yolu Kurtuluş İskelesi 21 Mayıs saat 21:05, Yirmibirsıfırbeş, Eşzamanlı Tiyatro Gösterimi, Nalçık Üniversitesi Tiyatro Topluluğu Tokat Çerkes Derneği 21 Mayıs saat 19:00, Anma Programı 21 Mayıs saat 21:05, Yirmibirsıfırbeş, Eşzamanlı Tiyatro Gösterimi, Nalçık Üniversitesi Tiyatro Topluluğu Uzunyayla Kafkas Kültür ve Yardımlaşma Derneği (İstanbul) 21 Mayıs saat 21:05, Yirmibirsıfırbeş, Eşzamanlı Tiyatro Gösterimi, Nalçık Üniversitesi Tiyatro Topluluğu p> nanKaffed
Ankara’da Çerkes Ressamlar Sergisi
Ankara Çerkes Derneği'nin 21 Mayıs Sürgün ve Soykırımı anma etkinlikleri kapsamında düzenlediği, 36 Çerkes sanatçının resimlerinden oluşan resim sergisinin açılışı Ankara Çağdas Sanatlar Merkezi'nde 17 Mayıs tarihinde yapıldı. Çerkeslerin ve Çerkes dostlarının büyük ilgi gösterdiği açılışa Çankaya Belediye Başkanı Sayın Alper Taşdelen de katıldı. Sayın Taşdelen konuşmasında Çerkeslerin yaşadığı sürgün ve soykırımının sanat yoluyla ifade edilmesinin önemine değindi. Çerkes Sürgün ve Soykırımının sanat yoluyla ifadesinin en güzel örneklerinin görülebileceği sergi 22 Mayıs tarihine kadar Çağdaş Sanatlar Merkezi'nde ziyaret edilebilir. {gallery}/haber/diaspora/2016/Ankara-Buyuk-Cerkes-Surgun-Soykirimi-Sergisi-1805{/gallery} nanKaffed
Abhazya Dışişleri Bakanı Chirikba’nın Mesajı
Abhazya Dışişleri Bakanı V.A. Chirikba, Kafkas Dernekleri Federasyonu tarafından 14 Mayıs günü Kefken'de düzenlenen 21 Mayıs Anma Etkinliği nedeniyle bir mesaj gönderdi. Sayın Chirikba'nın mesajını okuyucularımızın bilgisine sunuyoruz. 13 Mayıs 2016 Kafkas Halklarının Büyük Trajedisinin 152. Yıl Dönümü Abhazya Devleti Dışişleri Bakanı V.A.Chirikba’nın Demeci Değerli halkımız, kıymetli kardeşlerimiz! Size Sürgünün152. yılı ile ilgili yaptığınız bu anmanın büyük anlamı olduğunu belirtmek istiyorum. Sadece Kafkasya için değil, tüm insanlık içinde büyük felaket olan bu günde diaspora temsilcilerini ilgi ile izliyorum. Bu gün diasporada yaşayan Kuzey Kafkas halkları 19. yüzyılda yaşanan, ortak tarihimizde acı izler bırakan, aralarına Karadeniz'i sokarak birbirinden ayıran felaketi anmak için bir araya geldiler. Zorla sürgün edilenlerin Kuzey Kafkasya dışında yaşamak zorunda bırakılan torunları 150 yılı geçen ayrılığa karşın tarihi anavatanları ile ilgilerini kaybetmediler. Kalplerinde Kafkas kültürüne, geleneklerine, halklarına karşı olan özlem hala yaşıyor. Bizi bir arada tutması açısından, 19. yüzyıldaki olayları anmak ile anavatana duyulan özlem eş değerdir. Bu gün biz dedelerimizi anarken, onlara verdiğimiz değeri belertirken, bütün dünyaya bir halk olduğumuzu da gösteriyoruz. Değerli kardeşlerimiz! Size karşı tüm saygı ve iyi duygularımla belirtmek isterim ki, Abhazya Dışişleri Bakanlığının yanı sıra Türkiye ve diğer ülkelerdeki Kuzey Kafkasya halklarının diasporası temsilcileri Anavatan Kafkasya ile yakın ilişkilerin gelişiminde yer alacaktır. Barış, başarı ve kolaylıklar dilerim. V.A. Chirikba nanKaffed
Abhazya Devlet Başkanı Hacimba’nın Mesajı
Abhazya Cumhuriyeti Devlet Başkanı Raul Hacimba, Kafkas Dernekleri Federasyonu tarafından 14 Mayıs 2016 günü Kefken'de düzenlenen 21 Mayıs Anma Etkinliği'ne video mesaj gönderdi. nanKaffed
Çerkes Soykırımı ve Sürgünü Kefken’de Anıldı
Kafkas Dernekleri Federasyonu (Kaffed) tarafından 14 Mayıs 2015 Cumartesi günü düzenlenen 21 Mayıs Çerkes Soykırımı ve Sürgünü Anma Etkinliği Kefken'in Karaağaç ve Babalı köylerinde gerçekleştirildi. Anma proğramı Kafkasya'dan sürgün edilen Çerkeslerin Anadolu’da karaya ilk ayak bastıkları ve yerleştikleri yerlerden biri olan Karaağaç Köyü mezarlığındaki Sürgün Anıtı'nda saat 18:00'de başladı. Kahramanmaraş Kafkas Kültür Derneği Gençlik Komisyonu tarafından büyük bir ekip çalışması ile yaptırılan "dünyanın en büyük Adige Bayrağı" mezarlıkta açılarak gençler tarafından proğram boyunca dalgalandırıldı. Kaffed Genel Başkanı Yaşar Aslankaya'nın konuşmasının ardından anıt hakkında açıklama yapıldı, soykırım ve sürgün yollarında hayatınu kaybeden atalarımız ve Karaağaç köyü mezarlıklarında yatan Çerkesler için dualar okundu. Anma programının ikinci bölümünde Babalı Köyü Merkez Camii önünde bir kortej oluşturuldu ve Babalı sahiline yüründü. Kaffed Yönetim Kurulu Üyesi ve DÇB Genel Başkan Yardımcısı Recami Bursa'nın Adıgece duasından sonra thamedeler ve dernek başkanları hep birlikte “21 MAYIS 1864” yazılı çelengi denize, yürüyüşe katılan da ellerindeki karanfilleri sahil boyunca kumsala bıraktı. Sayın Aslankaya'nın konuşmasından sonra anma programına geçildi. Adığece, Abazaca, Osetce ve Çeçence ağıtlar okundu, Çerkes soykırımı ve sürgünü hakkında bilgi verildi. Sahnede kurulan büyük LED ekranda Abhazya Devlet Başkanı Raul Hacimba'nın etkinliğe katılanlara gönderdiği video mesajı gösterildi. Anma programı Nart Ateşi'nin yakılması ve meşaleli yürüyüşden sonra meşalelerin sahile dizilmesiyle sona erdi. {gallery}/haber/federasyon/2016/21Mayis{/gallery} Abhazya Develt Başkanı Sayın Raul Hacimba'nın mesajina buradan erişebilirsiniz (video için tıklayınız).p> Kaffed Genel Başkanı Sayın Yaşar Aslankaya'nın mesajını okuyucularımızın bilgisine sunuyoruz. Sayın Protokol ve Saygıdeğer Büyüklerim, Değerli Dernek Başkaları ve Yöneticileri, Sevgili Abazalar, Adıgeler, Çeçenler, Osetler ve yürekli dostlarımız, Kıymetli basın ve yayın emekçileri, Kafkas Dernekleri Federasyonu tarafından her yıl düzenlenen “21 Mayıs, Çerkes Soykırım ve Sürgününü Anma” etkinliğine hepiniz hoş geldiniz. Çerkes Soykırım ve Sürgününde yaşamını kaybettiklerimizi saygıyla anıyor, aziz hatıralarının önünde saygıyla eğiliyorum. Benzer acıları Allah kimseye yaşatmasın. Bilindiği üzere 21 Mayıs 2016, Çarlık Rusyasının kolonyalist politikaları ve stratejik hedefleri doğrultusunda, halkımıza uyguladığı soykırım ve sürgünün 152. yıldönümüdür. Dünyanın dört bir yanına dağıtılan halkımızın evlatları, atalarının yaşadığı acıları ve anayurtlarını hiçbir zaman unutmadılar, unutmadık. Bugün burada, Çarlık Rusyası ordularına karşı 101 yıl direnen atalarımızın, tüm dünyayı hayran bırakan mücadele azmini, gururla ve saygıyla anmak için toplandık. Bugün burada, el ele, omuz omuza, ulusal varoluş mücadelemizdeki kararlılığımızı tüm dünyaya göstermek üzere toplandık. Bu ulusal bilinç ve dayanışma ruhuyla aramızda olan herkese şükranlarımı sunarım. Hepimiz biliyoruz ki, bugün kendi vatanımızda 20 milyonluk bir halk olarak değil de, farklı ülkelerin vatandaşı olarak yaşıyorsak ve sadece 6-7 milyon kaldıysak, bunun sorumlusu uğradığımız soykırım ve sürgündür. Bugün bizler, vatanını sevmekten ve korumaktan başka derdi olmayan atalarımızın maruz kaldığı acıları, hem de vatanımızdan farklı topraklarda yad ediyorsak, bunun birinci derece sorumlusu Çarlık Rusya’sıdır. Yine bugün ben bu konuşmayı, anadilimde değil de, sonradan öğrendiğim bir dilde yapmak zorunda kaldıysam, bunun da en büyük sorumlusu üzerinde yaşadığımız toprakların yönetimleridir. Bu toprakları ayak basmayı başaran atalarımız, dağınık iskan politikası nedeniyle birbirlerinden koparıldılar. Bu dağıtılmışlığın üstüne gelen inkar ve asilimasyon politikaları nedeniyle, dilimizi, kültürümüzü, kimliğimizi koruyamaz hale geldik. Uzun yıllar anavatan ve diasporamız birbirine ulaşamadı. 90’lı yıllarda, Sovyetlerin yıkılmasıyla başlayan süreçte birbirine kavuşan anavatan ve diaspora örgütlerimiz, ulusal sorunumuzun ve taleplerimizin gündeme girmesi için yoğun çaba gösterdi. Anavatan Cumhuriyetlerimizin parlamentoları, 1992’de başlayarak farklı tarihlerde, yaşananları soykırım olarak tanımlayan kararlar aldılar. Devamında halkımızın yaşadığı tarihsel acıların telafisi için Rusya Federasyonu’na gerekli başvurularda bulundular. Türkiye’de ise, Federasyonumuzun öncülü kurumlarımızın girişimleriyle 1989 yılında başlayan 21 Mayıs Anma Programları sayesinde Çerkes Soykırım ve Sürgünü hem toplumumuzun hem de ülkenin gündeminde yerini aldı. Buradan hepinizin huzurunda tekrar çağrıda bulunuyorum; Muhataplarımız Rusya ve Türkiye ulusal sorunumuzun varlığını koşulsuz kabul etmelidir. Ve devamında Rusya, Türkiye yönetimleri ile Anavatan ve Diaspora temsilcilerinin katılımıyla, halkımızın maruz kaldığı trajedinin tarihsel boyutları ve günümüze yansımaları uluslararası görüşmelerde ele alınmalıdır. Bu görüşmeler sonrasında; Rus İmparatorluğu'nun mirasçısı olan Rusya Federasyonu yönetimi: * Kendi tarihi ile yüzleşerek, Çerkes Soykırım ve Sürgünü’nü tanımalı ve halkımızdan özür dilemelidir. * Diasporada yaşayan halkımıza anavatanına kayıtsız şartsız dönüş ve çifte vatandaşlık hakkı vermelidir. * Anavatana dönüş yapak isteyenler için gerekli yasal teşvik ve altyapıyı sağlamalıdır. * Diasporada yaşayanlara dilimizin ve kültürümüzün yaşatılması için destek olmalıdır. Osmanlı İmparatorluğu'nun mirasçısı olan Türkiye Cumhuriyeti yönetimi ise: * Halkımızın maruz kaldığı dağınık iskan, inkar ve asimilasyoncu politikaların sonuçları ile yüzleşmeli, telafisi için gerekli yasal düzenlemeleri yapmalıdır. * Temel insan haklarına ve evrensel normlara uygun, sivil, çağdaş bir anayasa hazırlamalıdır. * Tüm yurttaşların anadillerini ve kültürlerini korumaları için sadece izin veren değil, teşvik eden, destekleyen olmalıdır. * Devlet okullarında anadili eğitimi yaygınlaştırılmalı ve devamında anadilde eğitime geçilmelidir. * Anadilimizde televizyon ve radyo yayınları yapılmalıdır. * Abhazya ve Güney Osetya tanınmalı ve direk ulaşım sorunu giderilmelidir. Muhataplarımız Rusya ve Türkiye yönetimlerinin halkımızın bu taleplerine sorunlarına yapıcı bir şekilde yaklaştığını söylememiz mümkün değildir. Dile getirdiğimiz talepler her iki ülke yönetimin sessizlik duvarına çarpmaktadır. Sovyet coğrafyasında 1990’da başlayan, göreceli özgürlük ortamı, maalesef 2000 yılından sonra gerilemeye başladı. Özellikle 2010 yılı Ocak ayında yürürlüğe giren Kuzey Kafkas Federal Bölge sistemi, bölgedeki tüm dengeleri halkımızın aleyhine olacak şekilde değiştirdi. Türkiye’de ise son yıllarda hepimizi umutlandıran bazı gelişmeler oldu. Hükümet, kendimizi ifade ve anadili öğrenme gibi konularda önemli adımlar attı. Verdiğimiz mücadelenin etkisiyle artık siyasiler veya bazı örgütler, “Çerkes Soykırım ve Sürgünü kabul edilmelidir” demeye başladılar. Kişiler, partiler veya kurumlar, halkımızın acılarını paylaşan mesajlar yayınlıyorlar. Ancak olumlu gelişmeler, ne hikmetse, son birkaç yılda adeta durma noktasına geldi. Türkiye hükümeti yetkilileri “artık inkar, red ve asimilasyon dönemi sona erdi” veya “anadilin eğitimi için fırsat yarattık” diyorlar ancak başka kelimelerle şunu ima ediyorlar; “Bizden bu kadar, bundan sonrasında başınızın çaresine bakın”. Tüm bunların yanı sıra iki ülke arasında gerginliğe neden olan uçak krizi hâlihazırdaki kazanımlarımıza da büyük ölçüde zarar vermiştir. Rusya’da soydaşlarımıza yönelik gerçekleştirilen yargısız infazların yanı sıra Türkiye’de yaşadığımız sorunların çözümü için başvurduğumuz mercilerin tutumları bizi yeniden yalnızlığımızla yüzleştirmiştir. Dolayısıyla belirtmek gerekir ki; bir musibet bin nasihatten iyidir. Bugün görmekteyiz ki toplumsal taleplerimizin yılmadan dile getirilmesi ve takipçisi olunması artık çok daha önemlidir. Ancak birlikteliğimizden doğan bir güç ve kararlılığımız ile Türkiye ve Rusya yönetimlerin tavır ve tutumlarını değiştirebiliriz. Unutulmamalıdır ki biz bir ışık olabiliriz. Yaşadığımız onca acıya rağmen Türkiye ve Rusya sürdürülebilir bir işbirliği ve istikrar için toplumumuza muhtaçtır. Bu ise ancak taleplerimizin yerine getirilmesi, haklarımızın yasal olarak korunması ile mümkün olacaktır. Bu akşam burada yakılacak ve her an yüreğimizde yanan NART ATEŞİ oldukça anavatandaki kardeşlerimizle buluşmamıza kimse engel olamayacaktır. Sevgili Soydaşlarım, Burada kendimiz ile ilgili bir konuyu da vurgulamak isterim. Türkiye diasporasında özellikle son beş-altı yıllık dönemde, yeni aktörler ve farklı yapılanmalar ortaya çıktı. Aradan geçen zaman içinde tüm örgütlenmelerimiz arasında ciddi sorunların yaşandığına tanık oluyoruz. Özellikle sosyal medya üzerinden yürümekte olan tartışmaların üslubu ve yöntemi kabul edilemez bir noktaya gelmiştir. Dışarıdan bakanların hayretle izlediği bu dağılmışlık hali ve kutuplaşmanın halkımızın varoluş mücadelesine katkı sunmayacağı hepimizin malumudur. Halkımızın sorunları için çalıştığını iddia eden tüm kişi ve kurumları itidalli davranmaya davet ediyorum. Federasyonumuzun bazı kişisel ve kurumsal saldırıları cevapsız bırakması veya bazı tartışmalara müdahil olmayışı, kimi çevrelerde acizlik olarak algılanıyor. Ancak bizim bazı konulardaki “sükutumuz ikrardan” değildir, ortamın daha fazla gerilmesine araç olmamaktandır. Sayın Dernek Başkanları ve Yöneticileri, Geçen yıl Türkiye’nin hemen her yerinde özverili çabalarınızla bölgelerinizde 21 Mayıs anma etkinlikleri düzenlediniz. Toplumumuzda büyük farkındalık yaratan etkinliklerin bu yıl da aynı kararlılıkla ve çok daha büyük katılımlarla yapılacağına inancım tamdır. Değerli Büyüklerim, Sevgili Kardeşlerim, Bizler bugün burada, yüzyıllar süren bir savaşın kurbanlarının sürgündeki torunları olarak buluştuk. Ancak biliyoruz ki, anavatanda yaşayanlarımızla ve dünyanın 40 ülkesine savrulan kardeşlerimizle birlikte, biz hala bir bütünüz. Biliyoruz ki bugünlerde hepimizin yüreğinde aynı acı, dudaklarımızda aynı titreme ve gözlerimizde aynı gözyaşı var. Biz yüzyıllardır yok edilemeyen yürekli bir halkız. Atalarımız bu topraklara gelirken sadece yaşanmış acıları değil, o eşsiz dilimizi, kültürümüzün yanı sıra saygı ve saygıya dayalı bir yaşam biçimini de getirdiler. Bu kıymetli mirası yaşayarak ve yaşatarak, bugünlere gelmesini sağlayan herkese minnettarız. Bugün atalarımızın bu topraklara ayak bastığı ilk yerlerden biri olan bu mekanda, geliniz atalarımızın eşsiz mirasını, karşılıklı sevgi ve saygı içinde, sonsuza dek yaşatmak için kendi kendimize ve birbirimize yeniden söz verelim. Federasyon olarak inancımız odur ki, böylesi etkinlikler hepimizin, özellikle de genç nesillerin, ortak tarih ve ulus bilinci etrafında bir araya gelmesini sağlayacaktır. Ve bu anlamlı birliktelikler, daha iyi bir gelecek kurmamızı mümkün kılacaktır. En güzel dileklerimle, hepinizi bir kez daha saygı ve sevgiyle selamlıyorum… Dönüş yolunda hepinize iyi yolculuklar dilerim. Sağsalim evlerinize varırsınız inşallah… Son olarak, öncelikle bu organizasyonda emeği geçen herkese, özellikle bölge derneği yöneticilerine ve genç kardeşlerime, destek veren Kocaeli Büyükşehir Belediyesine, Kandıra Belediyesi ve diğer resmi makam temsilcilerine teşekkür etmek isterim. Sağlıcakla kalın…nanKaffed
Sayın Hacimba’nın 21 Mayıs Anma Etkinliği Mesajı
Abhazya Devlet Başkanı Raul Hacimba, Kafkas Dernekleri Federasyonu tarafından Kefken'de düzenlenen 21 Mayıs Anma Etkinliği'ne bir video mesajı ile katıldı. Etkinlik kapsamında video olarak yayınlanan mesajı okuyucularımızın bilgisine sunuyoruz. Değerli soydaşlarımız, can kardeşlerimiz, kız kardeşlerimiz; 19. yüzyıldaki büyük Kafkas savaşları sonucunda Abhaz, Adıge ve diğer Kafkas toplumlarından çok sayıda insanımız vatanlarından ayrılmak zorunda bırakıldı. O dönemde yaşanan trajediler, birçok Abhaz köyünün, kasabasının ve bölgesinin tamamen boşalmasına neden oldu. Ulusumuz ikiye bölündü. Sürgün yollarında ise halkımızı açlık, yokluk ve benzeri görülmemiş zorluklar beklemekteydi. Ancak her şeye rağmen Abhaz kimliğimizi, binlerce yıllık bir sürecin içerisinden geçirerek getirdiğimiz örfümüzü, dilimizi ve kültürümüzü günümüze dek korumayı başarabildik. Bugün Türkiye, Suriye ve Ürdün’de yaşayan soydaşlarımız bulundukları ülkelerin onurlu birer vatandaşı olup, oradaki sosyal yaşamın da ayrılmaz bir parçası konumundalar. Diasporalarımız oluşturdukları kurumlar sayesinde Abhaz geleneklerini günümüzde de yaşatmaktalar. Ayrıca her şeyden önemlisi, bağımsız Abhazya Devleti’ni gündemlerinde tutma, onunla dayanışma içerisinde olma ve anavatanlarına geri dönüş konularında da ellerinden geleni esirgememeleridir. Abhazya yönetimi olarak bizler de bu alanda üzerimize düşen her türlü sorumluluğu yerine getirme gayreti içerisindeyiz. Bu çabamız önümüzdeki dönemde de artarak devam edecektir. Kanımca bugün çeşitli uluslararası sorunlardan kaynaklanan bazı sıkıntıları da zamanla aşmayı başarabileceğiz. Bu yıl, manevi değerleri bizce son derece büyük olan Ömer Beyguaa ve Orhan Aşamba ile ilgili Abhazya ve Türkiye’de düzenlenen etkinlikler de bizleri gelecek adına oldukça umutlandırıyor. Hepinize bundan sonrası için sağlık, mutluluk ve başarı dolu bir gelecek diliyorum. Kafkas Savaşları’nın yol açtığı trajedilerde yaşamlarını yitiren ve o kötü kaderi yaşamak zorunda kalan soydaşlarımızın anıları sonsuza dek unutulmasın! Yüce Tanrım bundan böyle benzeri felaketleri yaşamaktan hepimizi korusun! Yaşasın Abhazyamız!p> Yaşasın aynı kanı taşıyan Abhaz-Adige halkının birliği ve kardeşliği…p> Raul Hacimba Abhazya Cumhuriyei Devlet Başkanı Not: Video mesaj için tıklayınız.p> nanKaffed
Oradaydık: Nart Ateşi Asla Sönmeyecek
Oradaydık... İstanbul'dan, İzmir'den, Mersin'den, Kahramanmaraş'tan, Turhal'dan, Samsun'dan, Türkiye'nin her yanından gelen... Çocuğu, genci, yaşlısı, kadını, erkeği, binlerce yürek... 152 yıl önce yaşanan acıları unutmayan, unutturmayan, halkının acılarını tüm benliğinde hisseden Çerkesler ve Çerkes dostları... 14 Mayıs'ta hep beraber bir kez daha gösterdik ki Nart Ateşi Asla Sönmeyecek!p> Kafkas Derneklei Federasyonu nanKaffed