Medet Önlü Davasında Karar Verildi

Medet Önlü suikasti davasında karar duruşması 13 Mayıs 2016 günü Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapıldı. Tutuklu sanıklar Murat Aluç ve Mehmet Akif Cömert’in hazır bulunduğu duruşmaya Medet Önlü’nün ailesi, avukatları ile çoğunluğu Kafkas Diasporası’ndan oluşan kişiler izleyici olarak katıldı. Sanıklardan Murat Aluç, esas hakkındaki savunmasını mahkemeye yazılı olarak verdi. Mahkeme başkanının söz vermesi üzerine Aluç, ”Kullanıldığımın farkına daha sonra vardım. Pişmanım” dedi. Sanık Mehmet Akif Cömert ise olayla herhangi bir alakasının olmadığını iddia etti. Son savunmaların ardından kararı açıklayan mahkeme, sanık Aluç’a, “tasarlayarak öldürmek” suçundan ağırlaştırılmış müebbet, “ruhsatsız tabanca bulundurmak” suçundan da bir yıl hapis cezası verdi. Sanık Cömert, “insan öldürmeye iştirak” suçundan 18 yıl, diğer sanıklardan İbrahim Şimşek “suçluyu kayırmak”tan 4 yıl hapis cezasına çarptırılırken Hakan Şimşek, Ömer Şimşek, Mehmet Kara ve Cihan Çetinkaya aynı suçtan altışar ay hapse mahkum edildi. Hiçbir sanığın cezası için takdiri indirim uygulamayan mahkeme, sanıklardan Hakan Şimşek, Mehmet Kara ve Cihan Çetinkaya’nın cezalarına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verdi. Davayı büyük bir kararlılıkla sürdüren avukat Erdal Doğan, Twitter'den yaptığı açıklamada "Medet Önlü cinayeti sanıklarından yakalananlar gereken cezaları aldılar. Şimdi sıra ilk sıra yakalanma kararı olan Ömer Peltek ve Rızvan Ezbulatov'da. Medet Önlü cinayeti yargılamasında yol alınmışsa bunda; ailenin çabası, Kafkas ve insan hakları kurumlarıyla medyanın desteği çok önemli olmuştur." dedi.nanKaffed

Medet Önlü Cinayetinde Karar Günü

22 Mayıs 2013 günü, Ankara'da bulunan ofisinde uğradığı silahlı saldırı sonrası yaşamını yitiren Çeçen İçkerya Cumhuriyeti Fahri Konsolosu Medet Önlü davasında sona gelindi. Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinde bugün görülecek davada karar çıkması bekleniyor. Duruşma savcısı, bir önceki celsede mütalaasını açıklamıştı. Medet Önlü cinayeti ile ilgili tutuklu iki sanık bulunuyor. Tetikçi Murat Aluç ile, cinayete azmettirdiği öne sürülen firari sanık Rızvan Ezbulatov'u Murat Aluç ile tanıştıran Mehmet Akif Cömert cinayet kapsamında tutuklu bulunuyor. Ezbulatov ve Ömer Peltek, firari sanık olarak davada yer alırken, İbrahim, Hakan, Ömer Şimşek ile, Mehmet Kara ve Cihan Çetinkaya tutuksuz olarak yargılanıyor. TETİKÇİ İÇİN MÜEBBET TALEBİ Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın 8.’inci duruşması geçtiğimiz 2 Mayıs’ta yapıldı. Duruşma savcısı Yasemin Banu Aksoy son celsede, tutuksuz iki sanık dışındaki sanıklar hakkında mütalaasını açıkladı. Savcı mütalaada  Murat Aluç hakkında, tasarlayarak öldürme suçundan müebbet hapis cezası istedi.  Mütalaada, İbrahim Şahin ve M. Akif Cömert için cinayet suçundan beraat istenirken, bu iki kişi için ‘suçluyu kayırma’ suçundan savcılığa suç duyurusunda bulunulması istendi. Duruyma savcısı diğer sanıklar, Hakan-Ömer Şimşek ile, Mehmet Kara ve Cihan Çetinkaya için de berat talep etti. AZMETTİRİCİ GÖNDERİLDİ Önlü ailesinin avukatı Erdal Doğan ise  mütalaa sonrası duruşmada yaptığı açıklamada özetle şunları söyledi: “Rızvan Ezbulatov, Atatürk Havalimanı’nda çıkarılıp gönderildi. Murat Aluç'un İstanbul’da olduğunu söylediğimizde yakalandı. Yakalanmaması konusunda direnç vardı. Medet Önlü, özellikle 2011’den itibaren Çeçen ve Kafkasların Ortadoğu’ya gitmemeleri için direnç gösterdi. Kaynak: Hürriyetp>  nanKaffed

KAFFED, Çerkeslerin sorunlarını değerlendirdi

Ankara'da Kafkas Dernekleri Federasyonu (KAFFED) tarafından "Gelenek ve Gelecek: Türkiye Çerkeslerinin Güncel Sorunları" konferansı CHP Ankara Milletvekili Bülent Kuşoğlu ve KAFFED Başkanı Yaşar Aslankaya'nın katılımıyla başladı.  Bahçeşehir Üniversitesi'nden hocaların da desteği ile KAFFED tarafından "Gelenek ve Gelecek: Türkiye Çerkeslerinin Güncel Sorunları" konulu konferans düzenlendi. Konferansta konuşma yapan CHP Ankara Milletvekili Kuşoğlu, "Maalesef biz birbirimizi seven, sayan, kültürel bağı yüksek olan insanlarız ama bunu bir türlü siyasete ve ticarete dönüştüremiyoruz. İş siyasi bir boyut kazandığı noktada ya da ticari bir boyut kazandığı noktada pes ediyoruz ama birbirimizi tanıyoruz, biliyoruz, seviyoruz. Kültürel yönden mükemmeliz, herkes bize imreniyor ama onun dışında bazı gerçekleri maalesef göremiyoruz bu da üzüntümüzdür tabii ki" ifadelerini kullandı. "UÇAK KAZASI SANKİ ERDOĞAN İLE PUTİN'İN ÖZEL SORUNUYMUŞ GİBİ ŞEKİLLENDİ" "Bugün federasyonumuz hakikaten çok önemli konulara yer vermiş" diyen Kuşoğlu, "Hem dil öğrenme hem de Rusya ile ilişkiler ki bundan sonrası çok önemli Türkiye'nin geldiği bu noktada Türk dış politikasının bundan sonra nasıl şekilleneceği ki önümüzdeki günlerde yeni bir hükümet kurulacak. Şimdiye kadar önemli ölçüde hem danışman olarak hem Dışişleri Bakanı olarak hem de Başbakan olarak Türk dış politikasına yön vermiş olan Sayın Davutoğlu ayrılıyor. Türkiye'de mecburen yeni bir yön çizmek zorunda dolayısıyla da Rusya ile ilişkiler de çok önem kazandı. Şimdiye kadar olan görünürde uçak kazasıyla olan biraz bireyselleştirildi sanki Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Putin'in özel sorunuymuş gibi şekillendi ama ticari ve siyasi olarak da derinleşen noktaları var" değerlendirmesini yaptı. "TÜRKİYE'NİN, TÜRK CUMHURİYETLERİ POLİTİKALARINDA EKSİKLİKLER VAR" Bundan sonraki gelişmelerin çok önemli olduğunun ve ileriki günlerde takipçi ve etkili olunması gerektiğinin altını çizen Kuşoğlu, "Aslında şimdiye kadarki politikalarda bu konuyla ilgili olarak çok doğru değildi, çok yanlışlıklar vardı Türkiye'nin Kırım politikası, Kafkas politikası, Türk Cumhuriyetleri politikasıyla ilgili çok önemli eksiklikler var. Bunların hep birlikte de düşünülmesi gerekiyor, değerlendirilmesi gerekiyor ama detaylarla ilgili olarak da özellikle Kafkas politikası çok önemli. 1864'te Osmanlı'nın, Osmanlı padişahlarının o zamanki Osmanlı yönetiminin gereken değeri vermemesi, olayı yeterince görmemesiyle nedeniyle Kafkasya'yı kaybetti. Bugünde benzeri durumların ortaya çıkmaması gerekir diye düşünüyorum" şeklinde konuştu. "ADİGECE, UNESCO'NUN KAYBOLMAK ÜZERE OLAN DİLLERİ STATÜSÜNDE" KAFFED Başkanı Aslankaya ise, Çerkeslerin ana vatanları Kuzey Kafkasya'dan 1864'te savaşı kaybedip soykırım ve sürgüne tabii tutulduklarını vurgulayarak şunları kaydetti: "1864'te ne yazık ki çok ilkel koşullarda ana vatanlarından sürgün edildiler. Ne yazık ki 500 bin civarında insanımızı kaybettik. O günün ihtiyaçlarına binaen Osmanlı'nın da iskan politikasından kaynaklı bir toplum, topluluk toplu yaşamadığı zaman kendi iç dinamiklerini geliştiremezler. Dolayısıyla bir güvenlik sınır hattı gibi iskan edilmeleri sonucu birbirinden kopuk yaşayan halkımız dil, kültür, kimlik gibi sorunlar ve travmalar yaşamakta. Bu yaşadığımız sorun ve travmaların birinci sorumlusunu dönemin Çarlığı ve mirasçısı Rusya Federasyonu, ikincisi de Osmanlı İmparatorluğu'nun iskan politikası ve sonrasında yaşanan asimilasyon sürecine bağlamaktayız." Gönüllülük esasıyla bir araya geldiklerini ifade eden Aslankaya, "53 şubeden oluşuyoruz. Kendi çabalarımızla bu kaybettiğimiz dil, kültürü yeniden kazanmamız imkansız gibi gözüküyor. Türkiye'den beklentilerimiz izin veren değil aynı zamanda destekleyen bir pozisyonda olması çünkü Çerkes kültürü, dili dünyanın en zengin kültürü ve diline sahip. UNESCO'nun kaybolmak üzere olan diller statüsüne ne yazık ki Adigece'de düşmüş durumda şu anda. Bir an önce üzerinde çalışıp toparlayamazsak Ubıhça şu anda dünyada kaybolduğu gibi diğer diller gibi Adigece'yi de kaybetmek üzereyiz. Dolayısıyla beklentimiz bu sivil toplum kuruluşlarının çabalarıyla düzelecek gibi gözükmeyen dil, kültür sorunumuzu her türlü sorumluluğunu yerine getirdiğimiz Cumhuriyetimizin, ülkemizin destekliyor pozisyonda olmasından geçiyor diye düşünüyoruz. Bizim bir sloganımız var, 'Biz bu ülkenin sınırlarının güvenliği için savaşırken Türkçe bilmiyorduk şimdi kendi ana dilimizi bilmiyoruz' bu süreçte malum nedenlerle dilimizi kaybettik yeniden kazanmak için desteğe ihtiyacımız var." Konferansta, Türkiye-Rusya ilişkilerinin Çerkeslere etkileri, Türkiye ile Rusya ilişkilerinin bozulması sonucunda Türkiye'de bulunan Çerkeslerle Kafkasya'daki Çerkeslerin ilişkilerinin zarar görmesi üzerine tartışıldı. Kaynak: İHA, 13 Mayıs 2016p>nanKaffed

Artık, inanmışız bir kere…

Biz de biliyoruz, öyle ha deyince olmaz düşlediğimiz gelecek...   Biz de biliyoruz, uluslararası konjonktür, dünya devleri, bilmem kaç yıllık planlar, stratejik örgütler...   Farkındayız, enerji tröstleri, silah ticareti, satılık-kiralık ordular, teknolojik bağımlılık, modern milliyetçilik, evrensel hukuk...   Öyle cahil değiliz... Bedelsiz bir bardak su alınamazken, bu kadarcık zahmetle vatan kurtarılır sanıyor değiliz...   Elbette görüyoruz, dönen bunca dolabı, çevrilen oyunları... Her şeyin nedeni var, kolay mı sanırsınız?   Çocuk değiliz artık, hayalle yaşamıyor, ümitle doymuyoruz, tabii ki biz de anlıyoruz neyiz, ne yapabiliriz...   Böyle konferansla, mitingle, böyle şarkılarla yürüyüp, dualarla ağlayıp, böyle kabaran yüreklerle...   Yetmeyeceğini görüyoruz elbette hedefteki düşlere...   Bak bir buçuk asır geçmiş, dünyanın sınırları defalarca değişmiş, savaşlar, savaşlar, hiç bitmemiş, kırılmış, yenilmiş, sürülmüş, yok edilmişiz...   Kimse olmamış yanımızda, hiç bir konjonktür, plan, dünya devi, strateji, örgüt, hukuk bilmem ne hiç biri görmemiş bizi, hem de yüzyıllarca...   Şimdi öyle basın açıklaması, şimdi çelenk bırakma, şimdi düşmanı lanetlemek, geçmişe ağlamak...   İşte Türkiye, bir nesil daha sonra dilin konuşulmayacak, işte Suriye, evin bile yok artık, işte Irak, Ürdün, İsrail, Avrupa, küçücük adacıklarda bir kaç çaresiz dernek, bir varolma çabası, yok olmama gayreti...   Biz de biliyoruz, çok zor bizim işimiz...    Yıllar yılı bitmemişken bu mazlum halkın sırtından çıkar devşirmeye koşanlar...    Kimi politik rol kapmanın, kimi ünvan, kimi şan, kimi ticari şöhret, şöyle kahraman, bu kadar işte aslan kaplansınız diye kimi kan peşindeyken hala...    İşine gelmeyince gözünü bile kırpmadan her türlü yaftayı yapıştırırken öz kardeşine, hele bir de menfaatine dokun, bak neler dinliyorsun...    Bir buçuk asır sonra bile herkesin derdine yanmaktan Çerkes'in derdine sıra gelememişken işte yaşadığımız bu diasporalar, yürüdüğümüz bu sokaklarda...   İşte  iki ülke her nasılsa birbirine ters düşünce, bunun bile ceremesini çekmek senin halkına patlıyorsa...   Bir de Anavatan, soydaşlarımız, kardeşlerimiz, tarihimiz, dilimiz, geleneğimiz, geleceğimiz, kültürümüz diye çabalarken küçümsenmiş, alay konusu yapılmış, sanki kaç kuruş kazandırdın millete diye siygaya çekilmekteysen tek öçüsü kuruşlardan ibaret olanlarca...   Biz de gayet iyi biliyoruz, kolay değil işimiz...   Kolay değil evet, zor alabildiğine...   Görüyoruz, farkındayız, biliyoruz bilmesine de...     Artık, inanmışız bir kere...    Ne olsa vazgeçmeyiz, İnanmışız bir kere...   Böyle Çerkes inadı, kararımızı vermişiz...   Yeminimizi etmişiz ya bir kere...   Bugün pençeleri sökülmüş, bugün gagası kırılmış, tüyleri yolunmakta olan bu kartal...   Bugün başını eğmiş, milletinin adını, dedesinin adını doğru dürüst telaffuz edemeyen, bu kaybolmaya itilen, bu acımasızca kendi kendine düşman edilen, bu talihsiz nesil...   Bir gün 'çok iyi biliyoruz' bir gün, gözlerini açacak... Kim kardeş, kim arkadaş, kime el uzatılır, pırıl pırıl görecek... Adım gibi eminim, dilini konuşacak, şarkısını söyleyip, kanadını açacak...   Yemyeşil çayırlarında anayurdunun, karlı doruklarında Kafkas Dağlarının, atların toynakları kıvılcımlar saçarken, kendi dilinde merhaba, kendi dilinde hoşgeldin...   Izdırap dolu sürgün yıllarının, kaybedilmiş bu bir buçuk asır ömrünün, yok sayılmış hayallerinin, toprağa gömülmüş ümitlerinin...   Adının, geçmişinin, geleceğinin yine tek sahibi olacak...    O Vatan benimdir, bu kültür, bu dil, bu gelenek, bu şarkı, bu dans benimdir, elimden almaya çalıştınız, bana unutturmaya çalıştınız, beni vazgeçirmeye uğraştınız, bak bir buçuk asır geçti, bak hala başaramadınız, bak hala kararlıyız, hala yolumuzdayız, bizim olan bizimdir ve sahip çıkacağız, hiç unutmayacağız, bak yok edemediniz işte, edemeyeceksiniz de...   Bunun için yollardayız, bunun için birlikteyiz, omuz omuza, kol kolayız, imkanımız azmış, sıkıntımız çokmuş, görenimiz, halden anlayanımız yokmuş... Ne zaman var oldu ki?..    İşte bu sürgün yeri, bu karanlık mağaralar, bu yürek sızlatan rüzgar, bu kumsalda vatanına, kardeşine, talihine ağlayanlar...    Yeminimiz, sözümüz var, bu iş burada kalmayacak, dağlar kadar borcumuz var...   Bunun için vazgeçmiyoruz, bunun için yorulmuyoruz, bunun için bıkmıyoruz...   Biz de gayet iyi biliyoruz, kolay değil işimiz...   Ama, inanmışız bir kere...nanŞ. Şamil Koç

Uluslararası Adıge Filolojisi Sempozyumu Programı

DÜZCE ÜNİVERSİTESİh2> Fen Edebiyat Fakültesi – Çerkes Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalıh4> Uluslararası Adıge Filolojisi: Güncel Konular Sempozyumu 13-15 Mayıs 2016h3> Cumhuriyet Konferans Salonu, Konuralp Kampüsü – Düzceh4> Bu Sempozyum G.V. Rogava ve Z. I. Çeraş’ın birlikte yazdığı “Adığe Dilinin Grameri” adlı bilimsel kitabın 1966 yılında yayınlanmasının 50. yılı anısınap> Sempozyum Programı:   1. Gün – 13. 05. 2016 – Cumap>   09: 00 – 09: 30 Giriş – Kayıt Yaptırma 09: 45 Açılış konuşmaları: Prof. Dr. Mira Khachemizova, Sempozyumun amacı ve kimin anısına; Georgi V. Rogava ve Zaynab I. Kerasheva’dan Adige Dili Grameri 50. yılı anısınap> Prof. Dr. Metin Akkuş – Fen Edebiyat Fakültesi Dekanıp> Prof. Dr. Funda Sivrikaya Şerifoğlu – Kurucu Rektörp> Prof. Dr. Nigar Demircan Çakar – Rektörp> Mehmet Keleş – Düzce Belediye Başkanı   p> Ali Fidan – Düzce Valisip>   Açılış Oturumu – 10:30 -12:00 Cumhuriyet Konferans Salonu Oturum. Başkanı: Rektör Prof. Dr. Nigar Demircan Çakarp> Prof. Dr. Bırsır Batırbıy – Institute for Adyghe Language – Maykop, Adyghe Republic – Rusya Federasyonuli> Prof. Dr. Sabri Tekir – İzmir Üniversitesili> Chemso Ğazi – Adige Cumhuriyeti Eski Kültür Bakanıli> Muhittin Ünal – KAF-DAV Vakfı Başkanı – Yazarli> Cevdet Said – Düşünürli> ul> li> ul> Öğle Yemeğip> Saat 14:00 – 15:30 Cumhuriyet Konferans Salonup> Oturum: Oturum Başkanı: Prof. Dr. İdris Şahinli> ol> Prof. Dr. Merab Chukhua – Abhaz-Adige Dilleri Gelecekte Nasıl Etkileneceklerli> Doç. Dr. Mira Unorokova – Adigelerin Anavatan ve Türkiye’deki İkiz İsim Köylerili> Doç. Dr. Fethi Güngör – Diaspora Çerkesleri Tarafından Osmanlı Devleti’nde Kurulan Derneklerli> Yrd. Doç. Dr. Fehmi Altın-Çerkes Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı‘nın Gelişmesi ve Türkiye’nin Sosyo-Kültürel Alanda Çağdaş Yapılanmasına Sağlayacağı Yeni Katkılarli> ul> Saat 15: 35 – 17: 05 Cumhuriyet Konferans Salonup> 2. Oturum: Oturum Başkanı: Prof. Dr. Metin Akkuşp> Prof. Dr. Tsira Baramdze –Adige Dilinin Kuzey Kafkasyada İşleyiş Tarzıli> Prof. Dr. Nugzar Antelava – Warrior’s status and Circassian ideology of deathli> Doç. Dr. Yury Lander – Decreasing Valency-Changing Operations in an Increasing Language?li> Yrd. Doç. Dr. İrina Bagirokova – Adige Dilinde Gramatik Alanında Biçim Yönünden Değişen Fiiller li> ul> Ara 17: 05-17:15 Çay-Kahve ikramıp> Saat 17: 15 – 18: 45 Cumhuriyet Konferans Salonup>   3. Oturum – Oturum Başkanı: Prof. Dr. Sevda Alankuşp> Prof. Dr. Sevinç Üçgül – Multi Dissipliner bir Alan Çalışması: Göçbilimili> Doç. Dr. Nanuli Katcharava – An Evaluation of Bejan Khorava’s Book “The Circassians”li> Yrd. Doç. Dr. Bella Chich – Reconstruction of the Ethnic history of the Circassians Maykopli> Yrd. Doç. Dr. A. Kvaxadze – Ivane Javakhishvili Tbilisi State Universityli> Doç. Dr. Nadejda Emelyanova – Caucasian People Between Turkey and Russiali> ul> Sempozyum Konuşmacı – Prof. Dr. John Colarusso – Kanada- Skype bağlantılı konuşmap>   Gün – 14. 05. 2016 – Cumartesili> ol>   Saat 09:30 – 11:00 Cumhuriyet Konferans Salonup> 4. Oturum – Oturum Başkanı: Mevlüt Atalayp> Doç. Dr. Ruzana Doleva – Interjections in Russian, Turkish and Adygheli> Doç. Dr. Susana Shkhalakhova– One member sentence types in Adyghe Languageli> Doç. Dr. Şenol Yaprak – Tarihi Süreç İçerisinde Kuzey Kafkasya’da Nüfus ve İstihdam Sorunuli> Doç. Dr. Mira Unarokova: МИКРОЛЕКСИКА КОНЦЕПТА ГУ «СЕРДЦЕ» И ПОЭЗИЯ МЕВЛЮТА (ЕНАМУКО) АТАЛАЯ. – АДЫГСКАЯ ЭТНОЛИНГВОМЕНТАЛЬНОСТЬ, КОСМОГОНИЧЕСКИЙ ФОЛЬКЛОР И ТЕОРИЯ ОТТО ШМИДТА.li> Yrd. Doç. Dr. Yusuf Şen – Topicilazation in Adygheli> ul> Saat 11: 00 – 12: 30 Cumhuriyet Konferans Salonup> 5. Oturum – Oturum Başkanı: Prof. Dr. Sevinç Üçgülp> Prof. Dr. Cüneyt Kanat – Memluk Sultanlığında Çerkeslerli> Prof. Dr. Sergei Pazov: Ways of the Organisation of an Interrogative Sentence in the Abkhazian Languageli> Yrd. Doç. Dr. Fehmi Altın – Mısır Memluklu Sultanlığında Seçimle İktidara Gelme Anlayışı Sisteme Dönüşmü; “Demokratik Anlayışın Kaynağı ve Bu Güne Kalan Mirası”li> Marina Khandipash – Circassian Language in The Digital Erali> Fatih Gide M.A. – Osmanlı Döneminde Diyâne Dergisi ve Çerkes Yayın Hayatındaki Gelişmelerli> ul> Öğle Yemeğip> Saat 13:30 – 15:00 Cumhuriyet Konferans Salonup> 6. Oturum – Oturum Başkanı: Yrd. Doç. Dr. Metin Kılıçp> Doç. Dr. Necmi Aksoy – Kafkasya Florası ve Düzce’de ortak yayılışa sahip bitki taksonlarının yerel adları etnoli> Filiz Dursun – Düzce İli Geleneksel Çerkes Aksesuarlarının İncelenmesili> Gülden Abanoz – Geçmişten Günümüze Düzce İlinde Bulunan Çerkes Kadın Giysilerinin Teknik Özellikler Açısından İncelenmesili> Çiğdem Dursun Çalışan – Geleneksel Çerkes Kıyafetlerinin Tasarım Öğeleri Açısından İncelenmesi ve Modaya Yansımalarıli> ul> Saat 15:05 – 16:35 Cumhuriyet Konferans Salonup> 7. Oturum – Oturum Başkanı: Yrd. Doç. Dr. Yusuf Şenp> Alaattin Bayram Y.L. Öğrencisi: Dilin Doğuş Sürecinde Seslerin Oluşumu, Adige Dilili> Melih Özel Y.L. Öğrencisi: Yaşar Kemal – Kemal Tahir Romanlarında Karakter ve Tip Bağlamında Çerkeslerli> Hamit Yüksel Y.L. Öğrencisi: Uzunyayla Çerkeslerinin Sosyal Medyada Paylaşılan Oruotelerindeki Dilin Ses olayları Açısından İncelenmesili> Leyla Tufan Y.L. Öğrencisi: Çerkesce, İngilizce ve Türkçe Sıfatların Görünümleri – Adige Dilili> ul> Ara 16:35 – 16:50 Çay-Kahve İkramıp> Saat 16:50 – 18:20 Cumhuriyet Konferans Salonup> 8. Oturum – Oturum Başkanı: Yrd. Doç. Dr. Yusuf Şenp> Ayşe Tufan Y.L. Öğrencisi: Türkiye’de Çerkesçe Öğretimin Tarihçesili> Hatice Keskin Y.L. Öğrencisi: Bir Adige Masalının, Propp’un Biçimbilimsel Analiz Metodu Çerçevesinde İncelenmesi, Adige Folkloruli> Semra Yılmaz Y.L. Öğrencisi: Adige Diline Yabancı Dillerden Alınmış Sözcükler – Adige Dilili> Şimal Özcan Y.L. Öğrencisi: Çerrkes Toplumunda Meclis Kavramı, Büyük Özgürlük Meclisi ve İngiltere Ziyaretili> M. Uğur Nemlioğlu Y.L. Öğrencisi: The Current Distribution of Circassian Population in Turkey, Syria, Jordan, Israel, Libya, and the USA.li> ul>   Saat 15: 05 – 16: 35 Atatürk Eğitim ve Kültür Merkezi – İbni Sina Amfisip> Paralel Oturum – Oturum Başkanı: Prof. Dr. Mira Khachemizovali> ol> Asst. Prof. S.Kh. Khotko: Communication of Cicassia with The Khan’s House of Gerays, The XV-XVII Centuriesli> Rima Skhalakhova: Discusses the views, the views of scientists on the issue adigonidon the categories of mood in Adyghe languageli> Doç. Dr. Mira Blipashaova: The Lexico-semantic “Fauna” Group in Adyghe languageli> Doç. Dr. Nuriet Huajeva / Doç. Dr. Asiet Pshizova: The Creativity of Asker Evtykhli> Julia Srukova: The Writer and Poet Kabardian A.P. Kheshokovli> ul> Saat 16: 50 – 18: 20 Atatürk Eğitim ve Kültür Merkezi – İbni Sina Amfisip>   2. Paralel Oturum – Oturum Başkanı: Doç. Dr. Mira Unarokovap> Doç Dr. Mira A. Khachemizova:li> Dr. Halimet Txagapsova: Herbs in Traditional Medicine of Adyghe. Etnolinguistic Aspectli> Dr. Dariko Skhalakhova: Forming of problem of education of culture of international commununication by facilities of the mother tongueli> Dr. Simkhan Agerjanokova: The Adyghe Writers of the Diasporali> Fahri Huvaj: Circassian Women Solidarity Societyli> ul> Saat 18: 20 – 19: 00 Cumhuriyet Konferans Salonup> Değerlendirme – Kapanış Oturumu: Konuşmacılar ul> Prof. Dr. Mira Khachemizovali> Yrd. Doç. Dr. Yusuf Şenli> Yrd. Doç. Dr. Fehmi Altınli> ol> li> ol> Kaynakp> div>   nanKaffed

14 Mayıs Kefken Etkinliği Katılım Bilgileri

Yine böyle hüzün kokan bir geceydi, yüzüme vuruyordu Karadeniz'in soğuk dalgaları, Ve ben yine tarihin silik sayfalarına aynı ağıtı yakmıştım... Sürgün çocuklarıyız biz; dağınık, hırçın ve kederli... Derin düşüncelerimiz vardı her zaman, coşkun yüreklerimiz... Ve bir de hiç unutmayacağımız 21 Mayıs'larımız..p> 21 Mayıs'larımızı hiç bir zaman unutmadık, unutmayacağız... Haklı taleplerimizi haykırmak, soykırımda ve sürgün yollarında kaybettiklerimizi anmak için 14 Mayıs 2016 Cumartesi günü Kefken'de buluşuyoruz. 14 Mayıs günü Kefken'de Nart Ateşi'ni yakacağız. Karadeniz'in iki yakasında, Anavatan ve Diasporanın birliğinin, 150 yıllık inkar, baskı ve ayrılığa rağmen yıkılmadığını, yıkılmayacağını göstereceğiz. Soykırım ve sürgünün acısını yüreğinde hisseden tüm Çerkesleri ve Çerkes dostlarını bu anlamlı günlerde beraber olmaya çağırıyoruz. 152. Yılda Karadeniz'in İki Yaka'sındayız. Adalet için, Kültürümüz için, Vatanımız için... Kafkas Dernekleri Federasyonu 14 Mayıs Kefken Anma Etkinlikleri Programıp> 14 Mayıs 2016, Cumartesi Babalı ve Karaağaç Köyleri, Kefken, Kocaeli 18:00 - 18:15     Karaağaç Köyü Mezarlığı Sürgün Anıtı’nda toplanma 18:15 - 19:15     Konuşmalar ve duaların okunması 19:15 - 19:30     Serbest zaman 19:30 - 20:00     Toplu olarak Babalı Köyü Merkez Camii'ne gidilmesi 20:00 - 20:45     Babalı Köyü Merkez Camii önünde kortej oluşturulması ve sahile karanfil bırakılması 20:45 - 22:30     Anma programı Katılımcılar için Bilgi Notu'nu indirmek için tıklayınız. Koordinatlar: Karaağaç Mezarlığı: @41.1479, 30.3070; Babalı Köyü Merkez Camii: @41.1813,30.3505p> Bölgelerden otobüslerin kalkış saatleri ve irtibat telefonlarıp> Dernektd> İrtibat telefonutd> Kalkış tarihi ve saatitd> tr> Adana 0533 623 0918 13 Mayıs, saat 23:00; Adana Çerkes Kültür Derneği tr> Ankara 0312 222 8589, 222 8590, 0554 873 7895 14 Mayıs, saat 11:00; Çerkes Derneği tr> Bandırma 0555 815 00 52 14 Mayıs, saat 11:00; Kuzey Kafkasya Kültür Derneği tr> Bursa 0535 789 5288, 0536 963 9060, 0554 575 4852, 0533 355 4997 14 Mayıs, saat 14:00; Çerkes Kültür Derneği tr> Düzce 0380 524 4887 14 Mayıs, saat 15:00; Anıt Park, Düzce Adıge Kültür Derneği tr> Eskişehir 0222 231 9063 14 Mayıs, saat 12:00; Kuzey Kafkas Kültür ve Dayanışma Derneği tr> İskenderun 0532 784 2734 13 Mayıs, saat 23:00; İskenderun Kafkas Kültür Derneği tr> İstanbul 0543 377 2362 14 Mayıs, saat 13:00; Bahçelievler Kafkas Çerkes Derneği (Bahçelievler) tr> İstanbul 0533 272 3525 14 Mayıs, saat 13:00; Çerkes Kültür Evi (Beylikdüzü) tr> İstanbul 0533 123 0714, 0216 651 0088 14 Mayıs, saat 14:00; İstanbul Kafkas Kültür Derneği (Bağlarbaşı) tr> İzmir 0505 821 8928 14 Mayıs, saat 07:45; İzmir Çerkes Kültür Derneği tr> Kahramanmaraş 0538 463 2002, 0532 437 3559 13 Mayıs, saat 23:00; Kahramanmaraş Kafkas Kültür Derneği tr> Kayseri 0352 2226481 14 Mayıs, saat 06:00; Kafkas Derneği tr> Manisa 0505 821 8928 14 Mayıs, saat 09:00; Manisa Çerkes Kültür Derneği tr> Mersin 0506 843 4696 13 Mayıs, saat 23:00; Cumhuriyet Meydanı, Mersin Kafkas Kültür ve Yardımlaşma Derneği tr> Samsun 0507 212 1238 14 Mayıs, saat 06:00; Metro Turizm Canik Şubesi, Samsun Kafkas Derneği tr> tbody> table> Bu tablo yeni bilgi geldikçe güncellenecektir. Diğer bölgelerden ulaşım hakkında ayrıntılı bilgiyi bölgenizdeki Kafkas derneklerinden temin edebilirsiniz.  nanKaffed

Sürgünde Çerkes Ressamlar Buluşması

“Büyük Çerkes Sürgün ve Soykırımı” Temalı Çerkes Ressamlar Sergisip>  Ruslar tarafından uygulanan soykırım sonucu Anadolu topraklarına sürgün edilen Çerkesler, Cumhuriyetin kuruluşunda önemli rol oynamışlardır. Anadolu topraklarındaki yaşamları boyunca Çerkes halkının bağrından pek çok sanat insanı çıkmıştır. Avni Lifij, Muallim Şevket, Şevket Dağ, Namık İsmail gibi önemli ressamlar, eserleriyle iz bırakmışlardır. Bu sergide, Çerkes sürgününün 152. yıldönümü dolayısıyla günümüz Çerkes ressamları sürgünün acılarını sizler için yansıtmaktadır. Sürgünde Çerkes Ressamları buluşturan , bu anlamlı günde sergiyi düzenleyen Feriha Kankoç'a sonsuz teşekkürler. Kaynakp>nanKaffed

Genel Başkanımız TRT’ye Konuk Oluyor

Kafkas Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Yaşar ASLANKAYA, editörlüğünü Doğukan TÜRKMENOĞLU'nun yaptığı ve Yavuz KILIÇ’ın sunduğu “TRT Haber’de Dün Bugün” programına 13 Mayıs Cuma sabahı saat 08.00'de konuk olacaktır. 21 Mayıs Çerkes Soykırım ve Sürgünü'nün 152. yılında yapılacak anma etkinlikleriyle ilgili bilgilendirme yapacaktır.nanKaffed

Şimali Kafkas Derneği Ziyareti

KAFFED Genel Başkanı Yaşar ASLANKAYA, ile birlikte Yönetim Kurulu Üyeleri  Recami BURSA, Atilla Mutlu Alkış, Ömer Atalar Şimali Kafkas Derneği'ne nezaket ziyaretinde bulundular. Yetkililer arasında karşılıklı görüş alış verişi yapıldı. KAFFED aracılığıyla tüm hemşehrilerimiz Ankara Kızılay metro istasyonunda açılacak olan "1864 Büyük Kafkas Sürgünü" isimli sergiye davet edildi. {gallery}/haber/diaspora/2016/Simali-Kafkas-0805{/gallery}          nanKaffed

152 Yıllık Yas

Çerkesler, Çarlık Rusyası tarafından Kafkasya’dan 1864 yılında sürgün edilen ve büyük bölümü yollarda hayatını kaybeden ataları için her yıl olduğu gibi bu yıl da anma töreni düzenleyecek. Merkezi Ankara’da bulunan Kafkas Dernekleri Federasyonu (KAFFED) tarafından “Gelenek ve Gelecek: Türkiye Çerkeslerinin Güncel Sorunları” konulu bir konferans düzenlenecek. 13 Mayıs Cuma günü düzenlenecek konferans ile “Sürgün ve Soykırımı Anma Haftası” programı başlatılacak. Türk İş Konferans Salonu’nda düzenlenecek olan konferansta, “Türkiye-Rusya İlişkileri ve Çerkeslere Yansımaları” ve “Anadil Eğitimi ve Sorunları” ele alınarak değerlendirilecek. İKİNCİ DURAK KOCAELİ Kafkasya’dan sürgün sırasında sağ kalmayı başaranların ilk ayak bastıkları kara parçası olarak bilinen Kocaeli’nin Kandıra ilçesi Kefken sahili de Çerkeslerin ikinci durağı olacak. 14 Mayıs Cumartesi günü Türkiye Çerkesleri sürgünün ve soykırımın mekânsal simgesi olan bu sahilde buluşacak. Türkiye’nin farklı bölgelerinden Kocaeli’ne gelecek katılımcılar her yıl olduğu gibi bu yıl da karaya ilk ayak basanların sığındıkları mağaraları ziyaret edecek, hayatını burada kaybedenlerin mezarlarında dua ettikten sonra kortej oluşturarak sahile yürüyecek, denize karanfil bırakacak. KAFFED tarafından 21 Mayıs Cumartesi günü saat 15:00’de Ankara’daki Rusya Federasyonu Büyükelçiliği önünde bir basın açıklaması yapılarak talepler dile getirilecek. 5 MİLYON ÇERKES Kafkasya’da neredeyse 300 yıl süren kanlı savaşların ardından küçük topluluklar halinde yaşayan Çerkesler, düzenli Rus Ordusu’na yenilerek Osmanlı topraklarına sürgün edildi. Yanlarında eşyalarını getirmemeleri için karayolu yerine kırık dökük takalara bindirilerek Osmanlı topraklarına gönderilen Çerkeslerin pek çoğu sürgün yolunda hayatını kaybetti. Türkiye’de bugün halen 5 milyonun üzerinde Çerkes yaşıyor. Kaynak: Hürriyet, 7 Mayıs 2016p>nanKaffed