23 Nisan Çocuk Bayramı Kutlu Olsun!

Tüm dünya çocuklarının 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını kutluyor, çocuklarımızın özgürge yaşayabileceği, kavgasız, savaşsız, sağlıklı ve mutlu bir gelecek diliyoruz.  Kafkas Dernekleri FederasyonunanKaffed

Kaffed’den Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’ne Ziyaret

Kaffed Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'ni ziyaret etti.nanKaffed

Prof.Dr.Şhalaxhue Abu’nun 85. Doğum Günü

Ünlü dilbilimci ve yazar Prof.Dr. ŞHALAXHUE Abu’nun 85.doğum günü.p> Adıge dili ve edebiyatının gelişiminde çok önemli katkılarda bulunan, Adıgey Cumhuriyeti’nin bilim emekçisi, tanınmış akademisyen, RF Yazarlar Birliği üyesi ŞHALAXHUE Abu 85 yaşına girdi. Maykop’ta ünlü edebiyatçının doğum günü için kutlama töreni yapılıyor. ŞHALAXHUE Abu, Adigey’in Tevçoj rayonuna bağlı Veçepşıy (Очэпщый) köyünde, 19 Nisan 1929’da doğdu. İlköğreniminin ardından Adige lisesini ve eğitim enstitüsünün edebiyat fakültesini bitirdi, lisansüstü öğrenimini de tamamlayarak öğretmen oldu. Uzun yıllar orta ve yüksek öğrenim kurumlarında edebiyat öğretmenliği yapmış olan Shalaho Abu, 1977-2009 yılları arasında Adiğe Cumhuriyeti Bilim Araştırma Enstitüsü Edebiyat Bölüm Başkanı görevinde bulunmuşturp> Sönmeyen yıldızlar (Мык1осэжрэ жъуагъохэр) 1994,Yiğitlik ateşi (Л1ыхъуж маш1у) 1998, Halk biliminin ocak ateşi (Лъэпкъ ш1эныгъэм иджэныкъо маш1у)1999, Yaşam, Edebiyat, Eğitim(Щы1эныгъэр, Литературэр, П1уныгъэр) 2002, Kalpteki iğne (Гум хэлъ мастэр) 2004, Sözün gücü,zamanın soluğu (Псалъэм илъэк1 уахътэм ижьыкъащ) 2009, İğnenin açtığı patika,ipliğin gideceği yol (Мастэм илъагъо 1уданэм игъогу) 2013 eserlerinden bazılarıdır. ŞHALAXHUE Abu, edebiyatla ilgilendiği kadar halkının toplumsal sorunlarıyla da yakından ilgilenmiştir. 1993-96 yılları arasında Dünya Çerkes Birliği Başkanlığı yapmıştır. Sivil toplum kuruluşu Adiğe Xace-Çerkes Parlamentosu'nun kurucularından olup aynı zamanda ilk başkanı ve halen onursal başkanıdır. Adiğey parlamentosu milletvekilliği görevlerinde bulunmuştur. Adigey övünç madalyası, Tevuçoj Tsığu edebiyat ödülü, Abhazya “Ahdz-aşpa” madalyası sahibidir. “Adiğe edebiyatının tarihi” adlı çalışmasıyla 2009 yılında A.C.nin edebiyat ödülünü almıştır. Başarılı çalışmalarıyla Adıge tarihinde unutulmayacak bir yer edinen Prof. Dr. ŞHALAXHUE Abu'yu 85. doğum günü vesilesiyle kutluyor, teşekkürlerimizi sunuyoruz.nanKaffed

Ne Yapmalı-4

Etnik kimlik ya da etnisite ancak “öteki “ ile vardır. Çerkeslerin sosyal ilişkiler bağlamında öteki ile ilk tanışmaları sürgünden hemen sonra Osmanlı topraklarında olmuştur.  Sürüldükleri yeni topraklarda birçok sorunla baş etmeye ve ayakta kalmaya çalışan Çerkes halkı, bir yandan yabancısı oldukları bu topluma uyum sağlamaya çalışırken, bir yandan da kendilerini iyice zayıf ve çaresiz hissettiklerinde etnik kimliklerine sığınarak dayanışma içerisine girmişlerdir. İnsanların “öteki”ni en bariz hissettikleri yerler büyük kentlerdir. Çerkeslerin yerleştikleri metropol kentler kısa süre sonra ilk örgütlenmeleri ve dayanışma biçimlerini de beraberinde getirmiş, ancak yaşadıkları coğrafyanın içine düştüğü kaos ve altüst oluşlar nedeniyle Çerkes halkı kendisini yeni bir sıcak savaşın içinde bulunca bu derneklerin ömrü kısa sürmüştür.  İşgal sırasında direnişin temel direklerinden birisini oluşturan Çerkes halkına savaşın sonunda kurulan yeni rejimde birçok etnisite gibi sadece hayal kırıklığı düşmüştür. Daha sonra uluslaşma süreçlerinde işleyen zoraki asimilasyon ve onu takip eden diğer asimilasyon biçimleri büyük kentlerdeki Çerkes nüfusunu önemli ölçüde eritmiş,  bu süreçte sadece kırsal kesimde kapalı toplum yapısı sürdüren Çerkes toplulukları ayakta kalmıştır. Çerkeslerin “öteki” ile ikinci büyük randevuları, Türkiye’deki yapısal değişim nedeniyle kırsaldaki ekonomik yapının çözülmesiyle kırsaldan kente yaşanan göçlerle olmuştur.  Eğitim ya da iş nedeniyle kente gelen Çerkes gençleri, kendileri gibi olanlarla dayanışabilmek için o yıllarda kurulan derneklerin kapılarını çalmışlar, zamanla yeni gelenlerin de itici gücüyle kısa sürede büyük metropollerin birçoğunda yeni dernekler açılmıştır. Bu dernekler değişe tokuşa, evrile çevrile hareketi bugünlere taşımıştır. O derneklerin birinci kuşak kurucularının önemli bir kısmı hala bugün hayatta ve aktif mücadelenin içerisindedir. Bugün birçok etnik sorun gibi Çerkes sorunu da daha çok görünür ve tartışılır hale gelmiştir. Kuşkusuz bunun en başat nedeni dünyadaki küreselleşme ve hızlı değişim olgusudur. Küreselleşen dünya ekonomisi bir bütün olarak ulus devletleri ve ulusal pazarları sorgulamaya ve onların güçlerini zayıflatmaya başlayınca oluşan merkez-kaç olgusuyla etnik kimlikler ve proto-uluslar yeniden gündeme taşınmıştır. Ancak değişen koşullar Çerkes sorununu nicelik ve nitelik olarak da değiştirmiştir. “Değişmeyen tek şeyin ancak değişimin kendisi olduğu”  ve değişimin kısa aralıklarla gözlenebildiği küresel dünyada, Çerkes sorununun yeni parametrelerinin de sabit ve uzun süreli olamayacağını düşünüyorum. Bu nedenle değişen dünyayı iyi izlemek ve ona göre esnek politikalar belirlemek gerekir. Ancak yeni dönem bize en azından sorunun bir bütün olduğunu,  diaspora ve anavatanın birlikte ele alınması gerektiğini açıkça göstermiştir. Dolayısıyla değişen değişkenler arasında sorunun bir bütün olduğunu gösteren değişken en azından kısa sürede değişmeyecektir diyebiliriz.   Diaspora p> Çerkes sorunundan söz ederken bu aşamada diasporaların oluşma biçimlerine ve Çerkes diasporasının çok bilinen bazı diasporalardan temel farklılıklarına bakmamız gerektiğini düşünüyorum. Toplum bilimciler, insanların vatanlarını terk edip gittikleri yerlerde topluluklar oluşturduğu her durumda bir diasporadan söz edebileceği konusunda hem fikirdirler. Bilindiği gibi bir zamanlar, Yahudi olanların, Yahudi olmayanların arasında yayılmasını belirtmek anlamında kullanılan bu terim, daha sonra anavatanları dışında yaşayan tüm halklar için genel bir ifade biçimini almıştır. Tacirlerin, işçilerin, maceracıların, ekip biçecek toprak arayan köylülerin gönüllü dolaşımıyla oluşan diasporalar olduğu gibi; Yahudiler, Ermeniler gibi ülkelerinden zorla sürülen halkların oluşturduğu diasporalar da vardır. Çerkes diasporası oluşum yönüyle ikinci tür diasporadandır. Yine de bu iki halkın diasporasıyla çok farklıdır. Ancak her iki diasporadan hatta tüm diasporalardan çıkarılacak dersler vardır.  Öncelikle Yahudi diasporasına bakacak olursak; Bilindiği gibi Yahudi diasporası dünyanın en eski diasporasıdır. Şimdiki (eski adı Kenan) Filistin civarında Kudüs başkent olmak üzere bir krallık kuran Yahudi halkı, M.Ö. 743-581 yılları arasında anayurtlarını işgal eden işgalciler tarafından tam altı kez sürgün edildi. Ancak hepsinde de kabilelerin büyük çoğunluğu yurtlarına geri dönmesini bildi. Daha sonraları Helenler ve ardından Romalılar tarafından da birçok kereler tehcir edilen Yahudiler, Romalılar döneminde imparatorluğun topraklarına yayılarak ilk Yahudi diasporasını oluşturdular. Sonraları da yaşadıkları topraklarda dönem dönem tehcire uğramalarına karşın binlerce yıldır etnik kimliklerini korumasını bildiler. Bu durumun bence birkaç temel nedeni vardır. Bunlar arasında ilk anda: 1- Ana soy takip eden Yahudi kimliğinin sadece doğuştan kazanılan bir kimlik olup başka herhangi bir yolla edinilememesi; 2- Yahudi dininin sadece Yahudi milletine gönderilmiş olduğuna inanılan kavme özel bir din olması ve “Rab”larıyla aralarındaki özel bir ahdi içermesi; 3- Yahudi inanışına göre Kenan topraklarının (Filistin) onlara tanrıları (Rab) tarafından “vaat edilmiş topraklar” olması; gibi nedenler sayılabilir.  Kuşkusuz bu saptamalar çoğaltılabilir. Ancak Yahudi halkında özellikle dini kimlikle etnik kimliğin iç içe geçmesinin diğer hiçbir halkta görülmeyen güçlü bir kimlik bağlacı oluşturduğunu düşünüyorum. Yahudiler hem her an yeniden sürülme korkusuyla hem de zaten toprakları olmadığı için yerleştikleri yerlerde toprağa bağlı olarak yaşamadılar. Sürüldüklerinde birikimlerini yanlarında taşıyabilmek için ticaretle uğraştılar, hekimlik, mühendislik gibi her yerde geçer akçe olan ve toplumda itibar sağlayan meslekler edindiler. Fizik, kimya, matematik, felsefe, sosyoloji gibi pozitif ve toplumsal bilimlerle uğraştılar. İnsanlığın gelişimine katkı sağlayan önemli buluşlara, icatlara imza attılar.  Bu nedenlerle Yahudi diasporası yaşadığı her yerde diğer halklardan farklı olarak hem sermaye hem de bilgi birikimi bakımından her türlü değişime hazırdı. Bütün bu alt yapıya karşın Yahudi diasporasının vatan olarak Filistin’e yerleşmeleri yine de kolay olmadı. Yahudi halkının “vaat edilen topraklar” a yerleşmesi, ancak 2. Dünya Savaşı sırasında Alman faşistlerinin, bu halk üzerine uyguladığı korkunç soykırımın dünya halkları üzerinde oluşturduğu vicdani etki ve yüz milyarlarca dolarlık Yahudi sermayesinin Filistin’e akıtılmasıyla mümkün olabildi. Ermeni diasporasının oluşması ise Çerkes diasporasına göre daha yenidir. Ermeni toplumunun ilk sürüldükleri yer, Osmanlı İmparatorluğu’nun kendi toprakları içerisindeki farklı eyaletler olmuş, Ermeniler daha sonra buralardan ve Türkiye’de yaşadıkları yerlerden çeşitli biçimlerde bugün yaşadıkları Batı Avrupa, Amerika ve diğer ülkelere geçip Ermeni diasporasını oluşturmuşlardır[1]. Ben bu yazıda bu diasporalar üzerinde detaylıca duracak değilim.  Sadece Ermeni diasporasıyla Çerkes diasporası oluşumu arasındaki önemli gördüğüm bazı farklara değineceğim:p> Yalnız Anadolu’nun doğusunda değil,  başta başkent İstanbul olmak üzere İmparatorluğun belli başlı büyük kentlerinde yaşayan Ermeniler ticaretle uğraşıyorlardı. Tüccar, sanatkar ve zanaatkardılar. Kentlerde yaşayan halkın azımsanmayacak kısmı iyi eğitimli ve bir meslek sahibiydi. Köylerde yaşayanların da önemli bir kısmı okuryazardı.  Bunların yanı sıra Ermeni halkının yaşadığı topraklar yüzlerce yıldır işgal ve savaş görmemişti. Ermeniler Hıristiyan olmalarından dolayı tehcir sonrası çeşitli yollardan o zamanki Osmanlı’ya göre çok daha gelişmiş ve zengin olan Batı Avrupa ve ABD ’ye göç ederek bugünkü diasporalarını oluşturdular. Öte yandan Çerkeslerin yüz yılı aşkın bir süredir içinde bulundukları savaş ortamından kaynaklanan yoksulluk ve yokluktan dolayı yaşam koşulları çok daha farklıydı. Böylesine farklı yaşam biçimlerinden gelen iki halkın, tehcir edildikleri topraklar ve oralarda yaşadıkları da göz önüne alındığında diasporalarında farklı örgütlenme biçim ve davranışları geliştirmiş olmaları kaçınılmazdı.  Bu şekilde başlangıcından itibaren farklı bileşenlere sahip olan Ermeni diasporası, ister istemez Çerkes diasporasına göre farklı bir yoğunluk ve derinlik kazandı. Ermeni diasporası “Büyük Felaket”i hiçbir zaman unutmayarak, politikasını acılarını unutmamak ve unutturmamak üzerine oluşturdu. Kuşaktan kuşağa miras olarak devredilen bu politika, dünyanın dört bir yanına yayılmış Ermeni kimliğini asimilasyona karşı koruyan en önemli faktör oldu. Çerkes halkı ise yaşanmışlıklarını unutmak ve unutturmak üzere kurguladı[2]. Çoğu ailelerde yaşanan acılar bir sır gibi saklandı. Yeni nesillere aktarılmadı. Sonuçta Çerkes diasporası daha sığ ve zayıf kaldı.[3]p> [1] Avrupa’da Ermenilerin en yoğun yaşadığı ülke Fransa’daki Ermeni lobisi ile ilgili Mansur Balcı’nın bu sitede 23 Aralık 2011 tarihli çok güzel bir araştırması yayınlandı.  Bence herkesin mutlaka okuması gereken bu yazı,  Avrupa’daki Ermeni diasporanın ayakta kalma yöntemlerini göstermesi bakımından çok ilginç bir çalışmadırspan>p> div> [2] Bu konu üzerinde sonraki yazımda durulacaktır.span>p> div> [3] Ancak bu noktada şuna dikkat etmemiz gerektiğini düşünüyorum: Nasıl ki etniseler ve etnik gruplar dünyanın her tarafında aynı olgu değilse onların oluşturduğu diasporalarda aynı olgu değildir. Farklı koşullar farklı türden diasporaların doğmasına yol açmıştır. Bu nedenle Çerkes diasporasının da dünyanın her yanında aynı olduğunu düşünmemek gerekir. Öte yandan Çerkes diasporasıyla ilgili uluslararası literatürde çok az kaynak vardır. Hatta konuyla ilgili çoğu kitaplarda böyle bir diasporanın varlığından bile söz edilmez. Ermeni Tehciri ve diasporasıyla ilgili binlerce ciltlik yayınlar düşünülecek olursa,  ister istemez bu tür yayınlar konusunda ne kadar eksik olduğumuz görülecektir.span>p> div> div>nanAdnan Özveri

Cahar Dudayev’i Saygıyla Anıyoruz

Çeçenistan'da seçimle iş başına gelmiş ilk Cumhurbaşkanı Cahar Dudayev'i ölüm yıldönümünde saygıyla anıyoruz...nanKaffed

Kaffed Gençlik Heyeti Uluslar Arası Gençlik Forumuna Katılıyor…

Nalçik Üniversitesi tarafından düzenlenen ve 20-26 Nisan tarihleri arasında devam edecek olan Uluslar Arası Gençlik Forumuna Türkiye’den Thambılmish Caner Karataş- Mersin, Meremuko Mahmut Duman-Maraş, Tokmak Gökhan Şeref-Kayseri, Bıjıj Janberk Akçay –İzmir, Khüse Kanşav Dinçer –Ankara, katılıyor. Kabardey-Balkar, Adıgey ve Karaçay-Balkar Cumhuriyetleri , Abhazya Cumhuriyeti,  ABD, BAE, İsrail, Filistin, Türkiye, Suriye, Ürdün’den katılacak olan gençlik temsilcileri, 20 Nisan tarihinde Nalçik şehrinde buluşacak ve ilk toplantılarını yapacaklardır. Uluslar Arası Forum, 21 Nisan tarihinde Nalçik Üniversitesinde başlayacaktır. Program dahilindeki toplantılar ve ziyaretler sonrasında 23 Nisan tarihinde Krasnodar Bölgesine hareket edilecektir. Katılımcılar, planlanmış ziyaret ve resmi toplantılar sonrasında, aynı akşam Abhazya’ya ulaşacaklardır. Forum, çalışmalarına 24-25 Nisan tarihlerinde Abhazya'da devam edecektir. 26 Nisan tarihinde sona erecek olan Forum katılımcılarına başarılar dileriz.nanKaffed

Kaffed Başkanlar Kurulu Toplantısı Yapıldı

KAFFED Başkanlar Kurulu, 12 Nisan 2014 tarihinde Federasyon Genel Merkezinde, Dernek Başkanlarımız, YK üyeleri ve genç arkadaşlarımızın katılımları  ile toplantı yaptı. Toplantı başında Gündem dair öneriler aşağıdaki öneriler alındı ve görüşüldü: *Seçmeli Adıge-Abhaz dillerinde eğitici ihtiyacı, *Türkiye Halk Oyunları Federasyonu,  Çerkes oyunlarımızı tanımıyor. Bu konuda neler yapılabilir? *Antalya Üniversitesinde Çerkes Dili Bölümü açılması konusundaki çalışmalar. Gündem maddelerinin görüşülmesine geçildi. 150. yıl ve 24 Mayıs etkinlikleri: Sürgün ve soykırımın 150.yılında yapılacak etkinlikler ve hazırlıkları;p> ·  KAFFED Gen.Merkez tarafından yapılacaklar, ·  24 Mayıs 2014 Kartal etkinliğini düzenleme komitesi tarafından yapılacaklar, ·  Derneklerimde yerel olarak yapılacaklar, olmak üzere üç bölüm halinde ele alındı, bilgilendirmeler yapıldı ve öneriler toplandı. Kullanılacak tüm yazılı-görsel materyaller derneklere ulaştırılacağı ve internet ortamında paylaşılacağı belirtildi. Etkinliklerin maddi boyutu ve çözüm önerileri konusunda görüş alışverişi yapıldı. Suriyeli Soydaşlarımızın durumu: Suriyeli Misafirlerimizin sorunları ve çözümleri konusundaki bilgi paylaşımı yapıldı. Kriz Komitesi çalışmaları ve sorunlar konusu görüşüldü. SMS yardım kampanyası konusunda hassasiyet gösterilmesi istendi. Bundan sonra nelerin yapılması ve KAFFED politikası nasıl olması gerektiği konusunda görüş alışverişi yapıldı.   p> Son DÇB Toplantısı konusunda bilgilendirme: Soçi Olimpiyatları sürecinde Çerkeslerin temsili ve Soçi Olimpiyatları konusunda Türkiye’de yapılan eylemlerin Anavatandaki yansımaları konusunda görüşmeler yapıldı. Ayrıca bu gündem maddesi sırasında Anavatanda okuyan öğrencilerin durumu ele alındı. RF Burslu Öğrenci uygulaması konusundaki son gelişmeler görüşüldü.Anavatandaki Üniversiteler ile Türkiye’deki bazı Üniversitelerin yapmış olduğu protokoller ve Eğitimci-Öğrenci değişim programları konusunda bilgi verildi.p>     nanKaffed

Kaffed Yönetim Kurulu Toplantısı Yapıldı

KAFFED Yönetim Kurulu, 13 Nisan 2014 tarihinde Federasyon Genel Merkezinde, YK üyeleri ve Çalışma Gruplarımızdan katılımlar ile toplantı yaptı.p> Toplantıya Yönetim Kurulu tarafından kurulmuş olan 150.Yıl Çalışma Grubunun çalışmaları hakkında bilgi verildi ve görüş alışverişinde bulunuldu; *Hazırlanmakta olan görsel materyaller, *Kamuoyu yaratmak için basın-yayın kuruluşları ilişkiler, *24 Mayıs 2014 Kartal Sürgün Anıtı önünde yapılacak Kitlesel Katılımlı Basın Açıklaması hazırlıkları, *21 Mayıs haftasında yapılacak diğer kitlesel etkinlikler ve hazırlıkları, *Ulusal ve uluslar arası düzeyde kurum ve kuruluşlar ile görüşmeler, lobi faaliyetleri. Hayat Boyu Öğretim Gen.Müdürlüğü yapılan görüşmeler ve Türkiye’de misafir Suriyeli Soydaşlarımızın durumları ile ilgili yapılması gereken resmi girişimler konusunda bilgi verildi. Ayrıca; Seçmeli dersler veya kurslarda gittikçe artacak olan Anadil Eğitmeni yetiştirilmesi/yetkilendirilmesi konularında çalışmalar yapılmasına ve11 Mayıs 2014 tarihinde Yönetim Kurulu toplantısı yapılmasına karar verildi. nanKaffed

Kafkasya’ya Otobüs Seferleri Başlıyor

Çok yakında başlayacak olan Kuzey Kafkasya'ya otobüs seferleri hakkında yapılan söyleşiyi sizler ile paylaşıyoruz.   1-İyi günler. Bize firmanız hakkında bilgi verebilir misiniz. Hangi yıl kuruldu, bugüne dek hizmet sunduğu hatlar, firma merkezi, turizm-ulaşım anlamında gerek Türkiye’den gerekse güzergah boyunca gidilen ülkelerden resmi anlamda izinler mevcut mu, bize bilgi verebilir misiniz?p> İyi günler. Öncelikle  bize bu fırsatı vermiş olduğunuz için firmam adına sizlere teşekkür ederim.Biz 1997 senesinde Trabzon  merkezli olarak kurulan bir ltd.şti.yiz.taşımacılık sektörüne önceleri Trabzon –Azerbaycan hattında taşımacılık yaparak 3 araçla  başladık. Daha sonraları bünyemizdeki araç sayısını 37’ye çıkarıp firmanın merkezini İstanbul’a taşıyarak İst-Bakü arası taşımacılığa devam ettik. Bu süreçte Samsun, Ankara, Bursa, Artvin, Rize, Trabzon-2 gibi şubelerimizi açarak büyümemizi sürdürdük. Yurt dışında halen AZERBAYCAN- İRAN-GÜRCİSTAN-BULGARİSTAN’a  mekik ve arızı seferler düzenleyerek bu ülkelerdeki çözüm ortaklarımızla faaliyetlerimiz B1ve B-2 taşımacılık belgeleri kapsamında devam etmektedir. Şuan itibarı ile firmamızın İnterbus uluslararası anlaşma dahilinde olan tüm ülkelere ve Türkiye ile interbus anlaşması olmayan RUSYA-GÜRCİSTAN ve İRAN gibi ülkere ait ikili izin belgelerini de almış bulunmaktayız.   2-Daha önce sefer düzenlediğiniz hatlara Kafkasya’yı da eklemek nereden aklınıza geldi. Sizi buna iten temel sebepler nelerdir ve bu açmayı düşündüğünüz hat hakkında ileriye dönük talep konusunda beklentileriniz nelerdir?p> Bizim bu coğrafyaya hizmet götürme sevdamızı bilen Kafkasya’da ikamet eden  çözüm ortaklarımızdan biri bize böyle bir teklif getirince neden olmasın dedik ve gerekli izinleri almak için girişimlere ve alt yapı çalışmalarına başladık. Çünkü biliyorduk ki Türkiye’den Kuzey Kafkasya’ya karayolu ile toplu ulaşım yok ve binlerce insan bu konuda muzdarip. Bu muzdariplik uçakların pahalı oluşu, direkt uçuşların olmaması ve göndermek istedikleri en küçük bir zarfın bile ulaştırılamaması gibi nedenlerle sıralanabilir. Bizde bu olumsuzlukları bir nebze olsun giderebilmek, bölgeye giren ilk firma olmak, prestij kazanmak ve şirket olarak yıllık kar marjımızı yükseltmek için bu yola çıktık.   3- Düzenleyeceğiniz seferler hakkında bilgi almak istiyoruz. Öncelikle seferler hangi merkezlerden düzenlenecek? Otobüslerin hareket edeceği günleri, saatleri ve hareket merkezleri ile birlikte güzergâh boyunca hangi illerden geçecek, yolcu alacak? İstanbul ve Kayseri’den kalkacak olan otobüslerin kaç saatte orada olması planlanmakta ve ücretler ne kadardır?p>  Düzenleyeceğimiz seferler hakkında kısaca şöyle bilgi vermek istiyorum, seferlerimiz şuan ilk etapta İSTANBUL ve KAYSERİ merkez kalkışlı olacak ve talepler doğrultusunda bu seferlerin sayısını artırmak hedeflerimiz arasındadır. İSTANBUL MERKEZLİ ARACIMIZ; Haftanın her Çarşamba günü saat 16:00 da İstanbul Aksaray yazıhanemizden kalkıp İzmit-Sakarya-Bolu-üzerinden geçip Ankara dan 23:00’da hareket edecektir. Aracımız Çorum-Samsun-Ordu-Trabzon-Rize güzergâhını takip ederek Sarp sınır kapısından Gürcistan’a giriş yapacaktır. Buradan yaklaşık 500 km.lik bir seyahat sonrası LARS sınır kapısına varıyor. Buradan da 120 km Nalçik. Totalde 1970 km yol yapacak ve bu yolu 26-27 saatte kat etmeyi planlıyoruz. Nalçik’ten yaklaşık 400 km sonra Maykop’a varıyor ki bu mesafeyi de 6 saat te kat etmeyi planlıyoruz. Yolculuğun toplam km si Maykop için 2370 km. Sürenin ise en fazla 32-33 saat olması planlanmakta. Bilet Fiyatlarımızda şöyledir: İstanbul-Viladikafkaz =  80 usd İstanbul-Nalçık           =100 usd İstanbul-Maykop       =125 usd Kayseri-Viladikafkaz  = 80usd Kayseri-Nalçık            =100 usd Kayseri-Maykop        =125usd        olarak belirlenmiştir.   KAYSERİ MERKEZLİ ARACIMIZ; Haftanın her Çarşamba günü saat 20:00 de Kayseri den kalkıp Sivas-Erzincan-Gümüşhane-Trabzon-Rize güzergahını takip ederek Sarp sınır kapısından Gürcistan’a giriş yapacaktır. Buradan yaklaşık 500 km.’lik bir seyahat sonrası LARS sınır kapısına varıyoruz. Buradan 120 km. sonra Nalçik. Totalde 1850 km yol yapacak ve bu yolu 24-25 saatte kat etmeyi planlıyoruz. Nalçik’ten yaklaşık 400 km sonra Maykop’a varıyor ki bu mesafeyi de 6 saat te kat etmeyi planlıyoruz. Yolculuğun toplam km si Maykop için 2250 km. lik mesafenin de en fazla 31-32 saat sürmesi planlanmakta. Araçlarımızın dönüşleri hakkında kısaca bilgi vermek istiyorum; Araçlarımız şuan haftanın her cumartesi günü Maykop ve Nalçik merkezli kalkacaklardır. Maykop merkezli kalkacak olan aracımız Cumartesi sabahları 09:00’da Maykop’taki ofisimizin önünden hareket edecektir. Bu araç talepler doğrultusunda Çerkesk’e de uğrayacaktır. Nalçik merkezli kalkacak olan aracımız yine her Cumartesi günü 15:00 da Nalçik’teki ofisimizin önünden kalkacaktır.   5- Seferlerde hangi otobüs modelleri kullanılacak ve otobüsler kaçar kişilik?p> Seferler için filomuzda bulunan Mercedes-benz marka travego 17 model 54 koltuk kapasiteli araçlar ile  Neoplan marka  rahat hat sloganıyla çalışan 2+1 koltuk düzenli vip otobüs modelli araçlarımız ve yine 50 kişilik temsa marka safir2 model uzun yol araçlarımızla hizmet vermeyi amaçlıyoruz.   6- İstanbul ve Kayseri’den hareket edecek olan otobüslerin mola vereceği belli yerler var mı? Bu yerler ve süreleri hakkında bilgi alabilir miyiz?p> İstanbul ve Kayseri çıkışlı araçlarımız normal güzergâhında mola verilecek yerler belirlenmiş olup araçlarımız buralarda 30 dakika konaklayıp konuklarımızın rahat etmeleri sağlanacaktır. İstanbul’dan çıkan aracımız Bolu Kaynaşlı Akabe tesislerinde 15dk ihtiyaç, Sungurlu Ocaklı tesislerinde 30 dk yemek, Samsun Ruşen tesislerinde 15 dk  ihtiyaç, Giresun Çavuşlu’da 30dk kahvaltı, Gürcistan Zestafon’da Socar petrol tesislerinde 30 dk yemek ve son olarak ViladiKafkaz’da 15 dk ihtiyaç molaları verecektir. Kayseri’den çıkan araçlarımız ise Refahiye Esadaş tesislerinde 30 dk. yemek, Gümüşhane Zigana dağ tesislerinde 15 dk ihtiyaç, Hopa Kemalpaşa Ecevit tesislerinde 30 dk kahvaltı, Gürcistan Zestafon’da Socar petrol tesislerinde 30 dk yemek ve son olarak Viladi Kafkaz’da 15 dk ihtiyaç molaları verecektir.   7- Otobüslerin güzergahı boyunca yer alacan yerleşim bölgelerinde otobüse binmek isteyenlerin başvuracağı bilet noktaları var mı? Yoksa vermiş olduğunuz iletişim bilgileri ile bilet almak için sizlere birebir ulaşmalarımı gerekecek? Eğer illerde bilet satış noktaları mevcut ise bu bilgileri rica edebilir miyiz?p> Güzergah boyunda bizlere ulaşan konuklarımız en yakın terminallerimize yönlendirilip oradan alınacaklardır. Terminallerimizin olmadığı yerlerde belli noktalardan araçlarımıza binebileceklerdir.   8- Malumunuz üzere Kafkasya’da ikamet eden yakınlarımız var. Bu seferler ile onlara kargo niteliğinde eşya, malzeme vb. gönderme imkânımız olabilir mi? Eğer böyle bir imkân olacak ise şartları neler (bu eşyalar için verilmesi gereken belge – gümrük anlamında)? Ücretlendirilme nasıl olacak?Kargo vermek isteyenler kimler ile irtibat kurmalı?p> Kuzey Kafkasya’ya kargo ile ilgili alt yapı çalışmalarımız tamamlanmış olup kargo niteliği taşıyan eşyalar için İstanbul merkez yazıhanemiz bu konuda hizmet ve detaylı bilgi verecektir. Kargo niteliği taşımayan eşyalar otobüslerimizle gönderilecektir.   9- Günümüz şehirlerarası yolculuklarda otobüslerde çeşitli ikramlarda sunulmaktadır. Otobüslerinizde yolculuk boyunca bu anlamda ikramlar var mıdır?p> Araçlarımız açık büfe olup ikramlarımız araç içi 26 çeşit 1.kalite markalardan oluşan tatlı-tuzlu bisküvi, kek, sıcak-soğuk içeceklerden oluşmaktadır. Ayrıca sabah kahvaltısı ve her mola sonrası mevsim meyvesi de şirketimizin konuklarına küçük bir ikramı olacaktır.   10- Bugüne dek karayolu ile Kafkasya’ya giden sayısı az olduğu için insanların aklına ilk etapta güvenlik konusunda da şüpheler, sorular gelecektir. Araçların modelleri ve bu araçların rutin bakımları vs. konularında bilgi verir misiniz? Bu uzun yolculuk esnasında araçlarda kaç adet kaptan şoförünüz ve hostesiniz bulunacak?p> Araçlarımızın periyodik bakımları yetkili servislerde muntazam yapılmakta olup araçlarımızda 2 kaptan şöför,1 kaptan yardımcısı(muavin )ve 1 servis memuru(host veya hostes )olmak üzere 4 kişiden oluşan bir ekiple hizmet vermeyi amaçlıyoruz.   11- Gene güvenlik açısından akla gelecek diğer bir konuda Türkiye – Gürcistan – Rusya Federasyonu sınırlarına girer ve çıkar iken gümrüklerde bir sorun ile karşılaşılıp karşılaşılmayacağıdır? Gümrük noktalarında sıra beklemek ile birlikte karşılaşılacaktutumlar, uygulamalar hakkında bir ön çalışmanız oldu mu? Türkiye, Gürcistan, Rus yetkilileri tarafından zorluklar, bireysel uygulamalar yani değim yerinde ise işi yokuşa sürmek anlamında uygulamalar ile insanlar karşılaşacak mı?p> Biz bu konuda mağduriyet yaşamamamız için yasal izinleri aldıktan sonra 3 defa deneme seferleri düzenledik. Bu deneme seferlerinde karşılaşabileceğimiz olası problemleri yerinde yaşayıp önlemlerimizi aldık. Ayrıca Rus gümrüğünde gümrük işlemlerimizi hızlandıracak Rusça ve Türkçe bilen bir şirket elemanı koymuş bulunmaktayız. Dolayısıyla konuklarımıza sorunsuz bir yolculuk sunmayı amaçlıyoruz.   12- Araçlarda yolculuğa çıkanlar ile birlikte araçta bulunan eşyalarımız sigortalımıdır? Allah korusun bir kazanın vuku bulması ile birlikte yaralananlar, hayatlarını kaybedecek olanlar ile ilgili bir güvence mevcut mudur, hangi uygulamalar uygulanacaktır?p> Araçlarımız ve yolcularımız Uluslararası taşımacılık kanunlarına göre yurtiçi ve uluslararasında geçerli a) taşımacılık sigortası – b)ferdi koltuk kaza sigortası- c)mali sorumluluk sigortası d)Rusya topraklarında rusya taşımacılık kanununa göre zorunlu olan ve sadece Rusya federasyonunda geçerli yolcu sigortası olmak üzere 4 adet sigorta ile koruma altına alınmıştır.   13- Araçlar her ne kadar bakımı yapılmış olsa da, modelleri yeni olsa da halk tabiri ile diyecek olur isek nihayetinde kul yapısıdır. Allah göstermesin ama güzergâh boyunca araç arızalanır ise araçları onarabileceğiniz anlaşmalı servis noktaları, yedek araç temini gibi durumlar var mıdır? Türkiye içinde bu sıkıntılar bir nebze halledilebilir ama gerek Gürcüstan’da gerekse Rusya ‘da araçlara teknik servis sağlıyor musunuz, sağlayabilecek misiniz? Yolda arızalanan araç ile insanlar mağdur olmamaları ne gibi yollardan sağlanabilecektir?  p> Bizim Azerbaycan tecrübemiz olduğundan dolayı sarp sınırına yakın Kemalpaşa beldesinde sürekli bir aracımızı hazır bulundurmaktayız. Ayrıca bu coğrafyada Tiflis merkezli hizmet veren aynı zamanda bir Türk kuruluşu olan Ceylan otobüs servis-yedek parça takibi ve koruması altındayız. Rusya topraklarında olası bir arıza halinde bu çözüm ortağımızın buradaki servis ağından da bu şirketle yapmış olduğumuz anlaşma gereği faydalanacağız.   14- Sınır kapılarında araçlar sıra bekliyor mu, bu kapılardaki yoğunluk hakkında bilgi verebilir misiniz?p> Sarp sınır kapısında her iki tarafta da (Türkiye-Gürcistan)herhangi bir bekleme yaşanmamaktadır. LARS gümrüğünde (Viladikafkaz) ise artık her iki tarafta (Rus ve Gürcü gümrüğü) 24 saat çalışma moduna geçtikleri için burada da bir sıra bekleme artık söz konusu olmamaktadır. Fakat malum olduğu üzere gümrük işlemleri için ortalama 1,1.5 saat gibi bir süre gümrüklerde zaman kaybedilmektedir.   15 – Kafkasya güzergahına baktığımızda Viladikafkas – Nalçik – Çerkesk – Maykop olduğunu görüyoruz. Mesela otobüsünüz Türkiye’den yola çıktığında mesela Viladikafkas yolcusu olmasa da o kente gene uğrayacak mı, ayrıca örneğin İstanbul ile Çorum’dan otobüse binen kişi gene aynı ücretimi ödemek durumunda olacak?p> Otobüslerimiz binecek ve inecek yolcusu olmadığı taktirde yerleşim birimlerine uğramayacaklardır. Ayrıca bilet ücretlerinde gidilecek mesafe esas alınmaktadır.   16- Planlamış olduğunuz bir seferde örneğin 10-15 kişi bilet almış ise ve az bilet satışı olsa da o sefer düzenlenecek mi? Yoksa seferin hareket edebilmesi için belli bir sayının sağlanması gerekecek mi? Sefer iptali söz konusu olur ise bilet alan kişileri bunları hangi zamanlama ile bildireceksiniz? O bilet alanlar iptal edilen sefer ile mağdur kalacağından, planladıkları zamanlar hakkında kayba, zarara, sıkıntıya uğrayacağından dolayı onların bu kayıpları ne gibi yollar ile telafi edilebilecek?p> Seyahat etmek için bilet alınmış olunması halinde doluluk oranı gözetilmeksizin sefer iptali söz konusu değildir. Biz uluslararası taşımacılık yaptığımız için bu durum zaten söz konusu anlaşmaya da aykırıdır.   17- Yolculuk etmek isteyenler bilet almak için sizler ile nasıl irtibata geçeceklerdir? Bilet temin noktaları,acenteler varsa bunların bilgilerini alabilirmiyiz?p> Konuklarımızın 7/24 arayabilecekleri numaralar 0532 372 39 53            0506 354 39 19       +7928 700 39 71p> Ayrıca bizlere İstanbul bölge :0212 632 97 18 Ankara bölge   :0530 525 91 91 Kayseri bölge   :0535 261 63 11 Samsun bölge  :0530 787 61 21 Trabzon bölge  :0532 761 87 56 Nolu telefonlardan da ulaşabilirler.   18- Planlamakta olduğunuz seferler dışında örneğin Kayseri’de veya Çorum’da bu bölgelere gitmek isteyen kafile, gruplar için ek seferler düzenleme imkânınız olabilir mi ve olur ise grup indirimleri (fiyat olarak) olabilir mi? Ayrıca sadece tek yön bileti alınabilir mi? Örneğin tek yön ile Türkiye’den Nalçik’e giden kişi dönüş biletini oradan temin edebilecek mi? Rusya veya Gürcüstan’dan alınacak olan biletlerde de ücretler aynımı olacak?  p> Türkiyenin hemen her yerinden guruplara kişi sayısına göre istedikleri zamanda istedikleri yere (yurtiçi-yurtdışı) otobüs temin edilir. Bu konuda bizim turizm kolumuz olan Nuhoğlu travel koordineli bir şekilde bu işlerin organizesini de yapmaktadır. Ayrıca konuklarımız biletlerini tek taraflı veya gidiş-dönüş olarak alabilecekleri gibi rezervasyonda yaptırabilecekler guruplara özel fiyat tekliflerimiz mutlaka olacaktır. Ayrıca yukarıda belirttiğimiz gibi bilet ücretlerinde gidilecek mesafe esas alınmaktadır.p>   Suat ŞİRİN (Firma Yetkilisi) RÖPÖRTAJ : Mole Levent KAPLANnanKaffed

Kaffed ve Ankara Çerkes Derneği’nin Çankaya Belediye Başkanı Ziyareti

Kaffed ve Ankara Çerkes Derneği Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen'i Ziyaret etti.nanKaffed