Kaffed’den Hakan Albayrak’a Cevap…

Star gazetesi köşe yazarı Sayın Hakan Albayrak'ın 19 Nisan 2014 tarihli "Avrasyacılık bize yar olmaz" başlıklı toplumumuzu üzen ve rencide eden yazısına cevabımız aşağıdaki gibidir.strong>p> Kafkas Dernekleri Federasyonup> Sayın Albayrak, Star Gazetesindeki köşenizde, 19 Nisan 2014 tarihli "Avrasyacılık bize yar olmaz" başlıklı Rusya’nın Ukrayna’ya müdahalesi üzerine yazdığınız yazıda; örnekleme yoluyla konuyu Abhazya Cumhuriyeti’ne getirerek Rusya'ya karşıt duygularınıza araç olarak Abhazya Cumhuriyeti'ni kullanma gayretiniz, Abhazya'da yaşayan kardeşlerimize Amerikan hegemonyasını kabul etmelerini önermeniz, Türkiye' de yaşayan Abazasıyla, Adigesiyle, Ubıhıyla, Osetiyle, Dağıstanıyla, Çeçeniyle, Bağımsız Abhazya davasına sahip çıkan tüm Kuzey Kafkasyalıları derinden üzmüş ve rencide etmiştir. Abhazya Cumhuriyeti ile ilgili tavsiyelerinizi, zulme karşı direnen aktivist kişiliğinizle bağdaştıramadığımızı belirtmek isteriz. Gerek Bosna'da gerekse Mavi Marmara gemisi ile ölümü göze alarak zulme karşı mazlumun yanında yer aldınız. Boşnaklara yapılan katliam ile Gürcistan'ın Abhazya'ya saldırısı yaklaşık aynı tarihlerdeyken, sizi Abhazya'da, soykırım tehdidi altında olan Abhaz halkının yanında göremedik. Unutulmamalıdır ki zulme karşı durmak, din, dil, ırk, coğrafya gibi ayrımları gözetmez. Yazınızdaki yorum ve önerileriniz, emperyalizm karşıtlığı görüntüsü altında “ benim emperyalim daha iyidir, ben onu tercih ediyorum, sizlerin de bunu tercih etmenizi istiyorum” mesajı içeren nitelikte ve adeta cellatlarından kendince iyi olanı seçip celladına aşık olan bir mahkumun ruh halidir. Köşe yazısı yazan bir yazarın; uluslararası ilişkileri ilgilendiren konularda, devletlerin, halkların eylem ve davranış biçimleri, insanlığın, toplumların ve devletlerin sosyolojik olarak geçirdikleri gelişme ve tarihsel süreçler ,“Ulusların kendi geleceklerini tayin hakkı” gibi konularda titizlikle araştırma ve inceleme yapması ve bilgilenmesi gerekliliğine inanırız. Ancak, yazınızda ortaya koyduğunuz yorum ve yargılarda böyle bir araştırma ve inceleme yapılmadığını görmekteyiz.  Yazı ve yorumlarınıza Abhazya Cumhuriyeti'ni dahil edip, Abhazya Cumhuriyeti'ne akıl verme, boyunduruk seçme önerisinde bulunmadan önce, Abhazya Cumhuriyetinin tanıtımı ve haklarının savunulup korunması için yıllarca yoğun çabada bulunan diaspora örgütlerinden görüş almış olsaydınız Türkiye'de yaşayan Kuzey Kafkas Diasporasını bu derece üzmemiş ve rencide etmemiş olurdunuz. Abhazya ve diğer Kafkas Cumhuriyetleri için yoğun çaba sarfeden diasporadaki örgütlü yapıların, gerek uluslararası kuruluşlara, gerek bulundukları ülkelerin devlet ve yönetimlerine, gerek sivil toplum kuruluşlarına sundukları rapor, inceleme ve dökümanların başlıklarını ve özetlerini okumuş olsaydınız yazınızda belirttiğiniz görüş ve yorumlara sahip olmayacaktınız.  ABHAZYA TARİHİN ÇEŞİTLİ DÖNEMLERİNDE İSTİLACI GÜÇLER TARAFINDAN SALDIRIYA UĞRADIYSA DA, DAİMA BAĞIMSIZ KALMA MÜCADELESİ VERMIŞ ONURLU BİR TARİHE SAHİPTİR. Abhazya özgürlüğü ve bağımsızlığı uğruna tarih boyunca direnmiş, bu uğurda ağır bedeller ödemiş, nüfusunun çoğunluğunu katliamlara ve sürgünlere kurban vermiştir. Bunda da en büyük rolü sizin boyunduruğunu önerdiğiniz emperyal güçler oynamıştır. Abhazya Sovyetler Birliği'nin kuruluşunda Gürcistan ile eşit statüye sahip kurucu bir devletti. Abhazya'nın bu statüsü, 1931 yılında Stalin(Gürcü olması sebebi ile) tarafından düşürülerek Gürcistan’a özerk bir cumhuriyet olarak bağlanmıştır. 1931 yılından 1991 yılına kadarki dönemde Abhazya ve Gürcistan'ın idari yapıları SSCB'ne bağlı idi. Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'nin dağılması sürecinde Birliğin Kuruluş anlaşmasından ve kendi anayasasından doğan hak ve yetkilerini kullanarak, Gürcistan’ın bağımsızlığını ilan etmesinin hemen akabinde aynı kuruluş anlaşmasında ve kendi anayasasında aynı hak ve yetkilere sahip olan Abhazya Cumhuriyeti'de 23 Temmuz 1992’de egemenliğini ilan etmiş ve kendisine bağımsız devlet statüsü veren 1925 Anayasası’na geri dönerek, bağımsızlık yolunda ilk adımını atmıştır. Ancak 14 Ağustos 1992 tarihinde Gürcistan’ın silahlı birlikleri Abhazya’ya saldırarak, Gal, Oçamçira, Sohum ve Gagra kentlerini işgal etmesi sonucu Abhazlar direnişe geçmiş, Abhazlar ile birlikte bu ülkede yaşayan Ruslar, Türkler, Ermeniler, Rumlar, Kazaklar ve Gürcüler ile Megrellerin bir kısmı bu direnişe katılmıştır. Savaş 1 yıl sürmüş, bu süreçte Kuzeydeki kardeş cumhuriyetlerden; Adıgey, Kabardey, Çeçen, Oset, Dağıstan ve Türkiye Diasporası bu savaşta Abhazya’nın yanında yer alarak destek vermiştir. Abhazya, 30 Eylül 1993 yılında topraklarını işgale kalkışan Gürcistan'a karşı kazandığı zaferle özgürlüğüne ve bağımsızlığına kavuşmuştur. Abhazya Halkı bu savaş ve direniş sonrasında yapılan referandum ve seçimlerde tercihini bağımsızlıktan yana kullanarak bağımsızlıklarını ilan etmişlerdir. Bugün Abhazya Cumhuriyeti Birleşmiş Milletlere Üye 6 Ülke tarafından tanınmış BAĞIMSIZ bir Cumhuriyettir. Böyle bir bağımsızlık savaşında, bir halkın ve devletin kendisini destekleyen devletler ve diasporanın yaşadığı ülkelerle zaman zaman birlikte hareket etmesi bu ilişkilerin en doğal sonucudur. Bu durum Abhazya'nın bu devletlerin ya da başka devletlerin hegemonyasını kabullenmesi anlamını asla taşımaz.  Abhazya Cumhuriyetini ilk tanıyan ülkenin Rusya olması, ekonomik, sosyal ve toplumsal ilişkiler anlamında tam destek vermesi, Abhazya'nın Rusya’nın hegomanyasını kabul edip, Rus Emperyalizmine teslim olması anlamına gelmeyeceği, diğer ülkelerle ilişkilerinin Rusya yoluyla ve Rusya üzerinden yürütülmesinin de Devletler Hukukunun “ En Fazla Tercihe Mazhar Ülke “ ilkesi kapsamında değerlendirilmesi gereken bir konumdur. Bu kısa bilgilendirme kapsamında; yazdığınız yazıdaki yorum ve düşüncelerinizi bu bilgiler ışığında yeniden değerlendirmenizi umuyor, sizi köşenizde Türkiye'de yaşayan ve davamıza sahip çıkan tüm Kuzey Kafkasya diasporasından özür dilemeye davet ediyoruz. KAFKAS DERNEKLERİ FEDERASYONU   Star Gazetesi Köşe Yazarı Hakan Albayrak'ın bahse konu yazısı aşağıdaki gibidir.p> Rusya Ukrayna’yı parçalıyor, Kırım’ı yutuyor. ABD ve Avrupa Birliği çaresiz. İyi bir şey mi bu? Hiç değil. “Rusya kazanıyor, ABD kaybediyor, emperyalizm geriliyor” diye sevinenler yanlış yolda. ABD, bölgemizde istediği kadar askerî üssü olsun, Atlantik’in ötesinde bir güçtür. Gelir, gider. Rusya ise 500 senedir burnumuzun dibinde. İkisi de emperyalist; fakat Rus emperyalizmini aşmak, Amerikan emperyalizmini aşmaktan daha zor. Tatarların neredeyse kökünü kuruttu Ruslar. Kuzey Kafkasya’yı tamamen yuttular ve bu topraklarda yaşayan halkları büyük ölçüde özlerinden kopardılar. Orta Asya 100 sene Rus ve Sovyet bayrağı altında kaldı ve bugün hâlâ Rusların nüfuz alanı. Öte yandan; Polonya, Rus emperyalizmi yüzünden 200 seneliğine tarih sahnesinden silindi. Ukrayna, Gürcistan kötürüm kaldı. Ermenistan, Rusya’nın şahsiyetsiz bir piyonu olmayı marifet sayacak kadar sefil. Rusya’dan güya kopup Avrupa Birliği’ne katılan Baltık ülkeleri de, Örovizyon şarkı yarışmalarında verdikleri oylarla, kendilerini onca zaman esir eden Rusya’ya muhabbetlerini bildirip duruyorlar! Türkî veya Çerkez topluluklarındaki Ruslaşmayla kıyaslanabilecek bir Amerikalılaşma ABD’nin nüfuz alanındaki ülkelerin hiçbirinde gerçekleşmemiştir. Mini minnacık Panama ve Porto Riko’yu saymazsanız, ABD’nin yutup da hazmettiği bir memleket de yoktur. Bir zamanlar tepeden tırnağa Amerikan kontrolünde olan Küba ve İran, yine Küba ve İran. İkinci Cihan Harbi sonrasında uğradığı Amerikan işgaline rağmen Almanya yine Almanya. Türkiye’miz de ABD’nin dillere destan nüfuzunu aşarak kendini Türkiye olarak gerçekleştirebildi. Dünün “CIA Kürtleri” bile ABD’den bağımsız bir siyaset izleme iradesini ortaya koyabiliyorlar. Suudi Arabistan ve Körfez’deki diğer zengin Arap ülkeleri mi? Sınırlarının güvenliğinden emin oldukları anda onlar dahî ABD’nin yörüngesinden çıkarlar. Ülkemizin Rusya ile iyi ilişkiler geliştirmesinden memnuniyet duymakla beraber, Rusya’nın genişlemesini ve gücüne güç katmasını asla memnuniyetle karşılamamalıyız. Abhazya’nın bağımsızlığını tanıyor diye de Rusya’ya prim vermemeliyiz. Rusya içinde özerk bir Kırım olacağına Ukrayna içinde statüsüz bir Kırım olsun, daha iyi. Abhazya, bütün nefes borularına Rusya’nın hakim olduğu bir bağımsızlık iddiasında bulunacağına “de facto” bağımsızlık anlamına gelebilecek olan bir özerklik statüsüyle Gürcistan sınırları içinde yer alsın, daha iyi. Aynı şey Güney Osetya için de geçerli. Ukraynalılar Tatarlara veya Gürcüler Abhazlara yahut Osetlere bir fenalık yapmaya kalktıklarında, bunun önüne geçmek, hiç şüphesiz, Rusların fenalıklarını engellemeye kıyasla çok daha kolay olacaktır. Başta Çeçenler olmak üzere diğer Kuzey Kafkasya halklarının Rus bayrağı altında maruz kaldıkları açık ve gizli zulümler, öte yandan Orta Asya’daki Türk devletleri üzerindeki muazzam Rus nüfuzu ortada iken, kardeşlerimizin özgürlük içinde yeniden doğuşu için Rusya’nın güç ve mevzi kaybetmesini dileyeceğimiz yerde “Yaşasın! Rusya yeni mevziler kazanıyor, gücüne güç katıyor!” diye sevinmemiz olacak şey değil. Bu işin asıl kaybedeni ne ABD ne de Avrupa Birliği; biziz! Ukrayna’yı Rusya’nın insafına terk etmeyi içimize sindirmek şöyle dursun, Ermenistan’ı Rusya’nın esaretinden kurtarma yollarına bile kafa yormamız lazım. Tekrar ediyorum: Türkiye’nin Rusya ile iyi ilişkiler geliştirmesinden memnunum. Hem milli menfaatler hem de Orta Asya’daki Rus nüfuzunu (kısmen de Çin nüfuzunu) bir miktar kırmak adına, Türkiye’nin Şanghay ittifakına dahil olmasını da arzu ediyorum. Gerçekçi siyasetin gerekleridir bunlar. Çok yönlü, çok kutuplu, çok alternatifli dış siyaset ve iktisadi -hatta askerî- angajmanlar, muayyen bir güç odağının altında ezilmemek için elzemdir elbette. Onun için, ABD ile ‘kader birliği’ etmeye nasıl karşıysak, Rusya ile ‘kader birliği’ etmeye de öyle karşı olmamız gerekir. Hatta Rusya konusundaki hassasiyetimiz, başta coğrafi sebeplerle, daha fazla olmalı. Rusya (ve Çin), başka ülkelerle ve halklarla beraber yol yürüme geleneğine sahip değil maalesef. Sizi binbir vaatle kandırarak kendisiyle beraber yürümeye ikna eder ve sonra yolun bir yerinde dehşetle fark edersiniz ki Rusya’nın bir parçası olmuşsunuz. Avrasyacılık denilen tezgâh da bunun için kuruldu işte. Kırım/Ukrayna meselesinde şövalye gibi öne çıkarak Rusya’nın karşısına dikilebilecek durumda değiliz. Avrupa Birliği’nin eli de zayıf görünüyor. Bakalım ABD ne yapabilecek. Bir şeyler yapabilirse iyi olur. Hakan Albayrak http://haber.stargazete.com/yazar/avrasyacilik-bize-yar-olmaz/yazi-872074p>  nanKaffed

Rusya Ve Diasporadaki Genç Çerkesler Forumu

RUSYA VE DİASPORADAKİ GENÇ ÇERKESLER FORUMUp> Türkiye (KAFFED) temsilcileri; Mahmut Duman, Caner Karataş, Kanşav Dinçer, Janberk Akçay, Gökhan Tokmak. Katılımcı ülkeler; Türkiye, Amerika, Almanya, Ürdün, Suriye, Filistin, İsrail, Abhazya, Adigey Cumhuriyeti 20 Nisan Pazar günü 13,00 Vladikavkaz uçağıyla temsilci grup Türkiye'den ayrılmış Vladikavkaz üzerinden Nalçik'e ulaşmıştır. İlk gün kısa bir tanışma yemeğinin ardından otele yerleşilip o gün başka bir program yapılmamıştır. 21 Nisan günü Kabardey-Balkar Devlet Üniversitesi'nde neredeyse gün boyu toplantılar olmuş öncelikle tüm katılımcılar ile birlikte açılış konuşmalarının yapıldığı, üniversite yetkililerinin özel misafirlerin ve katılımcıların tanıtıldığı bir konferans yapılmış akabinde katılımcılar 3 erli gruplara ayrılmış ve eş zamanlı 3 toplantı yapılmış bu toplantılarda 3 ana başlık ele alınmıştır. Bunlar; Xabze ve Dil, Günümüz Rusya ve diasporadaki Çerkesler ve geleneksel Çerkes kültürünün korunması ve tanıtılması. Bu toplantıların ardından akşam yemeği ve yine tüm katılımcıların bir araya geldiği "Günümüz Dünyasında Gençler ve Gelenekler" adlı konferans düzenlenmiş, sonrasında üniversitedeki müzik ve dans gruplarının kısa dinletileri ve gösterileri yemek boyunca yer almıştır. Bu dinletileri sunan grupların içerisinde Türkiye'den Üniversite Eğitimi için Nalçik’te bulunan gençlerin kurmuş oldukları müzik grubunun da yer alması Türkiye heyetini ayrıca sevindirmiştir. 22 Nisan Salı günü Kabardey köyü  ШЭГЭM(ŞEGEM)'e gezi düzenlenmiş orada eğitim dilinin Kabardeyce olduğu okul ve spor okulu ziyaret edilip, öretmen ve öğrencilerle sohbet edilmiştir. Bu ziyarette öğrencilerin aldığı dil ve tarih eğitimi hakkında gözlem yapma şansı doğmuştur. Akşam üniversitede, üniversiteye bağlı dans ve müzik ekipleri sahne aldı, konser sırasında yine öğrenciler tarafından misafirlere geleneksel Çerkes peynirleri ikram edildi, programın sonlanmasıyla organizasyonun Kabardey-Balkar Cumhuriyeti ayağı tamamlanmış oldu, hazırlıkların ardından, Krasnodar bölgesine doğru yola çıkıldı. Yaklaşık 12 saatlik yolculuğun ardından Soçi üzerinden bir Şapsığ köyü olan ШЭХЭПС (ŞEXEPS)'e varıldı. Burada geçirilen kısa sürenin ardından Şapsığ bölgesinde bulunan çeşitli anıtlar, tarihi yerler ve ilkokul ziyaret edildi. Yine aynı bölgede bir restoranda yenen öğle yemeğinin ardından Soçi'de olimpiyat tesisleri ve müsabakaların gerçekleştirildiği kapalı spor salonları kısaca ziyaret edildi. Aynı akşam Abhazya'ya oradan da başkent COXУM (SOHUM)'a otele geçildi. 24 Nisan Perşembe günü Abhazya Devlet Üniversitesi'ne konferansa gidildi ve yolda şehir merkezinde bulunan savaşta hayatlarını kaybedenlerin anıtında saygı duruşunda bulunuldu. Üniversite girişinde yine Abhaz öğrenci ve öğretmenler tarafından hoş karşılama yapıldı, katılımcılara hediyeler verildi. Konferansta Abhazya'nın yakın tarihi, Abhaz-Gürcü Savaşı ve sonuçları, Abhaz-Adige halklarının geçmişten gelen kardeşliğine değinildi ve Abhaz-Gürcü Savaşıyla ilgili slayt gösterisi sunuldu. Konferansın ardından yine bir Abhazya sahil kenti olan Naviafon şehrine geçilip orada muhteşem Naviafon Mağaraları gezildi ardından uzun bir tırmanışın ardından Anakopia Kalesi gezildi. Bu mağara ve kale gezileri esnasında katılımcı ülkelerin kendi aralarında seçtikleri birer temsilci, gruplarından ayrı olarak Abhazya Devlet Başkanı ile görüşmeye davet edildi. Türkiye heyetini temsilen Meremuko Mahmut Duman bu davete katıldı. Akşam tertip edilen muhteşem ziyafetin ardından Sohum'a otele dönüldü. 25 Nisan günü öğleye kadar Üniversitede gerçekleştirilen ve aynı konuları içeren sonunda katılımcı temsilcilerinin ve Kabardey-Balkar Üniversitesi yetkililerinin teşekkür ve iyi dilek konuşmalarının ardından konferans sona erdi. Katılımcılar buradan Abhaz köy gezisiyle programa devam ederken Türkiye heyeti olarak programın bundan sonraki aşamasına katılamayıp Soçi Adler Havaalanından 0.30 İstanbul uçağıyla dönüş yaptı.  nanKaffed

Kaffed’den Kartal Belediye Başkanına Ziyaret

Başkan Öz’e Kafkas Dernekleri Federasyonu'ndan Ziyaretp> Kafkas Dernekleri Federasyon Başkanı Yaşar Aslankaya ve Beraberindeki yönetim kurulu üyeleri Kartal’da halkın güvenini kazanarak 2. Kez Belediye Başkanı seçilen Op. Dr. Altınok Öz’ü makamında ziyaret ederek tebrik edip başarı dilediler.   Kartal Belediye Başkanı Op. Dr. Altınok Öz’ü, Kafkas Dernekleri Federasyon Başkanı Yaşar Aslankaya ve yönetim kurulu üyeleri. Ünal Uluçay, Osman Güdü, Recami Bursa, Mesut Akman, Havva Karadaş, Nuray Yağan, Osman Kılıç, Sezai Babakuş, Fırat Soyupak, Ali Can, Emrullah Kap ve Kamil Şirinel makamında ziyaret etti. Kartal’da halkın güvenini kazanarak 2. Kez Belediye Başkanı seçilen Op. Dr. Altınok Öz’ü başarısından ve seçilmesinden dolayı tebrik ederek kutlayan, Başkan Yaşar Aslankaya ve yönetim kurulu üyeleri Kartal’da yapmış olduğu çalışmalar Kafkas derneklerine gösterdiği yakın ilgi verdiği destek ve kültürel etkinlikler için teşekkür edip yeni dönemde de kendisine başarılar dilediler.   Kafkas Dernekleri Federasyon Başkanı Yaşar Aslankaya Abhazya’dan Uluslararası Abhaz-Adige Gençlik Birliği Başkanı Astanur Logua’nın gönderdiği tebrik mesajını Başkan Öz’e sundu. Astanur Logua Mesajında, Uluslararası Abhaz-Adige Gençlik Birliği olarak tekrar Belediye Başkanı seçilmenizi kutlar, devam ettiğiniz görevde başarılarınızın devamını dileriz. Önceki Başkanlık döneminizde gercekleşen, Sohum Belediyesi ile kardeş belediyelik girişimleri, karşılıklı ziyaretlerin gerçekleşmesi, İlçenize sürgün Anıtı’nın dikilmesi ve Kartal Abhaz kültür günleri gibi çalışmalarınız bizleri oldukça memnun etmiştir. Bu tür güzel çalışmalarınızın ve Kafkas halkları ile olan diyalogunuzun artarak devam etmesini temenni ediyoruz. Saygılarımızla dedi. Yapılan ziyaretten çok mutlu olduğunu dile getiren Kartal Belediye Başkanı Op. Dr. Altınok Öz,  Uluslararası Abhaz-Adige Gençlik Birliği Başkanı Astanur Logua’nın gönderdiği tebrik mesajı için teşekkür ederek. Hemşeri derneklerini çok önemsediklerini, ilçemizdeki hemşeri derneklerine bundan önce olduğu gibi bundan sonrada destek olmaya devam edeceklerini belirterek. Türkiye’nin mozaiğini yansıtan derneklerimize kültürlerin kaynaşması için kendi kültürlerini sergilemeleri için kültür merkezlerimizi ve meydanlarımızı açmaya devam edeceğiz desteğimiz sürecek diyerek. Ziyaretlerinden dolayı çok mutlu olduğunu belirtip teşekkür etti.  nanKaffed

Adana Çerkes Derneği Adıge Bayrak Günü Kutlamaları

Adana Çerkes Derneği'nin organize ettiği 25 Nisan adige bayrak günü büyük ilgi gördü.Derneğin önünde başlayan konvoy real alışveriş merkezi önünde verilen düğün molasından sonra bayraklarla süslenmiş araçlar tekrar konvoy oluşturarak derneğe geldiler. Dernek önünden hareket edilirken minikler ekibi nelkhut oyuncuları konvoyu alkışlarla uğurladı.  nanKaffed

Adıge Bayrak Günü Anavatanda Törenlerle Kutlandı

Bayrak Günü Cumhurbaşkanın, Başbakanın, bakanların , Sivil Toplum Kuruluşlarının ve halkın katılımıyla gerçekleştirildi. Parktan yürüyüşe başlayan kortej Lenin meydanına kadar yürüdü. Cumhurbaşkanının yaptığı konuşmayla başlayan kutlamalar Adıge khase başkanının konuşmasıyla devam etti. Değişik sanatçıların şarkı söylediği, dans gösterilerinin ve küçük bir tiyatro oyununun da sergilendiği kutlamalar yapılan Adıge djegle sona erdi. Fotograflar: Hut Fatos Özbaş {gallery}/haber/kafkasya/2014/bayrak_gunu{/gallery}nanKaffed

Samsun Çerkes Derneği Geleneksel Kafkasya Gecesi

Bilet fiyatları üyelerimize 15 TL olup, üyelerimizin tükenmeden biletlerini almak için 0541 381 35 56 nolu telefondan Nesren Şamil Kanşat'a ulaşmalarını rica ederiz . Öte yandan diğer hemşehrilerimiz ise biletlerini 20 TL karşılığında p> *Öztiryaki Kuruyemiş (Çiftlik-Hatay S.O.S bitişiği) *Gemi Kafe (Çiftlik -Süleymaniye Geçidi)  *Black-White Kafe (Çiftlik -AKbank gazi sahnesi arası) *Violet Kafe (Atakum Çalık Yedaş arkası ) *Aycanlar Termikel Bayii (Çarşamba Değirmen Başı )  NEF Aydınlatma & Enerji (Bafra ) adreslerinden biletlerini temin edebilirler .nanKaffed

Kayseri Kafkas Derneği 2014 Yılı 2. “Kültür Gecesi”ni Düzenledi

Kayseri Kafkas Derneği tarafından 19 Nisan 2014 tarihinde Kayseri Kadir Has Kültür Merkezi'nde 2014 yılının ikinci "Kültür Gecesi" düzenlendi. p> Gece Kayseri Kafkas Derneği Başkanı Mutlu Akkaya’nın konuşması ile başladı. Başkan konuşmasında Kayseri Derneği çalışmaları hakkında bilgiler verdi. Dernek başkanı 21 Mayıs ve önemi, Suriyelilere yardım komisyonu faaliyetleri gibi konularda bilgiler sunduktan sonra, katılımcılardan KAFFED Suriye kriz masası SMS yardım hattına SMS atılması ricasında bulundu. Dernek başkanının konuşmasının ardından bölge büyüklerinden Kuşha Fikri Özden anadilde gecenin güzel geçmesi temennilerinde bulundu.  Kültür gecesinde Kayseri Derneği dans topluluğu Aşemez, Minikler Dans topluluğu Psıne, Jıle tiyatro grubu ve Maze müzik grupları sahne aldı. Özellikle Psıne izleyiciler arasında büyük coşku ve memnuniyet yarattı. Salonu doldurmuş olan seyirciler geceyi son dakikasına kadar büyük bir ilgi ile takip ettiler. Gecenin bitiminin ardından özellikle gençler salonun kapatılmasına kadar düğün yaptılar.  nanKaffed

Adıge Bayrağı Günü Kutlu Olsun

Adige Bayrağı Günü Адыгэ Ныпым И Маф 25 Nisan tarihi, Adigey Cumhuriyeti Adige Xase’nin 2010 yılı Mart ayında gerçekleştirdiği toplantı ile “Adige Bayrağı Günü - Адыгэ Ныпым И Маф” olarak ilan edildi. 2010 yılından bu yana özellikle vatan cumhuriyetleri başta olmak üzere tüm diasporada coşkuyla kutluyoruz. Tüm halkımızın Adıge Bayrağı Günü kutlu olsun. Kafkas Dernekleri FederasyonunanKaffed

Kaffed’den TGC’ye Ziyaret

Kaffed'in TGC'ye ziyareti haberi Türkiye Gazeteciler Cemiyeti gazetesinde yer aldı.nanKaffed

Adana Çerkes Kültür Derneği 23 Nisan’da Resim Sergisi Açtı

Adana Çerkes kültür dernegi 23 Nisan ulusal egemenlik ve Çocuk bayramında Resim sergisi açtı. Türkiyede ilk ve tek olan Adana Kafkas Anaokulu nun ögrencilerinin dönem içerisinde yaptıkları resimlerin sergilendigi sergiye veliler ve adanalı hemşerilerimiz yogun ilgi gösterdi.Ayrıca Adana Dernegi başkanımız 23 nisan dolayısı ile başkanlık koltuğunu Çocuklara bir günlügüne devretti.Ayrıcs ziyaret etmek isteyenler için sergi haftasonuna kadar ziyaretçilere açık olacaktır.p> nanKaffed