Sakarya Derneği, Büyükşehir Belediye Başkanı’nı Ziyaret Etti

Sakarya Kafkas Kültür Derneği olarak Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Zeki Toçoğlu'na hayırlı olsun ziyaretinde bulunduk. Sayın Toçoğlu Derneğimizin faaliyetlerini takip ettiğini, beğendiğini ileterek kültür derneklerinin Sakarya'ya değer kattığını, desteklerinin devam edeceğini, her zaman yanımızda olduğunu ve bizimle ilgili ileriye dönük projeleri olduğunu tarafımıza söyledi. Sakarya Kafkas Kültür Derneği olarak Sayın TOÇOĞLU'na teşekkürlerimizi ilettik.nanKaffed

Kaffed Abhazya Çalışma Grubu Sakarya’da Olağan Toplantısını Yaptı

Kaffed Kaffed Abhazya Çalışma Grubu Sakaryada Olağan Toplantısını yaptı. Çalışma Grubu Sakarya Kafkas Kültür Derneğinde toplandı. Toplantıya İç anadolu temsilcileri cenaze dolayısıyla katılamadı. Toplantıda devam etmekde olan projeler değerlendirildi, 2014 - 2015 yılında yapılacak olan projeler takvime bağlanarak sorumluları tayin edildi. 7 saat süren toplantı Kafkas mutfağının lezzetli yemekleriyle, hoş sohbetle son buldu... nanKaffed

Bursa Çerkes Kültür Derneğinde Tizefes Akşamı

Bursa Çerkes Kültür Derneğinde Tizefes akşamları değişik konu ve konuklarla devam ediyor. Dernek bu ay, yazar şair ressam heykeltraş Çetav Mustafa Avdaş' ın hayatı ve eserlerini konu aldı. Sıcak bir sohbet ortamında geçen Tizefes akşamında dil, tarih, sanat, edebiyat tartışıldı, çok yönlü sanatçı kişiliğiyle Çetav Mustafa Avdaş' ın düşünceleri, Çerkes toplumuna katkıları ve eserlerinin ortaya çıkış süreci konuşuldu. nanKaffed

Gaziantep Çerkes Derneği Üyeleri, Sanko Kültür Ve Sanat Galerisinde Resim Sergisine Katıldı

Sanko Kültür ve Sanat Galerisi, Nilgün Ayşecik Çevik Resim sergisi. Gaziantep Sanko Kültür ve Sanat Galerisi Resim sergisinde, muhteşem Resimleri ile Gaziantep halkını büyüleyen Değerli Resim sanatçımız Nilgün Ayşecik Çevik Hanım'a yürekten teşekkür ederiz. Gaziantep Çerkes Derneği üyeleri, Sanko Kültür ve Sanat Galerisinde resim sergisine katılmış ve akabinde Düğün yapılmıştır. nanKaffed

Gaziantep Çerkes Derneğinin Tabiat Ormanı Ağaç Dikme Etkinliği Gerçekleşti

Gaziantep Çerkes Derneğinin Tabiat Ormanı Ağaç Dikme Etkinliği gerçekleşti. Katılımcı Listesi nanKaffed

Adana Çerkes Kültür Derneği Ve Mersin Kafkas Kültür Derneği Birlikte Kaynaşma Pikniği Düzenledi

Adana Çerkes Kültür Derneği ve Mersin Mafkas Kültür Derneği birlikte kaynaşma pikniği düzenledi. Tarsus'da bulunan Berdan Barajı mesire alanında buluşan Mersin ve Adana dernekleri güzel bir birliktelik oluşturdu. Pikniğe Kahramanmaraş Dernegi gençlik komisyonu üyeleri de katıldı. Piknik gençlerin coşkulu düğünü ile son buldu. nanKaffed

Vefat ve Başsağlığı – Mehmet Salih Özkan

Yozgat Çekerek Çayırözü Köyünden Liy Mehmet Salih Özkan (KAFFED eski koordinatörü Cumhur Bal'ın Kayınbiraderi) vefat etmiştir. Cenazesi yarın 06.04.2014 öğle namazını müteakiben Karşıyaka mezalığında defnedilecektir.   Merhuma Allahtan rahmet, ailesine ve yakınlarına sabırlar dileriz. KAFKAS DERNEKLERİ FEDERASYONUnanKaffed

Ne Yapmalı-3

Çok parçalı olan Çerkes sorunu, sadece Rusya ve Çerkesler arasındaki bir sorun değildir. Öncelikli onların olmakla beraber aynı zamanda uluslararası bir sorundur.  Hem bir tarafında uluslararası bir güç Rusya olduğu hem de Çerkesler Diasporada çeşitli ülkelere dağıldığı için bu böyledir. Zaten küresel dünyada uluslararası güçlerin karışmadıkları hiçbir sorun yoktur. Hele Kafkasya gibi son zamanlarda uluslararası güçlerin kozlarını paylaşmaya çalıştığı bir coğrafyada, Çerkes sorununun, ana mecrasından uzaklaştırılıp emperyal güçlerin bilek güreşine dönüştürülme olasılığı yüksektir. Öte yandan Çerkes sorunu halklar arası ve etnisiteler arası bir sorundur da. Tarihi Çerkes topraklarının üzerinde yaşayan halklara baktığımızda bunu hemen görürüz.  Kabardey-Balkar ya da Karaçay- Çerkes’deki sorun, Balkar ya da Karaçaylardan, diğer bölgelerde ise Kazaklardan, hatta Ermenilerden ayrı düşünülemez. Hem nüfus olarak bu böyledir hem de o halkların arkasındaki güçler olarak.  Diasporada, bulunduğumuz yerde onların olmaması, onların hiç olmadığı anlamına gelmez. Sorunun olduğu yerde bizatihi onlar da vardır. Parçası, olduğumuz bir soruna doğru çözümler önerebilmek için aynı zamanda dışından bir perspektifle soruna bakmak gerekir.  Sorunu daha iyi anlayıp çözümleyebilmek, yanlış stratejiler oluşturmamak için sorunu bir bütün olarak görmek şarttır. Parçaya bakarken bütünü göz ardı etmek ya da tersi, çok yanlış sonuçlara ulaştırır bizi. Çerkes sorunu sadece bir “devlet ya da ulus oluşturma”* sorunu değildir. Devlet ya da ulus sorunu siyasi bir projedir. Bir siyasi projenin gerçekleşmesi için de onun üzerinde hayat bulacağı bir alanın bulunması gerekir.  Bizim özelimiz de ise bu alan Çerkeslerin sürgün edilmeden önce üzerinde yaşadıkları coğrafyadır. Ancak bu topraklarda bugün başka halklar yaşamaktadır. Dolaysıyla Çerkes sorunu,   çözümü belirsiz bir zamana öteleyen, nesnel temellerden yoksun bu kabil hayali önermelere indirgenemeyecek kadar ciddi  ve ivedi bir sorundur.  Oysa,  her şeyi düz bir mantıkla, sadece devlet sorunu olarak gördüğünüz zaman ileride devleti ya da ulusu oluşturacak bir halk da kalmayacaktır. Çünkü milli kimlikler değişkendir, aynı şekilde kalamaz. Bir etnik kimliğin, bir etnisitenin ayakta kalabilmesi için önce etnisiteyi oluşturan değerlerin çözülmeden ayakta kalması gerekir. Bir etnik kimliği diğer kimliklerden ayıran üç temel öğe: soy, dil ve kültürdür. ** Çerkeslerde bu üç öğenin de hızla bir çözülme süreci içerisinde olduğu düşünülürse ne demek istediğimiz daha iyi anlaşılacaktır. Çerkes toplumu sürgünle büyük bir kültürel kırılma, kültürel kopuş yaşamıştır. Bence bu kültürel kırılma sürgünün en kalıcı ve acı sonucudur.  Normal gelişen kültürel değişimlerle ani travmalarla oluşan değişimler ister istemez çok farklıdır. Çerkes toplumu hem sürüldüğü yerde hem de kendi anavatanında,  kendisinden çok daha farklı bir kültürle karşılaşarak adeta bir kültürel çöküş yaşamıştır. İşin acıklı yanı, Çerkeslerin hem gittikleri hem kaldıkları topraklar bir süre sonra büyük altüst oluşlar yaşadığından Çerkesler ikinci bir travmayla daha karşılaşmışlardır. Özellikle bu travmanın anavatan için daha köklü olduğunu düşünüyorum. Çünkü orada çarlık rejiminin bir iç savaş sonucu yıkılmasıyla yerine gelen sosyalist sistem her yönüyle eskisinden tam bir kopuştur. Bu kopuş, üretim ilişkisi bağlamında olduğu kadar kültürel olarak da öyledir. Yeni gelen, kendisini, eskiye dair ne varsa yıkmakla mükellef gördüğü için ilk saldırdığı şeylerden biri de eski kültürel yapı olmuştur. O, yeni oluşan üretim biçimine uygun bir kültür oluşturmak iddiasındadır. Bunu gerçekleştirip gerçekleştirememesi ayrı bir tartışma konusudur, ama en azından var olanı yıktığı kesindir. Her kültürel yapı bir yaşam biçimi içinde şekillenir. Bunu da belirleyen üretimin biçimidir.  Sovyetler Birliği’nde kendi kültürünü oluşturacak bir işçi sınıfının olmaması sistemi baştan ölü doğurmuştur. Vekaleten yapılan devrim vekaleten yıkılmıştır. Ama sonuçta kültürel ve moral değerleri açısından oldukça sorunlu bir toplum ortada bırakarak çekilmiştir. Bu sorunlu yapı Çerkes sorununun çözümünde de önemli bir handikaptır. Bir soruna bakışımız aslında biraz da yaşama bakışımızla ilgilidir. Sorunlara olabilirlik, gerçekleştirilebilirlik bakımından değil de özlemlerimiz ve isteklerimiz doğrultusundan bakıp öyle çözümler üretmek, kendimizi kandırmaktan başka bir şey değildir. Eğer soruna sadece soy- sop birlikteliği yönünden bakıp da, kültürel öğeleri bir kenara koyarsak, kısa sürede çözümsüzlüğe saplanırız.  Bu bakış açısı, zaten ,etnik kimliği ve etniseyi oluşturan ögelerden bihaber  olmak demektir.  Kültür buzdolabında saklanıp koruncak bir değer değildir. Onun değişkenliği yaşam içerisinde her gün kendini yeniden üreterek olur. Bu ise diasporada kolay başarılamaz. Anavatanda yaşayanlarla, küçük, zayıf da olsa oradaki devlet imkanlarıyla olur. Eğer bir etnik kimlik süreç içerisinde bir diğer etnik kimlikle iç içe geçerse milli kimliğin yeniden tanımlanması kaçınılmazdır. Bunun için kimliğimizi değişen zamanın ruhuna uygun olarak yeniden tanımlayıp daha geniş bir halkayla yola devam etmek gerekir. Devam edecek *Bu konuya ileride değinilecektir. ** Steve Fenton ( Etnise ,ırkçılık, sınıf ve kültür; 8. 12.  14. 34. Sayfalar)nanAdnan Özveri

Vefat ve Başsağlığı – Zülihan Hanım

Vefat ve Başsağlığı Kahramanmaraş Karaahmet köyünden merhum Balkar Arif Uysal'ın eşi, Oktay ve Ahmet Uysal'ın anneleri ve Kahramanmaraş Dernek Başkanı Lisan Alkış'ın kayınvalidesi Zülihan hanım vefat etmiştir. Cenazesi yarın (03/04/2014 perşembe) öğle namazından sonra Karaahmet köyünde kaldırılacaktır. dernek hareket saati 10.30'dur. Merhumeye Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı dileriz. KAFKAS DERNEKLERİ FEDERASYONUnanKaffed

Vefat ve Başsağlığı – Recep Ermiş

Balıkesir Adıge-Çerkes Kültür Derneğinde geçmiş dönemler de başkanlık yapmış olan üyemiz, Yahya Ermiş'in babası Recep Ermiş vefat etmiştir. Cenazesi 02.04.2014 çarşamba günü öğle namazında Gökçeyazı Köyü Çerkes Cami'sin de defnedilecektir. Merhuma Allahtan rahmet, ailesine ve yakınlarına sabırlar dileriz. KAFKAS DERNEKLERİ FEDERASYONUnanKaffed