Federasyonumuz (KAFFED) pandemi koşulları nedeniyle 157. Yılında 21 Mayıs Çerkes Soykırımı ve Sürgününü sınırlı katılımlı kamusal etkinlikler ve çevrimiçi programlar ile andı. Anma etkinlikleri kapsamında KAFFED, İstanbul Büyükşehir Belediyesi desteğiyle bir sergi açtı. “Çerkes Sürgün İkonografisi ve Fotoğraf Sergisi” Taksim Metrosu Gezi Parkı girişinde 28 Mayıs’a kadar görülebilecek. Sergide sanatçılar Mahmut Koçer, Faruk Kutlu, Ferit Domaniç ve Fatih Ersem’e ait eserler yer alıyor. Serginin açılışını KAFFED Başkanı Yıldız Şekerci yaptı. Şekerci açılış konuşmasında soykırım ve sürgünün tarihsel sürecini aktardıktan sonra; “İntikam değil adalet istiyoruz. Geçmişimizi unutmamalıyız. Geçmişi unutmadan barışçıl bir şekilde geleceği tasarlamak gerekiyor. Çerkes halkının haklarını ve çıkarlarını gözeterek tüm taraflar ile karşılıklı saygıya dayalı, yapıcı diyalog yürütülmesi gerekmektedir. Bölgemizde acı örneklerini gördüğümüz çatışmacı politikaların da farkında olarak dikkatli bir şekilde hareket etmek zorundayız” dedi. Açılışa, CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Fethi Açıkel ile Emek Partisi Genel Başkanı Ercüment Akdeniz ve İstanbul İl Başkanı Sema Barbaros,İstanbul’da faaliyet gösteren derneklerimizin temsilcileri katıldı. Sergiden sonra İstanbul Kartal’da Dragos Su Sporları İskelesi yanında bulunan ve heykeltraş Arslan Gualgoshe tarafından yapılan ‘Hayat Ağacı’ isimli sürgün anıtının önünde bir anma gerçekleştirildi. Kartal Belediyesi ve Kafkas Dernekleri Federasyonu’nun birlikte düzenlediği anma etkinliğine; Kartal Belediye Başkan Yardımcısı Adem Uçar ile İstanbul’da bulunan Derneklerimizin üyeleri katıldı. Hayat Ağacı anıtına çelenk sunularak kırmızı karanfil bırakıldı. {gallery}/haber/federasyon/2021/210521_Taksim_Metro{/gallery} KEFKEN PROGRAMI VE DERNEKLERİMİZ Her sene Kefken’de düzenlenen anma programı bu sene pandemi nedeniyle ikinci kez kitlesel olarak yapılamadı. KAFFED Sakarya Kafkas Derneği Başkanı Orhan Sarı, Hendek Kafkas Derneği Başkanı Kamil Şirinel, Uzuntarla Adige Derneği ve Ketenciler Çerkes Derneği temsileri ile birlikte sınırlı katılımlı bir anma organize edildi. Karaağaç Köyündeki Sürgün Mezarlığında saygı duruşunun ardından, dua edildi. Babalı sahilinde denize çelenk bırakıldı, sürgün ağıtları okundu. p> {gallery}/haber/federasyon/2021/210521_Kefken{/gallery}p> Öte yandan KAFFED ve üye derneklerimizin girişimleri ile belediyelerin yol kenarlarındaki elektronik panolarında, bilboardlarında ve raketlerinde Çerkes Soykırımına ilişkin görseller sergilendi. KAFFED üyesi dernekler, şehirlerindeki anıtların önünde ve deniz kenarlarında, pandemi önlemleri çerçevesinde sınırlı katılımla anma törenleri düzenlediler. Bu anma programları yerel ve ulusal medyada ses getirdi. YOUTUBE YAYINLARI KAFFED, akşam da çevrimçi anma etkinliği yaptı. Bu kapsamda, ilk programda Düzce Adige Xace’nin organize ettiği Soykırımı ve Sürgünü Anma Mevlütü YouTube kanalından canlı olarak yayınlandı. “21 Mayıs 1864 /Tanıklarla Kefken’in Dünü Bugünü” belgeselinin ilk gösterimi yapıldı. Belgesele aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz. https://www.youtube.com/watch?v=_20d40WH0Xkstrong>p> Ayrıca, “Karadeniz’in İki Yakasındayız” adlı kısa film çalışması revize edildi. SOSYAL MEDYADA 21 MAYIS Bu yıl sosyal medya etkinliklerine gençlerimiz öncülük etti. Meşe Altı Toplantısında ortaya konulan görüşler doğrultusunda gençlerin organizasyonu ile Twitter’da yapılan sosyal medya etkinlik çalışması çok başarılı oldu. Gençlerimize emek ve destekleri için ayrıca teşekkür ederiz. 20 Mayıs’tan itibaren siyaset dünyası temsilcileri anma mesajları yayınladılar. Cumhurbaşkanı ve TBMM Başkanı ile Siyasi Parti Genel Başkanlarının tamamına yakını, Bakanlar, milletvekilleri ve belediye başkanları yayınladıkları mesajlarda acımızı paylaştılar. Duyarlılık gösteren herkese teşekkür ediyoruz. 21 MAYIS KONFERANSI Federasyonumuzun YouTube kanalında 21 Mayıs Konferansları düzenlendi. 21 Mayıs günü düzenlenen konferansların ilkinde konuşmacı Doç. Dr. Cahit Aslan idi. Programın tekrarını aşağıdaki linkten izleyebilirsiniz. https://www.youtube.com/watch?v=_SC3WjBbqO8strong>p> İkinci konferansa Tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı konuk oldu. Programın tekrarını aşağıdaki linkten izleyebilirsiniz. https://www.youtube.com/watch?v=kpdXDKQ6fjMstrong>p> Konferans serimiz 22 Mayıs 2021 Cumartesi akşamı araştırmacı-yazar, tarihçi Ayşe Hür ve Alman akademisyen Irma Kreiten’in konuk olduğu programla tamamlandı. Konferansları ilgiyle izleyen, sorularıyla yönlendiren herkese teşekkür ederiz. Aşağıdaki linklerden konferansları yeniden izleyebilirsiniz. https://www.youtube.com/watch?v=vRBLy8Eolt0strong>p> https://www.youtube.com/watch?v=zp5H28KUbMMstrong>p> 21 MAYIS VE GELECEĞİMİZ GÜNDEMLİ MEŞE ALTI KAFFED bir süredir gençlerimizin bilgi, görüş ve önerilerini; toplumsal dinamizme ve kurumsal çalışmalara yansıtmak, gençlik katılımını güçlendirmek, gençlerimizin kendi aralarındaki iletişimi ve işbirliğini artırmak amacıyla düzenlenen Meşe Altı Toplantıları düzenleniyor. Bu toplantılara katılan gençler "21 Mayıs ve Geleceğimiz" gündemiyle bu defa 23 Mayıs Pazar akşamı canlı bir Meşe Altı Toplantısı yaptılar, 21 Mayıs Çerkes Soykırımı ve Sürgününü geçmiş, güncel ve geleceğe dönük boyutları ile tartıştılar. Meşe Altı 21 Mayıs özel yayınının tekrarı aşağıdaki linkten izlenebilir.p> https://www.youtube.com/watch?v=2ha51J8_l34strong>p> p> p> p> p> p> p> p> p>nanKaffed
21 Mayıs 1864 Çerkes Soykırımı ve Sürgününün 157. Yıldönümüne İlişkin Basın Açıklaması
Vatan savunmamızın son çatışmasını kaybettiğimiz 21 Mayıs 1864 tarihi ile sembolize edilen Çerkes Soykırımı ve Sürgünü’nün 157. yıldönümünde anavatanda, Türkiye’de ve diasporamızın yaşadığı tüm ülkelerde halkımız, birlikte yaşadığı halklar ve dünyanın vicdanlı tüm kesimleri ile dayanışma içerisinde anma etkinlikleri gerçekleştirmektedir. Önceki yıllarda Türkiye’de merkezi ve yerel organizasyonlar ile kamusal alanlarda kitlesel olarak gerçekleştirdiğimiz anma etkinliklerini bu yıl pandemi önlemleri çerçevesinde ağırlıklı olarak internet ortamında yürüteceğiz. Tarih boyunca yayılmacı hiçbir çaba içerisinde olmayan Çerkes halkı, vatanını dünyanın en büyük güçlerine karşı sonuna kadar savunmuştur. Rus Çarlığına karşı da aynı kararlılıkla ve kahramanlıkla 101 yıl vatanını savunan Çerkesler, asimetrik güç dengesi karşısında bu savaşı kaybetti. Savaş sürecinde savaş hukuku da çiğnenerek sivillere ve doğaya yönelik her türlü vahşetin ve insanlık suçunun sergilendiği tarihi belgelerde kayıtlıdır. Savaşın sonunda ise geriye kalan savaş yorgunu nüfusumuzun yüzde 90 ı Osmanlı topraklarına sürülmüştür. Çok kötü şartlarda yola çıkartılan 1.5 milyon Çerkesin 500 bini sürgün yollarında ve özellikle de Karadeniz’de hayatını kaybetmiştir. Bugün haritalara baktığımız zaman tarihi Çerkes ülkesinde özellikle Karadeniz kıyısında tam bir etnik temizlik yapıldığını görüyoruz. Tarihi Çerkes ülkesinde bugün Çerkesler azınlık durumundadır. Bunu biz Kafkas Dernekleri Federasyonu olarak Çerkes Soykırımı ve Sürgünü olarak niteliyoruz ve her yıl 21 Mayıs’ta hem yerel derneklerimizde hem de ülke genelinde anıyoruz. Ayrıca anavatandaki anma törenlerine de katılıyoruz, bu törenleri yayınlarla ve haberlerle Türkiye diasporasına ulaştırıyoruz. 21 Mayıs 1864 sürgünü ile sülaleler, aileler hatta kardeşler birbirinden kopartılmıştır. Bugün bir sülalenin fertlerinin birçok ülkeye dağıtıldığı bir tablo ile karşı karşıya olduğumuzu, iletişim olanaklarının gelişmesi ile daha yakından görmeye de başladık. Bu tablonun bir örneği olarak Verouka sülalesinin bir ferdi Türkiye’den giderek Avrupa Çerkes Dernekleri Federasyonu Başkanı olurken diğer ferdi Ürdün Çerkes Yardımlaşma Derneği Başkanı olarak çalışmalarımıza katkı vermektedir. Ne sürgün gittiğimiz ülkelerde rahat yüzü gördük ne de vatanda kalan az sayıdaki soydaşımız rahat yüzü gördü. Birçok ülkede asimilasyon politikaları ve ayrımcı uygulamalar ile dilimiz ve kültürümüz baskı altına alınarak yok edilmeye çalışıldı. Anadilimizi yaşatmamızın önüne engeller konuldu. Bütün bunların üstüne Sovyetler döneminde dünyanın iki ayrı kampına düşen anavatan ve diaspora arasında ulaşım ve iletişim adeta imkânsız hale geldi. Ama bütün bunlara rağmen hem anavatandaki hem de diasporadaki Çerkesler olarak bugüne kadar dilimizi, kültürümüzü ve kimliğimizi taşımayı başardık. Bu başarısı nedeni ile halkımız ile ne kadar gurur duysak azdır. 157 yıl boyunca hem anavatanda hem de diasporada bu uğurda emek veren büyüklerimizi rahmet ve saygı ile anıyor; bugün bizlerle omuz omuza bu bayrağı geleceğe taşımaya çalışan kardeşlerimi ve her zaman desteklerini yanımızda hissettiğimiz Çerkes dostu insanları da bu vesile ile saygı ile selamlıyoruz. Federasyonumuzun geleneksel olarak anma törenlerinde dile getirdiği bir sloganı sizlerle bu vesile ile bir kez daha paylaşmak istiyorum: “İntikam değil adalet istiyoruz”. Geçmişimizi unutmamalıyız. Doğru bir şekilde öğrenmek için tarihçilerimiz, bilim insanlarımız çalışmalı ve eserler ortaya koymalıdır. Fakat geleceğimizi barışçıl bir göz ile tasarlamalıyız. Kendi halkımızın haklarını ve çıkarlarını göz önünde tutmalıyız ve bu çerçevede tüm taraflar ile yapıcı diyaloglar geliştirmeliyiz. Rusya Federasyonu ile de bu çerçevede karşılıklı saygıya dayalı, doğru ve barışçı bir diyalog yürütmeliyiz. Diyaloğun karşılıklı saygıya dayalı olması gerektiğini özellikle vurgulamak istiyorum. Bölgemizde acı örneklerini gördüğümüz çatışmacı politikaların da farkında olarak dikkatli bir şekilde hareket etmek zorundayız. Federasyonumuzun ve üye derneklerimizin yarım yüzyılı aşkın tarihi boyunca temel ilkesi diasporanın yüzünün anavatana dönük olması ilkesidir. Diaspora anavatansız var olamaz. Anavatan için de dünyanın farklı ülkelerine yayılmış 7 milyon soydaş büyük bir güçtür. Ayrıca yaşadığımız ülkeler ile Rusya Federasyonu arasında ekonomik, sosyal ve kültürel tüm ilişkiler için de halkımızın akrabalık ilişkileri değerlendirilmesi gereken önemli olanaklar sağlayabilir. Diasporanın dilini, kültürünü ve kimliğini anavatan ile ilişkilerini geliştirerek koruyabilmesi ve yaşadığımız ülkeler ile Rusya Federasyonu ilişkilerine daha etkili katkı sağlayabilmemiz için beklediğimiz öncelikli adım çifte vatandaşlık hakkının tanınmasıdır. Bu konuda Rusya Federasyonu, Türkiye Cumhuriyeti ve halkımızın yaşadığı diğer ülkelerin yönetimleri nezdinde girişimlere başladık. Çifte vatandaşlık hakkının tanınması halinde soydaşlarımızın anavatana ziyaretleri büyük ölçüde artacaktır. Ticaret, turizm, eğitim, sanayi, ihracat ve bilimsel işbirliği gibi pek çok alanda bunun olumlu etkileri görülecektir. Türkiye’de AB reform süreçleri ile red, inkar ve asimilasyon politikalarında yaşanan olumlu gelişmeleri memnuniyetle karşıladık. Reform süreçlerine güçlü şekilde katkı verdik. Üniversitelerde açılan Çerkesce bölümlerine, ortaokullarda tanınan seçmeli anadili derslerine, anadilimizde kamusal yayıncılık çalışmalarına Federasyonumuz ve toplumumuz somut katkılar ile destekler sağlamıştır. Bu konularda yaşanan sorunların çözümü için de ilgili Bakanlıklarla ve yetkililerle yapıcı diyalog kanallarını işletiyoruz. Reform süreçlerinde yaşanan duraksama daha önce tanınan hakların yer yer uygulamada tıkanması ve yeni reformların da gündeme gelmemesine neden olmaktadır. En kısa sürede evrensel haklar temelinde reform gündemine tekrar dönülmesini istiyoruz. Son yıllarda kamu-sivil toplum diyaloğu anlayışı içerisinde yürüttüğümüz çalışmalar sonucu, Federasyonumuz ve 56 üye derneğimiz kamu kurumları ile taleplerimiz ve sorunlarımızın çözümü konusunda yapıcı bir iletişim içerisine girmiştir. Tüm siyasi partilerden belediyelerimiz ile farklı alanlarda dil, kültür ve kimliğimizin korunmasına yönelik adımlar atıyoruz. Bakanlıklar ile de yer yer ortak çalışma imkanları yakalıyoruz. Ancak, UNESCO listelerinde Tehlike Altındaki Diller kategorisinde olan anadilimizin korunması ve kültürümüzün yaşatılması konusunda merkezi ve yerel yönetim kuruluşlarının artık kendilerinin sorumluluk alması gerektiğine inanıyoruz. Federasyonumuzun ve Derneklerimizin çalışmalarına bugüne kadar verdikleri desteğe teşekkür ediyoruz. Ancak bu ülkede vergi veren ve tüm vatandaşlık sorumluluklarını yerine getiren en büyük kültür gruplarından birisine karşı merkezi ve yerel yönetimleri ile Devletin tek sorumluluğunun STK ların bazı taleplerine sınırlı destekler sağlamak olmadığını anlamamız ve tüm ilgililere de anlatmamız gerekiyor. Kültür Bakanlığı bünyesinde bir Bakan Yardımcısının sorumluluğunda Düzce ve Kayseri Erciyes Üniversitelerindeki Çerkes Dili ve Edebiyatı bölümleri mezunlarının da uzman olarak çalışacağı birimlerin kurulmasına yönelik talebimizi bu vesile ile bir kez daha gündeme getirmek istiyoruz. Milli Eğitim Bakanlığı ortaokul seçmeli anadili derslerinin önündeki engellerin kaldırılması ve bu derslerin yaygınlaştırılması konusunda STK larımız ile ortaklaşa stratejiler geliştirmeli ve uygulamalıdır. Anadili öğretiminin ortaokuldaki seçmeli 2 saat ders ile sınırlı tutulmaması; anaokulundan üniversiteye kadar kesintisiz şekilde sağlanması gerekmektedir. Düzce ve Erciyes üniversitelerindeki anadili bölümleri mezunlarının atanacağı kadrolar, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından gecikmeksizin açılmalıdır. Nüfusumuzun yoğun olarak yaşadığı yerlerde Valilikler ve Kaymakamlıklar kendilerine bağlı birimlerin dilimize ve kültürümüze duyarlı stratejik planlamaları ve çalışmaları hayata geçirmesini sağlamalıdır. Belediyeler başta kültür birimleri olmak üzere tüm çalışmalarında toplumumuzu göz önünde bulundurmalı; bu çalışmalarda Düzce ve Erciyes üniversitelerinin ilgili bölümlerinin mezunlarını istihdam etmelidir. Dilimiz ve kültürümüz bu ülkenin ve dünyanın kültürel zenginliğinin bir parçasıdır. Atılan tüm adımlarda bu duyarlılık ile hareket edilmelidir. Kafkas Dernekleri Federasyonu olarak ve çoğu yarım asrı aşkın tecrübeye sahip 56 üye derneğimiz ile kamu-sivil toplum işbirliği içerisinde atılacak tüm adımlara şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da sonuna kadar destek vermeye hazırız. Çerkesler köklü tarihsel tecrübeleri ile Türkiye’nin, bölgemizin ve dünyanın barış, refah ve huzur içerisinde yaşaması için katkı vermeye devam edeceklerdir.nanKaffed
Her 21 Mayıs’ın Düşündürdükleri
21 Mayıs 1864 Çerkesler için kan, göz yaşı, ıstırap ve bir felaket olarak hatırlanırken, bu durum diğer toplumlar tarafından da aynı şiddette hatırlanıyormu? İnsanlık ailesinin kurtuluşu, huzuru, refahı, mutluluğu; bir toplumun başına gelen olaylardan insanlık ailesinin diğer gruplarının, bu yaşanan olayların tam ortasına kendini koyarak, bu acıları, ıstırapları ve bu yok oluşları hissedebilmesi ile mümkündür. İnsanlık tarihi nice savaşlar, katliamlar, işkenceler ve acılarla doludur. İşte tüm bu acılardan yola çıkılarak bir daha savaşların olmaması, katliamların yaşanmaması için aslında ciddi olarak birçok mekanizmalar oluşturmuştur. Ama gelin görün ki; bu oluşturulan mekanizmalar yine bu mekanizmaları oluşturan güçler tarafından yerinde ve zamanında tüm halkların yararına eşit ve etkin bir şekilde kullanılmadığı gibi, bu teşekkülleri oluşturan güçler tarafından yeni katliamlar ve acılar oluşturulmaktadır. Bugün bu mekanizmalar ve teşekküller insanlık yararına işletilse aslında çıkacak savaşları, katliamları durduracak etkinliğe ve yetkinliğe sahiptir. Önemli olan bu mekanizmaları elinde bulunduran güçlerin insanlık dışı uygulamaları önlemeyi gerçekten istemeleridir. Bunun için de her ülkedeki eğitim kurumlarının, insani değerler ve ilkeleri içselleştirecek gönüllere sahip insanlar yetiştirebilecek nitelikte olması gerekir. Uluslararası düzeyde oluşturulan hukuksal metinlerde yazılan tüm insanların eşit olduğu, yaşam hakkının kutsallığı, eğitim ve öğretim hakkının olduğu, kendi kaderini tayin hakkının olduğu, dilini, kültürünü yaşama haklarının olduğu ve bu haklarında insan olmanın gereği olduğu belirtilirken, tüm bu hakların korunamaması ve insanlığın bu metinlerde yazan haklarını talep edememesi veya talep etse dahi bu hakların tüm toplumlara sağlanamaması bir çifte standarttır. Bugün uluslararası hukukta getirilen düzenlemeler ve bu düzenlemelerin hayata geçirilebilmesi için oluşturulan kurumlar ve mekanizmalar görevlerini tarafsız ve objektif olarak yerine getirebilseler, dünyada cereyan eden savaş, katliam ve insanlık dışı uygulamaların hiçbiri olmayacaktı. Dolayısıyla bu kurum ve mekanizmalar için esas olan şey ırk, renk, düşünce, inanç ayrımı yapmadan insan hak ve hürriyetlerine ilişkin ilkelere bağlı kalabilmeleridir. Bu anlamda bu kuruluşlar büyük bir sınav vermektedir ve yaşanan savaş, katliam ve insanlık dışı uygulamaların önlenmesi konusunda yeterli ekonomik güce ve tekniğe sahiptirler. Ben eminim ki her topluluk, her halk bir başkasının hakkına el atarken empati yapabilirse ve uluslararası kuruluşlar da olayları bu çerçevede değerlendirebilirse, geçmişte ve bugün yaşanan insanlık faciaları bir daha yaşanmayacaktır. Aksi takdirde insanlığın bugüne kadar elde ettiği medeni, siyasi, ekonomik ve kültürel alandaki düzenlemelerin bir değeri kalmayacaktır. Uluslararası kuruluşların, insan hak ve özgürlükleri alanındaki düzenlemelere işlerlik kazandırmaları, her halkın bu ilkeler ışığında diğer halklara saygılı davranmasını sağlayacaktır. Bir halkın diğerini hor gördüğü, ezdiği, yok saydığı bir anlayışın değil, bilakis bir halkın diğerine saygı duyduğu, kendini diğeri ile eşit gördüğü bir dünya düzeninin sağlanması durumda, tüm insanlık kazançlı çıkacaktır. Kendine ait dili, kültürü, inancı ve değerleri ile her bir halkın ve milletin özgürce kendisi olduğu bir dünya düzeninde insanlık, çağdaşlık ve medeniyet yolunda çok daha iyi bir konumda olacak ve bu durum insanlık ailesine çok daha fazla değer katacaktır. Bir Çerkes olarak 21 Mayıs’ın yaklaştığı bu günlerde 157 yıl önce 21 Mayıs’ta atalarımızın zorla vatanlarından sökülerek nüfuslarının yarısını sürgün yolunda yitirmelerinin ve çektikleri acının ıstırabını yüreğimde hissediyorum. Umarım insanlık, geçmişte Çerkeslerin yaşadığı ve bugün de hala değişik halkların yaşadığı insanlık dışı olaylardan dersler çıkararak, insanlık dışı muamelelere geçit vermeyecek irade ve gönüllere sahip bireyler ve yöneticiler yetiştirmeyi başarır. 21 Mayıs’ı, geçmişte biz Çerkeslerin, bu günlerde Filistinlilerin yaşadığı acıları gönülden hissederek anıyorum.nanHayri Hartoka
KAFFED 21 Mayıs Konferansları
21 Mayıs 1864'ün yıldönümünde, 21-22 Mayıs tarihlerinde düzenlediğimiz çevrimiçi 21 Mayıs Konferanslarında Osmanlı ve Kafkasya tarihi çalışmalarıyla tanıdığımız dört önemli araştırmacı Çerkes Soykırımı ve Sürgününü farklı boyutlarıyla değerlendirecekler. Çok değerli konuklarımız Sayın Cahit Aslan, Sayın İlber Ortaylı, Sayın Ayşe Hür ve Sayın Irma Kreiten ile 21-22 Mayıs'ta saat 20.00'de KAFFED YouTube Kanalında buluşalımspan>.p> Kafkas Dernekleri Federasyonu21 Mayıs KonferanslarıI. KonferansCahit AslanModeratör: Filiz Kaplan21 Mayıs Cuma, 20.00II. Konferansİlbey OrtaylıModeratör: Ali Rıza Çolak 21 Mayıs Cuma, 21.15III. KonferansAyşe HürModeratör: Rahşan Erdoğan22 Mayıs Cumartesi, 20.00IV. KonferansIrma KreitenModeratör: Ömer Atalar22 Mayıs Cumartesi, 21.15nanKaffed
Gençlerden Canlı Yayında Meşe Altı Toplantısı
Kafkas Dernekleri Federasyonu (KAFFED) bünyesinde; gençlerimizin bilgi, görüş ve önerilerini, toplumsal dinamizme ve kurumsal çalışmalara yansıtmak, gençlik katılımını güçlendirmek, gençlerimizin kendi aralarındaki iletişimi ve işbirliğini artırmak amacıyla düzenlenen Meşe Altı Toplantıları düzenlenmektedir. Kafkasya’da savaş ve barış gibi önemli toplumsal konuların, kutsal meşe ağacının altında toplanan toplumun önderleri tarafından konuşulması geleneğine de atıf yaparak, toplumsal sorumlulukları yaşamları boyunca pratiğe dökecek olan gençlerimizle yapılacak yuvarlak masa toplantılarına bu isim verilmiştir. 2021 yılı Meşe Altı Toplantıları, pandemi şartları nedeniyle online platform (Zoom) üzerinden gerçekleşecektir. 21 Mayıs Çerkes Soykırımı ve Sürgünü Anma etkinlikleri kapsamında 23 Mayıs 2021 Pazar günü saat 21.05 te bir özel Meşe Altı Toplantısı düzenlenecektir. Bu toplantı KAFFED Youtube ve Facebook Sayfalarından canlı olarak yayınlanacaktır. Toplantıda gençlerimizin 21 Mayıs Çerkes Soykırımı ve Sürgünü ile ilgili görüşlerinin yanı sıra geleceğe ilişkin projeksiyonları da ele alınacaktır. Toplantının etkileşimli niteliğinden dolayı en fazla 20 katılımcı ile düzenlenecektir. Başvuru Formu, katılımcı sayısı tamamlandığında kapanacaktır. Katılımcıların 30 yaş ve altı olması zorunludur. Toplantıda cinsiyet dengesine özen gösterilecektir. Katılımcılar bu şartlara göre başvuru sırası dikkate alınarak belirlenecektir. Katılım linki, başvuru formuna yazılan e-posta adreslerine toplantıdan önce gönderilecektir. Toplantı katılım formu : https://docs.google.com/forms/d/10lx9C_o_iaRcC6OTJ8z6nKeXKPfPeJ_un3ao3as1JNE/edit?usp=drivesdkstrong>p> nanKaffed
Çerkesçe ve Rusça Yeni Dönem Dil Kursları Başlıyor
Murat Tabish ve Aminat Shogen tarafından Çerkesçe verilen online Çerkesçe ve Rusça dil kursları yeniden başlıyor. Kabardey Balkar Cumhuriyeti Halklarla İlişkiler ve Etkileşim Bakanlığı, Dünya Çerkes Birliği ve Kafkas Dernekleri Federasyonu tarafından ortaklaşa düzenlenen yeni dönem Çerkesçe (Doğu Diyalekti) ve Rusça kurslarının 1 Haziran'da başlaması planlanıyor. Kurslar, geçen dönem kurslara düzenli olarak katılıp 3 ay sonunda Çerkesçe ve Rusça sınavlarına girerek kursları başarıyla tamamlayan öğrenciler ve yeni kayıt olacak öğrencilerden oluşturulacak ikişer sınıf olarak düzenlenecek. Haftada 3 akşam Zoom programı üzerinden gerçekleştirilecek dersler dönüşümlü olarak yapılacak. Diğer bir deyişle, bir hafta geçen dönem kursu başarıyla tamamlayan öğrencilerden oluşan birinci sınıfla 1 ders, yeni öğrencilerden oluşan ikinci sınıfla 2 ders, ertesi hafta birinci sınıfla 2 ders, ikinci sınıfla 1 ders yapılacak. Kontenjanları sınırlı olan kursların kayıtları başvuru formu üzerinden alınacak. Geçtiğimiz dönem Ekim-Ocak aylarında dünyadaki tüm Çerkeslere açık olarak gerçekleştirilen Çerkesçe ve Rusça kurslarında olduğu gibi her iki kursun eğitim dili Çerkesçe olacak. Öğrencilere Çerkesçe ve Rusça temel dilbilgisi kurallarını öğretmeyi; konuşma, okuma ve yazma becerisi kazandırmayı veya mevcut dil becerilerini geliştirmeyi amaçlayan kurslar 3 ay devam edecek ve dönem sonunda derslere düzenli olarak katılan öğrenciler bir sertifika sınavına tabi tutulacak. Değerli eğitimcilerimiz Murat Tabish ve Aminat Shogen’e geçtiğimiz dönem başarıyla gerçekleştirilen ve büyük ilgi gören kursların devamını sağlama konusunda gösterdikleri çaba için teşekkür ediyoruz. Federasyonumuz, Anavatan’daki resmi kurumlar, üniversiteler ve Dünya Çerkes Birliği ile birlikte dil derslerinin devamı ve uzaktan eğitim konusunda ortak projeler geliştirme konusunda çalışmalarına devam etmektedir. Çerkesçe Dersleri 1 Haziran 2021'de başlayacaktır. Dersler Salı, Perşembe Cumartesi saat 20.00'de Zoom programı üzerinden yapılacaktır.Rusça Dersleri 2 Haziran 2021'de başlayacaktır. Dersler Pazartesi, Çarşamba, Cuma saat 20.00'de Zoom programı üzerinden yapılacaktır.Çerkesçe Kursu Başvuru Formu için lütfen tıklayınız.a>p> Rusça Kursu Başvuru Formu için lütfen tıklayınız.a>p>nanKaffed
KAFFED Kafkasya Koşusu Kupası Sahibini Buldu
Bu yıl ikincisi düzenlenen KV-9 Kafkasya Koşusu 4+ yaşlı safkan İngiliz atlarının 2000 metre mesafedeki birincilik mücadelesine sahne oldu. 2021 yılı Kafkasya Koşusu'nu, Akanay Mırız'ın sahibi olduğu Göğüsgeren jokeyi Gökhan Kocakaya idaresinde kazandı. Pandemi kısıtlamaları nedeniyle seyircisiz koşulan yarışı KAFFED adına Genel Başkan Yardımcımız Adnan Arslan ve Genel Sekreterimiz Serpil Yılmaz Dizdarlar izledi. Kupa töreninin de yapılmadığı yarışın ardından KAFFED yetkilileri at sahibi, jokey ve antrönörü ile koşudan sonra buluşarak kupa ve şiltlerini takdim ettiler. Çerkesler için apayrı bir öneme sahip Mayıs ayı programına dahil edilen koşuya katılan tüm at sahiplerine ve bu girişime katkı veren tüm ilgililere teşekkür ederiz. Atınızın ayağı düz bassın. KAFFED KAFKASYA KOŞUSU HAKKINDA Kafkasya Koşusu; Türkiye Cumhuriyeti tarihinde başka bir coğrafya ve insanları adına resmi at yarışlarında yer alan kupalı koşunun tek örneğidir. 21 Mayıs Çerkes Soykırım ve Sürgünü’nü Anma Haftası için planlanmıştır. Her sene sürgün haftasında koşulacaktır. Biz Çerkesler için tarihî önem taşıyan ve bir ilk olan Kafkasya Koşusuna geçen sene 5 safkan katılırken, bu sene katılan at sayısı 9’a yükselmiştir. TAY TV ve TJK TV den canlı olarak ekrana gelen mücadeleye her sene daha çok at sahibinin yanında halkımızın da ilgi göstereceğine inanıyoruz. . {gallery}/haber/federasyon/2021/210513_Kafkasya_Kosusu{/gallery}p>nanKaffed
Fitre ve Zekatlarımız İhtiyaç Sahiplerine Ulaştırıldı
Her sene olduğu gibi bu sene de Ramazan ayı sonunda Federasyonumuz tarafından ihtiyaç sahibi soydaşlarımıza iletilmek üzere fitre ve zekat kampanyası düzenlendi. Kampanyamıza 14 kişi toplam 11.920,00 TL katkıda bulundu ve ihtiyaç sahibi soydaşlarımıza Ramazan Bayramı’ndan önce ulaştırıldı. Yardımda bulunan herkese teşekkür eder, niyetlerinize uygun şekilde hayırlarınızın kabul olmasını temenni ederiz.nanKaffed
KAFFED Yönetim Kurulu 21 Mayıs Gündemi ile Toplandı
21 Mayıs Çerkes Soykırımı ve Sürgünü dolayısıyla yapılan hazırlıklar Yönetim Kurulu gündeminde görüşüldü. Pandemi kısıtlamaları nedeniyle bu sene de 21 Mayıs’ta kamusal alanda anma programı yapılamayacağı öngörüldüğünden, sosyal medya çalışmaları ile gündem oluşturmanın alt yapısı hazırlandı. Çevrimiçi ortamda yapılacak Çerkes Soykırımı ve Sürgünü gündemli konferans hakkında yönetim kurul bilgelendirildi. Nart Akademi, Meşe Altı gençlerinin 21 Mayıs için hazırlıklarını yaptığı sosyal medya çalışmalarına destek verilmesi benimsendi. KAFFED’in hazırlayarak üye dernekler ve yerel yönetimlerle paylaştığı görsellerin 21 Mayıs’ta Bilboardlarda yer alması için yapılan çalışmalar hakkında Ünal Uluçay bilgi verdi. KAFFED tarafından daha önceki yıllarda da hazırlanan Çerkesler-Soykırım-Sürgün ve KAFFED’i anlatan broşürlerin yeniden basımı ve dağıtımı da Antalya-Konyaaltı Belediyesi’nin desteği ile yapılıyor. İstanbul ve Kahramanmaraş’ta bu sene iki 21 Mayıs Anıtı açılması için hazırlıklar son aşamaya gelmiş durumda. Yönetim kurulumuz, “Çerkeslerin Demokratik Talepleri” arasında yer alan çifte vatandaşlık hakkı konusunda daha aktif çalışma yapacak. Yönetim Kurulu toplantısında ayrıca, Tüzük Komisyonu’nun çalışmaları, Gençlik Meclisi yönetmeliğinin son durumu, Suriye’deki Çerkesler ve geri dönüş hakları ile ilgili çalışmalar ile Ramazan ayında toplanan fitre-zekatın dağıtımı da görüşüldü. {gallery}/haber/federasyon/2021/210510_YK_Toplanti{/gallery}p>nanKaffed
Mentör-Menti Emin Adımlarla Yan Yana
KAFFED Yönetim Kurulu Başkanı Yıldız Şekerci Mentör Menti Projesi için katkı sağlamaya hazırlanan Op. Dr. Hüseyin Tutar’ı ziyaret etti. Şekerci, Op. Dr. Hüseyin Tutar’ın yanında çalışan ve Moskova Devlet Üniversitesi’nde eğitim gören ancak pandemi nedeniyle eğitimine Türkiye’de çevrimiçi devam eden mentimiz Berslen Özkan’la da tanıştı. Mentör ve Menti birlikte KAFFED Başkanını da muayene ettiler. Op. Dr. Hüseyin Tutar, projenin duyuru aşamasında da destek vererek; böyle bir projenin mentilere de mentörlere de karşılıklı yarar sağlayacağını vurguladı. Ziyaret bize hem en temel ihtiyaçlarımız için bile toplumumuzdan onlarca isim bulabileceğimizi hem de mentör menti ilişkisi için özel bir örnek sundu. (Haber : Buse Çakır)nanKaffed