KAFFED Genel Başkanımız Prof. Dr. Ümit Dinçer, Genel Başkan Yardımcısı Dr. Yasemin Oral, Teşkilatlanma ve Eğitim Sekreteri Doğan Yağan, Yönetim Kurulu Üyelerimiz Tülin Özgül, Pelin Fidan, Cankat Acı, Furkan Soyupak ve Yasin Durmaz 6 Mart 2022 tarihinde Abhazya Cumhuriyeti Türkiye Temsilcisi İbrahim Avidzba ile yaklaşık iki saat süren bir görüşme gerçekleştirdi. Federasyonumuz tarafından toplantıda aşağıdaki başlıklarda görüş ve değerlendirmeler paylaşılmıştır: Abhazya Cumhuriyeti’nin diaspora ile kurduğu tek-eksenli ilişkilerin verimsizliği/yetersizliği ve diaspora üzerindeki olumsuz etkileri, Abhazya’nın Kuzey Kafkasya’daki diğer cumhuriyetlerle ilişkilerinin diasporaya etkileri, Vatandaşlık politikalarında Kuzey Kafkasya halklarını kapsayacak şekilde tavır değişikliği beklentilerimiz ve önerilerimiz, Çok boyutlu ve kapsayıcı diaspora politikaları yönündeki beklentilerimiz, KAFFED ile Temsilcilik arasında aracısız, doğrudan ilişkilerin tesisi ve KAFFED ve Abhazya ilişkilerinin geliştirilmesi yönündeki beklentilerimiz, Federasyonumuzun Dönüş Ofisi projesi ve Abhazya’ya yönelik sivil alanda yürütmeyi istediği diğer çalışmalar. ul> Yukarıdaki başlıklar doğrultusunda Sayın Avidzba; Kuzey Kafkasya halklarının tarih boyunca gösterdiği birlikteliğin iç ve dış dinamikler nedeniyle zaman zaman gerilmesi, sekteye uğraması ve zayıflamasından duyduğu rahatsızlığı, bu durumun gerek Abhazya’ya gerekse diasporaya bir fayda getirmediğini ifade etmiş ve bağımsız bir devlet olarak Abhazya’nın güçlenmesinde Kuzey Kafkasya diasporasının bir bütün olarak var olmasının öneminin altını çizmiştir. Son 28 yılda Türkiye’den Abhazya’ya kalıcı olarak dönüş yapan ve verilen pasaport sayısının konunun tüm tarafları açısından gerek içsel gerekse konjonktürel sebeplerle olması gereken hedeflere ulaşamadığını belirtmiş, demografya konusundaki güncel çalışmalara ilişkin bilgi vermiştir. Bir toplumun haklarını savunma noktasında tek bir kurumun çalışmalarının yeterli olmasının mümkün olmadığını, çok boyutlu diaspora politikalarının önemini vurgulamıştır. Türkiye’de yaşayan Abaza nüfusuna dair bir çalışma başlatılacağını ve bu konuda KAFFED’in sürece dahil olması yönündeki isteklerini paylaşmıştır. Herhangi bir ayrım yapmaksızın Türkiye’deki dernekleri ziyaret etmek üzere bir planlama yaptıklarını ifade etmiştir. ul> Toplantının sonucunda; KAFFED ile Temsilciliğin ortak bir çalışma grubu kurarak düzenli toplantılar yoluyla proje çalışmalarını başlatması, çalışmalara ilişkin Abhazya Cumhuriyeti yetkililerine iletmek üzere raporlamalar yapılması ve ortak bir Abhazya ziyareti için planlama yapılması konusunda mutabık kalınmıştır. Abhazya Cumhuriyeti Türkiye Temsilcisi İbrahim Avidzba’ya nazik ev sahipliği, olumlu ve samimi yaklaşımları için teşekkür ediyor, birlikte Abhazya ve toplumumuz için yararlı işler yapılacağına olan inancımızla görevinde başarılar diliyoruz. nanKaffed
Abhaz Halk Meclisi – Parlamento Seçimleri
Abhaz Halk Meclisi – Parlamento Seçimleri 12 Mart 2022 günü Abhazya Cumhuriyeti Halk Meclisi – Parlamento seçimleri yapıldı. 35 Seçim bölgesinde yapılan seçimlerde 17 bölgede, seçilme şartı olan %50+1 oy oranına ulaşarak ilk turda 17 milletvekili seçilmiştir. 17 bölge ve Gudauta şehrinin 18 No’lu sandığında seçilme şartı olan %50+1 oy oranına hiçbir adayın ulaşamaması nedeniyle iki hafta sonra ikinci tur seçimleri yapılacaktır. Seçilerek göreve başlayacak olan milletvekillerini tebrik ediyor, yapılan seçimlerin Abhazya için hayırlı olmasını diliyoruz. nanKaffed
Jineps: Türkiye’deki Çerkes Diasporasının En Uzun Soluklu Gazetesi
2005 yılının Aralık ayında ilk sayısını çıkaran Jineps Gazetesi 16 yılı aşkın süredir aralıksız olarak yayın hayatını sürdürüyor. Gazetenin odağı Kafkasya ve diasporadaki meselelerin görünürlüğünü dert etmekle sınırlı kalmıyor, yayın kurulu üyeleri Türkiye’deki diğer halklarla ve onların özgürlük, demokrasi ve adalet arayışlarıyla da dayanışma gösterme gayretinde olduklarını ifade ediyor. Jineps Gazetesi, KAFFED’in sorularını yanıtladı. p> KAFFED Sosyal Medya İletişim Grubu :p> -Jineps nasıl doğdu? Gazetenin hikstrong>âyesi nedir? Kaç yıldır yayın yapıyorsunuz? Kaç kişilik bir ekipsiniz?strong>p> strong>p> -Gazetemizin ilk sayısı 2005 yılı aralık ayında yayımlandı. Aylık olarak başladık, öyle de devam ediyoruz. Hedef haftalık yayındı aslında ama koşulları olgunlaştıramadık diyelim. Yola çıkarken birtakım tespitler yapılmıştı: 19.yy’da soykırım yaşamış, sonrasında kadim topraklarımız Kafkasya’dan sürülmüştük, Türkiye’de çok dağınık yerleşim birimlerinde yaşıyorduk. Hemşinli, Laz, Ermeni, Rum, Alevi, Gürcü, Roman, Kürt, Türk… halklarla birlikte, çok kültürlü yapının bir parçasıydık. Birbirimizin kimlik, inanç, kültür ve tarihsel değerlerini yadsımadan, özgür iradelerimizle eşitçe bir arada yaşamalıydık; özgürlük, adalet, demokrasi, daha fazla demokrasi için de dayanışma içinde birleşik mücadeleyi öne çıkarmalıydık. Aramızdaki demokratik ilişkilerin geliştirilmesi ilkesi temelinde, öncelikle birbirimiz hakkında, resmi tarih üzerinden bize ezberletilmiş olanın dışında kendi hallerimizde tanışabilmeli ve birbirimizi anlayabilmeli, yaşadığımız coğrafyada olumsuzluklara seyirci kalmayıp ortak çözümlerin hayata geçirilmesi için çaba göstermeliydik. Çerkesler özelinde; bir yandan yaşanmış olan soykırım ve sürgüne yönelik adalet, diğer yandan kimliğin-kültürün korunması, yeniden üretilmesi ve geleceğe taşınması mücadelesi söz konusuydu ve bu mücadele kültürel, siyasi… her anlamda katkıya açıktı. Çerkeslerin dünyayla, dünyanın da insani ve demokratik bir yaklaşımla Çerkeslerle ilgilenmesinin sağlanması, yerel ve uluslararası demokratik odaklarla dayanışma ve güç birliği oluşturulması uğraşısı da katkıya açıktı. Diasporik yaşamın dağınık yerleşim gerçeği, her tür iletişim aracını –dergi, gazete, radyo, TV…- zaten önemli kılıyordu. En azından birbirimizden haberdar olabilmek için. Sonuç olarak Jineps gazetesi, Kafkasya ve diasporadaki sorunlara demokratik çözümler üretme çabasındaki insanları bir araya getiren yazınsal bir araçtır. Sorunların çözüleceği değil ama görünür kılınmasını, tartışılmasını sağlayabilecek bir zemindir. Logosunda sözcüklerle ifade edilmiş temel ilkeler dışında, başka platformlarla asgari müştereklerde bir araya gelerek oluşturduğumuz/oluşturacağımız kavramlar, değerlendirmeler; üretim ve tartışma sürecinde değişime ve gelişime açıktır, öyle olmaya da devam edecektir. Farklı düşüncelerde de olsak birlikte yol alabileceğimizi düşünüyoruz. Yanı sıra; katkı anlamında niyetlerinde ve söylediklerinde samimi olan herkesi gazete okuyuculuğuyla sınırlı kalmadan gazetemizde aktif görevler almaya çağırdık/çağırıyoruz. Bir çekirdek kadro ile başladığımızı söyleyebiliriz. Gazetenin ilk sayılarında yayın kurulu isimleri yoktu, sadece yasal zorunluluk nedeniyle gazete sahibi olarak bir isim vardı. Başlamak, adım atmak, süreç içinde yayın kurulunu netleştirmek istedik, öyle de oldu. Yayın kurulunda, zaman içinde nöbet devri diyebileceğimiz isim değişiklikleri oldu. Kuruluş sürecinde inisiyatif alanlar, zaman içinde görev alan bütün yayın kurulu üyeleri, emekleriyle düşünceleriyle önemli katkılar yaptılar. Yazarlarımızın katkıları, sözcüklerle ifadesi zor değerde. Yayın Kurulunda isimleri görünmeyen omuz veren dostlarımızın her daim var olduğunu ve onlarla devam ettiğimizi belirtmeliyiz. Başlangıçta mekânsızdık. Kültür evlerinde, kafelerde, farklı mekânlarda toplantılar yaparak ilerledik. Sonra Karaköy’de ve Tünel’de ofisimiz oldu. Tünel ofisimizin kapı kırılıp bilgisayarımız çalındı. Maddi olanaksızlıklar sonucu uzun süre ofis olmadan yürüttük çalışmaları. 2010 yılından bu yana Kadıköy’de ofisimiz var. Gazetenin sahibi konumunda bir kez isim değişikliği yaşadık. İsim değişikliği sırasında mevzuat gereği gazetenin ismi de değişti. Okuyucularımız ayırdında olmayabilir, Jineps ismi Jıneps olarak devam ettirildi. 2021 yılında ise ilk ismimizle, Jineps adıyla çok ortaklı bir şirket kurarak gazeteyi yayımlamaya devam ettik. Dernek, vakıf vb. bir kurum ya da bir sivil siyasi platformun gazetesi değiliz. İcazetsiz, minnetsiz ve diyet borcu olmayan, tam bağımsız bir gazeteyiz. Özveriye dayalı, tamamıyla gönüllü başlayan ve devam eden süreç elbet kolay olmadı ama gerekliliğe olan inanç, eksilmeyen umut ve inat, sürdürülebilmesinde etkendir. -Okuyucu profilinizi tanımlayabilir misiniz, hedef kitleniz neydi, kimlere ulaştınız, kimlere ulaşmaya çalışıyorsunuz? Aradığınız ilgiyi bulabildiniz mi? strong>p> strong>p> - Odağında Çerkeslerin olduğu bir gazetenin hedef kitlesi de doğal olarak Çerkesler. Dernek, vakıf, platformların… üyeleri, hiçbir kuruma üye olmayan ama kimlik sorununun bilincinde olup kimlik adına katkı yapmaya çalışanlar, gençler, akademisyenler, öğrenciler, Çerkes köyleri… kısaca her yaş ve sosyal tabakadan kişiler. Okuyucu profilimiz oldukça geniş. Jineps okur anketi sonuçlarına göre (318 katılım) okurlarımızın %40’ı kadın, %60’ı erkek; farklı yaşlardan ve eğitim seviyelerinden (%50’si üniversite mezunu) okurlarımız var; %48,5’i İstanbul’da yaşıyor, diğerleri çeşitli Çerkes yerleşim birimlerinde; anadili bilme oranı %23,4 okuyup yazabiliyor, %22,8 anlıyor konuşamıyor, %21,5 konuşabiliyor, %32,4 hiç bilmiyor. Gazetemizi yayın başlangıcından itibaren okuyanların oranı %21,6… Sadece Çerkesler değil hedefimiz. İlk soruda verdiğimiz yanıttan anlaşılacağı üzere, demokratik zemini önemseyen her kesim ve kişiye ulaşabilmek, okunabilmek, etkileşim içinde olmak çabasındayız. Benzer sorunları yaşadığımız halklar ve inançlar, siyasi platformlar, partiler, vekiller, insan hakları kurumları, demokratik kitle örgütleri… kısmen ulaşabildiğimiz daha fazlasına ulaşmak istediğimiz alanlar. Jineps, Türkiye demokratik kamuoyunca bilinen ve Çerkeslerle ilgili bir konu söz konusu olduğunda başvurulacak bir adres artık. Türkiye kamuoyunun olumsuz Çerkes ezberinin bozulmasında kurduğumuz ilişkilerin önemli rolü oldu. On yıllardır resmi tarih ezberleri ile Çerkes kimliğine önyargılı yaklaşımın kırılmasında bir işe yaradığımızı; yerinden bilgiye ulaşmak isteyenleri doğru adreslere yönlendirdiğimizi söyleyebiliriz. “Aradığımız ilgiyi bulma” konusu görece. Hem zor, hem kolay yanıtlamak. On yıllardır Çerkes süreli yayınlarının kısa ömürlü oluşu gerçeğini biliyorduk. Yeterli olmayan abone sayısı, maddi olarak dönmeyen çark ve yayın yaşamının sonlanması… Yayının siyasi, kültürel… oluşundan bağımsız bir durum. 60 civarında derneğin üst yapısı federasyonun, KAFFED’in dergisi Nart’ın yayın yaşamını sonlandırması örneği, demek istediğimizin daha net anlaşılmasını sağlar. Böyle yola çıktığınızda, ilgi konusunda beklenti eşiğiniz ulaşılmaz olmuyor. Diğer yandan elbette ilgi bekliyoruz. Her anlamda. 17 yıldır yayın yaşamındayız, bu yıl bir hedef koyup kampanya başlattık. 1000 Çerkes aboneye ulaşabilir miyiz sorusunun yanıtını arıyoruz. Bu soruyu sadece kendimize sormuyoruz, “kimliğim yaşamalı” diyen tüm Çerkeslere soruyoruz. Jineps, Çerkes süreli yayın yaşamında ne ilk ne de son. Kısa ve öz olası yeni yayınlara cesaret verebilmenin yollarından biri potansiyel destekler olabilir. Jineps somut örnek işte… Örneğini hep veriyoruz; nüfusları 30-70 bin arasında tahmin edilen (Artık tahminden sıyrılıp gerçek nüfusları bütün halklar ve inançlar için bilebilsek, kafa sayısıyla değer kazanmak için değil, gerçekleri öğrenmek için) Ermenilerin Agos gazetesi haftalık yayımlanıyor, uzun süre 5-7 bin tirajla devam etti, Hrant Dink’in katledildiği dönem 12 bin basıldı, son yıllarda 3.500 tirajla devam ediyor, Agos’u eleştirenler de gazetenin yaşaması için destek veriyor. Bizim nüfusumuz tahminen… diyelim ve bırakalım burada. Sadece abonelik değil; okunmak, eleştirilmek, eleştirileri yayımlamak, okuyucu yazılarına sayfa/sayfalar açmak istiyoruz, bu anlamda da ilgi bekliyoruz. Öneriler, katkılar -haber, anı, köy tanıtımı, dernek etkinliklerinin ulaştırılması…- bekliyoruz. Farklı kentlerden gönüllü muhabirlerimiz olsun, Çerkeslerin birbirlerinden haberdar olmalarına katkı sağlasın istiyoruz. -Jineps Çerkeslerin gazetesi olarak biliniyor, peki Çerkesler bu işin neresinde? Jineps’in Çerkesler arasındaki karşılığına dair neler söylemek istersiniz?strong>p> strong>p> Şu an Türkiye’de yayımlanan en uzun soluklu gazete, mevcut durumda tek Çerkes süreli yayını olmamıza (Bu gururlandırıcı bir ifade gibi gelebilir ama burukluk aslında bizim için, Çerkesler için. Kitap ölçeğinde birden fazla yayınevinin olması bu burukluğu gideren bir moral-motivasyon kaynağı) ve 5 milyon civarında nüfusumuz olmasına rağmen abone sayımızı -şu sıralar 300’e yaklaştı- düşünürsek… Çerkesler “bu işin neresinde” çok haklı bir soru. Birlikte yanıt aramamız gereken bir soru. Kitap satış rakamlarımız da iç açıcı değil. Galiba yayın konusunun pek içinde değil Çerkesler. En azından bir gerçeği teslim etmek gerek, sosyal medyada oldukları kadar yoklar yayınlarda. Belki klavye silahşorluğu tercih edilen bir var olma biçimi. Desteğini esirgemeyenlere teşekkür ediyoruz. Sosyal mecradaki yazışmalardan, değinilen konulardan anlıyoruz ki okumak konusunda Çerkesler Türkiye ortalamasına benzer durumda. Belki de “okumamak konusunda” diye ifade etmeli. Bu anlamda kat edilecek yolumuz var. Gazetede yıllar önce yer almış bir kısım araştırmalar, çeviriler, özel bir alana ait -örneğin arkeoloji- haber yazılar… sosyal mecrada yeni bir haber, bilgi, belge gibi paylaşılıyor. Ezkaza görüp Jineps’ten aylar, yıllar önce yayımlanmış linki paylaşınca derin bir sessizlik oluşuyor ama hepsi o kadar. Çerkesler içinden; siyasi bir gazete olan Jineps’e yönelik, “Siyaset yapmayın, Çerkes kültürünü tanıtın, anlatın” tavsiyeleri var. Bir kısım okuyucu gazeteyi sakındığı, zarar gelmesini istemediği için böyle yaklaşıyor. Bir kısmı da mevcut iktidara yakınlığı nedeniyle. Jineps’in demokratik olmayan her uygulamayı eleştirdiğini, bunun iktidardaki partiden bağımsız bir durum olduğunu, iktidarda başka parti olsa ve antidemokratik uygulamalar içinde olsa yine eleştireceğini anlatmaktan yorulmayacağız. Ancak Jineps 2005 yılında ilk sayısını yayımladığında iktidar olan parti halen devam ediyor ve teorik olarak söylediğimizi pratikte kanıtlama şansımız olamadı, umarız öyle bir fırsat da olur. Gazeteye emek verenlerin dünya görüşlerinden hareketle gazete içeriği hakkında bilgi sahibi olmadan hatta hiç okumadan, önyargıyla eleştirenler de var. Bugünkü siyasi iklimin bilinçli kutuplaştırıcı anlayışının bize yansımış hali… Temelinde yatan, farklı düşünüyor olmamız ve statükoyu kabullenmiyor oluşumuz. Gerçekten eleştirel yaklaşımların her daim kabul gördüğünü, bunun için zaman zaman toplantılar düzenlendiğini, görüş ve önerilerle değişikliklerin yapıldığını ifade edelim. Çerkeslerin içinde de, Agos gazetesi örneğinde söylediğimiz gibi, “Düşüncelerinize katılmıyorum, eleştiri hakkımı saklı tutarak gazetenin yaşaması için abone olacağım” diyenler de var. -Çerkesler dışında okurların Jineps’e ilgisi nasıl? Farklı kesimlerle etkileşim olabildi mi?strong>p> strong>p> -Çerkesler dışında bireysel abonelerimiz var ve yeni abonelik talepleri de geliyor. Çerkesleri merak eden Çerkes dostları, hem bizlerin gündemini ve yorumlarımızı merak ediyor hem de gazeteye destek amaçlı abone olabiliyorlar. Okur anlamında istediğimiz oranda olmadığını söyleyebiliriz. Genelde demokrasi özelde kimlik sorunlarıyla ilgilenen adreslerine ulaşabildiğimiz aydınlara, yazarlara, gazetecilere ve akademisyenlere, yanı sıra çeşitli sendikalar, insan hakları kuruluşları, milletvekilleri ve diğer birçok STK’ya gazete göndermeye devam ediyoruz. Çerkesler dışındaki halklarla STK’lar düzeyinde ilişkilerimiz, kültürel ve siyasi konularda ortak çalışmalarımız, özellikle 2007 yılından itibaren devam ediyor. -Örnek aldığınız bir gazete var mı? İstediğiniz gazeteyi yapabildiniz mi?strong>p> strong>p> -Özellikle halklar ve inançlara yönelik süreli yayınları inceliyoruz. İçerik, kültüre, kimliğe, anadiline dair farklı uygulamalarından örnek aldıklarımız oluyor. Hemen bütün gazeteleri, özelde mizanpaj konusunda inceliyor, örnekler alıyoruz. Bu anlamıyla nokta atışı şu gazeteyi örnek aldık diyemeyiz ancak haftalık yayını ve tirajına öykünerek Agos’u önde tutabiliriz. İstediğimiz gazeteyi ekonomik ve teknik olanaksızlıklar nedeniyle tam olarak gerçekleştirebildiğimizi söyleyemeyiz. Elbette bu sonu olan bir durum da değil. Teknik donanımımız arttıkça içerikte, dijitalde, mizanpajda daha iyiye ulaşıyoruz. Profesyonel destek aldığımızda daha farklı bir seviyeden seslenebilir olabiliriz. Daha iyi matbaalarla çalışabildiğimizde baskı kalitemiz daha iyi olabilir… Belki de “En güzel Jineps henüz yapmamış olduğumuzdur” diyerek devam edeceğiz. -Biraz gazeteyi çıkarırken karşılaştığınız zorluklardan bahsedebilir misiniz? Finansal destek bulabiliyor musunuz?strong>p> strong>p> -Doğrusu bir maddi birikime yaslanarak başlamadık. Aylık bir gazete ancak abone sistemi ile olabilirdi, öyle yaptık. İstanbul ağırlıklı bir abone kampanyası ve yanı sıra gönüllülerin desteği ile ilk sayıları yayımladık; 8 sayfa ve siyah-beyaz. Zaman içinde farklı kentlerde yaşayan Çerkeslerle kurulan ilişkilerle abone sayısını artırmaya çalıştık. Başlangıcından itibaren gönüllülük temelinde dayanışma ile devam eden çalışmalar, kentleri ziyaret etmek ve doğrudan temas kurmak noktasında bizi zorladı. Bunu hakkıyla yapamadık. Gazeteye tam mesaili destek verebilecek bir gönüllü ya da profesyonel farklı katkı sağlayabilirdi. Zaman zaman reklam destekleri alabildik. Abone kampanyaları ile abone sayımızı artırmaya çalıştık. Satış noktaları oluşturduk. 2020 yılında ilk kez Gazeteciler Cemiyeti üzerinden fon kullandık. O ana kadar fon konusunda direndik doğrusu. Bağımsız bir gazete idik ve buna hiçbir anlamda halel gelmesini istemedik. Elbette fon konusu uzak durulması gereken bir şey değildi ama bizdeki durum 2020’ye kadar böyleydi. Fon desteği tek başına yeterli değil. Hâlâ abone ve gönüllü desteği ile ekonomik çarkı çevirmeye çalışıyoruz. Hemen bütün işleri yayın kurulu üyeleri ve onlara destek verenler elbirliğiyle, imece yöntemiyle kotarmaya çalışıyoruz. Farklı kentlerde, derneklerde temsilcilik yapabilecek gönüllü çalışma arkadaşları aramaya devam ettiğimizi belirtelim; gazeteye haber akışı, abone desteği vb. konularda iletişim içinde olabileceğimiz… -Gazetenin Türkiye siyasetinde daha muhalif bir çizgide yayımcılık yaptığını biliyoruz. Sadece Çerkesler değil herkesi ilgilendiren dosyalar da hazırlıyorsunuz. Jineps’in siyasi duruşu nedir? Kendinizi nerede görüyor ya da nasıl tanımlıyorsunuz?strong>p> strong>p> -Sorulara dair meramımızı anlatabilmek için dakikalarca konuşabilir, sayfalarca yazabiliriz; kısaca anlatabilir de… Önemsiyoruz kendimizi ifade etmeyi, bunun nedenlerinden biri de yanlış anlaşılmaların ve manipülasyonların üstesinden gelebilmek. Çıkış nedenimiz Çerkes kimliği. Kimliklerin yaşaması, kültürlerini yeniden üretilebilmesi, geleceğe taşınabilmesi için olmazsa olmazı yani demokrasiyi savunuyoruz. Kısa ve öz demokrasiden, daha fazla demokrasiden tarafız. Diasporanın her yaşam alanında, anavatanda… XIX. yy’da Çerkesler olarak yaşadığımız tarihsel kırılmaya yönelik adalet arayışımız; soykırım ve sürgünün dünya kamuoyunda tescili, çifte vatandaşlık hakkı, kadim topraklarımıza koşulsuz geri dönebilme hakkı özeti ile devam ederken demokrasi talebi ve mücadelemiz de devam ediyor. Yayın Kurulu üyeleri olarak, bireysel olarak dünya görüşlerimiz geçmişte, bugün, gelecekte farklılık gösterebilir ama Jineps’in tarafı bu anlamda nettir. On yıllardır Türkiye diasporasında yaşadığımız temsili demokrasinin bize kazandırdıklarından değil kaybettirdiklerinden söz ediyoruz. Anadillerimiz tehlike altında ve bu durum derinleşiyor. Bunca yıldır yaşadıklarımız, pansuman tedavileri ile kimliğimizi koruyup geleceğe taşıyamayacağımızın göstergesidir. Çerkesler olarak geleceğimize karar verebilme iradesini topyekûn olamasa da kahir ekseriyetle ortaya koyabilmemiz için siyasallaşmak, temsiliyetten doğrudan demokrasiye yolculukta ısrarcı olmak durumundayız. Geleceğimize dair kararı, bugüne kadar olduğu gibi başkalarına bırakamayız. Özgürlük vazgeçilmezlerimizden. Sözcük zaten kendi içini doldurmuyor mu? Birey, kimlik, inanç, örgütlenme, düşüncenin ifadesi… bütün özgürlükler insan haklarının temelidir. Eşitlik, hemen her alanda olduğu gibi kimlik ve inanç alanlarında da belirleyicidir. Hiçbir ölçüt, kimliklerin eşitliğini sorgulatamaz. Sorunların tespitinde ve çözüm önerilerinde ne kadar farklılaşırlarsa farklılaşsınlar, Çerkeslerin kimlik adına, daha fazla demokrasi adına birlikte yapabilecekleri çok şey var, olası bir yol ayrımına kadar birlikte kat edecekleri yol uzun. Bu anlamda bir arada durabilme iradesini ortaya koymalı, bunun nasıl gerçekleşebileceğini konuşabilmeliyiz. Çerkeslerin iç dinamikleri ile var olabilmeleri, taleplerini ve mücadelelerini sürdürmelerinin yanı sıra demokrasi karşısında benzer konumdaki halklar ve inançlarla, hatta farklı alanlardaki –çevre, insan hakları…- platformlarla dayanışma içinde olması da bir diğer gündemimiz olmalıdır. Jineps’i bu yaklaşım içinde konumlandırabilirsiniz. Çerkeslerin sesini Türkiye’ye ve olabildiği kadar dünyaya yansıtmaya çalıştık. Çerkes kimliğinin kamuoyunda görünür kılınması, başta anadili olmak üzere kimliğe dair demokratik haklar, kimlik erozyonu, çifte vatandaşlık, anavatanla dolaysız ilişkiler geliştirme gibi konularda yazınsal bir araç olduk. Diaspora Çerkeslerinin yaşadıkları coğrafyalarda etnik kimlikleri ile demokratik süreçlere katılması, demokrasi güçlerinin Çerkeslerin sorunlarını görebilmesi/anlayabilmesi için girişimlerde bulunduk. Bütün bu tespitlerden sonra Jineps, aynı zamanda bir platform gibi kamusal alanda etkinlikler organize etti. 1979’da yasaklanan 1 Mayıs mitingi yıllar sonra 2006’da Kadıköy’de yapılmıştı. Jineps, ilk sayısındaki manşeti “Çerkesler dünyayı renklendirmek istiyor” pankartı ve mızıka eşliğinde yürümüştü. Jineps; 2007’den başlayarak Halkların Dostluğu Girişimi, Kafkas-Karadeniz, Halkların Anayasası platformlarında Anadolu'nun pek çok rengiyle birlikteydi. Farklı kimlikler birbirlerini daha iyi tanımaya, anlamaya çalıştılar. 1 Mayıslarda “Emek ve Dayanışma Günü”nde birlikte kortej oluşturup Taksim’e yürüdüler (2010), 21 Şubatlarda “Dünya Anadili Günü”nde Galatasaray Meydanı’nda “Anadillerimiz Yaşasın” dediler, 1 Eylüllerde “Dünya Barış Günü”nde barış için kol kola yürüdüler, 12 Eylüllerde askeri darbeleri ve faşizmi lanetlediler… Kimlikler, önem verdikleri özel günlerinde, günün anlamına uygun bir arada durdular. 21 Mayıs 2010’da, May’21 organizasyonuyla Taksim'de toplanıp RF Konsolosluğu'na yürüyenler sadece Çerkesler değildi örneğin. 2011’de “Halkların Anayasası” çalışmasıyla hazırlanan metin “Anayasa Uzlaşma Komisyonu”na verildi. Jineps; 2011’de Halkların Demokratik Kongresi’nin (HDK) kuruluşundan bugüne, TC’de yaşayan halklar ve inançlarla birlikte benzer çalışmaları devam ettiriyor. Yayın kurulu üyeleri; demokratik kitle örgütlerinin organize ettiği etkinliklere, televizyon ve radyo programlarına katılıp Çerkesleri, 21 Mayıs’ı, kültürel-demokratik hak taleplerini anlattılar. Radyolarda programlar hazırlayıp sundular, anadilleriyle yayın yaptılar. Jineps, genel seçimlerde ezber bozan çalışmalar yürüttü. 2007’de “dışlanmışların, ezilenlerin, sessiz bırakılanların sesi olacağız” diyen bağımsız adayları destekledi. 2015’te Çerkeslerin ezici çoğunluğunun uzlaşacağı talepler ve ilkeler hazırlayarak seçime katılacak partilerden (MHP dışında) söyleşi için randevu talep etti. CHP ve HDP ile söyleşi gerçekleştirildi, AKP randevu vermedi. On yıllardır tanık olunan, çeşitli partilerden “Çerkes asıllı vekil adaylığı”na inat açıktan Çerkes kimliği ile HDP’den adayların çıkarılmasına katkı sağladı. Hazırlanan 21 Mayıs dosyasının ulaştırılmasıyla milletvekillerince TBMM kürsüsünden Çerkes soykırımının dile getirilmesine, soru önergesi verilmesine önayak oldu. 2018 yılında, koordinatörlüğünü İstanbul Bilgi Üniversitesi Tarih Bölümü’nden Bülent Bilmez’in yaptığı proje kapsamında, Tophane’deki Tütün Deposu’nda düzenlenen Çoğul İstanbul Medyası Sergisi’nde Jineps de yer aldı. Dil Hakları İzleme Belgeleme ve Raporlama Ağının (DHİBRA) bileşeni olarak Jineps, 2020 yılı 21 Şubat Uluslararası Anadili Günü’nde, Kafkasya’dan Osmanlı İmparatorluğu topraklarına sürgün edilen Ubıh halkının Türkiye’de yitip gitmiş dilinden bir basın açıklaması yapılmasına katkıda bulundu. 2021 ve 2022’de de DHİBRA ile 21 Şubat çalışmalarını sürdürdü. -Diasporadaki yayıncılığın en önemli sorunu genelde anavatandaki yayın mecralarıyla istenilen etkileşimi, iletişimi ya da işbirliğini yakalayamaması. Biraz Kafkasya ile ilişkilerinizden söz eder misiniz? Ortak projeler geliştirmeniz mümkün olabildi mi? Ne tür tepkilerle karşılaşıyorsunuz?strong>p> strong>p> -Anavatana dair haberler faslında ilk dönemlerde Ajans Kafkas tek kaynaktı, oradan çok yararlandık. Sonrasında farklı kaynaklardan da devreye girdi. Gazeteye özel haber, yorum/değerlendirme, röportaj… alanlarında, dönüş hakkını kullanarak Türkiye’den anavatana yerleşen arkadaşlarımız çok destek oldular, olmaya devam ediyorlar. Yayın kurulumuzdan bir arkadaşımız, uluslararası yayın yapan haber sitelerinden hemen her konuda yaptığı çevirilerle gazeteye özgün içerik kazandırmaya, zenginlik katmaya devam ediyor. Anavatandaki yayın mecralarıyla ilişkilerin kurulması ve ortak sayı çıkarmaya varan süreç; iki yayın kurulu üyemizin Kasım-Aralık 2019’da yaptığı Kuzey Kafkasya gezisinde gelişti: Adıgey Cumhuriyeti’nde Adıge Mak, Kabardey Balkar Cumhuriyeti’nde Adıge Psale, Karaçay-Çerkes Cumhuriyeti'nde Alaşara Uluslararası Abaza ve Abhaz Halkları Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği, Abazaşta ve Çerkes Heku, Kıyı Boyu Şapsığ’da Şapsugiya gazeteleri ziyaret edildi, temsilcileriyle görüşüldü. Öncelikle Jineps tanıtıldı; sayfa içerikleri, etkinlikler… Ayrıca bu söyleşide de özetlenen gazetelerin kadroları, içerikleri ve yayın politikaları üzerine sohbet edildi. Adıge Mak, Adıge Psale, Çerkes Heku, Şapsugiya ve bazen Abazaşta gazetesinin katıldığı, tarihimize ve bugüne dair önemli günlerde, genellikle 3-4 ayda bir yayımlanan, bir ana temanın esas alındığı ortak yayında Jineps gazetesinin de yer alması konusunda fikir birliğine varıldı. İlk sayısı 2020 Mart’ta okurla buluşan, Kiril alfabesiyle hazırladığımız Adıgece Jineps’i Ağustos 2020’den itibaren dijital formatta her ay yayımlamaya devam ettik. Adıgece Doğu ve Batı Diyalektlerindeki yazılara Abazaca, Çeçence ve Osetçe sayfalarımızı da ekledik. Gerek anadillerimizdeki Jineps’in haber/çevirilerinde gerekse anavatana dair haberler/yazıların hazırlanmasında, cevabımızın başında ifade ettiğimiz gibi, anavatana dönen arkadaşlarımızın desteğinin yanı sıra Türkiye diasporasından anadilini okuyup yazmayı bilen arkadaşlarımızın çalışmaları çok önemli, onların desteği olmadan böyle bir yayını gerçekleştiremezdik. “Ne tür tepkilerle karşılaşıyorsunuz?” sorunuza gelirsek... Genelde içerikten ziyade kullanılan kelimeler ve kavramlara dair eleştiriler oluyor. “Neden şu diyalekt yok” şeklindeki eleştirilere de “Yazın, çevirin, okuyalım, yayımlayalım” diyoruz.nanKaffed
KAFFED Kayseri Kafkas Derneğini Ziyaret Etti
KAFFED Sosyal İşler ve Bölgesel Etkinlikler Sekreterimiz Feriha Kankoç, Kayseri Kafkas Derneğimizi ziyaret ederek 8 Mart Dünya Kadınlar Günü Buluşması etkinliğine katıldı. Kayseri Kafkas Derneği’ ne bir tablosunu da hediye eden Sosyal İşler ve Bölgesel Etkinlikler Sekreterimiz Feriha Kankoç, diasporada kültürümüzün ve anadilimizin gelecek nesillere aktarılmasında kadının rolü ve önemine değinen anadilde bir konuşma gerçekleştirdi. Dernek Başkanımız Sn. Nurşah Özyürek ve Kayseri Kafkas Derneği Yönetim Kurulu üyelerine misafirperverlikleri için teşekkür eder, çalışmalarında başarılar dileriz. nanKaffed
8 Mart Dünya Kadınlar Günü
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar gününün çıkışı kadının ağır çalışma koşullarına karşı olan bir direnişti. Tarih ise 1857. Aradan geçen onlarca yılda evren ile ilgili birçok gizem çözüldü, teknoloji ilerledi ve daha fazlası oldu. Ne var ki, cinsiyet temelli ayrımcılık ve şiddet evde, okulda, işyerinde, hastanede, sokakta, medyada, televizyonda yani yaşamımızın her alanında her gün yeniden üretiliyor, normalleştiriliyor ve görmezden geliniyor. Son yıllarda cinsiyetçi kavramlar üzerinden kadınların haklarına, hatta en temel hak olan yaşam hakkına yapılan saldırılar ciddi artış göstermektedir. Yaşamın her alanında artan yoksunluğa, yoksulluğa ve şiddete paralel bir şekilde kadınlara ve kadınların haklarına yönelik saldırılar ve kadın cinayetleri de devam etmektedir. Kadınlığın, annelik ve bakım rolüne indirgendiği eşitlikçi olmayan söylemler yüceltilmekte ve kutsanmakta, ayrımcılıkla mücadelenin içi boşaltılmaktadır. Hiçbir örf, adet, namus, gelenek ve inanış ayrımcılığın, şiddetin gerekçesi olamaz! Öte yandan egemen güçlerin yürüttüğü savaş ekonomisi ve emperyalist politikalar uğruna dünyanın çeşitli coğrafyalarında savaşlar üretilmekte, sonucunda da sürgünler, zorunlu göçler yaşanmaktadır. Afganistan’da, Suriye’de gördüğümüz gibi, bu durum da en çok kadın ve çocukları etkilemektedir. Gerek içinde bulunduğumuz coğrafyayı ve gerekse anavatanı derinden etkileyen Rusya-Ukrayna savaşını da büyük kaygıyla izliyor, en dezavantajlı gruplar olan çocuklar ve kadınların bu süreçte yaşadıklarını endişeyle takip ediyor ve savaşın kazananı olmayacağı bilinciyle barışın galip gelmesini umuyoruz! ‘Toplumsal cinsiyet eşitliği’ uluslararası sözleşmelerle tanınmış temel bir insan hakkıdır. Kadınların ve erkeklerin özel ve kamusal alana eşit katılımını, eşit hak ve olanaklara sahip olmalarını ifade eder. Ülkemizin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler de devletin kadına ve kız çocuklarına yönelik şiddeti engellemek ve toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamaya yönelik kapsamlı politikalar üretmesini ve tedbirler almasını şart koşuyor. Her türlü ayrımcılığın önlenmesi bakımından en önemli uluslararası belge olan İstanbul Sözleşmesi’nden Türkiye’nin çekilme kararından geri dönülmesinin ve gereklerin yerine getirilmesinin bu anlamda hayati öneme sahip olduğunu düşünüyoruz. Kadınların kendi hayatları ve bedenleri konusunda özgürce karar almalarını desteklemek ve kadınları güçlendirmek, toplumsal cinsiyet kalıp ve yargıları ile her alanda mücadele etmeyi gerektiriyor. Ev içi sorumlulukların paylaşımı konusunda cinsiyetçi önyargıların aşılması için yürütme eliyle politikalar üretilmeli ve kadınların önündeki engeller kaldırılmalıdır. Toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamaya yönelik politikaların geliştirilmesi, kadına yönelik her türlü şiddetin önlenmesi, kadınların siyasi, ekonomik ve sosyal hayatın üretim ve karar verme süreçlerine katılımının desteklenmesi hayati önem taşımaktadır. 8 Mart’ın tarihsel gelişimine ve ruhuna uygun olarak emeğin yüceltildiği, cinsiyet temelli ayrımcılığın ve şiddetin son bulduğu, toplumsal barışın sağlandığı, savaşların olmadığı bir düzeni hak ettiğimizi biliyoruz. KAFFED olarak hakları ve özgürlükleri için mücadele eden kadınlarla yan yana olduğumuzu kamuoyu ile paylaşıyor ve bu mücadeleyi veren bütün kadınları selamlıyoruz.nanKaffed
14 Mart Adıge Dil Günü Dikte Etkinliği
Diktant etkinliği adreslerinde bazı değişiklikler yapılmıştır. Etkinlikle ilgili bilgiler buna göre güncellenmiştir.p> p> Dünya Çerkes Birliği, Adıgey Devlet Üniversitesi ve Kabardey Balkar Devlet Üniversitesi tarafından “Adıge Diktant” Etkinliği düzenlenecektir. 14 Mart Çerkes Dili ve Yazı Günü kapsamında 12 Mart Cumartesi günü, saat 12:00’da çevrim içi bir canlı gerçekleştirilecektir. Etkinliğe Çerkesceye gönül vermiş tüm istekliler katılabilir. Etkinliğin yapılacağı YouTube bağlantıları: Batı Lehçesi için: https://www.youtube.com/watch?v=0nlfrnYnaEgstrong> (Adıgey Devlet Üniversitesi)p> Doğu Lehçesi için: https://kbsu.ru/tv/adygje-diktant-2022/strong>p> p> Etkinliğe katılım gönüllülük esasında olup, isteğe bağlı olarak isimsiz de katılınabilir. Adıge edebi dilinde, dili akıcı şekilde kullananlar ve dili öğrenmeye yeni başlayanlar için çeşitli seviyelerde metinler sunulacaktır. Metin seçimine herkes kendi karar verecektir. Program başlamadan önce de ayrıntılı bir bilgilendirme yapılacaktır. Batı lehçesinde programa katılacakların, hazırlayacakları metinlerin taranmış hallerini +79182239519 numaralı WhatsApp telefonuna veya adygkafedra@mail.rustrong> e-posta adresine göndermeleri gerekmektedir.p> Doğu lehçesinde programa katılacakların, hazırlayacakları metinlerin taranmış hallerini dahnalchik@gmail.comstrong> e-posta adresine göndermeleri gerekmektedir.p> Daha fazla bilgi almak için Dünya Çerkes Birliği’nin 89286934817, 89289109975 telefon numaralarını arayabilirsiniz. p> p> ХЪЫБАРЕГЪАЩIЭp> Дунейпсо Адыгэ Хасэр, Адыгэ къэрал университетыр, Бэрбэч ХьэтIутIэ и цIэр зезыхьэ Къэбэрдей-Балъкъэр къэрал университетыр ди лъэпкъэгъухэм Адыгэ тхыбзэм и махуэмкIэ къывохъуэхъу икIи гъатхэпэм и 12-м екIуэкIыну «Адыгэ Диктант» лъэпкъ хуэIухуэщIэхэм жыджэру фыхэтыну фыкърегъэблагъэ. Мы гъэм адыгэ диктантыр зэрекIуэкIынур пэIудзауэщ, зэратхынури онлайн щIыкIэм тетущ. Гъатхэпэм и 12-м сыхьэтыр 12.00-м щIидзэу адыгэ диктантыр къэбэрдей икIи кIэмыргуей диалектхэмкIэ щатхынущ: къэбэрдей диалектымкIэ - Къэбэрдей-Балъкъэр къэрал университетым и сайтым мы хэщIапIэмкIэ: https://kbsu.ru/tv/adygje-diktant-2022/strong>p> кIэмыргуей диалектымкIэ - https://www.youtube.com/watch?v=0nlfrnYnaEgstrong>p> хэщIапIэм.p> Адыгэбзэм и пщIэр къэIэтын, лъэпкъым анэдэлъхубзэмкIэ бгъэдэлъ щIэныгъэр егъэфIэкIуэн папщIэ зэхаша «Адыгэ диктантым» фыхэтыну адыгэу зыкъэзылъытэж дэтхэнэри фыкъыхудоджэ, фыщыпсэу щIыпIэм, фызыщыгъуазэ адыгэбзэм и куэдагъым емылъытауэ. «Адыгэ дитктантыр» зэрекIуэкIыну жыпхъэ убзыхуам ДАХ-м и сайтым фыкъыщеджэ хъунущ: intercircass.orgstrong>p> УпщIэ зиIэхэр +79289109975; +79286934817 телефонхэм фыпсалъэ хъунущ (Дунейпсо Адыгэ Хасэ). АДЫГЭ ДИКТАНТp> Международная Черкесская Ассоциация, Адыгейский государственный университет, Кабардино-Балкарский государственный университет поздравляют всех с Днем адыгского языка и письменности и приглашают принять участие в IV Международной просветительской акции «АДЫГЭ ДИКТАНТ», которая будет проходить в режиме онлайн 12 марта 2022 года в 12-00 в прямом эфире.p> Приглашаем написать диктант на адыгейском литературном языке (подключение на YouTube Адыгейского государственного университета по ссылке https://www.youtube.com/watch?v=0nlfrnYnaEg)strong> и на кабардино-черкесском литературном языке (подключение на сайте Кабардино-Балкарского государственного университета им. Х.М. Бербекова по ссылке https://kbsu.ru/tv/adygje-diktant-2022/)strong>p> Участие добровольное и, по желанию, анонимное. На адыгейском литературном языке будут предложены тексты различной сложности: для свободно владеющих языком и для начинающих изучение языка. Каждый может определиться с выбором текста.p> Перед началом акции будет проведен подробный инструктаж. Фото (сканы) написанных работ на адыгейском литературном языке для проверки необходимо будет отослать на WhatsApp телефона 89182239519 или электронный адрес adygkafedra@mail.rustrong>p> Фото (сканы) написанных работ на кабардино-черкесском литературном языке для проверки нужно будет отослать на электронный адрес dahnalchik@gmail.comstrong>p> За справками обращаться по телефонам 89286934817, 89289109975 (Международная Черкесская Ассоциация). span>p> ADYGHE DICTATIONspan>p> p> The International Circassian Association, Adyghe State University, Kabardino-Balkarian State University congratulate everyone on the Day of the CircassianLanguage and Writing and invite you to take part in the IV International Educational Event "ADYGHE DICTATION", which will be held online on March 12, 2022 at 12-00(live).span>p> p> We invite you to write a dictation in the Adyghe literary language (connection to the Adyghe State University YouTube channel via the link https://www.youtube.com/watch?v=0nlfrnYnaEgstrong>) and in the Kabardino-Circassian literary language (connection tothe website of the Kabardino-Balkarian state universityvia the link.https://kbsu.ru/tv/adygje-diktant-2022/strong>).p> p> Participation is voluntary and optionally anonymous. p> p> In the Adyghe literary language, texts of varying complexity will be offered: for fluent speakers and for beginners. Everyone can decide on the choice of text. p> p> There will be a detailed briefing before the start of the event. p> p> Photos (scans) of written works in the Adyghe literary language will need to be sent to WhatsApp (phone number: +79182239519) or email adygkafedra@mail.rustrong> for verification. p> p> Photo (scans) of written works in the Kabardino-Circassian literary language will need to be sent to the email address dahnalchik@gmail.comstrong> for verification.p> p> For further information, please call 89286934817, 89289109975 (International Circassian Association).p>nanKaffed
KAFFED Kafkas Çerkes Derneğini Ziyaret Etti
KAFFED Genel Başkanımız Prof.Dr. Ümit Dinçer, Genel Başkan Yardımcısı Yasemin Oral, Yönetim Kurulu Üyelerimiz Tülin Özgül ve Özen Atçı Bahçelievler Kafkas Çerkes Derneğimizi ziyaret ederek geleneksel kültür gecesine katıldı. Gecede yazar Pınar Ersoy Korkmaz’ ın söyleşi programının ardından Dernek Başkanı Eren Özden 8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle bir konuşma yaparak, gecede bulunan kadın üyelerimize çiçek takdim etti. Toplumumuzun güncel sorunlarının ele alındığı görüşmeler de yapılarak, dernek faaliyetleri ile ilgili fikir alışverişinde bulunulmuştur. Dernek Başkanımız Eren Özden ve yönetim kurulu üyeleri Sinan Gül, Seçkin Bozkurt, Hasan Demir, Sema Kılınç, Aleyna Gülünay, Murat Kaan Ayık ve Dündar Dırnak ‘ a misafirperverlikleri için teşekkür eder, çalışmalarında başarılar dileriz. div> div> {gallery}/haber/federasyon/2022/220306_Kafkas_CD_Ziyaret{/gallery}span>div> span>div> div>nanKaffed
Canlı Yayın: Çalışma Hayatı ve Kadın
KAFFED Girişim ve Kariyer Komisyonu tarafından Dünya Kadınlar Günü çerçevesinde, 8 Mart Salı Saat 20.30’da düzenlenecek “Çalışma Hayatı ve Kadın” konulu canlı yayınımıza, çok değerli isimler olan Tameris Tsey, Gupse Aydemir, Suzan Elbeyoğlu ve Adaje Ayça Atçı konuk olarak katılacaktır. div> div> Canlı yayın programını KAFFED'in tüm sosyal medya hesaplarından takip edebilirsiniz. div> div> Girişimci Tameris Tsey kimdir?div> div> Yediçlerin kızı, Tseylerın gelini olan Tameris Tsey 1973 yılında Antalya'da doğdu.1990 yılında lise eğitimini tamamlayan Tameris Tsey aynı yıl üniversite eğitimi için Nalçık'a yerleşti. Daha sonrasında ailesi de anavatana dönüş yaptı.1994-1998 yıllarında Abhazya'da gümrük müfettişliği yaptı.2005 yılına kadar bir devlet kurumunda iş hayatına devam eden Tameris Tsey 2004 yılında Murat Tsey ile evlendi.1997 yılında ailece açmış oldukları kafede 2005 yılından beri aktif olarak çalışma hayatına devam ediyor. Tsey çiftinin Dijan ve Sinemis adında iki kızı, Sejan adında bir oğlu var.div> div> div> div> Girişimci Kıp Gupse Aydemir Altınışık kimdir?div> 1964 İzmir doğumludur ancak aslen Sivaslıdır. İzmir 9 Eylül Üniversitesi İİBF bölümünden mezun oldu.1994' yılında Kabardey-Balkar Cumhuriyeti'ne giderek oraya yerleşti. 1994 yılında eşi ile birlikte iş hayatına başladı ve çeşitli sektörlerde işler yaptı. Evli ve bir çocuk sahibi olup, Kabardey-Balkar Cumhuriyeti'nde yaşamaya devam etmektedir.div> div> div> div> Girişimci Suzan Elbeyoğlu kimdir?div> div> 1977 yılında dünyaya gelen Suzan Elbeyoğlu ,İktisat Fakültesi mezunu olup 2002 yılından beri sürdürdüğü Mali Müşavirlik mesleğini 2015 yılında bırakarak Bayındır’a bağlı Çerkes Arıkbaşı köyünde, ufak bir bahçede doğal üretim denemeleri yapmakta ve kurucusu olduğu Atölye Urania vasıtasıyla doğa, sanat ve bilim atölyeleri düzenlemektedir. Bunun dışında menüsünün büyük bir kısmı Kafkas yemeklerinden oluşan, Alsancak’taki girişimi Hamurcu Lokantasını ailece işletmektedirler. İzmir Çerkes Kültür Derneği yönetim kurulu üyesidir.div> div> div> div> Adaje Ayça Atçı kimdir?div> 1975 Gaziantep doğumlu olan Ayça Atçı, A. Ü. Turizm ve Otel İşletmeciliği mezunudur. Şimdiye kadar Kitapçı, Vagon, Kafa, Kafkaokur gibi dergilerde ve Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformunda yazıları yayımlanmıştır. Kendi adı ile basılmış 4 yetişkin kitabı, mahlas kullanarak yayımlanmış 1 yetişkin kitabı ve bunların dışında yayımlanmış 39 çocuk kitabı, 4 adet de çocuklar için oyun kartı bulunmaktadır. Uzun yıllarca Megavizyon Mağazalarında yöneticilik yapmış olan Atçı, sekiz yıldır Net Yayınlarında editör olarak çalışmaktadır. Freelance olarak Beta Yayınları’nda National Geografic kitaplarını yayına hazırlamaktadır. Aynı zamanda Yaratıcı Yazarlık Atölyelerinde yazma yolculuğu üzerine anlatılar yapmaktadır. Yaratıcı yazarlık dersleri: Culter-Taksim / Ayça Atçı - Rıza Oylum, İstanbul Kafkas Kültür Derneği - Bağlarbaşı / Ayça Atçı - Elbruz Aksoy, Kompoze Gelişim - Yazmanın Matematiği / Ayça Atçı, Kompoze Gelişim / Karakter Yaratma Atölyesi. Kitapları (Yetişkin): Peri Masalında Güzel-2005-Truva Yayınları, Matruşka-2009-İskenderiye Yayınları, Kösem Sultan-2015-Net Yayınları, Kâğıttan Gemiler-2018-Net Yayınları.div> nanKaffed
KAFFED Girişim & Kariyer Komisyonu Usta Eğitimleri Sertifika Programı
Kafkas Dernekleri Federasyonu bünyesindeki KAFFED Girişim & Kariyer Komisyonu gençlere ve iş insanlarımıza yönelik eğitim & girişimcilik çalışmaları kapsamında 2 modüllük bir sertifika programı hazırlamıştır. Konusunda uzman eğitmenimiz Sayın Turan AKIN tarafından verilecek eğitimde gençlerin global ticaretin değişkenlerine adapte olması ve katkı sunması, kadın ve genç istihdamına destek, güvenli dış ticaretin yolları ve ihracatın geliştirilmesi konusunda bilgi alışverişinde bulunulması amaçlanıyor. Seminere Derneklerimizdeki gençlerimiz, üniversitelerdeki öğrenci toplulukları, üye derneklerimizdeki tüm girişimcilerimiz ve iş insanlarımız katılabilir. 3 saatlik 2 modülden oluşan eğitim programımız 5 - 6 Mart tarihlerinde ve saat 14.30 - 17.30 arasında gerçekleştirilecektir. Temel konu başlıklarımız ; * İhracata nasıl başlarım ? * Temel müşteri / tedarikçi bulma yöntemleri * Dış ticarette sözleşmenin önemi * INCOTERMS 2020 * Ödeme yöntemleri ve yaşanmış örnek olaylar * Alternatif ve güvenli ihracat yöntemleri Eğitimimizin 2 modülüne de katılan kişilere Sertifika verilecektir. Zoom'da 100 kişilik katılım sınırı olması nedeniyle sıralama formu doldurma sırasına göre yapılacaktır. https://docs.google.com/.../1FAIpQLSfwGIJHmo3.../viewform...strong>div> div> div> Kaffed Girişim İstihdama>strong>div> div>nanKaffed
Canlı Yayın: İş Hayatında Kadın Olmak
7 Mart 2022 Pazartesi Saat 21:00'da, Av. Asuman Tokgöz Sucu'nun konuk olacağı, "İş Hayatında Kadın Olmak" konulu canlı yayın programımızı tüm sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.p> Av. Asuman Tokgöz Sucu kimdir?p> 2002 yılında, 9 Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun oldu. 2003'de avukatlık stajının ardından serbest avukatlığa başladı. 8 yıl İzmir'de serbest avukatlık yaptı. 2012'de Ankara Barosu'na nakil oldu. 2013 yılından bu yana KESK'e bağlı Eğitim-Sen Genel Merkez avukatı olarak çalışmaktadır. Ağırlıklı çalışma alanı idare hukukudur. p> Yükseköğretim alanı ve memurların özlük, sendikal, disiplin ve her türlü hak arama özgürlükleri alanında çalışmalar yapmaktadır.p>nanKaffed