Kafkasya Araştırma Enstitüleri İle İşbirliği Çalıştayı

Kafdav Bilim Kurulu İle Kafkasya Araştırma Enstitüleri arasında 5-8 Ekim 2012 tarihleri arasında Ankara’da İşbirliği Oluşturma Çalıştayı gerçekleştirildi. Başbakanlık Yurt Dışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı ve Duman Hotel (Haluk Duman)’ın sponsor olduğu Çalıştay’a; Abhazya, Adıgey, Kabardey-Balkar, Karaçay Çerkes, Kuzey Osetya, Güney Osetya, Çeçenistan, Dağıstan Araştırma Enstitülerine p> ve Ürdün ve İsrail’de bulunan Araştırma kuruluşlarının temsilcilerine birer davet yazısı gönderilmiş, ancak Çeçenistan, Dağıstan, Ürdün ve İsrail yetkilileri mazeretleri nedeniyle toplantıya katılamayacaklarını bildirmişlerdir.  Çok yoğun olan gündemi sadece akademisyenlerin tartışmaları amacıyla dar katılımlı olarak gerçekleştirilen Çalıştay’a Kafkasya’da bulunan 7 enstitüden 8 yetkili, Kafdav bilim kurulu üyelerinden 10 kişi ve Vakıf yönetiminden 3 kişi katılmıştır. İlk günkü toplantıların ardından Kafkasya’dan gelen misafirlere Ankara Çerkes Derneği tarafından akşam yemeği verilmiş ve ardından da dernek üyelerinin yoğun katılımıyla serbest gündemli bir sohbet toplantısı gerçekleştirilmiştir. Resmi çalışmaların bitiminde Konuklara Ankara Müzeleri gezdirilmiş, 9-10 Ekim tarihlerinde yolcu edilmişlerdir. Çalıştay’da alınan kararlara ilişkin sonuç bildirgesi aşağıdadır.  KAFDAV BİLİM KURULU ile KAFKASYA ARAŞTIRMA ENSTİTÜLERİ ARASINDA İŞBİRLİĞİ OLUŞTURMA ÇALIŞTAYI 5-8 Ekim 2012 Ankara SONUÇ BİLDİRGESİ KATILIMCILAR - Kafdav Bilim Kurulu,  - Abhazya Cumhuriyeti Devlet Bilimler Akademisi Dirmit Gulya Araştırma Enstitüsü,  - Adigey Cumhuriyeti Çeraş Tembot Sosyal Bilimler Araştırma Enstitüsü - Kabardey-Balkar Cumhuriyeti Araştırma Merkezi Enstitüsü,  - Karaçay-Çerkes Cumhuriyeti Karaçay Çerkes İnsani Çalışmalar Enstitüsü,  - Karaçay-Çerkes Cumhuriyeti Karaçay-Çerkes Devlet Üniversitesi,  - Kuzey Osetya-Alanya Cumhuriyeti V.İ. Abayev İnsani Yardım ve Sosyal Araştırmalar Enstitüsü, (Güney Osetya temsilen katılmıştır)  ALINAN KARARLAR KAFDAV Bilim Kurulu’nun daveti ile Ankara’da 5-8 Ekim 2012 tarihinde Abhazya Cumhuriyeti Devlet Bilimler Akademisi Dirmit Gulya Araştırma Enstitüsü, Karaçay-Çerkes Cumhuriyeti Karaçay-Çerkes Devlet Üniversitesi, Karaçay-Çerkes Cumhuriyeti Karaçay Çerkes İnsani Çalışmalar Enstitüsü, Kuzey Osetya-Alanya Cumhuriyeti V.İ. Abayev İnsani Yardım ve Sosyal Araştırmalar Enstitüsü, Kabardey-Balkar Cumhuriyeti Araştırma Merkezi Enstitüsü, Adigey Cumhuriyeti Çeraş Tembot Sosyal Bilimler Araştırma Enstitüsü başkan, başkan yardımcısı ve temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirilen çalıştayda gündemde yer alan konular kapsamlı biçimde değerlendirilmiş ve aşağıdaki sonuçlara ulaşılmıştır: 1.Kafkasya ve Kafkas halkları konularında her yıl sırayla farklı bir Enstitünün ev sahipliğinde düzenli olarak en az bir konferans, sempozyum gibi bir bilimsel etkinlik düzenlenecektir. Adı geçen Enstitülerce düzenlenecek bilimsel etkinliklere diasporada yaşayan ve konuyla ilgili olan araştırmacı ve bilim insanları da davet edilecektir. Türkiye’de düzenlenecek etkinliklere KAFDAV Bilim Kurulu ev sahipliği yapacaktır. Kafkasya’da düzenlenecek bilimsel etkinliklerde, etkinlik programıyla bağlantılı olarak etkinlik öncesinde veya sonrasında Türkiyeli katılımcı uzmanlar için Kafdav öncülüğünde bir inceleme gezisi düzenlenecek, görülmesi izine tabi yerlerin ziyaretini sağlamak üzere gerekli izinler ev sahibi Enstitünün yardımıyla gezi öncesinde alınacaktır. 2. Kafdav Bilimsel Araştırma Merkezi ile belirtilen Enstitüler arasında karşılıklı olarak Kafkasya içerikli yeni yayınlar hakkında sürekli bilgilendirme sağlanacak ve birbirlerine materyal desteği verilecektir. Belirtilen Enstitüler Moskova, St. Peterburg gibi önemli kentlerde bulunan kütüphanelerden istenecek kitapların temini amacıyla Kafdav ’a yardımcı olacaklar ve Türkiye Üniversitelerindeki tez çalışmaları için gerekli bilgi ve belgelerin öncelikle gönderilmesine çalışacaklardır. 3. Kafkasya ve Kafkas halklarının tarihleri ve kültürleriyle ilgili Osmanlı Arşiv belgeleri, Kafdav tarafından arşivlerden mümkünse iki- üç yıl içinde arşivlerden alınacak ve öncelikli olanlarının (mali imkanları oranında) transkripsiyonlarının da yapılmasına çalışılacaktır. Buna mukabil Enstitüler de yerel arşivlerde, Moskova, S.Peterburg, Krasnodar, Tiflis gibi merkezlerde bulunan tüm belgelerin örneklerini temin edip yayınlayacaklar gerekenleri de Kafdav arşivine göndereceklerdir., Türkiyeli uzmanların talepleri halinde karşılıklılık esasına göre bu belgelerden gerekenlerinin suretlerini ayrıca vereceklerdir.  4. Kafdav ve Enstitüler, dünyanın her neresinde olursa olsun akademisyen veya akademisyen adayı gençlerimizi asgari 2 yılda bir farklı bir Enstitünün ev sahipliğinde, yaz okullarında veya gençlik ve spor eğitim tesislerinde, tanışma, iletişim kurma, bilgi paylaşımı gibi amaçlarla bir araya getirmeye çalışacaklar, ihtiyaç halinde Kafdav da aynı şekilde gençlere yönelik tatil programları düzenlemeye çalışacaklardır.  5. Karadeniz sahili boyunca Osmanlı İmparatorluğu zamanında yapılmış olan kalelerin durumlarını tespit, tarihini, özelliklerini, yapılış maksatlarını, ifa ettikleri görevleri ve kalelerin bulunduğu yörenin yerleşik halklarıyla kurulmuş olan ilişkilerini ve bu ilişkilerin yerel halklar üzerindeki sonuçlarını konu edinen bir tanıtım belgeseli yapımı ve kalelerin kalıntılarının korunmaya alınması veya onarılması için ilgili mercilere projeler sunmak üzere Kafdav tarafından gönderilecek 4-5 kişilik inceleme ekibine (uzman tarihçi, arkeolog, yapımcı, kameramanlar vb.) inceleme mahallindeki ya da buralara en yakın Enstitüler tarafından yerel uzman temini ve izin alma hususlarında destek olunacaktır.  6. Kafkas Tarihi ve kültürü konularında ve birkaç dilde yayınlanmak üzere hakemli bir dergiye olan ihtiyaç konusunda katılımcılar mutabık kalmışlar, ancak mali kaynak, uzman editör, profesyonel kadro gibi konularda gerekli incelemeler yapıldıktan sonra konunun ileride tekrar ele alınmasında yarar görmüşlerdir. Keza, anavatan ve diaspora Çerkesleri arasında bir yıllık süre içerisinde yaşanacak gelişmeleri, değişmeleri içeren bir “Yıllık”ın uygun aralıklarla yayınlanması önerisi üzerinde de aynı çalışma yapılacaktır. 7. NART Mitolojisinin derlenmesinde ve tüm dünyanın dikkatine sunulmasında 7 ciltlik eseriyle çok önemli bir hizmeti arkasında bırakarak hayata veda eden ünlü Nartolog Asker Hadagatlı adına NARTOLOJİ ile ilgili merkezi bir yapının oluşturulması dilek ve isteğinin Adige Cumhuriyeti yetkililerine ve Kafkasyalı Nartologlara ulaştırılması prensip olarak kabul edilmiştir. 8. Kafkas folklorunun çok bilinen kıyafet, takı, yamçı, müzik enstrümanları, başlık ve başlığın özel bağ örgüsü gibi bir çok konuda gerçek sahipleri dışında bazı halk gruplarınca patent alma girişimlerinin olduğu bilinmektedir. O nedenle Enstitülerimiz tarafından konuya özel önem verilmesi ve Kafkas halklarına ait olan her obje için yerel olarak bir nevi aidiyet tapusu olan patentlerin bir an önce alınmasının zarureti birlikte not edilmiştir. 9. Kafdav Bilim Kurulu’nun alt çalışma grupları arasında yeteri kadar uzmandan oluşan spor, resim, müzik…komisyonlarının üyeleri; başlattıkları araştırma ve yayın hazırlıklarının benzerini ana vatanda çalışan meslektaşları ile diyalog tesis ederek ortak araştırma ve yayın yapmak istemektedirler. Konuk Enstitü temsilcilerinin; davetli oldukları halde gelemeyen Güney Osetya, İnguşetya,Çeçenistan ve Dağıstan Araştırma Enstitülerini de bilgilendirerek bu konuda köprü görevi görmeleri isteği uygun bulunmuş ve bu ilişkinin sadece resim, müzik ve sporla sınırla bırakılmayıp edebiyat, ekonomi, sosyoloji, tarih, arkeoloji vb .tüm bilim alanlarını da kapsaması prensip olarak benimsenmiştir.  10. İzmir’de faaliyette bulunan Süt ve Süt Ürünleri Teknolojileri Enstitüsü başkanı sayın Prof.Dr. Harun Uysal tarafından gündeme getirilen, Kafkasya’daki üreticilerle diyalog tesis edip Kefir, Peynir, Gundapsov gibi ürünlerin üretiminde teknolojik yardımlaşma yanında organik tarım alanında birlikte araştırmalar yapma arzusu memnuniyetle kabul edilmiş ve 2013 yılında bu seyahatin gerçekleşmesi için gerekli davetlerin yapılacağı taahhüt edilmiştir. 11. Sözlü kültür derlemesi çalışmalarının önemi vurgulanmış, daha önce Kafdav tarafından destek verilen derleme çalışmalarının henüz yayınlanmamış olmasından duyulan rahatsızlık dile getirilmiş ve hiç derleme yapılamayan köylere ve yörelere gitmek isteyen derleme uzmanlarına yardımcı olunması için finans temini amaçlı projeler geliştirilmesi konusunda Çalıştay Katılımcıları mutabık kalmışlardır. Ankara, 08.10.2012div>nanKaffed

İlk Adığece Seçmeli Ders Sınıfımız Açıldı

Düzce merkeze bağlı Uzun Mustafa İlköğretim okulunda ilk Adığece seçmeli ders sınıfımız açılmış ve öğretmen ataması yapılmıştır. Düzce K.K.K. Derneğimizin değerli başkanı Murat Caymaz'ı ve Yönetimini yoğun uğraşlarından ve başarılarından dolayı kutluyoruz.   KAFKAS DERNEKLERİ FEDERASYONUnanKaffed

KAFFED Heyeti Anavatandan Döndü

KAFFED Adıgey Çalışma Masası tarafından, Adıgey Cumhuriyeti'nin 21.kuruluş törenlerine katılmak üzere organize edilen seyahat büyük bir coşkuyla gerçekleşti. 2 Ekim günü Abhazya Çalışma Grubu üyelerinden Handan Demiröz ve Sezai Babakuş’un karanfillerle uğurladığı 84 kişilik heyet, Krasnodar Havaalanında, Krasnodar Adığe Xase başkanı, Şinciy Belediye Başkanı ve Maykop’a yerleşen Miraç Baştuğ tarafından karşılandı.p>   Programın birinci gününde kentte yer alan müzeler ziyaret edildi. Türkiye’den giderek Maykop’a yerleşen Mefeş'uko Şengül’ün rehberliğinde Ulusal Müze gezildi. Daha sonra Maykop Sanat Müzesi, ünlü stilist Staj Yuri rehberliğinde ziyaret edildi ve katılımcılar ayrıntılı şekilde bilgilendirildiler. Müze ziyaretlerinin ardından şehir ve Maykop parkı gezildi. Aynı gün akşam, heyetin kaldığı otelde, Maykop’ta yaşayan dostlarımız ve gençlerimiz misafirlere harika bir düğün yaptılar. Eğlence ve sohbet geç saatlere kadar sürdü. Programın ikinci gününde resmi kutlama programı çerçevesinde, Filarmonia’da gerçekleştirilen törende yer alındı. Törende konuşmasına Adığece başlayan Adıgey Cumhurbaşkanı Thakuşin Aslan, Türkiye'den bugüne kadar gelen en kalabalık heyetin çok anlamlı olduğunu, bu özel günde beraber olmanın mutluluklarını yaşadıklarını belirtti. Flarmonia’da gerçekleştirilen program büyük beğeni topladı. Daha sonra KAFFED Başkanı Vacit Kadıoğlu, KAFFED Yönetim Kurulu ve Adıgey Çalışma Masası Üyeleri ile heyette yer alan dernek başkanları resmi ziyaretlerde bulundular. Heyette aynı zamanda grupla birlikte Maykop’a gelen Mustafakemalpaşa Belediye Başkanı, Maykop’a yerleşen sayın Yediç Mehmet ve Dar Başkanı Hızel Abdullah’da yer aldı. Adıgey Cumhurbaşkanı Sayın Thakuşin Aslan’ın makamında gerçekleşen görüşmede gündemdeki konular görüşüldü. Diaspora Anavatan ilişkileri, soydaşlar yasası, Suriyeli Çerkesler ve dönüş kontenjanları konusunda karşılıklı görüş alışverişinde bulunuldu. Ardından, Maykop Üniversitesi Rektörü Ğunako Raşit ziyaret edildi. Sayın rektör Adıgey Devlet Üniversitesi'nin tarihi ve çalışmaları hakkında ayrıntılı bilgi verdi. Türkiye’den giderek Maykop üniversitelerinde okuyan öğrenciler ve kontenjan sorunu hakkında karşılıklı olarak uzun ve ayrıntılı değerlendirmelerde bulunuldu. Daha sonra Adıge Xase başkanı Boğuşe Adam ve Xase yöneticileri ziyaret edildi. Boğuşe Adam, bu kalabalık ziyaretimizin çok anlamlı olduğunu ve kendilerine güç verdiğini özellikle belirtti. Bundan sonra birlikte yapılacak çalışmalar üzerinde, son derece sıcak bir ortamda sohbet edildi. Resmi ziyaretlerin gerçekleştiği saatlerde, diğer katılımcılar Laganaki’nin muhteşem doğasını gezme şansını buldular. Gün, Laganaki’de hep birlikte yenilen yemeğin ardından son buldu. Programın son gününde, Lenin Meydanı’nda yapılan kutlamalara katılındı. Peynir Festivali için kurulan stantlarda, birbirinden lezzetli Adığe peynirlerini tatma ve rayonların stantlarını gezme şansını yakalayan misafirler, son derece renkli sahne programını da izlediler. Akşam aynı meydanda Nalmes ve İslamey’in muhteşem sahne performansları ile program son buldu. Akşam, Anavatanımızdaki kardeşlerimizin kalabalık uğurlama merasimi ile gezi sona erdi. Bir veda konuşması yapan KAFFED Başkanı Vacit Kadıoğlu, bu buluşmanın önemi anlattı ve kendilerini ağırlayan ev sahiplerine teşekkür etti. Gezi programı boyunca, misafirleri hiç yalnız bırakmayan, programın her ayrıntısını titizlikle takip eden Anavatandaki dostlarımızın varlığı, gösterdikleri ilgi ve yakınlık katılan herkesin yüreğinde derin izler bıraktı.p>     {gallery}/haber/federasyon/2012/710{/gallery}    Kaffed

K.Maraş Derneğinden Öğrencilere Burs İmkânı

Üniversite Öğrencilerine Eğitim Bursu İmkanıp>   Kahramanmaraş Kafkas Kültür Derneği başarılı ve ihtiyaç sahibi üniversite öğrencilerine eğitim bursu veriyor.   Eğitim Bursu Şartları:p> 1- Ekonomik yönden yardıma muhtaç olmak, 2- Devlet okulunda okuyor olmak,   3- Kredi ve Yurtlar Kurumu ile Başbakanlık bursları dışında başka bir kurum veya kişiden burs almıyor olmak, 4- Kültürel duyarlılığa sahip olmak, 5- Derslerinde başarılı olmak,     Not: p> • Eğitim bursu müracaatları 31 Ekim 2012 tarihine kadar yapılabilecektir • Müracaat için ”eğitim bursu talep formu” doldurularak aşağıdaki adrese gönderilecektir. [email protected] • Ayrıca derneğimizden “ eğitim bursu formu” temin edilebilecektir.   “BİR BURS DA BENDEN!” p> Başarılı ancak maddi desteğe muhtaç gençlerimizin kültürel duyarlılık içinde donanımlı bireyler olarak yetişmesi amacıyla derneğimiz bünyesinde bir “EĞİTİM BURSU BAĞIŞ FONU” oluşturulmuştur.p>   Mutlu bir gençlik, parlak bir gelecek için bizim de büyük sorumluluklarımız vardır. Geleceğimize dokunarak onu şekillendirmek bizim elimizde.   Bu hedefe ulaşmak, ancak geleceğe inanan, yüreğinde gençlere sahip çıkma heyecanı taşıyan SİZLERLE mümkün olacaktır.   “BİR BURS DA BENDEN!” diyerek bu taze fidanların yetişmesine destek olabilirsiniz. Derneğimiz burs komisyonunun hazırladığı "EĞİTİM BURSU BAĞIŞ FONUNA" katkı sağlamak için lütfen bize ulaşın.   İLETİŞİM: KAHRAMANMARAŞ KAFKAS KÜLTÜR DERNEĞİ:p> Şazibey Mah. Haydar Aliyev Cad. 9. sok No:1 KAHRAMANMARAŞ   [email protected] 0 344 235 20 00     Not: Başvuru formunu aşağıdaki linkten indirebilirisiniz.    Kaffed

Kocaeli Kafkas Kültür Derneği Öğrencilerle Buluştu

Kocaeli Kuzey Kafkas Kültür Derneği, Kocaeli Üniversitesinin Kafkas kökenli öğrencileriyle kahvaltıda bir araya geldi.p> Kocaeli Kuzey Kafkas Kültür Derneği Başkanı ve yönetimi, KOÜ’ye bu yıl başlayan Kafkaskökenli öğrencilerle kahvaltıda bir araya geldi. Trio Cafe ve Restoran’da gerçekleşen tanışma ve kaynaşma kahvaltısına Kocaeli Kuzey Kafkas Kültür Derneği Başkanı Sami Korkut (Guğoj), dernek yöneticileri Cengiz Hurma, Hayri Tolga Asalkan, Gunda Korkut (Ankuab), KOÜKAF (Kocaeli Üniversitesi Kafkas Kulübü) Başkanı Anıl Der, Başkan Yardımcısı Halime Besleneyve üyeleri ile KOÜ öğrencileri Emre Yılmaz, Esat İnce, Kuzeyfa Şafak, Pınar Sandıkçı, Şeyda Uysal,Hiranur Kılınç, Nihal Pişgen, Harun Yıldız, Hilal Bağlar, Büşra Bilgici, Dijan Albayrak, Ömer Demircan, Dilara Kalmuk, Seda Tanbay, Banu Bahçe ve Okan Arı katıldı. SICAK VE SAMİMİ ORTAMp> Sıcak ve samimi bir ortamda gerçekleşentanışma ve kaynaşma kahvaltısı oldukça eğlenceli geçti. Bol bol sohbet eden gençler, keyifli bir gün geçirdi. Kahvaltı sonrası Kafkas müziği eşliğinde Kafkas oyunlari oynayan gençler güzel bir gün geçirdi. Kahvaltıda kısa bir konuşma yapan Kocaeli Kuzey Kafkas Kültür Derneği Başkanı Sami Korkut (Guğoj) amaçlarının üniversitedeki tüm Kafkas kökenli gençlere ulaşmak olduğunu belirterek şunları kaydetti: “Bu yıl KOÜ’ye çok sayıda Kafkas Kökenli öğrenci kardeşimiz başladı. Şimdilik bu kardeşlerimizden 35’i ile bu kahvaltıda bir araya geldik. Türkiye’nin bir çok ilinden gelen Kafkas Kökenli öğrencilerimizi ağırlamaktan çok mutluyum. Onlara desteğimiz hızla sürüyor ve sürmeyedevam edecek.   ABAZACA VE RUSÇA EĞİTİMLERp> Kardeşlerimize derneğimizde bir oda tahsis ettik. Dernek üyesi öğrencilerimize burs çalışmamızda devam ediyor. Arkadaşlarımız yıl içerisinde folklor ekibimize, dil kurslarına ve diğer tüm etkinliklerimize katılabilirler. Ayrıca Kurban Bayramı’ndan sonra Abazaca ve Rusca kurslarımız başlayacak. Isteyenler Kafkas Kültür Derneği’nin facebook sayfasından veya dernek binamıza gelerek şahsen başvurabilirler. Son olarak Trio Cafe ve Restoranın sahibi Cem Behram’a ve personeline de gösterdikleri ilgi ve alakadan dolayı teşekkür ederim.” Trio Cafe Restoran’da gerçekleşen kahvaltıda KOÜ Elektrik Mühendisliği öğrencisi olan PınarSandıkçı’ya sürpriz doğum günü yapıldı. 21 yaşına giren Pınar’ı ilk kutlayan Kocaeli Kuzey Kafkas Kültür Derneği Başkanı Sami Korkut oldu. Sürpriz karşısında oldukça mutlu olan Pınar Sandıkçı, pastasının mumlarını dilek tutarak üfledi. Kendi elleriyle arkadaşlarına ikram etti.   Kaynak: http://www.mavikocaeli.com.tr/yerel/kafkas-kultur-dernegi-ogrencilerle-bulustu-h156585.htmlp>Kaffed

Güney Kafkasya ve Karadeniz’de Güvenlik Konferansı

Güney Kafkasya ve Karadeniz Bölgesinde Güvenlik, Demokrasi ve Kalkınma Konferansıp>    Academic Swiss Caucasus Net ve Kadir Has Üniversitesi, 11-13 Ekim 2012 tarihlerinde Kadir Has Üniversitesi Cibali Kampüsü’nde “Güney Kafkasya ve Karadeniz Bölgesinde Güvenlik, Demokrasi ve Kalkınma” başlıklı uluslararası bir konferans gerçekleştirecekler.font>p> Konferans araştırmacıların üzerinde çalıştıkları bildirileri akademik çevrelerle paylaşabilecekleri ve geri bildirim alabilecekleri bir forum şeklinde organize ediliyor. Paneller, yuvarlak masa toplantıları ve temalar üzerine ana konuşmacıların sunuşlarından oluşacak konferans, araştırmacılar ve karar vericilerin bir araya gelmesini sağlamayı amaç ediniyor.p> Program detaylarına aşağıdaki adresten ulaşabilirsiniz...p> http://iibf.khas.edu.tr/uluslararasi-iliskiler/duyurular-14.htmla>p>nanKaffed

Mefecmafe, Yistambıl-Beşiktaş, 2011

May (Naqığe) mazem yi 21 m Yistambıl, Beşiktaş dışhızexos. Kaynak: Kaffedp>Kaffed

Abhazya’nın Zafer Günü Sakarya’da Coşkuyla Kutlandı

Abhazya'nın zafer ve özgürlük günü (Ayaayra Amş), Kafkas Dernekleri Federasyonu Abhazya Çalışma Grubu ve Sakarya, Kocaeli, Düzce, Hendek Kafkas Kültür Dernekleri'nin işbirliğiyle, Sakarya'nın Akyazı İlçesi'ne bağlı Akbalık Mahallesi'nde büyük bir etkinlikle kutlandı.  Kutlamalara Sakarya Valisi Mustafa Büyük, eski Bakanlardan Abdullatif Şener, Sakarya Büyükşehir Belediyesi ile Akyazı ve Hendek Belediyesi yöneticileri, İstanbul/Kartal Beldiye Başkanı Altınok Öz, Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, siyasi parti temsilcileri, Abhazya’dan gelen konuklar, KAFFED Genel Başkanı Vacit Kadıoğlu ve yönetim kurulu üyeleri, bölge dernek başkan ve yöneticileri, bölge kanaat önderleri ve sivil toplum temsilcileri, medya mensupları ile birlikte Türkiye’nin dört bir tarafından gelmiş binlerce kişi katıldı. İlk olarak at yarışları ile başlayan etkinlikte İngiliz Atları Sürat kategorisinde, Gazanfer Yavuz'un atı Prodotör' birinci olurken, Mehmet Yeşiloğlu'nun atı 'Almodovar' ikinci ve Hüsamettin Kopal'ın atı 'Dila' isimli atı 3'üncü oldu. Arap Atları A kategorisinde ise Cemil Taner'in 'Büyülü Göl' isimli atı birinci, Hasan Yıldız'ın atı 'Coşkuner' ikinci ve Ali Hikmet Özizci'nin, 'Tüzünsoy' isimli atı üçüncülüğü elde etti. Arap Atları B kategorisinde de Fatih Pir'in atı 'Dörtnala' birinci, Ali Arabacı'nın 'Boğaçhan isimli atı ikinci, Enis Badışoğlu'nun 'Tango' isimli atı da üçüncü oldu. Dereceğe girenlerin ödüllerinin verilmesinin ardından alanda kurulan büyük sahnede programa başlandı. Sunuculuğunu Hümeyra Yılmaz ve Sezai Babakuş’un yaptığı programda günün anlam ve önemine dair yapılan konuşmalarda ilk olarak KAFFED Abhazya Çalışma Grubu Ayaayra Organizasyonu Komite başkanı Av. Recep Yılmaz’a söz verildi. Ardından sırasıyla TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Sakarya Valisi Mustafa Büyük, Sakarya derneği Başkanı Muharrem Saran, KAFFED Başkanı Vacit Kadıoğlu ve Eski Bakanlardan Abdüllatif Şener birer konuşma yaptılar. Geçen yılki kutlamalarda da büyük beğeni toplayan Ayhabılar Azar grubunun müzik gösterisi seyirciler tarafından yine büyük bir ilgi ile dinlenip ayakta alkışlandı. Sakarya’da yapılan Ayaayra kutlamalarının klasiği haline gelen bu müzik dinletisi, programın en beğenilen ve merakla beklenen bölümlerinden biri haline geldi. Kocaeli Kafkas Kültür Derneği Folklor Ekibi Amra ve Sakarya Kafkas Kültür Derneği Folklor Ekibi Nartlar oldukça başarılı sundukları gösterileri, birbirinden güzel ve hareketli dansları ile göz doldururken ardından sahne alan değerli ses sanatçısı Gülcan Altan’ın müthiş sesi, performansı ve şarkıları katılımcıları mest etti. 7’den 70’e herkesin ilgi ile dinleyip eşlik ettiği Gülcan Altan’ın programının sonunda seyircilerin ayakta alkışlayarak sahnenin önüne kadar gelmeleri, herkesin yüzündeki o mutlu gülümseme görülmeye değerdi. Abhazya’da çekilen “Bizi Zafere Ulaştıran Şarkılarımız” adlı belgeselin bir bölümü sahne kenarlarına kurulan büyük ekranlardan seyircilere ulaştırıldı. Dinlerken ve seyrederken zafere ulaşmanın hiç de kolay olmadığını ancak azmin ve kardeşliğin ne büyük bir erdem ve başarının olmazsa olmazı olduğunu gözler önüne seren belgeselde, iliklerinize kadar ulaşacak, tüyleri diken diken eden, daha önce hiç dinlemediğiniz müthiş büyülü bir atmosferde Adığece ve Abazaca söylenen “Adığe Nıse” şarkısı seyirciler tarafından sessizce izlendi ve dinlendi… Daha sonra sahneyi Folkethnica ve başarılı solisti Seda Özdemir aldı. Birbirinden güzel şarkıların değişik dillerde (Abazaca, Çeçence vs. gibi ) seslendirildiği bu bölümden sonra Sezai Babakuş’un etkileyici zafer konuşması ile birlikte ateş balonları yakıldı ve gökyüzüne bırakıldı. Hemen ardından yapılan havai fişek gösterileri sonunda yapılan mahalli düğün ile etkinlik sona erdi. Haber: Nart Dergisi / Filiz Kaplan   {gallery}/haber/federasyon/2012/ayaayra_2012{/gallery}nanKaffed

Tanış Olmak

“Gelin tanış olalım İşi kolay kılalım Sevelim sevilelim Dünyaya kimse kalmaz.” der Koca Yunus. İnsan beyni çoğu kez kendinden başkasını yabancı olarak algılar. Bu da ona korku verir, acı verir. Bundan olsa gerek yeryüzüne teşrif eder etmez feryadı basar insanoğlu. Yabancı bir yere, yabancı birilerine ve yabancı bir atmosfere teşrif etmiş olmasından dolayıdır bu feryat. Bu yabancı algı sonucu bazen birbirimizle savaşırız hislerimizin buyruğuyla. Zamanla barışırız zoraki olsa da. Ve istemesek de sevişiriz duygularımızın kanatlarına bırakarak kendimizi. Gün olur kaynaşırız birbirimizle. Sonunda bilişiriz. Adıgeler “bilişmek” anlamına gelen “zereş’en” kelimesini kullanırlar tanışmak için. Ya dabirbirimizle insanlaşmak şeklinde tercüme edebileceğimiz “zerets’ıfın / zerets’ıxun”kelimesini. Başka dillerde de mutlaka karşılığı vardır tanımanın, tanış olmanın. Bizler, düşünce diline dayalı bir eğitime başlamadan önce birbirimizle insanileşmemiz, birbirimizle bilişmemiz gerektiğine inanıyorum. Adıgecedeki bu ifadelerden binlerce yıl sonra söylenmiş olsa da yukarıya aldığımız şu Yunusça güzel söz, işi kolay kılmanın yolunu göstermektedir: Tanış olmak. Öyle ya, tanımadığınız birisi ile nasıl diyalog kuracağız. Tanımadığımız birine neyi, nasıl, niçin ve neden öğreteceğiz veya tanımadığımız birinden nasıl öğreneceğiz bilmediklerimizi. Tanış olmanın dışında işi kolay kılmanın bir diğer yolu ise sevmek ve sevilmektir. Bizi yabancı gören, bize gönül kapısını açmamış bir insana neyi öğretmeyi ya da ondan neyi öğrenmeyi düşünebiliriz ki? Öğrenciyi tanımanın da ötesinde, biz kendimizi tanımamız gerekmektedir. Kendimizi tanıdığımız kadar öğrenciyi tanıma kolaylığını yakalamış oluruz. Kalbinde ve beyninde ne olduğunu bilmediğimiz birine neyi, niçin, ne kadar ve nasıl vereceğiz. Öyleyse öncelikle kime? Sorusunun cevabını bulmamız gerekir. Şüphe yok ki kime? Sorusunun cevabı Nart ya da Nefın şeklinde yalın bir ad olmamalıdır. Nart kim? Hangi Nefın? Şeklinde olmalıdır sorumuz. Neyi, ne kadar bilir; nasıl ya da kaç kelimeyle konuşur? Sözcükler, anlam taşıyor mu? Yoksa onlar boşlukta uçuşan tıngırtılar mıdır? Eğitim hayatında tanış olama, durumu elbette ki eğitimcinin metodolojisi açısından önemlidir. Maazallah sonunda hastasına yanlış reçete yazan doktorun durumuna düşeriz. Biz biliyoruz ki insan beyninin algı yolları farklıdır. İnsan öğreti alırken duyularından yardım alır. Ancak her insan bütün duyularından aynı şekilde yararlanamaz. Bizin yöntemlerimiz öğrencinin algı tercihleriyle örtüşmelidir. Hayvanları eğitirken bile zaman zaman kullanılan yöntem olan, vücut dili kullanma, görme ve taklit etme gibi tekniklerden yararlanırız. Bütün bunlar eğitimde tanımanın önemine işaret eder. İnsanlık tarihi kadar eski olan düşünce tarihi hep bu tanıma uğruna büyük emekler harcanmıştır. “Hayvanlar konuşmadıkları için düşünemezler” der Kant. Francis Bacon ise “ Dil aklın ayak izi” der. Kant’a mı inanmalı, Bacon’a mı? Sakın, ne çelişki var, demeyin; çelişki gayet aşikâr. Kant, düşünmeyi konuşmaya bağlamış. Düşünebilmek için önce konuşabilmek gerekir ona göre. Biliyoruz ve görüyoruz ki dilsizler konuşamadıkları halde düşünebilmekte, yazabilmekte ve en önemlisi üretebilmektedirler. Üretebilmek düşünebilmenin yani düşüncenin ustalık eseridir. Peki, Bacon’a ne demeli? Gerçekte “dil aklın ayak izi” midir? Bir Adıge atasözü , “Bzer gum yi lhıqo” yani, Dil kalbin elçisidir, der. Şunu sormak daha doğru olacak sanırım: Düşünce kalbin eseri midir, yoksa aklın eseri mi? Bacon konuşmayı akla bağlarken Adıgeler kalbe bağlamışlardır. Düşünce / gupşıse, konuşma / guşıe, kavrayışı güçlü yani algı gücü / gubzığe, kalp incitme / guxec’, kalp kırmak / gukhute, yumuşak kalpli / gumac’e, sevinme / guş’o, günah/ gonah, merhamet / guc’eğu, kalp kapısı/gupçe, temiz kalp/gu khabze, pırıl pırıl kalp / gunef, şüphe / gutsaf, inanma / guş’oş’ı gibi düşünme ve hissiyatla ilgili daha birçok kelime gu / kalp kelimesiyle başlamaktadır. Adıgecenin en eski bir dil olduğunu biliyoruz. Düşüncekavramı, düşünce tarihi daha uzun olan toplumlarda kalp ile izah edilirden; daha genç ve daha sekiler/ dünyevi toplumlarda ise akıl ile izah edilmektedir. Bacon’u yadsımıyorum, ancak, o ve birçokları düşünme serüveninde kalbin yerini ve önemini yeterince fark etmemişlerdir sanırım. Düşünce kalpte doğar, akılda şekillenir, zekâda estetik kazanır. Her bireysel sözün kişisel bir adresi olduğu gibi, her toplumsal dilin de ulusal bir adresi vardır. Görüntünün kalabalık oluşu toplumsal ruhun yüceliğini ortaya koymaz. Şunu söylemeye çalışıyorum: İnsanı tanımak gerekir. Kalbini, aklını, zekâsını, dilini, gönlünü, fikrini, zikrini, bedenini ve ruhunu... Kısaca Tanış Olmak, insanlaşmak ise; insanlaşmak ta işi kolay kılacaktır. Alaattin Bayram Emekli Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni Adıgece Eğitmeni

Tanış Olmak

  “Gelin tanış olalımp> İşi kolay kılalımp> Sevelim sevilelimp> Dünyaya kimse kalmaz.” der Koca Yunus.p> İnsan beyni çoğu kez kendinden başkasını yabancı olarak algılar. Bu da ona korku verir, acı verir. Bundan olsa gerek yeryüzüne teşrif eder etmez feryadı basar insanoğlu. Yabancı bir yere, yabancı birilerine ve yabancı bir atmosfere teşrif etmiş olmasından dolayıdır bu feryat. Bu yabancı algı sonucu bazen birbirimizle savaşırız hislerimizin buyruğuyla. Zamanla barışırız zoraki olsa da. Ve istemesek de sevişiriz duygularımızın kanatlarına bırakarak kendimizi. Gün olur kaynaşırız birbirimizle. Sonunda bilişiriz.p> Adıgeler “bilişmek” anlamına gelen “zereş’en” kelimesini kullanırlar tanışmak için. Ya dabirbirimizle insanlaşmak şeklinde tercüme edebileceğimiz “zerets’ıfın / zerets’ıxun”kelimesini. Başka dillerde de mutlaka karşılığı vardır tanımanın, tanış olmanın.span>p> Bizler, düşünce diline dayalı bir eğitime başlamadan önce birbirimizle insanileşmemiz, birbirimizle bilişmemiz gerektiğine inanıyorum. Adıgecedeki bu ifadelerden binlerce yıl sonra söylenmiş olsa da yukarıya aldığımız şu Yunusça güzel söz, işi kolay kılmanın yolunu göstermektedir: Tanış olmak. Öyle ya, tanımadığınız birisi ile nasıl diyalog kuracağız. Tanımadığımız birine neyi, nasıl, niçin ve neden öğreteceğiz veya tanımadığımız birinden nasıl öğreneceğiz bilmediklerimizi.span>p> Tanış olmanın dışında işi kolay kılmanın bir diğer yolu ise sevmek ve sevilmektir. Bizi yabancı gören, bize gönül kapısını açmamış bir insana neyi öğretmeyi ya da ondan neyi öğrenmeyi düşünebiliriz ki? Öğrenciyi tanımanın da ötesinde, biz kendimizi tanımamız gerekmektedir. Kendimizi tanıdığımız kadar öğrenciyi tanıma kolaylığını yakalamış oluruz. Kalbinde ve beyninde ne olduğunu bilmediğimiz birine neyi, niçin, ne kadar ve nasıl vereceğiz. Öyleyse öncelikle kime? span>Sorusunun cevabını bulmamız gerekir. Şüphe yok ki kime? Sspan>orusunun cevabı Nart ya da Nefın şeklinde yalın bir ad olmamalıdır. Nart kim? Hangi Nefın? Şeklinde olmalıdır sorumuz. Neyi, ne kadar bilir; nasıl ya da kaç kelimeyle konuşur? Sözcükler, anlam taşıyor mu? Yoksa onlar boşlukta uçuşan tıngırtılar mıdır? p> Eğitim hayatında tanış olama, dspan>urumu elbette ki eğitimcinin metodolojisi açısından önemlidir. Maazallah sonunda hastasına yanlış reçete yazan doktorun durumuna düşeriz. Biz biliyoruz ki insan beyninin algı yolları farklıdır. İnsan öğreti alırken duyularından yardım alır. Ancak her insan bütün duyularından aynı şekilde yararlanamaz. Bizin yöntemlerimiz öğrencinin algı tercihleriyle örtüşmelidir. Hayvanları eğitirken bile zaman zaman kullanılan yöntem olan, vücut dili kullanma, görme ve taklit etme gibi tekniklerden yararlanırız. Bütün bunlar eğitimde tanımanın önemine işaret eder. İnsanlık tarihi kadar eski olan düşünce tarihi hep bu tanıma uğruna büyük emekler harcanmıştır.  p> “Hayvanlar konuşmadıkları için düşünemezler” der Kant. Francis Bacon ise “ Dil aklın ayak izi” der. Kant’a mı inanmalı, Bacon’a mı? Sakın, ne çelişki var, demeyin; çelişki gayet aşikâr. Kant, düşünmeyi konuşmaya bağlamış. Düşünebilmek için önce konuşabilmek gerekir ona göre. Biliyoruz ve görüyoruz ki dilsizler konuşamadıkları halde düşünebilmekte, yazabilmekte ve en önemlisi üretebilmektedirler. Üretebilmek düşünebilmenin yani düşüncenin ustalık eseridir.p> Peki, Bacon’a ne demeli?  Gerçekte “dil aklın ayak izi” midir? Bir Adıge atasözü , “Bzer gum yi lhıqo” yani, Dil kalbin elçisidir, der.  Şunu sormak daha doğru olacak sanırım: Düşünce kalbin eseri midir, yoksa aklın eseri mi? Bacon konuşmayı akla bağlarken Adıgeler kalbe bağlamışlardır. Düşünce / gupşıse, konuşma / guşıe, kavrayışı güçlü yani algı gücü / gubzığe, kalp incitme / guxec’, kalp kırmak / gukhute, yumuşak kalpli / gumac’e, sevinme / guş’o,  günah/ gonah, merhamet / guc’eğu, kalp kapısı/gupçe, temiz kalp/gu khabze, pırıl pırıl kalp / gunef, şüphe / gutsaf, inanma / guş’oş’ı gibi düşünme ve hissiyatla ilgili daha birçok kelime gu / kalp kelimesiyle başlamaktadır. Adıgecenin en eski bir dil olduğunu biliyoruz. Düşüncekavramı,span> düşünce tarihi daha uzun olan toplumlarda kalp ilspan>e izah edilirden; daha genç ve daha sekiler/ dünyevi toplumlarda ise akıl ile izah edilmektedir.  Bacon’u yadsımıyorum, ancak, o ve birçokları düşünme span>serüveninde kalbin yerini ve önemini yeterince fark etmemişlerdir sanırım. Düşünce kalpte doğar, akılda şekillenir, zekâda estetik kazanır. Her bireysel sözün kişisel bir adresi olduğu gibi, her toplumsal dilin de ulusal bir adresi vardır. Görüntünün kalabalık oluşu toplumsal ruhun yüceliğini ortaya koymaz.span>p> Şunu söylemeye çalışıyorum: İnsanı tanımak gerekir. Kalbini, aklını, zekâsını, dilini,  gönlünü, fikrini, zikrini, bedenini ve ruhunu... Kısaca Tanış Olmak, insanlaşmak ise; insanlaşmak ta işi kolay kılacaktır.p> Alaattin Bayramp> Emekli Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni  Adıgece Eğitmenip>  +''+nan+''+Alaattin Bayram