Yine böyle hüzün kokan bir geceydi, yüzüme vuruyordu Karadeniz'insoğuk dalgaları, Ve ben yine tarihin silik sayfalarına aynı ağıtı yakmıştım... Sürgün çocuklarıyız biz; dağınık, hırçın ve kederli... Derin düşüncelerimiz vardı her zaman, coşkun yüreklerimiz... Ve bir de hiç unutmayacağımız 21 Mayıs'larımız..+''+nan+''+Nart Dergisi
İyi Tanı
İYİ TANI İki yurdu var yüreğimin Biri Çerkes atı Hareketli Kıpır kıpır, oynak. Öbürü Türkmen abası Kalın, kaba ve sıcak. Biri mitoslar diyarı Kolkitya’sı, Altın Post ülkesi. Öbürü Hitit’i, Asur’u, Frig’i Uygarlıklar türbesi. Birinden geldim Denizler, dağlar aşarak. Öbüründe yaşıyorum Hem gülüp hem ağlayarak. Biri atam, dedem Gümüş eğerim Alnı akıtmalı atım. Öbürünün mekteplerinde okudum Aşık oldum Mapushanelerinde yattım. Biri beşik masallarım Buğulu hayallerim Geleneğim, göreneğim. Öbürü kafam, gövdem Etim, kemiğim. Biri şarkım, türküm Mızıkam. Öbürü dostlarım, arkadaşlarım Kırk yıllık kavgam. Biri bu yanı yüreğimin Öbürü diğer yanı. Yüreğim! Ey direngen yüreğim! Sen bu iki yanını da İYİ TANI. Adnan Özveri+''+nan+''+Adnan Özveri
Yakarı
YAKARI Önemse beni Karadeniz, Karadeniz beni dinle Taşla fasulye falıma baksan Minnet duyarım sana. Yalvarırım: Ben de yabancı değilim sana. Doğurduğun toprağın çocuğuyum senin. Ya kötü haber çıkarsa mı fasulye falımdan Yok, hayır... Yermem seni yinede korkma. Ama mutlu haberse çıkan fasulyeden, Geri dönecek demektir Adıge’m benim yabandan İşte o zaman başlatırız düğünü Anapa’dan Ve ilk oyunumuzu sana sunarız. Karadeniz geçen yüzyılda Sen gördün ya Adıge’mi... İşte o olup biten benim canımı kurutan Yitip tükenen insanların yüzünden ben İhtiyarladım vakit gelmeden. Henüz bıyıklarım terlemeden, Baksana nasıl kırlaşmış saçlarım Dökülen yeniden dolmaz kaba bilirim. Doğrudur ama ne de acı değil mi... Ama yine de bekliyorum ben dönecekleri... Karadeniz, ne olur, sen yine bak fasulye falına Çerkesk, 1981, Dığuj Khurmen +''+nan+''+Dığuj Khurmen
Bilirim Tarih
Bilirim tarih Çok şey bilemem ben, açık konuşayım. Anlatırım ne gördüysem onu Tarihin insanı beşikte salladığını gördüm Gördüm tarihin çığlıklarını zor tutuğunu Tarihinin göz yaşlarını gizlediğini gördüm İnsanları gömdüğünü gördüm tarihin Nice tarihler yarattı korkusu insan oğlunun, Gerçekten çok şey bilemem ben. Uyuttular beni tarihlerle Hepsini biliyorum şimdi, hepsini ama. Leon Felibe +''+nan+''+Leon Felibe
Gene Geleceğiz
Gene geleceğiz karşılaşmanın yollarında. Bir bülbül kulağıma fısıldadı: Gene geleceğiz. Bülbüller oralarda yaşarlar henüz. Şakırlar yazılarımızda. Gene geleceğiz gölgeleri arasında özlemin, yadırgamanın mezarlarında bizim yerimiz de var, bu kesin. Yorulma gönül, dönüşün yollarında çökme sakın. Gene geleceğiz, gene. Abu Salma Çev: A.Kadir-Süleyman Salom+''+nan+''+Nart Dergisi
Uzaklarda Bir Yerde
UZAKLARDA BİR YERDE Sürüden artakalmış yolunu şaşırmış rengarenk bir kelebek uçuyor penceremin önünde. Telaş içinde, bu sonbahar gününde. Aynı anda, Kafkasya’da, Beslan sokaklarında bir çocuk. belli ki geç kalmış, sarı saçları taranmamış. Bir elinde kır çiçekleri Kitaplar bir elinde. Yürüyor soluk soluğa Okul yolunda. Uzaklarda bir yerde Ortadoğu’da. bir başka çocuk. Gövdesi cılız gözleri Kara. Fukara mı fukara. O da düşmüş sokaklara... Koltuğunun altında bezden bir torba. İçinde Elifba Cüzü, O yaşta yaşlanmış yüzü. Saçları kıvır kıvır yanaklarında ter. Doğum yeri: Telâfer. Filistin’de, Tiğrit’te, Bağdat’ta... Islık çalıyor mermiler. Ölüler, ölüler, ölüler... Dünyanın bize uzak haritalarında Ev Ödevleri yerine, korku, gözyaşı... Ve, Çığlıklar taşıyorlar çocuklar Beslenme çantalarında. Çetin ÖNER+''+nan+''+Çetin Öner
Sözümüz Var
SÖZÜMÜZ VAR indirildik atlarımızdan zorla! ve bindirildik gemilere çoluk çocuk yaşlı kadın bebektik! taşındık! osmanlı gemileriyle günlerce! döküldük kimimiz yarı yolda karadenizde! kimimiz kucaklayıp ölmüş! üç aylık bebekleri ninniler söyledik! kimimiz köle pazarlarından istanbul’daki akrabalara hediye gönderildik! kurtardık ülkeleri kahraman olduk! paşa olduk! bey-efendi olduk! “hain” olduk! lakin… hep orada yüreği kulağı gözü… brecht’in demesi “elverdiğince sınıra yakın bir yerde tedirgin beklemedeyiz dönüş gününü … biz kendimiz bile vahşet söylentileri gibiyiz” toplayın atlarımızı yılkı’dan! döneceğiz! div> e.açıybap>+''+nan+''+Erol Açıyba
Adığe
ADIGEp> Dörtbin yaşında bir atlıyım ben, Çelik bedenli, kanatlıyım ben. Ben bir meşe ağacıyım BEN umudun inancıyım Karanlıktan kurtulmuş, Bir kurtarıcıyım. Benden sonra Irmaklar, denizler, dağlar... Ateşi ve aydınlığı aldım ellerinden İnsanlaştı Tanrılar. İzimi değil, İmzamı taşır bu yüzden Gelmiş ve gelecek uygarlıklar. Bir yanım Hatti benim Bir yanım Hitit. Hattuşili, Midas, Neferitit... Biri dayım, Amcam biri. Biri kardeşim. "Güneşin Oğlu" değilim ben, Güneşim. Bir yanım Mısır, Frig bir yanım. Bir yanım Babil. Roma, Germen, Bizans, Yabancım değil. Ben Avrupa, Ben Asya, Ben Kafkasya, Ben Anadoluyum. Ben Abrek, Ben Sosruk, Promete, Spartaküs... Ben Setenayoğlu'yum. Ben Kuzey, Ben Güney, Ben Batı, Ben Doğu'yum. Adem ki Büyük Dedem. Önce Havva iken Ninem. Adı kondu yeniden: *Nıse Cennetten kovuldu ikisi de. Nedeni kızıl bir *Mıarise. Zebur, Tevrat, İncil, Kur'an... *"Yege!" dedi Tanrı Tha Benim ilk okuyan Ben Davut; Golyat'a sapanıyla karşı koyan. Ben Nasıralı İsa; Haçını sırtına vuran. Ben çağdaş bir yalvaçım Bütün putları kıran. Ben Adige. Yani, İnsanoğlu "İNSAN" ! Çetin ÖNER '99 * Nıse: Gelin / Mıarıse: Elma / Yege! : Oku ! +''+nan+''+Çetin Öner
Yorgun Bir At İçin Füğ
YORGUN BİR AT İÇİN FÜG (Çetin Öner) ben, yorgun bir atım. Taa Hititlerden kalma, bu pathetic suratım. ben, huysuz bir atım. ben uykusuz, ben, mutsuz bir atım... ben, Akdenizli dağlı, ben, dört ayağı bukağılı bir atım... ben, İtilip kakılmış, Yılkıya bırakılmış, suskun... ben, dünyaya küskün bir atım... ben, canı terkisinde ölüm ensesinde dolaşan, ben, iki bin yıldır savaşan bir atım... ben, yurdu talan, canı beleş. ben, sürgün, kıyım, acı... ben “Yerleşik Yabancı”... ben, serkeş bir atım... ben, Asi Asyalı, ben, Kafkasyalı bir atım... ben, Kabartay, Abaza... ben, Çılgın Çeçen... ben bütün atların kardeşliğini isteyen bir atım... ben, yaşlı, yaralı ben, ne oralı, ne buralı... ben Diasporalı. Ben aykırı, kırgın... ben, çok yorgun bir atım.+''+nan+''+Çetin Öner
Reyhanlı’da Patlama
Reyhanlı ilçesinde bugün saat 13.45'te Belediye binası yakınında 4 ayrı patlama oldu. Çok sayıda kişinin yaralandığı patlamalarda Reyhanlı Belediyesi büyük hasar gördü. Patlamalarda yaralananlar bölgeye sevk edilen ambulanslarla hastaneye taşınıyor. Reyhanlı Belediye Başkanı Hüseyin Şanverdi, "Belediye binası ile postane merkezi önünde iki ayrı patlamanın meydana geldi. Patlamanın şekli ile ilgili henüz tam bir bilgiye sahip değiliz. Antakya'dan olay yerine intikal etmek üzere yola çıktım" dedi. Belediye binası yakınındaki ahşap bir ev patlamanın etkisiyle çöktü. Patlamanın etkisiyle ilçede elektrikler de kesildi. Polis çevrede geniş güvenlik önlemi aldı. Patlamanın şiddetiyle çevrede büyük panik yaşanırken Atatürk Caddesi'nde toplanan Türk gençler yoldan geçen Suriyelilere saldırdı. Onlarca kişi, yaya ve araçlarla geçen Suriyelilere saldırması üzerine olay yerine gelen polisler havaya ateş açarak kalabalığı dağıtmaya çalıştı. NTV'ye konuşan İçişleri Bakanı Muammer Güler, patlamalarda 40 kişinin yaşamını yitirdiğini, 29'u ağır 100 kişinin de yaralandığını söyledi. Reyhanlı'dan alınan haberlere göre yaralılar arasında iki hemşerimiz de bulunuyor. Suriyeli mültecilere yönelik saldırılar nedeniyle, Suriyeli Çerkes mültecilerin de güvenliğinden endişe ediliyor. nanKaffed