Adige Dil Günü Etkinliği – Düzce Üniversitesi

14 Mart Adige Dil Günü için Düzce Üniversitesi Çerkes Kültür Ve Tarihi Öğrenci Topluluğu olarak bir etkinlik düzenliyor. Tüm hemşehrilerimiz davetlidir. Etkinlik Planı: Açılış Konuşmalar Tiyatro Gösterisi Ve GÜLCAN ALTAN konseri Saat: 17:00 - 22:00 Yer: Düzce Üniversitesi Konferans SalonunanKaffed

2015 Seçimleri ve Çerkesler Konferansı Yapıldı

Kafkas Dernekleri Federasyonu-Kaffed tarafından düzenlenen ve çeşitli siyasi parti temsilcileri ile milletvekili aday adaylarının katıldığı “2015 Genel Seçimleri ve Çerkesler” konferansı 7 Mart 2015 tarihinde, Ankara’da Türk-İş Konferans Salonunda gerçekleştirildi. Konferans Kaffed Genel Başkanı Yaşar Aslankaya’nın açılış konuşması ile başladı. Daha sonra TBMM'de grubu bulunan siyasi parti temsilcilerinin genel seçimler ve Çerkeslere ilişkin partilerinin görüş ve yaklaşımlarını sundukları birinci panele geçildi. Oturum Başkanı Sayın Vacit Kadıoğlu panel açılış konuşmasında son zamanlarda kadınlara karşı şiddet konusuna dikkat çekti ve 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar gününü kutladı. Sayın Kadıoğlu, konferans çağrı yöntemi hakkında bilgi verdi. Konferansa, TBMM’de grubu bulunan partilere özel çağrı, diğer parti veya aday adaylarına ise Federasyon WEB sayfasından genel çağrı yapıldığını belirtti. Panelin ilk konuşmacısı CHP Genel Başkan Yardımcısı Sayın Murat Özçelik sözlerine CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun kendisini, Çerkeslere selamlarını iletmek üzere görevlendirdiğini belirterek başladı. Çerkeslerin ikinci vatanlarında, vatan duygusuna vakıf kişiler olarak vatandaşlık görevlerini yerine getirdiğini belirterek, Çerkes halkının özgün gelenek ve görenekleriyle diğer birçok halk tarafından kıskançlıkla takip edildiğini söyledi. Türkiye’de Çerkeslerin özgün dilini kullanması veya kültürünü yaşayabilmesi  konularında yeterince adım atılmadığını vurguladı. Çerkes halkının bazı taleplerinin Türkiye Cumhuriyetinin dış politakasının ana unsurlarından olamadığını, söz konusu taleplerin ancak dış politikaya belli bir konseptin unsurları olarak yerleştirildiğinde anlamı olabileceğini söyledi. Türkiye’nin her geçen gün diktatoryal bir yapıya doğru evrildiğini belirterek bu amaçla çıkarılmak istenen yasanın görüşmelerinin TBMM’inde devam ettiğine dikkat çekti. 2015 seçimlerinin ana gündem maddelerinin ekonomik sorunlar ve özgürlükler olduğunu belirtti. CHP’nin Türkiye’deki eski imajını düzeltmeye çalıştığını ve partinin özellikle dış politikada ağırlığı olacağını vurgulayarak, resmi dış politikada kavramlarının içerisine K.Kafkasya ile ilişkiler bölümünün konularak görüşmelere açılması gerektiğini söyledi. Türkiye ve Rusya arasında yapılan ikili anlaşmalarda, Çerkeslerin taleplerinin ve  K.Kafkasya ile ilişkilerinin, dış politikanın ana unsuru haline gelmesini sağlamak için gerekli girişimlerde bulunacaklarını belirtti. CHP’nin Çerkeslerin talepleri konusunda çalışacağını ve özgür bir ülkede kültürel haklarını yaşayacakları, kendi kültürlerini dünyaya tanıtacakları siyasi koşulların yaratılması dileğiyle konuşmasını tamamladı. Sayın Özçelik’in konuşması sonrasında soru-cevap bölümüne geçildi. Bu bölümde izleyiciler tarafından Sayın Özçelik’e; Anadil eğitimi, bazı partililer tarafından daha önce dile getirilmiş söylemler, Gürcistan ile ilişkiler, Abhazya ve G.Osetya’nın bağımsızlığı ve Kaffed Demokratik Talepleri konularındaki görüşleri soruldu. CHP MYK adına konuştuğunu belirten Sayın Özçelik sorulara şu cevapları verdi: “…CHP’nin hedefleri Çerkes toplumunun taleplerinden farklı değildir. Kreşlerden, anaokullarından başlanarak çocuklara, anadil eğitimini resmi dil ile birlikte verilmelidir. Evrensel hukuka uygun olarak, Türkiye’deki tüm halklara bu haklar uygulanmalıdır. p> CHP içinde farklı gruplar vardır. Aday adaylarının örgüt içinden gelmesi önemlidir. Partinin herhangi bir etnik gruba karşı politika yürütmesine izin verilmemektedir. Evrensel hukuka uygun etnik kimlik politika anlayışı söz konusudur. p> Diplomatik çözüm için yeterince girişimlerde bulunulmadığından Abhazya veya G.Osetya Türkiye dış politikasında yer alamamıştır. İktidara geldiğimiz taktirde belli aşamalar halinde, TC-RF-Gürcistan nezdinde gereği yapılacaktır. Çerkesler gerekli siyasi güce ulaşamamıştır bunu sağlamak için sadece Çerkesler ile değil, Çerkesleri seven diğer halklar ile birlikte çalışılması ve işbirliği içinde olunması gerekmektedir…”p> Panelin ikinci konuşmacısı HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Sayın Alp Altınörs konuşmasına Kaffed tarafından gündeme getirilen demokratik taleplerin HDP parti programına uygun olduğunu söyleyerek başladı. Partisinin demokratik ulus anlayışından yana olduğunu, bu anlayışın etnik bir kökeni referans almayan eşit yurttaşlık temeline dayandığını söyledi. Ulus olmanın tasada ve sevinçte bir olmak olduğunu vurgulayarak, demokratik ulus siteminin etnik ve dinsel ayrım yapılmaksızın, herkesin kendisini bir parçası olarak hissedeceği bir sistem olduğunu belirtti. Türkiye Cumhuriyetinde tek millet anlayışına dayanan 90 yıllık paradigmanın çöktüğünü söyleyerek, günümüzde artık asimilasyon veya tekçi anlayışlarla ülkenin yönetilemeyeceğini, ancak demokratik ulus ve eşit yurttaşlık temelinde bir birlik sağlanabileceğini vurguladı. Partisinin anadil eğitimini Türkiye’deki tüm halklar için genelleştirileceğini vurguladı. Bölgemizde ciddi çatışmalar olduğunu ve bölge halklarının barış içinde bir arada yaşayabilmesine imkan  sağlayacak politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi. Müzakere sürecinin kapalı kapılar ardında yürütülmesinin AKP zihniyeti olduğunu belirterek HDP’nin bu görüşmelerin toplumsallaştırılmasını istediğini belirtti. Müzakere sürecinde açıklanan 10 madde konusunda AKP nin söylediği fazla bir şey olmadığını belirterek  AKP’nin başkanlık sitemine uygun bir anayasa yapılmasını istediğini vurguladı. Ve parti olarak Çerkesler  ile talepleri konusunda omuz omuza çalışacaklarını söyledi. Sayın Altınörs’ün konuşması sonrasında soru-cevap bölümüne geçildi. Bu bölümde izleyiciler tarafından Sayın Altınörs’e; Seçim barajı, HDP’nin Türkiye partisi olma yolundaki çalışmaları ve yerel yönetim modelleri konularında sorular yöneltildi.  Söz konusu sorulara Sayın Altınörs şu cevapları verdi: “…HDP barajı aşmadıkça başka partiler bunu indirmeyecektir. Baraj aşılamaması durumu dünyanın sonu değildir. HDP Türkiye’de ezilen tüm halklara elini uzatmış durumdadır ve ne yapacaklarsa Çerkeslerin yanında olacaktır. Partimizin yerel yönetim anlayışı, yerinden yönetimdir. Belediye Başkanlığı ve Valilik kaldırılacaktır. Yerel yönetimin temsilcisi seçilmiş bir kent yöneticisi olacaktır. Mahalle, köy, kasaba vb halk meclisleri kurulacaktır…”p> Oturum Başkanlığını Sayın Filiz Çelik’in üstlendiği ikinci panale, Tamer Apiş (Hatay-CHP), Yalçın Karadaş (İstanbul 2. Bölge Bağımsız), Mehmet Oğur (Hatay-HDP), Levent Turgut (Bursa-AKP) katıldılar. Panelde ilk olarak Sayın Tamer Apiş konuşma yaptı. Derneklerde aldığı görevler ve CHP içindeki siyasi yaşamı hakkında bilgi verdi. Mevcut siyasi durum ve sorunlar konusunda açıklamalar yaptı ve mevcut siyasi iktidar ile ilgili eleştirilerde bulundu. Seçildiği taktirde Çerkes toplumu için çalışacağını belirtti. İkinci konuşmacı Sayın Yalçın Karadaş yaptığı konuşmada; Türkiyede siyasetin olması gerektiği gibi yapılmadığını belirtti. Aday olma sürecinin toplumsal bir ihtiyaçtan ortaya çıktığını söyledi. Bu tip toplantıların yapılmasını kendisininde düşündüğünü ve önemsediğini vurguladı. Mecliste grubu bulunan iki partinin ve ÇDP’nin konferansa katılmamalarının çok büyük eksiklik olduğunu söyledi. TBMM’ne tam bağımsız olarak girmek istediğini belirtti. Adaylık süreci ile bazı haksız eleştiriler yapıldığını, çalışmalarına hiçbir kurum veya kuruluştan destek almadan devam ettiğini vurguladı. HDP’nin eğer seçim barajını aşamazsa, ne yapacağını dair net bir açıklama yapmaktan kaçındığını söyledi. Üçüncü konuşmacı  Sayın Mehmet Oğur yaptığı konuşmada; Türkiye Cumhuriyetinin tek uluscu diğer milletlere saygı duymayan bir devlet anlayışına sahip olduğunu belirtti. Buna rağmen Çerkeslerin devletçi düzen partilerini desteklemeye devam ettiğini vurguladı. Eşit vatandaşlık gibi siyasi taleplerin sadece dernekler vasıtasıyla yürütülmesi mümkün olmadığını, örgütlerimizin siyasi partilerle yakın ilişkiler içinde olması gerektiğini söyledi. Aynı zamanda sorunlarımızın tüm diğer siyasi hareketlerin de gündemine alınması yolunda çalışılmasını önerdi. Dilimizin ve kültürümüzün yaşatılmasının yerel yönetimlerle mümkün olabileceğini belirtti. HDP’nin tüm halkları kucaklayan bir şemsiye parti olduğunu belirterek etnik halkların kendi taleplerinin yanı sıra barış, istikrar ve huzur istediğini vurguladı. Dördüncü konuşmacı Sayın Levent Turgut, dernek yönetimlerinde yaptığı çalışmalardan söz etti. Kaffed ilkeleri doğrultusunda çalışacağını belirtti. Profesyonel  siyasetçi olmadığını ancak seçimlere bir Çerkes olarak katılmak istediğini söyledi. Siyasi partiler ve yerel yönetimlerde Çerkeslerin yer alması halkımızın temsiliyeti açısından önemli olduğunu vurguladı. Özellikle yerel kaynaklardan faydalanmanın derneklerimizin işlerini kolaylaştırdığını belirterek bu destekleri alabilmek için siyasetin içinde olunması gerektiğini söyledi. Konuşmalar tamamlandıktan sonra Ak Parti Kayseri aday adayı Sayın Seyfullah Kaplan ve Demokrat Partiden Sayın Burhanettin Şen, talepleri üzerine, siyaset, seçimler ve Çerkesler için önemi konusunda birer konuşma yaptılar. Daha sonra soru cevap bölümüne geçildi. Konferans soru cevap bölümünden sonra Genel Başkan Y. Aslankaya’nın katılımcılara teşekkür ettiği ve başarılar dilediği konuşmasıyla sona erdi. Konferansta yapılan tüm sunumlar en kısa zamanda sitemize yüklenecektir. {gallery}/haber/federasyon/2015/genel secim konferans{/gallery} div> Kaffed Genel Başkanı Yaşar Aslankaya'nın konuşmasını okuyucularımızın bilgisine sunuyoruz: Sayın Siyasi Parti temsilcileri,p> Saygıdeğer büyüklerim,p> Değerli katılımcılar, sevgili dostlar, p> Kafkas Dernekleri Federasyonu tarafından düzenlenen “2015 Genel Seçimleri ve Çerkesler” konferansına hepiniz hoş geldiniz.p> Son yıllarda Türkiye'de, bölgemizde ve dünyada, gerekli adımlar atılmadığı taktirde, Çerkesler açısından son derece olumsuz sonuçlara yol açma potansiyeline sahip gelişmeler yaşanmaktadır.p> Orta Doğu'daki savaşlar, tüm bölge halkları gibi Çerkeslerin de büyük acılar yaşamasına neden oluyor. Suriye’de Çerkeslerde ölüyor ve binlercesi şimdiden evini terk etmek zorunda kaldı. p> Ne zaman sona ereceği öngörülemeyen bu savaştan dolayı Ürdün ve İsrail Çerkeslerinin gelecek kaygılar artıyor. p> Ukrayna Savaşı ile birlikte Batı ve Rusya arasında yeni “Soğuk Savaş” döneminin başladığı iddia ediliyor. p> Kafkasya'da özlenen istikrar ve barış ortamı bir türlü kurulamıyor.p> Rusya'da merkeziyetçi ve  milliyetçi eğilimler güç kazanıyor. p> Türkiye’de demokratikleşme süreci, giderek artan siyasal ve toplumsal kutuplaşmanın baskısı altında tökezlerken, dünya ekonomisinde 2008'den beri yaşanan krizin de etkisiyle ülkedeki belirsizlikler ve kırılganlıklar artıyor. p> Haziran 2015 Genel Seçimleri, böylesine sıcak bir ortamda ve kritik bir zamanda yapılacak. Ülkenin geleceği açısından çok önemli olan bu seçime katılacak siyasi partilerin ve adayların çalışmaları olanca hızıyla başladı bile. p> Yapılan çeşitli açıklamalarda, seçimin muhtemel sonuçlarının, ülkenin siyasi sistemini değiştirme potansiyeline sahip olduğu, özellikle, vurgulanmaktadır. Herkesin bu denli önem atfettiği seçimler, doğaldır ki, ulusal varoluş mücadelesi veren biz Çerkesler içinde önemli olacaktır. Nitekim Çerkesler arasında seçim tartışmaları yoğun bir şekilde başlamış durumdadır.  p> Kafkas Dernekleri Federasyonu olarak böylesine önemli bir seçimin arefesinde;p> *Çerkeslerin demokratik taleplerinin gündeme gelmesini sağlamak,p> *Seçim sürecinde yer alacak siyasi parti ve adayların seçim programlarını ve Çerkeslere dair plan ve projelerini bizzat kendilerinden dinlemek,p> *Bu ülkenin ve Çerkeslerin sorunlarına duyarlı dostlarımızın, kendilerini mecliste temsil edecek vekil adaylarıyla yüz yüze konuşabilmelerine ortam sağlamak üzere,  bu konferansı düzenlemiş bulunuyoruz.p> Kaffed ilkeleri arasında, “Kaffed, hükümet dışı, gönüllü üyelik temelinde etkinlik gösteren bir sivil toplum kuruluşudur. Herhangi bir parti veya siyasal gruba bağlı değildir” maddesi yer almaktadır. Bu ilke çerçevesinde federasyon genel merkezi veya üye derneklerimiz, siyasete dair  çalışmalarında her partiye eşit mesafede durmaktadır.p> Kaffed veya benzer sivil toplum kuruluşları, bir ülkede demokrasiye yaptıkları katkının yanında sosyal alanlarda da yaşamsal bir misyonu yerine getirmektedir. p> Sivil toplum kuruluşları kamuoyu oluşturarak, siyasal ve sosyo-kültürel taleplerini dile getirmekte ve bu taleplerin dikkate alınması yolunda çalışmalar yapmaktadır.  p> Ancak Türkiye gibi mutlak çoğunluk sistemine dayalı seçim sistemlerinin bulunduğu ve partilerde liderlik sultasının olduğu ülkelerde, sivil toplum kuruluşlarının partiler ve adayları üzerindeki etkisi sınırlı kalmaktadır.p> Kaffed, 2015 seçim sürecini iki temel hedef doğrultusunda yürütmektedir:p> 1) Daha önce çeşitli ortamlarda gündeme getirdiğimiz, Türkiye Çerkeslerinin Demokratik Taleplerinin yeniden dile getirilmesi, savunulması ve siyaset kurumlarının programlarına dahil edilmesi, 2) Bu demokratik taleplerimizi benimseyerek , hayata geçirilmesi yolunda çalışacak, samimiyetine inandığımız adayların TBMM’ne seçilmesinin sağlanması.p> Bu amaçla Kaffed Genel Merkezinin ve Derneklerimizin, siyasi parti temsilcileri ve adaylar ile görüşmeleri devam etmektedir. Ayrıca en kısa zamanda, daha önce çeşitli etkinliklerde birlikte olduğumuz sivil toplum kuruluşlarıyla görüşerek, birlikte hareket etmenin yollarını aracağız.p> Bir rejimin temeli anayasasıdır ve maalesef  Türkiye’de bir anayasa sorunu vardır. Türk siyasal sisteminin anayasa dışındaki bir diğer önemli sorunu siyasal partiler kanunudur. Siyasi partiler kanunu demokratik değildir ve partilerin yapısı lider odaklıdır. Ayrıca seçim sistemindeki % 10 seçim barajı nedeniyle belli orandaki oylar mecliste temsil edilmemektedir. p> Türkiye’de demokratikleşmenin önünde engel teşkil eden önemli sorunlardan birisi de, farklı kimliklerin tanınmaması ve bunların taleplerinin dikkate alınmamasıdır. p> Bu sorun ancak farklı kimliklere yer açan, ulus ötesi anayasal vatandaşlık temelinde çözülebilir. Eşit yurttaşlık anlayışına dayanan böylesi bir çözüm hayata geçerse, farklı kimlik taleplerinin, anti-demokratik ve etnik-milliyetçi söylemlere bürünmesi de engellenmiş olacaktır.p> Türkiye Çerkesleri, kimlik ve kültürlerinin yaşatılabilmesi için Türkiye Cumhuriyeti'ndeki siyasi hareketlerden 8 başlıkta özetlenen taleplerinin karşılanmasını beklemektedir:p> 1. İnsana saygılı yeni bir anayasanın hazırlanmasıp> 2. Kimlik ve kültürel hakların güvence altına alınmasıp> 3. Anadili eğitiminin yaygınlaştırılması ve Anadilde eğitimin hayata geçmesip> 4. Çerkesce televizyon ve radyo yayınlarının yapılmasıp> 5. Çerkes kültürüne yönelik sivil toplum kuruluşlarının desteklenmesip> 6. Dönüş hakkının tanınmasıp> 7. Kuzey Kafkasya Cumhuriyetleri ile ilişkilerin güçlendirilmesip> 8. Abhazya ve Güney Osetya'nın tanınmasıp> Türkiye siyaset sahnesinde, kendi özgün kimlikleriyle yeterince yer alamayan biz Çerkeslerin bu talepleri, ülkenin kalabalık gündeminde, hakettiği ilgiyi maalesef görmüyor. p> Çeşitli dönemlerde, farklı isimlerle başlatılan “Süreçler  ve Çalıştaylar” ile toplumun bazı kesimlerinin sorunları dile getirilirken, Çerkeslerin yaşamsal sorunları göz ardı ediliyor. p> Tam bu noktada Çerkes ulusal bilincine sahip, kendi bireysel dünya görüşü ve siyasi anlayışına göre oy kullanacak seçmen kardeşlerimize önemli bir görev düşmektedir. Bu ülkenin yurttaşı olarak daha demokratik ve daha müreffeh bir Türkiye için oy kullanırken, seçime katılan parti veya adayları;p> Çerkes ulusal sorununa bakış açıları ve yaklaşımları,p> bu sorunların çözümüne dair plan, program ve projeleri, p> bu plan, program ve projeleri yerine getirme iradeleri açısından da değerlendirmesi gerekecektir.p> Siyaset sadece seçim dönemlerinde değil, her daim  siyasi yaşamın içinde fiilen yer alarak yapılmalıdır. Çerkesler arasında siyaset ile ilgilenen veya bu alanda akademik çalışmalar yapan gençlerimizin, yerelden başlayarak siyaset kurumlarına katılmaları ve aktif siyasi kadrolarda yer almalarını sağlamak için  özel çaba gösterilmelidir.p> Ayrıca halen siyaset içinde yer alan veya bu alana girmek isteyen gençlerimizin, temel siyasi konularda kendilerini geliştirirken, Çerkeslerin siyasi talepleri ve bunların takip yöntemleri konusunda da bilinçlenmelerini sağlamak zorundayız. Bu şekilde, Çerkes toplumundan siyaset yapanların, kendi siyasi hareketleri içinde Çerkes Kimliği ile de siyaset yapmasının altyapısı hazırlanabilecektir.p> Kaffed olarak bu seçim sürecini;p> yerelden başlayarak tüm ülkede vatandaşların verilen kararlarda söz sahibi olduğu, p> yetkililerin hesap verdiği, herkesin kendi olarak kabul ve saygı gördüğü, p> farklı düşünce, yaşam tarzı ve inanca sahip herkesle bir arada barış içinde yaşanacak demokratik bir kültürün geliştirilmesi açısından önemli görüyoruz.p> Kaffed, tüm derneklerimiz ve üyelerimiz ile birlikte Türkiye'de demokratik bir kültürün yerleşmesi için üzerine düşeni yapacaktır.p> Çerkes halkının varoluş mücadelesine destek veren, “bu çorbada benim de bir tutam tuzum olsun” diyerek konferansa katılan herkese tekrar teşekkür ediyor, bugünün yeni düşüncelerin geliştirilmesi ve yeni dostlukların kurulmasına vesile olmasını diliyorum.p> Hepinize saygılarımı sunuyorum…p> Konferanska ilgili basında çıkan haberler için aşağıdaki linkleri tıklayınız... http://www.demokrathaber.net/siyaset/hdp-cerkeslerin-esit-yurttaslik-talebinin-yanindayiz-h45876.htmlstrong>div> http://www.kafkasakademi.com/haberler/kaffed-39in-2015-genel-secimleri-ve-cerkesler-konferansi-gerceklestirildi-228.htmlstrong>div> http://www.etha.com.tr/Haber/2015/03/07/politika/altinors-cerkeslerin-esit-yurttaslik-talebinin-yan/strong>div>nanKaffed

Dünya Kadınlar Günümüz Kutlu Olsun

Kadınlarımız...p> Yaşamımızı anlamlandıran en önemli unsur...p> 8 Mart, kadınların hak ve eşitlik isteklerini dile getirdikleri, kadın olmaktan dolayı yaşadıkları sorunlarına dikkat çektikleri, örgütlenme, özgürleşme ve dayanışma  günüdür. Bu tarihin uluslararası düzeyde kabul gören bir hal alması 1970’ler olsa da, dünya kadınlarının ortak bir gün kutlama isteğinin gündeme gelişine dayanak sağlayan olay 1800'lerin ortasına rastlar. 8 Mart 1857 tarihinde ABD'nin New York kentinde 40.000 dokuma işçisi kadın, düşük ücret, uzun çalışma saatleri ve insanlık dışı çalışma koşullarını protesto etmek için bir tekstil fabrikasında greve başladı. Ancak polisin müdahalesi ile çıkan olaylar ve yangın sonucu 129 kadın hayatını kaybetti. 26 - 27 Ağustos 1910 tarihinde Danimarka'nın Kopenhag kentinde II. Enternasyonale bağlı kadınlar toplantısında, Almanya Sosyal Demokrat Partisi’nden Clara Zetkin, 8 Mart 1857 tarihindeki tekstil fabrikası yangınında ölen kadın işçiler anısına 8 Mart'ın "Dünya Kadınlar Günü" olarak kutlanmasını önerdi  ve öneri oybirliğiyle kabul edildi. Kopenhag kararından sonra ilk kez 19 Mart 1911’de Avusturya, Danimarka, Almanya ve İsviçre’de yüz binlerce kadın ve erkek değişik aktivitelerle “Kadınlar Günü”nü kutladılar. Daha sonra kadınlar oy verme ve seçme-seçilme haklarının yanı sıra meslek edinme ve mesleki eğitim görme haklarını da istediler. 1975’i  “Dünya Kadınlar Yılı” ilan eden Birleşmiş Milletler Örgütü, 16 Aralık 1977’de 8 Mart’ın, tüm kadınlar için “Dünya Kadınlar Günü” olarak kutlanmasını kararlaştırdı. Ayrıca kadınlara eşit hakların verilmesinin dünya barışını güçlendireceği kabul edildi. Türkiye'de 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ilk kez 1921 yılında "Emekçi Kadınlar Günü" olarak kutlandı.  "Birleşmiş Milletler Kadınlar On Yılı" programından Türkiye'nin de etkilenmesiyle, 1975 yılında "Türkiye 1975 Kadın Yılı" kongresi yapıldı ve o tarihten itibaren 8 Mart Dünya Kadınlar Günü olarak kutlanmaya başlandı.   Çerkes kadını Seteney Guaşe’den beridir toplumun gizli önderi, yol göstericisi, öğretmeni, geleceğinin mimarıdır. Kültürün, dilin, kısacası yaşamın taşıyıcısıdır. Dünyanın dört bir yanına dağıtılmış bir toplum olmamıza inat, Anadolu’da, Arap çöllerinde, Amerika’da, İsrail’de ve dünyanın birçok yerinde, bir araya gelip anlaşmışçasına hala aynı dili, aynı örf ve adetleri yaşatabiliyor olmamız Çerkes kadınının başarısıdır... Tarih boyunca pekçok konuda olduğu gibi, kadına verilen, hak ettiği ayrıcalıklı önem konusunda da diğer toplumlara örnek olan Çerkes toplumu, çok şey borçlu olduğu kadınlarını her zaman baş tacı etmiştir, etmeye de devam edecektir. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyor, dünyada kadına yönelik negatif ayırımcılıkların, aşağılamanın, tecavüzlerin, dayak ve töre cinayetlerinin son bularak, örf ve adetlerimizde Çerkes kadınlarına verilen önem ve değerin tüm kültürlere örnek olmasını diliyoruz.  KAFKAS DERNEKLERİ FEDERASYONUp> Dünya Çerkes Birliği’nin, Sürgünün 141. yılında kadınlarımıza hitaben yayınladığı mesajı bir kez daha bilgilerinize sunuyoruz.span>p> Kadınlarımıza… Saygın ve sevecen analarımız, bacılarımız! Şu koca dünyada Çerkes halkı varolalı beri ulusal ocağımızı tüttüren ateşimizi söndürmeyen, bebelere anadilimizi ilk dinleten ve öğreten, halkımızın törelerini, güzel değerlerini, yurt ve insan sevgisini onlara aşılayan aile mutluluğumuza, ulusal onur, gurur ve huzurumuza temel harcı olagelenler hep sizlersiniz; kadınlarımız analarımızdır. Eşsiz Çerkes töremizin yurt sevgisinden sonra en anlamlı ve önemli ilkesi olarak kendini gösteren yaşam pratiği, kadına verilen değer ve ona gösterilen saygıdır. Bilge Nart yiğitlerinin içlerine sindirerek her zaman Seteney Guaşe'ye danışma gereği duymaları, atalarımızın, (kadın lehine en önemi şeyden bile fedakarlık edilir, anlamında; kadını yücelten) "Bzılhxuğhem pşherıh xuşhane" söylemindeki anlayışın gereğidir. Erkeğin, evladın, köyün, hatta yurdun mutluluk ve esenliği, dün olduğu gibi bugün de kadının şiddetsiz ama sınırsız gücüne, tatlı diline, beşikteki ninnisine, tükenmeyen sevgisine bağlıdır. Dünyada darmadağın, kendi anayurdumuzda bölük pörçük olduğumuz, büyük ulusların gölgeleri altında kaldığımız, pek çoğumuzun anadilimizi, ulusal kültürümüzü ve değerlerimizi neredeyse kaybeder hale geldiğimiz, günümüzün bu acımasız ve karmaşık ortamında, halkımızın yeniden derlenip toparlanması, sağlıklı kuşaklar yetiştirebilmesi, ulusal varlığın ve değerlerin korunması bakımından güvenilebilecek tek güç sizlersiniz, kadınlarımızdır! Her zaman üzerimize titreyen analarımızdır. Kendimizi ne denli büyük görürsek görelim, ne denli yüksek makamlara ulaşmış olursak olalım, içimizde bir kadının, ananın hayat vermediği, onun beşikte kundaklamadığı kimse yoktur. Ailede dünyaya gelen her bebeğin nasıl bir insan olacağı, en çok annesinin anlayışına, onun kalbinden verebildiği gönül sıcaklığına bağlıdır. Halkımızın varlığını sürdürmesi de yok olup gitmesi de, kahramanlar yetiştirmemiz de içimizden korkak birilerinin çıkması da sizin elinizdedir. Dünya Çerkes Birliği III. Olağan Genel Kurul delegeleri olarak bizler, yukarıda belirttiğimiz ulusal kültürümüz, gelenek ve göreneklerimiz çerçevesinde, sizin gücünüze ve becerinize inanıp güvenerek, halkımız için bugüne değin yapageldiğiniz, halen de yapmakta olduğunuz büyük fedakârlıklar karşısında saygıyla eğilerek yalvarıyor ve diyoruz ki; “Şu yer yuvarlağının hangi köşesinde yaşıyor olursanız olunuz, ama anadilimizi çocuklarınızın ağzından düşürmeyiniz! Zira hangi ulusal adla anılıyor olursa olsun, anadilini kaybeden ulus, ulus kalamaz. Dikkat edin ve anadilinden yoksun kalan evlatlarınızın ahından kendinizi koruyun. Ulusumuzun huzurunda, herhalde cevabı ondan daha zor bir sorgu, cezası ondan daha ödenemez bir suç düşünülemez. Sizden, Çerkes ulusal onurumuzu yeni kuşaklara aktarmanızı diliyoruz, Zira, bizi diğer halklardan ayıran en belirgin özelliklerden biri, kendine hakim olmayı bilmesi, güzel ve onurlu yaşama geleneği, özsaygısı, aynı saygıyı başkalarına da gösterebilmesidir. Sizler ve evlatlarınız, nerede doğmuş, nerede yaşıyor olursanız olunuz, şunu asla unutmayınız ki; dünya üzerinde "Bu benim ata yurdumdur" diyebileceğiniz yegane toprak parçası Kafkasya'dır, Oşhamaxue’nin etekleridir, üç denizin çevrelediği vadilerdir. Sizleri hep kendi canından birer parça olarak gören soydaşlarınız, her zaman sizleri orada hasretle beklemektedir. Şu koca dünyada adı hep iyilikle, saygıyla, onurla anılan kadınlarımız! Sizlere sesleniyor ve diyoruz ki; binlerce yıllık tarihinde kendi öz gücü ve kahramanlıklarına, bizleri bugünlere kadar getirmiş olan ecdadımıza layık olabilmek; birleşip bütünleşmiş, çoğalıp güçlenmiş, onlara layık yeni kuşaklar olarak tarihteki yerimizi yeniden alabilmek ve bu yeri koruyabilmek için tüm gücümüzü ve olanaklarımızı seferber edelim! Bu konuda sizlere, yüce Tanrı’nın da yardımcı olmasını diliyoruz. Dünya Çerkes Birliği  nanKaffed

Fazıl İskender 86 Yaşında

Büyük Abhaz yazarı Fazıl İskender'in 86. doğum günü vesilesiyle Moskova'da yazarı ve eserlerini tanıtan bir sergi düzenlendi. Abhazya devlet başkanı Raul Hacımba yayınladığı mesajda, Fazıl İskender'in Abhaz edebiyatına yaptığı katkıları vurguladı ve büyük yazarın doğum gününü kutladı. Fazıl İskender 1960'larda yayınladığı eserleri ile tüm Sovyetler Birliği'nde tanınmaya başladı. 20. yüzyılın başlarından 1970'lere kadar bir Abhaz köyündeki yaşamı anlatan romanı Chegem'li Sandro bütün dünyada büyük beğeni kazandı. 1983'de İngilizce olarak da yayımlanan bu romanı ile Fazıl İskender New York Times'ta "Abhazya'nın Mark Twain'i" olarak tanıtıldı. İskender'in roman kahramanı Chik'in heykeli 3 Eylül 2011'de Sohum'da Muhacir Rıhtımı'na dikildi.p> Fazıl İskender'in eserleri Keçi-Öküz Yıldızı (Hürriyet Yayınları, 1974), Çil ve Puşkin (Milliyet Yayınları, 1996; Dünya Kitapları, 2004), Kafkas Öyküleri (De Basım Yayın, 2004) ve Sandro Dayı (Milliyet Yayınları, 1997) Türkçe'ye de çevrildi.p> 86. doğum gününde Fazıl İskender'i kutluyoruz.  nanKaffed

Genel Seçimler: Levent Turgut Kamuoyu açıklaması

  Kaffed olarak, genel seçim sürecinde daha önce açıklamış olduğumuz demokratik taleplerimizi benimseyerek hayata geçirilmesi yolunda çalışacağını beyan eden parti ve adayların tarafımıza gönderecekleri açıklamaları WEB sayfamızdan kamuoyu ile paylaşacağız. Bu kapsamda Sayın Levent Turgut (Ak Parti Bursa Milletvekili Aday Adayı) tarafından gönderilen açıklamayı kamuoyunun dikkatine sunarız.   Kafkas Dernekleri Federasyonu   Değerli hemşerilerim, öncelikle Sizleri sevgi ve saygıyla selamlamak istiyorum. Yıllardır içerisinde yer aldığım Bursa Çerkes Kültür Derneğimiz içerisinde; Üyeliğimin yanısıra, Yönetim Kurulu Üyeliği ve 2011 yılından itibaren de Dernek Başkanlığını üstlenmiş bulunmaktayım. Ben ve Dernek Yönetim Kurulu Üyelerimiz bizlerin yani Çerkeslerin dillerinin, kültürlerinin korunması ve yaşatılması, Çerkes Toplumu  ile diğer toplumlar arasında dostluğu ve işbirliğini geliştirmek için, ses getirecek çalışmalar gerçekleştirdik. Açıkçası, Dernek Başkanlığım esnasında gerek yerel yöneticiler gerekse TBMM mensubu Milletvekilleri hatta Bakanların da aramızda yer aldığı faaliyetler gerçekleştirdik. Özellikle Anayurtla var olan bağlarımızın çok güçlü hale gelmesi için yoğun çaba sarf ettik, faaliyetler gerçekleştirdik, bu çalışmalar kentimizi yöneten Belediye Başkanı ve Mülki Amirlerce de takdirle karşılanmış bulunmaktadır. Çerkesler bugüne kadar, yaşadıkları Ülkeye ve insanlığa çok yönlü hizmetler sunmak ortak paydasında bir araya gelerek kurmuş oldukları Dernekler aracılığıyla faaliyetler ve çalışmalar yürüttüler. Ancak, Dünyada ve yaşadığımız Ülkede meydana gelen gelişmeler,  bizlerin yani Çerkeslerin artık kendi ulusal kimliklerini reddetmeksizin parlamentoda olmaları gerektiren koşulları bizlere dayattı, açıkça ilan ediyorum ki artık bunu göz ardı edemeyiz. Biliyorsunuz; 7 Haziran 2015 günü Türkiye'nin siyasi yapısını belirleyecek olan TBMM seçimleri yapılacak ve ülkede yaşanan gelişmeler kimlikleri ve kültürleri ile varoluş mücadelesi yürüten  biz Çerkesler için son derece önem kazanmıştır. Tüm Derneklerimizin üyesi ve destekleyicisi olduğu çatı örgütümüz KAFFED tarafından önümüzdeki seçimlere ilişkin görüşler Kamuoyuyla paylaşıldı. Yapılan açıklamalara değinecek olursak kısaca; “…KAFFED 2015 seçimlerine, tüm üyeleri tarafından örgütlü mücadelesi sonucu oluşturulan ilkeleri doğrultusunda yaklaşmaktadır. Bu kapsamda KAFFED'in 2015 seçimlerine yönelik olarak iki  iki temel hedefi vardır: 1) Daha önce çeşitli ortamlarda müteaddit defalar gündeme getirdiğimiz, Türkiye Çerkeslerinin Demokratik Taleplerinin yeniden dile getirilmesi, savunulması ve siyasi hareketlerce yaygın bir şekilde benimsenmesinin sağlanması, 2) Bu demokratik taleplerimizi benimseyecek ve hayata geçirilmesi yolunda çalışacak, samimiyetine inandığımız adayların TBMM'ne seçilebilmesi. KAFFED Genel Merkezi ve Derneklerimiz siyasi parti temsilcileri ve adaylar ile görüşerek ve Türkiye Çerkeslerinin demokratik taleplerini her ortamda ve her fırsatta gündeme getirerek, bu taleplerin siyasi hareketlerin programlarında yer almasını sağlamaya çalışacaktır...”p> Şeklinde açıklama yapılmış bulunmaktadır. Bendeniz de mensubu olmaktan gurur duyduğum çatı örgütümüz KAFFED’in yapmış olduğu bu çağrıya duyarsız kalmadım. Ayrıca biz Çerkeslerin kimlik ve kültürlerinin yaşatılabilmesi yönündeki taleplerimizin TBMM çatısı altında dile getirilmesi için gerek bölgemiz insanlarından ve gerekse Türkiye’nin her tarafından siyasete atılmam için yoğun telefon ve mesaj aldım. Şahsım bu istem ve desteklere de kulak vererek, biz Çerkeslerin kimlik ve kültürlerinin yaşatılabilmesi yönündeki taleplerine yaklaşımları nedeniyle AKPARTİ içerisinde siyasete atılmak suretiyle  taleplerimizin daha üst seviyede dile getirile bilineceğine inandığım TBMM’ne girebilmek amacıyla çalışmalar başlattım. Bu bağlamda, KAFFED’in çok değerli Genel Başkanı Sayın Yaşar ASLANKAYA başta olmak üzere, toplumumuzun ileri gelenleriyle ayrı ayrı iletişim kurdum ve  görüşlerini aldım. Bu gelişmeler çerçevesinde;  Kuzey Kafkasyalıların farklı kimlik ve kültürel taleplerini demokratik yöntemler ile TBMM çatısı altında ifade etmeye çalışmak ve siyasi alana müdahil olmak için  Milletvekili Aday Adaylığı resmi başvurumu AKPARTİ Bursa İl Başkanlığına yaptım. Çerkeslerin kimlik ve kültürlerinin yaşatılabilmesi için yapılması gerekli bütün görev ve sorumluluklarımı yerine getirmek için var gücümle çalışacağıma, Ülkemiz ve İnsanlık için çok yararlı işler yapma istek ve heyecanımın asla tükenmeyeceğine, Sizlere ve çok değerli Kamuoyumuza  namusum ve şerefim üzerine Söz veriyorum. Levent Turgut AKPARTİ Bursa Milletvekili Aday Adayı div>nanKaffed

Program: 2015 Genel Seçimleri ve Çerkesler

Kafkas Dernekleri Federasyonu tarafından Çerkeslerin demokratik taleplerinin gündeme getirilmesi ve seçim sürecinde siyasi partiler ve adayların bu taleplere ilişkin yaklaşımlarının kamuoyu ile paylaşılmasını sağlamak amacıyla düzenlenen 2015 Genel Seçimleri ve Çerkesler konferansının programı belli oldu. 7 Mart 2015 Cumartesi günü Türk-İş Konferans Salonu'nda (Kızılay/Ankara) saat 10:00-17:00'de düzenlenecek olan konferansa hepinizi bekliyoruz.p> 2015 Genel Seçimleri ve Çerkeslerspan> Konferans Programıp> 10:00-10:30    Kayıtlar 10:30-11:00    Açılış Konuşmasıp> 2015 Genel Seçimleri ve Çerkeslerin Talepleri Yaşar Aslankaya, Kaffed Genel Başkanı 11:00-13:00    Panel 1. Siyasi Parti Temsilcileri Oturum Başkanı: Vacit Kadıoğlu Ak Parti temsilcisi Murat Özçelik (CHP Genel Başkan Yardımcısı) Alp Altınörs (HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı) MHP temsilcisi 13:00-14:00    Öğle yemeği 14:00-17:00    Panel 2. Milletvekili Adayları Oturum Başkanı: Filiz Çelik Tamer Apiş (Hatay, CHP) Niyazi Güney (K.Maraş, Ak Parti) Yalçın Karadaş (İstanbul 2. Bölge, Bağımsız) Sami Kumser (İstanbul 1. Bölge, CHP) Mehmet Oğur (Hatay, HDP) Levent Turgut (Bursa, Ak Parti)p> Yer: Türk-İş Konferans salonu, Bayındır sokak No: 10, Kızılay, Ankara Tarih: 7 Mart 2015 Cumartesi Saat: 10:00-17:00p>  nanKaffed

Nart Dergisi 90. Sayı Çıktı…

Abonelik ve ayrıntılı bilgi için: 0 312 222 85 89p> İÇİNDEKİLER: 2 I editörden 3 I uzman gözüyle çerkes dillerindeki ünlülerin ses yapısı / ayla applebaum 6 I uzman gözüyle çerkes dillerinin fonetik ve fonolojik özellikleri / matthew gordon 8 I araştırma adıge dilinin dünü ve bugünü / zafer sürer 14 I başkandan 16 I federasyondan 24 I şiir  bir düşün / mansur balcı 25 I görüş - düşünce  yalnızca kendimiz olmaya çalışmak / kıp gupse altınışık 29 I röportaj ürgüp’te bebek müzesi / ferit domaniç 34 I portre  k’işokhue alim 36 I şiir  dilimiz ve ben / k’işokhue alim 37 I dönüş röportajı  bıde hasan-kuşha filiz ve kızları goşehan dide / kıp gupse altınışık 42 I röportaj gökhan şen’le xexes albümü üzerine / filiz kaplan 46 I araştırma uzunyayla çerkeslerinde oruoate ve müzik ilişkisinde  “maze müzik grubu” örneği / hande demirtaş - elif sakut 48 I osmanlı’da çerkes sadrazamlar abaza hüsrev paşa / zecekho ismail seçer 50 I anadil  “adıgece kompozisyon yarışması” yapıldı! / kıp gupse altınışık 54 I karikatür  anadil / hamit gış 55 I görüş - düşünce  ve yola çıkarsın / dilek qudey 56 I diaspora hikayesi gube yislam oğlu yergun / nihal akkuş 58 I gelenek Хабзэ Псалъэ / duman hasan 60 I gezi nalçik yaz kampı / hülya tambay şahin 66 I köylerimiz dereköy / melike batgıray 70 I kitap 72 I şiir dili kaybedersek / Beştokua Habas div>nanKaffed

16 Mayıs’ta Kefken’de, 21 Mayıs’ta Anavatan’dayız

21 Mayıs 2015. Çerkeslerin uğradığı soykırım ve sürgününün 151. yıl dönümü… Tarihin en eski dönemlerinden beri yaşadıkları anayurtları Kafkasya’da eşsiz bir dil ve kültür geliştiren Çerkesler yüzyıllarca süren onurlu direnişlerine rağmen Çarlık Rusyası ile büyük devletlerin kolonyalist politikaları ve stratejik hedefleri doğrultusunda soykırıma uğradı ve Anavatanlarından sürgün edildi. Fakat tüm baskılara, dağılmışlığa, acılara karşın Çerkesler varlıklarını ve kimliklerini koruyor ve yaşatıyorlar. 21 Mayıs, Çerkes halkının yaşama direncinin ifadesidir. Direniştir, başkaldırıdır, diriliştir. 21 Mayıs, halkımızın belleğine kazınan tüm bu acıları, savaşları insanlık dışı uygulamaları dünyaya haykırmak istediğimiz gündür. 21 Mayıs, dün, bugün, yarın perspektifinde ulusal-kültürel kimliğimizi yaşama ve yaşatma isteği ile geleceğe ışık tuttuğumuz günlerdir. 21 Mayıs, birbirinden koparılmış halkın farklı coğrafyalara dağıtılsa bile, birlikte yaşama irade ve arzusunu haykırdıkları günlerdir. 21 Mayıs Diaspora ile Anavatandaki kardeşlerin yüreklerinde eş zamanlı yanan bir kor ateştir ve bu ateşin yaktığı yürekler mutlaka bir gün ortak geleceklerini kuracaktır.  Bu inanç ve kararlılıkla haklı taleplerimizi haykırmak, soykırımda ve sürgün yollarında kaybettiklerimizi anmak için 16 Mayıs 2015 Cumartesi günü Kefken’de buluşuyoruz. 16 Mayıs günü Kefken'de Nart Ateşi'ni yakacağız. Ve 21 Mayıs günü Nart Ateşi'ni Anavatana, Anavatanda yaşayan kardeşlerimize taşıyacak, Diaspora ve Anavatanın birliğinin, 150 yıllık inkar, baskı ve ayrılığa rağmen yıkılmadığını, yıkılmayacağını göstereceğiz. Soykırım ve sürgünün acısını yüreğinde hisseden tüm Çerkesleri ve Çerkes dostlarını bu anlamlı günlerde beraber olmaya çağırıyoruz. 16 Mayıs Kefken ... 21 Mayıs Anavatan ... 151. Yılda Karadeniz'in İki Yakasındayız. Adalet için, Kültürümüz için, Vatanımız için... Kafkas Dernekleri Federasyonup>nanKaffed

ABD’de 40 Günlük İnceleme Gezisi Bursu

National Democratic Institute ve American Councils for International Education; Türkiye, Rusya, Ukrayna, Gürcistan, Azerbaycan, Ermenistan ve Moldovya’daki genç profesyonellere Amerika’daki yasama sürecini doğrudan gözlemleme fırsatı sunuyor.  5 Ekim- 13 Kasım 2015 (lojistik ayarlamalara bağlı olarak tarihlerde değişiklik olabilir) tarihleri arasında gerçekleşecek olan programa gelen başvurular arasından Türkiye’den seçilecek üç kişi; Washington D.C’deki oryantasyon toplantısının ardından, Amerika’nın çeşitli eyaletlerinde, eyalet düzeyindeki yerel meclislerde, yürütme organlarında, savunuculuk yapan sivil toplum kuruluşları ve düşünce kuruluşlarıyla, siyasi reform alanında çalışmalar yapan kurumlarda Amerikalı meslektaşlarıyla beraber çalışacak.  Program,  farklı burs programlarına katılmak üzere o tarihte Amerika’da bulunan bütün bursiyerlerle birlikte Washington D.C’de gerçekleşecek kapanış toplantısıyla sona erecek.  Ayrıca programın bitiminden sonraki dönemde, katılımcıların Amerika’daki program boyunca Amerikalı meslektaşlarıyla ortak geliştirecekleri projeler arasından seçilecek projelerin, Türkiye’de gerçekleşmesi mümkün olabilecektir.   Programın Amaçları: •  Amerika’daki yasama süreci hakkında genel bilgi sahibi olmak •  Kamu politikalarını oluşturmada sivil toplumun rolünün önemini ve hükümetin hesap verebilirliğini artırmak •  Amerika’daki ve Türkiye’deki örgütler arasında ortaklıklar oluşturulmasına destek olmak •  Ortak sorun ve ihtiyaçlara yönelik olarak uygulamaya dönük çözümler geliştirmek amacıyla ortak bir dil oluşturmak   Başvuru Kriterleri: •  Türkiye, Rusya, Ukrayna, Gürcistan, Azerbaycan, Ermenistan ve Moldovya vatandaşı olmak ve o ülkede ikamet etmek •  Programa başvurduğu tarihte 25-35 yaşları arasında olmak (Yaş kriterinde herhangi bir esneklik yapılmamaktadır.) •  Üniversite mezunu olmak •  İleri derecede İngilizce konuşma ve yazma becerisine sahip olmak. Bunu öğrenim dönemi boyunca İngilizce eğitim veren üniversitelerden mezuniyetle veya son iki yılda alınmış TOEFL (500’ün üzerinde puan almak) veya IELTS (6 veya üzerinde puan almak) ile belgeleyebilmek. (Yazılı ön elemeyi geçen katılımcıların, dil koşulunu sağlamadığı durumlarda; Ankara’da ücretsiz, bu program için geliştirilmiş özel bir TOEFL sınavı yapılacaktır.) •  Türkiye’de kamu idaresi ve/veya sivil toplum alanında konuyla ilgili deneyime ve bu alanda kariyer yapma kararlılığına sahip olmak •  Liderlik ve ortak iş yapma becerilerine sahip olmak.Katılımcıların konaklama ve ulaşım masrafları program tarafından karşılanacak ayrıca katılımcılara küçük bir miktar harcırah verilecektir.  Katılımcılar program boyunca Amerikalı ailelerinin evlerinde misafir olacaktır. Başvuru kriterlerine uygun niteliklere sahipseniz ve programa başvurmak isterseniz aşağıdaki linki tıklayarak bir kullanıcı adı ve şifre aldıktan sonra Application: Citizens of Turkey linkinde yer alan yönergeleri takip edebilir ve başvurunuzu online olarak yapabilirsiniz.Başvuru için son tarih 15 Nisan 2015'tir. Başvurular online sistem üzerinden gerçekleştiğinden, 15 Nisan 2015 saat 23.00’ten sonra yapılan başvurular geçerli değildir.    https://ais.americancouncils.org/cgi-bin/WebObjects/AIR.woa/wa/login?brand=pfpdiv>   Programın içeriği ile ilgili sorularınız için National Democratic Institute’den Mevlüde Sahillioğlu ile; online başvuru sırasında gerçekleşebilecek teknik sorularınız için, American Councils for International Education’dan Adolat Salikhova ile iletişime geçebilirsiniz. National Democratic Institute, Mevlüde Sahillioğlu, Telefon: 0 312 447 06 12, E-posta: professionalfellowsprogram@yahoo.com,div>   American Councils for International Education, Adolat Salikhova, E-posta: Asalikhova@americancouncils.orgdiv>nanKaffed

Arubika Süleymanova’yı Ziyaret

Kaffed YK üyesi ve İstanbul Bahçelievler Kafkas Çerkes Derneği Başkanı A.Gazi Saygılı ve beraberindeki heyet, İstanbul Emniyeti Yabancılar şubesinde yaklaşık iki haftadır tutulan Çeçen mülteci Arubika Süleymanova’yı ziyaret etti. Yabancılar Şube yetkilileri ile sorunun çözümü konusu istişare edildi. Heyet aynı zamanda Süleymanova’nın ailesi ile görüştü ve kurumlarımızın sorunun çözüm yolunda her türlü çabayı göstermekte olduğu ifade edildi.      Konuya duyarlı kardeşlerimiz bir süredir sosyal medyadan seslerini duyurmaya çalışıyorlar. Bu kapsamda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Ahmed Davutoğlu, İç İşleri Basın Kurulu, İç İşleri Bakanlığı ve İnsan Hakları Komisyonu'na iletilmek üzere change.org sitesi üzerinde bir imza kampanyası başlatılmış durumdadır. İmza kampanyasına katılmak için tıklayınızdiv>nanKaffed