21 Şubat Anadili Gününü: Anadilinizi Unutmayın!

Her dil ait olduğu toplumun belleğidir, bilgeliğidir, özgürlüğüdür. Dil insanı insan, toplumu toplum edendir. Konuşmadır, şiirdir, destandır, ağıttır, şarkıdır, yaşama dair her şeydir. Diller insanlığın kültür mirasının ve belleğinin korunmasını ve kültürler arasında köprüler kurulmasını sağlayan en güçlü araçlardan birisidir. Bir ülkede yaşayan ve yaşatılmaya çalışılan bütün dil, kültür ve inançların var olma, kendini geliştirme ve yarınlara taşıma hakkı vardır. Bilindiği gibi, UNESCO Genel Kurulu Kasım 1999 tarihinde 21 Şubat’ı “Uluslararası Anadili Günü” olarak kabul etmiştir. Ve 2000 yılından beri de “21 Şubat Uluslararası Anadili Günü” olarak anılmakta ve kutlanmaktadır. Türkiye'de yaşayan etnik halkların dillerin kaybetme süreci 1930'lardan itibaren devlet eliyle sistemli olarak yürütülen “tek dil” politikaları ile başlamıştır. Tüm engellemelere ve yasaklamalara karşın, büyük kısmı kırsal kesimde bir arada yaşayan toplumlar, kendi dillerini özel alanlarında korumaya çalıştılar. Ancak 1960’lı yıllarda hızlanan köyden kentlere dağınık göçlerin ve yükselen kentleşme sürecinin doğal sonucu olarak, bu dillerin yaşama iklimi büyük ölçüde yok olmuştur. Ve günümüzde Türkiye'de konuşulmakta olan 34 dilden 18 dil kaybolma tehlikesiyle karşı karşıyadır. Son çeyrek yüzyılda ise Ubıhça ve Kapadokya Yunancası yok olmuştur. Artık herkes kabul etmektedir ki kaybolmakta olan dilleri yaşatılabilmesinin yegane yolu, anadilde öğrenimin okullarda sürdürülmesi, bunun da devlet eliyle ya da devlet desteğiyle yapılmasıdır. Bununla birlikte Çerkes toplumu olarak hepimize düşen bazı görevler de vardır. Öncelikli olarak dilimizi her ortamda konuşmak, okuma-yazmayı öğrenmek, çocuklarımıza ve bilmeyen erişkinlere ısrarla öğretmeye çalışmalıyız.  Anadilimizin kaybolma sürecine dikkat çekmeliyiz ve toplumsal bir bilinç yaratmalıyız. Anadilimizi korumanın asimilasyon ve inkar politikalarına karşı bir duruş olduğunu anlatmalıyız.  Anadilde eğitim alma hakkına yönelik mücadele bilincini üyelerimize kazandırmak için etkinlikler düzenlemeliyiz. Seçmeli Adıgece ve Abazca derslerine katılım konusunda daha fazla hassas olmalıyız. Ve bilinen Bask atasözünü hiç aklımızdan çıkarmamalıyız: “Bir dil az sayıda insan tarafından konuşulduğu için değil, bilenler o dili konuşmadığı için yok olur.”p> 21 Şubat Uluslararası Anadil Dil Gününüz kutlu olsun.p> Kafkas Dernekleri Federasyonu  nanKaffed

Gürcistan Yine Nota Verdi

Abhazya Dışişleri Bakanı V. Çirikba'nın Türkiye seyahatı Gürcistan'ın büyük tepkisine yol açtı. Gürcistan Dışişleri Bakanlığı 18 Şubat günü Türkiye'nin Tiflis Büyükelçiliği'ne bir nota vererek seyahat hakkında açıklama istedi. Türkiye Büyükelçiliği'nden yapılan açıklamada "Abhazya Dışişleri Bakanı Çirikba'nın ziyareti tamamen informal formatta yapılmıştır, resmi bir görüşme olmamıştır. Gürcistan'ın bölgesel bütünlüğünü destekleme ve Abhazya'yı tanımama politikamızda bir değişiklik yoktur" denildi. Gürcistan'ın Ankara'daki Büyükelçisi Irakli Koplatadze, Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Yasin Aktay ile görüştüğünü, Aktay'ın verdiği bilgiye göre böyle bir görüşmenin planlanmadığını, Aktay'dan Abhaz kökenli bir grubun görüşmek için randevu aldığını, ileride benzer bir durumla karşılaşılmaması için tedbir alınacağını iddia etti. Gürcistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Gigi Gigiadze de, bu konuyu Türk meslekdaşları ile yapılacak görüşmelerde gündeme getireceğini ve Abhazya'dan Türkiye'ye yapılacak ziyaretlerin ciddi sonuçları olacağını söyledi. Kaynak: abkhazeti.infop>  nanKaffed

Abhazya’nın Ankara’da Ticari Temsilcilik Açması İçin Prensipte Anlaşıldı

Abhazya Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Viyaçeslav Çirikba başkanlığındaki heyet, Abhazya Cumhuriyeti Türkiye Tam Yetkili Temsilcisi İnar Gitsba'nın da katılılmıyla 10-15 Şubat 2015 tarihleri arasında Türkiye'de siyaset ve iş dünyasından önemli isimlerle bir dizi temasta bulundu. Türk işadamları Abhazya'daki turizm, tarım ve enerji sektörlerindeki yatırım olanakları ile Trans Kafkasya Demiryolu, Abhazya-Kuzey Kafkasya Otoyolu projeleri ile yakından ilgilenirken hiç şüphesiz sonuçları itibariyle en önemli toplantı Abhaz Dışişleri Bakanı Viyeçeslav Çirikba ve Türkiye'nin iktidardaki partisi AKP'nin uluslararası ilişkiler temsilcisi ve genel başkan yardımcısı Yasin Aktay arasında gerçekleşen görüşme oldu. Bu toplantıda Abhaz tarafı, Abhaz pasaportunun Türkiye tarafından tanınması, Abhazya-Türkiye arasında denizden yolcu taşınmacılığının yeniden başlaması ve Abhazya'ya Türkiye'den yatırım yapılmasının teşviki gibi konuları masaya getirdi. Yapılan müzakereler neticesinde Abhaz-Türk ilişkilerinde pozitif bir adım atılması ve bu bağlamda Abhazya'nın tıpkı Tayvan gibi (Türkiye onu da tanımıyor) Ankara'da ticari bir temsilcilik açması noktasında prensipte fikir birliğine varıldı. Kaynak: Altınpostp>nanKaffed

2015 Genel Seçimleri Üzerine

Sivil toplum ve onun örgütlenmiş yapıları olan Sivil Toplum Kuruluşları bir ülkede demokrasiye yaptıkları katkının yanında sosyal alanlarda da yaşamsal bir misyonu yerine getirmektedir. Sivil toplum kuruluşları kamuoyu oluşturarak toplumun taleplerinin dile getirilmesi ve dikkate alınmasında önemli işlevler üstlenmektedir. 2015 Haziran ayında yapılacak olan Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) seçimlerine doğru Türkiye kritik bir dönemden geçmektedir. Demokratikleşme süreci, giderek artan bir siyasal ve toplumsal kutuplaşmanın baskısı altında tökezlerken, dünya ekonomisinde 2008'den itibaren yaşanan kriz Türkiye'de belirsizlikleri ve kırılganlıkları artırmakta, başta Orta Doğu ve Ukrayna olmak üzere Türkiye'nin yakın çevresin yoğunlaşan sıcak çatışmalar Türkiye'yi de doğrudan etkilemektedir. Önümüzdeki dönemde Türkiye'nin siyasi yapısını belirleyecek olan TBMM seçimleri, kimlikleri ve kültürleri ile varoluş mücadelesi yürüten Çerkesler ve tüm sivil toplum kuruluşları açısından özel bir önem kazanmıştır. Kaffed 2015 seçimlerine, tüm üyeleri tarafından örgütlü mücadelesi sonucu oluşturulan ilkeleri doğrultusunda yaklaşmaktadır. Hükümet dışı, gönüllü üyelik temelinde etkinlik gösteren bir sivil toplum kuruluşu olan Kaffed, herhangi bir parti veya siyasal gruba bağlı değildir. Bir sivil toplum kuruluşu olarak temsil ettiği toplumun talepleri doğrultusunda siyasi düzlemde demokratik hak mücadelesi yürütmektedir. Bu kapsamda Kaffed'in 2015 seçimlerine yönelik olarak iki temel hedefi vardır: 1) Daha önce çeşitli ortamlarda müteaddit defalar gündeme getirdiğimiz, Türkiye Çerkeslerinin Demokratik Taleplerinin yeniden dile getirilmesi, savunulması ve siyasi hareketlerce yaygın bir şekilde benimsenmesinin sağlanması, 2) Bu demokratik taleplerimizi benimseyecek ve hayata geçirilmesi yolunda çalışacak, samimiyetine inandığımız adayların TBMM'ne seçilebilmesi. Kaffed Genel Merkezi ve Derneklerimiz siyasi parti temsilcileri ve adaylar ile görüşerek ve Türkiye Çerkeslerinin Demokratik Taleplerini her ortamda ve her fırsatta gündeme getirerek, bu taleplerin siyasi hareketlerin programlarında yer almasını sağlamaya çalışacaktır. Türkiye Çerkesleri, kimlik ve kültürlerinin yaşatılabilmesi için Türkiye Cumhuriyeti'ndeki siyasi hareketlerden 8 başlıkta özetlenen taleplerinin karşılanmasını beklemektedir: 1. İnsana saygılı yeni bir anayasanın hazırlanması 2. Kimlik ve kültürel hakların güvence altına alınması 3. Anadili eğitiminin yaygınlaştırılması ve Anadilde eğitimin hayata geçmesi 4. Çerkesce televizyon ve radyo yayınlarının yapılması 5. Çerkes kültürüne yönelik sivil toplum kuruluşlarının desteklenmesi 6. Dönüş hakkının tanınması 7. Kuzey Kafkasya Cumhuriyetleri ile ilişkilerin güçlendirilmesi 8. Abhazya ve Güney Osetya'nın tanınması Kaffed ve Derneklerimiz siyasi partilere ve hareketlere eşit mesafededir ancak farklı kimlik ve kültürleri reddetmeyen, toplumumuzun sorunlarını ve taleplerini gündemine alan, bu yönde faaliyetler gösteren parti veya adayların TBMM'ne seçilmesi, Çerkeslerin demokratik hak mücadelesi açısından önemli bir kazanım olacaktır. Özellikle Çerkeslerin yoğun yaşadığı bölgelerdeki derneklerimiz, partiler ve adaylar ile görüşerek Çerkeslerin demokratik haklarına cevap veren adayların desteklenmesi konusunda bölgesel olarak ortak tavır belirleme yoluna gidecektir. Ayrıca toplumumuza mensup seçmenlerin davranışını etkilemesi muhtemel kanaat önderlerinin seçim sürecinde rol alması sağlanacaktır. Kaffed yukarıda sözü edilen siyasi alana katılım yöntemlerinin yanı sıra, demokratik zeminde farklı kimlik ve kültürel taleplerini demokratik yöntemler ile ifade etmeye çalışan toplumsal gruplar ile bir araya gelerek, siyasi alana müdahil olmak için gerekli girişimlerde bulunacaktır.  Çerkes toplumu olarak demokratik taleplerimizi dile getirme ve siyasi süreçlere etkide bulunma konusunda çekingen olduğumuz açıktır. Bu çekingenliğin en önemli nedeni, demokratik hak mücadelesi konusundaki deneyimsizlik ve siyasi yapılarda yeterince yer almayışımızdır. Bu nedenle özellikle gençlerimizin yerel birimlerden başlayarak siyaset kurumlarına katılmalarına ve siyasi kadrolarda yer almalarına örgütlerimiz özel çaba göstermelidir. Ayrıca siyasete girmek isteyen veya halen siyaset içinde yer alan gençlerimize de temel siyaset bilgilerinin verilmesinin yanı sıra Çerkeslerin siyasi talepleri ve takip yöntemleri konusunda eğitim ortamları sağlanmalıdır. Bu vesilelerle Çerkes toplumundan siyasete atılacakların kendi kimliklerini ve haklarını savunarak siyasete girmesinin altyapısı hazırlanabilecektir.   Kaffed olarak, seçim sürecini, yerelden başlayarak tüm ülkede, vatandaşların verilen kararlarda söz sahibi olduğu, yetkililerin hesap verdiği, herkesin kendi olarak kabul ve saygı gördüğü, farklı düşünce, yaşam tarzı ve inanca sahip herkesle bir arada barış içinde yaşandığı demokratik bir kültürün geliştirilmesi açısından önemli görüyoruz. Kaffed, tüm derneklerimiz ve üyelerimiz ile birlikte Türkiye'de demokratik bir kültürün yerleşmesi için üzerine düşeni yapacaktır.p> Kafkas Dernekleri Federasyonu Ek: Türkiye Çerkeslerinin Demokratik Talepleri 1. İnsana saygılı yeni bir anayasanın hazırlanması: Temel hak ve özgürlükleri temel alan, evrensel normlara uygun, sivil, çağdaş bir anayasa hazırlanmalıdır. Yurttaşların dillerini, dinlerini ve kültürlerini istedikleri gibi yaşamalarını engelleyen tüm yasaklar kaldırılmalıdır. İnsan hakları ile dil ve kültürel hakların geliştirilmesini güvence altına alan tüm uluslararası sözleşmeler hiç bir çekince konulmadan onaylanmalı ve uygulanmalıdır. Yeni anayasada yargı bağımsızlığını ve güçler ayrımını güvence altına alacak denge ve denetleme mekanizmaları kurulmalı, siyasi partiler kanunu değiştirilmeli ve tüm vatandaşların eşit temsilini sağlamak üzere seçim barajı kaldırılmalıdır. 2. Kimlik ve kültürel hakların güvence altına alınması: Çerkes kimliğinin ifadesi ve yaşatılmasına ilişkin her türlü engel ortadan kaldırılmalı, bir toplum ve kültür olarak Çerkeslerin varlığı kabul edilmelidir. Türkiye İstatistik Kurumu, Türkiye’de yaşayan Çerkeslerin sayısını ortaya çıkarmak için nüfus araştırması veya taraması yapmalı ve bu bilgileri kamuoyu ile paylaşmalıdır. Ayrımcılık ve her türlü ırkçılık ile aktif bir şekilde mücadele edilmeli, özellikle ders kitaplarından dil, din, etnisite ve cinsiyet farklılığı temelinde ayrımcılığı ve nefreti körükleyen tüm ifadeler çıkarılmalıdır. 3. Anadili eğitiminin yaygınlaştırılması ve Anadilde eğitimin hayata geçmesi: Devlet, yurttaşların dillerini ve kültürlerini korumaları için sadece izin veren değil, destekleyen bir konumda olmalıdır. Bu kapsamda seçmeli Adıgece-Abazaca ders uygulamalarında yaşanan sorunlar giderilmelidir. Anaokullarından başlanarak eğitim-öğretim yaşamının her aşamasında anadilimizin öğrenilmesi için yasal zemin ve maddi imkanlar sağlanmalıdır. Anadilde eğitim için gerekli yasal altyapı kurulmalı ve uygulamasına geçilmelidir. Halk eğitim merkezleri ve benzeri kuruluşlar aracılığı ile anadil kursları açılmalı, anadili öğretmenleri yetiştirilmelidir. Üniversitelerde talep edilen tüm dillerde akademik çalışmalara imkan tanınmalı, lisans ve lisans üstü programlar açılmalı, enstitüler kurulmalıdır. 4. Çerkesce televizyon ve radyo yayınlarının yapılması: Devlet televizyon ve radyolarında, münhasıran Çerkes dillerinde tam gün radyo ve televizyon yayını yapılmalıdır. Çerkesce yayın yapan özel basın-yayın organları desteklenmelidir. 5. Çerkes kültürüne yönelik sivil toplum kuruluşlarının desteklenmesi: Çerkes kültürünün korunması ve geliştirilmesine yönelik faaliyet gösteren tüm sivil toplum kuruluşlarına destek sağlanmalıdır. Özellikle halkımızın yoğun olarak yaşadığı yerlerdeki yerel yönetimlerde, Çerkesleri temsilini sağlayacak ve Çerkes kültürüne hizmet veren kişi veya kurumlara destek olacak özel birimler oluşturulmalıdır. 6. Dönüş hakkının tanınması: 21 Mayıs Çerkeslerin soykırım ve sürgününün simgesel tarihi olarak kabul edilmeli ve bu tarihsel gerçek tanınmalıdır. Çerkesler anayurtlarından sürgün edilerek zorla çıkarıldıkları için tarihsel olarak anayurtlarına dönüş hakkına sahiptir. Rusya ile çifte vatandaşlık anlaşması yapılarak Türkiye Çerkeslerinin anayurtları ile olan bağları yasal olarak da sağlanmalıdır. Kafkasya'ya dönerek yerleşmek isteyenlerin sosyal haklarının transferi sağlanmalı, bunun için Rusya ile Türkiye arasında sosyal hakların transferi anlaşması yapılmalıdır. 7. Kuzey Kafkasya cumhuriyetleri ile ilişkilerin güçlendirilmesi: Türkiye’de yaşayan Çerkeslerin akrabalarının bulunduğu Kuzey Kafkasya Cumhuriyetleri, özellikle Adıgey, Karaçay-Çerkes ve Kabardey-Balkar Cumhuriyetleri ile ekonomik ve kültürel ilişkiler geliştirilmeli, Kuzey Kafkasya’ya yerleşen veya iş kuran vatandaşlarımız desteklenmeli, buradaki üniversitelerde okuyan öğrencilere kredi ve burs verilmelidir. 8. Abhazya ve Güney Osetya'nın tanınması: Abhazya ve Güney Osetya egemen devletler olarak tanınmalı ve bu ülkelere yönelik izolasyonlar kaldırılmalıdır. Eskiden var olan Trabzon-Sohum gemi seferleri acilen yeniden başlatılmalı ve İstanbul-Sohum arasında uçak seferleri konulmalıdır. Gürcistan'a yapılan askeri yardımlar durdurulmalıdır. Abhazya, Güney Osetya ve Türkiye’deki kurum ve kuruluşlar arasında ekonomik, kültürel ve eğitsel alanda işbirliği geliştirilmelidir.  p>nanKaffed

21 Şubat Anadil Günü Etkinliğine Davetlisiniz

O SİZİ DİNLİYOR..! 21 Şubat Anadil Günü dolayısıyla Sakarya Kafkas Kültür Derneği, Hendek Kafkas Kültür Derneği, Kocaeli Kafkas Kültür Derneklerimizin ortaklaşa düzenlediği etkinliğe tüm halkımız davetlidir.span>p> Tarih: 21 Şubat 2015span> Saat: 19.00 Yer: Hendek Ticaret Merkezi Konferans Salonup> Etkinlik ücretsizdir.p>    nanKaffed

Dikkat: Anadilinizi Seçmeyi Unutmayın!

Velilerimizin dikkatine, 2015-2016 eğitim-öğretim yılı ders kitabı ve öğretim materyalleri hazırlıkları kapsamında seçmeli ders tercihlerinin 20 Şubat 2015 tarihine kadar e-okul sistemine girilmesi gerekmektedir.p> İlkokul 4 ile ortaokul 5, 6 ve 7. sınıflarda okuyan öğrenciler, gelecek yıl seçmek istedikleri seçmeli derslere ilişkin dilekçelerini 20 Şubat 2015 tarihine kadar okul müdürlüklerine teslim edecek ve söz konusu dilekçelerdeki seçmeli ders tercihleri aynı tarihe kadar e-okul sistemine işlenecektir. Ayrıca 2015-2016 yılında öğretmen ve öğrencilere sunulacak ders kitabı ihtiyaçları 02-27 Şubat 2015 tarihleri arasında açılacak olan “Kitap Seçim Modülü”nden okul müdürlüklerince girilecektir. Kafkas Dernekleri Federasyonu olarak velilerimizi Adıgece ve Abazaca seçmeli dersleri konusunda duyarlı olmaya çağırıyoruz. Sizlerin göstereceği çabalar ile seçmeli Adıgece-Abazaca derslerini seçecek çocuklarımız sayesinde anadillerimizin kaybolma tehlikesine karşı önemli adımlar atılmış olacaktır. Eğer okul yönetimi çeşitli nedenler öne sürerek bu derslerin açılamayacağını söyler ise öncelikle bunun yasal hakkınız olduğu konusunda ısrarcı olunuz. Ancak sorun çözülemiyorsa size en yakın Derneğimizden destek alabilirsiniz. Bulunduğunuz yerdeki Derneklerimizin adres ve telefonlarına www.kaffed.org sayfasından ulaşabilirsiniz.p> Ayrıca Federasyonumuz bu konuda okullarda önünüze çıkartılabilecek zorluklar konusunda sizlere uzman desteği vermeye hazırdır. Destek için arayabileceğiniz telefonlar: KAFFED: 0 312 222 8589 - Ertan Koyuncu:  0 533 462 9177 -  Ömer Atalar: 0 507 142 1864 LÜTFEN UNUTMAYINIZ… Adıgece ve Abazaca seçmeli ders seçimi; Çerkes toplumunun, anadili eğitimi konusundaki kararlı tavrını kamuoyuna göstermek açısından çok önemli bir girişimdir. Kafkas Dernekleri Federasyonu   div> div> div>nanKaffed

Kaffed Abhazya Çalışma Grubu 2015 Yılı Çalışma Programını Netleştirdi

KAFFED Abhazya Çalışma Grubu 2015 Yılı 1. Olağan Toplantısı 8 Şubat 2015 Pazar günü Sazköy / Düzce'de yapıldı. Toplantıda, 2015 yılı için, Türkiye ve Abhazya'ya yönelik olarak önerilen çok sayıda proje tek tek değerlendirilerek bu yıl içinde yapılacak olanlar karara bağlandı. KAFFED Abhazya Çalışma GrubunanKaffed

K.Maraş’ta Adıgece Eğiticileri Sömestrda da Çalışmalarına Devam Ediyor

KAFFED Eğitim ve Teşkilatlanma Biriminin başlattığı ve yürüttüğü Adiğe dili eğiticileri yetiştirmeyi  amaçlayan proje K.Maraş Kafkas Kültür Derneği nde geçtiğimiz yıl eylül ayında başarı ile gerçekleşmişti.Adiğe dili uzmanı  İlhan Aydemir gözetiminde 25 öğretmen üç haftalık yoğun bir eğitimin ardından sertifikalarını almaya hak kazanmışlardı.Sertifika programından sonra da haftada bir  bir araya gelen, bu ruhu ve birlikteliği devam ettiren K.Maraşlı Adiğece eğiticilerimiz İlhan Aydemir in sömestr döneminde K.Maraş ta olmasını fırsat bilerek çalışmalarına K.Maraş Kafkas Kültür Derneği nde haftaiçi hergün devam ediyorlar.  nanKaffed

Tokat Çerkes Derneği Xuit Ekip Çalışması

Tokat Çerkes Derneği bünyesinde açılan Xuit minikler ekibimizin ilk çalışması 04.02.2015'de  ekip hocası Şhavuej Eren Savaş ve 25 güzel yürekli adige çocuğunun katılımıyla başlayan kursumuza kayıtlar devam etmektedir. Yoğun katılımından dolayı çocuklarımıza ve ailelerine teşekkür ederiz. nanKaffed

Cumhurbaşkanı Adayı Dr. Sibel Siber

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde 19 Nisan 2015 günü yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin en güçlü adayların biri Dr. Sibel Siber.  2009 yılında CTP-BG'den Lefkoşa milletvekili seçilen Dr. Siber,  Haziran-Ağustos 2013'de KKTC Başbakanı olmuştu. 28 Temmuz 2013'de yapılan KKTC seçimlerinde, ülke genelinde en çoku oyu alarak tekrar Lefkoşa'dan milletvekili seçilen Dr. Siber KKTC Meclis Başkanı olarak seçildi. Dr. Siber 19 Nisan günü yapılacak KKTC Cumhurbaşkanlığı seçiminde CTP-BG tarafından oybirliği ile aday olarak seçildi. Dünyanın ilk Çerkes kadın başbakanı olan Dr. Siber Kaffed Adıgey Çalışma Grubu ve Adıgey Televizyonu tarafından 18 Temmuz 2013'de ziyaret edilmiş, Dr. Siber de 23 Mayıs 2014'de Ankara'ya geldiğinde Kaffed'i ziyaret etmişti. p> Dünyadaki ilk Çerkes kadın Cumhurbaşkanı olması umuduyla Dr. Siber'e seçim çalışmalarında başarılar diliyoruz. Tremeşe ve Köklerimiz Sibel Siberstrong>p> İnsanın doğasında, kök arayışının içgüdüsel olarak var olduğu söylenir. Bir tanıdığım tıp profesör'ü anlatmıştı. 70’ inci yaş gününde, gen analizi* yaptırmış ve genetik köklerinin, Vikinglere kadar uzandığı çıkmış ortaya. İlk kez bu değerli hocamızdan duymuştum bunu. Sonraları birçok kişinin bu tetkiki yaptırdığını öğrendim. Bir keresinde çok güzel hatları olan, yeşil gözlü, kumral bir bayan hastamla konuşurken, “Kimbilir atalarınız nereliydi ” dedim. Bunun üzerine gülümseyerek, gen haritasını çıkardığını ve anne tarafından atalarının Kuzey Fransa bölgesinden geldiğini söyledi. Yine bir başka tanıdığım, kısa bir burs programı için Amerika’ya gittiğini, orada genetik analiz yaptırdığını ve anne tarafından köklerinin Kafkasyalı olduğunu öğrendiğini anlatmıştı. Bu konuştuğum kişilerin hepsi de Kıbrıslı’ydı. Kıbrıs gibi tarihi boyunca dünyanın her yerinden göç almış bir adada, bu kadar genetik farklılığın olması şaşrtıcı gelmemişti bana. Köklerimizin, Kuzey Fransa’dan, Kafkasya’ya, oradan da Viking’lere kadar uzanması doğaldı Bu konu nereden aklıma geldi diyeceksiniz. Tremeşe’deki (Erdemli) köy meydanı, Avrupa Birliği’nin katkılarıyla restore edilmiş ve bu nedenle güzel bir açılış etkinliği düzenlenmişti geçtiğimiz gün. Tremeşe; belki de çoğunun tam olarak yerini bilmediği, benim ise neredeyse tüm çocukluk anılarımın geçtiği küçük bir köy… 1974 öncesinde karma bir köydü. 1972 yılında, babamın Lefkoşa’ya tayini çıkıncaya kadar en güzel çocukluk yıllarım orada geçti. Köy halkının en dikkat çekici özelliklerinden biri tutucu olmamalarıydı. Sineması da olan bu köyün yaşam tarzı köylüden çok şehirli gibiydi. Herkes modayı yakından takip eder, köyün terzisi Münüse Aba’nın marifetli elleri ise, hanımların şıklığını artırırdı. Köy, koyu, yanık kahvesi ve kahvehaneleri ile meşhurdu. Kahveci Mehmet Dayı, hiç durmadan ocağı başında ısınmış kumlar üzerinde kahve pişirirdi. Köyün Rum nüfusu, Türk nüfusdan daha fazla olduğu halde, nedense köyün Rumları Türkçeyi çok iyi konuşurdu ve kahve içmek için, mutlaka köyün şu günlerde restore edilmiş meydanındaki Türk kahvelerine gelirlerdi. Kahve ille de bu meydanda içilir ve doyumsuz sohbetler yapılırdı. Babamın annesi tarafından Trmeşeliyim. Babaannemin annesi ki biz ona “Kocanene” derdik, Çerkez kökenliydi. Topraklarından sürüldükleri Büyük Çerkez göçü sırasında annesi henüz küçük bir çocukmuş. Anne babasıyla birlikte , “yüzer tabutlar” ( binlerce insana bu gemiler mezar oldu) olarak adlandırılan gemilere bindirilerek Osmanlı topraklarına göç etmişler, oradan da Kıbrıs’a gönderilmişler. Küçük kızın annesi, gemideki diğer bir çokları gibi hastalık, açlık ve sefaletten ölmüş ve denize atılmış… 1864’de yaşanan bu trajediyi annesinden dinlermiş sık sık. Sağ kalanlar ise Kıbrıs’ta değişik bölgelere yerleştirilmiş. Tremeşe de, Çerkezlerin yerleştirildiği bu köylerden biri… Değerli araştırmacı Harid Fedai’den dinlemiştim. Çerkezlerin gelişini pek hoş karşılamamış Kıbrıslılar. Tabii ki en önemli neden de ekonomikmiş. Fakirliğin hat safhada olduğu dönemlerde, Çerkezlerin gelmesiyle, ekmeğin fiyatı on kuruştan yirmi kuruşa çıkmış örneğin ve yerli halk isyan etmiş… Bunun üzerine, Ada’daki Müslüman ve Hristiyan halk birlik olarak dönemin yetkilisine , adaya daha fazla göç istemediklerini bildirmiş ve alınan kararla yeni göçlere kapı kapatılmış. Bu arada Harid Fedai’nin belgelere dayanarak anlattığına göre , Kıbrıs’a yerleşen Çerkezler, fiziki olarak güçlü yapılarının yanında oldukça mert insanlar olarak dikkat çekmişler. Kadınlar ise güzel, özgüvenli, girişken. ekmeğini taştan çıkaran, çalışkan insanlarmış. Kocanene’mi gözümün önüne getirdiğimde, bu tesbitlerin doğru olduğunu söyleyebilirim. Bu etkinlikte bir de, Ahmet Köylüoğlu tarafından hazırlanan köylülerin eski fotoğraflarından oluşmuş bir sergi vardı. Tremeşeliler, fotoğraf karelerinden bizlere bakıp gülümsüyordu… Çok uzaklardan, farklı diyarlardan gelip buralara tırnaklarını geçirmiş, burayı yurt yapmış bir neslin çocukları, torunlarıydı onlar… Bizlerdik… Kaynak: Haber Kıbrısp> Dr. Siber'in Çerkeslerin sürgünü ve Kıbrıs'a yerleştirilmesine ilişkin CircassianWorld ve Kıbrıs Postası sitelerinde yayımlanan yazısını okumak için tıklayınız.p>  nanKaffed