Kayseri Derneği İl Milli Eğitim Müdürlüğü Önünde Basın Açıklaması Yaptı

İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde toplanan grup adına basın açıklamasını Kayseri Kafkas Derneği Başkanı Mutlu Akkaya yaptı. Akkaya yaptığı açıklamada anadil eğitimlerinde resmi alfabe ve tek müfredat sistemi uygulanması gerektiğini belirtti. nanKaffed

Kaffed MEB Önünde Basın Açıklaması Yaptı

Kafkas Dernekleri Federasyonu, Ortaokullarda okutulan seçmeli Adıge dili dersi için  ikinci bir müfredatın kabul edilmesini yaptığı basın açıklamasıyla protesto etti. Bakanlık önünde toplanan kalabalık grup, ellerinde bayraklar ve "Anadil Resmi Alfabe İle Öğretilir", "Alfabeme Dokunma Müfredata Dokunma","MEB Sabotaja Ortak Olma" , "Latin Harflerle Arapça??? Latin Harflerle Osmanlıca???" yazılı pankartlarla sloganlar attı. Basın açıklamasına bazı sivil toplum kuruluşları ile MazlumDer, Eğitim İş Sendikası temsilcileri de destek verdi.       Grup adına basın açıklaması Kaffed Genel Başkanı Yaşar Aslankaya tarafından okundu. Açıklama sonrasında Yaşar Aslankaya başkanlığında bir heyet Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Sayın Ahmet Emre Bilgili ile görüştü. Yapılan görüşmede bir dil eğitiminin resmi alfabe ile yapılması, müfredatta birlik olması ve iki ayrı müfredatın eğitim program tekniğine uymadığı ve uygulamada yeni sorunlar yaratacağı vurgulandı. Sayın Müsteşar yardımcısı anlatılanları ilgiyle dinledikten sonra konuyu Bakan ve Müsteşara tekrar ileteceğini ve sonuçla ilgili olarak bilgi vereceklerini söyledi.    Basın açıklamasıyla ilgili yazılı ve görsel basında çıkan haberler için tıklayınız:   http://www.sondevir.com/sondakika/320633/meb-onunde-cerkesce-eylemi.htmldiv> http://www.haberahval.com/haberiniz-1282160-meb-onunde-cerkesce-eylemidiv> http://www.radikal.com.tr/kayseri_haber/kayseri_kafkas_dernegi_uyelerinden_eylem-1337148div> http://www.diyadinnet.com/HABER-143040-meb-%C3%B6n%C3%BCnde-%C3%A7erkesce-eylemi-ankaradiv> http://www.haberankara.com/haber/29658/istanbulda-cerkesler-mebi-protesto-etti.htmldiv> http://ohaber.com/kaffed-dil-resmi-alfabe-ile-ogretilmelidir-h-515715.htmldiv>   Kaffed Genel Başkanı Yaşar Aslankaya tarafından okunan basın bildirisini okuyucularımızın dikkatine sunarız.   Değerli Basın Emekçileri   MEB Ortaokul ve İmam Hatip Ortaokullarında Çerkesce (Adıge) seçmeli ders eğitiminde uygulanmakta olan müfredat, anavatanımız Kafkasya'da 80 yıldır kullanılan resmi alfabe ile hazırlanmıştır. Kafkas Dernekleri Federasyonu tarafından hazırlanan bu müfredat  7 Eylül 2012 tarihinde 153 sayıyla Talim Terbiye Kurulu tarafından kabul edilerek yürürlüğe girmiştir.   Bu uygulama başarıyla devam ederken, Adige Dil Derneği tarafından latin harflerle hazırlanmış ikinci bir müfredat 27 Şubat 2015 tarihinde Bakan tarafından imzalanarak ve MEB-Tebliğler Dergisinin Nisan sayısında yayınlanarak yürürlüğe girmiştir.   Milli Eğitim Bakanlığı müfredat uygulamalarında her dersin tek müfredatı ve tek alfabesi vardır. Değil bir dil dersinin, nakış dersinin bile tek bir müfredatı vardır. Ancak bugün bakanlık tarihinde bir ilk yaşanmış ve ortaokullardaki Çerkes (Adıge) dili seçmeli dersinin iki ayrı müfredatı ve iki ayrı alfabesi olmuştur. Bu durum Milli Eğitim Bakanlığının “eğitim programı tekniklerine” aykırıdır.  Bu durum şimdiye dek özenle korunan “müfredatta birlik ilkesine” aykırıdır. Uzmanların verdiği bilgiye göre;  Bu müfredatın kabul edilmesi yürütmeye aykırıdır ve hukuki açıdan dava konusudur.   Bu müfredatın kabul edilmesi.bakanlıkça gözetilmesi gereken bilimselliğe aykırıdır.   Sayın Basın Mensupları Dünya üzerinde konuşulan her bir dilin farklı harf ve sembollerle hazırlanmış resmi alfabeleri vardır. Bir milletin resmi dili, gerek yasal açıdan gerekse dilbilimsel açıdan kendi resmi alfabesi ile öğretilmelidir. Hali hazırda kullanılan müfredat resmi kiril alfabe ile hazırlanmıştır. Bakanlık tarafından yeni kabul edilen müfredat ise latin harflerle hazırlanmıştır. Latin alfabe müfredatının kabul edilmesi bakanlığın isminin başındaki “Milli” ifadesine dahi aykırıdır.   Mecbur bırakıldığımız durum; Bulgaristan veya Yunanistan’da yaşayan Türkleri  Türkçeyi resmi latin alfabesi yerine  kiril alfabesi veya Yunan alfabesi ile öğrenmeye zorlamak ile benzer bir durumdur. İçine düşürüldüğümüz durum; Osmanlıcayı latin harflerle öğretmeye benzer bir durumdur.   Buradan Milli Eğitim yetkililerine soruyoruz; Sadece belki daha kolay öğretilir diye, Osmanlıca dersi için latin harflerle hazırlanmış müfredatı kabul eder misiniz?  Sadece öğrencilerin bildiği harflerdir diyerek, Arapçanın öğretiminde Latin harflerle hazırlanmış bir müfredatı kabul eder misiniz? Resmi alfabesinden farklı olan bir alfabe ile dili öğretmeye çalışmak, o dile dolayısıyla o dilin sahibi olan millete saygısızlık değil midir?    Sayın Basın Mensupları Seçmeli Adıge Dili derslerinde Latin Alfabe müfredatı uygulanmaya başlarsa;  *Yeni müfredat ve kitapların basımı ve dağıtımı için fazladan emek, zaman ve maddi kaynak harcanacaktır.   *Okul idareleri iki ayrı müfredat ve kitap için iki ayrı öğretmen ve sınıf temin etmek zorunda kalacaktır.  *Dersi seçmek konusunda birçok çekincesi olan veli ve öğrencilerin önüne “iki ayrı alfabeden birini seçmek” gibi yeni bir çekince konulmuş olacaktır.  *Anadilimizin resmi alfabesinden farklı bir alfabeyle öğretilmesi, öğrencileri anadillerini doğru öğrenme hakkından mahrum bırakacaktır. *Ve yine bu öğrencileri, bugüne kadar anavatanımızda resmi alfabeyle üretilmiş zengin edebiyat ve eğitim materyallerini kullanmaktan mahrum bırakacaktır.    Latin harflerle müfredat seçmeli Adıge dili eğitimine vurulmuş bir darbedir. Latin harflerle müfredat seçmeli Adıge dili eğitimine yapılmış bir sabotajdır.    Milli Eğitim Bakanlığını kararlarını geri çekmeye ve müfredatın uygulamasını iptal etmeye çağırıyoruz. Aksi taktirde, Türkiye’de yaşayan Çerkeslerin en örgütü olarak, üyelerimiz arasında adeta infial uyandıran söz konusu müfredatın yürütmesinin durdurulması ve idari işlemin iptal edilmesi için her türlü hukuksal yola başvuracağımızı bildiririz.    Hepinize katılımlarınızdan dolayı teşekkür ederiz.   Yaşar Aslankaya Genel Başkan    nanKaffed

Çerkeslerin Yeni Sorunu: Adığe Dil Derneği (Adder)

Milli Eğitim Bakanlığı devlet okullarında Çerkesçe seçmeli ders için Adığe Dil Derneği’nin (ADDER)hazırladığı Latin temelli alfabeyi, ders kitabını ve müfredatı Mart 2015’te kabul etti. Aynı MEB 2012 yılında bir komisyon tarafından mevcut Kiril-Çerkes alfabesi esas alınarak hazırlanan ders kitaplarını ve müfredatı da kabul etmişti. Tuhaf olan, üç yıldır kullanılan bu kitaplar ve müfredat iptal edilmeden yenisinin kabul edilmesi. İki ayrı alfabeyle, iki ayrı ders kitabı ve müfredatla aynı dil dersinin nasıl yapılacağına dair resmi bir açıklama yapılmadı. Duyumlara göre isteyen istediği alfabeyi ve müfredatı kullanacakmış... MEB’in yapısını düşününce akla uygun olmayan bu durum anlaşılır olabilir, ama hukuka ve mevzuata uygun olmadığı açık. Sanırım hukuki yollara başvurularak yanlışlık düzeltilecektir. Şu anda okullarda kullanılan 5. sınıf ders kitabını hazırlayan komisyonun üyesiydim. Dolayısıyla kendimi olaya müdahil görüyorum ve ADDER’in hazırladığı Latin temelli alfabe ve ders kitabı hakkında bir değerlendirme yapmak istiyorum. Ama önce, ADDER’i daha yakından tanımak ve bugüne kadarki gelişmeleri özetlemek faydalı olacaktır. 1990’lı yıllarda Türkçe dışındaki diller üzerindeki yasakların kalkması ve 2000’lerin başından itibaren özel kurslar açılmasına izin verilmesiyle başlayan sürecin son aşaması, 2012 yılında devlet okullarında Adıgece adı altında seçmeli Çerkesçe dersi konması oldu. Bu gelişmeyle birlikte, daha önce de belli belirsiz var olan Kiril-Latin alfabesi tartışması alevlendi. 2000’lerin başında mevcut Kiril alfabesinin Çerkesçeye uygun olmadığı, öğrenilmesinin çok zor olduğu, zaten Çerkeslerin çoğunun Türkiye’de yaşadığı gibi argümanlarla Latin alfabesini savunanlar ve bununla birlikte dil eğitimi olmayan, yapılanları da beğenmeyip kendi Latin alfabesini hazırlayan çok sayıda ‘alfabe uzmanı’ ortaya çıktı. Kendi alfabelerinin kabul edilip kullanılması için Kafkas Derneği’nin kapısını aşındırmaya başladılar. Kafkas Derneği (2003 yılında Kafkas Dernekleri Federasyonu’na (KAFFED) dönüştü, derneklerde dil kurslarının açılması, dil eğitmenlerinin yetiştirilmesi gibi konularda hem Türkiye’deki resmi kurumlarla hem de Kafkasya ile ilişkileri yürütüyordu. Dille ilgili her toplantıyı, konferansı alfabesi için propaganda fırsatı gören, broşürler ve kitapçıklar bastırıp dağıtan bu yılmaz amatörler o kadar etkili oldular ki, Kafkas Derneği bu konuda konferans düzenlemek, toplantılar yapmak durumunda kaldı. 16‐19 Mayıs 2003 tarihlerinde Ankara'da, o zamanki dernek başkanı Muhittin Ünal’ın girişimiyle Kafkasya’dan da dilbilimcilerin katıldığı "Anadil ve Alfabe Konferansı" düzenlendi. Burada Latin temelli Çerkes alfabesi hazırlayanlar “boğmalı”, “sıkmalı” gibi kendi icat ettikleri dilbilim terimleriyle alfabelerini tanıttılar. Konferansın sonucu, dil öğretiminde mevcut Kiril-Çerkes alfabesinin kullanılmaya devam edilmesi, ancak Abaza ve Çerkes lehçelerinin alfabelerini ortak hale getirecek ve yazımda standart sağlayacak Latin esaslı bir transliterasyon (harf çevirisi) sisteminin oluşturulması gerektiği şeklinde oldu. (Sonuç bildirisi için bkz.) Bu sistem, yani Kiril alfabesindeki harflerin Latin karşılıkları için de, birkaç küçük değişiklikle Abhaz dilbilimci Vyaçeslav (Slava) Çirikba’nın hazırladığı alfabenin harfleri esas alındı.[1] Konferansın tavsiye niteliğindeki bu sonuç bildirisinden sonra, 2004 Nisan ayında KAFFED’in düzenlediği geniş katılımlı toplantıda Çerkes ve Abhaz dillerinin öğretiminde Kafkasya’da kullanılan Kiril temelli alfabelerin esas alınmasına karar verildi.p> 2012 yılında okullarda seçmeli Çerkesçe dersi gündeme geldiğinde, Latin alfabesini savunanlar Konya’da Adığe Dil Derneği’ni (ADDER) kurdular. Bu süreçte, daha önce alfabe savaşlarında ortada görünmeyen, ama bir süredir www.danef.net sitesinde hazırladığı ‘Adığe alfabesi’yle dil materyalleri üreten Ali İhsan Tarı’nın adı öne çıktı. ADDER’in başkanı da olan ve adı neredeyse dernekle özdeşleşen Ali İhsan Tarı, verdiği söyleşilerden, sitesinden ve sosyal medyadan tanıdığımız kadarıyla kendini Çerkesçenin(kendisi her zaman ‘Adığece’ diyor) yaşatılmasına adamış, ama dil eğitimi olmayan Konyalı bir inşaat mühendisi. Buna rağmen bir dile alfabe yapmaya girişmesi, bütün eleştirilere karşın bunu ısrarla savunması cesaretini ve inatçılığını gösteriyor. Bu adanmışlığı ve kararlılığı ‘bildiğimi okurum’, ‘inadım inat’ tavrına da kolayca dönüşebiliyor. Bildiğimiz kadarıyla dindar-muhafazakar bir dünya görüşüne sahip. Bunun ne önemi var diyebilirsiniz. Bence var. Türkiye gibi kültürel ve siyasal olarak parçalı bir ülkede Çerkeslerin de içinde yaşadıkları siyasi sisteme, kimliklerine, anavatanlarına ve bu alfabe meselesine bakışı siyasi/dünya görüşleriyle yakından ilgili. Bunun doğal sonucu olarak alfabe konusundaki tartışmalar da dilbilimsel olmaktan çok ideolojik karakter taşıyor. İster Türk milliyetçiliği tezgahından geçsinler ister İslamcı görüşten olsunlar, sağ gelenekten gelenlerde bariz bir Kiril alfabesi düşmanlığı ve Latin alfabesi taraftarlığı görülüyor (İstisnalar kaideyi bozmaz). Eskiden komünizm, şimdi daha çok Rus karşıtlığıyla şartlanmış bu kişiler Kiril-Çerkes alfabesini Rus alfabesiyle, Ruslukla özdeşleştiriyorlar. (ADDER’in MEB’e alfabesini kabul ettirmek için kullandığı argümanda da bugörülüyor: “Mevcut Kiril Alfabesi bir Rus alfabesidir. Rus hegemonyasından kurtulmak için Latin alfabesi…”). Her genelleme gibi bu genelleme de yanlış olabilir, yine de bunun önemli bir faktör olduğunu düşünüyorum. Araştırmayı sosyologlara ve siyasetbilimcilere bırakıp devam edelim.p> ADDER yoğun bir tempoyla yazılı ve sesli dil öğretim materyalleri, sözlükler hazırlamaya girişti, online dil dersleri düzenledi. Bunları başarılı bir çalışmayla tanıttı. Ama ön planda her zaman başkan Ali İhsan Tarı tarafından hazırlanan Latin alfabesi vardı. Başından beri derneğin dil çalışmalarına, özellikle Tarı’nın alfabesine itirazlar ve sert eleştiriler geldi. Bunlar iki grupta toplanabilir. Birinci itiraz, Çerkesçenin zaten bir alfabesi olduğu, Latin alfabesinin anavatanla bağları zayıflatacağı, oradaki birikimden yararlanılamayacağı üzerinden yapılıyordu. Diğeri de nitelik ve içerikle ilgiliydi. Buna göre, Tarı’nın alfabesi Çerkesçe için uygun ve yeterli değildi. Dernekte başkanı dahil dil çalışmalarıyla uğraşanların dil eğitimi yoktu, alfabe ve ders kitabı hazırlayacak, öğretim metodu geliştirecek yetkinlikte değillerdi. Dilde olmayan kelimeler uyduruyorlardı ve çalışmaları çok sayıda yanlışla doluydu. Eleştirilere kulak tıkıyor, itirazı olanlarla kavga ediyorlardı. Sonuçta ADDER Çerkes toplumunda bir kesimin takdirini ve desteğini, bir kesimin de antipatisini kazandı. Başkan Tarı’nın “bu konunun  toplumsallaşması ve kabul görmesi lazım” ifadesi ADDER’in sadece alfabe yapan, dil materyalleri hazırlayan, internette kurs düzenleyen bir yapı olarak kalmayacağını gösteriyordu. Derneğin hem bunu gerçekleştirecek araçlara, hem de itirazlara ve eleştirilere karşı meşruiyete ihtiyacı vardı. KAFFED bunun için uygun bir araçtı. Onun aracılığıyla hem konuyu toplumsallaştırabilir hem de Çerkeslerin önemli bir kesimi nezdinde kabul görebilirdi. ADDER projelerini sundu, görüş istedi, kuruluş aşamasında dil derneği için yer istedi, Kiril alfabesine karşı olmadıklarını söyleyerek yöneticilerini ikna etmeye çalıştı. Fakat KAFFED’in alfabeyle ilgili tutumu belliydi ve bu konuda karar da almıştı. KAFFED’ten karşılık bulamayan ADDER Kasım 2012’de Ankara’da Adığe Dil Kurultayı’nı topladı. Kurultaya geniş bir kesimin temsilcileri, dilbilimci akademisyenler davet edildi. Ancak kurultayda şimdi usul hatası diye savundukları tuhaf şeyler oldu. İki gün olarak planlanan kurultayın ilk gününde alfabe teklifleri görüşülecek, lehte aleyhte konuşmalar dinlenecek, tartışmalar yapılacak ve ertesi gün Anadolu’nun değişik yerlerinden gelen ADDER delegeleri oylama yapacaktı. Delegeler ikinci güne kalmak istemeyince oylama ilk gün yapıldı (delegelerden 97’si oylamaya da katılmadan vekaletlerini bırakıp gitmişler). Ertesi günkü tartışmalarda yine itirazlar çoktu, ama artık bir anlamı yoktu. Bu şekilde, konuyla ilgisi ve bilgisi olmayan delegelerin oylarıyla ADDER’in Milli Eğitim Bakanlığı’na sunacağı program, başkan Tarı’nın alfabesi kabul edilmiş ve ‘meşrulaşmış’ oldu. ADDER bir yandan işbirliği yapmamakla, kendilerini ciddiye almamakla suçladığı KAFFED’le polemiği sürdürürken bir yandan da meşruiyet arayışlarına devam etti. Aralarında dil eğitimi olan kimse bulunmadığı eleştirisini savuşturmak için alfabe-dil çalışmalarıyla tanınan kişileri, eğitimcileri, akademisyenleri derneğe çekmeye çalıştı. 2012-2013 yıllarında ‘Çerkes sağı’ diyebileceğimiz, ADDER ekibinin dünya görüşüne yakın yeni Çerkes derneklerinin kurulması ve bunların Latin alfabesini desteklemesi yeni bir meşruiyet kaynağı oldu. ADDER 2013 yılında bu yönde önemli bir hamleyaptı. 10-11 Nisan’da İstanbul’da, Şamil Eğitim ve Kültür Vakfı’nda “yok olma sınırında olan diller arasında yer alan Kafkas Dilleri'nin tartışılacağı” duyurusuyla bir toplantı düzenlendi. Ürdünlü/Amerikalı tanınmış Çerkes yapımcı Muhittin Kandur ve eşi Luba Balagova tarafından organize edilen bu toplantıda davetliler arasında Kafkas dilleri üzerine çalışan üç dilbilimci - ABD California üniversitesinden Dr. Ayla Bozkurt Applebaum, Kanada’dan Prof. John Colarusso ve Hollanda’dan Dr. Rieks Smeets de vardı. Kafkasya’dan da dilbilimci ve filologlar davet edilmiş ama çoğu gel(e)memişti. ADDER’in adı organizasyonda geçmemesine rağmen başkan Ali İhsan Tarı sahnedeydi. Beklendiği üzere sıra alfabe konusuna geldi ve Muhittin Kandur Latin alfabesinin faydaları ve gerekliliği üzerine bir konuşma yaptı. Organizasyonda ADDER’in rolü neydi bilmiyoruz ama Muhittin Kandur’un alfabe konusunda desteğini almak kendi adına önemli bir başarıydı. Ertesi gün “bugün Türkiye’de kullanılan iki Latin temelli alfabenin dilbilimsel olarak geçerliğini tartışmak üzere” sadece davetli dilbilimcilerin katılacağı özel bir toplantı yapılacağı duyuruldu. İlhan Aydemir’in ve Ali İhsan Tarı’nın Latin alfabeleri değerlendirilecekti. Başkan Tarı’nın alfabesi dilbilimciler tarafından kabul görür ve onaylanırsa artık meşruiyetini kimse sorgulamayacaktı. Ama evdeki hesap çarşıya uymadı... Üç dilbilimcinin Tarı’nın alfabesini nasıl değerlendirdiği kamuoyu için uzun süre sır olarak kaldı. ADDER’in sessizliği aslında sonuca dair ipuçları veriyordu. Bu konuya tekrar döneceğiz. Buradan umduğunu bulamayan ADDER yoluna devam etti. Bir yıl sonra cepheyi biraz daha genişletti, faaliyetlerini uluslararası seviyeye taşıdı. UNESCO’nun kaybolmak üzere olan dillerle ilgili programı kapsamında Avrupa fonundan aldığı destekle, 22-23 Kasım 2014’te İstanbul Taksim Hill Otel’de uluslararası bir sempozyum düzenledi. Rusya, Hollanda, Ürdün, İsrail gibi ülkelerden konuşmacıların çağrıldığı bu sempozyum medyada da yer aldı. Bu arada ADDER Latin alfabesini ve ders kitaplarını MEB’e kabul ettirmek için de uğraşıyordu. Kavgaya varan polemiklere girdiği KAFFED yönetimine Nisan 2014’te bir yazı gönderdi: “Adığe’lerin en geniş temsili ile bir uzlaşının sağlanmasını, uzlaşı sonucu oluşturulacak metnin tarafların tamamı tarafından imzalanmasının Türkiye’de yaşayan Adığe’lerin kendilerini doğrudan ilgilendiren bu konuda ortak hareket etmelerinin önemi…” Bu beklenmedik uzlaşma çağrısının nedenini bilmiyoruz. Son bir iyi niyet çağrısı… Ya da MEB’le görüşmelerde ortaya çıkan bir sorun... Zira seçmeli ders konusunda MEB’in resmi muhatabı hala KAFFED’ti ve ilişkisini onunla yürütüyordu.p> KAFFED bir kez daha hayır derken 2013’te dilbilimciler tarafından hazırlandığını belirttiği bir raporu da gerekçe olarak gösterdi. Ancak ADDER yöneticileri bu raporun gerçek olmadığını iddia ettiler ve bugüne kadar da yalanlamaya devam ettiler. MEB olayı nedeniyle şiddetlenen bugünkü tartışmalarda bu rapor konusunda yaşananları biraz ayrıntılı anlatmak istiyorum. Doğrusu bu raporu bugüne kadar görmemiş ve duymamıştım. ADDER raporu ısrarla yalanlıyor, karalama ve dedikodu olduğunu söylüyordu. Gerçek olmadığına dair dayanak ise altında ıslak imza olmamasıydı. Ali İhsan Tarı, John Colarusso ile yaptığı konuşmanın kaydını raporun sahteliğinin kanıtı olarak derneğin facebook sayfasına koydu. Çerkesçenin fonetiğiyle ilgili bu uzun konuşmayı sabrınız varsa dinleyip konuyla ilgisi olup olmadığına kendiniz karar verebilirsiniz. Ali İhsan Tarı’ya bizzat sorduğumda bana böyle bir rapordan haberi olmadığını söyledi. (Bu arada raporda geçen bir şeyi de sordu!) Bunun üzerine alfabeyi değerlendiren üç dilbilimciden biri olan Ayla Applebaum’a maille durumu anlatarak bilgi vermesini rica ettim. Bana raporun gerçek olduğunu, toplantıdan döndükten sonra yazdıkları ve ilgili kişilere maille gönderdikleri için ıslak imza olamayacağını iletti. Raporun metnini de gönderdi. 2013 yılında raporun gönderildiği kişiler arasında Ali İhsan Tarı’nın adı ve bugün sitesinde hala kullandığı mail adresi de bulunuyor. Kim yalan söylüyor artık siz karar verin… ADDER’in ve başkan Ali İhsan Tarı’nın niçin böyle ısrarla inkâr ettiğini raporu okuyunca anlıyoruz, çünkü yapılan değerlendirmeler derneğin kapısını kapatıp gitmelerine neden olacak türden. Raporda, alfabenin Çerkesçedeki sesleri temsil etmediği, dilin fonetik ve fonolojik yapısına uygun olmadığı, amatör bir sistem olduğu açıkça yazıyor. Tarı’yı yakacak asıl bölüm ise son paragraf: “Dilbilimciler olarak Ali İhsan Bey’e tavsiyemiz, dil programına Kiril alfabesini kullanarak çalışmalarına devam etmesi ve oluşturduğu Latin alfabesini bu haliyle hiçbir şekilde kullanmaması yolundadır.”(Rapormetni)p> Islak imza konusuna gelince, ADDER’in talebi üzerine üç dilbilimciden de raporun ıslak imzalı örneği istendi ve yakında gelecek. “Bu imzalar sahte” gibi bir şark kurnazlığına başvurmazsa ADDER bu olanları nasıl açıklayacak merakla bekliyorum. Dernek olarak Latin alfabesini savunmak, kabul edilmesi için mücadele etmek en doğal haklarıdır. Ancak bunu yaparken başvurdukları yollar, dava uğruna her yol mubahtır anlayışı, muhatap oldukları insanlara saygısız davranışları kabul edilemez. Bütün bunların yanında ADDER’in alfabesinin ve hazırladığı materyallerin nitelik sorunu da var. Bu uzun giriş yazısından sonra asıl yapmak istediğim, MEB’in kabul ettiği ders kitabından başlayarak hazırladıkları dil materyallerini değerlendirmek. Zaman gerektirdiği için bunları hazırlayıp bitirdikçe bölümler halinde yayınlayacağım. [1] Sonraki yıllarda Latin-Kiril tartışmaları sürerken KAFFED’den bununla ilgili hiç ses çıkmadı. Nedenini Eylül 2013’teki II. Uluslararası Adıge Dili Sempozyumu’nda öğrendik. KAFFED’innekendi düzenlediği konferanstan ve ne de alfabeden haberi vardı, çünkü yönetim değişmişti. Belki bilmediğim başka nedenleri de vardır. Çünkü 10 yıl önceki konferansı ve alfabeyi hatırlatmama rağmen, “Latin esaslı transkripsiyon alfabesi (transliterasyon demek isteniyor) hazırlanması için bir komisyon kurulması” kararı alındı. Komisyon üyelerinden biri de, 2003’teki konferansın sonuç bildirisinde imzası olan Fahri Huvaj’dı.Ancak bu komisyon hiç toplanamadı.p>   div> div>nanMurat Papşu ) ))

151. Yıl Etkinliklerine Destek Kampanyası

Çerkes Soykırımı ve Sürgünü'nün 151. yılında diaspora tarihinde bir ilk gerçekleştirilecek. İlk kez bu yıl diasporada yaşayan Çerkesler 21 Mayıs'ı hem diasporada, hem de Anavatan'da, Anavatan'da yaşayan kardeşleri ile birlikte anacaklar. 16 Mayıs günü Kefken'de Nart Ateşi yakılacak... Ve 21 Mayıs günü Nart Ateşi Anavatan'a taşınacak, Diaspora ve Anavatan'ın birliğinin, 151 yıllık inkar, baskı ve ayrılığa rağmen yıkılmadığı, yıkılamayacağı gösterilecek. 21 Mayıs Soykırım ve Sürgünü anma etkinliğinin daha katılımlı ve daha görkemli olması için desteklerinizi bekliyoruz. 21 Mayıs Etkinlikleri'ni desteklemek için hesap numaramız: Kafkas Dernekleri Federasyonu Ziraat Bankası Emek/Ankara Şubesi IBAN NO: TR61 0001 0007 6535 5861 4850 06 KAMPANYAYA DESTEK VERENLER   Adı- Soyadı   tr> 1 Yaşar Aslankaya 1000 TL tr> 2 Erol Taymaz 1000 TL tr> 3 Betül Dinçer 200 TL tr> 4 Tuğba Yıldırım 100 TL tr> 5 Recami Bursa 250 TL tr> 6 Haşim Polat 100 TL tr> 7 Atilla Mutlu Alkış 100 TL tr> 8 Ömer Atalar 250 TL tr> 9 Zeki Kartal 250 TL tr> 10 Melike Meryem Atlay 100 TL tr> 11 Mustafa Aziz Özbek 100 TL tr> 12 Hülya Şahin 100 TL tr> 13 Ömür Enes 100 TL tr> 14 İskenderun Kafkas Kültür Derneği 1000 TL tr> 15 Sakarya Kafkas Kültür Derneği 1000 TL tr> 16 Ergün Özgür 100 TL tr> 17 Adnan Arslan 100 TL tr> 18 Fethi Özlü 100 TL tr> 19 Kocaeli Kafkas Derneği 1000 TL tr> 20 Turan Akın 250 TL tr> 21 Zeki Özbek 50 TL tr> 22 Özlem Aydemir 50 TL tr> 23 Perit Aydemir 50 TL tr> 24 Neris Aydemir 50 TL tr> 25 Nesij Aydemir 50 TL tr> 26 Janberk Aydemir 50 TL tr> 27 Perit Canlı - Murat Canlı 100 TL tr> 28 Kenan Gel 100 TL tr> 29 Ankara Çerkes Derneği Kadın Komisyonu 250 TL tr> 30 Kayseri Kafkas Derneği  1000 TL tr> 31 Filiz Çelik 100 TL tr> 32 İstanbul Kafkas Kültür Derneği 1000 TL tr> 33 Cemil Mercan 50 TL tr> 34 Recep Engin Peşken 100 TL tr> 35 Bolu Kafkas Derneği 200 TL tr> 36 Bülent Özsarıkamış 100 TL tr> 37 Sezai Babakuş 250 TL tr> 38 Handan Demiröz 250 TL tr> 39 İSİMSİZ 100 TL tr> 40 Engin Özdemir 100 TL tr> 41 Mahmut Alkan 250 TL tr> 42 Kaytuğ Beslen 100 TL tr> 43 Atay Ceyişakar 1000 TL tr> 44 Kahramanmaraş Kafkas Kültür Derneği 1000 TL tr> 45 Aydan Tambay 100 TL tr> 46 Nihat Yılmaz 500 TL tr> 47 Mersin Kafkas Kültür Derneği 1000 TL tr> 48 Antalya Dostluk Kulübü  2200 TL tr> 49 Ergün Güneş 100 TL tr> 50 Yusuf Akman 100 TL tr> 51 Yinal Kozok 100 TL tr> 52 Kamil Yıldız 100 TL tr> 53 Doğan Özden 650 USD tr> 54 Necla Aşan 200 TL tr> 55 Mesut Akman 500 TL tr> 56 Özkan Çoklar 100 TL tr> 57 Erhan Esen 250 TL tr> 58 Bursa Çerkes Kültür Derneği 1000 TL tr> 59 Yıldız Şekerci 100 TL tr> 60 Mustafa Sezer-Aylin Sezer 150 TL tr> 61 Semra Taymaz 300 TL tr> 62 Hayri Hobbaç 50 TL tr> tbody> table>  nanKaffed

Abhazya Geriye Dönüş Devlet Komitesi Başkanlığı’na Atama

Abhazya Geriye Dönüş Devlet Komitesi Başkanlığı'na atama. 23 Mart 1993 tarihinde,  Abhazya ile diaspora arasındaki ilişkileri düzenlemek üzere kurulan Abhazya Geriye Dönüş Devlet Komitesi Başkanlığı'na Vadim Harazia atandı.  Sayın Harazia'yı bu önemli göreve atanmasından dolayı kutluyor, çalışmalarında başarılar diliyoruz.    nanKaffed

Basın Açıklaması: Anadil Resmi Alfabe İle Öğretilmelidir

Ortaokullarda okutulan seçmeli Adıge dili derslerinde iki yıldır resmi Adıge alfabesi ile hazırlanmış müfredat uygulanmaktadır. Bu uygulama devam ederken Milli Eğitim Bakanlığı, Adige Dil Derneği (ADDER) tarafından latin harflerle hazırlanmış farklı bir müfredatı daha kabul etmiş ve söz konusu müfredat MEB-Tebliğler Dergisinin Nisan sayısında yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu anlaşılmaz uygulamayla Milli Eğitim tarihinde bir ilk yaşanarak, bir dersin iki ayrı müfredatı ve iki ayrı alfabesi olmuştur. Bu durum eğitim programı tekniklerine ve müfredatta birlik ilkesine aykırıdır. Bu durumu yaratanlar yasalara aykırı davranmaktadır. Hem yasal açıdan hem de dil bilimsel açıdan suç işlenmektedir.   Bu gelişme nedeniyle Kaffed tarafından 16 Nisan 2015 günü, Ortaokullarda Adıge dili seçmeli ders müfredatı ve alfabesi konusunda kamuoyunu bilgilendirmek ve Türkiye'de Adıgece eğitimi engelleyecek bu kararın geri alınmasını sağlamak amacıyla, Milli Eğitim Bakanlığı önünde basın açıklaması yapılacaktır.   Kaffed olarak, Anadilimizin geleceğini olumsuz etkileyecek bu durum ile ilgili kaygılarımızı daha yüksek sesle duyurabilmek için, tüm Çerkesleri ve Çerkes dostlarımızı basın toplantımıza davet ediyoruz.   Basın Açıklaması: 16 Nisan 2015 Perşembe, Saat 13:00 Milli Eğitim Bakanlığı önü, Kızılay, Ankara NOT: Ayrıca Kaffed üyesi derneklerimiz bulundukları şehirde belirlenecek yerlerde yine aynı gün ve saatte aynı basın açıklaması yapacaktır. div> Eskişehir: 16 Nisan 2015 Perşembe, Saat 12:45 Eskişehir Milli Eğitim Müdürlüğü önü Kayseri: 16 Nisan Perşembe Saat:13:00 Kayseri İl Milli Eğitim Müdürlüğü Yeni Hizmet Binası Önü. İstanbul: 16 Nisan Perşembe Saat: 13.00 Ankara Caddesi No:2 A Blok Cağaloğlu Fatih/İSTANBUL Çorum ve Hamamözü Derneği 16 Nisan 2015 Perşembe Saat 12:45div> Çorum İl Milli Eğitim Müdürlüğü Önüdiv>   Sakarya: 16 Nisan Perşembe Saat: 12.45 Sakarya İl Milli Eğitim Müdürlüğü Önü   nanKaffed

Kaffed Başkanlar Kurulu Toplantısı Yapıldı

Kafkas Dernekleri Federasyonu Başkanlar Kurulu toplantısı Kaffed YK ve Anadil Komisyonu üyelerinin katılımıyla 12 Nisan 2015 tarihinde federasyon genel merkezinde yapıldı. Yapılan toplantıda öncelikli olarak Adige Dil Derneği (ADDER) tarafından hazırlanan ve Milli Eğitim Bakanlığınca kabul edilen ortaokullardaki seçmeli Adıgece ders müfredatı görüşüldü.   Görüşmelerde ADDER’in kurulduğu günden bugüne Kaffed ile kurumsal ilişkileri süreci ve çeşitli medya ortamlarında yer alan iddialar konusunda bilgilendirmeler yapıldı. Toplumumuz için büyük bir kazanım olan ortaokullarda seçmeli Adıgece dersinin hayata geçirilmesi ve hali hazırda kullanılan resmi alfabe ile hazırlanan müfredatın kabul edilmesi süreci ele alındı.   Adıgece seçmeli dersi için ikinci bir müfredatın yani latin müfradatın kabul edilmesinin, bir ders için iki ayrı müfredatın ve iki ayrı alfabenin aynı anda yürürlükte olması durumunun konunun uzmanlarınca, bakanlık tarihinde bir ilk olduğunun vurgulandığı belirtildi. Bu durumun yasalara, eğitim programı tekniklerine ve müfredatta birlik ilkesine aykırı olduğu vurgulandı. Ayrıca söz konusu kararın, ehliyet ve liyakat gözetilmeden ve de bilimsel gerçeklere aykırı olarak, idari ve siyasi bir tasarruf ile alındığını konusunda görüş birliğine varıldı.   Bu durumu yaratanların hem yasal açıdan hem de dil bilimsel açıdan suç işlediği vurgulanarak gerekli tüm idari ve hukuksal yollara başvurulması konusunda kararlar alındı. Bu sürece kamuoyunu bilgilendirmek ve farkındalığı artırmak amacıyla yapılacak faaliyetler konusunda bir eylem takvimi oluşturuldu. Ayrıca 21 Mayıs 2015 Çerkes Soykırım ve Sürgünü etkinlikleri hazırlıkları gözden geçirildi. nanKaffed

Adıge Devlet Üniversitesi’nden Düzce Üniversitesi Rektörüne Ziyaret

 Adige Devlet Üniversitesi Çerkez Dili ve Edebiyatı Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hamirzeko Nuriyet, karşılıklı işbirliğini geliştirmek amacıyla Düzce Üniversitesi'ni ziyaret etti.   Görüşmeye Prof. Dr. Hamirzeko Nuriyet, Düzce Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Funda Sivrikaya Şerifoğlu, Düzce Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İlhan Genç ile Düzce Üniversitesi Çerkez Dili ve Edebiyatı Bölümü öğretim üyelerinden Prof. Dr. Mira Khachemizova, Doç. Dr. Susana Shkhalakhova ve Yrd. Doç. Dr. Fehmi Altın katıldı.   Prof. Dr. Hamirzeko Nuriyet Rektörlük makamımızı ziyaretinden önce Fen Edebiyat Fakültemiz Çerkez Dili ve Edebiyatı Bölümüne de ziyaret gerçekleştirerek, Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İlhan Genç ile Eğitim Anlaşması imzaladı.   İmzalanan Eğitim Anlaşması’yla Üniversitemiz ile Adige Devlet Üniversite arasında karşılıklı öğrenci değişimi yapılarak kültürel ve eğitim yönünden işbirliğinin daha yoğun şekilde sağlanması amaçlanmaktadır.nanKaffed

21 Mayıs’ta Anavatan Bizi Çağırıyor

18 - 24 MAYIS 2015 ANAVATAN'DA 21 MAYIS ANMA ETKİNLİKLERİ PROGRAMIdiv>   Otobüs ile program:em>div> 18 Mayıs Pazartesi : İstanbul - Ankara - Antalya - Adana – Kayseri’den otobüslerle hareket.div> 19 Mayıs Salı : Samsun’da buluşma ve konvoy oluşturma.div> 20 Mayıs Çarşamba: Nalçik varış, Sanatoryumlara yerleşme.div> 21 Mayıs Perşembe : 21 Mayıs Anma Nalçik etkinliklerine katılım div>                               21 Mayıs Akşamı Maykop’a hareket ve Maykop’ ta konaklama 22 Mayıs Cuma : 22 Mayıs akşamı Çerkesk'e hareket ve konaklamadiv> 23 Mayıs Cumartesi : Türkiye’ye geri dönüş için hareket.div> 24 Mayıs Pazar : Türkiye’ye varış.div>   Programa Dahil olan Hizmetlerem>div> - Gidiş-Dönüş Ulaşım  - Konaklama ve sabah kahvaltısı - Etkinliklere katılım   Programa Dahil Olmayan Hizmetlerem>div> - Öğle ve akşam yemekleri - Yurt dışı çıkış harcı   Otobüs programına katılmak isteyenlerin 1 Mayıs 2015 tarihine kadar aşağıdaki hesap numarasına tur bedelini yatırması ve  info@kaffed.org adresine,  isim-soyisim, otobüse nereden binecekleri ve iletişim bilgilerini içeren mail göndermeleri veya 0 312 222 85 89 numaralı telefona bildirmeleri, rica olunur.div>   Gidiş-Dönüş Bedeli:em> Ulaşım ve konaklama bedeli 700 TL olacaktır. div>   Ayrıntılı Bilgi için: strong>div> Recami Bursa: 0532 225 73 95    HESAP BİLGİLERİem>div> Betül Dinçer-Filiz Kaplan Ortak Hesabı: Garanti Bankası / Emek Şubesi Hesap No: 778/6668977 IBAN: TR70 0006 2000 7780 0006 6689 77 -  Cinsi: TL   Not:em> Program detayları daha sonra katılımcılar ile paylaşılacaktır.div> Not: Katılımcıların pasaportlarının geçerlilik süresi en az 6 (altı) ay olmalıdır.p> div>    nanKaffed

Maykop Artık Abhazya’ya Daha Yakın

Maykop ile Adler arasında hızlı tren seferleri 20 Mayıs 2015 günü başlayacak. Soçi Belediyesi Basın Servisi'nden yapılan açıklamaya göre modern "Kırlangıç" trenleri ile Maykop-Adler arasındaki ulaşım 5 saate inecek. Adler-Maykop seferleri 09:00'da, Maykop-Adler seferleri ise 18:00'de hareket edecek. Yeni tren seferleri ile Abhazya Maykop'a yakınlaşırken, Türkiye'den Adıgey Cumhuriyeti'ne gidişler için de yeni bir hat açılmış olacak. Kaynak: Fond Adygip>nanKaffed