Ankara Çerkes Derneği İmza Kampanyası Başlattı

Ankara Çerkes Derneği Çerkes Soykırım ve Sürgününün tanınması için change.org internet sitesinde imza kampanyası başlattı. Tüm üyelerimizi ve Çerkes halkının sorunlarına ilgi duyan herkesi bu kampanyaya destek olmaya davet ediyoruz. Söz konusu imza kampanya duyurusu dernek internet sitesi www.cerkes.org.tr  da yer almaktadır:  div> “151. yılında Çerkes Soykırımının tanınması ve Çerkes halkının sorunlarına çözüm bulunması taleplerinin Rusya Federasyonu ve Türkiye Cumhuriyeti yetkili organlarına iletilmesi amacıyla bir imza kampanyası başlatılmıştır. “Çerkes Soykırımını Tanıyın – Recognise Circassian Genocide” başlığıyla başlatılan kampanyayla aynı zamanda Çerkes Soykırımının kamuoyunda daha görünür kılınabilmesi amaçlanmaktadır.div> Change.org sitesi aracılığıyla toplanacak olan dijital imzalar ve dernek etkinliklerinde toplanacak ıslak imzalar çeşitli kanallardan ilgili yerlere ulaştırılacak, imza kampanyasında kullanılan metin aynı zamanda 21 Mayıs günü bir basın açıklamasıyla kamuoyuna sunulacaktır.em>div> Çerkes Soykırımının tanınması ve haklı taleplerimizin kabul edilmesi için sesimize ses katın!div> Kampanyamıza katılın!em>div>   Kampanyaya katılmak için aşağıdaki resmin üzerine tıkladıktan sonra ekranın sağ tarafında bulunan Bu kampanyayı imzala başlığının altındaki ilgili bilgileri girerek imzanızı atabilirsiniz.”em>div>nanKaffed

Vladislav Ardzınba’yı Doğumunun 70.Yılında Anıyoruz

Abhazya Cumhuriyeti’nin Kurucusu, Abhazya Kurtuluş Savaşının Başkomutanı, Büyük Devlet Adamı Vladislav Ardzınba'yı doğumunun 70.yılında sevgi, saygı, minnet ve özlemle anıyoruz. Vladislav Ardzınba , siyasi liderliği askeri liderlikle bütüneştiren “başkomutan” olarak zaferin en büyük mimarıydı. Ardzınba, sadece Abhazlar için değil tüm Kafkas halkları için halkını bağımsızlığa taşıyan büyük bir lider ve kahraman olarak hem halkının yüreğinde hem de tarihin onurlu sayfalarında yerini almıştır. Gittin diye bitersin mi sandın bizde? Sen; ülkesine baharı getiren adam, ‘’ Bağımsızlığımızın asil kahramanı ’’ olarak yeşereceksin her zaman bu gönüllerde… VLADISLAV ARDZINBA Vladislav Ardzinba 14 Mayıs 1945 yılında Abhazya’nın Sohum Şehri’nde Aşağı Eşera köyünde doğdu. Sohum Eğitim Enstitüsü Tarih Bölümünü bitirdikten sonra Tiflis Devlet Üniversitesinde doktorasını tamamladı ve 18 yıl boyunca akademisyen olarak çalıştığı Moskova’da Orta Doğu kültürleri ve Medeniyetleri üzerine uzmanlaştı. Kaf-Dav tarafından Türkçe’ye kazandırılan “Eskiçağ Anadolu Ayinleri ve Mitleri” adlı kitabının yanı sıra pek çok bilimsel ürün verdi. Daha sonra Abhazya’ya döndü ve çeşitli akademik ve politik görevler üstlendi. 1990 yılında Abhazya Yüksek Sovyeti Başkanlığına seçildi ve 14 Ağustos 1992 yılında Gürcü Milli Muhafız Birliklerinin Sohum’a saldırması üzerine başlayan Gürcü-Abhaz savaşında Abhaz kuvvetlerinin başkomutanlığını yaptı ve 30 Eylül 1993 yılında Abhazya’yı bağımsızlığına kavuşturdu. 1994 yılında Abhazya Parlamentosu tarafından Devlet Başkanı olarak seçildi ve 1999 yılında yapılan ilk genel seçimlerde halk tarafından kendisine tekrar verilen Başkanlık payesini Sergei Bagapş’ın yerini aldığı 2005 yılına kadar taşıdı. 2000’li yılların başından itibaren bozulmaya başlayan sağlık durumu 2010 yılında iyice kötüleşti ve 4 Mart 2010 tarihinde Moskova’da tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi. Abhazya’da Ardzinba anısına 3 günlük yas ilan edildi. Dönemin Devlet Başkanı Sergei Bagapş’ın da ifadesiyle “Onun Abhaz halkına hizmetleri sonsuzdu.” KAFKAS DERNEKLERİ FEDERASYONUnanKaffed

Kaffed Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı’nı Ziyaret Etti

Kaffed Genel Başkanı Y. Aslankaya, Sakarya Kafkas Kültür Dernek Başkanı O. Sarı, Kaffed YK ve Sakarya Derneği YK üyelerinden oluşan heyet, Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Zeki Toçoğlu’nu ziyaret etti.   Oldukça samimi bir ortamda gerçekleşen ziyarette Genel Başkan Y. Aslankaya Sakarya iline yapmış olduğu hizmetler ile soydaşlarımıza göstermiş olduğu yakın ilgi ve desteklerinden  dolayı Sayın Toçoğlu’na teşekkür ederek, kendisini 16 Mayıs günü Kefken’de yapılacak 21 Mayıs Çerkes Soykırım ve Sürgünü anma etkinliğine davet etti.   Sayın Toçoğlu, sivil toplum kuruluşlarının önemli bir işlevi yerine getirdiğini ve Sakarya Büyükşehir Belediyesi olarak belediye olarak STK’lar ile ilişkilere özel önem verdiklerini belirtti. Görüşme karşılıklı iyiniyet ve başarı dilekleriyle sona erdi.nanKaffed

Anneler Günü Kutlu Olsun!

Doğumdan ölüme kadar hayatın her anında varlıklarını hissetmek istediğimiz, bizi biz yapan en değerli varlığımız, başımızın tacı annelerimiz; Geleceğimizin teminatı, halkımızın varlığının güvencesisiniz. Aile ve toplum değerlerimizin yaşatılması ve geleceğe taşınmasında en önemli görev sizlerin. Geleceğimizin asıl mimarları sizlersiniz.Varlıklarınızla hayatımıza anlam kattınız. Anavatan ve diasporadaki tüm annelerimizin “Anneler Günü’nü kutluyor, her birine sağlık, mutluluk ve uzun ömürler diliyoruz. KAFKAS DERNEKLERİ FEDERASYONU   АНЭМ И ДЖЭ МАКЪp> td> ANNENİN ÇAĞRI SESİp> td> tr> Зэгуэр уи анэм и джэ макъ зэхэпхмэ td> Bir gün annenin çağrısını duyarsan td> tr> Ухэтси дэпым - td> Köz içinde bile olsan td> tr> Уэ зэщІэувыкІ! td> Dur da düşün! td> tr> Зэгуэр уи анэм и джэ макъ зэхэпхмэ td> Bir gün annenin çağrısını duyarsan td> tr> Ажалу щытми къуожьэр td> Ecel bile olsa seni bekleyen td> tr> КъызэплъэкІ! td> Dön de bir bak! td> tr> Зэгуэр уи анэм и джэ макъ зэхэпхмэ td> Bir gün annenin çağrısını duyarsan td> tr> Сэр ныкъуэ къихмэ сампІэм - td> Kılıç yarı çekikse bile kınından td> tr> Ар илъхьэж! td> Yerine koy! td> tr> Зэгуэр уи анэм и джэ макъ зэхэпхмэ td> Bir gün annenin çağrısını duyarsan td> tr> Шэ быутІыпщам - td> Attığın kurşunu td> tr> лъэщІыхьи къегъэгъэзэж! td> Yetiş de, geri çevir! td> tr> МафІэс, къугш лъалъэ, td> Yangın, zelzele-deprem, td> tr> Дунейр зыхьыж псыдзэ - td> sel olsa dünyayı alıp götüren td> tr> ЩымыІэ си анэ сызыубыдын. td> Olmaz anacığım beni tutabilen td> tr> Щызэхэсхам уэ къыбжьэдэкІауэ си цІэ td> Duyarsam adımı senin ağzından. td> tr> Ар схылъэкІынщ сэ, td> Bunu başarabilirim, td> tr> Сэ уэ сурибынщ. td> Zira senin evladınım ben. td> tr> Ауэ сыкъыщожалІэм щтэІэ-щтаблэу td> Ama koşup geldiğimde yanına korku-telaş içinde td> tr> Дапщэщи хуэдэу td> Her zamanki gibi td> tr> къызжеІж къужей td> Yalnızca şunu söyle: td> tr> «Сигу укъэкІауэ арат тІэкІу си щІалэ» td> “Seni biraz özlemişim yavrum”, td> tr> ГуфІэгъуэм си псэр хэткІухьынщ абдей. td> Mutluluktan erir oracıkta yüreğim. td> tr> Хьэуэ, семыжьэ е-ей, - td> Hayır, asla beklemiyorum, td> tr> Тхьэм имыухкІэ td> Allah yazmasın! td> tr> Къэхъуну я ужь дыдэу сыщебджэж. td> Beni son çağırışın hiç olmasın. td> tr> ИтІани къытезгъхазэу жызоІэж td> Yine dönüp tekrar diyorum ki; td> tr> Зэгуэр уи анэм и джэ макъ зэхэпхмэ td> Bir gün annenin çağrısını duyarsan td> tr> И пащхьэм псынщІэу нэси td> Hızla var da huzuruna td> tr> сыну щыж! td> Heykel olup çakıl! td> tr> БИЦІУ Анатолэstrong>p> td> BİTZU Anatole (çev. F.HUVAJ)strong>p>   td> tr> tbody> table>  nanKaffed

Kefken’e Gidiyoruz, Unutmamak ve Unutturmamak için

16 Mayıs Cumartesi günü Kefken'de yapılacak olan anma etkinliğine katılmak için derneklerimiz tarafından otobüs seferleri düzenlenmiştir. Çerkes Soykırımı ve Sürgünü'nün 151. yılında 16 Mayıs Cumartesi günü Kefken Babalı ve Karaaraç köylerinde düzenlenecek olan anma etkinliklerine toplu olarak katılmak için derneklerimiz tarafından otobüsler kaldırılacaktır. Aşağıdaki listede otobüslerin kalkış yerleri ve saatleri bulunmaktadır. Otobüslerde yer ayırtmak için lütfen ilgili irtibat telefonuna bilgi veriniz. Bu liste düzenli olarak güncellenmektedir. Bu nedenle son durumu görmek için lütfen listeyi kontrol ediniz veya bulunduğunuz bölgedeki derneğimizden bilgi alınız. Soykırım ve sürgünün acısını yüreğinde hisseden tüm Çerkesleri ve Çerkes dostlarını bu anlamlı günlerde beraber olmaya çağırıyoruz.p> Dernektd> İrtibat telefonutd> Kalkış tarihi ve saatitd> tr> Adana (322) 233 4797   tr> Adapazarı (264) 277 5899 16 Mayıs, 13:30; Yenicami İnci Göz Hastanesi önü tr> Ankara (312) 222 8590 16 Mayıs, 09:00; Ankara Çerkes derneği önü tr> Balıkesir (266) 239 2814, (266) 241 8344 16 Mayıs tr> Bursa 0541 584 5706 16 Mayıs, 09:00 tr> Çorum (364) 224 4353, (364) 213 77 46   tr> Düzce 0555 972 1324 16 Mayıs, 11:00; Anıt Park önü tr> İstanbul (Bahçelievler)  (212) 639 4626 16 Mayıs tr> İstanbul (Bağlarbaşı) (216) 651 0088 16 Mayıs tr> Kahramanmaraş 0538 463 2002   tr> Kayseri (352) 222 6481   tr> Mersin 0555 458 8654, 0533 661 4514 15 Mayıs, 21:00 tr> Sivas 0507 578 2051 15 Mayıs tr> tbody> table> Samsun  0507 212 12 38    tr> tbody> table> 21 MAYIS ANMA PROGRAMI 16 Mayıs 2015, Cumartesi Babalı ve Karaağaç Köyleri, Kefken, Kocaeli 14:30 - 15:00     Karaağaç Köyü Mezarlığı Sürgün Anıtı’nda toplanma 15:00 - 18:00     Konuşmalar ve duaların okunması 18:00 - 19:00     Serbest zaman 19:00 - 19:30     Toplu olarak Babalı Köyü sahiline gidilmesi 19:30 - 20:30     Kortej oluşturulması ve sahile çelenk bırakılması 20:30 - 22:30     Anma programıp> Koordinatlar: Karaağaç Mezarlığı: @41.1479, 30.3070; Babalı Sahili: @41.1859,30.3509 21 Mayıs konusunda ayrıntılı bilgi için tıklayınız.p>  nanKaffed

Şiir / Beş Yaşındaydım…

BEŞ YAŞINDAYDIMp> [Ergün Bilgi]  Nart Dergisi 89. sayı  Beş yaşındaydım, beş bahar yaşamıştım, Karı eksilmeyen yüce dağların koyaklarında. Ak başlı kartal yuvalarında palazlanırdı, Beyaz kalpaklı, siyah çerkeskalı Abrekler. Gökte çarpışan gümüş kabzalı kamaların Kıvılcımları yağardı parlayan gözlerime. Hayallerim vardı gelecek günlerimden avans. Hani, düşecekti dişlerim, sevimli olacaktım Sonra saçlarım örülecekti temmuz güneşinde. İnce belli, beyaz gerdanlı bir sülün olacaktım Ve sevdiklerimin yüreğine usulca süzülecektim Bitimsiz sevdaların akordeonları eşliğinde. Thamate meclislerinden övgüler duyacaktım, Sabır taşı dedemin sakallarını okşayacaktım. Şömine önünde, köz başında güngörmüşlerden Arkası yarın ocak başı masallar dinleyecektim. Sevilecektim, övülecektim ve şımaracaktım. Düğün evlerinin sulanmış toprak avlularında Özgürce koşacaktım elimde kurabiyelerle.  Toprak damlarda annemin eteğine tutunarak Kayan bembeyaz asil kuğuları izleyecektim. Ve ak gerdanlı, nazlı asil bir kuğu olacaktım Ahhh! Bitimsiz hayallerim, isimsiz çocukluğum… Islanacaktı biteviye yağmurlarında saçlarım. Yağmurların ki yanağımdan usul usul süzülür, Gözyaşı olur, vedayla damlardı hüzünlü bağrına. Rüzgarın savururdu saçlarımı özgür ufuklara. Pul pul parlardı, göz alırdı güneşi üşüten karın. Avlumdun, evimdin, ekmeğimdin, suyumdun. Ruhumdun, umudumdun ve ezeli yurdumdun Beş yaşındaydım, beş bahar yaşamıştım. Lakin bu bahar kan sıçramıştı, mayısın al yanağına. Elbruz’un kuban’ın Nart’ların şah damarından Şebnemler gözyaşı devşirirdi Kafkas ağıtlarından, Eğilmiş, zamanı kolluyor baykuşlar saçaklardan. Köz başında çok acıklı ağıtlar dinlerdim yaşanmış, İç çekerek anlatırdı ninem iç sızısını, hüzünlerini, Zalim Zass’ın malum utanç kör mızrakları ucunda, Kanlı sakallar uçuşurdu rüzgarda, o tepe başında. Suskun dedemin gözlerinden iki damla yaş düşerdi, Düşen iki damla yaş ben olur düşerdim boşluğa… Yalazlar korkunç resimler çizerdi ürkek yüzümde Yorgun gözlerimde kaybolunca alevlerin kızıl gölgesi Vebalı düşlerimi acımasız umacılar basardı zamansız. Beş yaşındaydım beş bahar yaşamıştım Korkunç hışırdardı karanlık ormanların zifiri yaprakları, Huysuz at kişnemeleri sarardı derinden uzak vadileri Ve zincir, üzengi, nal sesleri yankılanırdı kulaklarımda Sonra amansız ağıtlar kaplardı o mehtapsız gökleri Simsiyah atlılar eğilirdi zifiri yaprakların altından Zincirleri, üzengileri, gümüşleri parlardı karanlıkta. Beş yaşındaydım beş bahar yaşamıştım. Yampiri yamyamların nefti gölgesi düşerdi köyüme Destursuz dalardı isterik cellatlar serçe yüreğime Gövdemden büyük tekmeler daraltırdı nefesimi, Sızlatırdı kanlı parmakları incecik kaburgalarımı. Ellerinde bilenmiş kinler, keskin ve çelik aletler… Acımasızca yürek, böbrek, ciğer söker gibi Yuvamdan, topraktan, kucaktan söküyorlardı  Sevimliydim ama yüzüme bile bakmıyorlardı. Beş yaşındaydım beş bahar yaşamıştım Dipçiklerle süngülerle vurdular ölüm kıyısına Donmuş bebekleri kucağından bırakmayan anneler Ölmüş annesinin göğsünde süt arayan bebekler Kefenlerden metelik damıtan, tamahkar gemiciler… Et tırnaktan ayrılıyor, yürek kafesten sökülüyordu Ağlaşıyordu çaresizce kıyıda dolunay yeminlileri… Ve üşüyordum! Düşüyordum ölüm gemisinden.  Azgın dalgalar üstüme köpükten bir kefen geriyordu Can bu! Tek gözüm eğreti kalıyordu suyun üstünde Son kez görüyordum balıklara yem atan gemicileri Ve karışıyordu annemin simsiyah saçları dalgalara Düşüyordu denize, babamın kıyamet ve soğuk yüzü Ardından çığlıklar, yüzen kalpaklar, şişmiş cesetler… Beş yaşındaydım beş bahar yaşamıştım Bir buçuk asırdır kulaç atıyorum yitiklerime Hıçkırık rüzgar eser Elbruz’dan kesik kesik  Ağlamaklı bir hüzün yayılır mızıka körüklerinden Ben ağlarım, ardı sıra yaslı karanfiller ağlar Asil Kafkas kuğuları daha ağır kayar yokluğa Şimşekler çakar, Çakır’ların kurşun gözlerinde Ve ben bir buçuk asırdır onları izlerim ümitle Yetmez meşaleler yakmanız, dualarla anmanız Yahut kıyılarda kırmızı karanfillerle ağlamanız Yaslı bedeninizle sarılın yetim, yitik ruhumuza, Çifte su verin çelikten destansı onurumuza Sözüm olsun ağlamayacağım körpecik bedenime Üzülmeyeceğim gamzelerime, yetmemiş ömrüme Kurduğum ve kavuşamadığım yitik hayallerime… Korkmayacağım ressam Ayvazovski’nin puslu, Fırtınalı, alaboralı hırçın bensiz denizlerinden. Bir buçuk asırdır uykusuzum, acıyor gözlerim  Uğulduyor kulaklarım, binlerce vurgun yedim Yoruldum artık uyumak istiyorum, ser yamçını Al, Elbruz’un yaslı yamacına, usulca yatır beni Sende yaşamak istiyorum, boğulan çocukluğumu...  Çizim: Dug Aytek Dogbayp>+''+nan+''+Kaffed

Kafkaslardan İsen’e “Demokratik Talep” Belgesi

07 Haziran 2015 tarihinde yapılacak Genel Seçimler için Sakarya’dan milletvekili adayı olan Mustafa İsen (Ak Parti) ve beraberindeki heyet Sakarya Kafkas Kültür Derneği'ne ziyarette bulundu. Kısaca özgeçmişini ve Sakarya ili için projelerini anlatan M. İsen dernek üyelerinden destek istedi. Dernek Başkanı Orhan Sarı yaptığı kısa konuşmada yerelde ve ülkede toplumumuzun genel seçimlerle ilgili siyasi partilerden beklentilerini dile getirdi. Ayrıca KAFFED tarafından hazırlanan ‘’siyasi partilerden demokratik taleplerimiz’’ belgesini de takdim etti. Ziyaret bitiminde başkan Sarı, Sayın Mustafa İsen'e seçim çalışmalarında başarılar dileyerek 16 Mayıs’ta Kefken’de yapılacak Büyük Çerkes Sürgünü’nü Anma Etkinliğine davet etti. Kaynaklar: Sakarya Yenihaber, Netgaste, Medyadetay ve 54Haberp>nanKaffed

Çerkes Soykırımı ve Sürgünü Anma Programı

Çerkes Soykırımı ve Sürgünü'nün 151. yılında 16 Mayıs Cumartesi Kefken Babalı ve Karaaraç köylerinde düzenlenecek olan anma etkinliklerinin programı belli oldu. Haklı taleplerimizi haykırmak, soykırımda ve sürgün yollarında kaybettiklerimizi anmak için 16 Mayıs 2015 Cumartesi günü Kefken'de buluşuyoruz. 16 Mayıs günü Kefken'de Nart Ateşi'ni yakacağız. Ve 21 Mayıs günü Nart Ateşi'ni Anavatana, Anavatanda yaşayan kardeşlerimize taşıyacak, Diaspora ve Anavatanın birliğinin, 150 yıllık inkar, baskı ve ayrılığa rağmen yıkılmadığını, yıkılmayacağını göstereceğiz. Soykırım ve sürgünün acısını yüreğinde hisseden tüm Çerkesleri ve Çerkes dostlarını bu anlamlı günlerde beraber olmaya çağırıyoruz. Adalet için, Kültürümüz için, Vatanımız için...p> Kafkas Dernekleri Federasyonup> 21 MAYIS ANMA PROGRAMI 16 Mayıs 2015, Cumartesi Babalı ve Karaağaç Köyleri, Kefken, Kocaeli 14:30 - 15:00     Karaağaç Köyü Mezarlığı Sürgün Anıtı’nda toplanma 15:00 - 18:00     Konuşmalar ve duaların okunması 18:00 - 19:00     Serbest zaman 19:00 - 19:30     Toplu olarak Babalı Köyü sahiline gidilmesi 19:30 - 20:30     Kortej oluşturulması ve sahile çelenk bırakılması 20:30 - 22:30     Anma programıp> Koordinatlar: Karaağaç Mezarlığı: @41.1479, 30.3070; Babalı Sahili: @41.1859,30.3509 Etkinliğe katılmak isteyen duyarlı insanlarımız için derneklerimiz tarafından otobüsler kaldırılacaktır. Otobüslerin kalkış saatleri hakkında ayrıntılı bilgiyi bölgelerinizdeki derneklerimizden temin edebilirsiniz. 21 Mayıs hakkında bilgi için tıklayınız.p>  nanKaffed

Alfabe Tartışmaları – 1

Son günlerde MEB Ortaokul Adige dili seçmeli dersinde Kaffed tarafından hazırlanan ve 2012 yılından beri kullanılmakta olan resmi kiril alfabe ve müfredatına alternatif olarak Adiğe Dil Derneği (Adder) tarafından hazırlanan ve Nisan ayı MEB Tebliğler Dergisi'nde yayınlanarak yürürlüğe giren latin alfabe ve müfredatı üzerine ciddi  tartışmalar yaşanmaktadır. Tartışmalar çok geniş bir çerçevede yaşandığından tüm detaylarıyla bir yazıda ele alınması mümkün görünmüyor. Birinci bölümde, derneğin kuruluşu, Kaffed ile ilişkiler ve 2013 yılı sonuna kadar yaşanan süreci, kurumsal yazışmalardan örnekler vererek ve bazı kısa notlar ekleyerek anlatmaya çalışacağım. Adder, 14 Mart 2012 tarihinde kuruldu ve Kaffed yönetimi kuruluş çalışmalarına karşı kurumsal olarak herhangi bir olumsuz tavır almadı. Nitekim Kaffed tarafından dernek geçici yönetimine, 20 Mart 2012 tarihinde, yazılı olarak tebrik ve başarı mesajı gönderildi. Bu mesajda dernek yönetimine Kaffed’e katılma önerisi de yapıldı. Ayrıca çeşitli mecralarda, kişisel olarak Ali İhsan Tarı’nın çalışmalarının takdirle izlendiğini vurgulandı. Nitekim bu olumlu yaklaşım söz konusu dernek tarafından “latin alfabe hazırlanmasında başından beri Kaffed onayı ve bilgisi vardır” olarak lanse edilmektedir.p> Dernek geçici yönetimi 30 Haziran 2012 tarihinde yapılacak genel kuruluna Kaffed’i davet eder. Kaffed yönetimi 26 Haziran 2012 tarihli cevap yazısında katılamayacaklarını bildirir. Aynı yazıda şu ifadeler de yer alır; “…Önümüzdeki günlerde Adigece’nin okullarda seçmeli ders olarak okutulması gündemdedir. Bu sebeple Anadilimiz üzerine yapılacak çalışmalar her geçen gün daha büyük önem taşımaktadır…”p> Ancak dernek yönetimi yaptığı bir açıklamada bu konuda şu ifadeleri kullanmaktadır; “…Açıklama sahibi KAFFED yönetimi ise, MEB’e vermiş olduğu program ve alfabe konusunda ne tarafımıza, ne de başka bir Çerkes kurumuna, hatta kendi üyelerine dahi hiç bir bilgi vermemiştir…” Bu kapsamda Kaffed tarafından Adıgece ve Abazaca seçmeli ders programı çalışmaları yürütülmüş ve hazırlanan öğretim programı, Talim ve Terbiye Kurulunun 07.09.2012 tarih ve 153 sayılı kararı ile kabul edilmiştir. Dernek ise yukarda sözü edilen açıklamada, “…Bu anlamda MEB’e verilen alfabe tercihinin ve programın diğer Çerkes kurum ve kuruluşları açısından hiçbir meşruiyeti bulunmamaktadır…” ifadeleri kullanmaktadır. Yani, resmi kiril alfabe ile hazırlanmış müfredatın kabul edilerek derslerde okutulmaya başlaması, latin alfabe tartışmalarının seyrini  ve niteliğini değiştirmiştir.p> 19.07.2012 tarihinde dernek tarafından, Kasım 2012’de Ankara’da Adığe Dil Kurultayı yapılmasına karar verdiklerini belirten ve bu kurultay konusunda Kaffed görüş ve önerilerini talep eden bir yazı gönderir. 29 Temmuz  2012 tarihinde, Kaffed genel merkezinde Kaffed ve dernek yöneticilerinin katılımıyla yapılan toplantıda bu konu da görüşülür. Dernek açıklamalarında bu toplantı için; “…KAFFED ve ADDER yöneticilerinin katılımı ile genel merkezinizde yapılan toplantıda, KAFFED yönetim kurulu üyelerinin; Türkiye’de Latin tabanlı bir alfabe oluşturulmasının gerekli olduğuna ve ADDER ile bu konuda dayanışma içerisinde olunacağına dair açık ve net beyanları olmuştur…” denilmektedir.p> Kaffed adına bu toplantıya katılanlar ise söz konusu toplantıda diasporada anadil eğitimi konusundaki sorun ve çözüm önerileri konularının görüşüldüğünü, ancak dernek açıklamalarında belirtildiği şekilde bir uzlaşmanın söz konusu olmadığını belirtmektedir. 7 Kasım 2012 tarihinde dernek tarafından Kaffed’e gönderilen yazıda, 15-16 Aralık 2012 tarihlerinde Tes-İş Sendikası konferans salonunda “Dil Kurultayı” düzenleneceği bildirilir. Söz konusu yazıda kurultayın konusu şu sözlerle ifade edilir; “…ADDER tarafından hazırlanan taslak Adıg’e Latin Alfabesinin incelenmesi, konu üzerinde tartışılması ve son şeklinin verilerek delegeler tarafından oylanmasıdır…” Kaffed yönetiminden bu kurultayda görüş ve önerileri belirtmek ve gündeme dair oylamalarda Kaffed adına oy kullanmak üzere beş delegenin gönderilmesi talep edilir.p> 20 Kasım 2012 tarihinde Kaffed yönetimi gönderdiği cevap yazısında, söz konusu kurultaya delegasyon olarak katılamayacaklarını şu ifadelerle bildirir; “…Delege belirlemek Genel Kurulun yetkisindedir ve Delege bir üst kuruluşa verilebilir. Bu gerçekten yola çıkarak Federasyonumuzun ve bağlı Derneklerimizin genel kurullarında Dil Kurultayı için seçilmiş Delegasyon olmadığından bu kurultaya karar almak üzere delege göndermesi mümkün değildir…”  Aynı yazıda Kaffed yönetiminin alfabe konusundaki görüşü ise şu sözlerle ifade edilir; “…bir halkın dilinin yaşatılması konusunda son derece önemli bir faktör olan alfabe konusunun çok kapsamlı ve genel konsensus sağlanarak daha önce yapılan çalışmalarla birlikte ve en geniş temsil kabiliyetine sahip oluşumlar ve konusunda uzmanlar tarafından karar bağlanmasının doğru olacağını düşünüyoruz.” Sonuç olarak “delege konusunu ve görüşlerini açıklamak” üzere Kaffed Genel Başkan Yardımcısı Hasan Seymen yetkilendirilir. Ayrıca Kaffed yönetimi tarafından birlikte çalıştığı dil eğitimci-uzmanlarına “arzu edenlerin kurultaya gözlemci statüsünde katılabilecekleri” konusunda bilgi verilir. 15 Aralık 2012 günü Dil Kurultayına katılan Sayın Seymen, yazıda belirtilen kararı sözlü olarak katılımcılara iletir ve alfabe konusunda cevap yazısında belirtilmiş görüşleri de ifade ederek toplantıdan ayrılır.p> 15-16 Aralık 2012 Dil Kurultayı’nda Kaffed’in kurumsal temsili bu kısa konuşma ile sınırlıdır. Ancak söz konusu dernek açıklamalarında, “…Kurultay esnasında gerek salondaki diğer delegelerin %50’ sinin aynı zamanda KAFFED üyesi olması…”  gibi bir ifadeler ile Kaffed kurumsal temsilinin var olduğu ima etmektedir. Bu kurultay latin alfabe tartışmalarında bir başka kırılma noktasıdır.p> Bir kez daha vurgulamak gerekirse; Kaffed bu kurultaya resmi bir delegasyon göndermemiştir ve dolayısıyla bu kurultayda oylanan “latin alfabeye” kurumsal bir onay vermemiştir. Ancak söz konusu dernek bu durumu, “dil çalışmaları ile ilgili Çerkes toplumundan alınacak yetki için 15-16 Aralık 2012 tarihinde Ankara’da düzenlenen 'Dil Kurultayında' Türkiye diasporasında kurulu tüm kurum ve kuruluşların en geniş temsilini sağlanmıştır” şeklinde lanse etmeye devam etmektedir. Bu kurultay ve kurultayda oluşturulan ancak aralarında dilbilim uzmanı dahi olamayan komisyon marifetiyle, mevcut bir latin alfabesine “kurumsal bir kimlik, toplumsal mutabakat ve bilimsel meşruiyet” kazandırıldığı, iddia edilmektedir. Bu iddia aynı zamanda, resmi alfabenin meşruiyetine karşı dernek alfabesini, “toplumsal mutabakat ile oluşturulan bilimsel bir alfabe” olarak savunmak için kullanılan bir argümanıdır.  p> 15 Ağustos 2013 tarihinde Kaffed yönetimi, gönderdiği bir yazıyla dernek yönetimini, 27-29 Eylül 2013 tarihinde Ankara’da düzenlenecek olan 2. Uluslararası Adıge Dil Konferansı’na davet eder. 29 Ağustos 2013 tarihinde dernek yönetimi, yazılı olarak konferansa katılmak isteğini Kaffed yönetimine bildirir. Kaffed yönetimi 2 Eylül 2013 tarihinde, dernek yönetimine bir yazı göndererek, konferans konu başlıklarını bildirir ve ilgili konularda yapılması düşünülen sunumun Adıgece özetinin gönderilmesini talep eder. Dernek yönetimi 4 Eylül 2013 tarihinde, Ali İhsan Tarı’nın konuşmacı ve Yılmaz Dönmez, Mücella Kılıç, Ahmet Cevat Benk, Salim Kablan, Arif Demir’in ise katılımcı olarak katılacağını Kaffed yönetimine bildirir.p> Kaffed, 16 Eylül 2013 tarihinde yazdığı yazıyla, konferans davetiyelerinin katılımcıların şahsına gönderildiğini belirterek, dernek başkanı Ali İhsan Tarı ismine davetiye gönderildiğini bildirir. Ve Ali İhsan Tarı söz konusu konferansa katılır ve kendi sunumunu yapar. Dernek açıklamalarına konu edilen bu konferansın sonuç bildirisinde latin alfabe konusu şu şekilde ele alınmıştır; “Anavatandakilerden çok diaspora Adıgelerinin alfabe ile ilgili zorluklar içinde oldukları aşikardır. Adıgece okumak–yazmak isteyip de kirille hazırlanmış alfabeyi bilmeyenler için kirille Adıge alfabesinin öğretilmesi çalışmalarının yanı sıra, Latin harflerin kullanıldığı bir transkripsiyon* Adıge alfabesi de gereklidir. Fakat unutmamak gerekir ki, aslolan diaspora Adıgelerinin dil açısından kendini koruma görevidir. Bu da anavatandaki Adıgelerin kullandıkları alfabe ve yazı dilini diaspora Adıgelerinin de kullanması ile mümkün olacaktır.”em>  Ve alınan kararlar arasında, “Trankripsiyon alfabesi hazırlanması için kurul oluşturulmasına, oluşturulan kurul tarafından kiril alfabesinin yanında yardımcı olarak kullanılacak Latin harflerinden oluşan transkripsiyon alfabesinin belirlenmesi”  kararı da vardır. Dernek açıklamalarında ise bu konu çarpıtılarak; “2’nci Uluslararası Dil Konferansı da dâhil olmak üzere dille ilgili akademisyenler tarafından yapılan tüm toplantılarda, Latin alfabesinin gerekliliği vurgulanmış ve bu anlamda alınmış birçok kararlar bulunmaktadır” şeklinde lanse edilmektedir.p> Dernek benzer tutumunu Kaf-Der yönetiminin çağrısı üzerine, 16-19 Mayıs 2003 tarihlerinde Ankara’da yapılan, Anadili ve Alfabe Konferansı'nda alınan kararlar için de devam ettirmektedir ve açıklamalarında şu ifadeleri kullanılmaktadır; “…Anadilimiz ile ilgili 2003 yılında Sayın Muhittin Ünal’ın başkan olduğu dönemde ilk defa düzenlenen Adigey, Karaçey-Çerkes, KBC, Ürdün, Suriye ve İsrail’den akademisyenlerin katıldığı uluslararası dil konferansının sonuç bildirgesinin 2.Sayfasının 2.Paragrafında, diasporadaki Çerkeslere özel Kiril alfabesi kullanarak çalışmalar yapılmasının zorluğu vurgulanarak, ortak bir Latin Alfabesi yapılmasına karar verildiği bildirilmektedir…”p> Aynı konferansın katılımcılarından Murat Papşu ise söz konusu konferansta alınan kararları net bir şekilde açıklamaktadır: “…16‐19 Mayıs 2003 tarihlerinde Ankara'da, o zamanki dernek başkanı Muhittin Ünal’ın girişimiyle Kafkasya’dan da dilbilimcilerin katıldığı 'Anadil ve Alfabe Konferansı' düzenlendi. Burada Latin temelli Çerkes alfabesi hazırlayanlar 'boğmalı', 'sıkmalı' gibi kendi icat ettikleri dilbilim terimleriyle alfabelerini tanıttılar. Konferansın sonucu, dil öğretiminde mevcut Kiril-Çerkes alfabesinin kullanılmaya devam edilmesi, ancak Abaza ve Çerkes lehçelerinin alfabelerini ortak hale getirecek ve yazımda standart sağlayacak Latin esaslı bir transliterasyon (harf çevirisi)** sisteminin oluşturulması gerektiği şeklinde oldu. Bu sistem, yani Kiril alfabesindeki harflerin Latin karşılıkları için de, birkaç küçük değişiklikle Abhaz dilbilimci Vyaçeslav (Slava) Çirikba’nın hazırladığı alfabenin harfleri esas alındı. Konferansın tavsiye niteliğindeki bu sonuç bildirisinden sonra, 2004 Nisan ayında KAFFED’in düzenlediği geniş katılımlı toplantıda Çerkes ve Abhaz dillerinin öğretiminde Kafkasya’da kullanılan Kiril temelli alfabelerin esas alınmasına karar verildi…”p> Sonuç olarak dernek yöneticileri açıklamalarında “bir dilin resmi alfabesi ile transkripsiyon veya transliterasyon alfabesi” arasındaki farkı gözetmeden “latin alfabe hazırlanması için alınan kararlar” ifadesini kullanmaya devam etmektedir. Ancak herhangi bir dile ait resmi bir alfabenin gerek transkripsiyon gerek transliterasyon alfabe ile aktarılması/gösterilmesi/kullanılması ile yeniden başka bir sistemle (Latin veya Arap) bir alfabe oluşturulması farklıdır. Konferanslarda bahsedilen ihtiyaç, yeni bir latin alfabesi hazırlanması değildir. Bir sonraki yazıda, dernek yönetiminin hazırlamış olduğu “Adıǵe Latin Alfabesi’nin” Türkiye’de örgün ve yaygın eğitim kurumlarında kullanılmasını sağlamak için MEB Talim ve Terbiye Kurulun'a önerilmesinin Adder yönetim kurulunda benimsenmiş olduğunu bildirildiği 10 Nisan 2014 tarihli yazıdan günümüze dek geçen süreci ele almaya çalışacağım. * Transkripsiyon [transcription] Çeviri yazı: Transkripsiyon, bir alfabe/yazı sistemi  ile yazılmış metni ses değerlerini korumak suretiyle başka bir alfabe/yazı sistemine; çoğunlukla Latin harflerine aktarma işlemidir. Transkripsiyon, bir okuma denemesi aynı zamanda da bir inceleme niteliğindedir. Bir metnin söylenişini tam olarak göstermek için kullanılan alfabeye transkripsiyon alfabesi denir. Okunuşa göre yazım (transkripsiyon) yöntemidir. Bir dilin kelimelerinin ki bunlar genelde özel isimler olur, bir başka dilde okunmaya uygun şekilde yazılmasıdır. Mesela Charlemagne’ı ‘Şarlmayn’, Bordeaux’yu ‘Bordo’ olarak yazmak transkripsiyondur. ** Transliterasyon [translit(t)ération] Yabancı yazıların, okunuşları dikkate alınmadan harf harf aktarılması, harf çevirisi: Transliterasyon, kaynak dildeki/ yazı sistemindeki metnin, kendi yazı sistemindeki harf değerlerini koruyacak bir biçimde başka bir yazı sistemine harf harf aktarımı söz konusudur. Transliterasyondaki işaretler, kaynak metindeki işaretlerle bire bir eşleşir. Diğer bir deyişle, transliterasyon, bir alfabe ile yazılmış olan metnin herhangi bir yorumda bulunulmadan başka bir alfabe ile gösterilmesidir. Kiril alfabesine dayalı yazıların Latin harflerine dönüştürülmesi için Uluslararası Standardizasyon Örgütü (ISO) tarafından geliştirilmiş bir standart mevcuttur. Bu standarda göre Adıgecenin Latin harflerine transliterasyonu için tıklayınız.  p>nanZeki Kartal

Kahramanmaraş Derneği Adige Bayrak Günü Kutlaması

Dünyanın en büyük Çerkes bayrağı Kahramanmaraş’ta gençler tarafından yapıldı. Çerkesler, Kahramanmaraş'ta Adige Bayrak Günü kutlaması yaptı. Kahramanmaraş'ta yaşayan çerkesler, adığe bayrak günü nedeniyle Göksun Mehmetbey’de kutlama programı gerçekleştirdi.25 nisan olarak bilinen adige bayrak günü olumsuz hava şartları nedeniyle 3 mayıs pazar günü geçekleştirildi. Kahramanmaraş Kafkas Kültür Derneği ve gençlik komisyonu organizesiyle dünyanın en büyük çerkes bayrağının yapılarak sergilendiği program coşkulu bir şekilde kutladı.14 metreye 7 metre olarak saten kumaştan yapılan, yeşil üzerine sarı 12 yıldız ve 3 oktan oluşan adige bayrağı günümüz tarihi ile  dünyanın en büyük çerkes bayrağı olma özelliğini taşıyor. Adıge cumhuriyeti adıge xasesi 2010 mart ayında yaptığı toplantıda ulusal çerkes bayrağı günü kutlanması doğrultusunda karar aldı.  yapılan tartışmalarda, adıge bayrağının ilk kabul edildiği 1830'lu yıllarda kesin bir gün bulunmadığından dolayı hem ulusal soykırım ve yas günü öncesi olması hem de okulların yaz tatiline girmeden önceki günlerde olması ve hava durumu da dikkate alınarak böyle bir karar aldı. Adığe bayrak günü, başta kafkasya'daki Adığey Cumhuriyeti ve Kabardey Balkarya cumhuriyeti olmak üzere çerkeslerin yoğun yaşadığı ülkelerde her yıl coşkulu bir şekilde kutlanıyor. Çerkes bayrakları ile süslenmiş balonları ellerinde tutan katılımcılar, Göksun Mehmetbey’de yapılan geleneksel çerkes mahalli düğünü ile bayrak gününü coşkulu bir şekilde kutladı. Göksun Mehmetbey’de şenlik havasında geçen kutlamadan sonra katılımcılar araçları ile konvoy oluşturarak Kahramnamraş Kafkas Kültür Derneği önüne döndü. nanKaffed