Ürdünlü Çerkes Araştırmacı Adnan Bazadugh (Bjeduğ) KAFFED’i Ziyaret Etti

Ürdün’den Ankara, Düzce ve İstanbul’da gösteri yapmak üzere Türkiye’ye gelen Al Jeel dans ekibiyle birlikte Ankara Çerkes Derneği’nin misafiri olan Çerkes araştırmacı Adnan Bazadugh (Bjeduğ) Federasyonumuzu ziyaret etti. Sıcak ve samimi bir sohbet ortamında geçen görüşmede Adnan Bazadugh’un kendi çabalarıyla oluşturduğu müze ile Ürdün ve Türkiye’deki Çerkeslerin tarihi ve bugünü konusunda bilgi alışverişi yapıldı. Ayrıca KAFFED ve KAFDAV tarafından basılan bazı kitaplar müzede bulunan arşive eklenmek üzere kendisine takdim edildi. KAFFED adına Genel Başkan Yardımcımız Murat Özden ve Genel Sekreterimiz Selçuk Ulutaş hazır bulundu. Adnan Bazadugh’un "Ürdün Çerkesleri Belgeler ve Fotoğraflar" sergisi Al Jeel ekibinin 13.08.2022’de gösteri yapacağı, Ankara Yenimahalle Nazım Hikmet Salonu'nda 13 Ağustos 2022 Cumartesi günü gösteri öncesinde saat 18.00'de açılacak ve 23.00'e kadar açık olacak. Çeşitli belge ve fotoğrafların sergileneceği sergi Düzce ve İstanbul'da da misafirlerin ilgisine sunulacak. Bu vesile ile herkesi bu güzel sergiyi görmeye ve Al Jeel ekibini izlemeye davet ederken Sayın Adnan Bazadugh’a uzun yıllardır toplumumuz ve tarihimiz için gösterdiği çabaları için teşekkür ediyoruz.nanKaffed

Av. Sayid Gezerdaa ile Pitsunda Meselesini Konuştuk

Bir süredir gerek diasporada gerekse de Abhazya'da gündemin en sıcak konularından birisi de Pitsunda meselesi. Rusya Federasyonu ile yapılan anlaşmanın parlamentoya gelmesi ile gündeme gelen Pitsunda'daki arazi devri anlaşmasının başta hukuki yönü olmak detaylı bilgi edinmek amacıyla Federasyonumuz Abhazya Çalışma Grubunun Abhazya İnsani Program Merkezinden uzman hukukçu Av. Sayid Gezerdaa ile gerçekleştirdiği röportajı kamuoyunun bilgisine sunarız. KAFFED: Pitsunda’daki toprak devri konusunun Abhazya’da neredeyse siyasi ve hukuki bir krize dönüştüğü görülüyor. Konunun detaylarına bakmadan önce, siyasi ve hukuki arka planına dair bilgi verebilir misiniz? Bu bağlamda, Abhazya’da modern devletin gelişimini nasıl değerlendirirsiniz? span>p> SAYİD GEZERDAA: Pitsunda’daki toprakların bir kısmının devredilmesi konusu bağımsız bir problem değildir. Bu, Abhazya’nın bağımsızlığının bedeli ile ilgili devam eden tartışmalarla bağlantılıdır ve bana göre Rusya-Abhazya ilişkilerini zayıflatacak tarzında beyan edilmesi kabul edilemezdir. İlk olarak vatanımız için en iyi bölgelerimizi dostça ilişkiler adına “hediye” olarak vermek haddinden fazladır, ikincisi Abhazya, Rusya’ya karşı olan ortaklık yükümlülüklerini düzenli olarak yerine getirmektedir ve bu önemli bir katkıdır. Bu olayda bana göre bizim yetkililerimiz Abhaz halkının Rusya’ya karşı olan iyi tutumunu avantaja dönüştürmeye çalışmakta, ayrıca halkın ilişkilerin kötüye gitme korkusunu, gerekli çözüme zorlamak için kullanmaktadır. Devlet Başkanı Bjaniya’nın bu anlaşmanın onaylanmasının reddi durumunda Abhazya-Rusya ilişkilerinin önemli oranda zayıflayacağına dair açık söylemlerini görüyoruz fakat Rus yetkililerden bu kategorik düşünceyi destekleyen halka açıklanmış hiç bir ifade bulunmuyor. Sadece yeni Rus Büyükelçi Şurgalin Pitsunda’daki devlet Daçasının devrini kapsayan anlaşmanın onaylanması konusunda  Rus tarafının ilgili olduğunu kabul etmiştir.span>p> Şu anda Anlaşmanın onaylanması konusundaki inatçı baskının devletin egemenliğini beyan eden ve toprak bütünlüğünü ve dokunulmazlığını garanti eden anayasamıza aykırı olduğunu görüyoruz. Devlet Başkanının konuşmasında belirttiği Abhazya’nın “egemenliğinin kuzey komşumuzla paylaşılması” ifadesi; ayrıca muhalefet lideri Adgur Ardzınba’nın Rusya Federasyonu ve Belarus Cumhuriyeti arasında 1999’da imzalanan birlik devleti oluşturma anlaşmasına Abhazya’nın katılmaya çabalaması gerektiğine yönelik sözleri, bizim politik liderlerimizin geçilmemesi gereken kırmızı çizgiyi görüp görmedikleri hususunda kuşku uyandırıyor.p> Şu anda Abhazya-Rusya ilişkilerinin gelişmesi için itici gücü Abhazya sağlamıyor, bizim ilişkilerimiz tam anlamıyla geçmişte olduğu gibi asimetrik devam ediyor ve Rusyanın sosyo-ekonomik yardımları Abhazya’nın egemenlik haklarından tavize dönüşüyor (Örneğin emekli aylıkları ve devletteki bazı kategorilerdeki çalışanların maaşları Rusya tarafından ödeniyor) ve bu durum bağımsız devlet yapısının oluşturulmasına katkıda bulunmuyor. Elbette kısmi olarak tanınma durumu Abhazya’nın gerçek egemenliği ile alakalı konuşmayı zorlaştırıyor fakat en azından ikili ilişkiler çerçevesinde anayasamız tarafından tanımlanan konumda kalmamız gerekiyor. Eğer müttefik olduğumuz devlete karşı egemenlik haklarımızı ve görüşlerimizi gösteremiyorsak, nasıl uluslararası tanınma bekleyebiliriz ki? Pitsunda anlaşması bağımsız Abhazya Devleti’nin geleceğini muğlaklaştıran devlet egemenliğini zayıflatan adımlardan biridir.p> KAFFED: Pitsunda’da devri konu olan toprakların halihazırdaki yasal statüsü nedir?span>p> SAYİD GEZERDAA: Pitsunda’daki toprakların devrini savunanlar, bu bölgenin uzun zamandır Abhazya’nın kontrolünde olmadığını kanıtlamaya çalışıyorlar ve daha önceden bulunan anlaşmanın 2022’de güncellenmesi gerektiğinin elzem olduğunu belirtiyorlar. Bu bölgenin özelliği yüksek Sovyet parti elitlerinin dinlenme yeri olmasıydı. 8, 9 ve 10 nolu devlet daçaları, Sovyetler Birliği Komünist Partisi Merkez Komitesi’nin yürütme işlerinin kullanımındaydı. SSCB dağıldıktan sonra hatta Gürcü-Abhaz savaşı sırasında da bölgedeki daçalar Rusya Federasyonu merkez koruma teşkilatının kontrolü altındaydı (Şu andaki adı RF Federal Koruma Servisi). Bununla birlikte, yasal olarak, Abhazya Cumhuriyeti’nin bir dizi hukuki fiili ile, öncelikli olarak da Abhazya  Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti yüksek Sovyeti başkanlığının 27 Eylül 1991 tarihli, 1725- XI nolu “ Abhazya’nın egemenliğinin ekonomik temelde sağlanması” kararı ile Abhazya topraklarında bulunan tüm SSCB mülkleri millileştirilmiştir. span>p> Anlaşma ile Rusya tarafına verilen araziler Pitsunda-Myussera devlet rezervinin bir parçasıdır. Bu eşsiz doğal koruma alanı Sovyet patronları tarafından tatil için tesadüfen seçilmiş yerler değildi. Şu anda Abhazya’daki tüm doğal koruma alanları Abhazya Cumhuriyeti “Özel koruma altındaki doğal alanlar” yasası çerçevesinde münhasır olarak devlet mülkiyetindedir. Aynı yasa doğal koruma alanının kullanımı ile çelişen her türlü eylemi ve bölgede özel koruma rejimi oluşturulmasını yasaklar. Bunun dışında Abhazya Cumhuriyeti parlamentosunun 16 Aralık 1999 tarihli kararı, bu bölgeyi zapt edilmesine izin verilmeyen yüksek öneme haiz bölgeler listesine almıştır. Pitsunda’da konu edilen bölgenin hemen yakınında kutsal bölge Ldzaa-Nykha bulunmaktadır. Abhazya Cumhuriyetinin “Özel koruma altındaki doğal alanlar” ile ilgili yasalarına göre geleneksel Abhaz kutsal alanları ve bu alanlara bitişik topraklar, özel koruma altındaki doğal alanlar olarak devletin koruması altındadır ve başkasına devredilemezler. Bu anlaşma tüm bu yasal gerekliliklere aykırı durumdadır.p> KAFFED: Pitsunda meselesiyle ilgili olarak hükümet sıklıkla 1995 yılındaki anlaşmaya atıf yapıyor. Bu anlaşmanın kapsamı tam olarak nedir? span>p> SAYİD GEZERDAA: Pitsunda’daki toprakların devrini savunanlar 1995 anlaşmasına atıf yaparak bu karara alternatifin olmadığını ve anlaşmanın onaylanması gerektiğini göstermek istiyorlar. 1995 anlaşmasına göre sadece üç daça Rusya Federasyonu Merkez Koruma Teşkilatının (Şu andaki halefi RF Federal Koruma Servisi) ücretsiz kullanımı için tahsis edilmiş ve arazi parsellerinin sınırları o dönemde tanımlanmamış, gelişigüzel bir şekilde karara bağlanmıştı. Eski ve yeni anlaşmaları karşılaştırırsak ikisinin arasında önemli farklar bulunmaktadır. 1995 anlaşmasında daça ve meskun alanların mülkiyetinin devri ile ilgili bir karar bulunmamaktadır, ayrıca böyle geniş bir kara ve deniz alanının kiralanması ve Abhazya’nın yetki alanının dışına devri konusunda bir kaide bulunmamaktadır.span>p> En önemlisi de o dönemde Abhazya Cumhuriyeti’nin bağımsızlığını tanımamış olan bir devletin resmi temsilcisi tarafından imzalanması sebebiyle, 1995 anlaşmasının Abhazya için bağlayıcı olması hususunda ve yasal geçerliliği konusunda şüphe oluşturacak sebepler vardır. Bununla birlikte, Rusya Dışişleri Bakanlığı’ndan alınan bir yazıda (o dönem RF Dışişleri Bakanlığı BDT 4. Daire Başkan yardımcısı olan, şu anki RF Abhazya Büyükelçisi tarafından imzalanmış) 1995 anlaşmasının Rusya Federasyonu uluslararası anlaşmalar saymanlığı  ve birleşik devlet kayıt sisteminde kayıt altına alınmamış olduğu belirtilmiştir. Rusya için yürürlüğe girecek tüm anlaşmalar devlet kayıt sisteminde bulunmalıdır. Bu kaydın olmaması Rusya’nın da bu anlaşmanın geçerliliğini tanımadığını göstermektedir.p> KAFFED: Diğer taraftan Pitsunda’da devri konu olan toprakların 1993’ten bu yana Rusya’nın kontrolünde olduğu ifade ediliyor. Eğer bu doğruysa, bu konu neden şimdi gündem oldu? Ne değişti?span>p> SAYİD GEZERDAA: Pitsunda Devlet Daçasının devri konusunun, Abhazya yönetiminin bilgi ve onayı olmadan ortaya çıkamayacağı hususunda görüşler toplumumuzda dile getiriliyor. Bence bu görüşler temelsiz değildir. Diğer devlet daçalarının devri konusu 2010 yılında ortaya çıkmıştı ama 10 yıldır yaşanan halk protestolarından dolayı bu konu dondurulmuştu. Abhazya’daki gayri menkullere ve doğal kaynaklara olan ilgi son yıllarda dramatik bir şekilde artmıştır. Mevcut hükümetin satışlar konusundaki istekli tavrı şüphesiz ki bu durumu etkileyen önemli bir faktördür. Muhtemelen Rusya’nın etrafındaki jeopolitik durumdaki değişiklikler de Abhazya ve onun doğal kaynaklarına olan ilgiyi arttıran sebeplerden biridir.span>p> KAFFED: Takip edebildiğimiz kadarıyla, konuya ilişkin iki temel düşünce hattı ortaya çıkmış durumda: bir tarafta bu devrin normal ve meşru bir devletlerarası bir anlaşma olduğunu savunanlar, diğer tarafta ise böyle bir devrin Abhazya yasalarına aykırı olduğunu ifade eden muhalifler. Bir hukukçu olarak, bu anlaşmanın hukuka uygunluğu konusunda siz ne düşünüyorsunuz? span>p> SAYİD GEZERDAA: Bu anlaşmayla ilgili yapılan bir parlamento komisyonu toplantısına katılıp anlaşmanın Abhazya anayasası ve yasalarına uygunluğu ile ilgili görüşlerimi belirtmiştim. Birçok aykırılık buldum. Sonrasında bir uzman görüşü hazırladım ve devlet başkanı ile parlamentoya yolladım. Sadece devlet başkanı bu çalışmama bir cevap verdi ve bundan haberdar olmadığını belirtti.span>p> Yaptığım analizde şu sonuçlara ulaştım: Anlaşma anayasaya aykırı bir şekilde önemli bir toprak ve deniz alanının ne amaçla kullanılacağı belirsiz ve  örtülü bir şekilde devrini ihtiva ediyor ve Abhazya topraklarının bir kısmının yabancılara verilmesini sağlayıp, toprak bütünlüğünün ihlal edilmesine yol açıyor. Devredilen bölgedeki gayri menkullere mülkiyet hakkı verildiği için Abhaz tarafı anlaşmayı 15 yıllık sürede uzatmaya zorlanıyor.p> Anlaşma tüm tesisleri, deniz alanlarını ve listelenen kişileri Abhazya Cumhuriyeti’nin yargı yetkisi alanının dışında tutuyor ve böylece ülke topraklarında yabancı bir devletin belirsiz bir yargı tatbikine yol açabilecek bir durum yaratıyor. Anlaşmada gayrimenkullerin daha sonradan satışını kısıtlayan bir madde bulunmuyor. Abhazya devlet sınırının hava, deniz ya da kara yolundan geçilmesi hususu ve ayrıca Abhazya içindeki hareketleriyle ilgili Abhazya tarafıyla koordinasyon içinde olunacağına ilişkin bir hüküm de anlaşmada bulunmuyor. Rus yetkililerin askeri ve sivil personellerin Abhazya topraklarına bildirim yapmadan girebilmelerini sağlayacak bu durum, sınırların dokunulmazlığıyla ilgili uluslararası ve anayasal prensiplerin de ihlal edilmesi potansiyelini taşımaktadır. Bu anlaşma Rus tarafına Pitsunda bölgesinde Abhaz tarafının onayı ve katılımı olmadan devlet etkinlikleri gerçekleştirme olanağı sağlıyor ve bu da yine devlet egemenliğine açık bir aykırılık teşkil ediyor.p> Anayasaya ek olarak bu anlaşma Diplomatik İlişkiler Hakkında Viyana Sözleşmesi, Uluslararası Sözleşme Hukuku Hakkında Viyana Sözleşmesi, “Abhazya Cumhuriyeti’nin Uluslararası Anlaşmaları” hakkındaki yasa, “ Abhazya Cumhuriyeti’nin İç Deniz Suları, Bölgesel Suları ve Komşu Bölgeleriyle İlgili Yasa” “ Doğal Alanların Özel Koruması ve Arazi Koduyla” ilgili yasa ile de çelişmektedir. Bu anlaşma Abhaz halkının egemenlik ve mülkiyet haklarını korumayı hedefleyen hukuk normlarını açıkça ihlal etmektedir. Bu hukuk normları tesadüfen ortaya çıkmış değildir, varlığını korumayı amaçlayan Abhaz Devleti’nin, kurucularının tutumlarını yansıtan, amaca yönelik ortaya çıkmış politikaların sonucudur.p> KAFFED: Pitsunda’daki mülkiyet tartışmasının Abhazya’nın farklı yerlerinde de söz konusu olduğuna ilişkin iddialar da var. Bu iddialar hakkında neler söyleyebilirsiniz? Bu iddialarda bir gerçeklik payı var mı? span>p> SAYİD GEZERDAA: Evet, devlete ait büyük tesisler “devlet mallarının verimli bir şekilde kullanımının arttırılması “ gibi ilginç formülasyonlarla beklenmedik şekilde özel girişimcilere devredildi. Yakın zaman önce bir devlet kuruluşu olan “Çernoreçenskoye alabalık çiftliği” tasfiye edildi ve tüm tesis yerel bir tüzel kişiliğe uzun süreli olarak kiraya verildi fakat bildiğim kadarıyla bu tüzel kişilik yabancı bir iştirake sahiptir. Ayrıca Krasnodar Krayı eski valisi Aleksander Tkachev Pitsunda’da 45 hektarlık bir alanda 20 milyar rubleyi bulan bir projeyle “Moscow Resort” adında bir otel inşa edecek. Başka konularda da teyit edilmemiş bilgiler bulunmaktadır. Bugünlerde bu konular daha sık bir şekilde meydana çıkıyor.span>p> KAFFED: Pitsunda’da bahsi geçen toprakların devri ile Abhazya’nın toprak egemenliğinin de devredilecek olduğuna ilişkin de ciddi iddialar var. Bu iddiaların gerçeklik payı var mı? span>p> SAYİD GEZERDAA: Sadece kısmi tanımadan dolayı olmasa da Abhazya için toprak konusu en can sıkıcı konulardan biridir. Henüz hala Rusya ile sınırları tahdit edip işaretlemedik ve Aibga köyü dışında da bölge ile ilgili çeşitli anlaşmazlıklar bulunuyor. Anlaşmada şarta bağlanan bölge Abhazya topraklarının %2 sini oluşturuyor ve bu bölge Abhazya’nın en güzel bölgesidir. Her ne kadar anlaşmada toprağın 49 yıllığına, uzun süreli olarak kiralanması belirtilse de, başka şartlar bu toprakların kalıcı olarak Abhazya’nın yargı yetki alanı dışına çıkmasına yol açabileceğini gösteriyor. Orada bulunan ve yeni inşa edilecek (su alanındakiler dahil) binaların Rus devleti mülkiyetine geçmesi sonucu ortaya çıkabilir. Sonuçta Rus tarafının orada inşaat yapma hakkı olacak. Anlaşmanın iptali bile bu durumu değiştiremeyecek, oradaki taşınmazlar Rus tarafının mülkiyetinde kalmış olacak. Burada sadece basit dinlenme tesislerinden bahsetmiyoruz, bununla birlikte Rusya’nın üst düzey devlet yetkililerinin dinlenme yerleri söz konusu. Bu toprakların Abhazya’ya iadesinin oradaki taşınmazlardan ayrı bir şekilde gerçekleşmesini hayal etmek mümkün gözükmüyor. Anlaşmada ayrıca bu taşınmazların ileride başka birine yeniden satışını engelleyecek bir şart bulunmuyor, ki bu da önemli bir endişe doğuruyor. span>p> KAFFED: Pitsunda meselesine ilişkin Abhazya halkının görüşü nedir? Takip edebildiğimiz kadarıyla Oçamçıra’daki toplantı da dahil olmak üzere halk toplantılarında hükümet yetkilileri ile gerilimler yaşandı. Bu bağlamda, Abhaz toplumunun konuya ilişkin siyasi katılımını nasıl değerlendirirsiniz? span>p> SAYİD GEZERDAA: Pitsunda ile alakalı hararetli tartışmaların yaşandığı dönemde, devlet başkanı sadece Oçamçira’da değil Gulrıpş, Gagra, Gudauta ve Sohum’da da toplantılar düzenledi. Fakat devlet başkanı, birbirinden oldukça farklı sosyal ve politik güçleri birleştirip çok daha geniş bir alana yayılan halkın öfkesini görmezden gelmeyi sürdürüyor. Rus medya kuruluşu Sputnik ile yakın zamanda yaptığı bir röportajda Bjaniya, anlaşmanın egemenlik için bir tehdit oluşturmadığını ve bu anlaşmaya karşı gelenlerin Rusya-Abhazya ilişkilerinin güçlenmesiyle ilgilenmeyen kişiler olduğunu belirtti. Otoritelerin şu anki pozisyonu, protestoları ve katılımcılarını görmezden gelme şeklindedir. Abhaz toplumunun, toprakların yabancılara devredilmesi ve mülk satışına karşı kararlı tavrı kesinlikle yeni bir durum değildir, bu tavır her zaman vardı ve otoriteler tarafından da biliniyordu. Eskiden Sovyet elitlerinin dinlenme yeri olan yerlerin devri ve gayri menkullerin yabancılara satışı ile ilgili girişimler 2010, 2016 ve 2021 yıllarında da yapıldı fakat bunların hepsi Abhaz toplumunun prensipli duruşu sayesinde sonuçsuz kaldı. Otoritelerin halkın görüşünü dinlemekten başka çaresi kalmamıştı. Belki de önceki otoriteler böyle bir reaksiyon alabilmeyi de istiyorlardı. span>p> KAFFED: Rusya’nın konuya ilişkin yaklaşımı nedir? Pitsunda meselesi Rusya’da gündem oldu mu? Olduysa, ne şekilde?span>p> SAYİD GEZERDAA: Bu konuda Rusya’dan sadece bir temsilcinin görüşlerini duyduk, Büyükelçi Shurgalin anlaşmanın onaylanması için desteğini açıklamıştı. Bu halka açık olan tek konuşmaydı. Moskova’dan başka bir temsilcinin görüşlerini şu ana dek duymasak da, ilginçtir ki, otoritelerimiz bu toprak devri konusuna Rusya’nın üst düzey bir ilgi gösterdiğini ifade ediyorlar.span>p> KAFFED: Son olarak, bu konu bağlamında diasporayı nasıl değerlendiriyorsunuz?  span>p> SAYİD GEZERDAA: Diasporanın Pitsunda problemi hakkındaki tartışmalarda aktif olarak yer alması bizim için çok önemlidir. Sizin söylemleriniz Abhazya içindeki tartışmalarda çok ciddi bir etkiye sahiptir. Böyle bir katkı bizim için özellikle çok önemlidir çünkü siz anavatanını yitirmiş olmayı herkesten daha fazla anlayabilirsiniz ve bunu Abhazya’da yaşayanlara hatırlatabilirsiniz. İnanıyorum ki diasporanın katılımı olmadan halkımızın egemenliği ve mülkiyet hakları konusunda herhangi bir tutum sergilemek mümkün değildir.span>p>nanKaffed

Gençlerimiz Kfar Kama Yaz Kampından Döndü

İsrail’de Çerkeslerin Yaşadığı Kfar Kama’da Belediyenin Gençlere Yönelik Yaz Kampı Sona Erdi. Kfar Kama Belediyesi ve Kfar Kama Toplum Merkezi’nin Kafkas Dernekleri Federasyonu (KAFFED), Düzce Adıge Kültür Derneği ve İstanbul Kafkas Kültür Derneği’yle işbirliği halinde düzenlediği yaz kampına Türkiye ve Ürdün’den 13-18 yaş arasında gençler katıldı. Bu kamp ve gezi süresince gençlerimize KAFFED Yönetim Kurulu Üyemiz Feriha Kankoç ve Cevdet Soycan refakat etti. 31 Temmuz 2022 ve 7 Ağustos 2022 tarihleri arasındaki yaz kampında çeşitli etkinlikler düzenlendi. Yaz Kampı yeni yetişen nesiller arasında Çerkes kültürünün korunması ve diasporanın birbiriyle olan bağların güçlendirilmesine katkı sunmayı amaçlıyor. Atölye çalışmaları, eğitim seminerleri ve gezilerin düzenlendiği bu seneki kamp da İsrail, Ürdün ve Türkiye’den Çerkes gençlerin bir araya gelmesi güzel anılar ve bağlarla dönmeleri açısından önemliydi. Çerkes kültürü ve tarihini yansıtan Çerkes Miras Merkezi de gezilen yerler arasında yer aldı. Gezi sırasında Çerkes Miras Merkezi Müdürü Aibek Napso gençlere Çerkes kültürü ve kimliği üzerinde bir konuşma yaptı. Etkinlik geleneksel Çerkes danslarıyla devam etti. KAFFED olarak Kfar Kama Belediye Başkanı Sayın Zekariya Napso başta olmak üzere Kfar Kama Yerel Meclisi, Kfar Kama Toplum Merkezi, Çerkes Miras Merkezi, etkinliklere katkı sunan diğer ekipler, derneklerimiz ve katılımcılara teşekkür ediyoruz. Yaz Kampı’nın öncesinde 22-24 Temmuz 2022 tarihleri arasında  Kfar Kama Belediyesi tarafından Çerkes Festivali düzenlendi. Festivale KAFFED’i temsilen Genel Başkanımız Prof. Dr. Ümit Dinçer, Genel Başkan Yardımcılarımız Dr. Yasemin Oral ve Turan Akın, Genel Sekreterimiz Av. Selçuk Ulutaş, Sosyal İşler ve Bölgesel Etkinlikler Sekreterimiz Feriha Kankoç ile Yönetim Kurulu Üyemiz Özen Atcı'dan oluşan heyet katıldı.p> p> {gallery}/haber/federasyon/2022/220809_Kfar_Kama_Yaz_Kampi{/gallery}p>nanKaffed

Adıge Sivil Toplum Kuruluşları Koordinasyon Konseyi ile İşbirliği Protokolü İmzalandı

Anavatanda faaliyet gösteren, demokratik ve evrensel hukuki prensipleri ilke edinen, kültürel ve ulusal varlık mücadelesine katılan tüm sivil toplum örgütleri, kamu kurum ve kuruluşları ve devlet ricali ile doğrudan temas ve ilişkileri kurmanın anavatanla ilişkilerimizin iskeletini oluşturacağını, gerekli adımların atıldığını ve imzalanacak protokollerin detaylarını geçtiğimiz günlerde paylaşmıştık. Bu minvalde “Kabardey Balkar Cumhuriyeti Adıge Sivil Toplum Kuruluşları Koordinasyon Konseyi” ile Kafkas Dernekleri Federasyonu (KAFFED) arasında işbirliği protokolü imzalanarak, yasal zeminde de yürürlüğe girmiştir. Saygılarımızla. {gallery}/haber/federasyon/2022/220808_KBC_Isbirligi_Protokol{/gallery}nanKaffed

Pitsunda Meselesi Üzerine

Bir süredir Abhazya kamuoyunda tartışılan ve Pitsunda’daki 185 hektarlık bir arazinin egemenlik devrini Rusya Federasyonu’na içeren anlaşmayla alakalı süreci kaygıyla takip ediyoruz. Abhazya’nın egemenlik haklarına tartışma konusu yapan, açıkça Abhazya Anayasasına da aykırı olan bu ikili anlaşmayla alakalı olarak kamuoyunu bilgilendirmek ve itirazlarımızı paylaşmak istiyoruz. Abhazya ile Rusya Federasyonu arasında 1995 yılında yapılan bir anlaşma ile Pitsunda’da bulunan bir kısım gayrimenkulün kullanım hakkı Rusya Federasyonu’na bırakılmıştı. Sonrasında Rusya tarafından müteaddit defa bu gayrimenkullerin mülkiyetinin devri talep edilmişse de konu bir anlaşma noktasına gelmemişti. Bugün tartışmaya konu anlaşma ise yıllar boyunca dile getirilen taleplerin de fazlasını içeriyor. Pitsunda’da, içerisinde halkın kullanımında bulunan arboretum, sivil yapılar, özel koruma altındaki orman, Ldzaa-nıha ve karasularındaki hakkın devri dâhil olmak üzere toplamda 185 hektarlık bir arazinin Rusya Federasyonu’na egemenlik devrini içeriyor. Yine anlaşma metninden, söz konusu arazinin devamında karasularının ve hava egemenliğinin de devrini içerdiği anlaşılmaktadır. Diğer taraftan anlaşmaya göre devri gerçekleşecek toprakların yapılaşmaya açılması öngörülmekte olup, bu da Pitsunda’daki ekosisteme ciddi zararlar verecektir. Abhazya Cumhuriyeti, egemen bir devlet olarak, bağımsızlık yönündeki iradesini 1992-1993 savaşıyla tescillemiş ve bağımsızlığını savaşarak kazanmıştır. Sonrasında reel politik gereğince Rusya Federasyonu ile devam edegelen ilişkilerdeki asimetrik durum günün şartları ve güç pozisyonlarındaki dengesizlik ile açıklanabilecek durumda olsa da doğrudan egemenliğin devrini içeren bir anlaşmanın kabul edilmesinin Abhazya’nın bağımsızlık sürecini ciddi manada sekteye uğratacağı tartışmasızdır. Unutulmamalıdır ki; Abhazya’nın bağımsızlığının tanınması süreci Rusya Federasyonu’nun tanıması ile bitmemiş, uluslararası alanda yeni bir boyuta girmiştir. Rusya Federasyonu ile daha önce de Aibga’da yaşanan sınır çizme sorunu, İngur HES’inin Rusya’ya devri, yabancılara toprak satışını yasaklayan kanunun ilga edilmeye çalışılması üzerinden tartışmalar yaşanmıştı. Geçtiğimiz aylarda ise Abhazya-Rusya ortak devleti ile egemenliğin paylaşılması gibi tartışmaların açılmaya çalışılması bizleri Abhazya’nın bağımsızlık yönünde verdiği mücadele ve koyduğu irade ile alakalı olarak kaygılandırmaktadır. Abhazya kamuoyunun şimdiye kadar gösterdiği tepkiler umut verici olup, bir oldu bittiyle hayata geçirilmeye çalışılan anlaşma ile alakalı olarak Abhazya ve diasporanın da görüşleri alınarak tekrar gözden geçirilmesi elzemdir. Söz konusu anlaşma ile alakalı Abhazya Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesine yapılan başvurunun Abhazya Anayasası ve Abhazya’nın egemenlik hakları bağlamında, hukuka ve halkın hassasiyetlerine uygun bir kararla neticelenmesi en büyük arzumuzdur. Anlaşma ile alakalı olarak Abhazya kamuoyunda gösterilen tepkiler, başlatılan kampanyalar, açlık grevleri, halk toplantıları gibi süreçler Abhazya halkının bağımsızlık iradesinin her şeye rağmen dimdik ayakta olduğunu göstermesi bakımından süreç içerisindeki en umut verici gelişmelerdir. Bu minvalde Pitsunda’daki toprak ve egemenlik devrine ilişkin anlaşmaya karşı olduğumuzu, devletlerarası ilişkilerin stratejik ortaklık ve eşitlik temelinde, tarafların birbirlerinin egemenlik haklarına saygılı olarak yürütülmesi gerektiğine inanıyoruz. Kamuoyuna saygılarımızla duyururuz. KAFFED Kafkas Dernekleri Federasyonu По вопросу Пицунды Мы с беспокойством следим за процессом, связанным с соглашением, которое уже некоторое время обсуждается общественностью Абхазии и включает в себя передачу суверенитета над 185 гектарами земли в Пицунде Российской Федерации. Мы хотели бы проинформировать общественность и поделиться своими возражениями по поводу этого двустороннего соглашения, которое делает суверенные права Абхазии предметом обсуждения и открыто противоречит Конституции Абхазии. По заключённому в 1995 году между Абхазией и Российской Федерацией соглашению, право пользования частью недвижимости в Пицунде осталось за Российской Федерацией. Позднее, хоть Россия неоднократно обращалась с просьбой о передаче права собственности на эти объекты недвижимости, вопрос не был решён. И являющееся сегодня предметом обсуждения соглашение включает в себя больше, чем высказываемые на протяжении многих лет требования. Оно включает в себя передачу в суверенитет Российской Федерации в общей сложности 185 гектаров земли в Пицунде, включая дендрарий, гражданские постройки, особо охраняемый лесной массив, посёлок Лдзаа и передачу права на территориальные воды. Из текста соглашения также следует, что продолжение указанной земли включает в себя передачу суверенитета над территориальными водами и воздушным пространством. С другой стороны, по соглашению предусмотрено, что передаваемые земли будут открыты для строительства, что нанесёт серьёзный ущерб экосистеме Пицунды. Республика Абхазия, как суверенное государство, показала свою волю к независимости в войне 1992-1993 годов, и отвоевала независимость. Хотя асимметричную ситуацию в поддерживаемых и сегодня, что обосновано реальностью политики, отношениях с Российской Федерацией можно объяснить текущими условиями и дисбалансом силовых позиций, бесспорно, что принятие соглашения, включающего передачу суверенитета, серьёзно навредит статусу независимости Абхазии. Не следует забывать о том, что процесс признания независимости Абхазии не завершился признанием Российской Федерации, а вышел на новый уровень на международной арене. Раньше же с Российской Федерацией возникали споры насчёт проблем проведения границы в Аибге, передачи Ингурской ГЭС России, и отмены закона о запрете продажи земли иностранцам. Попытки открыть дискуссию о разделе суверенитета как общее абхазско-российское государство, в последние месяцы, вызывают у нас беспокойство по поводу проведённой Абхазией борьбы за независимость и её воли. Реакция абхазской общественности пока обнадёживает, и важно, чтобы соглашение, которое торопятся воплотить в жизнь пока никто «не успел очухаться», было пересмотрено с учётом мнений Абхазии и диаспоры. Наша главная цель, чтобы заявление в отношении указанного соглашения, поданное в Конституционный Суд Республики Абхазия, опираясь на Конституцию Абхазии и право на суверенитет, привело к благоразумному решению, соответствующему закону и чувствам народа Абхазии. Реакция абхазской общественности на соглашение, начатые кампании, голодовки и собрания общественности являются наиболее многообещающими событиями в этом процессе с точки зрения демонстрации того, что воля абхазского народа к независимости непоколебима, несмотря ни на что. Исходя из этого, мы выступаем против соглашения о передаче земель и суверенитета в Пицунде, и считаем, что межгосударственные отношения должны осуществляться на основе стратегического партнёрства и равноправия, уважения суверенных прав друг друга. Почтительно сообщаем общественности. Федерация Кавказских Ассоциаций КАФФЕДnanKaffed

KAFFED Yönetim Kurulundan Çorlu Kuzey Kafkas Çerkes Derneğine Ziyaret  

KAFFED Genel Başkanımız Prof. Dr. Ümit Dinçer, Yönetim Kurulu Üyemiz Özen Atcı, 3 Ağustos 2022 tarihinde Çorlu Kuzey Kafkas Kültür Derneğini ziyaret ederek yönetim kurulu ve dernek üyeleri ile görüştü.  Toplumumuzun güncel sorunlarının, diaspora ve anavatan örgütlenmelerinin, KAFFED’in devam eden ve planlanan projelerinin görüşüldüğü toplantıda, dernek faaliyetleri ile ilgili fikir alışverişinde bulunulmuştur.  Dernek Başkanı Mehmet Tataroğlu, Başkan Yardımcısı Cahit Önder Baykal, Yönetim kurulu üyeleri Sadık Altınar, Sedat Öztürk ve dernek üyelerine misafirperverlikleri için teşekkür ederiz. Toplantıya katılan Silivri Kafkas Kültür Derneği Başkanı Ramazan Onur Arığ ve Başkan Yardımcısı Can Dağaşan’a toplantıya katılımları için teşekkür eder, Çorlu Kuzey Kafkas Çerkes Derneğine çalışmalarında başarılar dileriz.   {gallery}/haber/federasyon/2022/220803_Corlu_Dernek_Ziyaret{/gallery}nanKaffed

Uluslararası Adıgey Kültür Festivali

Adıgey Cumhuriyeti Kültür Bakanlığı ve SBIC RA (Adıgey Cumhuriyeti  Devlet Bütçe Kültür Kurumu) 100. Yıldönümü kutlamalarına atfen bir dizi etkinlik kapsamında  “Adıgey Cumhuriyeti Halk Kültür Merkezi” devlet programı kapsamında Uluslararası Adıge Kültür Festivali gerçekleştirilecektir. Uluslararası Adıge Kültür Festivali 2-5 Ekim tarihleri arasında  Adıgey Cumhuriyeti’nin başkenti Maykop’ta yapılacaktır. Festivale fiziki katılım ve uzaktan video ile katılım sağlanabilecektir. Festivale fiziki olarak katılacak heyet  12 kişiyi geçmemelidir. Katılımcılar 18 yaş ve üstü olmalıdır. Seyahat giderleri katılımcılara aittir. Son başvuru tarihi 12 Ağustos 2022 tarihidir. Festivalin Amaç ve Hedefleri ol> Festival Adıge dilinin korunması ve geliştirilmesi, Adıge tarihinin araştırılması ve genç nesillerin Adıge görgü kuralları ve “Adıge habze” ahlak kuralları ve onun özgün halk geleneklerinin, manevi ve estetik değerlerin, ahlaki, etik kuralların ve ilkelerin canlanmasında önemli rol oynayan manevi değeri “Adıgage” çerçevesinde yetiştirilmesi ile ilgili sorunlara çözüm sunacaktır. Adıgelerin yoğun bir şekilde yaşadığı, Rusya Federasyonu bağlantılı yabancı ülkeler ile  uluslararası, bölgeler arası kültürel işbirliğinin sağlanması. Halkın manevi kültürünün daha da geliştirilmesinde birleştirici bir ilke olarak geleneksel kültürün incelenmesi ve yaygın olarak canlandırılması. Kültürün, folklor geleneklerinin korunması ve tanıtılması, Adıge halk şarkılarının, halk danslarının, enstrümantal müziğin, sanat ve zanaat ustalarının, halk sanatlarına özgün icracıların belirlenmesi. Ulusal kökenlere ilginin harekete geçirilmesi, Adıge kültürünün küresel kültürün bir parçası olarak öneminin anlaşılması konusunda yaratıcı güçlerin toplanması. Yürütme İçin Koşullar ve Prosedür ol> Festivalin Genel Yönetimi kültür, sanat ve kamuoyunun önde gelen temsilcilerinden oluşan Düzenleme Kurulu tarafından yürütülmektedir. Düzenleme Kurulu, festivalin hazırlanması ve düzenlenmesi ile ilgilenir. Düzenleme Kurulu, işbu Yönetmelikte değişiklik ve ilaveler yapma hakkına sahiptir. Düzenleme Kurulu festivalin düzenlenmesi ve düzenlenmesi çerçevesinde hazırlanan video, fotoğraf ve basılı materyallerin kendi takdirine bağlı olarak düzenlenmesi de dahil olmak üzere münhasır haklara sahiptir.   Festivale amatör ve profesyonel yaratıcı ekiplerin yanı sıra Rusya Federasyonu’nun çeşitli bölgelerinden, Adıge diasporasının yoğun bir şekilde yaşadığı yakın ve uzak yabancı ülkelerden bireysel sanatçıları da festivale katılmaya davet ediliyor. “Vokal” ile ilgili katılımcılar; Adıge şarkıları veya çağdaş Adıge yazarlarının şarkılarının temaları üzerine eserler icra ederler. “Koreografi” ile ilgili katılımcılar; Adıge halk veya sahne dansları gerçekleştirir. “Enstrümantal Performans” ile ilgili katılımcılar; Adıge ulusal ezgilerinin temaları üzerine eserler icra ederler. “Güzel sanatlar, sanat ve el sanatları, halk sanatları ustalarının eserlerinin sergilenmesi” ile ilgili katılımcılar; halk sanatı, el sanatları, sanat ve zanaat ustaları ve yazarlar eserlerini ulusal üslup, teknik ve temalarla sunmalıdır ve katılımcılardan Adıgey Cumhuriyeti’nin 100. Yıldönümüne ithaf eden eserler de beklenmektedir. Uluslararası Adıge Kültür Festivali çerçevesinde “Adıge yazarlarının Adıge dilinde 100 şiiri” adlı bir etkinlik düzenlenmiş ve başlatılmıştır. Etkinliğe herkes katılabilmektedir. Etkinlik SBIC RA (Adıgey Cumhuriyeti Devlet Bütçe Kültür Kurumu) ve Adıgey Cumhuriyeti Ulusal Kütüphanesi ile ortaklaşa yürütülmektedir. Katılımcıların Adıgey Cumhuriyeti Halk Kültür Merkezi ve Adıgey Cumhuriyeti Milli Kütüphanesinin sosyal ağlarında yayınlanacak bir video materyali göndermeleri gerekecektir. Etkinlik festivalin sonuna kadar devam edecektir. 2.1. Programın Hüküm ve Koşulları Programa katılmak için; Katılımcılar, Dzhanneta94@bk.ru e-posta adresine (Ek no:1 “Adıge yazarlarının Adıge dilindeki 100 şiirine başvuru katılımcı olmak için) başvuru formunu doldurarak mail atmalı ve video materyali göndermelidir. “Ek no:1” başvuru formu Microsoft Word Belge formatında doldurulmalıdır. Video çerçeve çözünürlüğü 1920 x 1080 veya 1080 x 720 boyutunda, en boy oranı 16:9 ve yatay ekran yönlü (ZORUNLU) olacak şekilde atılmalıdır. Videonun, gürültüsüz ortamda ses ve görüntü kalitesi yüksek ve net olmalıdır. Video logo vb. içermemelidir. Videonun fon müziği ve sanatsal tasarımı kabul edilecektir. Video malzemeleri, bulut hizmetlerine ve dosya paylaşım hizmetlerine “bağlantı” şeklinde gönderilmelidir. (Google sürücüsü, Yandex sürücüsü, Cloud Mail.ru, Drop Box) Herhangi bir sosyal ağda yayınlanan veya Vkontakte, YouTube, Vimeo vb. sosyal ağlardan indirilen videolar kabul edilmeyecektir. Video estetik standartlara uygun olmalıdır. ÖRNEK BAŞVURU FORMLARI (Ek no:1, Ek no:2) YAZININ EN ALT KISIMINDA MEVCUTTUR. ul> Başvuruları Kabul Etmek İçin Şartlar ve Koşullar ol> Uluslararası Adıge Kültür Festivaline katılmak için, 12 Ağustos 2022 tarihinden önce SBIC RA (Adıgey Cumhuriyeti Halk Kültür Merkezi) cnkra@yandex.rustrong> e-posta adresine aşağıdaki materyalleri doldurup gönderilmesi gerekmektedir.p> Başvuru formlarının (Ek no:1, Ek no:2) Microsoft Word formatında imzalı ve kaşeli(dernek vb. heyetler için) bir şekilde doldurulması. Yaratıcı özellikler, özgeçmiş. Elektronik şekilde 3-4 adet fotoğraf. (Çözünürlük en az 300 dpi, jpg veya tiff) Festival katılımcılarının performans video materyali. Delegasyon üyelerinin tam adlarını, pasaport bilgilerini, telefon numaralarını, Microsoft Word formatında gösteren bir liste. Teknik sürücü ve gerçekleştirilen konser repertuarının bir listesi (bir gala konseri için en fazla 1 numara). Ayrıca 20-30 dakikalık bir konser programı. (diğer konser mekanlarında ki performanslar için), isim, müzik ve kelimelerin yazarları, zamanlama; performans için eşlik eden fonogramlar varsa, bunlar MP-3 formatında, 320 kb / s okuma hızında ayrı bir flaş ortamına kaydedilmelidir. Heyetin Maykop’a varış tarihi, saati ve heyetin kullanacağı ulaşım türü (uçak, otobüs vb.) hakkında bilgi verilmelidir. ul> 3.1. Video Gereksinimleri Videoların; MPG, FLV, OGM, MP4, WebM, WMV, ASX, OGV, MPEG, MOV, M4V, AVI formatlarında olması gerekmektedir. Minimum Video çözünürlüğü HD, FULL HD veya daha yüksek çözünürlük ile beraber en az 25 fps olmalıdır. Video 16:9 en-boy oranına sahip ve yatay formatta olmalıdır. Videonun, gürültüsüz ortamda ses ve görüntü kalitesi yüksek ve net olmalıdır. ul> Festival katılımcılarının performanslarının yazışma formatında, video materyalleri Adıgey Cumhuriyeti Kültür Bakanlığı ve Adıgey Cumhuriyeti Halk Kültürü Merkezi'nin dijital kaynakları ve sosyal ağlarında yayınlanacaktır. Finansal Koşullar ol> Ulaşım masrafları katılımcıya (fiziki olarak katılan kişiler) aittir.  Katılımcılar için konaklama ve yemeklerin yanı sıra festival süresince grupların performanslarına yönelik organizasyon desteği ev sahibine aittir. Adres ve İletişim Bilgileri ol> SBIC RA "Adıgey Cumhuriyeti Halk Kültürü Merkezi", Maykop, St. Shovgenova, 356, Telefon: (8-877-2) 54-45-20, E-posta: cnkra@yandex.rustrong>li> Gumova Larisa Tlepshukovna - SBIC RA "Adıgey Cumhuriyeti Halk Kültürü Merkezi" Halk Sanatı, Geleneksel Ulusal Kültürler ve Eğlence Organizasyonu Bölüm Başkanı, Telefon: (8-877-2) 54-45-38 Aliberdova Saniyat Makhmudovna - SBIC RA "Adıgey Cumhuriyeti Halk Kültürü Merkezi" koreografisinde uzman, Telefon: (8-877-2) 54-45-38. Pshimaf Askerbievich Khabiev -güzel sanatlar ve güzel sanatlar uzmanı, SBIC RA "Adıgey Cumhuriyeti Halk Kültürü Merkezi", Telefon: (8-877-2) 54-45-38 ul> BAŞVURU –DİLEKÇE (EK NO:1) Adıge Yazarlarının Adıge Dilindeki 100 Şiirine Katılımcı Olmak İçin; Ad / Soyad : Ülke (cumhuriyet, bölge vb.), yerellik (şehir, ilçe, köy vb.) : Eserin adı, eserin sahibi : Sosyal medya hesapları : ol> BAŞVURU –DİLEKÇE  EK NO : 2 Uluslararası Adıge Kültür Festivaline Katılım İçin; Gönderen taraf: ülke (irtibat, iş ve cep telefonu, e-posta adresi) : Takımın veya bireysel katılımcı adı (profesyonel, amatör) : Tam isim, takım lideri (ler), katılımcılar : Katılımcı sayısı (liste) : Gönderen kurum (kuruluş) : Gerekli sahne ekipmanı : Tür : Repertuar ol> Eserin Yazarı (ları)            Konserin Adı      Zamanlama (min.) Tam isim, eşlik edenler : Performans biçimi ( orkestra eşlikli veya fonogramlı “a capella” : Fonogramların varlığı (evet / hayır, USB sürücü (flash sürücü) : Sosyal medya hesapları: ___________________ Festival katılımcılarının genel listesini ayrı bir dosyada şu formatta gönderiniz. ol> No          Soyadı  Adı         Baba Adı 1             ------------           -------------                                           2             ------------           -------------                                           3             ------------           -------------                                                                                             ….. / …./ 2022 (Gönderen kuruluş başkanının imzası)nanKaffed

Anavatana Dönüş ve Yaşam: Dönenler Anlatıyor

Moderatörlüğünü Neris Kayhan’ın yapacağı 1 Ağustos Anavatana Dönüş Günü ile ilgili programda anavatandan katılan konuklarımızla konuşacağız. Programa KAFFED Genel Başkan Yardımcısı Turan Akın, Miraç Duğ ve Tamer Gümüş katılıyor.  Canlı yayınımızı 1 Ağustos 2022 Pazartesi akşamı saat 21:00 de, KAFFED YouTube kanalı ve sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz. div> div>nanKaffed

Kamuoyumuzun Dikkatine

Türkiye, ırkçılık ve ayrımcılık içerikli şiddetin günden güne yükseltildiği bir iklime girmiş durumda. Yükselen ırkçılık ve ayrımcılığın hedeflerinden birisi de geçtiğimiz haftalarda Kayseri'de toplu taşıma içerisinde annesiyle telefonda Çerkesçe konuşan gence yönelen ırkçı tepki idi. Ancak bu tepkinin tekil ve bireysel olmadığını Yahudi yurttaşlara ait mezarlarının tahrip edilmesi ile, Mardin Artuklu Üniversitesi'nde Kürtçe Opera konserine ve yurt genelinde Apolas Lermi gibi sanatçıların konserlerinin iptal edilmesi ile ve son olarak da Ankara’da Alevi yurttaşlara yönelik organize saldırıların gerçekleşmesi ile biliyoruz. Münferit meseleler gibi geçiştirilmeye çalışılan bu gibi olayların Türkiye'nin sokulmak istendiği ayrımcı ve farklılıklara karşı tahammülsüz bir siyasetin karşısındayız.  Farklı biçimlerde tezahür eden ve gerek ülkemizde gerekse dünyada büyük bir hızla yayılan ırkçılığın ve ayrımcılığın her türlüsünü şiddetle kınıyoruz. Bu bağlamda toplumun tüm mağdur kesimleri ile birlikte ve dayanışma içinde olduğumuzu, tek tipleştirmeye karşı farklılıkların barış içerisinde bir aradalığını savunacağımızı bir kez daha vurguluyoruz.   Saygılarımızla Kafkas Dernekleri Federasyonu  nanKaffed

1 Ağustos Anavatana Dönenler Günü Üzerine ; Genel Başkandan

Bugün  1 Ağustos Anavatana Dönenler Günü. İsmi ve manası insanın ruhuna iyi geliyor. 158 yıl evvel anavatandan sürülmüş bir halkın çocukları için “Anavatana Dönüş Günü” önemli bir kavramı, önemli bir günü işaret ediyor. Öncelikle  1 Ağustos Anavatana Dönenler Gününde her türlü fedakarlıkla anavatana dönmüş, orda tutunmuş ve tüm zorlukları göğüslemiş öncülere minnet duygularımı ifade ederek başlamalıyım. 1991 yılında Sovyetler Birliğinin dağılması ile ortaya çıkan iklim ve dönüş düşüncesi taşıyanların önünde bir kapı araladı. Yıllardır bunun hayalini kuranlar, oluşan durumun kolaylaştırıcı yönünü görenler ve en önemlisi cesaret sahibi olanlar dönebilmeyi başardılar, orada hayatlarını kurdular ve bir yaşam kurguladılar. Bu süreçte “anavatan dönüşçüleri” sadece  kendileri bir dönüş gerçekleştirmediler, aynı zamanda bunun olabilir, yapılabilir olduğunu, bir mit bir rüya olmadığını da herkese, muhataplarımıza göstermiş oldular. Kendilerine bir kez daha minnettarlığımızı ifade etmeyi borç sayarım. Bu vesile ile özellikle belli çevreler tarafından “kasıtlı” olarak  dillendirildiğini düşündüğüm bir konuya değinerek pozisyonumuzu ifade etmek isterim. Gerek şu anda başkanlığını yürüttüğüm KAFFED’in gerek yönetim kurulunda birlikte çalıştığım arkadaşlarımın ve gerekse şahsımın “DÖNÜŞ” konusundaki tavrı bellidir. Yıllardır diasporada yaşamak zorunda bırakılan halkın kültürel, dilsel ve etnik varlığının Anavatan ve anavatana dönüş hakkı olmaksızın sürdürülebilir olmadığını her platformda dile getiriyoruz. Siyasi bir kavram ve talep olarak DÖNÜŞ kavramının ortaya atıldığı 1960-70’li yıllarda  sahiplendiğimiz bu iddia ve kavram bu gün de varlığını ve geçerliliğini korumaktadır. Ancak o dönemin şartlarında tanımlanan "kitlesel geri dönüş" kavramı zamanın ve siyasi gelişimlerin etkisi ile gerçekliğini yitirmiştir. Çünkü büyük ölçüde sol siyasi jargon üzerinden şekillenen kavramın dayanağını da Rusyada geçerliliğini yitirdi.  Çerkesler başta olmak üzere, Kuzey Kafkasya halkları büyük bir soykırım ve sürgünün anavatanları dışına ektiği bir halklardır ve bu halkların anavatanlarına geri dönüşü tarihsel sürecin getirdiği en doğal HAK’tır. Bu hakkın siyasetinin nasıl yürütüleceği tartışılabilir ancak tartışılamayacak olan bu HAKKIN kabulünün, kullanımının, denetlenmesinin, gerçekleştirilmesinin olmazsa olmazı “Devletler arası ve uluslarası” aktörlerin eşgüdümlü çalışmasıdır. Çerkeslerin anavatanlarından sürülüşünün artık kültürel soykırıma dönüştüğü günümüzde DÖNÜŞ bireysel “cesaret ve girişim” ile açıklanamaz, hayta geçirilemez. Bunun bir numaralı ayağı, olmazsa olmazı ilgili devletlerin bu konuda olumlu siyasi duruş sergilemesi ve adım atması ile olur. İlgili devletlerden biri Rusya Federasyonu ise diğeri de Türkiye Cumhuriyetidir. Zira artık dönüş sadece teritoryal yer değiştirme olarak ele alınamaz. Hakların tanınması, çifte vatandaşlık, emeklilik haklarının kullanımı, kültürel-sosyal entegrasyon ve  rehabilitasyon, dil eğitimi, yer tahsisi gibi pek çok konunun DEVLET nezdinde çalışılmasını ve garantörlüğü gerektirir. Biz bunları söylediğimiz için belli mahfiller çalakalem yazıyorlar: Anavatan karşıtı, dönüş karşıtı gibi bu kurumsal ve bireysel mücadele geçmişimizle bağdaşmayan sığ, bireysel, iyi niyetten yoksun ithamlarla sürekli saldırı altındayız. Şunun anlaşılması gerekir ki DÖNÜŞ denilen şeyin olabilirliğini “ÖNCÜ DÖNÜŞÇÜLER” gösterdiler. Zor olabilir, meşakkatli bir süreç olabilir fakat olabilir dedirtenler bu öncülerdir. Ancak artık her geçen gün azaldığını kabullenmemiz gerekiyor. Çıkış yolu tektir. DÖNÜŞ kavramını yeniden ve rasyonel bir vizyonla ele almamız gerek. Bunun bireysel cesaret ve  kahramanlık ile ele alınamayacağını anlamamız gerek. Geçmişte dönüş yapanlar bireysel dönüşlere örnek ve dayanak teşkil edebilirler ancak bunun “siyasi bir niteliği” olmadığı ve “sosyal hakların” ilgili devletlerce çalışılmadığı durumda kadük kalacağını görmemiz gerek. En önemlisi bu konu üzerinden “anavatan ile diasporanın” birbirini yıpratmaması dahası birlikte çalışması gerek. İşte bu noktada pek tabiidir ki primer sorumlu Rusya Federasyonu’na bulunduğu pozisyon (Sürgün ve soykırımın tanımaması, dönüş hakkını tanımaması)   itibarı ile karşıtlığımız vardır ve bu durum meselenin doğası gereğidir. Ancak bu duruşu Rus Düşmanlığı gibi değerlendirmek zorlama olmasının ötesinde kötü niyetle musabdır. Karşıtlık ve düşmanlık arasındaki kalın çizgiyi inceltmek flulaştırmak dahası bizim üzerimizden yok etmeye çalışmak isteyenlere bir çift sözüm var . Eğer her yönüyle ele alınacak bir dönüş konusunda samimi iseniz her türlü karşıtlığı, kavgayı bir kenara bırakalım ve bununla doğrudan Rusya Federasyonu yetkilileriyle, bizim cumhuriyetlerimizle,  uluslararası muhataplarla ilişkilenmek için gelin güç birliği yapalım. Nehrin bütün hırçınlığını alt ederek karşıya varabilmiş olanları örnek göstererek herkesi aynı hırçın suların içerisine çekmeye çalışarak bir kurtuluş kurgulayamayız.  Eğer gerçekten hem anavatanın hem diaspora'nın lehine bir şey yapmak istiyorsak gelin nehrin iki kıyısını birleştiren sağlam bir KÖPRÜ'nün çalışmalarına başlayalım. Bu vesile ile  1 Ağustos Anavatana Dönenler Gününü tekrar tebrik ediyorum. Wuzınşow. Şogen Ümit DinçernanKaffed