Gündeme Dair- 5. Bölüm

Genel Başkanımız Prof. Dr. Şogen Ümit Dinçer ve KAFFED Genel Sekreteri Dışek Selçuk Ulutaş, 20 Temmuz 2022 Çarşamba Saat 20:00'de  Gündeme Dair programında, KAFFED gündemini değerlendirecek ve sorularınızı yanıtlayacaklar. Canlı yayınımızı KAFFED Youtube kanalı ve sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.nanKaffed

Papba Sezai Babakuş’un ardından…

Papba Sezai, “eskitilmemiş sevgiler ve bitirilmemiş gülümsemeler” bırakarak gitti.strong>span>p> 8 Şubat’ta elimize tutuşturan tomografi raporu ile hayatımızı dramatik bir şekilde değiştirecek korkunç gerçekle yüzleştik; Sezai, kimsenin adını anmak istemediği illete yakalanmıştı.p> Sol böbrekten başlayan kanser, yaygın olarak kemiklere ve sol akciğere de sıçramıştı. Çocukluk yaşlarından beri hiç aralıksız sigara içen biriydi. 2019’da tesadüfen konulan Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH) teşhisi bile onu sigaradan vazgeçirememişti. Ve işte tüm nikotin bağımlılarının yaptığı gibi ısrarla sürdürdüğü “bana bir şey olmaz” yanılgısı, hiç beklemediği bir hızla yaşamını elinden almaya gelmişti.  p> Derhal “kanser konusunda Türkiye’nin en iyisi” denen hastaneye ve “en iyileri” denen doktor ekibine ulaştık. İleri tetkikler yapıldı ve 24 Şubat’ta hastaneye yattı. Femur başı o kadar incelmişti ki her an kırılabilirdi. O yüzden kanser tedavisine başlanmadan önce hızla bir operasyon planlandı ve femur başına protez kondu.  12 gün sonra yaraları iyileşir iyileşmez radyoterapiye başlandı. Her şey iyi gidiyor gibiyken mart başında akciğerindeki kitleyi çıkardıkları bir operasyon daha yapıldı. Zaten çok naif olan bünyesi, bu kadar kısa sürede art arda iki büyük operasyona dayanamadı; tüm vücut dengesi bozuldu. İç kanama başladı, kanda oksijen seviyesi düştü, tüm hayati değerler yerle bir oldu. Defalarca tam kan, plazma, trombosit, albümin vs. verildi. Her tarafı iğne, dren vs. yüzünden delik deşik olmuştu. Hiç şikâyet etmiyor olması, hiç soru sormaması, sessizce olan biteni kabullenişi ve direnmeden kendisini bırakması beni derinden yaraladı.  p> Vücut dengesi tam düzelmemiş olsa da kanser tedavisinde daha fazla gecikmemek için akıllı ilaca başlandı. Ama tüm çabalar sonuçsuz kalıyor durumu kötüleşiyordu. Kimseye haber vermemizi istemiyordu Tablo giderek ağırlaşınca 28 Mart sabahı yoğun bakıma kaldırıldı, entübe edildi ve uyutuldu.   p> Bir doktor olarak, kaçınılmaz sonun geldiğini görüyor, etrafımızdaki herkese ‘onu her an bir kalp krizi vs. sonucu kaybedebiliriz’ diyor ama yine de bir mucize olur belki diye umut etmekten asla vazgeçmiyordum.   Corona tedbirleri kapsamında yoğun bakımda ziyaret yasağı vardı. 1 Nisan sabahı, Sezai’yi yoğun bakımda çok kısa ziyaret etmek ve sevdiği müziklerden doldurduğumuz USB’yi götürmek üzere doktorundan izin kopardım.  Saat tam 10 da yoğun bakımın kapısını çaldığımda kalbim yerinden çıkacak gibi atıyordu. Bana ‘biraz dolaşıp 1 saat sonra gel’ dediler. “Vizit uzadı” dedikleri için aklıma kötü bir şey gelmedi. 11.00 de tekrar gittiğimde, “Biraz daha beklemen gerekiyor.” uyarısı ile içime bir kurt düştü. 10 dk sonra tekrar gittim.p> “Kalbi durdu. Hayata döndürmeye çalışıyoruz.” açıklamasını   algılamakta zorlandım önce; O an benim için de dünya durdu sanki; hemen abisine haber verdim ama bizi içeri aldıklarında artık her şey için çok geçti. Sezai gitmişti. Yavaşça alnına dokundum. Hala sıcaktı. Yüzünden hiç eksilmeyen gülüşü dudaklarında donup kalmış gibiydi. Hızlıca ve sessizce ellerimizden kayıp gitmişti.  p> Sezai’nin Hendek’te, küçük bir Abaza köyünde, tütüncülükle geçinmeye çalışan yoksul bir ailenin 5 erkek çocuğundan birisi olarak 31 Ekim 1959 da başlayan hayatı, aslında büyük zorluklar yanında, çok az insana nasip olacak çok renkli ve   farklı deneyimler ve başarılarla dolu.p> İstanbul’da lise yıllarında katıldığı siyasi hareketin kazandırdığı sol dünya görüşü daha sonra tüm yaşamını şekillendiriyor. Burada edindiği arkadaşlıklar onu, 60’lı- 70'li yılların “aydınlanmacı, ilerici modernist” sanat akımının dans alanındaki   temsilcilerinden biri olarak 1976 da Dostlar Tiyatrosu bünyesinde Genco Erkal ve bir grup sanatçı   tarafından kurulan dans ekibi HASAD’a girmeye, DİSK, TİP, Barış Derneği gibi kurumların etkinliklerine, grevlere ve yürüyüşlere katılmaya kadar götürüyor. TİP’in gençlik teşkilatı olan İşçi Kültür Derneği’nin bir dönem yöneticiliğini yapıyor ve çok genç yaşta bir partili olarak Behice Boran ile yakın çalışma fırsatı yakalıyor.  p> Gazetecilik Yüksek Okulunu bittikten sonra 1978’de kurucusu olduğu İstanbul Kültür ve Sanat Ajansı’nda (İKSA) başlayan basın meslek yaşamı, sırasıyla Türk Haberler Ajansı (THA), Dünya Gazetesi, Rapor Gazetesi, Ekonomide Diyalog Dergisi ve Hürriyet Gazetesi’nde gazeteci ve yönetici olarak sürüyor. Bu dönemde Ayşe Eyüboğlu ile yaklaşık 10 yıl sürecek bir evlilik yapıyor.p> 1983’te Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD), 1988’de ise TÜSİAD tarafından “Yılın Gazetecisi” seçilecek kadar başarılı bir gazeteci oluyor. Her iki   araştırması da kitap olarak basılıyor.span>p> 1989 da Moskova’ya Hürriyet Gazetesi’nin temsilcisi olarak yaptığı iş gezisine kendi talebi üzerine Abhazya seyahati eklendiğinde tüm hayatı değişiyor. Daha sonra Abhazya’nın kurucu devlet başkanı olacak olan Ardzınba ile yaptığı görüşmede Ardzınba’nın Abhazya’ya kalıcı olarak gelip görev almasını istemesi onu çok etkiliyor. Önceden planlanmış   ABD’deki İngilizce öğrenme programı biter bitmez, hiç aklından çıkaramadığı bu çağrıya kulak verip Abhazya’ya dönüyor.  1991-1997   arasında Abhazya’da geçirdiği yıllar hayatında derin izler bırakıyor; 1996’ya kadar devlet başkanlığı, başbakanlık ve dışişleri bakanlığı bünyesinde ekonomi ve dış ilişkiler danışmanı olarak çalışıyor.  Bu dönem yaşadıklarını birçok yazısında ve söyleşilerinde kendisi uzun uzun anlatıyor ve yazıyor. Abhazya savaşı sırasında kızı Daria dünyaya geliyor.p> 1997-1999 arası   Kanal-E televizyonunun temsilcisi olarak Moskova’da bulunduktan sonra   Türkiye’ye dönüyor.  Birlikte kurduğumuz CSA Celebrity Speakers Konuşmacı Ajansının ortağı olarak yaşamını devam ettirip vefat ettiği tarihe kadar toplumsal konularda yazmaya ve proje üretmeye devam ediyor.p> Benden onu anlatan bir yazı yazmam istendiğinde açıkçası biraz tereddüt ettim.  Kendisi “özel” olduğunu düşündüğü hiçbir şeyi paylaşmayı sevmezdi ve “her bildiğini söylemen gerekmez” yaklaşımında olan bir sır küpüydü.  22 yıl boyunca günde 14-15 saat birlikte olmuş, hemen her şeyi beraber yapmış, projeler üretmiş, konuşup, tartışmış, birlikte mutfağa girip değişik yemek denemeleri yapmış, film izlemiş ya da yürüyüşe çıkmış, arkadaşlarımızla çokça vakit geçirmiştik. Ama dönüp geriye bakınca bana hiçbir zaman söylemediği bazı şeyler   olduğunu görüyorum. Mesela savaş sırasında ve sonrasında Abhazya’da yaşanan olumsuzlukları hiç anlatmazdı. Amacı ne olursa olsun tüm savaşların kirli ve korkunç bir yüzü olduğunu, savaş sonrasında yaşanan paylaşım savaşlarının ise özellikle vatansever duygularla savaşa katılmış ya da savaşta eşini, dostunu, arkadaşını ya da akrabasını kaybetmiş kişiler için daha da acıtıcı olduğunu söylerdi sadece. Ya da Diasporadan Abhazya’ya dönüş yapmış bazı kişilerin orada yaşayan ‘çizgi dışı’ kişilerle birlikte bulaştığı yasadışı olaylardan, ölümlerden hiç bahsetmez, başka yerlerden duyduğum bilgileri sorduğumda üstü kapalı, kaçamak cevaplar verirdi.   p> Çok hassas ve ince ruhlu bir insandı. Herkesin derdini kendine dert edinirdi. Belki de bu kadar duygusal yükü vücudu taşıyamadı.p> Her zaman çok okur ve araştırırdı. Bir yazıyı kaleme alması bazen günler, hatta haftalar sürerdi. Çalakalem yazı yazmak hiç ona göre değildi. Başlayıp yazdıklarını beğenmediği için bitirmediği onlarca yazısı vardı. Önünü arkasını düşünmeden konuşmaktan hiç hoşlanmazdı. Her yazacağı kelimeyi, söyleyeceği sözü çok dikkatle seçerdi. Buzdağının görünen yüzüne değil de altında ne olduğuna bakıp analizler yapmayı severdi. Öngörüleri çoğu kez o kadar doğru çıkardı ki, bazen bu “gelecek okumaları” beni hayretler içinde bırakırdı.p> Onu çok kızdıran birine bile fevri tepki vermezdi. “Her şeyin yeri ve zamanı var” konusunda herkese örnek olacak kadar soğukkanlıydı. Ama “intikam soğuk yenen bir yemektir.” sözünü bana sık sık düşündürürdü.  Yeri ve zamanı geldiğinde kimseye hak ettiği cevabı vermekten kaçınmazdı. Bazen bunun için uzun bir zaman geçmesi gerekse bile.p> Çok vefalı bir insandı. Kendisine yapılan iyilikleri asla unutmazdı; neredeyse tüm çocukları siyasi nedenlerle sırayla devletle başı derde giren oğullarına sahip çıkan annesi Nebile Hanım’a ve ABD de yaşadığı halde elini ailesinin üzerinden hiç eksik etmeyen abisi Emin’e duyduğu sevgiyi ve minneti sık sık dile getirirdi.    p> Karizmatik kişiliği ve etkili söz söyleme becerisi onu hep toplumun önüne itse de aslında yalnızlığı severdi ve kişisel özgürlüğüne düşkündü.p> Titiz, tertipli ve düzenli bir insan olduğu için, kaybetmekten korktuğum her şeyi ona emanet ederdim. Kalıplaşmış kurallara meydan okumayı severdi. Vasat olan hiçbir şeyden hoşlanmazdı. Yaratıcı ve farklı düşünürdü. Bazen hiç konuşmadan saatlerce müzik dinler, bazen hiç susmadan saatlerce konuşurdu.p> Bazen haftalarca hiçbir şey yazmaz, bazen aynı anda birçok konuda yazı yazardı.p> Şimdi düşünüyorum ve   daha çok not almadığım, daha çok video kaydı yapmadığım için kendime çok kızıyorum. Önümüzde birlikte geçirilecek   15-20 yıl daha var zannetmenin yanılgısının yerini şimdi büyük bir pişmanlık aldı.p> Şöyle yazdığını hatırlıyorum bir yazısında “Derler ki, en genç ölenler en uzun yaşayanlardır. Çünkü onlar eskitilmemiş sevgiler ve bitirilmemiş gülümsemeler bırakır geriye. Anıları silinmez olur, geride kalanların gönlünde taht kurarlar. Ölümsüz olurlar.” span>p> Şimdi ben de (biz de) geçmişin anılarına sarılıp, bugün onu kaybettiğimiz gerçeğini kabul etmeye ve onun “gelecek” hayallerini ileriye taşımaya çalışıyorum (çalışacağız).p> p> Handan Demirözstrong>p>  p>  p>  p>nanKaffed

Abhazya Cumhuriyeti Geri Dönüş Devlet Komitesi Yaz Kampı Düzenliyor

Abhazya Cumhuriyeti Geri Dönüş Devlet Komitesi tarafından  Federasyonumuza yapılan davet de Abhazya'da 20 Ağustos 2022-30 Ağustos 2022 tarihleri arasında "Yaz Kampı" düzenleneceği bildirilmiştir. Projeye 12-16 yaş grupları ve Abhaz kökenli gençlerin katılabileceği belirtilirken, kamp çerçevesinde, havaalanında karşılama, transfer, konaklama, yemek ve diğer faaliyetlere ilişkin masrafların Abhazya Geri Dönüş Devlet Komitesince karşılanacağı belirtilmiştir. Programa katılacakların Abhazya dışında yapacakları uçuş bileti, Rusya vizesi gibi masraflar katılımcıların kendilerine aittir. Bu kapsamda Federasyonumuza yapılan davet gereğince 21 Temmuz 2022 tarihine kadar programa katılmak isteyen gençlerimizin Federasyonumuzun; 0312 222 85 89 nolu telefon ve info@kaffed.orgstrong> mail adresinden ulaşmalarını rica ederiz.p> nanKaffed

Abhazya Cumhuriyeti Geri Dönüş Devlet Komitesi Yaz Kampı Düzenliyor

Abhazya Cumhuriyeti Geri Dönüş Devlet Komitesi tarafından  Federasyonumuza yapılan davet de Abhazya'da 20 Ağustos 2022-30 Ağustos 2022 tarihleri arasında "Yaz Kampı" düzenleneceği bildirilmiştir. Projeye 12-16 yaş grupları ve Abhaz kökenli gençlerin katılabileceği belirtilirken, kamp çerçevesinde, havaalanında karşılama, transfer, konaklama, yemek ve diğer faaliyetlere ilişkin masrafların Abhazya Geri Dönüş Devlet Komitesince karşılanacağı belirtilmiştir. Programa katılacakların Abhazya dışında yapacakları uçuş bileti, Rusya vizesi gibi masraflar katılımcıların kendilerine aittir. Bu kapsamda Federasyonumuza yapılan davet gereğince 21 Temmuz 2022 tarihine kadar programa katılmak isteyen gençlerimizin Federasyonumuzun; 0312 222 85 89 nolu telefon ve info@kaffed.orgstrong> mail adresinden ulaşmalarını rica ederiz.p> nanKaffed

Anavatan ve Diaspora ile İlişkilerimiz Hakkında

Geçtiğimiz günlerde Almanya ve ABD diasporalarımızda faaliyet gösteren STK’larımızla çeşitli görüşmeler gerçekleştirmiştik. Yapılan görüşmelerde iş birliği ve ortak hareket etme yeteneğimizin geliştirilmesine yönelik fikir birliği sağladığımızı duyurmuş, KAFFED’in uluslararası platformda etkinliğinin arttırılmasına yönelik çalışmalarımızı başlatmıştık.  Bu çalışmalarımız kapsamında, 22-25 Temmuz 2022 tarihlerinde Kfar Kama’ya yapacağımız ziyaretle İsrail’de yaşayan Çerkes toplumuyla düzenleyecekleri festivalde buluşurken halkımızın sorunları, çözüm yolları ve diasporanın yapılandırılması başta olmak üzere önemli konuların görüşülmesi planlanmaktadır. Diaspora ile ilişkilerimize, Ürdün’de bulunan sivil toplum kuruluşumuzla yapılacak görüşmeyle devam edilmesi planlanmış olup, ziyaret tarihi henüz kesinleşmemiştir. Anavatanla ilişkiler alanında ise; anavatanla ilişki kurmanın tek bir kurum üzerinden yürütülmesinin yetersizliğini, ilişkilerin çok boyutlu ve dinamik bir anlayışla çeşitlendirilmesi gerektiğini son genel kurulumuz öncesinde deklare ettiğimiz programımızda vurgulamıştık. Anavatanda faaliyet gösteren, demokratik ve evrensel hukuki prensipleri ilke edinen, kültürel ve ulusal varlık mücadelesine katılan tüm sivil toplum örgütleri, kamu kurum ve kuruluşları ve devlet ricali ile doğrudan temas ve ilişkileri kurmanın anavatanla ilişkilerimizin iskeletini oluşturacağını söylemiştik. Bu minvalde gerek Abhazya geri dönüş komitesi ile kurduğumuz doğrudan ilişki gerekse vatandaşlık hakkı yasasıyla ilgili iletişime geçtiğimiz cumhuriyetlerimizin yetkili organlarından aldığımız geri dönüşlerle “kamu kurum ve kuruluşları ve devlet ricali ile doğrudan temas ve ilişkileri kurma” hedefimize yönelik attığımız adımlarımızın karşılığını almaya başladık.  En önemli gördüğümüz konuların başında gelen anavatanla ilişki kurmada çeşitliliğin sağlanması amacıyla; “Demokratik ve evrensel hukuki prensipleri ilke edinen, kültürel ve ulusal varlık mücadelesine katılan sivil toplum örgütleri” ile sürdürülebilir kurumsal ilişki kurma amacımız doğrultusunda ve tek bir kurum üzerinden, kişilere bağlı ilişki kurmanın sağlıksız sonuçlarını ortadan kaldırabilmek adına bir süredir anavatanımızda “halkımızın menfaatlerini gözeterek” faaliyet gösteren “sivil toplum örgütleriyle” iş birliği sağlamak yönünde Anavatanla İlişkiler Komisyonumuz tarafından yürütülen girişimlerimiz devam etmekteydi. Başlattığımız bu girişimler sonucunda “Kabardey-Balkar Bölgesel İnsan Hakları Merkezi” ve “Kabardey Balkar Cumhuriyeti Adığe Sivil Toplum Kuruluşları Koordinasyon Konseyi” ile Kafkas Dernekleri Federasyonu (KAFFED) arasında; ⁃ Anavatan ve diasporada insan hakları ile ilgili uygulamaları araştırmak, saptamak, kişilere, kamuoyuna ve ilgili mercilere duyurmak, hak ihlallerine uğrayan mağdurlara hukuki destek sağlamak, davalara müdahil olmak,  ⁃ Çerkes Soykırımı ve Sürgünü’nü devletler ve kamuoyu nezdinde tanıtabilmek, ⁃ Anadilin korunması ve geliştirilmesi, ⁃ Kültürel ve siyasi kimliğin korunması ve gelecek nesillere aktarılması, ⁃ Anavatana dönüşü teşvik edici ve kolaylaştırıcı politikaların uygulanması, gibi halkımızın menfaatine olan konuları içine alan geniş bir işbirliği protokolü imzalamak konusunda mutabakata vardık. Yapılan görüşme ve çalışmaların gerek anavatanda gerekse dünyanın farklı bölgelerinde yaşayan diasporalarımız arasında köprü görevi göreceğine inancımız tamdır. Yıllardır eksikliğini hissettiğimiz sağlıklı, karşılıklı diyaloğa açık, yasal zemine oturan, sivil ilişki modelinin temelleri atılmaya başlanmıştır. Demokratik ve şeffaf KAFFED, örgütlü ve güçlü toplum hedefimiz doğrultusunda çalışmalarımız devam edecektir.   Saygılarımızla  nanKaffed

Kamuoyumuzun Dikkatine

Dün sosyal medyada ülke gündemine giren bir video ile, annesiyle Çerkesçe konuşan bir genç üzerinden, kişilerden ziyade bir dilin, anadilinin kullanılma hak ve özgürlüğüne yönelik nefret ve saldırıya hep birlikte şahit olduk.  Maruz kaldığımız saldırı, uzun zamandır bu topraklarda farklı dil ve ırklara gösterilen, belli dönemlerde kurumsallaşan, özellikle de mülteci sayısının arttığı ve seçimin yaklaştığı son zamanlarda bazı siyasetçiler tarafından insanların milliyetçi duygularını tahrik ederek tohumları ekilen bir nefretin bu kez Çerkeslere ve Çerkesçeye yöneltilmesi olarak ortaya çıktı.  Çerkesler’in uğradığı soykırım ve sürgünün ardından geldikleri bu topraklara karşı tüm yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirdikleri kimsenin itiraz etmediği ve kabul edilen bir olgudur. Buna rağmen anadilimiz, kimliğimiz ve kültürümüz aynı hassasiyet ve koruma duygusuna mazhar olmamıştır. Bu acı ama bir o kadar çarpıcı gerçeklik “Bu topraklar için şehit olurken Türkçe bilmiyorduk, şimdi anadilimizi bilmiyoruz.” sözüyle federasyonumuz tarafından özetlenmiş ve sembolleşmişti. “Vatandaş Türkçe konuş!” tabelaların Çerkes köylerine asıldığı; ilkokulda anadilini kullanan öğrencilerin öğretmenler tarafından dövülerek, evleri dinlenen ebeveynleri ise kolluk kuvvetleri tarafından uygulanan şiddetle psikolojik ve fiziksel olarak sindirildiği bir neslin ardından, 21. yüzyılın ilk çeyreği biterken yine aynı topraklarda başka bir nesil aynı zihniyetten sadır olan nefret, ayrışma ve tahammülsüzlüğe uğramaktadır. Bu “münferit bir olay”, “daha önce Çerkeslere yapılmamıştı” veya “şahıs sarhoştu” diye bireyselleştirilebilecek, normalleştirilebilecek ve hafifletilebilecek bir vaka değildir.  Zira anadillerin anayasal teminata kavuşturularak pozisyonunun güçlendirilmesi sağlanmadığı, anadil öğrenim ve kullanımı hakkının yasal zemine oturtulmadığı, ülkemizde yaşayan insanların arasındaki her türlü farklılığı istismar ederek ve bir grubu tahrik edip siyasi menfaat peşinde koşan kişi ve organizasyonlara müdahale edecek bir adalet sistemi ile bunu reddecek kollektif bir sağduyu olmadığı ve en önemlisi Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde konuşulan, Türkçe’den başka diller ideolojik olarak reddedilmeye devam edildiği sürece bu nefret söylemi, bu ayrıştırıcı ve toplumun farklılıklarını manipüle edici zihniyet hep çalışmaya devam edecektir.  Anadili sokakta, otobüste, hastanede, spor merkezlerinde hülasa sosyal hayatın yaşandığı her yerde özgürce kullanılabilir. Bu anayasal bir haktır ve bu hak hiçbir kişi kurum ya da organizasyon tarafından kısıtlanamaz. Dün muhatap olduğumuz menfur olay vesilesiyle, yetkilileri bu nefret dili ve buna sebep olanlar hakkında gerekeni yapmaya davet ediyoruz.  Kafkas Dernekleri Federasyonu ve aşağıda isimleri bulunan bileşenleriyle, dün yaşanan hadisenin failinin cezalandırılması için süreci takip ettiğimizi;  bu olaya sebep olan zihniyet, bu zihniyeti yaratan ve besleyen iklim ile bu iklimden beslenenlere gereken yerde, gereken zamanda, gereken meşru ve demokratik tepkiyi vereceğimizi ve bu nefrete maruz kalan herkesle dayanışma içinde olacağımızı kamuoyuna duyururuz. KAFFED Kafkas Dernekleri Federasyonu Adana Çerkes Kültür Derneği Afşin Kafkas Kültür Derneği Antalya Çerkes Derneği Arıkbaşı Köyü Kafkas Derneği Aydın Kuzey Kafkas Kültür Derneği Bahçelievler Kafkas Çerkes Derneği Balıkesir Adığe - Çerkes Kültür Derneği Bandırma Kuzey Kafkasya Kültür Derneği Biga Kafkas Kültür Derneği Bodrum Çerkes Kültür Derneği Bolu Kafkas Derneği Bozüyük Kuzey Kafkas Kültür Derneği Bursa Çerkes kültür Derneği Ceyhan Kuzey Kafkas Kültür Eğitim Derneği Çerkes Derneği / Ankara Çerkes Kültür Evi Derneği Çorum Kafkas Kültür Derneği Denizli Kafkas Kültür Derneği Düzce Adıge Kültür Derneği Eskişehir Kuzey Kaf. Kült. Ve Day. Der. Gaziantep Kafkas Derneği Göksun Çerkes Kültür Derneği Gönen Çerkes Kültür Derneği Hamamözü Çerkes Derneği İnegöl Çerkes Kültür Derneği İskenderun Çerkes Derneği Adıge Khase İst. Uzunyayla Kafkas Kül. ve Yard. Der. İstanbul Kafkas Kültür Derneği İzmir Çerkes Kültür Derneği Kahramanmaraş Kafkas Kültür Derneği Karacabey Kuzey Kafkasya Kültür Der. Kdz.Ereğli Kafkas Kültür Derneği Kayseri Kafkas Derneği Kiçir Adıge Derneği Kocaeli Kafkas Derneği Kütahya Kuzey Kaf. Kült.ve Day. Der. Manisa Kafkas Derneği Mersin Kafkas Kültür Ve Yard.Derneği Mustafakemalpaşa Çerkes Kültür Derneği Nazilli Kafkas Derneği Reyhanlı Çerkes Derneği-Adığe Khase Sakarya Kafkas Kültür Derneği Samsun Çerkes Derneği Silivri Kuzey Kafkas Kültür Derneği Sinop Kafkas Derneği Sivas Kuzey Kafkas Kültür Derneği Soma Kafkas Kültür Derneği Sungurlu Kafkas Kültür Derneği Susurluk Kafkas Derneği Şarkışla Kafkas Derneği Tokat Çerkes Derneği Uzunyayla Kültür Ve Dayanışma Derneği/Kayseri Vezirköprü Kafkas Kültür Derneği Yalova Çerkes Birliği Kültür ve Dayanışma Derneği Not: Yazımıza imzacı olmak isteyen kurumlarımızın başkan veya yönetim kurulu üyeleri yorum kısmında bildirilirse listeye eklenecektir.p>nanKaffed

Gençlik Komisyonu Olağan Toplantısı Gerçekleştirildi

KAFFED’e üye dernek gençlerinden oluşacak olan "Federasyon Gençlik Meclisi" için derneklerimiz ile iletişime geçilerek, dernek gençlik komisyonlarını temsilen 2 şer  kişiyi 18-25 Nisan tarihleri arasında bildirmelerini talep etmiştik. Federasyonumuza bağlı 54 Dernekten toplam 80 Federasyon Gençlik Meclis temsilci bilgisi federasyonumuza iletilmiştir. Temsilciler Gençlik Meclisi tüzüğüne uygun olarak 18-28 yaş aralığında ve % 50 cinsiyet kotasına uygun olarak belirlenmiştir.p> KAFFED Gençlik Meclisi için Temmuz ayı içerisinde yapılacak toplantı ile temsilcilere meclis tüzüğü hakkında bilgilendirme yapılacaktır. Bilgilendirme toplantısı Zoom üzerinden Temmuz ayı içerisinde gerçekleştirilecektir. Yapılacak toplantı sonrası yüzyüze gerçekleştirilecek 2. toplantının yeri, tarihi ve gündem maddeleri Gençlik Meclisi Temsilcileri tarafından belirlenecektir.  nanKaffed

KAFFED-Abhazya Cumhuriyeti Geri Dönüş Devlet Komitesi Görüşmesi  

Kafkas Dernekleri Federasyonu Abhazya Cumhuriyeti Geri Dönüş Devlet Komitesi Başkanı Vadim Haraziya, Almas Gvindzhia ve İnal Khutaba ile bir dizi görüşmeler gerçekleştirdi. Genel Başkanımız Prof. Dr. Ümit Dinçer, Başkan Yardımcısı Dr. Yasemin Oral, Yönetim Kurulu üyeleri Canberk Yaman ve Jankat Acı’nın hazır bulunduğu toplantıda Abhazya Geri Dönüş Devlet Komitesi ile yapılabilecek çalışmalar ele alınarak, çocuklar için Abhazya’da yaz kampı, Abhazya Devlet Üniversitesi eğitim bursları ve KAFFED’in Abhazya ziyareti planlaması hakkında fikir alışverişinde bulunuldu.  KAFFED Yönetim Kurulu Üyesi Jankat Acı tarafından KAFFED Dönüş Ofisi Projesi hakkında bir sunum yapılarak devam edilerek Sn. Haraziya ve heyete proje hakkında bilgiler verildi.  Gelecekte ikili temasların daha sık yapılması yönünde karşılıklı temennilerde bulunularak istişare mekanizmasının önemine değinildi.  Toplantıya katılımlarından dolayı Abhazya Geri Dönüş Devlet Komitesi Başkanı Sn. Vadim Haraziya’ ya, Sn. Almas Gvindzhia ve Sn. İnal Khutaba’ ya KAFFED Yönetim Kurulu olarak teşekkür ediyoruz.  nanKaffed

KAFFED – Tscherkessicher Kulturverein Bremen – Circassian Benevolent Association(CBA) Görüşmeleri

KAFFED Genel Başkanımız Prof.Dr. Ümit Dinçer Almanya ve Amerikada faaliyet gösteren Sivil Toplum Örgütlerimizin yöneticileriyle görüşmeler gerçekleştirdi. Bremen Çerkes Kültür Derneği Başkanı Ertan Doğtaş ve yönetim kurulu üyesi Muharrem Baykan ile yapılan toplantıya yönetim kurulu üyelerimiz Mutlu Akkaya, Murat Özden, Selçuk Ulutaş, Yasemin Oral, Canberk Yaman, Turan Akın katıldı.  Circassian Benevolent Association(CBA) Başkanı Hakan Çınaz’la yapılan görüşmeye yönetim kurulu üyemiz Jankat Yelbaşı katıldı.  Her iki derneğimizle yapılan görüşmelerde düzenlenen faaliyetler ile ilgili karşılıklı bilgi alışverişinde bulunuldu. Ortak çalışma yapılabilecek alanların belirlenmesi , karşılıklı işbirliği, toplumsal olaylarda istişare mekanizmasının çalıştırılması konularının önemine değinildi.   div> div>nanKaffed

Düzce Üniversitesi Çerkez Dili ve Edebiyatı Yüksek Lisans Başvuruları Başladı

Kafkas Dilleri ve Kültürleri Çerkez Dili ve Edebiyatı Tezli Yüksek Lisans Programına başvuruda bulunmak için; 1-Lisans derecesine sahip olmak, 2-Çerkez Dili ve Edebiyatı Mezunu olanlar için bitirme not ortalaması en az 3 olmak, 3-Çerkez Dili ve Edebiyatı harici lisans mezunlarına bilimsel hazırlık programı uygulanacaktır, Çerkezce (okuma yazma) bilenler için muafiyet sınavı yapılır. 4-Yazılı Bilim Sınavında 100 üzerinden 70 puan alamayan değerlendirmeye alınmaz. 5-ALES herhangi bir puan türünden en az 60 puan almış olmak gerekmektedir. 1-ALES %50, 2-Lisans not ortalama %10, 3-Bilim Sınavı %25, 4-Mülakat %15, 5-Yapılan değerlendirme sonucunun en az 100 üzerinden 65 olması gerekir.