15 Mart Cumartesi akşamı Setbaşı kütüphanesi konferans salonunda Adige Dili ve Yazın gününü kutlamak için bir araya geldik. Bizimle beraber olan tüm misafirlerimize ve sunum yapan büyüklerimize, arkadaşlarımıza çok teşekkür ederiz. nanKaffed
Sakarya Kafkas Kültür Derneği Adige Dil Günü Etkinliği Gerçekleşti
Adığe Dil Günü Cumartesi akşamı saat 19:30 da Sakarya Kafkas Kültür Derneğince kutlanıldı. nanKaffed
Kahramanmaraş Adige Dil Günü Özel Programı Yapıldı
DERNEĞİMİZDE ADİGE DİL GÜNÜ ÖZEL PROGRAMIp> 14 Mart Adige Dil Günü münasebetiyle Derneğimizde Gençlik Komisyonu tarafından özel program düzenlendi. Programın sunumunu yapan Şıbzuhko Ahmet TAMBAY programı şu cümlelerle açtı: "Saygıdeğer Thamadelerim, kıymetli büyüklerim, değerli kardeşlerim bugün burada toplanma sebebimiz anadilimizin yazı dilinin aktarılmasını anmaktır. Hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyor, hoşgeldiniz diyorum." Dernek Başkanımız Yemuz Lisan ALKIŞ ise programın açılış konuşmasını Adigebze yaptıktan sonra, Yemuz Bayazıt TARAKÇI Adige dilinin yazı diline aktarılması ve 14 Mart Adige Dil Günü'nün kutlanması hakkında katılımcılara bilgiler sundular. KAFFED Yönetim Kurulu Üyesi hemşehrimiz Haguare Ertan KOYUNCU ise KAFFED'in önümüzdeki dönemde uygulamayı planladığı dilimizle ilgili projeler hakkında katılımcılara bilgiler sundu. Yapılan konuşmaların ardından gençlerimiz tarafından hazırlanan skeçler, şiirler, şarkılar ve bilgi yarışmaları ile izleyicilere dilimizin kaybolmaya yüz tutması vurgulandı. Programın sonunda değerli büyüğümüz Erdoğan TETİK tarafından houh yapılırken, bilgi yarışmasında katılan yarışmacılarımıza hediyelerini de takdim etti. Programın kapanış konuşmasını ise Gençlik Komisyonu Başkanımız Meretuko Semih CANBOLAT yaptı. Dilimizin kaybolmaya yüz tuttuğu günümüzde Derneğimiz Gençlik Komisyonu tarafından hazırlanan bu özel programda emeği geçen herkese Dernek Yönetim Kurulu olarak ayrı ayrı teşekkürlerimizi sunar, bu tür güzel programlarda hep birlikte olmayı dileriz. nanKaffed
Mersin Kafkas Kültür Derneği Adige Dil Günü Etkinliği Gerçekleşti
14 Mart Adığe Dil Günü Cuma akşamı saat 20:00 da Mersin Kafkas Kültür ve Yardımlaşma Derneğinde kutlanıldı. Mersin'de yaşayan çerkesler ve çevre illerden gelen misafirlerin katılımıyla hem duygulu hem de coşkulu anlarla dolu bir gece yaşandı. Program eski dernek başkanlarından,tam 1 yıl önce geçirdiği trafik kazası sonucu aramızdan ayrılan rahmetli Tij İlkay Ülker'in babası Cemil Ülker'in yaptığı anlamlı konuşma ile sonra erdi. nanKaffed
Ne Yapmalı – 2
Çerkesler tarihin kaydettiği son şövalyelerdirp> Bir gelecek rüyası oluşturmak, geleceğe yönelik planlar yapmak için geçmişi iyi analiz etmek ve doğru değerlendirmek gerekir. Geçmişi, olmasını istediğimiz gibi değil olduğu gibi görmeliyiz. 150 yıl önce Çerkes halkının kırımıyla sonuçlanan Kafkas-Rus savaşlarından çok önce Çarlık rejiminin ne istediği ve neyi amaçladığı zamanın devletlerince çok iyi biliniyordu. Çarlık, karlı Rus steplerinde donmamak için sıcak denizlere açılmak istiyordu. Zaman geçti, çarlar değişti. Çarlığın politikası, emelleri hiç değişmedi. Çünkü onun bir devlet aklı, o aklın oluşturduğu zamanın en güçlü savaş makinesi; bu makinenin arkasında ışıltılı şehirlerinde ekonomisi, ticareti, sanatı, edebiyatı, müziği ve köylerinde yoksul mujiği ile kalabalık bir Rus halkı vardı. Çerkeslerde de yeşil çayırlar, çarlığın rüyası sıcak denizlere açılan değerli koridorlar, birbirinin boğazına sarılmaya hazır ihtiraslı kabile şefleri ve şeflerin arkasında da zengin toprakların yoksul bekçisi Çerkes halkı. Çarlık Rusya’sı bazen aristokratları satın alarak, bazen korkutarak, çoğunlukla da köyleri yakıp halkı katlederek, yüz yıllık bir uğraş sonunda, Kafkasya’da birliği sağlayıp devlet kurmaya en yakın ülke Kabardey’i dize getirdi. Diğer kabile şefleri uzun bir süre Çerkes topraklarının en doğusundaki Kabardey’in bir kale gibi Çarlıkla dişe diş mücadelesini seyrettiler. Ufak tefek, destekler dışında baktılar ve sadece seyrettiler. Çünkü düşman buraya uzaktı. Çünkü kendi gelecekleri için güçlü Kabardey’in ezilmesi de fena olmazdı. Gün gelip de savaş makinesi kendi kapılarına dayandığında önce her kabile kendini savunmaya çalıştı. En son birlik olmaya karar verdiklerinde zaten birleşecek kimse de kalmamıştı. “Savaşmasını bilmeyenler barışmasını da bilmezler” derler. Ne zaman savaşacağımızı bilmediğimiz gibi ne zaman duracağımızı da bilemedik. Sadece yenilmedik, ezildik ve sürüldük. Bizden çok daha az nüfusa sahip olan Gürcistan, Azerbaycan ayakta kaldı. Onların devlet politikası ve ortak aklı vardı. Abhazya’nın da devlet geleneği vardı. Ama hem Abazinlerin hem Ubıhların baskısı, daha sonra kendi aristokratlarının oyunu Abhazya’ya kaçınılmaz sonu getirdi. Kendi gücünün sınırlarını bilmek ve karşındaki rakibini tanımak başarının ilk şartıdır. Tek tek savaşçıların elbette bunları bilmesi gerekmez. Ama liderliğin bilmesi zorunludur. Girdiğin suyun derinliğini bilmezsen karşıya geçmen şansa kalmıştır. Şimdiye değin bize dair bütün yazılarda atalarımızın ne kadar cesur ve kahraman olduklarını okuduk. Peki başka? Bunların hepsinin doğru olduğunu kabul etsek bile( ki büyük ölçüde öyledir), şöyle bir düşünelim: Kahramanlık sadece bir halka ait özellik midir? Hangi millet kahraman değildi ki… Kalkık burunlu kayıkları ile denizleri aşarak Bizans’ı işgal eden maceracı Vikingler daha az mı kahramandı? Ya Asya’nın bozkırlarından kopup bir kasırga gibi Avrupa’nın üstüne çöken Moğollar? Ya da dünya imparatorluğu kuran küçücük Makedonyalı Büyük İskender? Türkler geliyor korkusu ile bir zamanlar Avrupa’nın kâbusu olan Osmanlılar... Frenkler, Germenler, Normanlar ve daha niceleri… Bugün insanlık tarihi yazıldığında esamemiz okunmuyorsa, uygarlık tarihinde deve karnında bir mimsek durup düşünmemiz gerekmiyor mu? Artık tarihin bizi başka yeteneklerimizle tanımasının zamanı gelmedi mi? Girişimcilik, yaratıcılık, kültür, edebiyat, resim, müzik ve her türlü sanatsal varoluş gibi. Evet, tekrar edelim: Atalarımız kahraman ve cesurdular. Aslanlar gibi savaştılar. Ama unutmayalım. Artık aslanların soyu tükeniyor ve tarihi aslanlar değil, aslan avcıları yazıyor. Dünya değişiyor. Üstü ısınsa da yüreği soğuyor. En son şövalyenin ölümüyle kahramanlar çağı artık geride kaldı. Ve hüzünlü bir gerçek de şu ki: biz tarihin kaydettiği son şövalyelerdik. Bence öyle kalmasında da fayda var. Kafkasya ve Çerkesler söz konusu olduğunda şu sözün doğruluğuna yürekten inanıyorum: “Harp bitti muharip kalmadığından.” Devam edecek p>nanAdnan Özveri
Kaffed Yönetim Kurulu Bölgesel Ziyaretlerine Devam Ediyor
KAFFED Yönetim Kurulu Bölgesi Ziyaretlerine Devam Ediyor... KAFFED Genel Başkanı Yaşar Aslankaya ve Yönetim Kurlu üyeleri ilk olarak bu gün Eskişehir Derneğimizi ziyaret edecekler ardından yarın Bozüyük, İnegöl ve Bursa Derneklerimizi ziyaret edip akşam Bandırma Derneğimizin “Adige Dil Günü Etkinliği”ne katılacaklar. Pazar günü de Balıkesir Çerkes-Adige Kültür Derneğimiz ile KAFFED Adigey Çalışma Gurubunun birlikte organize ettiği “Adige Dil Günü Etkinliği”ne katılacaklar.nanKaffed
14 Mart Adıge Yazı Dili ve Edebiyatı Gününüz Kutlu Olsun!
14 MART ADIGE YAZI DİLİ ve EDEBİYATI GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN... Adıge dilinde yazılmış ilk kitap 14 Mart 1853 yılında Adıge aydını Bırsey Wumar tarafından yayınlanmıştır. Adıgey Cumhuriyeti 2000 yılında, bu anlamlı günün anısına, 14 Mart tarihinin “Adıge Yazı Dili ve Edebiyatı Günü” olarak kutlanması için karar almıştır. Dünya tarihine baktığımızda Adıge dilinin, en eski dillerden birisi olduğunu görürüz. Adıge dili aynı zamanda ses açısından en zengin dilerden birisidir. Bu zenginliği korumak hepimizin en önemli görevlerinden olmalıdır. Maalesef dilimiz, ciddi anlamda, kaybolma tehlikesi ile karşı karşıyadır. Bir dil, önümüzdeki 100 yıl içerisinde o dili konuşacak çocuk kalmayacaksa, tehlikede kabul edilmektedir. Türkiye'de hala konuşulan, Abhazca, Adigece ve Zazaca gibi diller, “kırılgan” diller arasında bulunmaktadır. Dilin “kırılgan” olması, birçok çocuk tarafından konuşulmasına rağmen bu kullanımın ev gibi belirli alanlarla sınırlandırılması anlamına geliyor. “Ciddi anlamda tehlikede” olan diller toplumun yaşlı kesimi tarafından konuşulan, orta-yaşlı kesim tarafından anlaşılan ama çocuklara öğretilmeyen dilleri kapsıyor. 14 Mart Adıge Dili günleri, anadilimizin kaybolma sürecine dikkat çekme günleridir. 14 Martlar, anadilimizi korumanın asimilasyona karşı bir duruş olduğunu anlatma günleridir. Ve 14 Martlar, yapacağımız etkinler ile herkesin “Anadilin balından” tattığı günler olmalıdır. “Dil yiterse yok oluruz, kanı olan sakınsın” yüreğimize ulaşan aşağıdaki sözler, Adıge şairi Beşştoque X’ebas tarafından toplumumuza yapılan ve bizim de yürekten katıldığımız bir çağrıdır. Dil yiterse millet biter. Çok zeka gerektirmiyor ki, Bu kadarcık anlayıp, Yaşarsan yeter. Dil tarih ile yoğrulup, Halkın kan, can kattığıdır. Dil korunsun istemeyen Düşmanın yarattığıdır. Dilsiz Ulus Ölüdür… Dilimiz Ölmedi… 14 MART ADIGE YAZI DİLİ ve EDEBİYATI GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN... KAFKAS DERNEKLERİ FEDERASYONUnanKaffed
Mersin Kafkas Kültür Derneği Adige Dil Günü
Mersin Kafkas Kültür Derneği Adige Dil Günü Programına Davetlisiniz… 14 Mart Cuma - Saat 19:30 Yer: Mersin Dernek Binası Günün anlam ve önemine uygun bir şekilde anılacak bu günde birçok yazı – şiir ve sunum yapılacaktır. Tüm toplumumuz davetlidir…nanKaffed
Adana Çerkes Kültür Derneği Anadil Günü Programı
Adana Çerkes Kültür Derneğinin Hazırladığı Adige Dil Günü Programına Davetlisiniz… 15 Mart Cumartesi - Saat 19:00 Yer: Adana Çerkes Kültür Derneği Binası Program; · Derneğin bu seneki dil kurslarını veren Mutlu Kınık anadilin önemini belirten bir konuşma yapacak. · Gençlik Komisyonu Başkanı İrem Tecer “Dil ve Toplum” adında sunum gerçekleştirecek. · Anadili ile ilgili slayt gösteri yapılacak. · Adigece şiir ve Şıble müzik grubu tarafından anadilde şarkılar söylenecek, program yapılacak. · Programımız düğünle son bulacaktır.nanKaffed
Kahramanmaraş Adige Dil Günü
K.Maraş Kafkas Kültür Derneği Gençlik Komisyonunun hazırladığı Adıge Dil Günü programına davetlisiniz. td> tr> tbody> table> 16 Mart 2014 - Saat: 13:00 - 14:30nanKaffed