150 Yıllık Çerkes Sürgünü’nün 1920-1923 Dönemi

24 Mayıs'ta Kartal'daki Sürgün Anıtı'nda 'Çerkes Soykırımı'nın 150. Yılı' vesilesiyle bir anma töreni gerçekleştirilecek. Ben de bu haftaki yazımı Milli Mücadele ve Cumhuriyet'in ilk yıllarında Kemalistlerle Çerkeslerin ilişkilerine ayırdım. Geçen günlerde Soma'da işverenin, hükümetin, sendikaların kolektif suçu saydığım bir facia yaşandı. Kaybımız, acımız çok büyük. Öfkemiz de çok büyük. Hepimizin başı sağ olsun. Bu hafta Soma ile ilintili bir yazı yazmak istemedim. Çünkü bu, hem konunun istismarı gibi görülebilirdi hem de duygusal açıdan sizleri yorabilirdi. Ama söz veriyorum önümüzdeki haftalarda mutlaka emek tarihinden konulara değineceğim. Gerçi tarihte 'duygusal açıdan' yorucu olmayan bir konu bulmak da kolay değil. Nitekim bu yazım da hüzünlü bir geçmişe dair. Geçen yıl bu günlerde, '21 Mayıs 1864: Çerkeslerin kara günü' başlıklı yazımda bu acı sürecin, Osmanlı dönemindeki tarihçesinin bir özetini yapmıştım. Yazımı şöyle bitirmiştim: "Önümüzdeki yıl 'Çerkes Soykırımı'nın 150. Yılı' dolayısıyla Rusya Federasyonu, iki yıl sonra da 'Ermeni Soykırımı'nın 100. Yılı' dolayısıyla Türkiye Cumhuriyeti epey sıkıntılı günler yaşayacak." Aradan bir yıl geçti. Türkiye çoğu kesimi tatmin etmese de 99 yıllık resmi tutumdan ayrılan bir açıklama yaptı ama Rusya Federasyonu'ndan olumlu bir ses çıkmadı. Türkiye'deki ve dünyadaki Çerkes toplumları, gerek Rusya'nın, gerekse uluslararası toplumun dikkatini bu olaya çekmek için önümüzdeki dönemde bir dizi etkinlik düzenleyecekler. Bunlardan biri de 24 Mayıs 19.00'da Kartal'daki Sürgün Anıtı'nda yapılacak anma töreni. Ben de bu haftaki yazımı Çerkeslere ayırdım. Geçen yılki yazım 1850'lerden Birinci Dünya Savaşı'nın sonuna kadarki dönemi kapsıyordu. Bu yazıda bıraktığım yerden devam edeceğim. İki Çerkes karşı karşıya Aynen II. Abdülhamit ve İttihat ve Terakki dönemlerinde olduğu gibi Milli Mücadele yıllarında Çerkeslere gerek İstanbul gerekse Ankara, önemli görevler yükledi. Örneğin Sivas Kongresi'nden sonra, İstanbul Hükümeti, Kuvayı Milliye hareketini bastırmak için 7 bin kişilik bir Hilafet Ordusu (resmi adıyla Kuvayı İnzibatiye) kurmuştu. Ordunun başına getirilen Bigalı Ahmed Anzavur, bir Adige ailesindendi. Kız kardeşinin II. Abdülhamid'in sarayında cariye olmasından dolayı jandarma zabitliğine getirilmişti. Bu dönemde bazı yolsuzluk olaylarına karıştığı için gözden düşerek görevinden ayrılmak zorunda kalan Anzavur, Birinci Dünya Savaşı yıllarında Biga'da at yetiştirmiş ve at yarışlarına katılarak geçimini sağlamıştı. Savaş sonunda İzmit Mutasarrıflığı ve Karesi Mutasarrıflığı görevinde bulunan Anzavur 1919 başlarında İstanbul Hükümeti tarafından affedilerek Bursa, Çanakkale ve Balıkesir Umum Jandarma Mıntıka Kumandanı Hamdi Bey'in yardımcılığına getirildi. 18 Nisan 1919'da Halife Ordusu'nun başına getirildi ve Kuvayı Milliyecilerin dine ve Halife'ye karşı olduğu propagandası ile Marmara ve Kuzey Ege Bölgesi'nden (ağırlıklı olarak Çerkeslerden) topladığı birlikler ile Ankara'ya korkulu anlar yaşattı. Ankara'nın Anzavur Ahmed'i durdurmak için görevlendirdiği kişi de bir başka Çerkesti. Ethem ve ağabeyi Reşit Bey'i Millî Mücadele'ye davet eden kişinin Rauf (Orbay) Bey, Bekir Sami (Günsav), Kâzım (Özalp) ile Hacim Muhittin (Çarıklı) Bey olduğuna dair kaynaklar var. Sonuçta Ethem Bey, Ayvalık Mıntıka Komutanı Yarbay Ali Bey'in talebiyle mayıs sonlarında Ayvalık Cephesi'ne intikal etmişti. Ethem Bey burada bazı sorunlar yaşadığı için Salihli'ye geçti. Ethem Bey, Gönen, Balıkesir, Kirmastı, Bandırma ve Bursa'da sözünü geçirdiği Çerkeslere çağrıda bulunarak Kuvayı Seyyare'ye katılmalarını istedi. Bazı Çerkesler daveti kabul edip Salihli'ye geldiler. Daha sonra bunlara bölgenin 'efe' denilen önemli çetecileri eklendi. Ardından Ethem Bey, bölgedeki hapishaneleri boşalttı ve mahkûmları da vurucu güç olarak yanına aldı. Bu güçlere 'Kuvayı Seyyare' (gezici güçler) adı verildi. Bunlar olurken ortada Ege'yi işgal eden Yunan kuvvetleriyle savaşacak düzenli ordu diye bir şey yoktu. Hal bu iken, Ethem'in 'Kuvayı Seyyare'si, resmi tarihteki adlandırma ile Anzavur Ahmed isyanlarını, Bolu, Düzce Adapazarı isyanlarını ve Yozgat Çapanoğlu isyanlarını çok kanlı usullerle bastırdı. Burada bir parantez açmak istiyorum. Ethem Bey, hatıratında adının başına 'Çerkes' eklenmesini, kendisine yapılmış en büyük haksızlıklardan biri olduğunu yazmıştı. Hakikaten de, Ethem Bey'in Çerkeslerin etnik duyarlılıklarından yararlandığını, birliklerini oluştururken Çerkesliğini öne çıkardığını, Çerkeslere yönelik siyasi bir projesinin olduğuna dair bir bilgi yok. Nitekim Ahmed Anzavur'un birlikleri Ethem Bey'in çeteleri tarafından yenilgiye uğratılırken Ethem Bey'in aşırı bir şiddet uygulaması, Çerkes toplumunda etkileri günümüze kadar süren bir bölünmeye yol açmıştır. İsmet İnönü'nün 28 Nisan-6 Mayıs 1968 tarihleri arasında Ulus gazetesinde yayımlanan 'Hatıralar'ında bir anekdot vardır. İsmet Bey, bir gün Reşit Bey'e şöyle demiştir: "Siz gittiğiniz yerde vuruyorsunuz, kırıyorsunuz, yağma ediyorsunuz, sonra da bu halkın içinden bu halkın çocuklarını alıyorsunuz ve bunlar sizin sadık adamlarınız oluyor. Nasıl yapabiliyorsunuz bunu?" Reşit Bey gülerek şu cevabı vermiştir: 'Usulü vardır onun. Gidersin, işin gereğini yaparsın, düşmanı olanlara düşmanlarını vurdurtursun. Suça bulaşmış olurlar. Artık bunlar köylerine gidip de vatandaşları ile doğal ilişkiye giremez duruma gelirler. Bütün yaşamları boyunca kurtuluşları size bağlılıktadır.' Reşit Bey ardından İsmet Bey'e "Bunları yapabilir misiniz?" diyecek, İsmet Bey de "Sizin yaptıklarınızın hiçbirini yapamayız" cevabını verecektir. Ethem-Mustafa Kemal çatışması Ancak Kuvayı Seyyare yıllarında öyle olaylar yaşanmıştı ki, Mustafa Kemal, o ana kadar son derece 'kullanışlı' bir figür olan Ethem Bey'in kendi yerine göz koyduğunu anlamıştı. Bundan sonra taraflar arasında yaşanan taktik ve strateji savaşının ayrıntılarını anlatmaya yerimiz yetmez ama 1921 Ocak'ında Ankara ile Ethem Bey kozlarını silahla paylaşacak hale gelmişlerdi. Ethem Bey'in Kuvayı Seyyare'nin mevcudu 4.650 askerdi. Kendisini teslim almak için gönderilen Kuvayı Milliye tümenlerinin toplam mevcudu ise yaklaşık 15.311 asker idi. Ayrıca silah ve hayvan sayısı açısından da büyük dengesizlik vardı. Durumun aleyhine olduğunu anlayan Ethem Bey, muhtemelen Yunanlarla ilk olarak bu günlerde görüşmelere başladı. Önce 1. Kolordu Kumandanı General Nider'e başvurdu. Esasını Türklerin teşkil ettiği bir kuvvetin Mustafa Kemal'e karşı savaşmasının Yunanlar için ne kadar faydalı olacağını sezen Nider, Ethem Bey'e mühimmat, haberleşme araçları ve ilaçların verilmesi için Küçük Asya Ordusu'nun idaresini üstlenen General Papulas'a ricada bulundu. Ethem Bey, önce emrindeki 159. Alay'ın askerlerine terhis tezkerelerini verdi, geriye kalan 2.326 adamına düzenli orduya teslim olmak; dağa çıkmak ve Yunanlara sığınmak şeklinde üç seçenek sundu. Askerî harekât sürerken Mustafa Kemal 8 Ocak 1921'de BMM'ye Ethem Bey Meselesi ile ilgili izahatta bulundu. Yapılan oylamayla Reşit Bey'in milletvekilliği düşürüldü. Aynı gün, (İsmet Bey'e soyadını kazandıran) I. İnönü Muharebesi'nin kazanılmasından sonra Ankara'nın elinin güçlendiğini gören Ethem Bey, 27 Ocak'ta, 64 adamı ile Yunanlara teslim olmak zorunda kaldı. Ethem hatıralarında "Ben, Yunanlılara sığınmadım onlardan, bir geçiş hakkı ve yolu istedim, nitekim İzmir'de sıkı bir kontrol altında hastalık günlerimi atlatıp yola çıkabilecek hale gelince vatanı terk ettim" diyecekti. 1919–1922 yılları arasında Anadolu'da Yunan işgal ordusunda görev alan ve 'bütün olayları yüksek bir mevkiden ve bizzat yaşamak imkânı bulduğunu' ifade eden Yarbay Kanellopulos'a göre Ethem Bey cephanesi bittiği, yaralı adamlarını tedavi araçlarına sahip olmadığı için Yunan ordusundan yardım istemeye mecbur olmuştu. 27 Ocak 1921'de Yunanlara teslim olduktan sonra İzmir'de hastaneye yatırılan Ethem Bey, oradan nisan ayının sonlarına doğru, 19 ay kalacağı Atina'ya, ardından da Almanya'ya götürüldü. (Ethem Bey, bütün heybetli görünüşüne rağmen çok ciddi sağlık sorunlarıyla savaşıyordu. Bedeninde savaşlardan kalma 17 kurşun yarası taşıyordu. Sık sık kanamalara varan ülseri vardı. Kırık kaburga kemiklerinin ciğerlerine batmasından dolayı kemik vereminden mustaripti.) Bu arada Ankara İstiklal Mahkemesi Ethem Bey ve kardeşlerini gıyaplarında yargıladı ve 9 Mayıs 1921'de verilen kararla vatana ihanet suçundan idama mahkûm etti. İstiklal Mahkemesi daha sonra THİF'ye ve Kuvayı Seyyare'ye katıldıkları gerekçesiyle mahkemeye sevk edilenleri yargıladı. Pek çok kişiye idam dahil ağır cezalar verildi. Suçu sabit olmayanlar sınır dışı edildi. Konformistler-Non konformistler Hayatının son yıllarını Ürdün'ün başkenti Amman'da hasta, yalnız ve yoksul biri olarak geçiren ve 1948'de öldüğünde Amman'daki Kabartay Mezarlığı'na gömülen Ethem Bey düşmana teslim olmasaydı bile muhtemelen tasfiye edilecekti. Çünkü çatışma her ne kadar Mustafa Kemal ile Ethem Bey arasında gibi görünüyorsa da aslında, eski düzende kendini daha güvenli hissedenlerle, değişimin kaçınılmazlığını görenler arasında geçmişti. Japon tarihçi Yamauchi Masayuki'nin ve Emrah Cilasun'un kullandığı bir kavram çiftiyle konuşursak, konformistler (asker-sivil yüksek bürokrasi, eşraf, burjuvazi vs.) ile non-konformistler (küçük rütbeli görevliler, köylüler, eşkıya takımı, sosyalistler vs) arasındaki çatışma olarak niteleyebiliriz. 1920 boyunca, Ethem Bey ve benzeri 'astığı astık, kestiği kestik' türden çetecilerin, Millî Mücadele'nin mali gücünü sağlayan servet sahibi yerel eşraf ve tüccarlardan zorla haraç alması gibi eylemleri, henüz yeni palazlanan 'millî burjuvazi'yi korkutmuş olmalı. Ayrıca tam o dönemde, Fransız ve İtalyanların ısrarı ile 21 Şubat 1921 tarihinde Londra'da toplanması planlanan konferansta, (resmi adıyla) Sevr Barış Anlaşması'nın Türkiye lehine değiştirilmesini uman Ankara'nın, Batılı güçlerin güvenini sağlamak için, Çerkes Ethem'in ilişkide bulunduğu Yeşil Ordu başta olmak üzere tüm komünist hareketlerle arasına mesafe koymak istemesi de Ethem Bey'in sonunu getirmişe benziyor.p> Milli Mücadele sonrasında Çerkeslerin tasfiyesi sürdü. 1923'te Lozan Barış Konferansı'nda gelecekleri tartışılan azınlıklar arasında Çerkesler de vardı. İngiliz Dışişleri Bakanı Lord Curzon Çerkeslere de azınlık statüsünün tanınmasını istiyor, İsmet Paşa aynen Kürtler için söylediği gibi "Çerkesler bizim öz kardeşimiz" diyordu ama 150'likler Listesi ile devam etti. 24 Temmuz 1923'te imzalanan Lozan Barış Antlaşması, birçok alt anlaşma ve sözleşmenin yanı sıra, 1 Ağustos 1914 ile 20 Kasım 1922 arasında işlenen savaş ve 'Ermeni Tehciri' suçlarına karışanlara genel af, yasa ve protokoller de içeriyordu. Bu maddeleri, İttihatçı gelenekten gelen mesai arkadaşlarını cezadan korumak isteyen Mustafa Kemal eklettirmişti ancak, dava arkadaşlarını koruyayım derken, 'davaya katılmamış/karşı çıkmış/ihanet etmiş' kişilerin cezalandırılması konusunda rejimin elini de bağlamıştı. Bu paradoksu çözmek Lozan Delegasyonu üyesi Dr. Rıza Nur'a nasip oldu. Büyük tartışmalardan sonra, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'ne, Milli Mücadele sırasında İtilaf Devletleri'yle ya da İstanbul hükümetleriyle işbirliği yapmış 150 kişiyi af kapsamı dışında tutma hakkı tanındı. Ancak Türkiye bu kişileri herhangi bir şekilde cezalandıramayacak, sadece eğer halen yurtdışındaysalar bunların Türkiye'ye girmesini ya da halen Türkiye'de oturuyorlarsa, bunların Türkiye'de yaşamasını yasaklayabilecekti. Kimin 'hain', kimin 'milli mücadeleye karşı', kimin 'suçlu' olduğu kapalı kapılar ardında, kişisel kanaatlerle, şüphelerle 'tespit edildi'. Öncelikle Mustafa Kemal ve ekibinin iktidar mücadelesinde saf dışı bırakmak istediği çok kişi tespit edildi. Sonra, iktidara yakın milletvekillerinin, yöneticilerin veya önemli şahısların şu veya bu nedenle karşı oldukları, istemedikleri adamlar listeye eklendi. Liste şiştikçe şişti, sayı binlere vardı. Ardından 600'e indirildi, nihayet Lozan'da anlaşılan 150 sayısına çekildi. Bu listeye girenler on grupta toplandı. Altıncı grupta, 'Çerkes' Ethem Bey ve iki kardeşi (Reşit ve Tevfik Beyler) ile Ethem Bey'le hareket etmiş olan Teşkilat-ı Mahsusa'nın başkanlarından Kuşçubaşı Eşref ve kardeşi Hacı Sami ile Ethem Bey'in dört adamı bulunuyordu. (Yeri gelmişken belirteyim, Ethem Bey'in bu kongreye katıldığı iddiası doğru değildir.) Sürgünler Devlet listeye koyamadığı Çerkes köylülerini ise ülke içinde sürgün etme kararı aldı. Mayıs 1923'ten itibaren Gönen ve Manyas'a bağlı bazı köylerde yaşayan Çerkesler köylerinden çıkarıldı, mallarına el kondu. Afyon'a, Konya'ya, Niğde'ye, Malatya'ya gönderildi. Sürgünler bir yıl sonra evlerine dönmüşlerdi ama evlerinde Bulgar göçmenleri oturuyordu. Özetle, 1920-1923 arası da Çerkesler için tasfiye ve sürgün yıllarıydı. Milli Mücadele yıllarında Ankara güçlerine karşı isyan eden başka (Müslüman) gruplar da olduğu halde, sadece Çerkeslere bu kadar sert davranılmasının ardında muhtemelen savaşçı nitelikleri malum olan Çerkeslerden gerçekten ürkütülmesi vardı. Bugün Çerkes toplumu, sadece simgesel olarak 21 Mayıs 1864 tarihiyle başlattığı sürgünün yaralarını sarmaya çalışıyor. 1920-1923 arasında yaşananları kolektif bilinçaltına itmiş görünüyor. Bu da çok doğal, çünkü bu ikinci dönem yaşananlar, ilkinin yanında 'devede kulak'. Fakat 'Çerkes Ethem' olayı, koca bir Çerkes toplumunu vatan hainliği gibi taşınması çok zor bir yükün altına sokmuş durumda. Bu dönemin hatıraları da Rus Çarlığı dönemindeki hatıralar gibi rahatsız edici bir hal alırsa ne olur kestiremiyorum. Önümüzdeki hafta, 'duygusal açıdan yorucu olmayan' bir konuda yazmaya söz vererek yazıyı bitireyim.p> Özet Kaynakça: Emrah Cilasun, Bâki İlk Selam, Agora Kitap, 2009; Hakan Eken, "Ethem Bey Dosyası", Nart Dergisi, S. 47-54, ilgili sayfalar; Cemal Şener, Çerkes Ethem Olayı, Altın Kitaplar, 2007; Uluğ İğdemir, Biga Ayaklanması ve Anzavur Olayları, TTK Yayınları, 1989; Kazım Özalp, Milli Mücadele 1919-1922, TTK Yayınları, 1985; Rahmi Apak, İstiklal Savaşında Garp Cephesi Nasıl Kuruldu, TTK Yayınları, 1990; Kamil Erdeha, Yüzellilikler Yahut Milli Mücadelenin Muhasebesi, Tekin Yayınevi, 2001; İlhami Soysal, 150'likler Kimdir, Ne Yaptılar, Ne Oldular?, Gür Yayınları, 1988.p> [Kaynak: Radikal, 18 Mayıs 2014]p>nanAyşe Hür]

Çerkes Sürgünü Yarın Ulusal Kanal’da

ÇERKES SÜRGÜNÜ YARIN ULUSAL KANAL'DA KAFFED Abhazya Çalışma Grubu Üyesi Mimar Osman Güdü'nün hazırlayıp sunduğu Kent ve Yaşam Programında yarın Sürgünün 150. Yılında Çerkeslerve Kafkasya Politikaları işlenecek.  Program konukları: CHP Konya Milletvekili Atilla KART, KAFFED Eski Genel Koordinatörü Cumhur BAL TARİH: 17 Mayıs 2014 (Cumartesi) SAAT :17.00 (SOMADAKİ MADEN OCAĞI KAZASINA İLİŞKİN YAPILACAKOLAN "ÖZEL GÜNDEM" PROGRAMI NEDENİYLE ÇERKES SÜRGÜNÜ PROGRAMI ERTELENMİŞTİR.)p>nanKaffed)

Krasnodar’da Bir Çerkes Genci Öldürüldü

Krasnodar'da bir Çerkes genci öldürüldü Basında çıkan haberlere göre, 11 Mayıs gecesi Krasnodar'da bir kafede oturan 4 Çerkes genci ile çalışanlardan bazılarına, 40 kişilik bir grup ellerinde sopa ve demir çubuklarla saldırmıştır. Saldırıda başından ağır yaralanan Eşıne Timur isimli Çerkes kardeşimiz hayatını kaybetmiştir. Kafkas Dernekleri Federasyonu olarak bu olayı şiddetle kınıyoruz. Gerek Rusya Federasyonu ve gerekse Adıgey Cumhuriyeti resmi makamlarından, sorumlularının bir an önce adli makamlarca gereken cezaya çarptırılmasını talep ediyoruz. nanKaffed

150. Yıl Etkinliklerine Destek Kampanyası

21 Mayıs Soykırım ve Sürgünü anma etkinliğinin daha katılımlı, daha görkemli daha ses getirecek bir organizasyon olması için desteklerinizi bekliyoruzp> KAMPANYAYA DESTEK VERENLER 1 YAŞAR ASLANKAYA 1000 TL tr> 2 EROL TAYMAZ 1000 TL tr> 3 METİN KILIÇ 500 TL tr> 4 ERTAN KOYUNCU 500 TL tr> 5 RECAMİ BURSA 500 TL tr> 6 ÜNAL ULUÇAY 250 TL tr> 7 ZEKİ KARTAL 100 TL tr> 8 HÜLYA ŞAHİN 100 TL tr> 9 BETÜL DİNÇER 100 TL tr> 10 ADNAN ARSLAN 100 TL tr> 11 AHMET GAZİ SAYGILI 100 TL tr> 12 ESKİŞEHİR KUZEY KAFKAS KÜLTÜR VE DAYANIŞMA DERNEĞİ 1000 TL tr> 13 İSKENDERUN KAFKAS DERNEĞİ 100 USD tr> 14 UFUK ÇEVİK 100 TL tr> 15 İSMAİL AYDINGÜN 100 TL tr> 16 YUSUF BAHRİ AKIN BAL 150 TL tr> 17 CANEL ZAĞLI 100 TL tr> 18 HÜSNÜ ORMAN 1500 TL tr> 19 LÜTFİ BESDOK 5000 TL tr> 20 FETHİ ÖZLÜ 100 TL tr> 21 HANDAN DEMİRÖZ 1000 TL tr> 22 BANDIRMA KUZEY KAFKAS KÜLTÜR DERNEĞİ 1000 TL tr> 23 NAİM SARIGÜL 1000 TL tr> 24 TURAN AKIN 150 TL tr> 25 HAŞİM POLAT 100 TL tr> 26 ATİLLA MUTLU ALKIŞ 100 TL tr> 27 MELİKE MERYEM ATLAY           100 TL tr> 28 LEVENT KAPLAN 20 TL tr> 29 İLYAS ÇELİK 200 TL tr> 30 KAHRAMANMARAŞ KAFKAS KÜLTÜR DERNEĞİ 1000 TL tr> 31 KAYSERİ KAFKAS DERNEĞİ 1000 TL tr> 32 ATAY  CEYİŞAKAR 1000 TL tr> 33 MUZAFFER DİNÇER 100 TL tr> 34 SAKARYA KAFKAS KÜLTÜR DERNEĞİ 1000 TL tr> 35 ABHAZYA ÇALIŞMA GRUBU 1000 TL tr> 36 HAYAL DEMİROLUK 1000 TL tr> 37 BALIKESİR ÇERKES KÜLTÜR DERNEĞİ 1000 TL tr> 38 HAMİT CEVAT BAGE 250 TL tr> 39 FİLİZ ÇELİK 100 TL tr> 40 ARZU ÖZCAN 100 TL tr> 41 NAHİT SERBES 500 TL tr> 42 HARUN CANBERK AYDEMİR-ÖZLEM AYDEMİR-PERİT JAN AYDEMİR 150 TL tr> 43 YILDIZ ŞEKERCİ 100 TL tr> 44 HASAN SEYMEN 500 TL tr> 45 BESLAN ÖZDEN-DOĞAN ÖZDEN 2000 TL tr> tbody> table>  nanKaffed

İlk Çağlardan Günümüze Abhazya Tarihi Kitabı Çıktı

Yazarı: Dr.Stanislav Lakoba Çeviri: Uğur Yağanoğlu Türkçe Yayın Editörü: Sezai Babakuş KAFFED-Abhazya Çalışma Grubu ve Abhazya'nın Dostlarının katkılarıyla   ÖNSÖZDEN "Abhazya’nın tarihi inişli-çıkışlı, uzun ve zorlu bir yolculuktur. Bunda, kendi özgün koşullarından ziyade yakın ve uzak çevre dinamikleri rol oynamıştır. Bulunduğu çoğrafyanın geçiş güzergahı olması, çevresinde sürekli genişlemek isteyen uygarlıkların (toplumların, devletlerin, siyasal ve kültürel güç merkezlerinin) bulunması, Abhazya’nın ve Abhaz halkının kaderine büyük ölçüde hükmetmiştir. Elbette Abhazya’nın da büyüyüp genişlediği ve çevresine hükmettiği dönemler olmuştur. Nihayetinde bu, güç mücadeleleriyle, savaşlarla, yendi ve yenilgilerle, sürgünlerle örülü bir tarihtir"  "Abhazya’nın önde gelen tarihçileri, arkeologları, etnografları, folklor uzmanları, dilbilimcilerı, edebiyat araştırmacıları ve sanat tarihçileri tarafından yazılmış olan bu kitap, ilk çağlardan günümüze Abhazya’nın ve Abhazların tarihini, çevre coğrafyadaki halklarla ve siyasal-kültürel merkezlerle karşılıklı ilişkilerini de kapsayan çokyönlü bir bütünsellik içinde anlatmaktadır. Kitap, 150 yıldır anavatanından uzak ve tarihinden kopuk olarak diyasporada yaşayan bizlere “ana kaynağı yeniden keşfetmek” üzere çok değerli bilgiler sunmaktadır. Bize, tarihimizin 21 Mayıs 1864’le simgelenen sürgün sonrasından ibaret “küçük bir su birikintisi” olmadığını, binyıllarca derinliğe ve genişliğe sahip “büyük bir denizin” bileşeni olduğumuzu hatırlatıyor."  Editörler: Dr.Stanislav Lakoba (başeditör) Prof.Dr.Yuri Voronov, Prof.Dr.Bacgur Sagaria, Dr.Temur Açugba, Dr.Oleg Bgajba, Dr.Vitali Butba, Ruslan Gojba, Roza Şamba  Katkı Verenler: Dr.Yuri Ançabadze, Dr.Sergey Şamba Yazarlar (alfabetik): Prof.Dr.Aleksey Argun, Anzor Agumaa, Prof.Dr.Bacgur Sagaria, Boça Acincal, Dr.Dimitri Gulya, Dr.Elena Maliya, Prof.Dr.Georgi Dzidzariya, Prof.Dr.Lidya Çkadua, Dr.Lili Akaba, Dr.Meri Haşba, Dr.Muşni Lasurya, Dr.Oleg Bgajba, Dr.Rezo Katsiya, Ruslan Gojba, Dr.Sergey Zuhba, Dr.Sima Dbar, Dr.Stanislav Lakoba, Dr.Şota Salakaya, Dr.Temur Açugba, Dr.Vitali Butba, Dr.Viyaçeslav Çirikba, Prof.Dr.Vladislav Ardzinba, Dr.Yuri Argun, Prof.Dr.Yuri Voronov Rusçadan Çeviren: Uğur Yağanoğlu Türkçe Yayın Editörü: Sezai Babakuş Kapak tasarımı: Natho Zeki Yıldırım Ankara’da Kaffed - Betül Dinçer - 0 312 222 8589 İstanbul’da CSA - Handan Demiröz 0 216 332 4444 Sakarya'da Kafkas Kültür Derneği - Ali Can - 0 264 277 5899 'dan temin edilebilirnanKaffed

150. Yıl Etkinliklerine Destek Kampanyası

21 Mayıs Soykırım ve Sürgünü anma etkinliğinin daha katılımlı, daha görkemli daha ses getirecek bir organizasyon olması için desteklerinizi bekliyoruzp> KAMPANYAYA DESTEK VERENLER 1 YAŞAR ASLANKAYA 1000 TL tr> 2 EROL TAYMAZ 1000 TL tr> 3 METİN KILIÇ 500 TL tr> 4 ERTAN KOYUNCU 500 TL tr> 5 RECAMİ BURSA 500 TL tr> 6 ÜNAL ULUÇAY 250 TL tr> 7 ZEKİ KARTAL 100 TL tr> 8 HÜLYA ŞAHİN 100 TL tr> 9 BETÜL DİNÇER 100 TL tr> 10 ADNAN ARSLAN 100 TL tr> 11 AHMET GAZİ SAYGILI 100 TL tr> 12 ESKİŞEHİR KUZEY KAFKAS KÜLTÜR VE DAYANIŞMA DERNEĞİ 1000 TL tr> 13 İSKENDERUN KAFKAS DERNEĞİ 100 USD tr> 14 UFUK ÇEVİK 100 TL tr> 15 İSMAİL AYDINGÜN 100 TL tr> 16 YUSUF BAHRİ AKIN BAL 150 TL tr> 17 CANEL ZAĞLI 100 TL tr> 18 HÜSNÜ ORMAN 1500 TL tr> 19 LÜTFİ BESDOK 5000 TL tr> 20 FETHİ ÖZLÜ 100 TL tr> 21 HANDAN DEMİRÖZ 1000 TL tr> 22 BANDIRMA KUZEY KAFKAS KÜLTÜR DERNEĞİ 1000 TL tr> 23 NAİM SARIGÜL 1000 TL tr> 24 TURAN AKIN 150 TL tr> 25 HAŞİM POLAT 100 TL tr> 26 ATİLLA MUTLU ALKIŞ 100 TL tr> 27 MELİKE MERYEM ATLAY           125 TL tr> 28 LEVENT KAPLAN 20 TL tr> 29 İLYAS ÇELİK 200 TL tr> 30 KAHRAMANMARAŞ KAFKAS KÜLTÜR DERNEĞİ 1000 TL tr> 31 KAYSERİ KAFKAS DERNEĞİ 1000 TL tr> 32 ATAY  CEYİŞAKAR 1000 TL tr> 33 MUZAFFER DİNÇER 100 TL tr> 34 SAKARYA KAFKAS KÜLTÜR DERNEĞİ 1000 TL tr> 35 ABHAZYA ÇALIŞMA GRUBU 1000 TL tr> 36 HAYAL DEMİROLUK 1000 TL tr> 37 BALIKESİR ÇERKES KÜLTÜR DERNEĞİ 1000 TL tr> 38 HAMİT CEVAT BAGE 250 TL tr> 39 FİLİZ ÇELİK 100 TL tr> 40 ARZU ÖZCAN 100 TL tr> 41 NAHİT SERBES 500 TL tr> 42 HARUN CANBERK AYDEMİR-ÖZLEM AYDEMİR-PERİT JAN AYDEMİR 150 TL tr> 43 YILDIZ ŞEKERCİ 100 TL tr> 44 HASAN SEYMEN 500 TL tr> 45 BESLAN ÖZDEN-DOĞAN ÖZDEN 2000 TL tr> 46 ŞAMİL JANE 2500 TL tr> 47 HASBİ YILMAZ 250 TL tr> 48 BOLU KAFKAS DERNEĞİ 550 TL tr> 49 YİNAY ALPSOY 500 TL tr> 50 UFUK ÇAPAR 250 TL tr> 51 MEKSEN YAĞMUR 250 TL tr> 52 JANSET ZOR 1000 TL tr> tbody> table>  nanKaffed

Kocatepe Camii’nde Mevlid-i Şerif

21 Mayıs 1864 Büyük Çerkes Sürgününde kaybettiğimiz kardeşlerimizi düzenlediğimiz Mevlid-i Şerif programıyla anıyoruz. Tüm Ankaralıları bekliyoruz. nanKaffed

24 Mayıs’ta Sürgün Anıtı’ndayız

21 Mayıs... Çerkeslerin 1864'de uğradığı soykırım ve sürgününün yıl dönümü. Tarihin en eski dönemlerinden beri yaşadıkları anayurtları Kafkasya’da eşsiz bir dil ve kültür geliştiren Çerkesler yüzyıllarca süren onurlu bir direnişe rağmen, büyük devletlerin ve Çarlık Rusyası’nın kolonyalist politikaları ve stratejik hedefleri doğrultusunda soykırıma uğradı ve Anayurtlarından koparıldı. Tüm baskılara, dağılmışlığa, acılara karşın Çerkesler varlıklarını ve kimliklerini koruyor, yaşatıyorlar. Bu nedenle 21 Mayıs’lar, Çerkes halkının yaşama direncinin ifadesidir. Direniştir, başkaldırıdır, diriliştir. Tüm zalimlere inat, Çerkesya'nın yeniden var olma mücadelesidir. 21 Mayıs’lar, halkımızın belleğine kazınan tüm bu acıları, savaşları insanlık dışı uygulamaları dünyaya haykırmak istediğimiz gündür. 21 Mayıs’lar dün, bugün, yarın perspektifinde ulusal-kültürel kimliğimizi yaşama ve yaşatma isteği ile geleceğe ışık tuttuğumuz günlerdir. Bu inanç ve kararlılıkla haklı taleplerimizi haykırmak, soykırımda ve sürgün yollarında kaybettiklerimizi anmak için 24 Mayıs 2014 Cumartesi günü Karta/İstanbul'da, Sürgün Anıtı önünde buluşuyoruz.p> Soykırım ve sürgünün acısını yüreğinde hisseden tüm Çerkesleri ve Çerkes dostlarını bu anlamlı günde beraber olmaya çağırıyoruz. KAFKAS DERNEKLERİ FEDERASYONUnanKaffed

150. Yıl Etkinlikleri

Çerkes Soykırımı ve Sürgünü'nün 150. Yıldönümü tüm Türkiye'de düzenlenen etkinliklerle anılıyor, Çerkeslerin haklı talepleri dile getiriliyor. Halkımızın tarihte uğramış olduğu haksızlıkların acısını paylaşan tüm Çerkesleri ve Çerkes dostalarını bu etkinliklere katılarak destek vermeye davet ediyoruz. Sizin de katılabileceğiniz bir etkinlik mutlaka vardır. Unutmayın, sizsiz bir kişi eksiliğiz. Son güncelleme: 15 Mayıs 2014, 09:30 Kafkas Dernekleri Federasyonu 150. Yıl Slogan Yarışması Son başvuru: 21 Mayıs 2014 Başvuru: http://www.kaffed.org Ankara Çerkes Derneği Uluslararası Kısa Film Yarışması: Çerkeslerin Dünü, Bugünü ve Yarını Son başvuru: 21 Eylül 2014 Bilgi için: www.cerkeskisafilm.org, www.cerkes.org.tr Ankara Çerkes Derneği Sokak Tiyatrosu - 1864: Son Dans Tarih: 18 Mayıs 2014 Pazar, saat 18:00 Yer: Karanfil Sokak, Kızılay, Ankara AKA-DER Kızılay Şubesi Söyleşi: Çerkes Soykırımı ve 21 Mayıs Konuşmacı: Erdoğan Boz Tarih: 14 Mayıs 2014 Çarşamba, saat 19:00 Yer: Aka-Der Kültür Merkezi, Meliha Eldem Sok. No: 68/16 Kızılay, Ankara Kafkas Dernekleri Federasyonu Sivil Sesler Festivali Tarih: 15-16 Mayıs 2014 Yer: ODTÜ Mezunlar Derneği Vişnelik Tesisleri, Ankara Kafkas Dernekleri Federasyonu Basın Toplantısı Tarih: 16 Mayıs 2014 Cuma, saat 11:00 Yer: Kafkas Dernekleri Federasyonu, Beştepe, Ankara Eskişehir KKKDD Basın Toplantısı Tarih: 17 Mayıs 2014 Cumartesi, saat 11:00 Yer:  Kafkas Kültür Evi, Eskişehir Ankara Çerkes Derneği Kadınlar Komisyonu 150. Yıl Anısına El Sanatları Sergisi Tarih: 17-20 Mayıs 2014 (Açılış: 17 Mayıs 2014 Cumartesi, saat 14:00) Yer: Ulucanlar Yarı Açık Cezaevi Sergi Salonu, Şükriye Mah. Ulucanlar Cad. No: 63, Ankara Kafkas Dernekleri Federasyonu Konferans: Çerkes Sürgünü: Dün, Bugün, Yarın Konuşmacılar: Dr. Cahit Aslan, Prof. Wulf Köpke, Fehim Taştekin, Zeki Kartal Tarih: 17 Mayıs 2014 Cumartesi, saat 15:30 Yer: Tepav Konferans Salonu, Söğütözü, Ankara Reyhanlı Çerkes Derneği – Adığe Khase Soykırım ve Sürgünün 150. Yılı Etkinliği Tarih: 18 Mayıs 2014 Pazar, saat 15:00 Yer: Yenişehir mah. C. tesi pazarı meydanı, Reyhanlı İnegöl Çerkes Adığe Kültür Derneği Basın Açıklaması Tarih: 18 Mayıs 2014 Pazar, saat 17:00 Yer: İnegöl Eskişehir KKKDD Fotoğraf Sergisi: Sürgünde 150 Yıl Tarih: 19-25 Mayıs 2014 (Açılış: 19 Mayıs Pazartesi, saat: 17:00) Yer:  Kurşunlu Külliyesi, Eskişehir Kafkas Dernekleri Federasyonu Çerkes Soykırımı ve Sürgünü'nde Hayatını Kaybedenler için Dua ve Mevlit Okunması Tarih: 21 Mayıs 2014 Çarşamba, Öğle namazını müteakip Yer: Kocatepe Camii, Ankara Kayseri Kafkas Derneği Gazeteciler Cemiyeti Başkanı ziyaret Tarih: 21 Mayıs 2014 Çarşamba, saat 11:00 Kayseri Kafkas Derneği Mevlidi Şerif Tarih: 21 Mayıs 2014 Çarşamba, saat 12:00 Yer: Kayseri Hunat Camii Mersin Kafkas Kültür Ve Yard.Derneği Çerkes Soykırımı ve Sürgünü Anma Tarih: 21 Mayıs 2014 Çarşamba, saat 19:00 Yer: Mersin Sahili Barış Meydanı Eskişehir KKKDD Çerkes Soykırımı ve Sürgünü Anma Yürüyüşü Tarih: 21 Mayıs 2014 Çarşamba, saat 16:00 Yer:  Eskişehir Kuzey Kafkasya Kültür ve Dayanışma Derneği önü, Eskişehir Eskişehir KKKDD Sempozyum: 150. Yılında Çerkes Sürgünü Tarih: 21 Mayıs 2014 Cumartesi, saat 19:30 Yer:  Kurşunlu Külliyesi, Eskişehir Ankara Çerkes Derneği 21 Mayıs'ta Rusya Büyükelçiliği önünde Adalet için Haykıracağız! Tarih: 21 Mayıs 2014 Çarşamba, saat 17:00 Yer: Rusya Federasyonu Büyükelçiliği önü, Ankara Kayseri Kafkas Derneği Meşaleli Yürüyüş ve Anma Etkinliği Tarih: 21 Mayıs 2014 Çarşamba, saat 19:30 Yer: Doğum Evi önü park ve Kadir Has Kültür ve Sanat Merkezi, Kayseri Yalova Çerkes Birliği Kültür ve Yardımlaşma Derneği 21 Mayıs Yürüyüşü ve Anma Etkinliği Tarih: 21 Mayıs 2014 Çarşamba, saat 18:30 Yer: Yalova İskele Meydanı, Yalova Samsun Çerkes Derneği Basın Açıklaması ve Anma Etkinliği Tarih: 21 Mayıs 2014 Çarşamba, saat 18:00 Yer: Konak Sineması önü, Samsun Samsun Çerkes Derneği Kelime-i Tevhid ve Kuran-ı Kerim Okunması Tarih: 21 Mayıs 2014 Çarşamba, Akşam namazına müteakip Yer: Site Camii, Samsun İzmir Çerkes Kültür Derneği Basın Açıklaması ve Anma Töreni Tarih: 21 Mayıs 2014 Çarşamba, saat 19:00 Yer: Barış Meydanı, İzmir Bursa Çerkes Kültür Derneği Çerkes Soykırımı ve Sürgünü Yürüyüşü ve Anma Töreni Tarih: 21 Mayıs 2014 Çarşamba Yer: Bursa Tokat Çerkes Derneği Çerkes Soykırımı ve Sürgünü  Anma Töreni Tarih: 21 Mayıs 2014 Çarşamba Yer: Tokat Tokat Çerkes Derneği Mevlid Okunması Tarih: 21 Mayıs 2014 Çarşamba (Akşam namazından sonra) Yer: Şehitler Camii, Tokat Kafkas Dernekleri Federasyonu Fotoğraf Sergisi: Çerkes Sürgünü'nün 150. Yıl Dönümünde Büyülü Anavatan Kafkasya'ya Bir Bakış: Kabardey-Balkar ve Çerkesler Sanatçı: Serina Haratoka Tara Tarih: 23-29 Mayıs 2014 Yer: Feriye Lokantası, Hamdi Saver Salonu, Ortaköy, İstanbul Kafkas Dernekleri Federasyonu Fotoğraf Sergileri: "Karşı Kıyı: Abhazya" ve "Büyük Çerkes Sürgünü" Sanatçı: Seçkin Yılmaz Tarih: 24 Mayıs 2014 Yer: Çerkes Sürgünü Anıtı, Kartal Sahil Yolu, Kartal/İstanbul Eskişehir KKKDD Mevlit Tarih: 24 Mayıs 2014 Pazar,  saat 15:30 Yer:  Çarşı Camii, Eskişehir  p> Kafkas Dernekleri Federasyonu Çerkes Soykırımı ve Sürgünü Anma Etkinliği Tarih: 24 Mayıs 2014 Cumartesi, saat 19:00 Yer: Sürgün Anıtı, Kartal, İstanbul  p> div>nanKaffed

Soma’lı Kardeşlerimizin Acılarını Paylaşıyoruz

Manisa'nın Soma ilçesinde dün yaşanan maden kazasında bazı madenci kardeşlerimiz yaşamını yitirmiş ve bir grup madencimiz de hala yer altında mahsur durumdadır. Yerin karanlık dehlizlerinde söküp aldıkları kara kömürle hayatımızı aydınlatan madenci kardeşlerimizden yaşamını yitirenlere Allah'tan rahmet, ailelerine başsağlığı, yaralanan madencilere acil şifalar dileriz. Göçük altında kurtarılmayı bekleyen madencilerimizden sevindirici haberlerin gelmesini yürekten temenni ederiz.p> Kafkas Dernekleri Federasyonup>  nanKaffed