Vefat ve Başsağlığı – Kenan Şara

Samsun Büyükşehir Belediyesi Eski Genel Sekreteri, SAMGAZ Genel Müdürü Sayın Kenan ŞARA, geçirdiği kalp krizi nedeniyle tedavi gördüğü hastanede bugün hayatını kaybetti.p> 06 Aralık Cumartesi günü göğsünde yanma ve ağrı şikayetiyle Medical Park Samsun Hastanesi’ne giden Kenan Şara’da doktorlar önce sağ tarafta tıkalı bir damar tespit etti. Doktorlar yaptıkları anjiyo ile tıkalı damarı çift stent takarak açtı. Ancak sol tarafta da bir tıkalı damar tespit edildi. Doktorların müdahalesine rağmen sol taraftaki tıkalı damar açılamadı. Yoğun bakım servisinde tedavi altında bulunan Kenan Şara, ikinci defa kalp krizi geçirdi. Acilen ameliyata alınan, yapılan by-pass sonucu 4 damarı değişen Kenan Şara, bu sabah 09.30 sıralarında hayatını kaybetti. Samsun Büyükşehir Belediyesi eski Genel Sekreterimiz, SAMGAZ Genel Müdürü Sayın Kenan ŞARA'nın cenazesi, bugün Alaçam Sarılık Köyü Caminde kılınacak Cuma namazına müteakip defnedilecektir. Merhuma Allah'tan rahmet, ailesine ve yakınlarına sabırlar dileriz.  Kafkas Dernekleri FederasyonunanKaffed

Azerbaycan-Gürcistan ve Türkiye Üçlü Zirvesine İlişkin Açıklama

Azerbaycan-Gürcistan ve Türkiye Dışişleri Bakanları Üçlü Zirvesi Dördüncü Toplantısı, 10 Aralık'ta Kars’ta düzenlendi. Zirveye katılan Dışişleri Bakanları zirve sonrası ortak basın toplantısı düzenledi. Toplantıda "10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü" dolayısıyla değerlendirme yapan Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, insan haklarının korunmasının, Türk dış politikasının ana prensiplerinden biri olduğunu vurgulamasına karşın, aynı açıklamasında Gürcistan'ın toprak bütünlüğünü desteklediklerini belirtti. Gürcistan Dışişleri Bakanı Beruçaşvili'de Abhazya ve Rusya arasında geçen ay imzalanan işbirliği anlaşmasının "Gürcistan'ın toprak bütünlüğüne karşı atılmış bir adım" olduğunu iddia etti. Dışişleri Bakanımız Sayın Çavuşoğlu'nun yaptığı açıklama tüm toplumumuzda büyük bir üzüntü ile karşılanmıştır. İnsan haklarına saygılı tüm vatandaşlarımız gibi, Kuzey Kafkas diasporası da Türkiye'nin dış politikasının ana prensiplerinden birinin insan haklarının korunması olması gerektiğine inanmaktadır. En temel insan haklarından biri yaşama hakkıdır. Gürcistan yönetimi, 1992-93'de Abhazya ve Güney Osetya'yı işgal girişiminde gösterdiği gibi Abhaz ve Güney Oset halklarının yaşam haklarını hiçe saymış, Abhaz ve Güney Oset halklarına yönelik olarak sürekli baskı ve yıldırma politikası izlemiş, eline geçen ilk fırsatta saldırgan tutumunu tekrarlayacağını 2008'de tekrar kanıtlamış, Abhazya ve Güney Osetya ile saldırmazlık anlaşması imzalamayı reddederek bu amacının hala devam ettiğini göstermiştir. Abhaz ve Oset halkları, diğer Kafkas halkları gibi tarih boyunca bağımsız yaşamışlar, ülkelerine işgal etmek isteyen istilacılara karşı her zaman direnmişlerdir. 1917'de Sovyetler Birliği'nin kurulmasından sonra Abhazya, Gürcistan ile eşit statüde bir birlik anlaşması imzalamış, fakat Stalin döneminde Abhazya'nın statüsü değiştirilerek Gürcistan içerisinde "özerk cumhuriyet" haline getirilmiş, Oset halkı da ikiye ayrılarak Güney Osetya Gürcistan'a bağlanmıştır. Bu dönemde Abhazya ve Güney Osetya'da acımasız bir inkar, asimilasyon ve Gürcüleştirme politikası uygulanmıştır. Sovyetler Birliği'nin dağılma sürecinde Abhaz ve Güney Oset halkları, kendi kaderini tayin hakkını tıpkı Gürcü halkı gibi bağımsızlık yönünde kullanmışlardır. Abhazya ve Güney Osetya bugüne kadar her türlü baskıya, engele ve izolasyona karşın bağımsızlıklarını titizlikle korumuşlardır. Kafkasya'da barış ve istikrar, ancak halkların haklarının tanınması ile gerçekleştirilebilir. Bölgedeki huzursuzluk ve çatışmaları varlık nedeni olarak gören ve ancak bu sayede dış yardım alabilen Gürcistan, saldırgan emellerinden vazgeçmedikçe bölgede barış ve istikrarın tesisi mümkün olmayacaktır. Başta Türkiye Cumhuriyeti olmak üzere Kafkasya’da barış ve istikrarın gelişmesini isteyen tüm devletleri Abhazya ve Güney Osetya’nın bağımsızlığını tanımaya ve Gürcistan'ı saldırgan tutumunu sürdürmeye teşvik eden açıklamalardan kaçınmaya davet ediyoruz. Dışişleri Bakanlığımızı insan haklarının korunmasını dış politikanın temel prensiplerinden biri olarak benimsemesini ve bu doğrultuda Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının temel haklarından olan seyahat ve akrabaları ile görüşme hakkını güvence altına almak üzere Abhazya'ya yönelik her türlü seyahat ve ulaşım kısıtlamasının bir an önce kaldırılmasını talep ediyoruz. Kafkas Dernekleri Federasyonu yönetim KurulunanKaffed

10 Aralık: İnsan Hakları Günü

10 Aralık: İnsan Hakları Günü. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, insanlığın gelişiminde önemli bir dönüm noktası olan İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'ne dikkati çekmek ve insan haklarının yaygınlaşmasını sağlamak için 1950'de 10 Aralık'ı İnsan Hakları Günü olarak ilan etti.p> 2014'de İnsan Hakları Günü'nün sloganı "İnsan Hakları 365". Bu slogan, insan haklarına her gün saygı gösterilmesi gerekliliğini, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'nde tanımlanan hakların herkes için, her zaman ve her yerde geçerli olduğunu, bu hakların insanlığın vazgeçilemez ortak değerleri olduğunu vurguluyor. İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi dünyada en çok dile çevrilen metin olma özelliğini taşıyor (10 Aralık 2014 tarihi itibariyle 439 dil). Beyanname ilk kez 27-29 Eyllül 2013'de Kaffed tarafından düzenlenen İkinci Uluslararası Adıge Dili Konferansı vesilesiyle Adıgeceye (Batı ve Doğu lehçeleri) çevrildi. Sn. Fahri Huvaj tarafından Adıgeceye kazandırılan beyanname, Kaffed'in başvurusu üzerine Birleşmiş Milletler'de diğer dillerdeki beyannameler arasında yerini aldı.p> İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'nde tanımlanan tüm hakların tüm halklar için gerçekleştirilmesini diliyoruz.p> İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'ni aşağıdaki bağlantılardan temin edebilirsiniz: Abhazca, Adıgeyce, Kabardeyce, Türkçep>nanKaffed

Azerbaycan-Gürcistan ve Türkiye Üçlü Zirvesine İlişkin Açıklama

Azerbaycan-Gürcistan ve Türkiye Dışişleri Bakanları Üçlü Zirvesi Dördüncü Toplantısı, 10 Aralık'ta Kars’ta düzenlendi. Zirveye katılan Dışişleri Bakanları zirve sonrası ortak basın toplantısı düzenledi. Toplantıda "10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü" dolayısıyla değerlendirme yapan Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, insan haklarının korunmasının, Türk dış politikasının ana prensiplerinden biri olduğunu vurgulamasına karşın, aynı açıklamasında Gürcistan'ın toprak bütünlüğünü desteklediklerini belirtti. Gürcistan Dışişleri Bakanı Beruçaşvili'de Abhazya ve Rusya arasında geçen ay imzalanan işbirliği anlaşmasının "Gürcistan'ın toprak bütünlüğüne karşı atılmış bir adım" olduğunu iddia etti. Dışişleri Bakanımız Sayın Çavuşoğlu'nun yaptığı açıklama tüm toplumumuzda büyük bir üzüntü ile karşılanmıştır. İnsan haklarına saygılı tüm vatandaşlarımız gibi, Kuzey Kafkas diasporası da Türkiye'nin dış politikasının ana prensiplerinden birinin insan haklarının korunması olması gerektiğine inanmaktadır. En temel insan haklarından biri yaşama hakkıdır. Gürcistan yönetimi, 1992-93'de Abhazya ve Güney Osetya'yı işgal girişiminde gösterdiği gibi Abhaz ve Güney Oset halklarının yaşam haklarını hiçe saymış, Abhaz ve Güney Oset halklarına yönelik olarak sürekli baskı ve yıldırma politikası izlemiş, eline geçen ilk fırsatta saldırgan tutumunu tekrarlayacağını 2008'de tekrar kanıtlamış, Abhazya ve Güney Osetya ile saldırmazlık anlaşması imzalamayı reddederek bu amacının hala devam ettiğini göstermiştir. Abhaz ve Oset halkları, diğer Kafkas halkları gibi tarih boyunca bağımsız yaşamışlar, ülkelerine işgal etmek isteyen istilacılara karşı her zaman direnmişlerdir. 1917'de Sovyetler Birliği'nin kurulmasından sonra Abhazya, Gürcistan ile eşit statüde bir birlik anlaşması imzalamış, fakat Stalin döneminde Abhazya'nın statüsü değiştirilerek Gürcistan içerisinde "özerk cumhuriyet" haline getirilmiş, Oset halkı da ikiye ayrılarak Güney Osetya Gürcistan'a bağlanmıştır. Bu dönemde Abhazya ve Güney Osetya'da acımasız bir inkar, asimilasyon ve Gürcüleştirme politikası uygulanmıştır. Sovyetler Birliği'nin dağılma sürecinde Abhaz ve Güney Oset halkları, kendi kaderini tayin hakkını tıpkı Gürcü halkı gibi bağımsızlık yönünde kullanmışlardır. Abhazya ve Güney Osetya bugüne kadar her türlü baskıya, engele ve izolasyona karşın bağımsızlıklarını titizlikle korumuşlardır. Kafkasya'da barış ve istikrar, ancak halkların haklarının tanınması ile gerçekleştirilebilir. Bölgedeki huzursuzluk ve çatışmaları varlık nedeni olarak gören ve ancak bu sayede dış yardım alabilen Gürcistan, saldırgan emellerinden vazgeçmedikçe bölgede barış ve istikrarın tesisi mümkün olmayacaktır. Başta Türkiye Cumhuriyeti olmak üzere Kafkasya’da barış ve istikrarın gelişmesini isteyen tüm devletleri Abhazya ve Güney Osetya’nın bağımsızlığını tanımaya ve Gürcistan'ı saldırgan tutumunu sürdürmeye teşvik eden açıklamalardan kaçınmaya davet ediyoruz. Dışişleri Bakanlığımızı insan haklarının korunmasını dış politikanın temel prensiplerinden biri olarak benimsemesini ve bu doğrultuda Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının temel haklarından olan seyahat ve akrabaları ile görüşme hakkını güvence altına almak üzere Abhazya'ya yönelik her türlü seyahat ve ulaşım kısıtlamasının bir an önce kaldırılmasını talep ediyoruz. Kafkas Dernekleri Federasyonu yönetim KurulunanKaffed

150. Yılda Çerkesler, Güncel ve Gelecek: Program

150. Yılda Çerkesler, Güncel ve Gelecekspan> Kaffed İnsan Hakları Etkinliğip> 13-14 Aralık 2014 Türk İş Konferans Salonu Bayındır Sok. No 10, Kızılay, Ankarap> PROGRAMspan> [Son güncelleme: 11 Aralık 2014, 22:00]p> 13 ARALIK 2014 CUMARTESİ 09:00-09:30    Kayıtlar 09:30-10:00    Açılış konuşmaları 10:00-11:45    Siyaset, Çoğulculuk ve Çerkesler Oturum Başkanı: Vacit Kadıoğlu Prof.Dr. Tülay Bakır (Samsun Milletvekili, Ak Parti) Engin Özkoç (Sakarya Milletvekili, CHP) Reşat Doğru (Tokat Milletvekili, MHP) Kemal Aktaş (Van Milletvekili, HDP) 11:45-12:00    Çay Arası 12:00-13:00    Kültür, Kimlik Politikaları ve Çerkesler Oturum Başkanı: Filiz Çelik Neoliberal Küresel Düzlemde Çerkesler ve Siyasallaşma Deneyimleri Prof.Dr. Ayhan Kaya (İstanbul Bilgi Üniversitesi) Çerkesler ve Demokratik Kimlik Politikaları Prof.Dr. Sevda Alankuş (Kadir Has Üniversitesi) 13:00-14:00    Öğle Yemeği 14:00-16:00    Demokratik Hak Mücadelesi Pratiği ve Çerkesler Oturum Başkanı: Ömer Atalar Av. Öztürk Türkdoğan (İnsan Hakları Derneği Genel Başkanı) Av. Haşim Savaş (Mazlum Der MYK Üyesi) Dr. Metin Bakkalcı (İnsan Hakları Vakfı Genel Sekreteri) Prof.Dr. Baskın Oran 16:00-16:30    Çay Arası 16:30-18:00    Uluslararası Gelişmeler, Kafkasya ve Çerkesler Oturum Başkanı: Erol Taymaz Ukrayna Krizi Sonrasında Rusya'nın Kafkasya Politikası Prof.Dr. Oktay F. Tanrısever (ODTÜ) Orta Doğu'daki Gelişmeler, Türkiye ve Çerkesler Hasan Kanbolat (Ankara Politikalar Merkezi) Uluslararası Gelişmeler Işığında Kafkasya ve Çerkesler Prof.Dr. Mitat Çelikpala (Kadir Has Üniversitesi)  p> 14 ARALIK 2014 PAZAR 09:00-09:30    Kayıtlar 09:30-10:45    1. Oturum Oturum Başkanı: Atilla Mutlu Alkış Abhazya ve Diaspora Necdet Akoğlu (Abhaz Dernekleri Federasyonu) 150.Yılda Çerkesler, Güncel ve Gelecek Sönmez Can (Birleşik Kafkas Konseyi Derneği) Geçmişimizle Hesaplaşmalı, Geleceğimizle Barışmalıyız... Hatko Schamis (Çerkesya Yurtseverleri) Tarihsel Sürece, Bugüne ve Geleceğe Dair Tespit ve Öneriler Demokratik Çerkes Hareketi Temsilcisi 10:45-11:00    Çay Arası 11:00-12:30    2. Oturum Oturum Başkanı: Doğan Özden Düzce Üniversitesi'nde Çerkes Dili ve Edebiyatı Bölümü Açılma Süreci ve Öneriler Y.Doç.Dr. Fehmi Altın Adana Kafkas Anaokulu: Türkiye Diasporasında ilk Anaokulu Projesi Psımıth İsa Elagöz Anadil Eğitimi: Güncel ve Gelecek Nasıl Olmalı? Haguare Ertan Koyuncu Seçmeli Adigece Dersi ve Yaşanılan Sorunlar Dijan Toğan Sürücü Dil, Kültür ve Toplum İlişkisi Yemuz Bayazıt Tarakçı 12:30-13:30    Öğle Yemeği 13:30-15:15    3. Oturum Oturum Başkanı: Melike M. Atlay Sanaldan Gerçeğe, Hamasetten Eyleme… Sezai Babakuş Anayurda Dönüş Çalışmaları ve Tij İlkay Dönüş Yolu Projesi Miraç Dug Geri Dönüş ve Abhazya Adnan Özveri Suriye - Ortadoğu Savaşı ve Çerkesler Uğur Pihava Vatanı Yeniden Haketmek Vezir Savrum Sürgünün 150. Yılında Anavatan ve Diaspora İlişkileri Ergün Yıldız 15:15-15:30    Çay Arası 15:30-17:00    4. Oturum Oturum Başkanı: Mesut Akman Yeniden Yapılanma Üzerine C. Murat Canlı İttifaklar Siyaseti ve Örgütlenme Üzerine Filiz Çelik Çerkesler Uluslararası Bir Baskı Grubu Yaratabilir mi? Y.Doç.Dr. İsmail Güneş Birlikte Varız ve Birlikte Var Olacağız Av. Muharrem Saran Denge ve Denetleme Ağı ve Yeni Anayasa Çalışmaları Av. Hasan Seymen (Denge ve Denetleme Ağı Sözcüsü) 17:00-18:30    5. Oturum Oturum Başkanı: Mustafa A. Özbek Anavatan ve Türkiye Diasporasının Temel Sorunu; Aynı Zamanda Kimlik Sorunudur Mansur Balcı Aynı Gökyüzü Altında Benzer “Kaderi” Paylaştıklarımızla Omuzlarımız Birbirine Değmeli Yaşar Güven Seçimler, Türkiye'nin Sınır İçinde ve Sınır Dışındaki Politikaları ve Çerkes Halkının Konumu İnci Hekimoğlu Çok Örgüt Çok İş Midir!? Her Şeyi Yalnız Biz Mi Biliriz!? K'eref Yalçın Karadaş Demokratikleşme ve Medya Çalışmaları Fırat Kozok   Gençlik Örgütlenmesi Emre Turhan  p> Not: Güncel program için lütfen bu sayfayı takip ediniz. Tebliğlerin özetleri ve/veya tam metinleri konferanstan sonra bu sayfada yayımlanacaktır.p> Web: www.kaffed.org e-posta: info@kaffed.org Tel: (312) 222 8589  nanKaffed

“Kurtuluş Savaşı’nda Çerkeslerin Rolü ” Konferansı

Kafkas Araştırma Kültür Dayanışma Vakfı (KAF-DAV) Başkanı Muhittin Ünal, Kurtuluş Savaşı'nda Çerkeslerin rolünün büyük olduğunu belirterek, "Bağımsızlık savaşımıza Çerkeslerin katkısının çok yönlü olmuştur" dedi. Düzce Üniversitesi (DÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Çerkez Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı tarafından Cumhuriyet Konferans Salonu'nda düzenlenen " Kurtuluş Savaşında Çerkezlerin Rolü" konulu konferansta konuşan Ünal, temel amacının Kafkas tarihi ve kültürü konusunda araştırmalar ve yayınlar yaparak, eğitsel ve kültürel alanlarda hizmet etmek olduğunu söyledi. Çerkes köylerini tek tek dolaştığını ve kültürel anlamda uzun yıllarca çalışmalar yaptığını belirten Ünal, "Bağımsızlık savaşımıza Çerkeslerin katkısının çok yönlü olmuştur. Kafkasya'dan 1473 yılından itibaren başlayan göçler kademeler halinde uzun yıllar devam etti" ifadesini kullandı. Ünal, Osmanlı ordusuna gerilla taktikleriyle savaşacak 80 Çerkesin talep edildiğini kaydederek, "Çerkesler gelenek açısından İslam ile uyumlu bir toplumdur. Osmanlı Devleti çerkes toplumunu her zaman benimsemiştir. Bu topraklara yerleşen Çerkesler kültürlerini de bu topraklara getirmiş ve kabul görmüşlerdir" diye konuştu. Adige Devlet Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Rashid Khunagov ise Türkiye'de bulunan Çerkeslerin buradaki kültürle kaynaştığını gözlemlediğini vurgulayarak, "Üniversiteler olarak beraber daha çok çalışarak ve bunu bilimsel olarak topluma yansıtarak bu tür çalışmaların devam etmesini diliyorum. Üniversiteler aile olarak çalıştıkları müddetçe birlikte büyüyecekler" değerlendirmesinde bulundu. Konferans, Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İlhan Genç'in, Muhittin Ünal'a plaket vermesiyle sona erdi. Kaynak: TRTp>nanKaffed

Suriyeli Müzik Dahisi Türk Vatandaşı Oldu

Suriye'deki iç savaştan kaçıp Türkiye'ye sığındıktan sonra ailesiyle birlikte Bursa’ya gelen ve aldığı kısa süreli eğitimle 'müzik dehası' olduğu ortaya çıkan 16 yaşındaki Tambi Asaad, Türk vatandaşı oldu.p> Vatandaşlıkla birlikte Cimuk soyadını alan Tambi’ye haberi, dün saat 22.00’de telefonla arayan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan verdi. Vatandaşlık haberi ile birlikte Bursa’da hızlı bir trafik yaşandı. Gece nüfus ve pasaport şubeleri açıldı. Nüfus cüzdanını saat 01.00’de alan Tambi, pasaport başvurusunun ardından Ankara’ya hareket etti. Tambi, yeni pasaportuyla bugün Rusya’nın St Petersburg kentine giderek Türkiye adına yarışmaya katılacak. 9 Aralık 2014 Onun için gece nüfus müdürlüğü açıldıp> Suriye’nin başkenti Şam’da yaşayan Tambi Asaad, 2 yıl önce ülkesindeki savaştan kaçan 4 kişilik ailesiyle birlikte Bursa’ya geldi. Kafkas gecelerinde akordeon çalan Tambi Asaad’ın müzik dehası olduğu, piyano eğitim almak için başvurduğu müzik merkezinde ortaya çıktı. Bir yıllık eğitimin ardından video görüntüsü göndererek katıldığı Rusya’daki yarışmada birincilik elde eden Tambi’yi dinleyen New York Konservatuarı Piyano Bölüm Başkanı Tamara Poddubnaya, onu 'inanılmaz bir yetenek' olarak tanımladı. Poddubnaya, Tambi’yi New York Konservatuarı’na almak istediğini, ancak uluslararası derecelere sahip olması gerektiğini söyledi. Pasaport sorunu çıktı Poddubnaya’nın önerisi doğrultusunda uluslararası yarışmalara hazırlanan Tambi Asaad, bu kez pasaport sorunuyla karşı karşıya kaldı. İki yıl önce Türkiye’ye Suriye pasaportuyla giriş yapan Tambi ve ailesi geçici oturma izni aldı ve bu izin süresi de geçtiğimiz günlerde sona erdi. Cumhurbaşkanı telefonla müjdeyi verdi Suriye Pasaportu yurt dışına çıkışta kullanılamadığı için 10- 14 Aralık tarihleri arasında yapılacak St Petersburg 2014 Samaria İliça Savşinski 6’ncı Uluslararası Müzik yarışmasına katılamayacak olan Tambi için Ak Parti Şanlıurfa Milletvekili Zeynep Karahan Uslu’nun girişimleri başladı. Yapılan girişimler sonucu Tambi’nin vatandaşlık kararı Bakanlar Kurulu’na gönderildi. Bakanlar Kurulu’nun onaylamasının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün gece saat 22.00’de Tambi’yi telefonla arayarak, vatandaşlık müjdesini verdi. Gece nüfus müdürlüğü açıldı Zeynep Karahan Uslu’nun girişimleri vatandaşlık kararının ardından da devreye girdi. Çünkü Tambi’nin Rusya’ya gitmesi gerekiyordu. Tambi’yi arayan Uslu, emniyet ve nüfus müdürlüklerinin gece açılacağını söyledi. Tambi ve devam ettiği Akademix Güzel Sanatlar Merkezi Yöneticisi Rüstem Avcı, saat 01.00'de Nüfus Müdürlüğünden TC nüfus cüzdanını aldıktan sonra, Emniyet Müdürlüğünde pasaport başvurusu yaptı. Nüfus Cüzdanını Osmangazi Nüfus Müdürü Meryem Civelek’ten alan Tambi’nin pasaportu ise Zeynep Karahan Uslu’nun danışmanı tarafından çıkarıldı. Türk vatandaşı olan Tambi, Asaad’tan vazgeçerek Cimuk soyadını aldı. Bursa’dan gece saat 03.00’te pasaportunu almak için Ankara'ya gitmek üzere yola çıkan Tambi, bugün alacağı yeni pasaportuyla önce İstanbul’a, ardından da yarın yapılacak yarışma için St Petersburg’a uçacak. 'Çok heyecanlandım' Tambi Cimuk, dün gece Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan telefonla aradığında çok heyecanlandığını belirterek şöyle dedi: "İnsanı her gün Cumhurbaşkanı aramaz. Bana 'Türk vatandaşlığını imzaladım. Tebrik ederim. Türkiye artık senin vatanın oldu. Bundan sonra çok çalışman gerekiyor' dedi. Ne diyeceğimi bilemedim. Çok mutluyum ve bundan sonra daha çok çalışarak Türkiye’ye uluslararası başarılar getireceğim." Tambi, yarışmaların ardından eğitimi Almanya ya da ABD’de sürdüreceğini, ancak Türk vatandaşı olmaktan ve Türkiye’yi temsil etmekten asla vazgeçmeyeceğini sözlerine ekledi. Akademix Güzel Sanatlar Merkezi Yöneticisi Rüstem Avcı da, Tambi’nin vatandaş olması konusunda AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Zeynep Karahan Uslu’nun büyük çaba gösterdiğini belirterek, başta Uslu olmak üzere Başbakan Ahmet Davutoğlu ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a teşekkür etti. Kaynak: T24p>nanKaffed

Adıgece Okuma Yazma Kursu Başarı ile Tamamlandı

Kafkas Dernekleri Federasyonu Adıgey Çalışma Grubu tarafından düzenlenen Adıgece okuma-yazma kursu başarıyla tamamlandı. Adıgece konuşabilen fakat okuma/yazma bilmeyenler için düzenlenen kursta Adıgecenin iki lehçesinde (Kabardeyce ve Adıgeyce) okuma/yazma eğitimi verildi. 35 kursiyerin katıldığı program,  6-7 Aralık 2014 tarihlerinde Sn. Cevdet Soycan öğretmenliğinde, Nart Turun katkıları ile Ankara Gazi Park Otel’de yapıldı.  Hafta sonu sekiz ayrı oturumda gerçekleştirilen programa katılan kursiyerlerin tamamı Kabardeyce veya Şapsığca/Abzehce konuşabildiği için iki günlük program verimli ve başarılı oldu. Kursun ilk günü Adıgece harfler ve heceler, ikinci günü ise kelimeler ve telaffuzları çalışılmış, son oturumda hocamız tarafından tahtaya yazılan  bir  "wored" tüm kursiyerler tarafından seslendirilmiştir. Sevgili hocamızın akordeonu  ile seslendirdiği şarkılarla son bulan iki günlük program amacına ulaşarak Adıgece konuşabilenler okur/yazar olarak mezun edilmiştir. Kursa katılanlar, okur/yazar olmak amacı ile  gerçekleştirilen bu  programın çok başarılı ve keyifli geçtiğini ve Adıgece okur/yazarlık açısından son derece iyi bir başlangıç olduğunu söylediler. Kursiyerler, aralarında kuracakları bir iletişim ağı ve  düzenleyecekleri okuma/yazma günleri ile çalışmalarını sürdürmeyi kararlaştırdılar. Kurs sonunda  Federasyonumuzun kursiyerlere yönelik hazırladığı anket ile programın eksik/yetersiz yanları ve bundan sonraki çalışmalar için önerileri derlendi. Çalışmanın örnek düzeyde başarılı bir şekilde tamamlanmasını sağlayan sevgili hocamız Cevdet Soycan'a, kursu düzenleyen Adıgey Çalışma Grubu'na ve tüm organizasyonu büyük bir özveri ile gerçekleştiren Sayın Yıldız Şekerci'ye teşekkür ediyoruz. nanKaffed

DÇB Yönetim Kurulu Nalçik’te Toplandı

Dünya Çerkes Birliği Yönetim Kurulu toplantısı 29 Kasım 2014 tarihinde Nalçik’te yapıldı. Toplantıya Federasyonumuzu temsilen, Genel Başkan Yaşar Aslankaya,  DÇB Başkan Yardımcısı Cihan Candemir ve DÇB YK üyeleri Doğan Özden ile Ümit Duman katıldılar. Toplantıda aşağıdaki gündem maddeleri görüşüldü: 1-Soykırım ve sürgünün 150. yılı nedeniyle anavatan ve diasporada yapılan etkinlikler görüşüldü.   2-K’ışoko Alim’in doğumunun 100. Yılı nedeniyle yapılan etkinlikler anlatıldı. 3-Suriye’deki iç savaş nedeniyle ülkeyi terk etmek zorunda kalan soydaşlarımızın durumu konusunda bilgilendirmeler yapıldı; *Suriye’de 4 köy tamamen boşaltılmış durumdadır. *DÇB bünyesinde toplanan 63.000 USD yardımın dağıtımı yapılmıştır. *Kabardey Balkar Cumhuriyeti'nde  52 aileye ev teslim edilmiştir. 20 civarında aileye daha ev temin etme çalışmaları devam etmektedir. * Adıgey Cumhuriyeti'ne yaklaşık 600 kişi gelmiştir. 22 aileye ev yardımı yapılmıştır. Bu kişiler önemli bir kısmı çalışmaya başladılar. Dernekte 60 kişiye dil dersi verilmektedir. *Karaçay Çerkesk Cumhuriyeti'ne gelen yaklaşık 100 kişinin çoğunluğu Adıgey ve Abhazya’ya gittiler. Kalan 25 kişi köylerdeki evlerde yaşamlarını sürdürmektedir. *Türkiye’de çeşitli gruplardan 2 milyona yakın Suriyeli mülteci var. Kaffed ve üye derneklerin özverili çalışmalarıyla yaklaşık 3000 Suriyeli soydaşımıza yardım edilmiştir. Kaffed’in amacı soydaşlarımızın anavatanlarına dönmelerini sağlamaktır, ancak anavatandaki olumsuzluklar onları etkilemektedir. *Rusya Devleti tarafından Ukrayna’dan gelen göçmenlerin sorunları hemen çözülmektedir ve  kontenjan gibi talepleri karşılanmaktadır. Ancak Suriye’den gelen soydaşlarımıza devlet yardımı yapılmamaktadır ve kontenjan sorunları devam etmektedir.  Bilgilendirmeler sonrasında sorunun politik olarak çözümlenmesi gerektiği vurgulandı. Bu doğrultuda Suriye temsilcileri tarafından hazırlanan ve Rusya Federasyonu Meclisi'nden (Duma) talepleri içeren mektup üzerinde görüşmeler yapıldı. Cumhuriyetlerimizin Cumhurbaşkanlarına ve Duma’ya hitaben mektupların hazırlanmasına karar verildi. 4-Adıge literatüründe alfabe sorunu görüşülerek dil konusunda tek bir alfabenin gerekliliği vurgulandı. Alfabenin tekleştirilmesi için çalışacak bir komite oluşturulmasına ve komitenin Cumhurbaşkanlarını ziyaret ederek destek istemesine karar verildi. *Bu madde görüşülürken, bir dil konferansına katılmak üzere Çerkesk’e gitmek üzere yola çıkan ve Minvodi havalimanında Rusya’ya alınmayarak geri gönderilen, Ankara Çerkes Derneği YK üyesi Erdoğan Boz’un yaşadığı giriş yasağı sorunu konuşuldu. 5-DÇB’nin mali bilançosu konusunda bilgi verildi. Üyelerden hiç aidat ödemeyenler olduğu belirtildi.  Yeni yasalara göre tüzük değişikliği yapılması gerektiğinden tüzük değişikliği komitesi oluşturulmasına karar verildi. 6-Kaffed tarafından DÇB yönetimi ile tüm bileşenlerine gönderilen mektup okundu. Mektup içeriği detaylı olarak tartışıldı. Dünyada, Rusya'da ve Çerkes toplumunda büyük değişiklikler olduğu, yeni  bir neslin geldiğini, dolayısıyla tüm kurumlarımız gibi DÇB’nin de bu değişikliklere göre yenilenmesi gerektiği vurgulandı. Yenilenme çalışmalarına ilişkin olaraküye derneklerin düşünce ve önerilerini yazılı olarak göndermesine ve bir sonraki toplantıda bu konunun kapsamlı olarak görüşülmesine karar verildi.  7-Bundan sonraki toplantıların farklı cumhuriyetlerde yapılmasına, bundan sonraki ilk toplantının Şubat sonu veya Mart başında Çerkesk’te ve bir sonraki toplantının Maykop'ta yapılmasına karar verildi. nanKaffed

Düzce Üni. Çerkes Dili ve Edebiyatı Araştırma Laboratuvarı Açıldı

Düzce Üniversitesi ile Adige Devlet Üniversitesi arasında imzalanan ikili işbirliği protokolünün ardından, Fen Edebiyat Fakültesi Çerkes Dili ve Edebiyatı Araştırma Laboratuvarı açıldı. Açılış törenine, Düzce Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Funda Sivrikaya Şerifoğlu, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Nigar Demircan Çakar, Prof. Dr. İsmail Ercan ve Prof. Dr. Öner Abidin Balbay, Adige Devlet Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Rashid Khunagov, beraberindeki heyet, Araştırma Laboratuvarının yapılması için bağışta bulunan Kabardin Tekstil San. ve Tic. A.Ş.’den, Hüsnü Orman, Mahar Orman Kum, Canberk Orman ve ailesi katıldı.   Kurdele kesilmesini takiben Çerkesçe ve Türkçe tabela çakılmasının ardından konferans salonunda açılış programı gerçekleştirildi. Programın açılış konuşmasını yapan Çerkes Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Fehmi Altın, “Çerkes kültürünün dinamiğini kadınlar oluşturuyor. Kadınlarımız baş tacımız. Burada Rektörümüzün ipi göğüslemesine çok sevindik, mutluluk duyduk. Düzce ve Türkiye’deki Çerkeslerin “Seteneğ'i (kahramanı)” diyoruz Rektörümüze.” dedi.   Detaylı bilgi için aşağıdaki linke tıklayınız. http://www.duzce.edu.tr/index.php/component/content/article/45-haber-duyuru/1613-adige-devlet-universitesi-rektorunden-universitemize-ziyaret.htmldiv>nanKaffed