Çeçen İçkerya Cumhuriyeti Fahri Konsolosu Gendergenoy Medet Önlü’nün öldürülmesi ile ilgili davada cinayetin azmettiricisi R. Ezbulatov ile tetikçiye şoförlük yapan Ö. Peltek'in duruşması 19 Eylül Çarşamba günü yapılacak. Bu duruşmada mahkemenin sanıklar hakkında karar vermesi bekleniyor. Medet Önlü'nün dostlarını ve duyarlı insanlarımızı 19 Eylül Çarşamba günü saat 14:00'de Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde (Ankara Adalet Sarayı) yapılacak olan duruşmaya bekliyoruz. nanKaffed
Konferans: Abhazya’nın 25 Yılı
Abhazya Zafer Bayramı'nın (Ayaayra) 25. Yılında Kafkasya Stratejik Araştırmalar Merkezi (Kafsam) ve Abhazya Cumhuriyeti Stratejik Araştırmalar Merkezi "Abhazya'nın 25 Yılı: Bir Değerlendirme" konulu konferans düzenliyor. 24 Eylül Pazartesi günü Kafkas Dernekleri Federasyonu Genel Merkezi'nde düzenlenecek olan konferansta Abhazya'nın son 25 yıldaki gelişmeleri ve geleceğe yönelik perspektifler tartışılacak. Konferanstan sonra Ayaayra kutlaması için Abaza ve Adige kültüründen örneklerin sunulduğu bir resepsiyon da düzenlenecek. Konferans programını okuyucularımızın bilgisine sunuyoruz: Abhazya’nın 25 Yılı: Bir Değerlendirme Ankara / 24 Eylül 2018p> 13:00-13:30 Kayıtlarp> 13:30-14:00 Açılış konuşmalarıp> 14:00-16:15 Uluslararası İlişkilerin Öznesi Olarak Abhazya Oturum başkanı: Dr. Erol Taymaz, ODTÜ Konuşmacılar Dr. Dünya Başol, Abhazya Stratejik Araştırmalar Merkezi Turan Akın, Küresel Ticaret Çözümleri Uzmanı Dr. Muhittin Tolga Özsağlam, Lefke Avrupa Üniversitesi Dr. Mitat Çelikpala, Kadir Has Üniversitesi 16:15-16:45 Çay arasıp> 16:45-18:30 Diaspora, Toplum ve Kültür Oturum başkanı: Ömer Atalar, Kafsam Konuşmacılar Elçin Başol, Abhazya Stratejik Araştırmalar Merkezi Dr. Ergün Özgür, Leibniz-Zentrum Moderner Orient Dr. Jade Cemre Erciyes, Abhazya Stratejik Araştırmalar Merkezip> Yer: Kafkas Dernekleri Federasyonu Şenyuva Mah. Meriç Sok. No: 44 Beştepe, Ankara 06400 Tel: (312) 222 8589 / 223 5159 nanKaffed
Abhazya Zafer Bayramı 25.Yıl Kutlaması
Kafkas Dernekleri Federasyonu Abhazya Zafer Bayramı'nın 25.yılı nedeniyle Federasyon merkezinde bir resepsiyon düzenliyor. 24 Eylül 2018 Pazartesi günü yapılacak olan etkinliğimize tüm halkımız davetlidir. PROGRAM Resepsiyon: Ayaayra Abhazya Zafer Bayramı 25. Yıl Kutlaması Abaza ve Adige mutfağından örnekler Müzik dinletileri Slayt gösterisi Tarih : 24 Eylül 2018 Saat :18:30-21:30 p> Yer : Kafkas Dernekleri Federasyonu Beştepe Mahallesi Meriç Sokak no:44 Yenimahalle/ ANKARA Kutlama programından önce Abhazya'nın 25 Yılı: Bir Değerlendirme konulu konferans düzenlenecektir. Konferans programı için tıklayınız.p>nanKaffed
Ğogull Çetin Öner’i Saygıyla Anıyoruz
Diaspora Çerkes edebiyatının en önemli isimlerinde Ğogull Çetin Öner'i vefatının 2. yıldönümünde saygıyla anıyoruz. Dağlara Yazılıdır ve Şu Bizim Çerkesler ile Çerkes halkını ve kültürünü tüm dünyaya tanıtan ve sevdiren Çetin Öner'in tüm eserleri, hümanizmin, tüm kültürlere ve özellikle kendi kültürüne sevginin, bilgeliğin ve estetiğin örnekleridir. Kültürüne olan sevgisini şu sözlerle tanımlar büyük usta:p> "Kafkas kökenli bir insan olmama karşın, olabildiğince nesnel olmaya çalışsam da, dünyanın dört bir yanına dağılmış Şu Bizim Çerkesler için salt bir ağıt değil, bir övgü olacaktır anlatacaklarım. Çünkü onlar buna değer. Çünkü her halk övgüye değer özellikler taşır. Tarihinden, kültüründen, geçmişinden gelen övünç kaynağı, övünç belgeleri olabilecek olaylar yaşamıştır her halk. Kafkasyalılar bunların üstüne bir de acıyı, kıyımı, sürgünleri yaşamışladır. Anayurtlarından kopartılmışlar, dünyanın dört bir yanına dağıtılmışlardır. 'Dağılmış Ekmek'lerine sahip çıkıp varlıklarını sürdürebilmek için kıyımları, kıtlıkları, ölümleri göze almışlardır. Tıpkı Yahudiler, Afrikalılar, Ermeniler, İrlandalılar, Filistinliler gibi. İşte tüm bu nedenlerle ben Kafkasyalıları 'gömmeye değil, övmeye' çalışacağım. Dünyanın merkezinin Kafkasya ve Kafkasyalılar olduğunu söyleyip Nasrettin Hoca gibi: 'İnanmıyorsanız araştırın, öğrenin, tanıyın, tanışın,' diyeceğim."p> Şiirlerinde anadil sevgisini ondan daha iyi anlatan yoktur. Anadil şiirinde tüm insalığa seslenir: "Bağışla beni Baba, Bağışla, Anayurdum! Adıge gibi yaşamıyorum ama, Artık, Adıgece düşünüyorum. Anadilimi örtün üstüme, Anadilimi örtün! Çıplağım, Üşüyorum." Artık Adıgece çıplak, artık Adıgece üşüyor... Fakat Ğogull Çetin Öner Çerkes halkının ve kültürlerin yok olmasından kaygı duyan tüm insanların kalbinde sonsuze dek yaşayacak... Unutmayacağız... KAFKAS DERNEKLERİ FEDERASYONU Çetin Öner'in hayatı ve eserleri için tıklayınız.p>nanKaffed
Vefat ve Başsağlığı / Ajund Şendoğan Kayıt
Abhazya Bağımsızlık Savaşı'nın yiğit gazisi, Hendek Kafkas Derneği eski başkanlarından değerli büyüğümüz Ajund Şendoğan Kayıt 14 Eylül 2018 günü vefat etmiştir. Abhazya'ya ve kültürümüze katkıları asla unutulmayacak olan değerli büyüğümüze Allah'tan rahmet, ailesi ve halkımıza sabır ve başsağlığı dileriz. KAFKAS DERNEKLERİ FEDERASYONUnanKaffed
Abhazya Başbakanı Gaguliya Hayatını Kaybetti
Abhazya Cumhuriyeti Başbakanı Gennady Gaguliya 8 Eylül gecesi geçirdiği trafik kazası sonucu hayatını kaybetmiştir. Abhazya Halkına üst düzey hizmetlerde bulunan Gennady Gaguliya’nın kaybından derin üzüntü duyuyoruz. Merhuma Allah'tan rahmet, ailesine ve Abhazya Halkına başsağlığı diliyoruz. Kafkas Dernekleri Federasyonu Gennday Gaguliya 4 Ocak 1948'de Lıhnı köyünde doğdu. 1972'de Belarus Politeknik Enstitüsü'nden mezun olan Gaguliya, 1977-1986 yıllarında Ritsa Gölü'nde Gıda Kombinası'nda başkan yardımcısı olarak çalıştı, 1986-1991 döneminde Gudauta bölge tüketici kooperatifi başkanı oldu. 1991'de Abhazya ÖSSC Dış Ekonomik İlişkiler Devlet Komitesi üyesi, 1992-1995 yıllarında Abhazya Başbakan Yardımcısı ve 1995-1997'de Abhazya Cumhuriyeti Başbakanı olarak görev yaptı. 1997'den itibaren Rusya Devlet Meclisi Başkan Yardımcısı olan Gaguliya 2002'de Abhazya Sanayi ve Ticaret Odası Başkanı oldu, 2002-2003 yıllarında ikinci kez Başbakanlık görevine getirildi. 2005'de tekrar Abhazya Sanayi ve Ticaret Odası Başkanı olan Gaguliya, Nisan 2018'den itibaren üçüncü kez Abhazya Cumhuriyeti Başbakanı olarak görev yapıyordu. Suriye Cumhuriyeti'ne yapılan resmi ziyaretden dönen Gaguliya, 8 Eylül gecesi Gudauta yakınlarındaki trafik kazasında hayatını kaybetti. nanKaffed
Vefat ve Başsağlığı / Guser Yaşar İsmail Baykan
Kafkas Dernekleri Federasyonu Yönetim Kurulu üyesi Sevinç Baykan Özden ile Bedriye Doğan ve Merhum Sönmez Baykan'ın babaları Guser Yaşar İsmail Baykan vefat etmiştir. Cenazesi 6 Eylül perşembe günü öğlen namazına müteakip Balıkesir merkez Orhanlı köyünde defin eedilmiştir. Merhuma Allah’tan rahmet, ailesine ve sevenlerine başsağlığı dileriz. KAFKAS DERNEKLERİ FEDERASYONUnanKaffed
Kendine Doğru Bir Yolculuk: Maykop
Küçüklüğüm; göç etttiğimiz topraklara dair anlatıları olan yaşlıları dinleyerek geçti. Kafkasya, dağları ve bereketi ile sanki masalsı Kaf Dağı gibi bir etki yaratırdı çocuk zihnimde. Kültürümüzün ve dilimizin, yaşadığımız coğrafyadan belirgin bir şekilde ayrı ve mistik bir tarafı vardı. Dedemin kendi elleriyle yaptığı büyük Adige evinde kocaman bir aile olarak, kapısı herkese açık sımsıcak yuva kıvamında bir yaşantımız vardı. Düzce depremiyle evimiz kullanılamaz hale geldikten sonra sanki bir dönem kapandı. Üniversite ve iş hayatının beni başka bir düzleme çekmesiyle tempolu bir yaşam mücadelesine giriştikten sonra kültürüm biraz daha uzaklaştı benden. Bu sırada çeşitli vesilerle çokça seyahat etme imkanı bulmuştum. Hindistana dahi gitmiştim. Son iki yıldır ise ben kimim ve bu dünyada ne işe yarıyorum gibi sorular zihnimde daha çok yer kaplamaya başladı. Pek çok farklı şeye baktıktan sonra bu kadar kimlik politikaları yapılan günümüzde kendi kimlik aidiyet sorunuma eğilmenin önemini kavradım. Ailemin büyüklerinin de katkısıyla Kaffed'in düzenlediği Maykop gezisine katılma kararı verdim. Eğer yolunuzu kaybettiyseniz size yolunuzu kökleriniz gösterebilir sanırım. Yolculukların ve gitmenin gücüne hep inanmışımdır. Her şeyi okuyabiliriz ya da izleyebiliriz lakin bir yerde bedenen bulunmak, o havayı içine çekmek, görmek, tatmak çok daha derin bir anlama imkanı sunuyor. Maykop yolculuğuna karar verdikten sonra içimde bir ferahlık oldu. Gezi günü gelip çattığında ziyadesiyle heyecanlıydım. Grubumuzdakilerle havaalanında tanıştık. henüz havaalanında Anavatan havası üzerimize oturmuş müzik yapmaya başlamıştık. Bekleme salonundaki herkesin bize eşlik etmesi yolculuğun ne kadar güzel geçeceğini haber veriyor gibiydi. Maykop‘ta bizi Adigey Cumhuriyeti Milli Eğitim Bakanlığı‘na bağlı bir rehber karşıladı. Rehberimiz Suat gittiğimiz andan dönüşümüze kadar bizi bir an yalnız bırakmadı. Ben Anavatanımda çok iyi ağırlanmış ve gözetilmiş hissettim kendimi oysa cesit çeşit şehir efsaneleri duymuştum yaşam koşullarına dair. Yaşam koşulları açısından Maykop elbette çok gelişmiş bir şehir değil ama Adıge kültürünün yarattığı karşılıklı saygı ve güvenlik duygusunu hissetmemek mümkün değildi. Her şey son derece sade olmasına rağmen fonksiyonel ve estetikti. Doğa ve kültüre şahit oldukça aidiyet anlamında ruhumda, zihnimde taşların yerine oturduğunu hissetmek sanırım parayla satın alınamayacak kadar kıymetli benim için. Özellikle yeşil bir deniz gibi görünen dağlar, atalarımın nasıl bir ekolojinin içinde yaşadığını hissettirmekle kalmıyor adeta anlatıyordu. Genel olarak hızla duygulanan biri değilim, sanırım bir araştırmacı hastalığı. Her zaman olan bitenden biraz kendimi ayırıp gözlem yapmayı tercih ederim. Lakin benim de çok duygulandığım anlar oldu. Mafehable ziyaretimiz esnasında çocukların kendi arasında Adigabze konuştuğu an, en duygulandığım andı. Kendi topraklarımda çocukların aralarında Adigabze konuşup şakalaşmalarını görmek gözlerimi doldurdu. Buna benzer duyguları Adige Xase’de çocuk tiyatrosunu izlerken de hissettim. Her ne kadar Adıgabze konuşulduğunda anlamasam da çocukların konuştugu Adıgabze bana hepsinden güzel gelmiş, onları dinlemekten büyük bir keyif almıştım. Benim ailem Adıgabzeyi bizden gizli bir şey konuşmak istediğinde tercih ettiğinden hep az biraz anlamış ama asla bir mizah ve kendini ifade dili olarak kullanmamıştım. Benim geldiğim Düzce'de çoğunluklu sadece yaşlılar kendi aralarında Adıgabze konuşurdu. Ancak ne yazık ki çocukların konuşmadığı şakalaşmadığı, oyun dili olarak kullanmadıgı bir dilin sürdürülebilirliğinin zor oldugunu görmemiz lazım. Öte yandan böyle duygulanımlar, hem hüzün hem gurur içeriyor. Dilimizin canlılıgını orada görmek çok umut verici. Yine de şunu asla unutmamak gerektiğini de fark ettim. Bir noktada eger kalpler birlikte atıyor ve ortak kültürel zemin bizi bir tornado gibi çekiyorsa dil dahi bir bariyer olmaktan çıkıyor. Adige TV'den güzel dostlarımızla “google translate” üzerinden anlaştık mesela. Saatlerce ve sabırla google translate üzerinden birbirimizle konuştuk. Her gün spontan bir şekilde buluştuk. Bu da dilin dahi bir kültürün sonu olmadıgını gösteren çok güzel anlardı. Geziyi mükemmel bir şekilde yöneten Thamatemiz Adnan Arslan kaç yaşında olursak olalım dilimizi öğrenebileceğimize dair bizi cesaretlendiren, ilham veren bir yaşam örneği. Nitekim kendisi 40 yaşından sonra hem konuşmayı hem de yazmayı öğrenmiş. Bizim grubumuz dans ve müzik konusunda ciddi bir potansiyele sahip olsa da grubumuzda Adıgabze konuşan sadece Şamil arkadaşımızdı. Kendi soydaşlarımızla çevirmenle anlaşmaya çalışmak üzücü ve yıpratıcı olsa da ziyaret ettiğimiz tüm Kurumlarda kapılarda karşılandık, en iyi şekilde ağırlandık, Masada hepimiz birbirimize bir şeyler aktarmaya çalıştık, akışta konuşamadık belki ama anlamanın idrak etmenin yollarını bir şekilde bulduk. Bir diğer duygulandıgım an müze ziyaretimiz sırasında oldu. Sanat her halkın sesidir derler ya, bana Adige olmanın ne oldugunu en iyi anlatanlardan biri de bu Adige sanatçı oldu. Adige evinin her halktan herkese günün her saatinde açık olmasını simgeleyen eserlerden, çok güçlü Adige kadınlarını anlatan tasarımlarına kadar bizim kültürümüzün dünyaya ne çok vaad ettiğini ve genlerimde ve tarihimde bu hediyelerin hazır paketler halinde bulundugunu hissetmek çok kıymetli. Bizim, cinsiyetler, yaşlar ve kültürler arasındaki ahengi ve saygıyı kapsayan son derece kıymetli bir kültürümüz olduğunu sayesinde bir kez daha idrak ettim. Babamın anlattığına göre Adigeler Anadolu’ya ilk geldiği zamanlarda diğer halklar bize “siz ne enteresan bir halksınız yaşlılarınıza resmen tapıyorsunuz” demişler. Yaşlılara duyulan saygının kaybedildiği, halklar arasında karşılık tolerasın kaybedildiği şu çağda kültürümüzün bize verdiği saygı kültürünün hem içinde yaşadığımız ülke hem de dünya için ne kadar kritik olduğunu ifade etmem gerek. Doğayla ve yaşamla daha sert bir ilişki kurmuş yaşlılarımızın deneyimlerini almadan ilerlemenin tüm dünyada çok mümkün olmadığını düşünüyorum. Kökleri derine inmeyen hiç bir ağacın dalları göğe yükselemezmiş. Öte yandan Adige kültüründe gençlere ve kadınlara daha fazla alan açılması gerektiği konusunda bir aydınlanma yaşadım. Sonuçta her kültürün temel taşıyıcısı kadınlar. Bu konuda Adige erkeklerinin ikna olmaya çok hazır olduğunu gösteren genç ve ufuk sahibi gençlerle tanıştım. Gençlerimizin önünün açılmasının sadece bulundugumuz ülkeler değil dünya için kritik bir öneme sahip oldugunu hissettim. Halklar arasında, cinsiyetler ve jenerasyonlar arasında toleransa ve saygıya dayanan kültürümle gurur duydum. Şu an dünya mirasına Adige olarak ne sunabileceğimi daha fazla idrak etmiş bulunuyorum. Grubumuzda pek çok insanın farklı anlarda duygulandığını biliyorum. Ben sadece kendi hislerimden bir kesit vermek istedim bu yazıda. Grubumuzdaki herkesin genel ruh halinden ve orada kurduğumuz tüm ilişkilerden memnunum, heybemi pek çok şeyle doldurmuş olarak döndüğümü söyleyebilirim. Birer yabancı olarak başladığımız gezimizde birbirinden kopmayacak dostlar olarak ayrıldık. En ufacık bir kargaşa yaşamadık, her şey su gibi aktı. Birbirimizi tanımasak da kültürel alt zeminimiz çok hızla sağlıklı ilişkiler kurulmasına olanak sağladı. Yardımlaşmamız, tartışmalarımız ve uyumumuz mükemmeldi. Elbette bu konuda thamatemiz Adnan Arslan‘ın çok payı var. Kendi adıma çıkardığım bir kaç sonucu yazının sonunda paylaşmak isterim. 1. Kurumlarımıza destek olmak ve diaspora anavatan arasında köprüler kurma çabalarını bir kaç iyi niyetli insana yuklememek cunku halk olmak sorumluluk gerektirir. 2. Dil öğrenmek. 3. Adige olmaya dair kültürel kodları mesleğime, insan olma çabalarıma yansıtarak kültürümün hediyelerini hem ülkemle hem de dünyayla çağdaş biçimlerde paylaşmak. Son olarak bizimle ilgilenen tum Adige yetkililerine sonsuz tesekkur ederim. Ve dünyanın heryanına dağılmış adigelere kalbi sevgilerimi göndermek isterimnanAyça Zengin
30 Ağustos Zafer Bayramı Kutlu Olsun
İşgale karşı vatan savunmasını onurlarıyla gerçekleştiren ve zafere taşıyan Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını minnetle anıyor; tüm halkımızın 30 Ağustos Zafer Bayramını kutluyoruz. KAFKAS DERNEKLERİ FEDERASYONUnanKaffed
KAFFED Aile İçi Şiddeti Tanımak ve Önlemek Konulu Panele Katıldı
Ankara Yenimahalle Belediyesi Viyana Merkezli Avrupa Siyasal ve Sosyal Araştırmalar Enstitüsü PS: EUROPE ile birlikte Ankara’da “Aile İçi Şiddeti Tanımak ve Önlemek” konulu panel düzenledi. Yenimahalle Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen panelin açılış konuşmasını Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar yaptı. Panele CHP Genel Başkan Yardımcısı Gülizar Biçer Karaca, Ankara Barosu Eski Başkanı Sema Aksoy ve CHP İstanbul Milletvekili Sera Kadıgil de konuşmacı olarak katıldı. Yenimahalle Belediyesi'nin daveti üzerine KAFFED adına Panele Genel Başkan Yardımcısı Yıldız Şekerci ve Genel Sekreter Serpil Dizdarlar katıldı. Panel’de aile içi şiddetin boyutları, devletin ve yerel yönetimlerin sorumlulukları, kadın sığınma evleri hakkında bilgi verildi. Aile içi şiddete maruz kalan ve hayata tutunan kadınlar tecrübelerini paylaştı. nanKaffed