Gündem Anadili

Ortaokullarda seçmeli anadili dersleri önündeki engelleri Milli Eğitim Bakanlığı Temel Eğitim Genel Müdürü Yaşar Koçak ile görüştük. KAFFED Genel Başkan Yardımcısı Adnan Arslan, Genel Sekreteri Serpil Yılmaz Dizdarlar ve Yönetim Kurulu Üyesi Sedat Dumrul Milli Eğitim Bakanlığı Temel Eğitim Genel Müdürü Yaşar Koçak ile bir araya geldi. Okulların pandemi sonrası yüz yüze eğitime geçmesi ile Seçmeli Anadili Eğitimi alanında yaşanan sorunlar kendisine iletildi. Yaşar Koçak, yasal bir engel olmadığı sürece Seçmeli Anadili Dersleri önünde herhangi bir engel konulamayacağını ifade etti. Bazı illerde yaşanan sorunlar Sayın Koçak’ın yapıcı yaklaşımı ile çözülürken sınıf sayısının artırılması için de derneklerimiz ve Federasyonumuz çalışmalarını sürdürecektir. Ayrıca görüşmede Düzce ve Kayseri’deki Çerkesce bölümlerinden mezun olanların öğretmen olarak atanması talebimiz de tekrar gündeme getirildi. Sayın Koçak’a sorun ve taleplerimize gösterdiği yakın ilgi ve konukseverliği için teşekkür ediyoruz.nanKaffed

KAFFED Yönetim Kurulu Toplandı

Yönetim Kurulumuz Eylül ayı ilk toplantısını gündemindeki başlıkları görüşmek üzere çevrimiçi ortamda yaptı. İlk olarak Dünya Çerkes Birliği (DÇB)’nin Kabardey Balkar Cumhuriyetinin Başkenti Nalçık’ta yapılacak Genel Kurulu’na yönelik hazırlıklar görüşüldü. DÇB Tüzüğünde istenilen değişiklikler hakkında yapılan çalışmalar YK ile paylaşıldı. Özellikle daha demokratik bir seçim sistemi için hazırlanan ve DÇB’ye de iletilen Tüzük değişikliği önerisi görüşüldü. GENÇLİK ÇALIŞTAYI 25-26 Eylül tarihlerinde Balıkesir Edremit’te yapılacak Gençlik Çalıştayı başlığı görüşüldü. Tümüyle Meşe Altı ve Nart Akademi gençleri tarafından programı oluşturulan Çalıştay hakkında Yönetim Kurulu bilgilendirildi. ADIGEY CUMHURİYETİNİN 30. YILI 25-28 Eylül 2021 tarihleri arasında Adıgey Cumhuriyeti'nin 30. Kuruluş yıldönümü için açılacak karma sergi son gündem maddesi olarak görüşüldü. Sergiye Anavatandan Lovpaçe Nurbiy Azizoviç, Abredch Goshefizh Asfarovna ile Huvaj Ramazan Dovletbiyeviç katılacaklar. strong>p> {gallery}/haber/federasyon/2021/210913_YK{/gallery}strong>p>nanKaffed

3.Gençlik Çalıştayı İçin Edremit’te Buluşuyoruz

Kafkas Dernekleri Federasyonu (KAFFED), 25-26 Eylül 2021 Cumartesi ve Pazar günlerinde Balıkesir’in Edremit İlçesinde 3. Gençlik Çalıştayı'nı düzenliyor. Çalıştay'a Federasyonumuz üyesi derneklerin gençlik komisyonlarından ve üniversitelerdeki öğrenci topluluklarımızdan (ÜNİKAF) bir kadın ve bir erkek temsilcinin katılması planlanmaktadır. Yaş sınırı maksimum 30 dur. Ulaşım ve konaklama Federasyonumuz ve üye derneklerimiz tarafından karşılanacaktır. Çalıştay’da pandemi önlemlerine azami ölçüde özen gösterilecektir. Katılımcılara maske ve dezenfektan temin edilecektir. Çalıştay’dan önce katılımcıların HES kodlarını bildirmeleri talep edilecektir. Çalıştay’da gençlerimizin toplumsal mücadelemizde ve kurumlarımızda katılımının güçlendirilmesi, üniversite ile kurumlarımız arasında etkileşimin artırılması, toplumumuza ve kurumlarımıza pandemi süreci ve sonrasına ilişkin durum değerlendirmesi ile geleceğe dönük stratejiler konusunda görüş alışverişinde bulunulacaktır.  Nart Akademi 2020-2021 dönemi katılımcılarına sertifikaları Çalıştay’da verilecektir. Gençlik Çalıştayı'na katılacak yetkili temsilcilerin iletişim bilgilerinin (ad-soyad, telefon, e-posta), Dernek veya ÜNİKAF yönetimleri tarafından 15 Eylül 2021 Çarşamba gününe kadar Federasyonumuzun info@kaffed.orgstrong> e-posta adresine bildirilmesi gerekmektedir.p> {gallery}/haber/federasyon/2021/2021_Genclik_Calistayi{/gallery}strong>p>nanKaffed

Üniversiteyi Kazanan Gençlerimizin İkinci Evi ve Ailesi Derneklerimiz

Bu yıl üniversite sınavını kazanarak farklı illerde yeni yaşamlarına başlayacak genç kardeşlerimizi ve kendilerini emek vererek bugünlere getiren ailelerini kutluyoruz. Gençlerimize eğitim hayatlarında başarılar diliyoruz.p> Tüm kardeşlerimiz ve aileleri bilmelidir ki yeni yaşamlarına başladıkları şehirlerde var olan derneklerimiz gençlerimizin ikinci yuvaları; derneklerimizin yönetici ve üyeleri ise ikinci aileleridir. İhtiyaç duyulan her konuda bir telefon kadar yakınınızdayız; aramanız yeterlidir. 1- Adana Çerkes Kültür Derneğip> Davut Akbulut               : 0542 347 86 76 2- Afşin Kafkas Derneğip> Ahmet Özcan                 : 0541 538 75 31 3- Antalya Çerkes Derneğip> Jık’e İrem İlhan              : 0542 460 18 64 Karden Kardelen Atıcı     : 0536 074 23 22 4- Aydın Kuzey Kafkas Kültür Derneğip> Nizamettin Tok             : 0505 225 03 94 5- Balıkesir Adıge- Çerkes Kültür Derneğip> Canel Zagli                    : 0532 342 36 40 İlknur Kaya                    : 0532 798 65 18 Şennur Yapıcı                 : 0538 836 29 63 6- Bandırma Kuzey Kafkas Kültür Derneğip> Aysen Eken                   : 0530 885 19 95 Orhan Demir                  : 0534 319 64 58  7- Biga Kafkas Kültür Derneğip> İrfan Odacıl                   : 0544 843 49 97 Gökhan Siren                : 0532 774 94 38 8- Bodrum Kafkas Kültür Derneğip> İsmet Seyhan                : 0555 191 90 19 9- Bozüyük Kuzey Kafkas Kültür Derneğip> Oğuz Yavuz                   : 0532 465 02 07 10- Bursa Çerkes Kültür Derneğip> Sedat Göğkuş                : 0505 467 0844 11- Çerkes Derneği/Ankara Dernekp> Sibel Pak                       :0 541 404 18 64 Setenay Akman             :0 554 357 04 37 12- Çerkes Kültür Evi Derneği/İstanbulp> Emre Sungur                 : 0506 286 46 23 Oya Çötok                     : 0533 328 33 30 13- Çorum Kafkas Derneğip> Salih Demirci                  : 0505 390 14 14 Mustafa Tümer              : 0506 787 01 60  14- Denizli Kafkas Derneğip> Emre Gülşen                  : 0506 214 52 16 15- Düzce Adige Kültür Derneğip> Çetaw Setenay Yıldız      : 0507 030 54 30 16- Eskişehir Kuzey Kafkas Kültür ve Dayanışma Derneğip> Cenk Sungur                 : 0555 292 02 47 17- Gaziantep Kafkas Derneğip> Onur  Sevim                  : 0533 498 87 22 Hüsamettin Saygılı         : 0535 359 11 81 18- Gönen Kafkas Kültür Derneğip> Sedat Kök                      : 0533 542 48 49 19- Göksun Çerkes Kültür Derneğip> Oktay Oğuz                   : 0507 355 73 49 Dilek Ören                     : 0543 318 13 27 20- Hendek Kafkas Kültür Derneğip> Kamil Şirinel                  : 0533 656 52 06 21- İnegöl Çerkes Adige Kültür Derneğip> Şevket Akej                   : 0532 340 26 44  22- İskenderun Çerkes Derneği Adığe Khasep> Burcu Kuyumcu             : 0546 576 26 86 23- İstanbul Uzunyayla Kafkas Kültür ve Yardımlaşma Derneğip> Dursun Ocak                 : 0537 734 55 97 24- İstanbul Bahçelievler Kafkas Çerkes Derneğip> Esat Baykaldı                 : 0553  247 75 25 25- İstanbul Kafkas Kültür Derneğip> Emel Özdemir                : 0532 308 96 83 Şeyma Kanbek              : 0535 309 93 22 İlknur Canbulat             : 0538 792 81 64 26- İzmir Çerkes Kültür Derneğip> Esra Güney                  : 0545 305 09 88p> 27- Kahramanmaraş Kafkas Kültür Derneğip> Bekir Sami Yavuz           : 0542 428 36 46 Mutlu Bolat                   : 0532 713 86 77 Mahmut Duman            : 0554 793 92 66 Nejat Atahan Uysal       : 0531 770 24 22 28- Karacabey Kafkas Kültür Derneğip> Metin Açıkgöz               : 0551 388 16 58 29- Karadeniz Ereğli Kafkas Kültür Derneğip> Ebru Bulut                   : 0554 951 20 84 30- Kayseri Kafkas Derneğip> Musa Taştan                   : 0553 722 80 17 Bedirhan Sönmez            : 0554 970 23 75  Kazım Kılıç                      : 0531 882 78 92 Aybars Yunus Duman      : 0553 320 60 83 Hande Asker                   : 0554 694 88 71 31- Kocaeli Kafkas Derneğip> Sevnur Kareten               : 0532 228 35 30 32- Manisa Çerkes Kültür Derneğip> Aptullah Hırçıner             : 0535 983 15 02 33- Mersin Kafkas Kültür ve Yardımlaşma Derneğip> Kadriye Çelen Baykaldı   : 0555 171 36 33 34- Mustafa Kemal Paşa Çerkes Kültür Derneğip> Hayrettin Gök                 : 0545 853 8211  35- Nazilli Kafkas Derneğip> Mahmut  Avcı                  : 0542 566 99 28 36- Reyhanlı Çerkes Derneği-Adığe Khasep> Nesij Alhas                     : 0534 033 95 44 Hüseyin Hatuk                : 0535 929 09 92 37- Sakarya Kafkas Kültür Derneğip> İbrahim Koca                  : 0532 711 68 40 38- Samsun Çerkes Derneğip> Elif Yüce                         : 0546 760 33 55 Sinan İnan                      : 0541 837 76 49 39- Silivri Kuzey Kafkas Kültür Derneği p> Can Dağaşan                  : 0505 542 64 23 40- Sivas Kuzey Kafkas Kültür Derneğip> Birsen Şentürk                : 0505 575 80 18 Neslihan Çağlar              : 0534 712 47 69 41- Soma Kafkas Kültür Derneğip> Metin Apaydın                 : 0532 734 81 81 42- Tokat Çerkes Derneğip> Buğra İnan                     : 0545 585 18 64 Ennur  Zengin                : 0553 664 54 35 43- Turhal Kafkas Kültür Derneğip> Hakan Alparslan              : 0533 723 20 00 44- Yalova Çerkes Birliği Kültür ve Yardımlaşma Derneğip> Yasin Erol                       : 0507 988 18 68  Mustafa Şenol                : 0544 918 19 98   p> nanKaffed

Bir Yazar Bir Eser : ADIYE(1) KÜLTÜRÜ – Ali Nural

“Küçümsenmeyecek sayıda bekârımız var.” “Neden mi evlilik, çünkü aile biterse çocuk biter; çocuk biterse, nüfus biter; nüfus biterse dil de biter, kültür de biter, toplum da biter!”p> “Evlilik, bu anlamda kendi toplumuna ve insanlığa bir hizmettir.” “Büyük anne ve büyükbaba, bir fazilet okulu olan ailede torunları ‘xabze’ kuralları çerçevesinde yetiştiren öğretmenlerdir.”p> 1864’te çok acı çektik. Bu acıyı sürekli hissettik, paylaştık. Bu acıya önce göç, sonra sürgün dedik, şimdilerde ise soykırım...p> İmrenilen bir kültür ile xabze ile, çayla, semaver ile geldik.p> Kültürümüzü köylerde güzel yaşattık ancak kentlere taşıyamadık.p> Birbirimize çokça takıldık; boylar birbiriyle, soylar birbiriyle, köyler birbiriyle.p> Genelde kusur aradık, olumluya pek teşekkür etmedik.p> Evlenmeyi zorlaştırdık, erteledik, bekârları çoğalttık, nüfusu azalttık.p> Problemlerle yüzleşmeyi sevmedik, görmezden geldik…p> ZORLU BİR BEYİN FIRTINASI YAŞAYACAKSINIZp> Kitaptaki düğün, evlilik, aile… konularını okurken sayfalara dalacak Ali NURAL’ın ustaca kurduğu cümlelerin derinliklerinde çok farklı duygular yaşayacaksınız.p> İfadeler, gençlere güç ve moral verirken sıcacık bir yuva kurma konusunda onları cesaretlendirecektir.p> Özenle seçilen cümleler, yetişkinleri alıp uzaklara götürecek, onlara kendisini, ailesini, geleneklerini, kültürünü… sorgulama imkânı tanıyacaktır.p> Yetişkinler, kaşenini hatırlayacak, nostaljik düğünleri tekrar yaşayacak, nefes nefese yaşanan o gençlik yıllarını yad edecek belki de ah, vah edeceklerdir.p> Öyle zannediyorum ki “Adıye Kültürü ve Bazı Analitik Öneriler” her kesimden okuru düşünmeye sevk ederken pek çok okurun da ezberini bozacaktır.p> Sevgili okur, siz, kitapla bütünleşir bütünleşmez heyecan ve coşkuyla bir solukta kitabın son sayfalarına nasıl geldiğinize şaşıracaksınız.p> Kitabın son sayfasına geldiğinizde zorlu bir beyin fırtınasının da sonuna gelmiş olacak ve değerli yazarımızı şükranla yad edeceksiniz.p>  p> p> p> p> YAZAR BU ESER İÇİN BİR SOHBETİNDE ŞÖYLE DİYOR:p> Aslında kitabı yazarken; Adıye toplumunda, toplumun problemleri ve geleceği konusunda bir farkındalık oluşsun, “Toplumun geleceği için ne(ler) yapabilirim?” düşüncesi yer etsin istedim.li> Yazmak isteyenleri teşvik edebilir miyim, düşüncesiyle hareket ettim.li> Daha güzel eserlerin ortaya çıkmasına vesile olabileceğimi düşündüm.li> ol> Beklentim; geleceğini inşa edecek çalışkan, üretken, birlik içinde güçlü bir toplumun oluşması.p> Zira toplumların geleceklerinin üretkenlikle ilişkili olduğunu düşünüyorum. Üretmeyen toplumlar zamanla yozlaşmaya ve yok olmaya açıktır.p>  p> TEŞEKKÜRp> Sayın NURAL, siz, zahmetli çalışmanız, üstün gayret ve çabalarınızla toplumumuzun her kesiminin istifade edebileceği güzel bir eser ortaya çıkardınız. Bilginiz, birikiminiz, araştırma ve incelemelerinizle istatistikleri de kullanarak düşüncelerinizin altını çizerek toplumsal önemli bir görevi ifa ettiniz. Ayrıca Togaje’de (Demirözü) yaşanan kültürel değerleri ölümsüzleştirdiniz. İyi ki varsınız!p> Sağlık ve huzur temennisiyle şahsınızı yürekten kutluyor, yeni çalışmalarınızı bekliyoruz.p> İLGİNÇ BİR HABERp> “Eskişehir Orhangazi Üniversitesi’nin ‘bekâr rektörü’ Prof. Dr. Fazıl TEKİN’in ‘soylu bir Çerkes gelini’ bulamamasından dolayı bu yaşa kadar evlenmediği ortaya çıktı. Rektör Tekin’in Çerkeslerde “Pışı” olarak nitelendirilen prens soyundan geldiği ve şimdiye kadar prensesini bulamadığı için evlenmediği öğrenildi.” (Adıye Kültürü)p> Ali NURAL, bu titiz çalışmayla; evlilik, aile, düğün, xabze, kültür, toplum, eğitim, sadelik, kariyer… konuları hakkında gözlem, tespit, değerlendirme, analiz ve önerilerine yer vermiş.p> Bu güzel eseri okurken, harika tespitlerle karşılaşacak, bu ifadelerin altını mutlaka kalın çizgilerle çizecek ya da sayfanın kenarını bükeceksiniz.p> Bu ay, özellikle gençlerin okuyup incelemesi gereken, zahmetli bir çalışmanın ürünü güzel bir eseri inceleyeceğiz. Ali NURAL’ın “Adıye Kültürü” kitabı.p> Ali NURAL, yaşadıklarını, araştırdıklarını, gözlem ve incelemelerini “xabze” süzgecinden geçirerek toplumun her kesimine katkı sağlayabilecek güzel bir çalışmayı hayata geçirmiş.p> Özellikle gençlerin okuması, incelemesi gereken bir kaynak eser oluşturmuş.p> Eser, üç bölümden oluşuyor Adıyelerde Evlilik, Aile, Düğünler Adıyeler, Togaje’de (Demirözü Köyü) Adıye Kültürü Sadelik, Kariyer ul> Kitap, 192 sayfadan oluşmakta ve MATRİX Yayınları logosunu taşımaktadır.p> Umarım, kitabın sonraki baskılarında, yayınevinin hatası olduğunu sandığım, “içindekiler, dipnot, dizin/index, yazarın öz geçmişi ve kaynakça” kısımları esere eklenmiş olur.p> ALİ NURAL KİMDİR?p> Sivas-Yıldızeli-Demirözü (Togaje-1964) doğumludur. İlkokulu Demirözü köyünde okudu, Pamukpınar Öğretmen Okulu’ndan 1981 yılında, İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nden 1985 yılında mezun oldu.p> 1986 yılında girdiği Gümrük teşkilatından, kendi isteğiyle 2018 yılında emekli oldu. Bu süre zarfında Gümrük Kontrolörü, Gümrük Kontrolörleri Başkanlığı, Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü (vekaleten), Risk Yönetimi ve Kontrol Genel Müdürlüğü (vekaleten), Gümrük Müsteşar Yardımcılığı ve Bakanlık Müşavirliği görevlerini yürüttü.p> Üçü ortak yayınlanmış dört kitabı vardır. Bunlar; “Ekonomik Etkili Gümrük Rejimleri”, “Açıklamalı (1615 sayılı) Gümrük Kanunu”, “Açıklamalı (4458 sayılı) Gümrük Kanunu” ve “4458 Sayılı Gümrük Kanunu-Açıklamalı-” isimli kitaplardır.p> Ayrıca mesleki konularda 15 makalesi yayınlanmıştır.p> Yazılarında etkinlik, verimlilik, fonksiyonellik gibi konular ön plana çıkmaktadır.p> Emeklilik sonrası; ilmi çalışmalar, kitap çalışmaları ve güncel konulara ilişkin yazı, seminer, canlı yayınlar gibi konularla iştigal etmektedir.p> ARKA KAPAK YAZISIp> Bu kitapta, (Adıye Kültürü ve Bazı Analitik Öneriler) yazarın Adıye olarak adlandırdığı Kuzey Kafkas halklarının sosyal yaşantılarının temelini oluşturan evlilik, düğünler ve aile ile ilgili değerlendirmeleri, Adıyelerin geleceklerine ilişkin bazı tespitleri, Anadolu'da bir Adıye köyü olan Togaje’deki Adıye kültürüne ait örnekleri ile sade hayatı ve kariyer konusunda önerileri yer almaktadır.p>  p> p> p> p> ESERDEN KISA KISA p> Kendinden Olan ile Kendinden Olmayanı Kıymetlendirmep> Bir evlilik söz konusu olduğunda Adıye toplumunda kılın kırk yarıldığı ancak diğer toplumlardan kişilerle yapılacak evliliklerde aynı durumun söz konusu olmadığı söylenir.p> Kendi toplumundan olanın her türlü sorgulanması yapılır. Sülaleler gündeme gelir, babanın sülalesi, annenin sülalesi, geçmişte olan olaylar hatırlanır, çok eskilerde kız istenmiş, verilmemiş vb. olmuş ne vaka var ise her türlüsü masaya yatırılır. (s.22) p>  p> KAŞENLİKp> Adıye genç kız ve erkeklerin birbirleri ile düğünlerde, özellikle misafir kız olan ortamlarda, sabahlara kadar süren sohbetler, oyunlar ve eğlenceler (zexes) yaparlar. Bu ortamlar gençlerin birbirlerini tanımalarına yardımcı olur.p> Kaşenlik adeti, toplumda kızın ya da erkeğin evleneceği kişi hakkındaki kararı kendilerinin vermesini sağlar, büyükler müdahale etmezler. Peki böyle bir ortama sahip olan gençlerin daha kolay evlenmesi gerekmez mi? Bu sorumuza, “Zexesler daha çok köylerde yapılırdı, kente göçle birlikte bu ortamlar azaldı.” cevabı verilebilir, ancak zexeslerin çokça yapıldığı köy ortamlarında da bekârlarımız yine vardı. Kimileri kaşenlik gibi müesseselerin, gençlerin tercihlerini zorlaştırdığını, dolayısıyla evliliği geciktirdiğini de ifade etmişlerdir. Alternatifi çok olduğu için. Kaşenlik, evliliğe giden yolu kolaylaştırmıyor mu? İletişim problemi mi var, sorgulamalıyız.p> Bir türlü bitmeyen kaşenlikler değil, evliliğe götüren ciddi kaşenlikler olmalı. (s.27) Her toplum gibi Adıyeler de bütünlüğünü sürdürebilmek için evlilik ilişkilerini kendi içinde gerçekleştirmeyi tercih etseler de zaman zaman bunu başaramamaktadırlar. Köyden kente göçün etkisi yanında, kız ve erkeğin tercihleri gibi diğer bazı faktörler de etkili olmaktadır. Adıyelerde çok kadınla evlenme adeti yoktur, boşanmalar da nadirattandır. (s.29) p> KİM DAHA MUTLU, EVLİLER Mİ BEKÂRLAR MI?p> Evli bireyler evli olmayanlara göre daha mutlu. 2018'de evli bireylerin %56'sı, evli olmayanlar ise %46'sı mutlu olduğunu ifade ediyor. (Kaynak: TUİK)p> “10 yıldan beri evlenmek için elimden gelen her şeyi yaptım. Bu yıllar benim için azap gibi geçti.”p> “10 yıldır çalışıyorum, evim, arabam, ev geçindirecek gelirim var. İyi derecede İngilizce biliyorum, yurt dışı tecrübem var. Çok iyi, okumuş biriyim, lekesiz, tertemiz bir ailenin evladıyım, sanırım dindar bir ailenin kızını çok rahatlıkla emanet edeceği bir kişiyim ama bu hastalıklı toplumda maalesef evlenemiyorum…” (s.34)p> Evliliğin önündeki geciktirici ve önleyici engellerin kalkması ve evliliğin kolaylaşması için gençler anne-babalar, akrabalar, Adıye toplumu, özetle; Daha fazla farkındalık, Evliliğe niyet, niyeti ikrar ve uygulamaya geçirmeliyiz. Sosyal statüye takılmamalıyız.p> Evlilikle ilgili merasimleri azaltmalıyız.p> Ekonomik durumu çok zorlamamalıyız. “Wuase” kalktığına göre düğün alışverişlerini makul seviyede tutmalıyız.p> Ekonomik sebeple evlenemeyenlere destek çıkmalıyız… “Kaşenlik” ve “zexes” gibi ortamlarda iletişim kurabilmeliyiz… (s.36)  p> Notlar:p> 1- Eşlerin birbirine yumuşak davranması/hitap etmesi yaşanabilecek pek çok olumsuzluğu önler. 2- Nasip, gayrete aşıktır, insan nasibini ararsa bulur inşallah...p> 3- Kadınları zor işlere muhatap ettiler, kadınlar erkekleşmemeli. 4- Aile içi iletişim insanı rahatlatır, iletişimsizlik insanı yorar, yıpratır, konuşabilmek lazım.p> 5- Eş adayları evlilik öncesinde takındıkları sevimli hallerini, mütebessim yüzlerini evlendikten sonra da birbirlerinden esirgememelidirler.  6- Eşler ise dışarıda veya başkalarına ya da fotoğraf çekilirken takındıkları sevimli hallerini mütebessim yüzlerini birbirlerinden esirgememelidirler…p> 7-Adayların, evlilikle ilgili beyinlerdeki engelleri kaldırması, evlilikleri kolaylaştıracaktırp> 8- Uzun soluklu evlilik için gereken şart, çiftlerin uyumlu olmasıdır. 9- Mutluluğun sırrı sadeliktir, samimiyettir, sevgidir, saygıdır, evliliği ve evlilik hayatını kolaylaştırmaktır... (s.37)p> BEKÂR KALMAK VEYA EVLENMEK p> İnsan, yaratılış itibariyle sosyal bir varlıktır. Birlikte yaşamak için yaratılmıştır ve birlikte yaşamayı sever. Bu sebeple aileler kurarak toplumu oluşturur, toplu yaşamanın gereği olarak köy kurar, şehir kurar, devlet kurar, kurduğu her bir şeyi de korur, korumak ister.p> Kimi çevrelerce çeşitli zamanlarda çeşitli amaçlarla bekârlığın artılarına ilişkin haberler çıkarılır, bekârlığı özendiren filmler, diziler çekilir ve bekârlığı özendiren sloganlar üretilir, yok sultanlıktır, yok özgürlüktür, yok daha bakımlıdır, yok daha sağlıklıdır, yok kafası daha rahattır vs. Duruma göre sloganlar da değişir...p> Bekarlık Sultanlık mıdır? p> Hayır! Tek kişilik bir sultanlık ki o sultanlık da hem sultan hem de tebaa hem halk her bir şey tek kişiliktir. Tek kişi olunca kim sultan, kime sultan... (s.40)p> Sorular, sorular…p> Bekârlık özgürlük müdür? Bekârlar daha mı bakımlıdır? Bekârların kafaları daha mı rahattır?... …Tam aksine bekârlık insanı evli insana göre hem ruhen hem bedenen çok daha fazla yorar. p> Kimse kimseyi kandırmasın, bekârlık ne sultanlık ve özgürlük ne daha sağlıklı olmak ne kafa rahatlığı ne de evliliğe göre avantajı olan bir durumdur. Maddi anlamda da manevi anlamda da gençlikte de ihtiyarlıkta da bu böyledir… (s.42)p> Eşler arasında samimiyetin, çocuklarla vakit geçirmenin büyük bir manevi mutluluk ve huzur verdiğini bilen kimse, öncelikleri arasına bunları koyar, evlilik tercihini ötelemez. Bu durumda aileler de gençler de evliliği kolaylaştırıcı adımlar atar… (s.47)p> Samimiyet ve hitap ile ilgili küçük bir tespit ve önerim de olacak:p> Günümüzde AVM, market ve benzeri yerlerde şahit olduğumuz ve genellikle genç çiftlerin her sebeple ve her an “aşkım”, “aşkım” hitapları samimiyetten eser taşımıyor gibi gözükmektedir. Yine daha çok annelerin çocuklarına “Annem”, “nenem”, “teyzem” vesaire hitapları da samimi değil taklidi görüntüsü vermektedir. (s.47)p> Büyükler Evlenmek İsterken Gençler/ Bekârlar Niçin Nazlanır?p> Genç kızlar, beyaz atlı prens, delikanlılar ise prenses bekliyorlar, umuyorlar. Yok öyle şey. Unutun hayal gücü ile yazılmış dizileri-mizileri gerçekçi olmak lazım! (s.53) p> GELİNLİKLER, DAMATLIKLAR p> Gelinlik/gelin elbisesi için söylediklerimiz tek giyimlik damat elbiseleri için de aynen geçerlidir.p> Geliniz, tek giyimlik gelin elbiseleri (damatlıklar) yerine düğün sonrası da giyilebilecek gelin elbiselerine (damatlıklar) geçiş yapalım. Fonksiyonellik kazandıralım, israfa son verelim, taklitlerden vazgeçip medeniyetimize uygun gelin elbiseleri, damatlıklar üretip medeniyetimizi yeniden canlandıralım… (s.60)p> Çifte Düğünp> Evliliği kolaylaştıralım dedikçe toplum tersini yapıyor. Düğün kartlarında iki şehirde de düğün merasimi yapılacağı yazılıyor artık, biri kız tarafı için diğeri erkek tarafı için ya da düğüne gelemeyenler için. Bir de bayanlar için kına gecesi… (s.62)p> Evlerimiz Depo Değildirp> Dışarıdan biriymiş gibi evinizi bir inceleyin, evinizin ne kadarını yaşam alanı olarak kullanıyorsunuz? Sadece mutfak ve oturma odası mı, salonu kullanıyor musunuz?p> Evimizdeki gereksiz eşyalardan kurtulduktan ve tüm evi yaşama alanına dönüştürdükten sonra evi eski haline getirmemek için alışverişimize mutlaka dikkat edelim! (s.75) p>  p> SÜRGÜNÜN ANALİZİp> Bir çırpıda akla gelen şu 151 yıldır “yaptıklarımızı ve yap(a)madıklarımızı” sıraladığımızda maalesef yap(a)madıklarımız daha çok gibi. Aşağıda saydıklarımız, yaptıklarımızın veya yap(a)madıklarımızın tümünü kapsama iddiasında değildir. 1- 1864’te çok acı çektik. Bu acıyı sürekli hissettik, paylaştık. Bu acıya önce göç, sonra sürgün dedik, şimdilerde ise soykırım... 2- İmrenilen bir kültür ile xabze ile, çayla, semaver ile geldik.p> 3- Kültürümüzü köylerde güzel yaşattık ancak kentlere taşıyamadık. 4- Birbirimize çokça takıldık; boylar birbiriyle, soylar birbiriyle, köyler birbiriyle...p> 5- Genelde kusur aradık, olumluya pek teşekkür etmedik. 6- Evlenmeyi zorlaştırdık, erteledik, bekârları çoğalttık, nüfusu azalttık. 7- Problemlerle yüzleşmeyi sevmedik, görmezden geldik.p> 8- Komşuya değil sezgiye kıymet verdik. 9- Wored’den çok ğıbze’mız oldu.p> 10- Asalet ile güzellikle övündük. 11- Dilimizi yaşatamadık, yeni nesillere aktaramadık...p> KAFDAV (Kafkas Araştırma Kültür ve Dayanışma Vakfı)p> Vakıf Başkanı Muhittin ÜNAL Bey'i yine yoğun gayret içerisinde gördüm. Vakıfta çalışan Murat Bey ve Janset Hanım da koşturmaca içindelerdi.p> Yapılan çalışmaları anlatırken aslında yapılacak pek çok proje ve iş olduğunu öğreniyoruz Muhittin Bey’den.p> Basma hazır pek çok eser mevcut.p> Müze için pek çok materyal toplanmış ve halen toplanmaya devam ediliyor.p> Konferans hazırlıkları var. Bazı konularda akademik çalışmalara ihtiyaç var.p> Fuarlara hazırlık var… (s.95)   ADIYE HALKININ TARİHİ- Negume Şore Beçmırzep> Adıyelere okumalarını önereceğim bir kitap. Bir Adıye tarafından yazılmış bir tarih kitabı.  Ayakları yere basan, neler ve nasıl yaşadığımızı anlatan bir kitap. Sadece övündüklerimizle değil, övünmediklerimizle de yaşadığımızı anlatan bu kitabı okuduktan sonra yeniden değerlendirme yapmak kaçınılmaz olacak.p> Sürdürülebilirlik; birlik, beraberlik, çalışma ve üretmekle sağlanır. (s.97)   TOGAJE’DE ADIYE KÜLTÜRÜp> Demirözü köyünde yaşanan kültürel değerleri şu başlıklar altında incelenmiş: 1- Kahve Nasıl içilir? 2- Şabze (Bir Kafkas Silahı) 3- Düğün Bayrağıp> 4- Adıye At Eğeri  5- Yunafe… (s.118)   Hayatımız ve Sadelikp> Sadelik ile hayatımız iç içedir. Sadelik hayatın her alanıyla ilgilidir. Kişinin her davranışı ile ilgilidir ya tamamen sadelik olarak ya da tamamen zıddı yani gösterişli, süslü, kalabalık olarak var olur. Hem maddi hayatımızda hem de manevi hayatımızda…. (s.153)p> Sadelik; kaliteli, az, ihtiyaç kadarıyla iktifa etmek, kalanını faydalı işlerde kullanmaktır... (s.154) p> Kendi olmalı insan, kendi gibi düşünmeli, kendi gibi davranmalı, kendi yorumlamalı, kendi konuşmalı, kendi de katkı sağlamalı, bir şeyler üretmeli. (s.174)p> TEMENNİp> Umarım duyarlı toplumumuz, bu güzel eserden layıkıyla faydalanır. “ADIYE KÜLTÜRÜ” nün çok kişiye ulaşması, çok kişi tarafından okunması, eserden toplumumuzun âzâmi derecede yararlanması temennisiyle...p>  [1]a> Yazar, farklı şekillerde yazılabilen bu sözcüğü “Adıye” olarak yazmayı tercih etmiştir.p> {gallery}/haber/federasyon/2021/Ali_Nural{/gallery}strong>p> nanYemuz Nevzat Tarakçı

Aydın Kuzey Kafkas Kültür Derneğimiz Genel Kurulunu Yaptı

Aydın Kafkas Kültür Derneğimiz 27 Ağustos 2021 tarihinde Olağan Genel Kurulu'nu yaparak yeni Yönetimini seçti. Genel Kurulda yeniden Mehmet Karakavukoğlu  Başkanlığında seçilen yeni Yönetim Kurulu'na başarılar diliyor, önceki Yönetim Kurulu üyelerimize de toplumumuza yaptıkları hizmetlerden dolayı teşekkür ediyoruz.p> p> Yönetim Kurulu Asıl p> 1- Mehmet KARAKAVUKOĞLU 2- Ayvaz ŞİMŞEK 3- Bilal POLAT 4- Bilal ŞENTÜRK 5- İbrahim EKER 6- İsmail ÖNEN 7- Okan YALÇIN   Yönetim Kurulu Yedekp> 1- Gül ÖNEN 2- Kadir BAYKAL 3- Kadir YALÇIN 4- Mustafa AYDINnanKaffed

Yaşasın Bağımsız Abhazya ve Güney Osetya

Rusya Federasyonu'nun 26 Ağustos 2008 tarihinde Abhazya Cumhuriyeti ve Güney Osetya Cumhuriyeti'nin bağımsızlıklarını tanıması bu iki Cumhuriyetimiz için tarihi öneme sahiptir. Bu tarih, Abhazya ve Güney Osetya halkının özgür, demokratik ve müreffeh bir ülke kurma kararlılıklarının tüm dünya tarafından tanınması yolunda önemli bir adım olmuştur.   Kafkas Dernekleri Federasyonu olarak, Abhazya Cumhuriyeti ve Güney Osetya Cumhuriyeti'ni bağımsızlıklarının tanınması yolundaki bu önemli günün yıldönümünde kutluyor, Cumhuriyetlerimizin sonsuza kadar barış, huzur ve refah içinde; kan ve gözyaşından uzak olarak yaşamasını diliyoruz. a> span>a> span>a> span>a> span>a> span>a>span>div>nanKaffed

Kafkasya’da Kalkolitik/Eneolitik Çağ

Kafkasya’da Kalkolitik/Eneolitik Çağ (GÖ 7500-5000 / MÖ 5500-3000)p> Tarihöncesi biliminde Neolitik Çağ sonrası başlayan dönem Kalkolitik Çağ (Eski Yunancadaki Khalkos=Bakır ve Lithos=Taş sözcüklerinden türetilerek) olarak tanımlanmaktadır. Kalkolitik Çağ genellikle “tarım devriminin” yaşandığı Neolitik Çağ ile “kent devriminin” yaşandığı Bronz Çağı arasındaki geçiş dönemi olarak kabul görmektedir.p> Neolitik Çağ’da kazanılan buluşlar ve bunlara bağlı gelişmeler Kalkolitik Çağı içinde uzun süre devam eder. Tarım ve hayvancılığa bağlı besin üretimi ile fazla besinin depolandığı yapıda çoğu köy boyutundaki yerleşimlerde yaşam uzun süre korunur. Neolitik dönem yerleşmelerin bir kısmında yerleşime devam edilirken büyüklü küçüklü yeni yerleşimler kurulur ve yaygınlaşır. Kalkolitik Çağ’da, Geç Neolitik dönemin kimi yerleşimlerinde yaşam bir süre daha devam ederken bunlar dışındaki bazı alanlar ilk kez yerleşime açılır. (Öztan 2009)p> Özellikle Neolitik Çağ ve sonrası dönemlere ait arkeolojik kazı alanlarında, taş aletlerin yanı sıra prehistorik dönem tanımlamalarında kullanılabilecek farklı materyaller keşfedilmektedir. Bu nedenle, Kalkolitik dönem araştırmalarında, bir bölgenin veya yerleşimin sosyal, kültürel ve ekonomik özelliklerini tanımlamak ve diğer bölgeler ile farklılıklarını ortaya çıkarmak için alet teknolojisiyle birlikte, üretim ekonomisi, yerleşimlerin yapısı/mimarisi, sanat/zanaat ürünleri, çanak çömlekler, inanç sistemleri ve ölü gömme adetlerine dair buluntular da değerlendirmeye alınmaktadır. Kalkolitik dönemde alet yapımında hammadde olarak taşın kullanımı devam etmiştir. Bununla birlikte bakırın alet üretimindeki yeri zamanla artmıştır. Kolayca şekil verilebilen saf bakırın dövülerek işlenmesi suretiyle çeşitli aletlerin üretilmesini, metalürjiye giden sürecin adımları olarak görmek mümkündür. Kalkolitik Çağda kullanılan malzemelerde değişiklikler olmuş ve metal giderek daha fazla taşın yerini almıştır. Başta bakır olmak üzere metal kullanımı yaygınlaşır ve farklı maden filizlerinin karıştırılıp ergitilmesi ve döküm tekniğinin kullanılması gibi yenilikler ortaya çıkar. Bu nedenle de Çağın adı Taş-Maden olarak tanımlanır. (Öztan 2009) p> Kalkolitik Çağa adını veren bakır, ilk keşfedilen metallerdendir. Bakır işleme, taş aletlerin formlarını taklit ederek başlamış, sonra ürünler çeşitlendirilmiş ve değişik aletler elde edilmiştir. Bu aletlerin kullanılması daha kolay olduğundan, etkisi de artmıştır. Böylece bakır, bir gelişmişlik ölçütü olmuştur. (Topdemir-Özsoy 2015: 24-25) p> Kalkolitik (Bakır Taş Çağı) dönemde, insan topluluklarının, değişen yaşam biçimleri sayesinde, yerleşik hayata geçişiyle oluşan küçük köyler, büyüyerek kent halini almaya başlamıştır. (Topdemir-Özsoy 2015: 24) Kalkolitik Çağ’ın ileri düzeyde üretime dayalı düzeni içinde, köylerin kalabalıklaşarak küçük kentler boyutuna gelmesine bağlı olarak da yeni yönetim biçimleri ortaya çıkmıştır. (Öztan 2009) Tarımsal üretimin gelişmesi, geçimlik üründen fazlasının depolanmasını gerektirmiş, bu da artık ürünün oluşmasıyla sonuçlanmıştır. (Topdemir-Özsoy 2015: 25) Ortaya çıkan üretim fazlası ise yerel ticareti aşarak bölgesel ve komşu ülkelere uzanan bir sisteme dönüşür. Böylece, ticaret giderek kurumsallaşır ve ekonomik güce erişmek isteyenler belli bölgelere sahip olmaya çalışır. Bu gelişimi elinde tutmak isteyen bölgelerde, planlı yerleşimler kurularak kent devletlerine dönüşecek yapılanmaya gidilir. Birbirini tetikleyen tüm bu oluşumlarla ekonomik ve idari yapıdaki değişiklikler Kalkolitik Çağın en belirgin özelliğidir. (Öztan 2009)p> Kalkolitik Çağ’da farklı işlerde uzmanlaşan zanaat grupları daha da belirginleşir ve sanat ürünleri büyük ölçüde zanaatlar içerisinde gelişir. Bunlar, kap kacak bezemeleri, duvar resimleri, plastik sanat eseri olan heykelcikler, takı, mühür gibi örneklerle temsil edilir. Bölgesel özelliklerin en fazla kendini gösterdiği dal olan çanak çömlekçilikte, biçimlerde artış görülür. Bezekli çanak çömleklerin bir kısmı bu dalda birer sanat ürünü halini alır. Kapların bir kısmı boya, kabartma, çizi veya baskı tekniklerinde bezenir. Heykelcikler içinde erkeklerin sayısal azlığı, Geç Neolitik Çağ’ da olduğu gibi, doğuran ve besleyen güç olarak “Tanrıça” inancının sürdüğünü kanıtlar. Ölü gömme adetleri açısından, bebek ve çocuklar hâlâ yerleşim içine gömülmeye devam ederken çoğu yerleşimde yetişkinler ayrı bir alandaki mezarlığa gömülmeye başlar. Mezar tipleri çeşitlenir ancak halen ana rahmindeki durumda gömme esastır. (Öztan 2009)p> Kafkasya’nın Kalkolitik Çağı’na ait buluntular hem Kuzey hem de Güney Kafkasya’da gün yüzüne çıkarılmıştır. Ancak bu dönem, Sovyet araştırmacıları tarafından farklı isimlendirmiştir. “Kalkolitik" ve "Bakır Çağı" terimleri eşanlamlı olarak kullanılmaktadır, ancak "Eneolitik" kavramı en çok Sovyet tarih yazımında yaygındır. (Понятие энеолит/Eneolitik kavramı) p> Kafkasya topraklarının önemli bir bölümünde Eneolitik anıtlar bulunmuştur. Eneolitik alanlar, bazı nadir istisnalar dışında, yerleşim yerleri tarafından temsil edilmektedir ve genel olarak bu alanlar, belirli bir peyzaj ve iklim bölgesinden yola çıkılarak, birkaç gruba ayırt edilebilir. (Cherlenok 2013: 5. Энеолит Кавказа/Kafkasya Eneolitik Çağı)p> Kafkasya’da tarım ve hayvancılığın en eski belirtileri, genellikle ‘Kafkasya Eneolitiği’ adı verilen ayrı bir arkeolojik bütüne ait yerleşmelerde bulgulanmıştır. Bunlar neredeyse münhasıran etkileyici höyük (tel) yerleşimleridir (Arapça tel = ‘höyük’ kelimesinin buradaki karşılıkları şunlardır: Türkçe tepe(si); Gürcüce gora; Ermenice blur; Rusça kurgan). Genellikle bunlar birkaç yerleşmenin bir arada bulunduğu kümelerden oluşmaktadır. (Dolukhanov 1998: 301) p> Güney Kafkasya'daki Eneolitik çağın modern anlayışı, kültürel yapısı Shulaveri'den keskin bir şekilde farklı olan Gürcistan'daki Sioni yerleşiminin keşfine dayanmaktadır. 2000'lerde yapılan çalışmalarla, Güney Kafkasya’daki alanların iki aşamaya bölünmüş olduğu kanıtlanmıştır; Neolitik (Shulaveri) ve Eneolitik (Sioni). Bu durum günümüzde stratigrafik gözlemler ve radyokarbon kronolojisi ile doğrulanmaktadır. Benzer süreçler, Meshoko tipi alanların kültürel niteliklerinin revize edildiği Kuzeybatı Kafkasya'da da gerçekleşmiştir. Bu alanlar Maykop kültüründen çıkarıldılar ve kısmen Maykop öncesi döneme atfedildiler. (Cherlenok 2013: 5. Энеолит Кавказа/Kafkasya Eneolitik Çağı) p> Abhazya’da ilkel komünal sistemin başlangıcı Eneolitik Çağ’a (MÖ 5.-4. binyıl) denk gelmektedir ve bu geçiş dönemi pek de uzun sürmemiş, bakır işçiliğinden sıcak bakır ve bronz dökümüne geçilmiştir. (Açugba 2015: 9)p> Tarım ve hayvancılık ekonomisinin diğer bölgelere göre daha erken başladığı Güney Kafkasya, aynı zamanda Eneolitik dönem yerleşimlerinin sayıca fazla olduğu bölgedir. Önkafkasya’daki en eski Eneolitik yerleşmeler iki ayrı bölgede bulunan dağ arası çöküntülerinde yer almaktadır. Bu bölgelerden ilki, Orta Kura-Aras çöküntüsü ve Kura-Aras havzasının daha doğusundaki komşu çöküntü; ikincisi Küçük Kafkasların içinde bulunan Orta Aras çöküntüsüdür. Yerleşmelerin çoğunluğu su kaynaklarına yakın olan, ya nehirlerin alçak teraslarında ya da yamaçların aşağı kısımlarında, alçak jeomorfik düzlemlerde kurulmuştur. Son zamanlarda Önkafkasya’nın Eneolitik yerleşmelerinden yirmiden fazla radyokarban tarih elde edilmiştir. En erken tarih GÖ. 7600-7300’dür (İÖ. 6. binyılın ortası). Tarihlerin büyük bölümü İÖ. 5. binyıla karşılık gelmektedir. Dolayısıyla genel olarak Kafkasya Eneolitiği, İÖ. 6. binyılın ortalarından İÖ. 5. binyıla kadar tarihlenebilmektedir. (Dolukhanov 1998: 301-302, 308)p> 1960-1980 yılları arasında Küçük Kafkas Dağlarının kuzey ve güneyindeki alüvyonlu arazilerde konumlanan Khramis Didi Gora, Aruchlo, Kültepe gibi merkezlerde bulunan metal objelerden hareketle, erken yerleşik ve üretici toplumlar “Eneolitik/Kalkolitik Dönem” olarak tarihlendirilmiştir. (Babazade 2016: 58-59)p> Güney Kafkasya’da 2000 yılı öncesi yapılmış kazılarda elde edilen buluntulardan yola çıkılarak bazı bölgesel kültür tanımlamaları yapılmıştır. Görünen odur ki Neolitik dönemin sonuna denk gelen birkaç kültürel oluşum, Kalkolitik dönemde de etkisini veya varlığını devam ettirmiştir. Bununla birlikte, 2000’den sonra Bakü-Tiflis-Ceyhan boru hattının inşası sırasında rastlanılan arkeolojik eserler nedeniyle başlatılan kazılarda yeni yerleşimler keşfedilmiştir. Bu alanlardan elde edilen buluntular üzerinde yapılan inceleme sonuçlarına göre bazı kültürlere ait tarihler revize edilmiştir. Son dönem araştırmalarının en son kısmını oluşturan çalışmalar, 2004-2005 yıllarında “Bakü-Tiflis-Ceyhan Petrol Boru Hattı” çalışmaları ile birlikte hız kazanmıştır. Boru hattının inşası sürecinde, bölgede birçok döneme ait kültür mirasının kalıntıları gün ışığına çıkarılmaya başlanmıştır. Kurtarma kazıları sırasında Azerbaycan’ın batısı ve Gürcistan’ın güneyinde, Geç Neolitik ve Kalkolitik dönemlere ait olduğu düşünülen (Shomu-Shulaveri, Sioni, Maykop, Leylatepe kültürlerine dair) sit alanları tespit edilmiş, çalışmalar kapsamında hem yerli hem de uluslararası arkeologlar tarafından ekipler kurularak araştırmalara başlanmıştır. (Babazade 2016: 27-28)p> 1960-1980’li yıllarda yapılan araştırmalar, yerleşik hayata geçen, tarım ve hayvancılıkla var olan kültürleri M.Ö. 5. binyıla tarihlendirmiştir. Söz konusu dönem çalışmalarında kronolojik sorunun çözümü için C14 tarihleme metoduna başvurulmuş ve buna göre, Shomutepe M.Ö. 5560±70; Aruchlo-1 M.Ö. 4770±60; Toytepe M.Ö. 4295±125; Shulaveri Gora M.Ö. 4660±210; İmiris Gora M.Ö. 4350±120; Kültepe-1 M.Ö. 3820±90 yılları arasına tarihlendirilmiştir. 2000’li yıllarda yapılan araştırmalar sonucunda ise Güney Kafkasya Geç Neolitik kültürlerinin kronolojisi M.Ö. 6. binyılların başlarına kadar çekilmiştir. Shomutepe-Shulaveri Kültürü olarak bilinen Orta Kura Havzası yerleşimlerinin alt tabakaları M.Ö. 6. binyılın başına tarihlendirilmiştir. (Babazade 2016: 31)p> Güney Kafkasya’daki Neolitik Çağ kültürü Shomutepe-Shulaveri ile bir Bronz Çağı kültürü olarak kabul edilen Kura-Aras Kültürü arasındaki geçiş dönemiyle ilişkili arkeolojik buluntular “Sioni tipi anıtlar” adı altında gruplandırılmıştır. Güney Kafkasya'nın orta ve doğu kısımlarında, Sioni tipi (yerel dönemselleştirmeye göre Erken ve Orta Eneolitik) alanlar yaygındır ve bu alanlar Kura ve Aras vadilerindeki ovalarda yer alır. Güneybatıda Odishi ve Darkveti gibi anıtlar tespit edilmiştir (yerel dönemselleştirmeye göre sırasıyla Neolitik ve Eneolitik). Odishi Kültürü Kolkhis ovalarını işgal ederken Darkveti Kültürü, İmeretya dağlarında bulunmaktadır. Gürcistan'ın Batı Azerbaycan'a komşu Marneuli ve Bolnisi bölgelerinde önemli bir Eneolitik yerleşim grubu yoğunlaşmış durumdadır ve bunlar erken tarımsal anıtlar grubuna dahil edilir. Bu gruptan Shulaveri Gora, İmiris Gora ve Aruchlo-I en fazla araştırılan yerlerdir. Genel olarak Transkafkasya’nın erken tarım kültürü kronolojisinin oluşturulmasına, elde edilen bir dizi radyokarbon tarihinin yanı sıra, bazı karşılaştırmalı veriler de izin vermektedir. Gürcistan’daki radyokarban tarihli Eneolitik dönem anıtları şunlardır; Shulaveri Gora: MÖ 3995±300, MÖ 4660±210, MÖ 4750±80 ve MÖ 4360+130. İmiris Gora: MÖ 4350±120. Didi Gora: MÖ 4570±70. Aruchlo-I: MÖ 4770±60. (Cherlenok 2013: 5. Энеолит Кавказа/Kafkasya Eneolitiği; Кюльтепе и Шулаверисгора/Kültepe ve Shulaverisgora; Техут, Гинчинское поселение в Дагестане/Teghut ve Dağıstan'daki Ginçinsk yerleşimi)p> Küçük Kafkaslar bölgesinde de Eneolitik döneme ait çok sayıda yerleşim yeri keşfedilmiştir. Azerbaycan'ın ve tüm Kafkasya'nın en bilinen Eneolitik anıtı, Nahçıvan yakınlarındaki Kültepe-I alanıdır, daha doğrusu bu çok katmanlı yerleşimin alt (veya ilk) tabakasıdır. Azerbaycan'da Küçük Kafkasların güneydoğu yamaçlarında, Guruçay ve Kendelençay'ın kesiştiği yerde, Eneolitik dönem katmanlarına sahip birkaç yerleşim yeri keşfedilmiştir. Mugan bozkırında da bir grup Eneolitik yerleşim bulunmuştur ancak bunlardan sadece Alikemek Tepesi yerleşimi geniş olarak incelenmiştir. Bir başka erken tarımsal yerleşim grubu, Azerbaycan'ın batı kesiminde Kura Nehri’nin sağ yakasında yoğunlaşmıştır. Azerbaycan’da erken tarım kültürünün kronolojisinin oluşturulmasına, elde edilen bir dizi radyokarbon tarihinin yanı sıra bazı karşılaştırmalı veriler izin vermektedir. Söz konusu radyokarbon tarihli Eneolitik anıtlar şunlardır; Shomutepe: MÖ 5560±70, Toyretepe: MÖ 4295±125, Kültepe-I: MÖ 3807±90, Gargalartepesi: MÖ 4800±60 ve MÖ 4175±60. (Кюльтепе и Шулаверисгора/Kültepe ve Shulaverisgora; Техут, Гинчинское поселение в Дагестане/Teghut ve Dağıstan'daki Ginçinsk yerleşimi)p> Nahçıvan’da bulunan Kültepe yerleşimi, Güney Kafkasya ile Yakın Doğu’nun Neolitik ve Kalkolitik Çağ kültürleri arasındaki ilişkilerin anlaşılmasında önemli veriler sunmuştur. Kültepe Geç Neolitik Dönem’e tarihlendirilirken, kültürel benzerlikler kurulan Urmiye ve Van Gölleri çevresinde bulunan Pisdeli Tepe, Yanik Tepe, Geoy Tepe ve Tilki Tepe ise Kalkolitik Dönem olarak tanımlanmıştır. Kültepe yerleşiminde tespit edilen dört tabakadan birinci tabakanın 1A evresi Geç Neolitik Dönem, 1B evresi Erken Kalkolitik Döneme tarihlendirilirken, ikinci tabaka Kalkolitik, üçüncü tabaka Bronz ve dördüncü tabaka ise Erken Demir Çağı olarak tarihlendirilmiştir. (Babazade 2016: 79)p> Ermenistan’da Eneolitik dönem erken tarım yerleşimlerini temsil eden anıtlar, Teghut yerleşimi hariç, yeterince araştırılmamıştır ve elde edilen bazı veriler yayınlanmamıştır. Teghut erken tarımsal yerleşimi MÖ 4. binyıla tarihlenmiştir. (Техут, Гинчинское поселение в Дагестане/Teghut ve Dağıstan'daki Ginçinsk yerleşimi)p> Kuzey Kafkasya’da ortaya çıkarılan Eneolitik yerleşmeler çoğunlukla Kuzeybatı Kafkasya’dadır ve bu bölgede “Meshoko tipi anıtlar” yaygındır. Merkezi Kuzey Kafkasya’da da bazı yerleşimler bulunmuştur. Kuzeybatı ve kısmen Merkezi Kafkasya'daki Meshoko tipi siteler Eneolitik döneme aittir ve çoğunluğu Krasnodar Bölgesi ve Adıge Cumhuriyeti dağlık alanlarında bulunmuştur. Kuzey’de Önkafkasya Eneolitik kültürü, Stavropol ve Krasnodar bölgelerinin bozkırlarını işgal etmiştir. Batı bölgelerinde hem açık hem de mağara yerleşimleri yaygındır. Batı Kafkasya Eneolitik araştırmalarının ilk aşaması, 1930-1950'lerde yapılan çalışmalarla ilişkilendirilmektedir. Bu araştırmalarda, Odishi, Tetramitsa, Akhshtyrskaya mağaraları, Nalçik mezarlığı (1930'lar), Nijni-Şilovskaya ve Meshoko yerleşmeleri, Sagvarjile mağarası (1950'ler) vb. yerleşim yerleri keşfedilmiştir. Bu tip bir yerleşim yeri, Merkezi Kuzey Kafkasya'nın Pyatigorsk bölgesinde ortaya çıkarılmıştır. Merkezi Kuzey Kafkasya bölgesinde bulunan anıtlar bağımsız bir grupta birleştirilmemiştir ve bunlar arasında en bilineni Nalçik mezar alanıdır. (Cherlenok 2013: 5. Энеолит Кавказа/Kafkasya Eneolitik Çağı) p> Yaklaşık olarak MÖ 4400-4300'den itibaren Kuzey Kafkasya halkları, batıda Svobodnoye ve Meshoko (1.katman), orta platoda Zamok ve doğuda Dağıstan'da Hazar yakınlarındaki Ginçinsk gibi tahkim edilmiş tarım yapılan köylere yerleşmeye başladılar. Görünüşe göre en yoğun yerleşim bölgesi olan Kuban Nehri drenajında, her biri otuz ila kırk evden oluşan yaklaşık on adet Svobodnoye tipi yerleşim yeri bilinmektedir. Bu köylerin sağlam dal örgülü ve çamur sıvalı evlerle çevrili meydanlarının etrafı, toprak veya taş duvarlarla çevrelenmişti. (Anthony 2007: Bölüm 12)p> Güneydeki Abhazya’dan kuzeydeki Soçi-Adler bölgesine kadar Batı Kafkasya’nın kıyı kesimindeki büyük bir yerleşmeler grubu ‘Eneolitik’ adıyla anılmaktadır. Bunların birçoğu, kıyı ovasını kesen ırmakların alçak kesimdeki teraslarında yer alan tepelerde kurulmuş açık hava yerleşmeleridir. Bazı mağara yerleşmeleri de bilinmektedir. Neolitik yerleşmeler arasında da olduğu gibi, mesken yapıları hemen hemen hiç görülmemiştir. Sadece bir yerde (Maçari yerleşmesinde) yarı-toprak altı bir yapı kalıntısı saptanmıştır. (Dolukhanov 1998: 314)p> Neolitik dönemde de Güney Kafkasya ile bağlantıları güçlü olan Kuzeydoğu Kafkasya bölgesinin Eneolitik dönemini en iyi temsil eden yer, Dağıstan’daki Ginçinsk yerleşimidir. Ginçinsk yerleşimi, Dağıstan Cumhuriyeti’nde Ginçi bölgesinde Gidatlinski vadisinde, Hyderilor nehri kıyısındadır. Nehrin üst teraslarından birinde yer alan bu yapı, her iki tarafından doğal olarak korunmuş, açık tarafında ise taş duvarla çevrilmiştir. Yerleşimin alt katmaları MÖ 4. bin yıla ait malzemeler içermektedir, üst katmanlar ise MÖ 3. binyılın Kura-Aras kültürüne yakın bir kompleks içermektedir. (Гинчинское поселение/Ginçinsk yerleşimi) p> Neolitik dönemden itibaren daha fonksiyonel taş aletlerin yapılmaya başlanması, tarım ve hayvancılık ekonomisinin oluşması ve devamında yerleşik yaşama geçilmesi gibi değişimler, Kafkasya topluluklarının ekonomik, sosyal ve kültürel açıdan gelişmesine yol açmıştır. Yapılan araştırmalarda söz konusu gelişmelerin Kalkolitik/Eneolitik döneminde de devam ettiği tespit edilmiştir. Bu dönemin temel ekonomik faaliyetinin tarım ve hayvancılık olması, dönemin alet teknolojisini, tarım ve hayvancılık ekonomisinin tüm aşamalarında insanın işini kolaylaştıracak aletler icat etmeye yöneltmiştir. Kazılarda çakmaktaşı ve obsidiyenden yapılmış taş aletlerin yanı sıra kemik, boynuz veya ahşaptan yapılmış aletler ile döneme adını veren metal eşyalar gün yüzüne çıkarılmıştır. Güney Kafkasya’da keşfedilen yerleşimlerde ortaya çıkarılan aletler hakkında kaynaklarda özetle şu bilgiler vardır: Taş aletlerin çoğunluğu obsidiyenden yapılmıştır. Özel bir cilâyla cilâlanmış orak biçimli dilgiler büyük bir seri oluşturmaktadır. Taş alet envanteri içinde, boynuzdan saplara raptedilmiş mikrolit dörtgenler ve trapezlerden oluşan bileşik (composite) oraklar, cilâlı taşlar ve keserlerin yanı sıra çok sayıda biley taşı, dibek taşı, el değirmeni ve havaneli bulunmaktadır. Delgiler, bizler, parlatıcılar ve taştan ve kemikten yapılmış çapa benzeri aletler çok sayıda mevcuttur. Kullanım iz analizi, çok sayıda kazıyıcı aletin hayvan derilerini işlemek için kullanıldığını ortaya koymuştur. Madeni aletler, özellikle Orta Aras yerleşmelerinde (Nahcivan’daki Kültepe-I, Teghut ve diğerleri) çok sayıdadır. Bunlar arsenik bakırdan yapılmış boncuklar, bizler ve bıçaklardır. (Dolukhanov 1998: 304-307)p> Söz konusu dönem, Kafkasya'da metal işçiliğinin gelişmeye başladığı dönemdir. Burada, şimdilik, metal buluntu azdır. Aslında Shulaveri-Shomutepe yerleşim gruplarında bir istisna dışında hiçbir metal ürün bulunamadı. Metal, Güney Transkafkasya’nın nispeten daha geç kompleksleri olanlarda (Nahçıvan, Kültepe-I, Teghut yerleşimleri vb.) temsil edilmektedir. Bunlar, yerel bakır-arsenik cevherlerinden eritilmiş metalden yapılmış boncuklar, bızlar, bıçaklar gibi çok arkaik bir ürün grubudur. Transkafkasya'da metal işlemenin bağımsız olarak mı yoksa güneyden gelen etkilerin bir sonucu olarak mı ortaya çıktığını bilinmemektedir. (Земледелие и скотоводство энеолита/Eneolitik Çağ tarım ve hayvancılık)p> Nahçıvan’daki Kültepe’den ele geçen metal buluntular arasında, MÖ beşinci binyıla tarihlendirilen iki arsenikli bakır tespit edilmiştir. MÖ beşinci binyıl buluntu yerlerinde (örn. Godedzor ve Kültepe) sadece birkaç metal eşya ve üretim artıkları bulunmuştur. Aras Havzası’nda, MÖ beşinci binyılda, örneğin Kültepe ve Tekhut’ta zaten arsenikli bakır kullanılmaktaydı. Kültepe’den çıkartılan sadece iki eser (sırasıyla %1,14 ve %1,15 oranında) arsenik içermekteydi; ancak Tekhut’tan çıkartılıp analizi yapılmış nesnelerin çoğu %3 ila %5 arasında arsenik içeriğine sahipti. Metalurji bilgisi, Aras Havzası’ndan muhtemelen kuzeye doğru, Orta Kura Havzası Vadisi’ne dördüncü binyılda yayılmıştı. (Ivanova 2020: 112, 150-dip not)p> Azerbaycan’da Menteş Tepe, Göytepe, Aratashen ve Aknashen yerleşimlerinin MÖ 6. binyılın ilk yarısına tarihlendirilen tabakalarında bulunan bakır örnekler (boncuklar) ise, MÖ 6. binlerin başlarından itibaren Güney Kafkaslarda metalin (bakır) bilindiği ve günlük yaşamda kullanıldığını işaret etmektedir. (Babazade 2016: 51)p> Kuzey Kafkasya Eneolitik yerleşmelerinden elde edilen aletler için kaynaklarda özetle şu bilgiler yer almaktadır: Kafkasya Eneolitik anıtlarındaki ve önceki dönem Neolitik anıtlarındaki metal eşyalar, nispeten sınırlı sayıda küçük bakır nesnelerle (bızlar, boncuklar, halkalar, kancalar, bıçak benzeri nesneler) temsil edilmektedir. En büyük koleksiyonlar Meshoko yerleşiminden ve Sagvarjile mağarasından gelmektedir. (Cherlenok 2013: 5. Энеолит Кавказа/Kafkasya Eneolitik Çağı)p> Kuzey Kafkasya’da madenciliğe dair doğrudan bir kanıt bulunmadığı halde, minarellerin toplanması ve işlenmesiyle ilgili uygulama, taş aletler üzerinde yapılan kullanım izi araştırmasıyla dolaylı olarak kanıtlanmıştır. Kuzey Kafkasya halkları değerli ve değersiz metallerin işlenmesinde gerçek bir devrimi tecrübe etmişlerdir. Bakıra dayalı metalürjinin ergitilip eritilmesinden büyük eşyaların dökümüne ve soğuk-dövme tekniğiyle şekillendirilmesine kadar olan temel ilkeler, daha önce bir gelişim safhası olmadan MÖ dördüncü binyılın ortalarında bu bölgede ortaya çıkmıştır. (Ivanova 2020: 106-107, 330)p> Güneydeki Abhazya’dan kuzeydeki Soçi-Adler bölgesine kadar Batı Kafkasya’nın kıyı kesimi yerleşmelerindeki taş alet envanteri, Neolitik taş aletlerinden nerdeyse ayırt edilememektedir. Yontuk taş aletler arasında yan kazıyıcılar ve kalemler en yaygın olanlardır. ‘Soçi-Adler tipi’ olarak bilinen çapa benzeri aletler de çok sayıdadır. Birçok yerde saplı çeşitleriyle, ok ve mızrak uçlarına ait büyük seriler görülür. Keltler ve baltalar gibi cilâlı aletler yaygındır. (Dolukhanov 1998: 314)p> Dağıstan’daki Ginçinsk yerleşiminin envanteri, erken yerleşik tarımsal yerleşimlerin tipik bir örneğidir; taş aletler, kemik ve boynuz ürünleri, seramikler ve diğer eşyaları içerir. Yerleşim sakinlerinin metale aşina olduklarına dair kanıtlar vardır. Ginçinsk, çakmaktaşından ürünler, sıyırıcılar (önde gelen aletler), kazıyıcılar, orak kesici uçlar, hayvan leşlerini kesmek için bıçaklar ve çok işlevli aletlerle temsil edilir. Hasat için iki çeşit orak kullanılmıştır. (Гинчинское поселение/Ginçski yerleşimi)p> Kalkolitik/Eneolitik dönemin en belirgin özelliklerinden biri de kalıcı konutlardır. Yerleşmelerde konut yapımında kullanılmış malzemeler, söz konusu bölgenin coğrafi şartlarına göre değişiklik göstermektedir. Yapılan araştırmalar, Kuzey ve Güney Kafkasya yerleşimleri arasında mimari ve yapım teknolojisi bakımından farklılıklar olduğunu ortaya çıkarmıştır. Kafkasya Eneolitik yerleşim yerlerinin en göze çarpan özelliği evlerdir. Bir mesken tipi, özellikle ilgi çekicidir. Bunlar, tepelerinde bir delik bulunan yuvarlak, (çoğu kez) kubbemsi ve tek odalı yapılardı. Genellikle üç ev, büyük ölçüde kil harçlı kerpiçten yapılmaktaydı. Her evde duvara yakın bir yere yerleştirilmiş bir ocak vardı. Kafkasya Eneolitik evlerinin, Ortadoğu’nun herhangi bir yerinde doğrudan benzerleri olmamakla birlikte inşaat tekniği bakımından Halaf konutlarıyla bazı benzerlikleri saptanabilmiştir. (Halaf Kültürü; Kuzey Mezopotamya bölgesi Kalkolitik Dönem kültürüdür ve MÖ 6. binyıla tarihlendirilmiştir. ZK) Dikdörtgen evler, güney (Orta Aras) grubunda, örneğin Nahçivan yakınlarındaki Kültepe-I’de daha yaygındır. (Dolukhanov 1998: 302-303)p> Güney Kafkasya’da Sovyet Döneminde 1950-1970 yılları arasında yürütülen arkeolojik çalışmaların yoğunluğu dikkat çekicidir. Bu dönemde Güney Kafkasya’nın erken tarım ve yerleşik topluluklarının varlığı gün ışığına çıkartılmıştır. Yerleşim yerlerinden elde edilen materyallerin ana malzemesini oluşturan çanak çömlek ve ev mimarisi, Batı Azerbaycan (Gence-Gazakh Bölgesi) ve Güney Gürcistan (Kvemo Kartli Bölgesi) ile benzerlik gösterir. (Babazade 2016: 58)p> Konut mimarisinin karakteristik bir özelliği, yuvarlak binalar ile dikdörtgen binaların birlikte dağılımıdır. Batı bölgesinde yalnızca dikdörtgen binaların izleri bulunmuştur (Svobodnoye, Khorshi, Meshoko yerleşimleri). Doğu (Güneydoğu Kafkasya!) kuşağında dikdörtgen mimarili (Ovçular Tepesi), karma mimarili (Alikemek Tepesi) ve sadece yuvarlak mimarili (Sioni) yerleşim yerleri bulunmaktadır. Binaların şekil farklılıklarının kronolojik nitelikte olması mümkündür. En azından, Sioni'nin yerleşimi geleneksel olarak Eneolitik başlangıcına aittir ve Ovçular Tepesi ise radyokarbon analizi verilerine göre "geçiş dönemine", Leylatepe Kültürü’nün yayılmasının hemen öncesine denk gelir. Batı ve doğu bölgelerindeki inşaat teknolojisi de farklıdır. Batıda ham tuğla izleri yoktur, ancak sütun çukurları ve bazen yanmış kil parçaları bulunmuştur. Güneyde ise tam tersine, tuğla yapımına devam edilirken, taş kullanımının (Sioni) başladığı kaydedilir. Konutların içyapısı artan karmaşıklık ile ayırt edilir. Konutlara ek olarak, kamu mimarisi anıtları da kaydedilmiştir. Şimdiye kadar sadece Kuzeybatı Kafkasya'da bulunmuştur ve yalnız antik yerleşimleri çevreleyen tahkimatlarla temsil edilmektedir (Meshoko, Yasenova Polyana, Svobodnoye). Meshoko yerleşimindeki duvar en kapsamlı şekilde çalışılmıştır. (Cherlenok 2013: 5. Энеолит Кавказа/Kafkasya Eneolitik Çağı)p> Dağıstan’daki Ginçinsk, Transkafkasya anıtlarının aksine dağlık bir bölgede yer alan, sağlam bir yerleşim yeri olarak karşımıza çıkmaktadır. Alanın özelliği, Transkafkasya'da olduğu gibi yuvarlak değil, esas olarak dikdörtgen evlerle temsil edilen taş konut mimarisidir. (Гинчинское поселение/Ginçski yerleşimi)p> Neolitik dönemde diğer bölgelerden daha erken tarım ve hayvancılığa geçen Güney Kafkasya ve Kuzeydoğu Kafkasya, ekolojik ortamın da sağladığı avantajlar sayesinde gelişen ekonomileriyle öne çıkan bölgeler olmuştur. Görünen odur ki söz konusu iki bölge, aynı zamanda, tahılların ve diğer bazı bitki türlerinin evcilleştirildiği en eski merkezlerdendir. Eneolitik dönemde de tarım ve hayvancılık alanında faaliyetleri, söz konusu bölgelerde gelişerek devam etmiştir. Mevcut kanıtlar Kafkasya Eneolitiği ekonomisinin esas olarak tarım ve hayvancılığa dayandığını kuşku bırakmayacak biçimde ortaya koymuştur. Kura çöküntüsündeki yerleşmelerde tarıma alınmış şu beş buğday saptanmıştır: Ekmeklik buğday (Triticum aestivum); einkorn (Triticum monococcum); emmer (Triticum dicocum); topbaş buğdayı (Triticum compactum); kılçıksız buğday (Triticum spelta). Ayrıca Şomutepe, Rustepesi ve İlanluçtepe yerleşmelerinde bunlara Triticum durum ve Triticum turgidum türleri eklenmektedir. İki ve altı sıralı, kabuklu ve kabuksuz olmak üzere en az dört arpa türü vardı. Ayrıca darı, bezelye, mercimek ve üzüm yetiştirilmiştir. Bir tür ilkel sulama biçimine ilişkin kanıtlar vardır. Orta Gürcistan’da Arkhulo-I yerleşmesi çevresinde bir kanal sistemi saptanmıştır. Benzer yapılar, Imrisgora yerleşmesinde de ortaya çıkmıştır. Hem Kura hem de Kura-Aras yerleşmeleri, evcilleştirilmiş hayvanlar arasında koyun ve keçinin ağırlıkta olduğunu göstermektedir. Sayısal olarak bunu sığır ve ardından domuz izlemektedir. Benzer bir örüntü Orta Aras çöküntüsünde de saptanmıştır. Bunun tek istisnası Gürcistan’daki Şulaveris-gora idi. Burada sığırların sayısı koyun/keçi sayısını biraz aşmaktadır. (Dolukhanov 1998: 304) p> Dağlık arazinin, dar ve verimli vadilerinde özellikle Ginçi’de bulunan Dağıstan Eneolitik yerleşimlerinin malzemeleri, buradaki ekonominin önde gelen dallarının tarım ve hayvancılık olduğuna dair hiçbir şüphe bırakmamaktadır. Son derece elverişli ekolojik durum Transkafkasya ve Dağıstan'ı, tarımın ortaya çıkışının en eski merkezlerinden biri olarak görmeyi mümkün kılmaktadır. Ginçinsk yerleşiminden elde edilen osteolojik materyaller, burada asıl olarak koyun ve keçilerin yetiştirildiğini, çok daha az oranda büyükbaş ve domuz olduğunu göstermiştir. Gelişmiş büyükbaş yetiştiriciliğine rağmen avcılık endüstrisi, yerleşim yeri sakinlerinin ekonomisinde hala büyük bir rol oynuyordu ve avlanmanın ana kaynağı geyik ve yaban keçileriydi. (Земледелие и скотоводство энеолита/Eneolitik Çağ tarım ve hayvancılık),p> Görünüşe göre Transkafkasya ve Dağıstan'da tarım ve hayvancılığın genel gelişme düzeyi, Kafkasya'nın diğer bölgelerine göre nispeten daha yüksekti. Burada yaklaşık olarak, örneğin MÖ 6.-5. binyılların Mezopotamya’sındaki gibi, aynı gelişme düzeyine sahip, köklü bir tarım ve hayvancılık ekonomisi gözlemlenmektedir. Transkafkasya ve Dağıstan'ın Eneolitik kültürünün evrimini hızlandıran ana nedenler, kuşkusuz, sosyo-ekonomik faktörlerdi. Yerel toplulukların birbirleriyle ve Ön Asya'daki (güneydeki) komşu bölgelerin nüfusuyla olan bağlarının genişlemesi ve yoğunlaşmasıyla birlikte, üretken ekonomi biçimlerinin -tarım ve hayvancılığın- gelişmesi, bu bölgelerde farklı bir erken tarım kültürünün ortaya çıkmasına ve gelişmesine yol açmıştır. (Земледелие и скотоводство энеолита/Eneolitik Çağ tarım ve hayvancılık),p> Kuzey Mezopotamya ve Kuzeybatı İran’daki ilk tarım yerleşmeleriyle tek tek koşutluklar bulunmasına karşın, bilim adamları Kafkasya Eneolitiğinin, bütün ilk tarım dönemi Ortadoğusu içinde oldukça özgün bir sosyo-kültürel olgu olduğunu ittifakla vurgulamaktadırlar. (Dolukhanov 1998: 308)p> Kuzey Kafkasya Eneolitik dönemindeki tarımsal faaliyetler hakkında maalesef yeterince veri elde edilememiştir. Genel olarak Kuzey Kafkasya’daki tarih öncesi tarım teknolojisinin basit olduğu ve bitki ekiminin yoğun olmadığı sanılmaktadır. Örneğin S. N. Korenevskij basit çapa tarımına ve eski köyün çevresindeki toprakları verimsiz hale getirdikten sonra topluluğun yeni alanlara sıkça hareket etmesine dayanan göçebe tarımın bir biçiminin var olduğunu kabul etmektedir. Ne yazık ki dördüncü binyıl boyunca Kuzey Kafkasya topluluklarının tarımsal uygulamalarını destekleyen veriler çok yetersizdir. Daha da önemlisi, arkeolojik kayıtlarda arkeo-botanik buluntuları neredeyse bulunmamaktadır. Başlıca temel gıda ürünleri muhtemelen tahıllardı; çünkü öğütme taşı aletler ve birçok çakmaktaşı dilgi üzerinde yapılan kullanım izi analizleri, otların ve tohumlarının kesilip ezildiğini göstermektedir. Başlıca temel gıda ürünleri muhtemelen tahıllardı; çünkü öğütme taşı aletler ve birçok çakmaktaşı dilgi üzerinden alınan kullanım izi analizleri, otların ve tohumlarının kesilip ezildiğini göstermektedir. (Ivanova 2020: 82)p> Kuzey Kafkasya’daki Svobodnoye'den elde edilen hayvan kemiklerinin yarısı vahşi kızıl geyik ve yaban domuzuna aittir, yani avcılık o dönemde de önemliydi. Koyun en önemli evcilleştirilmiş hayvandı ve koyunların keçilere oranı 5:1 idi, bu da koyunların yünleri için beslendiğini göstermektedir. Ancak domuz yetiştiriciliği de önemliydi ve domuzlar Meshoko yerleşimindeki en önemli et hayvanlarıydı. (Anthony 2007: Bölüm 12)p> Abhazya’da fauna topluluğu içinde, başta bozayı, kurt, tilki, yaban domuzu, alageyik ve yaban keçisi olmak üzere, yabanî türler egemendir. Birkaç yerleşmede az sayıda koyun, keçi, sığır ve evcil domuzun bulunduğu bildirilmiştir. Neolitik yerleşmeler örneğinde olduğu gibi, tarımsal etkinliğe ilişkin doğrudan bir kanıt yoktur. Bununla birlikte, öğütme taşları, dibek taşları ve havanelleri gibi besin işlemeyle ilişkili aletler oldukça yaygındır. Söz konusu aletler yenebilen yabani bitkileri işlemekle ilişkili olmalıdır. Etkileyici bir balıkçılık araçları serisi (zıpkınlar, olta kurşunları) vardır. (Dolukhanov 1998: 314-316)p> Kafkasya’da Neolitik dönemde başlayan çanak çömlek/seramik üretimi, Eneolitik dönemde daha da gelişmiş ve yaygınlaşmıştır. Çanak çömlek buluntuları üzerindeki incelemelerde, kullanılan materyal ve üretim yöntemi, boyama veya süsleme tekniklerinde farklılıklar gözlenmektedir. Görünen odur ki bu dönemde çeşitli bölgelerde özgün yerel özellikler ortaya çıkmıştır ama aynı zamanda bölgeler arası etkileşim de söz konusudur. Ayrıca, Anadolu-Kuzey Mezopotamya gibi, gelişmiş yerleşik tarım kültürlerine sahip bölgeler ile komşu olunması nedeniyle, bazı ürünlerde benzerlikler tespit edilmiştir. Güney Kafkasya’da en büyük arkeolojik materyal grubu, oldukça özgün çanak-çömlekten oluşmuştur. Arkeologlar, birbirine denk olmayan iki grup belirlemiştir. Saman katkılı açık (sarı-kahverengi) renkli el yapımı kaplara ait kaba çanak-çömlek parçaları, buluntu topluluğunun büyükçe bölümünü meydana getirmektedir. Ancak bunun yanında, kum katkılı veya toz haline (şamot) getirilmiş ya da kırıklandırılmış keramik katkılı daha koyu renkli çanak-çömlek parçaları bulunmaktadır. Kaplar düz dipli, dik çeperlidir. Ayrıca ağız kenarı kavissiz bardaklar ve çömlekler kaydedilmiştir. Kura çöküntüsündeki çanak-çömlek, ağız kenarının altında yer alan küçük konilerden oluşmuş sıralarla süslenmişti. Boyalı keramik, buluntu topluluğunun daha küçük bir bölümünü meydana getirmektedir. (Dolukhanov 1998: 307)p> Kafkasya’da her bir bölgenin kültürel geleneğindeki yerel özgünlüğünü en iyi şekilde yansıttığı seramik ürünlerde, Kuzeybatı Kafkasya ve Ön Kafkasya bozkırları hariç, Sioni tipi anıtların seramik kompleksinin unsurları çok yaygındır. Güneybatı Kafkasya'da Darkveti ve Odishi gibi yerlerde ve Merkezi Kafkasya'nın kuzey yamaçlarındaki sitelerde bulunurlar. "Sioni" bileşeni ile birlikte bu bölgelerin seramik kompleksinin canlı yerel özellikler taşıdığına dikkat edilmelidir. (Cherlenok 2013: 5. Энеолит Кавказа/Kafkasya Eneolitik Çağı)p> Çanak çömlek aynı zamanda erken tarım topluluklarının yaşamında ve ekonomisinde önemli bir rol oynadı. Her yerleşim yerinde çömlekçilik yapılmıştır. Bazı yerleşimlerde çanak çömlek fırınlarının bulunması, seramik üretimindeki en önemli bağlantı olan kapların pişirildiğini ikna edici bir şekilde belgelemektedir. Özellikle Shomutepe'de sağlam ve kireçlenmiş duvarlara sahip, zeminde çukur şeklinde çöküntüler halinde basit tasarımlı fırın kalıntıları bulunmuştur. Alikemek Tepesi yerleşimindeki çanak çömlek fırınları nispeten daha karmaşık bir tasarıma sahiptir. Burada, farklı seviyelerde yaklaşık on civarında fırın kalıntısı keşfedilmiştir. Hepsi iki katmanlı, uzun oval şekillidir. Komşu bölgelerle olan bağların bir sonucu olarak oldukça sınırlı miktarda boyalı seramiğin, görünüşe göre, ara sıra Transkafkasya'nın güneyine girdiği ve Transkafkasya'dan nadir örneklerin Kuzey'e (Kuzeydoğu Kafkasya-Dağlık Dağıstan'a) bile ulaştığı belirtilmelidir. (Земледелие и скотоводство энеолита/Eneolitik Çağ tarım ve hayvancılık)p> Dağıstan’daki Ginçinsk yerleşimine ait seramikler oldukça ilginçtir. Muhtemelen hem anıtın kendisinin hem de karakterize ettiği kültürün kimliğinin özellikleri hakkında en eksiksiz fikri vermektedir. Ginçinsk’in alt katmanından gelenler, önemli bir seramik koleksiyonu oluşturmaktadır. Çoğunlukla kalın cidarlı, kabaca kalıplanmıştır, kil ile çeşitli kum ve çakıl katkıları içermektedir. Yüzeyleri genellikle sıvalı ve sırlıdır, bazıları parlaktır. Dış yüzeyi bir sıvı kil tabakası ile kaplanmış kap parçaları bulunmuştur. Pek çok kaba çömlek parçasının dış yüzeyinde hasır izleri vardır. Ginçinsk yerleşim yerinin tabakları çok çeşitli şekillerle ayırt edilir; kâseler, büyük küre şekilli düz tabanlı kaplar, dışbükey veya oval gövdeli kaplar, yüksek silindirik boyunlu kaplar, fincanlar, kupalar vb. Kuşkusuz bazı çanak çömlekler Dağıstan'a, benzer seramiklerin MÖ 5. binyılın sonu ila 4. binyılın ilk yarısına tarihlenen bir dizi anıtta temsil edildiği, Transkafkasya'dan gelmiştir. (Гинчинское поселение/Ginçski yerleşimi)p> Kuzey Kafkasya’daki çömlekçilerin MÖ dördüncü binyılda çömlekçi çarkı kullandıklarına dair işaretler bulunmakta, fakat bir kil topağından tek bir işlemle bir kabı döndürerek biçimlendirebildiklerine dair hiçbir kanıt bulunmamaktadır. Görünüşe göre çark, yuvarlak dipli alt kısmı muhtemelen elde biçimlendirilmiş küplerin ağız kısmını hazırlamak veya düzeltmek için kullanılmıştır. Yalın bezemesiz yüzeyleri olan kaplar MÖ dördüncü binyıl boyunca Kuzey Kafkasya çanak çömlekçiliğine hâkimdir. Kabın yüzeyi astarlanıp perdahlanmış olabilir ancak kazıma, baskı ve kabartma bezemeli süsler yüzeyde çok nadir bulunmakta ve sadece omuz kısımlarında yer almaktadır. Aşağı Kuban’daki çanak çömlek pişirme teknolojisiyle ilgili hiçbir özel araştırma bulunmamaktadır, ancak açık ateşte pişirme yaygın bir uygulama olarak kabul edilmektedir. (Ivanova 2020: 96-98)p> Kuzeybatı Kafkasya Eneolitik (Meshoko tipi) döneminde, Sioni tipi seramik kompleksi unsurlarına rastlanmamıştır. İki temel seramik türü vardır; ince öğütülmüş mineral katkılarla ince cilalanmış olanlar ve kaba mineral katkılarla daha kaba olanlar. En yaygın biçim, bazı yerleşim yerlerinde (Meshoko, Svobodnoye) bulunmuş olan antropomorfik plastiktir (Antik anlamda plastik; ahşap, pişmiş toprak, taş (mermer), bronz nadiren fildişi ya da kıymetli madenlerden yapılmış heykelcikler, kabartmalar ve heykelleri kapsar. ZK). Hayvan figürleri de vardır (Svobodnoye). (Cherlenok 2013: 5. Энеолит Кавказа/Kafkasya Eneolitik Çağı) p> Svobodnoye çanak çömlekleri, renkleri kahverengiden turuncuya değişen ve kenarları dışa dönük küresel çanak çömleklerdi, ancak siteler arasındaki süsleme tarzları çok farklıydı (Örneğin; Zamok, Svobodnoye ve Meshoko'nun oldukça farklı yerli seramik türlerine sahip olduğu söylenir). Kadın formlu seramik figürinler, kadın merkezli aile içi ritüelleri akla getirmektedir. (Anthony 2007: Bölüm 12) p> Abhazya’da çanak-çömlek buluntu topluluğunun büyük kısmı, Neolitik olanların hemen aynısı olan kaba, düz dipli kap parçalarından oluşur. Yeni çanak-çömlek tipleri, hafifçe dışa çekik dar dipli bardak (beaker) formundadır. (Dolukhanov 1998: 316)p> Kafkasya’da gün yüzüne çıkarılan çanak çömlek buluntuları arasında bölgenin özellikle güney ile çeşitli ilişkilerine işaret eden bazı parçalar da yer almaktadır. İthal çanak-çömlek küçük ama oldukça önemli bir grubu oluşturmaktadır. Kahverengi dalgalı bir çizgiyle süslenmiş küçük kırmızı renkli bir çömlek Nahcivan yakınlarındaki Kültepe-I’de bulunmuştur. Bu kap, Halaf keramiğiyle doğrudan bir benzerliğe sahiptir. Halaf keramiğiyle olan benzerlikler, Ermenistan’daki Teghut yerleşmesinden elde edilen bazı çanak-çömlek tiplerinde de saptanmıştır. Kura çöküntüsündeki yerleşimlerle kuzey Mezopotamya’daki Hassuna ve Proto-Hassuna (Tel Soto, Um Dabagiye) buluntu toplukları arasında da çanak-çömlek şekilleri ve bezemeleri bakımından bazı benzerlikler görülmüştür. R.M. Munchaev (1982), Kafkasya Eneolitik çanak-çömleği ile daha geç kuzeybatı İran ‘kuzey Ubeyd’ buluntu topluluğu arasında bazı benzerlikler belirlemiştir (Ubeyd Kültürü; MÖ 6. binyılın ortalarından MÖ 5. binyılın sonuna tarihlenmiş Güney Mezopotamya bölgesi kültürüdür. ZK). Kura çöküntüsündeki yerleşimlerde insan biçimli kil heykelcikler bulunmuştur. Bu heykelciklerin bir kısmı (21 tanesi) tek bir yerleşmeden, Gürcistan’daki Khramis Gora’dan çıkarılmıştır. Bunların bazıları, Tel Soto ve Um Dabagiye’de görülmüş olan tiplerle benzerlik taşımaktadır. (Dolukhanov 1998: 307-308)p> Son zamanlarda, Kuzeydoğu Anadolu ve Güney Kafkasya yaylalarındaki arkeolojik alan çalışmaları, Kuzey Mezopotamya’nın Erken ve Orta Uruk Dönemi ile ilişkili olan 4. bin yılın ilk yarısına ait asıl buluntuları ortaya çıkarmaya başlamıştır (Uruk Dönemi; Güney Mezopotamya’nın Geç Kalkolitik dönemini temsil eder ve MÖ 4000- 3100 yılları arasına tarihlendirilmiştir. ZK). Yukarı Fırat ve Kuzey Suriye’deki “saman katkılı yüzeyleri olan çanak çömleklere” oldukça benzeyen malzemeler, ilk yapılan yüzey araştırmaları sırasında tespit edilmiş ve daha sonra Bakü-Ceyhan boru hattı boyunca gerçekleştirilen kurtarma kazılarında ele geçirilmiştir. C. Marro’ya göre bu özel çanak çömlekler, “Yukarı Mezopotamya genişlemesi”nin yaylalara doğru gerçekleştiğini ve Güney Kafkasya’da yabancı toplulukların yerleşik hayata geçişini kanıtlamaktadır. Berikldeebi, Kavtiskhevi, Leylatepe, Boyuk Kesik, Poylu ve Soyuq Bulaq da dahil olmak üzere bir grup buluntu yeri, “çoğunlukla veya tamamen Kuzey Mezopotamya geleneğine” uygun çanak çömlek buluntu topluluklarıyla karakterizedir. Bununla birlikte, Tekhut, Arateşen, Sioni, Tsopi ve Alikemek Tepesi’ndeki üst tabakalar gibi diğer buluntu yerlerinde, yerel “geç Sioni” tipi çanak çömlekler ve sadece saman katkılı yüzeyleri olan birkaç adet çanak çömlek parçası ortaya çıkartılmıştır. Kuzey Mezopotamya’ya ait unsurlar, MÖ 3500 civarında Kura-Aras kompleksinin ortaya çıkmasıyla birlikte görünürlüklerini tamamen yitirmişlerdir. (İvanova 2020: 148) p> Kafkasya Kalkolitik/Eneolitik dönemi ölü gömme ve mezar kültürü konusunda kaynaklarda sınırlı bilgiler yer almaktadır. Mezar anıtları nadirdir ve çoğunlukla yerleşim bölgelerinde bulunur. Unakozovskaya Mağarası ve Sagvarjile Mağarası’ndaki gömüler dikkat çekmektedir; görünüşe göre Alikemek Tepesi'ndeki bazı mezarların da Eneolitik döneme atfedilmesi gerekmektedir. Nalçik mezar alanı ise ayrı bir yerde durmaktadır. Buradaki buluntular, 1930'lu yıllarda, biri Eneolitik döneme ait olmayan iki kronolojik gruba ayrılmıştır. Nalçik mezarlığının erken dönem kronolojik konumu, bozkır bölgesindeki Erken Eneolitik dönemi bazı eserlere benzerliği ve bir radyokarbon tarihiyle (MÖ 5. binyılın ilk yarısı) doğrulanmıştır. (Cherlenok 2013: 5. Энеолит Кавказа/Kafkasya Eneolitik Çağı)p> Orta Kur Havzası yerleşimlerinde Son Kalkolitik Dönem’den başlayarak yoğun bir şekilde kurgan tipi mezarlar görülmektedir. Aras Havzası’nda ise bu mezar tipleri, Mil ovasında 1960’lı yıllarda A. İessen (1965) tarafından yapılan çalışmalarla keşfedilmiştir. Yaklaşık yüksekliği 30-40 m. arasında değişen Üçtepe kurganları bunlardan biridir. Bu ölü gömme geleneği Demir Çağı’na kadar sürdürülmüştür. (Babazade 2016: 81)p> Bakü-Tiflis-Ceyhan boru hattı boyunca yapılan kurtarma kazıları, Güney Kafkasya’daki Prehistorik ve sonraki dönemlere ait yeni arkeolojik merkezlerin tespit edilmesiyle sonuçlanmıştır. Azerbaycan’daki Böyük Kesik’ten birkaç kilometre uzaklıkta kurgan mezarlıklarına rastlanılması ve mezarlıktan elde edilen bulgular ve değerlendirmelerin oldukça önemli sonuçlar vermesi bu kapsamlı çalışmalar sayesinde olmuştur. Söz konusu kurganlarla birlikte, Güney Kafkasya’daki kurgan geleneğinin M.Ö. 4. binin ortalarında (Kura-Aras kültürleri - Erken Tunç Dönemi) ortaya çıktığına ait eski veriler değişmiş ve geleneğin bu tarihten 1000 yıl daha eskiye, M.Ö. 5. binin birinci yarısına tarihlendiği anlaşılmıştır. Böyük Kesik Höyüğü’nün Güney Kafkasya’nın son Kalkolitik kültürlerinden olan Leylatepe Kültürü ile benzerlik gösterdiği de anlaşılmıştır. (Babazade 2016: 27)p> Sonuç olarak Kalkolitik çağın sonlarına gelindiğinde; Kafkasya coğrafyasında çeşitli seviyelerde tarım ve hayvancılıkla uğraşan topluluklar arasında, beslenme ve barınma v.d. alanlarındaki ihtiyaçların daha iyi karşılanmasıyla birlikte, nüfus artışı meydana gelmiş ve yerleşim yerleri büyümüştür. İnsan yaşamına dair tüm bu gelişmeler, çeşitli bölgesel kültür oluşumlarının ortaya çıkmasına vesile olmuştur. Ancak Kafkasya’da yerleşmeler daha büyümüş veya yeni yerleşimler kurulmuş ve devamında çeşitli kültürler ortaya çıkmış olsa da bu oluşum veya organizasyonlar, komşu Mezopotamya örneğinde olduğu gibi, “kent devletleri” düzeyine erişememiştir. Yine de belirtmek gerekir ki Kafkasya coğrafyası, Geç Kalkolitik döneminden başlayarak, bugün hala arkeoloji dünyasının ilgisini çekmeye devam eden, Maykop ve Kura-Aras gibi önemli kültürlere ev sahipliği yapmıştır. Aslında daha eski tarihli kaynakların pek çoğunda Maykop ve Kura-Aras, “Erken Bronz Çağı” kültürleri olarak ele alınmıştır. Bu nedenle bu kültürler “Bronz Çağı” bölümünün konusu olacaktır… Ancak bu noktada vurgulamak gerekir ki yakın zamanlarda yayınlanan çeşitli kaynaklara göre Maykop kültürünün başlangıç tarihi, Geç Kalkolitik döneme dek uzanmaktadır. Son otuz kırk yılda uzmanlar, Maykop kültürünü, MÖ 3. binyılın ortalarından sonlarına kadarki devirle tarihlendirirler. Şimdiyse arkeoloji literatüründe genelde söz konusu kültürün tarihlerini daha eskiye götürme eğilimi var. Bazı araştırmacılara göre Maykop Kültürü M.Ö. 4. binyılın sonu ve 3. binyılın üçüncü çeyreği arasında yer almıştır. R.M. Munçayev’in düşüncesine göre bu kültürün en parlak devri, 3. binyılın ortalarına tekabül etmektedir. (Betrozov 2009: 71-72)p> S. N. Korenevskij tarafından Galyugay (Kuzey-Orta Kafkasya) buluntu yerinden elde edilen ilk radyokarbon tarihlendirmelerinin yayımlanmasından bu yana, Maykop buluntu yerinden edinilen radyokarbon tarihlendirmeleriyle ilgili önemli bir arşiv oluşmuştur. Korenevskij, Maykop Dönemi’ne ait karbon tarihlendirmelerinin kapsamlı bir listesini 2008 yılında yayımlamıştır. Brut 3/3, Klady 29/1 ve Kudakhurt 1/1’den alınan numuneleri sadece üç tarihlendirmeyle desteklenen çok erken bir döneme (MÖ 4000-3600) yerleştirir. Ayrıca bu tarihlendirmeler arasında, tümü MÖ 4. binyıla denk düşen, Kuban-Azak bozkırlarındaki buluntu yerlerinden alınan üç ölçüm bulunmaktadır. Radyokarbon tarihlendirmeleri, Maykop Kültürü’nün orta ve geç 4. binyıla ait olduğu konusunda neredeyse kesindir. Ancak, iki önemli kronolojik sorun çözülememiştir. (Ivanova 2020: 64-65)p> Tarihsel olarak belirli bir bölgede yaşanan nüfus artışıyla yerleşmelerin büyümesi ve ekonomik, sosyal, kültürel ilişkilerinin daha karmaşık hale gelmesi veya bir düzene oturması, söz konusu bölge yerleşimcileri arasında “karşılıklı iletişim dilinin” oluşma sürecini de beraberinde getirmiş olmalıdır. Kafkasya’da bir ortak dilin (veya dillerin) ortaya çıkışı konusunda çeşitli tezler ortaya atılmıştır. Bununla birlikte Katalotik/Eneolitik dönemde dilde yaşanan gelişmeler konusunda henüz bir uzlaşı söz konusu değildir. İlk tarımcı toplumsal gruplarda gözlemlenen kültürel çeşitlilik, Neolitik devrimin uyardığı tek bir gelişme sürecinden doğmuştur. Daha önce ortaya konulmuş varsayımlar ile uyumlu olarak, ilk tarım bölgesi içindeki çoklu ekonomik ve kültürel karşılıklı ilişkinin ağırlıklı olarak tek bir iletişim yolu aracı yoluyla, Hint-Avrupa proto-dili ile, yürütüldüğü ileri sürülebilir. Açıkçası bu ilk tarım bölgeleri içinde kullanılan tek dil değildi. Bu dil, çok sayıda tarım öncesi grubun kendi yerel alt katman dilleriyle birlikte var olmuştu. Öte yandan, ağırlıklı olarak toplayıcı ekonomilerin bulunduğu bölgelerin Hint-Avrupa dili konuşulmayan alanlara karşılık geldiğinin ileri sürülmesi akla yatkındır. Örneğin, Batı Kafkasya Neolitiği/Eneolitiği’nin yerel Üst Paleolitik/Mezolitik kültürlerle ilişkilendirilen arkeolojik olarak tanımlanabilir sürekliliğine dayanarak, bu bölgenin Kafkas dillerine karşılık geldiği iddia edilebilir. Hint-Avrupa ve Kafkas dilleri arasında, dilsel olarak tanılanabilir ilk temasların, Neolotik/Eneolitik zamanlara kadar geriye gittiği de aynı şekilde ileri sürülebilir. (Dolukhanov 1998: 341-342)p> En eski çağlarda Kuzey Kafkasya’daki etnik köken ve oluşum süreçleri hakkında dilbilgisi de önemli ipuçları vermektedir. Çağdaş araştırmacılar (hepsi olmasa da), Kuzey Kafkasya’da, Kalkolitik ya da Mezolitik çağdan geç olmayarak sonraki iki başlıca dil birliği için ortak olan ön dilin mevcut olduğu iddia etmektedirler; ortak bir ana dilin bulunduğuna işaret ederler. Ön Kuzey Kafkasya dili, MÖ 6. binyılın ortalarına kadar var olmuştu ve MÖ yaklaşık 6. binyılın ortaları - 5. binyılın başlarında Ön Abhaz-Adige ve Ön Nakh-Dağıstan dillerine bölünmüştü. (Kaydetmek gerekir ki Nakh-Dağıstan ve Abhaz-Adige dil grupları arasında genetik akrabalık konusuyla ilgili sorunların hepsi çözüme ulaşmamıştır.) (Tuallagov 2017: 30)p> Çağdaş Kuzey Kafkas dillerinin hepsinin, ayrıca, muhtemelen onların akrabaları olan Hatti ve Hurri-Urartu dillerinin de kökü, Kuzey Kafkas dillerinin kökü olan bir tek Kuzey Kafkas anadiline dayanmaktadır. Bu dil çok eski zamanlarda, tahminen MÖ 5. binyılda, yani ortalama olarak 7000 yıl önce yaşamıştır. (Abhazya Tarihi 2014: 17)p> Kalkolitik Çağ sona ererken, insanoğlu taş aletlerin baskın olduğu “Taş Devri”ni geride bırakarak metal aletlerin ağırlıklı olarak kullanılacağı “Maden Devri”ne adım atmış oldu. Gelinen bu nokta, aynı zamanda, tarih yazımında “tarihöncesi” olarak tanımlanan sürecin de sona ermesine denk gelmiştir... Temel besinlerin ekilmesi ve hasadıyla başlayan tarımsal üretim, aynı zamanda yerleşik hayatı yaygınlaştırarak, Kalkolitik dönemde ilk örneklerini gördüğümüz kentlerin oluşturulmasına zemin hazırlamış ve böylece ilk uygarlıkların çıkış noktası olmuştur. Uygarlığın temelinde yer alan maddi unsurların oluşumunun ardından, sosyal ve kültürel açıdan bir birikim meydana getirmeyi başaran insanlar, yazının bulunuşu ile karakterize edilen tarih devirlerinin başlatıcısı olmuşlardır. Bu doğrultuda, arkeolojik kazılardan edinilen bilgiler ışığında, en eski yazı sistemi olduğu anlaşılan Sumer yazı sisteminin bulunuşu, aynı zamanda Antik döneminde başlangıcı olarak kabul edilmektedir… Tarih öncesi devirler, yazının bulunup, kullanılmaya başlamasından önce geçen süreci temsil ederken; tarih devirleri, MÖ 3500 dolaylarında Sumerli’lerin ilk kez çiviyazısını bulmasından itibaren günümüze kadar devam eden süreci kapsar. (Topdemir-Özsoy: 28, 26)p> p> Kaynakçap> Abhazya Tarihi, Yazarlar: Argun, Prof. Dr. Aleksey - Agumaa, Anzor, vd. Editörler: Lakoba, Dr. Stanislav - Voronov, Prof. Dr. Yuri, vd. (2014), (Çev: Uğur Yağanoğlu), İstanbul: CSA.p> li> Açugba, Prof. Timur, (2015), Kronolojik Abhazya Tarihi, (Çev: Oktay Chkotua) İstanbul: Yeni Anadolu Yayıncılık.p> li> Anthony, David W. (2007), “The Horse, the Wheel, and Language”, Chapter 12, The North Caucasus Piedmont: Eneolithic Farmers Before Maikop/Bölüm 12, Kuzey Kafkasya Sıradağların Etekleri: Maykop Öncesi Eneolitik Çiftçiler. İnternet yayını, Erişim tarihi: 2021.02.05, https://erenow.net/ancient/the-horse-the-wheel-and-language/12.phpp> li> Babazade, Ejder, (2016), Geç Neolitik Dönemde Güney Kafkasya Yerleşim Modelleri, Ankara: Hacettepe Üniversitesi Arkeoloji Ana Bilim Dalı: Yüksek Lisans Tezi. http://www.openaccess.hacettepe.edu.tr:8080/xmlui/bitstream/handle/11655/3595/bd972fce-8b7b-47d4-a4af-bb71d8171c28.pdf?sequence=1&isAllowed=yp> li> Betrozov, Ruslan, (2009), Çerkeslerin Etnik Tarihi, (Çev: Orhan Uravelli), Ankara: Kafdav.p> li> Cherlenok Е. А. (2013), (5. Энеолит Кавказа/Kafkasya Eneolitik Çağı), “Археология Кавказа (мезолит, неолит, энеолит), Санкт-Петербург, Erişim Tarihi: 2021.04.21. http://saunje.ge/index.php?id=1879&lang=enp> li> Dolukhanov, Pavel, (1998), Eski Ortadoğu’da Çevre ve Etnik Yapı, (Çev: Suavi Aydın), Ankara: İmge Kitabevi.p> li> Ivanova, Mariya, (2020), Karadeniz ve Avrupa, Yakın Doğu, Asya Erken Dönem Uygarlıkları, (Çev: Tarık Özbek-Ümit Keskin), Ankara: koyusiyah.p> li> Öztan, Prof. Dr. Aliye, (2009), “Arkeoloji ve Sanat Tarihi Eski Anadolu Uygarlıkları Kalkolitik Çağ (Taş-Maden Çağı)”, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Türkiye Kültür Portalı Projesi, Erişim Tarihi: 2021.01.24. https://www.kulturportali.gov.tr/mrepo/eKitap/eb-KalkolitikCag/4/#zoom=z li> Topdemir, H. Gazi - Özsoy, Seda, (2015), Uygarlık Tarihi, Ankara: Pegem Akademi, 2. Baskı.p> li> Tuallagov, Alan A. (2017), İskitlerden Erken Alanlara Kuzey Kafkasya, (Çev: Orhan Uravelli), Ankara: Kafdav.p> li> (Гинчинское поселение/Ginçski yerleşimi), “Гинчи, Гинчинское поселение-энеолит Дагестана/Ginçi, Ginçinsk Yerleşimi-Dağıstan Eneolit Çağı”, Энеолит СССР, АКАДЕМИЯ НАУК СССР, ОРДЕНА ТРУДОВОГО КРАСНОГО ЗНАМЕНИ, ИНСТИТУТ АРХЕОЛОГИИ, Erişim tarihi: 2021.02.17. http://www.bibliotekar.ru/3-1-76-eneolit/35.htmp> li> (Земледелие и скотоводство энеолита/Eneolitik Çağ tarım ve hayvancılık), “Земледелие и скотоводство энеолита. Вопросы хозяйства и общественного строя энеолитических племен Кавказа/Eneolitik tarım ve hayvancılık. Kafkasya'nın Eneolithic kabilelerinin ekonomisi ve sosyal sistemi ile ilgili sorular”, Энеолит. Медно-каменный век, Энеолит СССР, АКАДЕМИЯ НАУК СССР, ОРДЕНА ТРУДОВОГО КРАСНОГО ЗНАМЕНИ, ИНСТИТУТ АРХЕОЛОГИИ, Erişim tarihi: 2021.04.30. http://www.bibliotekar.ru/3-1-76-eneolit/38.htm li> (Кюльтепе и Шулаверисгора/Kültepe ve Shulaverisgora), “Кюльтепе и Шулаверисгора-древнейшие памятники энеолита Закавказья/Kültepe ve Shulaverisgora-Transkafkasya Eneolitik Çağı en eski anıtları”, Энеолит. Медно-каменный век, Энеолит СССР, АКАДЕМИЯ НАУК СССР, ОРДЕНА ТРУДОВОГО КРАСНОГО ЗНАМЕНИ, ИНСТИТУТ АРХЕОЛОГИИ, Erişim Tarihi: 2021.02.17. http://www.bibliotekar.ru/3-1-76-eneolit/22.htmp> li> (Понятие энеолит/Eneolitik kavramı), “Понятие «энеолит» как переходный период от эпохи неолита к бронзовому веку-Neolitik Dönem’den Tunç Çağı'na geçiş dönemi olarak Eneolitik kavramı”, Энеолит. Медно-каменный век, Энеолит СССР, АКАДЕМИЯ НАУК СССР, ОРДЕНА ТРУДОВОГО КРАСНОГО ЗНАМЕНИ, ИНСТИТУТ АРХЕОЛОГИИ, Erişim tarihi: 2021.02.17, http://www.bibliotekar.ru/3-1-76-eneolit/1.htmp> li> (Техут, Гинчинское поселение в Дагестане/Teghut ve Dağıstan'daki Ginçinsk yerleşimi), “Техут, Гинчинское поселение в Дагестане, Квемо-Картли - памятники культуры энеолита Кавказ/Teghut ve Dağıstan'daki Ginçinsk yerleşimi, Kvemo-Kartli-Kafkasya Eneolitik Çağı kültürel anıtları”, Энеолит. Медно-каменный век, Энеолит СССР, АКАДЕМИЯ НАУК СССР, ОРДЕНА ТРУДОВОГО КРАСНОГО ЗНАМЕНИ, ИНСТИТУТ АРХЕОЛОГИИ, Erişim Tarihi: 2021.01.05. http://www.bibliotekar.ru/3-1-76-eneolit/23.htm)p> li> ul> Kafkasya'nın Eneolitik anıtlarıAnıtlar: 1) Mıshako (Мысхако) yerleşimi; 2) Svobodnoye (Свободное) yerleşimi; 3) Yasenova Polyana (Ясенова Поляна) yerleşimi; 4) Unakozovskaya (Унакозовская) mağarası; 5) Meshoko (Мешоко) yerleşimi; 6) Zamok (Замок) yerleşimi; 7) Nalçik (Нальчикский) mezarlığı; 8) Akhshtyrskaya (Ахштырская) mağarası; 9) Dzudzuana (Дзудзуана) mağarası; 10) Darkveti (Дарквети) mağarası; 11) Sagvarjile (Сагварджиле) mağarası; 12) Tetramitsa (Тетрамица) yerleşimi; 13) Aşağı Shilovka (Нижняя Шиловка) yerleşimi; 14) Kistrik (Кистрик) yerleşimi; 15) Odishi (Одиши) yerleşimi; 16) Anaseuli II (Анасеули II) yerleşimi; 17) Sioni (Сиони) yerleşimi; 18) Alikemek-Tepesi (Аликемек-Тепеси) yerleşimi; 19) Ovçular-Tepesi (Овчулар-Тепеси) yerleşimi; 20) Aratashen (Араташен) yerleşimi; 21) Aknashen (Акнашен) yerleşimiKültürler: A) Meshoko (Мешоко); Б) Odishi - Anaseuli (Одиши – Анасеули 2); B) Darkveti (Дарквети); Г) Sioni (Сиони)p> +''+nan+''+Zeki Kartal ) ) ) )

İstanbul Kafkas Kültür Derneği’miz Genel Kurulunu Yaptı

İstanbul Kafkas Kültür Derneği'miz 22 Ağustos 2021 tarihinde Olağan Genel Kurulu'nu yaparak yeni Yönetimini seçti.p> Yüksel Nuri Güneş Başkanlığında seçilen yeni Yönetim Kurulu'na başarılar diliyor, önceki Başkanımıza ve Yönetim Kurulu üyelerimize de toplumumuza yaptıkları hizmetlerden dolayı teşekkür ediyoruz.p> p> Yönetim Kurulup> 1- Yüksel Nuri Güneş 2- Aliye Ayça Atçı 3- Asel Zengin 4- Asiye Yağan 5- Çağlar Bayındır 6- Emel Özdemir 7- Funda Altıok Diyner 8- Hasan Kaan Durmuş 9- İlknur Canbulat 10- Mehtap Koşak 11- Oğuzhan Hazır 12- Olcay Cengiz 13- Şeyma Kanbek 14- Timur Şahin p> {gallery}/haber/federasyon/2021/210822_İKKD_GK{/gallery}strong>p> nanKaffed