Düzce Üniversitesi Çerkes Dili ve Edebiyatı Bölümü Yeni Öğrencilerini Bekliyor

Bu yıl üniversite sınavına giren öğrencilerimiz tercihlerini 5  Ağustos – 20 Ağustos 2021 tarihleri arasında yapıyor.p> Düzce Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi'ne bağlı Çerkes Dili ve Edebiyatı Bölümü, Erciyes Üniversitesi Çerkes Dili ve Kültürü Bölümüyle birlikte üniversite tercihi yapacak öğrenciler için cazip seçenekler olmaya devam ediyor.p> Kafkasya dışında kurulmuş ilk Çerkes Dili ve Edebiyatı lisans programı olan Düzce Üniversitesi Çerkes Dili ve Edebiyatı Bölümü 2013 yılında açıldı ve ilk mezunlarını 2017 yılında verdi. Düzce Adıge Kültür Derneği’nin yoğun çabaları ile birlikte Federasyonumuzun da desteğiyle kurulan Bölümde geçtiğimiz yıllarda Yüksek Lisans ve Doktora Bölümleri de açıldı.p> Düzce Üniversitesi Çerkes Dili ve Edebiyatı Bölümü, öğretim üyelerinin önemli bir bölümünü de sağlayan Maykop'taki Adıgey Devlet Üniversitesi ile yakın işbirliği içinde çalışıyor. Önceki eğitim döneminde 3 öğrenciye Mevlana programı kapsamında Adıgey Üniversitesi'nde eğitim imkanı sağlandı.  p> Bölüm "güçlü bir altyapı ile donanmış, uluslararası düzeyde bilimsel araştırmalar yapabilecek çalışma yöntem ve disiplini kazanmış, yaratıcı ve eleştirel düşünebilen, doğru soruları soran, çözüm üretebilen, yeni gelişmeleri takip eden, kendini etkin bir dille ifade edebilen, sadece Türkiye değil yurtdışında da başarılı olacak öğrenciler yetiştirmeyi"  ve  "öğrencilerin Çerkes ve Dili ve Edebiyatı alanında araştırmalar yapmalarını sağlamayı, çağdaş teknolojilerden de yararlanarak dilbilimi ve dilin kullanımı üzerinde çalışırken eleştirel ve analitik yaklaşımlarını geliştirmeyi" amaçlıyor. p> Çerkes Dili ve Edebiyatı Bölümü'nden mezun olan öğrenciler filolog unvanı kazanarak dilbilimi alanında uzman olmaktadır.  Eğitimin son döneminde Eğitim Formasyonu dersleri alan öğrenciler ise Çerkesce öğretmenlik yapma yeterliliğine sahip olmaktadır. Bölümde Rusça dil dersleri de verilmekte ve öğrencilerin mezun olduklarında yeterli düzeyde Rusça dil becerisine sahip olmaları da amaçlanmaktadır.p> Düzce Üniversitesi, Çerkes Dili ve Edebiyatı Bölümü üniversite tercihi yapacak öğrenciler için Bölümü ve sunulan eğitimi tanıtan kısa bir video hazırladı. Videoda Düzce Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Kafkas Dilleri ve Kültürleri Bölümü Çerkes Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı öğretim üyelerinden Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Fehmi Altın, 2021-2022 Eğitim Öğretim yılında bölümü tercih edecek öğrenciler için bölüm ve faaliyetleri hakkında özet bilgiler verdi.p> Bu bölümü seçerek dilimizin ve kültürümüzün korunması ve yaşatılmasına katkıda bulunacak tüm öğrencilerimizi şimdiden tebrik ediyoruz.p> Çerkes Dili ve Edebiyatı Bölümü Akademik Kadro: b>span>p> Bölüm Başkanı span>p> Dr. Öğr. Üyesi Fehmi Altınp> Öğretim Kadrosu: b>p> Prof. Dr. Mira KHACHEMİZOVAp> Doç. Dr. Ruzana DOLEVAp> Doç. Dr. Susana SHKHALAKHOVAp> Dr. Öğr. Üyesi Saida ABREGOVAp> Arş. Gör. Semra YILMAZp> Taban Puanları (2020-2021 Akademik Yılı)p> Üniversitetd> Bölüm Adıtd> Puan Türütd> Kontd> Taban Puanıtd> tr> DÜZCE ÜNİVERSİTESİtd> Çerkes Dili ve Edebiyatı SÖZ 30 250,80076td> tr> ERCİYES ÜNİVERSİTESİ Çerkes Dili ve Kültürü SÖZ 30 258,37900 tr> tbody> table> Düzce Üniversitesi tarafından 2021-2022 akademik yılı için hazırlanan bölüm tanıtım videosu{youtube}fr02TzqYG6k{/youtube}p>nanKaffed

Düzce Üniversitesi Çerkes Dili ve Edebiyatı Bölümü Yeni Öğrencilerini Bekliyor

Bu yıl üniversite sınavına giren öğrencilerimiz tercihlerini 5  Ağustos – 20 Ağustos 2021 tarihleri arasında yapıyor.p> Düzce Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi'ne bağlı Çerkes Dili ve Edebiyatı Bölümü, Erciyes Üniversitesi Çerkes Dili ve Kültürü Bölümüyle birlikte üniversite tercihi yapacak öğrenciler için cazip seçenekler olmaya devam ediyor.p> Kafkasya dışında kurulmuş ilk Çerkes Dili ve Edebiyatı lisans programı olan Düzce Üniversitesi Çerkes Dili ve Edebiyatı Bölümü 2013 yılında açıldı ve ilk mezunlarını 2017 yılında verdi. Düzce Adıge Kültür Derneği’nin yoğun çabaları ile birlikte Federasyonumuzun da desteğiyle kurulan Bölümde geçtiğimiz yıllarda Yüksek Lisans ve Doktora Bölümleri de açıldı.p> Düzce Üniversitesi Çerkes Dili ve Edebiyatı Bölümü, öğretim üyelerinin önemli bir bölümünü de sağlayan Maykop'taki Adıgey Devlet Üniversitesi ile yakın işbirliği içinde çalışıyor. Önceki eğitim döneminde 3 öğrenciye Mevlana programı kapsamında Adıgey Üniversitesi'nde eğitim imkanı sağlandı.  p> Bölüm "güçlü bir altyapı ile donanmış, uluslararası düzeyde bilimsel araştırmalar yapabilecek çalışma yöntem ve disiplini kazanmış, yaratıcı ve eleştirel düşünebilen, doğru soruları soran, çözüm üretebilen, yeni gelişmeleri takip eden, kendini etkin bir dille ifade edebilen, sadece Türkiye değil yurtdışında da başarılı olacak öğrenciler yetiştirmeyi"  ve  "öğrencilerin Çerkes ve Dili ve Edebiyatı alanında araştırmalar yapmalarını sağlamayı, çağdaş teknolojilerden de yararlanarak dilbilimi ve dilin kullanımı üzerinde çalışırken eleştirel ve analitik yaklaşımlarını geliştirmeyi" amaçlıyor. p> Çerkes Dili ve Edebiyatı Bölümü'nden mezun olan öğrenciler filolog unvanı kazanarak dilbilimi alanında uzman olmaktadır.  Eğitimin son döneminde Eğitim Formasyonu dersleri alan öğrenciler ise Çerkesce öğretmenlik yapma yeterliliğine sahip olmaktadır. Bölümde Rusça dil dersleri de verilmekte ve öğrencilerin mezun olduklarında yeterli düzeyde Rusça dil becerisine sahip olmaları da amaçlanmaktadır.p> Düzce Üniversitesi, Çerkes Dili ve Edebiyatı Bölümü üniversite tercihi yapacak öğrenciler için Bölümü ve sunulan eğitimi tanıtan kısa bir video hazırladı. Videoda Düzce Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Kafkas Dilleri ve Kültürleri Bölümü Çerkes Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı öğretim üyelerinden Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Fehmi Altın, 2021-2022 Eğitim Öğretim yılında bölümü tercih edecek öğrenciler için bölüm ve faaliyetleri hakkında özet bilgiler verdi.p> Bu bölümü seçerek dilimizin ve kültürümüzün korunması ve yaşatılmasına katkıda bulunacak tüm öğrencilerimizi şimdiden tebrik ediyoruz.p> Çerkes Dili ve Edebiyatı Bölümü Akademik Kadro: b>span>p> Bölüm Başkanı span>p> Dr. Öğr. Üyesi Fehmi Altınp> Öğretim Kadrosu: b>p> Prof. Dr. Mira KHACHEMİZOVAp> Doç. Dr. Ruzana DOLEVAp> Doç. Dr. Susana SHKHALAKHOVAp> Dr. Öğr. Üyesi Saida ABREGOVAp> Arş. Gör. Semra YILMAZp> Taban Puanları (2020-2021 Akademik Yılı)p> Üniversitetd> Bölüm Adıtd> Puan Türütd> Kontd> Taban Puanıtd> tr> DÜZCE ÜNİVERSİTESİtd> Çerkes Dili ve Edebiyatı SÖZ 30 250,80076td> tr> ERCİYES ÜNİVERSİTESİ Çerkes Dili ve Kültürü SÖZ 30 258,37900 tr> tbody> table> Düzce Üniversitesi tarafından 2021-2022 akademik yılı için hazırlanan bölüm tanıtım videosu{youtube}fr02TzqYG6k{/youtube}p>nanKaffed

Düzce Üniversitesi Çerkes Dili ve Edebiyatı Bölümü Yeni Öğrencilerini Bekliyor

Bu yıl üniversite sınavına giren öğrencilerimiz tercihlerini 5  Ağustos – 20 Ağustos 2021 tarihleri arasında yapıyor.p> Düzce Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi'ne bağlı Çerkes Dili ve Edebiyatı Bölümü, Erciyes Üniversitesi Çerkes Dili ve Kültürü Bölümüyle birlikte üniversite tercihi yapacak öğrenciler için cazip seçenekler olmaya devam ediyor.p> Kafkasya dışında kurulmuş ilk Çerkes Dili ve Edebiyatı lisans programı olan Düzce Üniversitesi Çerkes Dili ve Edebiyatı Bölümü 2013 yılında açıldı ve ilk mezunlarını 2017 yılında verdi. Düzce Adıge Kültür Derneği’nin yoğun çabaları ile birlikte Federasyonumuzun da desteğiyle kurulan Bölümde geçtiğimiz yıllarda Yüksek Lisans ve Doktora Bölümleri de açıldı.p> Düzce Üniversitesi Çerkes Dili ve Edebiyatı Bölümü, öğretim üyelerinin önemli bir bölümünü de sağlayan Maykop'taki Adıgey Devlet Üniversitesi ile yakın işbirliği içinde çalışıyor. Önceki eğitim döneminde 3 öğrenciye Mevlana programı kapsamında Adıgey Üniversitesi'nde eğitim imkanı sağlandı.  p> Bölüm "güçlü bir altyapı ile donanmış, uluslararası düzeyde bilimsel araştırmalar yapabilecek çalışma yöntem ve disiplini kazanmış, yaratıcı ve eleştirel düşünebilen, doğru soruları soran, çözüm üretebilen, yeni gelişmeleri takip eden, kendini etkin bir dille ifade edebilen, sadece Türkiye değil yurtdışında da başarılı olacak öğrenciler yetiştirmeyi"  ve  "öğrencilerin Çerkes ve Dili ve Edebiyatı alanında araştırmalar yapmalarını sağlamayı, çağdaş teknolojilerden de yararlanarak dilbilimi ve dilin kullanımı üzerinde çalışırken eleştirel ve analitik yaklaşımlarını geliştirmeyi" amaçlıyor. p> Çerkes Dili ve Edebiyatı Bölümü'nden mezun olan öğrenciler filolog unvanı kazanarak dilbilimi alanında uzman olmaktadır.  Eğitimin son döneminde Eğitim Formasyonu dersleri alan öğrenciler ise Çerkesce öğretmenlik yapma yeterliliğine sahip olmaktadır. Bölümde Rusça dil dersleri de verilmekte ve öğrencilerin mezun olduklarında yeterli düzeyde Rusça dil becerisine sahip olmaları da amaçlanmaktadır.p> Düzce Üniversitesi, Çerkes Dili ve Edebiyatı Bölümü üniversite tercihi yapacak öğrenciler için Bölümü ve sunulan eğitimi tanıtan kısa bir video hazırladı. Videoda Düzce Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Kafkas Dilleri ve Kültürleri Bölümü Çerkes Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı öğretim üyelerinden Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Fehmi Altın, 2021-2022 Eğitim Öğretim yılında bölümü tercih edecek öğrenciler için bölüm ve faaliyetleri hakkında özet bilgiler verdi.p> Bu bölümü seçerek dilimizin ve kültürümüzün korunması ve yaşatılmasına katkıda bulunacak tüm öğrencilerimizi şimdiden tebrik ediyoruz.p> Çerkes Dili ve Edebiyatı Bölümü Akademik Kadro: b>span>p> Bölüm Başkanı span>p> Dr. Öğr. Üyesi Fehmi Altınp> Öğretim Kadrosu: b>p> Prof. Dr. Mira KHACHEMİZOVAp> Doç. Dr. Ruzana DOLEVAp> Doç. Dr. Susana SHKHALAKHOVAp> Dr. Öğr. Üyesi Saida ABREGOVAp> Arş. Gör. Semra YILMAZp> Taban Puanları (2020-2021 Akademik Yılı)p> Üniversitetd> Bölüm Adıtd> Puan Türütd> Kontd> Taban Puanıtd> tr> DÜZCE ÜNİVERSİTESİtd> Çerkes Dili ve Edebiyatı SÖZ 30 250,80076td> tr> ERCİYES ÜNİVERSİTESİ Çerkes Dili ve Kültürü SÖZ 30 258,37900 tr> tbody> table> Düzce Üniversitesi tarafından 2021-2022 akademik yılı için hazırlanan bölüm tanıtım videosu{youtube}fr02TzqYG6k{/youtube}p>nanKaffed

Düzce Üniversitesi Çerkes Dili ve Edebiyatı Bölümü Yeni Öğrencilerini Bekliyor

Bu yıl üniversite sınavına giren öğrencilerimiz tercihlerini 5  Ağustos – 20 Ağustos 2021 tarihleri arasında yapıyor.p> Düzce Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi'ne bağlı Çerkes Dili ve Edebiyatı Bölümü, Erciyes Üniversitesi Çerkes Dili ve Kültürü Bölümüyle birlikte üniversite tercihi yapacak öğrenciler için cazip seçenekler olmaya devam ediyor.p> Kafkasya dışında kurulmuş ilk Çerkes Dili ve Edebiyatı lisans programı olan Düzce Üniversitesi Çerkes Dili ve Edebiyatı Bölümü 2013 yılında açıldı ve ilk mezunlarını 2017 yılında verdi. Düzce Adıge Kültür Derneği’nin yoğun çabaları ile birlikte Federasyonumuzun da desteğiyle kurulan Bölümde geçtiğimiz yıllarda Yüksek Lisans ve Doktora Bölümleri de açıldı.p> Düzce Üniversitesi Çerkes Dili ve Edebiyatı Bölümü, öğretim üyelerinin önemli bir bölümünü de sağlayan Maykop'taki Adıgey Devlet Üniversitesi ile yakın işbirliği içinde çalışıyor. Önceki eğitim döneminde 3 öğrenciye Mevlana programı kapsamında Adıgey Üniversitesi'nde eğitim imkanı sağlandı.  p> Bölüm "güçlü bir altyapı ile donanmış, uluslararası düzeyde bilimsel araştırmalar yapabilecek çalışma yöntem ve disiplini kazanmış, yaratıcı ve eleştirel düşünebilen, doğru soruları soran, çözüm üretebilen, yeni gelişmeleri takip eden, kendini etkin bir dille ifade edebilen, sadece Türkiye değil yurtdışında da başarılı olacak öğrenciler yetiştirmeyi"  ve  "öğrencilerin Çerkes ve Dili ve Edebiyatı alanında araştırmalar yapmalarını sağlamayı, çağdaş teknolojilerden de yararlanarak dilbilimi ve dilin kullanımı üzerinde çalışırken eleştirel ve analitik yaklaşımlarını geliştirmeyi" amaçlıyor. p> Çerkes Dili ve Edebiyatı Bölümü'nden mezun olan öğrenciler filolog unvanı kazanarak dilbilimi alanında uzman olmaktadır.  Eğitimin son döneminde Eğitim Formasyonu dersleri alan öğrenciler ise Çerkesce öğretmenlik yapma yeterliliğine sahip olmaktadır. Bölümde Rusça dil dersleri de verilmekte ve öğrencilerin mezun olduklarında yeterli düzeyde Rusça dil becerisine sahip olmaları da amaçlanmaktadır.p> Düzce Üniversitesi, Çerkes Dili ve Edebiyatı Bölümü üniversite tercihi yapacak öğrenciler için Bölümü ve sunulan eğitimi tanıtan kısa bir video hazırladı. Videoda Düzce Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Kafkas Dilleri ve Kültürleri Bölümü Çerkes Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı öğretim üyelerinden Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Fehmi Altın, 2021-2022 Eğitim Öğretim yılında bölümü tercih edecek öğrenciler için bölüm ve faaliyetleri hakkında özet bilgiler verdi.p> Bu bölümü seçerek dilimizin ve kültürümüzün korunması ve yaşatılmasına katkıda bulunacak tüm öğrencilerimizi şimdiden tebrik ediyoruz.p> Çerkes Dili ve Edebiyatı Bölümü Akademik Kadro: b>span>p> Bölüm Başkanı span>p> Dr. Öğr. Üyesi Fehmi Altınp> Öğretim Kadrosu: b>p> Prof. Dr. Mira KHACHEMİZOVAp> Doç. Dr. Ruzana DOLEVAp> Doç. Dr. Susana SHKHALAKHOVAp> Dr. Öğr. Üyesi Saida ABREGOVAp> Arş. Gör. Semra YILMAZp> Taban Puanları (2020-2021 Akademik Yılı)p> Üniversitetd> Bölüm Adıtd> Puan Türütd> Kontd> Taban Puanıtd> tr> DÜZCE ÜNİVERSİTESİtd> Çerkes Dili ve Edebiyatı SÖZ 30 250,80076td> tr> ERCİYES ÜNİVERSİTESİ Çerkes Dili ve Kültürü SÖZ 30 258,37900 tr> tbody> table> Düzce Üniversitesi tarafından 2021-2022 akademik yılı için hazırlanan bölüm tanıtım videosu{youtube}fr02TzqYG6k{/youtube}p>nanKaffed

Sakarya Kafkas Kültür Derneğimiz Genel Kurulunu Yaptı

Sakarya Kafkas Kültür Derneğimiz 8 Ağustos 2021 tarihinde Olağan Genel Kurulu'nu yaparak yeni Yönetimini seçti.p> Genel Kurulda yeniden Orhan Sarı Başkanlığında seçilen yeni Yönetim Kurulu'na başarılar diliyor, önceki Yönetim Kurulu üyelerimize de toplumumuza yaptıkları hizmetlerden dolayı teşekkür ediyoruz.p> p> Yönetim Kurulu Asılp> 1- Orhan SARI 2-Abdulaziz KORKUT 3- Alaattin ÖZMEN 4- İbrahim KOCA 5- Kadir ERKAYA 6- Nazmi YILMAZ 7- Serpil AYDIN 8- Sinem ÖZKAN OĞUZ 9- Şenay ĞUMA   Yönetim Kurulu Yedekp> 1- Cabir DENİZ 2- Hamit Umut BURKA 3- Kerim KIRAL 4- Murat AKMA 5- Orkun ÖZDEMİRnanKaffed

HATKO Aslan Arı ve Ailesini Anavatana Uğurladık

Türkiye diasporamızın ilk merkezi örgütü olan Kafkas Derneği Genel Merkezi (KAFDER) Kurucu Başkanı, KAFFED Onur Kurulu üyesi, kıymetli büyüğümüz Aslan Arı ve değerli eşi Suzan Arı anavatana kesin dönüş yaptılar. p> Uzun zamandır planlanan bu dönüş, pek çok kişiye ilham verecektir. p> Ankara’dan Genel Başkan Yardımcımız Adnan Arslan başkanlığındaki bir heyetle uğurladığımız değerli büyüklerimize Adıgey’de sağlıklı ve huzurlu bir ömür diliyoruz. p> p> Kafkas Dernekleri Federasyonup> p> {youtube}GkXr8WjumDU{/youtube}p> p> {gallery}/haber/federasyon/2021/210803_Aslan_Ari_Avatan_Yolcu{/gallery}p> p> p> p>nanKaffed

KAFFED Yönetim Kurulu Toplandı

Yönetim Kurulumuz, gündemindeki başlıkları görüşmek üzere çevrimiçi ortamda 2 Ağustos 2021 tarihinde toplandı. Genel Başkan Yıldız Şekerci, anavatan görüşmelerine dair bir sunum yaptı. Ayrıntıları ile web sayfasında yer alan görüşmelere dair Yönetim Kurulu üyelerinin sorularını yanıtladı. 19 Eylül’de toplanacak Dünya Çerkes Birliği (DÇB) Genel Kurulu’na yönelik çalışmalar hakkında bilgi veren Yıldız Şekerci, DÇB Tüzüğünde istenilen bazı değişiklikler için çalıştıklarını bu konuda DÇB Başkanlığına adaylığını açıklayan Hagajey Beslan’ın da komisyona yardımcı olduğunu kaydetti. Tüzük komisyonunda görevli olan Yönetim Kurulu üyesi Nesrin Alpan, çalışmaları hakkında bilgi verdi. Buna göre, Genel Kurul’un mutlaka bir Divan oluşturularak çalıştırılması, delege sayılarında hakkaniyetin sağlanması, delege seçim usulü, İspalkom (Yönetim Kurulu) ve Başkan Yardımcılarının seçimi, Sovyet’in (Yürütme organı - Konsey) yapısı, Onur Kurulu oluşturulması ve kriterleri, oylama usulü gibi başlıklar üzerinde çalışıldığını, çalışmanın henüz tamamlanmadığını bildirdi. 21 Mayıs Devam Ediyor Komisyonu’nun toplantısına ilişkin Yönetim Kurulu üyesi Mustafa Aziz Özbek bilgi verdi. Alınan karara göre, vatandaşlık ve anavatana giriş çıkışlar konusunda kolaylık sağlanması için bir metin yazılacak, Rusya Büyükelçiliği’ne de gönderilecek metin 19 Eylül’de toplanacak DÇB Genel Kurulu’nun gündemine taşınacak. Uzun zamandır gündemde olan ancak pandemi nedeniyle gerçekleştirilemeyen Kabardey-Balkar Cumhuriyeti Başkanı Koko Kazbek’in Türkiye’ye davet edilmesine ilişkin girişimler yeniden başlatılacak. Ayrıca, değerli yazarımız Meşbaşe İshak Türkiye’ye davet edilecek. Meşbaşe İshak’ın da katılacağı ortak bir kültür programı yapmak üzere Rusya Bilim ve Kültür Merkezi ile görüşülecek. {gallery}/haber/federasyon/2021/210802_YK_Toplanti{/gallery}p>nanKaffed

İzmir Çerkes Kültür Derneği’miz Genel Kurulunu Yaptı

İzmir Çerkes Kültür Derneğimiz 10 Temmuz 2021 tarihinde Olağan Genel Kurulu'nu yaparak yeni Yönetimini seçti.p> Genel Kurulda yeniden Ramazan Ersöz  Başkanlığında seçilen yeni Yönetim Kurulu'na başarılar diliyor, önceki Yönetim Kurulu üyelerimize de toplumumuza yaptıkları hizmetlerden dolayı teşekkür ediyoruz.p> p> p> Yönetim Kurulu p> 1- GUNAY  Ramazan Ersöz  2- LHIXUJIKO Özcan Atıcıer 3- YAĞAN Kutluay Yağan 4- ĞIŞ İlter Candemir  5- HAPİY Haluk Acaroğlu 6- AVULH Serap Tosun 7- KUŞHA Danejan Özden 8- TSEY Ayhan Önder 9- UDE Ayberk Oda 10- HUDIJ Mutlu Hırçıner 11- WASSA Şakir Devrim Tolun 12- WURIS Berrin Baykal 13- ELBEGTI Suzan Elbeyoğlu 14- HATKO Esra Güney {gallery}/haber/federasyon/2021/210710_Izmir_CKD_GK{/gallery}  nanKaffed

Anavatana Dönenler Günü

1 Ağustos Anavatana dönenler günü kutlu olsun... Bilindiği üzere Yugoslavya dağıldığında, çıkan iç savaş sırasında Kosova bölgesinde kalan Çerkes kardeşlerimiz çok zor durumda kalmıştı. 1998 yılında Adıgey Cumhurbaşkanı olan Sayın Aslan Carımov, o zamanın Kültür Bakanı Sayın Gazi Çemişo'yu görevlendirmiş, Rusya Federasyonu'nun sağladığı uçaklar ile 22 aileden oluşan 101 Adıge kardeşimiz Kosova'dan Adıgey'e taşınmıştı. Daha sonra Kosova'da kalan 23 Adıge daha Maykop'a gelmişti. Dönen kardeşlerimiz için Maykop şehrinin kenarında Mafehable köyü inşa edilmişti. Bu olay, 21 Mayıs 1864 Büyük Çerkes Sürgünü’nden sonra gerçekleşen en büyük kitlesel dönüş olayı olarak tarihteki yerini aldı. Her yıl, 1 Ağustos tarihi "Anavatana Dönenler Günü" olarak kutlanmakta, geri dönüş için toplumu teşvik etmek amacıyla yaşatılmaktadır. Anavatana dönme mutluluğuna erişmiş tüm Çerkeslerin "1 Ağustos Anavatana Dönenler Günü"nü kutluyor, dönüşün önündeki tüm engellerin kısa zamanda kaldırılmasını arzu ediyoruz. KAFFED heyetinin dönüşe ilişkin son temaslarına dair bilgileri aşağıda linklerde bulabilirsiniz. https://kaffed.org/haberler/federasyondan/item/4419-adigey-cumhuriyeti-ne-yerlesmek.htmlstrong>p> https://www.kaffed.org/haberler/federasyondan/item/3733-ad%C4%B1gey-cumhuriyeti-nden-d%C3%B6n%C3%BC%C5%9F-i%C3%A7in-devlet-program%C4%B1.htmlstrong>p> https://www.kaffed.org/haberler/federasyondan/item/3910-kolaylastirilmi%C5%9F-rusya-federasyonu-vatandasligi.htmlstrong>p> nanKaffed

Bir Yazar Bir Eser : SIZI – Şafak Baba Pala

Bu kez birbirinden güzel hikayelerden oluşan bir öykü kitabından bahsedeceğiz; “SIZI” dan.p> Sızı, Şafak Baba Pala’nın ilk öykü kitabı.p> Bilirsiniz ilkler, ilk göz ağrıları özeldir, önemlidir.p> “En saf en yapmacıksız olanı ilklerdir” derler. “SIZI” insanı anlatan, insanı yücelten, yürekten gelen yüreklere akan, temiz, sıcacık, saf, samimi öykülerden oluşuyor.p> Hayatta doyasıya yaşadığımız güzelliklerin yanında yüreğimizi sızlatan haksızlıklar, hukuksuzluklar, adaletsizlikler de var.p> Hepimiz, hayatımızın bir sahnesinde hissetmişizdir bu sızıyı; sızı sızlatmıştır içimizi. “SIZI” Şafak Baba Pala’nın, doğup büyüdüğü topraklarda geçen; aileyi, insanı anlattığı ilk öykülerinden oluşan, o en masum haliyle yazılan sıcacık bir öykü kitabı.p> Yazar, geleneksel yapının yer aldığı mekânlarda geçen insan manzaralarını anlattığı bu öykülerle “Her insan özeldir!” diyor.p> Kitap, iki bölümden oluşuyor. Aile kavramını anlattığı birinci bölüm ve insanın özüne inen, insanı özelleştiren, insanı yücelten ikinci bölüm.p> ELİNİZİN HAMURUYLA ERKEK İŞİNE(!) DAHA FAZLA KARIŞINp> Gözlemlerini, yaşadıklarını, toplumun zengin kültür değerlerini ölümsüzleştiren, sıcacık ifadelerle yüreklere dokunan, toplumu okumaya, düşünmeye, duygulanmaya, duyarlılığa davet eden kültür sevdalısı güzel insan sevgili Şafak Baba Pala, siz, yüreğinizdeki aşk ve coşkuyla teşekkürü çoktan hak ettiniz.p> Çalışmalarınız, enerjiniz, azminiz, idealiniz, sevdanız, güler yüzünüz, pozitif haliniz alkışa değer, tebrikler! Sevgili Şafak Baba Pala, ne olur elinizin hamuruyla erkek işine(!) toplum sorunlarına daha fazla karışın!p> Karışın ki dünya, sevgi hamuruyla yoğrulsun!p> Karışın ki kadın, hak ettiği seviyeye yükselsin. Karışın ki gelecek nesil daha bilinçli, daha duyarlı yetişsin!p> Umutlarımız yeşersin, yarınlarımız daha güzel olsun!  p> p> p> ŞAFAK BABA PALA KİMDİR?p> Şafak Baba Pala, kelimenin tam anlamıyla topluma hizmet aşkıyla çalışan, üreten, durmadan yeni şeyler peşinde koşan bir kültür, sanat ve edebiyat sevdalısı.p> O, gündeminde hep insan, özellikle de kadın ve kitap olan renkli, zarif bir aksiyon insanı.p> Bilecik’in Pazaryeri ilçesinde doğdu. Öğrenim yaşamı Bursa’da geçti. Bursa Kız Lisesi’nin ardından Uludağ Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji bölümünü bitirdi.p> Şafak Baba Pala’nın üç öykü kitabı var. “Sızı” adlı ilk öykü kitabı Mart 2008’de Ezgi Kitabevi, “Yüzüne Sabah Çiyi Düşmüş” adlı ikinci öykü kitabı Eylül 2012’de Evrensel Basım Yayın tarafından yayımlandı.p> Üçüncü kitabı “Sana da Güle Güle Nezahat” öyküler demetinde hayata, yaşadığımız günlere dair yolculuklara çıkarıyor okurunu.p> İnsan ilişkilerinin kırılgan yanlarına bakarken yer yer gülümsetip, yer yer de burukluklar taşıyan durumları gözler önüne seriyor.p> Yaşanan anların nabzını hissettiriyor.  Duyarlı, ince anlatımıyla kadının varoluşsal gerçekliğine yeni pencereler açarak o dünyaların seyrine bakmamızı sağlıyor. (Eksik Parça Yayınları- 2020) Yazıları ve öyküleri, Varlık, Evrensel Kültür, Notos Öykü, Akatalpa Öykü, Bursa’da Yaşam, Bursa Defteri, Eliz Edebiyat, Radikal Pazar ve Birgün Pazar gibi birçok dergi ve gazetede yayımlandı.p> “Teneke Davullar” öyküsüyle 2009 Ümit Kaftancıoğlu Öykü Ödülleri’nde mansiyon aldı.p>  p> p> p> ŞAFAK BABA PALA’NIN ESERLERİp> Yazar, bir söyleşisinde şöyle diyor: “Benim için yazma edimi bir yolculuk ve üç kitabımda da bambaşka yolculuklara çıktım. Kitaplarımda yaptığım yolculuklar öyle pek planlı, programlı yolculuklar değildi ama her varış benim için tarifsiz bir deneyim oldu.p> İlk kitabım “Sızı” daha naif, daha net ve yalın; zaman zaman şiirsel, zaman zaman masalsı anlatımların da olduğu öykülerden oluşuyor. İkinci kitabım “Yüzüne Sabah Çiyi Düşmüş” se bir evi merkeze alan ve o eve yolu düşenlerin, o evde yaşayanların başından geçen olaylarla örülmüş altı uzun öyküden oluşuyor.p> “Teneke Davullar” adlı öyküsüyle 2009 Ümit Kaftancıoğlu Öykü Ödülleri’nde mansiyon alan Şafak Baba Pala, “Yüzüne Sabah Çiyi Düşmüş” adlı öykü kitabıyla, bizleri alışkın olmadığımız bir dünyanın içine girmeye zorluyor…p> “Sana da Güle Güle Nezahat” aile, dil, din, ırk, görenek ve daha sayacağımız birçok toplumsal yapı ve gerçekliğin insanın özgürleşmesine olumsuz etkilerine bir olay üzerinden ayna tutma belki de. p> “Sana da Güle Güle Nezahat” teki öykülerin hepsinde bir nesneden, bir imgeden ilerleyen hikâyeler var diyebilirim. Kısaca anlatmak gerekirse, üç kitabım da farklı biçemlerde yazmaya çalıştığım, kendi içlerinde bir bütünlüğü olan öykülerden oluşan kitaplar.”p>  p> SIRADAKİ ÇALIŞMALARp> Şafak Hanımın yeni çalışmaları olduğunu biliyoruz hatta yeni çalışmaları sabırsızlıkla bekliyoruz. Şafak Baba Pala, bir röportajında yeni çalışmaları için şu ifadeleri kullanıyor. “Bir roman üzerinde çalışıyorum. Baş karakteri yine bir kadın olan bir göç hikâyesi. Başka bir çalışmam da kendi aile tarihimle ilgili. Büyük Çerkes Sürgünü ile Türkiye'ye göç etmek zorunda kalmış bir aileden geliyorum. Dedem Yetim İbrahim Bey’in hayatı üzerine bir araştırma yapıyorum. Kurtuluş Savaşı'nda yararlılık göstermiş bir müfreze komutanı kendisi. Bakalım neler öğreneceğim bu iki çalışmanın sonunda?p> Hayatta olumluya doğru değişim ve dönüşümde sanatın rolü tartışmasız çok önemli bildiğiniz gibi. Biz Nilüfer Belediyesi olarak bu gerçekliğin farkındayız ve Nilüfer'i bir kültür sanat kenti yapmak hedefiyle; insanların kültür sanata ulaşmasının da bir hak olduğunu bilerek çalışmalarımızı yürütüyoruz.p> Kütüphanelerimizde de Nilüfer'de okuma kültürünü arttırmak hedefiyle çalışmalarımızı sürdürmekteyiz. Edebiyat ve bilgi temelli çalışmalarla kentte okuma kültürünü gündem haline getirmeyi hedefliyoruz.p> Beş kütüphanede hizmet vermekteyiz. Yaklaşık 110 bin kitabımız var.”  p> HİKAYELERDEKİ KADIN GERÇEĞİp> Şafak Baba Pala’nın kitapları çoğunlukla kadın sorununa yaslanan hikayelerden oluşuyor. Hikayelerde, sessiz ve derinden hayatı değiştiren, değiştirmeye çalışan kadınların varlığı göze çarpıyor.p> Hikayelerdeki kadın karakterler, her zaman yolları iyiye, güzele varmasa da güzellikler için direnen kahramanlardır.p> Direnen kadınlar, zaman zaman uzlaşmaz olsa da hayatın içinde görünür olmak için direnen karakterlerdir.p> Umuyorum böylesi kadınlar çok olurlar, çoğalırlar. Bunlar, iyiye gidişin, güzele dönüşümün ana karakteri olurlar.   “SIZI” NE ANLATIYORp> Kültür ve kadın temalı hikayeler… Geleneksel toplumsal yapı, aile, sokak, mahalle ve kadın…p> Ana karakteri Çerkes kültürüyle yoğrulmuş, yazarın da yetiştiği, yaşadığı toprakların insanı…p> Hayatın kalbine uzanan heyecan ve coşkulu bir yolculuk…p> Aileden dünyaya, dünyadan insana akan duygu ve düşünce dolu sahneler…p> Değişim, dönüşüm, sorgulamalar, çatışmalar, iyilik ve güzellik peşinde koşmalar…   ARKA KAPAKTANp> İnsan iki türlü kaybolur. Kendi içinde ve kalabalıklar arasında... Kimi zaman kendi içinde yolunu kaybeder, farkında olmadan çıkmaz sokaklara sapar ve tam da o anlarda tutunacak, yolunu aydınlatacak bir şey arar.p> Bu bazen bir saç teli, bazen eski bir fotoğraf, bazen de birkaç güzel söz olur.p> İnsan ne zaman kalabalıklardan kaçmak istese yolu mutlaka çocukluğuna çıkar; hem zaten insan kendi içinden başka nereye saklanabilir ki?p> Ve zaman… Geçmişle aramızda duran o kenarı tırtıklı, dolapların derinlerine saklanmış, albümde durmaktan sararmış fotoğrafların burnun direğini yakan sızısıdır. Belki de zaman, geçmek bilmez bir sızıdır hep aynı yerde asılı kalan. Birbirinden güzel ve naif öykülerin içinde kaybolacağınız bir kitap bu elinizde tuttuğunuz… Bitmesin diye ağırdan alacaksınız okumayı.p> Dudağınızın kenarında kıvrılan tebessümün içinde gizlenmiş incecik bir sızı kalacak geriye.p> Eser, “Koyu Siyah” Yayınları” logosunu gururla taşıyor.p> HİKAYELER ALIP GÖTÜRECEK SİZİ p> Kitaptaki kısa öyküler, alıp uzaklara, çok uzaklara götürecek sizi… “SIZI” nın sayfalarını çevirmeye başladığınızda “AGA” nın konuşmasına çok sevinecek, “Nevres Abi” ile samimiyeti geliştirecek, “Sızı”da siz de yazar gibi “Aşk değişti artık. Sadece aşk mı, emek, barış, dürüstlük gibi kavramların anlamları hatta dünyanın düzeni bile değişti.” diyeceksiniz. Hatta “Boş ver Şoför Bey, hiçbir yol bitmeyecek kadar uzun değildir” diyecek ve “Erkekler ağlamaz” şarkısı kulaklarınızda çınlayacaktır.p> “Tutku” da köyün en güzel zamanını yaşayacaksınız. Koyu yeşil haziranı… Genç kadının bayır yukarı çıkışını, ağır ama emin adımları... Sıvaları dökülmüş, çerçeveleri ayrılmış, kırık çamlarından rüzgârı içeri alan, uzaktan oldukça harap görünen ev, sizi üzüp içinizi kanatırken genç kadının olgun tavırlarla merdivenin başında durup eve gülümsediğini düşünerek “Yaşam, bu kadına gerçek yıkıntının mükemmel duruşların arkasında saklı olduğunu çoktan öğretmiş!” diyeceksiniz.p> “Şerefe” hikayesinde Aysel’i, Aysel’in abisi Murat’ı, Akın’ı, Atıl’ı inişli çıkışlı zor ve zahmetli hayatlarında gözlemleyeceksiniz. Aysel’in yaşantısına ortak olacaksınız bitmeyen gecelerde siz de uykusuz kalacaksınız.p> “Menemen”de küçük kızın kaçışını, genç kadının direnişini ibretle izleyecek kâh üzülecek kâh sevineceksiniz. Ama mutfak kapı aralığından burnunuza gelen o harika hazırlanmış menemenin nefis kokusu saracak her yanı. Dayanamayacaksınız, mutfağa koşacak kendinize harika bir menemen hazırlayıp afiyetle yiyeceksiniz.p> “Jimnastik Oyunları Güncesi” nden farklı bir tat alacaksınız, Bursa’nın sokaklarını gezecek hatta Karagöz ve Hacivat’la tanışacaksınız.p> “Bir Muayene Öyküsü” hikayesinde Doktor muayene odasında yaşananlar, nefesinizi kesecek, çaresizliği iliklerinize kadar hissedeceksiniz. Sonra da “Her şeye rağmen yaşamak ne güzel şey!” diyeceksiniz.p> “Unuttu” da Kemal efendinin mahalle kahvesinde yaşadıkları yüreğinizi parçalayacak siz de ıhlamur kokusuna farklı anlamlar yüklemekten kurtulamayacaksınız.p> “Düşle” de seminer salonuna girecek ve çok farklı duygularla çıkacaksınız o salondan.p> “Kayıp” ta umudu, değişimi… kare kare izleyeceksiniz…p>  p> ESERDEN KISA KISA p> Çocukluğumun geçtiği beyaz evde, evin baş köşesinde, konsolun üzerindeki iki bronz şamdanın arasında duran AGA’nın sesini duymak, ihtilalin olduğu o güne kadar ev halkından kimseye nasip olmamıştı…p> Yaşamın boz karanlığında hep bir ışık peşinde koşan canım annem, aslında ne kadar da severdi müziği, şarkıları, türküleri. Düğünlerde, elinde mızıka, parmak uçlarında süzülürken diğer kızlar özenerek seyrederlermiş onu… (s.6)p> Çerkes güzeli annem, heyecanla yorganı üzerimden çekmiş ve “Hadi çabuk kalk, neler oldu bir bilsen?” Diyerek ellerimden tutmuştu. “Ne oldu ki anne, yoksa babam bana bisiklet mi aldı?” demiştim sevinçle.p> “Ne bisikleti, daha iyi bir şey oldu, ihtilal oldu…” (s.12)p> Sevincim merakımın üstüne çıkmıştı, kendi kendime “Ey ihtilal, sen ne büyük bir şeysin! Sayende AGA’mız konuşuyor…”  (s.13) Bizim oraların havası serttir. Hem havası hem yaşamı. Her kişi ayrı bir roman yazar kendi kalemiyle. Bizim oraların insanlarının hiç de merakları yoktur aslında roman yazmaya ama hepsi bir roman tadında yaşamaları gerektiğini öğrenmişlerdir büyüklerinden. Hepsi de öyle yaşarlar ve anlamadan yazılır onların romanları… (s.16)p> Bizim oralar başka yerlere hiç benzemez. Kimlik önemlidir örneğin. Aile adınla anılırsın ömür boyu. Lakap gibi bir şey değil bu. Soyadı gibi bile değil. Aile adın seni doğuştan şanslı yapar ya da doğuştan diğerlerinin iki adım arkasından başlarsın yaşama. O zaman aile adını yükseltmek için çaba sana düşer. Hani demiştim ya “Biz havayı severiz” diye işte ya bir yiğitlik göstereceksin ya zengin olacaksın ya da bütün ailen okuyacak o adı yükseltmek için. Yine de kimliğin hep senin arkandan gelir… (s. 17)p> Dinlemek zorunda kaldığım bu aşk öyküsü, benim yüzümde de donuk bir gülümsemeye neden oluyor aslında. Genç kızın ağzındaki iki çiğnemede tadı kaçan sakız gibi, yaşanan yalan sevdalar; yeni bir ayakkabı gibi ya da bir pantolon alımıyla dinen aşk acıları şaşırtıyor beni. Aşk değişti artık. Sadece aşk mı emek, barış, dürüstlük gibi kavramların anlamları hatta dünyanın düzeni bile değişti artık. Hızlı değişimin güzellikleri söküp alması ise içimi acıtıyor… (s. 22)p> “Bak gelince soracağız, bu çocuk Çerkes, atı böyle bağlayanlar Kafkasyalılardır” demiş…p> Ben, yanlarına geldim “Kırk Altıncı Süvari Alayı Dördüncü Bölükten Erbaş Zaim Baba, düşman kuvvetleri imha edilmiştir komutanım” diye bağırıyorum. (s.32)p> Sarı sıcak bir temmuz günü. Ama buralar daha yeni yeşeriyor. Yemyeşil karşı dağlar, yemyeşil bütün çayırlar, yemyeşil bütün bir avlu. Avludaki dikeninin hepsi daha dün temizlendi. Bütün ayrık otları ayıklandı. Bir tek sarı çiçekler sökülmedi. Yeşil, sarı ve gökyüzünün mavisi göz alabildiğine...  (s.35)p> Genç kadın bayır yukarı çıkıyor bahçeye. Ağır ama emin adımlarla. Otuzlu yaşların başında. Rüzgârda kızıl dalgalar uçuşuyor omuzlarında. Ev, harap görünüyor uzaktan. Bütün sıvaları dökülmüş, duvarla çerçevelerin arası ayrılmış, kırık camlar rüzgârı içeri alıyor. Bütün bu toz ve toprak yığını, hiç de onu üzmüş gibi değil. Yaşam, kadına gerçek yıkıntının mükemmel duruşların arkasında saklı olduğunu çoktan öğretmiş. Bu eskilik ve köhneliği ise yaşanmışlığın hatta inadına yaşamanın ta kendisi onun için.p> Evin yıkılmışlığı, görmüş, geçirmiş bir kadının yüzünün çizgileri gibi. Merdivenin başında durup eve gülümsüyor bir an. Fazla zaman yok, oyalanmadan çıkıyor basamakları. Bütün dönüşler için biraz çaba yeterli. İtivermek aralık bir kapıyı ve içine girivermek gizli odaların gizlenen anıların. İçi dışından daha harap evin. Hep böyle değil midir? Ne varsa içtedir, güzellik de çirkinlik de... (s.37)p> İçki ile vedalaştığı o haziran gecesinin sabahında, soluğu memleketinde almıştı Aysel. Bugünlerde baba ocağının havasını solumaya ihtiyacı vardı. Burnunun direğini sızlatan anason kokusunu ancak dağ kekiklerinin, yaban çayırlarının ve toprağın kokusunun unutturabileceğini düşünüyordu genç kadın… (s. 50)p> İçkinin etkisiyle rahatlamış olduğu her halinden belli olan Akın, kadehini tekrar havaya kaldırdı. Büyüklerinden çekinmeden “Evet, bu yaşam döngüsüne içelim, bütün sırlara, bütün aldatmacalara, içimizi acıtan, kıpırdatan her ne varsa şerefe!” dedi. (s.59)p> Güneş, tabağındaki yemeğe şöyle bir karşıdan baktı bir süre. Ardından kırmızı pul biberi menemenin üstüne serpti. Ellerini masanın kenarına dayadı ve “İşte olay bu abla! Yeşilin, kırmızının, turuncunun, beyazın ve hatta siyahın ahenkli dansı bu menemen. Yemesek de yanında mı yatsak acaba!” dedi gülümseyerek.p> Handan da gülmeye başladı. Çatalına batırdığı ekmek parçasını, yumurtanın en sıvı kısmına bastırdı ve menemenli ekmeği ağzına attı. “Mükemmel!”  (s. 69)   Kemal Efendi bir süre daha oturdu kahvede.  Gözü uzaklara dalıp gitti uzun süre.  “Oy kalleş ölüm. Bir telefon o kadar. Cemal öldü.  Başınız sağ olsun.  Öyle işte, işi bitti… Cemal öldü. Cemal kim, neleri severdi? Elektriğe çarpılmış. Kömür gibi olmuş. Kimin umurunda.”p> Adamın öyle sessiz sedasız duruşu yanına gelen kahveciyi kaygılandırdı. “İyi misin Kemal amca?”p> İrkildi şöyle bir Kemal Efendi. İyiyim, iyiyim evladım, sen borcumu söyle hele! Derken yerinden kalktı yaşlı adam. “Bu sefer benden olsun!” …  (s.90)   “Yaşamında öyle bir cümle olacağım ki sonuna asla noktayı koyamayacaksın!” yazıyordu bugün önümde giden kamyonun arkasında. Güldüm kendi kendime… (s.106)  p> TEMENNİp> Umarım duyarlı toplumumuz, bu güzel eserden layıkıyla faydalanır. “SIZI” nın çok kişiye ulaşması, çok kişi tarafından okunması, eserden toplumumuzun âzâmi derecede yararlanması temennisiyle...p> Yemuz Nevzat Tarakçı  nanYemuz Nevzat Tarakçı