Memorial’in Kapatılması Hakkında

1989 yılında kurulmuş olan Rusya’nın en eski insan hakları örgütü olan ”Memorial”, Rusya Yüksek Mahkemesi’nin 28.12.2021 tarihli kararı ile “yabancı ajan yasasını defalarca ihlal ettiği" gerekçesiyle kesin olarak kapatıldı. Rusya’da muhalif politikacılara ve aktivistlere dönük her geçen gün artan baskının son halkası da Memorial’in kapatılması oldu. Rusya Federasyonu’nda özellikle 2000’li yıllardan itibaren otoriter ve emperyal geçmişe yapılan atıfla yaşanan değişim, bağımsız STK'ların devletleştirilmesi, devletleştirilmeyenlerin ise Rusya'nın ulusal güvenliğini ve çıkarlarını zedelemesi bahane gösterilerek her türlü şiddet araçlarıyla boğulması ile sonuçlanmaktadır.  Memorial’in kapatılması ile başlayan sürecin yasal dayanağı ise 2012 tarihli Yabancı Ajan Yasası olarak da bilinen “Yabancı Ajan İşlevi İcra Eden Kar Amacı Gütmeyen Kuruluşların Faaliyetlerinin Düzenlenmesine İlişkin Rusya Federasyonu Mevzuatında Değişiklik Yapılmasına Dair” yasasıdır.p> İlgili yasaya dair yapılan 2018 değişiklikleri ile gazeteciler de yasa kapsamına dâhil edilmiş, 2019 değişiklikleri ile de “yabancı ajan” statüsü gerçek kişilere doğru genişletilmiştir. Herhangi bir muhalif siyasi faaliyetin kolayca ‘ajanlıkla’ damgalanmasına izin veren yasa ile sivil toplum günden güne baskı altına alınmıştır. Sorunlu bir bakış açısı ile Rusya’daki sivil toplumu yok etme gayretindeki bu yasa, tam da ceza hukukunun siyasallaşmasının ifadesi olarak STK’lar arasında da dost-düşman ayrımı yapmayı hedeflemekte, usulü süreçleri ortadan kaldırmakta, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesini ihlal etmektedir. Yasa kapsamında 2014 yılından itibaren “yabancı ajan” ilan edilen Memorial hakkında başlatılan yasal süreç temyizi mümkün olmayan siyasi bir kararla noktalanmış ve Memorial kapatılmıştır. Kapatma kararının gerekçesi olarak “Sovyet dönemi tarihinin yanlış ele alınması, SSCB’nin terörist bir devlet olduğu algısının yaratılması ve devlet otoritelerine karşı eleştiride bulunulmasının” gösterilmesi kapatma kararının hukuki temelden yoksun olduğunun kanıtı niteliğindedir. Bu karar Rusya Federasyonu’nun politik baskı araçlarının tarihte kalmış vakalar olmadığını, günümüzde de devam ettiğinin bir göstergesidir.p> Başta Çeçenya olmak üzere tüm Kuzey Kafkasya’da yaşanan insan hakları ihlallerinin takibinin yapılması hususunda Kafkasyalıların yanında yer alan Memorial’in kapatılması kabul edilemezdir. Memorial’in kapatılması Natalya Estemirova’dan, Oyub Titiev’e, Anna Politkovskaya’dan Timur Kuashev’e kadar bu uğurda emek vermiş, demokratik ve insan haklarına saygılı bir ülke için mücadele etmiş insanların anısına karşı yapılmış büyük bir saygısızlıktır. Bu minvalde Memorial’in kapatılması kararını kınadığımızı, Memorial başta olmak üzere insan hakları örgütleriyle dayanışma içerisinde bulunduğumuzu kamuoyuna duyururuz.  nanKaffed

Bozüyük Kuzey Kafkasya Kültür Derneğimiz Genel Kurulunu Yaptı

Bozüyük Kuzey Kafkasya Kültür Derneğimiz 26 Aralık 2021 tarihinde Olağan Genel Kurulu'nu yaparak yeni Yönetimini seçti. Genel Kurulda yeniden Oğuz Yavuz Başkanlığında seçilen yeni Yönetim Kurulu'na başarılar diliyor, önceki Yönetim Kurulu üyelerimize de toplumumuza yaptıkları hizmetlerden dolayı teşekkür ediyoruz.p> p> Yönetim Kurulup> 1- Oğuz YAVUZ 2- Selçuk SOLMAZ 3- Erol ARSLAN 4- Cihat BEKTAŞ 5- Serkan KARUK 6- Derya POYRAZ 7- Tuğçe DÖNMEZ 8- Talih ÇALIŞKAN 9- Murat SAĞLAM 10- Aydın DOĞDU 11- Murat TEMİRCANnanKaffed

Beshto Aslan’ı Tebrik Ederiz

Kabardey Kongresi Derneği Başkanı Beshto Aslan, 25 Aralık 2021 tarihinde yapılan seçim sonucu Kabardey Balkar Cumhuriyeti Çerkes Dernekleri (STK) Birliği Başkanlığına seçilmiştir. Kabardey Balkar Cumhuriyeti Çerkes Dernekleri (STK) Birliği Başkanı Beshto Aslan’ı, kurumlarımız arasında birlikte çalışma koşullarının oluşması ve toplumumuz için ortak projeler gerçekleştirme temennimizle tebrik eder, yeni görevinde başarılar dileriz. 2021 гъэм дыгъэгъазэм и 25-м Къэбэрдей Конгрессым и тхьэмадэ Бещто Аслъэн Къэбэрдей-Балъкъэр Республикэм и Адыгэ жылагъуэ зэгухьэныгъэхэр зезыгъакIуэ Хасэм и тхьэмадэу хахащ. КЪБР-м и адыгэ жылагъуэ зэгухьэныгъэхэм я Хасэ тхьэмадэ Бещто Аслъэн дохъуэхъу, ди лъэпкъым папщIэ зэфIэхыпхъэ Iуэхухэр зэдэдлэжьынкIэ икIи и къулыкъущIэм щехъулIэнкIэ дыщыгугъыу!nanKaffed

ABHAZ-FED’den KAFFED’e Ziyaret

Abhaz Dernekleri Federasyonu (ABHAZ-FED), 28 Kasım 2021 tarihinde, 10. Olağan Genel Kurulu’nda yeni yönetimini belirleyen Kafkas Dernekleri Federasyonu’na (KAFFED) nezaket ziyaretinde bulundu.ABHAZFED Genel Başkanı Murat Gümüş başkanlığındaki heyet, KAFFED Genel Başkanı Ümit Dinçer ve yönetim kurulu üyeleri tarafından İstanbul Kafkas Kültür Derneği’nde ağırlandı.22 Aralık 2021 tarihinde gerçekleşen ziyarette, Murat Gümüş’le birlikte ABHAZFED yönetiminden Hakan Ander, Ünal Atabay, Vedat Meker, Fırat Soyupak, Ümit Şahin, Şamil Ertaş ve Albuz Yağan yer aldı. p> Görüşmede KAFFED Yönetim Kurulu Üyeleri Yasemin Oral, Tülün Özgül, Cankat Acı, Özen Atçı ve Nezihe Kayaoğlu’nun yanı sıra ev sahibi olarak İstanbul Kafkas Kültür Derneği Başkanı Yüksel Nuri Güneş hazır bulundu. p> Ziyarette iyi niyet temennilerinin yanı sıra dayanışma arzusu dile getirdi.KAFFED adına, ABHAZ-FED yönetimine teşekkür ediyoruz.p>nanKaffed

Menfur Saldırıda İkinci Duruşma Görüldü

Hatay Reyhanlı'da yaşanan menfur saldırı vakasının ikinci duruşması, bugün, Kırıkhan Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. KAFFED Yönetim Kurulu Üyesi Av. Furkan Soyupak’ın da takip ettiği duruşmaya Hatay Barosu, Reyhanlı Çerkes Derneği Başkanı, yönetim kurulu ve çok sayıda hemşehrimiz katıldı. Duruşmada tutuklu sanık ve mağdur müdafiileri de hazır bulundu. Sanığın inkara ve olayı hatırlamadığına dönük savunmaları devam ederken duruşma, 16 Mart 2022 tarihine ertelendi. Kafkas Dernekleri Federasyonu olarak sanığın hak ettiği cezayı alması için yargılama sürecini yakıdan takip etmeye devam edeceğiz.nanKaffed

10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü

"Bir Kitap, Bir Kalem, Bir Çocuk ve Bir Öğretmen Dünyayı Değiştirebilir" 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü tüm insanların doğuştan ve eşit bir biçimde sahip oldukları hakların güvence altına alınması, geliştirilmesi, insan hakları bilincinin yaygınlaştırılması amacıyla tüm dünyada kutlanmaktadır.                                     İnsan Hakları Evrensel Bildirisi Birleşmiş Milletler Genel Kurulunca 10 Aralık 1948 tarihinde kabul edilmiştir. Bildirinin ortaya çıkış sebebi savaş sonrası özgürlük, eşitlik, dayanışmanın tüm dünyada hayata geçirilme arzusudur. Dolayısıyla aslında ayrışmaları ortadan kaldırıp, biz olma, yerelde ve evrenselde özgür, eşit ve birlikte ‘insanca’, insan onuruna yaraşır bir güzellikte yaşayabilme ülküsüyle ortaya çıkmıştır. Bildirinin kabul tarihinden bu yana 73 yıl geçmiş olmasına rağmen, bu bildiride ruhunu bulan ve binlerce yıllık mücadeleler sonucu oluşturulan “insanın, insan onuruna yaraşır şekilde yaşama idealinin” ne yazık ki hâlâ çok uzağındayız. Dünya çapında savaşların, otoriter rejimlerin ve ekonomik eşitsizliklerin giderek yükselmesi insan hakları ihlallerinin sayısını ve boyutlarını arttırmaktadır. Süregelen savaşların ve bölgesel istikrarsızlıkların sonucu olarak yaşanan mülteci krizleri insanların çekirdek haklarını dahi ihlal eden süreçler geliştirmektedir. Avrupa’nın iki yüzlü göç politikaları, politikacıların iç siyaset uğruna ülkelerindeki yabancı düşmanlığını arttırmaları, başta mülteciler olmak üzere toplumlardaki dezavantajlı grupların tahammülsüzlükle, ırkçılıkla, yabancı düşmanlığı ile karşılaşmasına neden olmaktadır.   Yine yükselen otoriterliğin sonucu olarak ortaya çıkan sorunlar vatandaşlık haklarının askıya alındığı ara rejimlere sebebiyet vermekte, insan hakları mücadelesi günden güne yara almaktadır.   Bütün bu yaşananlar yukarıda da belirttiğimiz “insanın, insan onuruna yaraşır şekilde yaşama ideali”ne ne kadar uzakta olduğumuzun da bir resmi niteliğindedir.   Yükselen tahammülsüzlük en başta salt yabancılara, mültecilere dönük gibi gözükse de kültürel haklar meselesinin de gerilemesine neden olmaktadır. Kültürel haklar gerek İnsan Hakları Evrensel Bildirisi ile gerekse de Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşmesi ile koruma altına alınmıştır. Bildiri dünyanın her yerinde, her sosyal ve siyasal düzende insanların bildiride yer alan insan haklarına ve özgürlüklerine sahip olduğuna vurgu yapar.  Bu haklar en azından teoride dünya üzerindeki her insanın sahip olması gereken, olması için çaba harcanması gereken haklardır. Bildiri’de medeni, siyasi, ekonomik, sosyal ve kültürel haklar bir bütün olarak yer alır. Bildiri’nin, birkaç istisna ile 1-18 maddeleri medeni, 19-21 maddeleri siyasi, 22-26 maddeleri ekonomik ve sosyal ve 27-28 maddeleri kültürel hakları içermektedir.    Bildiri, insanlık ailesinin doğuştan sahip oldukları kültürel haklarının tanınmasının, dünyada özgürlük, adalet ve barışın temeli olduğunu kabul eder. Kültürel haklar 27. ve 28. maddelerde ele alınmıştır. Madde 27:p> a) Herkes, toplumdaki kültürel çalışmalara serbestçe katılmak, güzel sanatlarla ilgilenmek, bilimsel ilerlemenin getirdiği yararlara ortak olmak ve bundan yararlanma hakkına sahiptir. b) Herkesin, sahibi bulunduğu her türlü bilim, edebiyat ya da sanat yapıtlarından doğan moral ve maddi çıkarların korunması hakkı vardır. ol> Madde 28:p> Herkesin, bu bildiride öngörülen hak ve özgürlüklerin tam uygulanmasını sağlayacak bir toplumsal ve uluslararası düzene hakkı vardır.   Uluslararası hukuk düzeninde ikincil korumaya sahip olan kültürel haklar bir insanın kendi yaşam bütünlüğünü sürdürmek için muhtaç olduğu toplumsal yapılarını, anadilini, kültürel ögelerinin korunması ve geliştirilmesi ile alakalıdır. Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşmesi ile koruma altına alınan kültürel haklar meselesi aslında çekirdek haklar da denilen birinci kuşak hakların tamamlayıcısı niteliğindedir. Kamuoyundaki insan hakları algısı genel olarak birinci kuşak hakların anlaşılması şeklinde iken ikinci kuşak haklar adeta bu kapsamda değerlendirilmez. Nitekim bu konudaki sözleşmelerde taraf ülkelere, çoğu noktada bu hakların tanınması ve kullanılması ile alakalı görece serbesti tanımakta olup kişinin kendiliğinden ayrılmaz halde olan kültürel varlığını devam ettirme süreci adeta imkânsız hale gelmektedir.   Dünya üzerinde konuşulan dil sayısı kadar devlet olmadığı gerçeği ortadayken, kişilerin vatandaşlık bağıyla bağlı oldukları ülkelerden kültürel haklarının korunmasını ve geliştirilmesini istemeleri ise en makul çözümlerden ve haklardan bir tanesidir. Dolayısıyla bildiri doğrultusunda diasporada bulunan her etnik gruptan Kafkasyalıların; -Kimlik ve kültürel hakları yasal güvence altına alınmalıdır.p>  p> - Anadillerin korunup yayılabilmesi için, bilimselliğe dayalı bir devlet politikası belirlenmeli, anadillerin canlandırılması, korunması için teşvik edici politikalar izlenmelidir. Bu minvalde okul öncesi eğitim dahil olmak üzere anadil öğreniminin yaygınlaştırılması sağlanmalıdır.   - Halihazırda müfredatta bulunan seçmeli anadil derslerinin öğrenciler tarafından seçilmesi hususundaki sayılarda esneklik sağlanmalı, anadil eğiticilerine kadro açılmalıdır.   - Kültür-sanat üretimlerinin önlerindeki engeller kaldırılmalı kamuca teşvik edici politikalar belirlenmelidir.   - Aynı şekilde eğitim ve bilim kurumlarının, araştırma merkezleri ve enstitülerin oluşmasına ve devamlılığına yatırım yapılmalı, yerel ve genel bütçelerden fon akışı sağlanmalıdır.   - Toplumsal varlık, değer ve maddesel birikimlerin gelecek kuşaklara aktarılabilmesi için ‘Müze’ lirin kurulması sağlanmalıdır.   - Ana dilde yayın yapan Televizyon kanalı kurulmalıdır. Bunun dışında da radyo gibi diğer kitle iletişim araçları da anadilde yayın yapmalıdır.   - Kültürü korumak için kurulmuş sivil toplum örgütleri desteklenmelidir.   -Resmi tarih dilinde geçen ayrımcı ve ötekileştirişi sıfatlar müfredattan çıkarılmalı, tarih derslerine Türkiye Halkları tarihi dersleri konulmalıdır. Sözleşmeler, taraf devletlere negatif uygulamadan kaçınma ve pozitif uygulamaları yerine getirme yükümlülüğü getirmektedir. Haklarla ilgili atılacak adımlar konjonktürel olmamalı, Anayasal güvence altına alınmalıdır. Haklar zaviyesinden anavatana bakıldığında da durum farklı değildir. Rusya Federasyonu’nun teşekkülü neticesinde ortaya çıkan cumhuriyetlerin siyasal temsile etkileri ve katılımları törpülenmekte, anadil derslerinin sayısı azaltılmakta, Federasyon ruhuna aykırı olarak üniterleşme eğilimi artmaktadır. Öte taraftan 1. ve 2. Çeçen savaşları neticesinde bölgenin terörize edilmesi ile devam edegelen adam kaçırmaların, “terör operasyonlarının”, sivil toplumun baskılanmasının, kurumların devletleştirilmesinin, aktivistlerin uydurma suçlarla siyasal ve medeni hayatlarının bitirilmek istenilmesinin tamamı da en geniş manasıyla insan hakları ihlalidir. Bu durum anadilleri “Tehlike Altındaki Diller” vasfında olan tüm bu halkların gerek anavatanda gerekse de diasporalarında yok olma tehdidiyle günden güne karşı karşıya bırakmaktadır. Kafkas Dernekleri Federasyonu olarak, ilkelerimiz doğrultusunda vatandaşlık bağı ile bağlı olduğumuz tüm devletlerden sivil toplum önündeki engelleri kaldırmasını, kültürel hakların korunması için etkin olarak yükümlülüklerini yerine getirmesini talep ediyoruz.  Talebimiz tek başına bir veya birkaç etnik grubun hakkını savunmanın ötesinde, demokrasi mücadelesinde hakları ihlal edilen herkesi kapsamaktadır. Bu minvalde İnsan Hakları Evrensel Bildirisi ve devamı niteliğindeki uluslararası sözleşmeler ile tanınan ve güvence altına alınan haklarımızı daha çok savunmak, hak temelli bir yurttaşlık bilinci inşa etmek için mücadele edilmesi gerektiğine inanıyor, 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Gününüzü kutluyoruz.  nanKaffed

Yönetim Kurulu Toplantısı

KAFFED  Yönetim Kurulu 7 Aralık 2021 Salı akşamı çevrimiçi ortamda toplandı.p> p> 1- Organizasyon şeması üzerinden Genel Başkan Yardımcılarının iş bölümü ve çalışma alanlarından sorumlu yönetim kurulu üyeleri belirlenmiştir: Siyasi İlişkiler ve Anavatanla İlişkilerden sorumlu Genel Bşk. Yrd.: Mutlu Akkayap> Siyasi İlişkilerden Sorumlu YK Üyeleri: Selçuk Ulutaş, Canberk Yaman ve İlter Candemir Anavatanla İlişkilerden Sorumlu YK Üyeleri: Tülin Özgül, Cankat Acı, Yasin Durmaz Sosyal İşler & Bölgesel Etkinlikler, Kültür & Sanat ve Projelerden Sorumlu Genel Bşk. Yrd.: Turan Akınp> Sosyal İşler & Bölgesel Etkinliklerden Sorumlu YK Üyeleri: Feriha Kankoç, Özen Atçı ve Doğan Yağan Kültür&Sanat: Tuğçe Edizgil, Nezihe Kayaoğlu, Feriha Kankoç, Nezihe Kayaoğlu, Davut Akbulut Projelerden Sorumlu YK Üyeleri: Pelin Fidan ve Okan Sarıaslan Sivil Toplum & Uluslararası İlişkiler, İnsan Hakları ve Anadilden Sorumlu Genel Bşk. Yrd.: Yasemin Oralp> Sivil Toplumla İlişkilerden Sorumlu YK Üyeleri: Canberk Yaman ve Şenay Çalışır İnsan Hakları ve Hukuk İşlerinden Sorumlu YK Üyeleri: Şenay Çalışır ve Furkan Soyupak Anadilden Sorumlu YK Üyeleri: Hakan Polat ve Seyfi Tokuç Teşkilat&Eğitim, Mali İşler, Kurumsal Organizasyon ve İletişimden Sorumlu Genel Bşk. Yrd.: Murat Özdenp> Teşkilat&Eğitim Sorumlu YK Üyeleri: Doğan Yağan, Meral Aydemir Sevin ve Gürol Beygiret Mali İşlerden Sorumlu YK Üyeleri: Rıza Yavuz ve Okan Sarıaslan Kurumsal Organizasyondan Sorumlu YK Üyeleri: Selçuk Ulutaş ve Belida Önlü İletişimden Sorumlu YK Üyeleri: Jankat Yelbaşı, Davut Akbulut ve Fatih Emir 2- Anavatanda öğrenim gören öğrencilerle ilgili Genel Başkan Yardımcısı Murat Özden koordinasyonunda bir rapor hazırlanması kararlaştırılmıştır. 3- 10 Aralık İnsan Hakları Günüyle ilgili Şenay Çalışır ve Furkan Soyupak’ın bir yazı çalışması yapmasına ve Anavatandan katılımcılarla canlı yayın yapılması için Mutlu Akkaya koordinasyonunda planlama yapılmasına karar verilmiştir. 4- Web sitesinde Başkanlar Kurulu bölümü oluşturmak üzere dernek başkanlarının kısa özgeçmiş ve fotoğraflarının istenmesine karar verilmiştir.nanKaffed

Kamuoyunun Dikkatine

Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın Merkez Bankası Başkanı Şahap Kavcıoğlu'nun demecine ilişkin twitterda 07.12.2021 tarihinde yapmış olduğu paylaşımda kullandığı “...Çerkez Ethem gibi saf mı değiştirdin?” sözleriyle daha önce defalarca tekrarladığı popülist, ırkçı ve düşmanlaştırıcı ifadelerine bir yenisini daha eklediğini üzülerek görmüş bulunmaktayız. Daha önce de insanların milli duygularını istismar eden, uymakla yükümlü olduğu kamu hizmetinde eşitlik gibi ilkeleri çiğneyen popülist ve hukuk dışı karar ve uygulamalara imza atan ve mülteci düşmanlığıyla pek çok kez ülke gündemini işgal eden Özcan, Ethem Bey hadisesine atıfta bulunarak muhatabına yaptığı ihanet imasında bir halkın ismini zikretmek suretiyle Çerkes toplumunun haklı tepkisini çekmiştir. Cumhuriyet tarihinin aydınlatılması gereken önemli olaylarından biri olan ‘Ethem’in hainliği ya da kahramanlığı’, siyasi istikbalini popülizmle pekiştirmeye çalışan insanlar tarafından Çerkes toplumunun önüne adeta bir sopa gibi servis edilmektedir. Ne var ki tarih biliminin konusu olması gereken bu meselenin, bir halkı rencide edici, damgalayıcı ve suçlayıcı bir dille siyasi tartışmalara malzeme edilmesi ortalama bir politikacıda, özellikle herkese eşit hizmet götürmekle mükellef bir belediye başkanında, bulunması gereken akıl, izan, siyasi ahlak gibi niteliklere uygun düşmemektedir. Kafkas Dernekleri Federasyonu olarak Tanju Özcan’ı ve siyasi hırsları ve hesapları uğruna, toplumu bir grubun dezavantajları veya farklılıkları üzerinden kutuplaştırma, ayrıştırma ve ötekileştirme üzerine bir siyasi kariyer inşa etmeye ve gündem yaratmaya çalışan tüm siyasetçileri kınıyor; bu siyasetçi ve mensubu oldukları siyasi partileri aklın, bilimin, insan hakları ve evrensel değerlerin ışığında, hukuki ve etik ilkeler çerçevesinde, asli görevlerini yapmaya davet ediyoruz. Saygılarımızla, KAFFED - Kafkas Dernekleri FederasyonunanKaffed

KAFFED Yönetim Kurulu Toplantısı

KAFFED Yönetim Kurulu ilk toplantısını 5 Aralık 2021 günü yaptı. Yönetim kurulu toplantımız öncesinde, önceki dönem KAFFED Başkanı Yıldız Şekerci ile yönetim kurulu üyeleri Adnan Arslan, Serpil Dizdarlar ve Filiz Kaplan’ın katılımıyla devir teslim töreni yapılmıştır. Tören öncesinde eski yönetim kurulunun yürüttüğü ve devam eden projeler hakkında bilgilendirme yapılmış, anavatanla ilişkiler ve anadil çalışmalarıyla ilgili önemli bilgi ve belgeler yönetim kurulumuzla paylaşılmıştır.  Toplantıda alınan kararlar şöyledir:  1. Unvanlı Yönetim Kurulu Üyelerinin Seçimip> - Tüzük gereği seçilmesi gereken Genel Başkan Yardımcılıklarına Mutlu Akkaya, Turan Akın, Yasemin Oral ve Murat Özden; Genel Sekreterliğe Selçuk Ulutaş; Mali Sekreterliğe Murat Özden; Teşkilatlanma ve Eğitim Sekreterliğine Doğan Yağan; Sosyal İşler ve Bölgesel Etkinlikler Sekreterliğine Feriha Kankoç seçilmiştir.  2. KAFFED Yönetim Kurulu Organizasyon Şemasıp> - Denetleme Kurulu üyesi Murat Kerim Ertan tarafından, Federasyon yönetim kurulunun organizasyon şeması ile yönetim kurulu üyelerinin görev paylaşımına ilişkin çalışmanın sunumu yapılmıştır. - Sunulan yönetim kurulu organizasyon şemasına, mevcut ve kurulması düşünülen komisyonlar ile sorumlulukların uygulanması için 07.12.2021 tarihine kadar çalışmalarını sunmak üzere Selçuk Ulutaş ve Yasemin Oral görevlendirilmiştir.  3. Sosyal Medya Hesaplarının Durumu ve Yayın Politikasıp> - KAFFED’in sosyal medya hesaplarının mevcut durumu ve yayın politikası ile ilgili tespit ve önerilerinin yer alacağı bir rapor hazırlanmasına, - Derneklerin sosyal medya hesaplarını yöneten kişilerin iletişim bilgilerinin Federasyona iletilmesi için derneklere yazı gönderilmesine karar verilmiştir.  4. Üye Dernekler ile İlişkilerp> - Federasyonla yeterli iletişimi olmayan derneklerimizin tespit edilerek bu derneklerle öncelikli olarak iletişime geçilmesine, - Üye derneklere yazı yazılarak tüzüklerini Federasyonla paylaşmalarının istenmesi kararı alınmıştır.  5. Çeşitli Basın Organlarında Yayımlanan Haber ve Yazılar Hakkındap> - Haber sitelerinde Federasyonumuz hakkında yapılan haberlerle ilgili, diğer hukuki haklarımız saklı kalmak kaydıyla, tekzip yolunun kullanılmasına, tekzip metni ve ihtarname hazırlanması konusunda Yasemin Oral ve Furkan Soyupak’ın görevlendirilmelerine karar verilmiştir.  6. Reyhanlı Davasıp> - 23.12.2021 tarihinde yapılacak duruşmaya Federasyonumuzu temsilen yönetim kurulu üyemiz Av. Furkan Soyupak’ın katılmasına karar verilmiştir.  7. Bir Sonraki Yönetim Kurulu Toplantısıp> - Online toplantılara, gündem hafifleyene ve öncelikli konuların görüşülmesi bitene kadar hafta iki kez yapılması uygulamasına devam edilmesine ve bu doğrultuda 07.12.2021 ve 09.12.2021 tarihlerinde yapılmasına, - Bir sonraki fiziki yönetim kurulu toplantısının 9 Ocak 2022 tarihinde yapılmasına karar verilmiştir. {gallery}/haber/federasyon/2021/211205_YK_Toplanti{/gallery}strong>p>nanKaffed

DW “Çerkesler” Haberine İlişkin Kamuoyu Açıklaması

28.11.2021 tarihinde DW tarafından yayınlanan haberde konu edilen Çerkesler ve Asimilasyon konusundaki görüşümüz şöyledir: Çerkesler, Rus Çarlığının anavatanımızı işgaliyle başlayarak 100 yılı aşkın bir süre devam eden ve 1864 yılında bittiği kabul edilen Kafkas – Rus savaşları neticesinde uğradıkları soykırım sonucunda, tarihi kayıtlara göre yaklaşık 1,5 milyon insan vatanlarından sürgün edilmişlerdir. Halkın kahir ekseriyeti o dönem Osmanlı İmparatorluğu toprakları olan Balkanlar, Anadolu ve Ortadoğu gibi çok geniş bir coğrafyaya Osmanlı İmparatorluğunun iç güvenlik kaygıları doğrultusunda devletin etnik, dini ve mezhepsel kriterlerle belirlediği ihtiyaçlara göre belirlenen yerleşim yerlerinde dağınık ve birbirinden kopuk olarak iskân edilmişlerdir. Savrulan halk, özellikle Balkanlara yerleştirilenler başta olmak üzere, buralarda zaman zaman ikinci kez yaşadığı yeri terk etmek zorunda kalmıştır. Osmanlı imparatorluğunun yıkılışı ve kurtuluş savaşının ardından Çerkeslerin çok büyük kısmı Türkiye Cumhuriyeti sınırlarında kaldılar ve burayı yurt bellediler, her türlü yurttaşlık ödevlerini yerine getirdiler. Ancak bu süreçte ayrı bir halk olarak anadillerini, kültürel kimliklerini korumak, geliştirmek için gereken şartların sağlanmaması ve bazı engellemeler sebebiyle bugün 4-7 milyon arasında Çerkesin yaşadığı Türkiye’de Çerkeslerin bir asimilasyon olgusunu yaşadıkları doğrudur. Anavatanlarındaki nüfus ile Türkiye’de yaşayan nüfus karşılaştırıldığında en fazla asimilasyon Türkiye Çerkeslerini etkilemiştir.  Kuşkusuz bu süreç tek faktörlü değildir. Dağınık yerleşimlerden kaynaklı dezavantajlar ve  yaşadıkları bölgelerde hakim kültürün etkisi ile dillerini, kültürlerini kaybettiler. Bugün de globalleşme ve modernite kaynaklı bir asimilasyon süreci halen devam ediyor. Öte yandan ulus devletin inşasında tekçi anlayışın da etkisiyle yer yer özellikle anadilinin kullanımı konusunda “Vatandaş Türkçe konuş” kampanyası gibi kimi uygulamalar, dil ve kültürel unsurların kamusal alana girememesi gibi güçlükler, Çerkes Ethem üzerinden Çerkes kimliği üzerine yüklenen ihanet kavramının olumsuz ve zorlayıcı etkileri, 1923 Güney Marmara köylerinin tehcir edilmesi gibi unsurlar asimilasyonu kolaylaştırmıştır. Bir halkın, dili, kültürü ve kimliğinin doğal asimilasyon sürecini engellemek noktasında önlem almayarak, alan açmayarak süreci izlemek de oluşan sonuca katkıda bulunmaktır. Bu kadar nüfusa karşın Çerkesçe dilinin  “Tehlike altındaki diller” kategorisinde olması sebep her ne olursa olsun  asimilasyonun doğal sonucudur.                                       Ümit Dinçer Genel Başkan                                                                                                                                              nanKaffed