Orhan Alparslan’ın Anısına

nan+''+ SARI SIMHA BİR KELEBEK Sarı bir kelebek uçuyor tepemizde.Okşuyor rüzgarıyla herkesi.Çocukları öpüyor;Kutsuyor Diasporalı Çerkes'i.p>Ne ağaca konuyor;Ne ota,Ne çiçeğe.Bir ışık gibi ağıyor gökyüzüne;Bağlıyor Geçmiş'i Gelecek'e.p>Havaya yazıyor kanatlarıyla:"Yaşasın Anayurt!Yaşasın Adigece!p>Ve...biliyorum ki Kafkasya'datüm ateşböcekleriO'nun adını yazacaklarDağlara, taşlara...Bu gece.p> [28 Haziran 2002] Kafder Kayseri Şubesi Bahçesi. ŞENLİKTE ATEŞBÖCEKLERİ Ve...O gece.Başlayınca müzik, dans, eğlenceLacivert gökyüzünde sarı yıldızlarSülün gibi salınırken sahnedeO Adige kızlar...Ortaya çıktılar ateşböcekleri.Birden aklıma geldi onları görünce:Kafkasya'da kaybolduğumuz gece.Nereye gittiğimizi bilmedenKaranlıkta,Yolumuzu ışıtmışlardı saatlerce.p>"Ölürse ten ölür;Canlar ölesi değil!"Demiş ya, Koca Yunus;Gerçekten,Ölüm;Görece.p>[29.Haziran.2002]Şenlik Alanı, Kayseri. p>    YILDIZ SARAYI, BEN, ABDÜLHAMİTVe Yine O KELEBEKh4> Sırtımda Sultan giysileri,Çenemde takma sakal.Yıldız Sarayı Bahçesindeyim.Ben kimim?Neredeyim?Neyim?p>Birden, bir ışık kesti önümü.Kimse görmedi benim gördüğümü.Yine,O,Sarı,Kelebek!p>Tuttu ucundanÇözdü gitti dansederek;İçimdeki kördüğümü.p>Sahi,Sizce,Sımha Orhan...Öldü mü?p>[20.Temmuz.2002]Yıldız SarayıBüyük Mabeyn Bahçesip> METAMORFOZ O, sarı bir kelebekti.Tüm yaşamınıAdigelik uğruna tüketti.p>O, artık,Dörtbin yaşında bir Hatti.Çalıştı,Üretti,Gitti...p>O,şimdi,Karadeniz'deBir Deniz Feneri.İzle onun ışığını!Marje!Marche!Avanti!İleri!p>[31.Temmuz.2002]Hotel Grand Star, İstanbulp> TR>TABLE>+''+Çetin Öner

Kafkasya’yı Geceleyin Boydan Boya Geçerken

Sür atını ! Gecenin ortasından sür! Sür; gecenin içinden. Görüntüler... Anılar... Gök gürültüsünden süzülen yankılar. +''+ Şimşekler, kahkahalar... Binlerce güvercinin sesinde çığlıklar. Sür atını ! Gecenin ortasından sür! Sür; gecenin içinden. Karanlığın kadife örtüsü, Sessiz ağaçların belirsiz görüntüsü... Durmuş bakıyorlar. Ki, yaşamın gizine ermiş tanıklardır onlar. Sür atını ! Gecenin ortasından ! Sür; gecenin içinden. Mahmur tepelerde balkıyan yıldızlar, Raks ederek denize dökülüyorlar. Sen, atını dörtnala koştururken ülkende, Onun yumuşak eli hep üzerinde. Nereye gidersen git, Çizer kaderini de. Sür atını ! Gecenin ortasından sür ! Sür, gecenin içinden. Beni de al, beni de al gezine, Götür beni de zamanın ötesine. Sözcükler yitip gitti, Sığındı sesler orman kilisesine. Yanıtlar bul, sorular sor. Ulaş köklerine o antik ağacın, Al götür beni danslara, şarkılara Süreceğim atımı Ay'la denizin buluştuğu ufuklara... Sür atını ! Gecenin ortasından sür ! Sür; gecenin içinden sür!   ["Night Ride Across The Caucasus: The Book of Secrets" albümünden çevirenler: Çetin Öner, Uğur Öner]+''+Loreena McKennitt

Dağlarda Yazı Soluyor

Çetin Öner'e "Henüz vakit varken gülüm" N. Hikmet +''+ Havalanır Adana'dan koca bir tarla pamuk Papaklanır dağlarının başında Altında insanlar yaşar Nasıl bir yaşamaksa Yaşanır yaşanmasına da kendin olamadan/da Dağ gülleri nasıl yaşıyorlarsa teneke saksılarda Onlar ki direnmiş Destan zamanlardan beri Rus'un zulmüne Başlarına ne çoraplar örülmüş Alameti emperyalist farika İnklarından yemişler kazığın çatalını Bir ucunda adı beye çıkmışlar Kalın ucunda Osmanlı Hainin iğvasına uyanlar çıkar elbet İhanetlerini yazmaz onurlu hiçbir tarih Ne ikinci ne de öz yurtlarına Adı karaya çıkmış denizin keşke bir dili olsa Ve konuşsa Anasının koynunda kokusu çıkmış bebekler Çölün örümcek ağını yırtma bir çerkeskalem Dillendirse Kafkaslı destanları Uyandırsa Seteney'i Nartlar'ı+''+Bilal Kayabay

Sürgün Düşler

Sürgün düşünür, düşler yaratır gece yarılanda. +''+ Sürgün düşlerini kucaklar, koklar, okşar... Düşler, yavrusudur sürgünün. Büyütür, ninni söyler uyutur. yedirir, içirir. Masallar anlatır, konuşmayı öğretir. Kanat çırpar düşler uçmayı öğrenir... Sürgün uğurlar düşlerini sonsuzluğa... Ve her gündüz, sonsuzluktan parıltı gelir... Sürgün hazırlanır geceye. Ve sürgün düşünür, düşler yaratır, gece yarılarında... Sürgün düşsüz, geceler sürgünsüz yaşayamaz... Ve sürgün, ölümüne özler gece yarısı düşlerini...+''+Halil Hatko

Sevgili Hüznüm

Yollar sonsuzGündüzler umutsuzGeceler yorgunArkamdan ölüm kovalarBeni bıraktığınHer coğrafyada... +''+ Tesadüftür doğuşumDoğru amaÇerkes oluşum.Farkında değilimBakıyorum nafileMaalesefKör olmuşum.Beynim iki bin yıllıkYüreğim her gün yaralıBen meğerKültürlü yoksulmuşum.Kraldan çok kralcıTüm sorunlara yabancıBir kimliksizliğeHapsolmuşum.Neredeyim, kimlerleyimKonuştuklarım anlaşılmıyorKonuşulanlarıAnlamamaktayım.Memleketimdenbir karış uzaklıktayım.Kovalıyor beniÖlümlü rüzgarMezarımı hazırlamışlar.Neredesin sevgili hüznüm134 yıl yetmedi miDönmezsen ben deÖtekiler gibiTeslim olacağım.Yalvarıyorum sanaYüzünü bir göreyimTenine bir dokunayımYok olmadanGötür beniGetirdiğin yereSevgilim sevgili hüznüm...+''+Halil Hatko

Değişik

Başka türlü bir şey benim istediğim, Ne ağaca benzer, ne buluta benzer; Burası gibi değil gideceğim memleket, +''+ Denizi ayrı deniz, havası ayrı hava; Nerde gördüklerim, nerde o beklediğim kız! Rengi başka, tadı başka. Can Yücel+''+Can Yücel

Davet

bir boşluğa düşsen detutun bilime...tutun özgürlüğe... +''+ iyi insanların sevgisine...çocukların yumuşacık ellerinetutun!sor sorularınıhangi konuda olursa...neye mal olursa...kaça mal olursa...yeter ki!..beyaz yüreğin rahat olsun!"+''+Erol Açıyba

Bir Deneyin

Bir deneyin Bir deneyin!Bu gün mutlaka yüzünüze bir yağmur damlası değmiştir.Her damlada, bir deneyin... +''+ İzmit'de, Adapazarı'nda, Gölcük'de,Yalova'da, Düzce'de, Kaynaşlı'da, Bolu'da oluverin.Bu gün mutlaka, yüzünüze doğru soğuk bir rüzgar esmiştir.Her esintide, bir deneyin... Bir çadırda, bir çamurda oluverin.Bugün mutlaka, bir ara üşümüşsünüzdür.Her titremede, bir deneyin... Bir naylon altına, ıslak birbattaniyenin içine sığınmış oluverin.Bugün mutlaka boğazınızdan iki lokma şey geçmiştir.Her lokmada, bir deneyin... Bir aş kuyruğunda oluverin.Bu gün mutlaka, elinize bir sevdiğinizin eli değmiştir.Her sevgi anında, bir deneyin... Bir enkaz yanında, bir mezar başında oluverin.Bugün mutlaka, bir işiniz, bir eviniz, bir okulunuz kapı açmıştır.Her adımda, bir deneyin...Hiçbir şeysiz oluverin.Bugün mutlaka, bir kahkahanız olmuştur.Her gülüşte, bir deneyin... Bir bebeye akıtılan gözyaşı oluverinBugün mutlaka, bir sıkıntınız olmuştur.Her iç geçirişte, bir deneyin... Kurumuş gözbebekleri oluverin.Bu gün mutlaka, bir öfkeniz olmuştur.Her tepkide, bir deneyin... Kışlak çadır, prefabrike ev bekleyen oluverin.>Bugün mutlaka, bir dününüz, bir yarınınız olmuştur.Her saat tıklayışında, her takvimDönüşünde bir deneyin...Hala 17 Ağustos'ta, henüz 12 Kasım'da oluverin.Bugün mutlaka... Yarın mutlaka!+''+Umur Talu

Mayın Sessizliği

Büyün içimdeki mayın sessizliğiYel değse patlayacakBüyür aç gözbebekleri çocuklarınGün değse kanayacak.Kurt, kuş bilir derdimi +''+ Ya, insanlar...Karar verildiHüküm kesin.Bilmem kaçıncı alkol komasında ikenRusya Devlet başkanı YeltsinÇeçenistan yerle bir edilecekKafkasya'da Çeçen çocuklarıSokakta parçalanmış bedenleriBir mezarları bile olmayacakTürk Başbakanı EcevitŞair, mülayim, çelebi"Çeçenistan Rusya'nın iç işidir" dedi.Ve tam da içişlerine uygun bir şekildeGeçmişte olduğu gibiÇeçen Halkı topluca öldürülecekBir yanda sözde uygar batıGöklerinde atom bulutlarının çitiştiğiDillerde barış, kardeşlik, insan haklarıVe geçmeye devam ediyor halaÇeçen Halkı'nın üstündenRus tankları.Diğer yanda İslam dünyasıPetrol kuyularına çöreklenmiş Arap şeyhleriKucaklarında cariyeleriAbdest alıp abdest bozuyorlar durmadan.Akıllarının ucundan bile geçmeyecekÇeçen çocukları hiçbir zamanTarih çevirirken yeni bin yıla başınıBenim yüreğim kan ağlarPeki, "ya siz nasılsınız"•"Ey dağlar taşlar!"+''+Adnan Özveri

Aktaş-Reyhanlı Hatay

Yahya Kanbolat'a Aktaş-Reyhanlı Hatay, Aklığı pamuk, taşlığı buğday... +''+ Son seçimlerde oldu aynen Bu anlatacağım olay: Mertlik, dürüstlük ve güven, Yani Cumhuriyetçi Dotç. Partisinden Sekiz silindirli bir aday Teşrif etmiş il merkezinden Ve dağıtılmak üzere köylüye Yirmi bin küsur kaimeyi Toslamış muhtara elden Oylarını boynuzlasınlar diye. O gitmiş, bir başka centilmen, Gene Mertlik ve Dürüstlük Partisinden, Arkadaşına kazık, basmış on bini Mebus çıkmak için Haçlılar listesinden. Zor etmişler 10 Ekim'i, İlle de kurtaracaklar Türk Milletini!... Bi de yetişmişler ki er meydanına, Aktaşlılar çoktan bitirmişler seçimi! Can havliyle sandığa saldırınca, Çıka çıka iki oy çıkmış Dotç.'a. On beş bine gelmiş demek oyun beheri!... Ve yaldızlı boynuzları otuz bin parça, İl merkezine dönerlerken gerisin geri, Oflayıp pofladıktan sonra, adaylardan biri Ah, monşer demiş, bu köylü kısmında Ne mertlik, ne dürüstlük, ne de güven kaldı gayri!... Köylüler her zamanki gibi geçim davasında, Toplanıp topal muhtarın başkanlığında, O otuz binle helalinden bir çeşme yaptırmaya Bi güzel karar vermişler aralarında.+''+Can Yücel