M.E.B. Adıgece Ders Kitabımız

Adıgece ve Abazaca ders kitaplarımız hazır! Kafkas Dernekleri Federasyonu tarafından uzun ve ısrarlı çalışmalar sonucu hazırlanan kitaplar, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından ortaokullardaki (5-8. sınıflar) Adıgece ve Abazaca eğitimi için ders kitabı olarak kabul edildi. Dersleri alan yeterli sayıda öğrenci olması durumunda Milli Eğitim Bakanlığı web sitesinde yayımlanan kitapların  baskısı da yapılacak. Öğrenci sayısının az olması halinde ise, kitaplar Internet üzerinden kullanılacak. Adıgece ve Abazaca ders kitaplarının hazırlanması uzun ve zor bir süreç sonucu gerçekleşti. Bu süreçte pek çok kişinin önemli katkıları oldu. Başta proje koordinatörleri ve editörler Yrd.Doç.Dr. Sinem Vatanartıran, Özlem Aydemir ve İrfan Okuyucu olmak üzere, Adıge ve Abaza dillerinin yaşatılması açısından son derece önemli olan bu çalışmalara katkıda bulunan herkese şükranlarımızı sunuyoruz. Kafkas Dernekleri Federasyonup> Adıgece ders kitabının hazırlanmasında emeği geçenler:p> Proje Yürütücüsü: KAFFED (Kafkas Dernekleri Federasyonu) Editör ve Program Geliştirme: Yrd.Doç.Dr. Sinem Vatanartıran Dil Uzmanı ve Yazar: Doğan Özden, Erdoğan Yılmaz, Murat Topçu, Ömer Şahin, Şeyma Kanbek, Talih Altınışık, Yılmaz Ölmez Ölçme ve Değerlendirme: Canan Göknil Dinçer Rehberlik: Ayşe Tufan Ressam: Asiye Erin Grafik Tasarım: Abdulkadir Polat Stüdyo: Son Nokta Production Seslendirme: Hava Karadaş, Kuna Jakemuh (Jakamihova), Nelli Lukoj (Lukojeva), Sebahattin Çurmıt Müzik: Perit Jan Aydemir   Ders kitabını resme tıklayarak bilgisayarınıza indirebilirsiniz... p> +''+nan+''+Kaffed

Suriye’den Bir Soydaşımız Daha Anavatana Yolcu Edildi

Suriye'den gelerek, Nizip kampında misafir olarak kalan soydaşımız İskhak Adham Nalçik'e yolcu edildi. Anavatana dönmek isteğiyle Türkiye'ye gelen soydaşımızın Gaziantep dernek başkanımız Hakan Aydemir'in refakatinde, Suriye Kriz Masamızca yol masrafları karşılanmış, bir gece Gaziantep'te misafir edildikten sonra İstanbul'a, buradan da Nalçik'e yolcu edilmiştir. Kamuoyumuzun bilgisine sunarız. Suriye Kriz MasasınanKaffed

Sarıkamış Şehitlerini Saygıyla Anıyoruz

Sarıkamış Harekatı'nda Allahu Ekber Dağları'nda dondurucu soğuk sebebiyle donarak şehit düşen 90 bin askerimizi saygıyla anıyoruz.    Araştırmacı, gazeteci, yazar Ahmet Özdemir'in Sarıkamış için yazdığı makalenin Çerkesler ile ilgili bölümü ektedir. font>p> SARIKAMIŞ'IN SÖZLÜ TARİHİ AĞITLARp> ‘Eş hele dağları örten karı ot değil onlar dedenin saçları’ (M.Akif)span>p> ....................p> 1864 yılında, Ruslar tarafından Anadolu’ya sürülen Çerkeslerin bir bölümü Şarkışla-Pınarbaşı, Gürün arasındaki Uzunyayla’ya yerleştirilir.span>p> Sarıkamış Harekatından önce, onların arasından yaklaşık 1500 genç askere alınır. Kimi evlerden altı kardeş birden gider. Sağ olarak dönenlerin sayısı elliyi geçmez.span>p> Uzunyayla’nın (Pınarbaşı-Aziziye) Hilmiye köyünde yaşayan Ayşet ve Fatimet adlarında iki kız kardeşin, kendi kardeşleri ve Sarıkamış’ta donarak Şehit düşen Çerkes gençleri için yaktıkları bu hazin türkü, hala Çerkes yaşlılarınca gözyaşları ile dinlenir.span>p> Bu savaşın Çerkesler için en hazin tarafı ise, Osmanlı ordusundaki Çerkesler ile Rus ordusundaki Çerkeslerin Sarıkamış’ta karşı karşıya gelince, uzaktan birbirleriyle Çerkesce konuşmaları, tanıdık hatta akraba çıkmaları ve karşı cephelerde olmaları nedeniyle birbirlerine kızıp Çerkesce Küfürleşmeleridir.span>p> (Aşağıya aldığım anılan ağıtı Türkçe’ye ricamı kırmayarak Mesut Şurdum çevirdi.) Wurısey topımi wey rew fi ker qéquteri Meğeréy bjhıhami qemıqutejme dıneguğejqımi (Rusların topları böğrümüzü dövüyor. / Bu sonbaharda dönmezseniz, umutlarımız bitiyor.) Şı şhxhuant’ejhs’ık’uri weyrew, zerık’emaş’eti Adıge ş’alewe ziğaş’er maş’exer,Kars fağek’uamığuey. (Kır atımın kuyruğu kısa, / Ömür kısa, Çerkes gençleri gittiler Kars’a) Hams’iy hantxhupsımi weyrew, fıqırağaferi fe. De dızşhıguğxemi Qarsım yi gubğexer lhım yevğefamığuey. (Size çavdar çorbası içiriyorlar. / Sizler Kars bozkırlarına canınızı içirdiniz.) Sarıqamışıme weyrew şer qıdolhalheri. Adıge ş’alexer Sarıqamışıme şhélhelhexamığuéy. (Sarıkamış’a mermiler dökülür / Çerkes atlıları Sarıkamış’a dökülür)  Uznéyle şıbzxeri weyrew Şoqure yoxıri. Hadrıxe ğueguane fıtétu zexezıxım yagu qıfş’owuzmığue. (Uzunyayla yılkıları Çukurova’ya iniyor. / Ahiret yoluna düştüğünüzü duyanların yürükleri sızlıyor) Ğazèy qışlejhıme weyrew dzer şhızeraşeri Di ş’ale janxewe de dızışhıguğxeri topışem yihamığuey. (Aziziye kışlasından ordular geçiyor/ Fidan gibi gençlerimiz, top mermileriyle ölüyor) Erzurum gubğuemi weyrew wesır şhızeréhari. Fi hade daxewe gubğuem qinaxeri xet zerihanumığue. (Erzurum yazısında karlar savrulur / Yazıya savrulan güzel naaşlarınızı kimler defnedecek?) Mo quale bzuxemi weyrew qızdağezejıri Qevğezejınk’ere de dıfşhıguğurti guğer duxamığuéy.  (Şu göçmen kuşlar geri dönüyor / Döneceğinizden ümitli idik, ümidimiz yitti artık. )span>p> .....................p>nanKaffed

Üniversiteli Gençler Kahvaltıda Buluştu – Adana

Adana Çukurova Üniversitesinde okuyan Çerkes Gençleri 15.12.2013 tarihinde Adana Çerkes Kültür Derneğinde kahvaltı da buluştu. Adana Çerkes Derneği Gençlik Komisyonu ve Çukurova Üniversitesi Çerkes Gençleri sorumlusunun ortaklaşa düzenledikleri organizasyonda; Adana Çerkes Derneği mutfağında hazırlanan bize dair tatlar eşliğinde yapılan kahvaltıya gençlerimizde sohbetleri lezzet kattılar. Organizasyona katılan gençler Adana Çerkes Derneği Yönetim Kuruluna katkılarından  dolayı teşekkür ettiler. Ve bu tarz kaynaştırıcı organizasyonların birbirimizi tanımamıza ve birbirimize sahip çıkmamıza vesile olacağını vurguladılar.  Kahvaltı Adiğece ve Abhazca şarkılarla son buldu... {gallery}/haber/diaspora/2013/adana/universite{/gallery}nanKaffed

Vefat ve Başsağlığı – Yılmaz Tambay

Kafkas Dernekleri Federasyonu Başkanı Yaşar Aslanlaya'nın Kayınpederi Uzunyaylalı Değerli büyüğümüz Hapaje Yılmaz Tambay vefat etmiştir. Cenazesi yarın (19.12.2013) ikindi namazını müteakiben Ankara Karşıyaka Camiinden kaldırılacaktır.  Merhuma Allahtan rahmet, ailesine, yakınlarına ve sevenlerine sabırlar dileriz.  Kafkas Dernekleri Federasyonu    nanKaffed

KAFFED’in Kafkasya’daki Gözaltılar İçin Basın ve Kamuoyu Açıklaması

13 Aralık Cuma günü Adıgey ve Kabardey Balkar cumhuriyetlerinde, aralarında Aliy Bghane, Acumij Hilmi, Ruslan Kambiev,  Ruslan Kesh, Adnan Khuade, Evgeniy Tashu, İbrahim Yağan, Yuriy Yahutl ve Amin Zekhov'un da dahil olduğu çok sayıda kişinin evlerinde göz altına alınarak Krasnodar'a götürüldüğünü, alınan ilk ifadelerinden sonra 16 Aralık Pazartesi günü tekrar ifade vermek üzere serbest bırakıldıklarını öğrenmiş bulunmaktayız. Bu kişilerin göz altına alınmalarının nedeni henüz net değildir. Gelen ilk haberlere göre “bir Vahhabi terör şüphelisine yönelik soruşturma kapsamında” göz altına alınmışlar, fakat Soçi Olimpiyatları ve Çerkes soykırımına ilişkin konularda da sorgulanmışlardır. Kafkas Dernekleri Federasyonu, Xabzeye, ilkelerine, insan haklarına ve demokrasiye olan bağlılığı ışığında, her insanın görüş ve düşüncelerini, hiç bir baskı görmeden özgürce ifade edebilmesini, bu amaçla şiddet içermeyen her türlü sivil eylemi yapabilmesini savunmaktadır. Göz altına alındığı bildirilen kişilerin, çeşitli sivil toplum örgütlerinde çalıştığı, düşünce ve görüşlerini tamamen yasal çerçevede yayın organlarında dile getirdiği bilinmektedir. Bu konuyla ilgili ulaşan ilk bilgiler, göz altıların bu kişilerin şahıslarına karşı değil, Kafkasya'daki sivil toplum örgütlerine ve temel hak ve özgürlüklere yönelik bir baskı politikası sonucu gerçekleştiği görüşünü güçlendirmektedir.  Kafkas Dernekleri Federasyonu Yönetim Kurulu olarak anavatanımız Kafkasya'da barış ve huzurun ancak evrensel insan hakları ve demokrasi ilkelerine saygı ile tesis edilebileceği konusundaki görüşümüzü bir kez daha ifade ediyoruz. Rusya Federasyonu ve bölge yetkililerini, taraf oldukları uluslararası sözleşmeler ve kendi yasal mevzuatları ile güvence altına alınan ifade ve örgütlenme özgürlüğü çerçevesinde görüş ve düşüncelerini yasal ortamlarda dile getiren ve bu görüşler etrafında örgütlenen kişilere karşı gerçekleştirilen keyfi ve Olimpik ruha da tamamen zıt söz konusu uygulamalara derhal son verilmesi için gerekli tedbirleri almaya davet ederiz. Kafkas Dernekleri Federasyonu Yönetim KurulunanKaffed

…ve hiçbir savaş onların olmamalı!

Uzun zamandır gökyüzünün mavisi görünmüyor. Bulutlar duman rengi.Güneşin sarı sıcağı yok artık. Her yer alev rengi! Havada barut kokusu var. Çocuk sesleri nicedir duyulmuyor. Onlar artık gülmüyorlar. Ağıtlarla yıkanan kulaklara barış ve umut sözcükleri çarpıp geri dönüyor.  Anlamını yitirmiş hayat!  Hayat anlamını yi-tir-mişş… Uzun zamandır bu topraklarda yok etme duygusu öfkeyle körüklenip, nefretle harlanıyor. İnsanlığın kötü tarafındakiler, hayatta kalmaya çalışan varlıkların can çekişmeleriyle besleniyor…   ***          Duman renginde bir kız çocuğu enkaz yığınlarının arasında dolaşıyor. Ağlamaktan bitkin oracıkta dizlerinin üstüne çöküyor. Dünyanın bu noktasında her şeyi elinden alınan bu çocuğun acıyla atan minik kalbi, çaresizlik ve umutsuzluk duygularını beslemek için kan pompalıyor. Cebinde taşıdığı hayatın tüm renkleri saçılıp yok oluyor yıkıntıların arasında…   Sislerin içinden çıkıp geliyor yaşlı bir adam. Duman rengi mendiliyle siliyor kan ağlayan gözlerini. Omuzlarının ve düşüncelerinin üzerindeki ağır yükle ama umut kırıntılarıyla yaklaşıyor minik kıza. Her yan ıstırapla kuşatılmışken kelimelerin merhametine sığınarak torununu kucaklıyor. “Bu gece yola çıkacağız Sipse. Evimize vatanımıza dönüyoruz.”               Küçük kızın umutsuz özlemi çaresizliği her yanı sarmış. Bu acının yaydığı titreşim yeri yarıp göğü çatlatabilir!  “Benim evim işte tam buradaydı dede! Vatanım ise ANNEM di!                         Hangi yolculuk, hangi vatan geri getirebilir annemi? Onu bırakıp nasıl giderim buralardan? Anne mi istiyorum dede!”    Yaşlı adamın kalbi kanıyor, gözleri kanıyor, duman rengi bir kan damarlarında acıyla yol alıyor.   “Yaşadığın bu haksızlığı tamir etmek mümkün değil Sipse. Bütün bu olanların izahı yok çocuğum. Ama sen taze hayatsın ve seni kurtarmak zorundayım. Kaf dağının ardındaki ülke’ye gitmek isterdin ya hani? Devlerin, peri kızlarının, atlı kahramanların yaşadığı ülkeye…                                           Babamın yurdundan koparılıp zorla sürüldüğü bu uğursuz yerden gitmemizin zamanı geldi Sipse. Senin acılarını hiç bir zaman dindirmeyecek biliyorum ama ait olduğumuz yere dönüyoruz. Annen de bunu istiyordu biliyorsun. O bizimle gelemese de ruhu her zaman sana eşlik edecek. Sen onun canısın, hayat ağacısın. Köklerimizin uzadığı topraklarda yeşermen lazım yavrum. Bu bizim savaşımız değil, hiçbir savaş bizim olmamalı. Gidelim Sipse, eve dönelim!” Zamanın bu diliminin miyadı dolmuşken, dede ile torun  geçmişin ruhunu geleceğe taşıyan Antik bir bilgeyle, kanatlı bir melek gibi yıkıntıların üzerinden yeni hayatlarına yürüyorlar ayakları kanayarak…        *** Yerinden yurdundan edilip hiç tanımadığı, kültürüyle en ufak bir benzerliği dahi olmayan ülkelere sürülen talihsiz milletlerden olan Adığeler, sürgünün travmasını atlatamamışken ve bu trajediyi kuşaktan kuşağa aktarırken, yeni bir saldırının içinde buldular kendilerini.  Suriye’li Adığeler ateş çemberinde kuşatılıp, kalan tüm savaş mağduru insanlar gibi paylarına düşeni aldılar. Ölenler öldü, geridekiler hayatta kalma mücadelesi verirken, ülke’den bir yolunu bulup kaçabilenler ise Anavatan’a sığındılar…   Dünyanın en sevimsiz, en yalnızlaştırıcı, en kaotik kelimesi SAVAŞ!   Herakleitos, savaş evrensel döngüyü sağlayıp oluşu devam ettiren olgudur derken, Hegel savaşı tarihe özgü olarak nitelemiş. Einstein Freud’a yazdığı mektuplarda, savaşı durdurmanın yollarını ararken dolaylı da olsa atom bombasına katkıda bulunduğu için çok pişman olmuş. Freud, İnsana has yıkıcı ve saldırgan eğilimlerin engellenemeyeceğini, uygarlık evrimleştikçe insanların savaşa karşı olabilecekleri ihtimalini öne sürmüş...                          Miş’li geçmiş zamanların düşünen adamlarının Savaş hakkında söylediklerine kulak kabartsam da; bu kelimenin iride edici tınısı mantığımı uzak bir noktaya sürükleyip aklımı presliyor!                                                                             Dünyanın bütün zamanlarında ve herhangi bir yerinde acı çekmemiş, haksızlığa uğramamış bir halk veya millet yok!   ***   Kendi kalıntısının üzerinde kıpırtısız oturan genç adam sadece nefes alıyor. Gelecekten beklentisi yok, umutlarını besleyecek kadar canlı hücresi de kalmamış. Bu gece anavatana döneceklerle vedalaşacak. Ne yazık ki o gidemiyor. Vatan çağırıyor ama sınırlar ve imkansızlıklar gitmesine izin vermiyor. Kuzeyli köklerinden koparılıp Arap topraklarında yeniden kök saldıkları gün, yeni bir yurt bulmanın hüzünlü rahatlığı, şimdi Anavatanlarına dönme yolunda sığınmacı, mülteci sıfatıyla vücut buluyor. Gidebilenlerin dışındaki yüzlerce Suriye’li Adığe ise bundan sonraki dakikalarını hayatta kalmak için mücadele ederek geçirecek. Hayır Savaşmayacaklar! Onlar bomba ve mermi atıp insan öldürmeyecekler! Sadece yok olmamanın yollarını bulacaklar. Sığınaklarda nefeslerinin buharıyla ısınıp, ana dilleriyle söyledikleri ağıtları, arapça dualarla sonlandıracaklar. Bir Adığe’nin Kuzey’in soğuk diri toprağından gelip, Arabın ölgün çölünde doğmuş olması yeteri kadar sarsıcıyken, zamanın tam da şu anında onlar için önemli olan tek şey, sadece yaşayabilmektir o kadar!                                                                                                       Bu savaş onların savaşı değil. Ve hiçbir savaş onların olmamalı!    ***   Dünyanın içinden insanlar geçer büyük bir gürültüyle. İyi olmakla kötü olmak arasında gidip gelen insanlar ülkelerin, sınırların, bayrakların, savaşların arasından geçip giderler. Her uygarlığın rahminde dogmatik fikirler döl tutar, doğan her fanatik canavarın plasentası da Tarihtir. İnsanlar öldürülürler tarih de bu katliamlara şanlı şerefli sıfatlar verip kendini onurlandırarak, bilinçlerin en bereketli belleklerine yerleşip yeni katliamlar için yeni canavarlar yetiştirir.                                         Yeryüzü vatandaşları olarak bu dehşete son verme gücümüz olabilseydi keşke!..   Nart Dergisi 86-87. sayı - 2013   nanDilek Qudey

KAFFED Yönetim Kurulu İlk Toplantısını Yaptı

KAFFED Genel merkezinde 7 Aralık tarihinde gerçekleştirilen toplantıda Kafkas Dernekleri Federasyonu yönetimince daha önce alınmış olan, Yönetim Kurulu toplantılarında alınan kararlarının WEB sayfamızdan ve sosyal medyadan paylaşma uygulamasına devam edilmesi kararlaştırıldı. Toplantıda yapılan görüşmeler ve alınan kararlar ekteki gibidir.    7 Aralık KAFFED Yönetim Kurulu Kararları Katılımcılar: Yaşar Aslankaya – Erol Taymaz –Atilla Mutlu Alkış- Metin Kılıç - Nejdet Karaçay – Bekir Sami Yavuz – Ertan Koyuncu - Haşim Polat – Mesut Akman– Mustafa Aziz Özbek - Şevket Şamil Koç- Ömer Atalar- Ünal Uluçay– Zeki Kartal -Melike Meryem Atlay – Gökhan Dönmez– Recami Bursa -  Hülya Şahin- Ali Can– Betül Dinçer Bu kapsamda, güncel konuların görüşüldüğü, 7 Aralık 2013 tarihinde KAFFED Genel Merkezinde yapılan Yönetim Kurulu toplantısında alınmış kararlar ana hatları ile aşağıdaki gibidir: ·          Kafkas Dernekleri Federasyonu 6.Genel Kurul süreci değerlendirilmiştir. Federasyonun Mali durumu ve devam etmekte olan işler konusunda bilgilendirme ve değerlendirmeler yapılmıştır. ·         Yönetim Kurulu görev paylaşımı aşağıdaki gibi yapılmıştır Metin Kılıç-Genel Başkan Yardımcısı Erol Taymaz- Genel Başkan Yardımcısı Ünal Uluçay- Genel Başkan Yardımcısı (Sosyal İşler ve Bölgesel Etkinlerden Sorumlu) Zeki Kartal- Genel Sekreter Atilla Mutlu Alkış- Genel Mali Sekreter Ertan Koyuncu- Genel Eğitim ve Teşkilatlanma Sekreteri Ahmet Gazi Saygılı- Üye Bekir Sami Yavuz- Üye Ömer Atalar - Üye Haşim Polat- Üye Mesut Akman- Üye Mustafa Aziz Özbek- Üye Nejdet Karaçay- Üye Şevket Şamil Koç- Üye   ·          Önceliğimiz olan Soçi Olimpiyatları konusunda amacımıza ulaşmak için doğru adreslerde, uygun yöntemlerle eylemler yapılmalıdır. Hem bu eylemleri organize etmek hem de olimpiyat sonrasında Sürgün ve Soykırımın 150.Yılı olması nedeniyle yapılacak eylemleri organize etmek üzere, "Soçi Olimpiyatları ve 150.Yılı Çalışma Grubu" oluşturulmuştur. Grup üyeliklerine; Yaşar Aslankaya, Şamil Koç, Ertan Koyuncu, Gökhan Dönmez, Ömer Atalar, Melike Atlay, Erol Taymaz, Hülya Şahin, Metin Kılıç, Betül Dinçer seçilmişlerdir. Çalışma Grubu, birlikte çalışmaya karar verdiği kişileri gruba dahil etmeye yetkili kılınmıştır. ·         Demokratikleşme ve Anayasa Süreci ile ilgili “Hukuk ve Demokratikleşme Çalışma Grubu” kurulmuştur.  Tüzük konusunda da çalışmalar yapacak bu grup üyeliğine Ömer Atalar, Mustafa Aziz Özbek ve Melike Meryem Atlay seçilmişlerdir. Geçen dönem Anayasa Çalışmaları ile ilgili Denge ve Denetleme Ağında KAFFED’i temsil eden Hasan Seymen’in çalışmalarını devam ettirmesine, ayrıca grup birlikte çalışmaya karar verdiği kişileri gruba dahil etmeye yetkili kılınmıştır. ·         Suriye Kriz Masası tarafından şimdiye dek yapılan başarılı çalışmalar değerlendirilmiştir. Suriye'den gelen soydaşlarımıza verilen destekler ve olası durumlar gözden geçirilmiştir. Hem merkez kadrosunun hem de bölge kadrolarının yeni isimler ile takviye edilerek, Suriye Kriz Masasının aynı kadro ile devam etmesi için teklif götürülmesine karar verilmiştir. ·         Geçen dönem başarılı çalışmalara imza atan, Abhazya Çalışma Grubu üyelerine çalışmalarına devam etmeleri için teklif götürülmesine karar verilmiştir. Grup Koordinatörlüğüne Mesut Akman atanmıştır. ·         Aynı şekilde geçen dönem başarılı çalışmalara imza atan Adıgey-Kıyı Boyu Şapsığ Çalışma Grubu üyelerine devam etmeleri için teklif götürülmesine karar verilmiştir. Grup Koordinatörlüğüne Metin Kılıç atanmıştır. ·         Kabardey-Balkar/Karaçay Çerkesk Çalışma Grubunun aktif hale getirilmesi konusunda değerlendirmeler yapılmıştır. Grup için Şamil Koç, Mutlu Kınık, Betül Dinçer, Hülya Şahin isimleri önerilmiştir. Grup Koordinatörlüğüne Recami Bursa atanmıştır. ·         21 Aralık 2013 tarihinde “ Soçi Olimpiyatları ve Çerkesler” konulu Nart Kültür Sanat Kolektifi imzasıyla düzenlenecek panele davet talebi değerlendirilmiştir. Panele KAFFED’i  temsilen KAFFED Genel Başkan Yardımcısı Metin Kılıç ile KAFFED Yönetim Kurulu üyesi Gökhan Dönmez'in katılmasına ve Federasyonumuzun Soçi Olimpiyatları konusundaki görüşlerini açıklayacak bir tebliğin sunulmasına karar verilmiştir. ·         Nart Dergisi Yayın Kurulu ve derginin yeniden canlandırılması yapılabilecekler gözden geçirilmiştir. Çalışmaların Erol Taymaz, M.Aziz Özbek ve belirlenecek gençler tarafından koordine edilmesine karar verilmiştir. ·         Rusya Federasyonu Büyükelçiliği tarafından 9.12.2013 tarihi için verilen tanışma randevusuna icabet edilmesine karar verilmiştir. Büyükelçi ile yapılacak görüşmede gündeme getirilecek konular değerlendirilmiştir.nanKaffed

KBC Cumhurbaşkanı Arsen Kanoko İstifa Etti

Kabardey Balkar Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı sayın Arsen Kanoko görevinden istifa etti. İstifa gerekçesi ile ilgili herhangi bir bilgi henüz açıklanmadı.  Gelen bilgiler arasında Arsen Kanoko'nun istifa talebinin Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin tarafından onaylandığı ve Rusya İçişleri Bakanlığı'nda üst düzey görevlerde bulunan 1955 doğumlu Kokov Yuriy'in geçiçi olarak Kabardey Balkar Cumhurbaşkanı olarak atandığı bilgisi var. Kokov son olarak bakanlığın iç eğitim hizmetlerinde görev aldı. Arsen Kanokov 2005 yılından beri Cumhurbaşkanlığı görevini yürütüyordu.  Ayrıntılar elimze ulaştıkça sitemizden paylaşmaya devam edeceğiz.  Kafkas Dernekleri Federasyonu  nanKaffed

6. Olağan Genel Kurul’un Ardından…

Kafkas Dernekleri Federasyonumuzun yeni yönetiminin belirlendiği bir olağan genel kurul toplantısını daha, geride bırakmış bulunuyoruz. Bilindiği gibi kongreler, sadece bir faaliyet döneminin değerlendirildiği ve yöneticilerimizin yeniden belirlendiği toplantılar değildir. Kongreler aynı zamanda, bir yönüyle de geçmişte yaşanan olaylardan hareketle, geleceğimize ışık tutacağı düşünülen fikirlerin, farklı açılardan sergilendiği zeminlerdir. O nedenle, gerek 23. 11. 2013 tarihli istişari mahiyetteki toplantıda ve gerekse, 24. 11. 2013 tarihli genel kurulda beyan edilen görüşleri, bu çerçevede değerlendirmek gerekiyor. Sunumlar, toplumumuza yakışır bir olgunlukla paylaşılmış olmasının yanında, kongre öncesinde yapılan ve yanlış algılara neden olan bazı değerlendirmelerin dışında, genel olarak toplumsal sorunlarımıza işaret eden ve geleceğimize ışık tutacağına inanılan, görüş ve öneriler olarak mütalaa edilmiştir. Bu süreçte, Federasyon Yönetiminin, her zaman olduğu gibi, yapıcı görüş ve önerilere açık duruşu da, ayrıca takdirle karşılanmıştır. Bu toplantı sonunda, sn. delegelerimizin takdirleri doğrultusunda, federasyonumuzun yeni yöneticileri belirlendi. Delegelerimiz, görevlerini yerine getirmenin gururuyla, yöneticilerimiz ise, üstlendikleri zorlu görevin onuruyla, toplantı salonundan ayrıldılar. Dilerim ki, bu ayrılışın, gelecek adına yaşamayı düşlediğimiz güzelliklerle birlikte, dönüşü olsun. Sorunlarımız çok, konuşulacak konularda. Bu bağlamda, genel kurul sürecinde söz alan hatipler tarafından, toplumumuz adına yapılan ve yapılması gereken çalışmalar hakkında, önemli bilgiler aktarıldı ve değişik değerlendirmeler yapıldı. Kabul edilmelidir ki, ortaya çıkan sonuçlar üzerinde yapılan yada yapılacak olan genel değerlendirmeler, sebepleriyle birlikte, gerçekçi bir yaklaşımı içermesi halinde anlamlıdır. Abhazya cumhuriyetimizin topraklarını, sınırları içinde gören Gürcistan devletinin, yaşadığımız sürgün ve soykırımı tanıma konusundaki yaklaşımının nedenleriyle birlikte değerlendirilmesi gibi. Ya da yaşanılan toplumsal ataletin sosyal, siyasal ve ekonomik boyutlarıyla irdelenmesi gibi Zorlu bir süreçten geçtiğimiz, yadsınamaz bir gerçek. Ülkemizde ve dünyamızda hızla gelişen olayların izlenmesi, tehdit ve fırsat unsurlarının irdelenerek gerekli tedbirlerin alınması ve buna göre yönetim organizasyonunun oluşturulması konusu, genel kurul toplantısında da, bildiğim kadarıyla ilk kez dile getirildiği gibi, iyileştirmeye açık alanlarımızın öncelikli olanlarından biri olsa gerek. Karmaşık sosyal, siyasal ve ekonomik ilişkilerin birbirini acımasızca etkilediği ve buna bağlı olarak dünya düzeninin yeniden şekillendiği bir dönemde, çağa uygun, profesyonel bir yönetim modeli oluşturmanın gereğini, sanırım izaha gerek yoktur. Bugüne kadar, gönül koyarak fedakarca yürütülen çalışmaların değeri, elbette her türlü takdirin üstündedir ve alınan mesafeler son derece önemlidir. Ancak bu yapının, günümüz koşullarında zorlandığı da ortadadır. O nedenle, bu tür örgütlenme sorunlarının aşılmasında gereken mali destek için, başta halkımız olmak üzere, devletin yardımını sağlayacak yasal düzenlemelerin yürürlüğe konulmasını teminen, benzer diğer sivil toplum kuruluşlarıyla dayanışma içine girilerek, yasama ve yürütme organları temsilcilerinin nezdinde, girişimde bulunulmalıdır. Suriye’de yaşanan acı ve kirli savaş, sadece o ülkede yaşayanlar için değil, anavatan da dahil olmak üzere, dünyada yaşayan tüm Çerkesler için, her yönüyle ibret alınması gereken bir olay olarak değerlendirilmelidir. Bu manada, başta kuruluş amacı ve yapısı itibariyle, özünde birbirlerinden farklı olmayan örgütlerimiz olmak üzere, hepimize görevler düşmektedir. Bu çerçevede, kendilerini farklı tarif eden grupların, güç kaynaklarını halkımızın çıkarları doğrultusunda, aynı çatı altında birleştirmesi önemlidir. Bir başka ifadeyle, dağınık yapımıza, örgütsel anlayışımızla ve duruşumuzla son verilmelidir. Ulusal yada uluslararası ilişkilerde gerçekleşen, çok yönlü birleşme ve dayanışma modelleri örnek alınmalıdır. Dikkate alınması gereken diğer bir konuda, basın ve başta siyasal partiler olmak üzere, benzer yapıdaki diğer sivil toplum örgütleri, yasama ve yürütme organlarıyla olan ilişkilerin yoğunlaştırılmasıdır. Geliştirilecek bu tür ilişkilerin, düşünce ve taleplerimizin daha doğru anlaşılmasını ve destek bulmasını sağlayacağı gibi, kimi çevrelerce yaratılmak istenen yanlış algılara da engel olacağı aşikardır. Memnuniyetle belirtmek isterim ki, gerek Federasyonumuz, gerekse bölge derneklerimiz, bu dönemde takdire şayan çalışmanın içinde olmuşlardır. Bilindiği gibi, derneklerimizin ve federasyonumuzun gündemini işgal eden konulardan biride, isim değişikliği üzerine yapılan tartışmalardır. Federasyonumuz olsun, derneklerimizin büyük bir bölümü olsun, yakın tarihe kadarki faaliyetlerini, mevcut şartlarda birleştirici olarak görülen “Kafkas” kelimesinin de yer aldığı kurumsal kimlikle, ama esas itibariyle, sahip oldukları kimlik ruhu ve değerlerleriyle icra etmişlerdir. Denilebilir ki, kişileri de kurumları da yaşatan öğeler, tarihe ve temsil edilen toplumlara bırakılan değerlerle birlikte, bu değerleri sahiplenme duygusudur. O nedenle, daha net bir kimlik tanımına sahip çıkılması fikri, özünde doğrudur ancak, her şeye rağmen değildir. Bir başka ifadeyle, kimliğimizi tarif eden ismin tabelada yer alması elbette önemlidir. Ama daha da önemlisi, tabelayı askıda tutacak ruhun, yaşaması ve yaşatılmasıdır. Sosyal medya üzerinden yapılan tartışmalar da, kısaca değinilmesi gereken diğer önemli bir konudur. Bilindiği üzere, herhangi bir konuda, usulüne uygun şekilde beyan edilen görüşlerin, yapıcı olarak değerlendirilmesi genel bir kuraldır. Ancak, yapılan açıklamalarda, yanlış algı yaratan yada amacını aşan ifadeler kullanılmasından, özellikle kaçınılmalı ve kurumlarımızı yıpratma şekline dönüşmemelidir. Ayrıca, mensubu olduğumuz topluma hizmet etmekten, edebilmekten, onur duymanın ötesinde hiçbir beklentisi olmayan tüm yöneticilerimizin şahsında, emeği geçen herkesin görev şevki kırılmamalıdır. Eminim ki, bu toplumun her bireyi, üstlendiği yada üstleneceği her görevi, daimaprofesyonel bir ruh anlayışıyla icra etmenin gayreti içinde olmuştur. Olacaktır.  Bu vesileyle, iki yıllık faaliyet döneminde, birlikte çalışmaktan gurur duyduğum çok değerli federasyon eski başkanımız sn. Vacit Kadıoğlu’nun şahsında, Federasyonumuzun her kademesinde görev alan tüm yönetici kadrosuna ve personeline başarılı çalışmaları nedeniyle gönülden teşekkür ediyor, bundan sonraki yaşamlarında sağlık, başarı ve mutluluklar diliyorum. Önümüzdeki iki yıllık dönemin, zorlu ama, bir o kadar da onurlu görevini yüklenen Sn. Yaşar Aslankaya ve ekibine de, şimdiden başarılar temenni ediyorum.    Servet APİŞ  İsk. Kafk. Kült. Dern. Bşk.          nanServet Apiş