KAFFED Yönetim Kurulu ve Başkanlar Kurulu Toplandı

  Kafkas Dernekleri Federasyonu (KAFFED) Yönetim Kurulu 14 Eylül 2019 Cumartesi Günü; Başkanlar Kurulu 15 Eylül Pazar günü gündemdeki konuları görüşmek üzere Genel Başkan Yıldız Şekerci başkanlığında toplandı.   Yönetim Kurulu Toplantısında, genel kurul hazırlıkları; bölgesel hazırlık toplantıları; Dünya Çerkes Birliği ile ilişkiler; Dönüş Konferansı ve Kapadokya Gençlik Çalıştayı’nın değerlendirilmesi; konularında değerlendirmeler yapıldı. Yönetim içerisinde bir süredir devam eden istişareler sonucu tekrar Genel Başkanlığa adaylığını açıklayan Genel Başkan Yıldız Şekerci ve mevcut yönetim içerisinde önümüzdeki dönemde de devam edecek üyeler ile birlikte, toplumsal ve kurumsal dönüşüm ihtiyaçlarını karşılayabilecek bir Genel Kurul hazırlık çalışması yapılması kararlaştırıldı. Bu amaçla bölgesel toplantıların Yönetim Kurulu’ndan temsilcilerin de katılımları ile yapılması ve toplumsal talep, sorun ve ihtiyaçların tespit edilerek yeni döneme ilişkin çalışma programına yansıtılması üzerinde mutabık kalındı. Bir süreden beri KAFFED Tüzüğünün güncellenmesine dönük dile getirilen talepler doğrultusunda bir çalışma yapmak üzere Tüzük Komisyonu kurulması kararlaştırıldı. Dünya Çerkes Birliği ile ilişkiler konusunda Genel Kurul sonrası bir yöntem geliştirilmesinin uygun olacağı konusunda genel bir uzlaşma oluştu.    Başkanlar Kurulu Toplantısında, Genel Kurul hazırlıkları; Tüzük Komisyonunun oluşturulması ve çalışma alanları; Dünya Çerkes Birliği ile ilişkiler; Dönüş ve Kapadokya Gençlik çalıştayları değerlendirildi. KAFSAM bünyesinde Kapadokya Gençlik Çalıştayı sonrası yürütülecek çalışmalardan Meşealtı Toplantılarının yaygınlaştırılması ve “Toplumumuz ve Kurumlarımız Araştırma Yarışması” konularında üye derneklerimizin desteğinin önemi vurgulandı.  Çalışmalarda kurumsallığa önem verilmesi, kurum dışı aktörlerle yerel bütün ilişkilerde yerel derneklerin inisiyatifinin ve değerlendirmelerinin önemli olduğu konusunun altı çizildi.    Genel Kurulun 17 Kasım 2019 tarihinde; çoğunluk sağlanamaması halinde 24 Kasım 2019 tarihinde saat 11:00’de Ankara’da yapılması kararlaştırıldı. Genel Kurul’un öncesindeki Cumartesi günü ise geleneksel istişare toplantısı yapılacaktır.     {gallery}/haber/federasyon/2019/190914_YK_BK_Toplanti{/gallery}nanKaffed

Ğogull Çetin Öner’i Saygıyla Anıyoruz

Diaspora Çerkes edebiyatının en önemli isimlerinde Ğogull Çetin Öner'i vefatının 3. yıldönümünde saygıyla anıyoruz. Dağlara Yazılıdır ve Şu Bizim Çerkesler ile Çerkes halkını ve kültürünü tüm dünyaya tanıtan ve sevdiren Çetin Öner'in tüm eserleri, hümanizmin, tüm kültürlere ve özellikle kendi kültürüne sevginin, bilgeliğin ve estetiğin örnekleridir. Kültürüne olan sevgisini şu sözlerle tanımlar büyük usta:p> "Kafkas kökenli bir insan olmama karşın, olabildiğince nesnel olmaya çalışsam da, dünyanın dört bir yanına dağılmış Şu Bizim Çerkesler için salt bir ağıt değil, bir övgü olacaktır anlatacaklarım. Çünkü onlar buna değer. Çünkü her halk övgüye değer özellikler taşır. Tarihinden, kültüründen, geçmişinden gelen övünç kaynağı, övünç belgeleri olabilecek olaylar yaşamıştır her halk. Kafkasyalılar bunların üstüne bir de acıyı, kıyımı, sürgünleri yaşamışladır. Anayurtlarından kopartılmışlar, dünyanın dört bir yanına dağıtılmışlardır. 'Dağılmış Ekmek'lerine sahip çıkıp varlıklarını sürdürebilmek için kıyımları, kıtlıkları, ölümleri göze almışlardır. Tıpkı Yahudiler, Afrikalılar, Ermeniler, İrlandalılar, Filistinliler gibi. İşte tüm bu nedenlerle ben Kafkasyalıları 'gömmeye değil, övmeye' çalışacağım. Dünyanın merkezinin Kafkasya ve Kafkasyalılar olduğunu söyleyip Nasrettin Hoca gibi: 'İnanmıyorsanız araştırın, öğrenin, tanıyın, tanışın,' diyeceğim."p> Şiirlerinde anadil sevgisini ondan daha iyi anlatan yoktur. Anadil şiirinde tüm insalığa seslenir: "Bağışla beni Baba, Bağışla, Anayurdum! Adıge gibi yaşamıyorum ama, Artık, Adıgece düşünüyorum. Anadilimi örtün üstüme, Anadilimi örtün! Çıplağım, Üşüyorum." Artık Adıgece çıplak, artık Adıgece üşüyor... Fakat Ğogull Çetin Öner Çerkes halkının ve kültürlerin yok olmasından kaygı duyan tüm insanların kalbinde sonsuze dek yaşayacak... Unutmayacağız... KAFKAS DERNEKLERİ FEDERASYONU  nanKaffed

Rasmussen: Gürcistan NATO’ya katılmalı

Eski NATO genel sekreteri Anders Fogh Rasmussen, Gürcistan'ın Abhazya ve Güney Osetya'yı dışarıda bırakacak şekilde NATO'ya katılmayı düşünmesi gerektiğini söyledi. 10 Eylül günü Tiflis'te konuşan Rasmussen "Gürcistan NATO üyesi olmak için gerekli koşulların hemen hepsini sağlıyor. Mevcut çıkmazı aşmanın yolu, NATO'nun 5. maddesinin sadece Gürcistan'ın tam egemenliğinin olduğu bölgeleri kapsayacak şekilde üyelik olasılığını tartışmak." dedi. NATO anlaşmasının 5. maddesine göre, NATO üyelerinden birine yönelik bir saldırı tüm üyelere yöneltilmiş bir saldırı olarak değerlendiriliyor, fakat bu maddenin geçerli olacağı alan üye ülke tarafından tanımlanıyor. NATO'ya katılacak ülkelerin sınır ihtilafının olmaması gerekiyor. Bu nedenle Rasmussen Gürcistan yetkililerine, "eğer kabul ederseniz, NATO'nun 5. maddesi Abhazya ve Güney Osetya'yı kapsamayacak şekilde üyelik başvurusu yapabilirsiniz" dedi. Rasmussen, bu uygulamaya örnek olarak Almanya'nın NATO'ya Doğu Almanya'yı 5. maddenin dışında bırakarak katılmasını gösterdi. Bu ilk kez yapılan bir öneri değil. Daha önce de bazı Amerikalı uzmanlar bu konuyu gündeme getirmiş, 2018'de Gürcistan parlamentosu sözcüsü Irakli Kobakhidze de milletvekillerinin Atlantik ittifakı ile entegrasyonu hızlandırmak için bu seçeneği düşünebileceklerini söylemişti. Buna karşın Gürcistan'daki bazı politikacılar, bu yönde atılacak adımın mevcut sınırları tanıma anlamına gelebileceğini vurguluyor. Ayrıca bazı gözlemciler de 5. maddenin Abhazya ve Güney Osetya'yı kapsamaması halinde bile Gürcistan'ın NATO üyeliğinin Rusya ile bir savaşa yol açacağını belirtiyor.  nanKaffed

Orası Benim de Vatanım

Kafkasya, Adıgey, Çerkesya, Anavatan; adına ne derseniz deyin kuşkusuz bizim değerlerimizin en üstünleri arasında olan, hayallerimizi süsleyen atalarımızın geldiği vatan topraklarımız hakkında birkaç duygumu anlatmak isterim. Olacakları bile bile… 2007 yılında ilk defa Düzce'den dört arkadaşımla gitmiştik; hayallerimizi süsleyen, kutsal saydığımız topraklara. Ama biraz farklı gitmiştik. Gelirken hediyemiz tüm diaspora içindi, sadece arkadaşlarımıza değil. Yerel kanalımız Düzce TV'nin bize verdiği teçhizat ile belgesel çekecektik. Kamerada ben,  anlatımda mikrofon tutan Tsey DOĞAN ile bir şeyler yaptık ve döndük. Altı bölümlük bir belgeseli insanlarımıza sunduk. Daha önce gidip gelenlerin bize anlattıklarından çok farklı, aksine daha olumlu ve güzel anılar bulduk dedelerimizin topraklarında. O yıldan sonra bir daha bir daha defalarca gittik Adıgey’den Abhazya’ya kadar vatanımızın farklı bölgelerine... En sonuncusunda da dört yıldır görev yaptığım Kafkas Dernekleri Federasyonu (KAFFED) adına 8 gencin başında grup lideri olarak "Adıgey Gençlik Kampı"na gitmek nasip oldu bana 21 Ağustosta. Bu yazıda sizlere coğrafyanın güzelliklerinden, eşsiz el değmemiş, kirlenmemiş tabiatından; insanların bize olan ilgisinden; yetkililerin bize "Burası sizin vatanınız; evinizdesiniz" demesinden Adıgey'i son gördüğümden bu yana daha da çok gelişmiş olmasından hatta diasporanın önünde yol aldığından bahsetmeyeceğim. Bunları bilmeyen kalmadı; sizlere biraz da   ‘’MAYIN’’ lar dan bahsedeceğim . Ne alaka dediğinizi duyar gibiyim; evet MAYINLAR!!!!! O topraklara ilk defa gelen gençleri ilk dakikalardan itibaren sorgulayıcı tavırlarınızla ve dertlerinizle bunaltMAYIN! Adıgeler şöyle yapmaz böle yapmaz demeyin, örnek davranışlarınızla rol modeli olarak öğretin. Zira biz döndükten sonra ne yaptığınızı biliyoruz. Hayalperest, popülist, yargılayıcı olMAYIN! Hayatında ilk ve son ya da benim gibi defalarca gelecek kalbi hep orası için atan gençleri anadilini konuşamıyor diye suçlaMAYIN! Oysa bu suçlamayı ve sorgulamayı yapan birçoklarının çocukları da dillerini bilmiyor. Ömründe ilk defa yaşadığı ülkeden başka ülkeye gitmeye anavatanını seçen gençlere, yıllık iznini Anavatandakilerin bile gelmek için can attığı ve geldiği Antalya, İzmir, Bodrum gibi yerlerde değil de sizinle birlik olmaya gelenlere geldikleri gibi ‘’Eee hadi ne zaman döneceksin vatana? ‘’ diye iki de bir zor sorular sorMAYIN! Anavatana gruplarla resmi olarak gelenlere farklı, tek gelenlere farklı davranMAYIN! Dönüşün ilk yıllarında çekilen sıkıntıların acısını çıkarırcasına dönemediler diye ya da sizden bihaber büyümüş 20 – 21 yaşındaki gençleri yakalamışken ilk defa anavatana ayak basmış çocuklara, bihaber oldukları, çalışmadıkları yerden sorularla ve hikâyelerle kafalarını karıştırMAYIN! Diasporada olanlar siz de artık ‘’Bize orada kim bakacak? Ev verecekler mi? İş verecekler mi?” demeyi bırakın. Sanki burada bedavadan yaşıyorsunuz. Veya biriniz de demiyor ki “Ben de gidip vatanıma katma değer sağlayayım, orada çalışayım üreteyim.” Ya dönün ya da boş konuşMAYIN!nanErsin Hantuw

Dik Duruş

  Geçtiğimiz günlerde Derneklerimizin gençlik temsilcileri ve üniversitelerin Kafkas öğrenci toplulukları (ÜNİKAF) temsilcileriyle birlikte Kapadokya'da iki gün süren Gençlik Çalıştayı’nda bir araya geldik. Ben de Kafkas Dernekleri Federasyonu (KAFFED) üyesi Bursa Çerkes Kültür Derneği adına çalıştaya katıldım. Bu organizasyonu sağlayan KAFFED’e ve katılan bütün arkadaşlarıma çok teşekkür ederim. Hazırlık aşamasında yer almaktan gurur duyduğumuz, gelecek vaat eden bir organizasyon oldu.  Gençlerimizin, Çerkes halkının sorunlarının çözümü için ellerinden gelen her türlü fedakârlığı yapmaya hazır olduklarını görmek hepimizi umutlandırdı. Çalıştay’da birçok önemli konu gündeme geldi. Bunlar arasında benim için en önemli konular; anadili, kimlik bilinci ve örgütlenme konularıydı. Hepimizin ortak düşüncesi ve endişesi anadili konusu oldu. Dilimizin korunması ve sonraki nesillere aktarılması kimliğimiz adına en önemli sorunların başında geliyor. Anadilimizin öğrenilmesi adına derneklerimiz yoğun çaba sarf etmelerine rağmen, maalesef açılan anadili kurslarına gerek üyeler gerekse gençler yeterli ilgi göstermiyorlar. Katılım sayısı da yetersiz olduğu için bu kursların devamlılığı 3- 5 haftayla sınırlı kalıyor. Çocuklarımıza ve gençlerimize anadilimizin önemini anlatmak, açılan kurslara talebin artırılması ve devamlılığın sağlanması için bizlere düşen sorumluluğun farkındayız. Çalıştayın ortaya koyduğu bir diğer gerçek ise örgütlenme konusunda almamız gereken daha çok yol olduğudur. Örgütlülüğümüzün en önemli yapı taşı olan Derneklerimizi yaşatmak, bütün Derneklerimizi nitelikli kurumlar haline getirmek işlerimizin başında geliyor. Eleştiri olmazsa olmazımızdır. Ancak yapılan eleştiriler, toplumu bugüne taşıyan ve büyük fedakârlıklarla iyi işlerin yapıldığı dernekleri önemsizleştirmek değil, omuz vermek ve değer katmak amacını taşımalıdır. KAFFED toplumumuzu ilgilendiren yerel, ulusal ve uluslararası konularda yapmış olduğu çalışmalarla gündem oluşturuyor, toplumumuzu temsil ediyor ve derneklerimizi yönlendiriyor. En önemlisi anavatan ile ilişki kurmamızda ön ayak oluyor. Derneklerimizde güzel işler yapılıyor. Çalıştayda daha iyilerini yapmak için kararlı arkadaşlarımla tanıştım. Bu çalıştay bizi bir araya getirerek hepimize güç kattı. Elbette sorumluluklarımızı da bir kez daha hatırlattı. Biz gençler olarak birçok organizasyonu KAFFED bünyesinde başardık ve başarmaya devam edeceğiz. Çalıştay’a Derneklerimizi ve ÜNİKAFlarımızı temsil ederek katılan ve görüşleriyle katkı koyan bütün arkadaşlarıma tekrar teşekkür ederim. Yazımın başında dediğim gibi biz gençler olarak kültürel anlamda dik duracağız ki geleceğe umutla bakabilelim....nanFurkan Drama

Hacimba Abhazya Devlet Başkanı Seçildi

8 Eylül günü yapılan Abhazya devlet başkanlığı seçimi ikinci turunu Raul Hacimba kazandı. Abhazya Yüksek Seçim Kurulu başkanı Tamaz Gogia'nın 9 Eylül günü yaptığı açıklamaya göre, "Abhazya Cumhuriyeti Devlet Başkanı Seçimleri" yasasının 19. maddesine göre Raul Hacimba Abhazya Devlet Başkanı olarak seçildi. Kesinleşmemiş ön seçim sonuçlarına göre adayların aldıkları oy sayıları söyle: Alhas Kutsniya: 38.742 (%46.99) Raul Hacimba: 39.741 (%47.38) İki adaya karşı kullanılan oy: 3.154 Geçersiz oylar: 2.246 Seçmen sayısı: 127.136 Seçime katılma oranı: %65,98 Kaynak: Apsnypressp>nanKaffed

Umutlu Gençlik Mi, Umut Olan Gençlik Mi?

  Çalıştay’da birbiriyle aynı derde sahip altmış genç gördüğüm zaman aklıma gelen bu sözleri başlık yapmak istedim: Bizler umut ışıklarıyız, topluma ışık saçacak olanlarız. Kafkas Dernekleri Federasyonu’nun (KAFFED) düzenlemiş olduğu ilk Gençlik Çalıştayı alınan güzel kararlar, bazen tartışmalar ve konuşulan birçok güzel konuyla tamamlandı. Fark ettiğim ve dikkatimi çeken en önemli nokta gençliğin birlikte hareket etme isteğiydi. Ancak buna bir yol bulamıyordu kimse. Bu Çalıştay en başta buna yaradı ve gençler artık nasıl bir şeyler yapılabileceğinin farkında. Konuşulan konuların ve varılan sonuçların ardından oluşan samimiyet ortamı ışığında yapabileceğimiz birçok iş olduğunun farkına vardık. Baktığımız zaman ortak amaçlar doğrultusunda belli bir vizyona ve inanca sahip insanların güzel işler yaptığını görebilirsiniz. Bizim de hedefimiz bu olmalıdır. Gelecek dönemler için uzun vadeli projeler bizim için her şeyden önemlidir. Çerkes gençleri olarak Çalıştay’da bu konuda anlaşıldığına inanıyorum. Sözlerime son verirken bu yazıyı okuyacak herkesten istediğim tek şey; var olduğumuzu, bu toplumun içinde bireyler olduğumuzu haykırmaktan korkmayın. Donanımlı Çerkes gençleri başarılı olacak, buna olan inancım tam.nanBabug Ömer Yenal Yıldız

Gençlik Değişim ve Geleceğimiz

Kafkas Dernekleri Federasyonu (KAFFED) tarafından 22-23 Ağustos tarihlerinde Kapadokya’da çeşitli şehirlerdeki derneklerin gençlik komisyonlarının ve üniversite Kafkas öğrenci toplulukları (ÜNİKAF) gruplarının temsilcilerinin katıldığı bir “Gençlik Çalıştayı” düzenlendi. Çalıştayın amacı Çerkes toplumunun yaşadığı sorunları konuşmak ve bunlara çözüm önerileri bulmaktı. Öncelikle böyle bir amaçla toplanmış bir Çalıştay’da biz gençlere söz verilmesi ve derneklerin yanı sıra toplumumuzu üniversitelerimizde temsil eden ÜNİKAF gruplarının da davet edilmesi bizleri mutlu etmiştir. Çalıştayın ilk gününde de konuşulan dernekler ve ÜNİKAFlar arasında yaşanan bazı sorunlar İstanbul’dan gelen dernek ve ÜNİKAFları hem şaşırtmış hem de üzmüştür. Birçok derneğin, kaf grubunun, vakıfların ve çeşitli federasyonların bulunduğu kalabalık bir şehirde bizler hiçbir zaman bir ayrıma gitmemiş aksine etkinliklerimizde her zaman birbirimizi davet etmiş ve desteklemişizdir. İstanbul’da hal böyleyken tek derneğin, ÜNİKAF topluluğunun bulunduğu şehirlerimizde böyle ayrımlara girilmesi hem bizlere zarar verir hem de derneklerdeki ve ÜNİKAF gruplarındaki insanları böyle etkinliklere katılmaktan soğutur. ÜNİKAF grupları bizleri üniversitelerde temsil eden Çerkes olsun veya olmasın herkese dilimizi kültürümüzü tanıtmaya ve anlatmaya çalışan, şimdiye kadar da birçok güzel işe imza atmış, toplumumuz ve geleceğimiz için önemli topluluklardır. Üniversitelerde olduğu gibi iş hayatında, hayatımızın farklı alanlarında da bu şekilde örgütlenebilme, hem bizleri daha da birbirimize yakınlaştıracak hem de daha çok insana ulaşmamızı sağlayacak ve dolayısıyla daha büyük işlere imza atabilmemizi sağlayacaktır. Derneklerimizde yapılan dans ve müzik faaliyetlerinin yanı sıra Çalıştay’da da bahsedildiği gibi bilimsel olarak dilimizi ve tarihimizi öğrenme, koruma ve geliştirme konularında akademik düzeyde hazırlanacak tez çalışmaları veya daha farklı projelerle bizleri yarınlara taşıyacak, dilimizi ve kültürümüzü kaybetme korkusunu yaşatmayacak etkinlikler yapılması gerekmektedir. Derneklerin bu etkinliklerdeki en büyük rolü de gençlerimizi büyüklerimiz ile bir araya getirecek, bizleri örgütleyecek kurumlar olmasıdır. Dernek gençlik komisyonlarının ya da derneklerimize sıkça giden gençlerimizin de derneklere girmeye yeni başlayan, büyüklerimizin yanında kendini ifade ederken yanlış bir şey söyleme korkusuyla çekinen arkadaşlarımıza daha sıcakkanlı bir şekilde yaklaşıp yapılan yeni etkinliklere dahil ederek toplumumuza kazandırmak için elinden gelen her şeyi yapması gerekmektedir. Bu durum hepimizin yaşadığı, bizzat yaşamasak bile çevremizden sıkça duyduğumuz artık aşılması gereken önemli bir problemdir. Bunların yanı sıra Çalıştay’da da önemli bir başlık olan ve belki de geleceğimiz için en büyük ve önemli konu olan anavatanla ilişkiler konusunda güzel fikirlerin önerildiğini düşünüyorum. Anavatana yapılan kampların ve gezilerin yanında üniversitede okuyan ve ekonomik özgürlüğüne henüz kavuşmamış gençlerimizin anavatana gidebilmesi adına şu anda farklı ülkelere yapılan ve revaçta olan “Work and Travel” programlarının düzenlenmesi, yine her üniversite öğrencisinin yaptığı “Erasmus” programlarının yapılması belki uzun vadede gerçekleşecek yapılması bizleri zorlayacak ama etkilerinin de çok büyük ve yararlı olacağını düşündüğümüz programlar olacaktır. Hem anavatanı görmek,hem dilini geliştirmek hem de geri dönüşlerin artması için oradaki insanlarımızla iletişime geçebilmemiz, iş hayatına daha rahat girebilmemiz ve orada yaşayabilmek için gerekli şartları sağlayabilmemiz için çok yararlı ve işlevsel olacaktır. Artık yapılacak planların çağın gereklerine uygun, daha büyük ve daha geniş kitlelere hitap etmesi gerektiğini düşünüyorum. Yazıyı yazarken de fark ettim ki iki gün sürse de bu süre bizlere yetmedi bu yüzden böyle güzel toplantıların, çalıştayların çok daha sık yapılmasını temenni ediyorum. Çeşitli konularda farklı fikirlere sahip olsak da bunları tartışıp, konuşarak halledebileceğimize inanıyorum. Hangi konuda olursa olsun büyüğümüzle ve gencimizle düşündüğümüz fikirleri birbirimizle konuşmak, birbirimizi dinlemek ve en önemlisi fikir ayrılıkları yaşasak da sorunlarımızın, derdimizin ve davamızın ortak olduğunu, birbirimize ihtiyacımızın olduğunu unutmamız gerekiyor. Her zaman söylediğimiz gibi “Birlikteysek Güçlüyüz”.nanGözde Duman

KAFFED Heyeti Düzce’de

  Kafkas Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Yıldız Şekerci, Kafkas İşadamları Derneği Başkanı Yusuf Kamil Taymaz, Düzce Adıge Kültür Derneği Başkanı Özcan Çakmakcı ve Yönetim Kurulu Üyelerimiz, Düzce’de çeşitli görüşmeler gerçekleştirdiler. Heyetimiz, Düzce Valisi Dr. Zülküf Dağlı, Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü ve Düzce Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nigar Demircan Çakar ile görüştü.   Görüşmelerde Adıgey Cumhurbaşkanı Kumpıl Murat’ın ziyareti sırasında Düzce’de yapılan görüşmelerin sonuçları, bu çerçevede Düzce ve Maykop arasında kardeş şehir protokolü imzalanması ile Düzce Üniversitesi Çerkes Dili ve Edebiyatı Bölümü tarafından bu yıl ikincisi “Adıge Dünyasının Bugünü” başlığı ile düzenlenecek olan Adıge Filolojisi Sempozyumu hazırlıkları ele alındı.              nanKaffed

Anavatan Sıcaklığı

Biz diasporanın anavatan hasreti çeken çocukları, gençleriyiz. Her zaman aklımızdan geçen atalarımızın yaşadığı toprakların havasını solumak, oraları keşfetmek belki de oralara geri dönebilmekti. İnsan ait olduğu yere varınca daha iyi anlıyor yaşanmış soykırımın aslında ne denli büyük olduğunu...    Ben Vubıhların neredeyse soyu tükenmek üzere olan sülalerinden Demder sülalesine mensubum. Kafkasyada köyümüz yakılıyor ve zar zor kurtulabilenler anavatanından çaresizlikle ayrılıyor. Yıllarca bu acıyı bilerek yaşıyorsun da kendi gözlerinle vatanını görünce asıl o zaman gerçekten anlıyorsun. Vatanımdan koparılsam da artık orda olmasam da oraya aittim. Benliğimi unutmamıştım ve asla unutmayacaktım ne çekilmiş acıları ne de kim olduğumu. Bunu soykırım da sürgün de değiştiremezdi.    Vatanına varınca havasını soluyunca anlıyorsun, kalbinin içi sıcacık oluyor ve buraya ait olduğunu farkediyorsun. Gezdiğim, gördüğüm her toprak parçasının, her taşın bir anlamı var. Oraları görmek, tanımak benim için yaşanması paha biçilemez bir keyifti. Bu hayalimizi KAFFED sayesinde gerçekleştirdik. Anavatanda kalmış adetleri gördük. Dilimizi bilmesekte hiçbir zaman yabancılaştırılmış hissetmedik, tüm kalbimizle hep oraya aittik. Adigeyden arkadaşlar edindik, her zaman kapılarını çalabileceğimiz sıcaklıkta kişiler tanıdık. Köylere misafir olduk. Gerçek misafirliği tattık. Aynı bayrağın altında maalesef ki farklı dilleri konuşan kişilerdik ama hissettiklerimiz aynıydı. Yıllar önce hepimiz aynı acıları yaşadık bugün orada aynı sofrayı paylaştık. Hiçbirimiz dönmek istemedik. Kalbimizi orada anılarımızı yanımızda getirdik. Gezdik, gördük, eğlendik, duygulandık, anladık, hissettik.   Adigey bize birbirinden farklı duyguları aynı anda yaşattırdı. Özümü bulup, anadilimi öğrenip tekrar gidebilmek isteğiyle bindim dönüş uçağına.  Anavatandan çok çok selam ve bol güzel anılar getirdik.nanDemderaph Esra Akar