KAFFED 6. Olağan Genel Kurulu 24 Kasım 2013

Tarihte Bugün: 30.11.1992

Kozba Vedat Akar Abhazya'da Şehit oldu... Vatanı uğruna canını veren Abhazya Şehidimiz Kozba Vedat'ı  saygıyla anıyoruz...p> Kozba Vedat (Akar, Abhaz) 2 Ekim 1967 yılında Bursa-İnegöl’de doğdu. Girdiği bütün çarpışmalarda korkusuzluğuyla dikkat çeken Vedat, istediği şehitlik mertebesine Oçamçıra’da kavuştu. Vedat’ın video kayıtlarındaki son sözü “Zafer!”di. 30 Kasım 1992’de hayatını kaybeden şehidimizin mezarı Gudauta’dadır.h2> KOZBA VEDAT'IN ANISINAp> Kaf Dağının nazlı çocuğu  Yüreğimin yangısı  Sarı Abreğim  Körpem benim  Özgür yaşamak adına  Vurulmuşsun  Dağların kartalı  Ölüm süzüle süzüle  İnmiş dağlı yüreğinin üstüne  VE  Kurşun sesi kulaklarında ninni, Ölümün koynuna yaslayıp başını  Usulca kapamışsın gözlerini, Özgürlük sevdasıyla  Sonsuza. Sıcak kanın akarken  Toprak ağlamış  BİZ  Ağıtlar yakmadık sana  Gözyaşlarımızdan utandık  Hasretini zımbaladık yüreğimize  Acımızı ilmik ilmik  Dokunuk nefesimize  UNUTMADIK SENİ,SARI ABREK  Gözbebeğim benim  Unutamadık... Bilirsin Kozba Vedat  Hepimiz sevdalıyız  Kaf dağına  Sevda türkülerini kıskandırırcasına..  Geceyi bölüşürüz,umursamadan  Kimimiz şafak sökümlerinde  Kimimiz gün batımlarında  Nöbetler tutarız,özgürlüğümüzün başında  VE  Dünyanın tüm çiçeklerini  Bırakıp insanlara  Yalnızca karanfilleri  Nakış ederiz kefenlerimize  Yine geldi Kasım'ın otuzu  Kalpağın,kaman,ve biz  SENİ HATIRLADIK...  Ölüme inat  Düşlerimizde seninle kucaklaştık  İlk kez bu Kasım'ın otuzunda  Kartal bakışlarına  Destanlar yazamadığımız için AĞLADIK  Hazanla birlikte.  Abhazya'nın sınır taşı  Ölümün nazlı çocuğu  Öksüz yüreğimizde unutmadık seni  UNUTMAYACAĞIZ...... Ö.T.:30/11/1992  nanKaffed

KAFFED’e Tebrik Ziyareti

29 Kasım 2013 Cuma günü Ankara’daki Thamadelerimizden; İsmet Boran, Fehmi Tambay, M.Aydın Şen, Bedrettin Demirkan ve Ünsal Özdemir, 6.Olağan Genel Kurul sonrası KAFFED yeni başkanımız Yaşar Aslankaya ve yönetimi tebrik ve istişare etmek için KAFFED’i ziyaret ettiler. Görüşmeye yönetim kurulundan Ankara’da bulunan Haşim Polat, Zeki Kartal ve Recami Bursa bulundu. 2 saat süren görüşmede; lobicilik, maddi kaynak, danışma kurulu oluşturulması, isim değişikliği, Çerkes Ethem, eğitim sosyal faaliyetler vb konulara değinildi. nanKaffed

KAFFED İstişare Toplantısı Videolarının Tamamı Yayınlandı

23 Kasım 2013 tarihinde yapılan KAFFED İstişare Toplantısı Videolarını video sayfamızdan izleyebilirsiniz. Olağan Genel Kurul öncesi herkesin görüş, eleştiri ve önerilerini konuşup, tartışma olanağı bulduğu toplantının görüntülerini izlemek için tıklayınız:    KAFFED İstişare Toplantısı 23 Kasım 2013 div>nanKaffed

KAFFED İstişare Toplantısı 23 Kasım 2013

0 … 1 … 2 … 3 … 4 … 5 … 6 … 7 … 8 … 9 … 10 … 11 … 12 … 13 … 14 … 15 … 16 … 17 … 18 … 19 … 20 … 21 … 22 … 23 … 24 … 25 … 26 … 27 … 28 … 29 … 30 … 31 … 32 … 33 … 34 … 35 … 36 … 37 …

Anayasa Uzlaşma Komisyonu Çalışmaları

ANKARA (AA) - TBMM Anayasa Uzlaşma Komisyonunun çalışmalarını sonlandırmaya hazırlanması üzerine, 107 sivil toplum örgütünden oluşan Denge ve Denetleme Ağı, anayasa çalışmalarının sürdürülmesi için bir araya geldi. Denge ve Denetleme Ağı adına basın açıklaması yapan Kafkas Dernekleri Federasyon Temsilcisi Hasan Seymen, yeni anayasa sürecinin kendileri için bitmediğini söyleyerek, "Denge ve Denetleme Ağı üyeleri olarak, bundan sonra da çalışmalarımızı sürdürecek, özellikle toplumsal talebi daha hissedilir kılacak ve siyasal karar süreçlerine taşıyacak çalışmalar ile yolumuza devam edeceğiz" dedi. Meclis çatısı altında iki yıldır çalışmalarını yürüten Anayasa Uzlaşma Komisyonunun, bir sonuç elde edemediğini ve sürecin bitme noktasına geldiğini belirten Seymen, toplumdaki yeni anayasa talebi ve özellikle ülkemizin demokratikleşme ihtiyacına rağmen gelinen noktanın siyaset kurumu ve demokrasi açısından endişe verici olduğunu söyledi.  Seymen, "Siyasal kaygılar dolayısı ile komisyonda uzlaşma sağlanamamış olmasının sonuçları, ne yazık ki hepimizin geleceğini olumsuz yönde etkileyecektir. Güçlü ve etkin bir denge ve denetleme sisteminin oluşturulması talebi etrafında buluşan biz Denge ve Denetleme Ağı üyeleri, bundan sonra da çalışmalarımızı sürdürecek, özellikle toplumsal talebi daha hissedilir kılacak ve siyasal karar süreçlerine taşıyacak çalışmalar ile yolumuza devam edeceğiz" diye konuştu. - " Anayasa Uzlaşma Komisyonu tutanakları yayınlansın" Seymen, siyasi partilerin anayasa yazımında neden başarısız olunduğuna dair birbirlerine yönelik suçlamalarla vakit kaybetmek yerine, bir an önce anayasa yapımına dair farklı yöntemlerin tartışmaya açılması gerektiğini kaydetti. Seymen, anayasa yapım hazırlık sürecinin en önemli kazanımının sivil toplumun bu bağlamda yürüttüğü tartışmalar olduğunu dile getirerek, siyasi partilere çağrıda şu çağrıda bulundu: "TBMM yeni anayasa sitesinden kaldırılan sivil toplumdan alınan görüşlerin tekrar siteye konulması ve Anayasa Uzlaşma Komisyonu tutanaklarının da siteden yayınlanması hesap verebilirlik ve sivil denetim adına zorunludur. Türkiye’nin temel sorunlarının ancak yeni bir anayasa yaparak çözebileceğimizin farkında olarak hareket etmeli ve anayasa hazırlığının toplumsal zeminlerde yaygınlaştırılması için çaba göstermeliyiz. Yeni, sivil ve demokratik bir anayasa için buradayız. Denge ve denetleme sistemi güçlü bir demokratik Türkiye için bir aradayız." Yeni Anayasa Girişimi'nden Ayhan Bilgen de Anayasa Uzlaşma Komisyonunun 4 aşamalı bir takvimi olduğunu ve daha ikinci aşamada çalışmaların bitme noktasına geldiğini söyleyerek, Denge ve Denetleme Ağı olarak takvime sadık kalınarak çalışmaların sürdürülmesi gerektiğini ifade etti. Farklı görüşlerdeki sivil toplum örgütlerinin anayasa için bir araya gelip çalışabileceğine işaret eden Bilgen, süreç iyi yönetilirse yeni anayasa için 2015 yılını beklemeye gerek bile kalmayacağı görüşünü dile getirdi. nanKaffed

Anayasa Uzlaşma Komisyonu Çalışmaları

ANKARA (AA) - TBMM Anayasa Uzlaşma Komisyonunun çalışmalarını sonlandırmaya hazırlanması üzerine, 107 sivil toplum örgütünden oluşan Denge ve Denetleme Ağı, anayasa çalışmalarının sürdürülmesi için bir araya geldi. Denge ve Denetleme Ağı adına basın açıklaması yapan Kafkas Dernekleri Federasyon Temsilcisi Hasan Seymen, yeni anayasa sürecinin kendileri için bitmediğini söyleyerek, "Denge ve Denetleme Ağı üyeleri olarak, bundan sonra da çalışmalarımızı sürdürecek, özellikle toplumsal talebi daha hissedilir kılacak ve siyasal karar süreçlerine taşıyacak çalışmalar ile yolumuza devam edeceğiz" dedi. Meclis çatısı altında iki yıldır çalışmalarını yürüten Anayasa Uzlaşma Komisyonunun, bir sonuç elde edemediğini ve sürecin bitme noktasına geldiğini belirten Seymen, toplumdaki yeni anayasa talebi ve özellikle ülkemizin demokratikleşme ihtiyacına rağmen gelinen noktanın siyaset kurumu ve demokrasi açısından endişe verici olduğunu söyledi.  Seymen, "Siyasal kaygılar dolayısı ile komisyonda uzlaşma sağlanamamış olmasının sonuçları, ne yazık ki hepimizin geleceğini olumsuz yönde etkileyecektir. Güçlü ve etkin bir denge ve denetleme sisteminin oluşturulması talebi etrafında buluşan biz Denge ve Denetleme Ağı üyeleri, bundan sonra da çalışmalarımızı sürdürecek, özellikle toplumsal talebi daha hissedilir kılacak ve siyasal karar süreçlerine taşıyacak çalışmalar ile yolumuza devam edeceğiz" diye konuştu. - " Anayasa Uzlaşma Komisyonu tutanakları yayınlansın" Seymen, siyasi partilerin anayasa yazımında neden başarısız olunduğuna dair birbirlerine yönelik suçlamalarla vakit kaybetmek yerine, bir an önce anayasa yapımına dair farklı yöntemlerin tartışmaya açılması gerektiğini kaydetti. Seymen, anayasa yapım hazırlık sürecinin en önemli kazanımının sivil toplumun bu bağlamda yürüttüğü tartışmalar olduğunu dile getirerek, siyasi partilere çağrıda şu çağrıda bulundu: "TBMM yeni anayasa sitesinden kaldırılan sivil toplumdan alınan görüşlerin tekrar siteye konulması ve Anayasa Uzlaşma Komisyonu tutanaklarının da siteden yayınlanması hesap verebilirlik ve sivil denetim adına zorunludur. Türkiye’nin temel sorunlarının ancak yeni bir anayasa yaparak çözebileceğimizin farkında olarak hareket etmeli ve anayasa hazırlığının toplumsal zeminlerde yaygınlaştırılması için çaba göstermeliyiz. Yeni, sivil ve demokratik bir anayasa için buradayız. Denge ve denetleme sistemi güçlü bir demokratik Türkiye için bir aradayız." Yeni Anayasa Girişimi'nden Ayhan Bilgen de Anayasa Uzlaşma Komisyonunun 4 aşamalı bir takvimi olduğunu ve daha ikinci aşamada çalışmaların bitme noktasına geldiğini söyleyerek, Denge ve Denetleme Ağı olarak takvime sadık kalınarak çalışmaların sürdürülmesi gerektiğini ifade etti. Farklı görüşlerdeki sivil toplum örgütlerinin anayasa için bir araya gelip çalışabileceğine işaret eden Bilgen, süreç iyi yönetilirse yeni anayasa için 2015 yılını beklemeye gerek bile kalmayacağı görüşünü dile getirdi. nanKaffed

Suriye’den Anavatan’a Yerleşen Bir Aile Daha

Suriye'den gelen soydaşlarımızdan Kriz masamız tarafından Kahramanmaraş Anzurey köyüne yerleştirilen 4 kişilik Sijaje ailesi, vize işlemleri için bir süre İstanbul'da misafir edildikten sonra, işlemlerinin tamamlanmasının ardından dün Nalçik'e uğurlandılar. p> Doğu Akdeniz bölgesi Dernek başkanlarımıza, Anzurey köyü sakinlerine, vizelerin alınmasında yardımcı olan Nart Tur ve Sn.Yaşar Nogay'a, Nalçık uçuşlarını sağlayan Sn. Janberk Aydemir'e ve ailemizi vize işlemleri sürecinde evinde ağırlayan Kriz Masası üyemiz Sn. Erdoğan Yaşar'a teşekkür ederiz. p> Kamuoyuna saygıyla duyurulur.p> KAFFED Suriye Kriz Masasıp>nanKaffed

Yaşar Aslankaya Genel Kurul Konuşması

Kafkas Dernekleri Federasyonu 6. Olağan Genel Kurulu 24 Kasım 2013   Sayın konuklar, Kafkas Dernekleri Federasyonu'nun saygıdeğer delegeleri, Kafkas Dernekleri Federasyonu 6. Olağan Genel Kurulu'na hoş geldiniz. Genel kurulun, ulusumuzun varoluş mücadelesi yolundaönemli bir aşama olacağı inancıyla hepinizi saygıyla selamlıyorum. Çerkes halkının saygıdeğer delegeleri, bu Genel Kurul toplantısı, hem federasyonumuz, hem de Çerkes halkı açısından özel ve önemli bir tarihte düzenleniyor. Bildiğiniz gibi Federasyonumuz 2003 yılında kuruldu ve bu Genel Kurulda Kafkas Dernekleri Federasyonu'nun 10. yılını kutluyoruz. Kaffed'den önce kurulan Kafder'i göz önüne aldığımızda ise, birlikteliğimizin 20. yılındayız. Kafder ve Kaffed'in kuruluşu ve gelişimi kolay olmadı. Burada aramızda bulunun pek çok büyüğümüzün de bizzat yaşayarak gördüğü gibi, Çerkeslerin bir araya gelmesi, birlik olması, ortak hedefler doğrultusunda hep beraber çalışmak için ortak bir yapı oluşturmaları uzun süren kararlı bir mücadele sonucu gerçekleşti. Türkiye'deki Çerkesler dernekler etrafında örgütlendiler. Derneklerimiz 1970'li yıllarda birlik olmanın önemini görerek federasyonlaşma çalışmalarına başladı. Fakat tam 36 yıl önce, yine Kasım ayında, 5 Kasım 1977'de, Tsey Mahmut Özden'in şehit edilmesiyle sonuçlanan saldırı ile birlik çalışmaları engellendi. Tüm baskı ve engellemelere karşın birlikteliğimizi kurduk. Bu birlikteliğimizi eğer görebilseydi mutlu olacağına inandığım, Tsey Mahmut Özden'i huzurlarınızda saygıyla anıyorum. 10 yıl, bir insan ömrü için uzun ama bir toplum için çok kısa bir süredir. Bu kısa sürede bile Kaffed, birliğin ve birlikteliğin ne kadar önemli olduğunu gösterdi. Kaffed kurulurken belki hayal bile edemeyeceğimiz pek çok şey gerçekleştirildi. Bugün Adana'da çocuklarımız anadillerini kullanabilecekleri anaokuluna gidiyor. Orta öğretimde Kaffed'in hazırladığı ders kitapları Adıgece ve Abazaca eğitiminde kullanılıyor. Düzce Üniversitesi'nde anayurttan gelen öğretim üyeleri geleceğin Çerkesce öğretmenlerini yetiştiriyor. Üniversitelerde Adıgece ve Abazaca dersleri açılıyor. Bugün artık 21 Mayıs'lar ulusal kimliğimizin ayrılmaz bir parçası haline geldi. Her yıl kitlesel olarak 21 Mayıs'ta sürgün ve soykırımda yitirdiklerimiz anılıyor. Hak ve adalet taleplerimiz her platformda dile getiriliyor. Bugün artık Abhazya'nın bağımsızlığı ve zaferi, Ayaayra, binlerce kişinin katılımıyla kutluyoruz. Adıgey Cumhuriyeti'nin kuruluşunu  Adıgey'deki kardeşlerimiz ile birlikte kutluyoruz. Bugün artık geleceğe daha güvenle bakıyoruz. Tüm bu güzel gelişmeler, bugün burada bulunan, birlikteliğin önemine inanan derneklerimizin, derneklerde çalışan insanlarımızın çabası ve gayreti ile oldu. Kaffed'e, yani birlikteliğimize sahip çıkan, geleceğimizi birlikte kuran sizlere, Kaffed'in tüm emekçilerine şükran ve saygılarımı sunuyorum. Bu Genel Kurul toplantısının, hem federasyonumuz, hem de Çerkes halkı açısından özel ve önemli bir tarihte düzenlendiğini söylemiştim. Bildiğiniz gibi Çerkes halkı açısından çok önemli bir tarihi yaşıyoruz. 2014 Çerkes halkına uygulanan soykırım ve sürgünün 150. yıldönümü. Halkımız 150 yıl önce insanlık tarihinin en büyük soykırım ve sürgünlerinden birine uğradı, anayurdundan koparıldı. Anayurdundan koparılan 1,5 milyon kişiden 500 000 kişi sürgün yollarında hayatını kaybetti. Tuna nehrinden Ürdün çöllerine kadar geniş bir coğrafyaya savruldu. Herşeye karşın halkımız kimliğine, diline ve kültürüne sahip çıkmaya çalıştı. Dağınık yerleşim, engeller ve baskılar nedeniyle özellikle dil ve kültürde önemli kayıplar yaşandı. Fakat ne nereden geldiğimizi unuttuk, ne de kim olduğumuzu. 150 yıldır tüm dünya tarafından yok sayılmasına ve inkar edilmesine karşın, 21 Mayıs'ı hiçbir zaman unutmadık. 21 Mayıs nasıl soykırım ve sürgünün simgesel tarihi ise, Çarlığa karşı direnişin son noktası olan Soçi de soykırım ve sürgünün simgesel yeridir. Bu nedenle 2014 Kış Olimpiyatları'nın Soçi'de düzenlenmesi, bu büyük trajedinin tekrar yaşanmasına yol açmaktadır. Çerkes Soykırım ve Sürgününün 150. yıldönümü, soykırım ve sürgünün tanınması ve tarihsel haksızlıkların giderilmesi taleplerinin yükseltilmesi açısından da bir dönüm noktası olacaktır. Bu konuda en doğru etkinlikleri planlamak üzere bir çalışma grubu oluşturacağız. Genel Kurulumuz, Türkiye ve diaspora açısından da çok önemli olan bir dönemeçte düzenleniyor. Bir süredir yavaşlasa da demokratikleşme ve yeni anayasa hazırlanması çalışmaları Türkiye'nin hala birinci gündem maddesi. Zorluklarına ve risklerine karşın çözüm sürecinin devam etmesi, önemli değişimlere yol açabilecektir. Bütün bunlara ek olarak Türkiye önümüzdeki iki yılda üç önemli seçim yaşayacak: 2014'de yerel seçimler ve Cumhurbaşkanı seçimi, 2015'de de genel seçimler. Yani önümüzdeki iki yıl seçimler dönemi olacak. Sayın konuklar, Çerkes halkının saygıdeğer delegeleri, Genel Kurulumuz, Federasyon ve halkımız açısından işte böyle önemli bir dönemde toplanıyor. Kafkas Dernekleri Federasyonu olarak bu dönemde hem diasporada, hem de diaspora ve anayurt arasında birlikteliğimizi güçlendirerek haklı taleplerimizi dile getirmemiz, ortak hedeflerimize ulaşmak için etkin çalışmalar gerçekleştirmek zorundayız. İşte bu sorumluluk bilinciyle Kafkas Dernekleri Federasyonu yönetimine, Türkiye'nin farklı bölgelerinden gelen arkadaşlarım ile birlikte adayız. Sayın konuklar, Çerkes halkının saygıdeğer delegeleri, Önümüzdeki dönemde Federasyon olarak faaliyetlerimizin aşağıdaki konular üzerinde yoğunlaşmasının önemli olduğunu düşünüyoruz. Demokratik taleplerimizp> Türkiye'nin demokratikleşmesi sürecinde maalesef Çerkeslerin sorunlarının anlaşılmadığını, sorunlarımıza yeterli önem ve özenin gösterilmediğine şahidiz. Bu nedenle, Kafkas Dernekleri Federasyonu olarak Türkiye Çerkeslerinin haklı taleplerini, başta yeni anayasa hazırlık çalışmaları olmak üzere her ortamda ısrarla ve sürekli bir şekilde savunacağız. Doğal olarak, taleplerin dile getirilmesi yeterli değildir. Demokratik hakların kullanılması ve hayata geçirilmesi son derece önemli, fakat önemli olduğu kadar da zordur. Bu nedenle, son yıllarda özellikle anadil eğitimi konusunda elde edilen kazanımları korumak ve uygulamadaki sorunları çözmek için somut çalışmalar yapacağız. Adana derneğimizin açmış olduğu Kafkas Anaokulu gibi, Düzce ve Turhal'da açılan Adıgece seçmeli dersleri gibi başarılı uygulamaların yaygınlaştırılması önceliğimiz olacaktır. Daha fazla anadili öğretmeni yetiştirmeliyiz. Üniversitelerde açılmış olan bölüm ve araştırma merkezi sayısını artırmalıyız, akademik çalışmalara imkan sağlamalıyız. Çerkes dillerinde radyo ve uzun süreli televizyon yayınlarının başlaması konusunda girişimlerde bulunmalıyız.   Anadilde Eğitimp> Öncelikle çocuklarımızın dillerini öğrenebilmeleri için anne-babaların onlarla anadilde konuşmaları gerekmektedir. Dil bilen aile büyüklerinin çocukları ile kendi dillerinde konuşmalarının önündeki sosyal-psikolojik çekincelerin kaldırılması konusunda hep birlikte çalışmamız gerekmektedir. Devlet yurttaşların dillerini ve kültürlerini korumaları için sadece izin veren değil, destekleyen bir konumda olmalıdır. Derneklerimizdeki ana dil öğretiminin halk eğitim merkezleri ve benzeri kuruluşlar tarafından desteklenmesi için daha önce yapılmış başvuralar yeniden ele alınacaktır. Anadili öğretmenleri yetiştirilmesi, üniversitelerde açılmış olan bölüm-seçmeli ders ve araştırma merkezi sayısının artırılması, akademik çalışmalara imkan sağlanması konusunda çalışmalar yapılacaktır. Tüm çalışmalarımızın hedefi anadilde eğitim olmalıdır. Anayasa Çalışmalarıp> Türkiye’de temel hak ve özgürlükleri esas alan, evrensel normlara uygun, vatandaşlığı etnik kimlik, dil ve dine dayandırmadan tanımlayan sivil, eşitlikçi, çağdaş bir anayasa ihtiyacı vardır. KAFFED, TBMM Anayasa Komisyonu nezdinde yapılmış olan çalışmalara aktif olarak katılmış ve taslak metinler sunmuştur. Bundan sonraki süreci yakından takip ederek gereken aksiyonu alacağız. . Yerel ve Genel Seçimlerp> Biraz önce değindiğim gibi Türkiye'de önümüzdeki iki yıl üç önemli seçim yaşanacaktır. Gerek yerel yönetimler düzeyinde, gerekse parlamento düzeyinde temsilcilerimizin olması, hem sorunlarımızın tanıtılması ve taleplerimizin dile getirilmesi, hem de bu taleplerin gerçekleştirilmesi açısından çok önemlidir. Bu nedenle, özellikle yerel seçimlere ve parlamento seçimlerine yönelik olarak yarından itibaren tüm Türkiye'de çalışmamız gerekiyor. Yerel seçimlerde il genel meclislerine mümkün olduğu kadar çok üyemizin seçilmesini sağlamalıyız. İstanbul il genel meclisindeki bir üyemizin bu yıl gerçekleştirdiği çalışmalar, hepimiz için örnek teşkil etmektedir. Bu kapsamda 2015 genel seçimlere tabanımız ile birlikte çalışacağız. Sürgün ve Soykırımın 150.yılı p> “21 Mayıs Çerkes halkının yaşama direncinin ifadesidir, direniştir, başkaldırıdır ve yeniden dirilişin tarihidir”. Önümüzdeki dönemin en önemli konusunun 150. yıldönümünde Çerkes soykırımı ve sürgününün tanınması ve Çerkeslerin uğradığı tarihsel haksızlıkların giderilmesi olduğu açıktır. Bu kapsamda, 2014'ün “Çerkes Yılı” olarak ilan edilmesi için girişimlerde bulunacağız. Başta Temsil Edilmeyen Uluslar ve Halklar Örgütü UNPO olmak üzere,hem Türkiye’deki hem de  uluslararası kuruluşlar nezdinde soykırım ve sürgünün gündeme getirilmesi için çalışacağız. Özellikle Rusya Federasyonu’na yönelik olarak Çerkes Soykırım ve Sürgünü’nün tanıması ve vatanından sürülen Çerkeslerin torunlarına kayıtsız şartsız dönüş ve çifte vatandaşlık hakkı vermesi talepleri etkin bir şekilde dile getireceğiz. Bütün taleplerimizi kuracağımız çalışma grubu ile birlikte belirleyeceğiz. Soçi Olimpiyatlarıp> KAFFED 2014 Soçi Olimpiyatları’na ilişkin çalışmalarına olimpiyatların Soçi’de yapılacağının belirlendiği 2007 yılında başlamıştır. Bu konu, ortak akıl, danışma, bölge ve başkanlar kurulu toplantılarında tekraren istişare edilmiş, gerek diasporada gerek anavatanda farklı kesimlerin de görüşleri alınarak ortak bir tavır belirlenmiştir. Çerkeslerin tarihi vatanında, özellikle sürgün ve soykırımın simge yeri Soçi’de yapılacak olimpiyatların, olimpiyat ruhuna aykırı olacağı, barış ve huzura hizmet etmeyeceği, sadece “Soykırım ve Sürgü”nün acısını ve adeletsizliği pekiştireceği unutulmamalıdır.p> Uluslararası olimpiyat komitesi, olimpiyatlara katılacak ülkeler ile olimpiyatlarda yarışacak sporcular nezdinde yaşadığımız soykırım ve sürgüne yönelik bilgilendirme faaliyetleri yapacak, destek talep edeceğiz. Anayurt ile ilişkilerp> Kafkas Dernekleri Federasyonu'nun ve Federasyonu oluşturan derneklerimizin en önemli hedeflerinden biri kimliğimizi, dilimizi ve kültürümüzü korumak ve özgürce gelişmesi sağlamaktır. Bu kapsamda diaspora-anayurt ilişkileri hayati önemdedir. Anayurt özellikle soykırım ve sürgünün yol açtığı olumsuz demografik yapıdan dolayı diasporaya ihtiyaç duymaktadır. Diaspora da anayurdun desteği olmadan varlığını sürdüremeyeceğinin bilincindedir. Bu nedenle anayurda dönüş düşüncesinin hayata geçirilmesine ilişkin çalışmalar Federasyonumuz ve bizim açımızdan özel bir önem taşımaktadır. Anayurt ile ekonomik ve kültürel ilişkilerin daha da geliştirilmesi için çalışacağız. Anayurduna dönüş yaparak, oralarda yerleşen veya iş kuran kardeşlerimizi desteklemeye devam edeceğiz. Üniversitelerde okuyan öğrencilere kredi ve burs verilmesi konularındaki varolan uygulamaların iyileştirilmesi için azami gayret göstereceğiz. Abhazya ve Güney Osetya egemen devletler olarak tanınması ve Abhazya ve Güney Osetya'ya yönelik izolasyonların kaldırılması için ulusal-uluslararası zeminlerde çalışmalar yapmaya devam edeceğiz. Suriyeli Soydaşlarımızın Durumup> Suriye'deki kardeşlerimizin yaşadığı trajediyi hepimiz biliyoruz. Suriye'deki çatışma ortamının uzun bir süre daha devam edeceği bellidir. Kaffed ve bağlı dernekler öncülüğünde yapılan çalışmalar sonucunda, bugüne kadar 1400 civarında Suriyeli kardeşimiz Türkiye’de çeşitli yerlerde misafir edilmektedir. Türkiye'ye gelen kardeşlerimizin sorunlarına kalıcı çözümler bulunması konusunda çalışmaya devam edeceğiz. Suriye’den ayrılmak zorunda kalan kardeşlerimiz için en doğru adres Anayurdumuzdur.  Anayurda dönmek isteyenlere gereken destek verilmeye devam edeceğiz.  Ayrıca Rusya Federasyonu nezdinde şimdiye dek yapılan tüm girişimleri daha yakından takip edeceğiz. Kaffed yönetimsel yapısıp> Ancak yine de KAFFED’in organizasyon yapısının kültürel faaliyet kalıbından çıkarılarak siyasal yaklaşıma evrilmesi konusunda çalışmalar yapılması gerekmektedir. Bu konuda tabanımızla birlikte bölge toplantıları, danışma kurulu, arama konferansı ve benzeri yöntemlerle çözüm arayacağız. p> Aynı zamanda derneklerimizde tabanı genişletmek ve katılımcılığı artırmak konularında, hep birlikte, yeni yol ve yöntemler geliştireceğiz. Derneklerimizde kadınların ve gençlerin dernek yönetimlerinde daha fazla söz sahibi olmalarını çok önemsiyoruz. Türkiye’deki sivil toplum kuruluşları ve uluslararası hak örgütleri ile ilişkiler yoğunlaştıracağız. Bu kurumlar ile ilkeli ve demokratik bir dayanışma içinde olacağız. Söz konusu kuruluşlar tarafından gerçekleştirilecek etkinliklerde federasyon ve derneklerimizin temsil edilmesi için çalışacağız. p> Dünya Çerkes Birliği ve diğer örgütler ile ilişkilerp> Özellikle anavatanımızdaki siyasi ve sivil örgütler ile bağlarımızı güçlendirmeli, farklı boyutlarda iletişim kanalları geliştirmeli, işbirliğini arttırmalıyız. Dünya Çerkes Birliği, Çerkes halkının en önemli kurumlarından biridir. Nihayetinde, DÇB uzun yıllar birbirinden uzak kalmış anavatan ve diaspora kurumlarını aynı platform üzerinde bir araya getirmektir. DÇB’ne ilişkin eleştirilerin ve sorunların farkıdayız. Demokratik ve katılımcı işleyişi içselleştirmiş KAFFED olarak, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da, kurucusu üyesi olduğumuz, üst örgütümüz DÇB içinde de demokratik işleyişin ve Çerkes halkının ve Çerkes halkının demokratik taleplerinin dile getirilmesi ve kazanımlarının arttırılması yolunda mücadelesini sürdüreceğiz. Son başkanlar kurulu toplantısında, diasporanın sorunlarının ve çözümlerinin birlikte ele alınması için kurulması tavsiye edilen bir diasporası birliğinin oluşturulmasına yönelik girişimlerde bulunacağız. Sayın konuklar, Çerkes halkının saygıdeğer delegeleri, İçinde yaşadığımız bu kritik tarihsel dönemde, Federasyonumuzun birikimini ve çeşitliliğini yansıtan bir ekip ile görev talip oluyoruz. Önümüzdeki sorunların ve zorlukların farkındayız. Fakat Federasyonumuzu oluşturan derneklerin oluşturduğu sinerji, göreve talip olan arkadaşlarımızın deneyimi ve dinamizmi ile birleştiğinde tüm sorunlarımızın üstesinden geleceğimize inanıyorum. Bu inançla hepinizi selamlıyor, Genel Kurulumuza başarılar diliyorum. Yaşar AslankayananKaffed

6. Olağan Genel Kurul Açılış Konuşması

Değerli Çerkes Halkı, Dünya tarihinde eşi emsali görülmemiş bir Soykırıma ve Sürgüne tabi tutulmuş Çerkes halkının diasporadaki en büyük örgütlü yapısı ve Türkiye’nin değişik il ve ilçelerindeki 54 derneğin üst kuruluşu olan Kafkas Dernekleri Federasyonu adına sizleri selamlıyorum. Saygın protokol Değeli Katılımcılar  Hayatı mücadelelerle geçmiş,  günümüzde dili, kültürü  yok olma tehlikesi altında olan biz Çerkesler  yaşadığımız tüm coğrafyalarda dilimizi, kültürümüzü yaşatmanın gayreti ve çabası içerisinde olduk. Yıllarca uygulanan asimilasyonist politikaların yok etme eşiğine getirdiği diğer halklar gibi biz Çerkesler de bu politikaların bir sonucu olarak kimliğimizi kaybetme riski ile karşı karşıyayız. Yaşadığı tüm ülkelerde bu güne kadar vatandaşlık görevini tam anlamı ile yerine getiren Çerkesler, var olma mücadelesinde maalesef tabiyeti altında bulunduğu ülkelerden kimliklerinin korunabilmesi adına destek görememiş, politik oyunlarla geçiştirilmeye ve kandırılmaya çalışılmıştır. Derneklerimiz ve kurumlarımız son 60 yıldır dilin ve kültürün yaşatılması için cansiperane çalışmalar yapmıştır. Fakat bir gerçektir ki devlet desteği olmadan bir halkın dilini ve kültürünü yaşatması mümkün değildir. Değerli Konuklar Türkiye Cumhuriyeti  hükümetinin başlattığı yeni anayasa çalışmalarının sivil bir zihniyetle yeniden yazılacağının belirtildiğinde Federasyonumuz ve Çerkes halkı  yeni anayasa çalışmalarından memnuniyet duymuştur,  beklenti içerisine girmiştir. Federasyonumuz Sayın TBMM başkanından aldığı davet üzerine Türkiye’de yaşayan Çerkeslerin yeni anayasadan beklentilerini, Çerkes halkının görüşlerini alarak belirlemiş, rapor haline getirmiş ve Türkiye’deki STK'lar içerisinde 6. sıradan talebini TBMM başkanına ve mecliste grubu bulunan tüm siyasi partilerin anayasa uzlaşma komisyonu üyelerine sunmuştur. Bu raporun sunulmasından hemen sonra, talepleri ve gelişmeleri Çerkes kamuoyuna aktarmak üzere Federasyon yönetimimiz Türkiye’de Çerkeslerin yoğun yaşadığı bölgeleri ziyaret etmiş ve bölge toplantıları yapmıştır. Gittiğimiz her ilde  ve ilçede bölge toplantılarında sunduğumuz raporumuz Çerkes halkından büyük bir  ilgi ve beğeni almıştır. Sunduğumuz raporun ciddiyeti  neticesinde Federasyonumuz TBMM Uzlaşma Komisyonu'na davet edilmiş, taleplerimiz bir kez de sözlü olarak alınmıştı. Yeni anayasadan Çerkeslerin talepleri neydi? Tüm halklar için özgürlükçü ve demokratik taleplere ek olarak, - Çerkeslerin anadillerinin devlet eliyle kreşlerden başlatılarak öğretilmesi, - Çerkesçe soy isimlerimizi yeniden kullanabilmemiz, - Değiştirilen köy isimlerimizin iadesi, - Her hangi bir kimliğe vurgu yapılmaması, - Tarih kitaplarında çarpıtılarak yazılan ve halkları zan altında bırakan küçültücü ve aşağılayıcı tanımlamaların kaldırılması gibi taleplerdi. Peki gelinen sonuç ne olmuştur? Maalesef hüsran olmuş, Çerkes halkı ve diğer halkların geleceklerini güvence altına alacağına inandığımız anayasa çalışmaları rafa kaldırılmıştır. Değerli Konuklar Türkiye’de Çerkes halkının varlığı görülmemekte veya görmezlikten gelinmekte, sadece konuşmalar içerisinde “Çerkesler, Abazalar, Lazlar, Kürtler...” gibi genel geçer ifadelerde kullanılmaktadır. Hükümetimizin yürüttüğü açılım politikası kapsamında değişik halklar ve inanç gurupları ile görüşmeler yapan, onların sorunlarını dinleyen, çalıştaylar düzenleyen, çözüm üreteceğini söyleyenler bu süreçte de maalesef Çerkes halkını görmemiş, görmezlikten gelmiştir. Kendisinin yok sayıldığını gören Çerkes halkı,  bir kez daha anlamıştır kimin kendisine hangi gözle baktığını. Saygın Protokol Değerli Katılımcılar Türkiye’deki gelişmeler tarafımızca takip edilmekte, memnuniyetle karşılanmaktadır. Bunlar, seçmeli de olsa okullarda anadil eğitiminin verilmeye başlanması, üniversitelerde Çerkes dili bölümlerinin açılmasıdır. Çocuklarımıza anadilin öğretilmesi için faydalı gördüğümüz bu uygulamanın pratikte önünde bulunan engellerin kaldırılıp yaygınlaştırılmasını; Düzce Üniversitesi'nde açılan bölüm gibi Çerkeslerin yoğun yaşadığı illerdeki üniversitelerde de bölümlerin açılması gereklidir.  Daha öncelerden girişimlerinde bulunduğumuz Samsun, Kayseri, Maraş vs gibi illerdeki üniversitelerde de Çerkes dili bölümlerinin açılması konusunda ısrarcıyız. Anadilin okullarda seçmeli ders olarak öğretilmeye başlanması sürecinde Federasyonumuz MEB ve TTK ile iletişime geçmiş, görüşmeler yapmış, kurduğu anadil komisyonu çalışmaları ile TTK’ya Adığece ve Abazaca eğitim müfredatını ve materyallerini hazırlayarak sunmuştur. Sunduğumuz bu Adığece ve Abazaca müfredatlar MEB ve TTK’nın ilgili birimlerince onaylanmış ve 150 yıllık diaspora hayatımızda ilk kez Adığece ve Abazaca dili eğitimi, devletin resmi sitesinde yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu çalışma da KAFFED tarafından yapılmıştır. “KAFFED ne yapar?” diyenlere sadece bu çalışma yeterli bir cevaptır. Değerli Çerkesler, Diğer halklara reva görülmüş, ancak Çerkes halkından esirgenmiş, unutturulmaya çalışılmış haklı taleplerimiz vardır. Örneğin: TRT, bir çok dilde yaptığı gibi 7/24 yayın yapacak bir Çerkesçe TV kanalını hayata geçirmelidir. Bu kanaldan yapılacak yayınlar sayesinde Çerkes halkı bir nebze de olsa anadilini kullanma ve anlama yeteneğini geri kazanacaktır. Aksi takdirde Çerkesçenin kaybolması sadece bu dili konuşan bizlerin değil, yaşadığımız ülkelerinde ayıbı ve kaybı olacaktır. Örneğin: Suriye'de yaşanan savaştan kaçıp Türkiye’ye sığınan değişik halklara tanındığı gibi, Federasyon ve derneklerimiz imkanları ile misafir edilen Suriyeli Çerkeslere de özel imkanlar sağlamalı ve desteklemelidir. Saygın Protokol Değerli Katılımcılar Çerkes  halkı yaşadıkları ülkelerin bayrağına ve toprak bütünlüğüne saygılı bir halktır. Yaşadıkları ülkeler için her türlü fedakarlığı yapan, 150 yıla rağmen yüreklerinde  anavatan sevdasını duyan bir halktır. Bu güne kadar kendi imkanları ile örgütlerini kuran ve yaşatan Çerkesler her daim içeriden ve dışarıdan hırpalanmaya çalışılmıştır. Gücünü göstermeye, dayanışmasını oluşturmaya başladığı zamanlarda, oyun ve oyuncuları belli mihraklar tarafından engellenmeye çalışılmıştır. Gücünü kendi halkından alan ve halkının çıkarlarını gözeten kişiler ve kurumlarımız, bu güne kadar kendisini parçalayıp yok etme sevdasında olanları def ettiği gibi, bundan sonra da gereğini yapacaktır. Siz değerli örgüt yöneticilerimizin birlikteliğimize yıkmaya, bizi parçalayıp yok etme çabalarına asla müsamaha göstermeyeceğinize inancımız tamdır. Değerli katılımcılar, 2014 yılı anavatanımızdan sürülüşümüzün 150. yılı, yani sürgünde bir buçuk asır. 150. yılda Çerkes halkının uğradığı Soykırımı ve Sürgünü dünyaya anlatacak, haklı davamızı göz önüne koyacak çalışmaları yapmalıyız. Ata topraklarımızda 2014 yılının Şubat ayında yapılacak olan Soçi Olimpiyatları'nda Çerkes kimliğinin yok sayılarak, uğradığımız mezalimin unutturularak yapılmak istenmesine dur demek, “bizi yok sayamassınız” demek, “tarihinizle yüzleşin” demek her Çerkesin olduğu gibi yaşadığımız ülkelerin yetkililerinin de görevidir, buna çaba göstermeliyiz. Anadilimizin devlet eli ile öğretilmesi her ne kadar anayasal güvence altına alınmadı ise de  derneklerimizdeki anadil eğitim çalışmaları artarak devam ettirilmeli, okullarda açılan seçmeli ders programlarında özendirici olunarak çocuklarımızın anadillerini seçmeleri teşvik edilmeli, bu konuda alan çalışması yapılmalıdır. Üniversitelerde açılan bölümlere gençlerimiz yönlendirilmeli, okuyacakları bölümün önemi iyi anlatılmalı, bu bölümlerin seçilmesi için bu güne kadar olduğu gibi çalışmalar yapılmalıdır. Suriye’den Türkiye’ye sığınan yaklaşık 1.400 soydaşımıza bu güne kadar Çerkes halkı, derneklerimiz ve Federasyonumuz tarafından yapılan yardımlar arttırılarak devam ettirilmeli, anavatanım Kafkasya’ya döneceğim diyen her bir Çerkese gerekli tüm destek bu güne kadar olduğu gibi, bu günden sonra da verilmelidir. Değerli konuklar 150 yıldır yaşadığımız Türkiye Cumhuriyeti içerisinde  yaşayan Çerkesler, zamanı geldiğinde hainlikle, zamanı geldiğine “haddiniz bildiririz” şeklindeki tehditler ile, zamanı geldiğinde aslımızın inkar edilmesi ile karşı karşıya kalmıştır. Açıkça bilinmelidirki Çerkes halkının T.C.  toprağı ve bayrağı ile problemi yoktur. Aksine Türkiye'Nin değerlerine son derece saygılıdır. Taleplerimizin başkaca taleplerle karıştırılmamasını istiyoruz, bizler Çerkes gibi Çerkes kimliğimizle yaşamak istiyoruz. Bu talebimizin altında başka sebepler aranmamalı, Çerkesler başkaları ile karıştırılmamalıdır. Bizler Çerkesiz, kimseye benzemeye niyetimiz yoktur, kimseye benzetilmeye de tahammülümüz yoktur. Değerli Arkadaşlar,  bir genel kurul da daha halkımızın geleceğine yön vermek, istikbalimizi konuşmak üzere bir aradayız. Genel başkanlığını övünç ve gururla yaptığım son iki yıl ile ilgili olarak çalışma raporumuzu bu kitapta göreceksiniz Çalışmalarımızın takdiri duyarlı Çerkes halkına, sizlere aittir. Bu iki yıllık dönem içerisinde özveri ile çalışan başkanlarımıza, yönetimimize ve bizlere destek veren soydaşlarımıza yürekten teşekkür ediyorum. Her zaman olduğu gibi sesimizi kısmaya çalışan, iftira, hakaret ve ithamlarla önümüzü kesmeye, bizi yıldırmaya çalışan, beslendikleri kaynaklar belli olan, arkasında hiçbir halk desteği yokken kendi şahıslarına münhasır yetkileriyle ortaya çıkanları da  sizlerin takdirine bırakırken, bu güne kadar konumumuz gereği cevap vermediğimiz, muhatap almadığımız bu kişilere de tüm iftira, itham ve hakaretlerini iade ediyorum. Görevi devir edeceğimiz arkadaşlarımızın KAFKUR, KAFDER ve KAFFED sürecini bilen arkadaşlar olduğunu biliyorum. Bir gecede oturup birkaç kişi tarafından kurulan örgütlere benzemez KAFFED. İşte bunun içindir ki KAFFED Çerkes halkı için bir umuttur, KAFFED anavatan için bir umuttur, KAFFED diaspora için bir umuttur. Anavatanımızla olan ilişkilerimizin ileriye götürülmesi, yaşadığımız ülkelerdeki siyasi gelişmelerin takip edilmesi, bu gelişmeleri olumlu yönde etkileyecek çalışmaların yapılması, unutulmaya yüz tutan dilimizin ve kültürümüzün canlandırılmaya çalışılması, gençlerimizin yönetimlerin içerisinde aktif olarak bulunmalarının sağlanması, yeni dönemde de hassasiyetle üzerinde durulacak konular olmalıdır. Saygıdeğer Katılımcılar, İki yıl boyunca bize bu onurlu görevi layık gören insanlarımıza mahçup olmamak için,  mensubu olduğumuz Çerkes halkının layık olduğu yere gelebilmesi için, elimizden gelen çabayı sarf ettik.  KAFFED bayrağını aldığımız noktadan daha yükseklere taşımaya çalıştık. Eksiklerimiz mutlaka olmuştur, yapılması gerekip hayata geçirilemeyenler de olmuştur, bunların hepsi sizlerin takdirinize bırakılmıştır. Değerli konuklar, iki yıllık çalışma dönemimizde yaptığımız projelerde, etkinliklerde, seyahatlerde  bize verdikleri maddi destekten dolayı  özellikle İstanbul Dostluk Derneği’ne, gerek Uluslararası Adıge Dili Konferansı, gerekse Gençlik Kurultayı'nın hayata geçirilmesi için maddi desteğin sağlanmasında, yaptığı organizasyonla Federasyonumuza bağışta bulunan APEAS inşaat şirketine ve genel müdürü Sayın Yusuf Taymaz Beye teşekkür etmeyi borç biliyorum. Ayrıca yönetimi devir aldığım Sayın Cihan Candemir’in görev süremizce bizimle bilgi birikimini paylaşması, geçmiş hakkında gerekli zamanlarda bizleri bilgilendirmesi, ilk göreve geldiğimizde  anavatan seyahati organize ederek anavatanımızdaki kişi ve ilişkilerin bize aktarılmasında gösterdiği örnek davranışından dolayı huzurunuzda kendisine teşekkür ediyorum. Bizim yönetimimiz zamanında yapılan DÇB genel kurulu  toplantısı sırasında desteklerini veren KAFFED DÇB delegasyonuna ve yönetime girmeleri konusundaki isteğimize imkanlarını zorlayarak da olsa kabul eden Sn Cihan Candemir’e, Sn Doğan Özden’e, Sn Cengiz Gül’e, Sn Ümit Duman’a, Sn Yaşar Aslankaya’ya da teşekkürü borç biliyorum. Yeni oluşacak yönetim kurulumuzun Çerkes toplumuna hayırlı olmasını canı gönülden diliyorum. Siz değerli katılımcılara teşekkür ediyorum. Siz değerli katılımcılar teşekkür ediyorum beraber çalıştığım arkadaşlara teşekkür ediyorum. Yeni yönetime gelecek arkadaşlarımızın yanında olacağımızı, bizlerden talep edecekleri her konuda yardıma hazır olduğumuzu beyan ediyorum.   Bir tek gün dahi umudumuzu yitirmeyeceğiz, Çerkes kimliğimizle Dilimizi kültürümüzle, Gün gelecek Beyaz Gelinlik giydireceğiz Kendi ellerimizle Cennet vatana, Anavatana...    Selam Sevgi ve SaygılarımlananVacit Kadıoğlu