Saadet Partisi Genel Başkanı Prof.Dr. Mustafa Kamalak, Çerkes Soykırımı ve Sürgünü'nün 150. Yıldönümü'nde bir açıklama yayınladı. Sayın Kamalak'ın açıklamasını okuyucularımızın bilgisine sunuyoruz. KAMALAK, MESAJINDA, “ÇERKESLERİN VE KAFKAS HALKLARININ ZULME VE İŞGALE KARŞI VERDİKLERİ KAHRAMANCA MÜCADELEYİ UNUTMAMIZ ASLA MÜMKÜN DEĞİLDİR” DEDİ. Genel Başkanımız Prof. Dr. Mustafa Kamalak, 1864 Büyük Çerkes Sürgünü’nün 150. Yıl dönümü münasebetiyle bir açıklama yaptı. Çerkeslerin 1864 yılında büyük bir zulüm,soykırım ve sürgüne maruz kaldıklarını kaydeden Kamalak, “Saadet Partisi olarak,zulme uğrayan Çerkes ve Kafkas halklarının acılarını kalplerimizde hissettiğimiz bu günde, bu acıları hep beraber paylaştığımızı bir kere daha ilan ediyoruz” dedi. Tarihin en eski dönemlerinden beri yaşadıkları Kafkasya'da büyük bir geçmişe sahip Çerkesler ve Kafkas halklarının, yüzyıllarca süren onurlu bir direnişe rağmen,emperyalist devletlerin ve Çarlık Rusya'sının hak hukuk tanımaz politikaları ve sinsi hedefleri doğrultusunda sürgün ve soykırıma uğratılarak Kafkasyadan koparıldıklarını kaydeden Kamalak, “Çerkeslerin ve Kafkas halklarının zulme ve işgale karşı verdikleri kahramanca mücadeleyi unutmamız asla mümkün değildir” diye konuştu. “Rus zulmü ve vahşeti karşısında şehit olan,Kafkasyalı kardeşlerimizin kanlarının boşa akmadığını, Kafkas halklarının bugün Rusya'da verdikleri mücadele bizlere hatırlatmakta,ve soykırımı,sürgünü ve zulmü bir kez daha gözlerimizin önüne sermektedir” diyen Kamalak, bu onurlu ve kahraman insanların, sürgün sonrası sadece yürekleriyle geldikleri ülkelerde yeni bir hayat kurana kadar çok büyük zorluklar yaşadığını vurguladı. Kamalak mesajını şu cümlelerle tamamladı: “Türkiyede yaşayan çerkes kardeşlerimiz ve diğer etnik kökene sahip olan kardeşlerimizle birlikte bu vatan için kanıyla canıyla hizmet etmişlerdir. Biz saadet partisi ve milli görüş olarak diyoruzki! Türkiyede yaşayan 75 milyon kardeştir.Etnik kökeni ne olursa olsun bizim mayamızda İslam vardır, islam kardeşliği vardır.Yine etnik kökeni ne olursa olsun, bir ve beraber çarpan yüreklerimiz, zulmün, sömürünün, sürgünün olmadığı Yeni Bir Dünya’yı mutlaka kuracaktır. Bu duygularla, ''Büyük sürgün''ün yıldönümünde Çerkes kardeşlerimizin acılarını paylaşıyor, bu tür felaketlerin bir daha yaşanmamasını diliyoruz” [Kaynak: Saadet Partisi web sitesi, 20 Mayıs 2014]p>nanKaffed]
Kılıçdaroğlu: Çerkeslerin Acısını Paylaşıyorum
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Çerkes Soykırımı ve Sürgünü'nün 150. Yılı vesilesiyle bir açıklama yayınladı. Sayın Kılıçdaroğlu'nun açıklamasını okuyucularımızın bilgisine sunuyoruz. Bundan 150 yıl önce Rus Çarı tarafından sürgün edilen Çerkesleri her yıl 21 Mayıs’ta anmaktayız. Tarihleri acılarla dolu olan Çerkes kardeşlerimizin sürgün sırasındaki can kayıpları, çektikleri çileler ve sonraki nesillerin kapanmayan yaraları ortak acılarımızdır. Cumhuriyet Halk Partisi her zaman mazlumların yanındadır ve Çerkes yurttaşlarımızla dayanışma içindedir. Ülkemizdeki Çerkes diasporası Kurtuluş Savaşımızdan başlayarak Türkiye’nin siyasi, ekonomik, sosyal ve kültürel gelişimine önemli katkılar sağlamıştır. Bu güzide insanlarımızın toplumumuzu zenginleştiren hizmetleri bugün de sürmektedir. Çerkes yurttaşlarımızın sorunlarının çözümü ve beklentilerinin karşılanması eşit vatandaşlık ve hak temelli siyaseti benimseyen CHP’nin öncelikli hedefleri arasındadır. Bu bağlamda, Çerkes yurttaşlarımızın kültürlerinin gelecek nesillere aktarılabilmesi için çaba harcamaya devam edeceğiz. Başka ülkelerde yaşayan Çerkeslerin sorunları da CHP’nin dış ilişkiler anlayışı çerçevesinde ilgili ülkelerde gündeme getirilmekte, Çerkeslerin insan hakları ve temel özgürlüklerinin korunması istenilmektedir. Sürgünün 150. yılında Çerkes kardeşlerimizin acılarını paylaştığımızı, içerde ve dışarıda her zaman yanlarında olacağımızı yineler, kendilerini saygı ve sevgiyle selamlarız. [Kaynak: Haberand haber sitesi, 22 Mayıs 2014]p>nanKaffed]
Sadık Yakut: Dönüş Hakkı Değerlendirilmeli
TBMM Başkanvekili Sadık Yakut, soykırım ve sürgünün tanınmasının Çerkeslerin en doğal talebi olduğunu söyledi. Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu 21 Mayıs 2014 günü Başkanvekili Sadık Yakut başkanlığında toplandı. Sayın Yakut'un konuşmasını okuyucularımızın bilgisine sunuyoruz. TBMM Başkanvekili Sadık Yakut, 21 Mayıs'ın "Çerkez Soykırımı ve Sürgünü" olarak tanınmasının Çerkezler'in en doğal talebi olduğunu söyledi. TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Sadık Yakut başkanlığında toplandı. Yakut, bugün Çarlık Rusya’nın Çerkezler’i Kafkaslar’dan sürgün etmesinin 150. yıl dönümü olduğunu anımsattı. Rus-Kafkas savaşlarının, tarihin en kanlı savaşlarından biri olduğunu ifade eden Yakut, yüzlerce yıl süren savaşlarda 500 binden fazla Kafkasyalı'nın hayatını kaybettiğini belirtti. Anadolu ve Rumeli toprakları başta olmak üzere 40'tan fazla ülkeye sürülen Çerkezler'in dramının güncelliğini koruduğunu dile getiren Yakut, şunları kaydetti: "Kafkas sürgünü, dünya tarihinin en trajik olaylarından olmasına rağmen uluslararası anlaşmalarla çerçevesi çizilmiş temel insan hak ve hürriyetlerinin karşılık bulamaması oldukça anlamlıdır. Sürgün ve soykırıma tabi tutulan 1.5 milyon Çerkez'in sorunlarına çözüm bulunamamış olması hepimizi derinden üzmektedir. 5 bin yıldır yaşadıkları yüce dağlardan ve engin topraklardan sürgün edilerek, mallarını, mülklerini ve vatanlarını geride bırakmanın, sürgün sırasında binlerce kişinin kaybının derin acısı içinde Anadolu'ya hüzünle ulaşan Çerkezler'in geri dönme arzusu devam etmektedir." Yakut, Kırım Tatarları'nın bu olayın dışında tutulamayacağını ifade ederek, "Üzücüdür ki bugün Kırım, insanlık dışı zulüm suçu faillerinin mirasçıları tarafından bir kez daha uluslararası hukuk ve insan haklarına aykırı bir şekilde işgal edilmiştir" dedi. Kırım Tatarları'nın yok olma korkusunu iliklerine kadar hissettiğini vurgulayan Yakut, Kırım Tatarları'nın can ve mal güvenliğinden ciddi endişe duyduklarını söyledi. Yakut, "Ataları sürgün edilen halkların tekrar vatanlarına dönmeleri, temel haklar kapsamında değerlendirilmelidir. Yaşadıkları ülkelerde çifte vatandaşlık verilmesi ve 21 Mayıs'ın Çerkez Soykırımı ve Sürgünü olarak tanınması Çerkezler'in en doğal talepleridir" diye konuştu. [Kaynak: TBMM web sitesi, 21 Mayıs 2014]p> nanKaffed ]
Cumhurbaşkanı Gül: Çerkeslerin Acısını Paylaşıyorum
Cumhurbaşkanımız Sayın Abdullah Gül, Kafkas Dernekleri Federasyonu'na gönderdiği mesajda Çerkeslerin tarihlerine, kültürlerine, kimliklerine ve haklarına sahip çıkmak için yürüttükleri çalışmalardan duydukları memnuniyeti dile getirdi ve Çerkeslerin acılarını paylaştığını ifade etti. Cumhurbaşkanı Gül'ün mesajını aşağıda okuyucularımızın bilgisine sunuyoruz. 24 Mayıs 2014 Sayın Yaşar Aslankaya Kafkas Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Büyük Çerkes Sürgünü'nün 150. yılı nedeniyle düzenlediğiniz Anma Etkinliğine davetiniz için teşekkür ederim. 150. yılında bu elim hadiseyi bir kez daha hüzünle hatırlıyoruz. Kafkas Dernekleri Federasyonu olarak, ülkemizde barış, kardeşlik ve huzur içinde yaşayan, Türkiye'nin gelişip güçlenmesine büyük katkılar sağlayan Çerkes vatandaşlarımızın tarihine, kültürüne, kimliğine ve haklarına sahip çıkmak amacıyla, büyük bir şuur içerisinde sürdürdüğünüz çalışmaları memnuniyetle karşılıyorum. Bu vesileyle, Çerkeslerin acısını paylaştığımı ifade ediyor, Anma Etkinliğine katılan değerli vatandaşlarımıza selam ve sevgilerimi sunuyorum. Abdullah GÜL Cumhurbaşkanı nanKaffed
Medet Ünlü Cinayeti Hala Aydınlatılamadı
Bundan bir yıl önce, Çeçenistan Cumhuriyeti İçkerya Türkiye Fahri Konsolosu Medet Ünlü, Ankara'da kimlikleri henüz tespit edilemeyen kişi ya da kişiler tarafından uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetti.p> Olayla ilgili başlatılan soruşturmadan bugüne kadar herhangi bir somut bir sonuç çıkmadı. Güvenlik güçleri ve istihbarat birimlerinin bu olayı çözmesini bekliyor ve talep ediyoruz. Bu ülkede “karanlıkta kalan cinayet kalmayacaktır” iddiasında bulunan devlet yetkililerinin verdikleri sözü yerine getirmelerini bekliyoruz. Eğer iddia edildiği gibi, işin içinde uluslar arası bağlantılar varsa, bu Türkiye Cumhuriyetinin kendi vatandaşlarını koruyamadığı anlamına gelecektir ki bu durum daha vahimdir. Kaffed olarak tüm emniyet güçlerini bu konuda göreve çağırıyoruz. Bu olay tüm yönleri ile açıklığa kavuşmadığı sürece, Türkiye’de yaşayan Kafkas kökenli vatandaşlar ve sivil toplum üyeleri kendilerini güvende hissetmeyeceklerdir. Bu vesile ile, Medet kardeşimizin, ailesine ve yakınlarına sabır diliyoruz.nanKaffed
KAFFED Mevlid-i Şerif Okuttu
KAFFED 21 Mayıs 1864 Büyük Çerkes Sürgününde kaybettiğimiz Soydaşlarımızı unutmadı. Ankara Kocatepe Camiinde 21 Mayıs 2014 tarihinde öğlen namazını müteakip düzenlenen Mevlid-i Şerif programıyla geçmişte kaybedilen soydaşlarımızı dualarla andı. Camiye gelen cemaate mevlüt şekeri, meyve suyu, stiker ve 150.yıl bilgilendirme broşürü dağıtımı yapıldı. Geçmişte kaybettiğimiz bütün soydaşlarımıza Allah’tan Rahmet diler, mekanları Cennet olsun derken okunan dualar ve mevlid-i şerifin kabul olmasını niyaz ederiz. nanKaffed
Hasan Cemal: Çerkeslerin Acısını Paylaşıyorum
Tanınmış gazeteci yazar Hasan Cemal, 22 Mayıs günü T24 sitesinde çıkan yazısında Çerkeslerin acısını paylaştığını vurgulayan bir yazı yayımladı. İstanbul’da bir kişinin Türkçe - Çerkesçe sözlük basmak istediği için gözaltına alındığını biliyor muydunuz? diye soran Hasan Cemal'in yazısının tam metnini okuyucularımızın bilgisine sunuyoruz:p> Büyük Çerkes Sürgünü’nün 150. yılında acı ve kökler meselesi... Dün 150. yıl dönümüydü. Çarlık Rusya’sı yönetimi altında Kuzey Kafkasya’da yaşayan Çerkesler, 21 Mayıs 1864’de kendi anayurtlarından, kendi topraklarından zorla koparılmış, Anadolu’ya doğru büyük acılarla geçen bir göçe zorlanmışlardı. Benim de ailemin bir tarafı Çerkes’tir. Büyük sürgünün 150. yılında, yıllar önce bana “Kökler kaybolmaz oğlum!” diyen dayımı anımsadım.p> Televizyon ekranından başlayan yolculuk h3> 1996 yılının ocak ayı. Bir akşam vakti televizyon haberlerini izliyorum. Çeçenler, bir Türk yolcu vapurunu kaçırmışlar, Rusya’ya karşı eylem yapıyorlar. Heyecanlı bir macera filmi gibi, her şey ekranda. Eylemcilerden birine soruyor muhabir: “Sen Çerkes misin?” “Biz hepimiz Çerkes’iz, bütün Kuzey Kafkasya halkları... Bir Abhaz da, bir Adige de. Bir Çeçen de, bir İnguş da Çerkes’tir.” Ben böyle bilmiyordum. Ben Çerkesleri de Kafkasya halklarından biri olarak bellemişim bunca zaman. Çerkes, Adige, Abhaz, Çeçen gibi... Anne tarafım Kafkasya’dan. Anneannem Gürcü, dedem Çerkes. Ama Çerkesliğin bir üst kimlik olduğunu ilk kez öğreniyorum.p> Şapsı mıyız, Ibıh mı? Yoksa hiçbiri mi?h3> Anneme telefon: “Dedem Çerkes... İyi güzel de nasıl bir Çerkes? Abhaz mı, Çeçen mi, ne?..” Seksen beş yaşındaki annem gece vakti telefonuna önce şaşırıyor. İlginç! Abhazlık’tan pek öyle hazzetmediğini üstü kapalı belli ediyor. Ancak ne olduğumuzu tam çıkaramayınca da kestirip atıyor: “Oğlum biz Şapsı’yız.” Benim pek tatmin olmadığımı fark edince topu kız kardeşine atıyor. Yaşı yetmişi geçkin teyzem gecenin o saatinde sesimi duyunca meraklanıyor. Konuyu öğrenince de şaşırıyor: “Vallahi oğlum, evde konuşulurdu, Ibıh olduğumuz söylenirdi. Sen en iyisi dayına aç telefonu...” Dayım doksan bir yaşında. Vakit iyice geçti. Ama benim köklerimle ilgili merakım geçmedi. Bir telefon da dayıma.p> ‘Biz neyiz dayı?’h3> Dayım keyifli, keh keh gülüyor. Çeçen eylemcileri televizyondan takip ettiği belli. “Seyrediyor musun Karadeniz’de olan biteni? Şu dünyanın işine bak!” diyor. “İzliyorum dayı. Duydun mu Çeçen korsan ne dedi? Bütün Kuzey Kafkasyalılar Çerkes’tir dedi.” “Öyledir.” “Biz neyiz o zaman? Dedem neydi? Abhaz, Adige, Çeçen...” “Deden Kabardey’di. Kuban Nehri kıyısından, Kraznodar’dan gelmişti.” Dayım da annem gibi hafif soylu ayağı atıyor, “Çerkeslerin bir kısmı yaramaz” gibisinden bir lafı araya sıkıştırarak...p> Anı niyetine renkli Şeyh Şamil resimlerih3> Dedem çocuk yaşta Kuban Nehri kıyısından kalkıp İstanbul’a gelmiş. Önce Kuleli, sonra Harbiye derken Osmanlı ordusuna katılmış subay olarak... Dayıma dedemi sordum, Ruslar hakkında ne düşünürdü diye. Beyaz Rusları severmiş, ötekiler için mujik (Rusça köylü demek) dermiş. Dedem saklaması için dayıma Şeyh Şamil’i Ruslara karşı savaşırken gösteren iki tane renkli resim vermiş... Konu anlaşılan dayımı keyiflendirdi. Ben gecenin bu saatinde rahatsız etmekten çekinmiştim. O ise anlatmaya devam ediyor. İş Bankası’nda çalışırken fi tarihinde bir şube açmak için Adapazarı’na gitmiş. İçeri boylu boslu bir adam girmiş. Çerkes olduğunu anlamış dayım. “Belinde, işlenmiş gümüş tokasıyla güzel bir Çerkes kayışı vardı” diye ayrıntı bile veriyor. Birbirlerine nasıl sarılmışlar, adam dayımı köyüne nasıl davet etmiş, “Ülserim var, bozanızdan içemem” demiş...p> ‘Oğlum, Türk olmak lazım’h3> Konuyu değiştiriyorum: “Rusların Çeçenlere yaptıklarına ne diyorsun dayı?” Televizyondan her şeyi izlediğini, üzüldüğünü söylüyor. Soruyorum: “Dayı, oralara gitmeyi hiç düşünmedin mi?” Bir an susuyor. Ve yanıtı beklediğim gibi geliyor: “Oğlum, Türk olmak lazım. Türklüğü savunmak lazım. Bundan sonra Kafkasya’da yaşanır mı hiç? Avrupalılaşmak lazım.”p> ‘Kan çıkar, ya çocuğundan ya torunundan’ h3> Benim sorular siyasete kaydıkça, dikkat ediyorum dayım, daha özenli bir dil kullanıyor, suskunlaşıyor. Çerkeslik davası gibi sorularımı geçiştiriyor. Bir ara “Kandır belli olmaz Hasan, çocuğundan çıkmaz, bir bakarsın torunundan çıkar” dedikten sonra ekliyor: “Kökler kaybolmaz oğlum!” Doksan bir yaşındaki dayımın bu sözü, bana 1992 yılı başında, İstanbul Kafkas Kültür Derneği’nde vermiş olduğum bir konferansı anımsattı. Bir erkek çocuk şöyle bir soru sormuştu: “Bir çocuğunuz doğsa, kulağına önce Çerkes mi, yoksa Türk mü olduğunu fısıldarsınız?” Hiç beklemediğim bu şaşırtıcı soru karşısında önce kendi köklerimi anlatmıştım. Anne tarafım yukarıdaki gibiydi, Gürcü ve Çerkes. Büyükbabam Midilli Adası’ndan, babaannem Serez’den, bugünkü Yunan Makedonyası’ndan İstanbul’a gelmişlerdi. Ben de Türk’tüm, kızım da. Doğduğu zaman kulağına bir şey fısıldamamıştım. Türk olarak büyümüş, yetiştirilmiş, eğitilmiştik. Bu açıklamamın salonda kimilerini tatmin etmediğini fark edince espri yapmıştım: “Asimile Çerkes!” diye gülerek...p> Çerkeşçe sözlük basmak yasak! h3> Beni etkileyen, kökler konusunu düşündürten ikinci bir olay daha yaşamıştım bu konferansımda. Yaşlı bir Çerkes, İstanbul’da Çerkesçe-Türkçe bir sözlük yayımlamak isterken ne gibi güçlüklerle karşılaştığını anlatmıştı. Kaç kere emniyete götürülmüş, gözaltına alınmış, bundan vazgeçmesi kendisinden istenmişti. Ama o yılmamıştı. Sözlüğünü Türkiye’de bastıramayınca, en sonunda Sovyetler Birliği’ne gidip bu sözlüğü Kiril alfabesiyle bastırıp sokmuştu Türkiye’ye... Titreyen elleriyle imzaladığı bir adet Çerkesçe-Türkçe sözlük hâlâ kitaplığımda durur.p> İnsanlığa karşıh3> Evet, kökler meselesi… İnsanoğlunun kendi kimliğiyle, kültürüyle, diliyle olan meselesi çözülmeden gerçek barış ve huzur insanoğlunun kapısını çalamıyor. İnsanoğlunu kendi köklerinden koparmak, kendi dilinden koparmak, kendi kültürünü yok etmek, izlerini silmeye kalkışmak ‘insanlığa karşı işlenen bir suç’tur. Bu suç çok işlendi. Balkanlar’da, Kafkasya’da, Anadolu’da… 150. yılında Çerkeslerin acısını paylaşıyorum.p> [Kaynak: Hasan Cemal, "Büyük Çerkes Sürgünü’nün 150. yılında acı ve kökler meselesi...", T24, 22 Mayıs 2014]p>nanKaffed]
Yalova Çerkes Birliği Kült.ve Day. Derneği 21 Mayıs Etkinliği
Yalova Çerkes Birliği tarafından Büyük Çerkes Sürgünü’nün 150. yıldönümü nedeniyle bir anma programı düzenlendi. Yalova Çerkes Birliği tarafından düzenlenen etkinlik Uğur Mumcu Kültür Merkezi önünde gerçekleşti. Burada grup adına Çağatay Açıkel, Kafkas Dernekleri Federasyonu’nun Çerkes Soykırımı ve Sürgünü'nün 150. Yıldönümü nedeniyle hazırlamış olduğu 150.Yıl Bildirgesi’ni okudu. Anma programı daha sonra Yalova Merkez Camisi’nde soykırımda ölen Çerkesler ve Soma’daki maden kazasında hayatını kaybedenler için mevlit-i şerif okundu. Ardından da ikram dağıtıldı. nanKaffed
Tokat Çerkes Derneği 21 Mayıs Etkinliği
Tokat Çerkes Derneği 21 Mayıs Anma Programı div> 1-Tokat Valiliği önünde sürgün standı açıldı Kaffed in hazırlamış olduğu 21 mayıs el kitapları dağıtılarak kamuoyu bilgilendirildi. div> 2-Stand önünde Başkanımız ve yönetim kurulu ve çok sayıda üyemizin katılımıyla basın açıklaması yapıldı. div> 3-Tokat Belediye Başkanı şehirdeki tüm üstgeçitlere 21 mayıs Çerkes Sürgününün neden olduğu acılarınızı paylaşıyoruz pankartı astırdı ve Belediye Başkanımız Çerkes Sürgünüyle ilgili yazılı açıklama yaptı. div> 4-Tokatta'ki tüm yerel gazetelere 21Mayıs Çerkes Sürgünü ve Soykırımıyla ilgili haberler yaptırıldı. div> 5-Tokatın en çok dinlenen yerel radyosuna 21 Mayıs 1864 Çerkes Soykırımı ve Sürgünü ilanı verilip günboyu bu ilan yayınlatıldı. div> 6-Savaş ve sürgün yollarında yitirdiğimiz atalarımız için yatsı namazından önce Mevlid okutuldu ve çıkışta helva ikramı yapıldı. div> 7-Daha sonra hep beraber derneğimize geçildi ve gençler sabaha kadar derneğimizde durdu ve 21 Mayısta derneğimizin ışıkları hiç sönmedi. div>nanKaffed
Göksun Çerkes Derneği 21 Mayıs Etkinliği
Göksun Çerkes Kültür Derneği tarafından ''Çerkes Sürgün ve Soykırımının 150.Yılı Anma Etkinlikleri'' kapsamında bir dizi program organize edildi. nanKaffed