Ak Parti Manisa Milletvekili Murat Baybatur, 17 Mayıs günü TBMM'nde Çerkes Soykırımı ve Sürgünü üzerine bir konuşma yaptı. 13 Mayıs günü Kafkas Dernekleri Federasyonu tarafından Kefken'de düzenlenen Çerkes Soykırımı ve Sürgünü Anma Programı'na da katılan Sn Baybatur'a bu örnek davranışı için teşekkür ediyor, TBMM'nde temsil edilen tüm partileri Çerkes Soykırımı ve Sürgünü'nü tanımaya davet ediyoruz. Sn Baybatur'un konuşmasını okuyucularımızın bilgisine sunuyoruz: Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bundan yüz elli üç yıl önce gerçekleşmiş dünya tarihinin en acımasız ve karanlık sayfalarından biri olan Çerkez sürgünü ve soykırımıyla ilgili yaşanan faciayı hatırlatmak üzere şahsım adına gündem dışı söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum. İlk çağlardan başlamak üzere medeni âlemin ağırlık merkezlerinden biri olan Akdeniz Havzası’nın siyasi ve ekonomik hayatında Kafkasya’nın müstesna bir yeri bulunmaktaydı. İpek Yolu doğuya uzanan transit ticaret güzergâhının kritik geçitleri ve kavşağı olan Kafkasya aynı zamanda tarım, hayvancılık ve yeraltı kaynaklarıyla da ihmali mümkün olmayan bir konumdaydı. Günümüz dünyasında jeostratejik açıdan Türkiye için olduğu gibi, Anadolu savunmasının batıda Balkanlardan doğuda Kafkaslardan başladığı o dönemde de Karadeniz kıyılarını bir Rus denizi ve toprağı hâline getirmeyi arzulayan Çarlık Rusyası’nın önündeki tek engel Kafkas milletiydi. Nitekim Rus Çarı 1. Petro'nun ifadesiyle “Rusya'nın çıkarları için mümkün olabildiği kadar İstanbul'a ve Hindistan'a yaklaşmak lazımdır. Buraları elinde tutan dünyaya hükmeder. Bunun için de ne gerekiyorsa onu yapmalıyız.” anlayışıyla hareket eden Çarlık Rusyası, Karadeniz sahiline inme emelinin bir sonucu olarak köklü tarihiyle cesur ve onurlu bir halka ev sahipliği yapan Kafkasya'da üç yüz yılı aşkın süren acımasız bir savaş yürüttü. Rus İmparatorluğu'nun Kafkasları istilası ve işgali sırasında meydana gelen çarpışmalarda ve 21 Mayıs 1864’teki nihai ateşkesten sonra yürütülen sistematik baskı ve katliamlar neticesinde 1,5 milyon Çerkez, Soçi ve Sohum gibi liman kentlerine toplanarak başta Varna, Kefken, Samsun, Sinop ve Trabzon olmak üzere Osmanlı topraklarına sürüldü. Ancak sürgün sırasındaki yol şartları, salgın hastalıklar, açlık gibi nedenlerden dolayı resmî olmayan rakamlara göre 400 bin ila 500 bin arasında Çerkez hayatını kaybetti. Anadolu ve Rumeli topraklarına sürülen Çerkezler, o zaman Osmanlı toprağı olan Ürdün, Suriye, Mısır, Filistin, Lübnan gibi bölgelere göç etti. Günümüzde ise dünyada yaşayan Çerkezlerin yaklaşık yüzde 80'i Türkiye’de bulunmaktadır. Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 21 Mayıs, Çerkezlerin uğramış oldukları soykırım ve sürgünün tarihsel simgesidir. Çerkez halkının sürgünü modern çağın en acımasız sürgünlerinden biridir. Atalarımız Şeyh Şamil gibi nice kahraman komutanların önderliğinde, onursuzca yaşamaktansa ölmeyi tercih eden Çerkezler Kafkasya’daki soykırım ve emperyalizme karşı destansı bir mücadele vermiştir. Üç yüz yılı aşan savaşların ardından bir sürgün, bir hicret yaşanmıştır. Cennetmekân Abdülaziz Han döneminde bu kadim Anadolu toprakları bizlere, Kafkasya’dan gelen Çerkezlere kucak açmıştır. Tarihin her döneminde zulme uğramış milletlerin ana kucağı olmuş Anadolu, tıpkı bizler gibi Avrupa’da, Balkanlarda, Arap Yarımadası’nda göç etmek durumunda bırakılan Boşnak, Makedon, Arnavut, Yahudi, Arap, Kürt tüm mazlumlara yurt olmuştur. Çanakkale ve Kurtuluş Savaşı başta olmak üzere bu vatan için canıyla kanıyla mücadele eden, aynı gelecek adına nefes alan büyük Türkiye’nin fertleri olarak biz Çerkezler, vatanın ne kadar kıymetli olduğunu, devletin ne kadar kıymetli olduğunu, hür ve bağımsız yaşamanın ne kadar kıymetli olduğunu, inanç özgürlüğünün ne kadar kıymetli olduğunu bilerek güçlü bir Türkiye için bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da her türlü katkıyı vermeye ve bu güzel vatanın bölünmez bütünlüğünü korumak adına canımızı feda etmeye hazırız. Sözlerime son verirken, tarihe büyük Çerkez soykırımı ve sürgünü olarak geçen ve uluslararası zeminde fazlasıyla hak ettiği ancak yansımasını henüz bulmadığını üzülerek gördüğümüz bu büyük faciada yaşamını yitirenlere Allah’tan rahmet diliyor, başta Türkiye olmak üzere dünyanın dört bir yanında yaşayan torunlarına başsağlığı dileklerimi sunuyorum. Allah hiçbir millete böylesi soykırım ve sürgün yaşatmasın diyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum. Kaynak: TBMM (Konuşma tutanaklardan olduğu gibi aktarılmıştır.)p> {youtube}bEtt420IzMQ|600|400{/youtube}nanKaffed
Dışişleri Bakanlığı: Çerkes Sürgününü Tanıyoruz
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Büyükelçi Hüseyin Müftüoğlu, Çerkes ve Kırım Tatar sürgünlerinin yıldönümleri hakkında bir soruyu verdiği cevapta Çerkes Sürgünü'nü tanıdıklarını belirtti. Bilindiği gibi T.C. Dışişleri Bakanlığı 2016 yılında da benzer bir açıklama yapmıştı. Sn Müftüoğlu'nun cevabını okuyucularımız ile paylaşıyoruz: "1944 17/18 Mayısında 250.000 Kırım Tatarı bir gece içinde anavatanlarından kopartılıp binlerce kilometre uzağa sürülmüşlerdir. İnsanlık onuruna aykırı şartlar altında gerçekleşen yolculuk ve ardından maruz kaldıkları sürgün hayatı, onbinlerce Kırım Tatarının hayatına malolmuştur. Yüzbini aşkın Kırım Tatarı bugün dahi anayurdundan uzakta yaşamaya devam etmektedir. 18 Mayıs Kırım Tatar sürgününün neticesinde hayatını kaybedenleri rahmetle anıyoruz. 21 Mayıs ise Çerkes sürgününün yıldönümü olarak anılmaktadır. Kafkas halkları 19. yüzyılda Çarlık Rusyası’nın Kafkasları istilası döneminde yüzbinlerce kayıp vermiş, sağ kalanlardan pek çoğu anayurdunu terkedip Anadolu’ya sığınmıştır. “Çerkes Sürgünü” olarak adlandırılan bu trajedinin acısını bugün de hissediyoruz. Bu vesileyle soydaş Kırım Tatarları ile dost ve akraba Kafkas halklarının geçmişte olduğu gibi bugün de yanında olduğumuzu bir kez daha vurguluyor, her iki trajedi sırasında yaşanan kayıpların hatırası önünde saygıyla eğiliyoruz." Kaynak: T.C. Dışişleri Bakanlığıp>nanKaffed
Kenje köyü/Kabardey-Balkar Cumhuriyeti
Kenje(kabardey-çerkesce Kueşrokwuey(Къуэшрокъуей) Coğrafya:p> Köy Nalçiğin 0,5 km batısında bulunan Kenje nehri’nin kıyısında yer almaktadır. Doğusunda Cumhuriyet Başkenti Nalçik ile, güney batısında Zvezdnıi köyü ve Kuzeyinde de Şaluşka köyü ile sınırlıdır. Cumhuriyetin dağlık bölgesinde bulunur ve batı tarafında koyu orman bulunmakta, rakım 592m ve köyün en yüksek yeri 800m aşmakta. Tarih:p> Köy tam olarak ne zaman kurulduğu bilinmemekte, ancak ilk olarak 1744 yıllarında Çikagov’un ‘’Büyük ve Küçük Kabarada Tanımı’’ raporunda geçmektedir. 1865 yıllında köyün daha da büyümesi için yakın olan iki küçük köy ile birleşir 1920 yıllında Kabardey’de Sovyet rejimi kurulduktan sonra köy ismi Keşirokwuey(Къуэшрокъуей)Pşi’lerin ismini taşıdığı için Kenje(Кенжеkabardey-çerkesce’den Çenj-Sığ)olarak değiştirilmiştir. 1956 yılına kadar Kabardey-Balkar Sovyet Cumhuriyeti içinde bulunmuş, ancak bölge kaldırıldıldıktan sonra Nalçik Şehir Meclisinin altına geçmiştir. 1970 yılında köy nüfusu arttığı için ilçe statüsü almıştır. Ancak 1995 yılında tekrar köy statüsü geri verilmiştir. 2005 yılında köy Nalçik ile nerdeyse birleştığı için Nalçiğe bağlanarak ilçe olarak kalmıştır Nüfus:p> Çerkesler(Kabardeyler) – 6 927 Balkarlar – 2 180 Diğer – 562 Toplam – 9 669 Din: p> Köyde iki cami bulunmakta Eğitim:p> Ortaokul No 20 –Kathanov caddesi, 91 Ortaokul No22 –Ahmetov caddesi, 58 İlkokul, Kreş ‘’Aşemez’’ No 22 –Kolhoznaya caddesi, 17 Sağlık: p> Bölge Hastanesi –Andreeva caddesi, 92 Sosyal ve politik Örgütleri:p> Adıge Hase Thamadeler Meclisi Gazi ve İşci konseyi Ekonomi:p> Temel geçim kaynağı tarımcılık ve bahçecilik, Şaluşka nehrinin batısında Meyve fabrikası ‘’Kenje meyve bahçeleri’’ bulunmakta. Köyün kuzeyinde ise Kabardey-Balkar Cumhuriyetinin en büyük Tavuk fabrikası bulunmakta. Doğusunda ise Demir işi fabrikası ‘’OAO GİDROMETALLURG’’ bulunmakta+''+nan+''+Kaffed )
Çerkes Sürgününün 153. Yılı
Kafkas Dernekleri Federasyonu (KAFFED), 1864 yılında Rusların Kuzey Kafkasya'yı işgali sonrası bir buçuk milyon Çerkes'in Osmanlı topraklarına sürgününün 153. yılı nedeniyle Kocaeli'nin Kandıra ilçesinde bir anma etkinliği düzenledi. Kafkas Dernekleri Federasyonu (KAFFED), 1864 yılında Rusların Kuzey Kafkasya'yı işgali sonrası bir buçuk milyon Çerkes'in Osmanlı topraklarına sürgününün 153. yılı nedeniyle Kocaeli'nin Kandıra ilçesinde bir anma etkinliği düzenledi. Kefken Karaağaç Mahallesindeki etkinlik, Sürgün Anıtı'nda başladı. Daha sonra Babalı Mahallesi'ndeki Merkez Camisi'nde toplanan grup üyeleri, sahile yürüdü. Denize, üzerinde "21 Mayıs 1864" yazan çelenk bırakılıken, karanfiller atıldı. Katılımcılar sahilde "Nart ateşi" yakıp, çevresinde "mezar taşı nöbeti" tuttu. Etkinlik, ölenlerin anısına meşalelerin kuma saplanması ve "Sürgün Andı" okunmasıyla sona erdi. "Dünyada hiçbir millet soykırımlara ve sürgünlere maruz kalmasın" Anma etkinliğine katılan AK Parti Ankara Milletvekili Murat Alparslan, gazetecilere yaptığı açıklamada, yaşanan sürgünü unutmamak için burada olduklarını anlatarak, farklı illerden yaklaşık 30 bin Çerkesin Kandıra'da toplandığını söyledi. Çerkeslerin buraya geldiklerinde, kendi kültürlerini, gelenek ve göreneklerini muhafaza ederek, bu ülkenin bayrağı altında yine bu ülkenin birliği, beraberliği, gelişmesi ve kalkınması için gayret ortaya koyduklarını söyleyen Alparslan, "Temennimiz, hiçbir milletin bu tür bir sürgüne maruz kalmamasıdır. Türkiye Cumhuriyetidevletinin gelecek vizyonunda her birimiz, omuz omuza vererek, çok daha güzel günlere yürüyebilecek gücekavuşabiliriz. Bugünleri unutmayacağız, unutturmayacağız. Dünyanın bu konulardaki hassasiyetinin ve dikkatinin artmasına vesile olacağız." şeklinde konuştu. AK Parti Manisa Milletvekili Murat Baybatur da 153 yıl önce sürgün yaşayan atalarının buraya geldiğini belirterek, buradaki o manevi atmosferi hissettiklerini aktardı. Soydaşlarının burada bir süre mağaralarda yaşadığını ifade eden Baybatur, "İnşallah 'dünyada hiçbir millet soykırımlara ve sürgünlere maruz kalmasın' diye de dua ediyoruz. Biz de Çerkesler olarak soykırım yaşamış vatanın ne olduğunu bilen, devletin ne olduğunu bilen, bayrağın ne olduğunu bilen bir milletiz. TürkiyeCumhuriyetinin şerefli bir vatandaşı olarak devletin ve milletin bekası için diğer topluluklar gibi diğer milletler gibi ülkemize 80 milyonla beraber hizmet etmeye devam edeceğiz." ifadesini kullandı. KAFFED Başkanı Yaşar Aslankaya, her yıl bu anma etkinliğini düzenlediklerini anlatarak, Çerkes sürgününün dünyada benzeri olmayan bir tarihi barındırdığının altını çizdi. Bu sürgünün, kendileri dışında çok---- fazla bilinmemesinin üzüntü verici olduğunu ifade eden Aslankaya, Çerkeslerin geçmişte yaşadıkları bu trajediyi, gelecek kuşaklara mutlaka aktarmaları, kültürlerini de yaşatmaları gerektiğini kaydetti.div> Kaynak: https://www.haberler.com/cerkez-surgununun-153-yili-9612435-haberi/div>nanKaffed
Soykırıma Tüyler Ürperten Anma
21 Mayıs Çerkes Soykırımı ve Sürgünü'nün 153. yılında Kefkende anma etkinliği vardı. Düzenlenen anma etkinliklerine tüm Türkiye'de çeşitli il ve ilçelerden yoğun katılım gerçekleşti. 5 bine yakın kişinin katıldığı etkinlikler Kefken Karaağaç Köyü Mezarlığı'nda Sürgün Anıtı'nın önünde bayrak açılarak dualar eşliğinde başladı. Yoğun kalabalığın mezarlıktan çıkışının ardından kortej oluşturularak Babalı Köyü sahiline doğru yürüyüşe geçildi. Sahilde toplanan katılımcılar Babalı sahilinde 1864 Çerkes Sürgün'ünde hayatını kaybedenler için denize karanfil bıraktı. Sahildeki anma programının başlamasıyla KAFFED Genel Başkanı Yaşar Arslankaya ve diğer katılımcı protokolün konuşmaları gerçekleşti. Konuşmalar sona erdiğinde sahilde kurulan büyük daire içinde meşalelerle yakılan ateş etrafında toplanan katılımcılara anma programı platformundan kafkas ağıt ezgileri eşlik etti. Jandarma ekiplerinin emniyeti sağladığı anma programında herhangi olumsuz bir olay yaşanmazken program sonunda Türkiye'nin çeşitli il ve ilçelerinden gelen katılımcılar konvoylar halinde bölgeden ayrıldı. 21 Mayıs'ta Kafkasya'da olacak etkinlikler için söz alınarak program sona erdi. 21 Mayıs 1864 Büyük Çerkes Soykırımıp> Çarlık Rusyası tarafından anayurtlarından sürgün edilen Çerkeslerin, Osmanlı Devleti topraklarına sürgün edilmesi ilk olarak 1850'li yıllarda başlamıştı. Bugün 'Büyük Çerkes Sürgünü' diye adlandırılan en büyük sürgün dalgası ise 1864 tarihinde gerçekleşti. Çerkesler tarihin bilinen en eski zamanlarından beri Kafkasya'nın kuzeybatısında yaşayan yerli halklardan biridir. Çerkes tanımı geniş anlamda bütün Kuzey Kafkasya halkları için kullanılırken dar anlamda Adıge ve Abazalar için kullanılmaktadır. Sürgün yıllarında 1 milyondan fazla Çerkes o günkü Osmanlı topraklarına sürgün etmişti. Çerkesler Osmanlı topraklarına deniz yoluyla sürgün edildi ve Kafkasya'da gerçekleşen bu sürgün en büyük soykırımlardan biri olarak tarih kitaplarındaki yerini aldı. Sürgün esnasında birçok Çerkes, açlık, susuzluk, hastalık ve çeşitli deniz kazaları nedeniyle yaşamını yitirdi. Gemilerde ölen Çerkeslerin başka çare olmadığı için Karadeniz sularına atıldıkları ve Sürgünü yaşayan Çerkeslerin yıllarca balık dahi yemedikleri bilinmektedir. Büyük Sürgün'den 65 yıl sonra bilimsel bir çalışma için Adıge'ye giden Gürcü tarihçi Simon Canaşia'nın karşılaştığı 91 yaşındaki bir ihtiyarın anlattıkları, geçmişte yaşanan acının mahiyeti açısından kanıt niteliği taşımaktadır. Adıge'de genelde Şapsığların yaşadığı bir bölgede yaşayan bu ihtiyar, tanıklık ettiği Büyük Sürgün'le ilgili şunları söylemişti: "Deniz kenarında yedi yıl boyunca duran insan kemikleri vardı. Kargalar erkek sakallarından ve kadın saçlarından yuvalarını kurarlardı. Deniz yedi yıl boyunca insan kafataslarını kıyıya atmayı sürdürdü. Benim orada gördüklerimi düşmanımın bile görmesini istemem."p> Medyabar haber sitesinde yer alan bu habere bir okuyucunun yaptığı yorum, Kefken'deki etkinliğin insani değerlerini koruyan herkesi ne kadar etkilediğini gösteriyor:p> "Hafta sonu gezmesi olarak bulunduğum Kefken'de bir çok aracın aynı yöne gittiğini görünce bahçesinde oturduğum kafeteryanın garsonuna bu nedir? bu araçlar nereye gidiyor diye sordum. Garson Çerkezlerin töreni var deyince konvoyun peşine takıldım.Önce Karaağaç köyü mezarlığında mevlidi-şerifli programı izledim. Sonrasında sahildeki programın anonsunu duydum ve konvoyun peşine yine takılarak Babalı sahilindeki programı başından sonuna kadar büyük heyecanla, heyecanımın yerini alan acı ile pür dikkat izledim. Çerkezleri biliyordum ama böylesine bir acı trajedi yaşadıklarını bilmiyordum. Bu ülkede beraber yaşadığımız bu şahsiyetli milletin yaşadığı trajediyi bilmememin ayıbını yaşadım. Acınızı paylaşıyorum, Güzel yürekli insanlar." Etkinliğe ilişkin video ve fotoğraflar için bkz. Medyabarp> nanKaffed
Kefken’de Atalara Saygı
Çerkes Soykırımı ve Sürgünü 153. yılında Kefken'de anıldı. Kafkas Dernekleri Federasyonu tarafından 13 Mayıs günü Kefken'de düzenlenen etkinliklere Türkiye'nin her yanından gelen binlerce Çerkes ve Çerkes dostu katıldı. Etkinliklerde, Çarlık ordularına karşı 101 yıl direnen atalarımızın, tüm dünyayı hayran bırakan mücadele azmini gururla ve saygıyla anıldı, ulusal varoluş mücadelemizdeki kararlılığımızı tüm dünyaya gösterildi. Etkinlikten Fatih Ersem'in objektifine yakalanan görüntüleri okuyucularımızın bilgisine sunuyoruz: {gallery}/haber/federasyon/2017/FatihErsem{/gallery}nanKaffed
КЕФКЕНЫР ЗЭПЭЩЩ , Нарт маф1эр къывожьэ…
Черкес Лъэпкъ Гъэк1уэдымрэ Лъапсэрыхымрэ я щыгъуэщ1эж дауэдапщэхэр къызэгъэпэщыныр и к1эм нэсащ.. Накъыгъэм и 7 - м , тхьэмахуэм , Адапазары , Дузджэ , Хендек , Истамбул , Коджаели къалэхэмрэ Ипщэ Мармара Хасэхэмрэ я щ1алэгъуахэр , дауэдапщэр щек1уэк1ыну Кефкеным хиубыдэ Караагъачрэ Бабалырэ къуажэхэм к1уэхэщ абы програмэр щаубзыхури 1уэхухэри яугуэшащ Дауэдапщэм щызрахьэну уездыгъейхэр щ1эхьэхук1э ягъэхьэзыращ Иджыы , Кефкеныр щ1ыгъуэщ1эж махуэм хуэзэпэщщ Нарт маф1э щ1эдгъэнэну , лъэпкъ гъэк1удымрэ лъапсэрыхымрэ къытхуэк1уами , ди лъэкъ културэмрэ ди лъэпкъыбзэмрэ дунейр зытетыхук1э зэрыдхъумэнур къэдгъэлъэгъуну дызэхос Ди ныпхэр , ди лъэпкъ фащэхэр , ди гъыбзэхэр , дыспэплъэхэр къыхэд1этык1ыну , накъыгъэм и 13 - м Кефкен дыщы1эщ Зэпызыгъэзар: Якуп ТемэльnanKaffed
TRT Avaz: Çerkesler Kefken’de
TRT Avaz, Çerkes Sürgünü'nün 153. yıldönümünde Türkiye Çerkeslerinin en büyük sivil toplum örgütü olan Kaffed tarafından 13 Mayıs günü Kefken'de anma etkinliği yapılacağını duyurdu. Haberin videosunu okuyucularımızın bilgisine sunuyoruz: {vimeo}217021098|610|405{/vimeo}nanKaffed
Kemal Kılıçdaroğlu: Acınızı Paylaşıyoruz
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal KIlıçdaroğlu Çerkes Soykırımı ve Sürgünü'nün 153. Yıldönümü vesilesi ile Kafkas Dernekleri Federasyonu'na gönderdiği mesajda Çerkeslerin acısını paylaştığını vurguladı. Sn. Kılıçdaroğlu mesajında, "Tarihleri acılarla dolu Çerkes kardeşlerimizin sürgün sırasındaki can kayıpları, çektikleri çileler ortak acımızdır. Her türlü baskıya, zulme ve sürgüne karşı direnerek ayakta kalabilmeyi başarabilmiş olan Çerkes vatandaşlarımız, şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da tarihler boyunca dimdik ayakta kalmaya devam edecektir." dedi. nanKaffed
Zeki Toçoğlu: Çerkes Soykırımını Unutmayacağız
Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Zeki Toçoğlu “Çerkes Soykırımı’nı unutmayacağız” dedi. Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Zeki Toçoğlu, Sakarya Kafkas Kültür Derneği Başkanı Orhan Sarı ve yönetim kurulu üyelerini makamında ağırladı. Başkan Toçoğlu, “1864’teki sürgün ve neticesinde gerçekleşen soykırım beraberinde büyük acılar getirdi. Yaşanan acıları ve Çerkes Soykırımı’nı asla unutmayacağız” dedi. Başkan Toçoğlu ayrıca Dünya’da huzur ve barışın hakim olmasını temenni etti. Orhan Sarı, Başkan Toçoğlu’nu derneğin yeni yönetim kurulu üyeleriyle tanıştırırken; Çerkes Sürgünü ve Soykırımı’nda hayatını kaybedenlerin anılacağı 13 Mayıs Cumartesi günü gerçekleştirilecek etkinliğe davet etti. 500 bin Çerkes hayatını kaybettip> 153 yıl önce Çerkeslerin büyük bir soykırıma tabi tutulduklarını söyleyen Kafkas Kültür Derneği Başkanı Orhan Sarı, “Bu sürgün ve soykırımda sadece 500 bin Çerkes yollarda hayatını kaybetti. Hayatını kaybeden atalarımızı anmak için 13 Mayıs Cumartesi günü Kefken’de 21 Mayıs Pazar günü ise anavatanımızda yad etme programları düzenlenecek. Kefken’deki etkinliğimiz kapsamında Karaağaç Köyü’ndeki Kafkas Mezarlığı’nda dua edip sahilde ateş yakacağız. Her yerden çok sayıda otobüs gelecek. Anzaklar, Avustralya ve Yeni Zelanda gibi çok uzak diyarlardan gelerek gündem oluşturuyorlar. Bizlerde 35-40 bin kişi ile anma törenleri düzenlemek istiyoruz. Sizleri de anma törenimizde görmekten mutluluk duyarız” diye konuştu. Kadim tarihin merkezip> Başkan Toçoğlu, “Kafkasya doğal güzellikleri ve jeopolitik önemiyle kadim bir tarihin merkezi. Coğrafyada bulunan insanlar tarih boyunca çok sıkıntılı dönemlerin üstesinden gelmeyi birlik olarak başardılar. 1864’teki sürgün ve neticesinde gerçekleşen soykırım beraberinde büyük acılar getirdi. Yaşanan acıları ve Çerkes Soykırımı’nı asla unutmayacağız. O sürgün neticesinde Anadolu topraklarını kendisine yurt edinen Kafkasyalı kardeşlerimiz kültürlerini, tarihlerini ve dillerini nesilden nesile aktararak yurdumuzdaki kültür mozaiğine önemli bir katkı sundular. Ne yazık ki 21.yüzyılı yaşadığımız şu günlerde soykırımlar devam ediyor. Aktörler değişiyor, olaylar değişmiyor. İnsanın insana yaptığını kimse yapmıyor. Temennimiz huzur coğrafyası olan topraklarımızda kardeşlik içerinde huzurumuzun devam etmesi, Dünya’ya da barış ve huzurun hakim olması yönündedir” ifadelerini kullandı. Kaynak: Bizim Sakarya ve Medyabarp>nanKaffed