Abhazya’da Cumhurbaşkanlığı Seçimini Aslan Bjaniya Kazandı

Abhazya Merkez Seçim Kurulu, Abhazya Cumhurbaşkanlığı seçimleri için resmi sonuçları açıkladı. Kurul Başkanı Tamaz Gogiya, Uluslararası Basın Merkezi'nde düzenlenen basın toplantısında Aslan Bjaniya'nın oyların % 56.5'ını alarak ilk turda seçimi kazandığını açıkladı.div>     Seçim Kurulu'nun açıkladığı verilere göre adayların oy oranları şöyle:   Aslan Bjaniya: % 56.5   Adgur Ardzınba: % 35.42   Leonid Dzapşba: % 2.22   Bilindiği gibi 25 Ağustos 2019 tarihinde yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerini ikinci turda az farkla Raul Hacimba kazanmış, Bjania'nın hastalığı nedeniyle yerine aday gösterilen Alhas Kutsniya  Hacimba'nın oyların %50'sini almadığı gerekçesiyle sonuçlara itiraz etmiş, yasal süreç sonunda Abhazya Yüksek Mahkemesi'nin itirazı kabul etmesi üzerine 22 Mart 2020 günü cumhurbaşkanlığı seçimleri yenilenmişti.   Abhazya Cumhurbaşkanı seçilen Aslan Bjaniya'yı kutluyor, Abhazya'nın bağımsız, demokratik ve müreffeh bir ülke olarak gelişmesine yönelik çalışmalarında başarılar diliyoruz.  nanKaffed

Rusya Federasyonu Anayasası Değişikliği ile İlgili Açık İtiraz ve Çağrı

(Aşağıdaki metin, imzacı kuruluş listesi ile birlikte, birer üst yazı ile Birleşmiş Milletler, Avrupa Konseyi, Avrupa Birliği ve Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı'na (ilgili birimlerine), Rusya Federasyonu yönetimine ve anavatandaki Cumhuriyetlerimizin yönetimlerine dört dilde iletilmiştir.)   Rusya Federasyonu Anayasası’na ilişkin 20 Ocak 2020 tarihinde Duma’ya sunulan ve ilgili süreçlerini tamamlayarak 22 Nisan 2020 tarihinde halkoylamasına sunulması planlanan değişiklik tasarısının bazı hükümleri kurumlarımız ve toplumumuz tarafından derin endişe ile karşılanmıştır. Son yıllarda anadillerinin seçmeli hale getirilmesi gibi yasalar ve uygulamalar ile kendini gösteren antidemokratik merkeziyetçi yaklaşımın bu değişiklik ile anayasaya taşınması, Rusya Federasyonu bünyesinde yaşayan halkların ve başta Çerkesler olmak üzere bu halkların Rusya dışında yaşayan soydaşlarının tepkisine yol açmıştır. Öncellikle Duma’da tasarıya eklenen 68. Maddeye ilişkin değişiklikte yer alan “Rusya Federasyonu’nun devlet dili, onun bütün topraklarında, Rusya Federasyonunun eşit haklara sahip çok uluslu birliğine dahil olan, devlet-kurucu halkın dili olarak Rusçadır” ifadesi insan haklarına ve hukuka aykırıdır. Bu düzenleme ile anayasal olarak hem Rus halkı yegane “devlet-kurucu halk” olarak tanımlanarak diğer halklardan üstün bir konuma getirilmekte; hem de zaten resmi dil olan Rusça diğer halkların dillerinin üstünde asli bir konuma taşınırken diğer diller tali bir konuma indirgenmektedir. 68. Madde üzerinde yapılacak yukarıdaki değişiklik, federatif devlet yapısı ile çeliştiği gibi, ilk cümlesinde devletin meşruiyetini “Biz, Rusya Federasyonu’nun çok-uluslu halkı...” diyerek Rusya Federasyonu’ndaki tüm halklara dayandıran Rusya Federasyonu Anayasası’na da aykırıdır. Halkların eşitliği ve federatif yaklaşım bu anayasa hükmü ile büyük ölçüde ortadan kaldırılmakta, Rus halkı diğer halklara karşı “eşitler arasında daha eşit” bir konuma “de jure” olarak taşınmaktadır. Bu düzenleme Evrensel İnsan Hakları Hukukunun temel normları arasında yer alan ayrımcılık yasağına aykırıdır. Rus halkı dışındaki halklar için asimilasyoncu bir kanuni zemin oluşturma potansiyeline sahiptir. Değişiklik tasarısına yine Duma’da eklenen 69. Madde değişikliği hükmünde, yurtdışındaki soydaşların korunması konusunda “Rusya-geneli kültürel kimliğe” (общероссийской культурной идентичности) yapılan referans ile milyonlarca Çerkes, Kalmuk, Tatar ve diğer halkların mensupları dışlanmakta ve hatta tahkir edilmektedir. Metinde devletin egemenliğine ilişkin 67. Maddede yapılan değişiklik ile, bin yıllık Rus tarihinin anayasaya eklenmesi, dogmatik bir resmi tarihin ortaya çıkması ve açıkça tartışılıp bilimsel yöntemlerle araştırılması gereken Çerkes Sürgünü ve Soykırımı başta olmak üzere pek çok konunun üstünün kanunla örtülmesi tehlikesini barındırmaktadır. Anayasa değişikliğinin evrensel hukuk ve insan hakları alanında büyük bir geri adım niteliği taşıyan bir diğer düzenlemesi de “uluslararası anlaşmaların Rusya Federasyonu vatandaşlarının özgürlüklerini kısıtlamadığı sürece geçerli olması” hükmünü getirmesidir. Genel olarak tüm Rusya Federasyonu vatandaşlarının, özel olarak da nüfusu daha az olan halkların mensuplarının ve bu bağlamda Kuzey Kafkasya’daki Cumhuriyetlerimizin vatandaşları ile anavatanlarına dönüş yapan soydaşlarımızın yaşadıkları sorunların çözümünde başvurdukları uluslararası hukuk ve insan hakları mekanizmalarının etkinliği fiilen ortadan kaldırılmaktadır. Tarihsel olarak dönüm noktası sayılabilecek bu süreçte özellikle kurumlarımız, akademisyenlerimiz, sanatçılarımız ve aydınlarımız ile Rusya Federasyonu'nun demokratik kuruluşlarını ve vatandaşlarını sorumlu davranmaya çağırıyoruz. Mahzurlarını yukarıda sıraladığımız bu değişikliklerin Rusya Federasyonu’nda yaşayan Rus halkı dahil hiçbir halkın çıkarına olmayacağına, federatif devletin barış içinde bir arada yaşama ülküsü ve tarihsel deneyimi ile uyuşmadığına, dışlanma ve zorlanma ile dil ve kimliğinden soyutlanan toplumlardaki bazı bireylerin reaksiyonel davranışlara yönelme riskine işaret ediyoruz. Rusya Federasyonu kurumlarını ve vatandaşlarını insan haklarına, hukuka ve eşitliğe dayalı demokratik federatif yapının korunması ve güçlendirilmesi yönünde çalışmaya davet ediyoruz. Rusya Federasyonu’nun taraf olduğu uluslararası sözleşmelere de açık aykırılıklar içeren bu değişikliklere ilişkin, başta anayasa değişiklikleri konusunda özel olarak yetkili olan Avrupa Konseyi Venedik Komisyonu olmak üzere, tüm uluslararası kuruluşları demokrasiyi, azınlık haklarını ve insan haklarını korumak üzere inisiyatif almaya çağırıyoruz. Diasporadaki Çerkes örgütleri olarak, Rusya Federasyonu halklarının Diasporadaki kişi ve kurumlarını, federatif devletin ilkeleriyle bağdaşmayan tekçi uygulamalara ve kazanılmış hakların geri alınmasına yol açabilecek antidemokratik anayasa değişikliğine karşı açıkça HAYIR demeye çağırıyoruz.   İmzacı kuruluşlar: 1- Kafkas Dernekleri  Federasyonu 2- Avrupa Çerkesleri Federasyonu (EuroXase) 3- Birleşik Kafkas Dernekleri Federasyonu 4- Alan Kültür ve Yardım Vakfı 5- Kafkas Araştırma Kültür ve Dayanışma Vakfı (KAFDAV) 6- Şamil Eğitim ve Kültür Vakfı 7- Çerkes Kültür Derneği -  Bremen 8- Çerkes Vatana Dönüş Örgütü (Circassian Repatriation Organisation) –Kanada 9- Çerkes Dili ve Kültürü Derneği (The Circassian Language and Culture Association) -Utrecht/The Netherlands 10- Çerkes Kültür Derneği Mannheim – Almanya 11- Çerkes Yardım Derneği -Kfar Kama – İsrail 12- Belçika Kuzey Kafkas Kültür Derneği (BeNKaV) 13- Lyon Kuzey Kafkas Kültür Derneği-Fransa 14- Mönchengladbach Kuzey Kafkasya Kültür Derneği –Almanya 15- Sine Çerkes Gençlik Derneği -Belçika                                          16- Adana Çerkes Kültür Derneği 17- Adana Anadolu Kafkas Çeçen  Kültür Derneği 18- Adıge(Çerkes) Dili ve Edebiyatı Derneği –Düzce 19- Adıge Düşünce Derneği – Düzce 20- Adıge Xase Çerkes Derneği - İstanbul 21- Afşin Kafkas Kültür Derneği 22- Antalya Çerkes Derneği 23- Arıkbaşı Köyü Kafkas Derneği - İzmir 24- Aydın Kuzey Kafkas Kültür Derneği 25- Balıkesir Adıge - Çerkes Kültür Derneği 26- Bandırma Kuzey Kafkas Kültür Derneği 27- Biga Kafkas Kültür Derneği 28- Bodrum Çerkes Kültür Derneği 29- Bolu Kafkas Derneği 30- Bozüyük Kuzey Kafkas Kültür Derneği 31- Bursa Çerkes Kültür Derneği    32- Ceyhan Kuzey Kafkas Kültür Eğitim Derneği 33- Çerkes Derneği / Ankara 34- Çerkezköy Kuzey Kafkas Kültür ve Dayanışma Derneği - Tekirdağ 35- Çerkes Kültür Evi Derneği - İstanbul 36- Çorlu Kuzey Kafkas Çerkes Derneği - Tekirdağ 37- Çorum Kafkas Derneği         38- Denizli Kafkas Kültür Derneği 39- Düzce Adıge Kültür Derneği 40- Düzce Dostluk Kulubü 41- Eskişehir Kuzey Kafkas  Kültür Ve Dayanışma Derneği 42- Gaziantep Kafkas Derneği 43- Gebze Kuzey Kafkas Kültür Derneği 44- Göksun Çerkes Kültür Derneği 45- Gölbaşı Kafkas Birliği Eğitim Kültür Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği 46- Gönen Kafkas Kültür Derneği 47- Güneşli Kuzey Kafkas Kültür ve Dayanışma Derneği - İstanbul 48- Hamamözü Çerkes Derneği 49- İlkkurşun Kafkas Kültür Dayanışma ve Yardım Derneği- İzmir 50- İnegöl Çerkes Kültür Derneği 51- İstanbul Birleşik Kafkasya Derneği 52- İstanbul Kafkas Kültür Derneği 53- İzmir Çerkes Kültür Derneği 54- Kafdağı  Eğitim ve Kültür Derneği - İstanbul 55- Kafkas Çerkes Derneği – İstanbul 56- Kafkas İşadamları Derneği (KAFİAD) 57- Kahramanmaraş Kafkas Kültür Derneği 58- Karacabey Kuzey Kafkasya Kültür Derneği 59- Karadeniz Ereğli Kafkas Kültür Derneği 60- Kayseri Kafkas Derneği 61- Kiçir Adıge Derneği - Kütahya 62- Kocaeli Kafkas Derneği 63- Konya Çerkes Derneği 64- Köprübaşı Köyü Adıge Kültür Evi Derneği - Düzce 65- Kütahya Kuzey Kafkas Kültür ve Dayanışma Derneği 66- Ladik Çerkes Derneği - Samsun 67- Manisa Kafkas Derneği 68- Mersin Kafkas Kültür ve Yardımlaşma Derneği 69- Mustafakemalpaşa Çerkes Kültür Derneği 70- Nazilli Kafkas Derneği 71- POY-DER Poyrazlı Kafkas Kültür ve Yardımlaşma Derneği - İstanbul 72- Reyhanlı Çerkes Derneği-Adığe Khase 73- Sadiye Köyü Derneği – Mersin 74- Sakarya Kafkas Kültür Derneği 75- Samsun Birleşik Kafkasya Derneği 76- Samsun Çerkes Derneği 77- Sarıkaya Kuzey Kafkasya Kültür ve Dayanışma Derneği - Yozgat 78- Silivri Kuzey Kafkas Kültür Derneği 79- Sinop Kafkas Derneği 80- Sivas Kuzey Kafkas Kültür Derneği 81- Soma Kafkas Kültür Derneği 82- Söke Kafkas Derneği 83- Sungurlu Kafkas Kültür Derneği 84- Susurluk Kafkas Derneği 85- Şarkışla Kafkas Derneği 86- Şimali Kafkas Derneği 87- Tokat Çerkes Derneği 88- Turhal Kafkas Kültür Derneği 89- Uzuntarla Adıge Kültür Derneği (Adıge Xase) - Kocaeli 90- Uzunyayla Kültür ve Yardımlaşma Derneği - İstanbul 91- Uzunyayla Kültür ve Dayanışma  Derneği -Kayseri 92- Vezirköprü Kafkas  Kültür Derneği          93- Yalova Çerkes Birliği Kültür Ve Yardımlaşma Derneği 94- Yavu Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği  (YAVU-DER) – Sivas   -------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------p>     УРЫСЕЙ ФЕДЕРАЦЭМ И КОНСТИТУЦЭ ЗЭХЪУЭКIЫНЫГЪЭМ ТЕУХУА ДЕКЛЕРАЦЭМ МЫАРЭЗЫ КЪЫХУЭДЖЭНЫГЪЭp> Урысей Федерацэ Конституцэм теухуауэ 2020 гъэ щIышылэм и 20 м Думам хурагъэхьу, ар и гъуэ нэсу 2020 Мэлыжьыхьым и 22 м цIыхубэм и пащхьэм иралъхьэну ягъэхьэзыра проектым щыщу языныкъуэ унафэхэм ди цIыхубэри, абы я зэгухьэныгъэхэри егъэгумэщI. Иужьырей илъэсхэм анэдэлъхубзэхэр Факультативнэ зэращIам ещхь хабзэншагъэхэр къэзыгъэлъагъуэ Антидемократическэ щытыкIэхэр иджырей зэхъуэкIыныгъэхэмкIэ конституцэм зэрыхагъэхьэр, Адыгэр ипэ иту Урысей Федерацэм хэт лъэпкъхэр, ахэм я лъэпкъэгъуу хамэ къэралхэм щыпсэу ди лъэпкъэгъухэри игъэгумэщIащ. Абыхэм я лъэпкъэгъуу 68. пкъыгъуэм теухуа зэхъуэкIыныгъэхэм хэт «Урысей Федерацэм и къэралыбзэр, абы и щIыналъэ псоми зэхуэдэныгъэ яIэу щыпсэун хуейуэ щыт лъэпкъхэм, къэралыр зейр, къэралыр зыухуа лъэпкъым и бзэр Урысыбзэращ.» жыхуиIэр цIыху хуитыныгъэми хабзэми къезэгъыркъым.Мыпхуэдэ зэгъэзэхуэжыкIэр, урыс конституцэмкIэ къапщтэу щытмэ, Урыс лъэпкъым щхьэ, «и закъуэ къэралыр зыухуа лъэпкъ» щыжиIэм адрей лъэпкъхэм нэхърэ нэхъыщхьэу къелъытэ; икIи Урысыбзэр адрей бзэхэм нэхърэ нэхъ хэIэтыкIауэ, Урысыбзэр тепщэ ищIкIэрэ адрей бзэхэр иреудыхыр. Мыпхуэдэ зэгъэзэхуэжыкIэр федеративнэ зы къэралми езэгъкъым. И япэ псалъэухам «Дэ У Ф ис лъэпкъ псори къызэщIэзыубыдэ» жиIэкIэрэ Урысей Федерацэм ис лъэпкъыухъуар къызэщIэзыубыдэ и конституцэми езэгъыркъым. Лъэпкъхэм я зэхуэдэныгъэр, Федеральнэ еплъыкIэ тэмэмыр мы иджырей конституцэ зэгъэзэхуэжыкIэм екъутэ. Урыс цIыхубэр адрей лъэпкъхэм нэхърэ зэхуэдэныгъэ и лъэныкъуэкIэ къыхегъэщхьэхухыкI, абии адрей лъэпкъхэр хэзыгъэшыпсыхьыжын зы хабзэ потенциалыу къоувыр. Мы зэгъэзэхуэжыкIэр Дунейпсо ЦIыху Хуитыныгъэ Хабзэхэм хэт зэхуэдэныгъэми езэгъыркъым. Зэхъу пр Думам щых-хьэ 69 пкъыгъуэм Урысей псом и щэнхабзэм хамэ къэрал щыIэ Черкес (Адыгэ) Калмыкъ, Татар адрей Урысей къэухьым хиубыдэхэр хэтыххэкъым, уеблэмэ ахэр иреудых, егъэлъахъшэ. Проектым иджыри хэтщ къэралым и щхьэхуитыныгъэм теухуауэ 67. пкъыгъуэм ящIа зэхъуэкIыныгъэмкIэ илъэс мин хъу Урыс тхыдэр конституцэм зэрыхагъэхьар догматическэу зы тхыдэу утыкум къызэрихьар, адэкIэ щIэныгъэ и лъэныкъуэкIэ наIуэу къэпщытапхъэ Адыгэр и хэкум зэрырахуар, лъэпкъ гъэкIуэд зэращIар япэ иту темэ куэдыр хабзэ ицIэу хабзэншагъэкIэ щIэзыхъумэ зы Iуэху шынагъуэ хэлъщ мы проектым. Конституцэ зэхъуэкIыныгъэм дунейпсо хамзэми, цIыху хуитыныгъэхэми емызэгъыу щыт адрей зрагъэзэхуами, «дунейпсо зэгурыIуэныгъэхэм Урысейм и цIыхухэм я хуитыныгъэр димыкъузэу щытмэ пхыкIыну» жиIэу унафэ къызэрихьырщ. Къапщтэу щытмэ Урысей Федерацэм и цIыху псори, Республикэхэм, хэхауэ бжыгъэкIэ адрей лъэпкъ нэхъ мащIэхэм щыщыу хамэ къэрал щыпсэухэр, абы ехьэлIауэ Ищхъэрэ Кавказым щыIэ Республикахэм, я хэкум зыгъэзэжахэм я проблемэхэр зэфIэхынымкIэ зыбгъэдэхьэ дунейпсо хабзэ, цIыху хуитыныгъэхэм мы Iуэхум теухуа я къарури мэкIуэщI. Тхыдэм теухуауэ къапщтэмэ мы Iуэхур щIэдзапIэу жыпIэ хъунущ, ди зэгухьэныгъэхэр, ди тхакIуэхэр, ди гъуазджэм и лэжьакIуэхэр къыхудоджэ мы Iуэхугъэхэм цIыхубэхэм жэуаплыныгъэ хуаIэу щытыну. Мы къеттхэкIа зэхъуэкIыныгъэ мыхъуахэм Урысейм щыпсэу дэтхэнэ зы цIыхуми и сэбэпынагъ хэлъкъым. Урысей Федерацэм и къэрал лэжьапIэхэм, и цIыхубэхэм, цIыху хуитыныгъэхэм, хабзэм, зэхуэдэныгъэм езэгъ федеративнэ демократическэ хъумэным, абы зегъэужьын и лъэныкъуэкIэ жэуап яхьыну къыхудоджэ.  (ЗэзыдзэкIар Емуз Баязытщ)   Iэпэ щIэзыдзахэр: div>   ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------     ОТКРЫТЫЙ  ПРИЗЫВ И ПРОТЕСТ ПРОТИВ ИЗМЕНЕНИЙ В КОНСТИТУЦИИ РОССИЙСКОЙ ФЕДЕРАЦИИp> Некоторые положения проекта поправок к Конституции Российской Федерации, представленных в Думу 20 января 2020 года и после завершения соответствующих процедур планируемых к представлению на голосование народа  22 апреля 2020 года, были встречены с глубокой обеспокоенностью нашими организациями и обществом. Отражение антидемократического централистского подхода в конституции, который проявлялся в последние годы в таких законах и распоряжениях, как выбор родного языка, привел к реакции народов, проживающих в Российской Федерации, и их представителей, проживающих за пределами России, особенно черкесов. Прежде всего, поправка к 68-й статье добавленная в  Думе, выражение  «Государственным языком Российской Федерации, на всей ее территории, является язык народа основателя государства, входящего в равноправный многонациональный союз Российской Федерации, - русский».   противоречит правам человека и закону. С этой поправкой русский народ по конституции будет считаться единственным «основателем государства» и находиться в более высоком положении по сравнению с другими народами; при этом русский язык, который уже является официальным языком, перемещается на превосходящую позицию над языками других народов, тогда как другие языки переводятся на второстепенную позицию. Вышеуказанная поправка к статье 68, не только противоречит федеративному государственному устройству, здесь в первом предложении говорится о легитимности государства: «Мы, многонациональный народ Российской Федерации...», также противоречит Конституции Российской Федерации, которая основывается на всех народах в Российской Федерации.   Это конституционное положение в значительной степени устраняет равенство людей и федеративный подход. «Де юре» русский народ поставлен в положение «более равного среди равных» по сравнению с другими народами.   Это положение противоречит  div> запрету дискриминации, который является одной из основных норм универсального закона о правах человека.   Оно обладает потенциалом  создания ассимиляционной правовой базы для народов, помимо русского народа. В положениях поправки к статье 69, добавленной к проекту поправки в Думе,   Пренебрегаются и даже книжены миллионы черкесов, калмыков, татар и других народов со ссылкой на «общероссийскую культурную идентичность» (общероссийской культурной идентичности) о защите граждан за рубежом. Поправка в тексте о суверенитете государства, внесенная в 67-ю статью,  влечет за собой опасность прикрытия законом многих вопросов, среди которых особым является изгнание и геноцид черкесского народа, которые необходимо обсуждать и исследовать с научной точки зрения, добавляя тысячелетнюю историю России в конституцию. Еще одна поправка к конституционной поправке, которая является большим шагом назад в области всеобщего права и прав человека, заключается в том, что международные соглашения действительны, если они не ограничивают свободу граждан Российской Федерации. Фактически устранена эффективность международного права и правозащитные механизмы, к которым обращаются граждане всей Российской Федерации в целом, а также представители народных меньшинств в частности, а также граждане наших республик на Северном Кавказе и их сограждане, возвращающиеся на родину. В этом процессе, который можно рассматривать как исторический поворотный момент, мы призываем демократические организации и граждан Российской Федерации, в особенности  наши организации, академиков, художников и интеллигенцию действовать ответственно. Мы отмечаем, что эти изменения, чьи недостатки перечислены выше, не будут отвечать интересам любого народа, проживающего в Российской Федерации,  включая русский народ, будут препятствовать мирному сосуществованию федеративного государства, обладающего жизненными идеалами и историческим опытом, а также будут создавать риск возникновения  ответной реакции некоторых личностей в обществе, лишенного языка и личности путем изоляции и принуждения.div> Мы приглашаем учреждения и граждан Российской Федерации к работе по защите и укреплению демократической федеративной структуры, основанной на правах человека, законе и равенстве. Мы призываем все международные организации выступить с инициативами по защите демократии, прав меньшинств и прав человека, особенно в отношении этих поправок, которые включают явные противоречия с международными конвенциями, участником которых является Российская Федерация. Являясь организациями черкесов в диаспоре, мы призываем лиц и организации в Диаспоре народов Российской Федерации сказать «НЕТ» антидемократической конституционной поправке, которая может привести к монистическим внедрениям, несовместимым с принципами федеративного государства, и аннулированию уже имеющихся заслуженных прав.   Подписавшиеся организации: ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------       OUR OBJECTIONS TO THEdiv> CONSTITUTIONAL AMENDMENTS OF THE RUSSIAN FEDERATION AND OUR APPEAL TO OUR INSTITUTIONS AND COMMUNITIESdiv>   Our institutions and communities are deeply concerned about some of the provisions in the Amendments to the Constitution of the Russian Federation, which were submitted to the Duma on January 20, 2020 and for which a public vote is planned to be held on April 22, 2020 after completion of due process. The peoples of the Russian Federation and their relatives living outside Russia, especially the Circassians, have reacted strongly to these Amendments, as they extend the anti-democratic centralist features to the Constitution, which, in recent years, have been manifested by laws and practices, such as downgrading the status of native language classes to elective classes at schools.div>   Firstly, the statement "The official language of the Russian Federation throughout its territory is the Russian language as the language of the state-forming people, which is part of the multinational union of equal nations of the Russian Federation", which was introduced as an amendment to Article 68 in the Duma, is against human rights and law. With this provision the Russian people are constitutionally defined as the sole “state-forming people”, giving them a superior status over other peoples, and the Russian language, which is already the official language of the Russian Federation, is given prime position above the languages ​​of other peoples, reducing such languages to a secondary position. The above amendment to Article 68 contradicts the essence of the federative state structure and it is also antithetical to the Constitution of the Russian Federation, which starts with the sentence “We, the multinational peoples of the Russian Federation...", basing the legitimacy of the state on all the peoples of the Russian Federation. The equality of the people and the federative approach are largely eliminated by this constitutional provision and the Russian people are "de jure" elevated to a position where they are regarded as "more equal than other equal peoples”. This provision is against the principle of prohibition of discrimination, which is one of the fundamental norms of the Universal Law of Human Rights. The provision has the potential to create the legislative grounds for the assimilation of non-Russian peoples. The amendment introduced to Article 69, again in the Duma, on the protection of compatriots living abroad, makes a reference to the notion of “All-Russian cultural identity” (общероссийской культурной идентичности), and, by definition, excludes and even insults other peoples, including  millions of Circassians, Kalmyks, Tatars and others. With the amendment made to Article 67, regarding the sovereignty of the state, a thousand-year-old Russian history has been incorporated to the Constitution, which creates the risk of the emergence of a dogmatic official history and the covering up of many issues by law, especially the Circassian Genocide and Circassian Exile, which must be explored by objective scientific methods and open discussions. Another amendment, which is a major step back in the field of universal law and human rights, stipulates that “International agreements are valid unless they restrict the freedom of the citizens of the Russian Federation”. This provision, in effect, rules out the international law and human rights mechanisms which are sought by all the citizens of the Russian Federation, especially by native peoples of the Russian Federation with lesser populations, the citizens of our Republics in the North Caucasus, and their fellow compatriots for the issues they face when returning to their homeland. In this process, which should be regarded as a historical turning point, we urge our institutions, scholars, artists and intellectuals, as well as the democratic institutions and citizens of the Russian Federation, to act responsibly towards our communities. We believe that these amendments, with the aforementioned drawbacks, will not be in the interests of any peoples living in the Russian Federation, including the Russian people, and that they conflict with the federative state’s ideal and the historical experience of peaceful co-existence. We also point out the risk of some individuals from societies which are alienated by restrictions on their languages or identities reacting negatively. We invite the institutions and citizens of the Russian Federation to work towards protecting and strengthening the democratic federative structure based on human rights, law and equality. In relation to these Constitutional Amendments, which also clearly contradict international agreements to which the Russian Federation is party, we call on all international organizations, including the Council of Europe Venice Commission, which has special authority on constitutional amendments, to take initiatives to protect democracy, as well as minority and human rights. We, as the Circassian organizations in the Diaspora, invite the individuals and institutions of the peoples of the Russian Federation living in the Diaspora to say NO to these anti-democratic constitutional amendments, which could lead to monist practices that are incompatible with the principles of the federative state and the withdrawal of vested rights.   Signees: Federation of the Caucasian Associationsp>        nanKaffed

DÇB Yönetim Kurulu Toplantısı Yapıldı

Genel Başkan Yıldız Şekerci başkanlığında, KAFFED Yönetim Kurulu Üyeleri ve Kabardey Balkar Çalışma Grubu Üyelerinden oluşan heyetimiz, daha evvel alınan karar gereği, 14 Mart 2020 Cumartesi günü yapılan DÇB (Dünya Çerkes Birliği) Yönetim Kurulu toplantısına katıldı. Genel Başkan Yıldız Şekerci, toplantıda Rusya Federasyonu Yurt Dışındaki Yurttaşlara Yönelik Devlet Politikası Hakkındaki Federal Kanun’da yer alan, tarihi bağları olanların geri dönüş hakkına ilişkin maddeyi okuyarak, bu konunun değerlendirilmesini talep etti. Madde 1. Yurttaş Kavramı 1. Yurttaşlar; bir ülkede doğan, orada ikamet eden veya ikamet etmekte olan ve ortak bir dil, tarih, kültürel miras, gelenekler ve örf adetlerin belirtilerini taşıyan kişiler, ayrıca bu kişilerle doğrudan alt soy bağı bulunan kişilerdir. 2. Yurt dışındaki yurttaşlar (bundan sonra yurttaş olarak anılacaktır), Rusya Federasyonu toprakları dışında devamlı olarak ikamet eden Rusya Federasyonu vatandaşlarıdır. 3. Ayrıca Rusya Federasyonu toprakları dışında ikamet etmekte olan ve genellikle Rusya Federasyonu topraklarında tarihsel olarak ikamet eden halklarla bağlantılı olan kişiler, bunun dışında üst soy bağından olan akrabaları daha önce Rusya Federasyonu topraklarında yaşayan ve Rusya Federasyonu ile manevi, kültürel ve hukuki bir ilişki lehine özgürce seçim yapan kişiler de yurttaş sayılır, şunlar dahil:     • SSCB vatandaşı olan, SSCB'ye üye olan ülkelerde ikamet eden, bu ülkelerin vatandaşlığını alan veya vatansız olan kişiler;     • Rus devleti, Rusya Cumhuriyeti, RSFSС, SSCB ve Rusya Federasyonundan giden (göçmen olan) ve uygun yurttaşlık aidiyeti bulunan ve yabancı bir ülkenin vatandaşlığını alan veya vatansız olan kişiler. DÇB Başkanı Sohrokov Hauti, ilgili madde kapsamında daha evvelde benzer çalışmalar yapıldığını ancak yeterli sayıda dönüşçü olmadığından bu hakkın verimli kullanılamadığını belirterek, Dönüş yapmak isteyenler için bu madde kapsamında kolaylık sağlanabileceğini, söyledi. KAFFED, DÇB’nin bu konuda yeni bir çalışma yapması için yazılı bir başvuru yapacak.p> Genel Başkan Yıldız Şekerci, KAFFED olarak, Rusya Federasyonu Ankara Büyükelçisi Aleksey Yerhov’dan 13 Şubat 2020 tarihli Çerkes toplumunu infiale sürükleyen sözlerini izah ve telafi etmesini istediğimizi hatırlatarak, Büyükelçi Yerhov ile yapılan görüşmenin içeriği hakkında bilgi verdi. https://www.kaffed.org/haberler/federasyondan/item/3978-kaffed-rusya-federasyonu-ankara-b%C3%BCy%C3%BCkelcisi-aleksey-yerhov-ile-gorustu.htmlp> Dünya Çerkes Birliği Başkanı Sohrokov Hauti, süreci memnuniyetle takip ettiklerini, Büyükelçi tarafından verilen röportajın içeriğinin kendilerini de çok rahatsız ettiğini söyledi. Bu nedenle kendisinin de bizzat Büyükelçi Yerhov’u arayarak rahatsızlıklarını dile getirdiğini belirtti. DÇB’nin bu konuda bir yazı kaleme alması, KAFFED’in de yapacağı katkılar ile ilgili metnin Rusya Federasyonu Dışişleri Bakanlığı’na iletilmesi hususunda mutabık kalındı.p> Toplantıda, Rusya Federasyonu Anayasası’nda değişiklik öngören düzenlemeler gündeme getirildi. Bilindiği üzere söz konusu düzenlemeler 22 Nisan 2020 tarihinde halk oylamasına sunulacak. Genel Başkan Yıldız Şekerci, bu düzenlemeler konusunda diasporada oluşan hassasiyeti dile getirerek, kaygıları iletti. Şekerci, “Nerede yaşarsak yaşayalım,  yüzümüz yüreğimiz Anavatan'dan yana. Buralarda yaşamasak da bizim topraklarımız burası,  tüm gelişmeleri yakından izlememiz bu yüzden. Burada (Anavatan) yaşanan her gelişme bizi çok yakından ilgilendiriyor. Anavatanın dili, kültürü ve her tür özelliği ile ayakta olması için çaba harcamamız da, Anayasa değişiklikleri gibi konularda bu kadar hassas olmamız da bundan” dedi. Tüm Çerkes Cumhuriyetlerinden Xase temsilcilerinin katıldığı DÇB Yönetim Kurulu’nda KAFFED heyeti, bu sürecin asimilasyonu hızlandırma riskini dile getirdi. Anayasada yapılacak değişikliklerin anadillerin statüsü ve federatif yapıda değişikliğe neden olmaması gerektiği vurgulandı. Rusya Federasyonu’nu oluşturan tüm halkların kurucu olduğu, anadillerinin Rusça ile birlikte resmi dil olarak korunması gerektiği, bu yaklaşımın tüm halklar kadar Rusya için de yararlı olacağı vurgulandı. Program boyunca pek çok farklı kurum ve kişinin görüşü alındı. Köyler, Üniversite ve derneklerin yanında halkta meseleye farklı yaklaşımlar gözlendi. Toplumda ve DÇB içerisinde konu tartışılmaya devam ediliyor.p> KAFFED Anayasa Değişiklikleri hakkındaki görüş ve kaygılarını içeren bir metin hazırlayarak, DÇB’ye ve ilgili kurumlara iletecek.p> Anadili başlığı görüşülürken, Rusya Federasyonu Merkezi hükûmetinin özellikle anadillerin ve kültürlerin korunmasına yönelik çalışmalara fon ayırdığı, desteklediği, bu fonların her sene artarak sürdüğü vurgulandı. Anadili çalışmalarında (kitap, doküman ve internet tabanlı eğitim gibi başlıklarda) görevlendirilen Murat Tabish ve Aminat Şojen ile birlikte çalışmak üzere KAFFED’den de iki isim istenildi. p> Öte yandan, 2020 sonbaharında yapılacak nüfus sayımı da görüşüldü. Toplantıda, nüfus sayımında etnik kökenin Adıge-Çerkes olarak yazdırılması önerisi yapıldı. DÇB Başkanı Sohrokov Hauti bu önerilerin detaylı çalışılıp ele alınması gerektiğini belirtti. Yönetim Kurulu konunun hukuki boyutunu araştırmak üzere 6 Xace başkanından oluşan bir komisyon görevlendirdi. Komisyon 1 ay sonunda bir rapor sunacak. Rapor, DÇB Yönetim Kurulu’nun onayına sunulacak. p> Toplantıda, savaşın hakim olduğu coğrafyalardan kaçarak anavatana dönmek isteyen ailelerin durumu da görüşüldü. KAFFED’e ulaşan bu aileler ilgili ayrıntılar DÇB ile paylaşılarak, isteyenlerin dönüşleri sağlanacak. KAFFED, DÇB’ye uluslararası bir dil konferansı düzenlemeyi teklif etti. Ayrıca çeşitli kültür, sanat etkinliklerinde de işbirliği yapılmasına karar verildi. Nalçik’te okuyan öğrencilerle yapılan toplantıda dile getirilen talepler de DÇB Yönetim Kurulu’na sunuldu. Yönetim Kurulu bu talepleri de incelemek üzere görevlendirme yaptı. p> Toplantıda KAFFED’e 6 yönetim kurulu üyeliği tanındı.p> Öte yandan, daha evvel KAFFED hakkında yaptığı konuşmalar nedeniyle çeşitli tepkilere neden olan Hafıtza Muhammed’in toplantıya katılmasına bu defa da sert muhalefet eden Genel Başkan Yıldız Şekerci, Türkiye’nin özür beklediğini dile getirdi. DÇB Başkanı Sohrokov Hauti, bu konuda heyet önünde bir açıklama yaptı. KAFFED heyeti Kabardey-Balkar Cumhuriyeti’ndeki program boyunca Perit xase, Hatoksokho Gazi Adıge Dil Derneği, Kabardey-Balkar İnsan Hakları Derneği Başkanı Hatajuko Valeri ve İbrahim Yağan, Üniversite temsilcileri ve benzeri kurum ve kişilerle gündeme ilişkin görüşmeler yaptı.p>   {gallery}/haber/federasyon/2020/200314_Dcb_Toplanti_Foto{/gallery}p>  nanKaffed

KAFFED Kabardey-Balkar Başkanı Kazbek Kokov ile Görüştü

KAFFED Genel Başkanı Yıldız Şekerci ve beraberindeki heyet Kabardey-Balkar Cumhuriyeti Başkanı Kazbek Kokov ile görüştü.   Genel Başkan Yıldız Şekerci, görüşmede KAFFED’in tarihi, yapısı ve çalışmaları hakkında bilgi verdi.    Toplantıda, Kabardey-Balkar Cumhuriyeti ile Türkiye arasında daha etkin ve verimli işbirliği imkânları konuşuldu. İş insanlarının da müdahil olacağı bir program üzerinde çalışıldığını belirten Genel Başkan Yıldız Şekerci, KAFFED VE KAFİAD işbirliği ile Cumhurbaşkanı Kazbek Kokov’u resmi bir program kapsamında Türkiye’de ağırlamak üzere, davet etti.   Cumhurbaşkanı Kazbek Kokov; “Sizin Murat Kumpil ile yaptığınız program hakkında bilgi sahibi oldum ve beğendim” diyerek, davete memnuniyetle icabet edeceğini vurguladı. Kazbek Kokov, birlikte hareket etmeyi önemsediklerini, bundan sonra pek çok başlıkta ortak çalışmalar yürütülebileceğini söyledi.   Görüşmede, öğrenci değişimi, Anadili ile ilgili internet tabanlı eğitim programı, Çerkes el sanatları gibi kültürel ve sanatsal projeler üzerinde görüş alışverişi yapıldı.  Başkan Kazbek Kokov,  tüm projelere sıcak baktığını ifade ederek Dış ilişkilerden sorumlu Bakan Kuraşın Anzor’u KAFFED ile iletişim ve işbirliği için görevlendirdi.     {gallery}/haber/federasyon/2020/200313_KBC_Ziyareti{/gallery}div>  nanKaffed

Çerkesce Dikte Etkinlikleri (АДЫГАБЗЭ ДИКТАНТ) Tamamlandı

  Bu yıl 14 Mart Adıge Dili ve Edebiyatı Günü kutlamaları kapsamında Düzce Üniversitesi’nde ve Federasyonumuza bağlı birçok dernekte Adıge Dikte Etkinliği (АДЫГАБЗЭ ДИКТАНТ) gerçekleştirildi.   Anavatan’da 6 Mart’ta farklı şehirlerde gerçekleştirilen etkinlik Düzce Üniversitesi, Çerkes Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı tarafından Fen Edebiyat Fakültesinde aynı gün ve aynı saatte düzenlendi. Dikte etkinliği, izleyen tarihlerde derneklerimizde de yapıldı.   Adıge (Çerkes) Dili ve Edebiyatı Derneği, 13 Mart’ta yaptığı açıklamada ilk defa Düzce Üniversitesi, Çerkes Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı tarafından düzenlenen etkinliğe 61 kişinin katıldığını, etkinlikte Prof. Dr. Haçemize Mira tarafından Yenemıko Mevlüt'e ait bir metnin okunduğunu, katılımcılar arasından 40 kişinin iyi derece aldığını, en iyi 2 dereceyi alanların Çerkes Dili ve Edebiyatı Bölümü öğrencileri Ömer Deniz (Жадэ) ile Zeynep Beyza Amuca (АмкIы) olduğunu belirtti.   Çerkesceye dikkat çekmeye çalışan etkinlik, Çerkesce bilen veya öğrenmeye çalışan herkese açık olarak gerçekleştirildi. Derneklerimiz tarafından etkinliğin düzenlendiği şehirler arasında Ankara, Antalya, İzmir Arıkbaşı, Balıkesir, Çorum, İstanbul, Kahramanmaraş, Kayseri, Mersin, Sakarya ve Sivas var.   Adana ve İzmir gibi bazı şehirlerimizde 14 Mart’ta yapılması planlanan etkinlik salgın hastalık nedeniyle alınan tedbirler gereği ertelendi.   nanKaffed

Kabardey Balkar Cumhuriyeti’nde 14 Mart Adıge Dili Günü Etkinlikleri Yapılıyor

Çeşitli temaslarda bulunmak üzere Nalçık’ta bulunan KAFFED heyeti bu kapsamda Baksan bölgesine gitti.p> Genel Başkan Yıldız Şekerci, Yönetim Kurulu Üyeleri ve Kabardey Balkar Çalışma Grubu Üyeleri ilk olarak Hakeşey köyünü ziyaret ettiler.p> Buradaki kreş ve ilköğretim okulunda geleneksel olarak her Perşembe düzenlenen anadili özel programı bu defa 14 Mart Adıge Dili Günü ve heyetimizin ziyareti vesilesiyle daha renkli geçti. Anadilinde tiyatro ve şiirler sunuldu.p> Hahpaşe köyünde ise yine kreş, ilköğretim ve sanat okulu ortak bir etkinlik yaptı. Okulda, sanata yeteneği olan çocuklar ayrılarak yetenekleri doğrultusunda eğitiliyor.p>   {gallery}/haber/federasyon/2020/200310_Baksan{/gallery}nanKaffed

14 Mart Adıge Dili ve Edebiyatı Günü

  Federasyonumuz ve üye derneklerimiz tarafından 14 Mart Adıge Dili ve Edebiyatı Günü bu yıl da kutlanıyor. Dün soykırım, etnik temizlik, dağınık iskan ve asimilasyon politikalarının olumsuz etkisine maruz kalan dilimiz ve kültürümüz, bugün de kentleşme ve popüler kültür karşısında okullarda dil eğitiminin hala yeterli güvenceye alınamamış olması nedeniyle, ciddi risk altındadır.   Bu riski göğüsleyecek ve üstesinden gelecek bir toplumsal kimlik bilinci geliştirilmesi, bu bilinç etrafında örgütlü mücadele azminin yükseltilmesi konularını, gerek kurumlarımızda gerek ailelerimizde gündemimizin üst sıralarına taşımamız gerekiyor. Bu bilincin gerek anavatanımızdaki Cumhuriyetlerimizde gerekse başta en büyük nüfusumuzun bulunduğu Türkiye olmak üzere Diaspora ülkeleri arasında yaygınlaştırılması için daha fazla çalışmamız gerekiyor.   Dilimizin anavatanımızdan, orada gelişen bilimsel, edebi, sanatsal ve politik kaynaklardan kopuk bir şekilde yaşatılması ve anlamlı bir ölçekte geliştirilmesi mümkün değildir. Anavatanımız ile Türkiye ve diğer Diaspora ülkeleri arasında dil, sanat ve edebiyat alanlarındaki işbirlikleri artırılmalıdır. Anavatandan kopuk yaklaşımların dilimize ve kimliğimize de ket vuracağını bilerek bu gibi yaklaşımlara karşı toplumumuzun uyanık olması özel önem taşımaktadır.   2013-2014 Eğitim-Öğretim yılında açılan Düzce Üniversitesi Çerkes Dili ve Edebiyatı Bölümü, ilk mezunlarını 2017 yılında vermiştir. 2018-2019 yılında Kayseri’de Erciyes Üniversitesi’nde, Çerkes Dili ve Kültürü Anabilim Dalı açılmıştır. 2012 yılından itibaren ortaöğretimde Çerkesce seçmeli ders olarak verilmeye başlanmıştır. Bu yıl, gönüllü hocalarımız tarafından 14 derneğimizde 15 Çerkesce sınıfı açılmıştır. 2018 yılından başlayarak Federasyonumuzun katkıları ve yerel Halk Eğitim Merkezlerinin işbirliği ile Çerkesce anadili kursları da açılmaya da başlanmış ve bu yıl 11 derneğimizde Halk Eğitim destekli 15 sınıf açılmıştır.    Anadili eğitimi konusunda gerek ailelerimize gerek kurumlarımıza önemli görevler düşmektedir. Bir dilin yok oluşunun önlenmesi, sadece bireylerin, ailelerin ve Sivil Toplum Kuruluşlarımızın altından kalkabileceği bir yük değildir. Çeşitli vesilelerle gündeme getirdiğimiz gibi dilimize ve kimliğimize dair taleplerimizi demokratik kanallardan kamusal alanlara taşımalıyız, kamu kurumları ile karşılıklı saygıya dayalı yapıcı diyaloglar ile özellikle AB süreci ile elde edilen kazanımların geliştirilmesi için çalışmaya devam etmeliyiz.   İnkar ve asimilasyon politikalarından önemli ölçüde dönülmüş olması, merkezi ve yerel yönetimlerin pek çok hususta yapıcı desteklerinden büyük memnuniyet duyuyoruz. Bu yaklaşımın tüm kamu kurum ve kuruluşları ile toplumun geneline yayılması en büyük arzumuzdur. Ancak demokratik bir toplum düzeninde tüm dil ve kültürlerin korunması ve geliştirilmesi hususunda kamu kurumları desteklemenin ötesine geçip doğrudan sorumluluk almalıdır. Bugüne kadar pek çok kurum ile yürüttüğümüz işbirliğinde olduğu gibi yarım asrı geçen kurumsal kapasitemiz ile böylesi bir demokratik anlayışa yönelecek tüm kamu kurumlarına desteğe hazırız. Bunun ilk adımı olarak da kamu yayıncısı olan TRT’nin Çerkesce TV kanalı açmasına yönelik uzun yıllara dayalı talebimizin hayata geçirilmesine dönük beklentimizi yeniliyoruz.   Kimliğimizi ve dilimizi koruma taleplerimizin, bir buçuk asırdır Türkiye’de birlikte yaşadığımız diğer kimliklere mensup dost ve komşularımız tarafından da büyük bir içtenlikle desteklenmesinden de özellikle mutluluk duyuyoruz. Küçük bir azınlığın zaman zaman sergilediği ve bilgisizliklerinden kaynaklandığına inandığımız nefret söylemine varan söylemleri ise demokrat ve vicdanlı çoğunluğun desteği karşısında göz ardı ediyoruz.   Ülkemizin demokratikleşmesi her kimlikten ve kesimden insanımızın lehinedir ve kamu yararınadır. Toplumsal barışı ve huzuru güçlendirecek olan yol da budur.   Bu duygu ve düşünceler ile atalarımızın bize mirası ve ülkemizin de kültürel bir zenginliği olan Adıge Dilini, tüm dünya halkları ile dayanışma içerisinde, nice 14 Mart’lara taşıyacağımız inancı ile, Adıge Dili ve Edebiyatı Günümüzü kutluyoruz.   KAFFED ANADİLİ KOMİSYONU     14 MART ADIGE DİLİ VE EDEBİYATI GÜNÜ   Adıge Dili ve Edebiyatı günü nasıl ortaya çıktı?   İlk Adıge Alfabesi 14 Mart 1853’te yayınlanmıştır. Alfabeyi yayınlayan akademik eğitim gören ilk Adıgelerden Bersey Wumar’dır.   Bersey Wumar kimdir?    Bersey Wumar, Adıgeler üzerinde bilimsel çalışma yapan ilk isimlerdendir. 1809 yılında Maykop’a yakın bir köyde bir Abzaxe ailede doğmuştur.   Bersey Wumar, 7 yaşındayken Türkiye’ye getirilir, oradan Mısır’a bir Osmanlı Paşasının yanına gönderilir.  Daha çocuk yaşta birden çok dili konuştuğu fark edilen, Mısır’da Fransızca dahil başka diller de öğrenen Wumar, Fransızcayı daha iyi öğrenmesi için Paris’e gönderilir ve orada üç yıl eğitim alır.   Anavatanını hiçbir zaman unutmayan ve her zaman geri dönmek isteyen Wumar, Rus Askeri Ataşeliğinde çevirmen olarak çalışmaya başlar. Yazı ve çeviri işleri görevini yürütürken, Ataşe çalışanlarıyla birlikte Kafkasya’ya döner, bir süre sonra bu kurumdan da ayrılarak Stavropol Lisesi’nde öğretmen olarak çalışmaya başlar.   Adıge dilinde okuma yazma öğretme amaçlı ilk Adıge Alfabesini oluşturur. Bu alfabe Bıtırbıf Akademisi’nde hemen kabul edildikten sonra, Wumar, devlet görevlisi olarak alfabe kitabını bastırmaya Tiflis’e gönderilir. Wumar’ın Arap harfleriyle bastırdığı ilk alfabe kitabı Stavropol Lisesi’nde farklı halklardan öğrencilere de okutulmuştur.   İlk alfabe, yayınlandıktan 5 yıl sonra Kiril harflerine uyarlanır. Wumar bu alfabeyi kullanarak dilbilgisi kurallarını yazmak ve Adıge Edebiyatını işlemekle kalmaz, liselerde de okutulan Xabze konulu bir kitap da yazar.   Bersey Wumar’ın, Maykopta, Adıge Devlet Üniversitesinde bir anıtı bulunmaktadır.   Bilimin ve eğitimin öneminin farkında olmalıyız. Bilim, dünya üzerinde farklı halkların ve dillerin farklı olduğunu anlatır. Bilimin ışık tuttuğu bir dünyada bütün halklarla bir arada yaşamayı diliyoruz.    Prof. Dr. Mira Xakıhemizova    Türkçeye çevirisi: Dr. Öğretim Üyesi Dzıbe Fehmi Altın     --------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------   Непэ, Гъэтхапэм и 14-р, адыгэ тхыбзэмрэ адыгэ АLFABE-мрэ ямафэу хэтэгъэунэфык1ы.   Сыд мы мафэр къызхэк1ыгъэр?   1855-рэ илъэсым март-гъэтхапэм и 14-м апэрэ адыгэ АLFABE-р къыдэк1ыгъ. Ар зэхэзгъэуцуагъэр, къыхязгъэутыгъэр ык1и ащк1э езгъэджэжьыгъэхэр Бэрсэй Умар.   Бэрсэу Умар апэрэ ш1эныгъэлэжь гъэсагъэу адыгэмэ я1агъэмэ ащыщ.   Ар 1809-рэ илъэсым Мыекъуапэ пэмычыжьэу абдзэхэ чылэ горэм къыдэхъухьагъ. Илъэси 8-м итэу Тыркуем къащагъ, ащ ращи Мысыр пашам ращагъ. К1элэ ныбжьык1эм акъыл чан зэри1эм гу лъити, пашам ар ригъэджагъ, бзэхэр ригъэш1агъ.  Французыбзэр нахь дэгъоу зэригъэш1энэу Париж ыгъэк1уагъ. Ащ илъэсищэ къыщеджагъ. Ау ихэку щыгъупшэщтыгъэп Умар, ащ къыгъэзэжьыным пае Францием щы1э  урыс посольствэм икъулыкъуш1э - бзэ зэдзэк1ак1оу  зарегъаштэ.  Урысыдзэм к1ыгъоу Кавказ къегъэзэжьы, дзэм къыхэк1ыжьы, Ставрополь гимназием щыригъэджэнхэу регъажьэ. Адыгабзэм и АLFABE-р щы1агъэпти, хабзэм иунашъок1э ар зэхегъэуцо. АLFABE-р Бытырбыф Академием щауплъэк1у, дэгъук1э аштэ. Ащ къынэуж Тифлис тхылъхэр зыщыхаутрэм ехьышъ, ащ 1855-рэ илъэсым мэзаем и 14-м хьазырэу къыхаутыгъэу къырещыжьы. Джащ фэдэу хэбзэ 1офк1э хэутыгъэу адыгэ АLFABE-р щы1э мэхъу. Ар агъэфедэзэ Ставрополь гимназием щеджэрэ къушъхьэч1эс к1алэхэм адыгабзэр зэрагъаш1э. Edebiyat –ми 1оф даш1э. Мы мафэр – Гъэтхапэм и 14-р - адыгэмэ ятхыбзэ мафэу тыдэк1и щыхагъэунэфык1ы. Адыгэ хэум икъэлэ шъхьа1эу Мыекъуапэ Бэрсэй Умар исаугъэт Адыгэ къэралыгъо университетым илъэпкъ факультет ищагу щагъэуцугъ. Ар зисурэт техыгъэри Бырсыр Абдулахь. Ш1эныгъэм уасэу и1эр къыдгуры1оу, ш1эныгъэм ц1ыфхэр зэрэзэфищэхэрэр дгъэлъап1эу, хэт  ыбзи  шъхьак1афэ етхэу Тхьашхом тегъэпсэу. nanKaffed

Rusya Federasyonu Gündemindeki Anayasa Değişiklikleri

Rusya Federasyonu Meclisi tarafından onaylanan ve 22 Nisan 2020’de halk oylamasına sunulacak olan Rusya Federasyonu Anayasa maddeleri, Nalçik te bulunan KAFFED Heyetinin temaslarında önemli gündem konusu. Söz konusu Anayasa Değişikliği Tasarısı Rusya Federasyonu’nun mevcut anayasasında önemli değişiklikler yapacak. Tasarı, özellikle devlet dilinin Rusça olarak belirtilmesi ve Rus halkının, Federasyona bağlı diğer halklardan öne çıkarılarak "kurucu-halk" olarak nitelendirilmesi sebebiyle uzmanlar, insan hakları savunucuları ve çeşitli sivil toplum kuruluşları tarafından da eleştiriliyor. Kabardey - Balkar Cumhuriyeti’nde bulunan KAFFED Genel Başkanı Yıldız Şekerci, Yönetim Kurulu Üyeleri ve Kabardey Balkar Çalışma Grubu Üyeleri konuyla ilgili çeşitli temaslarda bulunuyor. Heyetimiz, insan hakları alanında çalışmaları ile bilinen toplum önderleriyle de bir araya gelecek. Anayasa değişikliklerine ilişkin çekincelerimiz Genel Başkan Yıldız Şekerci tarafından Dünya Çerkes Birliği (DÇB) Toplantısı’nın gündemine de taşınacak..nanKaffed

Abhazya’da Yolsuzluğa Karşı Açlık Grevi Eylemi

  Abhazya'da süregelen yolsuzluk olaylarına karşı bir grup aktivist 2 Mart 2020 Pazartesi günü süresiz açlık grevi başlattı. Eylemciler Birleşmiş Milletler Yolsuzlukla Mücadele Sözleşmesi’nin 20. maddesinin Abhazya parlamentosu tarafından yasalaştırılmasını istiyorlar. “Madde 20: Haksız Zenginleşme Her Taraf Devlet, anayasasına ve iç hukukunun temel ilkelerine bağlı olarak, kasten işlenmesi halinde, bir kamu görevlisinin mal varlığında meydana gelen ve yasal geliri ile mantıklı bir açıklama getiremediği önemli bir artış olan haksız zenginleşmeyi suç olarak düzenleyen yasal ve diğer gerekli önlemleri almayı değerlendirecektir.”   Eylemi biri kadın üç eylemci, Sohum'un merkezinde eski parlamento binasının önündeki Özgürlük Meydanı'nda başlattılar. Açık havada, kurdukları portatif yataklarda geceleyerek sürdürdükleri eylem, sosyal medyadan yaptıkları duyuruların da etkisiyle her gün artan şekilde destek görmeye başladı. Bu aktivist grup birkaç yıldır Abhazya’nın demokratik bir hukuk devleti olabilmesi adına bazı yasal girişimlerde bulunan ve çeşitli eylemler düzenleyen, halk arasında sevilen sayılan sanatçı, bilim adamı, öğretim görevlisi, savaş gazisi vb. insanlardan oluşuyor. Bugün gelinen noktada 10 Mart 2020) seçime 12 gün kaldı. Halkın her kesiminden insanlar eylem alanına gelip imza vererek, çeşitli sivil toplum kuruluşları destek bildirileri yayınlayarak açlık grevini ve temsil ettiği protestoyu savunurlarken, Kamu Odası da bir açıklama yaparak siyasi aktörleri ve cumhurbaşkanı adaylarını desteğe çağırdı. Kamu Odası Türkiye’de karşılığı olan bir yapılanma değil. Cumhurbaşkanlığı tarafından görevlendirilen kişilerden ve Abhazya’da her bölgenin ileri gelen saygın isimlerinden oluşan halk meclisi gibi bir oluşum. Sistemli bir çalışma içinde periyodik toplantılar yapıyor ve halkın sorunlarını devletin ilgili organlarına iletiyorlar. Halk tarafından itibar görüyorlar ve devletin bazı kararlarında sundukları öneriler dikkate alınıyor. Eyleme cumhurbaşkanı adayları ile bazı siyasi gruplar da destek açıklamaları yapmaya başladılar. Eylem birdenbire ortaya çıkmadı. Bu inisiyatif grubunu oluşturan bir grup vatandaş, Kasım 2015'te Abhazya'da kabul edilen ve 1 Mart 2016'da yürürlüğe girmiş olan " Yolsuzlukla Mücadele Kanunu"nun, içinde "yasadışı zenginleşme " teriminin geçmediği ve devlet memurlarının zorunlu gelir beyanı yapması konusunda bir tanım olmadığı için yetersiz olduğunu söyleyerek hareketi başlattılar. 19 Mart 2018’de  parlamentoya kamu hizmeti konusunda kapsamlı bir yasanın kabul edilmesini ve yasadışı zenginleşmeyi cezalandıran Birleşmiş Milletler Yolsuzlukla Mücadele Sözleşmesi'nin kabul edilmesini talep ettikleri resmi bir dilekçe gönderdiler. Dilekçede ayrıca, yetkililerin gelir ve mal beyanında bulunmaları, beyanlarının da yayınlanması konusunda ısrar ettiklerini bildirdiler. Parlamentodaki bazı milletvekilleri de bu talebi desteklediklerini bildirdiler. Söz konusu yasa taslağını hazırlamak üzere bir çalışma grubu oluşturuldu... Hukukçulara göre yasa taslağı hazırlanırken, Abhazya mevzuatında devlet memurlarının hukuki statüsünü düzenleyen normlar olmadığı için, önce memurun tanımının yapılması ve memur statüsünün uluslararası standartlara uygun hale getirilmesi gerekiyordu. Ayrıca memurun ya da devlet görevlisinin yasadışı zenginleşmesinin, Medeni ve Ceza Kanunu’ndan farklı bir cezai sorumluluğa tabii olabilmesi için bunun gibi bir dizi değişiklik veya yeni yasanın da yapılması zorunluydu. Çalışma grubu bu gibi belirsizliklere karşın çalışmalarını sürdürdü. 25 Aralık 2018 tarihinde Abhazya Cumhurbaşkanı Raul Hacimba bir basın toplantısında, meclise gönderilen yasa tasarısıyla ilgili parlamentonun ilerleme kaydedemediğine dikkat çekti ve bu tasarı parlamentodan çıkar çıkmaz yasalaşması için imzalayacağını bildirdi. Abhazya Parlamentosu 25 Şubat 2019’da "Kamu görevlileri ve milletvekillerinin gelir, gider, mal ve yükümlülüklerinin beyanı” tasarısını ilk oturumda kabul etti (bir tasarının kabul edilip yasalaşması için dört oturumda da kabul edilmesi gerekiyor). İnisiyatif grubu kurucularından Astamur Kakaliya, gelir beyanı tasarısının kabul sürecinin bir buçuk yıl boyunca sürdüğünü, çünkü kimsenin tasarıya karşı olduğunu açıkça belirtmediğini, ancak gizli bir direnişle ve kasten sürekli engel olduklarını belirterek, diğer oturumların daha zor süreçler olacağını söyledi. Aktivist grup, gelişmeleri halka anlatabilmek amacıyla, 21 Ocak 2020 Salı günü Abhazya halkı ile bir toplantı düzenledi, süreci ve gelişmeleri katılımcılara ve basına anlattılar. 4 Şubat 2020 günü öğleden sonra, yolsuzlukla mücadele yasasının kabul edilmesini destekleyen yaklaşık 20 kişilik girişimci grup, Abhazya Parlamento binasının önünde eylem çadırları kurdular ve sınırsız bir oturma eylemi başlattıklarını duyurdular. 5 Şubat Çarşamba günü öğleden sonra protestocuların çadırları polis tarafından söküldü ve eylemcilerden Cansuh Adleyba gözaltına alındı, sorgulandıktan sonra serbest bırakıldı. 6 Şubat 2020 günü Abhazya Parlamentosu yolsuzlukla mücadele yasasını ikinci oturumda görüştü ve kabul etti. Aktivistler yavaş ilerleyen sürecin sonuna kadar çeşitli eylemler yapmaya devam edeceklerini açıkladılar. Grup yöneticilerinden Astamur Kakaliya, milletvekilleri ile birçok toplantı yapıldığını ve tüm konuların tartışıldığını, önemli sözler verildiğini, ancak tasarının nihai onayının sürekli olarak ertelendi ğini belirterek, bu yüzden verdikleri sözlere artık inanmadıklarını söyledi. Abhazya Meclis Başkanı  Valery Kvarçiya bir açıklama yaparak, görüşülen yasanın ülke için çok önemli olduğunu ve parlamenterler tarafından üzerinde ciddi olarak çalışıldığını, ancak kabul edilmesi için tüm prosedürlerin yerine getirilmesi gerektiğini belirtti. Kvarçiya, bu yüzden parlamentonun bu yasadan önce diğer yan değişiklikleri düzenleyen "Kamu Hizmeti" yasasını kabul etmesinin, sonra son oturumda yolsuzluk yasasını kabul etmesinin daha mantıklı olacağını söyledi. Parlamentonun üçüncü oturumunda yolsuzluk yasası yine oylandı ve kabul edildi , ancak “Kamu Hizmeti” yasasının da kabul edilmesinin ardından, 30 Aralık 2020'de yürürlüğe girmesine karar verildi. Dördüncü ve son oturumda da yolsuzluk yasası aynı şekliyle kabul edildi. Aktivistler ise bu kararın halkı oyalamak ve yasanın yürürlüğe girmesini geciktirerek uygulanmasını engellemek amacıyla alındığını söyleyerek, parlamentonun elinde hazır olarak bekleyen yasanın bir an önce hayata geçirilmemesi için bir neden olmadığını, 22 Mart 2020 tarihinde yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde yasanın uygulamaya konulmasını istiyorlar.   Altınpost gazetesi (www.altinpost.org) tarafından BM Yolsuzlukla Mücadele Sözleşmesi'nin 20. Maddesinin Abhazya'da yasalaşması için Türkiye diasporasının desteğini almak üzere başlatılan imza kampanyasının bağlantısı:p> https://docs.google.com/forms/d/e/1FAIpQLScl4LZA7SA96EX8XI8COdbP2ttXT0ZFF46IUmpiB4VUF3hIRA/viewformp>nanKaffed )

KAFFED Heyeti Nalçık’ta

Genel Başkan Yıldız Şekerci, Yönetim Kurulu Üyeleri ve Kabardey Balkar Çalışma Grubu Üyeleri ile birlikte çeşitli görüşmelerde bulunmak üzere Kabardey Balkar Cumhuriyeti başkenti Nalçık'a gitti. 15 Marta kadar sürecek ziyaret çerçevesinde Kabardey Balkar Cumhurbaşkanı Kokov Kazbek ile de görüşülmesi planlanmaktadır. Genel Başkan Yıldız Şekerci Dünya Çerkes Birliği (DÇB) Toplantısına katılacaktır. Ayrıca diğer ilgili kamu kurumları ve sivil toplum kurluşları ile ortak projeler ve çalışmalar konusunda görüşmeler yapılacaktır. Heyetimiz ayrıca Anavatanda okuyan öğrencilerimizle de görüşecek.   nanKaffed