Tarihte Bugün: Tsıba Efkan Çağlı Abhazya’da Şehit oldu…

    Vatanı uğruna canını veren Abhazya Şehidimiz Tsıba Efkan Çağlı'yı  saygıyla anıyoruz...span>p> Tsıba Efkan (Çağlı, Abhaz)strong>font>p>     1 Şubat 1970 senesinde Adapazarı’nda doğdu. Abhazya işgal edildiğinde 22 yaşındaydı. Türkiye’deyken hakkında elinden geldiğince bilgi sahibi olmaya çalıştığı vatanının işgali üzerine cephede savaşmak üzere yola çıkan ilk gruba dahil oldu ve Abhazya’ya gitti. Ağustos bitmeden Abhazya’ya varan grupta bulunan Tsıba Efkan, Kasım ayına kadar olan çatışmalarda yer aldı. 3 Kasım 1992’de Şrom bölgesinde yapılan çatışmada Rusya Federasyonu’nun Gürcistan’a sağladığı bir helikopterden açılan ateşle şehit edildi. Şehidimizin mezarı kendi köyü olan Hendek-Soğuksu Köyü’ndedir.strong>p> Efkan’ın naşı vasiyetine rağmen Türkiye’ye getirilince, silah arkadaşları cenazesinde binlerce insanın duygularına hitaben toplu bir vasiyetname yazar ve Efkan’ın bedeninde Türkiye’ye gönderir:strong>p> Sevgili Efkan.. Can kardeşimiz, Aziz Şehidimizstrong>p> Sen, "Birgün Kafdağı tersine dönecek işte o gün tüm Kafkas Kartalları yuvalarına geri dönecek" derdin... ve yine sen "dünyada vatansız olan Çingenelerdir, ben Çingene miyim?" diyerek insanlar ve toplumlar için vatanın ne demek olduğunu her yerde dile getirirdin...strong>p> İşgalci gürcü yönetimi Abhazya’ya saldırınca, en önce bunun karşına çıkanlardan biride yine sen oldun..." Kardeşlerimiz orada katledilirken biz ne diye duruyoruz" diye isyan edişin hala kulaklarımızda...strong>p> Durmadın da! korkmadan biran önce vatan savunmasına koştun... Her yerde ilk sen olduğun gibi burada da ilk sen oldun Efkan...strong>p> Hepimizden önce Kelime-i Şahadeti sen getirdin, hepimizden önce sen şehit düştün kutsal Abhaz topraklarında...strong>p> Bugün her zaman olduğu gibi ruhunun isyanını yine duyuyoruz..."Neden gönderdiniz beni? Neden vasiyetimi yerine getirmediniz? değişini bir vicdan azabı olarak ölünceye dek taşıyacağız... Bizi affet sevgili şehidimiz. Vasiyetini yerine getiremiyoruz, yeminimize sadık kalamıyoruz Efkan...strong>p> Düşmana yenik düşmeyen bizler şimdi yenik durumdayız... Senin kuş tüyü gibi hafif naşını kilometrelerce taşıyan bizler sana karşı görevimizi yerine getiremiyoruz...strong>p> Ancak inanıyoruz ki senin ruhun her zaman bizlerle birlikte olacak...strong>p> Bizler sadece senin bedeninden ayrılıyoruz...strong>p> Sen ilk ve sonsun bizim için...strong>p> Senin şahadetin bize çok şey öğretti...strong>p> Artık daha kararlıyız... Değil bedenimizi tırnağımızı bile kimseye vermeyeceğiz...strong>p> Bizden önce cennettesin...Artık orada da ev sahibimiz sensin Efkan...strong>p> Korkmuyoruz ve asla geri dönmeyeceğiz...strong>p> Abhazya Bağımsız olana dek son sözümüz hep "La ilahe ilallah" ve "Allahu Ekber" olacaktır...strong>p> Ruhun şad olsun....strong>p> Silah Arkadaşların....strong>p>    p> Ve bize özgü bu, p> Genç ölmek bize özgü,  Bize özgü, bir yer yatağında çenesi bağlı bir ihtiyar olmamak  ölümüyle dostlarını rahatlatmamak… Bize özgü yalnızca kemiklerin gömülmemesi toprağa, yalnızca etin çürümesi...  Ve bize özgü, hiç bir zaman silinmemek anılardan...p> Tsıba Efkan'ın kaleminden...p>      nanKaffed

Kuşha Doğan Özden’e Anlamlı Ödül

Kabardey Balkar Devlet Üniversitesi Değerli Sanatçımız Kuşha Doğan Özden’e, Çerkes kültürüne ve tarihine katkıları dolayısıyla fahri doktora (profesör) beratı/diploması verdi. Doğan Özden’i kutluyor, Kabardey Balkar Üniversitesi’ne teşekkür ediyoruz.      nanKaffed

Nalçik / DÇB Notları

18-22 Ekim tarihleri arasında Dünya Çerkes Birliği’nin (DÇB) 9. genel kuruluna katılmak üzere Nalçik’teydik. Dostlarla görüştük, Nalçik’in şa’şasına göz attık, DÇB’nin yeni yönetimini seçtik. Yediklerimizi-içtiklerimizi kendimize bırakarak, gördüklerimizi-duyduklarımızı anlatalım istedik... Önce DÇB ile ilgili kısa bir hatırlatma yapalım. Mayıs 1991’de, dünyanın pekçok ülkesinden delegelerin katılımı ile Nalçik’te yapılan ilk uluslararası kongre sonunda DÇB adıyla ve Adığe-Abhaz/Abaza birliği olarak kuruldu. Abhazya’yı “Aydgılara”, Karaçay-Çerkesk’deki Abazaları ise “Rodina” temsil ediyordu. Daha sonra bu temsiliyet, 1992/93’de Abhazya’da yaşanan savaşla birlikte kurulan Dünya Abhaz/Abaza Kongresi üzerinden devam ettirildi. DÇB’de Türkiye’yi, o zaman Türkiye’deki Adığe-Abhaz/Abazaların birarada olduğu Kafkas derneklerinin üst kurulu olan KAF-KUR temsil etti. Daha sonra temsiliyeti, aynı bileşkede merkezi dernek olan KAF-DER ve nihayet 2003’den itibaren de KAFFED yüklendi. 2000’li yıllara kadar Adığe-Abhaz/Abaza birliği özelliğini sıkı sıkıya koruyan DÇB, bu tarihten itibaren Dünya Abhaz/Abaza Kongresi’nin ihmali ve ilgisizliği sonunda giderek Adığe Birliği hüviyetine büründü. İşte bu genel bilgiler ışığında, DÇB’nin 9. genel kuruluna katılmak üzere 18 Ekim günü 8’i Adığe, 4’ü Abhaz/Abaza 12 resmi delege ve 5-6 gözlemci delege olmak üzere kalabalık bir KAFFED ekibi olarak Nalçik’e gittik. İlk gün hoş-beşle geçti. İkinci gün (Cuma) DÇB genel merkezinde bir bilgilenme-değerlendirme toplantısına katıldık. Aynı gün öğleden sonra Nalçik Devlet Üniversitesi’nde çok özel ve çok güzel bir törene katıldık; Doğan Özden’e, Çerkes kültürüne ve tarihine katkıları dolayısıyla fahri doktora (profesör) beratı/diploması verildi. Üniversite senatosundaki bu anlamlı tören hepimizin koltuklarını kabarttı. Doğan Özden’i kutluyoruz ve Nalçik Üniversitesi’ne teşekkür ediyoruz... Aynı gün akşam, önce Kabardey-Balkar Cumhuriyeti Başkanı Arsen Kanoko ile tanışma toplantısı yaptık, akabinde de Kanoko’nun onurumuza verdiği yemeğe katıldık... Genel kurul... Cumartesi genel kurul başladı. Önce, Kanşobiy başkanlığındaki eski yönetim ibra edildi, önergeler çerçevesinde genel kurul gündemi belirlendi. Türkiye delegasyonumuzdan 7-8 kişinin imzaladığı ‘Adığelerle Abhaz/Abazalar arasındaki ilişkinin durumu ve geleceği’nin konuşulması önergemiz de gündeme alındı. Sonra Kanoko söz aldı, Adığey, Karaçay-Çerkes cumhuriyetlerinin başkanları ve Rusya Federasyonu yetkilileriyle yaptıkları istişareler sonunda DÇB başkanlığı için Sahroko Hauti’yi aday gösterdiklerini açıkladı. Destek (ve az da olsa itiraz) konuşmaları yapıldı. Eller kalktı, Hauti başkan seçildi. Konuşmalar devam etti, eller kalktı, 5 başkan yardımcısı seçildi; biri Türkiye’den (Cihan Candemir), biri Kabardey’den, biri Adığey’den, biri Çerkesk’den, biri de Şapsığ bölgesinden... Sonra yönetim kurulu üye seçimi yapıldı. Üye sayısı artırıldı, Türkiye’den Cihan Candemir’le birlikte Doğan Özden, Cengiz Gül, Ümit Duman ve Yaşar Aslankaya olmak üzere 5 üye seçildi. Kabardey-Balkar Cumhuriyeti Başkanı Kanoko, tüm seçim boyunca genel kurulda kalarak ve divanının ortasında oturarak hem genel kurula verdiği önemi gösterdi, hem DÇB üzerindeki ağırlığını hepimize hissettirdi. DÇB Başkanı Sahroko Hauti’ye ve yeni yönetime başarılar diliyoruz. Pazar genel kurul devam etti. Önce, tüzük değişikliği, mali yapının güçlendirilmesi, DÇB’nin daha etkin hale getirilmesi vs. özlük konular ele alındı. Sonra, Suriye’deki Çerkeslerin durumu, Soçi Olimpiyatları ve Adığe-Abhaz/Abaza ilişkileri masaya yatıldı. Suriyeli Çerkeslerle dayanışmanın artırılması ve anavatana dönüşlerinin desteklenmesi konusunda yeni yönetime yetki verildi. Soçi Olimpiyatları için ise taleplerimizi daha etkin ve yüksek sesle gündeme getirmek üzere bir eylem planı benimsendi. Birlik çağrısı... Sonra, Adığe-Abhaz/Abaza ilişkileri konusundaki önergemize sıra geldi, bize söz verildi; gidişattan kaygı duyduğumuzu belirterek genel kuruldan güçlü bir birlik çağrısı yapılmasını ve yeni yönetimin birliği (yeniden) sağlayacak çalışmalar yapması talebimizi dile getirdik. Önergemiz epey tartışıldı; Maykop’dan ve Çerkesk’den gelen bazı delegeler Abhazya’nın ve Abhaz/Abazaların ‘yanlışlarını’ sayıp, ‘artık Adığelerin kendi yolunda gitmesi gerektiği’ üzerine ajitatif ve provakatif nutuklar çektiler, önergenin reddedilmesini istediler. Ancak genel kurulda sağduyu hakim çıktı ve önerge kabul edildi; Adığe-Abhaz/Abaza kardeşliğinin hiçbir gerekçeyle gölgelenip heba edilemeyeceği gerçeğinin altı çizildi, birlik adına somut çalışmalar yapmak üzere yeni yönetime yetki ve görev verildi... Özet: 1991’den 2000’lerin ortalarına kadar Adığe-Abhaz/Abaza birliği olarak konumlanan Dünya Çerkes Birliği, bu tarihten sonra, (1) Dünya Abhaz-Abaza Kongresi temsilcilerinin sorumsuz- yanlış tutumları, (2) Çerkesk’deki Abazalarla Adığelerin ufak tefek geçimsizlikleri vs. nedenlerle fiilen Dünya Adığe Birliği’ne dönüşmüş durumda. Ne yazık ki bu genel kurulda ne Abhazya’dan ne de Çerkesk’deki Abazalar adına hiçbir temsilci yoktu. Çağrılı değiller miydi, yoksa çağrılı oldukları halde mi orada değillerdi bilemiyoruz. Her ne ise, büyük eksiklik-yanlışlık. Abhazya’da yaşayan Adığelerin, kendileriyle birlikte hareket eden Abhazlarla ortak kurdukları Sohum’daki Adığe-Abhaz Kültür Merkezi’nden 3-4 Adığe ve 2 Abhaz vardı. Bir de Türkiye’den katılan bizler. Şayet Türkiye delegasyonu gündeme getirmemiş olsaydı, büyük ihtimalle bu genel kurulda Adığe-Abhaz/Abaza ilişkileri meselesi hiç konuşulmayacaktı. Yanı, sessiz sedasız devam eden karşılıklı ilgisizlik ve ayrışma süreci adım adım kalıcı hale gelecekti. Umarız bu genel kurul hepimizi ‘gidişatı kanıksama uykusu’ndan uyandırmıştır. Umarız DÇB’nin yeni yönetimi birlik adına acilen gerekli adımları atar. Ve umarız Abhazlar/Abazalar, bu ayrışmanın kendilerine fayda vermeyeceğini biran önce farkederek yapıcı adımları atma basireti gösterirler. Hiç kuşku yok ki bunda Abhazya halkı ve yönetimine büyük sorumluluklar düşüyor. Aynı şekilde, KAFFED’e ve KAFFED içinde yer alan tüm Abhaz/Abaza’lara büyük görevler düşüyor. Birliği yeniden sağlamak için hepimiz daha fazlasını yapmalıyız... Sevinerek belirtmeliyim ki, genel kuruldan sonra özel bir görüşme yapma şansı bulduğumuz DÇB’nin yeni başkanı Hauti, Adığe-Abhaz/Abaza birliği konusunda bizimle birebir aynı duygu ve düşüncede olduğunu ve bu konuda başkan olarak üzerine düşeni yapacağına teminat verdi. Bu genel kurulda beni en çok sevindiren husus, dünyanın neresinden gelmiş olursa olsun genel kurul katılımcısı tüm Adığelerin Adığece biliyor olmasıydı. Evet, ufak tefek diyalekt farkları vardı, ama bu birbirlerini anlamalarına engel oluşturmadı. Genel kuruldaki bütün konuşmalar Adığece yapıldı, bir tek benim önerge sunuş konuşmam Türkçe’den Adığeceye çevrildi. Adığe kardeşlerimi kutluyorum. Nalçik’in ışıltısı... Hala bütçesinin yarıdan fazlası Rusya Federasyonu’nun merkezi bütçesinden karşılanan Kabardey-Balkar Cumhuriyeti’nin başkenti, şa’şalı-ışıltılı bir zenginlik gösterişinde. Şehir merkezi, Avrupa’dakilerle yarışacak denli güzel, canlı ve tüketici. Acaip lüks arabalar, restaurantlar, dükkanlar, kozmetik salonları vs. Son yıllarda Abhazya’da da gördüğümüz gibi, ‘ye kürküm ye’ hali. Sanırım Kafkasya’daki bütün cumhuriyetlerimizde durum aynı; üretilenin iki-üç misli tüketilen, eldekilerin paylaşımı ve Moskova’dan gelen paraların bölüşümü üzerine kurulan spekülatif bir zenginlik ve avantür bir iş/yaşam düzeni. Böyle nereye varırız bilemem. Hani hep kolayına kaçıp Rusya’yı yargılar ve her olumsuzluğu ona yükleriz ya, belki de çuvaldızı biraz da kendimize batırmalıyız. Har vurup harman savuran mirasyediciliğimizle, bırakın siyasi haklarımızı yükseltmeyi, sahip olduklarımızı korumak dahi zor olacaktır. İnşallah yanılıyorumdur... Öte yandan... Türkiye’den Kabardey-Balkar’a gelip yerleşen ya da burada iş yapan pekçok kişiyle görüştük. Burada’da Abhazya’dakine benzer bir süreç yaşanıyor; gelip yerleşenlerin kimi uyumlu bir hayat tutturmuş, işinde gücünde. Kimi ise uyumsuz ve umutsuz muhacir konumunda, dertli ve şikayetçi. Hangi katagoridekilerin çoğunlukta olduğunu bilmiyorum, ama bizim, anavatana dönenler bakımından daha çok başarı hikayesine ihtiyacımız olduğu bir muhakkak... Bu arada, şu ya da bu yol-yordamla buradaki düzene eklemlenip zenginleşebilen birkaç girişimcimizin daha sonra yerli ortaklarıyla ihtilafa düşüp nasıl berhava edildiklerinin canlı öykülerini dinledik-öğrendik. ‘Ey allahım, veren de sen alan da sen’ durumları. Kim haklı kim haksız, ne önemi var. İhtilaflarda kaybedenin ‘dışardan gelen’ olduğu/olacağı gerçeği bir kez daha görülüyor. Sonuç; diyasporadan gidip anavatanda çok büyümeyeceksin, büyüsen de ihtilafa düşmeyeceksin, ihtilafa düşsen de meydan okumayacaksın. Gaz pedalı yanında bir de fren pedalı olduğunu unuttuğumuz an, kaza kaçınılmazdır. İşte böyle geçti DÇB genel kurul katılımımız ve Nalçik gezimiz. Unuttuğumuz, eksik/yanlış ifade ettiğimiz hususlar varsa, elbet diğer arkadaşlar düzeltir ve tamamlar. Sezai Babakuş, 29 Ekim 2012

Nalçik / DÇB Notları

  18-22 Ekim tarihleri arasında Dünya Çerkes Birliği’nin (DÇB) 9. genel kuruluna katılmak üzere Nalçik’teydik. Dostlarla görüştük, Nalçik’in şa’şasına göz attık, DÇB’nin yeni yönetimini seçtik. Yediklerimizi-içtiklerimizi kendimize bırakarak, gördüklerimizi-duyduklarımızı anlatalım istedik... Önce DÇB ile ilgili kısa bir hatırlatma yapalım. Mayıs 1991’de, dünyanın pekçok ülkesinden delegelerin katılımı ile Nalçik’te yapılan ilk uluslararası kongre sonunda DÇB adıyla ve Adığe-Abhaz/Abaza birliği olarak kuruldu. Abhazya’yı “Aydgılara”, Karaçay-Çerkesk’deki Abazaları ise “Rodina” temsil ediyordu. Daha sonra bu temsiliyet, 1992/93’de Abhazya’da yaşanan savaşla birlikte kurulan Dünya Abhaz/Abaza Kongresi üzerinden devam ettirildi. DÇB’de Türkiye’yi, o zaman Türkiye’deki Adığe-Abhaz/Abazaların birarada olduğu Kafkas derneklerinin üst kurulu olan KAF-KUR temsil etti. Daha sonra temsiliyeti, aynı bileşkede merkezi dernek olan KAF-DER ve nihayet 2003’den itibaren de KAFFED yüklendi. 2000’li yıllara kadar Adığe-Abhaz/Abaza birliği özelliğini sıkı sıkıya koruyan DÇB, bu tarihten itibaren Dünya Abhaz/Abaza Kongresi’nin ihmali ve ilgisizliği sonunda giderek Adığe Birliği hüviyetine büründü. İşte bu genel bilgiler ışığında, DÇB’nin 9. genel kuruluna katılmak üzere 18 Ekim günü 8’i Adığe, 4’ü Abhaz/Abaza 12 resmi delege ve 5-6 gözlemci delege olmak üzere kalabalık bir KAFFED ekibi olarak Nalçik’e gittik. İlk gün hoş-beşle geçti. İkinci gün (Cuma) DÇB genel merkezinde bir bilgilenme-değerlendirme toplantısına katıldık. Aynı gün öğleden sonra Nalçik Devlet Üniversitesi’nde çok özel ve çok güzel bir törene katıldık; Doğan Özden’e, Çerkes kültürüne ve tarihine katkıları dolayısıyla fahri doktora (profesör) beratı/diploması verildi. Üniversite senatosundaki bu anlamlı tören hepimizin koltuklarını kabarttı. Doğan Özden’i kutluyoruz ve Nalçik Üniversitesi’ne teşekkür ediyoruz... Aynı gün akşam, önce Kabardey-Balkar Cumhuriyeti Başkanı Arsen Kanoko ile tanışma toplantısı yaptık, akabinde de Kanoko’nun onurumuza verdiği yemeğe katıldık... Genel kurul...p> Cumartesi genel kurul başladı. Önce, Kanşobiy başkanlığındaki eski yönetim ibra edildi, önergeler çerçevesinde genel kurul gündemi belirlendi. Türkiye delegasyonumuzdan 7-8 kişinin imzaladığı ‘Adığelerle Abhaz/Abazalar arasındaki ilişkinin durumu ve geleceği’nin konuşulması önergemiz de gündeme alındı. Sonra Kanoko söz aldı, Adığey, Karaçay-Çerkes cumhuriyetlerinin başkanları ve Rusya Federasyonu yetkilileriyle yaptıkları istişareler sonunda DÇB başkanlığı için Sahroko Hauti’yi aday gösterdiklerini açıkladı. Destek (ve az da olsa itiraz) konuşmaları yapıldı. Eller kalktı, Hauti başkan seçildi. Konuşmalar devam etti, eller kalktı, 5 başkan yardımcısı seçildi; biri Türkiye’den (Cihan Candemir), biri Kabardey’den, biri Adığey’den, biri Çerkesk’den, biri de Şapsığ bölgesinden... Sonra yönetim kurulu üye seçimi yapıldı. Üye sayısı artırıldı, Türkiye’den Cihan Candemir’le birlikte Doğan Özden, Cengiz Gül, Ümit Duman ve Yaşar Aslankaya olmak üzere 5 üye seçildi. Kabardey-Balkar Cumhuriyeti Başkanı Kanoko, tüm seçim boyunca genel kurulda kalarak ve divanının ortasında oturarak hem genel kurula verdiği önemi gösterdi, hem DÇB üzerindeki ağırlığını hepimize hissettirdi. DÇB Başkanı Sahroko Hauti’ye ve yeni yönetime başarılar diliyoruz. Pazar genel kurul devam etti. Önce, tüzük değişikliği, mali yapının güçlendirilmesi, DÇB’nin daha etkin hale getirilmesi vs. özlük konular ele alındı. Sonra, Suriye’deki Çerkeslerin durumu, Soçi Olimpiyatları ve Adığe-Abhaz/Abaza ilişkileri masaya yatıldı. Suriyeli Çerkeslerle dayanışmanın artırılması ve anavatana dönüşlerinin desteklenmesi konusunda yeni yönetime yetki verildi. Soçi Olimpiyatları için ise taleplerimizi daha etkin ve yüksek sesle gündeme getirmek üzere bir eylem planı benimsendi. Birlik çağrısı...p> Sonra, Adığe-Abhaz/Abaza ilişkileri konusundaki önergemize sıra geldi, bize söz verildi; gidişattan kaygı duyduğumuzu belirterek genel kuruldan güçlü bir birlik çağrısı yapılmasını ve yeni yönetimin birliği (yeniden) sağlayacak çalışmalar yapması talebimizi dile getirdik. Önergemiz epey tartışıldı; Maykop’dan ve Çerkesk’den gelen bazı delegeler Abhazya’nın ve Abhaz/Abazaların ‘yanlışlarını’ sayıp, ‘artık Adığelerin kendi yolunda gitmesi gerektiği’ üzerine ajitatif ve provakatif nutuklar çektiler, önergenin reddedilmesini istediler. Ancak genel kurulda sağduyu hakim çıktı ve önerge kabul edildi; Adığe-Abhaz/Abaza kardeşliğinin hiçbir gerekçeyle gölgelenip heba edilemeyeceği gerçeğinin altı çizildi, birlik adına somut çalışmalar yapmak üzere yeni yönetime yetki ve görev verildi... Özet: 1991’den 2000’lerin ortalarına kadar Adığe-Abhaz/Abaza birliği olarak konumlanan Dünya Çerkes Birliği, bu tarihten sonra, (1) Dünya Abhaz-Abaza Kongresi temsilcilerinin sorumsuz- yanlış tutumları, (2) Çerkesk’deki Abazalarla Adığelerin ufak tefek geçimsizlikleri vs. nedenlerle fiilen Dünya Adığe Birliği’ne dönüşmüş durumda. Ne yazık ki bu genel kurulda ne Abhazya’dan ne de Çerkesk’deki Abazalar adına hiçbir temsilci yoktu. Çağrılı değiller miydi, yoksa çağrılı oldukları halde mi orada değillerdi bilemiyoruz. Her ne ise, büyük eksiklik-yanlışlık. Abhazya’da yaşayan Adığelerin, kendileriyle birlikte hareket eden Abhazlarla ortak kurdukları Sohum’daki Adığe-Abhaz Kültür Merkezi’nden 3-4 Adığe ve 2 Abhaz vardı. Bir de Türkiye’den katılan bizler. Şayet Türkiye delegasyonu gündeme getirmemiş olsaydı, büyük ihtimalle bu genel kurulda Adığe-Abhaz/Abaza ilişkileri meselesi hiç konuşulmayacaktı. Yanı, sessiz sedasız devam eden karşılıklı ilgisizlik ve ayrışma süreci adım adım kalıcı hale gelecekti. Umarız bu genel kurul hepimizi ‘gidişatı kanıksama uykusu’ndan uyandırmıştır. Umarız DÇB’nin yeni yönetimi birlik adına acilen gerekli adımları atar. Ve umarız Abhazlar/Abazalar, bu ayrışmanın kendilerine fayda vermeyeceğini biran önce farkederek yapıcı adımları atma basireti gösterirler. Hiç kuşku yok ki bunda Abhazya halkı ve yönetimine büyük sorumluluklar düşüyor. Aynı şekilde, KAFFED’e ve KAFFED içinde yer alan tüm Abhaz/Abaza’lara büyük görevler düşüyor. Birliği yeniden sağlamak için hepimiz daha fazlasını yapmalıyız... Sevinerek belirtmeliyim ki, genel kuruldan sonra özel bir görüşme yapma şansı bulduğumuz DÇB’nin yeni başkanı Hauti, Adığe-Abhaz/Abaza birliği konusunda bizimle birebir aynı duygu ve düşüncede olduğunu ve bu konuda başkan olarak üzerine düşeni yapacağına teminat verdi. Bu genel kurulda beni en çok sevindiren husus, dünyanın neresinden gelmiş olursa olsun genel kurul katılımcısı tüm Adığelerin Adığece biliyor olmasıydı. Evet, ufak tefek diyalekt farkları vardı, ama bu birbirlerini anlamalarına engel oluşturmadı. Genel kuruldaki bütün konuşmalar Adığece yapıldı, bir tek benim önerge sunuş konuşmam Türkçe’den Adığeceye çevrildi. Adığe kardeşlerimi kutluyorum. Nalçik’in ışıltısı...p> Hala bütçesinin yarıdan fazlası Rusya Federasyonu’nun merkezi bütçesinden karşılanan Kabardey-Balkar Cumhuriyeti’nin başkenti, şa’şalı-ışıltılı bir zenginlik gösterişinde. Şehir merkezi, Avrupa’dakilerle yarışacak denli güzel, canlı ve tüketici. Acaip lüks arabalar, restaurantlar, dükkanlar, kozmetik salonları vs. Son yıllarda Abhazya’da da gördüğümüz gibi, ‘ye kürküm ye’ hali. Sanırım Kafkasya’daki bütün cumhuriyetlerimizde durum aynı; üretilenin iki-üç misli tüketilen, eldekilerin paylaşımı ve Moskova’dan gelen paraların bölüşümü üzerine kurulan spekülatif bir zenginlik ve avantür bir iş/yaşam düzeni. Böyle nereye varırız bilemem. Hani hep kolayına kaçıp Rusya’yı yargılar ve her olumsuzluğu ona yükleriz ya, belki de çuvaldızı biraz da kendimize batırmalıyız. Har vurup harman savuran mirasyediciliğimizle, bırakın siyasi haklarımızı yükseltmeyi, sahip olduklarımızı korumak dahi zor olacaktır. İnşallah yanılıyorumdur... Öte yandan... Türkiye’den Kabardey-Balkar’a gelip yerleşen ya da burada iş yapan pekçok kişiyle görüştük. Burada’da Abhazya’dakine benzer bir süreç yaşanıyor; gelip yerleşenlerin kimi uyumlu bir hayat tutturmuş, işinde gücünde. Kimi ise uyumsuz ve umutsuz muhacir konumunda, dertli ve şikayetçi. Hangi katagoridekilerin çoğunlukta olduğunu bilmiyorum, ama bizim, anavatana dönenler bakımından daha çok başarı hikayesine ihtiyacımız olduğu bir muhakkak... Bu arada, şu ya da bu yol-yordamla buradaki düzene eklemlenip zenginleşebilen birkaç girişimcimizin daha sonra yerli ortaklarıyla ihtilafa düşüp nasıl berhava edildiklerinin canlı öykülerini dinledik-öğrendik. ‘Ey allahım, veren de sen alan da sen’ durumları. Kim haklı kim haksız, ne önemi var. İhtilaflarda kaybedenin ‘dışardan gelen’ olduğu/olacağı gerçeği bir kez daha görülüyor. Sonuç; diyasporadan gidip anavatanda çok büyümeyeceksin, büyüsen de ihtilafa düşmeyeceksin, ihtilafa düşsen de meydan okumayacaksın. Gaz pedalı yanında bir de fren pedalı olduğunu unuttuğumuz an, kaza kaçınılmazdır. İşte böyle geçti DÇB genel kurul katılımımız ve Nalçik gezimiz. Unuttuğumuz, eksik/yanlış ifade ettiğimiz hususlar varsa, elbet diğer arkadaşlar düzeltir ve tamamlar. Sezai Babakuş, 29 Ekim 2012p>+''+nan+''+Sezai Babakuş

Fehim Taştekin’le Söyleşi

  Söyleşi*span>p>  span>p> Konu: Suriye ve Rusya'daki Güncel Gelişmeler Bağlamında Çerkesler ve Geri Dönüşfont>font>span>p> Katılımcı: Fehim Taştekin (Radikal Gazetesi - Dış Haber Servisi)font>font>span>p> Yer: Ankara Çerkes Derneği Toplantı Salonufont>font>span>p> Tarih: 03 Kasım 2012 (Cumartesi)font>font>span>p> Saat: 18:30font>font>span>p>  span>p> * 2012-2013 Faaliyet Döneminde aylık olarak düzenlemesi planlanan söyleşi-konferansların birincisi olarak planlanmıştır.font>span>p> div>   Bu haber 25font>7 kişi tarafından okundu.p>nanKaffed

Bayramlaşmada STK’lar Buluştu

Kahramanmaraş Kafkas Kültür Derneği salonundaki bayramlaşmada, bayramlaşma heyecanının yanında sıcak kucaklaşmalar, güzel dilek ve temenniler vardı.p> Programa, Kahramanmaraş’ta faaliyet gösteren STK temsilcileri de katıldı.p> Dernekteki geleneksel bayramlaşmada, açış konuşmasını yapan dernek başkanı Şahver TUNA,bayramları bayram gibi yaşamanın önemine temas eden konuşmasında, “Biz STK’lar olarak birliktelik, sevgi, hoşgörü ve barış atmosferini oluşturmakla mükellefiz.” dedi.p> Necip Fazıl Kültür ve Eğitim Vakfı Başkanı Osman ALTUNKÖPRÜ ise, bu programda bulunmaktan büyük mutluluk duyduğunu, Kahramanmaraş Kafkas Kültür derneğinin çalışmalarını yakından takip ettiklerini, başarılı faaliyetlerinden dolayı başta yöneticiler olmak üzere emeği geçen herkesi yürekten kutladığını vurguladı.p> Altunköprü, kardeşliğin, uyum ve birlikteliğin önemine temas etti. Program, sıcak kucaklaşmalar, iyi dilek ve temennilerle sona erdi. www.kmaraskafder.org.trp>          nanKaffed

Türk Parlamenterler Birliği Başkanıyla Sohbet Programı

Kahramanmaraş Kafkas Kültür Derneği yönetici ve üyeleri, 22 ve 23. dönem TBMM Başkanvekilive Türk Parlamenterler Birliği genel başkanı Kahramanmaraş milletvekili Sayın Nevzat PAKDİL ile bir araya geldi.p> Kahramanmaraş Kafkas Derneği “Work Kafe & Restoranı” ndaki sıcak sohbette Suriye’deki gelişmeler dâhil önemli pek çok konuya temas edildi.p> www.kmaraskafder.org.trp>        nanKaffed

KAFFED DÇB Genel Kurulu için Nalçik Yolunda

20-21 Ekim tarihinde Nalçik'te yapılacak seçimli DÇB Genel Kurulu için Genel Başkanımız Vacit Kadıoğlu başkanlığında 12 Kişilik KAFFED delegasyonu, Türkiye'nin DÇB Yönetim Kurulu üyeleri ve 6 kişilik gözlemci grubu bugün Nalçik'e yola çıkıyorlar. Heyet 22 Ekim tarihinde Türkiye'ye dönecek.  nanKaffed

Sağlıklı Yaşam Yürüyüşü

İlimizde yaklaşık 10 yıldır, haftanın üç günü Kocaeli’nin farklı bölgelerine düzenlenen “Sağlıklı Yaşam Yürüyüşü” önceki gün bir yenisiyle tekrarlandı. Bu kez yürüyüşün güzergahı Ketenciler Köyü oldu. Kafkas Kültür Derneği ile Kocaeli Dostluk Kulübü bu yürüyüşe öncülük yaptı. PROTOKOL ORADAYDI Kartepe ilçesine bağlı Çerkes Köyü olan Ketenciler Köyü’nde gerçekleşen yürüyüşe gerek protokol ve gerekse siyasi parti ve derneklerden çok sayıda katılım vardı. Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu, Kartepe Kaymakamı Mustafa Ünaldı, Kartepe Belediye Başkanı Şükrü Karabalık, Kocaeli Kafkas Kültür Derneği Başkanı Sami Korkut, ve Dernek Yönetimi, Kocaeli Dostluk Kulübü, Tema Kocaeli Temsilcisi Nermin Tol, Genç Tema Yönetimi, Kocaeli Üniversitesi Kafkas Kültür Derneği Gençleri (KOÜKAF), Kartepe Belediyesi Başkan Yardımcıları Hüseyin Bülbül ve Mehmet Filiz, KSMMO Başkanı Ender Şenol, Kafkas Kültür Derneği Onur Kurulu Başkanı Şükrü İnci, Kandıralılar Dernek Başkanı Recep Yıldız, Ketenciler Köyü Muhtarı İrfan Temel ve Köy halkı,  Kocaeli Et Pazarı sahibi Osman Kuyu, Emex Otel Genel Müdürü Bekir Serin, AKP Kartepe Gençlik Kolları Başkanı, AKP Kartepe İlçe Kadın Kolları Başkanı Sevim Balaban, Gebze Kafkas Kültür Derneği Başkanı Abdülkadir Özpehlivan,  Ekolojik Sağlıklı Yaşam Köyü Ketenciler Köyü Proje Koordinatörü Nermin Ketçi yürüyüşe katılan sadece birkaç isimdi.  Köseköy, Acısu, Maşukiye, Uzunçiftlik, Yeşilkent, Gündoğdu Bayındırlık Konutları, Yuvam Akarca ve Yahya Kaptan’dan 7’den 70’e her yaştan 700’e yakın isim güne keyifli bir başlangıç yaptı. KARTEPE EVSAHİBİ Yürüyüşte ev sahipliğini bu kez Kartepe Kaymakamı Mustafa Ünaldı, Kartepe Belediye Başkanı Şükrü Karabalık ve Ketenciler Köyü Muhtarı İrfan Temel yaptı. Sabah saat 07.00’da Perşembe Pazarı alanında toplanan grup hep birlikte Ketenciler Köyü’ne gitti. Yürüyüş 08.00’da ısınma hareketleriyle başladı. TAİCİ YAPTILAR Kocaeli Kafkas Kültür Derneği Onursal Başkanı Şükrü İnci, yürüyüş öncesi ısınma hareketleri sonrası Taici hareketi yaptırdı. Hep birlikte Taici yapan katılımcılar oldukça eğlendi. KOÜ Kafkas Topluluğu da bu ısınma hareketine muhteşem bir gösteriyle eşlik etti. Ardından 5 km’lik parkurun startı verildi. Sağlıklı Yaşam Yürüyüşü’ne katılanları bu parkurun sonrasında aEkolojik Sağlıklı Yaşam Evleri’nde hazırlanan muhteşem bir kahvaltı bekliyordu. Samimi bir ortamda gerçekleşen kahvaltıda Ekolojik Yaşam Evleri’ndeki bayanların hazırladığı el yapımı peynirler, reçeller, marmelat, köy yumurtası, organik domates ve salatalık, tereyağı, köy ekmeği, süt ve çay ikram edildi. Başkan Karaosmanoğlu etkinliğin ardından köy meydanında köylü bayanlarla sohbet etti. Bahçede gördüğü bir ineği seven Karaosmanoğlu’nun neşesi oldukça yerindeydi. KAFKAS KÜLTÜR EVİ MÜJDESİ Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu kahvaltıda kısa bir konuşma yaparak yürüyüşe katılan herkese teşekkür etti. Ketenciler Köyü yürüyüşü sonrası Dernek Yönetiminin de hazır bulunduğu ortamda, Seka Park içinde bulunan eski SEKA Lojmanı olarak kullanılan binalardan bir tanesini Kafkas Kültür Evi yapılmak üzere Kafkas Kültür Derneği’ne verdi. Başkan Karaosmanoğlu, Kafkas Kültür Evi yapımında her türlü desteği vereceğini de söyledi. KORKUT TEŞEKKÜR ETTİ Kocaeli Kafkas Kültür Derneği Başkanı Sami Korkut, Başkan Karaosmanoğlu’nun bu jesti karşısında oldukça memnun oldu. Kendisine teşekkür ederek, kültürlerin yaşatılmasının ne kadar önemli olduğuna değindi. Ketenciler Köyü’ne her zaman beklediklerini, kendilerini ağırlamaktan onur duyacaklarını ayrıca belirtti. KARAOSMANOĞLU’NA ÖDÜL Ketenciler Köyü’nde gerçekleşen yürüyüşte, her yıl farklı bir ilde gerçekleşen bu yıl 6. Sı düzenlenen “Kafkas Diasporası Yılın En İyileri” ödülü de açıklandı.Toplumsal hayata sağladığı katkılardan dolayı Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu, “Kafkas Diasporası Yılın Belediye Başkanı Ödülü”’nü kazandı. Başkan ödülünü 24 Kasım akşamı, Antakya Belediye Başkanı Doç, Dr. Lütfü Savaş’ın ev sahipliğinde Antakya Ottoman Palace Otel’de gerçekleşecek törenle alacak. (Deniz Karamert) Kaynak: http://www.ozgurkocaeli.com.tr/haber/saglikli-yasam-yuruyusu-109481.htmlsmall>p>  nanKaffed

KAFFED Suriye Kriz Masası Bilgilendirmesi

Suriye'den dün gelecekleri duyurulan 8 kişilik aile 16.10 tarihinde saat 14.00 itibarı ile Kargamış sınır kapısından karşılanarak Gaziantep Kuzey Kafkas Derneğimizde misafir edilmiştir. Soydaşlarımızın Gaziantep derneğimizde dinlenme ve ihtiyaçları karşılandıktan sonra Federasyonumuzun kiralamış olduğu araçlar ile Göksun Mehmetbey köyüne gitmek üzere, Göksun Çerkes Kültür Derneğimiz yönetim kurulu üyesi Ersin Yolcu refakatinde saat:18.00'de Göksun'a yola çıkmışlardır. Konu ile ilgili Göksun Çerkes Kültür Derneği Başkanımız Bedri Tokuç ve Mehmetbey köy muhtarı Ramazan Bey konu ile direk ilgilenmektedirler. Soydaşlarımızın Mehmetbey köyüne ulaştığı teyit edilmiş ve her hangi bir sorun ile karşılaşmadıkları bildirilmiştir. Bilgilerinize. KAFFED Suriye Kriz Masası  nanKaffed