Aralık 2011 tarihinde, Federasyon Yönetimi olarak görevlendirildiğimizde, Türkiye’nin sıcak gündemi YENİ ANAYASA idi. Doğal olarak Etnik ve Kültürel anlamda azınlık durumunda olan Çerkeslerin de YENİ ANAYASADAN beklentileri olmalıydı. Bu atmosferde, TBMM Başkanlığı, sivil toplum örgütlerine Yeni Anayasadan beklentilerini dile getirmeleri ve katkılarını sunmaları çağrısını yaptığında heyecanlandık. Çalışmanın 31 Aralık 2011 tarihine kadar TBMM sunulması zorunluluğu, bizi kısa sürede çok çalışmaya mecbur etti. Çalışmayı hazırlama yöntemine gelince, 3-5 kişi böyle bir metin hazırlayabilirdi belki, nitekim birkaç informal grupta bunu yaptı. Ama biz seçilmiştik ve bu önemli konuda ŞEÇENLERE danışmak zorundaydık. İnternet sitemizden yaptığımız çağrıya umduğumuzdan çok daha fazla karşılık bulduk. Gelen öneriler ufkumuzu genişletti ve bize yol gösterdi. Oluşturduğumuz komisyon önerileri derledi ve sitemizde yayında olan “Çerkesler Nasıl Bir Anaysa istiyor “ metni oluşturularak, Anayasa Uzlaşma Komisyonu Üyelerine parti ayrımı gözetmeksizin elden, sözle de anlatılarak teslim edildi. Daha sonra anayasa uzlaşma komisyonu karşısında aynı talepler dile getirildi. Federasyona bizzat TBMM başkanı tarafından duyarlılığı ve katkısı sebebi ile teşekkür edildi. Hazırlanan metinde sadece Çerkes olmaktan kaynaklı değil, sıradan vatandaş olarak da taleplerimiz ağırlıklı yer aldı. Ancak Çerkes olarak öne çıkardığımız taleplerimiz herkesin malumu olduğu üzere , “ANA DİLİMİZİN ANAOKULU VE KREŞLERDEN BAŞLAMAK ÜZERE DEVLET ELİYLE ÖĞRETİLMESİ ÖZGÜN YERLEŞİM YERİ İSİMLERİMİZİN İADESİ ÖZGÜN AİLE ADLARIMIZIN SOYADI OLARAK KULLANILMASINA İZİN VERİLMESİ Kimliklere yönelik her türlü asimilasyon ve baskının insanlık suçu olarak kabul edilmesi, tüm kimliklerin devlet güvencesi altına alınmaSI Anayasal vatandaşlığın temel alınması, vatandaşlığın hukuki tanımında, hiç bir ırk ya da etnisiteye atıf yapılmadan, “Türkiyelilik veya Türkiye (Cumhuriyeti ) Vatandaşlığı ” kavramlarına vurgu yapılması Tek bir olay ya da şahsiyetten hareketle etnik veya kültürel olarak farklı kesimleri rencide edici ifadelerin ayıklanması, haksızlığa uğrayan tarihi şahsiyetler üzerinden farklı etnik kimliklerin itibarlarının iade edilmesi “ Çerkeslerin bu taleplerine kendi halkımız da dahil kamuoyunun çok da hazır olmadığı malumumuzdu. Gelecek tepkilere hazırlıklıydık. Ancak mutlulukla ifade etmeliyim ki dolaştığımız bölgelerde ve TBMM çatısı altında hiçbir olumsuz tepkiyle karşılaşmadık. Sakarya Bozüyük –Eskişehir- İnegöl- Bursa –Kemalpaşa-Biga Kayseri –Adana-Maraş Sungurlu-Çorum-Turhal-Tokat-Merzifon-Hamamözü- Samsun Ziyaretlerimizde halkımızın gözünde yakaladığımız ışık bize güç verdi. Bize, sonsuz desteklerini sundular. Ne var ki, bir kısım insanların hassasiyetleri, bizim herkes tarafından bilinen özelliklerimizi tekrar tekrar söyleme zorunluluğunu da doğuruyor. Özellikle anadil talebi dile getirildiğinde Bölücülükle suçlanmak ve “Sizde Kürtler gibi misiniz?” sorusu ile karşılaşmak bizi epeyce açıklama yapmak zorunda bıraktı ve bırakıyor. Elbette bu durum üzüntü verici. Türkiye’nin yıllardır uğraştığı TERÖR belası, her halktan bu sebeple can veren binlerce genç, doğal olarak toplumu bu konuda duyarlı hale getirdi. Bizim bu soruya verdiğimiz cevap çok açık ve net, Biz Anadilimizi unutmamak ve çocuklarımıza da öğretmek istiyoruz. Bu sorunu çözmekle görevli olanın DEVLET olduğunu biliyor ve talep ediyoruz. Etnik kimliğimizin tanınmasını ve inkar edilmemesini istiyoruz. Bu kapsamda yıllardan beri Türkleştirilemeye çalışılan Çerkeslerin bu günde başka sebeplerle Kürtleştirilmeye çalışılmasına karşı çıkıyoruz. Biz Çerkesler Türkleri de, Kürtleri’de, Lazları’da Boşnakları’da kısaca ülkemizde yaşayan her halkı canı gönülden seviyor ve kardeşimiz olarak görüyoruz. Bu halkların etle tırnak gibi birleştiğini ve ayrılamayacaklarını biliyoruz. Ancak her birinin kendi dili, kültürü ve inancı ile yaşamasını, hiçbir rengin solmamasını istiyoruz. Halkların bu haklarını istemelerini ve bu yöndeki tüm demokratik eylemlerini destekliyoruz. Karşı çıktığımız bir etnik grubun diğeri üzerinde asimilasyonist baskı kurması Karşı çıktığımız insanların öldürülmesi, Karşı çıktığımız insanların ötekileştirilmesi, Biz bu topraklar için ölürken Türkçe bilmiyorduk, Şimdi anadilimizi bilmiyoruz. Uğruna öldüğümüz bu topraklar üzerinde, huzur içinde Çerkes olarak, tüm halklarla birlikte kardeşçe yaşamak istiyoruz. Biz Türk değiliz. Biz Kürt değiliz. BİZ ÇERKES’iz. Türkle de, Kürtle de, bu topraklar üzerinde yaşayan tüm halklarla da KARDEŞİZ. Kardeşlerimizi seviyoruz.
Bizi Kimseye Benzetmeyin
Aralık 2011 tarihinde, Federasyon Yönetimi olarak görevlendirildiğimizde, Türkiye’nin sıcak gündemi YENİ ANAYASA idi. +''+ Doğal olarak Etnik ve Kültürel anlamda azınlık durumunda olan Çerkeslerin de YENİ ANAYASADAN beklentileri olmalıydı.Bu atmosferde, TBMM Başkanlığı, sivil toplum örgütlerine Yeni Anayasadan beklentilerini dile getirmeleri ve katkılarını sunmaları çağrısını yaptığında heyecanlandık.Çalışmanın 31 Aralık 2011 tarihine kadar TBMM sunulması zorunluluğu, bizi kısa sürede çok çalışmaya mecbur etti.Çalışmayı hazırlama yöntemine gelince, 3-5 kişi böyle bir metin hazırlayabilirdi belki, nitekim birkaç informal grupta bunu yaptı. Ama biz seçilmiştik ve bu önemli konuda ŞEÇENLERE danışmak zorundaydık.İnternet sitemizden yaptığımız çağrıya umduğumuzdan çok daha fazla karşılık bulduk.Gelen öneriler ufkumuzu genişletti ve bize yol gösterdi. Oluşturduğumuz komisyon önerileri derledi ve sitemizde yayında olan “Çerkesler Nasıl Bir Anaysa istiyor “ metni oluşturularak, Anayasa Uzlaşma Komisyonu Üyelerine parti ayrımı gözetmeksizin elden, sözle de anlatılarak teslim edildi.Daha sonra anayasa uzlaşma komisyonu karşısında aynı talepler dile getirildi. Federasyona bizzat TBMM başkanı tarafından duyarlılığı ve katkısı sebebi ile teşekkür edildi.Hazırlanan metinde sadece Çerkes olmaktan kaynaklı değil, sıradan vatandaş olarak da taleplerimiz ağırlıklı yer aldı.Ancak Çerkes olarak öne çıkardığımız taleplerimiz herkesin malumu olduğu üzere ,“ANA DİLİMİZİN ANAOKULU VE KREŞLERDEN BAŞLAMAK ÜZERE DEVLET ELİYLE ÖĞRETİLMESİÖZGÜN YERLEŞİM YERİ İSİMLERİMİZİN İADESİÖZGÜN AİLE ADLARIMIZIN SOYADI OLARAK KULLANILMASINA İZİN VERİLMESİKimliklere yönelik her türlü asimilasyon ve baskının insanlık suçu olarak kabul edilmesi, tüm kimliklerin devlet güvencesi altına alınmaSI Anayasal vatandaşlığın temel alınması, vatandaşlığın hukuki tanımında, hiç bir ırk ya da etnisiteye atıf yapılmadan, “Türkiyelilik veya Türkiye (Cumhuriyeti ) Vatandaşlığı ” kavramlarına vurgu yapılmasıTek bir olay ya da şahsiyetten hareketle etnik veya kültürel olarak farklı kesimleri rencide edici ifadelerin ayıklanması, haksızlığa uğrayan tarihi şahsiyetler üzerinden farklı etnik kimliklerin itibarlarının iade edilmesi “Çerkeslerin bu taleplerine kendi halkımız da dahil kamuoyunun çok da hazır olmadığı malumumuzdu. Gelecek tepkilere hazırlıklıydık. Ancak mutlulukla ifade etmeliyim ki dolaştığımız bölgelerde ve TBMM çatısı altında hiçbir olumsuz tepkiyle karşılaşmadık.SakaryaBozüyük –Eskişehir- İnegöl- Bursa –Kemalpaşa-BigaKayseri –Adana-MaraşSungurlu-Çorum-Turhal-Tokat-Merzifon-Hamamözü- SamsunZiyaretlerimizde halkımızın gözünde yakaladığımız ışık bize güç verdi. Bize, sonsuz desteklerini sundular.Ne var ki, bir kısım insanların hassasiyetleri, bizim herkes tarafından bilinen özelliklerimizi tekrar tekrar söyleme zorunluluğunu da doğuruyor.Özellikle anadil talebi dile getirildiğinde Bölücülükle suçlanmak ve “Sizde Kürtler gibi misiniz?” sorusu ile karşılaşmak bizi epeyce açıklama yapmak zorunda bıraktı ve bırakıyor. Elbette bu durum üzüntü verici.Türkiye’nin yıllardır uğraştığı TERÖR belası, her halktan bu sebeple can veren binlerce genç, doğal olarak toplumu bu konuda duyarlı hale getirdi.Bizim bu soruya verdiğimiz cevap çok açık ve net,Biz Anadilimizi unutmamak ve çocuklarımıza da öğretmek istiyoruz. Bu sorunu çözmekle görevli olanın DEVLET olduğunu biliyor ve talep ediyoruz.Etnik kimliğimizin tanınmasını ve inkar edilmemesini istiyoruz. Bu kapsamda yıllardan beri Türkleştirilemeye çalışılan Çerkeslerin bu günde başka sebeplerle Kürtleştirilmeye çalışılmasına karşı çıkıyoruz.Biz Çerkesler Türkleri de, Kürtleri’de, Lazları’da Boşnakları’da kısaca ülkemizde yaşayan her halkı canı gönülden seviyor ve kardeşimiz olarak görüyoruz. Bu halkların etle tırnak gibi birleştiğini ve ayrılamayacaklarını biliyoruz. Ancak her birinin kendi dili, kültürü ve inancı ile yaşamasını, hiçbir rengin solmamasını istiyoruz. Halkların bu haklarını istemelerini ve bu yöndeki tüm demokratik eylemlerini destekliyoruz.Karşı çıktığımız bir etnik grubun diğeri üzerinde asimilasyonist baskı kurmasıKarşı çıktığımız insanların öldürülmesi,Karşı çıktığımız insanların ötekileştirilmesi,Biz bu topraklar için ölürken Türkçe bilmiyorduk, Şimdi anadilimizi bilmiyoruz.Uğruna öldüğümüz bu topraklar üzerinde, huzur içinde Çerkes olarak, tüm halklarla birlikte kardeşçe yaşamak istiyoruz.Biz Türk değiliz.Biz Kürt değiliz.BİZ ÇERKES’iz.Türkle de, Kürtle de, bu topraklar üzerinde yaşayan tüm halklarla da KARDEŞİZ. Kardeşlerimizi seviyoruz.+''+Hasan Seymen
Suriye’deki Çerkeslerin Durumu 29 Mayıs’ta Moskova’da Konuşulacak
Nalçik Perit Derneği Yönetim Kurulu üyesi Hağajey Beslen ve Bakan Paştı Boris Suriye’de bulunan soydaşlarımız ile ilgili görüş bildirmek üzere 29 Mayıs tarihinde yapılacak olan toplantıya katılmak üzere Moskova’ya gidiyorlar. Moskova’da “Kafkas Halkları Kongresi” tarafından gündeme getirilen Suriye’deki soydaşlarımızın sorunu, Sivil Toplum Kuruluşları ile Devlet Organları arasındaki iletişimi koordine eden kuruluşa (Opşestvennaya Palata) iletildi. Bunun üzerine kuruluş, sivil toplum kuruluşları ve devlet organlarından yetkili kişilerin de katılımıyla 29 Mayıs 2012 tarihinde gerçekleştirilecek bir toplantı organize etti. Bu konuda belirlenen sorunların nasıl çözüleceği konusunda gündem oluşturularak devlet ile sivil kuruluşların nasıl işbirliği yapabileceği üzerinde tartışılacak. Kabardey’den toplantıya, Moskova’da bulunan Senatör Kajer Albert, Bakan Paştı Boris ve Perit Derneği yetkilisi Hağajey Beslen katılacaktır. RF’da halen yürürlükte olan “Soydaş Yasasının”, atayurdunu terketmek zorunda bırakılmış soydaşlarımız için “pozitif ayrımcılık” içermesi konusunda, daha önce defalarca ifade etmiş olduğumuz, RF giriş-çıkış uygulamaları, vatandaşlık işlemleri gibi konularda herhangi bir ülke vatandaşından farklı olarak yani pozitif ayrımcılığa tabi olması konusunda görüş bildirilecektir. Bu toplantının sonucu hakkında detaylı bilgi daha sonra aktarılacaktır. Kıp Gupse Altınışık / NALÇIK - KBCnanKaffed
Anavatan’a Dönüş Yapan/Yapacak Olan Suriyeliler ve Perit Derneği çalışmaları
Nalçik Perit Derneği tarafından, geçtiğimiz 5 aylık süreyi kapsayan dönemde, Suriye’deki olağanüstü durum nedeniyle anavatanına dönmek isteği ile başvuran 670 kişiye davetiyedüzenlenmiştir. Bu davetiyelerden 550 tanesi Suriye’deki sahiplerine ulaştırılmış, diğerleri de ulaştırılmak üzere gönderilmiştir.p> Halen, yani bu günlerde 150 soydaşımızın daha davetiyesi hazırlanmakta olup, hızla devam eden diğer başvurular da işleme konmaktadır. Suriye’den Kabardey’e 115 kadar soydaşımız ulaştı. Bunlardan bir kısmı kendi olanakları ile ve buradaki akrabaları ile bağlantı kurarak yaşamaya başladılar. Bunların dışındaki 61 kişi Devletin tahsis etmiş olduğu, Nalçik’te bulunan Durujba adındaki dinlenme tesisinde (sanatoryum), 27 kişi ise yine Nalçik’te bulunan Elbruz adındaki dinlenme tesisinde kalıyorlar. Bu tesislerde kalan soydaşlarımızdan 16’sı değişik yaşlardaki çocuklardan oluşuyor. Kabardey’e ulaşan soydaşlarımızın 80 kadarı oturum izni için başvurdu, diğerleri de başvuru belgelerini Perit Derneği’nin yardımlarıyla hazırlıyorlar. Soydaşlarımızdan çalışmak isteyenler için iş olanakları da araştırılmakta ve soydaşlarımıza yardımcı olabilmek umuduyla Adığe işletme sahipleri hazır beklemektedirler. Kabardey’de üniversite eğitimi için bulunan (Suriye’den gelmiş) öğrencilere ise daha önce Cumhurbaşkanı Kanoko Arsen’in talimatı ile yapılmış olan aylık 5.000 ruble tutarındaki aylık ödentiler ise, Mayıs, Haziran, Temmuz dönemini kapsayacak şekilde toplu olarak yani 94 öğrencinin her birine 15.000’er ruble olarak bu günlerde ödenecektir. Bu öğrencilerden bazılarının aileleri de anavatanına dönüş yapmıştır. Öğrenciler de eskiye oranla daha fazla sayıda oturum izni başvurusunda bulunuyorlar. Perit Derneği yöneticileri hem sanatoryumlarda kalan soydaşlarımız hem de anavatanına gelmek isteyenlerin talepleriyle yakından ilgilenmektedirler. Tüm bunlar için gereken ekonomik kaynak ise soydaşları için endişelenen Adığe yardımseverlerin katkılarıyla gerçekleşmektedir. Kıp Gupse Altınışık / NALÇIK - KBC nanKaffed
21 Mayıs Çerkes Sürgünü Nalçik’te Anıldı
20 Mayıs akşamı Nalcik Pse Jig (hayat ağaci) anıtındaki anma töreninde program aksam saat 18:00'de başladı. Cumhuriyetin farklı bölgelerinden gelen sanatçılar ağıtlar seslendirdiler. Akşam saat:20.00 civarında ise 101 yıl süren Kafkas-Rus savaşlarını temsilen 101 adet mum yakıldı ve ışıklı fenerler uçuruldu. 21 Mayıs sabah saat 10.00 civarında ise 40 kadar faşeli atlı önde olmak üzere yürüyüş korteji, Lenin caddesinin sonunda bulunan tren istasyonu önünden hareket etti. Yoğun bir katılımla gerçekleşen yürüyüşte önde faşeliler ve Lenin caddesini enine kaplayan büyüklükte olan kortej Adığe bayrağı taşıyarak ilerledi. Lenin caddesinden shogentsuk caddesine geçilerek hatukshoko parkındaki anıta ulaşıldı. Saat 11.00 civarında devlet erkanının da hazır bulunduğu tören başladı. Vatanı için hayatını kaybedenlerin anısına saygı duruşu yapıldı. Kültür bakanı Fire Ruslan dışında bir kaç katılımcı daha günün anlam ve önemine dair konuşma yaptılar. Ancak, Cumhurbaşkanı Kanokho Arsen törene katılmadı.nanKaffed
Abhazya’dan Uluslararası Öğrenci Konferansına Katıldılar
Abhazya’lı öğrenciler Âmânda Guınba ( Sohum ortaokulu no10) Esma Cuğelya ( Bambora ortaokulu ) her yıl İstanbul’da düzenlenen uluslararası öğrenci konferansına katıldılar. Âmânda ile Esma, fizik ve kimya ile ilgili sunum yaptılar, düzenlenen sergiye katıldılar. Aldıkları derecelerle önümüzdeki yıl düzenlenecek olan konferansa katılma hakkı kazandılar. Öğrencileri İstanbul’a eğitim bakanı yardımcısı Arda Aşba ile bakanlık uzmanı Astanda Çolokua getirdiler. KAFFED AÇG Çeviri: Ajiba Faruk Mert Kaynak: govabk.orgnanKaffed
21 Mayıs Sürgünleri Anma Günüdür
Bugün Abhazya’da Kafkasya’daki savaşta şehit olanların anısına anma günü düzenlendi. Sürgün anıtına Devlet Başkanı Aleksandr Ankuab, Dvlet Başkanı vekili Mihail Lagua, başbakan Leonid Lakerbaya, güvenlik sekreteri Stanislav Lakoba, cumhurbaşkanlığı makam yöneticisi Beslan Kuıbraa, milletvekilleri, devlet görevlileri, bölge ve vilayet yöneticileri, değişik siyasi parti yöneticileri, öğrenciler çelenkler koydular. Törene Suriye’den gelen vatandaşlarımızda katıldı. 27 Eylül 2010’da (sürgünlerin sahili) ressam Gennadi Lakoba’nın eseri Kafkas savaşlarında şehit olan vatandaşlarımız adına yaptırılan anıt açılmıştı. O güne kadar sürgünler 31 Mayıs’ta anılıyordu. 2011 yılından beri 21 Mayıs sürgün günü olarak anılıyor. 19. yüzyıldaki Kafkas-Rus savaşı yüzünden binlerce vatandaşımız anavatanlarını bırakarak yabancı ülkelere (50 devlete) gitmek zorunda kaldılar, sürgünlerin çoğu Türkiye’ye gitti. Bu gün saat 19.00 da Barış Meydanında Kafkas savaşında ölenlerin anısına tören düzenlenecek. KAFFED AÇG Çeviri: Ajiba Faruk Mert Kaynak: govabk.orgnanKaffed
Kanser Hastalarına Yardım Programı İçin 21 Milyon Maat Ayrıldı
Başbakan Leonid Lakerbaya 2012 yılında kanser hastalarına yardım için devlet programı kapsamında ayrılacak finansman için toplantı düzenledi. Toplantıya sağlık bakanı Zurab Marşan, zorunlu sağlık sigortası başkanı Valentina Jiypha, enformasyon (Apsnıformasia) müdürü Rustam Adleyba, devlet onkoloji dispanseri başhekimi Lev Argun katıldı. 2012 yılında kanser hastalarına yardım programına devlet 21 milyon maat ayırdı. Bugünlerde onkoloji dispanserinin onarımı devam ediyor. Onarım tamamlandığında ve gerekli donanım sağlandığında hastaların tedavisi için Abhazya'ya uzman doktorların çağrılması planlanıyor. Toplantının önemli bölümü basına kapalı yapıldı. KAFFED AÇG Çeviri : Ajiba Faruk Mert Kaynak : govabk.orgnanKaffed
Abhazya Başbakanı Abaza Sporcuları Kabul Etti
KAFFED (ABHAZYA Ç.G.) Abhazya başbakanı Leonid Lakerbaya dünya şampiyonasında dereceye giren Abaza sporcular; şampiyon Ahra Kusniya, bronz madalya alan Astamır Enik, antrenör Edvard Arstaa, yardımcı antrenör Cumber Bediya ile gençlik ve spor komisyon başkanı Şazina Ayüzba (Ayzıpha)yı kabul etti. Leonid Lakerbaya sporcuları ve antrenörleri alınan dereceler için “biz siz gençlerin Rusya takımı ile ülkenize kazandırdığınız başarılardan gurur duyuyoruz, bu yetişen gençler için örnektir” dedi. Lakerbaya Şazina Ayuzba’yı sporcuların başarılarının duyurulması için adlarının ve resimlerinin bulunduğu afişlerin yollara asılması konusunda görevlendirdi. Sporcularla antrenörlere çiçek ve hediyeler verdi. Ahra Kusniya ile Astamır Enik kendilerinin ülke yöneticileri tarafından kabul edilmelerine teşekkür ederek her zaman başarı için çalışacaklarını söylediler. KAFFED Abhazya Çalışma Grubu Çev.Ajiba Faruk Mert http://www.govabk.org/ nanKaffed
Vladislav Ardzınba’nın Doğum Günü
KAFFED (ABHAZYA Ç.G.) Bugün Abhazya’nın ilk Devlet Başkanı V. Arzınba’nın doğum günü. Eğer yaşasaydı 67 yaşında olacaktı. V. Arzınba köyü Eşıra’da gömülü. Devlet başkanı vekili Mihail Lagua, meclis başkanı Valeri Bganba, başbakan Leonid Lakerbaya, Rusya’nın Abhazya temsilcisi Semyon Grigoriev, V. Arzınba’nın arkadaşları, savaş gazileri öğrenciler tarafından mezarı ziyaret edildi. Abhazya’nın seçkin devlet adamı, eğitimcisi, ilk devlet başkanı, Vladislav Grigori oğlu Arzınba’nın vakitsiz ölümü, yakalandığı hastalık sebebiyle Moskova’da 4 Mart 2010 yılında gerçekleşti. Arzınba’nın adı Sohum’un ana yollarından birine ve Sohum havaalanına verildi. Adına yapılacak anıtkabir ve barış meydanına dikilecek heykeli için yarışma düzenlendi. Arzınba 1990 yılında Abhazya yüksek konseyi başkanı seçildi. 26 Kasım 1994 yılında Abhazya’nın ilk devlet başkanı seçildi. 1992-1993 savaşında gösterdiği başarılar sebebiyle 1. dereceden kahramanlık madalyası ile ve Abhazya kahramanı unvanı ile ödüllendirildi. V. Arzınba kırka yakın bilimsel eserin yazarıdır. KAFFED Abhazya Çalışma Grubu Çev.Ajiba Faruk Mert http://www.govabk.org/nanKaffed