Kafkas Dernekleri Federasyonu Adıgey Çalışma Grubu ve Dostluk Kulüpleri işbirliği ile 8-11 Temmuz 2012 tarihleri arasında Rusya Federasyonu Krasnodar ve Maykop şehirlerini kapsayan İş Gezisinin ardından yapılan çalışmalar sonucu Türkiye ve Adıgey'den koordinatörler belirlenmesine karar verilmişti. Adıgey Cumhuriyeti Sanayi ve Ticaret Odasının bildirdiğine göre Adıgey - Türkiye arasında ekonomik ve ticari ilişkiler koordinatörü olarak Ekonomi 1. Bakan Yardımcısı Andrei Belyakov görevlendirildi. Türkiye'den Hagur Turan Akın, Adıgey'den Ekonomi Bakan Yardımcısı Andrei Belyakov Adıgey-Türkiye arası ekonomik ve ticari işlemler koordinatörleri olarak çalışmalarına devam etmektedirler. September 18, 2012 Chairman of the General Federation of the Caucasus Vadzhit Kadyoglu Club Secretary "Friendship", the President of the Club of "Friendship" Ilhami Gunsel Ladies and Gentlemen! Chamber of Commerce of the Republic of Adygea shows you respect and in accordance with your letter of September 12, 2012 № 2012/144, provides the following information. Coordinator of economic and trade relations between the Republic of Turkey and the Republic of Adygea appointed - Andrei Belyakov. We are confident that the joint coordination efforts of our representatives will form the basis for long-term and effective trade developments between the Republic of Adygea and the Republic of Turkey. Sincerely, Director General of CCI RA: Nagorno GG Tel: (8772) 56-92-55 Fax: (8772) 56-91-83, 8-928-467-06-18 Electr. mail: tpp-adygheya@mail.ru RUSSIAN FEDERATION Republic of Adygheya Ministry of Economic Development andTrade Republic of Adygheya Administration Republic of Adygheya Chamber of Commerce and Industry Referring “ ADYGEA – 2012 BUSINESS FORUM ” organized by Federation of Caucasian Associations Adygea Working Groupand Friendship Club on 10th, July 12 we have decided ; Mr.Hagur Turan AKIN is Coordinatorof economicand commercial transactions between RF Republic of AdygeaandTurkey. As a counterpart, wewould be pleasedtoadvise us yourCoordinator as decided aftermeeting in Maikop / Russia WehopethiscoordinationwillsupportandincreaseRussiaandTurkeyrelationstoeveryaspects of. Sincereously Yours, Vacit KADIOGLU Ilhami GUNSEL Federation of Caucasian Associations Friendship Club / TermSecretariat General President Cukurova Friendship Club / President nanKaffed
Anavatanla Ticari İlişkiler için Çalışmalar Devam Ediyor
Kafkas Dernekleri Federasyonu Adıgey Çalışma Grubu ve Dostluk Kulüpleri işbirliği ile 8-11 Temmuz 2012 tarihleri arasında Rusya Federasyonu Krasnodar ve Maykop şehirlerini kapsayan bir İş Gezisi düzenlenmişti. Amaç Adıgey ve Türkiye arasında bir köprü oluşturmak, firmalar arası yapılan karşılıklı görüşmelerin yapılmasını sağlamaktı. Yapılan çalışmalar sonucu Türkiye ve Adıgey'den koordinatörler belirlenmesine karar verildi. Türkiye'den Hagur Turan AKIN, Adıgey'den Ekonomi Bakan Yardımcısı Adıgey-Türkiye arası ekonomik ve ticari işlemler koordinatörü olarak görevlendirildi. Türkiye ve Adıgey Cumhuriyeti arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin geliştirilmesi amacıyla Adıgey Çalışma Grubumuzun çalışmaları hız kesmeden devam etmektedir. Şuana kadar yapılan çalışmaları ve bundan sonra yapılacak olan çalışmaları, etkinlikleri www.kafkasfederasyonu.orgsayfamızdaki “Anavatanla Ticari ilişkiler” bölümünden (http://kafkasfederasyonu.org/kaffed/ticari_iliskiler.htm) takip edebilirsiniz. Tüm bu çalışmaları çok büyük özveri ve ciddiyetle takip eden Adıgey çalışma grubu Adana koordinatörümüz Hagur Turan AKIN'a sonsuz teşekkürler... Yıldız ŞEKERCİ Adıgey Çalışma Grubu Genel Koordinatörü nanKaffed
Kocaeli Derneği Adığece Dil Kursu Kayıtları Başladı
Değerli hocamız Ragıp Mete tarafından verilecek Adığece Dil Kursu kayıtları başlamıştır. İlk dersin verileceği 18 Kasım 2012 Pazar günü saat 13.00 kadar katılmak isteyenlerin kayıtlarını yaptırmaları rica olunur. Kayıt için Adığe dil kursu sorumlusu Fatih Özer'i arayıp ( 0543 330 7757) isminizi yazdırabilirsiniz. Bilgilerinize sunarız. KOCAELİ KAFKAS KÜLTÜR DERNEĞİnanKaffed
Bursa Çerkes Kültür Derneği Yeni Dönem Çalışmalarina Başladı
Bursa Çerkes Kültür Derneği yeni dönem çalışmalarını 'Adıgabze Dil Kursu ' ile başlattı. Eğitmenliğini Huşt Emel Bezek'in üstlendiği kursun ilk dersi 30 Ekim Salı akşamıyaklaşık 30 katılımcıyla başladı. Günlük konuşma kalıplarının öğrenilmesi ile başlayan dersler daha çok konuşma ağırlıklı olarak haftada 2 akşam olarak devam edecek. nanKaffed
Tarihte Bugün: Tsıba Efkan Çağlı Abhazya’da Şehit oldu…
Vatanı uğruna canını veren Abhazya Şehidimiz Tsıba Efkan Çağlı'yı saygıyla anıyoruz...span>p> Tsıba Efkan (Çağlı, Abhaz)strong>font>p> 1 Şubat 1970 senesinde Adapazarı’nda doğdu. Abhazya işgal edildiğinde 22 yaşındaydı. Türkiye’deyken hakkında elinden geldiğince bilgi sahibi olmaya çalıştığı vatanının işgali üzerine cephede savaşmak üzere yola çıkan ilk gruba dahil oldu ve Abhazya’ya gitti. Ağustos bitmeden Abhazya’ya varan grupta bulunan Tsıba Efkan, Kasım ayına kadar olan çatışmalarda yer aldı. 3 Kasım 1992’de Şrom bölgesinde yapılan çatışmada Rusya Federasyonu’nun Gürcistan’a sağladığı bir helikopterden açılan ateşle şehit edildi. Şehidimizin mezarı kendi köyü olan Hendek-Soğuksu Köyü’ndedir.strong>p> Efkan’ın naşı vasiyetine rağmen Türkiye’ye getirilince, silah arkadaşları cenazesinde binlerce insanın duygularına hitaben toplu bir vasiyetname yazar ve Efkan’ın bedeninde Türkiye’ye gönderir:strong>p> Sevgili Efkan.. Can kardeşimiz, Aziz Şehidimizstrong>p> Sen, "Birgün Kafdağı tersine dönecek işte o gün tüm Kafkas Kartalları yuvalarına geri dönecek" derdin... ve yine sen "dünyada vatansız olan Çingenelerdir, ben Çingene miyim?" diyerek insanlar ve toplumlar için vatanın ne demek olduğunu her yerde dile getirirdin...strong>p> İşgalci gürcü yönetimi Abhazya’ya saldırınca, en önce bunun karşına çıkanlardan biride yine sen oldun..." Kardeşlerimiz orada katledilirken biz ne diye duruyoruz" diye isyan edişin hala kulaklarımızda...strong>p> Durmadın da! korkmadan biran önce vatan savunmasına koştun... Her yerde ilk sen olduğun gibi burada da ilk sen oldun Efkan...strong>p> Hepimizden önce Kelime-i Şahadeti sen getirdin, hepimizden önce sen şehit düştün kutsal Abhaz topraklarında...strong>p> Bugün her zaman olduğu gibi ruhunun isyanını yine duyuyoruz..."Neden gönderdiniz beni? Neden vasiyetimi yerine getirmediniz? değişini bir vicdan azabı olarak ölünceye dek taşıyacağız... Bizi affet sevgili şehidimiz. Vasiyetini yerine getiremiyoruz, yeminimize sadık kalamıyoruz Efkan...strong>p> Düşmana yenik düşmeyen bizler şimdi yenik durumdayız... Senin kuş tüyü gibi hafif naşını kilometrelerce taşıyan bizler sana karşı görevimizi yerine getiremiyoruz...strong>p> Ancak inanıyoruz ki senin ruhun her zaman bizlerle birlikte olacak...strong>p> Bizler sadece senin bedeninden ayrılıyoruz...strong>p> Sen ilk ve sonsun bizim için...strong>p> Senin şahadetin bize çok şey öğretti...strong>p> Artık daha kararlıyız... Değil bedenimizi tırnağımızı bile kimseye vermeyeceğiz...strong>p> Bizden önce cennettesin...Artık orada da ev sahibimiz sensin Efkan...strong>p> Korkmuyoruz ve asla geri dönmeyeceğiz...strong>p> Abhazya Bağımsız olana dek son sözümüz hep "La ilahe ilallah" ve "Allahu Ekber" olacaktır...strong>p> Ruhun şad olsun....strong>p> Silah Arkadaşların....strong>p> p> Ve bize özgü bu, p> Genç ölmek bize özgü, Bize özgü, bir yer yatağında çenesi bağlı bir ihtiyar olmamak ölümüyle dostlarını rahatlatmamak… Bize özgü yalnızca kemiklerin gömülmemesi toprağa, yalnızca etin çürümesi... Ve bize özgü, hiç bir zaman silinmemek anılardan...p> Tsıba Efkan'ın kaleminden...p> nanKaffed
Kuşha Doğan Özden’e Anlamlı Ödül
Kabardey Balkar Devlet Üniversitesi Değerli Sanatçımız Kuşha Doğan Özden’e, Çerkes kültürüne ve tarihine katkıları dolayısıyla fahri doktora (profesör) beratı/diploması verdi. Doğan Özden’i kutluyor, Kabardey Balkar Üniversitesi’ne teşekkür ediyoruz. nanKaffed
Nalçik / DÇB Notları
18-22 Ekim tarihleri arasında Dünya Çerkes Birliği’nin (DÇB) 9. genel kuruluna katılmak üzere Nalçik’teydik. Dostlarla görüştük, Nalçik’in şa’şasına göz attık, DÇB’nin yeni yönetimini seçtik. Yediklerimizi-içtiklerimizi kendimize bırakarak, gördüklerimizi-duyduklarımızı anlatalım istedik... Önce DÇB ile ilgili kısa bir hatırlatma yapalım. Mayıs 1991’de, dünyanın pekçok ülkesinden delegelerin katılımı ile Nalçik’te yapılan ilk uluslararası kongre sonunda DÇB adıyla ve Adığe-Abhaz/Abaza birliği olarak kuruldu. Abhazya’yı “Aydgılara”, Karaçay-Çerkesk’deki Abazaları ise “Rodina” temsil ediyordu. Daha sonra bu temsiliyet, 1992/93’de Abhazya’da yaşanan savaşla birlikte kurulan Dünya Abhaz/Abaza Kongresi üzerinden devam ettirildi. DÇB’de Türkiye’yi, o zaman Türkiye’deki Adığe-Abhaz/Abazaların birarada olduğu Kafkas derneklerinin üst kurulu olan KAF-KUR temsil etti. Daha sonra temsiliyeti, aynı bileşkede merkezi dernek olan KAF-DER ve nihayet 2003’den itibaren de KAFFED yüklendi. 2000’li yıllara kadar Adığe-Abhaz/Abaza birliği özelliğini sıkı sıkıya koruyan DÇB, bu tarihten itibaren Dünya Abhaz/Abaza Kongresi’nin ihmali ve ilgisizliği sonunda giderek Adığe Birliği hüviyetine büründü. İşte bu genel bilgiler ışığında, DÇB’nin 9. genel kuruluna katılmak üzere 18 Ekim günü 8’i Adığe, 4’ü Abhaz/Abaza 12 resmi delege ve 5-6 gözlemci delege olmak üzere kalabalık bir KAFFED ekibi olarak Nalçik’e gittik. İlk gün hoş-beşle geçti. İkinci gün (Cuma) DÇB genel merkezinde bir bilgilenme-değerlendirme toplantısına katıldık. Aynı gün öğleden sonra Nalçik Devlet Üniversitesi’nde çok özel ve çok güzel bir törene katıldık; Doğan Özden’e, Çerkes kültürüne ve tarihine katkıları dolayısıyla fahri doktora (profesör) beratı/diploması verildi. Üniversite senatosundaki bu anlamlı tören hepimizin koltuklarını kabarttı. Doğan Özden’i kutluyoruz ve Nalçik Üniversitesi’ne teşekkür ediyoruz... Aynı gün akşam, önce Kabardey-Balkar Cumhuriyeti Başkanı Arsen Kanoko ile tanışma toplantısı yaptık, akabinde de Kanoko’nun onurumuza verdiği yemeğe katıldık... Genel kurul... Cumartesi genel kurul başladı. Önce, Kanşobiy başkanlığındaki eski yönetim ibra edildi, önergeler çerçevesinde genel kurul gündemi belirlendi. Türkiye delegasyonumuzdan 7-8 kişinin imzaladığı ‘Adığelerle Abhaz/Abazalar arasındaki ilişkinin durumu ve geleceği’nin konuşulması önergemiz de gündeme alındı. Sonra Kanoko söz aldı, Adığey, Karaçay-Çerkes cumhuriyetlerinin başkanları ve Rusya Federasyonu yetkilileriyle yaptıkları istişareler sonunda DÇB başkanlığı için Sahroko Hauti’yi aday gösterdiklerini açıkladı. Destek (ve az da olsa itiraz) konuşmaları yapıldı. Eller kalktı, Hauti başkan seçildi. Konuşmalar devam etti, eller kalktı, 5 başkan yardımcısı seçildi; biri Türkiye’den (Cihan Candemir), biri Kabardey’den, biri Adığey’den, biri Çerkesk’den, biri de Şapsığ bölgesinden... Sonra yönetim kurulu üye seçimi yapıldı. Üye sayısı artırıldı, Türkiye’den Cihan Candemir’le birlikte Doğan Özden, Cengiz Gül, Ümit Duman ve Yaşar Aslankaya olmak üzere 5 üye seçildi. Kabardey-Balkar Cumhuriyeti Başkanı Kanoko, tüm seçim boyunca genel kurulda kalarak ve divanının ortasında oturarak hem genel kurula verdiği önemi gösterdi, hem DÇB üzerindeki ağırlığını hepimize hissettirdi. DÇB Başkanı Sahroko Hauti’ye ve yeni yönetime başarılar diliyoruz. Pazar genel kurul devam etti. Önce, tüzük değişikliği, mali yapının güçlendirilmesi, DÇB’nin daha etkin hale getirilmesi vs. özlük konular ele alındı. Sonra, Suriye’deki Çerkeslerin durumu, Soçi Olimpiyatları ve Adığe-Abhaz/Abaza ilişkileri masaya yatıldı. Suriyeli Çerkeslerle dayanışmanın artırılması ve anavatana dönüşlerinin desteklenmesi konusunda yeni yönetime yetki verildi. Soçi Olimpiyatları için ise taleplerimizi daha etkin ve yüksek sesle gündeme getirmek üzere bir eylem planı benimsendi. Birlik çağrısı... Sonra, Adığe-Abhaz/Abaza ilişkileri konusundaki önergemize sıra geldi, bize söz verildi; gidişattan kaygı duyduğumuzu belirterek genel kuruldan güçlü bir birlik çağrısı yapılmasını ve yeni yönetimin birliği (yeniden) sağlayacak çalışmalar yapması talebimizi dile getirdik. Önergemiz epey tartışıldı; Maykop’dan ve Çerkesk’den gelen bazı delegeler Abhazya’nın ve Abhaz/Abazaların ‘yanlışlarını’ sayıp, ‘artık Adığelerin kendi yolunda gitmesi gerektiği’ üzerine ajitatif ve provakatif nutuklar çektiler, önergenin reddedilmesini istediler. Ancak genel kurulda sağduyu hakim çıktı ve önerge kabul edildi; Adığe-Abhaz/Abaza kardeşliğinin hiçbir gerekçeyle gölgelenip heba edilemeyeceği gerçeğinin altı çizildi, birlik adına somut çalışmalar yapmak üzere yeni yönetime yetki ve görev verildi... Özet: 1991’den 2000’lerin ortalarına kadar Adığe-Abhaz/Abaza birliği olarak konumlanan Dünya Çerkes Birliği, bu tarihten sonra, (1) Dünya Abhaz-Abaza Kongresi temsilcilerinin sorumsuz- yanlış tutumları, (2) Çerkesk’deki Abazalarla Adığelerin ufak tefek geçimsizlikleri vs. nedenlerle fiilen Dünya Adığe Birliği’ne dönüşmüş durumda. Ne yazık ki bu genel kurulda ne Abhazya’dan ne de Çerkesk’deki Abazalar adına hiçbir temsilci yoktu. Çağrılı değiller miydi, yoksa çağrılı oldukları halde mi orada değillerdi bilemiyoruz. Her ne ise, büyük eksiklik-yanlışlık. Abhazya’da yaşayan Adığelerin, kendileriyle birlikte hareket eden Abhazlarla ortak kurdukları Sohum’daki Adığe-Abhaz Kültür Merkezi’nden 3-4 Adığe ve 2 Abhaz vardı. Bir de Türkiye’den katılan bizler. Şayet Türkiye delegasyonu gündeme getirmemiş olsaydı, büyük ihtimalle bu genel kurulda Adığe-Abhaz/Abaza ilişkileri meselesi hiç konuşulmayacaktı. Yanı, sessiz sedasız devam eden karşılıklı ilgisizlik ve ayrışma süreci adım adım kalıcı hale gelecekti. Umarız bu genel kurul hepimizi ‘gidişatı kanıksama uykusu’ndan uyandırmıştır. Umarız DÇB’nin yeni yönetimi birlik adına acilen gerekli adımları atar. Ve umarız Abhazlar/Abazalar, bu ayrışmanın kendilerine fayda vermeyeceğini biran önce farkederek yapıcı adımları atma basireti gösterirler. Hiç kuşku yok ki bunda Abhazya halkı ve yönetimine büyük sorumluluklar düşüyor. Aynı şekilde, KAFFED’e ve KAFFED içinde yer alan tüm Abhaz/Abaza’lara büyük görevler düşüyor. Birliği yeniden sağlamak için hepimiz daha fazlasını yapmalıyız... Sevinerek belirtmeliyim ki, genel kuruldan sonra özel bir görüşme yapma şansı bulduğumuz DÇB’nin yeni başkanı Hauti, Adığe-Abhaz/Abaza birliği konusunda bizimle birebir aynı duygu ve düşüncede olduğunu ve bu konuda başkan olarak üzerine düşeni yapacağına teminat verdi. Bu genel kurulda beni en çok sevindiren husus, dünyanın neresinden gelmiş olursa olsun genel kurul katılımcısı tüm Adığelerin Adığece biliyor olmasıydı. Evet, ufak tefek diyalekt farkları vardı, ama bu birbirlerini anlamalarına engel oluşturmadı. Genel kuruldaki bütün konuşmalar Adığece yapıldı, bir tek benim önerge sunuş konuşmam Türkçe’den Adığeceye çevrildi. Adığe kardeşlerimi kutluyorum. Nalçik’in ışıltısı... Hala bütçesinin yarıdan fazlası Rusya Federasyonu’nun merkezi bütçesinden karşılanan Kabardey-Balkar Cumhuriyeti’nin başkenti, şa’şalı-ışıltılı bir zenginlik gösterişinde. Şehir merkezi, Avrupa’dakilerle yarışacak denli güzel, canlı ve tüketici. Acaip lüks arabalar, restaurantlar, dükkanlar, kozmetik salonları vs. Son yıllarda Abhazya’da da gördüğümüz gibi, ‘ye kürküm ye’ hali. Sanırım Kafkasya’daki bütün cumhuriyetlerimizde durum aynı; üretilenin iki-üç misli tüketilen, eldekilerin paylaşımı ve Moskova’dan gelen paraların bölüşümü üzerine kurulan spekülatif bir zenginlik ve avantür bir iş/yaşam düzeni. Böyle nereye varırız bilemem. Hani hep kolayına kaçıp Rusya’yı yargılar ve her olumsuzluğu ona yükleriz ya, belki de çuvaldızı biraz da kendimize batırmalıyız. Har vurup harman savuran mirasyediciliğimizle, bırakın siyasi haklarımızı yükseltmeyi, sahip olduklarımızı korumak dahi zor olacaktır. İnşallah yanılıyorumdur... Öte yandan... Türkiye’den Kabardey-Balkar’a gelip yerleşen ya da burada iş yapan pekçok kişiyle görüştük. Burada’da Abhazya’dakine benzer bir süreç yaşanıyor; gelip yerleşenlerin kimi uyumlu bir hayat tutturmuş, işinde gücünde. Kimi ise uyumsuz ve umutsuz muhacir konumunda, dertli ve şikayetçi. Hangi katagoridekilerin çoğunlukta olduğunu bilmiyorum, ama bizim, anavatana dönenler bakımından daha çok başarı hikayesine ihtiyacımız olduğu bir muhakkak... Bu arada, şu ya da bu yol-yordamla buradaki düzene eklemlenip zenginleşebilen birkaç girişimcimizin daha sonra yerli ortaklarıyla ihtilafa düşüp nasıl berhava edildiklerinin canlı öykülerini dinledik-öğrendik. ‘Ey allahım, veren de sen alan da sen’ durumları. Kim haklı kim haksız, ne önemi var. İhtilaflarda kaybedenin ‘dışardan gelen’ olduğu/olacağı gerçeği bir kez daha görülüyor. Sonuç; diyasporadan gidip anavatanda çok büyümeyeceksin, büyüsen de ihtilafa düşmeyeceksin, ihtilafa düşsen de meydan okumayacaksın. Gaz pedalı yanında bir de fren pedalı olduğunu unuttuğumuz an, kaza kaçınılmazdır. İşte böyle geçti DÇB genel kurul katılımımız ve Nalçik gezimiz. Unuttuğumuz, eksik/yanlış ifade ettiğimiz hususlar varsa, elbet diğer arkadaşlar düzeltir ve tamamlar. Sezai Babakuş, 29 Ekim 2012
Nalçik / DÇB Notları
18-22 Ekim tarihleri arasında Dünya Çerkes Birliği’nin (DÇB) 9. genel kuruluna katılmak üzere Nalçik’teydik. Dostlarla görüştük, Nalçik’in şa’şasına göz attık, DÇB’nin yeni yönetimini seçtik. Yediklerimizi-içtiklerimizi kendimize bırakarak, gördüklerimizi-duyduklarımızı anlatalım istedik... Önce DÇB ile ilgili kısa bir hatırlatma yapalım. Mayıs 1991’de, dünyanın pekçok ülkesinden delegelerin katılımı ile Nalçik’te yapılan ilk uluslararası kongre sonunda DÇB adıyla ve Adığe-Abhaz/Abaza birliği olarak kuruldu. Abhazya’yı “Aydgılara”, Karaçay-Çerkesk’deki Abazaları ise “Rodina” temsil ediyordu. Daha sonra bu temsiliyet, 1992/93’de Abhazya’da yaşanan savaşla birlikte kurulan Dünya Abhaz/Abaza Kongresi üzerinden devam ettirildi. DÇB’de Türkiye’yi, o zaman Türkiye’deki Adığe-Abhaz/Abazaların birarada olduğu Kafkas derneklerinin üst kurulu olan KAF-KUR temsil etti. Daha sonra temsiliyeti, aynı bileşkede merkezi dernek olan KAF-DER ve nihayet 2003’den itibaren de KAFFED yüklendi. 2000’li yıllara kadar Adığe-Abhaz/Abaza birliği özelliğini sıkı sıkıya koruyan DÇB, bu tarihten itibaren Dünya Abhaz/Abaza Kongresi’nin ihmali ve ilgisizliği sonunda giderek Adığe Birliği hüviyetine büründü. İşte bu genel bilgiler ışığında, DÇB’nin 9. genel kuruluna katılmak üzere 18 Ekim günü 8’i Adığe, 4’ü Abhaz/Abaza 12 resmi delege ve 5-6 gözlemci delege olmak üzere kalabalık bir KAFFED ekibi olarak Nalçik’e gittik. İlk gün hoş-beşle geçti. İkinci gün (Cuma) DÇB genel merkezinde bir bilgilenme-değerlendirme toplantısına katıldık. Aynı gün öğleden sonra Nalçik Devlet Üniversitesi’nde çok özel ve çok güzel bir törene katıldık; Doğan Özden’e, Çerkes kültürüne ve tarihine katkıları dolayısıyla fahri doktora (profesör) beratı/diploması verildi. Üniversite senatosundaki bu anlamlı tören hepimizin koltuklarını kabarttı. Doğan Özden’i kutluyoruz ve Nalçik Üniversitesi’ne teşekkür ediyoruz... Aynı gün akşam, önce Kabardey-Balkar Cumhuriyeti Başkanı Arsen Kanoko ile tanışma toplantısı yaptık, akabinde de Kanoko’nun onurumuza verdiği yemeğe katıldık... Genel kurul...p> Cumartesi genel kurul başladı. Önce, Kanşobiy başkanlığındaki eski yönetim ibra edildi, önergeler çerçevesinde genel kurul gündemi belirlendi. Türkiye delegasyonumuzdan 7-8 kişinin imzaladığı ‘Adığelerle Abhaz/Abazalar arasındaki ilişkinin durumu ve geleceği’nin konuşulması önergemiz de gündeme alındı. Sonra Kanoko söz aldı, Adığey, Karaçay-Çerkes cumhuriyetlerinin başkanları ve Rusya Federasyonu yetkilileriyle yaptıkları istişareler sonunda DÇB başkanlığı için Sahroko Hauti’yi aday gösterdiklerini açıkladı. Destek (ve az da olsa itiraz) konuşmaları yapıldı. Eller kalktı, Hauti başkan seçildi. Konuşmalar devam etti, eller kalktı, 5 başkan yardımcısı seçildi; biri Türkiye’den (Cihan Candemir), biri Kabardey’den, biri Adığey’den, biri Çerkesk’den, biri de Şapsığ bölgesinden... Sonra yönetim kurulu üye seçimi yapıldı. Üye sayısı artırıldı, Türkiye’den Cihan Candemir’le birlikte Doğan Özden, Cengiz Gül, Ümit Duman ve Yaşar Aslankaya olmak üzere 5 üye seçildi. Kabardey-Balkar Cumhuriyeti Başkanı Kanoko, tüm seçim boyunca genel kurulda kalarak ve divanının ortasında oturarak hem genel kurula verdiği önemi gösterdi, hem DÇB üzerindeki ağırlığını hepimize hissettirdi. DÇB Başkanı Sahroko Hauti’ye ve yeni yönetime başarılar diliyoruz. Pazar genel kurul devam etti. Önce, tüzük değişikliği, mali yapının güçlendirilmesi, DÇB’nin daha etkin hale getirilmesi vs. özlük konular ele alındı. Sonra, Suriye’deki Çerkeslerin durumu, Soçi Olimpiyatları ve Adığe-Abhaz/Abaza ilişkileri masaya yatıldı. Suriyeli Çerkeslerle dayanışmanın artırılması ve anavatana dönüşlerinin desteklenmesi konusunda yeni yönetime yetki verildi. Soçi Olimpiyatları için ise taleplerimizi daha etkin ve yüksek sesle gündeme getirmek üzere bir eylem planı benimsendi. Birlik çağrısı...p> Sonra, Adığe-Abhaz/Abaza ilişkileri konusundaki önergemize sıra geldi, bize söz verildi; gidişattan kaygı duyduğumuzu belirterek genel kuruldan güçlü bir birlik çağrısı yapılmasını ve yeni yönetimin birliği (yeniden) sağlayacak çalışmalar yapması talebimizi dile getirdik. Önergemiz epey tartışıldı; Maykop’dan ve Çerkesk’den gelen bazı delegeler Abhazya’nın ve Abhaz/Abazaların ‘yanlışlarını’ sayıp, ‘artık Adığelerin kendi yolunda gitmesi gerektiği’ üzerine ajitatif ve provakatif nutuklar çektiler, önergenin reddedilmesini istediler. Ancak genel kurulda sağduyu hakim çıktı ve önerge kabul edildi; Adığe-Abhaz/Abaza kardeşliğinin hiçbir gerekçeyle gölgelenip heba edilemeyeceği gerçeğinin altı çizildi, birlik adına somut çalışmalar yapmak üzere yeni yönetime yetki ve görev verildi... Özet: 1991’den 2000’lerin ortalarına kadar Adığe-Abhaz/Abaza birliği olarak konumlanan Dünya Çerkes Birliği, bu tarihten sonra, (1) Dünya Abhaz-Abaza Kongresi temsilcilerinin sorumsuz- yanlış tutumları, (2) Çerkesk’deki Abazalarla Adığelerin ufak tefek geçimsizlikleri vs. nedenlerle fiilen Dünya Adığe Birliği’ne dönüşmüş durumda. Ne yazık ki bu genel kurulda ne Abhazya’dan ne de Çerkesk’deki Abazalar adına hiçbir temsilci yoktu. Çağrılı değiller miydi, yoksa çağrılı oldukları halde mi orada değillerdi bilemiyoruz. Her ne ise, büyük eksiklik-yanlışlık. Abhazya’da yaşayan Adığelerin, kendileriyle birlikte hareket eden Abhazlarla ortak kurdukları Sohum’daki Adığe-Abhaz Kültür Merkezi’nden 3-4 Adığe ve 2 Abhaz vardı. Bir de Türkiye’den katılan bizler. Şayet Türkiye delegasyonu gündeme getirmemiş olsaydı, büyük ihtimalle bu genel kurulda Adığe-Abhaz/Abaza ilişkileri meselesi hiç konuşulmayacaktı. Yanı, sessiz sedasız devam eden karşılıklı ilgisizlik ve ayrışma süreci adım adım kalıcı hale gelecekti. Umarız bu genel kurul hepimizi ‘gidişatı kanıksama uykusu’ndan uyandırmıştır. Umarız DÇB’nin yeni yönetimi birlik adına acilen gerekli adımları atar. Ve umarız Abhazlar/Abazalar, bu ayrışmanın kendilerine fayda vermeyeceğini biran önce farkederek yapıcı adımları atma basireti gösterirler. Hiç kuşku yok ki bunda Abhazya halkı ve yönetimine büyük sorumluluklar düşüyor. Aynı şekilde, KAFFED’e ve KAFFED içinde yer alan tüm Abhaz/Abaza’lara büyük görevler düşüyor. Birliği yeniden sağlamak için hepimiz daha fazlasını yapmalıyız... Sevinerek belirtmeliyim ki, genel kuruldan sonra özel bir görüşme yapma şansı bulduğumuz DÇB’nin yeni başkanı Hauti, Adığe-Abhaz/Abaza birliği konusunda bizimle birebir aynı duygu ve düşüncede olduğunu ve bu konuda başkan olarak üzerine düşeni yapacağına teminat verdi. Bu genel kurulda beni en çok sevindiren husus, dünyanın neresinden gelmiş olursa olsun genel kurul katılımcısı tüm Adığelerin Adığece biliyor olmasıydı. Evet, ufak tefek diyalekt farkları vardı, ama bu birbirlerini anlamalarına engel oluşturmadı. Genel kuruldaki bütün konuşmalar Adığece yapıldı, bir tek benim önerge sunuş konuşmam Türkçe’den Adığeceye çevrildi. Adığe kardeşlerimi kutluyorum. Nalçik’in ışıltısı...p> Hala bütçesinin yarıdan fazlası Rusya Federasyonu’nun merkezi bütçesinden karşılanan Kabardey-Balkar Cumhuriyeti’nin başkenti, şa’şalı-ışıltılı bir zenginlik gösterişinde. Şehir merkezi, Avrupa’dakilerle yarışacak denli güzel, canlı ve tüketici. Acaip lüks arabalar, restaurantlar, dükkanlar, kozmetik salonları vs. Son yıllarda Abhazya’da da gördüğümüz gibi, ‘ye kürküm ye’ hali. Sanırım Kafkasya’daki bütün cumhuriyetlerimizde durum aynı; üretilenin iki-üç misli tüketilen, eldekilerin paylaşımı ve Moskova’dan gelen paraların bölüşümü üzerine kurulan spekülatif bir zenginlik ve avantür bir iş/yaşam düzeni. Böyle nereye varırız bilemem. Hani hep kolayına kaçıp Rusya’yı yargılar ve her olumsuzluğu ona yükleriz ya, belki de çuvaldızı biraz da kendimize batırmalıyız. Har vurup harman savuran mirasyediciliğimizle, bırakın siyasi haklarımızı yükseltmeyi, sahip olduklarımızı korumak dahi zor olacaktır. İnşallah yanılıyorumdur... Öte yandan... Türkiye’den Kabardey-Balkar’a gelip yerleşen ya da burada iş yapan pekçok kişiyle görüştük. Burada’da Abhazya’dakine benzer bir süreç yaşanıyor; gelip yerleşenlerin kimi uyumlu bir hayat tutturmuş, işinde gücünde. Kimi ise uyumsuz ve umutsuz muhacir konumunda, dertli ve şikayetçi. Hangi katagoridekilerin çoğunlukta olduğunu bilmiyorum, ama bizim, anavatana dönenler bakımından daha çok başarı hikayesine ihtiyacımız olduğu bir muhakkak... Bu arada, şu ya da bu yol-yordamla buradaki düzene eklemlenip zenginleşebilen birkaç girişimcimizin daha sonra yerli ortaklarıyla ihtilafa düşüp nasıl berhava edildiklerinin canlı öykülerini dinledik-öğrendik. ‘Ey allahım, veren de sen alan da sen’ durumları. Kim haklı kim haksız, ne önemi var. İhtilaflarda kaybedenin ‘dışardan gelen’ olduğu/olacağı gerçeği bir kez daha görülüyor. Sonuç; diyasporadan gidip anavatanda çok büyümeyeceksin, büyüsen de ihtilafa düşmeyeceksin, ihtilafa düşsen de meydan okumayacaksın. Gaz pedalı yanında bir de fren pedalı olduğunu unuttuğumuz an, kaza kaçınılmazdır. İşte böyle geçti DÇB genel kurul katılımımız ve Nalçik gezimiz. Unuttuğumuz, eksik/yanlış ifade ettiğimiz hususlar varsa, elbet diğer arkadaşlar düzeltir ve tamamlar. Sezai Babakuş, 29 Ekim 2012p>+''+nan+''+Sezai Babakuş
Fehim Taştekin’le Söyleşi
Söyleşi*span>p> span>p> Konu: Suriye ve Rusya'daki Güncel Gelişmeler Bağlamında Çerkesler ve Geri Dönüşfont>font>span>p> Katılımcı: Fehim Taştekin (Radikal Gazetesi - Dış Haber Servisi)font>font>span>p> Yer: Ankara Çerkes Derneği Toplantı Salonufont>font>span>p> Tarih: 03 Kasım 2012 (Cumartesi)font>font>span>p> Saat: 18:30font>font>span>p> span>p> * 2012-2013 Faaliyet Döneminde aylık olarak düzenlemesi planlanan söyleşi-konferansların birincisi olarak planlanmıştır.font>span>p> div> Bu haber 25font>7 kişi tarafından okundu.p>nanKaffed
Bayramlaşmada STK’lar Buluştu
Kahramanmaraş Kafkas Kültür Derneği salonundaki bayramlaşmada, bayramlaşma heyecanının yanında sıcak kucaklaşmalar, güzel dilek ve temenniler vardı.p> Programa, Kahramanmaraş’ta faaliyet gösteren STK temsilcileri de katıldı.p> Dernekteki geleneksel bayramlaşmada, açış konuşmasını yapan dernek başkanı Şahver TUNA,bayramları bayram gibi yaşamanın önemine temas eden konuşmasında, “Biz STK’lar olarak birliktelik, sevgi, hoşgörü ve barış atmosferini oluşturmakla mükellefiz.” dedi.p> Necip Fazıl Kültür ve Eğitim Vakfı Başkanı Osman ALTUNKÖPRÜ ise, bu programda bulunmaktan büyük mutluluk duyduğunu, Kahramanmaraş Kafkas Kültür derneğinin çalışmalarını yakından takip ettiklerini, başarılı faaliyetlerinden dolayı başta yöneticiler olmak üzere emeği geçen herkesi yürekten kutladığını vurguladı.p> Altunköprü, kardeşliğin, uyum ve birlikteliğin önemine temas etti. Program, sıcak kucaklaşmalar, iyi dilek ve temennilerle sona erdi. www.kmaraskafder.org.trp> nanKaffed