Maykop’ta Flarmoni Binasında yapılan açılış programı görkemli oldu. Program Oşad ve Sindika’nın wuig oyunuyla açıldı. Dzıbe Muhammet, Aşemez, Tsısheva Zareta şarkılarıyla seyirciyi coştururken Sveta Kuşu’nun söylediği ninni herkesi duygulandırdı. Programa Kuzey Kafkasya coğrafyasından protokol katılımı da yüksekti. Flarmonide, geleneksel Adige kültürüne ilişkin bir de sergi açıldı. Adiıgey Kültür Bakanı Avutle Yure’de sergiyi gezenler arasındaydı. Adige Kültür Günü kapsamında Ulusal müzede "Nart Destanları ve Adigelerde Ağaç Kültü" adlı sergi, Doğu halkları müzesinde Çerkes kıyafetleri defilesi açıldı. 30 Kasım günü misafirlere dolmenler, şelaleler ve Çerkes meyve bahçeleri gezdirilecek. (Haber: Sevil Yediç) {gallery}/haber/federasyon/2018/2018_Adigey_Kultur_Gunleri{/gallery}p>nanKaffed
Adigey’de Kültür Günleri Başladı.
Maykop’ta Flarmoni Binasında yapılan açılış programı görkemli oldu. Program Oşad ve Sindika’nın wuig oyunuyla açıldı. Dzıbe Muhammet, Aşemez, Tsısheva Zareta şarkılarıyla seyirciyi coştururken Sveta Kuşu’nun söylediği ninni herkesi duygulandırdı. Programa Kuzey Kafkasya coğrafyasından protokol katılımı da yüksekti. Flarmonide, geleneksel Adige kültürüne ilişkin bir de sergi açıldı. Adiıgey Kültür Bakanı Avutle Yure’de sergiyi gezenler arasındaydı. Adige Kültür Günü kapsamında Ulusal müzede "Nart Destanları ve Adigelerde Ağaç Kültü" adlı sergi, Doğu halkları müzesinde Çerkes kıyafetleri defilesi açıldı. 30 Kasım günü misafirlere dolmenler, şelaleler ve Çerkes meyve bahçeleri gezdirilecek. (Haber: Sevil Yediç) {gallery}/haber/federasyon/2018/2018_Adigey_Kultur_Gunleri{/gallery}p>nanKaffed
Kahramanmaraş Kafkas Kültür Derneği Genel Kurulunu Yaptı
Kahramanmaraş Kafkas Kültür Derneği 25 Kasım 2018 Pazar günü 12. Olağan Genel Kurulunu gerçekleştirdi. Genel Kurul toplantısına Kafkas Dernekleri Federasyonu (KAFFED) Yönetim Kurulu Üyesi, Atilla Mutlu Alkış, Göksun AK Parti İlçe Başkanı Ufuk Ünal, Chp Göksun İlçe Başkanı Bedri Tokuç, Dünya Çerkes Birliği Delegesi Lusana Abidoga ile Doğu Akdeniz Bölgesinde yer alan KAFFED Üyesi Derneklerin Başkanları ve halkın yoğun katılımı ile gerçekleşmiştir.p> Genel Kurul Dernek Başkanı Hakan Aydemir'in konuşmsı ile başladı. KAFFED Yönetim KuruluÜyesi Atilla Mutlu Alkış Divan Başkanlığı'na seçildi. Önceki yönetim ibra edildi ve gündemdeki tüzük değişiklikleri kabul edildi. p> Genel Kurul'da Başkanlığa aday olan Bekir Sami Yavuz ve İsa Elagöz 15'er dakikalık konuşmalar yaparak yönetim kurulu üye adaylarını tanıttılar.p> Genel Kurul'da yapılan konuşmaların ardından seçim heyecanına geçildi. Toplam 735 üyenin listede yer aldığı seçimde 445 üye oy kullandı. Oylama sonucunda başkan adaylarından, Bekir Sami Yavuz'un listesi 227 oy alarak yönetim kurulu başkanlığa seçilirken, diğer aday İsa Elagöz ise 211 oy aldı. 7 oy ise geçersiz ilan edildi. Yeni başkan seçilen Bekir Sami Yavuz ve oylamada ikinci olan İsa Elagöz sahnede kucaklaşarak toplumumuza yakışır şekilde tablo sergilediler.p> Kahramanmaraş Kafkas Kültür Derneği Başkanı Hakan Aydemir ve Yönetim Kuruluna emeklerinden dolayı teşekkür ediyor, Başkanlığa seçilen Bekir Sami Yavuz ve Yönetim Kurulu'na başarılar diliyoruz.p> YÖNETİM KURULU ASİL ÜYELERp> 1- Bekir Sami Yavuz (Başkan)p> 2- Nadir Sandıkçıp> 3- Meral Sevinp> 4- Mutlu Bolatp> 5- Nazlı Yağlıcap> 6- Mehmet Rufai Dumanp> 7- Sermet Atalarp> YÖNETİM KURULU YEDEK ÜYELERp> 1- Kemalettin Tutucup> 2- Kudret Dumanp> 3- Fulya Ece Dilekçip> 4- Ahmet Çelikp> 5- Güneş Bolatp> 6- İbrahim Altan Sandıkçıp> 7- Semih Sevimp> {gallery}/haber/federasyon/2018/20181125_Maras_GK{/gallery}p>nanKaffed
Karacabey Kuzey Kafkasya Kültür Derneği Genel Kurulu’nu Yaptı
Karacabey Kuzey Kafkasya Kültür Derneği 28 Ekim 2018 tarihinde Genel Kurulu'nu yaparak yeni yönetimini seçti.Yeni Yönetim Kurulu'na başarılar diliyor, önceki Yönetim Kurulu'nda görev alan herkese teşekkkür ediyoruz.p> YÖNETİM KURULU ASİL ÜYE 1- Bekir EROL 2- Sait AYDEMİR 3- Abdullah ÖZ 4- Ömer DENİZCİ 5- Aliza Hatokvay BİRİNÇ 6- Kader İLHAN 7- Recep TOSUN YÖNETİM KURULU YEDEK ÜYE 1- Serkan KAYA 2- Sadettin YILDIRIM 3- Bilal TOSUN 4- Faruk Zeki BİRİNÇ 5- Metin AÇIKGÖZ 6- Ömür AKAY 7- Nihal ECEMİŞnanKaffed
Arıkbaşı Köyü Kafkas Derneği KAFFED’e Katıldı
İzmir’de faaliyet gösteren Arıkbaşı Köyü Kafkas Derneği 21 Ekim 2018 tarihinde Genel Kurulunu yapmış ve Kafkas Dernekleri Federasyonu’na katılma kararı almıştır. Üyelik başvurusu 18 Kasım 2018 tarihinde gerçekleştirilmiş olan Yönetim kurulu toplantısında müzakere edilerek Yönetim Kurulumuzun 18 Kasım 2018 tarih ve 195 Sayılı Kararı ile üyelik başvurusu oybirliği ile kabul edilmiştir. Arıkbaşı Köyü Kafkas Derneği’nin Federasyonumuza üyeliği bizlere güç katmıştır. Birlikte güzel ve başarılı işler yapacağımıza inanıyor, göreve seçilen, yeni yönetim kurulunuzu tebrik ediyor ve başarılar diliyoruz. BİRLİKTEYSEK GÜÇLÜYÜZ ! YÖNETİM KURULU ASİL 1- İbrahim ODA 2- Caner ÖZŞENER 3- Veysel Cankat ÖRÜN 4- Selda ÖZGÜN 5- Yusuf ÖZEKER 6- Semih AĞ 7- Burak İLGİÇ YÖNETİM KURULU YEDEK 1- Engin AKÇAM 2- Özkan SES 3- Serkan ÖZGÜN 4- Fatma ÖZEK 5- Murat ÖLÇER nanKaffed
Anavatan Çağırdı…
Uzun yıllardır düşünü kurduğum bir yolculuğa çıktım geçen ay. Zihinsel hazırlığı epeydir tamamdı. Bir türlü uygun koşullar oluşmamıştı. İnternete girildi, kız arkadaşlarla konuşuldu, tarihler tespit edildi, biletler alındı. Adıgey’e, Maykop’a doğru yola çıktığım grubun içinde ilk kez Anavatanını görecek olan bir tek ben vardım. Benim heyecanım mı sirayet etti arkadaşlarıma yoksa yolculuk rotası mıydı bizi bu kadar heyecanlandıran? Hepimizin içi kıpır kıpır, hepimizin yüzünde tarifsiz mutluluk… Başka bir ülkeye giderken alışık olduğum huzursuzluk yok bu defa üzerimde; bu defa içimde tarifsiz, tanımlanamayan bir gariplik! Acayip bir sevinç! Dizginlenemeyen bir merak! Uzun zaman önce yitirilmiş bir sevgiliye kavuşacağım sanırsın! Köklerime doğru yolculuğum. Bir an önce kavuşmak istiyorum. Ankara’dan İstanbul’a doğru bindiğimiz hızlı tren ne kadar yavaş! İstanbul’a fazla vakit ayırmışım. Sair zamanlarda gezmekten büyük keyif aldığım İstanbul’daki yarım gün bitmiyor. Bir an önce uçağa binmek, bir an önce ver elini Kafkasya demek istiyorum. Yol arkadaşım Yıldız (Şekerci) ablanın dikkatinden kaçmıyor bu halim, onun tabiri ile; kanat takıp uçacağım sanırsın! Nihayet uçak saati geliyor. İstanbul’dan Krasnador’a doğru uçarken zihnimi durdurmaya çalışıyorum, hayal kurmamalıyım, gerçekçi bir yaklaşımla her şeyi gözlemlemeli, her anı zihnime yazmalıyım. Uçağımız tam zamanında kalkıyor. Krasnador’da gümrükten sorunsuz geçiyoruz. Bizi karşılayan araç ve rehber ile sabaha karşı Maykop’a ulaşıyoruz. Mesleki alışkanlık ile yol boyunca hiçbir tabelayı kaçırmadan her şeyi okuyor, küçük notlar alıyorum; Kuban, Tuapse, Adige Kale, Maykop, Woçepşiy… Yıllardır adını duyduğum, hakkında bulduğum her şeyi okuduğum bu yerleşim yerlerini tabelalarda görmek bile tuhaf bir heyecan yaratır mı insanda, yaratıyor. Özlem dolu şarkılar, şiirler çınlıyor kulaklarımda… “Bu bir aldanış mı? Yoksa var oluş mu yeniden? Söyle bir son mu? Bir başlangıç mı? Bir dönüş mü? “ Diye soruyor Ümit Yaşar Oğuzcan Bir başlangıç olmasını diliyorum içimden, yeni bir var oluş, kavuşmaların en güzelini yaşamaya hazırım. Sessizliğime gömülüp etrafı izlemeye koyuluyorum. Karanlıkta ne seçebildiğim kadarıyla yollar çok güzel, trafik sakin, çevre yemyeşil. Karmakarışık duygular arasında kalacağımız eve varıyoruz. Eşsiz bir Maykop manzarasına hakim eve tam güneş doğarken girince, her pencereye koşup pür neşe etrafı birbirimize gösteriyoruz. Hızımızı alamıyor, fotoğraflar çekmeye başlıyoruz. Çok doğru tarihler seçmişiz Maykop’a gelmek için. Bunu ilerleyen günlerde daha da iyi idrak ediyorum. Maykop’ta ilk günümüz 28 Eylül, Adige Ulusal Kıyafet Günü. Kıyafet gününe özel etkinlik Flarmoni’de. Öğleden sonra hazırlanıp çıkıyoruz. Flarmoni şehrin merkezinde. Karşısında ünlü mavi kubbeli Maykop camisi ve şimdiki adıyla Kardeşlik Heykeli bulunuyor. Lokasyonumuz Maykop’ta her yere yürüyerek ulaşmaya uygun. Biz de öyle yapıyoruz. Hiçbir program dakika şaşmıyor. Türkiye’de sığındığımız Çerkes Saati burada işlemiyor. Kıyafet gününe özel gösteri tam zamanında başlıyor. İslamey sahne alıyor. Müziği, dansı, ritmi kendi topraklarında yakalamak bambaşka bir hismiş. İnsan burada kendini gökyüzüne daha yakın hissediyor, gökyüzüne yakın hisseden biri için belki yaman bir çelişki ama toprağa daha huzurlu, daha emin basıyor aynı zamanda. Yüzünü ne yöne dönse bakmaya doyamıyor. Maykop küçük bir şehir elbette. Fakat bir Maykop Parkı Ankara’da yok misal. Şehrin sakinleri günün her saatinde burada vakit geçiriyor. Park şehrin bir ucundan öbür ucuna uzanıyor, hangi sokaktan yürüseniz mutlaka sizi parkın bir noktasına çıkarıyor. Parka vardığınızda ise botaniğinden çevre düzenlemesine hayran kalmamak mümkün değil. Yaşlılar için özel bir etkinlik gelenekselleştirilmiş sürdürülüyor parkta. Cumartesi günleri 60 yaş üzeri için özel dans günü. Belediye canlı müzik sağlıyor, 60 yaşını geçmiş kadın ve erkekler, bazılarına çocukları ve torunları eşlik ediyor, parkın özel bir bölümünde gönüllerince dans ediyorlar. Adigeler pek katılmıyor gördüğüm kadarıyla bu etkinliğe ancak oldukça keyifli bir grup buluşuyor orada. Maykop’ta sokaklarda umarsız, huzurlu gezebiliyorsunuz. Kimse sizi “Aman tek başına şu mahalleye girmeyesin” diye uyarmıyor. Aksine kadınlar günün her saatinde ne kadar özgür olduklarını, ne kadar rahat gezdiklerini anlatıyorlar. Çok soru soruyor, sorularımla bazı dostları bıktırıyorum ancak aldığım cevaplarla yetinmiyorum. Müzeler yetmiyor bana gittiğim yerlerin tarihini anlamak için mezarlık ziyareti yapmayı seviyorum. Mezarlıkların tuhaf bir çekiciliği, etkisi var üzerimde. Grup arkadaşlarım garipsiyor önce bu isteğimi, sonra meraklarına mı yeniliyorlar, yoksa beni kırmak mı istemiyorlar bilmiyorum, sonuçta onlarda bana katılıyor. Şehirdeki Rus mezarlığının ardından Adige mezarlığına gidiyoruz. Rus mezarlığında gözlerim tarihi arıyor. Anlıyorum ki, aslında beklediğim kadar eski bir mezarlık değil burası. Sonunda 1864 ve öncesine dair izler arıyorum. Ancak, son derece dağınık, düzensiz, bakımsız bir mezarlık burası. Ortodoks geleneklerine uygun olarak her mezarın başında kâh metalden kâh betondan bir masa ve oturma yeri yapılmış. Özel günlerde buraya gelip uğurladıkları ile dertleşiyor insanlar. Adige mezarlığının düzeni, temizliği etkiliyor önce beni. Mezarda sonsuz uykuya bırakılanın Müslüman olduğunu belli etmek üzere her mezar taşının üzerine bir hilal işlenmiş, taşlarda aile armaları da mutlaka yer almış. Belli ki bu mezarlık da nispeten yeni. Kimse somut bilgi veremiyor olsa da mezarlıklar kurulmadan evvel cenazelerin köylere taşındığını tahmin ediyorum. Sürgün ve soykırım tarihine dair izler bulamıyorum. Asıl aradığım belki de kendi aileme ait bir iz, tek tek taşları okumaya devam ediyorum. Büyük hüzün… Mezarlıklar zaten hüzün değil midir! Gezdiğim son mezarlık ise savaşlarla, açlıkla imtihan edilmekte olan dünyamız için önemli mesajlarla dolu. Alman mezarlığı… Anlayana binlerce ders var bu mezarlıkta. 2. Dünya savaşında Rusya’ya esir düşmüş, büyük bir kısmı kurşuna dizilmiş Alman askerleri için kurulmuş şehitlik. Rusya Federasyonu’nda varlığı tespit edilmiş 30 bin alman askerinin naaşı peyder pey buraya naklediliyor. Mezarlığın girişindeki sütuna "Bu mezarlar sizi barışa çağırıyor!" diye işlenmiş olan yazı hepimizi duygulandırıyor. DUYGU YÜKLÜ BİR GÜN p> Maykop güncemizde özel ve önemli bir heyecana da tanıklık ediyoruz. Tıj İlkay Dönüş Yolu Misafirhanesi’nin açılışı var. Bu misafirhaneyi birkaç kelime ile anlatmak ne mümkün… Mayasında vefa, sevinç, gurur, dostluk, arkadaşlık, imece, kadirşinaslık, fedakarlık, umut, heyecan, aşk olan bir yolculuğun meyvesi burası. Tıj İlkay adını yaşatarak, dönüş yoluna gireceklere büyük bir hizmet sunacağından emin olduğum bu mekânı tarif etmek mümkün değil. Sadece burayı görmek için, azimle neler başarılabileceğine şahitlik etmek için Maykop’a gitmek şart. Yeni ve dönüşü önceleyen başka pek çok projeye ilham vermesini dilerken emeği geçen herkesi kutluyorum. Misafirhane, ikişer kişilik odalardan oluşuyor. Yaklaşık 40 kişiye ev sahipliği yapabiliyor. İnşaası gibi işletmesi de biraz imece ile başladı. İlk günlerde açılışa katılan pek çok kişiyi ağırladı. Bundan sonra sizleri de bekliyor… Başta dediğim gibi, Maykop’a gitmek için seçtiğimiz tarihler çok doğruydu. 8. Uluslararası Adige Müzik ve Kültür Festivali’ne ardından Cumhuriyetin kuruluş yıldönümü etkinliklerine tanıklık ettik. Sokaklarında şeşen oynadık, düğünlerde kafe... Ahengi de yakaladık, ritmi de… Son derece profesyonel yönetilen bu etkinlikler boyunca İslamey’i, Nalmes’i kendi vatanında dinlemek, izlemek bambaşka duygulara, bambaşka hedeflere yöneltiyor insanı. Yaşadığın yerlerde köklerinle bağ kurmanın pek çok yolunu bulduğunu düşünüyorsun, ama bulduğun hiçbir yol vatan topraklarındaki kadar etkili olmuyor. Bulduğum her fırsatta dağlara veriyorum kendimi. Bazen menzile ulaşamıyorum, araba arızalanıyor misal ama keyfim hiç kaçmıyor. Araba yoksa yürüyorum. Ulaştığım ırmak kenarında büyük bir keyifle muhabbete dalıyor, suyla, sudaki taşla konuşuyorum. Her olumsuzluğun içerisinde gülmek için bir neden buluyor, her patikanın ardından ulaştığım akarsuya, her tepeden baktığım vadiye hislerimi fısıldıyorum. Gördüğüm her ağaca yaslanıp dertleşmek, gölgesinde düşler kurmak istiyorum. Yanımdakilerden utanıp sarılmak yerine her gördüğüm ağacı çaktırmadan okşuyorum. Yürüdüğüm yollarda rastladığım çiçeklerden tohum topluyorum. En büyük eksiğimi, anadilimi konuşamamanın ezikliğini içime atıyor, yüzümü güneşe dönerek çok samimi bir dilek tutuyorum. nanKaffed
Sultan Sosnaliev Unutulmadı
Gürcistan saldırısı başladıktan hemen bir gün sonra zor koşullarda Abhazya'ya giderek Abhaz kardeşlerinin yardımına koşan Adıge gönüllülerden biri de Sultan Sosnaliev'di. 1942'de Kabardey Balkar Cumhuriyeti'nde, Baksan'da doğan Sultan Sosnaliev Sızran Askeri Havacılık Okulu ve G. Jukov Askeri Komuta Akademisini bitirdi. SSCB hava kuvvetlerinde 29 yıl çalıştıktan sonra 1990'da Albay rütbesi ile emekli oldu. Emekli olduktan iki yıl sonra, Gürcistan'ın Abhazya'ya saldırması üzerine Kabardey Balkar'daki gönüllüler ile birlikte Abhazya'nın yardımına koştu. Gagra'daki Devlet Savunma Komitesi başkanlığına getirilen Sosnaliev, Garga'nın ve Sohum'un kurtarılmasında önemli bir rol üstlendi. 1993'de Abhazya savunma bakanı ve korgeneral olan Sosnaliev 1996'da Kabardey Balkar'a döndü fakat Devlet Başkanı Sergey Bagapş'ın daveti ile 2005-2007 yıllarında tekrar Abhazya'ya gelerek savunma bakanı oldu. 22 Kasım 2008'de hayatını kaybeden büyük yurtsever Sultan Sosnaliev'i saygı ve rahmet ile anıyoruz. nanKaffed
Nazilli Kafkas Derneği Genel Kurulunu Yaptı
Nazilli Kafkas Derneği 21Ekim 2018 tarihinde Genel Kurulu'nu yaparak yeni yönetimini seçti.Yeni Yönetim Kurulu'na başarılar diliyor, önceki Yöntim Kurulu'nda görev alan herkese teşekkkür ediyoruz. YÖNETİM KURULU 1-Başkan : Mahmut Avcı 2- Başkan Yardımcısı : Şaban İz 3- Sekreter : Adil Karhan 4- Sayman : Mehmet Kemal Ban 5- Üye : Zekeriya Aydın Bulut 6- Üye : Turhan Işık 7- Üye : Adnan Koyuncu nanKaffed
Maykop Rüyası
Kentte doğup büyüyen bir çocuk olarak evimde duyduğum ve konuştuğum ilk dil Adığabze. Yaşadığım çevre, yazları gittiğimiz köyümüz, evimize gelenler, bizim gittiğimiz evler, her yerde kullanılan dil ve yaşam biçimi. Dış dünyaya açılıp sokakta oynamaya başladıktan sonra öğrendiğim Türkçe ve okul yıllarımın başlamasıyla tanıştığım arkadaşlarımdan farklılığımızı algılayıp anneme sorduğumda “biz Adığe’yiz de ondan” cevabıyla zihnimde farklı bir pencere açılmıştı. 10 yaşlarında misafir odasında kıymetle korunan kadife yastığın üzerindeki işleri merakla sorduğumda dışeyide olduğunu, Kafkasya’dan geldiğini, babaannemin elbisesinden çıkarılıp köşe yastığı yapıldığını ve Adığelere ait bir işleme olduğunu öğrenmiştim annemden. DIŞEYİDE… KAFKASYA… Bu sözcükler büyülü ve esrarengiz gelmiş; zihnimde başka bir kapı daha açılmıştı. Ebeveynlerim merak ve sorularımdan; tarihi bilgileri öğrenmeye hazır olduğumu anlamış olacaklar ki Kafkasya’nın anavatanımız olduğunu, buraya gelişimizi, annemin annesinden dinlediği Kafkasya’daki yaşamlarını, anavatanın güzelliklerini, savaş ve sürgün esnasında yaşananları bİr bir anlatmaya başladılar. Babaannemden dinlediğim Adığabze masallar, halamın, amcamın çaldığı pşine, söylenen woredler, bazı ğıbzelerin (ağıtların) içindeki anlamlandıramadığım cümle ve duygular çocuk zihnimde yerini bulmuştu. Bundan sonrası bulabildiğim kitap ve kaynaklardan büyülü Kafdağı’nın ardını öğrenme çabasıydı. Anavatan gezisiyle ilgili duygu ve izlenimlerimi yazacak iken neden buradan başladığıma kısaca değinmek isterim: Anneme; Maykop’a, anneannesinin anlattığı yerlere hem de Adığe el sanatlarıyla ilgili kültürel bir sergiye katılacağımızı söylediğimde anavatana ilk gidişimin bize dair ilk merak ettiğim şey yani dışeyide vesilesiyle olmasının ilginç olduğunu söyledi. Birlikte geçmişe dönüp uzun uzun konuştuktan sonra “Hiç bilmeden sevip özlediğim topraklara benim gözümle de bak” diye ekledi. Bu andan sonra anavatana gidiş benim için başka bir anlam daha kazandı. Yıllardır merakla araştırdığım, gidebilmeyi hayal ettiğim yerlere gitmek; o havayı solumak heyecanını paylaştığım kocaman bir grupla bu yolculuğa çıkmak ayrı bir mutluluktu. Bir an bile kendimi yabancı hissetmeden sanki orada doğmuş büyümüş bir süre ayrıldıktan sonra geri dönmüştüm. Sevgi ve ilgiyle karşılandığımız köyler, tanıştığımın her insanla anadilimle diyalog kurabilmem, kalanların ve gidenlerin çocukları olarak merakla karşılıklı paylaştığımız duygu ve bilgiler çok kıymetliydi benim için. Bleşepsna Köyü’nde karşılanmamız, thamadelerle kurduğum diyalog, hiç görmediğim dedem Thats Kanemeth’e ulaşmak gibiydi benim için. 1903’te Türkiye’de kurulan köyümüzün Natırbyhable’den geldiğini söylediğimde bulunduğumuz yere çok yakın olduğunu ve köyün aynı adla durduğunu gözleri yaşararak söyledi thamade. Ama sürgünden sonra tümüyle Rusların yerleştirildiği bir köy… Yugoslavya’dan, Ürdün’den, Suriye’den, Türkiye’den ve dünyanın pek çok yerinden dönenlerin kurduğu Mefehable Köyü’nü, Maykop’a yerleşip orada bir yaşam kurmuş soydaşlarımızı, hepimizin orada yaşamakla ilgili hayallerini gerçekleştirdikleri için gıpta ederek ve kıvançla izledim. Dünyanın pek çok ülkesinden cumhuriyet kutlamaları için bir araya gelmiş soydaşlarımla anadilimde konuşmak, duymak, paylaşmak kısacık ama unutulmayacak, ana sütü sıcaklığında duygular yaşattı. Soluduğum hava, içtiğim su, bastığım toprak, gözümün gördüğü hiçbir şeyi kaçırmadan, ait olduğum toprakları sevgiyle, hüzünle, hasretle hafızama kaydederken bu anların biteceği duygusu da bırakmadı zihnimi. Yetmedi… Bir daha gitmek ve sindire sindire gezmek isteğiyle döndüm. Biriktirdiğim tüm bu güzel duygu ve anılarda payı olan, bu yolculuğa birlikte çıktığım ve yolda tanıdığım tüm arkadaşlarıma, misafirperverlikleriyle hep yanımızda olan Maykop’taki dostlarımıza ve bu yolculuğa vesile olan Kafkas Dernekleri Federasyonu (KAFFED) yetkililerine teşekkür ediyorum. Tarihte yaşananlara, ayrılığa, sürgüne, başka kültürlere rağmen hala bir arada olabilmeye konuşabilmek, konuşabilmek, dokunabilmek için çokça vesilemiz var aslında. Kendi evlerinin bizim evimiz olduğunu ifade ederek samimiyetle davet eden insanlarımızın yanı sıra dönmek ve gezmek isteyenlerin kalabileceği bir evimiz de var artık; Tıj İlkay Misafirhanesi. RUHU ŞAD OLSUN… nanKaffed
KAFFED Akparti Genel Başkan Yardımcısı Jülide Sarıeroğlu’nu Ziyaret Etti
Federasyonumuz bünyesinde yürütülmekte olan yerel seçimlere hazırlık çalışmaları kapsamında Genel Başkan Yaşar Aslankaya ve beraberindeki KAFFED heyeti, Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkan Yardımcısı Jülide Sarıeroğlu’nu ziyaret etti. Toplumumuzun anadili, kültürü ve haklarının korunması konusunda yapılan çalışmalara ve karşılaşılan sorunlara ilişkin Sayın Sarıeroğlu’na bilgi verildi. Yerel seçimlerde nüfusumuzun yoğun olduğu bölgeler başta olmak üzere Başkan ve Belediye Meclisi Üyesi adayı tespitlerinde toplumumuz bireylerinin de hak ettikleri ölçüde temsil edilmesine ilişkin beklentimiz dile getirildi. Kurumsal düzeyde karşılıklı diyaloğun sürdürülmesi konusunda mutabık kalındı. Görüşmeye Adalet ve Kalkınma Partisi MKYK Üyesi ve Çorum Milletvekili Ahmet Sami Ceylan da katıldı. nanKaffed