Gençler Yaz Kampı İçin Kfar Kama Yolcusu

İsrail Kfar Kama Belediyesi tarafından düzenlenen, katılımcıları 13-18 yaş aralığındaki gençlerin oluşturduğu “Yaz Kampı” programına KAFFED, Düzce Adige Kültür Derneği ve İstanbul Kafkas Kültür Derneği işbirliği ile gençlerimizi bu sabah yolcu ettik.  Misafirperver Kfar Kama halkı ile gençlerimize refakat eden Cevdet Soycan ve Feriha Kankoç’a, organizasyonu düzenleyen Kfar Kama Belediyesine ve organizasyonda yer alan derneklerimiz ile çocuklarını gönderen velilerimize teşekkür ederiz. nanKaffed

ANA DİLİNE SAHİP ÇIK!

Geçtiğimiz günlerde Kayseri’de bir belediye otobüsünde Çerkesçe konuşan bir gence yönelik ırkçı bir saldırıya tanıklık ettik. Saldırgan, “Bu ülkede ikinci bir dil konuşulmaz” diyerek farklı olana yönelik nefretini açığa vuruyordu. Oysa biz biliyoruz ki Çerkesçe bu ülkede kuruluşundan bu yana konuşuluyor ve daha uzun süre konuşulmaya devam edecek. Türkiye’de Türkçe dışındaki azınlık dillerini konuşan insanlara yönelik bu dışlayıcı tutum ve davranışları protesto etmek amacıyla Dr. Erdoğan Boz eğitmenliğinde iki hafta toplam dört ders ana dili bilinci eğitimi gerçekleştiriyoruz. 14-18 ve 18-35 yaş olmak üzere iki grup halinde yapılacak programda dilsel çeşitlilik ve temel düzey Çerkesçe dersleri yüz yüze olarak Ankara Çerkes Derneği’nde, aynı anda “Zoom” ve “YouTube” üzerinden çevrimiçi olarak yapılacaktır. Programın koordinatörlüğü Kafkas Dernekleri Federasyonu tarafından, 1. Dönem yürütücülüğü ise Ankara Çerkes Derneği tarafından gerçekleştirilecektir. Talep halinde diğer dönemlerin KAFFED’e bağlı dernekler tarafından yürütülmesi planlanmaktadır. Kayıt için: https://docs.google.com/forms/d/e/1FAIpQLScR59mIuNCOZQRS5GHuWjssFEIkryGwz7SioUq1Y8Wg9exyUQ/viewformstrong>p> Ayrıntılı bilgi için: 0541 404 1864 - 0505 938 021 1. DÖNEMp> 1. Grup: (14-18 Yaş)p> 1. Ders: 5 Ağustos 2022 Cuma / Saat 19:00-21:00 2. Ders: 9 Ağustos 2022 Salı / Saat 19:00-21:00 3. Ders: 12 Ağustos 2022 Cuma / Saat 19:00-21:00 4. Ders: 16 Ağustos 2022 Salı / Saat 19:00-21:00 2. Grup: (18-35 Yaş)p> 1. Ders: 4 Ağustos 2022 Perşembe / Saat 19:00-21:00 2. Ders: 8 Ağustos 2022 Pazartesi / Saat 19:00-21:00 3. Ders: 11 Ağustos 2022 Perşembe / Saat 19:00-21:00 4. Ders: 15 Ağustos 2022 Pazartesi / Saat 19:00-21:00 nanKaffed

Adıgey Cumhuriyetimizin 100. Yılı Kutlu Olsun

100 yıl önce bugün, 22 Temmuz 1922 yılında Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği içerisinde kurulan Adıige Özerk Oblastı, bugün SSCB’nin dağılmasının ardından kurulan Rusya Federasyonu içerisindeki Adıgey Özerk Cumhuriyetinin yasal statüsünü şekillendirdi. Bu tarih Adıgey Cumhuriyetinin kuruluş günü olarak kabul edilmektedir. Çerkesler, Kafkasya’nın yerli halkı ve binlerce yıllık sahibi olarak bir devlet yapılanması olmadan topraklarında özgürce yaşamıştı. Bu nedenle işgal ve savaşların ardından soykırım ve sürgüne uğrayan Çerkesler için, topraklarında bayrağımızın dalgalandığı Adıgey Cumhuriyetimiz her şeye rağmen bir umut ışığı olarak büyük önem teşkil etmektedir. Önümüzdeki yıllarda koşulsuz vatandaşlık hakkı başta olmak üzere hukuki güvencelere, temel hak ve özgürlüklere erişmiş; her zamankinden özgür, huzurlu ve müreffeh bir halk olarak anavatanımızda hep birlikte bu günü kutlayabilmek dileğiyle Adıgey Cumhuriyetimizin 100. kuruluş yıldönümünü kutluyoruz.nanKaffed

KAFFED Kfar Kama Ziyareti

İsrail’deki Çerkes diasporası bilindiği üzere Kfar Kama ve Reyhaniye kasabalarında yaşamakta olup; Kfar Kama Belediyesinin Çerkes kültürünü tanıtmak üzere her yıl düzenlediği ancak pandemi nedeniyle ara verilen Çerkes Festivali bu yıl 22-23 Temmuz 2022 tarihlerinde gerçekleştirilmiştir.  Festivale katılmak ve Çerkes diasporasının sorunları ile kurumlar arası ilişkileri görüşmek üzere davet edilen federasyonumuzu temsilen Genel Başkanımız Prof. Dr. Ümit Dinçer, Genel Başkan Yardımcılarımız Dr. Yasemin Oral ve Turan Akın, Genel Sekreterimiz Av. Selçuk Ulutaş, Sosyal İşler ve Bölgesel Etkinlikler Sekreterimiz Feriha Kankoç ile Yönetim Kurulu Üyemiz Özen Atçı’dan oluşan heyet 22-24 Temmuz tarihleri arasında Kfar Kama’yı ziyaret etti.  Festival açılışı öncesinde KAFFED heyeti ile Kfar Kama Belediye Başkanı Zekeriya Napso, Memduh Wuerkoj, Belediye Direktörü Halil Natkho, Amir Napso ve İshak Napso’dan oluşan heyet arasında Çerkes diasporasının durumu, sorunları ve birlikte yapılabilecek projeler konusunda bir görüşme gerçekleştirildi. Yapılan toplantıda İsrail’deki Çerkesler ile Kfar Kama kasabasının tarihçesi, toplumsal ve ekonomik yapısı, Çerkes dili ve kimliğinin korunmasına yönelik İsrail devletinin sunduğu imkanlar ve elde edilen kazanımlar ile yürütülen projeler hakkında bilgilendirme yapıldı. Her iki kurumun meselelere bakış açılarını, çözülmesi gereken öncelikli konuları ve beklentilerini aktardığı toplantıda; şimdiye kadar bağ kurma ihtiyacını karşılayan kültürel faaliyetlerin, önemini korumakla birlikte, 21. yüzyılın değişen dünya koşullarında yetersiz kaldığı, bu anlamda toplumsal sorunların ve ihtiyaçların giderek daha fazla benzeştiği, dünyanın farklı yerlerinde yaşayan Çerkeslerin diasporik sorunları ve çözümleri açısından kurumlarımızın ve faaliyetlerinin ortak zeminde dönüşmesi gerekliliği konularında ortaklaşılmıştır. Toplantının sonucunda Çerkes toplumunun gerek anavatanda gerekse diasporanın genelinde hukuki statüleri ve hakları ile anadili, kimlik ve kültür bakımından kayıplar yaşamaya devam ettiği, özellikle Çerkes tarihi ve soykırımı konularında ciddi ve akademik çalışmalar yapılarak dünyaya anlatılması ihtiyacı bulunduğu, Diasporanın birlikte hareket etmesi gerektiği ve bu amaçla ortak gündemlerin ele alınacağı sistemli toplantılar ile anadili, kimlik ve tarih alanlarında ortak projeler yapılması konusunda mutabık kalınmıştır. Bu mutabakat doğrultusunda Çerkes toplumu temsilcilerinin Türkiye’de KAFFED’in ev sahipliğinde bir araya gelinmesi ve birlikte yapılabilecek somut projelerin belirlenmesi için diyaloğun sürdürülmesi kararlaştırılmıştır.  Heyetimiz 22 Temmuz’da Festival etkinliklerine katılım göstermiş, 23 Temmuz günü Kfar Kama kasabasında yer alan sosyal ve kültürel tesisler ile Çerkes Mirası Müzesini ziyaret etmiştir. 23 Temmuz 2022 akşamı ise Kfar Kama Belediye Başkanı Zekeriya Napso’nun açılış konuşmasından sonra Genel Başkanımız Ümit Dinçer’in Kfar Kama halkı ve izleyicilere hitap ettiği festivalde Reyhaniye Thamadesi Aziz Rustum, Ankara Çerkes Derneği Başkanı Bislan Jalouqa ve Genel Sekreteri Melek Ertan hazır bulunurken, Ankara Çerkes Derneğimizin halk dansları topluluğu Elbruz, sanatçılarımız Tambi Cimuk ve Perit Cimuk da Kfar Kama dans grubu Tipsa ile birlikte sahne alarak İsrail’in farklı bölgelerinden gelen izleyicilere coşku dolu bir gösteri sunmuştur. 24 Temmuz günü ise Kfar Kama Belediye Başkanı Zekeriya Napso ve beraberindeki heyet ile KAFFED heyeti Kudüs şehrini ziyaret ederek İsrail’deki görüşmelerini sonlandırmıştır. Ayrıca, Federasyonumuzun Kfar Kama Belediyesi ile yaptığı işbirliği kapsamında 25.07.2022 - 31.07.2022 tarihleri arasında Kfar Kama’da, Eylül ayında ise Ankara Çerkes Derneğimizin ev sahipliğinde her iki taraftan 10’ar öğrencinin katılacağı “Elçi Öğrenciler” ile 13-18 yaş arası öğrencilerden oluşan ve 31.07.2022 - 07.08.2022 tarihlerinde Kfar Kama’da, 21-28 Ağustos 2022 tarihlerinde İstanbul Kafkas Kültür Derneği ve Düzce Adige Kültür Derneklerimizin ev sahipliğinde Düzce ve İstanbul’da yapılacak yaz kampı projeleri gerçekleştirilecektir. Nazik davetleri ve ev sahiplikleri için başta Kfar Kama Belediye Başkanı Zekeriya Napso olmak üzere, Memduh Wuerkoj, Belediye Direktörü Halil Natkho, Amir Napso ve İshak Napso’ya çok teşekkür eder, federasyonumuzun diasporanın birliği ve örgütsel kapasitesinin artırılması yönündeki çalışmalarının devam edeceğini kamuoyunun bilgisine sunarız.   Saygılarımızla, KAFFED Kafkas Dernekleri Federasyonu {gallery}/haber/federasyon/2022/220722_Kfar_Kama_Ziyaret{/gallery}strong>p> nanKaffed

Kamuoyumuzun Dikkatine

Bilindiği üzere 2022 Yüksek Öğretim Kurumları Sınavı (YKS) sonuçları 18.07.2022 tarihi itibariyle açıklanmış ve üniversite tercihlerinin 27 Temmuz-5 Ağustos tarihleri arasında yapılacağı duyurulmuştu. Kafkas Dernekleri Federasyonu, Şamil Eğitim ve Kültür Vakfı, Ankara Çerkes Derneği, İstanbul Kafkas Kültür Derneği ve Kayseri Kafkas Derneği olarak Türkiye’de yaşayan Çerkeslerin en önemli kazanımlarından olarak gördüğümüz Düzce Üniversitesi ve Erciyes Üniversitesi Çerkes Dili ve Kültürü Bölümlerinin varlığını sürdürebilmesi, anadilinde akademik alanda öğrenim görmek isteyen gençlerimizin desteklenmesi amacıyla her iki üniversitemizi tercih edecek gençlerimize imkanlarımız ölçüsünde Yüksek Öğrenim Bursu verilecektir. Bursiyerlere aylık 1000’er TL’ye varan teşvik bursu tahsisi hedeflenmektedir. Bu amaçla, 3 farklı burs kategorisi oluşturulmuştur: Kaybettiğimiz aile yakınlarımızın, camiaya değerli katkılar vermiş insanlarımızın, ya da toplum önderlerimizin adını yaşatmak amaçlı, burs sponsorları tarafından önerilecek adlarla anılacak burslar, Sülale adlarımızın yaşatılması, akrabalık bağları ve dayanışmasının güçlendirilmesi amaçlı sponsor aile/sülale tarafından önerilecek Çerkesçe sülale adlarıyla anılacak burslar, Gönüllülük esasına dayanan burslar ol> Burslara katkı vermek isteyenlerin, Kafkas Dernekleri Federasyonu, TR93 0001 0007 6535 5861 4850 12 nolu IBAN hesabına bursu aktararak, dekontta açıklama bölümünde bursu tahsis ettikleri kişinin adı soyadı, sülale bursları için sülale adı belirtmeleri saygıyla rica olunur.p> Sponsorlar listesi web sitemiz ve duyurularla yayınlanacaktır. Daha çok gencimize destek verebilmek için tüm halkımızın ve sivil toplum örgütlerimizin desteklerini bekliyoruz. Aile ve sülaleler ile projeyi paylaşarak daha çok katılımcı sağlamanız büyük katkı sağlayacaktır. Başvuruların düşük kalması durumunda bölümlerin kapanma tehlikesi ile karşı karşıya kalmaması için teşvik burslarına katkı sağlayacağınıza inanıyoruz. Soru ve iletişim için: Burak Yalçın: + 90 553 047 62 24 E-mail: info@kaffed.orgstrong>p> Burs Hesabı Bilgileri Hesap Sahibi: Kafkas Dernekleri Federasyonu İban No: TR93 0001 0007 6535 5861 4850 12nanKaffed

YKS Sonrası Çerkes Dili ve Kültürü Bölümleri – Özel Yayın

25 Temmuz 2022 Pazartesi akşamı saat 21:00'da, YKS sınavı sonrası Erciyes ve Düzce Üniversitelerinde Çerkes Dili ve Kültürü Bölümlerinin, tercih edilmesi konusunda Uzman Eğitimci Murat Öztemur konuğumuz olacak. Canlı yayınımızı KAFFED YouTube kanalı ve sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.  p>nanKaffed

İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile Yapılabilecek Projeler Değerlendirildi  

KAFFED 21 Temmuz 2022 Perşembe günü İstanbul Büyükşehir Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Daire Başkanı sayın Taner Çetin ile bir araya geldi. Yapılan görüşme doğrultusunda KAFFED ve KAFFED’e bağlı üye dernekler ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi beraberliğinde yürütülebilecek projeler kapsamında yapılabilecek çalışmalar değerlendirildi. Toplantıya, KAFFED Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Dinçer, KAFFED Başkan Yardımcısı Yasemin Oral, KAFFED Yönetim Kurulu üyeleri Özen Atcı ve Cankat Acı, İstanbul Kafkas Kültür Derneği Başkanı Yüksel Nuri Güneş, Çerkes Kültür Evi Derneği Başkanı Ömer Çötok, Bahçelievler Kafkas Çerkes Derneği Başkanı Eren Özden, Silivri Kuzey Kafkas Kültür Derneği Başkanı Onur Arığ ve Silivri Kuzey Kafkas Kültür Derneği üyesi Nursel Erel katıldı. {gallery}/haber/federasyon/2022/220721_IBB_Gorusme{/gallery}strong>p>nanKaffed

Gündeme Dair- 5. Bölüm

Genel Başkanımız Prof. Dr. Şogen Ümit Dinçer ve KAFFED Genel Sekreteri Dışek Selçuk Ulutaş, 20 Temmuz 2022 Çarşamba Saat 20:00'de  Gündeme Dair programında, KAFFED gündemini değerlendirecek ve sorularınızı yanıtlayacaklar. Canlı yayınımızı KAFFED Youtube kanalı ve sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.nanKaffed

Papba Sezai Babakuş’un ardından…

Papba Sezai, “eskitilmemiş sevgiler ve bitirilmemiş gülümsemeler” bırakarak gitti.strong>span>p> 8 Şubat’ta elimize tutuşturan tomografi raporu ile hayatımızı dramatik bir şekilde değiştirecek korkunç gerçekle yüzleştik; Sezai, kimsenin adını anmak istemediği illete yakalanmıştı.p> Sol böbrekten başlayan kanser, yaygın olarak kemiklere ve sol akciğere de sıçramıştı. Çocukluk yaşlarından beri hiç aralıksız sigara içen biriydi. 2019’da tesadüfen konulan Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH) teşhisi bile onu sigaradan vazgeçirememişti. Ve işte tüm nikotin bağımlılarının yaptığı gibi ısrarla sürdürdüğü “bana bir şey olmaz” yanılgısı, hiç beklemediği bir hızla yaşamını elinden almaya gelmişti.  p> Derhal “kanser konusunda Türkiye’nin en iyisi” denen hastaneye ve “en iyileri” denen doktor ekibine ulaştık. İleri tetkikler yapıldı ve 24 Şubat’ta hastaneye yattı. Femur başı o kadar incelmişti ki her an kırılabilirdi. O yüzden kanser tedavisine başlanmadan önce hızla bir operasyon planlandı ve femur başına protez kondu.  12 gün sonra yaraları iyileşir iyileşmez radyoterapiye başlandı. Her şey iyi gidiyor gibiyken mart başında akciğerindeki kitleyi çıkardıkları bir operasyon daha yapıldı. Zaten çok naif olan bünyesi, bu kadar kısa sürede art arda iki büyük operasyona dayanamadı; tüm vücut dengesi bozuldu. İç kanama başladı, kanda oksijen seviyesi düştü, tüm hayati değerler yerle bir oldu. Defalarca tam kan, plazma, trombosit, albümin vs. verildi. Her tarafı iğne, dren vs. yüzünden delik deşik olmuştu. Hiç şikâyet etmiyor olması, hiç soru sormaması, sessizce olan biteni kabullenişi ve direnmeden kendisini bırakması beni derinden yaraladı.  p> Vücut dengesi tam düzelmemiş olsa da kanser tedavisinde daha fazla gecikmemek için akıllı ilaca başlandı. Ama tüm çabalar sonuçsuz kalıyor durumu kötüleşiyordu. Kimseye haber vermemizi istemiyordu Tablo giderek ağırlaşınca 28 Mart sabahı yoğun bakıma kaldırıldı, entübe edildi ve uyutuldu.   p> Bir doktor olarak, kaçınılmaz sonun geldiğini görüyor, etrafımızdaki herkese ‘onu her an bir kalp krizi vs. sonucu kaybedebiliriz’ diyor ama yine de bir mucize olur belki diye umut etmekten asla vazgeçmiyordum.   Corona tedbirleri kapsamında yoğun bakımda ziyaret yasağı vardı. 1 Nisan sabahı, Sezai’yi yoğun bakımda çok kısa ziyaret etmek ve sevdiği müziklerden doldurduğumuz USB’yi götürmek üzere doktorundan izin kopardım.  Saat tam 10 da yoğun bakımın kapısını çaldığımda kalbim yerinden çıkacak gibi atıyordu. Bana ‘biraz dolaşıp 1 saat sonra gel’ dediler. “Vizit uzadı” dedikleri için aklıma kötü bir şey gelmedi. 11.00 de tekrar gittiğimde, “Biraz daha beklemen gerekiyor.” uyarısı ile içime bir kurt düştü. 10 dk sonra tekrar gittim.p> “Kalbi durdu. Hayata döndürmeye çalışıyoruz.” açıklamasını   algılamakta zorlandım önce; O an benim için de dünya durdu sanki; hemen abisine haber verdim ama bizi içeri aldıklarında artık her şey için çok geçti. Sezai gitmişti. Yavaşça alnına dokundum. Hala sıcaktı. Yüzünden hiç eksilmeyen gülüşü dudaklarında donup kalmış gibiydi. Hızlıca ve sessizce ellerimizden kayıp gitmişti.  p> Sezai’nin Hendek’te, küçük bir Abaza köyünde, tütüncülükle geçinmeye çalışan yoksul bir ailenin 5 erkek çocuğundan birisi olarak 31 Ekim 1959 da başlayan hayatı, aslında büyük zorluklar yanında, çok az insana nasip olacak çok renkli ve   farklı deneyimler ve başarılarla dolu.p> İstanbul’da lise yıllarında katıldığı siyasi hareketin kazandırdığı sol dünya görüşü daha sonra tüm yaşamını şekillendiriyor. Burada edindiği arkadaşlıklar onu, 60’lı- 70'li yılların “aydınlanmacı, ilerici modernist” sanat akımının dans alanındaki   temsilcilerinden biri olarak 1976 da Dostlar Tiyatrosu bünyesinde Genco Erkal ve bir grup sanatçı   tarafından kurulan dans ekibi HASAD’a girmeye, DİSK, TİP, Barış Derneği gibi kurumların etkinliklerine, grevlere ve yürüyüşlere katılmaya kadar götürüyor. TİP’in gençlik teşkilatı olan İşçi Kültür Derneği’nin bir dönem yöneticiliğini yapıyor ve çok genç yaşta bir partili olarak Behice Boran ile yakın çalışma fırsatı yakalıyor.  p> Gazetecilik Yüksek Okulunu bittikten sonra 1978’de kurucusu olduğu İstanbul Kültür ve Sanat Ajansı’nda (İKSA) başlayan basın meslek yaşamı, sırasıyla Türk Haberler Ajansı (THA), Dünya Gazetesi, Rapor Gazetesi, Ekonomide Diyalog Dergisi ve Hürriyet Gazetesi’nde gazeteci ve yönetici olarak sürüyor. Bu dönemde Ayşe Eyüboğlu ile yaklaşık 10 yıl sürecek bir evlilik yapıyor.p> 1983’te Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD), 1988’de ise TÜSİAD tarafından “Yılın Gazetecisi” seçilecek kadar başarılı bir gazeteci oluyor. Her iki   araştırması da kitap olarak basılıyor.span>p> 1989 da Moskova’ya Hürriyet Gazetesi’nin temsilcisi olarak yaptığı iş gezisine kendi talebi üzerine Abhazya seyahati eklendiğinde tüm hayatı değişiyor. Daha sonra Abhazya’nın kurucu devlet başkanı olacak olan Ardzınba ile yaptığı görüşmede Ardzınba’nın Abhazya’ya kalıcı olarak gelip görev almasını istemesi onu çok etkiliyor. Önceden planlanmış   ABD’deki İngilizce öğrenme programı biter bitmez, hiç aklından çıkaramadığı bu çağrıya kulak verip Abhazya’ya dönüyor.  1991-1997   arasında Abhazya’da geçirdiği yıllar hayatında derin izler bırakıyor; 1996’ya kadar devlet başkanlığı, başbakanlık ve dışişleri bakanlığı bünyesinde ekonomi ve dış ilişkiler danışmanı olarak çalışıyor.  Bu dönem yaşadıklarını birçok yazısında ve söyleşilerinde kendisi uzun uzun anlatıyor ve yazıyor. Abhazya savaşı sırasında kızı Daria dünyaya geliyor.p> 1997-1999 arası   Kanal-E televizyonunun temsilcisi olarak Moskova’da bulunduktan sonra   Türkiye’ye dönüyor.  Birlikte kurduğumuz CSA Celebrity Speakers Konuşmacı Ajansının ortağı olarak yaşamını devam ettirip vefat ettiği tarihe kadar toplumsal konularda yazmaya ve proje üretmeye devam ediyor.p> Benden onu anlatan bir yazı yazmam istendiğinde açıkçası biraz tereddüt ettim.  Kendisi “özel” olduğunu düşündüğü hiçbir şeyi paylaşmayı sevmezdi ve “her bildiğini söylemen gerekmez” yaklaşımında olan bir sır küpüydü.  22 yıl boyunca günde 14-15 saat birlikte olmuş, hemen her şeyi beraber yapmış, projeler üretmiş, konuşup, tartışmış, birlikte mutfağa girip değişik yemek denemeleri yapmış, film izlemiş ya da yürüyüşe çıkmış, arkadaşlarımızla çokça vakit geçirmiştik. Ama dönüp geriye bakınca bana hiçbir zaman söylemediği bazı şeyler   olduğunu görüyorum. Mesela savaş sırasında ve sonrasında Abhazya’da yaşanan olumsuzlukları hiç anlatmazdı. Amacı ne olursa olsun tüm savaşların kirli ve korkunç bir yüzü olduğunu, savaş sonrasında yaşanan paylaşım savaşlarının ise özellikle vatansever duygularla savaşa katılmış ya da savaşta eşini, dostunu, arkadaşını ya da akrabasını kaybetmiş kişiler için daha da acıtıcı olduğunu söylerdi sadece. Ya da Diasporadan Abhazya’ya dönüş yapmış bazı kişilerin orada yaşayan ‘çizgi dışı’ kişilerle birlikte bulaştığı yasadışı olaylardan, ölümlerden hiç bahsetmez, başka yerlerden duyduğum bilgileri sorduğumda üstü kapalı, kaçamak cevaplar verirdi.   p> Çok hassas ve ince ruhlu bir insandı. Herkesin derdini kendine dert edinirdi. Belki de bu kadar duygusal yükü vücudu taşıyamadı.p> Her zaman çok okur ve araştırırdı. Bir yazıyı kaleme alması bazen günler, hatta haftalar sürerdi. Çalakalem yazı yazmak hiç ona göre değildi. Başlayıp yazdıklarını beğenmediği için bitirmediği onlarca yazısı vardı. Önünü arkasını düşünmeden konuşmaktan hiç hoşlanmazdı. Her yazacağı kelimeyi, söyleyeceği sözü çok dikkatle seçerdi. Buzdağının görünen yüzüne değil de altında ne olduğuna bakıp analizler yapmayı severdi. Öngörüleri çoğu kez o kadar doğru çıkardı ki, bazen bu “gelecek okumaları” beni hayretler içinde bırakırdı.p> Onu çok kızdıran birine bile fevri tepki vermezdi. “Her şeyin yeri ve zamanı var” konusunda herkese örnek olacak kadar soğukkanlıydı. Ama “intikam soğuk yenen bir yemektir.” sözünü bana sık sık düşündürürdü.  Yeri ve zamanı geldiğinde kimseye hak ettiği cevabı vermekten kaçınmazdı. Bazen bunun için uzun bir zaman geçmesi gerekse bile.p> Çok vefalı bir insandı. Kendisine yapılan iyilikleri asla unutmazdı; neredeyse tüm çocukları siyasi nedenlerle sırayla devletle başı derde giren oğullarına sahip çıkan annesi Nebile Hanım’a ve ABD de yaşadığı halde elini ailesinin üzerinden hiç eksik etmeyen abisi Emin’e duyduğu sevgiyi ve minneti sık sık dile getirirdi.    p> Karizmatik kişiliği ve etkili söz söyleme becerisi onu hep toplumun önüne itse de aslında yalnızlığı severdi ve kişisel özgürlüğüne düşkündü.p> Titiz, tertipli ve düzenli bir insan olduğu için, kaybetmekten korktuğum her şeyi ona emanet ederdim. Kalıplaşmış kurallara meydan okumayı severdi. Vasat olan hiçbir şeyden hoşlanmazdı. Yaratıcı ve farklı düşünürdü. Bazen hiç konuşmadan saatlerce müzik dinler, bazen hiç susmadan saatlerce konuşurdu.p> Bazen haftalarca hiçbir şey yazmaz, bazen aynı anda birçok konuda yazı yazardı.p> Şimdi düşünüyorum ve   daha çok not almadığım, daha çok video kaydı yapmadığım için kendime çok kızıyorum. Önümüzde birlikte geçirilecek   15-20 yıl daha var zannetmenin yanılgısının yerini şimdi büyük bir pişmanlık aldı.p> Şöyle yazdığını hatırlıyorum bir yazısında “Derler ki, en genç ölenler en uzun yaşayanlardır. Çünkü onlar eskitilmemiş sevgiler ve bitirilmemiş gülümsemeler bırakır geriye. Anıları silinmez olur, geride kalanların gönlünde taht kurarlar. Ölümsüz olurlar.” span>p> Şimdi ben de (biz de) geçmişin anılarına sarılıp, bugün onu kaybettiğimiz gerçeğini kabul etmeye ve onun “gelecek” hayallerini ileriye taşımaya çalışıyorum (çalışacağız).p> p> Handan Demirözstrong>p>  p>  p>  p>nanKaffed

Abhazya Cumhuriyeti Geri Dönüş Devlet Komitesi Yaz Kampı Düzenliyor

Abhazya Cumhuriyeti Geri Dönüş Devlet Komitesi tarafından  Federasyonumuza yapılan davet de Abhazya'da 20 Ağustos 2022-30 Ağustos 2022 tarihleri arasında "Yaz Kampı" düzenleneceği bildirilmiştir. Projeye 12-16 yaş grupları ve Abhaz kökenli gençlerin katılabileceği belirtilirken, kamp çerçevesinde, havaalanında karşılama, transfer, konaklama, yemek ve diğer faaliyetlere ilişkin masrafların Abhazya Geri Dönüş Devlet Komitesince karşılanacağı belirtilmiştir. Programa katılacakların Abhazya dışında yapacakları uçuş bileti, Rusya vizesi gibi masraflar katılımcıların kendilerine aittir. Bu kapsamda Federasyonumuza yapılan davet gereğince 21 Temmuz 2022 tarihine kadar programa katılmak isteyen gençlerimizin Federasyonumuzun; 0312 222 85 89 nolu telefon ve info@kaffed.orgstrong> mail adresinden ulaşmalarını rica ederiz.p> nanKaffed