“Yaşayan Efsane Xabze” Konulu Söyleşi

Camiamızda adını sıkça duyduğumuz değerli büyüğümüz Nahit Serbes’in 2011 yılı Ocak ayında çıkarmış olduğu “Yaşayan Efsane Xabze” adlı kitabı 2.000 adet sattıktan sonra ilaveleri ile 2. Baskısını yaptı. Oldukça ilgi gören bu kitabıyla ilgili Sayın Serbes ile bir söyleşi yaptık.   em>p>   - Nahit Bey, sizi tanıyan okurlarımız olduğu gibi, ilk defa tanıyacak olan okurlarımıza da kendinizi tanıtır mısınız?div> Öncelikle tüm okuyucularımızı ve sizleri en içten duygularımla selamlıyorum. 1945 yılında Adapazarı’nın Çaybaşı Fuadiye köyünde dünyaya geldim. Biz 8 kardeşiz, ailenin beşinci çocuğuyum. İlkokuldan sonra, ortaokula devam etmek için Adapazarı’na geldim. Babam çiftçilik yapar, yarış atları bakardı. Okumak için geldiğim kentte bir yıl ortaokula devam ettikten sonra, çalışmaya başladım. Ortaokulu ve liseyi dışarıdan bitirdim, daha doğrusu kendi kendimi yetiştirdim. Sakarya’da 40 yıl önce kurduğum ve halen devam etmekte olan kuyumculuk, pırlanta ve döviz işletmelerim var. Doğal olarak yaşımın gereği; artık daha arka planda duruyorum ama oğullarım, kızlarım ve damadım işlerimi yakından takip ediyorlar. div>   - Nahit Bey sizin bazı internet sitelerine ve kişisel sitenize yazdığınız kısa makaleler ile ilgi çekici konuları işlediğiniz biliniyor. Özellikle en son yazdığınız “Ya­şayan Efsane Xabze” kitabının ilk baskısı kısa za­manda tükendi 2. baskısının çıktığını öğrendik. Sizi Xabze hakkında yazmaya sevk eden sebep ne oldu ve kitabınızın ilgi görmesindeki hikmet nedir? Bu konuda bizi bilgilendirebilir misiniz?div> Çocukluğum, Xabze  kültürünün Kafkasya’daki köklerine yakın şekliyle yaşandığı bir ortamda geçti. Hayatımın her döneminde bana rehber olan bu kültürün; akıp giden zaman sürecinin içinde, değişim geçirdiğine tanıklık ettim. Bu nedenle böyle kalıcı bir kitaba ihtiyacımız olduğuna karar verdim ve bu konuya odaklanmayı kendime görev edindim. Alın terim, göz nurum diye ifade edebileceğim araştırmalarımı, bilgi ve deneyimlerimin süzgecinden geçirdim. Kültürümüzün geçmişini, bugünkü halini ve geleceği konusunu detayları ile bizzat kültürün çıktığı ve yaşadığı topraklarda inceledim. Yıllar süren bu araştırmalarımda özellikle camiamızda merak edilen konuları öğrenmek için hangi ülkeye gitmem gerektiyse çekinmeden, üşenmeden gittim. Yaşayan değerli bilim adamlarımız ve camiamızın önde gelenleri ile bizzat görüşüp konuşarak, öğrendiklerimi yazmaya başladım.    - Xabze’yi ele alırken ‘Yukurer Xabze” deyişinden hareket ediyorsunuz. Bu kavramı okuyucularımız için biraz açar mısınız?div> Xabze kuralları, insani ilkeler içermektedir. Hayatlarını bu normlara göre sürdürenler, koşullar farklılaştıkça nelerin aksadığını ve nelerin değişmesi gerektiğini fark edecek bilinç düzeyine erişirler, öğretileri olabildiğince çağdaş yaşama uyarlayarak başkalarına örnek olurlar. Xabze za­man içinde bilginin edinilme hızı ve bilgi kaynaklarının artmasına bağlı olarak evrime uğrar, çağın gerektirdiği biçimlere bürünür. Bu bakımdan Xabze kültürünü yaşayanlar bulundukları yer, zaman ve konuma göre pozitif davranış biçimleri geliştirirler ve sergilerler. Bu nedenle Büyük Üstadımız olan Kazanuko Jabağı Yukurer Xabze, yani değişen zamana uyun demiş. Ben de işte öyle yaptım.   - Bu çalışmayı yaparken nasıl bir yöntem uyguladınız?div> “Xabze” benim için her zaman ana unsur oldu. O’nun akla ve hayatın gerçeklerine kendini uyarlayan dinamik yapısı, özellikle gençlerimizin bundan kayda değer dersler çıkarabilecek olmaları beni Xabze konusunda daha derinden araştırmalar yapmaya motive etti. Bizi ileriye götürecek gerçekçi yol, bizi daha güçlü ve daha bütün yapacak olan yoldur. Hedeflerimizi ancak karşımızdaki güçlükleri yenerek tutturabiliriz. Başta Türkiye, Amerika, Ürdün, İsrail, Suriye ve benzeri ülkelerde yaşayan ve kendilerinin Çerkes olduklarını bilmelerine rağmen; Çerkes kültüründen uzak kalmış hemşerilerimizin, Xabze kitabı sayesinde, Xabze’nin evrensel değerler içeren inceliklerini öğrenmelerine fırsat sunmaya çalıştım.    - Eski Xabze kurallarımızın günümüze uyarlanması konusunda ne düşünüyorsunuz? Bunun için neler yapılabilir?div> Bu güne kadar yazılmış değerli yazarlarımızın bütün kitaplarını okudum, geçmişte var olan kuralları araştırdım, bugün yaşanan şeklini tanımladım ve en önemlisi; temel kuralları ihlal etmeden kültürümüzün yarın olması gereken şekline de ışık tutmaya çalıştım. Buna bir örnek vermek gerekirse: Son yıllarda teknoloji o kadar hızlı gelişti ki hayatımıza giren cep telefonu ve bilgisayarların değiştirdiği davranışlarımızın hangisinin Xabze kuralları içinde hangisinin dışında olduğunu bile fark edemedik. Bence artık yeni dönemin Xabze kurallarını tartışma zamanı gelmişti.   - Kitap yayınlandıktan sonra okuyucularınızdan ne tür dönüşler aldınız?div> İnternet birçoğumuzun hayatına baskın bir şekilde girdi ve yer edindi. Kitabın adının sosyal paylaşım sitelerinde dolaşması, internet üzerinden satışa sunulması ve Türkiye’nin önde gelen kitapevlerinde satılıyor olması, kitaba olan ilgiyi kısa zamanda arttırdı. Okuyucularımdan ve özellikle Çerkes Aydınlarından aldığım olumlu tepkiler bana ne kadar doğru bir iş yaptığımı ve toplumumuzun bu bilgileri ne kadar özümsediğini gösterdi. İkinci baskıya daha önce hiçbir yerde yayınlanmamış ve tarihi öneme sahip olan bazı bilgiler ilave ettim.  Örneğin; “Çerkes Ethem’in Lut gölü kenarındaki Cebel Zey tepesinden dürbün ile 1948 Arap İsrail savaşını canlı olarak izlerken, yanındaki arkadaşı Mecacıko İdris Şapsug’a savaşın gidişatı hakkında neler söylediği?” gibi. Kitaba ilgi ilk çıktığı günkü gibi artarak devam ediyor. Şayet bu kitabın okuyucularımın hayatına olumlu bir katkısı oluyor ise, bu beni ziyadesi ile hoşnut eder.  - Buradan sizi tanıma fırsatı bulan okuyucularımıza ve hemşerilerimize vermek istediğiniz mesajınız varsa onu da rica ediyoruz.div> İnsan “oluş” süreci hiçbir zaman sonlanmayan bir varlıktır. Bu nedenle, birey ancak bir süreç içerisinde insan olmayı gerçekleştirebilmektedir. Bu kendini inşa süreci, başkalarıyla birlikte hoşgörü ve diyalog ile yürünen bir yolda mümkündür. Xabze düşünce yapısından hareket eden her birey şunu bilmelidir; Bir Çerkes özdeyişi, Xabze’nin dört prensip üzerine bina edildiğine dikkati çeker. Bunlar; “üretmek”, “sabretmek”, “kıyabilmek” ve “utanmaktır”. Bu ifadeler, her dönemde Xabze’nin diri tutulması için gerekli, temel altyapının neler olduğuna dair ipuçları vermektedir. Asıl olan davranışlardan ziyade, onların dayandığı bu temel değerlerdir. Bu değerlerin en başında üretimin yer alması ise Xabze’nin dünyayı nasıl kökten kavradığının bir göstergesidir.   Çerkes dilinde “kıyabilmek” anlamındaki kelimeyle kastedilen şey de her Çerkes’in yapmakla yükümlü olduğu bir keyfiyettir. Xabze, sahip olunan her şeyi yeri geldiğinde toplumun diğer bireyleri için gözden çıkarabilmeyi, paylaşabilmeyi en önemli erdemlerden sayar. Bu anlamda; Xabze kurallarına önce kendimiz, sonra ailemiz olmak üzere sahip çıkmalıyız.    - Üzerinde çalıştığınız başka projeleriniz var mı?div> Beş yıldan bu yana Sakarya’nın Maksudiye köyünde Çerkes kültür evi ve bu kapsamda oluşturmakta olduğum Kültür Müzesi çalışmalarım devam ediyor. Kalıcı ve kültürümüze yakışır bir bina yaptırmaya çalışıyorum. Bitim aşamasına gelen bu projem hakkında detaylı açıklamayı daha sonra yine sizinle yapacağım.   - Duruşunuz ve toplumumuz için olan gayretleriniz ile camiamızın her kesiminden saygı ve sevgi görüyorsunuz. Sizi bu faaliyetlerinizden dolayı tebrik ediyoruz. Bize zaman ayırdığınız için ayrıca teşekkür ediyor, anlamlı çalışmalarınızın devamını diliyoruz.div> Asıl ben bu güzel kültürümüzü ayakta tutmaya ve geliştirmeye gayret eden başta Federasyonumuz olmak üzere tüm Deneklerimize ve kardeşlerimize teşekkür ediyorum. Ayrıca size de gösterdiğiniz ilgi ve destek için teşekkür ediyor, sevgi ve saygılarımı sunuyorum.    Röportaj: Filiz Kaplan © NART Dergisi 85. sayıdiv>  +''+nan+''+Filiz Kaplan

Bursa’da K’uk’one Murat Gösterisi

Adıgey'in ünlü tiyatro ve gösteri sanatçısı K'uk'one Murat Bursa'da izleyenleri ile buluştu. Bursa Çerkes Kültür Derneği başkanı Levent Turgut'un yaptığı konuşma ile başlayan programda Kuk'one Murat'ın anlattığı hikayeler ile izleyenlerin keyifli dakikalar geçirdiği gecenin konuk sanatçısı Tambi Djemuouk idi.p> {gallery}/haber/diaspora/2013/bursa/200313{/gallery}nanKaffed

Gürcistan Korsanlığa Devam Ediyor

Gürcistan 20 Mart günü Sohum'dan Trabzon'a gitmekte olan "Ayder" isimli Türk gemisine el koydu. Haberi gazetecilere Sohum'da Abhazya Deniz Ulaşımı Genel Müdürü Zaur Ardzinba verdi. Genel Müdürün sözlerine göre, Türk bandıralı Ayder gemisi, Abhazya’da üretilen balık unu ve balık yağı taşıyordu. Uluslararası sularda el konulan gemi Gürcistan’ın Poti limanına götürüldü. Verilen bilgiye göre, gemide ikisi Rusya vatandaşı, üçü Ukrayna vatandaşı ve dördü Azerbaycan vatandaşı olmak üzere dokuz mürettebat bulunuyor. Abhazya Devlet Başkanı Aleksandr Ankvab, Abhazya'dan sivil yük taşıyan Türk gemisi Ayder’i alıkoyan Gürcistan’ı korsanlıkla suçladı. Abhazya’da üretilen 600 ton balık unu ve 300 ton balık yağıyla yüklenen gemiye el konulmasıyla ilgili basın toplantısı düzenleyen Ankvab, "Gürcistan bunu ilk kez yapmıyor. Korsanlık devam ediyor." dedi. Trend haber ajansının 23 Mart günü bildirdiğine göre Azerbeycan'ın Bakü konsolosluğunun girişimi sonucu Azeri mürettebat serbest bırakıldı.  nanKaffed

Soydaşlarımıza Antalya’dan Giyecek Yardımı

Antalyalı Hemşerimiz Sayın Yediç Bekir Özbaş Bey Meltem Ünüforma Firmasının sahibi Sayın Mehmet Atılgan Bey ile irtibata geçerek Suriyeli Soydaşlarımızın ihtiyaçlarında kullanılmak üzere toplam 24 koliden oluşan giyecek malzemesi (Yeni dikilmiş Pantolon,Gömlek ,Yelek vs) temin etmiştir. Meltem Ünüforma tarafından Suriyeli kardeşlerimize bağışlanan giyecekler Bölge Koordinatörümüz Adana Derneğimize gönderilmiş olup ihtiyaç belirten bölgelere buradan dağıtımı yapılacaktır. Ayrıca 3 koli giyecek malzemesi de Antalya dernek başkanımız Sayın Cihat Ercan aracılığıyla, Antalya'ya yerleşen Suriyeli soydaşlarımıza dağıtılacaktır. Giyecekleri bağışlayan Sayın Mehmet Atılgan Beye ve organizasyonu yapan Yediç Bekir Özbaş Beye teşekkürlerimizi sunarız.               Saygılarımızla KAFFED SURİYE KRİZ MASASInanKaffed

Bursa Çerkes Kültür Derneği’nde Seminer

BilgeAdam Bursa Şube Müdürü Sn. Aytaç Bandırma'nın derneğimiz gençleri için verdiği seminerde, öğrencilik döneminden itibaren  çalışma hayatına nasıl hazırlanılacağı yapılması/yapılmaması gerekenler, doğru kararlar almada dikkat edilmesi gerekenler, meslek tercihleri ve nedenleri üzerinde duruldu. Öğrenciler için oldukça verimli geçen seminerde karşılıklı yapılan konuşmalarla geleceğini düşünen bir öğrenci ve sonrasında nitelikli çalışan olabilmek için yapılacak çalışmalar üzerinde duruldu.   {gallery}/haber/diaspora/2013/bursa/seminer{/gallery}  nanKaffed

Valeriy Khatazhuko Ankara Derneğinde Konferans Verdi

Derneğimizde bu faaliyet dönemi içinde başlattığımız konferanslar dizisinin Mart ayı konuğu Kabardey-Balkar Cumhuriyeti İnsan Hakları Merkezi Başkanı Valeriy KHATAZHUKO oldu. Üyelerimizin yoğun ilgi gösterdiği konferansta, sorulara da yanıt veren Sayın KHATAZHUKO'nun konuşmasının ana başlıklarını aşağıda yer alan konular oluşturdu. 1. Rusya'daki Çerkes cumhuriyetlerinin anlamı, güçleri - Çerkes kültürünün ve dilinin korunmasına geliştirilmesi 2. Kafkasya'da Çerkescenin içinde bulunduğu durum 3.Suriye Çerkeslerinin durumu 4.Kabardey-Balkar'da devam etmekte olan din savaşı Kendisine verdiği bilgiler için teşekkür ediyor ve saygılarımızı sunuyoruz. Sayın üyelerimize katılımları nedeniyle teşekkür ediyoruz.   Saygılarımızla, Ankara Çerkes Derneği {gallery}/haber/diaspora/2013/ankara/seminer{/gallery}nanKaffed

Ankara Derneği’nde14 Mart Adıge Dili ve Yazını Günü Kutlandı

14 Mart 1853 tarihi, Bersey Wumar tarafından günümüzde kullandığımız AdıgeAlfabesi’nin yayımlanışının yıldönümüdür.  Başka bir deyişle Adıgecenin (tekrar) yazılı hale geldiği bir dönüm noktası.. Günümüzde yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olan Adıgece, Adıge halkının binlerce yıllık deneyim ve kültürünün ürünüdür. Tüm insanlığın önemli bir varlığı olan Adıgecenin korunması ve geliştirilmesi için 14 Mart, 2000 yılından beri Adıgey Cumhuriyeti’nde Adıge Dili ve Yazısı Günü olarak kutlanmaktadır. Bu önemli günde ''Adigebze konuşma ve Adigebze yazma'' nın önemini tekrar vurgulamak, bu günü kutlamak için 16 Mart Cumartesi akşamı Çerkes Derneği’ nde bir program düzenlendi. Derneğimizde verilmekte olan dil kurslarına katılan kursiyerlerimizin hazırladığı, tamamen anadilde sunulan programda, öncelikle Adığe diline dai ralfabe çalışmalarına, tarihçesine, günümüzdeki kullanımına ve  konuşulduğu coğrafyalara dair bilgiler aktarıldı. Yazıların, şiirlerin paylaşıldığı gecede, müzik grubumuz da anadildeki şarkılarla gecemize ayrı bir renk kattı. Gecede emeği geçen bütün kursiyerlerimize, dil kursu öğretmenlerimize, anadili yaşatmak adına sahip çıkan, katkı verme çabasında olan insanlarımıza ve değerli üyelerimize teşekkürlerimizi sunuyoruz. Saygılarımızla, Ankara Çerkes Derneği {gallery}/haber/diaspora/2013/ankara/14_mart{/gallery}nanKaffed

Etnik Aşağılamaya Hayır!

Laz Kültür Derneği'nin aşağıda metni verilen Kamuoyu Duyurusunu destekliyor ve biz de "Etnik Aşağılamaya Hayır!" diyoruz.  Kafkas Dernekleri Federasyonu BASININ VE KAMUOYUNUN DİKKATİNE!p> Ülkemizi ziyarete gelmiş genç bir kadın olan ABD vatandaşı Sarai Sierra ne yazık ki bir cinayete kurban gitmiştir. Bu cinayetin şüphelisi olduğunu basın yayın organlarından öğrendiğimiz Ziya T. kamuoyuna "Laz Ziya" olarak sunulmuştur. Bu sunum, popüler kültürün tam göbeğine oturmuştur ve bir yandan çok izlenen bir TV dizisi karakteri, bir yandan gizemli ama ne yazık ki gerçek bir cinayet hedef kitlenin ilgisini çekmiştir. Hedef kitle yani kamuoyu bu cinayeti adeta çok izlenen bir TV dizisi gibi izlemiştir. Oysa ki ortada bir cinayet ve bu cinayetin kurbanı genç bir kadın, kadının geride bıraktığı iki çocuk vardır. Öte yanda bir halkın adıyla anılan bir şüpheli. Bu halk, diğer tüm halklar gibi adını bir cinayet şüphelisinin adının önünde görmek istemiyor. Hiçbir halk ve elbette ki Lazlar da uluslararası kamuoyunda bir cinayetle anılmak istemezler. Derneğimiz popüler kültürün tiranlığına boyun eğmeyecek, bu ülkede yaşayan yüzbinlerce Laz'ın ve kendini Laz hisseden milyonların rencide olmasına müsaade etmeyecektir. Bu çerçevede saygıdeğer basın ve yayın organlarımızın haber yaparken gerekli özeni göstereceğini umut ediyoruz. Basının ve kamuoyunun dikkatine sunulur.   Mehmedali Barış Beşlidiv> Başkan Laz Kültür Derneği nanKaffed

Çerkes Ailelerinden 18 Marta Özel Lokma İkramı

Çanakkale Zaferi'nin 98. yıl dönümü ve şehitleri anma gününde Çerkes aileleri topluluğunun geleneksel olarak gerçekleştirildiği lokma ikramı yoğun ilgi gördü.span>p> Çanakkale Çerkes Aileleri topluluğunun düzenlediği ve 2 yıldır geleneksel hale gelen şehitleri anma gününe özel lokma ikramı kordon boyu gümrük binası önünde gerçekleştirildi. 18 Mart pazartesi günü 10.00 ila 15.00 saatleri arasında vatandaşlara ikram edilen sıcak lokmalar şehitleri anma günü nedeniyle Çanakkale’ye gelen birçok misafirinde ilgi odağı oldu.   Anma gününde (18 Mart) Çerkes Aileleri Topluluğu olarak yaklaşık 2 yıldır lokma ikramında bulunduklarını ifade eden topluluk başkanı Orhan Erinan, “Çerkes Aileleri Olarak ilk kez 2 yıl önce uygulamaya başladığımız lokma ikramımızı bugünde büyük bir katılımla gerçekleştiriyoruz. Şehitlerimizin anısına gururla üstlendiğimiz ve severek yaptığımız lokma ikramı karşısında gördüğümüz yoğun talep bizi mutlu etmektedir. daha nice 18 martlarda inşallah uzun yıllar geleneksel hale getirdiğimiz lokma dağıtımı etkinliğimizi gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Başta Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm silah arkadaşlarımızı ve şehitlerimizi saygı ve minnetle anıyoruz. Ruhları şad olsun” dedi.  Ayrıca Erinan 2 yıldır bu önemli ve anlamlı çalışmada kendilerine özveriyle yardımlarını esirgemeyen, Çanakkale’de bulunan Çerkes öğrencilere de sonsuz teşekkür ettiklerini ifade etti.span>p> Şehitleri anma günü nedeniyle kordon boyu gümrük binası önünde düzenlenen etkinliğe rağbet gösteren Çanakkalelilerin yanı sıra törenler nedeniyle kente gelen misafirlerde kendilerine ikram edilen lokmalardan tadarak bu anlamlı davranışlarından dolayı topluluğu tebrik etti.p> {gallery}/haber/diaspora/2013/canakkale/lokma{/gallery} span>p>nanKaffed

KANAL 24’de Bugün Çerkesler Konuşulacak

20 Mart 2013 Çarşamba günü (bugün) saat 20:20 de Kanal 24'de “Türkiye’deki Çerkesler” in konu edileceği “ Farkında mısınız ?” programına, Araştırmacı Yazar Murat Papşu, İstanbul Kafkas Kültür Derneği (Bağlarbaşı) derneğimiz adına Doğan Duman, Çer-Kad adına Serpil Güleçyüz katılacaklardır.  nanKaffed