Kafkas Dernekleri Federasyonu Yönetim Kurulu Gezi Parkı Açıklaması

Taksim Gezi Parkı'nda yapılacak düzenlemelere karşı çıkan çevrecilere yönelik 28 Mayıs'ta polisin orantısız güç kullanımı ile başlayan eylemler kısa bir sürede tüm Türkiye'yi sarmış ve ülkemizde demokrasinin hala son derece kırılgan olduğunu gösteren bir krize dönüşmüştür. Bir haftadır yaşanan gelişmeler çoğulcu ve katılımcı demokrasinin toplumun çoğunluğu tarafından benimsendiğini göstermektedir. Dün (4 Haziran günü) yapılan açıklamalar ve görüşmeler ile krizin demokratik geleneklere uygun bir şekilde çözülmesine yönelik olumlu beklentiler artmıştır. Mevcut krizin aşılabilmesi ve Türkiye'nin demokratik yönde gelişiminin sürdürülebilmesi için, her şeyden önce temel demokratik hak ve özgürlükler tanınmalı, çoğulcu ve katılımcı demokrasi ilkelerine sahip çıkılmalı ve yeni Anayasa ile tüm hak ve özgürlükler bir an önce güvence altına alınmalıdır. Kafkas Dernekleri Federasyonu Yönetim KurulunanKaffed

59. Sait Faik Hikâye Armağanı’nın Sahibi Sine Ergün

Yazar Sait Faik Abasıyanık anısına her yıl bir öykücüye verilen ve Darüşşafaka Cemiyeti ile İş Bankası Kültür Yayınları işbirliğiyle düzenlenen 59. Sait Faik Hikâye Armağanı, Bazen Hayat adlı eseriyle Sine Ergün’e verildi. div> Doğan Hızlan’ın başkanlığında toplanan Jale Parla, Metin Celâl, Hilmi Yavuz, Nursel Duruel, Beşir Özmen ve Murat Gülsoy’dan oluşan Sait Faik Hikâye Armağanı jürisi, ödül gerekçesini şöyle açıkladı: “Yalın bir dille güncel kent yaşamından kesitleri anlatırken insanlık durumlarının tekinsizliğini resmetmekteki ustalığı nedeniyle, 59. Sait Faik Hikâye Armağanı, Sine Ergün’ün Bazen Hayat adlı kitabına oy birliğiyle verilmiştir.” 40 YAZAR ARASINDAN SEÇİLDİp> Bu yıl 150’inci yılını kutlayan Darüşşafaka Cemiyeti Yönetim Kurulu Başkanı Talha Çamaş duygularını şu sözlerle ifade etti: “Geçen yıldan beri Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları iş birliğiyle düzenlediğimiz Sait Faik Hikaye Armağanı’na yazarların ilgisi her geçen yıl artıyor. Bu yıl Armağanımıza, 40 yazar başvurdu. Jürimizin titizlikle yaptığı çalışmalar neticesinde “Bazen Hayat" isimli öyküsüyle Sine Ergün, 59. Sait Faik Hikaye Armağanı’nın sahibi oldu. Kadınların yaşı söylenmez derler ama Sine Hanım, henüz 31 yaşında… Bu özelliğiyle de muhtemelen Sait Faik Hikâye Armağanı’nı kazanan en genç yazar unvanının da sahibi oldu.” Ödülü jüri başkanı Doğan Hızlan’ın elinden alan Sine Ergün ilk kez küçük yaşlarda ablasının kütüphanesinde tanıştığı Sait Faik eserlerinin yaşamında çok önemli bir yeri olduğunu belirterek, kişisel yazarlık yolculuğunda Sait Faik’in en değerli rehberi olmaya devam ettiğini vurguladı.    Sine Ergünp> Cağaloğlu Anadolu Lisesi’nin ardından Bilkent Üniversitesi’nde Uluslararası İlişkiler Bölümü’nü bitiren 1982 doğumlu Sine Ergün,  Oluşum Drama Enstitüsü’nde Yaratıcı Drama Liderliği eğitimi aldı. Öykü, şiir, deneme ve çevirileri Notos, Kitap-lık, Sıcak Nal, Özgür Edebiyat, Sözcükler, Sınır, Ğ ve Patika dergileri ile çeşitli derlemelerde yer aldı. Yurt içi ve yurt dışı sergilere, sanatçı programlarına katıldı. İlk öykü kitabı Burası Tekin Değil’i (2010) Bazen Hayat (2012) izledi. Sait Faik Hikâye Armağanıp> 1955’te yazarın annesi Makbule Abasıyanık tarafından kurulan Sait Faik Hikâye Armağanı, 1964’ten itibaren Darüşşafaka Cemiyeti tarafından veriliyor. Sait Faik’in vasiyetnamesi doğrultusunda dönemin ileri gelen edebiyat ustalarından oluşturulan jüri, o yıl içerisinde yazılmış en iyi hikâye kitabını seçerek “Sait Faik ve Makbule Abasıyanık Hikâye Mükâfatı”nı veriyor.nanKaffed

Suriyeli Çerkes 3 Kişilik Aile İstanbul’a Yerleştirildi

Bursa Kemalpaşa'ya daha önce yerleştirdiğimiz ailenin akrabası olan 3 kişilik aile 29.05.2013 tarihinde İstanbul Atatürk Havalimanı'nda karşılanarak, Sinoplu bir hemşerimiz olan Sn. Bahri Özdemir'in tahsis ettiği İst. Güneşli'deki evine, Uzunyaylalı hemşerimiz Mukaf Ahmet Mavi'nin bağışladığı ev eşyaları (Buzdolabı, çamaşır mak. ocak, 4 adet çekyat, dolap, mutfak eşyaları, perde, yatak vs.) ile düzenlenerek yerleştirilmiştir. Erdoğan Yaşar KAFFED Suriye Kriz Masasıp>nanKaffed

Abhaz ve Adige Gazilerin Çağrısı

Abhazya Özgürlük Savaşı gazileri 30 Mayıs günü Sohum'da yaptıkları basın açıklamasında, Abhaz ve Adige halkları arasında ayrılık yaratmaya yönelik  çalışmaların başarılı olamayacağını vurguladı. Abhazya ve Kuzey Kafkasya'dan gelen savaş gazileri, son yıllarda özellikle Gürcistan'ın Abhazlar ve Adigelerin arasını açmaya yönelik çalışmalarına dikkat çektiler. Gaziler, Abhaz ve Adigelerin kardeş halklar olduğunu, Abhaz ve Adige halklarının aynı tarihi paylaştıklarını, tarihleri gibi geleceklerinin de ortak olduğunu, iki halk arasında her düzeyde, özellikle gençlik arasında, iletişimin güçlendirilmesi gerektiğini söylediler. Gaziler, tüm yaşamlarını Abhaz ve Adige halklarının kardeşliği ve birliğine adayan Vladislav Ardzinba, Yuri Kalmikov, Sultan Sosnaliyev ve diğer kahramanların izinde kendilerinin de insiyatif alacaklarını, Abhazya, Kabardey Balkar, Karaçay Çerkes ve Adigey'den bilim adamlarının katılımıyla konferanslar ve toplantılar düzenleyecekleirni açıkladılar. Gaziler, farklı koşullara rağmen Abhazlar ve Adıgelerin bağlarının hala güçlü olduğundan ve herhangi bir tehlike durumunda bir araya gelineceğinden eminler. Toplantıda aynı zamanda Kuzey Kafkasyalı gönüllüler ile Abhazya gazilerini bir araya getirecek ortak bir gaziler organizasyonun kurulması önerisi de dile getirildi. Toplantıdan sonra savaş gazilerinin yayımladığı açıklamayı okuyucularımız bilgisine sunuyoruz: Basın Açıklamasıp> Abhazya’nın zaferle sonuçlanan 1992-93 Bağımsızlık Savaşı'nın 20. Yıldönümü yaklaşmaktadır. O görkemli zafer gününden bu güne kadar geçen yıllar, halkımız için tarihin önemli, zorlu ve olaylarla dolu yılları olmuştur, fakat şimdi çok daha güçlü ve daha çok sayıda düşmana karşı nihai zaferin kazanılması önümüzde önemli bir görev olarak duruyor. Halkarımızın birliği ve kardeşliğini yansıtan Abhazya’nın özgürlüğü için verilen mücadele, halklarımızın mutluluğu ve hayallerini kapsayan ortak kaderimiz haline gelmiştir. 19. yüzyılda yaşanan trajediler ve halklarımızın yıllar boyu birbirinden izole edilmesi sonucu, kardeşlik ruhu ve kan bağları sonsuza kadar sönmüş, Adigeler ve Abhazlar arasındaki ortak köken bilinci yok olmuş, şanlı geçmişimiz tamamen unutulmuş gibiydi. Ancak neyse ki, bunun gerçek olmadığı görüldü. Abhazya’nın özgürlük mücadelesinde biz birbirimizi yeniden keşfedebildik, birbirinden izole geçen yılların ortak ulusal karakterimizi ve özlemlerimizi yok edemediğini gördük. Biz, binyıllardır süren şanlı geçmişimizi tarihin arşivine gömülmesine izin veremezdik, bu şanlı geçmişimiz şimdi yaşadığı gibi halklarımız gelecek nesillerinde de yaşayacaktır. Bu şanlı tarihte Adigeler ve Abhazlar iç içe geçmişlerdir. Bu nedenle Abhaz soyadı olan pek çok kişinin atası Adigedir, Adige soyadı olanın atası Abhazdır. Halklarımızın yaşamında sınır engelleri ve ayrım hatları hiç bir zaman olmamıştır, bizim tarihimiz bambaşkadır. Bu yüzden tarihi ve toprak anlaşmazlıklarını bizim halklarımıza dayatma girişimleri tutarsız ve başarısızlığa mahkûmdur. Bu emellerin arkasında siyasi amaçlarla aramıza nifak sokarak tarihsel belleğimizi silme çabaları sezilmektedir. Adigeler ve Abhazların hiçbir zaman böyle iddiaları yoktu, bugün de olması için hiçbir gerekçe yoktur. Kafkas Savaşının Abhaz mı, Adige mi, hangi köyde sona erdiği önemli değildir. Özgürlükleri ve kendi topraklarında yaşam hakkı için savaşan ve hep beraber sürgünün acı kaderini paylaşan atalarımız bunu hiç düşünmemişlerdi. Bu trajik olaylara ilişkin anılarını yazan yabancı gözlemcilerin, anılarında bazen kimin Abhaz, kimin Adige olduğunu belirlemekte zorluk çekmesi tesadüf değildir. Bu gerçekler apaçık ortada değil mi? Şimdi bu büyük geçmişi unutmak ve ortak topraklarımızda yatan atalarımızın kemiklerini sızlatmak için herhangi haklı bir nedenimiz var mı? Biz Abhazya’nın özgürlüğü için savaşan Abhaz ve Adige gazileri – başka hiç kimse bizim kadar kardeşliğin değerlerini bilemez. Savaş meydanlarından geri dönemeyen gençlerin anıları hafızalarımızda taptazedir ve asla silinmeyecektir. Belki Sohum üzerinde zafer bayrağının dalgalandığı gündeki hayallerimiz tam olarak gerçekleşememiştir. Ama en önemlisi – Abhazya’nın bağımsız ve tanınan bir ülke haline geldiğidir. Evet, bugün bizim birçok sorunumuz var, ama önümüzde tüm hayatlarını halklarımızın birliğine ve kardeşliğine adamış Vladislav Ardzinba, Yuri Kalmıkov, Sultan Sosnaliyev ve diğer yüce kahramanların örnekleri bulunmaktadır. Eğer biz onlar tarafından çizilen yolu izlersek, hepimiz için tüm zorlukların üstesinden gelebilmemiz ve halklarımızın esenlik ve refahını sağlamamız mümkün olacaktır. İnanıyoruz ki soydaş halklarımız arasına anlaşmazlık tohumları ekmeye yönelik sorumsuz ve partizan popülist yaklaşımların kamuoyu üzerinde ciddi bir etkisi olamayacaktır. Fakat bu çabalar, halklarımız arasında her düzeydeki ilişkilerin genişletilmesi ve güçlendirilmesi gerekliliğini ortaya koymaktadır. Bu konuda biz gaziler insiyatif almaya hazırız. Anzor Goov - Kabardey Balkar Cumhuriyeti Gönüllüsü, Leon Madalyası sahibip> Levan Mikaa - Abhazya Milli Kahramanıp> Aslan Abaev - Kabardey Balkar Cumhuriyeti Gönüllüsü, Abhazya Milli Kahramanıp> Aydemir Berirov - Adigey Gönüllüsüp> Batal Djapua - Savaş gazisi, Abhazya Leon Madalyası sahibip> Timur Nadaraya - Leon Madalyası sahibip> Ahra Bjaniya - Gazi, Adigey Cumhuriyeti Parlamentosu milletvekilip> Anzor Psaun - Kabardey Balkar Cumhuriyeti Gönüllüsü, Leon Madalyası sahibip> Aden Bogus - Adige Gönüllüsü, Leon Madalyası sahibip> Muhamed Kilba – Karaçay Çerkes Cumhuriyeti Gönüllüsü, Abhazya Milli Kahramanıp> Zaur Borov - Kabardey Balkar Cumhuriyeti Gönüllüsü, Leon Madalyası sahibip> Aslan Bitokov - Kabardey Balkar Cumhuriyeti Gönüllüsü, Leon Madalyası sahibip> Aslan Mırzey - Kabardey Balkar Cumhuriyeti Gönüllüsü, Abhazya Milli Kahramanıp> Kaynak: Apsnypress (http://apsnypress.info) ve ApsuaTv (http://www.apsua.tv/tur/)p>nanKaffed

KAFFED Suriye Kriz Masası Mayıs 2013 Harcama Listesi

KAFFED Suriye Kriz Masası Mayıs 2013 Harcama Listesi tr> Uğur Pihava Reyhanlı Başkanı 3.000 Reyhanlı'da bulunanların ihtiyaçları için Uğur Pihava'ya havale edilen 13.05.2013 tr> Bedri Tokuç Göksun Dernek Başkanı 770 Göksun Köylerindeki ailelerin ihtiyacı  olarak talebe istinaden dernek hesabına havale edilen 24.05.2013 tr> Nart Tur Havale 1.140 Tokat'tan Maykop'a gönderilen 4 kişinin İstanbul Krasnodar Bilet ücreti olarak  ödenen 27.05.2013 tr> Merve Demircan İnegöl  Havale 750 İnegöl'deki ailenin oturum ve yasal işlemleri için Filiz Çelik hanımın talebi ile havale edilen 29.05.2013 tr> tbody> table>  nanKaffed

Hedefleri Çeçenlere Suikast Zinciri Kurmak

Ankara Emniyeti, Çeçenistan İçkerya Cumhuriyeti Fahri Konsolosu Medet Ünlü cinayetinin önemli noktalarını tek tek ortaya çıkardı. Polis Medet Ünlü cinayetini azmettiren ismin Çeçen uyruklu Rus vatandaşı Rızvan E., olduğunu belirledi. Ankara Emniyeti'nin ulaştığı bilgilere göre şüpheli Rızvan Z., eylem için sık sık Türkiye'ye geldi. Bu ismin kendisini Medet Ünlü'ye 'Ruslan' diye tanıttığı, ticaret yapma bahanesiyle yakınlaşma gayretine girdiği anlaşıldı. Rızvan E.'nin tetikçi Murat A.'yı ise Ünlü'ye iş ortağı 'Kemal' diye tanıştırdığı anlaşıldı. Ünlü ile Rızvan E.'nin zanlının talebiyle 3 - 4 ay kadar önce temas kurduğu saptandı. Rızvan E.'nin en son 30 Nisan'da Türkiye'ye gelip Ünlü ile görüştüğü belirlendi. Polisin tespitlerine göre tetikçi Murat A. ile Ömer P., 14 Mayıs, 21 ve 22 Mayıs'ta İstanbul'dan Ankara'ya iki kez, kiraladıkları araçlarıyla geldi. İki zanlının cinayet günü olan 22 Mayıs'ta ise Ankara'ya Kocaeli'nden çaldıkları gri hacbek otomobille geldikleri belirlendi. Özel Hat Aldı Zanlıların temas trafiğini inceleyen polis Rızvan E.'nin de 24 Mayıs'ta yurtdışına kaçtığını belirledi. Rızvan E.'nin kendisi, Murat A. ile Ömer P.'ye isimsiz özel hatlar alıp dağıttığı ve yalnızca bu iki isimle görüştüğü saptandı. Kiril Alfabesi ile Not İddialara göre Rızvan E., Ünlü'ye ticaret yapma teklifinde bulundu. Rızvan E'nin amacının Ünlü üzerinden Türkiye'deki diğer Çeçenlere yaklaşıp suikastlar gerçekleştirmek olduğu değerlendirmesi yapıldı. Ancak kendini Çeçenlerin durumunun iyileşmesine adayan Ünlü sınırlı yakınlık kurdu. Bunun üzerine derin güçler ölüm emrini verdi. Ünlü'nün Rızvan E. ve Murat ile temaslarını Kiril alfabesiyle ajandasına not ettiği polisin tercümanlar aracılığıyla bunları çözdüğü öğrenildi. Tetikçiyi Ablası Teşhis Etti Polis, Murat A.'nın sevgilisi Dilocan K., şüphelilere iki Ankara ziyaretinde İstanbul'da araç kiralayan Mahmut M., ile zanlılardan Murat A.'nın Ankara'da ikamet eden ablası Meliha K.'yi gözaltına aldı. Şüpheliler sorgulamalarının ardından savcının talimatıyla serbest bırakıldı. Abla Meliha K.'nin tetikçi Murat A.'yı kamera kayıtlarındaki görüntülerinden teşhis ettiği öğrenildi. Mahmut M.'nin cinayeti duyunca kaçtığı sonrasında polise gelip teslim olduğu bildirildi. İki zanlıyı sakladığı ileri sürülen Okan A., ise her yerde aranıyor. Kaynak: Sabah Gazetesi (www.sabah.com.tr/Gundem/2013/05/31/hedefleri-cecenlere-suikast-zinciri-kurmak)p>nanKaffed

21 Mayıs Deklarasyonu

Kafkas Dernekleri Federasyonu, 25 Mayıs günü Samsun'da düzenlenen 21 Mayıs Çerkes Soykırım ve Sürgünü Anma Etkinlikleri kapsamında bir deklarasyon yayınladı. Kaffed'in yayımladığı deklarasyonu okuyucularımızın bilgisine sunuyoruz:p> “İnsanları yurtlarından söküp atabilirsiniz; fakat yurtlarını kalplerinden asla...”p> 21 Mayıs... Çerkeslerin 1864'de uğradığı soykırım ve sürgününün yıl dönümü. Tarihin en eski dönemlerinden beri yaşadıkları anayurtları Kafkasya’da eşsiz bir dil ve kültür geliştiren Çerkesler yüzyıllarca süren onurlu bir direnişe rağmen, büyük devletlerin ve Çarlık Rusyası’nın kolonyalist politikaları ve stratejik hedefleri doğrultusunda soykırıma uğradı ve Anayurtlarından koparıldı. Tüm baskılara, dağılmışlığa, acılara karşın Çerkesler varlıklarını ve kimliklerini koruyor, yaşatıyorlar. Bu nedenle 21 Mayıs’lar, Çerkes halkının yaşama direncinin ifadesidir. Direniştir, başkaldırıdır, diriliştir. Tüm zalimlere inat, Çerkesya'nın yeniden var olma mücadelesidir. 21 Mayıs’lar, halkımızın belleğine kazınan tüm bu acıları, savaşları, insanlık dışı uygulamaları dünyaya haykırmak istediğimiz gündür. 21 Mayıs’lar dün, bugün, yarın perspektifinde ulusal-kültürel kimliğimizi yaşa­ma ve yaşatma isteği ile geleceğe ışık tuttuğumuz günlerdir. Bu inanç ve kararlılıkla hep bir ağızdan diasporadaki Çerkeslerin taleplerini haykırıyoruz ve; Uluslararası kamuoyuna sesleniyoruz: Soykırım ve Sürgün bir insanlık suçudur. Bu suçun bir daha işlenmesine izin vermeyiniz. Her geçen gün hızla yitirdiğimiz dilimizi, kültürümüzü ve kimliğimizi korumamız için bizi tanıyın ve bize destek olun. Tüm insanlığın varlığı olan Ubıhça gibi diğer Kafkas dillerinin de yok olmasına izin vermeyin.p> Yaşanan trajedinin mirasçılarına, Rusya Federasyonu'na, sesleniyoruz: Çerkes Soykırım ve Sürgününü, Adıgey Cumhuriyeti ve Kabardey Balkar Cumhuriyeti'nin yaptığı gibi, açık yüreklilikle tanıyın ve Çerkeslerin uğradığı tarihsel haksızlıkların telafisi için, başta anayurda dönüş hakkı ve çifte vatandaşlık olmak üzere, tüm temel insan haklarını yaşama geçirin.p> Çerkes soykırım ve sürgününün 150. yıldönümünde, 2014’de Kış Olimpiyatları’nın yapılacağı Soçi’nin Çerkeslerin tarihi vatanı olduğunu artık herkes biliyor. Çerkes Soykırım ve Sürgününü tanımadan Çerkeslerin tarihi vatanında yapılacak olimpiyatların, Olimpiyat Ruhuna aykırı olacağını, barış ve huzura hizmet etmeyeceğini, sadece Soykırım ve Sürgünün acısını pekiştireceğini unutmayın. Soçi Olimpiyatları Rusya Federasyonu için tarihi ile yüzleşerek barışması ve günahlarının telafisi için büyük bir fırsattır, bu fırsatı kaçırmayın. Unutmayın ki, Çerkesler barış için, kardeşlik için atılacak her adıma her zaman misliyle karşılık vermeye dün olduğu gibi bugün de hazırdır. Dünyada en çok Çerkesin yaşadığı ülke olan Türkiye'ye sesleniyoruz: Bu ülkenin kurulması ve kalkınması için canını vermekten kaçınmayan Çerkeslerin acısını paylaşın, Çerkes Soykırım ve Sürgününü tanıyın. Asimilasyonun durdurulması için gerekli tedbirleri alın ve bu tarihsel haksızlığın sona erdirilmesi için anavatanımızla kucaklaşmamızın önünü açın.p> Kafkasya’yı bugün de rekabet ve çekişme alanı haline getirmek isteyen Batılı emperyal güçlere sesleniyoruz: Kafkasya’dan elinizi çekin!.. Artık çıkar hesaplarınızın kurbanı olmak istemiyoruz.p> Diasporadaki Çerkesler olarak artık tarihle barışmak isteriz. Geçmişi unutmadan geleceğe bakmak isteriz. Artık sürgün ağıtlarımıza dönüş şarkılarımızı eklemek isteriz. Geleceğimizi istiyoruz, geçmişi unutmadan… Kafkas Dernekleri Federasyonup>  p>nanKaffed

Elbruz Halk Dansları Topluluğu Gösterisi

Ankara Çerkes Derneği Yıl Sonu Etkinliğip>   PROGRAM: Elbruz Halk Dansları Topluluğup> Elbruz Minikler Dans Topluluğu Badin Müzik Grubu (Yeni Albüm Tanıtımı ve Satışı) Kazbek Halk Dansları Topluluğu Nefin Fotoğrafçılık Kulübü Sergisi   Hepsi bir arada 31 Mayıs 2013 Cuma akşamı 19:30'da Nazım Hikmet Kültür Merkezinde..   31 Mayıs 2013 Saat 19:30 Nazım Hikmet Kültür Merkezi Biletler Ankara Çerkes Derneği'nden temin edilebilir.  Ankara Çerkes Derneği 0312 222 85 90nanKaffed

Kitap: Türkiye Rusya Dış Ticaret Pazarı

Adıgey Çalışma Masası Adana bölgesi koordinatörü Sayın Hağur Turan Akın'ın kitabı "Türkiye Rusya Dış Ticaret Pazarı" çıktı.p> Tanıtım Bülteninden:p> Rusya Federasyonu'nun ticari açıdan Türkiye'nin ikinci büyük ticaret ortağıdır. Ancak yapılan ticarette yüksek miktarda enerji (doğalgaz) alımlarından dolayı Türkiye açısından ağırlıklı olarak ithalat şeklinde gelişmekte ve büyük bir dış ticaret açığı oluşmaktadır. Bu açığın azaltılması bu ülkeye ihracatımızın artırılmasına bağlıdır. Güney Federal Bölgesinde yaşayan 24 binden fazla Türk vatandaşının ve Çerkes nüfusunun varlığı bu bölgede ticari faaliyetler için kolaylaştırıcı etki yaratabilecektir. Ayrıca iki ülke arasındaki ticarete ilişkin bilgilendirmenin bu doğrultuda önemli katkısı olacaktır. Bu çalışma "Türkiye Cumhuriyeti - Rusya Federasyonu dış ticareti: Rusya pazarı ve Güney Rusya Bölgesi iş potansiyeli araştırması" isimli yüksek lisans tezi çalışması kapsamında derlenmiş bilgilere dayanmaktadır. Bu kapsamda genel bağlamda; iki ülke arasındaki ticareti etkileyen tarihi, siyasi ve ekonomik faktörler, Rusya ile ticaret ve yatırımdaki sorunlar, Rusya'da yakalanılabilecek fırsatlar irdelenmiştir. Özelde ise, Güney Federal Bölgesi inceleme sonuçları ile bu bölgeye ilişkin ticari veriler paylaşılmıştır. Bölgeye gerçekleştirilen bir iş gezisi izlenimleri ve yapılan bir anket çalışması ile bölgenin ekonomik potansiyeli değerlendilmiş, bölgeye yönelik ticari ve yatırım faaliyetleri kapsamında yorum ve öneriler sunulmuştur. p>   Türkçep> 318 s. -- 2. Hamur-- Ciltsiz -- 14 x 20 cmp> Adana, 2013, 1. Basımp> ISBN : 9786054454754p> nanKaffed

Deklarasyon: 21 Mayıs’a Doğru…

“İnsanları yurtlarından söküp atabilirsiniz; fakat yurtlarını kalplerinden asla...”p> 21 Mayıs... Çerkeslerin 1864'de uğradığı soykırım ve sürgününün yıl dönümü. Tarihin en eski dönemlerinden beri yaşadıkları anayurtları Kafkasya’da eşsiz bir dil ve kültür geliştiren Çerkesler yüzyıllarca süren onurlu bir direnişe rağmen, büyük devletlerin ve Çarlık Rusyası’nın kolonyalist politikaları ve stratejik hedefleri doğrultusunda soykırıma uğradı ve Anayurtlarından koparıldı. Tüm baskılara, dağılmışlığa, acılara karşın Çerkesler varlıklarını ve kimliklerini koruyor, yaşatıyorlar. Bu nedenle 21 Mayıs’lar, Çerkes halkının yaşama direncinin ifadesidir. Direniştir, başkaldırıdır, diriliştir. Tüm zalimlere inat, Çerkesya'nın yeniden var olma mücadelesidir. 21 Mayıs’lar, halkımızın belleğine kazınan tüm bu acıları, savaşları, insanlık dışı uygulamaları dünyaya haykırmak istediğimiz gündür. 21 Mayıs’lar dün, bugün, yarın perspektifinde ulusal-kültürel kimliğimizi yaşa­ma ve yaşatma isteği ile geleceğe ışık tuttuğumuz günlerdir. Bu inanç ve kararlılıkla hep bir ağızdan diasporadaki Çerkeslerin taleplerini haykırıyoruz ve; Uluslararası kamuoyuna sesleniyoruz: Soykırım ve Sürgün bir insanlık suçudur. Bu suçun bir daha işlenmesine izin vermeyiniz. Her geçen gün hızla yitirdiğimiz dilimizi, kültürümüzü ve kimliğimizi korumamız için bizi tanıyın ve bize destek olun. Tüm insanlığın varlığı olan Ubıhça gibi diğer Kafkas dillerinin de yok olmasına izin vermeyin.p> Yaşanan trajedinin mirasçılarına, Rusya Federasyonu'na, sesleniyoruz: Çerkes Soykırım ve Sürgününü, Adıgey Cumhuriyeti ve Kabardey Balkar Cumhuriyeti'nin yaptığı gibi, açık yüreklilikle tanıyın ve Çerkeslerin uğradığı tarihsel haksızlıkların telafisi için, başta anayurda dönüş hakkı ve çifte vatandaşlık olmak üzere, tüm temel insan haklarını yaşama geçirin.p> Çerkes soykırım ve sürgününün 150. yıldönümünde, 2014’de Kış Olimpiyatları’nın yapılacağı Soçi’nin Çerkeslerin tarihi vatanı olduğunu artık herkes biliyor. Çerkes Soykırım ve Sürgününü tanımadan Çerkeslerin tarihi vatanında yapılacak olimpiyatların, Olimpiyat Ruhuna aykırı olacağını, barış ve huzura hizmet etmeyeceğini, sadece Soykırım ve Sürgünün acısını pekiştireceğini unutmayın. Soçi Olimpiyatları Rusya Federasyonu için tarihi ile yüzleşerek barışması ve günahlarının telafisi için büyük bir fırsattır, bu fırsatı kaçırmayın. Unutmayın ki, Çerkesler barış için, kardeşlik için atılacak her adıma her zaman misliyle karşılık vermeye dün olduğu gibi bugün de hazırdır. Dünyada en çok Çerkesin yaşadığı ülke olan Türkiye'ye sesleniyoruz: Bu ülkenin kurulması ve kalkınması için canını vermekten kaçınmayan Çerkeslerin acısını paylaşın, Çerkes Soykırım ve Sürgününü tanıyın. Asimilasyonun durdurulması için gerekli tedbirleri alın ve bu tarihsel haksızlığın sona erdirilmesi için anavatanımızla kucaklaşmamızın önünü açın.p> Kafkasya’yı bugün de rekabet ve çekişme alanı haline getirmek isteyen Batılı emperyal güçlere sesleniyoruz: Kafkasya’dan elinizi çekin!.. Artık çıkar hesaplarınızın kurbanı olmak istemiyoruz.p> Diasporadaki Çerkesler olarak artık tarihle barışmak isteriz. Geçmişi unutmadan geleceğe bakmak isteriz. Artık sürgün ağıtlarımıza dönüş şarkılarımızı eklemek isteriz. Geleceğimizi istiyoruz, geçmişi unutmadan… Kafkas Dernekleri Federasyonup>  p>nanKaffed