KAFFED Yönetim Kurulu Toplanıyor

Gündemdeki konuların görüşülüp kararlar alınacağı KAFFED Yönetim Kurulu 15 Haziran 2013 Cumartesi günüyapılacak olup, alınan kararlar ve görüşülen konular kamuoyu ile paylaşılacaktır. Kafkas Dernekleri Federasyonu nanKaffed

Vefat ve Başsağlığı

Susurluk Kafkas Derneği Başkanımız Coşkun Günhan'ın babası vefat etmiştir. Cenazesi bugün ikindi namazında defnedilmiştir.  Merhuma Allahtan rahmet, ailesine ve yakınlarına sabırlar diliyoruz.  Kafkas Dernekleri Federasyonu  nanKaffed

1 milyon dolarla Rusya’ya kaçtı

[SABAH GAZETESİ] Çeçenistan Fahri Konsolosu Medet Ünlü suikastının tetikçisi Murat Aluç'un Rusya'ya kaçtığı saptandı. Murat Aluç'un, Kadirov ile bağlantılı kişilerden 1 milyon dolar para aldığı belirlendi Çeçenistan İçkerya Cumhuriyeti Fahri Konsolosu Medet Ünlü'nün 22 Mayıs'ta Ankara'da öldürülmesi olayı ile ilgili flaş bir gelişme yaşandı. Tetiği çeken Murat Aluç'un suikast karşılığı 1 milyon dolar aldığı ve İzmir üzerinden Rusya'ya kaçtığı belirlendi. Tetikçi Murat Aluç'un bağlantılarını araştıran İstanbul Emniyeti İstihbarat ve Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü'ne bağlı ekipler, Aluç'un yaşadığı Kâğıthane, Gültepe ve Nurtepe semtlerinden çok sayıda kişiyi gözaltına aldı. Aluç'un, tetiği çekmek için anlaşmasından sonra Ankara'ya gitmek üzere, Gültepe'de otomobil hırsızlığı yapan bazı isimlerden çalıntı araba istediği ve tedarik edilen araçla suikastı gerçekleştirmeye gittiği belirlendi. Hatta Aluç ve şoförünün Bolu'da kaza yaptığı, kaza sonucunda aracın kullanılamaz hale geldiği tespit edildi. Aluç ve şoförü planı aksatan bu kazanın ardından İstanbul'a geri döndü. Daha sonra Gültepe'de bulunan bir Rent-A Car şirketinden araç kiralayan Murat Aluç'un, şoförlüğü olmadığı için Ömer Peltek isimli gençten, Ankara'ya gezmeye giderken kendisine eşlik etmesini istediği anlaşıldı. Bu isteği kabul eden Peltek, suikastın gerçekleşmesinin ardından olaydan haberdar oldu. Tetiği çekenin Murat Aluç olduğunu, güvenlik kameralarından alınıp gazetelerde yayınlanan fotoğrafları gören kişiler ihbar etti. Kâğıthane ilçesinde Gültepe ve Nurtepe'de birçok adrese baskın yapan polis, Mecidiyeköy'de Aluç ile aynı evde yaşayan Dilara S. isimli kadını Ankara'ya götürerek sorguladı. Ancak Dilara S.'nin hiçbir şeyden haberdar olmadığını söylediği bildirildi. Cinayetin ardından bir süre Kâğıthane'de bir evde gizlenen, daha sonra İzmir'e geçtiği belirlenen Murat Aluç'un buradan Rusya'ya kaçtığı, suikast için Çeçenistan Devlet Başkanı Kadirov ile bağlantılı olan bazı kişilerden 1 milyon dolar para aldığı belirlendi. Emniyet Aluç'un Eskipazar'da yaşayan anne ve babasını da gözaltına alınarak sorgulandı. Aluç'un anne ve babasının oğullarının adının karıştığı olayla ilgili herhangi bir bilgilerinin olmadığını söyledikleri bildirildi.  GÖRÜNTÜLER İZLETİLDİ  Emniyet, Ömer Peltek'in iki ağabeyinin ifadesine de başvurdu. Gözaltına alınanlara güvenlik kamerası görüntülerini izleten polisin, tetiği çeken ve şoförlük yapan kişilerin Murat Aluç ve Ömer Peltek oldukları konusunda hiçbir şüphelerinin kalmadığı kaydedildi. Suikast sırasında Murat Aluç'un şoförlüğünü yapan Ömer Peltek'in ailesi ise çocuklarının böyle bir olaya karışmasından dolayı hayli rahatsız olduklarını söyledi. span>p>   http://www.sabah.com.tr/Yasam/2013/06/13/1-milyon-dolarla-rusyaya-kactip>nanKaffed

NALMES Ankara’da…

Ankara shopping fest etkinliklerinde gösteri yapacak NALMES Dans Grubu, 54 kişilik dans ekibiyle sahne alacak.programı: 17 Haziran 18:30'da Hipodrom Meydanında. 18 Haziran 20:30'da ATO Kongrezyum salonu. 19 Haziran 18:30'da Hipodrom Meydanında. GÖSTERİLER ÜCRETSİZDİR.p>nanKaffed

Cumhurbaşkanı Gül, Denge ve Denetleme Ağı Heyetini Kabul Etti

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Denge ve Denetleme Ağı heyetini Çankaya Köşkü’nde kabul etti.div>   DDA SEKRETARYA     DENGE VE DENETLEME AĞI olarak,   Yeni anayasada denge ve denetlemenin ancak yurttaşların katılımı ve karar verme süreçlerinin şeffaflığı ile sağlanabileceğini Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile paylaştık. Denge ve denetleme mekanizmalarının ülkemizde güçlendirilmesi talebimizi yineledik.   Denge ve Denetleme Ağı (DDA) pek çok farklı görüşü ve kesimi temsil eden 97 örgütten oluşuyor ve genişlemeye devam ediyor.   Hem geçmişteki hem de görüşmemizdeki beyanlarından, Sayın Cumhurbaşkanı'nın da çoğulcu, eşitlikçi, özgürlükçü ve katılımcı bir demokrasi arzuladığını anladığımızı ifade ettik.   Katılımcı bir demokraside denge ve denetleme mekanizmalarının işletilmesi ve erkler ayrılığının sağlanmasının sadece yasama-yürütme ve yargının birbirlerini dengelemesi ve denetlemesinden ibaret olmadığını; toplum ve yurttaşların bizce bütün erklerin üzerinde yer aldığını vurguladık.   Konuya ilişkin görüşlerimizi anlatan deklarasyonumuzu kendisi ile paylaştık.   Cumhurbaşkanı'na,yurttaşların:   Ø Duyulmak, dinlenmek, anlaşılmak ve dışlanmamayı, Ø Kararların kamuoyuna açık bir şekilde alınmasını, Ø Karar verme süreçlerine her aşamada katılmayı, Ø Karar vericilerin yasama süreçlerinde şeffaflığı sağlamalarını, Ø İşlevsel bir güçler ayrılığı ile toplum ve bireye dayalı bir denge ve denetleme mekanizmasının ülkemizde tesis edilmesini istediklerini aktardık.   Denge ve denetlemenin, ancak katılım için gerekli olan mekanizmaların kurulup işletilmesi ve karar verme süreçlerinde tam bir şeffaflığın sağlanması ile mümkün olacağını vurguladık. Ayrıca anayasa ve diğer yasama süreçleri ile ilgili somut önerilerimizi paylaştık:   1. Yerel yönetimlerin güçlendirilmesi de aynı güçler ayrılığı gibi denge ve denetlemenin vazgeçilmezidir.   2. Siyasi hayatın demokratikleştirilmesi ve doğallaştırılması ile düşünme, ifade ve örgütlenme özgürlüğü genişletilmelidir.   3. Yasama ve yerel karar alma süreçlerinde, katılım ve şeffaflığın sağlanması için çalışmalar ivedilikle yapılmalıdır.   4. Katılım süreçleri için belirlenen ilkeler, kurallar ve prosedürler kamuoyu ile paylaşılmalıdır.   5. Katılım ve şeffaflığın sağlanması için teknoloji ve bilişimin kullanılması çağımızın ve demokratikleşmenin zorunluluğudur. Engellenmemeli, bilakis özendirilmelidir.   6. Karar vericiler, yasama süreçlerinin şeffaf ve katılımcı bir şekilde sürdürülebilmesi için aşağıdaki somut mekanizmaları hayata geçirmelidirler:   o Yurttaşlardan yazılı görüş alınmalı o İnternet üzerinden görüş toplanmalı, o Görüş alma toplantıları düzenlenmeli, o Süreç için belirlenen ilkeler, kurallar ve prosedürler kamuoyu ile internet aracılığıyla paylaşılmalı, o Çalışmalara ve sürece ilişkin güvenilir, yeterli bilgi ve takvim zamanında ve düzenli olarak kamuoyu ile paylaşılmalı, o Karar vericiler aldıkları görüşlerle ilgili geri bildirimde bulunmalı.   Sayın Cumhurbaşkanı da, Denge ve Denetleme Ağı'nın çeşitliliğinden ne denli etkilendiğini, bu kadar farklı yapıların bir amaçta ortaklaşmasının olağanüstü olduğunu ifade etti. 24. Dönem TBMM açılış konuşmasında da belirttiği gibi, hangi sistem olursa olsun denge ve denetleme mekanizmalarını içermesi gerektiğini bir kez daha vurguladı.   Sonuç olarak, yeni anayasa yapım sürecinde karar vericileri teşvik etmemiz için ağımızı cesaretlendirdi.   CUMHURBAŞKANLIĞI GÖRÜŞMESI KATILIMCI LISTESI:   Ayhan Bilgen, Yeni Anayasa Girişimi Temsilcisi   Ayhan Ogan, Sivil Dayanışma Platformu Başkanı   Bekir Ağırdır, Denge ve Denetleme Ağı İzleme Grubu Üyesi   Berin Alaca, Özgürlüğünden Yoksun Gençlerle Dayanışma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı   Berrin Sönmez, Başkent Kadın Platformu Başkanı   Doğan Bermek, Alevi Vakıfları Federasyonu Başkanı   Fatma Nur Gerçel, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Genel Saymanı   Hasan Seymen, Kafkas Dernekleri Federasyonu Genel Başkan Yardımcısı   Kevser Selda Tandoğan Demirel, Türkiye Kadın Girişimciler Derneği Temsilcisi   Mehmet Uçum, Yeni Anayasa Platformu Temsilcisi   Murat Köylü, Kaos GL Temsilcisi   Mustafa Paçal, Hak-İş Genel Sekreter Yardımcısı   Nevin Gaye Erbatur, Denge ve Denetleme Ağı İzleme Grubu Üyesi   Nizamettin Bilici, İnternet Medya ve Bilişim Federasyonu Başkanı   Öztürk Türkdoğan, İnsan Hakları Derneği Genel Başkanı   Sema Kendirci, Türk Kadınlar Birliği Genel Başkanı   Turan Hançerli, Türkiye Sakatlar Derneği Genel Başkan Yardımcısı   nanKaffed

Denge ve Denetleme Ağı Heyeti Cumhurbaşkanı ile Görüşecek

KAFFED Başkan Yardımcımız Hasan Seymen Federasyonumuzu temsilen içinde bulunduğu ve şu anda yaklaşık 100 sivil toplum örgütünün üye olduğu denge ve denetleme ağını temsilen Pazartesi (10 Haziran 2013) saat 16.00'da 18 kişiden oluşan bir heyet ile Cumhurbaşkanı Sayın Abdullah Gül'ü ziyaret edecekler. Kamuoynun bilgisine sunarız. Kafkas Dernekleri Federasyonu  nanKaffed

Haydi Çocuklar Kafkasya’ya!…

Çocuklara Kafkasya'yı anlatmanın en güzel en etkili yolu onlara Kafkasya'yı göstermek. 12-17 yaşları arasındaki çocuklarımız  için Kafkasya’yı tanıma ve unutulmaz bir tatil fırsatı....  Federasyonumuz, Kafkasya(Nalçik ve Maykop)’da yapılan bu yaz kamplarına her yıl, dil bilen bir hoca nezaretinde çocuklar gönderiyor. Bu yıl 10.su yapılacak olan yaz kampına katılacaklar sadece gidiş dönüş, pasaport masraflarını karşılamakta, diğer masraflar cumhuriyetlerimiz tarafından karşılanmaktadır. Kampa bizim dışımızda Kafkasya’daki cumhuriyetlerimizden, Ürdün’den ve Suriye’den de öğrenciler katılmaktadır. Her sabah 1,5–2 saat Adığece de öğretilen kampta öğrenciler gezilip görülmesi gereken her yere götürüldükleri gibi, Adığece tiyatro izlettirilmekte ve birçok sosyal etkinliğe katılmaktadırlar.  Yaz Kamplarına gidiş Nalçik için Ramazan bayramı sonrasında Maykop için 26 Ağustos -8 Eylül tarihleri arasındadır. Katılanların unutulmaz anılar ile döndükleri kamp için son başvuru tarihi 30 Haziran 2013. Ancak Kontenjanımızın sınırlı, başvuruların fazla olması nedeniyle bu güzel fırsattan faydalanmak isteyenler bir an önce isim yazdırmalıdır. Kontenjanın dolması halinde başvuruların durdurulacağını önemle hatırlatırız.   Başvuru ve detaylı bilgi için: 0 312 222 85 89 Demir Kızılkaya : 0 535 585 38 48p>nanKaffed

Ankara Çerkes Derneği Yeni Yönetimini Seçti

09.06.2013 tarihinde yapılan Olağan Genel Kurulda iki liste oylandı ve mevcut yönetim oy çokluğu ile yeniden seçildi. Seçilen arkadaşlara başarılar dileriz.  Yönetim Kurulu Ziya Yinal Kozok  Murat Kerim Ertan  Serkan Arslan  Fatma Saniye Enes  Cansu Nizal  Erdoğan Boz  Murat Özden Fatih Turhan  Canberk Sungur Yedek Özge Şahin G.Selda Karadaş Suant Jane Sezgin Terkul Öetinkaya Hayrettin Yağmur Denetleme Kurulu Asil Mahir Nazlıer Tarkan Eyerci Janset Şengül Yedek Ziya Mis Fırat Kozok Bislan Jaloga Disiplin Kurulu Asil İlhan Ageça Muhlis Sungur Olcay Ertan Ömür Enes Ümit Akkaya Ercan Erden Alper Mangır Yedek Siğnem Akgün Akın Güner Ediz Polat Sinemis Ertan Yağmur Turhan Onur Kurulu İhsan Sabri Bulur İsmet Boran Aslan Arı Fehmi Tambay Saim Tuc Muhittin Ünal Özdemir Özbay Olcay Mis Çetin Öner Rauf Bozkurt Hikmet Kandemir Erdem Ünlüçetinkaya Cankat Devrim İbrahim Abaze Fahri Kanşat Daryal Çeviker Fahri Huvaj Ragıp Doğu Ersin Aşan Cihan Candemir Nebi Boybek Ertuğrul Altıok Yahya Gış Metin Ulutaşlı Nihat Hatam M. Emin Kaynar İlhan Ageça Durmuş Akkaya Doğan Uğurtepe KAFFED Delegeleri Ziya Yinal Kozok Bayar Şırayder Özge Şahin Çzkan Özyapı Faruk Gergin Suant Jane Sezgin Tamer Duman Ziya Şenvar Fatih Coşkun Muhlis Sungur Alper Mangır Erdoğan Boz Muzaffer Dinçer Ümit Akkaya Fatma Saniye Enes Bislan Jalouga Sinan Enes Cemal Esen Murat Özden Murat Kerim Ertan Serkan Arslan Hayrettin Yağmur Canberk Sungur Zafer Sürer Terkul Çetinkayap>nanKaffed

John Colarussa İle: Abhaz – Gürcü Savaşı, Mitoloji ve Kafkasya Dilleri

John Colarussa: “Çerkeslerin vatanları ile yeniden bütünleşmeleri gerekiyor. Aslında diaspora Çerkeslerinin kimliklerine sahip çıktıklarını görüyorum ve elektronik ortamda çığ gibi büyüdüğünü izliyorum.  Bu hayranlık uyandırıcı bir şey, bu konu hakkında Rusların da yol yakınken iyi düşünmeleri gerektiğini sanıyorum”.span>p> Röportaj: NAHİT SERBES Nart Dergisi 86. Sayıp> Kültür işlerine ilgi duyduğum için bazı soruların cevaplarını bulabilmek amacıyla zaman - zaman oldukça uzaklara gidiyorum. Dolayısıyla, seyahatlere çıkmadan önce görüşeceğim kişiler ile iletişim kurar, gerekli randevuları alırım. Bu şekilde Kanada’ya 2 defa gittim. İlk olarak Vernon’a Murat Yağan’ın yanına gitmiştim, ikincisinde ise tercümanlığımı yapan oğlum Ender ile beraber Misisipi’de McMaster Üniversitesi’ne, Prof. John Colarussa’nun yanına gittik. Kendisi bizi son derece sıcak karşıladı. 2 gün John Colorussa ile beraber olduk. Onun çalışma ofisinde, yemekte, otomobil ile yolculuk yaparken sürekli sorulu cevaplı işimize devam ettik. Daha sonra da New Jersey’de 2 gün kalıp, Türkiye’ye döndük. Colarussa’ya ilk olarak şu klasik soruyu sordum: Kendinizi kısaca okuyucularımıza tanıtıp, Kuzey Kafkasya halkları üzerine yaptığınız çalışmalardan söz eder misiniz?p> 1945 San Diego doğumluyum, Mississippi ve New Jersey’de büyüdüm, Harvard Üniversitesi’nde dilbilim üzerine doktora yaptım. Kafkas dilleri ve lehçeleri üzerine uzmanlaştım. Ayrıca, Bill Clinton döneminde, Gürcistan Abhazya çatışmalarıyla ilgili olarak Amerika adına diplomatik görevler üstlendim, aynı zamanda Amerikan Hükümetine danışmanlık yaptım. Halen Canada McMaster Üniversitesi’nde dilbilim üzerine çalışmalarıma devam ediyorum. 1967 yılında, ben Harvard’da yüksek lisans öğrencisiyken, üniversiteyi bitirmemin hemen ardından Ayzenştayn’ın “Vahşi Tümen” filmini  izlemiştim. O filmde Dağıstanlıların dans ettiği bir sahne vardı. Kendi kendime “Tanrım, bu insanlar da kim!” dedim. Kafkas halkları için dans çok önemli, bu kadar etkileyici dans eden bir millet daha var mıdır, bilemiyorum. Dans etmeyi seviyorlar ve güven duygusuna sahipler. Yaşadıkları ülkelerin yasalarına sadakat gösteriyorlar, kadına büyük bir saygı var. Şunu da söyleyebiliriz ki aristokratik kültürleri var, karınıza sevginizi halk içinde gösteremezsiniz, bu bir nevi ağırbaşlılıktır. - Kuzey Kafkasya dil konusunda çok zengin hangi dillere ilgi duydunuz? p> İlk önce çocukluğumun geçtiği New Jersey’de, Adı ğece’nin Bjedug diyalektiğini incelemeye başladım. Ardından Ubıhca ve Abazacayı inceledim. Çalışmalarımın önemli kısmı Adığe, Ubıh, Abaza ve Abhaz dillerinin fonetiğine odaklıdır. Bunlar doktora konum oldu ve kitaplaştı. Abazaca, Abhazca, Ubıhca ve Adığece bir ailedir. Hititce de onların kardeş dilidir. Adığece bu 5 dile kaynaklık eden daha eski bir dildir. Abazaca muhtemelen 1000 yıl önce Abhaz’dan ayrılmıştır. Hiçbir dil sabit değildir, tüm diller değişir. Eğer 3000 veya 4000 yıl öncesine gidebilseydiniz, Abazaca, Ubıhca ve Adığece’nin benzer özelliklerini duyardınız. -Nart Efsanelerini İngilizce olarak 2 cilt yazdığınızı biliyoruz. Biraz da Nartlar’dan bahsetmeye ne dersiniz?p> Nart destanları, çok eski ve çeşitli konulardaki kahramanlık hikâyeleridir. Bu hikâyeler Kuzey Kafkasya’da Çerkesler, Çeçenler, İnguşlar, Osetler, Abhazlar, Abazalar ve onların akrabaları olan Ubıhlar arasında, hatta Svanlar arasında geçer. Nart Destanlarının tamamını, 1968-1971 yılları arasında, Çerkes bilim adamı Hadağatle Asker’in önderliğinde çalışan bir ekip “Nart Kahramanlık Destanları ve Ortaya Çıkışları” adlı eserde toplamışlardır. Nartlar hakkında koleksiyonları topladım, tercüme ettim ve sadece iki cilt olarak “Nart Sagas”ı yorumları ile birlikte İngilizce olarak yayınladım. -Gürcistan, Abhazya sorunu konusunda aktif olarak faaliyetlerinizin olduğu biliniyor bu konuda neler yapmıştınız söyler misiniz?p> Vladislav Ardzınba ile eski arkadaştık. Kendisi de dilbilimciydi; onunla 1990’ın Haziran ayında, Londra’da tanışmıştık. 1993 yılında Rusya Adalet Bakanı olan Yuri Kalmukov ile de şahsen tanışırdım. Başkan Clinton idaresinde “Bill’in dostları” olarak adlandırılan grup ile 1993’ten 2000 yılına kadar çalıştım. Rusya Devlet Başkanı Boris Yeltsin’in ekibinden, Rus bilgin Emil Pain ile de görüşüyordum. Washington’da ki bir konferansın son günüydü, Ardzınba ile Chirikba yüzlerindeki farklı bir ifadeyle yanıma gelip, Gürcülerin Abhazya’ya saldıracakları konusunda beni uyarmışlardı. Ardzınba, parmağını bana doğru uzatarak “Halkımı kurtarmam konusunda bana yardımcı olmalısın” dedi. Ben de Kanada’ya döner dönmez hemen Washington’u yani Amerika Dışişleri Bakanlığını aradım; onların halka açık bir telefon hatları vardır, oradan Gürcülerin Abazalara saldıracakları konusunu Amerikalılara anlatmaya çalıştım. Ancak hiç bir yanıt alamadım. O yıllarda Gürcülerin Devlet Başkanı Gamsakhurdia idi. Ağustos’ta savaş başlayınca Eylül ayında telefonum çaldı, kongreden bir asistan beni Amerika’ya davet ediyordu. Bana Washington’da bir düzine heyetle görüşmem konusunda eşlik edecekmiş. Bunlar Ocak 1993’te olmuştu ve Washington ile ilişkilerim de bu şekilde başlamıştı. Ulusal Bilimler Konseyi diye bilinen, dışişleri bakanlığının istihbarat ve araştırma bölümünde Bill Clinton’un bir arkadaşıyla beraber çalışıyordum. Dışişleri Bakanlığı için politika üretiyor, planlama yapıyordum. Onlara bu harekâtın Gamsakhurdia’yı iktidardan indirmek için yapıldığını, onun yerine Shevardnadze’nin geçeceğini söyledim ve nitekim öyle oldu. Fakat Shevardnadze güç delisi bir adamdı. Abhazya ile diyalog kurma gibi, uzlaşma gibi hiç bir niyeti yoktu, tek bildiği şey güçtü. Amerikan Dışişleri Bakanlığıyla tartışma yaşadım; çünkü onlar, Shevardnadze’nin yaptığı her şeyi desteklemeye oldukça kararlıydılar. Benim yapmaya çalıştığım her şeyi berbat etmek için de ellerinden geleni yapıyorlardı. Savaş başladığında, Washinton’un Gürcistan, Abhazya ve özellikle de Kafkasya konusunda, bilgisiz olduğu ortaya çıkmıştı. Bazı konuları Amerikalılarla istişare ediyordum. Bu arada anlaşmazlıkların kaynaklarını tahmin etmede başarılı oldum. 17- 19 Şubat 1993’te Atlanta’daki Carter Konferans Merkezine geldiklerinde Gürcistan ve Abhazya arasında diyaloga öncülük etmeyi başardım. Abhazya heyetindeki Natella Akaba’dan Gürcü meslektaşı ile görüşmesini rica ettim. Bir istek duymasa da kısa bir görüşme yaptılar, ancak sonuç başarılı olmadı.   Amerikalılara savaşı Abazaların kazanacağını söylediğimde inanmadılar. Adığelerin ve Çeçenlerin Abazaları yalnız bırakmayacaklarını biliyordum, onlar savaşçı halklardı. Gürcüler değildi. Ruslar Gürcistan’ın arkasında dursaydılar, bu harekât yalnız Abhazya topraklarında kalmaz, büyük ve uzun süreli bir Kafkas savaşına dönüşebilirdi. 17 Şubat 1993 Carter Konferans Merkezi, Atlanta Gürcüler ile Abhazlar’ın Barış görüşmeleriaddress> Soldan sağa - Rusya Adalet Bakanı Kalmukov Yura, Abhazya temsilcisi Bayan Natela Akaba, danışman John Colarussa, Eski ABD Başkanı Jimmy Carter, Abhazya delegasyonundan Bayan Dungan, İngiliz danışman B.George Hewitt, Abhazya delegasyon tercümanı Bayan Liana Kvarchelia, USA Kafkas Topluluğu delegesi Yahya Kazan.address>   - Gürcistan’da, soykırım anıtı açıldı, kitaplar yazılıp, bastırıldı ve Türkiye de Adığeler’e dağıtıldı. Gürcüler bundan ne amaçlıyor?p> Gürcistan, Rusya’nın Küba’sıdır. Rusya’nın eşiğindeki Küba’dır. Ruslar kamuoyuna çok önem verirler. Birçok vahşet gerçekleştirirler ama bunlar halka mal olduğu zaman dururlar. Bu Gürcülerin Rusya’yı kamuoyu önünde küçük düşürmek için yaptığı bir kampanyadır. Çerkeslerin bu konu hakkında endişe etmeleri gerektiğini düşünmüyorum. Adığelerin gelecek için düşünmesi gereken şey şudur: sizin katmanlı bir toplum yapınız vardı. Rus işgali ve sonraki sürgünlerle bu toplumsal hiyerarşi sarsıldı. Ama insanlar hala saygınlık istiyorlar. Şimdi toplumda üst tabakalara tırmanmak serbesttir. Bu da toplumda inanılmaz bir ihtilafa yol açıyor. İnsanlar güçlü olmak istiyor, prestijli olmak istiyor. Bunların birçoğunu New Jersey Çerkeslerinde görüyorum. Yani, toplumsal uyum hakkında gerçekten ciddi sorunlarınız var. Eğer Adığece konuşuyorsanız bu iyi bir şey, çünkü bu size söz hakkı veriyor. Şayet hayatta kalacaksanız, bir çeşit vatanınız olmalı. Moskova ile müzakere etmelisiniz, size yeniden vatandaşlık vermeleri için, tek ses olarak konuşmalısınız. Bu yüzden bir Rus diplomatla konuştuğunuzda size “sen kimsin?” diyor. Onlar yetkisi olmayan birine bir vaatte bulunmazlar. Bu yüzden bütün diaspora adına konuşacak toplumsal olay ve gösterilerde en önde yer almasına karşın, çatışmacı ortamlarda hep uzlaşma ve Ruslar ile diyalogdan yana olan bir liderinizin olması gerekiyor. Her zaman gürültü yapan birileri çıkacaktır. Fakat aranızda yeterince birlik olmalıdır. Yok, olmak istediğinizi hiç sanmıyorum, yok olmanız çok kötü bir şey olur. Çerkeslerin vatanları ile yeniden bütünleşmeleri gerekiyor. Aslında diaspora Çerkeslerinin kimliklerine sahip çıktıklarını görüyorum ve elektronik ortamda çığ gibi büyüdüğünü izliyorum.  Bu hayranlık uyandırıcı bir şey, bu konu hakkında Rusların da yol yakınken iyi düşünmeleri gerektiğini sanıyorum, Rusların bir şekilde sizin iyi vatandaşlar olacağınız konusuna inanmaları gerekiyor. Zaten kültürünüzün en önemli özelliklerinden birisi sadık insanlar olmanızdır. Ruslar ile Çerkeslerin karşılıklı olarak birbirlerine destek olmaları gerekiyor. Çünkü Ruslar 150 yıl geçtiği halde, hala sizden korkuyorlar. Adığeler Ruslar ile görüştüler. Fakat tek bir ses olarak davranmadılar. Bu sorunu çözmeniz gerekiyor. Diasporadan sözcülük görevi üstlenecek bir liderinizin çıkması gerek. Kim olacağını bilmiyorum ama ılımlı olmalı.  Çerkeslerin ihtiyaçları hakkında sağlam fikirlere sahip olmalı. Öncelikle röportaj teklifimizi geri çevirmediğiniz için size teşekkür eder, bundan sonraki çalışmalarınızın da başarılarla dolu olmasını dileriz. p> -John Colarussa: Rica ederim, asıl bu güzel röportaj için ben size teşekkür ederim. Röportaj: Nahit Serbes © NART Dergisi 86. sayıdiv>+''+nan+''+Kaffed

Göksun Çerkes Derneği Genel Kurul Yaptı

Göksun Çerkes Kültür Derneği 03.06.2013 tarihinde Genel Kurul yaptı. İki aday listenin oylandığı seçimlerde Sayın Bedri Tokuç yönetimindeki liste oy çokluğu ile yeni yönetime seçildi. Göreve gelen arkadaşları tebrik ediyor, başarılar diliyoruz. Yeni Yönetim Listesi: Başkan: Bedri Tokuç  Başkan Yardımcısı: Ersin Yolcu Muhasip: Kamil Demirci  Sekreter: Latif Kula Üye: İlhan Sevimli Üye: Oğuzhan Güngör  Üye: Adem Koçtürkp> {gallery}/haber/diaspora/2013/goksun/genelkurul{/gallery}p>nanKaffed