Ne Yapmalı-1

Bir rüyan olsun koca Çerkes*p> Bir rüyan olsunp> Rüyan olmazsa ziyan olursunp>   Bugün yeni bir çağın eşiğindeyiz. Yepyeni bir dünya kuruluyor.  Bu sancılar,  savaşlar, dünyanın gettolarını vuran ayaklanmalar onun göstergesi.  Bu kargaşadan metropol ülkeler de muaf değil. Bir süre önce yaşadıkları krizleri yeniden ve daha sık yaşamaları kaçınılmaz.  Gerçek olan şu ki, bilginin doğrudan bir üretim aracı olarak devreye girmesiyle teknolojideki akıl almaz gelişmeler dünyayı hızla değiştirdi. Önce Sovyetler çöktü, ardından dünyanın tek hâkimi olduğu sanılan kapitalist sistem ve onun patronu ABD büyük krize girdi.  Bilginin doğrudan üretime girmesi yeni üretim biçimlerini dayatırken dev tekeller, global şirketler birer birer çöküyor.  Ortaya çıkmaya başlayan bu değişikliklerin de hukuku ve siyasası ile kendine uygun yeni üst yapıları da beraberinde getirmesi kaçınılmaz. Artık yönetenler eskisi yönetemiyor, yönetilenler de eskisi gibi yönetilmek istemiyor. Yani, dünya bir yandan ekonomik ve kültürel olarak küreselleşirken, siyasi ve etnik olarak da dağılıyor; ulus devletler zayıflıyor.  Kültürel olarak tek tipleşen bir dünyanın, etnik olarak dağılması bir çelişki gibi gözükse de aslında değil. Çünkü eskisi çözülmeden yeni bir sentez, yeni bir oluşum imkânsız. Bu yeni oluşumun nasıl bir şey olacağı, geleceğin nasıl şekilleneceği sorusuna gelince:  Görünen o ki,  küçülen dünya kültürel olarak da tek tipleşmesini hızlanarak sürdürecek. Eski, güçlü, bağımsız devletlerin yerini, zayıf merkezi otoriteli federal ya da özerk yönetimler alacak. Yerinde yönetim olgusu çok daha güçlenecek. Karşılıklı bağımlılık ilişkileri daha da artacak. Peki, böylesi bir dünyada etnik grupların, etnisitelerin yeri ne olacak? Bence, böylesi bir dünyada etnik grupların ve küçük halkların şansı eskiye oranla daha fazla olacak. Ancak bugünden yarını iyi okumak,  güçlü hayalleri ve gerçekleşebilir rüyaları olmak koşuluyla. Yani imkansız ütopyalar peşinde koşanlar değil, daha gerçekleştirilebilir hayali olanlar kazanacak. Tıpkı bağımsız bir Kürdistan değil de özerk bir devlet yapısı isteyen Kürt halkı ya da eskisinden daha akılcı çözümler öneren Bask hareketi gibi. Hayaller toplumsal ilerlemenin motorudur. Toplumları ileriye taşıyan, ortak hayalleri ve düşleridir.  Amerikan insan hakları savunucusu meşhur siyahi lider Martin Luther King’in “Benim bir rüyam var…” diye başlayan ünlü konuşmasını birçoklarımız biliyordur. Martin Luther hayalinin gerçekleştiğini göremeden bir suikasta kurban gitti ama düşüncelerinin toplumda yarattığı etki sayesinde beyaz Amerikalıların da yıllar sonra siyahi bir başkanı oldu.  “Dönüşçülük ve Dönüş Hareketi” de Çerkes aydınlarının 1970’lerdeki en önemli rüyasıydı.  O rüya ve o rüyanın savunucuları, hareketi bu noktaya taşıdı. Bugün aktif olarak Çerkes hareketi içerisinde yer alanların büyük çoğunluğu, o dönemde yetişen kadrolardır. Bugün aynı görüşü taşımıyor, aynı rüyayı görmüyor olabilirler ama o rüya, dernekleri ve Çerkes hareketini o günden bu yana diri tutmuştur. Çerkes aydınlarının gençlik tarafından da paylaşılan böyle bir düşü olmasaydı,  bugünkü kadrolar ortaya çıkabilir miydi acaba? Aslında “Geri Dönüş Rüyası” o zaman da toplumun bir kısmı tarafından gerçekçi bulunmuyordu. Ama karşılarına daha güçlü bir rüya çıkmayınca toparlayıcı oldu.  Zaten, bir rüyanın ya da ülkünün mutlaka yüzde yüz gerçekleşebilir argümanlardan oluşması diye bir şey yoktur. Ama her rüya ya da hayalin toplumlara kattığı artı değerler olmalıdır. Gerçekleştirmeyi ya da varmayı düşündüğü bir hayali, bir rüyası, ülküsü olmayan toplumlar ölü ve ruhsuz toplumlardır. Çerkes toplumunun artık daha büyük rüyalara ve daha toparlayıcı hayallere ihtiyacı var. Hayallerimiz, rüyalarımız da değişen koşullara göre değişmeli, yeni döneme uygun söylemler geliştirmeliyiz. Eskinin aklıyla bugünü anlayamadığımız gibi, yarını hiç kuramayız. Bugün için artık yeni şeyler söylemek zorundayız. Mevlana’nın dediği gibi “Dünle beraber gitti cancağızım, ne kadar söz varsa düne ait, şimdi yeni şeyler söylemek lazım…”      Peki, nedir bu yeni şeyler?  Müsaade ederseniz onu da daha sonraki yazımızda ele alalım… Adnan Özveri *Sevgili Ahmet Telli’nin “ Kabartay” şiirinden etkilenilmiştir.p> Ahmet Telli’ye sevgi ve saygıyla… p>  nanAdnan Özveri

Kafkas Dernekleri Federasyonu Eleman İlanı – Ankara

Federasyon bünyemizde çalıştırılmak üzere, İyi derecede internet kullanabilen, internet sitemizin güncellemesini ve bazı teknik bölümlerini yapabilecek, Haber yazabilme ve redaksiyon konusunda bilgili, Tasarım programlarına hakim(internet+basılı yayın için), joomla, photoshop, flash, indesing vb. programları kullanan, afiş, broşür, dergi gibi basılı yayınların hazırlanmasında tecrübeli, eleman alınacaktır.  İlgilenenlerin federasyonumuzu aramaları ve info@kaffed.org adresimize cv göndermeleri önemle rica olunur.p>nanKaffed

UNUTMAYACAĞIZ

Kafkasya’nın yiğit evladı, Abhazya Cumhuriyeti’nin kurucusu ve ilk devlet başkanı, liderimiz ve kahramanımız, Vladislav G. Ardzınba'yı ölümünün 4. yıldönümünde saygıyla anıyoruz.  Vladislav G. Ardzınba (14 Mayıs 1945 - 4 Mart 2010) Bağımsız Abhazya'nın mimarını unutmadık,  kalbimizde yaşıyor. KAFKAS DERNEKLERİ FEDERASYONUdiv>      nanKaffed

Bandırma’da 14 Mart Adıge Dili Gününde Konser

"14 Mart Adıge Dili Günü" Etkinliği kapsamında 15 Mart 2014 Cumartesi Akşamı Saat: 19:30'da Bandırma Grand Asya Hotel'de düzenlemiş olduğumuz Gülcan Altan konserimize (yemekli) tüm hemşehrilerimiz davetlidir. Bandırma Kuzey Kafkasya Kültür Derneği İrtibat: 0532 606 35 62 nanKaffed

Vefat ve Başsağlığı – Vedat Berzeg

Adıgey Maykop'da yaşayan değerli hemşehrimiz Vedat Berzeg Maykop'ta bir süredir tedavi görmekte olduğu hastanede bugün hayatını kaybetti. Malesef iki gün önce de abisi Suat Berzeg'i kaybetmiştik.  Merhuma Allah' tan rahmet, ailesi, yakınları ve sevenlerine sabırlar dileriz.  Kafkas Dernekleri Federasyonudiv>nanKaffed

Akuımjüıuaa: Film Gösterimi ve Fotoğraf Sergisi

Akuımjüıuaa: Çerkeska Giyenler Akuımjüıuaa filmindeki Çerkeska ve zamanın özelliklerini yansıtan kostümler giyen yedi karakter, Abhazya'nın destansı savaşındaki yedi kahramanı canlandırıyor. Türkiye'den Efkan Tsiba'nın hikayesinin de yer aldığı bu filmde, günümüze kadar yüzlerce Abhaz kahramanlık destanından, savaşın kaderinden, ruhundan seçilerek dramatize edilmiş yedi hikaye fotoğraflardan yola çıkılarak anlatılıyor. Çerkeska'ya Modern Bakış temalı Fotoğraf Sergisi Abhazya Gençlik ve Spor Komitesi tarafından hazırlandı. Ayrıca bu fotoğraflardan esinlenerek birebir hazırlanmış iki kostümde sergide yer alacak. Abhazya, Moskova ve Hamburg'da gösterimi yapılan filmin Türkiye Galası için Abhazya'dan gelen konuklarımız şöyle:p> ELVİRA ARSALİA - Tasarımcı: Arsalia Elvira-Tasarımcı; Abhazya'da Abaza giyiminin yeniden yapılanması üzerinde çalışan Arsalia, ayrıca Apsua TV'de de Tarihi-Kültürel programlar hazırlayıp sunmaktadır. MADİNA ARGUIN - Abhaz Drama Tiyatrosu yönetmeni. ALEKSANDR ŞERVAŞİDZE ÇAÇBA - Ressam, Sanat Bilimci, Tiyatro Sanatcısı KESOU HAGBA- Abhaz Drama Tiyatrosu Oyuncusu AVİDZBA ŞAZİNA - Abhazya Gençlik ve Spor Komitesi Başkanı ve beraberindeki heyet Film gösterisi ve sergisi 2 Mart 2014 Pazar günü saat 19.00'da İstanbul (Bağlarbaşı) Kafkas Kültür Derneği'nde düzenleniyor. KAFFED-Abhazya Çalışma Grubup> {youtube}5sHhxjlvFDs|640|360{/youtube}nanKaffed

Vefat ve Başsağlığı – Suat Berzeg

Değerli hemşehrimiz Suat Berzeg (Doktor) geçirdiği kalp krizi nedeni ile Hakkın rahmetine kavuşmuştur. Cenazesi, Pazartesi (3 Mart 2014) günü, öğlen Karacaahmet Şakirin Camiinde kılınacak namazdan sonra toprağa verilecektir. Merhuma Allah' tan rahmet, ailesi, yakınları ve sevenlerine sabırlar dileriz. Kafkas Dernekleri FederasyonunanKaffed

Çerkes Ressamlar Sergisi

19.Yüzyıl Rus-Çerkes savaşlarının sona erişinin 150. yılı nedeniyle düzenlenen, “UMUDUN İZLERİ” adını taşıyan, Adıgey Cumhuriyeti'nde yaşayan ressamlar Kat Tevuçoj, Umar Sultan, Bırsır Abdullah, Petuvaş Feliks, Lovpaçe Nurbiy ve Huvaj Ramazan 'ın eserlerinden oluşan Karma Resim Sergisi 10 Mart günü saat 18.00 de Güneş Sigorta Sanat Galerisinde açılıyor. Sergi 10 Nisan tarihine kadar devam edecektir. Ressamlarla ilgili kısa bilgiler ile sergi davetiyesini ekte görebilirsiniz.  ADRES: Büyükdere cad. No:110  Esentepe – ŞİŞLİ Sultan Umarov'un (özellikle guaşla yaptığı) peyzajlarda dorukların yüceliği, güz dağlarının alacalı renkleri, dağ eteklerinin sabah ve akşam manzaralarının ahenk ve felsefe bakımından inceliği göz alıcıdır. Dışarıdan bakınca canlı, bazen dekoratif görünen romantizmin gerisindeyse ciddi bir sosyal-tarihî içerik saklıdır. Böylece "lirik" bir ressam olan Sultan Umarov, resmini izleyenleri canlı, zarif ve ince renkleriyle cezp ederken, karşılarına derin tarihî-politik arka fonu çıkararak halkın geçmişinin trajik sayfalarında gezinmeye çağırır.  Rusya halk sanatçısı Kat Teuçej'in eserleri, özgün tarzları, konuları, felsefeleri ve sembolleriyle bir bütün oluşturur. Hür ve coşkun bir fırçadan çıkan eserlerde manevi ve tabii güzellik inandırıcı bir üslupla işlenir. Bersirov’un eserlerinde eşit ağırlıkta iki merkez mevcuttur – tarihsellik ve folklora meyil. Her ikisi de zarif bir romantizm vurgusuyla zenginleşir. Eserlerinde sadece geçmişi aktarmayı değil, onu felsefi bir süzgeçten geçirerek, bugünün ve geleceğin harcına katmayı hedefler. Birçok çalışmasında, kronolojik ve uzamsal açıdan birbiriyle bağlantılı olayları anlatırken, Adıge kültürünün eski medeniyetlerle bağını vurgulayan detaylara da yer vermeyi ihmal etmez. Nurbiy Lovpaçe'nin resimleri ulusal resim geleneğinin izlerini taşır; katı akademik ölçülerden bağımsız, çok renkliliği esas alan, derin bir ifade gücü ve dinamizme sahip, kült sembollerle ve gizli yazılarla bezeli bir resimdir onunki.  Feliks Petuvaş 1948 yılında Adıgey'de doğdu. Dedesi, dedesinin babası ve onun babası kuyumcu ve silah yapımcısıydı, annesi terziydi. Çocukluğunda duvarları ve kitapları tuval niyetine kullanarak çok resimler yaptı. Oğlunun parlak yeteneğini fark eden babası, onu resim eğitimine yönlendirdi. Böylece Feliks, Surikov Devlet Sanat Enstitüsüne bağlı Moskova Sanat Ortaokuluna başladı. Sonrasında eğitimini  Moskova Sanat-Sanayi Yüksek Okulunda sürdürdü. Huvajev Ramazan: 1960 yılında Adıgey'in Hatujukay köyünde doğdu. Adıgey Pedagoji Yüksek Okulu sanatsal grafik bölümünü 1980 yılında bitirdi.2000 yılından itibaren Rusya Ressamlar Birliği üyesi olan sanatçı, Rusya geneli ve Cumhuriyette bir çok sergide yer aldı. Ramazan Huvajev'in sanatını özel kılan yönü, Adıge geleneklerine ve tarihine verdiği değerdir. Çocukluğundan itibaren kendisini çevreleyen; yakınlarını, köylülerini, farz nehrini tutkuyla sever ve bu değerlerin içinde saklı olan küçük hikayeler, imgeler sanatçının ellerinde şekil kazanır. Sanatçı, aile armaları ve geleneksel Adıge sembolleri ile süslediği dekoratif tabaklarıyla ün salmıştır. Bu teknik yardımıyla sanatçı farklı yöntemler dener, ağaca hayat kazandırır. Ramazan Huvajev, sanatında kullandığı orijinal metodları her geçen gün geliştirmiş, hayranları ile arasında farklı diyaloglar kurmayı başarmıştır. Sanatçını eserleri, Adıgey Cumhuriyeti Doğu Halkları Müzesi, Adıgey Cumhuriyeti Milli Müzesi ve Adıgey Cumhuriyeti sanat galerisinde ve de özel kolleksiyonlar arasında yer almaktadır.  nanKaffed

Balıkesir Derneği “21 Şubat Anadil Günü” Etkinliği Düzenledi

21 Şubat Anadil Gününde Balıkesir Adıge-Çerkes Kültür Derneğinde hemşehrilerimizle bir araya geldik. Hem anadilimiz de sohbet ettik, hem Çerkes oyunları oynadık, hem de şıpsı yedik. Gençlerimizin yoğun olduğu gecede anadilin ne kadar önemli olduğu konusunda bilgiler verildi.  Balıkesir Adığe Çerkes Kültür Derneği {gallery}/haber/diaspora/2014/balikesir/anadil{/gallery}nanKaffed

Denge Denetleme Ağı Çalışmalarına Devam Ediyor

2012 yılından beri çalışmalarına devam eden ve Kafkas Dernekleri Federasyonumuzun başından beri içinde yer aldığı Denge denetleme ağı büyüyor.   İçinde bir çok federasyonun da bulunduğu DDA 115 sivil toplum kuruluşundan oluşuyor.   Toplumsal adaletin sağlandığı, yönetimin hesap verdiği, hak ve özgürlüklerin garanti altına alındığı çoğulcu bir Türkiye istiyoruz.   Farklılıklarımızla birlikte özgürce yaşadığımız, haklarımızın güvence altında olduğunu bildiğimiz, adaletin eşit dağıtıldığından emin olduğumuz, yönetimin bize hesap vereceğine inandığımız bir Türkiye için; İlkesi ile yola çıkan DDA da Federasyonumuzu bir dönem önce Genel Başkan Yardımcısı göreviyle Yönetim Kurulumuzda bulunan Av.Hasan Seymen, yeni yönetim kurulunun görevlendirmesi sonucu temsil etmeye devam ediyor.    DDA'nın çok genişlemesi, 115 Sivil Toplum Örgütüne ulaşması ve 300 sivil toplum örgütüne ulaşmayı hedeflemesi sebebi ile çalışmaların daha sağlıklı yürütülmesi amacı ile Ocak ayı içerisinde toplanan DDA genel kurulunca 6 alt grup oluşturulmasına ve her alt grubun 2 eş başkan seçmesine karar verilmişti. Federasyonumuzu temsilen "Karar vericiler ve Kanaat Önderleri ile ilişkiler" grubunda yer alan Av.Hasan Seymen, Marmara Grubu Vakfı temsilcisi Müjgan SUVER ile birlikte bu grubun Eş Başkanlığına seçilmişti.   20-21-22 Şubat 2014 tarihlerinde İzmir'de toplanan ve 6 grubun Eş başkanlarından oluşan DDA koordinasyon kurulu, bir yıl süre ile DDA'nın sözcülüğünü ve temsilciliğini yapmak üzere 4 isim için seçim yaptı ve seçilenlerden birisi de Federasyonumuzun temsilcisi Av. Hasan Seymen oldu.    Ayrıca Karar Verici ve Kanaat Önderleri ile ilişkiler grubu 20 Şubat akşamı İzmir'de, kanaat önderi olarak kabul edilen 20 kişilik bir grupla akşam yemeğimde buluştu. Bu yemeğe, İzmir Çerkes Derneği Başkanı Ramazan ERSÖZ, Yönetim kurulu üyesi Ayhan ÖNDER ve İzmir'de yaşayan thamadelerimizden Av. Senih ÖZAY da katıldı.    Av. Hasan Seymen, 21 Şubat 2014 sabahı da DDA iletişim grubunun İzmir Basını ile yapılan kahvaltıyı toplantısına da katıldı.   nanKaffed