Alfabe Tartışmaları – 2

Birinci bölümü 10 Nisan 2014 tarihinde Adder tarafından Kaffed’e gönderilen yazı ile başlayan süreci ele alacağımızı belirterek bitirmiştik. Dernek söz konusu tarihte gönderdiği bu yazısında, “Adıǵe Latin Alfabesi”nin Türkiye’de örgün ve yaygın eğitim kurumlarında kullanılmasını sağlamak için MEB Talim ve Terbiye Kurulu'na önerilmesinin yönetim kurulunca benimsenmiş olduğunu bildirir ve Kaffed yönetiminden söz konusu alfabe ve diğer çalışmaları inceleyerek, görüş ve önerilerini bildirmesini talep eder. Kaffed yönetimi dernek tarafından gönderilen yazıyı dil eğitmen ve uzmanlarıyla paylaşır ve grubun önerileriyle oluşturulan bir cevap yazısını, 28 Nisan 2014 tarihinde dernek yönetimine gönderir. Kaffed söz konusu yazıda, anadilimizin anavatandan kopuk ve farklı bir çizgide korunamayacağı belirtilerek Adıgece seçmeli derslerinde anavatanda kullanılan alfabenin temel alınmasının gerekliliği vurgulanır. Ve dernek tarafında hazırlanmış alfabeye destek verilemeyeceği şu sözlerle ifade edilir; “…Tamamen iyi niyetle ve dilimizi koruma içgüdüsüyle hazırladığınız çalışma, maalesef çok ciddi bilimsel eksiklikler ve hatalar sebebiyle destek verebileceğimiz bir çalışma değildir.” Dernek tarafından, 8 Mayıs 2014 tarihinde Kaffed’e gönderilen yazıda; Bakanlığa latin alfabesi için gerekli müracaatlarda bulunacaklarını beyan eder. Gönderilen yazı bilgilendirme amaçlı olduğundan Kaffed tarafından herhangi bir cevap verilmez. Bu arada söz konusu dernek yönetimi tarafından 3 Eylül 2014 tarihinde, Kaffed tarafından daha önce kullanılan ve ancak artık aktif olmayan kafkasderneklerifederasyonu@gmail.com mail adresine gönderilmiş bir mail, söz konusu mail adresinden 23 Aralık 2014 tarihinde, aktif mail adresi olan info@kaffed.org  adresine iletilir. Söz konusu yazı Kaffed yönetimince değerlendirilir ve yazının içeriğindeki, “9 Eylül 2014 tarihine kadar cevap verilmesi” uyarısı nedeniyle, belirtilen tarih geçmiş olduğundan, bu yazıya bir cevap verilmez. Dernek yönetimi 22-23 Kasım 2014 tarihlerinde İstanbul’da yapacağı sempozyum için Kaffed yönetimine bir yazı gönderir.  Yazıdaki “…kurumunuz bünyesindeki dil uzmanlarınızın sempozyuma katılması hususunda desteklerinizi esirgemeyeceğinizi umuyoruz”  talebine istinaden Kaffed, söz konusu yazıyı anadil eğitici ve uzmanları ile paylaşır. Derneğin daha önceden bireysel olarak teklif götürdüğü ama olumsuz cevap aldığı anadil eğitici ve uzmanlarının, kendi iradeleriyle, sempozyuma katılmamak yönünde görüş beyan etmeleri nedeniyle, Kaffed adına kurumsal bir katılım olmaz. Ayrıca zaten Kaffed bir önceki yazısında latin alfabesi çalışmalarına destek vermeyeceğini beyan etmiş idi. Söz konusu dernek bu sempozyumun sonuç bildirisinde, latin alfabesi için son noktayı, kendince, koymuş  durumdadır; “…Uluslararası Dil Sempozyumuna Çerkeslerin bulunduğu her ülkeden Türkiye’ye gelen, dille ilgili yetkin ve söz söyleme hakkına sahip tüm uzman ve akademisyenlerde aksi görüş bildirmemişlerdir. Bu nedenle öğrencilerin bilindik bir alfabe üzerinden öğretime tabi tutulmaları zorunluluk olup son yapılan bilimsel sempozyumla bu tartışma sona ermiştir.” Fakat, ne yazık ki, tartışma devam ediyor ve edecek gibi de görünüyor. Nitekim sempozyum katılımcılarından bazıları latin alfabesine itirazlarını yazılı olarak yaptılar. Ayrıca sonradan sosyal medyada yayınlanan konuşmalardan, sempozyum süresince latin alfabesi ve dernek tutumuna karşı ciddi itirazlar olduğu anlaşılmaktadır. Ve böylece, 2012 yılı Mart ayında derneğin kurulmasıyla başlayan resmi yazışmalar süreci Kasım 2014 tarihinde bitmiş oldu. Sonuç olarak; Alfabe mutlak değildir tersine dinamiktir, geliştirilebilir, değiştirilebilir. Nitekim anavatanda, Batı ve Doğu Diyalektlerindeki alfabeleri, tek- ortak bir alfabeye dönüştürmek konusunda genel bir uzlaşı vardır ve devlet-uzmanlar nezdinde bilimsel tartışmalar veya çalışmalar devam etmektedir. Aynı şekilde tarihinde alfabe değişikliğine gitmiş birçok devlet vardır. Ancak alfabe değişikliği gibi tüm toplumu derinden etkileyecek kararların sebep ve sonuçları iyi hesaplanarak alınması gereklidir. Anasından-ailesinden dilini öğrenemeyen çocuklarımız için, anadilimiz “yabancı dil” haline gelmiştir. Yabancı bir dili öğrenmek ise kendine özgü sorunları olan bir konudur. TEPAV tarafından yapılan bir araştırmaya göre, Türkiye eğitim sisteminde, ilkokuldan başlayarak liseden mezun olana kadar, 1406 saat zorunlu (üstelik latin alfabesi ile!) İngilizce dil dersi alan öğrencilerin, bu dili “iyi” öğrenme oranı %10 civarındadır. Devletin İngilizce için sunduğu olanaklar ve ayırdığı maddi kaynağa rağmen var olan düşük başarı gerçeği, sorunun alfabeden de öte olduğunun göstergelerinden biridir. Herhangi bir kişi veya kurum, dilediği sembollerle bir alfabe hazırlayabilir, bunu kendi üye veya takipçilerine öğretebilir. Nitekim söz konusu dernek, hali hazırda, kendi çalışmalarını yürütmektedir. Ancak derneğin, tabiri caizse, “yetki aşımıyla” latin müfredat ısrarı üzerine, daha düne kadar dernek çatısı altında dil çalışmaları yürüten bazı kişiler, tüm uyarılarına rağmen, derneğin müfredata müdahale etmiş olmasını eleştirerek, dernekle yollarını ayırdılar. Dernek kendi latin alfabesini savunmak adına, resmi müfredat ile seçmeli dersleri “başarısız olarak” lanse etmektedir. Ancak bunu yaparken, ne hikmetse, Kayseri’de 13 adet seçmeli ders sınıfının açılmasını özverili çalışmalarıyla başaran ve uygulamanın başarısını en iyi ölçebilecek kişiler olan  öğretmenlerimizle görüşmeye gerek duymamaktadır. Bakanlığa müracaat süreci ile ilgili olarak, diğer örneklerde olduğu gibi dernek ilgilileri çelişkili açıklamalar yapmaktadır. Bir yandan resmi yazışmalarda; “… Sonuç olarak; Adder hazırlamış olduğu Latin alfabesi ve eğitim dokümanları (İmla Kılavuzu, Sözlük, Gramer ve Ders Kitapları) ile birlikte en kısa zamanda MEB’lığına müracaat edecek ve eğitimlerin bu alfabe ve dokümanlarla verilmesini talep edecektir”  derken, bir dernek yetkilisinin sonraki açıklamasında; “…önce mevcut kiril programı destekleyici latin eğitim materyalleri hazırlayarak Bakanlığa verdik, kabul edilmeyince latin müfredatı hazırladık” denilebilmektedir. Kabul edilen müfredata dair ciddi soru işaretleri şimdiden başlamıştır. Örneğin dernek, öğrencilerin Türkçe alfabeyi bile öğrenmeleri için belirli zaman gerektiğini, seçmeli ders saatlerinin kısıtlı olduğunu ve kiril alfabe öğrenmek için çok zaman harcandığını ve de bu zaman kaybını önlemek! için latin alfabeyi hazırladıklarını öne sürmektedir. Oysa Milli Eğitim Bakanı ise şunları söylüyor; “…Sonunda dedik ki ikisine de imkan verelim ama özellikle tarihi birikimi takip edebilmeleri için Latin alfabesini tercih etmiş olanlar da Kiril alfabesini öğrensinler. Kiril alfabesiyle Çerkez eğitimi alacak çocuklar zaten Türkiye'de kendi okullarımızda Latin alfabesini bildikleri için onlara Latin alfabesini öğretmeye gerek yok." Yani görünen odur ki, kiril müfredatı seçen öğrenciler alfabe için daha az ! zaman harcayacaklar. Tekrar vurgulamak gerekirse, alfabe değişikliği dilimizin yok olma sürecinde en öncelikli konu değildir. Nitekim hali hazırda farklı alfabeler ile eğitim gören Ürdün, İsrail ve Suriye’de yaşayan soydaşlarımız anadilimizi kiril alfabe ile öğrenebilmektedir. Eğer derneğin “öğrencilerin bilindik bir alfabe üzerinden öğretime tabi tutulmaları zorunludur”  mantığı doğru ise Ürdün ve Suriye'deki Çerkeslerin Arap, İsrail'deki Çerkeslerin İbrani ve Avrupa'daki Çerkeslerin bulundukları ülkede konuşulan dile uyarlanmış latin temelli alfabe kullanması gerekecektir ki bu durum, ulusal dil ve alfabe bütünlüğünün yok olmasından başka bir şeye neden olmayacaktır. Kaffed, halen uygulanan müfredatı “kendisi hazırladı” diye savunmuyor, dilimizi en iyi temsil eden ve 80 yıldır kullanılan bir resmi alfabe ile hazırlandığı için savunuyor. Gösterilen çaba ise uzun yıllar sonrasında verilmiş bir hakkın uygulamasına bir halel gelmemesi içindir. Kaffed tarafından tüm zorluklara ve engellemelere rağmen bu noktaya getirilen seçmeli ders uygulaması için hepimize düşen görev; seçmeli ders sınıf sayısını artırmak, derslerin yaygınlaştırılması ve  uygulamadaki sorunları giderilmesi için çalışmak olmalıdır. Kaffed tüm görüş ve açıklamalarında, kabul edilen latin müfredatın, hali hazırda yaşanan zorluklara yenilerini ekleyeceğini vurgulamıştır. Bu gelişme sonucu; * Okul idareleri iki ayrı müfredat için iki ayrı öğretmen ve sınıf temin etmek zorunda kalacaktır, * Dersi seçiminde onlarca çekincesi olan veli ve öğrencilerin önüne “iki ayrı alfabeden birini seçmek” gibi yeni bir çekince konulmuş olacaktır, * Anadilimizin resmi alfabesinden farklı bir alfabeyle öğretilmesinin  öğrencileri anadillerini doğru öğrenme hakkından ve bugüne kadar anavatanımızda resmi alfabeyle üretilmiş zengin edebiyat ve eğitim materyallerini kullanmaktan mahrum bırakacaktır… İşte bu nedenlerle latin müfredat sürecini, seçmeli Adıge dili eğitimine yapılmış bir sabotaj olarak nitelendiriyoruz. Bir Adder yöneticisinin, latin alfabesinin kabul edildiğini duyurduğu mesajında; “Kaffed’i ters köşeye yatırarak 2.80 yere uzattıklarını” ifade etmesi ise bu derneğin ciddiyeti ve mantığını net bir şekilde göstermektedir. Kaffed, Milli Eğitim Bakanlığı’nın latin müfredatı kabul etmiş olmasının bilimsel, idari ve hukuki  yönleriyle yanlış olduğuna ve sorunun hukuki yollarla çözülmesi gerekliliğine olan inançla konuyu yargıya taşımış durumdadır. Ve bundan sonra da gerekenleri yapmaya devam edecektir.p>  nanZeki Kartal

Çerkeslerin Acısını Paylaşıyoruz

Çerkes Soykırımı ve Sürgünü'nün 151. Yılı'nda pek çok kişi ve kuruluş Çerkeslerin acısını paylaştı. Bu mesajların çoğunda Çerkes soykırımı ve sürgününe vurgu yapılması, bu trajedinin Türkiye'de artık daha fazla bilindiği ve siyasi olarak tanındığını gösteriyor. Bu gelişmede şüphesiz Kaffed ve üye dernekler tarafından düzenlenen geniş katılımlı 21 Mayıs Anma Etkinlikleri büyük bir rol oynadı. Bu yıl Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlık düzeyinde 21 Mayıs'a ilişkin özel bir açıklama yapılmadı. Başbakan Ahmet Davutoğlu, 19 ve 21 Mayıs'ta Sakarya, Tokat ve Amasya mitinglerinde yaptığı konuşmalarda 21 Mayıs'ın Çerkes sürgününün 151. yıldönümü olduğunu belirtti ve bir daha bu tip sürgün ve acıların yaşanmaması temennisinde bulundu. Hükümet düzeyinde en önemli açıklama Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş tarafından yapıldı. Sayın Kurtulmuş 16 Mayıs günü Kefken'de yapılan 21 Mayıs Anma Etkinlikleri kapsamında Kafkas Dernekleri Federasyonu'na gönderdiği mesajda "21 Mayıs Çerkes Soykırım ve Sürgününde hayatını kaybedenleri 151. yılında rahmetle andığını" vurguladı. Sayın Kurtulmuş'un bu mesajı ile hükümet düzeyinde ilk kez "Çerkes Soykırımı ve Sürgünü" kavramı kullanılmış oldu. Başbakan Yardımcısı ve AK Parti Bursa Milletvekili Bülent Arınç da 21 Mayıs günü paylaştığı Twitter mesajında "Çarlık Rusyası döneminde anayurtlarından çıkartılan Çerkeslerin sürgününün 151. yılında acılarını paylaşıyor, ölenlere rahmet diliyorum" diyerek Çerkeslerin acısını paylaştı. Hükümet kanadından çok önemli bir açıklama Dışişleri Bakanlığı'ndan geldi. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tanju Bilgiç, düzenlediği basın toplantısında, bir gazetecinin 21 Mayıs'ın Çerkes sürgününün 151. yıl dönümü olduğunu hatırlatan sorusuna cevaben, "Rus İmparatorluğunun Kafkasları istilası, işgali ve ilhakı sırasında vuku bulan çarpışmalarda, keza 21 Mayıs 1864’teki nihai ateşkesten sonra yürütülen sistematik baskı ve katliamlar neticesinde Kafkasya halklarından yüzbinlerce kişi hayatını kaybetmiş, geriye kalanların büyük kısmı kitleler halinde Osmanlı İmparatorluğu’na sığınmıştır. Uluslararası zeminde fazlasıyla hakettiği aksi henüz bulmadığını üzülerek gördüğümüz bu trajedide yaşamını yitirenlere Allah’tan rahmet diliyor, başta Türkiye olmak üzere dünyanın dört bir yanında yaşayan torunlarına başsağlığı dileklerimizi sunuyoruz.” dedi. Sayın Bilgiç'in bu açıklamasının Dışişleri Bakanlığı web sitesinde ayrıca yer alması, Bakanlığın konuya özel bir önem verdiğini gösteriyor. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık Kaffed tarafından 16 Mayıs'ta Babalı sahilinde düzenlenen anma etkinliklerine katıldı. Burada bir konuşma yapan Sayın Işık “Çerkesler çok büyük acılar yaşadı ama onurlarından asla vazgeçmediler. Şeyh Şamil’in torunları onurlarıyla yaşadı. 300 yıllık mücadelede yaşamını yitirenlere rahmet diliyorum.” dedi. CHP Başkanı ve İstanbul Milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu da 16 Mayıs günü partisinin Kocaeli'nde yaptığı konuşmada, 151 yıl önce yaşanan Çerkes göçü ile ilgili olarak, “Çerkes yurttaşlarımız cumhuriyete büyük emek verdiler. Onları büyük rahmetle anıyorum” dedi. Halkların Demokratik Partisi (HDP) ve Saadet Partisi, geçmiş yıllarda olduğu gibi bu yıl da parti olarak yaptıkları açıklamalarda Çerkes Soykırımı ve Sürgünü'nü unutmadıklarını gösterdiler. Çerkes halkının 151 yıl önce uğradığı sürgünün yıl dönümüne ilişkin yazılı açıklama yapan HDP Merkez Yürütme Kurulu, Çerkes halkının acılarına ortak olduğunu ifade ederek, “Çerkes halkının uluslararası platformda ve Türkiye diasporasında dile getirdiği taleplerin artık karşılık bulması gerekmektedir. Çerkes halkının talepleri taleplerimizdir.” dedi. 21 Mayıs günü bir açıklama yapan Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kamalak, tarihin en eski dönemlerinden beri yaşadıkları Kafkasya'da büyük bir geçmişe sahip Çerkesler ve Kafkas halklarının, yüzyıllarca süren onurlu bir direnişe rağmen, emperyalist devletlerin ve Çarlık Rusya'sının hak hukuk tanımaz politikaları ve sinsi hedefleri doğrultusunda sürgün ve soykırıma uğratılarak Kafkasya'dan koparıldıklarını kaydetti. Sayın Kamalak “etnik kökeni ne olursa olsun, bir ve beraber çarpan yüreklerimiz, zulmün, sömürünün, sürgünün olmadığı  Yeni Bir Dünya’yı mutlaka kuracaktır. Bu duygularla, 'Büyük sürgün'ün yıldönümünde Çerkes kardeşlerimizin acılarını paylaşıyor, bu tür felaketlerin bir daha yaşanmamasını diliyoruz.” dedi.p> Bu sene, Çerkes Soykırımı ve Sürgünü'nün anlaşılması ve tanınması açısından önemli bir gelişme yerel yönetimler düzeyinde yaşandı. Derneklerimizin gerçekleştirdiği yaygın etkinlikler sayesinde bu yıl pek çok yerel yönetim Çerkeslerin acılarını paylaştığını belirten açıklamalar yaptı. Kocaeli Valiliği, 16 Mayıs günü Kaffed tarafından düzenlenen etkinliğe web sitesinde “21 Mayıs 1864 Çerkes Soykırımı ve Sürgünü Düzenlenen Törenle Anıldı” başlığıyla kapsamlı olarak yer verdi. Aynı etkinliğe katılan Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu yaptığı konuşmada Çerkeslerin acısını paylaştı. Etkinliğin yapıldığı köylerin bağlı olduğu Kandıra Belediyesi de etkinlik haberini web sitesinde “Çerkes Sürgünü Anma Programı Babalı’da Yapıldı” başlığı ile verdi.p> Yerel yönetimler tarafından en anlamlı katkılardan biri İzmit Belediyesi tarafından gerçekleştirildi. 21 Mayıs günü İzmit Belediye Başkanı Nevzat Doğan tarafından Çerkes Sürgünü Anıtı İzmit'de açıldı. Açılışta bir konuşma yapan Sayın Doğan, “Geçmişine sahip çıkmayanların geleceğinin olması mümkün değildir. Atasına, dedesine sahip çıkmayanlar, geleceğe emin adımlarla yürüyemez. “ dedi. Kartal Belediyesi tarafından Kartal'da açılan anıttan sonra Türkiye'de ikinci Çerkes Sürgünü Anıtı İzmit'te resmen açılmış oldu. Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Zeki Toçoğlu yaptığı açıklamada, “Çerkes sürgünün 151. yılı. Çerkes soykırımında yaşamını yitirenleri saygıyla anıyoruz. Bu büyük sürgünü asla unutmayacağız. Çerkes sürgünün 151. yılı vesilesiyle özellikle Sakarya'daki Çerkes kardeşlerimin de acılarını paylaştığımı belirtmek isterim” dedi. Sakarya Büyükşehir Belediyesi kentin değişik bölgelerine astırdığı afişlerle Çerkeslerin acısını paylaştığını açıkladı.p> Tokat Belediye Başkanı Av. Eyüp Eroğlu ve Erbaa Belediye Başkanı Sayın Hüseyin Yıldırım da yaptıkları açıklamalarda ve kentin değişik yerlerine astırdıkları afişlerle Çerkes sürgününe dikkat çektiler ve Çerkeslerin acılarını paylaştılar. AK Parti Grup Başkanvekili Mahir Ünal, Çerkes sürgününün 151. yıldönümü dolayısıyla yayınladığı mesajında, “Anavatanlarından koparılıp, yüreklerinin bir parçası hep Elbruz Dağının eteklerinde kalan, güzel insanlar diyarı köklü tüm Çerkes kardeşlerimizi sürgünün 151. yılında saygıyla selamlıyoruz” ifadelerini kullandı. AK Parti Kayseri İl Başkanı Hüseyin Cahit Özden, 21 Mayıs'ın Çerkeslerin 1864'de maruz kaldıkları zulüm, soykırım ve sürgününün 151. yıl dönümü olduğunu belirttikten sonra, "Çerkez ve Kafkas halklarının acılarını kalplerimizde hissettiğimiz bu günde, onların acılarını hep beraber paylaştığımızı bir kere daha ilan ediyoruz.” dedi CHP Karacabey İlçe Başkanı Gönül Avil, yayınladığı mesajında Çerkes sürgününe ilişkin ayrıntılı bilgi verdikten sonra, “Çerkesler, Ruslar tarafından bugünkü anlatımıyla soykırıma tabi tutulmuşlardı. Bu bir ‘Çerkes tehciri’dir. Günümüz insanlığı Adıge (Çerkes) soy kırımını görmezlikten gelse de Karadeniz’in soğuk ve derin suları, Çerkes soykırımına ve acısına şahittir.” dedi. CHP'nin anadili temel bir insan hakkı olarak kabul ettiğini belirten Sayın Avil “Çerkes yurttaşlarımızın ortak dil olan Türkçe’nin yanı sıra ana dilini öğrenmesi, kullanması, kültürünü yaşatması konusundaki tüm engellerin kaldırılması”nın öncelikleri olduğunu belirtti. Türkiye'nin en önemli iki insan hakları kuruluşu, İnsan Hakları Derneği (İHD) ve İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği (Mazlumder) Çerkes soykırımını kınadılar ve soykırım ve asimilasyona karşı Çerkeslerin taleplerini desteklediklerini açıkladılar. İHD tarafından yapılan açıklamada “Çerkes halkına karşı uygulanan bu sürgün ve soykırım yöntemi sonraki yıllarda başka halklara karşı uygulanan sürgün ve soykırım politikalarına da örnek teşkil ettiği” belirtildi, Rusya Federasyonu ve Türkiye'nin Çerkes halkının uğradığı haksızlıkların telafi edilmesi için gerekli çalışmaları başlatması gerektiği vurgulandı ve 21 Mayıs'ın “Çerkes Soykırım ve Sürgün Günü” olarak tanınması istendi. Mazlumder tarafından yapılan açıklamada “Bugün 151. yıldönümünde, dünyanın gördüğü en büyük soykırımlardan ve etnik temizliklerden birisinin mazlumu ve mağduru olan Çerkeslerin acılarını paylaşıyor, Rus işgaline direnişte ve sürgün yollarında ölenleri rahmetle ve minnetle anıyor; sürgün, soykırım ve asimilasyona karşı varoluş mücadelelerinde ve adalet taleplerinde her platformda daima yanlarında olacağımızı ilan ediyoruz.” denildi. 20 Mayıs günü bir açıklama yapan Kayseri Barosu Başkanı Av. Fevzi Konaç, soykırım ve sürgün tarihine ilişkin bilgi verdikten sonra “Çerkesler tarihin gördüğü en büyük sürgün ve soykırımlardan birisine maruz kalmışlardır” dedi. Sayın Konaç, “Türkiye'de ve genelde tüm dünyada yaşayan Çerkeslerin ve diğer kuzey Kafkasya halklarının acısını paylaştığını” belirttikten sonra “ulusal ve uluslararası kurum ve kuruluşlar ile dünya devletlerini bu soykırımın acı neticelerini hafifletecek ve hakların iadesini sağlayacak girişimlere” davet etti. Çerkes Soykırımı ve Sürgünü'nün 151 yıldönümünde Çerkeslerin acısını paylaşan ve Çerkeslerin demokratik taleplerini destekleyen tüm kişi ve kuruluşlara teşekkür ediyoruz.p> p>  nanKaffed

Çerkeslerin Acısını Paylaşıyoruz

Çerkes Soykırımı ve Sürgünü'nün 151. Yılı'nda pek çok kişi ve kuruluş Çerkeslerin acısını paylaştı. Bu mesajların çoğunda Çerkes soykırımı ve sürgününe vurgu yapılması, bu trajedinin Türkiye'de artık daha fazla bilindiği ve siyasi olarak tanındığını gösteriyor. Bu gelişmede şüphesiz Kaffed ve üye dernekler tarafından düzenlenen geniş katılımlı 21 Mayıs Anma Etkinlikleri büyük bir rol oynadı. Bu yıl Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlık düzeyinde 21 Mayıs'a ilişkin özel bir açıklama yapılmadı. Başbakan Ahmet Davutoğlu, 19 ve 21 Mayıs'ta Sakarya, Tokat ve Amasya mitinglerinde yaptığı konuşmalarda 21 Mayıs'ın Çerkes sürgününün 151. yıldönümü olduğunu belirtti ve bir daha bu tip sürgün ve acıların yaşanmaması temennisinde bulundu. Hükümet düzeyinde en önemli açıklama Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş tarafından yapıldı. Sayın Kurtulmuş 16 Mayıs günü Kefken'de yapılan 21 Mayıs Anma Etkinlikleri kapsamında Kafkas Dernekleri Federasyonu'na gönderdiği mesajda "21 Mayıs Çerkes Soykırım ve Sürgününde hayatını kaybedenleri 151. yılında rahmetle andığını" vurguladı. Sayın Kurtulmuş'un bu mesajı ile hükümet düzeyinde ilk kez "Çerkes Soykırımı ve Sürgünü" kavramı kullanılmış oldu. Başbakan Yardımcısı ve AK Parti Bursa Milletvekili Bülent Arınç da 21 Mayıs günü paylaştığı Twitter mesajında "Çarlık Rusyası döneminde anayurtlarından çıkartılan Çerkeslerin sürgününün 151. yılında acılarını paylaşıyor, ölenlere rahmet diliyorum" diyerek Çerkeslerin acısını paylaştı. Hükümet kanadından çok önemli bir açıklama Dışişleri Bakanlığı'ndan geldi. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tanju Bilgiç, düzenlediği basın toplantısında, bir gazetecinin 21 Mayıs'ın Çerkes sürgününün 151. yıl dönümü olduğunu hatırlatan sorusuna cevaben, "Rus İmparatorluğunun Kafkasları istilası, işgali ve ilhakı sırasında vuku bulan çarpışmalarda, keza 21 Mayıs 1864’teki nihai ateşkesten sonra yürütülen sistematik baskı ve katliamlar neticesinde Kafkasya halklarından yüzbinlerce kişi hayatını kaybetmiş, geriye kalanların büyük kısmı kitleler halinde Osmanlı İmparatorluğu’na sığınmıştır. Uluslararası zeminde fazlasıyla hakettiği aksi henüz bulmadığını üzülerek gördüğümüz bu trajedide yaşamını yitirenlere Allah’tan rahmet diliyor, başta Türkiye olmak üzere dünyanın dört bir yanında yaşayan torunlarına başsağlığı dileklerimizi sunuyoruz.” dedi. Sayın Bilgiç'in bu açıklamasının Dışişleri Bakanlığı web sitesinde ayrıca yer alması, Bakanlığın konuya özel bir önem verdiğini gösteriyor. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık Kaffed tarafından 16 Mayıs'ta Babalı sahilinde düzenlenen anma etkinliklerine katıldı. Burada bir konuşma yapan Sayın Işık “Çerkesler çok büyük acılar yaşadı ama onurlarından asla vazgeçmediler. Şeyh Şamil’in torunları onurlarıyla yaşadı. 300 yıllık mücadelede yaşamını yitirenlere rahmet diliyorum.” dedi. CHP Başkanı ve İstanbul Milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu da 16 Mayıs günü partisinin Kocaeli'nde yaptığı konuşmada, 151 yıl önce yaşanan Çerkes göçü ile ilgili olarak, “Çerkes yurttaşlarımız cumhuriyete büyük emek verdiler. Onları büyük rahmetle anıyorum” dedi. Halkların Demokratik Partisi (HDP) ve Saadet Partisi, geçmiş yıllarda olduğu gibi bu yıl da parti olarak yaptıkları açıklamalarda Çerkes Soykırımı ve Sürgünü'nü unutmadıklarını gösterdiler. Çerkes halkının 151 yıl önce uğradığı sürgünün yıl dönümüne ilişkin yazılı açıklama yapan HDP Merkez Yürütme Kurulu, Çerkes halkının acılarına ortak olduğunu ifade ederek, “Çerkes halkının uluslararası platformda ve Türkiye diasporasında dile getirdiği taleplerin artık karşılık bulması gerekmektedir. Çerkes halkının talepleri taleplerimizdir.” dedi. 21 Mayıs günü bir açıklama yapan Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kamalak, tarihin en eski dönemlerinden beri yaşadıkları Kafkasya'da büyük bir geçmişe sahip Çerkesler ve Kafkas halklarının, yüzyıllarca süren onurlu bir direnişe rağmen, emperyalist devletlerin ve Çarlık Rusya'sının hak hukuk tanımaz politikaları ve sinsi hedefleri doğrultusunda sürgün ve soykırıma uğratılarak Kafkasya'dan koparıldıklarını kaydetti. Sayın Kamalak “etnik kökeni ne olursa olsun, bir ve beraber çarpan yüreklerimiz, zulmün, sömürünün, sürgünün olmadığı  Yeni Bir Dünya’yı mutlaka kuracaktır. Bu duygularla, 'Büyük sürgün'ün yıldönümünde Çerkes kardeşlerimizin acılarını paylaşıyor, bu tür felaketlerin bir daha yaşanmamasını diliyoruz.” dedi.p> Bu sene, Çerkes Soykırımı ve Sürgünü'nün anlaşılması ve tanınması açısından önemli bir gelişme yerel yönetimler düzeyinde yaşandı. Derneklerimizin gerçekleştirdiği yaygın etkinlikler sayesinde bu yıl pek çok yerel yönetim Çerkeslerin acılarını paylaştığını belirten açıklamalar yaptı. Kocaeli Valiliği, 16 Mayıs günü Kaffed tarafından düzenlenen etkinliğe web sitesinde “21 Mayıs 1864 Çerkes Soykırımı ve Sürgünü Düzenlenen Törenle Anıldı” başlığıyla kapsamlı olarak yer verdi. Aynı etkinliğe katılan Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu yaptığı konuşmada Çerkeslerin acısını paylaştı. Etkinliğin yapıldığı köylerin bağlı olduğu Kandıra Belediyesi de etkinlik haberini web sitesinde “Çerkes Sürgünü Anma Programı Babalı’da Yapıldı” başlığı ile verdi.p> Yerel yönetimler tarafından en anlamlı katkılardan biri İzmit Belediyesi tarafından gerçekleştirildi. 21 Mayıs günü İzmit Belediye Başkanı Nevzat Doğan tarafından Çerkes Sürgünü Anıtı İzmit'de açıldı. Açılışta bir konuşma yapan Sayın Doğan, “Geçmişine sahip çıkmayanların geleceğinin olması mümkün değildir. Atasına, dedesine sahip çıkmayanlar, geleceğe emin adımlarla yürüyemez. “ dedi. Kartal Belediyesi tarafından Kartal'da açılan anıttan sonra Türkiye'de ikinci Çerkes Sürgünü Anıtı İzmit'te resmen açılmış oldu. Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Zeki Toçoğlu yaptığı açıklamada, “Çerkes sürgünün 151. yılı. Çerkes soykırımında yaşamını yitirenleri saygıyla anıyoruz. Bu büyük sürgünü asla unutmayacağız. Çerkes sürgünün 151. yılı vesilesiyle özellikle Sakarya'daki Çerkes kardeşlerimin de acılarını paylaştığımı belirtmek isterim” dedi. Sakarya Büyükşehir Belediyesi kentin değişik bölgelerine astırdığı afişlerle Çerkeslerin acısını paylaştığını açıkladı.p> Tokat Belediye Başkanı Av. Eyüp Eroğlu ve Erbaa Belediye Başkanı Sayın Hüseyin Yıldırım da yaptıkları açıklamalarda ve kentin değişik yerlerine astırdıkları afişlerle Çerkes sürgününe dikkat çektiler ve Çerkeslerin acılarını paylaştılar. AK Parti Grup Başkanvekili Mahir Ünal, Çerkes sürgününün 151. yıldönümü dolayısıyla yayınladığı mesajında, “Anavatanlarından koparılıp, yüreklerinin bir parçası hep Elbruz Dağının eteklerinde kalan, güzel insanlar diyarı köklü tüm Çerkes kardeşlerimizi sürgünün 151. yılında saygıyla selamlıyoruz” ifadelerini kullandı. AK Parti Kayseri İl Başkanı Hüseyin Cahit Özden, 21 Mayıs'ın Çerkeslerin 1864'de maruz kaldıkları zulüm, soykırım ve sürgününün 151. yıl dönümü olduğunu belirttikten sonra, "Çerkez ve Kafkas halklarının acılarını kalplerimizde hissettiğimiz bu günde, onların acılarını hep beraber paylaştığımızı bir kere daha ilan ediyoruz.” dedi CHP Karacabey İlçe Başkanı Gönül Avil, yayınladığı mesajında Çerkes sürgününe ilişkin ayrıntılı bilgi verdikten sonra, “Çerkesler, Ruslar tarafından bugünkü anlatımıyla soykırıma tabi tutulmuşlardı. Bu bir ‘Çerkes tehciri’dir. Günümüz insanlığı Adıge (Çerkes) soy kırımını görmezlikten gelse de Karadeniz’in soğuk ve derin suları, Çerkes soykırımına ve acısına şahittir.” dedi. CHP'nin anadili temel bir insan hakkı olarak kabul ettiğini belirten Sayın Avil “Çerkes yurttaşlarımızın ortak dil olan Türkçe’nin yanı sıra ana dilini öğrenmesi, kullanması, kültürünü yaşatması konusundaki tüm engellerin kaldırılması”nın öncelikleri olduğunu belirtti. Türkiye'nin en önemli iki insan hakları kuruluşu, İnsan Hakları Derneği (İHD) ve İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği (Mazlumder) Çerkes soykırımını kınadılar ve soykırım ve asimilasyona karşı Çerkeslerin taleplerini desteklediklerini açıkladılar. İHD tarafından yapılan açıklamada “Çerkes halkına karşı uygulanan bu sürgün ve soykırım yöntemi sonraki yıllarda başka halklara karşı uygulanan sürgün ve soykırım politikalarına da örnek teşkil ettiği” belirtildi, Rusya Federasyonu ve Türkiye'nin Çerkes halkının uğradığı haksızlıkların telafi edilmesi için gerekli çalışmaları başlatması gerektiği vurgulandı ve 21 Mayıs'ın “Çerkes Soykırım ve Sürgün Günü” olarak tanınması istendi. Mazlumder tarafından yapılan açıklamada “Bugün 151. yıldönümünde, dünyanın gördüğü en büyük soykırımlardan ve etnik temizliklerden birisinin mazlumu ve mağduru olan Çerkeslerin acılarını paylaşıyor, Rus işgaline direnişte ve sürgün yollarında ölenleri rahmetle ve minnetle anıyor; sürgün, soykırım ve asimilasyona karşı varoluş mücadelelerinde ve adalet taleplerinde her platformda daima yanlarında olacağımızı ilan ediyoruz.” denildi. 20 Mayıs günü bir açıklama yapan Kayseri Barosu Başkanı Av. Fevzi Konaç, soykırım ve sürgün tarihine ilişkin bilgi verdikten sonra “Çerkesler tarihin gördüğü en büyük sürgün ve soykırımlardan birisine maruz kalmışlardır” dedi. Sayın Konaç, “Türkiye'de ve genelde tüm dünyada yaşayan Çerkeslerin ve diğer kuzey Kafkasya halklarının acısını paylaştığını” belirttikten sonra “ulusal ve uluslararası kurum ve kuruluşlar ile dünya devletlerini bu soykırımın acı neticelerini hafifletecek ve hakların iadesini sağlayacak girişimlere” davet etti. Çerkes Soykırımı ve Sürgünü'nün 151 yıldönümünde Çerkeslerin acısını paylaşan ve Çerkeslerin demokratik taleplerini destekleyen tüm kişi ve kuruluşlara teşekkür ediyoruz.p> p>  nanKaffed

Genel Seçim: İstanbul 1.Bölge Milletvekili Adayı Yalçın Karadaş

7 Haziran 2015 genel seçimleri sürecinde ilan etmiş olduğumuz “Türkiye Çerkeslerinin Demokratik Taleplerini”  benimseyerek, hayata geçirilmesi yolunda çalışacağını açıklayan parti ve adayların tarafımıza gönderecekleri açıklamaları web sayfamızdan kamuoyu ile paylaşacağızı beyan etmiştik. Bu kapsamda, söz konusu talepleri benimsediğini ve seçildiği takdirde takipçisi olacağını beyan eden İstanbul 1.Bölge Bağımsız Milletvekili Adayı Sayın Yalçın Karadaş’ın göndermiş olduğu seçim broşürünü kamuoyunun dikkatine sunarız. İstanbul Kafkas Kültür Derneği ile birlikte çeşitli gruplarda uzun yıllardır toplumuza hizmet etmek adına özverili çalışmalar yapmış olan Sayın Karadaş yayıncılık hayatına da atılmış ve  halkımızın sorunları üzerine çeşitli kitaplar yazmıştır. Bir dönem Jıneps gazetesi yayın kurulu üyesi ve yazarı olan Sayın Karadaş halen Kafkasyalı Yazarlar Birliği Başkanıdır. Milletvekili seçildiği taktirde yılların birikimiyle halkımızın sorunlarıyla yakından ilgileneceğine inandığımız Sayın Karadaş’ı TBMM sıralarında görmek isteriz ve kendisine seçim yarışında başarılar dileriz. p> Kafkas Dernekleri Federasyonu Adayın seçim broşürü için tıklayınız. Adayın web sitesi için tıklayınız.p>nanKaffed

Genel Seçim: Bursa Milletvekili Adayı Metin Kılıç

7 Haziran 2015 genel seçimleri sürecinde ilan etmiş olduğumuz “Türkiye Çerkeslerinin Demokratik Taleplerini”  benimseyerek, hayata geçirilmesi yolunda çalışacağını açıklayan parti ve adayların tarafımıza gönderecekleri açıklamaları web sayfamızdan kamuoyu ile paylaşacağızı beyan etmiştik. Bu kapsamda, söz konusu talepleri benimsediğini ve seçildiği takdirde takipçisi olacağını beyan eden HDP Bursa Milletvekili Adayı Sayın Metin Kılıç’ın göndermiş olduğu seçim broşürünü kamuoyunun dikkatine sunarız. Bursa Derneği ile birlikte çeşitli kurumlarımızda toplumuza hizmet etmek adına uzun yıllardır özverili çalışmalar yapmış olan Sayın Kılıç, son olarak Kaffed Genel Başkan Yardımcılığı görevini ifa ediyordu. Milletvekili seçildiği taktirde yılların birikimiyle, halkımızın sorunlarıyla yakından ilgileneceğine inandığımız Sayın Kılıç’ı TBMM sıralarında görmek isteriz ve kendisine seçim yarışında başarılar dileriz.  Kafkas Dernekleri Federasyonu Adayın seçim broşürü için tıklayınız.p>nanKaffed

Abhazya Devlet Başkanı Sergey Bagapş’ı Saygıyla Anıyoruz

Abhazya Cumhuriyeti Devlet Başkanı Sergey Bagapş'ı ölümünün dördüncü yıldönümünde saygıyla anıyoruz. Yeni kurulan bir devletin en zor zamanlarında, ağır görevleri cesurca üstlenen Bagapş, Abhazya Cumhuriyeti'nin bağımsızlığının sağlanması konusunun ısrarlı takipçisi olmuş, Gürcistan yönetiminin hatasını en doğru şekilde değerlendirerek Abhazya’yı uluslararası arenada ve ekonomide daha ileri taşıma başarısını göstermişti.nanKaffed

Abhazya Devlet Başkanı Sergey Bagapş’ı Saygıyla Anıyoruz

Abhazya Cumhuriyeti Devlet Başkanı Sergey Bagapş'ı ölümünün dördüncü yıldönümünde saygıyla anıyoruz. Yeni kurulan bir devletin en zor zamanlarında, ağır görevleri cesurca üstlenen Bagapş, Abhazya Cumhuriyeti'nin bağımsızlığının sağlanması konusunun ısrarlı takipçisi olmuş, Gürcistan yönetiminin hatasını en doğru şekilde değerlendirerek Abhazya’yı uluslararası arenada ve ekonomide daha ileri taşıma başarısını göstermişti.nanKaffed

Anavatana Giden Kardeşlerimiz Geri Döndü

Kaffed organizasyonu ile Çerkes Soykırım ve Sürgünü 151. Yıl Anma programı çerçevesinde anavatana giden kardeşlerimiz geri döndü. Anavatandaki kardeşleri ile soykırım ve sürgünün acısını paylaşmak adına uzun ve yorucu yolculuğu göze alarak vatana giden 107 kişilik heyetin bu davranışı, diaspora ile anavatanın birlik ve dayanışması yolunda örnek bir adım olarak tarihe geçecektir.  Kafkas Dernekleri Federasyonu olarak bu anlamlı günde yanımızda olan kardeşlerimize teşekkür ederiz. {gallery}/haber/federasyon/2015/anavatan anma{/gallery}nanKaffed

Anavatana Giden Kardeşlerimiz Geri Döndü

Kaffed organizasyonu ile Çerkes Soykırım ve Sürgünü 151. Yıl Anma programı çerçevesinde anavatana giden kardeşlerimiz geri döndü. Anavatandaki kardeşleri ile soykırım ve sürgünün acısını paylaşmak adına uzun ve yorucu yolculuğu göze alarak vatana giden 107 kişilik heyetin bu davranışı, diaspora ile anavatanın birlik ve dayanışması yolunda örnek bir adım olarak tarihe geçecektir.  Kafkas Dernekleri Federasyonu olarak bu anlamlı günde yanımızda olan kardeşlerimize teşekkür ederiz. {gallery}/haber/federasyon/2015/anavatan anma{/gallery}nanKaffed

Mersin Kafkas Kültür Derneği Olağan Genel Kurulu Yapıldı

Mersin Kafkas Kültür Derneği Olağan Genel Kurulu 24.05.2015 tarihinde gerçekleştirildi. Eski yönetim kuruluna toplumumuz adına yaptıkları hizmetlerden dolayı teşekkür eder, yeni yönetim kuruluna görevinde başarılar dileriz. Kafkas Dernekleri Federasyonu Yönetim Kurulu Üyeleri (Asil): Gogua Ş.Şamil Koç Birmamit  Ercan Yıldırım Acbek Metin Özger Hatko Salih Cantürk Lışe Sinemis Tok Thambılmışhk Caner Karataş Berezey Kadir Tomarzap> Yönetim Kurulu Üyeleri (Yedek): Kopsirgen Filiz Yaşar Dzeğaste Selim Aktaş Jenbey Janberk Cihan Nabruko Harun Oral Cembey Hazel Çelikkanat Hajelh Semiray Gözay Hatko Cankat Recebp> nanKaffed