Çerkes derneğin geleneksel kültür gecesi

Değerli Üyelerimiz, Çerkes Diyasporasının Kıymetli İnsanları, Yaklaşık 8 yıldır istikrarlı bir şekilde devam eden ve her ayın ilk cumartesi günü gerçekleştirdiğimiz ‘’Geleneksel Kültür Gecesi ‘’  etkinliğimiz bu ay tekstilkent RAMADA otelde yemekli olarak yapılacaktır. Değerli sanatçımız İshak AKBAY'ın sunumu ve şarkıları ile bizimle olacağı bu gecede,  Değerli büyüğümüz Av. yazar Rahmi TUNA konuşmacı olarak bizlerle olacaktır. Ayrıca sürpriz konuklar, hediyeler ve çekilişlerin olacağı, birlik ve beraberliğin en güzel örneğinin sergileneceği bu anlamlı gecemizde siz hemşehrilerimiz ile bir araya gelmekten onur duyarız. bilgi ve rezarvasyon için iletişim: 05433772362nanKaffed

“Adresi Olmayan Mektuplar” Projesi

Adana Çerkes Kültür Derneğinden gençlerimize, çocuklarımıza ve ailelerine bir çağrı yapmak istiyoruz. "Adresi Olmayan Mektuplar" projesi kapsamında 21 Mayıs 1864'de vatanından sürülen atalarımıza yazacakları mektupları bizlerle paylaşmalarını ve adanacerkes@gmail.com adresine göndermelerini rica ediyoruz. Bu mektuplar kitaplaştırılarak sizlerle paylaşılacaktır. Adana Çerkes Kültür DerneğinanKaffed

Nıbjeug Tiyatro Topluluğu” Entrikalı Dolap Komedyası” ile Tekrar Sahnelerde …

Çerkes Derneği Nıbjeug Tiyatro Topluluğu, deneyimli kadrosu ile tekrar sahnelerde... Sezona hızlı bir başlangıç yapan Nıbjeug, 15 Ocak tarihinde Çorum Kafkas Kültür Derneği'nin ''Kültür ve Dayanışma Gecesi''nde sahne alarak büyük beğeni toplamıştı. 04 Şubat'ta Ankara'daki gösterisinden sonra, 11 Şubat tarihinde Eskişehir Kuzey Kafkas Kültür Derneği'nin düzenleyeceği gecede aynı oyun ile sahne alacaklar. Kendilerine başarılar, siz hemşerilerimize de iyi seyirler diliyoruz... Yer: Yenimahalle Belediyesi Nazım Hikmet Kongre ve Sanat Merkezi- Yıldız Kenter Sahnesi Saat: 19:30 Bilet : Çerkes Derneği Satış Ofisi'nden temin edilebilir.nanKaffed

Kulis: Gelecek ay içinde 10 bin Suriyelinin vatandaşlığa alınması planlanıyor

[Basindan] 10 bin Suriyeli mültecinin gelecek ay içinde Bakanlar Kurulu'nun kararıyla Türkiye vatandaşlığına alınacağı öğrenildi. Kulislerden edinilen bilgilere göre, "vatandaşlığa alınması planlanan aday isimler" valiliklere gönderildi. Buradaki incelemelerin ardından olumlu görüş bildirilen Suriyeliler için bu kez Ankara’da MİT ve Emniyet İstihbarat Dairesi’nce "ulusal güvenlik" incelemesi başlatılacağı bildirildi. İlk aşamada, Türk vatandaşlığı verilecek Suriyeli sayısının yaklaşık 10 bin olarak planlandığı ileri sürülürken Suriyelilerin dosyalarını içeren kararnameler, gelecek ay içinde son onay makamı olan Bakanlar Kurulu’na gönderileceği belirtildi. Tolga Şardan'ın Milliyet gazetesinin bugünkü (30 Ocak 2017) nüshasında yayımlanan 'Suriyelilerin Türk vatandaşlığında sona doğru' başlıklı yazısı şöyle:p> Suriye’de 2011’de başlayan çatışmaların iç savaşa dönüşmesinin ardından milyonlarca Suriyeli yaşam alanlarını terk ederek ülkeden kaçmak zorunda kaldı. Gerek Şam rejiminden, gerekse çatışma ortamıyla doğan yönetim boşluğundan türeyen terör örgütlerinden kaçan Suriyelilerin hayatlarını kurtarmak için kaçtıkları ülkelerin başında Türkiye geldi. Savaştan kaçan Suriyelilerin “ikinci vatan” olarak kabul ettikleri Türkiye’deki yaşam şartları malum. Resmi rakamlara göre, Türkiye’deki Suriyeli sığınmacıların sayısı 3 milyona dayandı. Yaklaşık 3 milyon Suriyeli sığınmacıdan ancak yüzde 10’u AFAD’a bağlı 26 ayrı kampta barınıyor. Kalanlarsa, 81 kente dağılmış durumda.  div> Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, geçen yıl  Temmuz’da, Kilis’te katıldığı iftar programında Suriyeli sığınmacılara “Türk vatandaşlığı verileceğini” açıklamıştı. Beraberinde çeşitli siyasi tartışmaları getiren bu açıklamanın ardından İçişleri Bakanlığı, Suriyelilere vatandaşlık hakkı verilmesiyle ilgili ilk çalışmaları başlatmıştı. Türkiye’de yaşayan kayıtlı Suriyelilerle ilgili oluşturulan veri tabanı üzerinde yoğunlaşan çalışmalarda, 81 il valiliğine görev verildi. İsim listeleri Ankara’da Suriyelilerin Türk vatandaşlığına geçiş süreci Göç İdaresi Genel Müdürlüğü ile Nüfus Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü koordinesinde yürütülüyor. İçişleri Bakanlığı’nın gönderdiği talimat yazısı sonrasında harekete geçen valilikler, “Türkiye’ye sanayi tesisleri getiren veya bilimsel, teknolojik, ekonomik, sosyal, sportif, kültürel, sanatsal alanlarda olağanüstü hizmeti geçen ya da geçeceği düşünülen” sığınmacıları öncelikli olarak değerlendirmeye aldı. Talimat gereğince illerde valilik bünyesindeki ilgili birimler ile MİT ve Emniyet’ten katılımlarla oluşturulan yerel komisyonlar, “kamu güvenliğini tehdit etmeyen” kriterlere uygun kişileri belirleyerek Ankara’ya bildirdi. İlk etapta, Ankara’ya gönderilen listelerde 700’e yakın ailenin ismi vardı. Bu isim listeleri, Göç İdaresi Genel Müdürlüğü’ndeki veri tabanıyla karşılaştırıldı. Bu veri tabanında, kayıtlı sığınmacılardan yaklaşık 50 biniyle ilgili “yüksek öğrenim mezunu” bilgisi yer alıyor. Buraya kadar olan işlemler uzunca bir süre aldı. Araya 15 Temmuz süreci girdi, bürokraside FETÖ operasyonları başlatıldı. Bürokrasi sisteminin yavaş yavaş oturmasıyla birlikte bugünlerde yeni aşamaya geçildi. Şimdi, Göç İdaresi’ndeki veri tabanında karşılaştırıldıktan sonra belirlenen “vatandaşlığa alınması planlanan aday isimler” yeniden valiliklere gönderildi. Bu isimlerin belirlenmesindeki en önemli kriterlerden birisi de vatandaşlık talepleri incelenen sığınmacıların üniversite mezunu ve ülkemize katkı yapacak potansiyelde olmaları. Bu konuya fazlasıyla dikkat edildi. Valiliklerde oluşturulan birimlerde Türk vatandaşlığı verilmesi için belirlenen adaylarla ilgili yerel incelemelere başlandı. Aile bütünlüğü, nesib ve soybağı araştırmaları devam ediyor. İlk aşamada 10 bin kişi Yerel incelemeleri olumlu olan Suriyeliler için bu kez Ankara’da MİT ve Emniyet İstihbarat Dairesi’nce “ulusal güvenlik” incelemesi başlatılacak. İlk aşamada, Türk vatandaşlığı verilecek Suriyeli sayısı yaklaşık 10 bin olarak planlandı. Ulusal güvenlik aşamasını geçen Türk vatandaşlığına aday Suriyelilerin dosyalarını içeren kararnameler, önümüzdeki ay içinde son onay makamı olan Bakanlar Kurulu’na gönderilecek. Bakanlar Kurulu’nun onayından geçecek isimler, Türk vatandaşlığı hakkını kazanmış olacaklar. Adayların vatandaşlık işlemleri, İçişleri Bakanlığı bünyesindeki Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü’nce yürütülecek. Vatandaşlık verilmesinde Vatandaşlık Yasası’nın 12. maddesinde yeralan “istisnai vatandaşlık” hali uygulanacak. Yasanın bu hükmüne göre, milli güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmamak şartıyla, Türkiye’ye sanayi tesisleri getiren veya bilimsel, teknolojik, ekonomik, sosyal, sportif, kültürel, sanatsal alanlarda olağanüstü hizmeti geçen ya da geçeceği düşünülen başvuru sahipleri Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olabilecek. Bu hükümde, “ilgili bakanlıkların uygun görüş verme” zorunluluğu var. Bu yasa maddesinin diğer hükmüne göre ise başvuru sahipleri, “Vatandaşlığa alınması zaruri görülen kişiler” kapsamında değerlendirilecek. Burada kararı doğrudan İçişleri Bakanı verecek. Türk vatandaşlığı hakkını kazanan Suriyeliler, yeni kimlik belgelerini de alarak vatandaş olacak. Bu süreç, seçmen kütüklerinin oluşturulmasına yetişirse, yeni vatandaşlar da Nisan ayında referandum için sandığa gidebilecek. http://t24.com.tr/haber/kulis-gelecek-ay-icinde-10-bin-suriyelinin-vatandasliga-alinmasi-planlaniyor,385959 div> div>nanKaffed

MEB’e Çerkes Ethem davası

[Milliyet] Kurtuluş Savaşı sırasındaki milis mücadelesiyle kendinden söz ettiren, ancak düzenli ordunun emri altına girmediği gerekçesiyle ‘hain’ ilan edilen Çerkes Ethem’in yeğeni Güner Kuban, Milli Eğitim Bakanlığı’na 250 bin TL’lik dava açtı. Ortaöğretim, lise ve yükseköğretim kitaplarından Çerkes Ethem’in hain olduğuna ilişkin ifadelerin çıkarılması ve manevi tazminat istemiyle dava açan Kuban, talebini TBMM’nin devlet kayıtlarında, “itibarını kaldıran resmi bir karar yok” yazısına dayandırdı. Kuban, Çerkes Ethem ve ailesinin hayat öyküsünü ‘Bir Vatan Aşkına’ adlı kitapta topladı. Kitapta Meclis’in resmi belgesine yer veren Kuban, “TBMM’den gelen bu belge, yapılan araştırma sonucunda Meclis’te ve tüm bakanlıklarda Ethem Bey’in değil ‘hain’ ilan edilmek, itibarını bile sarsacak bir kararın çıkmamış olduğunu kanıtlıyor” dedi. Kuban, “Ona atılan hainlik iddialarının yalan olduğunu biliyorduk ama devlet birimlerinin bunu 97 yıl sonra teyid ediyor olması çok sevindirici. Yaşadığımız acıların hepsi boşunaymış demek” dedi. ‘Hain olduğuna ilişkin belge yok’ Dilekçe Komisyonu Başkanı Ak Parti İstanbul Milletvekili Belma Satır, “Dilekçe Komisyonu’na gelen her dilekçeyi önemseyerek detaylı çalışma yapıyoruz. Kamu kurumları da arşivlerini açarak cevap verme duyarlılığını gösteriyorlar. Çerkes Ethem’le ilgili başvuruda aynı yöntemle işleme alındı. Bakanlıklarda devlet kayıtlarında bir belge karar olmadığı anlaşıldı. Vatan haini olduğuna ilişkin kayıtlarda belge yok” dedi Kaynak: http://www.milliyet.com.tr/meb-e-cerkez-ethem-davasi-gundem-2388462/nanKaffed

STGM Dernekler Mevzuatı Eğitimine Katıldık

TACSO`nun Türkiye'deki kaynak kuruluşu STGM tarafından yürütülen Dernekler Mevzuatı Eğitimi`nin beşincisi Ankara`da düzenlendi. İki gün süren eğitime 31 STÖ temsilcisi katıldı. Kafkas Dernekleri Federasyonu adına Genel Koordinatör Filiz Kaplan’ın katıldığı 5. Dernekler Mevzuatı Eğitiminde, mevzuat ve örgütlenme özgürlüğü alanında karşılaşılan sorunlar ve derneklerin finans yönetimi konuşuldu. Eğitimin ilk oturumunda bir sunum yapan İstanbul Bilgi Üniversitesi Öğretim Görevlisi Yrd. Doç. Dr. Ulaş Karan, mevcut durumda örgütlenme özgürlüğü ile ilgili bilgi verdi. Örgütlenme özgürlüğünün OHAL’de sınırlandırılabilen bir hak olduğunu ifade eden Karan, OHAL ilanının denetim dışı bir sınırlama yetkisi vermediğinin altını çizdi. Karan, getirilen sınırlamaların ölçülü ve uluslararası hukuka uygun olması gerektiğini vurgulayarak, örgütlenme özgürlüğünün süresiz bir şekilde kısıtlanamayacağını belirtti. Düzenlemeler belirli ve açık olmalı Türkiye’de örgütlenme özgürlüğünü düzenleyen kanunlarda geniş yorumlanabilecek ifadeler yer alıyor. Karan, bu ifadelerin somutlaştırılması gerektiğini belirtti ve şöyle konuştu: “Buradaki somutlaştırmadan kasıt yasakları arttırmak değil. Kanunda yer alan ifadeler, örgütlenme özgürlüğünün kullanılmasına insanları teşvik edecek bir biçimde ve açıklıkta olmalı. Bunun aksine işleyen durumlar, dönemsel olarak keyfi uygulamalara yol açabiliyor.” “Kat maliklerinden izin alınmalı” Eğitimin ikinci oturumunda mevzuatla ilgili bilgiler veren STGM Hukuk Hattı Uzmanı Yasemin Öz, adres bildiriminde yaşanan kafa karışıklıklarını giderdi. Öz, “Dernekler bir yer kiralayacaksa ve burası tapuda mesken olarak görünüyorsa, derneğin bütün kat maliklerinden izin alması gerekiyor.” dedi. Derneklerin tüm faaliyetlerini tüzükte ortaya konan amaçlar doğrultusunda yürütmesi gerektiğine dikkat çeken Öz, şunları söyledi: “Defter, hesap ve kayıtların mali mevzuata uygun yürütülmesi, esas, gelir ve gider evraklarının incelenmesi gerekiyor. Bu esasların dernek denetim kurulu tarafından denetlenerek yönetim kuruluna sunulması lazım.” Öz, yönetim kurulunun bilgilendirilmesi işleminin, bir yılı geçmeyen sürelerle yapılması gerektiğini de hatırlattı. “Ara tasdik yasal” Eğitimin ikinci gününde, mali konularda bilgi veren Serbest Mali Müşavir Ahmet Mısır, ara tasdikin yasal olduğunu belirtti. Katılımcılar, bunun uygulamada farklı işlediğini ve Dernekler Dairesi personellerinin ara tasdiki kabul etmediğini ifade etti. Mısır, “Ara tasdikle ilgili bir sorun çıkması durumunda ısrarcı olun, bu yasaldır” dedi. Eğitimde, derneklerin hangi durumlarda vergiden muaf ya da vergiye tabi olduğunu anlatan Serbest Mali Müşavir Ahmet Mısır, şöyle konuştu: “Dernekler kendi hukuki şahısları itibarıyla kurumlar vergisinden muaftır. Derneğin yaptığı bazı işler iktisadi işletmeye ait sayılır ve sadece o iş vergilendirilir. Yapılan işlerde kar amacı güdülmese de, bu işin bir organizasyon gerektirmesi durumunda iş iktisadi alana girer ve kurumlar vergisine tabi olur. Eğer bir iş birden fazla kez yapılıyorsa kar elde edilmese bile iktisadi işletme sayılır. Örneğin amacınızı gerçekleştirmek için bir konferans düzenliyorsunuz ve katılımcılardan o konferansın maliyetini karşılamak için bir miktar ücret alıyorsunuz. Bunu yılda bir kez yapıyorsanız sıkıntı yok. Ama birden fazla kez yapıyorsanız; bu işlemden kar elde etmeseniz bile vergiye tabi olursunuz. Ayrıca dernekler, bunu bildirmek durumundandır.” TACSO ve STGM işbirliği ile düzenlenen eğitimlerin bir sonraki durağı yine Ankara olacak. 23-24 Şubat tarihlerinde gerçekleştirilecek oturumlara, Türkiye’de faaliyet gösteren yabancı STÖ’lerden temsilciler katılacak. Haber&Fotoğraf: Aynur Tekin http://stgm.org.tr/tr/icerik/detay/dernekler-mevzuati-egitimi-ankaradaydinanKaffed

Kaffed Rusya Bilim ve Kültür Merkezi ile görüştü

Kafkas Dernekleri Federasyonu(KAFFED) yetkilileri 27 Ocak 2017’de Rusya Bilim ve Kültür Merkezi(RBKM) yetkilileri ile görüştü. RBKM’de yapılan toplantıda Rusya Federasyonu bütçesinden ayrılan yıllık kota çerçevesinde Kafkasya’da yüksek öğrenim görmek isteyen Türkiye’deki Çerkes diasporasının genç nesillerinin bu isteklerinin karşılanması ile ilgili konular ele alındı. Rusya Bilim ve Kültür Merkezi, KAFFED heyetine Rusya Hükümetinin 2017 yılı burs programı çerçevesinde Türkiye vatandaşlarının Rusya Federasyonunda ücretsiz olarak lisans, yüksek lisans, ek eğitim, dil gibi eğitimlerin başvuru şartları gibi konuları içeren bir sunum yaptı. KAFFED Başkanı Yasar Aslankaya’da: Milli kimlik, dil, Rusya ile yakın ilişkilerin korunmasının bir garantisi olarak, Kuzey Kafkasya federal bölgesi üniversitelerinde Türkiyeli Çerkes gençlerin öğretiminin önemini  vurguladı. Özellikle Çerkes dili alanında  profesyonel eğitimciler yetiştirilmesi ve öğretim için modern ders kitapları hazırlanmasının gerekliliğini belirtti. Ayrıca temsilciliğin, Çerkeslerin, farklı kültürel, eğitsel, öğretim ve araştırma konularında ve Rusya’da düzenlenen gençlik projelerine katılınmasına yardım sağlaması konusunda anlaşmaya varıldı. nanKaffed

Anavatan Üniversitelerinde Eğitim Görmek İsteyenlerin Dikkatine

2017-2018 Öğretim Yılında Anavatanda burslu olarakstrong> üniversite eğitimi almak isteyen lisestrong> son sınıf öğrencisi veya mezun olmuşstrong> öğrencilerimizin 8 Şubat 2017strong> tarihine kadar gerekli evrakları hazırlayarak Federasyonumuza mail yoluylastrong> ulaştırması gerekmektedir.p> Her yıl olduğu gibi bu yıl da Federasyonumuza belli miktarda bir kota verilmiştir. Öğrenci seçme ve gönderme işlemleri Rusya Federal Ajansı – Rossotrudniçestvo tarafından yapılmaktadır. Başvurular geçen yıllardan farklı olarak internet üzerinden online olarak yapılacaktır. Aşağıda belirtilen evrakların bir an önce hazırlanması ve federasyonumuza mail yolu ile gönderilmesi, gerekli kontrollerin ardından Federal ajans sitesinde bulunan başvuru formunun 10 Şubat 2017strong> tarihine kadar doğru, düzenli ve eksiksiz bir şekilde doldurulması son derece önemlidir. İngilizce ve Rusça olarak hazırlanan Formun doldurulması konusundaki önemli ayrıntılar için federasyonumuz destek verecektir.   p> Başvuruları kabul edilen adaylar Şubat ayının sonunda T.C. Milli Eğitim Bakanlığı veya Rossotrudniçestvo Federal Ajansı Türkiye Temsilciliği’nde mülakata katılacaktır. Kesin tarih, saat ve yer adaylar tarafından belirtilen e-posta ile bildirilecektir. Ön başvuru için aşağıdaki belgelerin okunaklı bir şekilde tarayıcıdan geçirilmesi strong>(Fotoğraf çekimi olmayacak) ve Federasyonumuza mail adresi üzerinden gönderilmesi gerekmektedir. Gönderilecek mailde öğrenci ve veli telefon numaralarının yer alması zorunludur. Not: Her bir belgenin isim verilerek “Ali Akan-Pasaport” gönderilmesi önemlidir.  p> Tüm evraklar sadece taranmış PDF formatında kabul edilmektedir!strong>p>   Detaylı bilgi almak isteyen öğrencilerimizin Federasyonumuzu araması rica olunur. p> Telefon:  0 312 222 85 89 - 223 40 62 - 0532 166 1864p> e-mail: info@kaffed.org p>   Kamuoyumuzun bilgisine sunulur. Kafkas Dernekleri Federasyonup>   8 Şubat 2017 tarihine kadar mail yoluyla Federasyonumuza ulaştırılması gereken belgeler:p> 1-Pasaportunuzun resimli sayfası tarayıcıdan geçirilecek ve mail ekinde gönderilecektir. Eğer pasaportunuz yoksa Nüfus Cüzdanınızın her iki yüzünü tarayıcıdan geçirdikten sonra gönderebilirsiniz. 2- Not durum belgesinin transkripti: Lise öğrencileri için – 9-12 sınıfları boyunca, Üniversite öğrencileri için – tüm eğitim yılları boyunca. Üniversite mezunlar için – diploma fotokopisi ve transkripti. 3-Kafkas Dernekleri Federasyonu tarafından Kafkasya’da yüksek öğrenim görmek isteyen öğrenciler için hazırlanmış başvuru formu. - Başvuru formu bu linki için tıklayınız.strong>p>   Gerekli Linkler:  Başvuru Şartları: http://tur.rs.gov.ru/tr/news/6054p> Rusya'da eğitim hakkında ek bilgiler!  http://tur.rs.gov.ru/tr/news/6300  p>nanKaffed

KAFFED’den DÇB Konulu Kamuoyu Açıklaması

Kamuoyunun ve Dünya Çerkes Birliği(DÇB) bileşenlerinin dikkatine,p> Kafkas Dernekleri Federasyonu(KAFFED) Yönetim Kurulu’nun 18 Aralık 2016 tarihinde yapılan toplantısında DÇB Genel Merkezi ile ilişkilerin “askıya” alınmasına karar verilmişti. KAFFED Yönetim Kurulu’nun bu kararının ardından bir tartışma süreci başlamıştır. Bu tür konuların geniş katılım ile aktif olarak tartışılması, toplumsal sorunlarımıza doğru çözümlerin geliştirilmesi için faydalı ve gereklidir. KAFFED Yönetim Kurulu’nun bu kararını yerinde bulanlar olabileceği gibi eleştirenler, yersiz ve gereksiz bulanlar da olabilecektir. Ancak son zamanlarda yaşanan tartışmalarda bazı konuların yanlış anlaşıldığı ve aktarıldığı görüldüğü için, süreç hakkında kamuoyuna ayrıntılı bilgi verilmesine gerek duyulmuştur. DÇB’DE FARKLI SESLER OLMASI DOĞALDIR KAFFED’in kurucu bileşenlerinden biri olduğu DÇB, gerek anavatan, gerekse anavatanı dışında yaşayan Çerkes halkının kültürel ve manevi mirasının yaşatılması, ulusal varlığının korunması, ekonomik, sosyal, kültürel ve manevi sorunların çözülmesi, diasporada yaşayan Çerkeslerin anavatanları ile ilişkilerinin güçlendirilmesi ve anavatanına dönmek isteyen Çerkeslere her türlü desteğin sağlanması amacıyla kurulmuş uluslararası bir sivil toplum örgütüdür. Farklı coğrafyalarda, farklı kültürel ve siyasal koşullarda faaliyet gösteren kuruluşların yer aldığı bir yapılanmada, farklı görüş ve yaklaşımların olması da doğaldır. Bu nedenle KAFFED ve DÇB arasındaki ilişkilerin kuruluşundan bugüne kadar farklı düzeylerde ve hareketli olmasını, zaman zaman gerilimlerin yaşanmasını doğal karşılamak gerekir. Bu farklılıklara karşın tüm bileşenleri bir arada tutan ve beraber çalışmalarını sağlayan, DÇB’nin kuruluşunda açıkça tanımlanan ortak amaç ve ilkelerdir. KAFFED Yönetim Kurulu’nun son kararını, anavatan ve diasporadaki tüm Çerkesler tarafından benimsenen bu amaç ve ilkelerin gerçekleştirilmesini sağlamaya yönelik bir çaba olarak değerlendirmek gerekir. DÇB, KISITLAMA KARARININ ARDINDAN AKTİF TUTUM TAKINMADI DÇB ile ilişkilerin geldiği noktayı ve KAFFED’in kararını  sadece Genel Başkan Yaşar Aslankaya’nın Rusya Federasyonu’na girişinin 2020 yılına kadar kısıtlanmış olması ile açıklamak doğru değildir. Kuşkusuz anavatan-diaspora ilişkilerini engellemeye yönelik bu kısıtlamayı haksız, mesnetsiz ve hukuka aykırı buluyoruz. Ancak bu kısıtlamanın doğrudan DÇB tarafından yapılmadığını bilecek birikim ve kurumsal deneyime sahibiz. KAFFED olarak bu meseleye dair itirazımız, DÇB Genel Merkezi’nin bu olayın ardından bir kurumsal tavır geliştirmemesinden kaynaklanmaktadır. KAFFED Yönetim Kurulu’nun, DÇB Genel Merkezi ile ilişkilerin askıya alınması kararı, DÇB Genel Başkanı’nın yönetim anlayışına yönelik eleştiriler karşısında verilen sözlerin tutulmaması, toplantı, karar alma ve çalışma biçimine yönelik olarak yapılan uyarı ve tavsiyelerin dikkate alınmaması, Çerkes halkının sorunlarına karşı takınılan duyarsız tutum ile Çerkes kamuoyunda tepkilere neden olan eylem ve söylemlerde ısrar edilmesidir. KAFFED tarafından dile getirilen bu eleştiriler, DÇB üyesi diğer kurumlar ve yöneticiler tarafından da pek çok kez dile getirilmiştir. DÇB’nin varlık nedeni anavatan-diaspora ilişkilerinin kurulmasıdır. Bu ilişkilerin engellenmesine yönelik olarak KAFFED Genel Başkanı’na anavatana giriş yasağı konulması karşısında DÇB Genel Merkezi’nin aktif tutum takınmaması, Çerkes halkının sorunlarına yönelik duyarsızlığının son örneği olmuştur. DÇB İLE İLİŞKİLER "DONDURULMADI" ASKIYA ALINDI KAFFED Yönetim Kurulu aldığı bu karar ile DÇB üyeliğinden ayrılmış değildir. KAFFED Tüzüğüne göre DÇB ve benzeri uluslararası kuruluşlara üye olma ve üyelikten ayrılma konusunda karar yetkisi sadece Genel Kurul’a aittir.  Ayrıca, yasal düzenlemelerin ötesinde, KAFFED Yönetim Kurulu’nun önemli kararları her zaman en geniş toplumsal istişare sonucu aldığı bilinmektedir. Nitekim bu karar da Başkanlar Kurulu başta olmak üzere uzun bir istişare süreci sonucu alınmıştır. Bu gerçeklere karşın, “DÇB'yi dağıtmak” veya “yıllarca çok zor kurulan ilişkileri koparmak” gibi mesnetsiz iddiaları ortaya atmak en hafif deyimle süreci okuyamamakla açıklanabilir. DÇB GÜVEN ARTIRICI ADIMLAR ATMALIDIR Tüm ilgililerin bilmesini isteriz ki KAFFED kuruluşundan itibaren devam ettirdiği, anavatanla olan ilişkilerini daha çok sağlamlaştırmaya ve derinleştirmeye yönelik faaliyetlerinden hiçbir taviz vermemiştir, vermeyecektir. Bu gelişmelerin akabinde,  Sn. Sokhrokov tarafından dile getirilen “KAFFED ayrılırsa Türkiye’den katılmak isteyen kurumlar hazır” beyanı da son derece vahimdir. Anavatan-diaspora denklemini bilen herkesin anlamsız bulacağı bu tip açıklamalar, sorunları çözmeye dair bir girişimden ziyade derinleştirmeye yönelik potansiyel bir riski barındırmaktadır ve KAFFED Yönetim Kurulu kararının ne kadar doğru olduğunu bir kez daha göstermiştir. Tekrar hatırlatalım: KAFFED, Türkiye diasporasında derneklerin bir çatı altında toplanmasını sağlayan, anavatan ve dönüş dinamiğini her dönem canlı tutan ve bu nedenle DÇB’nin kurucusu olan kurumdur. Mevcut durumda DÇB’nin  diasporada yaşayan, anavatanda yaşayan ve anavatana dönüş yapmış olan Çerkeslerin sorunlarının çözümüne dair güçlü bir vizyon ve irade taşıdığını söylemek giderek güçleşmektedir. Bu süreçten çıkılabilmesinin yolu, mevcut durumda DÇB’nin çözüm odaklı bir tartışma zeminine ön ayak olması ve işleyişindeki ilkeleri net olarak tanımlayan, bireysel tasarruflardan ziyade kurumsal gücü ön plana koyan bir yeniden yapılanma ve tüzük değişikliği ile mümkün olabilecektir. Öte yandan atılan bu adımın yegane sebebi olmamakla birlikte Sn. Yaşar Aslankaya’nın anavatana girişinin kısıtlanması diaspora ve KAFFED açısından kabul edilemez bir durum olarak görülmektedir. DÇB’nin, Genel Başkan Yaşar Aslankaya’nın giriş yasağının kaldırılmasına ilişkin daha güçlü ve gerekirse hukuki mücadele vizyonu ortaya koyması gibi güven artırıcı adımların ivedilikle atılması gereklidir. Kamuoyunu bilgilerine sunulur…. Kafkas Dernekleri Federasyonu Yönetim Kurulup>  nanKaffed

STGM Sosyal Medya ve Savunuculuk Eğitimleri Tamamlandı

TACSO'nun Türkiye'deki kaynak kuruluşu STGM tarafından düzenlenen Sosyal Medya ve Savunuculuk Eğitimi 13-15 Ocak'ta Ankara'da gerçekleştirildi. Türkiye'nin farklı kentlerinden 50'ye yakın STÖ temsilcisinin katıldığı üç günlük eğitime Federasyonumuz adına Genel Koordinatör Filiz Kaplan Katıldı. STGM İletişim Koordinatörü Özgür Mehmet Kütküt, Pikan Ajans İletişim Geliştirme Direktörü Pınar İlkiz ve STGM TechSoup Türkiye Koordinatörü Özlem Kocaadam'ın kolaylaştırdığı eğitim kapsamında sosyal medyada savunuculuk, görsel düzenleme, sosyal medya stratejileri konusunda uygulamalı oturumlar yapıldı.  Farklı alanlardan STÖ temsilcilerinin daha önce çalışmadıkları alanlarda nasıl analiz yapabilecekleri ve üretecekleri içeriklerin nasıl olabileceği günlük ödevlerle takip edilirken, TechSoup bağışlarıyla savunuculuk kapasitesinin nasıl geliştirilebileceği konusunda atölyeler yapıldı.  {gallery}/haber/diaspora/2017/savunuluculuk{/gallery}nanKaffed