Spartak Sohum Türkiye’de

Kafkas Dernekleri Federasyonu ve Sakarya Kafkas Kültür Derneği'nin davetiyle Adapazarı'nda ağırlayacagımız Abhazya'nın Krasnodar bölge şampiyonu, "Spartak Suhum" kız basketbol takımının ilk maçı 16 Aralık 2017 Cumartesi günü saat 18:00'da Lütfü Yaman Spor Salonunda (Sakarya) oynanacaktır. İkinci maçlarını 18 Aralık 2017 Pazartesi günü  "Özel Erenler Güneş okulları" misafiri olarak saat 12.30-13.30'da "Neva Okulu"nunda gerçekleştirecek takımımıza başarılar diliyoruz. Tüm halkımızı, sportif anlamda ülkesinde başarı gösteren ve bu yüzden diasporadaki kardeşleri ile bağ kurmaları için Türkiye gezisi ile ödüllendirilen Abhazyalı kardeşlerimizin yanında olmaya davet ediyoruz.  nanKaffed

Lata Trajedisi Unutulmadı

14 Aralık Abhazya tarihinin en trajik günlerinden biri... 14 Aralık 1992'de Kodor vadisindeki Lata köyünde mültecileri taşıyan helikopter Gürcistan birlikleri tarafından düşürülmüş, 35'i çocuk, diğerleri kadın ve yaşlılardan oluşan 85 kişi yanarak yaşamını kaybetmişti. Abhazya'yı işgal eden Gürcistan askerlerinin kuşatma altında tuttukları Tkuarçal şehrinde soğuk, hastalık ve açlıktan ölüm sınırına gelmiş sivillerin Gudauta'ya taşınması için Gürcistan'la kısa bir ateşkes anlaşması yapıldı. En zor durumda olan yaşlılar, hastalar, çocuklar ve hamile kadınlardan oluşan ilk grup 14 Aralık 1992 günü Rusya'dan sağlanan bir Mi-8 helikopteri ile Gudauta'ya gitmek üzere havalandı, ancak kalkıştan 20 dakika sonra Lata köyü üzerinde Gürcistan birliklerinin ateşiyle düşürüldü. Gudauta meydanında onları ellerinde yardım malzemeleriyle bekleyen soydaşlarına ise, kara haberi aldıktan sonra bu birbirinden ayrılamaz hale gelmiş, kömürleşmiş bedenleri ağıtlarla ve dualarla toprağa verme görevi düştü. İnsanlığa karşı işlenen bu suç tarihe “Lata Trajedisi” olarak geçti. Lata’da araziden toplanan cenazeler Gudauta’da tepeye hakim bir parkın meydanında açılan toplu mezara defnedildi ve burası her yıl önünde anma törenlerinin yapıldığı bir anıt mezar haline getirildi. Hiçbir halkın böyle bir acı yaşamaması dileğiyle Lata şehitlerini saygıyla anıyoruz.  Kafkas Dernekleri Federasyonu  nanKaffed

İnsan Hakları Güvenlik, Barış ve Huzurun Temelidir

Dünyada demokrasi ve insan hakları alanında genel bir erozyon içinde olduğumuz ve toplumumuzun ve içinde yaşadığımız coğrafyalardaki komşularımızın bu gidişten önemli ölçüde olumsuz etkilendiği bir ortam ile karşı karşıyayız. Güvenlik-insan hakları ilişkisini yanlış kurgulayan ve insan haklarını güvenliğin en önemli teminatı olduğu halde güvenliğe tehdit olarak konumlandıran küresel bazı yaklaşımlar, hem yönetimlerde, hem de bazı antidemokratik toplumsal kesimlerde kendini daha fazla hissettirmektedir. Bu çerçevede dünyada ırkçılığın yükseldiğini ve nefretin körüklendiğini gözlemlemekteyiz. Suriye, Yemen gibi yakınımızdaki ülkeler fiilen savaş ve yıkım yaşarken pek çok yerde de şiddet ve terör eylemleri yaşanmaktadır. Pek çok insanın günlük yaşamı, huzuru ve barışı bu durumlar nedeni ile zarar görmüştür ve insanlar büyük trajediler yaşamaktadır. İnsan hakları alanındaki uluslararası resmi ve sivil dayanışma mekanizmalarının etkililiğinde de ciddi bir geriye gidiş gözlenmektedir. Daha önce olduğu gibi insan hakları ihlalleri karşısında etkili küresel tepkiler ortaya konulamamaktadır. BM verilerinde dahi artık “yok olmakta olan diller” kategorisinde yer alan Aığece, Abazaca ve diğer Kuzey Kafkas dillerinin ve bu halkların kültürlerinin korunması konusunda hak temelli kamusal politikaların geliştirilmesine ve bu toplumların demokratik kitle örgütleri ile daha yakın işbirliği içinde çalışılmasına ve yapıcı diyalog kanallarının genişletilmesine ihtiyaç bulunmaktadır. Ülkemizde uzun süredir statüsüz yaşayan Çeçen Mülteciler ile Suriyeli Çerkes Mültecilerin sorunlarının çözümü konusunda ilgili kamu otoriteleri ile birlikte çeşitli çalışmalar yürütüyoruz. Bu çalışmaların en kısa zamanda sonuç almasını umuyoruz. Özellikle de son dönemlerde sıklıkla yaşanan kadınların ve çocukların da dahil olduğu mültecilerin zorla iadesi süreçlerinin evrensel insan haklarının gereği olarak durdurulmasını ve ilgili bütün güvencelere riayet edilmesini talep ediyoruz. Ülkemizde yaşanan 15 Temmuz Darbe girişiminde soydaşlarımızın dahil olduğu 248 kişi hayatını kaybetmiş, binlerce kişi de yaralanmıştır. Sonrasında ilan edilen OHAL’in bugüne kadar kaldırılmamış olması nedeni ile de çeşitli hak ihlalleri ve insan hakları sorunları yaşanmaktadır. Dileğimiz benzer acı olayların tekrarlanmasını önleyecek tüm tedbirlerin alınması ve mümkün olan en kısa zamanda olağan demokratik hukuk düzenine dönülmesidir. Bu olumsuz gidişe karşı tekrar insan haklarının güvenliğe, barışa ve huzura ulusal ve küresel ölçekte en büyük destek unsuru olduğunun hatırlanacağı ve hatırlatılacağı bir gün ve hafta olması dileği ile İnsan Hakları Günü ve Haftasını kutluyoruz. Kafkas Dernekleri Federasyonu  nanKaffed

Kaffed Cumhurbaşkanlığı Programı Hazırlık Toplantısına Katıldı

Bir süreden beri gündemde olan ve toplumumuzun katılımı ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde yapılması planlanan etkinlik ile ilgili 6 Aralık 2017 tarihinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığında yetkililer ile bir hazırlık toplantısı yapıldı. Gerek genel kurul sürecimizden kaynaklanan yoğunluk, gerek düzenlenecek etkinliğin içeriğine ve demokratik temsiliyetine ilişkin sorunlar konusunda yaşanan belirsizlikler nedeni ile daha önceki hazırlık komisyonu çalışmalarına KAFFED kurumsal olarak katılmamıştı. Gerçekleştirilen görüşmeler ve istişareler sonucu çekincelerimiz konusunda yaşanan gelişmeler ışığında davete icabet edilmiş ve KAFFED Genel Başkanı Yaşar Aslankaya hazırlık komisyonunun 6 Aralık 2017 Cuma günü düzenlenen 3. toplantısına katılarak görüşlerimizi yetkililer ile paylaşmıştır. Konu ile ilgili olarak görevlendirilmiş olan Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki’nin mazereti nedeni ile katılamadığı toplantı, Manisa Milletvekili Murat Baybatur başkanlığında Kayseri Milletvekili Hülya Nergis’in de katılımları ile yürütülmüştür. Etkinlikte gösterilmek üzere hazırlanacak belgesel konusunda bilgi vermek üzere toplantıya katılan merhum Erol Olçok’un kardeşi Cevad Olçok, Çerkeslere ilişkin 1864’ten günümüze yaşananları anlatacak bir kısa belgesel hazırlanacağını, belgeselin içeriği konusunda kurumlarla çalışılacağını belirtmiştir. Ayrıca, sözkonusu etkinliğin külliyede düzenlenen diğer programlara benzer bir akışla gerçekleşeceği, ana omurgasının büyük ölçüde diğer resmi programlar gibi olacağı belirtilmiştir. Programın şov ağırlıklı (defile, gösteri vb) bir kültürel gece olması konusunda diğer bazı katılımcılardan gelen görüşlere karşın sorunlarımızın ve taleplerimizin en üst düzeyde dile getirileceği bir format konusunda KAFFED ısrarcı olmuştur. Ulusal ve uluslararası düzeyde öngörülemez bir ortamın varlığı karşısında taleplerimize vurgunun daha sonraki çalışmalara bırakılması önerisine de KAFFED ve bazı diğer katılımcılar karşı çıkmışlardır. Toplumumuzun yaşadığı hemen hemen tüm il ve ilçelerde 2011-2012 döneminde KAFFED tarafından yapılan demokratik taleplerin tabandan toplanması çalışmalarından ve ortaya çıkan talep listesinden bahsedilerek bunun güncelleneceği belirtilmiştir. Bu çerçevede, katılımcılar tarafından Çeçen Mültecilerin ve Suriyeli Çerkes Mültecilerin sorunları da gündeme getirilmiştir. Bir sonraki toplantının 18 Aralık 2017 tarihinde yapılması kararlaştırılarak toplantıya son verilmiştir.  nanKaffed

Kaffed 2017-2019 Faaliyet Programı

Kafkas Dernekleri Federasyonu 8. Olağan Genel Kurulu 26 Kasım 2017 günü toplandı. Genel Kurulda Sayın Yaşar Aslankaya tekrar Kaffed Genel Başkanı olarak seçildi. Yeni Yönetim Kurulu'nun genel kurulda sunduğu 2017-2019 dönemi faaliyet programını okuyucularımızın bilgisine sunuyoruz. Kafkas Dernekleri Federasyonu 2017-2019 Çalışma Programıp> Kafkas Dernekleri Federasyonu (Kaffed), Türkiye’deki Çerkeslerin varlığını korumak, taleplerini dile getirmek ve haklarını savunmak için faaliyet gösteren bir sivil toplum kuruluşudur. Bu misyonu doğrultusunda Kaffed kuruluş sürecinden itibaren tüm toplum ve üyeleri ile yakın istişare içerisinde bu taleplerin belirlenmesi ve benimsenmesi için çalışmıştır. Bu çalışmalar sonucu, “Türkiye Çerkeslerinin Demokratik Talepleri” adıyla 8 maddeden oluşan talepler saptanmış, taleplerin içerikleri geliştirilmiş ve tüm ortamlarda savunulmuştur. Tekrarlamak gerekirse, bu talepler,     • Temel hak ve özgürlükleri esas alan insana saygılı bir anayasa hazırlanması,     • Kimliklerin ve kültürel hakların güvence altına alınması,     • Anadil eğitiminin yaşama geçirilmesi,     • TRT tarafından Çerkesce TV ve radyo yayınları yapılması,     • Çerkes kültürüne yönelik sivil toplum kuruluşlarının desteklenmesi,     • Soykırımın tanınması ve dönüş hakkının desteklenmesi,     • Kuzey Kafkasya cumhuriyetleri ile ilişkilerin güçlendirilmesi,     • Abhazya ve Güney Osetya’nın tanınması, bu ülkelere doğrudan ulaşım hakkımızın güvence altına alınmasıdır. Kaffed’in ısrarlı ve sürekli çalışmaları sonucu bu talepler artık tüm diaspora tarafından benimsenmiş ve bazı alanlarda başarılar elde edilmiştir. Örneğin anadil eğitimi konusunda orta öğretim düzeyinde Kaffed tarafından hazırlanan müfredat ve ders kitapları ile Adıgece ve Abazaca seçmeli dersler alınabilmektedir. Düzce Üniversitesi’nde Çerkes Dili ve Edebiyatı Bölümü açılmış ve ilk mezunlarını bu yıl vermiştir. Boğaziçi Üniversitesi’nde Adıgece ve Abazaca seçmeli dersleri verilmektedir. Yaygın eğitim kapsamında derneklerimizde kamu desteği ile anadil kursları açılabilmesi konusunda son aşamaya gelinmiştir. Tüm Türkiye’de yapılan kitlesel anma etkinlikleri sonucu 21 Mayıs Çerkes Sürgün ve Soykırımı konusunda toplumumuzda ve çevremizdeki kamuoyunda bilinç artmaktadır. Dört ilimizde belediyelerin katkıları ile açılmış 21 Mayıs anıtları bulunmaktadır. Hükümet yetkilileri ve tüm siyasi partiler 21 Mayıs günü, Çerkes soykırımı ve sürgünü ile ilgili açıklamalar yapmakta, TBMM’nde konuyu gündeme getirmektedir. Konuyla ilgili haberler yazılı ve görsel medyada geniş kapsamlı yer bulmuştur.  Federasyonumuzun ve Derneklerimizin fedakârca gerçekleştirdikleri tüm çalışmalara karşın, dil, kültür ve kimliğimizin hızla kaybolmaya devam ettiği acı bir gerçektir. Bu gidişe daha güçlü direnebilmek için, yok oluşu önleyecek ve varlığımızı geleceğe daha güçlü şekilde taşıyacak çalışmalara yoğunlaşmamız gerektiğine inanıyoruz. Anadil, kimliğimizi tanımlayan en önemli unsurlardan biridir. Yapısı gereği eşsiz bir dile sahip olduğumuzu ve dilimizin insanlık değerleri arasında önemli bir yere sahip olduğunu biliyoruz. UNESCO tarafından da kaybolma tehlikesi altında olduğu saptanan dilimizi korumak ve yaşatmak, bize bu değerli mirası bırakan atalarımıza karşı en önemli görevimizdir. Bu nedenle ilk önceliğimizin anadilin korunması ve yaşatılması olduğuna inanıyoruz. Anadilimizin korunması konusunda toplumumuzun ve kurumlarımızın yanı sıra vatandaşı olduğumuz devletimizin kurumları ile uluslararası kurum ve kuruluşların da sorumluluklarının olduğuna inanıyoruz. Bu sorumlulukların yerine getirilmesi konusunda gerekli girişimleri ve lobi faaliyetlerini önümüzdeki dönemde yoğunlaştırarak sürdüreceğiz.p> Bilindiği gibi Abhazya, 1992’de Gürcistan tarafından işgal edilmek istenmiş, 13 ay süren direnişten sonra, 30 Eylül 1993’te bağımsızlığını kazanmıştı. 2018 bu zaferin 25. yılı. Bu nedenlerle 2018 Anadil ve Zafer Yılı olmalı diyoruz.p> Soykırım ve sürgün sonucu Anavatanımızdan koparıldık, dünyanın dört bir köşesine dağıtıldık. Anavatan dışında çeşitli ülkelerde diasporalar oluştu. Diasporada da siyasi ve ekonomik nedenlerle ikincil göç ve sürgünler yaşandı. Öyle ki, Suriye’deki soydaşlarımız 1864’den sonra dört nesil içinde dört kez sürgüne uğradılar. Bu dağınık yaşam biçimiyle dil, kültür ve kimliğimizin tek bir ülkedeki soydaşlarımızın çabaları ile yaşatılması mümkün değil. Ancak Anavatan ve tüm diasporadaki gücümüzü birleştirebilirsek, tarihsel haksızlıkların telafi edilmesini sağlayabiliriz. Bu nedenle 2019 Birlik ve Dayanışma Yılı olmalı diyoruz.p> 2018 Anadil ve Zafer Yılı Anadilimizin korunması ve yaşatılmasına ilişkin olarak gerek Anavatanda, gerekse diaspora ülkelerinde son yıllarda çok sayıda çalışma ile önemli bir birikim sağlandı. Fakat bu çalışmalar büyük ölçüde birbirinden bağımsız ve kopuk olarak gerçekleştirildiği için yeterince etkili olamadı. Özellikle Anavatan ile bu alanda yeterli iş birliği ve iletişimin sağlanamaması, anadilin korunması önünde önemli bir engel teşkil etti.p> Anadil eğitimine ilişkin tüm birikimleri birleştirerek, uygulamaya yönelik projeler ile anadilimizin korunması ve yaşatılması konusunda önemli başarılar sağlayabileceğimize inanıyoruz. Bu nedenle 2018’deki en önemli faaliyet konumuz, Türkiye, diğer diaspora ülkeleri ve Anavatandaki kurumlar, bilim insanları, eğitimciler, kültür ve sanat dünyası  ile işbirliği halinde ortak projeler geliştirmek ve uygulamak olacaktır. Bu kapsamda okul-öncesi ve ilkokul çağındaki çocuklara yönelik projelere özel önem verilecektir. Bir Bask atasözünün vurguladığı gibi, bir dil az sayıda insan tarafından konuşulduğu için değil, bilenler o dili konuşmadığı için yok olur. Türkiye’de azımsanmayacak sayıda soydaşımız anadilini bilmekte, fakat kent yaşamında anadilini giderek azalan oranda kullanmaktadır. Bu durum anadilin yeni nesillere aktarılmasını da önemli ölçüde engellemektedir. Anadilin konuşulacağı ortamların geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması, anadil ile üretilmiş kültürel ve edebi eserlerin derlenip topluma ulaştırılması amacıyla derneklerimizle işbirliği halinde çalışmalar yapılacaktır. Böylece anadili konuşabilenlerin, hem kendi aralarında, hem de genç nesiller ile iletişimlerinde anadili daha fazla kullanmaları sağlanacaktır.p> Anadili bilenlerin anadillerini kullanmamasının önemli bir nedeni, okuma yazma bilmemeleri, bu nedenle okuyarak dil bilgilerini geliştirememeleridir. 2018 Anadil Yılı kapsamında, anadili konuşabilenlere yönelik okuma-yazma çalışmalarına da ağırlık verilecektir. Yok oluşun kucağına itilen bir dilin sadece derneklerin çalışmaları ile yaşatılamayacağı açıktır. Bu nedenle anadilin korunmasına yönelik çalışmaların önemli bir boyutunu, toplumsal duyarlılığın geliştirilmesi ve içinde yaşadığımız devlet(ler)in anadil eğitimine destek olmasına yönelik faaliyetler oluşturacaktır. Anadil Yılı etkinlikleri kapsamında Anavatan ile kültür, sanat ve edebiyat alanlarındaki etkileşimi büyük oranda artıracağız. Bu amaçla, farklı illerde Anavatandan edebiyatçılar ve sanatçılarla ortak programlar düzenleyerek anadile olan ilgiyi artıracağız. Bu etkinlikler sonucu diasporada da anadilde edebiyat ve sanat üretimini artırmayı hedefliyoruz.p> İnternet ve sosyal medyanın toplumumuzda yaygınlaşmasından yararlanarak Anavatan-diaspora arasında anadilde sözlü ve yazılı iletişim kanallarının yoğun biçimde kullanılması teşvik edilecektir.  Abhazya’nın 1993’de, tüm Kuzey Kafkasya halklarının ve diasporanın aktif desteği ile işgal girişimine karşı zafer kazanması 20. yüzyıldaki en önemli başarılarımız arasındadır.  Bu zaferin 25. yılında Abhazya’nın haklı mücadelesini tanıtmak, Abhazya’ya yönelik ambargo ve izolasyonun kaldırılması için çalışmak, birlik, zafer ve özgürlüğü coşkuyla kutlamak için bir dizi etkinlik düzenleyeceğiz. Efkan'ı, Bahadır'ı, Hanefi'yi, Vedat'ı, Zafer'i, vatan uğruna, özgürlük uğruna, kardeşlik ve birlik uğruna canlarını feda eden tüm şehitlerimizi ve gazilerimizi saygı ile anacağız. 2019 Birlik ve Dayanışma Yılı Dil, kültür ve kimliğimizin yok olmasının temel nedenleri, yaşadığımız soykırım ve sürgün, dağınık yerleşme ve en temel haklarımızın inkâr edilmesidir. Bu süreci tersine çevirmenin ve varlığımızı korumanın önemli bir şartı da yaşadığımız her yerde birlik ve dayanışma içerisinde olmamızdır. Bu nedenle önümüzdeki faaliyet döneminde, diaspora ülkeleri arasında ve Anavatan-diaspora arasında kurumsal temelde birlik ve dayanışmanın güçlendirilmesine özel önem vereceğiz.p> Birlik ve dayanışmayı nasıl geliştirebiliriz? Bunun için öncelikle diğer diasporadaki örgütlerimizle birbirimizi tanımamız, bir arada olmamız, amaçlarda ortaklaşmamız  ve birlikte etkinlikler düzenlememiz gerekiyor. Bu kapsamda Anavatan ve diasporadaki aynı alanda faaliyet gösteren kuruluşlar bir araya gelmeli ve ortak çalışmalar yapmalıdır. Bilimsel, kültürel ve sanatsal etkinlikler, gençlik ve çocuk kampları ve sosyal medya platformları üzerinden diaspora ve Anavatandaki kişi ve kuruluşların daha yoğun bir şekilde etkileşim içerisinde bulunmasına çalışacağız.p> “Anavatana dönüş” düşüncesi diasporaların hayatiyetini sürdürmesini sağlayan temel unsurlardan biridir. Sürgün sonucu Adıge ve Abaza halklarının %90’ı Anavatanından  koparıldığı için, Adıgey, Karaçay-Çerkes, Kabardey-Balkar ve Abhazya cumhuriyetlerinde yaşayan Adıge ve Abazaların nüfusu, diasporadaki nüfustan çok daha azdır. Bu nedenle, ekonomik, sosyal ve yasal altyapısı oluşturulmuş, hedefleri ve araçları iyi tanımlanmış bir şekilde uygulanması durumunda Anavatana dönüş, ulusal yok oluşumuzun engellenmesi ve Anavatan-diaspora ilişkilerinin geliştirilmesi açısından zorunludur.  Önümüzdeki çalışma döneminde, Anavatana dönüş çalışmalarının, dünya üzerindeki başarılı örnekleri de incelenerek, uzun dönemli uygulanabilir bir strateji geliştirilmesi gerekmektedir. Bu stratejilerin geliştirilmesi için özellikle Anavatana dönen soydaşlarımız ve ilgili kuruluşlarımız ile ortak çalışmalar yapılacaktır. Anavatana dönen soydaşlarımızın Kaffed’in bu faaliyetlerine daha aktif katılması için kurumsal düzenlemeler yapılacaktır. Kurumsal Yapının Güçlendirilmesi 2017-2019 döneminde yukarıda özetlediğimiz hedefleri gerçekleştirmemiz için kurumsal yapımızın da güçlendirilmesi gereklidir. Bir süreden beri toplumumuzun tüm unsurlarının güçlerini kurumsal yapımıza entegre etmek ve toplumsal potansiyelimizden en verimli şekilde yararlanmak amacıyla gençlik ve kadın katılımı ve temsiliyetini artırıcı önlemler almaktayız.p> Bu amaçla üç kurumsal yapılanma öngörülmüştür: Gençlik Meclisi, Kafsam ve Nart Akademi. Gençlik Meclisi’nin uzun bir hazırlık döneminden sonra 2018’den itibaren hayata geçmesi öngörülmektedir. Her toplumun en dinamik ve yenilikçi kesimi gençlerden oluşmaktadır. Gençlik Meclisi aracılığı ile gençlerimizin Kaffed’in faaliyetlerinde daha aktif yer alması ve karar alma mekanizmalarına dahil olması sağlanacaktır.p> Kafsam ve Nart Akademi, Kaffed bünyesinde daha önce hayata geçirilen fakat son yıllarda aktif kılamadığımız iki önemli oluşumdur.p> Bu çalışma döneminde Kafsam ve Nart Akademi’nin yeniden oluşturulması ve faaliyete geçirilmesini planlıyoruz. Kafsam’ın Çerkesler/Kafkasya/diaspora konularında çalışmalar yapan araştırmacılara ulaşması, Kaffed’in politika oluşturmasına yardımcı olacak akademik/bilimsel çalışmaları gerçekleştirmesi, kamuoyuna Çerkesler ve sorunlarına ilişkin güvenilir ve doğru bilgi sunması ve araştırma konularına ilgi duyan yetkin gençlerin çalışması için bir ortam oluşturması hedeflenmektedir. Nart Akademi belirli dönemlerde düzenleyeceği etkileşimli eğitim programları ve seminerler ile bilim insanları, uzmanlar, gençler, dernek yöneticileri ve toplumumuzu bir araya getirecek,  sorunlarımız ve çözüm yöntemleri üzerine görüş-alışverişinde bulunulmasını sağlayacaktır. Seçimler, Seçimler... 2018-2019 döneminde Türkiye’nin geleceğini büyük ölçüde belirleyecek üç seçim yapılacaktır: mahalli idareler, milletvekili ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri. Bu seçimler Türkiye Çerkesleri açısından da büyük önem taşıyor. Özellikle Cumhurbaşkanlığı seçiminde, kullanılacak her oy, kazananı belirleyecek oy olma potansiyeline sahip.p> Var oluş mücadelemizde ve sorunlarımızın çözümünde sadece kendi kurumlarımız ile tatmin edici sonuçlar almamız mümkün değildir. Sorunlarımızı ve taleplerimizi kamusal alana taşımamız ve kamusal yetki ve kaynakları daha güçlü şekilde aktive etmemiz gerekiyor. Seçim dönemleri bu anlamda önemli fırsatlar sunmaktadır. Bu ortamda Türkiye Çerkesleri olarak ez fazla kazanımla seçim sürecini tamamlayabilmemiz için diasporanın en yaygın örgütlenmesi olan Kaffed’e önemli görevler düşüyor. Seçim sürecinde izlenecek politikaların belirlenmesi ve toplumumuzun siyasal alanda layık olduğu düzeyde temsili için tüm toplumumuz ve üyelerimiz ile geniş bir istişare çalışmasını en kısa zamanda başlatmayı planlıyoruz. İstişare sonuçlarını ve bu sonuçlar doğrultusunda toplumumuzun taleplerini siyasi partiler ve diğer aktörlerle paylaşacağız. Nasıl Yapmalı? Kaffed ve Çerkes toplumu olarak önümüzde büyük sorunlar ve görevler bulunuyor. Bu sorunların üstesinden nasıl gelebiliriz?p> Kaffed kurulduğu günden itibaren demokratik işleyişe verdiği önemle demokratik istişare mekanizmalarını her zaman aktif olarak çalıştırmış, bu sayede, her türlü olumsuz koşula ve kısıtlara karşın gelişerek diasporanın en yaygın örgütlenmesi haline gelmiştir. 2017-2019 dönemindeki zorlu görevleri de ortak aklımız ile karar alarak ve aldığımız kararları hep birlikte uygulayarak aşabileceğimize inanıyoruz. Bu kapsamda Kafsam ve Nart Akademi gibi birimlerimizin araştırmaları ile kurumsal istişare mekanizmalarımız, ortak akıl toplantıları, istişare toplantıları ve konferanslar ile tüm derneklerimizin, üyelerimizin, toplumumuzun, dostlarımızın ve içerisinde yaşadığımız toplumun görüşlerini alarak politika ve projelerimizi oluşturacağız. Projeleri yürütmek için oluşturulacak proje ve çalışma gruplarına ilgili uzmanların ve kişilerin katılmasını sağlayacağız. İnanıyoruz ki, ortak sorunlarımızın çözümü için hep birlikte mücadele ettiğimiz zaman mutlaka başarılı olacağız. Bizler bu inançla halkımıza hizmet edebileceğimize inandık ve karşınıza çıktık. Vereceğiniz destekle sizlere mahcup olmamaya çalışacağız. Kararı verecek olan sizlersiniz. Vereceğiniz karar her ne olursa olsun Çerkes Halkı için hayırlı olmasını canı gönülden arzuluyoruz.  nanKaffed

ABD Büyükelçiliğinden KAFFED’e Ziyaret

ABD Büyükelçiliği Dış Siyasi Gelişmeler Bölüm Şefi Jeffrey A. Hulse KAFFED’i ziyaret ederek iç ve dış gelişmeler hakkında KAFFED’in görüşlerini dinledi. KAFFED Genel Başkanı Yaşar Aslankaya, Federasyonun tarihçesi ve Türkiye’deki Çerkeslerin demokratik talepleri hakkında bilgi verdi. KAFFED’in yoğun çalışmaları neticesinde Ortaöğretimde Adigece ve Abazaca anadil eğitiminin başladığını kaydeden Yaşar Aslankaya, Düzce Üniversitesi’nde açılan Çerkes Dili ve Edebiyatı Bölümü hakkında bilgi verdi. Avrupa Birliği sürecinin durması ile birlikte Kayseri ve Samsun’da açılması planlanan bölümlerin ise sekteye uğradığı aktarıldı. Toplantıda, Türkiye Çerkeslerinin Abhazya’ya uygulanan ambargonun kaldırılmasını beklediği, doğrudan ulaşım hakkı ile Abhazya ve Güney Osetya’nın tanınması gerektiği ifade edildi.  KAFFED’in 2018 yılını, Abhazya’nın bağımsızlığının 25. yıldönümü olduğu için, Anadil ve Zafer Yılı ilan ettiği belirtildi. Suriyeli Çerkeslerin yüz yüze kaldığı sıkıntılar, KAFFED’in Suriyeli Çerkesler için yaptığı çalışmalar, savaştan sonra yaşanabilecek olası gelişmeler üzerinde duruldu. Çerkeslerin Türkiye ve Rusya arasında bir barış köprüsü olabileceği anlatılarak, Türkiye ve Rusya arasındaki iyi ilişkilerin Çerkeslerin lehine olacağı, özellikle Anavatan’a gidiş-gelişlerde yaşanan sıkıntıların hafifleyeceği anlatıldı. Görüşmede ABD’nin Abhazya ve Güney Osetya politikası eleştirildi, insani ve kültürel konularda destekleyici politikalar benimsenmesi gerektiği vurgulandı. Yaşar Aslankaya, “bütün dünya bilmeli ki; Gürcistan yokken de Abhazya vardı. Uygarlıkların ilk dönemlerinden beri Abhazya var oldu, var olmaya da devam edecek. Batılılar bunu göz ardı etmemeli. Abhazya kendi toprakları üzerindeki egemenlik haklarından vazgeçmeyecektir” dedi. Jeffrey A. Hulse ise Abhazya sorununun diğer sorunlarla ilişkili olduğunu, "Rusya’nın Kırım ve Ukrayna'nın diğer bölgelerinde komşularına yönelik izlediği politikalarından kaygı duyduklarını" ifade ederek, doğrudan insani temasların, akrabaların görüşmesinin önündeki engellerin kaldırılması gerektiğini, iş adamlarının daha özgür hareket etmesi gerektiğini düşündüklerini söyledi. Hulse, karşılıklı görüşmelerin devam etmesi temennisinde bulundu. Görüşme yaklaşık bir saat sürdü. KAFFED Başkanı Yaşar Aslankaya’ya yönetim kurulu üyeleri de eşlik etti.nanKaffed

Vefat ve Başsağlığı / HATKO YAŞAR BAĞ

Değerli büyüğümüz Hatko Yaşar Bağ vefat etmiştir.    Cenazesi 6 Aralık 2017 Çarşamba günü Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Camii'nde kılınacak ikindi namazını takiben, Ortaköy Mezarlığı'nda defnedilecektir.    Merhuma Allah'tan rahmet, ailesine, yakınlarına ve sevenlerine sabırlar diliyoruz.    Kafkas Dernekleri FederasyonunanKaffed

“XABZE’ nin Dünü, Bugünü, Yarını” Paneli ve “Kitap Tanıtım Galası” Programı Yapıldı

“XABZE’ nin Dünü, Bugünü, Yarını” Paneli ve “Kitap Tanıtım Galası” Programı, İstanbul / Bahçelievler, Kocasinan Kültür Merkezinde gerçekleşti. Kokteyl eşliğinde yapılan resim sergisinden sonra salon programına geçildi. Programın açış konuşmasını KAFFED genel başkanı Yaşar ASLANKAYA yaparken, moderatörlüğünü Kuşha Doğan’ın yaptığı panele panelist olarak, Av. Rahmi TUNA, Hafıtse MUHAMED, Wuehute ALEKSANDR ve Günser ÖNER katıldı.p> “Xabze”nin Çerkes toplumundaki yeri ve öneminin vurgulandığı konuşmalar, sık sık alkışlarla desteklendi. Programda Mafedz Serebi’yi rahmetle anılırken, Çerkes toplumunun xabze konusunda başucu kitabı kabul edilen “Adige Xabze” kitabını “Çerkesler ve Gelenekleri” ismiyle Türkçe’ye kazandıran Yemuz Bayazıt’tan ve eserden övgüyle bahsedildi.p> Oldukça sıcak bir ortamda gerçekleşen programa, sevilen sanatçı Hakul Aksana şarkılarıyla renk kattı.p> KAFFED genel başkanı Yaşar ASLANKAYA, bu değerli eseri Türkçeye kazandırma konusundaki gayret ve katkılarından dolayı Kırım Yayınevi sahibi Viktorya KANAKOVA’ya ve Yemuz Bayazıt’a günün anısına birer hediye takdim etti.p> Programın son bölümünde, katılımcılar, yazar ve dernek başkanları; programla, xabze ve kitapla ilgili duygu ve düşüncelerini ifade etti. Programa, kültür ve kitap sevdalısı katılımcıların yanında Nalçik’ten gelen sanatçı ve yayınevi yetkilileri katıldı.p> Program sunuculuğunu, gazeteci- sunucu Neshepıge Zamire gerçekleştirdi.p> Program, gençlerin sahnedeki mahallî düğünü ile geç saatlere kadar devam etti.   {gallery}/haber/federasyon/2017/xabze_kitap{/gallery}nanKaffed

Medet Önlü’nün Cinayet Şüphelisi 4 Yıl Sonra Yakalandı

Ankara'da Çeçenistan İçkerya Cumhuriyeti Fahri Konsolosu işadamı Medet Önlü'nün ofisinde öldürülmesine ilişkin 4 yıldır aranan şüpheli Alanya'da yakalandı. Alanya'da Mahmutlar Mahallesi'nde jandarma ekiplerince şüpheli hareketleri üzerine durdurulan Ömer P. (27) adlı kişinin kimlik sorgusu yapıldı. Üzerinde taşıdığı Fuat H. isimli kimliğin sahte olduğunun tespiti üzerine zanlı gözaltına alındı. Karakoldaki ifade işlemlerinin ardından gerçek kimliğinin Ömer P. olduğu tespit edilen zanlının Çeçenistan İçkerya Cumhuriyeti Fahri Konsolosu iş adamı Medet Önlü'nün 22 Mayıs 2013'te Ankara'daki ofisinde öldürülmesi olayının şüphelisi olarak arandığı belirlendi. "Tasarlayarak kasten öldürme" suçundan aranan şüpheli Ömer P. çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Kaynak: Anadolu Ajansıp>nanKaffed

Medet Önlü’nün Cinayet Şüphelisi 4 Yıl Sonra Yakalandı

Ankara'da Çeçenistan İçkerya Cumhuriyeti Fahri Konsolosu işadamı Medet Önlü'nün ofisinde öldürülmesine ilişkin 4 yıldır aranan şüpheli Alanya'da yakalandı. Alanya'da Mahmutlar Mahallesi'nde jandarma ekiplerince şüpheli hareketleri üzerine durdurulan Ömer P. (27) adlı kişinin kimlik sorgusu yapıldı. Üzerinde taşıdığı Fuat H. isimli kimliğin sahte olduğunun tespiti üzerine zanlı gözaltına alındı. Karakoldaki ifade işlemlerinin ardından gerçek kimliğinin Ömer P. olduğu tespit edilen zanlının Çeçenistan İçkerya Cumhuriyeti Fahri Konsolosu iş adamı Medet Önlü'nün 22 Mayıs 2013'te Ankara'daki ofisinde öldürülmesi olayının şüphelisi olarak arandığı belirlendi. "Tasarlayarak kasten öldürme" suçundan aranan şüpheli Ömer P. çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Kaynak: Anadolu Ajansıp>nanKaffed