14 Mart Adıge Dili Günü Kutlu Olsun

Federasyonumuz ve üye derneklerimiz tarafından 14 Mart Adıge (Çerkes) Dil Günü çerçevesinde farklı şehirlerde çeşitli etkinlikler ile kutlanmaktadır. Dilimiz ve kültürümüz sürgün, soykırım, etnik temizlik, dağınık iskan ve asimilasyon politikalarının yanı sıra modern dönemlerde artan etkileri ile kentleşme ve küreselleşme karşısında ciddi risk altındadır.   Bu riski göğüsleyecek ve üstesinden gelecek bir toplumsal kimlik bilinci geliştirilmesi, bu bilinç etrafında örgütlü mücadele azminin yükseltilmesi konularını, gerek kurumlarımızda gerek ailelerimizde gündemimizin üst sıralarına taşımamız gerekiyor. Bu bilincin gerek anavatanımızdaki Cumhuriyetlerimizde gerekse başta en büyük nüfusumuzun bulunduğu Türkiye olmak üzere diaspora ülkeleri arasında yaygınlaştırılması için daha fazla çalışmamız gerekiyor.   Dilimizin anavatanımızdan, orada gelişen bilimsel, edebi, sanatsal ve politik kaynaklardan kopuk bir şekilde yaşatılması ve anlamlı bir ölçekte geliştirilmesi mümkün değildir. Anavatanımız ile Türkiye ve diğer diaspora ülkeleri arasında dil, sanat ve edebiyat alanlarındaki işbirlikleri artırılmalıdır. Anavatandan kopuk yaklaşımların dilimize ve kimliğimize de ket vuracağını bilerek bu gibi yaklaşımlara karşı toplumumuzun uyanık olması özel önem taşımaktadır.   Üniversitelerimizde açılan bölümlerin, ortaöğretim kurumlarına konulan seçmeli derslerin ve son olarak da bu yıl Federasyonumuzun katkıları ile kabul edilen Halk Eğitim Merkezleri tarafından anadili kurslarının desteklenmesi imkânının toplumumuzun sahip çıktığı ölçüde yaşatılabileceğini ve ileriye taşınabileceğini gözardı etmemek gerekmektedir. Bu konuda gerek ailelerimize gerek kurumlarımıza önemli görevler düşmektedir.   Bir dilin yok oluşunun önlenmesi, sadece bireylerin, ailelerin ve Sivil Toplum Kuruluşlarımızın altından kalkabileceği bir yük değildir. Çeşitli vesilelerle gündeme getirdiğimiz gibi dilimize ve kimliğimize dair taleplerimizi demokratik kanallardan kamusal alanlara taşımalıyız, kamu kurumları ile karşılıklı saygıya dayalı yapıcı diyaloglar ile özellikle AB süreci ile elde edilen kazanımların geliştirilmesi için çalışmaya devam ediyoruz. İnkar ve asimilasyon politikalarından önemli ölçüde dönülmüş olması, merkezi ve yerel yönetimlerin pek çok hususta yapıcı desteklerinden büyük memnuniyet duyuyoruz. Bu yaklaşımın tüm kamu kurum ve kuruluşları ile toplumun geneline yayılması en büyük arzumuzdur. Ancak demokratik bir toplum düzeninde tüm dil ve kültürlerin korunması ve geliştirilmesi hususunda kamu kurumları desteklemenin ötesine geçip doğrudan sorumluluk almalıdır. Bugüne kadar pek çok kurum ile yürüttüğümüz işbirliğinde olduğu gibi yarım asrı geçen kurumsal kapasitemiz ile böylesi bir demokratik anlayışa yönelecek tüm kamu kurumlarına desteğe hazırız. Bunun ilk adımı olarak da kamu yayıncısı olan TRT nin Çerkesce TV kanalı açmasına yönelik uzun yıllara dayalı talebimizin hayata geçirilmesine dönük beklentimizi yeniliyoruz.    Kimliğimizi ve dilimizi koruma taleplerimizin, bir buçuk asırdır Türkiye’de birlikte yaşadığımız diğer kimliklere mensup dost ve komşularımız tarafından da büyük bir içtenlikle desteklenmesinden de özellikle mutluluk duyuyoruz. Küçük bir azınlığın zaman zaman sergilediği ve bilgisizliklerinden kaynaklandığına inandığımız nefret söylemine varan söylemleri ise demokrat ve vicdanlı çoğunluğun desteği karşısında göz ardı ediyoruz. Ülkemizin demokratikleşmesi her kimlikten ve kesimden insanımızın lehinedir ve kamu yararınadır. Toplumsal barışı ve huzuru güçlendirecek olan yol da budur.   Bu duygu ve düşünceler ile Tanrı’nın bize bir emaneti ve ülkemizin de kültürel bir zenginliği olan Adige (Çerkes) Dilini nice 14 Martlara tüm dünya halkları ile dayanışma içerisinde taşıyacağımıza inancı ile Adige Dil Gününüzü kutluyorum.   Yaşar Aslankaya Kafkas Dernekleri Federasyonu  Genel Başkanı nanKaffed

Kafkas Dernekleri Federasyonu (KAFFED) İstanbul Ziyareti

KAFFED Genel Başkanı Yaşar Aslankaya ve yönetim kurulu üyeleri İstanbul derneklerimizi ziyaret ederek bir dizi etkinliğe katıldılar.    10-11 Mart tarihlerinde gerçekleştirilen bu ziyaretin programı ekteki gibidir.      10 Mart Cumartesi:   - Bahçelievler Kafkas-Çerkes Derneği Saat: 10:00 - Çerkezköy Kafkas Derneği Saat: 14:00 - Silivri Kuzey Kafkas Kültür Derneği Saat: 15:30 - Çerkes Kültür Evi Saat: 17:00  - Uzunyayla Kafkas Kültür, Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Saat: 20:00   10 Mart Pazar: - İstanbul Kafkas Kultur Derneginde Kahvaltı Saat: 09:00 -Çerkes Numune Mektebi- Adige Dil Günü Basın Açıklaması Saat: 11:00 - İstanbul Kafkas Kültür Derneği Adige Dil Günü Programı (Panel) Saat: 15:00 - Adigabzenin Gücü ve Güzelliği Etkinliği -Nalo Zaur'a İthafen (Altunizade Kültür Merkezi) Saat: 19:00nanKaffed

KAFFED İstanbul’da basın açıklaması yaptı

 KAFFED Genel Başkanı Yasar Aslankaya tarafından 11 Mart 2018 tarihinde  İstanbul Beşiktaş'ta okunan basın açıklamasının tam metnini yayınlıyoruz.   Değerli Basın Mensupları   Federasyonumuzun ve derneklerimizin emektar yöneticileri   Kimlik, dil ve kültürün koruyucusu kıymetli arkadaşlarım,     Bugün Kafkas Dernekleri Federasyonu ve federasyonumuzun en köklü bileşenleri arasında yer alan İstanbul Kafkas Kültür Derneğimizin Adige Dil Günü etkinlikleri kapsamında çok önemli bir mekanda kamuoyuna açıklama yapmak üzere bir araya gelmiş bulunuyoruz. Katılımlarınız için hepinize teşekkür ediyorum.   Neden BUGÜN toplandık?   Modern dönemde Adıge dilinde yazılmış ilk kitap 14 Mart 1853 yılında Bırsey Wumar tarafından yayınlanmıştır. Bugün Rusya Federasyonu içerisinde yer alan Anavatan'ımızdaki cumhuriyetlerimizden Adıgey Cumhuriyeti 2000 yılında, bu anlamlı günün anısına, 14 Mart tarihinin Adıge (Çerkes) Dili Günü olarak kutlanmasına karar vermiştir. Gerek anavatanımızda gerekse yüzlerce yıl süren Rus-Kafkas savaşları sonrası tarihin en büyük etnik temizliklerinden biri ile soykırım ve sürgüne uğratılarak dünyanın çeşitli ülkelerine dağıtılan diasporamızda 14 Mart Adige (Çerkes) Dil Günü ve bugünü içeren haftada dilimizin korunması, geliştirilmesi ve gelecek nesillere taşınması amacı ile çeşitli etkinlikler düzenlenmektedir. Biz de dünyada en fazla Çerkes'in yaşadığı Türkiye'de, Çerkeslerin ve akraba Kafkas halklarının en büyük ve köklü sivil toplum kuruluşu olan Kafkas Dernekleri Federasyonu ve 31 şehirdeki 53 bileşen Derneğimiz ile her yıl 14 Mart Adige Dil Günü'nde çeşitli etkinlikler düzenliyoruz. Etkinliklerimizde sadece Çerkesleri değil dost ve komşumuz olan tüm vatandaşlarımızı, ülke kamuoyunu ve dünya kamuoyunu sorunlarımız ve demokratik çözüm taleplerimiz konusunda bilgilendiriyoruz. Bu basın açıklamamız da bu etkinliklerin bir parçasıdır.   Ayrıca Federasyonumuz, AB reform süreçleri ile kısmen değişen yıllarca uygulanan inkar ve asimilasyon politikalarının yanı sıra kentleşme ve küreselleşmenin de etkisi ile hızlanan Anadilimize dönük erozyona karşı bilinç geliştirmek amacı ile 2018 Yılını Anadili Yılı ilan etmiştir. Bu kapsamda bu yılın Adige Dil Günü etkinlikleri ayrı öneme sahiptir.   Birleşmiş Milletler tarafından yayınlanan raporlara göre, bugün Türkiye'de 18 adet dil büyük tehdit altında ve yaşam mücadelesi veriyor. Maalesef, Adıgece ve Abazaca da bu listede yer alıyor. Dillerimiz arasında yer alan Ubıhçayı kaybetmenin acısını henüz unutamayan biz Çerkesler için bu durum tarif edilemez bir üzüntü kaynağıdır. Her halkın kendi kimliğini ve kültürünü anadili ile sonraki kuşaklara ve geleceğe aktarması en doğal, doğuştan gelen insan hakları arasındadır.    Neden BURADA toplandık?   Rus-Kafkas Savaşları 21 Mayıs 1864 te sona ermesi ile yaşanan sürgün sonucu Osmanlı topraklarına Balkanlar'dan Hicaz'a kadar oldukça dağınık bir şekilde iskan edilen biz Çerkeslerin kimliği ve kültürü koruma ve bu çerçevede örgütlenme kaygısı her dönemde ve yerde canlılığını korumuştur. İçinde yaşadığı topluma her dönem olumlu katkı vermiş olan Çerkesler, özellikle Osmanlı Devletinin başkenti İstanbul'da kendi kültürlerini ve kimliklerini korumak için de dayanışma dernekleri oluşturmuşlardır.   Bu çerçevede kurulan Çerkes Kadınları Teavün Cemiyeti, 18 Nisan 1911 tarihinde, İstanbul Beşiktaş'daki bu binada Çerkes Numune Mektebi'ni kurdular.    İmparatorluk sınırlarında, müslüman tabaaya ait kız ve erkek öğrencilerin aynı sınıfta eğitim gördüğü ilk örnek Çerkes kültürünün bir yansıması olarak bu okul olmuştur.    Okul tüzüğüne göre; Çerkes öğrenciler için zorunlu olmak kaydıyla düzgün okuma, yazma ve konuşmaya imkan sağlayacak şekilde Çerkesce, müzik, beden eğitimi, toplumsal yaşayış bilgileri, düzgün giyinme yöntemleri, düzgün konuşma ve yazma dersleri verilmekteydi.   Okul ücretliydi ama tüzüğe konulan "Ücretli öğrencilerin sayısı okul mevcudunun yarısından fazlası olamaz." Maddesi ile aldıkları ücretlerle  okul giderlerini karşılamakla kalmadılar, bir çok ihtiyaç sahibi çocuğun diğerleri ile eşit şartlarda eğitim almasını sağladılar.   Sadece okul çağındakiler değil, daha küçük çocukları  ve anneleri de düşündüler. Dört altı yaş grubu için anaokulu, tüm çocukların annelerine meslek kazandırmak için terzihane açtılar.   Tüzüklerinin son maddesi, bir Çerkesin hayat karşısında sahip olması gerektiren duruşu haykırır nitelikteydi:   “Öğrenciler her durumda saygılı ve ölçülü olacaktır. Ancak bu, hiçbir zaman kişiliğini aşındıracak bir el etek öpme onusuzluğuna dönüşmemelidir.”   Ne yazık ki, Lozan anlaşmasında Çerkeslere azınlık statüsü tanınmaması sonucu sadece 5 Eylül 1923 tarihinde önünde bulunduğumuz bu binada faaliyet gösteren Çerkes Numune Mektebi kapatıldı.    Ne AMAÇ ile burada toplandık?    Gerek Anayasamızın gerek dünya medeniyetinin geldiği noktanın gerektirdiği demokratik, barışçı ve huzurlu bir toplumsal düzen ancak bireylerin tüm kimliklerinin gereğini özgürce yaşadığı ve çoğulculuğun korunduğu bir ortamda söz konusu olabilir. Ekonomi, edebiyat, sanat, uluslararası ilişkiler, teknoloji gibi yaşamın tüm alanlarında gelişme ve hepimizin ortak dileği olan ülkemizin dünyada saygın bir konumda olması da buna bağlıdır.   Çerkes etnik kimliği ile ülkemizin en büyük ikinci etnik azınlığını oluşturuyoruz. Demokratik ve anayasal toplum düzenini korumak ve geliştirmek adına nufüsumuzla kıyaslanamayacak ölçüde, her alanda topluma katkı vermeye çalışıyor; vergi, askerlik, kamu hizmetlerine katılım, sivil toplum çalışmaları gibi her türlü vatandaşlık sorumluluğumuzu fazlası ile yerine getiriyoruz.    Sorumluluk ve hak demokratik bir toplum düzeninde ayrılmaz ve başat kavramlardır. Dilimizin ve kültürümüzün korunması konusunda kamu politikaları geliştirilmesini talep ediyoruz.    AB süreci ile birlikte inkar ve asimilasyon konusunda önemli dönüşümler yaşanmıştır. Anadili konusunda da bazı yasakların kaldırılması ve özel kurslara izin verilmesi ile başlayan süreç, Federasyonumuzun ilgili siyasi ve idari kamu makamları ile geliştirdiği yapıcı diyalog ve karşılıklı anlayış ve işbirliği sonucu ortaöğretimde seçmeli anadili derslerinin müfredata eklenmesi, Düzce ve Kayseri Erciyes Üniversiteleri bünyelerinde Çerkesce bölümlerinin açılması ile önemli kazanımlar hayata geçirilmiştir. Son olarak bu yıl Milli Eğitim Bakanlığı ile yapılan görüşmeler ve geliştirilen işbirliği sonucu Halk Eğitim Merkezleri müfredatına Adigece ve Abazaca modülleri eklenmiştir. Artık Halk Eğitim Merkezlerinde veya kamu desteği ile derneklerimizde bu dillerde kurslar açılabilmektedir.    Bugüne kadar gerek siyasi ve idari devlet yetkililerinden gerek içinde yaşadığımız toplumdan gördüğümüz desteğe teşekkür ediyoruz.    Ancak, demokratik ülkelerde devletin görevi izin vermek ile sınırlı değildir, ülkedeki her türlü kültürel değeri korumak için kamu politikaları da geliştirmek zorundadır. Dil ve kültürün sadece sivil toplum kuruluşları tarafından korunması mümkün değildir.   Ne İSTİYORUZ?   1- Kültür Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı ile Çerkeslerin yaşadığı şehirlerin yerel yönetimlerinde kimlik ve dilimizin korunmasına yönelik politika ve stratejileri geliştirecek birimlerin kurulmasını veya mevcut birimlere yasal çerçevesi belirgin görevlendirmeler yapılmasını;   2-  Sivil toplum kuruluşlarımıza yönelik mevcut olumlu yaklaşımın daha güçlenerek devam etmesini;   3- Demokratik, barışçı ve huzurlu bir toplumsal düzen içinde birlikte  yaşamamızı dinamitleyen nefret söylemlerinin engellenmesine dönük politikaların geliştirilmesini;   4- Anadilimizin korunması konusunda ilgili kamu kurumlarının stratejik planlarında bölümlere yer verilmesini ve bunlar için bütçe kanunlarına gerekli ödeneklerin eklenmesini   5- Kamusal yayıncılık sorumluluğu çerçevesinde Çerkesce TV kanalı açılmasını;   6- Üniversitelerin Çerkesce bölümlerinden mezun olanların ortaöğretim kurumlarında ve Halk Eğitim Merkezlerinde istihdamının sağlanmasını;   7- Dil ve kültürümüzü koruyabilmemizde anahtar rolde olan anavatanımız ile ilişkilerin geliştirilmesini;   8- En önemlisi de Taleplerimizin ülke bütünlüğüne, anayasal demokratik düzene tehdit olarak algılanmamasını; bilakis toplumsal barış ve huzura katkı vermeye çalıştığımızın herkes ve her kesim tarafından anlaşılmasını, bunun için her türlü yapıcı diyaloga açık olduğumuzun bilinmesini talep ediyoruz.   Ülke ve dünya kamuoyuna sorunlarımızın ve çözüm önerilerimizin iletilmesine katkı veren siz değerli basın mensuplarına ve basın açıklamamıza katılarak destek veren sivil toplum kuruluşlarımızın yönetici, üye ve gönüllüleri ile vatandaşlarımıza teşekkür ediyoruz.   Saygılarımızla, Yaşar Aslankaya Kafkas Dernekleri Federasyonu  Genel Başkanı nanKaffed

Adıge Mak Gazetesi 95. Yılında

Adıgey Cumhuriyetimizde yayınlanmakta olan Gazetemiz Adıge Mak 95 yaşına girdi. Adiğe dilinin korunup geliştirilmesinde önemli yeri olan gazetemizin tüm çalışanlarını ve okurlarını kutluyor, yayın hayatının uzun yıllar başarı ile devam etmesini diliyoruz.    Kafkas Dernekleri FederasyonunanKaffed

KAFFED Venezuela Büyükelçisini Ziyaret Etti

Abhazya’yı tanıyan ülkelerle iyi ilişkiler kurmak ve Abhazya dostlarıyla buluşmak üzere harekete geçen KAFFED yönetim Kurulu ilk olarak Venezuela Büyükelçisi’ni ziyaret etti. Büyükelçi Jose Bracho Reyes ile sıcak ve samimi bir ortamda buluşan KAFFED Başkanı Yaşar Aslankaya ve yönetim kurulu üyeleri ile KAFFED Abhazya Çalışma Grubu üyeleri Abhazya’nın siyasi ve ekonomik yapısı hakkında bilgi verdi. Büyükelçi Jose Bracho Reyes Abhazya hakkında pek çok soru sorarak, ziyaretten duyduğu memnuniyeti ifade etti. Yaklaşık bir saat süren görüşmenin ardından taraflar karşılıklı ilişkilerin artırılması konusunda fikir birliğine vardı. Büyükelçi Reyes, KAFFED’in etkinliklerinde bulunmaktan memnuniyet duyacağını ifade etti. @EmbaVenezTurq adlı kişinin Tweetine göz at: https://twitter.com/EmbaVenezTurq/status/972124455743967233?s=08p> http://turquia.embajada.gob.ve/p> http://kaffed.org/haberler/diasporadan/item/1499-milyonlar-chavez-i-uğurladı.htmlp> nanKaffed

Değişen Rolü İle Kadın Paneli

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla KAFFED “Değişen Rolü ile Kadın” başlığı altında bir panel düzenledi. Panelin açılış konuşmasını yapan KAFFED Genel Başkanı Yaşar Aslankaya, Çerkes toplumunda kadının yerinin önemine vurgu yaparak, hayatın her alanında kadının yer alması için yoğun bir gayret gösterdiklerini söyledi.  Son genel kurulda tüzükte değişiklik yaparak cinsiyet kotası getirildiğini ve şu anda KAFFED yönetim kurulunun 10 kadın üye ile çalıştığını belirten Aslankaya, bu yapılanmanın KAFFED’e büyük bir dinamizm kattığını ifade etti. AK Parti Kayseri Milletvekili Hülya Nergis Atçı ise 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nün tarihçesini anlatarak, kadına yapılan her yatırımın geleceğe yapılmış bir yatırım olduğunu vurguladı. Kadının sosyal hayatta, eğitimde, siyasette var olması gerektiğinin altını çizdi. Toplumumuzun yoğun katılım sağladığı panelde ilk sunumu KAFDAV Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Erden Ünlü, "Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Kadının Güçlendirilmesi" konusunda yaptı. İnsan Hakları Ortak Platformu’ndan Feray Salman’ın “Kadının Katılım hakkı” sunumunun ardından İyi Parti Kurucular Kurulu üyesi ve TOBB Kadın Girişimciler Kurulu üyesi Selda Tandoğan Demirel “Siyasette ve Ticarette Kadın” konulu bir sunum yaptı. İnsan Hakları Aktivisti Ayşe Özlem Ekşi ise “Savaş, Göç ve Kadın” hakkında konuştu. Sunumların ardından KAFFED Genel Sekreteri Serpil Yılmaz Dizdarlar’ın moderatörlüğünde interaktif bir ortamda devam eden Panel’de Türkiye’de kadına karşı şiddet, kadın işsizliği, kadının istismarı ve kadının hayata katılımı hakkında katılımcılar pek çok soruya yanıt buldu.  Ankara Çerkes Derneği Gençlik Komisyonu'ndan İrem Günal bu bölümün başında, Türkiye'de kadının durumu ve yaşanan sorunlar konusunda bilgilendirme yaptı. Ayrıca bazı katılımcılar Çerkes toplumu, her ne kadar şiddet ve cinsel suçlar bakımından kadın hakları konusunda pek çok diğer topluma nazaran daha iyi konumda olsa da sosyal, ekonomik ve siyasal hayata katılım konularında ve toplumsal örgütlülükte hala çeşitli sorunlar yaşandığını belirttiler. Toplantının sonunda Sayın Thamademiz Saim Tuç ise panelistlere ve katılımcılara teşekkür etti.  Panel’in ardından yazar Kutarba Pınar Ersoy Korkmaz “Bence Kafkasya” kitabını tanıtarak, imzaladı.   Panel görüntülerini canlı olarak yayınladığımız KAFFED Facebook sayfamızdaki videolara aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.  https://www.facebook.com/pg/Kafkas.Dernekleri.Federasyonu/videos/?ref=page_internalp> {gallery}/haber/federasyon/2018/kadin_panel{/gallery}       nanKaffed

8 Mart Kadınlar Günü Kutlu Olsun

8 Mart, kadınların hak ve eşitlik isteklerini dile getirdikleri, kadın olmaktan dolayı yaşadıkları sorunlarına dikkat çektikleri, örgütlenme, özgürleşme ve dayanışma  günüdür. Bu tarihin uluslararası düzeyde kabul gören bir hal alması 1970’ler olsa da, dünya kadınlarının ortak bir gün kutlama isteğinin gündeme gelişine dayanak sağlayan olay 1800'lerin ortasına rastlar. 8 Mart 1857 tarihinde ABD'nin New York kentinde 40.000 dokuma işçisi kadın, düşük ücret, uzun çalışma saatleri ve insanlık dışı çalışma koşullarını protesto etmek için bir tekstil fabrikasında greve başladı. Ancak polisin müdahalesi ile çıkan olaylar ve yangın sonucu 129 kadın hayatını kaybetti. 26 - 27 Ağustos 1910 tarihinde Danimarka'nın Kopenhag kentinde II. Enternasyonale bağlı kadınlar toplantısında, Almanya Sosyal Demokrat Partisi’nden Clara Zetkin, 8 Mart 1857 tarihindeki tekstil fabrikası yangınında ölen kadın işçiler anısına 8 Mart'ın "Dünya Kadınlar Günü" olarak kutlanmasını önerdi  ve öneri oybirliğiyle kabul edildi. Kopenhag kararından sonra ilk kez 19 Mart 1911’de Avusturya, Danimarka, Almanya ve İsviçre’de yüz binlerce kadın ve erkek değişik aktivitelerle “Kadınlar Günü”nü kutladılar. Daha sonra kadınlar oy verme ve seçme-seçilme haklarının yanı sıra meslek edinme ve mesleki eğitim görme haklarını da istediler. 1975’i  “Dünya Kadınlar Yılı” ilan eden Birleşmiş Milletler Örgütü, 16 Aralık 1977’de 8 Mart’ın, tüm kadınlar için “Dünya Kadınlar Günü” olarak kutlanmasını kararlaştırdı. Ayrıca kadınlara eşit hakların verilmesinin dünya barışını güçlendireceği kabul edildi. Türkiye'de 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ilk kez 1921 yılında "Emekçi Kadınlar Günü" olarak kutlandı.  "Birleşmiş Milletler Kadınlar On Yılı" programından Türkiye'nin de etkilenmesiyle, 1975 yılında "Türkiye 1975 Kadın Yılı" kongresi yapıldı ve o tarihten itibaren 8 Mart Dünya Kadınlar Günü olarak kutlanmaya başlandı.   Çerkes kadını Seteney Guaşe’den beridir toplumun gizli önderi, yol göstericisi, öğretmeni, geleceğinin mimarıdır. Kültürün, dilin, kısacası yaşamın taşıyıcısıdır. Dünyanın dört bir yanına dağıtılmış bir toplum olmamıza inat, Anadolu’da, Arap çöllerinde, Amerika’da, İsrail’de ve dünyanın birçok yerinde, bir araya gelip anlaşmışçasına hala aynı dili, aynı örf ve adetleri yaşatabiliyor olmamız Çerkes kadınının başarısıdır... Tarih boyunca pekçok konuda olduğu gibi, kadına verilen, hak ettiği ayrıcalıklı önem konusunda da diğer toplumlara örnek olan Çerkes toplumu, çok şey borçlu olduğu kadınlarını her zaman baş tacı etmiştir, etmeye de devam edecektir. İçinde bulunduğumuz tarihsel dönemde kadınlar, maruz bırakıldıkları şiddet ve ayrımcılık karşısında, ekonomik, siyasal, bireysel hak ve özgürlükleriyle eşitlik için, barış için her zamankinden daha çok mücadele etmek ve dayanışma içinde olmak durumundalar. KAFFED olarak, kadın mücadele ve dayanışmasında bir dönüm noktası oluşturması dileğiyle 8 Mart Kadınlar gününü kutluyoruz. Ҳазҭагылоу аҭаурыхтә аамҭазы,аҳәса ирхырго ақәмчреи аҭәамшьареи рҿаҧхьа,аекономикатә политикатә хақәиҭреи,аҭынчреи рзы еидгыланы,еснагь иҟарҵахьоу аҵкьысгьы еидгыланы ирзықәҧароуп. Ҳара КАФФЕДаа,аҳәса реидгылареи,атәымбарақәа рҿагылареи ӷәӷәахарц азы шәныҳәамш,хәажәкыра 8 шәыдыҳныҳәалоит. Мы дызэрыт лъэхъэнэм бзылъхугъэм ирагъэхъылIэ мыхъумыщIэныгъэмрэ, зэхэдз щIыныгъэмрэ кIэ егъэгъуэтын щхьэ; экономикэм, политикэм, нэрыбгэм езбы хуэгъэза хьэкъхэмрэ щхьэхуитыныгъэмрэ щхьэ, дыгъуасэм нэхърэ нэхъыбэу мы Iуэхум хущIэкъунхэ хуейщ (дыхущIэкъун хуейщ ). Дэ, КАффЕД-ым бзылъхугъэм я зэкъуэтыныгъэмрэ я бэнэныгъэмрэ фIы къащыхудэкIуэну пIалъэм лъэIэсыну бзылъхугъэхэм я махуэ хэхам - гъатхэпэм и 8-м - хъуэхъукIэ захудогъазэ. Вай Iаш йол заманчьохь зудри во хьумнях лар бал беза, къизал дуьхал латта беза. Шен экономический политический бакъонаш, шен бухенгара бакъо йакха еза цо маршоне кхач, нийсонан къач. Тхо КАФФЕД вовшахтохар ю, Оха 8-чу мартаца декъала бо шу! Хьар де билгал хуьлил Маршо а Бартах некъах. Абон цы дуджы цæрæм, сылгоймаг уыцы фæлтæры æййафы æнæбардзинад царды уавæрты. Уымæ гæсгæ тохгæнын хъæуы сылгоймагæн йæ сæрибардзинадыл. Æмæ ацы бæллицтимæ 8-м Мартъийы Дунейы сылгоймæгты бæрæгбоны фæдыл "Каффед" зæрдиаг арфæ кæны сылгоймæгтæн.    KAFKAS DERNEKLERİ FEDERASYONUp>     Dünya Çerkes Birliği’nin, Sürgünün 141. yılında kadınlarımıza hitaben yayınladığı mesajı bir kez daha bilgilerinize sunuyoruz.span>p> Kadınlarımıza…   Şu koca dünyada Çerkes halkı varolalı beri ulusal ocağımızı tüttüren ateşimizi söndürmeyen, bebelere anadilimizi ilk dinleten ve öğreten, halkımızın törelerini, güzel değerlerini, yurt ve insan sevgisini onlara aşılayan aile mutluluğumuza, ulusal onur, gurur ve huzurumuza temel harcı olagelenler hep sizlersiniz; kadınlarımız analarımızdır. Eşsiz Çerkes töremizin yurt sevgisinden sonra en anlamlı ve önemli ilkesi olarak kendini gösteren yaşam pratiği, kadına verilen değer ve ona gösterilen saygıdır. Bilge Nart yiğitlerinin içlerine sindirerek her zaman Seteney Guaşe'ye danışma gereği duymaları, atalarımızın, (kadın lehine en önemi şeyden bile fedakarlık edilir, anlamında; kadını yücelten) "Bzılhxuğhem pşherıh xuşhane" söylemindeki anlayışın gereğidir. Erkeğin, evladın, köyün, hatta yurdun mutluluk ve esenliği, dün olduğu gibi bugün de kadının şiddetsiz ama sınırsız gücüne, tatlı diline, beşikteki ninnisine, tükenmeyen sevgisine bağlıdır. Dünyada darmadağın, kendi anayurdumuzda bölük pörçük olduğumuz, büyük ulusların gölgeleri altında kaldığımız, pek çoğumuzun anadilimizi, ulusal kültürümüzü ve değerlerimizi neredeyse kaybeder hale geldiğimiz, günümüzün bu acımasız ve karmaşık ortamında, halkımızın yeniden derlenip toparlanması, sağlıklı kuşaklar yetiştirebilmesi, ulusal varlığın ve değerlerin korunması bakımından güvenilebilecek tek güç sizlersiniz, kadınlarımızdır! Her zaman üzerimize titreyen analarımızdır. Kendimizi ne denli büyük görürsek görelim, ne denli yüksek makamlara ulaşmış olursak olalım, içimizde bir kadının, ananın hayat vermediği, onun beşikte kundaklamadığı kimse yoktur. Ailede dünyaya gelen her bebeğin nasıl bir insan olacağı, en çok annesinin anlayışına, onun kalbinden verebildiği gönül sıcaklığına bağlıdır. Halkımızın varlığını sürdürmesi de yok olup gitmesi de, kahramanlar yetiştirmemiz de içimizden korkak birilerinin çıkması da sizin elinizdedir. Dünya Çerkes Birliği III. Olağan Genel Kurul delegeleri olarak bizler, yukarıda belirttiğimiz ulusal kültürümüz, gelenek ve göreneklerimiz çerçevesinde, sizin gücünüze ve becerinize inanıp güvenerek, halkımız için bugüne değin yapageldiğiniz, halen de yapmakta olduğunuz büyük fedakârlıklar karşısında saygıyla eğilerek yalvarıyor ve diyoruz ki; “Şu yer yuvarlağının hangi köşesinde yaşıyor olursanız olunuz, ama anadilimizi çocuklarınızın ağzından düşürmeyiniz! Zira hangi ulusal adla anılıyor olursa olsun, anadilini kaybeden ulus, ulus kalamaz. Dikkat edin ve anadilinden yoksun kalan evlatlarınızın ahından kendinizi koruyun. Ulusumuzun huzurunda, herhalde cevabı ondan daha zor bir sorgu, cezası ondan daha ödenemez bir suç düşünülemez. Sizden, Çerkes ulusal onurumuzu yeni kuşaklara aktarmanızı diliyoruz, Zira, bizi diğer halklardan ayıran en belirgin özelliklerden biri, kendine hakim olmayı bilmesi, güzel ve onurlu yaşama geleneği, özsaygısı, aynı saygıyı başkalarına da gösterebilmesidir. Sizler ve evlatlarınız, nerede doğmuş, nerede yaşıyor olursanız olunuz, şunu asla unutmayınız ki; dünya üzerinde "Bu benim ata yurdumdur" diyebileceğiniz yegane toprak parçası Kafkasya'dır, Oşhamaxue’nin etekleridir, üç denizin çevrelediği vadilerdir. Sizleri hep kendi canından birer parça olarak gören soydaşlarınız, her zaman sizleri orada hasretle beklemektedir. Şu koca dünyada adı hep iyilikle, saygıyla, onurla anılan kadınlarımız! Sizlere sesleniyor ve diyoruz ki; binlerce yıllık tarihinde kendi öz gücü ve kahramanlıklarına, bizleri bugünlere kadar getirmiş olan ecdadımıza layık olabilmek; birleşip bütünleşmiş, çoğalıp güçlenmiş, onlara layık yeni kuşaklar olarak tarihteki yerimizi yeniden alabilmek ve bu yeri koruyabilmek için tüm gücümüzü ve olanaklarımızı seferber edelim! Bu konuda sizlere, yüce Tanrı’nın da yardımcı olmasını diliyoruz. Dünya Çerkes BirliğinanKaffed

8 Mart Dünya Kadınlar Günü Etkinliği

Federasyonumuz ve üye derneklerimiz bünyesinde son yıllarda gerek yönetimlerde gerek etkinliklerde kadın katılımının artırılması giderek ön plana çıkan bir gündem maddesi haline gelmiştir. Önceki genel kurulumuz öncesindeki istişare programında tartışıldıktan sonra son genel kurulumuzda Tüzüğümüzde yaptığımız değişiklik ile de Yönetim Kurulu için cinsiyet kotası getirilmiştir. Üye derneklerimizde kadın başkan ve yönetici sayısında da memnuniyet verici artışlar yaşanmaktadır.   Diğer yandan toplumumuz kadınlarının ülkedeki kadın hareketi başta olmak üzere ekonomik, sosyal, sanatsal, siyasal tüm alanlardaki yapılanma ve gelişmelerde etkin bir rol oynamasını da hedefliyoruz.    Bu çerçevede, KAFFED, KAFSAM ve Çerkes Derneği, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Gününde konuşmacılar ve katılımcılar ile birlikte gerek kurumsal mekanizmalarda gerek kamusal alanlarda kadının değişen ve gelişen rolünü tartışmak üzere bir panel düzenliyor. Katkı ve katılımlarınızı bekliyoruz.   PANEL PROGRAMIdiv>   Tarih: 8 Mart 2018 Perşembe div>   Yer  : Çerkes Derneği div>           Beştepe Mahallesi, Meriç Sk., 06560 Yenimahalle/Ankara   Saat : 19:30div>   8 Mart Dünya Kadınlar Günü Etkinliği Panel: Değişen Rolü ile Kadın   Prof. Dr. Erden Ünlüdiv> KAFDAV Bilim Kuruludiv>   Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Kadının Güçlendirilmesi   Feray Salmandiv> İnsan Hakları Ortak Platformudiv>   Katılım Hakkı   Ayşe Özlem Ekşidiv> İnsan Hakları Aktivistidiv>   Savaş, Göç ve Kadın   Selda Tandoğan Demireldiv> TOBB Kadın Girişimciler Kuruludiv> İyi Parti Kurucular Kuruludiv>   Siyasette ve Ticarette Kadın   Serpil Yılmaz Dizdarlardiv> KAFFED Genel Sekreteridiv>   ModeratörnanKaffed

Suriyeli kardeşimize yardım edelim!

7 ve 10 yaşlarında iki çocuk Annesi Suriyeli DİNA TAMUKH İleri derecede Kanser hastası.  Nalçik Nüfusuna kayıtlı ve RF vatandaşı olan hemşehrimizin ivedilikle Nalçik devlet hastanesine, oradan sevk alınıp Moskova’ya sevki gerekiyor. Çocukları ile birlikte Suriye’den çıkması gereken bu aile için KBC İnsan Haklarını Koruma Derneği nezdinde Sağlık Bakanlığıyla İrtibata geçilmiş olup, yol masrafları dahil tedavi süresince maddi desteğe ihtiyaçları var. Onlar için desteğinizi ve yardımlarınızı bekliyoruz. Hesap numarası: Hesap Numaralarımız: 1- Yaşar Aslankaya – Filiz Kaplan Ortak Hesabı Garanti Bankası  / Emek Şubesi Cinsi: TL Hesap No: 778 - 6646909 IBAN : TR35 0006 2000 7780 0006 6469 09nanKaffed

Güney Marmara Bölge Dernekleri Toplantısı Yapıldı

Susurluk’ta yapılan toplantıda, Balıkesir’de yapılan 21 Şubat Dünya Anadil Günü etkinliği değerlendirildi.   Mart ayında kutlanacak Adige Dil Günü için İstanbul’da yapılacak etkinliğin içeriği hakkında bilgi verildi. İstanbul’da yapılacak 14 Mart Adige Dil Günü etkinliğine katılma kararı alındı. 21 Mayıs Çerkes Sürgünü ve Soykırımı için KAFFED’in Kefken’de yapacağı etkinliğin yanı sıra bölgede il merkezlerinde yürüyüş korteji oluşturulması, bu etkinlik için içerik ve planlamanın ortak olarak belirlenmesi kararlaştırıldı.   Bölge gençlik komisyonu, yapmış oldukları görev dağılımı  ve Nisan ayında yapılacak bölge gençlik toplantısı hakkında bilgi verdi. Güney Marmara Çerkes Kültür Şöleni’ninn 8 Temmuz tarihinde yapılması konusunda mutabık kalındı.   {gallery}/haber/federasyon/2018/mrmr{/gallery}    nanKaffed