Abhaz Şurası 6 Mayıs 2018 Günü Balbalı Köyünde Yapılacak

Binlerce yıllık geçmişe sahip olan Abhaz Halkı toplumsal ilişkilerini, yazılı olmayan kurallara yazılı yasalardan daha ciddi yaptırımlar yükleyerek sürdürmüştür. Bireyi önce eğiterek, sonra da sorumlu tutarak toplumu değer yargıları olan, eğitimli, geleneklerine bağlı bireylerden oluşturmayı başarmıştır.  Akan zaman içinde de değişmesi gerekenleri değiştiren, zararlı olanları da yasaklayan bir protokolü dinamik bir şekilde sürdürebilmiştir.p>   Cemiyetlerimizde ateşli silahların ve alkolün gerek ayrı ayrı gerekse birlikte kullanılmasının sebep olduğu pek çok acıklı olaydan sonra Abhaz büyüklerinin ve tüm köy temsilcilerinin katılımıyla 2004 yılında yaptığı toplantı, yanlış olana engel olma konusunda belki de dünyadaki tek örnektir. Anılan yılda bir araya gelen toplum büyükleri ve köy temsilcileri, toplantı tarihinden itibaren hiçbir köy düğününde silah kullanılmaması ve alkol tüketilmemesi konusunda ortak bir karar vermiş ve bu kararı da aksi davranışta bulunan kişilerin cemiyetlerine katılmama, cemiyetlere davet etmeme, toplumsal yaşamdan tecrit etme gibi ciddi yaptırımlarla güçlendirilmişlerdir. Burada öne çıkan yaptırım Abhaz dilinde (APXAŞARA) denen en güçlü utanma duygusudur.   Abhaz cemiyetlerinde ateşli silah ve alkol kullanılmamaktadır. Yaklaşık on beş yıldır cemiyetlerimizde artık acı ile anacağımız kötü hatıralarımız yoktur. Silah korkusu ile cemiyetlerini salonlara taşıyan halkımız, artık gönül rahatlılığı ile köylerinde ve tüm kültürel özelliklerini yaşatarak cemiyetlerini yapabilmektedir. Araştırıldığında rahatlıkla görülebilecektir ki dünyanın hiçbir yerinde yazılı yasaların bile bu kadar net sonuçları yoktur. Abhaz büyüklerinin almış olduğu bu karar eksiksiz uyan gençler, bu konuda en fazla övgüyü hak etmektedir.   Dönem dönem bu toplantıları yaparak alınan kararları hatırlatan toplum büyükleri, hem alınan kararları yaşatan gençlerimize teşekkür etmek, hem de bu kararın alındığı 2004 yılında henüz çocukken bugün genç olarak toplumuna hizmet edenlere bu kararları emanet etmek üzere Abhaz Köylerinin katılımıyla 6 Mayıs 2018 tarihinde Sakarya Balballı köyünde toplanma kararı almıştır.   Tertip Komitesi olarak halkımız adına bu toplantıya sizleri davet etmekle görevlendirildik. Katılmanız bizleri onurlandıracaktır.   PROGRAM:p>   Saat: 13.00 Organizasyon alanına gelen konukların karşılanması ve yemek ikramı. Saat: 15.00 Açılış Konuşması, Saat: 15.05 Ayhabı ve Protokol Konuşmaları, Saat: 16.00 Abhaz Düğünü.   ULAŞIM-İLETİŞİM:p>   Bedilkadirbey Mahallesi Balballı/Akyazı- Sakarya Tel: 0533 457 20 89 - 0532 505 23 72   http://abhazpostasi.com/yazarlar/editor-den/tesekkurler-sabah-tesekkurler-gurbetci-abhazlar/187/p>nanKaffed

Eskişehir KKKD Gençlik Komisyonu Bilgi Yarışması

Eskişehir Kuzey Kafkas Kültür ve Dayanışma Derneği Gençlik Komisyonumuzun düzenlediği Bilgi Yarışması etkinliğine herkesi bekliyoruz.   Tarih: 14 Nisan 2018 Saat:19.00   Yer: Eskişehir Kuzey Kafkas Kültür ve Dayanışma Derneği    •Gruplar üçer kişiden oluşacaktır. •Katılımcılara 25 soru sorulacaktır. •Katılımcılar 13 Nisan tarihine kadar grup isimlerini ve üyelerini Cihan Özkaya’ya (05377423558) bildirmelidir.  •Bu tarihten sonra başvurular kabul edilmeyecektir.          nanKaffed

21 Mayıs Etkinlikleri Çalışmaları ve Ziyaretleri Devam Ediyor

KAFFED Yönetim Kurulu üyelerimiz ve bölge dernekleri yöneticilerimizden bir heyet ile 21 Mayıs Kefken Anma etkinliklerine davet etmek üzere İYİ Parti İstanbul İl Başkanı Sn. Ersin Beyaz ziyaret edildi. Görüşmede Kefken etkinliklerimize davetin yanısıra Federasyonumuz ve bölge derneklerimiz hakkında da Sayın Ersin Beyaz'a bilgiler verildi.   nanKaffed

Federasyon Heyeti Anadili Çalışmaları İçin Düzce’de

Federasyonumuzun 2018 Yılını "Anadili Yılı" ilan etmesi ve çalışmalarını bu alanda yoğunlaştırma stratejisi çerçevesinde, farklı grupların ihtiyaçlarına uygun modüller ve materyaller hazırlanması konusunda görüşmeler yapmak üzere Genel Başkan Yardımcısı Yıldız Şekerci, Anadili Komisyonundan sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Bilge Eken ve Genel Başkan Danışmanı Ömer Atalar'dan oluşan bir heyet Düzce'ye bir çalışma ziyaretinde bulundu.    Ziyaret kapsamında, Adige (Çerkes) Dili ve Edebiyatı Derneği Başkanı Memduh Ceylan ve yönetim kurulu üyeleri ile Düzce Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Çerkes Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı Başkanı Yrd. Doç. Dr. Fehmi Altın ve Bölüm Hocaları ve Hakime Erciyas Yabancı Diller Yüksek Okulu Müdürü Yrd. Doç. Dr. Yusuf Şen'in katılımları ile yapılan toplantılarda Kaffed ve üye derneklerinin anadili çalışmaları ve bu çalışmalara ilişkin işbirliği imkanları değerlendirildi. Çocuk Kulüpleri, Halk Eğitim Merkezi kapsamındaki Adigece Kurslarının eğiticileri için sertifika programları ve dil bilenlere okuma-yazmanın hızlı ve etkili şekilde öğretilmesine ilişkin programların ortaklaşa geliştirilmesi konusunda mutabık kalındı. Bölüm mezunlarının iş imkanlarının geliştirilmesi ve bölüme dair diğer konularda da görüş alışverişinde bulunuldu.    Heyet, anadili dersi işlenen bir sınıfı da ziyaret ederek öğrencilere ve öğretim görevlilerine başarı diledi.   {gallery}/haber/federasyon/2018/dzc090418{/gallery}nanKaffed

Türkiye’de Abazalar: “Bir Ayak Orada Bir Ayak Burada”

Merhabalar Gunda, kendinizi kısaca tanıtır mısınız?h4> Merhabalar. Adım Gunda Ankuab. Abhazya’nın Suhum şehrinde doğdum, büyüdüm, okudum, yüksek lisans yaptım. Şu an dışarıdan Abhazya Sosyal Bilimler ve Araştırma Enstitüsü’nde Etnografi Bölümü’nde doktora yapıyorum. 2008’de Arkeoloji ve Sanat Yayınları’ndan “Türkçe-Abhazca Konuşma Kılavuzu” adlı kitabım yayımlandı. Aynı yıllarda Boğaziçi Üniversitesi için Abhazca-1 adlı kitabı hazırladım.p> Boğaziçi Üniversitesi’nde Abazaca dersleri veriyorsunuz. Ne zamandan beri bu dersler veriliyor, ilgi nasıl? Dersleri yalnızca Abaza kökenliler mi tercih ediyor yoksa diğer öğrencilerden de ilgi var mı?p> 17 seneye yakın bir süredir çeşitli derneklerde ve Boğaziçi Üniversitesi’nde Abazaca dersleri veriyorum. 2011’den beri bu üniversitede Abazaca seçmeli ders olarak yer alıyor. Derslere ilgi konusuna gelirsek, bazen 5 bazen 15 öğrenci oluyor. Neden kaynaklandığını bilemiyorum. Abaza kökenli olduğunu bilenler tercih ediyor ancak dersler dili öğrenmek isteyen herkese açık. Değişim programıyla gelen İtalyan, Alman, Amerikan öğrencilerimin yanı sıra Türk öğrencilerim de var. Derslerde yalnızca Abazaca öğretmiyoruz, Abhazya’yı da tanıtıyoruz ve çoğu da seviyor!p> Türkiye’deki Abaza toplumuna gelirsek. Öncelikle, bir “toplum”dan söz edebilir miyiz, bu anlamda bir bilinç var mı?p> Türkiye‘de Abaza, ya da son zamanlarda adlandırıldığı şekliyle söylersek Abhaz toplumu bulunuyor evet. 1864’teki Büyük Kafkas-Rus Savaşı’ndan sonra tüm Kafkas hakları gibi Abazalar da tarihi bir trajediyle karşı karşıya kaldı. Zorunlu Sürgün’de ülke nüfusunun yüzde 80’inin bulundukları bölgeyi terk etmek zorunda kaldığı biliniyor. Çoğu Osmanlı topraklarına geliyor. Birkaç kez göç oluyor, yollarda çok sayıda insan hayatını kaybediyorlar. Gelenler açlık ve sefaletle boğuşuyor. Ancak daha sonra durum bir nebze değişiyor. Abazaların yoğun yerleşimleri arasında Düzce, Adapazar, Bursa ve İnegöl’ü sayabiliriz. Tabi Ankara ve Kayseri tarafında da topluluklar bulunuyor. Yani Türkiye‘nin bir çok bölgesinde “serpilmiş” bir halkız. Abazalar köylerde toplu halde yaşadıkları için kendi kültür ve dillerini büyük ölçüde koruyabildiler, bugüne kadar getirebildiler. Ancak şu an bu zorlaşmaya başladı. Dili çoğunlukla büyükler biliyor. Abazaca konuşmanın yasak olduğu dönemler de yaşandı fakat tüm zorluklara rağmen Abaza kültürünün korunduğu söylenebilir. Şehirleşmeyle birlikte, gençlerde eğitim oranının artmasıyla birlikte asimilasyon tehlikesi de arttı. 1960larda Kafkas halklarının yoğunlaştığı bölgelerde kuzey Kafkasya kökenli kişilerin bir araya gelmesiyle Kafkas kültür dernekleri kurulmaya başladı. Bu da toplumsal bilincin korunmasında pozitif katkı yaptı. Derneklerin dilin konuşulması ve öğretilmesinde önemi büyük. 2002’de kurulan Kafkas Kültür Dernekleri Federasyonu’nun bünyesinde 52 dernek bulunuyor. 2010’da ise Abhaz Dernekler Federasyonu kuruldu. Orada da 13 dernek bulunuyor.p> Türkiye’deki Abazaların Abhazya’yla ilişkisi ne düzeyde?p> Türkiye hala Abhazya’yı tanımadığı için Türkiye’den oraya ne uçuş ne gemi seferi var. Eskiden de böyleydi ama bir şekilde bağlantı vardı. Şimdi Rusya aktarması dışında bir yol yok. Bu da zaman ve maddiyat açısından zor bir seçenek. Önceden Trabzon’dan başkent Suhum’a direk gemiler vardı. Umuyorum ki bir anlaşma sağlanır.p> Abazaca Türkiye’de unutuluyor mu? Gençlerin dili öğrenmede istekli mi?p> Azınlık durumundaysanız dil ve kültürü korumak zordur. UNICEF’in “kaybolmaya yüz tutmuş diller” listesinde Abazaca da bulunuyor. Dilimiz hem Abhazya’da hem diğer ülkelerde unutuluyor. Kafkas-Rus Savaşı, Zorunlu Sürgün, Stalin’in yıldırma politikaları, Rusya ve Gürcistan’ın yok etme politikaları… Bir de 2.Dünya Savaşı var tabi. Sovyet ordusunun kayıplarında etnik olarak Abazalar beşinci sıradadır. Yani her yerde zor şartlar yaşandı. Türkiye‘de de Abazaların kendi dilini konuşamadığı uzun bir dönem oldu. Kendi dilinden başka bir dil bilmeyen çocuklar okullarda baskıyla karşılaştı. O dönemden sonra, şehirleşmeyle birlikte dil çok zor durumda kaldı. Şu anda 40 yaşın altında olup da Abazaca bilen çok az kişi kaldı. 20 yaş altında olup da Abazaca bilenlerin sayısı ise neredeyse sıfır. Şehirlerde ise durum daha kötü. En fazla “dedem Abazaydı” diyebiliyorlar, o kadar.p> Ben 17 sene önce Abazaca öğretmeye gençler istekli olduğu için başladım. İstekleri var. O zaman Abazaca dersi vermek yasak değildi ama resmi bir izin de yoktu. Bir sistem oluşturmamıştık henüz, kendi imkanlarımla başlamıştım. Şunu ifade edeyim, sen de derslere katılmıştın. Abazaca kolay bir dil değildir. Eski bir dildir, çok seslidir. O yüzden telaffuzu başaramayınca öğrencilerin şevki kırılabiliyor. Bir de şu var, dil kullanıma açık olmalı. Ders dışında kullanma şansı olmayınca motivasyon da haliyle düşüyor. Yani istek var ama istek yeterli olmuyor, çaba da sarf etmek gerekiyor.p> Etnik kimliğini öğrendikten sonra Abhazya’ya yerleşen kişiler var. Bildiğim kadarıyla bununla ilgili bir belgesel de çekildi. Tanıdıklarınız arasında böyle bir karar verip uygulayan var mı? Zorluk çektiler mi?p> Etnik kimliğini öğrendikten sonra Abhazya’ya yerleşen kişiler var evet. Öğrencilerim ve arkadaşlarım arasında da var. Çok kişi var. Ben Türkiye’de diaspora içinde aktifim, Abhazya da küçük bir ülke olduğu için gidenlerin hemen hemen hepsini şahsen tanıyorum. Bu konuyla ilgili oğlum Berslan bir arkadaşıyla birlikte bir belgesel çekti. Orada enteresan olan noktalar var. Abhazya’yı sadece bir kez görüp Türkiye’de öğretmenliği bırakıp Abhazya’ya yerleşen bir arkadaş vardı. Yanılmıyorsam 2011’de yerleşiyor, hala da orada. Evlendi, bir çocuğu oldu. Devlet korosunda şarkı söylüyor. Türkiye’den birlikte gidip orada evlenen ve orada kalan arkadaşlar var. Ama Türkiye’yle bağlantı hiç kopmuyor, bir ayak orada bir ayak burada gibi.p> Abhazya Devleti’nin bir diaspora politikası var mı? Geri dönüşler destekleniyor mu?p> Gürcistan’la savaşıp bağımsızlığı kazandığımız zaman Devlet Başkanının emriyle bir Geri Dönüş Komitesi kuruldu, hala da aktif. Bakanlık seviyesinde ve direk başkana bağlı. Geri dönüş için en iyi şartları oluşturmakla görevliler. Yerleşecek yer, iş imkanı, sağlık ve eğitim hizmetleri, hatta evlilikte yardımlar oluyor. İlk beş sene adaptasyon süresi, ardından normal bir Abhazyalı gibi yaşıyor. Zaten gider gitmez vatandaşlık alabiliyor. Mesela bu sene açıklandı, 25 senede 10.000 vatandaşlık verilmiş. Türkiye, Suriye, Almanya‘dan, farklı ülkelerden gelen kişiler başvuru yapıyor ve Abhazya vatandaşlığını kazanmış oluyorlar.p> Son olarak, Abazaca öğrenmek isteyen okurlarımıza önerilerinizi alabilir miyiz? Hangi şehirlerde kursa gitme imkanı var?p> Şu anda Türkiye’de Abhaz ve Kafkas derneklerinde dersler mevcut. Talep olduktan sonra bu dersler açılıyor. Ayrıca bu sene Halk Eğitim’de de talep olması durumunda açılacak. En iyi öğrenilecek yer Abhazya’dır. Köylerde hala temiz konuşulur. Orada pratik yapabilirler.p> Kaynak: http://bmshaber.com/turkiyede-abazalar/p>  nanKaffed

Türkiye’de Abazalar: “Bir Ayak Orada Bir Ayak Burada”

Merhabalar Gunda, kendinizi kısaca tanıtır mısınız?h4> Merhabalar. Adım Gunda Ankuab. Abhazya’nın Suhum şehrinde doğdum, büyüdüm, okudum, yüksek lisans yaptım. Şu an dışarıdan Abhazya Sosyal Bilimler ve Araştırma Enstitüsü’nde Etnografi Bölümü’nde doktora yapıyorum. 2008’de Arkeoloji ve Sanat Yayınları’ndan “Türkçe-Abhazca Konuşma Kılavuzu” adlı kitabım yayımlandı. Aynı yıllarda Boğaziçi Üniversitesi için Abhazca-1 adlı kitabı hazırladım.p> Boğaziçi Üniversitesi’nde Abazaca dersleri veriyorsunuz. Ne zamandan beri bu dersler veriliyor, ilgi nasıl? Dersleri yalnızca Abaza kökenliler mi tercih ediyor yoksa diğer öğrencilerden de ilgi var mı?p> 17 seneye yakın bir süredir çeşitli derneklerde ve Boğaziçi Üniversitesi’nde Abazaca dersleri veriyorum. 2011’den beri bu üniversitede Abazaca seçmeli ders olarak yer alıyor. Derslere ilgi konusuna gelirsek, bazen 5 bazen 15 öğrenci oluyor. Neden kaynaklandığını bilemiyorum. Abaza kökenli olduğunu bilenler tercih ediyor ancak dersler dili öğrenmek isteyen herkese açık. Değişim programıyla gelen İtalyan, Alman, Amerikan öğrencilerimin yanı sıra Türk öğrencilerim de var. Derslerde yalnızca Abazaca öğretmiyoruz, Abhazya’yı da tanıtıyoruz ve çoğu da seviyor!p> Türkiye’deki Abaza toplumuna gelirsek. Öncelikle, bir “toplum”dan söz edebilir miyiz, bu anlamda bir bilinç var mı?p> Türkiye‘de Abaza, ya da son zamanlarda adlandırıldığı şekliyle söylersek Abhaz toplumu bulunuyor evet. 1864’teki Büyük Kafkas-Rus Savaşı’ndan sonra tüm Kafkas hakları gibi Abazalar da tarihi bir trajediyle karşı karşıya kaldı. Zorunlu Sürgün’de ülke nüfusunun yüzde 80’inin bulundukları bölgeyi terk etmek zorunda kaldığı biliniyor. Çoğu Osmanlı topraklarına geliyor. Birkaç kez göç oluyor, yollarda çok sayıda insan hayatını kaybediyorlar. Gelenler açlık ve sefaletle boğuşuyor. Ancak daha sonra durum bir nebze değişiyor. Abazaların yoğun yerleşimleri arasında Düzce, Adapazar, Bursa ve İnegöl’ü sayabiliriz. Tabi Ankara ve Kayseri tarafında da topluluklar bulunuyor. Yani Türkiye‘nin bir çok bölgesinde “serpilmiş” bir halkız. Abazalar köylerde toplu halde yaşadıkları için kendi kültür ve dillerini büyük ölçüde koruyabildiler, bugüne kadar getirebildiler. Ancak şu an bu zorlaşmaya başladı. Dili çoğunlukla büyükler biliyor. Abazaca konuşmanın yasak olduğu dönemler de yaşandı fakat tüm zorluklara rağmen Abaza kültürünün korunduğu söylenebilir. Şehirleşmeyle birlikte, gençlerde eğitim oranının artmasıyla birlikte asimilasyon tehlikesi de arttı. 1960larda Kafkas halklarının yoğunlaştığı bölgelerde kuzey Kafkasya kökenli kişilerin bir araya gelmesiyle Kafkas kültür dernekleri kurulmaya başladı. Bu da toplumsal bilincin korunmasında pozitif katkı yaptı. Derneklerin dilin konuşulması ve öğretilmesinde önemi büyük. 2002’de kurulan Kafkas Kültür Dernekleri Federasyonu’nun bünyesinde 52 dernek bulunuyor. 2010’da ise Abhaz Dernekler Federasyonu kuruldu. Orada da 13 dernek bulunuyor.p> Türkiye’deki Abazaların Abhazya’yla ilişkisi ne düzeyde?p> Türkiye hala Abhazya’yı tanımadığı için Türkiye’den oraya ne uçuş ne gemi seferi var. Eskiden de böyleydi ama bir şekilde bağlantı vardı. Şimdi Rusya aktarması dışında bir yol yok. Bu da zaman ve maddiyat açısından zor bir seçenek. Önceden Trabzon’dan başkent Suhum’a direk gemiler vardı. Umuyorum ki bir anlaşma sağlanır.p> Abazaca Türkiye’de unutuluyor mu? Gençlerin dili öğrenmede istekli mi?p> Azınlık durumundaysanız dil ve kültürü korumak zordur. UNICEF’in “kaybolmaya yüz tutmuş diller” listesinde Abazaca da bulunuyor. Dilimiz hem Abhazya’da hem diğer ülkelerde unutuluyor. Kafkas-Rus Savaşı, Zorunlu Sürgün, Stalin’in yıldırma politikaları, Rusya ve Gürcistan’ın yok etme politikaları… Bir de 2.Dünya Savaşı var tabi. Sovyet ordusunun kayıplarında etnik olarak Abazalar beşinci sıradadır. Yani her yerde zor şartlar yaşandı. Türkiye‘de de Abazaların kendi dilini konuşamadığı uzun bir dönem oldu. Kendi dilinden başka bir dil bilmeyen çocuklar okullarda baskıyla karşılaştı. O dönemden sonra, şehirleşmeyle birlikte dil çok zor durumda kaldı. Şu anda 40 yaşın altında olup da Abazaca bilen çok az kişi kaldı. 20 yaş altında olup da Abazaca bilenlerin sayısı ise neredeyse sıfır. Şehirlerde ise durum daha kötü. En fazla “dedem Abazaydı” diyebiliyorlar, o kadar.p> Ben 17 sene önce Abazaca öğretmeye gençler istekli olduğu için başladım. İstekleri var. O zaman Abazaca dersi vermek yasak değildi ama resmi bir izin de yoktu. Bir sistem oluşturmamıştık henüz, kendi imkanlarımla başlamıştım. Şunu ifade edeyim, sen de derslere katılmıştın. Abazaca kolay bir dil değildir. Eski bir dildir, çok seslidir. O yüzden telaffuzu başaramayınca öğrencilerin şevki kırılabiliyor. Bir de şu var, dil kullanıma açık olmalı. Ders dışında kullanma şansı olmayınca motivasyon da haliyle düşüyor. Yani istek var ama istek yeterli olmuyor, çaba da sarf etmek gerekiyor.p> Etnik kimliğini öğrendikten sonra Abhazya’ya yerleşen kişiler var. Bildiğim kadarıyla bununla ilgili bir belgesel de çekildi. Tanıdıklarınız arasında böyle bir karar verip uygulayan var mı? Zorluk çektiler mi?p> Etnik kimliğini öğrendikten sonra Abhazya’ya yerleşen kişiler var evet. Öğrencilerim ve arkadaşlarım arasında da var. Çok kişi var. Ben Türkiye’de diaspora içinde aktifim, Abhazya da küçük bir ülke olduğu için gidenlerin hemen hemen hepsini şahsen tanıyorum. Bu konuyla ilgili oğlum Berslan bir arkadaşıyla birlikte bir belgesel çekti. Orada enteresan olan noktalar var. Abhazya’yı sadece bir kez görüp Türkiye’de öğretmenliği bırakıp Abhazya’ya yerleşen bir arkadaş vardı. Yanılmıyorsam 2011’de yerleşiyor, hala da orada. Evlendi, bir çocuğu oldu. Devlet korosunda şarkı söylüyor. Türkiye’den birlikte gidip orada evlenen ve orada kalan arkadaşlar var. Ama Türkiye’yle bağlantı hiç kopmuyor, bir ayak orada bir ayak burada gibi.p> Abhazya Devleti’nin bir diaspora politikası var mı? Geri dönüşler destekleniyor mu?p> Gürcistan’la savaşıp bağımsızlığı kazandığımız zaman Devlet Başkanının emriyle bir Geri Dönüş Komitesi kuruldu, hala da aktif. Bakanlık seviyesinde ve direk başkana bağlı. Geri dönüş için en iyi şartları oluşturmakla görevliler. Yerleşecek yer, iş imkanı, sağlık ve eğitim hizmetleri, hatta evlilikte yardımlar oluyor. İlk beş sene adaptasyon süresi, ardından normal bir Abhazyalı gibi yaşıyor. Zaten gider gitmez vatandaşlık alabiliyor. Mesela bu sene açıklandı, 25 senede 10.000 vatandaşlık verilmiş. Türkiye, Suriye, Almanya‘dan, farklı ülkelerden gelen kişiler başvuru yapıyor ve Abhazya vatandaşlığını kazanmış oluyorlar.p> Son olarak, Abazaca öğrenmek isteyen okurlarımıza önerilerinizi alabilir miyiz? Hangi şehirlerde kursa gitme imkanı var?p> Şu anda Türkiye’de Abhaz ve Kafkas derneklerinde dersler mevcut. Talep olduktan sonra bu dersler açılıyor. Ayrıca bu sene Halk Eğitim’de de talep olması durumunda açılacak. En iyi öğrenilecek yer Abhazya’dır. Köylerde hala temiz konuşulur. Orada pratik yapabilirler.p> Kaynak: http://bmshaber.com/turkiyede-abazalar/p>  nanKaffed

KAFFED Yönetim Kurulu Toplandı

Yaşar Aslankaya başkanlığında toplanan Yönetim Kurulu, bir gün önce yapılan Başkanlar Kurulu'nca önerilen hususlar ile gündemi ele aldı.    21 Mayıs Soykırım ve Sürgün anma programlarını gözden geçirdi.    Anavatan’daki anma programına katılımı engellemeyecek şekilde teamül olarak KAFFED tarafından 21 Mayıs tarihinden bir hafta önce yapılan Kefken'deki geleneksel anma programı bu sene Ramazan ayına denk gelmesi de dikkat alınarak, 12 Mayıs Cumartesi günü yapılacak.   Toplantıda bölge derneklerinin görev ve sorumlulukları yeniden ele alındı. Federasyonun sorumlulukları doğrultusunda yapılacak çalışmalar karara bağlandı.   DEİK, KAFİAD VE KAFFED tarafından İstanbul’da yapılacak Yatırım Forumu görüşüldü.     Adıgey Cumhurbaşkanı Murat Kumpilov’un da katılacağı Forum’un ardından Samsun’da bir halk buluşması planlandı. Cumhurbaşkanı Kumpilov 5 Mayıs Cumartesi Günü, Samsun’dan yapılmaya başlanılan Krasnador uçuşu ile Adıgey’e dönecek.   CHP tarafından 5 Mayıs Cumartesi günü İstanbul’da yapılması planlanan Çerkes Çalıştayı programı görüşüldü.   Bölge Dernekleri ziyaretlerine 21-22 Nisan'da Akdeniz Bölgesi, 28-29 Nisan'da Karadeniz Bölgesi ziyaretleri ile devam edilmesi kararlaştırıldı.    Çocuk Kulüplerine destek amacı ile uzmanlardan oluşan bir çalışma grubunun oluşturulması kararı alındı.   {gallery}/haber/federasyon/2018/070418yk{/gallery}div>nanKaffed

KAFFED Başkanlar Kurulu Ankara’da Yapıldı

Ankara’da yapılan Başkanlar Kurulu toplantısına 19 Dernek Başkanı, temsilcileri ve KAFFED Yönetim Kurulu üyeleri ile 21 Mayıs Soykırım ve Sürgün Anma Programı komitesi temsilcileri katıldı.   Toplantıda 21 Mayıs 2017 Soykırım ve Sürgün Programına ilişkin rapor sunularak bu yılki programa ilişkin öneriler alındı.   Başkanlar Kurulu tarafından, anma programının yapıldığı tören alanında kurulan hediyelik eşya stantlarının bu yıl engellenmesi, bağlı derneklerin kendi illerindeki programları Genel Merkezle paylaşması, derneklerin bulundukları illerde ilgili belediyelerle ilişkilenerek destek almaları tavsiye edildi.   Derneklerden bir kişinin seçilerek Nalçik’te yapılacak anma programına katılım sağlanması önerisine Başkanlar olumlu görüş verdi.   Toplantıya Silivri Kuzey Kafkas Kültür Derneği Başkanı Tuncay Özkurt da katıldı. Silivri Derneği en kısa zamanda KAFFED'e katılma iradesini bildirdi.   Toplantının öğleden sonraki bölümünde Anadil çalışmaları görüşüldü. Kayseri Erciyes Üniversitesi’nde açılan Çerkes Dili ve Kültürü Anabilim Dalına bu yıl YÖK tarafında 30 öğrenci kontenjanı açıldığı bilgisi paylaşıldı.   Düzce Anadil Derneği'nin KAFFED'in anadil çalısmalarının merkezi olacağı duyuruldu.  Burada toplanan projeler tüm derneklerle paylaşılacak. KAFFED'e bağlı tüm derneklerde aynı müfredat ve yöntemin uygulanması sağlanacak.   KAFFED Genel Başkanı Yaşar Aslankaya, anadil konusunda yapılacak tüm çalışmalara her türlü katkının verileceğini söyledi.   Aslankaya,  Suriyeli Çerkeslerin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı alabilmesi için taşımaları gereken koşulları anlatarak, İçişleri Bakanlığı ile yapılan görüşmeler hakkında Başkanlara bilgi verdi.   Rusya Federasyonu'na KAFFED Kontenjanıyla burslu giden Üniversite öğrencileri hakkında bilgi veren Yaşar Aslankaya, bu sene 8 lisans, 3 yüksek lisans ve 1 doktora öğrencisinin kabul edildiğini duyurdu.   Başkanlar yaz boyunca bölgelerde düzenlenecek festivaller konusunda bilgi verdi. Festivallerin çakışmaması ve katılımın en yüksek seviyede gerçekleşebilmesi için Federasyon ile koordineli olarak çalışılmasının önemi vurgulandı.    Bir sonraki Başkanlar Kurulu'nun 7 Temmuz'da Kayseri Kafkas Derneğince düzenlenecek Kaynar Festivali ile eşzamanlı olarak Kayseri'de yapılması kararlaştırıldı   {gallery}/haber/federasyon/2018/bsk070418{/gallery}div>nanKaffed

154. Yıl Etkinliklerine Destek Kampanyası

12 Mayıs Kefken ...div> 21 Mayıs Anavatan ...div>   154. Yılda Karadeniz'in İki Yakasındayız.div> Adalet için, Haklarımız için, Kültürümüz için, Vatanımız için...div>   21 Mayıs Soykırım ve Sürgünü anma etkinliğinin daha katılımlı ve daha görkemli olması için desteklerinizi bekliyoruz.   Haklı taleplerimizi haykırmak, soykırımda ve sürgün yollarında kaybettiklerimizi anmak için 12 Mayıs 2018 Cumartesi günü Kefken'de buluşuyoruz.   12 Mayıs günü Kefken'de Nart Ateşi yakılacak,   21 Mayıs günü Nart Ateşi Anavatan'a taşınacak, 154 yıllık inkar, baskı ve ayrılığa rağmen Diaspora ile Anavatan'ın birliğinin  yıkılmadığı, yıkılamayacağı gösterilecek.   21 Mayıs Etkinliklerine destekleriniz için hesap numaramız:div>   Kafkas Dernekleri Federasyonup> Ziraat Bankasıp> Emek/Ankara Şubesispan>font>p> 765-35586148-5001span>font>p> IBAN : TR020001000765355861485001span>font>p> div>   Destek Verenler:   div> YAŞAR ASLANKAYA  2000 TL. tr> JANBERD DİNÇER   1000 TL. tr> YILDIZ ŞEKERCİ 500 TL. tr> SERPİL DİZDARLAR 300 TL. tr> ERSİN ÖZEN  250 TL. tr> HAŞİM POLAT 250 TL. tr> BAHADIR GÜMÜŞ  200 TL. tr> HAKAN KARUK  150 TL. tr> SEYYİT BOLAT  500 TL. tr> FİKRET KINIK  250 TL. tr> KUTLUAY YAĞAN  150 TL. tr> BİLGE EKEN  300 TL. tr> FİLİZ ÇELİK  300 TL. tr> ATİLLA MUTLU ALKIŞ  300 TL. tr> HAKAN ALPASLAN  500 TL. tr> SAMİT TOKMAK  500 TL. tr> BAHATTİN ÇALIŞKAN  600 TL. tr> AYLİN SEZER  250 TL. tr> ADNAN ASLAN  50 TL. tr> ALİ CAN  150 TL. tr> GUPSE MERAL  200 TL. tr> HÜLYA TAMBAY ŞAHİN  200 TL. tr> MURAT YILDIRIM  500 TL. tr> SALİH CANTÜRK  200 TL. tr> SAMİ KORKUT 250 TL. tr> SEDAT KARAHAN  250 TL. tr> SEVİNÇ BAYKAN ÖZDEN 200 TL. tr> ÜNAL ULUÇAY  250 TL. tr> LEYLA ATALAR  200 TL. tr> EROL TAYMAZ 250 TL. tr> tbody> table> div>  nanKaffed

KAFFED, 21 Mayıs Anma Programı için çalışmalarını sürdürüyor…

KAFFED Genel Başkanı Yaşar Aslankaya ve Yönetim Kurulu üyeleri Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen ile görüştü. Bu sene, Ramazan ayına denk gelmesi nedeniyle 21 Mayıs Sürgün ve Soykırım Anma Programını 12 Mayıs 2018 Cumartesi günü gerçekleştirecek olan KAFFED,  her yıl olduğu gibi yerel yönetimlerle bir araya gelerek taleplerini iletiyor. Bu kapsamda  Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen  ziyaret edildi. KAFFED Genel Başkanı Yaşar Aslankaya ve Yönetim Kurulu üyeleri, Çankaya Belediyesi’nden her yıl verdiği desteği (Bayrak, flama, broşür otobüs v.s.) bu yıl da destek vermesini istedi. Alper Taşdelen, her zamanki samimi yaklaşımı ile gerekli her türlü desteği vereceğini ifade ederek, ilgili birimlere gerekli talimatları verdi.  nanKaffed